Hava Durumu

#Küçükbaş Hayvan

Kırsal Haber - Küçükbaş Hayvan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küçükbaş Hayvan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim" Projesi Umut Olmaya Devam Ediyor Haber

"Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim" Projesi Umut Olmaya Devam Ediyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı desteklemek, hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerin üretim kapasitesini artırmak ve kırsalda hayvansal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla hayata geçirdiği ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim” projesi, 7. yılında da üreticilere umut olmaya devam ediyor. ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi büyümeye devam ediyor Proje kapsamında her yıl 60 yetiştiriciye toplam 1.500 adet küçükbaş hayvan desteği sağlanırken, projenin 7. yılıyla birlikte toplam 420 yetiştiriciye ulaşılmış olup 1680 ton yem desteği de sağlanmış olacak. Böylece bugüne kadar yetiştiricilere dağıtılan küçükbaş hayvan sayısı da 10 bin 500’e ulaşacak. Yetiştiricilere teslim edilmeden önce hayvanların sağlık ve bakım süreçleri de titizlikle yürütülüyor. Hayvanların tırnak bakımları ve kırkımları yapılırken, dağıtımın adil ve düzenli şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla boylamaları da yapılıyor. Hayvanların sağlık kontrolleri ve aşılamaları ise veteriner hekimlerin gözetiminde gerçekleştiriliyor. Böylece yetiştiricilere sağlıklı hayvanların ulaştırılması ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin sürdürülebilir şekilde desteklenmesi hedefleniyor. Büyükşehir Belediyesi, hayvansal üretimin geliştirilmesi ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesine yönelik çalışmalarına devam edecek. Dr. Bebek: “Yıl sonunda 420 yetiştiriciye toplamda 10 bin 500 adet hayvan dağıtmış olacağız” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Dr. Dilek Tüney Bebek, 7. yılında olan ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi ile ilgili bilgi vererek, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak her yıl 60 yetiştiriciye, toplamda 1.500 adet küçükbaş hayvan dağıtmaktayız. Bu yıl projemizin 7. yılı ve bu yılla beraber 420 yetiştiriciye ulaşıp, toplamda 10 bin 500 adet hayvan dağıtmış olacağız. Hayvanlarımızın tırnak bakımı, kırkımları, adil bir şekilde vatandaşa dağıtılması için boylamaları yapılmaktadır. Ayrıca hayvanlarımızın sağlık kontrolleri ve aşı işlemleri de veteriner hekim gözetiminde yerine getirilmektedir” dedi. ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi kapsamında 24 adet dişi, 1 adet erkek koyun veya keçi verdiklerini hatırlatan Bebek, “25-45 yaş aralığında, hayvancılıkla uğraşan ve kırsalda ikamet eden vatandaşlarımıza, 24 adet dişi ve 1 adet erkek koyun veya keçi veriyoruz. Bu projeyle kırsalda ikamet eden ve hayvan popülasyonunu artırmak isteyen yetiştiricilerimize ulaşıp onlara destek olarak, kırsalda ikamet etmelerinin devamını sağlıyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak hem hayvansal hem bitkisel üretimde, kırsalda yaşayan bütün vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Şenay: “Projede, aşılama ve koruyucu hekimlik boyutunda görev üstleniyoruz” Mersin Veteriner Hekimler Odası Başkanı Bektaş Şenay, ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinde aşılama ve koruyucu hekimlik boyutunda görev üstlendiklerini belirtti. Şenay, yapılan aşılama ve sağlık çalışmalarının, hayvanların daha sağlıklı ve verimli yetişmesine katkı sunduğunu ifade ederek, “Hayvanlarımızı daha sağlıklı, daha verimli, daha semiz olarak vatandaşlarımıza verdiğimiz takdirde, sağlıklı bir şekilde büyüyor ve ürüyorlar. Bu sayede vatandaşlarımıza da her yönden destek verilmiş olunuyor” ifadelerini kullandı.

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta İthalatla Çözüm Olmadığı Görülmeli" Haber

