Hava Durumu

#Kültür

Kırsal Haber - Kültür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali Yüz Binlerce Kişiyi Ağırladı Haber

15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali Yüz Binlerce Kişiyi Ağırladı

Alaçatı Ot Festivali, bir hafta boyunca yarışmalar, söyleşiler, gastronomi buluşmaları ve renkli etkinliklerle Çeşme’de baharın coşkusunu yaşattı. “Köklerden Dünyaya” temasıyla bu yıl ilk kez uluslararası kimliğiyle düzenlenen 15. Alaçatı Ot Festivali, yoğun katılım ve dopdolu programıyla sona erdi. Türkiye’nin dört bir yanından ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen konukları Alaçatı’nın eşsiz atmosferinde buluşturan festival, kültür, gastronomi ve doğayı bir araya getirdi. Alaçatı sokakları festivalle canlandı Festival süresince Alaçatı sokakları sabahın erken saatlerinden itibaren hareketlenirken, kurulan stantlarda yerel üreticiler bölgenin kendine özgü otlarını, enginarını, Çeşme limonunu ve doğal ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. Yerel üretimin ve sürdürülebilir tarımın ön plana çıktığı festival, bu yönüyle de büyük ilgi gördü. Şefler Meydanı uluslararası buluşmaya sahne oldu Alaçatı Pazaryeri Camii arkasında kurulan “Şefler Meydanı”nda gerçekleştirilen uluslararası yemek yarışmaları, farklı ülkelerden şefler ile genç gastronomi öğrencilerini bir araya getirdi. Gün boyu süren yarışmalar ve atölyeler, bilgi paylaşımının yanı sıra kültürel etkileşime de katkı sundu. Mehmet Yalçınkaya’dan gastronomiye güçlü vurgu Festivalin öne çıkan isimlerinden Mehmet Yalçınkaya, “Sofranın Diplomasisi Gücü” başlıklı söyleşisiyle gastronominin kültürler arası etkileşimdeki rolüne dikkat çekti. Ege mutfağının özünde doğaya saygının yattığını vurgulayan Yalçınkaya, Alaçatı’nın yerel otlarının mutfağın en yalın ama en karakterli halini yansıttığını ifade etti. Festival boyunca gerçekleştirdiği paylaşımlar ve tariflerle ziyaretçilerden büyük ilgi gören Yalçınkaya, Alaçatı’nın gastronomi sahnesine uluslararası ölçekte katkı sundu. Söyleşiler, etkinlikler ve buluşmalar büyük ilgi gördü Festival kapsamında düzenlenen söyleşilerde edebiyat, gastronomi ve sürdürülebilirlik gibi farklı alanlar bir araya gelirken; yazar buluşmaları, çocuk etkinlikleri ve spor aktiviteleri her yaştan ziyaretçiye hitap etti. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşen programlar yoğun ilgi görürken, Alaçatı Deneyim Noktası’nda düzenlenen özel söyleşiler de festivalin dikkat çeken durakları arasında yer aldı. Final günü de yoğun katılımla gerçekleşti Festivalin son günü de yine yoğun bir katılımla gerçekleşti. Söyleşiler, yazar buluşmaları, çocuk etkinlikleri ve spor aktiviteleri gün boyu devam ederken, uluslararası şeflerin sahne aldığı programlar ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Dört gün boyunca yüz binlerce kişinin katılımıyla Alaçatı sokakları dolup taşarken, festival kentin kültürel ve gastronomik kimliğini güçlü şekilde yansıttı. Başkan Denizli: “Uluslararası kimliğiyle gurur duyuyoruz” Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, festivalin uluslararası boyutuna dikkat çekerek, “Bu yıl 15’incisini gerçekleştirdiğimiz Alaçatı Ot Festivali’ni uluslararası kimliğiyle düzenlemenin gururunu yaşıyoruz. Farklı ülkelerden şeflerimiz, Ege mutfağının eşsiz otlarıyla özgün tarifler hazırladı. Hem gençlerimize hem de yetişkinlerimize gastronomi alanında önemli deneyimler sunduk” dedi. Çeşme’nin marka etkinliği bir kez daha gücünü gösterdi Alaçatı Ot Festivali, kültür, gastronomi ve sosyal yaşamı buluşturan güçlü içeriğiyle bir kez daha Çeşme’nin en önemli marka etkinliklerinden biri olduğunu ortaya koyarken, geride unutulmaz anılar ve yüksek bir katılım bırakarak coşkuyla tamamlandı.

Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik Mersin’de Masaya Yatırıldı Haber

Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik Mersin’de Masaya Yatırıldı

Mersin Büyükşehir Belediyesi; Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ve Slow Food iş birliğinde ‘Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik: Topraktan Sofraya Lezzetin Hafızası’ başlıklı etkinlik düzenledi. Etkinlikte; gastronominin kültürel mirası, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ile ilişkisi birçok farklı bakış açısıyla ele alındı. Türkiye’nin değişik bölgelerinden yerel üreticileri, şefleri, akademisyenleri ve gastronomi öğrencilerini Mersin’de buluşturan program, 5 oturum halinde gerçekleştirildi. Etkinlikte; topraktan sofraya uzanan üretim zinciri, yerel ürünlerin korunması, agroekolojik yaklaşımlar ve gastronominin kültürel kimlikle bağı, detaylı biçimde değerlendirildi. Etkinliğin ilk oturumunda ‘Gastronomi, Kültür ve Kimlik İlişkisi’, ikinci oturumda ‘Kültürel Diyalog ve Kültürel Miras Aracı Olarak Gastronomi’ başlıkları ele alındı. Programın diğer bölümlerinde ise ‘Topraktan Sofraya Gastronomi Kimliğinin Sürdürülebilirliği’, ‘Yerel ve Sürdürülebilir Üretimin Haritalanması: Organik ve Agroekolojik Çiftlikler’ ile ‘Türkiye Slow Food Liderleri Deneyim Paylaşımı’ başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Şahutoğlu: “Mersin, geniş mutfağıyla Akdeniz’in gastronomi hafızasıdır” Programa katılan Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, Mersin’in gastronomi konusunda çok zengin bir kent olduğunu vurguladı. Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan geniş coğrafyada her ürünün, her tarifin ve her sofranın bir hikaye taşıdığını ifade eden Şahutoğlu, “Bu hikayeler nesilden nesile aktarıldıkça bir anlam kazanıyor. Bizler bu coğrafyadaki her bir hikayenin, aslında gastronomiyle bağlantısı olduğunu düşünüyoruz. Gastronomi sadece bir yemek değil; bir kültür ve birlikteliktir. Mersin bereketli toprağı, iklimi, coğrafyası, güçlü tarımı, aynı zamanda çok geniş mutfağıyla, aslında Akdeniz'in bir gastronomi hafızası” dedi. “Gastronomi kültürel bir mirastır ve aktarıldıkça varlığını sürdürür” Dünyada gıda sistemlerinin; yaşanan iklim değişikliği, gıda israfı ve sürdürülebilir tarımın zorlukları dolayısıyla büyük sorunlar yaşadığını kaydeden Şahutoğlu, gastronominin bir dayanışma olduğunu ve bu bilinçle çalışmalar sürdürdüklerini belirtti. Şahutoğlu, “Bizler, gıda sistemlerinin yaşamış olduğu bu sorunları da ele alarak, sağlıklı gıdanın üretimini destekleyecek ve üretilen bu sağlıklı gıdaların nesilden nesile aktarılmasını sağlayacak gıda sistemi oluşturuyoruz” diye konuştu. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak yerelde üretimi destekleyen, önceleyen, kooperatifleri güçlendiren, kadın emeğini görünür kılan önemli çalışmalara da imza attıklarını sözlerine ekleyen Şahutoğlu, “Bizler aynı zamanda gastronominin kültürel bir miras olduğunu ve bunun aktarıldıkça var olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü sürdürülebilir gastronominin temelinin, sürdürülebilir tarımdan geçtiğini düşünüyor ve sürdürülebilir tarımın da yerelden desteklenebileceğini biliyoruz” ifadelerine yer verdi. Çakır: “Mersin’in önemli ürünlerini lezzete çevirmemiz lazım” MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır da Mersin’de üreticiden tüketiciye kadar herkesin birlik ve beraberlik içerisinde hareket edip, üretilen ürüne katma değer kazandırdığını söyleyerek, “Mersin’de çok önemli değerlerimiz var. Bu değerleri lezzete çevirmemiz lazım” dedi. Slow Food ekibinin çalışmalarının bu açıdan çok kıymetli olduğunu söyleyen Çakır, “Çünkü sürdürülebilirliği destekliyorlar. Slow Food-Yeryüzü pazarları da üreticimizi, tohumlarımızı ve ürünlerimizi koruyan önemli platformlar” diye konuştu. Lokmanoğlu: “Slow Food, hız odaklı tüketim anlayışına karşı doğmuş bir harekettir” Etkinliğin açılışında konuşan Türkiye Slow Food Koordinatörü Yasmina Lokmanoğlu ise Slow Food’un, modern dünyanın hız odaklı tüketim anlayışına karşı doğmuş önemli bir kültürel hareket olduğunu vurguladı. Slow Food’un, gıda ile nasıl bir gelecek kurulmak istendiğiyle alakalı olduğunu kaydeden Lokmanoğlu, “Bizler yiyeceği sadece tüketmeyen; aynı zamanda onu anlayan, sorgulayan ve sahip çıkan bir topluluğuz. Toprağı, üreticiyi ve geleceğimizi koruyabiliyoruz. İyi, temiz ve adil bir dünya ancak birlikte mümkün” ifadelerini kullandı. Programda ayrıca Slow Food Asya ve Pasifik Bölgesi Koordinatörü Elena Aniere, Avrupa’da sürdürülebilir gastronomi konulu sunumunda, Avrupa Birliği’nin ‘Çiftlikten Sofraya’ stratejisi kapsamında yürütülen iyi uygulama örneklerini paylaştı.