CHP'li Gürer: "Hayvancılıkta İthalatla Çözüm Olmadığı Görülmeli"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çekerek, hayvan varlığındaki azalışın et ve canlı hayvan ithalatını artırdığını söyledi. Gürer, üreticinin artan maliyetler nedeniyle hayvancılığı sürdürmekte zorlandığını, yurttaşların ise yüksek fiyatlar nedeniyle ete erişemediğini belirtti. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de hayvancılık sektöründe sorunların giderek büyüdüğünü belirterek, hayvan varlığındaki gelişmelerin, üretim maliyetlerinin ve ithalat rakamlarının dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin hayvancılıkta kendi kendine yeterli bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade eden Gürer, mevcut uygulamaların ise ithalata bağımlılığı ortadan kaldırmadığını belirtti. Gürer, “Türkiye’de hayvancılıkta sorunlar artıyor. Hayvan varlığının azalması, et ve canlı hayvan ithalatının sürmesine neden oluyor. Resmi verilere göre büyükbaş hayvan varlığımız 16 milyon 800 bin civarında, koyun ve keçi varlığımız ise 54 milyon baş civarında görülüyor. Ancak sektör temsilcileri, gerçek hayvan varlığının açıklanan rakamların yaklaşık 2 milyon altında olduğunu ifade ediyor” dedi. ÜRETİCİNİN GELİRİ DÜŞÜYOR, GİDERİ ARTIYOR Hayvancılık yapan üreticilerin her geçen gün daha ağır maliyetlerle karşı karşıya kaldığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, ahır giderlerinden veteriner hizmetlerine, yemden elektriğe kadar birçok kalemde ciddi artışlar yaşandığını belirtti. Gürer, “Üreticinin ahır giderleri artıyor, bakım giderleri artıyor, buzağı ölümleri artıyor, hastalıklar artıyor. Buna karşılık üreticinin geliri düşüyor. Gideri artan, geliri azalan üretici hayvancılığı sürdürmekte zorlanıyor. Bu nedenle hayvancılık yapanların sayısı da her geçen yıl azalıyor” diye konuştu. Türkiye’nin et ve hayvan açığının devam ettiğine dikkat çeken Gürer, sorunun çözümünün üretimi artırmak yerine ithalat yoluyla sağlanmaya çalışıldığını ifade etti. Gürer, “Ülkemizin et ve hayvan açığı devam ediyor. Bu açığa çözüm ise ithalatla bulunmaya çalışılıyor. Binlerce ton et ve yüz binlerce hayvan ithal ediliyor. Oysa yapılması gereken, ithalatla günü kurtarmak değil, yerli üreticinin üretimini sürdürebileceği koşulları oluşturmaktır” dedi. 7 AYDA YAKLAŞIK YARIM MİLYON HAYVAN İTHAL EDİLDİ Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı için 500 bin baş hayvan ithalatı planladığını hatırlatan Gürer, yılın ilk 7 ayında bu sayıya neredeyse ulaşıldığını söyledi. Gürer, “Tarım ve Orman Bakanlığı, 2026 yılı için 500 bin hayvan ithal edileceğini açıklamıştı. Ancak daha yıl tamamlanmadan, ilk 7 ayda 495 bin 527 baş hayvan ithal edildi. Yani Bakanlığın bir yıl için planladığı ithalat miktarına daha ilk 7 ayda ulaşıldı” ifadelerini kullandı. İthal edilen hayvanların türlerine ilişkin de bilgi veren Gürer, şunları söyledi: “İlk 7 ayda ithal edilen 495 bin 527 baş hayvanın 82 bin 454 başı damızlık sığır, 413 bin 73 başı ise damızlık dişi sığır olarak gerçekleşti. Yaklaşık yarım milyon hayvan ithal edildi. Bakanlığın kendi planladığı ithalat miktarına yıl tamamlanmadan ulaşılmış durumda.” Bu ithalatın Türkiye ekonomisine önemli bir döviz yükü getirdiğini ifade eden Gürer, “İlk 7 ayda yaklaşık 495 bin 527 baş sığırın ithal edilmesi karşılığında 177 milyon 265 bin dolar yurt dışına ödendi. Yerli üretimi güçlendirmek yerine dövizimizi yurt dışına gönderiyoruz” dedi. ET VE SÜT KURUMU KÂR EDERKEN VATANDAŞ ETE ULAŞAMIYOR Son yıllarda piyasanın dengelenmesi amacıyla Et ve Süt Kurumu aracılığıyla ithalat yapıldığını belirten Gürer, buna karşın yurttaşların ete erişim sorununun devam ettiğini söyledi. Gürer, “Et ve Süt Kurumu son yıllarda piyasanın dengelenmesi için ithalat gerçekleştiriyor. Ancak Et ve Süt Kurumunun verilerine baktığımızda kurumun kâr ettiğini görüyoruz. Oysa emekliler ve asgari ücretliler ete erişmekte sorun yaşıyor” dedi. Et ve Süt Kurumunun önceliğinin kâr etmek değil, yurttaşların uygun fiyatlarla ete erişimini sağlamak olması gerektiğini ifade eden Gürer, “Et ve Süt Kurumu ithal ettiği hayvandan ve etten kâr etme yerine başa baş noktasında kalmalı, piyasayı dengelemeli ve ete erişemeyen yurttaşların ete ulaşmasına olanak yaratmalıdır. Bugün emekli de asgari ücretli de kasaba gittiğinde et almakta zorlanıyor” diye konuştu. YERLİ ÜRETİCİ HAYVANINI KESİME GÖNDERMEK ZORUNDA KALIYOR Artan girdi maliyetlerinin hayvancılığı sürdürülemez hale getirdiğini belirten Gürer, üreticinin elindeki hayvanları kesime göndermek zorunda kaldığını söyledi. Gürer, “Yerli üretici, artan girdi maliyetleri karşısında hayvanını kesime göndermek durumunda kalıyor. Yem pahalı, mazot pahalı, elektrik pahalı, veterinerlik hizmetleri pahalı. Ahır giderleri sürekli artıyor. Ancak üreticinin gelirinde aynı oranda bir artış yaşanmıyor” dedi. Türkiye’de canlı hayvan ve et ithalatının 2010 yılından bu yana sürdüğüne dikkat çeken Gürer, yıllardır yapılan açıklamalara rağmen ithalatın sona ermediğini ifade etti. Gürer, “2010 yılında başlayan hayvan ve et ithalatı için her gelen Bakan, üç yıl içerisinde ithalatı sona erdireceğini açıkladı. Ancak aradan yıllar geçti ve ithalat hâlâ devam ediyor. Demek ki uygulanan politikalar, Türkiye’yi hayvancılıkta kendi kendine yeterli hale getiremedi” diye konuştu. BÜYÜKBAŞ ET İTHALATINDA MİLYONLARCA DOLAR YURT DIŞINA GİTTİ Ömer Fethi Gürer, büyükbaş et ithalatındaki yıllar içindeki artışa da dikkat çekerek, “2022 yılında yaklaşık 2 bin 169 ton büyükbaş eti ithal edildi. Bu ithalat için 21 milyon 574 bin dolar yurt dışına ödendi. 2023 yılında büyükbaş et ithalatı 36 bin 538 tona yükseldi. İthalat tutarı ise 235 milyon 999 bin dolar oldu” dedi. 2024 yılında ithalatın daha da arttığını belirten Gürer, “2024 yılında Türkiye yaklaşık 81 bin 164 ton büyükbaş eti ithal etti. Bunun karşılığında 524 milyon 28 milyon dolar yurt dışına ödendi. 2025 yılında ise yaklaşık 65 bin 708 ton büyükbaş eti ithal edildi ve bunun karşılığında 537 milyon 36 bin dolar döviz yurt dışına aktarıldı.” 2026 yılında da ithalatın yüksek seviyelerde devam ettiğini belirten Gürer, “2026 yılının daha ilk 7 ayında 54 bin 218 ton büyükbaş eti ithal edildi. Bu ithalat için 535 milyon 398 bin dolar yurt dışına ödendi. Yılın tamamlanmasına daha aylar varken, yalnızca 7 ayda ödenen döviz miktarı 535 milyon doları aştı” ifadelerini kullandı. KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIKTA DA İTHALAT DEVAM EDİYOR Türkiye’de et açığının kapatılması için özellikle koyun ve keçi yetiştiriciliğinin geliştirilmesi gerektiğinin yıllardır ifade edildiğini belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Küçükbaş hayvan varlığımızın artırılması gerektiği söyleniyor. Özellikle koyun ve keçi yetiştiriciliğiyle et açığının giderilebileceği ifade ediliyor. Ancak rakamlara baktığımızda küçükbaş hayvan etinde de ithalatın devam ettiğini görüyoruz” dedi. Küçükbaş et ithalatına ilişkin verileri paylaşan Gürer, “2022 yılında Türkiye yaklaşık 523 ton küçükbaş eti ithal etti ve bunun için 9 milyon 578 bin dolar ödendi. 2023 yılında 516 ton küçükbaş eti ithal edildi, ithalat tutarı 7 milyon 167 bin dolar oldu” diye konuştu. 2024 ve 2025 yıllarında da ithalatın sürdüğünü belirten Gürer, “2024 yılında yaklaşık 491 ton küçükbaş eti ithal edildi ve bunun karşılığında 5 milyon 420 bin dolar yurt dışına ödendi. 2025 yılında ise ithalat yeniden arttı ve 692 tona çıktı. Bunun karşılığında 9 milyon 364 bin dolar döviz yurt dışına gitti” dedi. 2026 yılında da ithalatın devam ettiğini ifade eden Gürer, “2026 yılının tamamlanmasına daha aylar varken 255 ton küçükbaş eti ithal edildi. Bu ithalat için de 3 milyon 849 bin dolar yurt dışına ödendi” şeklinde konuştu. GÜNEYDOĞU, DOĞU ANADOLU VE TRAKYA’DA HAYVANCILIK GELİŞTİRİLMELİ Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelin doğru politikalarla hayvancılıkta dışa bağımlılığı ortadan kaldırabilecek düzeyde olduğunu söyleyen Gürer, bölgesel hayvancılık politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Gürer, “Türkiye’nin özellikle Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde mera hayvancılığı geliştirilmelidir. Trakya’da özellikle küçükbaş hayvancılık desteklenmelidir. Türkiye genelinde hayvancılığa yeterli ve sürdürülebilir destek verilmelidir” dedi. Buzağı ölümlerinin önlenmesi ve hayvan hastalıklarıyla daha etkin mücadele edilmesi gerektiğini de ifade eden Gürer, “Buzağı ölümlerinin önlenmesi gerekiyor. Hayvan hastalıklarıyla etkin ve sürekli mücadele edilmesi gerekiyor. Bunlar sağlanmadan hayvan varlığını artırmak mümkün değildir” diye konuştu. GİDERLER KATLANIYOR, GELİR AYNI ORANDA ARTMIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üreticinin ahır giderleri artıyor. Veteriner bakım giderleri artıyor. Yem, mazot, elektrik ve diğer masraflarda katlanarak artış yaşanıyor. Ancak üreticinin gelirinde aynı oranda bir artış olmuyor. Böyle bir ortamda üreticinin hayvancılığı sürdürmesi her geçen gün daha da zorlaşıyor” dedi. Yerli üreticinin desteklenmemesi halinde ithalatın devam edeceğini belirten Gürer, “Bir taraftan üretici maliyetler nedeniyle üretimden uzaklaşıyor, diğer taraftan yurt dışından et ve hayvan ithal ediliyor. Sonuçta hem kendi üreticimizi kaybediyoruz hem de dövizimizi yurt dışına gönderiyoruz” ifadelerini kullandı. HAYVANCILIK YAPANLAR SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK SORUNU YAŞIYOR Son dönemde hayvancılık yapan üreticilerin en önemli sorununun üretimin sürdürülebilirliği olduğunu ifade ettiğini belirten Gürer, artan ahır giderlerinin üreticiyi zorladığını söyledi. Gürer, “Son dönemlerde özellikle hayvancılık yapanlar, ahır giderlerindeki artış nedeniyle hayvancılığı sürdürebilmenin sorun haline geldiğini söylüyor. Üretici için artık en temel sorunlardan biri, bu işi devam ettirip ettiremeyeceğidir” dedi. Sorunun yalnızca üreticiyle sınırlı olmadığını belirten Gürer, hayvan kesildikten sonra başlayan sürecin de maliyetleri artırdığını ifade etti. Gürer, “Hayvan kesildikten sonra kasaba gidiyor. Kasabın da kirası var, elektriği var, nakliye giderleri var, farklı işletme masrafları var. Yani maliyet zincirin her aşamasında artıyor. Bu nedenle sorun sadece üreticinin sorunu değil” diye konuştu. HEM ÜRETEN, HEM SATAN, HEM ALAN DERTLİ Türkiye’de hayvancılık ve et sektöründe üreticiden kasaba, tüketiciden işletmeciye kadar herkesin sorun yaşadığına dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın kalıcı çözümler üretmesi gerektiğini belirterek, “Bugün ette ve hayvancılıkta hem üretenin hem satanın hem de alanın aynı anda dert yandığı bir süreçteyiz. Üretici maliyetlerden şikâyetçi, kasap artan işletme giderlerinden şikâyetçi, yurttaş ise yüksek fiyatlar nedeniyle ete erişememekten şikâyetçi. Buna rağmen çözüm olarak ithalata yönelmek kalıcı bir politika değildir. Türkiye’nin hayvancılık potansiyeli vardır. Mera hayvancılığı geliştirilirse, küçükbaş hayvancılık desteklenirse, üreticiye yeterli destek sağlanırsa, buzağı ölümleri azaltılırsa ve hayvan hastalıklarıyla etkin mücadele edilirse Türkiye kendi kendine yeterli hale gelebilir. Ancak bunlar yapılmadığı sürece hayvan varlığındaki sorunlar, et açığı ve ithalat devam edecektir. İktidarın artık hayvancılıkta kalıcı ve üreticiyi önceleyen çözümler üretmesi gerekiyor” dedi.