İnegöl’de Mobilya Şöleni Başlıyor Haber

İnegöl’de Mobilya Şöleni Başlıyor

Türkiye’nin mobilya başkenti İnegöl’de mobilya sektörünün vitrini konumundaki 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarı, 14-18 Nisan tarihleri arasında kapılarını açmaya hazırlanıyor. Türkiye’nin mobilya başkenti İnegöl, sektörün en köklü organizasyonlarından biri olan MODEF İnegöl Mobilya Fuarı’nın 54. randevusuna hazırlanıyor. Mobilyada yaşanan başarı öyküsünü yarım asırlık fuar tecrübesiyle harmanlayan İnegöl, bu alanda yurt içi ve yurt dışında adeta trendi belirler hale geldi. 14 Nisan Salı günü kapılarını açacak olan fuarda da firmaların yeni koleksiyonları ve sezonun trend modelleri görücüye çıkacak. İNEGÖL ŞEHİR OLARAK MOBİLYA ŞÖLENİNİ YAŞAYACAK Tamamı İnegöl firması 150 dolayında üreticinin stant açacağı fuar süresince aynı zamanda İnegöl şehir olarak bir mobilya şöleni yaşayacak. İnegöl’de Mobilya AVM’ler, mobilya mağazaları, binlerce üretici firma ve şehirdeki esnaflar 18 Nisan’a kadar sürecek fuar boyunca misafirlerini ağırlayacak. ŞEHİR OLARAK HEYECANLIYIZ İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, 14-18 Nisan tarihlerinde düzenlenecek 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarı öncesi bir açıklama yaparak sektörle ilgili tüm profesyonelleri, yeni evlenecek gençleri ve evini yenilemek isteyenleri fuara davet etti. Başkan Taban, “Mobilyanın Başkenti İnegöl’de 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarımız 14-18 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek. Bu sadece bir sektörün değil, şehrin fuarı. Şehir olarak heyecanlıyız. Hazırlıklarımızı tamamladık. Tüm mobilyacılarımız yeni trend mobilyalarını hazırladılar. Esnaflarımız yurt içi ve yurt dışından gelecek misafirlerimiz için hazırlıklarını yaptılar. Bu vesileyle tüm sektör temsilcilerini, mobilya alışverişi yapmak isteyenleri İnegöl’ümüze davet ediyorum” dedi. İNEGÖL, BİR FUARDAN ÖTESİ Başkan Taban, İnegöl’ün sahip olduğu mağazacılık tecrübesiyle bu alanda 365 gün açık bir fuar alanı olduğuna da vurgu yaparak; “Şehrimizde fuarın yanı sıra Mobilya AVM’lerimiz var. İnegöl’den adını dünyaya duyurmuş, marka olmuş Ertuğrulgazi Mobilyacılar Caddesi gibi sektöre yön veren bölgelerimiz var. İnegöl’de bir mobilya hikayesi var. Osmanlı döneminden başlayan kadırgalara kürek üretme serüveni, bugünlere modern mobilyalar halinde geliyor. Şehrimizde binlerce firma, girişimciler, markalar mevcut. Gayretle yeni yeni ürünler oluşturularak bu işin modası belirleniyor” diye konuştu. HERKESİ İNEGÖL’Ü KEŞFETMEYE DAVET EDİYORUM İnegöl’ün turizm değerleri ve güzelliklerinden de bahseden Taban, şöyle devam etti: “İnegöl’ümüz sanayisinin yanında; doğa ve sağlık turizmi başta olmak üzere tarih, kültür ve gastronomi alanlarında da önemli değerlere sahip. Ben bu vesileyle mobilya fuarı için İnegöl’e gelecek misafirlerimize burada keyifli bir hafta geçireceklerini de ifade edebilirim. Misafirlerimizi Oylat Kaplıcalarımızda şifalı sularımızda ağırlayıp yine İnegöl’ümüzün önemli bir markası olan İnegöl Köftesini kendilerine armağan etmek istiyoruz. Gastro İnegöl Restoranımızda şehrimizin asırlık lezzetlerini deneyimlemeye, İnegöl’ümüzün doğal güzelliklerinden tarihi değerlerine, müzelerimize kadar pek çok gezilip görülmesi gereken yerini tecrübe etmeye davet ediyorum” dedi.