Çanakkale’de Küçükbaş Hayvancılık İçin Yeni Proje Haber

Çanakkale’de Küçükbaş Hayvancılık İçin Yeni Proje

Çanakkale’de küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi, üretici gelirlerinin artırılması ve kırsal nüfusun yerinde tutulması amacıyla “Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var” projesi hayata geçiriliyor. Proje kapsamında 5 yıl içerisinde Çanakkale genelindeki küçükbaş hayvan sayısının 1 milyon başa, yıllık küçükbaş süt üretiminin ise 100 bin tona çıkarılması hedefleniyor. Mevcut işletmelerin hayvan sayısının en az 100 başa ulaştırılarak ekonomik ölçekte üretim yapmasının sağlanması da projenin öncelikleri arasında yer alıyor. Projenin protokolü, Çanakkale Valisi Doç. Dr. Ömer Toraman ile Ziraat Bankası Bölge Müdürü Serkan Gece tarafından imzalandı. Projenin koordinasyonunu Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü üstlenirken, Çanakkale İl Özel İdaresi finansal destek sağlayacak. Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği ve Ziraat Odaları ise projenin paydaşları arasında yer alacak. Destek kapsamında üreticilere 2 milyon TL’ye kadar yatırım ve işletme kredisi sağlanacak. Krediler 2 yıl ödemesiz, toplam 7 yıl vadeli olacak ve şartlara bağlı olarak yüzde 100’e varan faiz indirimi uygulanacak. Projede Kıvırcık, Tahirova, Sakız, Merinos ve Karacabey Merinosu koyunları ile Kıl Keçisi, Türk Saanen Keçisi ve melezleri desteklenecek. Ayrıca Çanakkale İl Özel İdaresi tarafından hayvan başına 50 kilogram kesif yem ve 20 başlık kilitli yemlik desteği sunulacak. Proje ile kaliteli küçükbaş süt üretiminin artırılması, Çanakkale’nin coğrafi işaretli ürünü Ezine Peyniri’nin sürdürülebilir süt arzının güçlendirilmesi ve bölgesel üretim zincirinin geliştirilmesi amaçlanıyor. “Köyümde Yaşamak İçin Bir Sürü Nedenim Var” projesi için başvurular 14 Eylül 2026 tarihinde başlayacak. Üreticiler, detaylı bilgi ve başvuru işlemleri için Çanakkale İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine müracaat edebilecek.

"Tarım Varsa Hayat Var Projesi" Sektör Temsilcilerini Buluşturdu Haber

"Tarım Varsa Hayat Var Projesi" Sektör Temsilcilerini Buluşturdu

Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Güvenilir Ürün Platformu iş birliğiyle hayata geçirilen “Tarım Varsa Hayat Var Projesi’’ kapsamında tarım ve gıda sektörünün önde gelen temsilcileri ile sivil toplum kuruluşları TİGEM Karacabey İşletmesi’nde buluştu. TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç başkanlığında iki gün süren etkinlikte katılımcılar; tohum üretim alanlarından damızlık hayvancılık tesislerine, modern mekanizasyon altyapısından sürdürülebilir üretim modellerine kadar kurumsal çalışmaları uzmanlar eşliğinde yerinde görme imkanı buldu. Saha ziyaretlerinde, TİGEM’in Türkiye’nin gıda arz güvenliğine sağladığı katkılar, gen kaynaklarının korunmasına yönelik yürütülen faaliyetler ve yüksek verimli üretim yaklaşımları detaylarıyla paylaşıldı. SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM VE KÜRESEL İHRACAT ATILIMI Değerlendirme toplantısında açıklamalar yapan TİGEM Genel Müdürü Dr. Hasan Gezginç, kurumun 8 bin 145 personeli, 17 işletmesi, 3,6 milyon dekar arazisi ve 13,3 milyar TL’yi aşan sermayesiyle Türkiye’nin en büyük tarımsal üretim gücü olduğunu ifade etti. Sertifikalı tohum pazarında yüzde 25 pay ile sektör liderliğini sürdürdüklerini vurgulayan Gezginç, 2026 yılı bitkisel üretim döneminde hububatta 380 bin ton rekolte ile 233 bin ton sertifikalı tohum üretimi hedeflediklerini belirtti. İklim değişikliğiyle mücadele doğrultusunda tohumluk üretim alanlarının yüzde 40’ının kurağa dayanıklı çeşitlerden oluşturulduğunu dile getirerek, Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Mirasımız Yerel Tohum Projesi kapsamında tescillenen 1 milyon paket tohumun üreticilerle buluşturulduğunu, ayrıca KKTC, Azerbaycan ve Irak gibi ülkelere sertifikalı tohum ihracatının kesintisiz devam ettiğini kaydetti. HAYVANCILIKTA KIRSAL DESTEK VE MİLLİ GENETİK MİRASIN KORUNMASI Kurumun hayvancılık alanındaki faaliyetlerine de değinen Gezginç; 70 bin büyükbaş ve 300 bini aşkın küçükbaş hayvan varlığıyla damızlık üretiminde öncü olduklarını aktardı. “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Projesi” ile üreticilere 2 yılı ödemesiz 5 yıl vadeli Ziraat Bankası kredisi desteği sağlandığını ve 3 yılda 150 bin küçükbaş hayvanın çiftçilere ulaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti. Malatya Sultansuyu İşletmesinde kurulan Boğa Sperma Merkezi ve Boğa Anası Tesisi ile dondurulmuş boğa spermasında yıllık 1 milyon doz üretime ulaşılarak iç piyasa ihtiyacının yüzde 40’ının tek başına karşılandığını açıkladı. Ayrıca bin 548 başlık safkan Arap atı sürüsünün yanı sıra Asya ceylanı, Ankara tiftik keçisi, Akbaş ve Kangal köpekleri gibi milli genetik mirasların başarıyla muhafaza edildiği, altyapıda ise sulu tarım alanının 1 milyon 41 bin dekara çıkarıldığı ve 48 MW’ı aşan Güneş Enerjisi Santrali (GES) projelerinin yürütüldüğü vurgulandı.

17 Milyon Büyükbaşa Dijital Küpe Geliyor Haber

17 Milyon Büyükbaşa Dijital Küpe Geliyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kars'ta düzenlenen programda Güvenli Elektronik Küpe İzleme Sistemi'nin (GEKİS) tanıtımını gerçekleştirdi. Bakan Yumaklı programda yaptığı konuşmada, projenin ilk uygulama noktası olarak Kars'ı özellikle seçtiklerini, buranın, Türkiye'deki hayvancılık sektörünün en güçlü ve önemli bayrak kenti olduğunu söyledi. Türkiye'nin tarımsal üretimde önemli bir konumda bulunduğunu vurgulayan Yumaklı, Dünya Bankası verilerine göre Türkiye'nin tarım arazisi büyüklüğünde dünyada 33'üncü, ekilebilir tarım arazisi bakımından ise 14'üncü sırada yer aldığını belirtti. Geçen yıl kuraklık ve zirai dona rağmen 83 milyar doların üzerinde tarımsal hasıla elde edildiğini dile getiren Yumaklı, "Tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sıradayız. Bu başarı üreticimizin emeği ve toprağına sahip çıkması sayesinde mümkün oluyor." ifadelerini kullandı. Hayvancılığı stratejik bir sektör olarak gördüklerini belirten Yumaklı, son 24 yılda hayvancılık sektörüne aktardıkları kaynağın 654 milyar lira olduğunu anlattı. Hayvancılık Yol Haritası'nın kararlılıkla uygulandığını ifade eden Yumaklı, 2023 Aralık ayından bu yana büyükbaş hayvan varlığının yüzde 7, küçükbaş hayvan varlığının ise yüzde 11 arttığını kaydetti. Yeni sistemle birlikte plastik kulak küpeleri yerine elektronik takip altyapısına geçildiğini anlatan Bakan Yumaklı, şöyle devam etti: "GEKİS sayesinde, artık her hayvanın dijital bir kimliği olacak. Doğumundan başlayıp aşıları, sağlık kayıtları, hareketleri, satış ve kesim süreçleri güvenli şekilde elektronik ortamda takip edilecek. Bu sistem basit bir küpenin ötesinde güvenli kayıt, güçlü takip ve sağlıklı üretimin adı olacak. Böylece hayvan hastalıklarına çok daha hızlı müdahale edebileceğiz, salgın risklerini daha etkin yöneteceğiz. Sahte ve kayıp küpe sorununu da büyük ölçüde ortadan kaldıracağız." Yumaklı, sistemin üreticilerin işini kolaylaştıracağını, devletin denetim gücünü artıracağını ve tüketicilere daha güvenilir gıda sunulmasına katkı sağlayacağını, bu yeni dönemi de Kars'tan başlattıklarını söyledi. Türkiye'de 17 milyondan fazla büyükbaş hayvan bulunduğunu belirten Yumaklı, bu hayvanların ekonomik değerinin 1,5 trilyon liranın üzerinde olduğunu ifade etti. Bu hayvanlardan yılda 1 milyon 313 bin ton sığır eti ve 20 milyon tonun üzerinde inek sütü elde edildiğini aktaran Bakan Yumaklı, bunun yıllık ekonomik karşılığının yaklaşık 1,2 trilyon lira olduğunu, bu varlığın ve üretimin bugüne kadar büyük ölçüde fiziksel yöntemlerle takip edildiğini kaydetti. Bugün ise bu büyük değeri güvenli elektronik kimlik sistemiyle dijital olarak takip edebilecek yeni bir döneme geçtiklerini işaret ederek, GEKİS'in yalnızca teknolojik bir yenilik olmadığını vurgulayan Yumaklı, sistem sayesinde hastalık ve kayıpların azalacağını, kayıtlılığın güçleneceğini, ıslah çalışmalarının daha başarılı yürütüleceğini, süt veriminin artacağını, buzağı kayıplarının azalacağını ve desteklemelerin doğru hayvana ulaştırılacağını söyledi. Yüzde 1'lik bir verim artışının bile yıllık 12 milyar liralık üretimin ülkede kalması anlamına geldiğini belirten Yumaklı, yapılan işi, bugün Türkiye'nin pırıl pırıl genç mühendislerinin ülkeyi getirmiş olduğu noktanın kazancı olarak anlattı. Yapay zeka çağından söz ederken yapay zekanın kendisine sunulan veri ne kadar sağlıklıysa, ne kadar uygulanabilirse o kadar etkili sonuçlar verdiğini ifade eden Yumaklı, "Eğer sağlıklı bir veriniz yoksa, kayıt kuyudatınız yoksa teknolojiler bile istediğiniz sonucu vermez. Dolayısıyla bu yapay zeka çağında bu sistemle birlikte elde edeceğimiz verilerin işlenmesi ile beraber daha sağlıklı, daha hızlı ve daha uygulanabilir kararları inşallah hayata geçirmiş olacağız" diye konuştu. Projeye desteklerinden dolayı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyih Erdoğan'a, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün'e desteklerden dolayı teşekkür eden Yumaklı, çalışmanın öncelikle hayvancılık sektörüne sonra da ülkeye ve millete hayırlar getirmesini diledi. Daha sonra Bakan Yumaklı, veteriner hekimlerden​ aldığı bilginin ardından dijital küpleme işlemini başlattı.​