Şehrin Gastronomi Mirası Adına Tarihi Bir Kazanım Haber

Şehrin Gastronomi Mirası Adına Tarihi Bir Kazanım

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili almasını “şehrin gastronomi mirası adına tarihi bir kazanım” olarak değerlendirdi. Kayseri’nin köklü lezzetlerinden Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili alması dolayısıyla Kayseri Ticaret Odası ev sahipliğinde M.Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen basın toplantısına katılan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bu önemli gelişmenin şehir adına uluslararası ölçekte büyük bir prestij sağladığını vurguladı. Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy öncülüğünde gerçekleştirilen toplantıya Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, AK Parti Genel Başkan Vekili Yardımcısı İzzet Buzkan, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, AK Parti İl Başkan Vekili Muammer Topsakal, CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, rektörler, oda başkanları, STK temsilcileri katıldı. “Birliğimizin, Beraberliğimizin Bereketini Yaşıyoruz” Toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Bir sevinci yaşıyoruz, yüzümüz gülüyor. Birliğimizin, beraberliğimizin bereketini yaşıyoruz” dedi. Başkan Büyükkılıç, bir coğrafi ürün tescillendiğinde şehrin bir üst lige çıktığını ifade ederek, Ankara’daki ziyaretleri kapsamında Kayseri Pastırması’nın konuşulduğunu belirtip, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Kayserililere selamlarını iletti. Esnafa Kayseri Pastırması’na sahip çıkılması ve korunması çağrısında bulunan Büyükkılıç, coğrafi tescillenmiş marka değere yakışır anlayış içerisinde ürünleri üretip, pazarlamayı çok önemsemelerini hatırlattı. Gastronomi dalında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Kreatif Şehirler Ağı Ulusal Listesi'ne Kayseri’nin de girdiğini anımsatan Başkan Büyükkılıç, Mutfak Sanatları Merkezi başta olmak üzere hem tesislere hem ürünlere hem de eğitime önem vermeye gayretle devam edeceklerini kaydetti. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise pastırma denilince kadim bir kültürden bahsettiklerini ifade ederek, “Pastırmadan bahsederken, aynı zamanda istihdamdan, turizmden, şehrimizin özgüveninden bahsediyoruz. Memduh başkanın söylediği gibi Kayseri denilince akla pastırma geliyor. Türkiye’nin 46’ncı ürün olması ülkemize sağladığımız katkı açısından da kıymetli” diye konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da Kayseri’deki markaların sürekli olarak her alanda çağdaş iletişim alanlarını kullanarak, daha fazla pazarlama yapılması gerektiğine vurgu yaptı. CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ise Kayseri’nin pastırmasından mantısı ve sucuğuna kadar bir marka olduğunu, ürünlerin Avrupa Birliği’nden tescil alınmasının bölgede ve dünyada önemli bir kazanım olduğunu söyledi. Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy da Kayseri Pastırması’nın sadece sofralara gelen bir lezzet değil, şehrin hafızasında yer etmiş bir kültür, bir üretim bilgisi ve aidiyet nişanesi olduğunu dile getirdi. Gülsoy, pastırmanın anavatanının Kayseri olduğunu vurguladığı konuşmasında, Kayseri Pastırması’nın Türkiye’de coğrafi işaret tescili yapılan ilk pastırma olduğunu paylaşarak, Kayseri Pastırması için verilen coğrafi işaret mücadelesinin sadece hukuki bir tescil süreci değil, tarih karşısında bir vefa borcunun da yerine getirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Başkan Gülsoy konuşmasının sonunda, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere bu süreçte katkısı olan ve şehrin değerlerine sahip çıkan Vali Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve tüm kurum, kuruluş ve kişilere teşekkürlerini iletti. Toplantıda, Kayseri Pastırması’nın uluslararası pazarlarda daha etkin tanıtılması ve üretim standartlarının korunması yönünde atılacak adımlar da ele alındı. Konuşmaların ardından günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile toplantı sona erdi.

Antalya’nın En Büyük Gücü Üreten ve Geleceğe İnanan Kadınlardır Haber

Antalya’nın En Büyük Gücü Üreten ve Geleceğe İnanan Kadınlardır

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Akdeniz Girişimci İş Kadınları Derneği işbirliğiyle 'Girişimde Kadın Zirvesi’nin ikincisi düzenlendi. Zirvede konuşan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, “Bir kadın üretmeye başladığında yalnızca bir işletme büyümez. Bir aile güçlenir, bir şehir gelişir, bir ülkenin geleceği değişir” diye konuştu. Antalya Büyükşehir Belediyesi ve AGİDER işbirliğinde geçtiğimiz yıl ilki gerçekleştirilen ‘Girişimde Kadın Zirvesi'nin ikincisi Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Perge Salonu'nda gerçekleştirildi. Zirvede, Antalyalı kadınlar ve öğrenciler ilham veren hikayelerini baş aktörlerinden dinledi. KADIN ÜRETİNCE AİLESİ, ŞEHRİ VE ÜLKESİ GELİŞİR Zirvenin açılış konuşmasını yapan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, bir toplumun kalkınmasının kadınların üretimde, ekonomi, sanatta ve karar mekanizmalarda güçlü şekilde yer almasından geçtiğine vurgu yaptı. Başkan Vekili Özdemir, “Kadın girişimciliği sadece iş kurmak değildir. Bir fikri bir cesareti gerçeğe dönüştürmektir. Bir kadın üretmeye başladığında yalnızca bir işletme büyümez. Bir aile güçlenir, bir şehir gelişir, bir ülkenin geleceği değişir” diye konuştu. CESUR FİKİRLER YARININ GÜÇLÜ EKONOMİSİNİ KURACAK Büşra Özdemir, Antalya’nın doğasıyla kültürüyle üretim gücü ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğunu, bu şehrin en büyük gücünün hayallerinden vazgeçmeyen, üreten, risk alan ve geleceğe inanan kadınlar olduğunu kaydetti. Başkan Vekili Özdemir, konuşmasında şunlara değindi: “Kadınların ekonomik hayatta daha fazla yer alması için sizlerle beraber projeler üretmeye, girişimciliği güçlendirmeye ve kadınların fikirlerini büyütebileceği fırsatlar yaratmaya devam ediyoruz. Bugünün küçük fikirleri yarının büyük markalarıdır. Bugünün cesur adımları yarının güçlü ekonomisini kurar. Zirvenin yeni başarı hikayelerinin başladığı bir yolculuk olduğunu düşünüyorum. Zirvenin ilham dolu verimli ve güçlü işbirliklerine vesile olmasını diliyorum. Kadın varsa üretim vardır, umut vardır. Kadın varsa gelecek vardır.” DÜNYA DÖNÜŞÜMDE GİRİŞİMCİLİK ÖNEM TAŞIYOR AGİDER Başkanı Gökçen Atmaca da Antalya Büyükşehir Belediyesi işbirliğiyle zirvenin ikincisini düzenlemekten dolayı çok mutlu olduklarını söyleyerek, “İlk zirveyi düzenlerken iken amacımız girişimcilik eko sistemine katkı sağlayacak bir buluşma noktası oluşturmak, deneyim paylaşımını teşvik etmek ve yeni işbirliklerine zemin hazırlamaktı. Bugün bu buluşmanın büyüyerek devam ettiğini görmek bizler için kıymetli. Dünya hızlı bir dönüşüm süreci içinde. Teknolojide yaşanan gelişmeler yeni iş modelleri ve değişen ekonomik dinamikler girişimciliği her zamankinden önemli yere taşıyor. Kurumların sivil toplumun ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesi sürdürülebilir ve güçlü ekonomik yapı için önemli bir gerekliliktir” diye konuştu. DENEYİMLERİNİ GENÇLERLE PAYLAŞTILAR Gökçen Atmaca moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; kadın girişimciler Başak Topbaştekin, Gaye Gül Ersan ve Zeynep Özcan deneyimlerini, yola nasıl çıktıklarını, başarı hikayelerini, finansal ve sosyal konularda karşılaştıkları zorlukları katılımcılarla paylaştı. Zirvenin sonunda S2B (Öğrenci-Girişimci Eşleşmesi) etkinliği de gerçekleştirildi.