Eskişehir Büyükşehir’den Bereketli Hasat Haber

Eskişehir Büyükşehir’den Bereketli Hasat

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, belediyeye ait tarım arazilerinde yürüttüğü üretim faaliyetleriyle hem bitkisel üretimi güçlendirmeye hem de hayvancılık sektörüne destek vermeyi sürdürüyor. 2026 üretim sezonunda geçtiğimiz günlerde yem bitkisi hasadını tamamlayan belediye ekipleri, bu kez arpa hasadını gerçekleştirdi. Verimli geçen sezonun ardından yapılan hasatta toplam 77 ton arpa elde edildi. Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi destekleyen uygulamalarıyla kırsal kalkınmayı güçlendirmeyi, üretimin sürdürülebilirliğini artırmayı ve artan girdi maliyetleri karşısında üreticilerin yükünü hafifletmeyi hedeflerken, belediyeye ait tarım arazilerini verimli şekilde değerlendirerek hem bitkisel üretime hem de hayvancılığa katkı sunmayı sürdürüyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, Odunpazarı ilçesi Karahüyük Mahallesi’nde ve Türkmentokat Mahallesi’nde yer alan, toplam 211 dekarlık arpa ekili alanda hasat başarıyla tamamlandı. Verimli geçen sezonun ardından gerçekleştirilen hasatta 77 ton arpa elde edildi. Hasattan elde edilen ürünün 40 tonu, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile Seyitgazi Belediyesi ve Alpu Belediyesi arasında küçükbaş hayvan yetiştiriciliğini desteklemek amacıyla imzalanan iş birliği protokolü kapsamında değerlendirildi. Bu doğrultuda, küçükbaş hayvanların yem ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlamak amacıyla 20 ton arpa Seyitgazi Ağılı’na, 20 ton arpa ise Alpu Ağılı’na teslim edildi. Hasattan geriye kalan 37 ton arpa ise üreticilere yönelik yürütülecek tohumluk ve yem desteği programlarında kullanılmak üzere Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı depolarına alınarak muhafaza altına alındı. Böylece elde edilen ürünler, hem üreticilerin desteklenmesine hem de tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesine katkı sunacak. Öte yandan Büyükşehir Belediyesine ait tarım arazilerinde kuru tarım modeliyle yetiştirilen hububat ürünlerine yönelik hasat çalışmalarının Temmuz ayı içerisinde tamamlanması planlanıyor. Sezon boyunca elde edilecek ürünlerin tamamı, üreticilere yönelik tohumluk ve tarımsal destek programlarında değerlendirilecek.

"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" Başladı Haber

"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" Başladı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TİGEM Polatlı Tesisleri'nde düzenlenen törenle "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" kapsamında ilk hayvanların teslimatını gerçekleştirdi. Bakan Yumaklı, hayvancılıkta planlı üretim döneminin kapılarını aralarken, genç ve kadın üreticilere yönelik dev destek paketini açıkladı. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda arz güvenliğinin en stratejik başlıklarından biri olan hayvancılık sektöründe yeni bir dönemin başladığını duyurdu. "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" ile üreticilere omuz veren Bakanlık, yerli genetik kaynaklarla hayvancılıkta verimliliği artırmayı hedefliyor. ​"24 Yılda Hayvancılığa 633 Milyar Lira Destek" ​Bakan Yumaklı, konuşmasında son 24 yılda hayvancılıkta kaydedilen büyük ilerlemeye dikkat çekti. Bu süre zarfında hayvancılığa 633 milyar lira tutarında destek sağlandığını belirten Yumaklı, verilerle başarıyı şu şekilde özetledi: ​Büyükbaş hayvan varlığında: %79 artış ​Küçükbaş hayvan varlığında: %82 artış ​Kırmızı et üretiminde: %142 artış ​Süt üretiminde: %154 artış ​Tavuk eti üretiminde: %302 artış ​Türkiye’nin küçükbaş ve büyükbaş hayvan varlığı ile süt, yumurta ve kanatlı eti üretiminde AB ülkeleri arasında birinci sırada olduğunu vurgulayan Bakan, bu başarının tesadüf değil; devletin gücü ve üreticinin alın terinin bir eseri olduğunu ifade etti. ​Gençlere ve Kadınlara Öncelik: "Hak Sahiplerinin %79'u Genç" ​"Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"nin genç ve kadın üreticileri merkeze aldığını belirten Yumaklı, projenin demografik dağılımını şu sözlerle paylaştı: ​"Oluşan tabloda hak sahiplerinin yüzde 49'u kadın, yüzde 79'u genç, yüzde 18'i ise veteriner hekim, ziraat mühendisi gibi meslek mensuplarından oluşuyor. Bu genç ve hanım kardeşlerim bulundukları yerde önder çiftçiler olarak kendi ekosistemlerinin gelişmesi için gayret edecekler." ​Üreticiye Destek Paketi: Faizsiz Kredi, Bakım Desteği ve TARSİM ​Proje kapsamında 1600 üreticiye, 10 farklı TİGEM işletmesinden seçilen, ırkının en iyisi 160 bin küçükbaş hayvan teslim edilecek. Bakanlık tarafından üreticilere sunulan kapsamlı destek paketi ise şu şekilde: ​Finansman: Ziraat Bankası aracılığıyla 2 yıla kadar ödemesiz, 5-7 yıl vade seçenekli sıfıra yakın faizli kredi. ​Bakım ve Besleme Desteği: 100 hayvan için 12 ay boyunca aylık 15 bin lira, toplamda 180 bin lira destek. ​Güvence: Hayvanlar için 1 yıl süreyle ücretsiz TARSİM sigortası. ​"Merasız Hayvancılık Düşünülemez" ​Yeni yol haritasında sadece ıslah çalışmalarına değil, meraların iyileştirilmesine de odaklandıklarını belirten Yumaklı, "Merasız bir hayvancılık düşünülemez. Üreten Türkiye, güçlü Türkiye'dir," diyerek tarımsal üretimin ülkenin en sağlam teminatlarından biri olduğunu vurguladı.