Trabzon Mutfağı "Lezzet Trabzon" Kitabıyla Kayıt Altına Alındı Haber

Trabzon Mutfağı "Lezzet Trabzon" Kitabıyla Kayıt Altına Alındı

Trabzon Büyükşehir Belediyesi, şehrin gastronomi zenginliğini tanıtmak amacıyla 43 yöresel yemek tarifini 'Lezzet Trabzon' adlı kitapta bir araya getirdi. Trabzon Büyükşehir Belediyesi, nesilden nesile aktarılan yöresel mutfak kültürünü 'Lezzet Trabzon' adlı eserle kayıt altına aldı. Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Turizm Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan kitapta; çorbalardan tavaya, balık çeşitlerinden ana yemeklere, ara sıcaklardan tatlılara kadar Trabzon mutfağına özgü 43 farklı tarif yer alıyor. Kitap yalnızca yazılı tariflerden oluşmuyor, sayfalarda bulunan QR kodlar aracılığıyla yemeklerin malzemeleri ve yapılış aşamaları videolu anlatımlarla dijital ortamda da izlenebiliyor. İlk etapta Türkiye genelinde gastronomi eğitimi veren okullara dağıtılması planlanan kitapla, Trabzon’un zengin mutfak mirasının ulusal ve uluslararası alanda tanıtılmasına katkı sağlanması hedefleniyor. KÜLTÜREL BİR BELLEK Gastronominin şehirler için yalnızca bir lezzet unsuru değil, aynı zamanda kültürel mirasın önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, "Trabzon, yüzyıllardır yalnızca tarihi zenginlikleriyle değil, damaklarda iz bırakan eşsiz mutfağıyla da anılan bir şehirdir. Doğanın sunduğu nimetlerle yoğrulan, emeğin ve geleneğin harmanlandığı bu mutfak kültürü, kimliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. ‘Lezzet Trabzon’ sadece tariflerin yer aldığı bir eser değil; aynı zamanda bir bellektir" dedi. BU KÜLTÜRÜ BİRLİKTE YAŞATACAĞIZ Trabzon’un coğrafi işaretli ürünlerinden yöresel pişirme tekniklerine, tandır kültüründen balığın farklı pişirme yöntemlerine kadar uzanan zengin bir gastronomi mirasına sahip olduğunu belirten Başkan Genç, şunları söyledi: "Gastronomi, şehirlerin kimliğini ifade etmenin ve kültürünü paylaşmanın en güçlü yollarından biridir. ‘Lezzet Trabzon’, geçmişten bugüne uzanan bu birikimi herkesin deneyimleyebileceği bir zeminde buluşturmayı amaçlıyor. Dijital içeriklerle zenginleştirilen yapısıyla tariflerin mutfakta adım adım uygulanmasına imkan sağlıyor. Asıl kıymet ise bu tariflerle birlikte aktarılan kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere taşınmasıdır. Bu kültürü birlikte yaşatma arzusundayız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.