Kurban Bayramı’nda 3,3 Milyon Hayvanın Kesilmesi Bekleniyor Haber

Kurban Bayramı’nda 3,3 Milyon Hayvanın Kesilmesi Bekleniyor

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurbanlık fiyatları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kurban Bayramı’nın, dini ve kültürel boyutunun yanı sıra ülkemiz ekonomisi ve özellikle hayvancılık sektörü açısından büyük önem taşıdığını belirten Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Üreticilerimiz açısından bu dönem, yıl boyunca verilen emeğin karşılığının alındığı, işletme borçlarının kapatıldığı ve yeni üretim dönemine ilişkin planlamaların yapıldığı kritik bir süreçtir. Kurban Bayramı için milyonlarca hayvan aylar öncesinden besiye alınıyor ve bayram süresince kısa bir zaman diliminde kesiliyor. Kurbanlık hayvan alım-satımları; yem sanayinden veterinerlik hizmetlerine, nakliyeden pazar alanı kiralarına, kesim hizmetlerinden deri ve sakatat ekonomisine kadar çok geniş bir ticari hareketliliği beraberinde getiriyor. Bu süreç, ülke ekonomisinde önemli bir ekonomik hacim oluşturuyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak, Ziraat Odalarımız aracılığıyla sahadan derlediğimiz veriler doğrultusunda kurbanlık fiyatlarını ve sektöre ilişkin değerlendirmelerimizi kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyoruz.” Kurbanlık hayvan sayısı “Son yıllardaki kurban satış verileri dikkate alındığında, 2026 yılında yaklaşık 750 bin büyükbaş ve 2 milyon 550 bin küçükbaş olmak üzere toplam 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvanın kesileceği tahmin ediliyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak temennimiz; hem üreticilerimizin emeğinin karşılığını aldığı hem de vatandaşlarımızın dini vecibelerini huzur içinde yerine getirebildiği bir Kurban Bayramı yaşanmasıdır.” Ülke genelinde kurbanlık hayvan fiyatları “Kurbanlık hayvan fiyatları ve satış yöntemleri illere göre farklılık gösteriyor. Bazı bölgelerde satışlar canlı kilogram veya karkas et fiyatı üzerinden yapılırken, bazı bölgelerde pazarlık usulüyle canlı hayvan satışı ya da hisseli satış yöntemi uygulanıyor. Özellikle büyükşehirlerde kesim ücretlerinin de satış fiyatına dahil edildiği görülüyor. Kurbanlık fiyatları; hayvanın canlı ağırlığına, ırkına, büyükbaşta inek, düve veya tosun; küçükbaşta koyun, koç veya keçi olmasına göre değişiklik gösteriyor. Ziraat Odalarımızdan alınan verilere göre 2026 yılında büyükbaş kurbanlıkların fiyatlarının hayvan başına 120 bin lira ile 450 bin lira, küçükbaş hayvanların ise 15 bin lira ile 45 bin lira arasında değişmesi bekleniyor. Canlı kilogram fiyatlarının büyükbaş hayvanlarda 340 lira ile 520 lira, küçükbaş hayvanlarda ise 300 lira ile 520 lira arasında olacağı tahmin ediliyor. Ülke ortalamasına bakıldığında, büyükbaş hayvanlarda canlı kilogram fiyatının 411 lira 19 kuruş, küçükbaş hayvanlarda ise 397 lira 61 kuruş seviyesinde olduğu görülüyor. Geçen yıla göre fiyat artışı büyükbaş hayvanlarda yüzde 36,9, küçükbaş hayvanlarda ise yüzde 29,3 olarak gerçekleşti. Ortalama canlı kilogram fiyatı büyükbaşta 300 lira 38 kuruştan 411 lira 19 kuruşa, küçükbaşta ise 307 lira 52 kuruştan 397 lira 61 kuruşa yükseldi. Satışların yoğun olduğu büyükşehirlerde canlı kilogram fiyatları büyükbaş hayvanlarda İstanbul Avrupa Yakası’nda 480-520 lira, Anadolu Yakası’nda 480-500 lira, Ankara ve İzmir’de ise 380-450 lira aralığında değişiyor. Küçükbaş hayvanlarda ise İstanbul Avrupa Yakası’nda 480-520 lira, Anadolu Yakası’nda 450-470 lira, Ankara ve İzmir’de ise 400-450 lira aralığında fiyat oluşuyor.” Hisse bedelleri “2026 yılında büyükbaş hayvanlarda hisseli satışlar yaygın şekilde devam ediyor. İllere göre farklılık göstermekle birlikte hisse bedellerinin ortalama 25 bin lira ile 60 bin lira arasında değiştiği görülüyor. Bayramın yaklaşmasıyla birlikte talep durumuna göre bu fiyatlarda değişiklik yaşanabilecektir.” Fiyat artışlarının temel nedenleri “Kurbanlık fiyatlarında yaşanan yükselişte başta yem olmak üzere işçilik, veterinerlik hizmetleri, ilaç, elektrik, mazot ve nakliye giderlerinde meydana gelen maliyet artışları etkili oldu. Üreticilerimizin işletmelerinde çalıştırdığı işçilere ödedikleri brüt asgari ücret geçen yıl 26 bin 5 lira iken, bu yıl yaklaşık yüzde 27 artışla 33 bin 30 liraya yükseldi. Geçen yıl tonu 3 bin 733 lira olan samanın fiyatı yüzde 106,3 artışla 7 bin 768 liraya, 12 bin 835 lira olan besi yeminin fiyatı yüzde 37,7 artışla 17 bin 673 liraya, 10 bin 958 lira olan kuru yonca otunun fiyatı ise yüzde 36,1 artışla 14 bin 910 liraya çıktı. İşletmelerde kullanılan elektriğin kilovat fiyatı geçen yıla göre yüzde 25,1 artışla 377,2 kuruştan 472,8 kuruşa yükselirken, mazot fiyatları da yüzde 46 artarak 46 lira 94 kuruştan 68 lira 51 kuruşa çıktı. Nakliye maliyetlerinde de ciddi artış yaşandı. Geçen yıl Kars’tan Ankara’ya 55 bin liraya taşınan kurbanlık hayvanlar bu yıl 80 bin liraya, İstanbul’a 70 bin liraya taşınan sevkiyatlar 95 bin liraya, Bursa ve İzmir’e 75 bin liraya yapılan taşımalar ise 100 bin liraya ulaştı.” Vekâletle kesim uygulamaları “Kurban Bayramı döneminde çok sayıda dernek ve vakıf, vatandaşlarımızdan aldıkları vekâlet doğrultusunda yurt içinde ve yurt dışında kurban kesim organizasyonları gerçekleştiriyor. Özellikle yurt dışında vekâletle kurban kesimi uygulamalarının son yıllarda giderek arttığı görülüyor. Vakıf ve derneklerin yurt dışı organizasyonlarında uyguladığı düşük fiyat politikası, birçok vatandaşın daha ekonomik olduğu düşüncesiyle bu organizasyonlara yönelmesine neden oluyor, bu durum ise iç piyasada üreticilerimizin satışlarını olumsuz etkiliyor. Yurt içindeki ve yurt dışındaki ihtiyaç sahiplerine yapılacak her türlü yardımın destekçisiyiz. Bununla birlikte, kurban kesimlerinin ülkemizde gerçekleştirilmesi ve elde edilen etlerin soğuk zincirle ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması halinde hem üreticimizin hem de hayvancılık sektörümüzün korunmasına katkı sağlanacaktır. Ayrıca dernek ve vakıfların toplu alımlarda üreticinin emeğini gözeten adil bir fiyat politikası uygulamaları da büyük önem taşıyor.” Kurban pazarlarında üreticilerin yaşadığı sorunlar “Diğer taraftan üreticilerimiz, kurban pazarlarında sunulan hizmetlerin yetersiz olduğunu belirtiyor. Üreticilerimizin temel ihtiyaçlarının eksiksiz karşılanması büyük önem taşıyor. Belediyelerimizin bu alanları gelir kapısı olarak değil, kamu hizmeti anlayışıyla değerlendirmesi gerekiyor. Üreticilerimizin maliyetinin düşmesi vatandaşlarımızın alım gücüne de olumlu yansıyacaktır. Bayram sonrasında kesim alanlarında oluşan yoğunluk da vatandaşlarımız açısından önemli bir sorun oluşturuyor. Belediyelerin kesim alanı kapasitesini artırması ve hijyen koşullarına ilişkin gerekli tedbirleri alması son derece önemlidir.” Kurbanlık hayvanların ekonomik değeri “Ortalama 400 kilogram canlı ağırlığa sahip bir büyükbaş hayvanın canlı kilogram fiyatının 411 lira 19 kuruş olacağı dikkate alındığında, bayram süresince kesilecek yaklaşık 750 bin büyükbaş hayvan için ödenecek tutarın 123 milyar 357 milyon liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. Küçükbaş hayvanlarda ise ortalama satış fiyatının 26 bin 900 lira olacağı varsayımıyla, yaklaşık 2 milyon 550 bin küçükbaş hayvan için ödenecek tutarın 68 milyar 595 milyon lirayı bulacağı öngörülüyor. Buna göre halkımızın yaklaşık 3 milyon 300 bin kurbanlık hayvan için toplamda 192 milyar liraya yakın harcama yapacağı tahmin ediliyor.” Deri ekonomisinde yaşanan kayıplar “Kurban Bayramı süresince kesilen milyonlarca büyükbaş ve küçükbaş hayvandan elde edilen deriler, deri ve tekstil sanayimiz açısından önemli bir hammadde niteliği taşıyor. Ancak son yıllarda deri toplama ve işleme süreçlerinde yaşanan sorunlar nedeniyle bu ekonomik değer yeterince değerlendirilemiyor. Toplama maliyetlerinin yükselmesi, piyasadaki durgunluk ve deri toplayıcı sayısının azalması nedeniyle birçok bölgede deriler ya çok düşük bedellerle el değiştirmekte ya da hiç toplanmadan zayi oluyor. Özellikle küçükbaş hayvan derilerinde yaşanan kayıplar dikkat çekici boyutlara ulaştı. Ziraat Odalarımızdan gelen bilgilere göre, birçok bölgede deri toplayıcılarının bulunmaması nedeniyle kurban derileri ekonomiye kazandırılamıyor ve vatandaşlarımız tarafından çöpe atılıyor. Bu durum, ayakkabıdan tekstile kadar pek çok sektör için önemli bir yerli hammadde kaybı anlamına geliyor. Yaklaşık 750 bin büyükbaş ve 2 milyon 550 bin küçükbaş hayvandan elde edilecek derilerin yanlış kesim uygulamaları veya toplama zincirindeki aksaklıklar nedeniyle zayi olması, ciddi bir ekonomik kayıp oluşturuyor. Bu nedenle toplama merkezlerinin etkinleştirilmesi ve derinin stratejik bir sanayi hammaddesi olarak değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.” Kasaplık hizmetler ve oluşan ekonomik hacim “Kurban Bayramı döneminde kasaplık hizmetleri de önemli bir ekonomik faaliyet alanı oluşturuyor. Kasaplar; kesim, yüzme ve parçalama işlemlerine göre farklı ücretler talep ediyor. Büyükbaş hayvanlarda yalnızca kesim, yüzme ve dörde bölme işlemleri için 10 bin lira ile 15 bin lira arasında, detaylı parçalama işlemleri için ise 15 bin lira ile 20 bin lira arasında ücret alınıyor. Küçükbaş hayvanlarda ise kesim ücretleri bin 500 lira ile 2 bin 500 lira arasında değişiyor. Büyükbaş hayvanların yaklaşık yarısının kasaplar tarafından ortalama 15 bin lira ücret karşılığında kesileceği varsayımıyla kasaplara ödenecek tutarın 5,6 milyar lirayı aşacağı tahmin ediliyor. Küçükbaş hayvanlarda ise yaklaşık 1 milyon 275 bin hayvanın ortalama 2 bin lira ücretle kesileceği dikkate alındığında kasaplara ödenecek toplam bedelin 2,5 milyar lirayı aşacağı öngörülüyor. Böylece kasaplık hizmetleri için ödenecek toplam tutarın yaklaşık 8,2 milyar liraya ulaşacağı tahmin ediliyor. Bunların yanı sıra kelle, işkembe, bağırsak gibi sakatat ürünleri de önemli bir ekonomik değer oluşturuyor.” Et ve Süt Kurumu’nun rolü “Bayram döneminde satışların beklendiği düzeyde gerçekleşmemesi halinde elde kalan hayvanların, Et ve Süt Kurumu tarafından üreticinin yaptığı ek masraflar da dikkate alınarak mağduriyet oluşturmayacak fiyatlarla satın alınması büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım, kurbanlık yetiştiriciliğinde sürdürülebilirliğin sağlanması açısından kritik görülüyor. Son olarak, aylar boyunca büyük emek ve fedakârlıkla yetiştirdiği hayvanlarını kurban pazarlarına getiren tüm üreticilerimize bol ve bereketli kazançlar diliyor, milletimizin Kurban Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum.”

Başkan Ünlüce: ''Eskişehir’de Üretimi Büyütmeyi Sürdüreceğiz'' Haber

Başkan Ünlüce: ''Eskişehir’de Üretimi Büyütmeyi Sürdüreceğiz''

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla açıklama yapan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, üretimin ve üreticinin her zaman yanında olduklarını belirterek, kırsal kalkınmayı destekleyen projelerin artarak süreceğini söyledi. Başkan Ayşe Ünlüce, “Üreten, emek veren ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayan tüm çiftçilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Tarım ve hayvancılığı destekleyen projelerimizle Eskişehir’de üretimi büyütmeyi sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. BÜYÜKŞEHİR ÜRETİCİNİN YANINDA Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla göreve geldiği günden bu yana gerçekleştirilen destekler hakkında konuşan Başkan Ünlüce, üreticilere yönelik çok sayıda proje hayata geçirildiğini söyledi. HASAT DESTEĞİ PROJESİ Hasat Desteği Projesi kapsamında bin 555 çiftçiye destek sağlanırken, toplam 35 bin 335 dekar alan destek kapsamına alındı. Bu destekle üreticilerin hasat dönemindeki mali yüklerinin hafifletilmesi amaçlandı. KÜÇÜKBAŞ ÜRETİCİ YEM VE BALYA Küçükbaş üretici yem ve balya desteği kapsamında ise 2024-2025 döneminde 261 çiftçiye toplam 60 ton arpa, buğday ve yulaf karışımı yemlik tahıl ile 5 bin adet balya dağıtıldı. Desteklerle küçükbaş hayvancılığın güçlendirilmesi hedeflendi. MOBİL TOPRAK ANALİZİ ÇALIŞMALARI Mobil Toprak Analizi çalışmalarıyla 2024 yılından bu yana 45 bin dekar alanda bin 708 toprak analizi gerçekleştirildi. 670 üreticiye ulaşılan çalışma sayesinde doğru gübreleme planlaması yapılarak hem verim artışı hem de toprak sağlığının korunması amaçlandı. ZEYTİN FİDANI DESTEĞİ Sakarya Vadisi’nde yürütülen çalışmalar kapsamında Sarıcakaya ve Mihalgazi ilçelerinde 384 çiftçiye toplam 26 bin 500 zeytin fidanı dağıtıldı. Böylece bölgedeki zeytinciliğin geliştirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması hedeflendi. DUT FİDANI DESTEĞİ Koza Birlik iş birliğiyle yürütülen Dut Fidanı Desteği kapsamında ise dut çeliğinden yetiştirilen 2 bin 900 adet dut fidanı üreticilere ulaştırıldı. Çalışmayla ipek böcekçiliğinin yeniden canlandırılması amaçlanırken, 54 üretici ve 3 kuruma destek sağlandı. SIVI GÜBRE DESTEĞİ Mihalıççık ilçesinde dondan zarar gören kiraz üreticilerine yönelik gerçekleştirilen sıvı gübre desteği kapsamında 112 çiftçiye toplam 3 bin 780 litre sıvı gübre dağıtıldı. Başkan Ünlüce, doğal afetlerden etkilenen üreticilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirtti. EĞİTİM FAALİYETLERİ SÜRÜYOR Belediye ile Ziraat Mühendisleri Odası iş birliğinde düzenlenen eğitim faaliyetleri kapsamında ise ilçelerde gerçekleştirilen 9 farklı eğitim programına 309 çiftçi katıldı. KÜÇÜKBAŞ HAYVAN Hayvancılık alanındaki desteklerin de sürdüğünü ifade eden Başkan Ünlüce, Sarıcakaya’da 30, Mihalgazi’nde ise 28 üreticiye toplam 290 küçükbaş hayvan desteği verildiğini açıkladı. Destek kapsamında bugüne kadar yaklaşık 350 kuzu doğumu gerçekleşti. MİNERAL BLOK VE SAĞIM SOLÜSYONU Çifteler, Seyitgazi, Alpu, Sivrihisar, Han, Mahmudiye ve İnönü ilçelerinde toplam 430 üreticiye 9 bin 816 paket mineral blok desteği sağlandı. Ayrıca Sivrihisar’da büyükbaş hayvancılıkla uğraşan 24 üreticiye toplam 240 litre sağım sonrası solüsyon desteği verildi. FONDAN ARI YEMİ VE YORGA- YASTIK ÜRETİMİ Arıcılığı desteklemek amacıyla Eskişehir genelinde 329 arı yetiştiricisine toplam 6 bin 683 kilogram fondan arı yemi dağıtıldı. Öte yandan Seyitgazi ve Alpu ilçelerinde kırkım sonrası toplanan yünler değerlendirilerek ihtiyaç sahibi aileler için 140 tek kişilik yorgan ve 100 yastık üretildi. Çiftçilerin gününü kutlayan Başkan Ünlüce, “Toprağa alın terini döken, emeğiyle üretimi büyüten tüm çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun. Bereketli topraklarımızı emekleriyle geleceğe taşıyan üreticilerimiz, ülkemizin en büyük gücüdür. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çiftçilerimizin ve üreticilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Tarım ve hayvancılığı destekleyen projelerimizle Eskişehir’de üretimi büyütmeyi sürdüreceğiz. Üreten eller var oldukça umut, bereket ve dayanışma büyüyecek. Tüm çiftçilerimize bol kazançlı, bereketli ve sağlıklı bir üretim yılı diliyoruz.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.