Hava Durumu

#Kültürel Miras

Kırsal Haber - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026 Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri Başlıyor! Haber

2026 Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri Başlıyor!

Baharın müjdeleyicisi, bereketin ve kardeşliğin simgesi olan Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri için Edirne’de geri sayım başladı. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan ve her yıl on binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan şenlikler, bu yıl 5-6 Mayıs 2026 tarihlerinde Edirne Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. ​Kakava Ateşi 5 Mayıs’ta Gökyüzüne Yükselecek ​Şenliklerin kalbi sayılan geleneksel Kakava Ateşi, 5 Mayıs Salı günü saat 16.00’da Sarayiçi’nde yakılacak. Yaklaşık 1400 yıllık bir geçmişe sahip olan bu dev ateş, Edirne Belediye Bandosu’nun seslendireceği efsanevi "Ederlezi" ezgileri eşliğinde alev alacak. Roman kültüründe arınmayı ve yeni başlangıçları temsil eden ateşin etrafında binlerce kişi dans ederek baharı selamlayacak. ​Tarık Mengüç ile Eğlence Zirve Yapacak ​Edirne Belediyesi, bu yılki programda hem ulusal hem de yerel sanatçılara geniş yer ayırıyor. 5 Mayıs akşamı saat 20.00’de ünlü Roman müziği sanatçısı Tarık Mengüç, sahne performansıyla şenlik coşkusunu zirveye taşıyacak. ​Programda Yer Alan Diğer Sanatçı ve Gruplar: ​Yerel Güç: Çengel Kardeşler, Göksel Demlendirici Blues Show, Hayrettin Zurnacı ve ekibi. ​Misafir Ekipler: Üsküdar Belediyesi Roman Orkestrası. ​Dans Gösterileri: Edirne Belediyesi Modern Dans ve Roman ekipleri, DJ performansları. ​Tunca Nehri’nde Şafak Ritüeli ve Dilek Çiçekleri ​Şenliklerin ikinci günü olan 6 Mayıs Çarşamba sabahı, gün ağarmadan Tunca Nehri kıyısında kadim ritüeller başlayacak. "Turkish Romani By Burcu Koçyiğit" ve dans ekibinin sergileyeceği Hıdırellez özel gösterisinin ardından, protokol ve vatandaşlar nehir kıyısında buluşacak. ​Tarihi köprü üzerinden Tunca Nehri’nin serin sularına bırakılacak temsili dilek çiçekleri; tüm insanlık için barış, sağlık, bereket ve adalet dileklerini suyla buluşturacak. ​Başkan Filiz Gencan: "Tüm Dünyayı Edirne’ye Davet Ediyoruz" ​Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Kakava ve Hıdırellez’in birleştirici gücüne vurgu yaparak şunları söyledi: ​"Edirne’miz farklı renklerin ve ritimlerin buluşma noktasıdır. Bu kadim geleneği gelecek kuşaklara aktarmak ve tüm dünyaya tanıtmak bizim görevimiz. Müziğin ve dansın birleştirici gücüyle baharı karşılamak için tüm vatandaşlarımızı Kakava ateşinin etrafında buluşmaya davet ediyorum."

Kayseri Pastırması'nın Avrupa Zaferi YÖREX'te Taçlandı Haber

Kayseri Pastırması'nın Avrupa Zaferi YÖREX'te Taçlandı

Kayseri Ticaret Odası (KTO), Antalya’da düzenlenen 14. YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı’na "AB Tescilli Kayseri Pastırması" damgasını vurdu. Şehrin gastronomi değerlerini dünyaya açan KTO’nun bu başarısı, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından takdim edilen teşekkür plaketi ile onurlandırıldı. Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde, TOBB’un desteğiyle kapılarını açan 14. YÖREX Fuarı, bu yıl çok özel bir törene ev sahipliği yaptı. Kayseri’nin kadim lezzeti Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili alması dolayısıyla, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy’a teşekkür plaketi takdim edildi. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun elinden plaketi alan Başkan Gülsoy, bu tescilin Kayseri’nin dünya mutfağındaki yerini sağlamlaştırdığını vurguladı. GÜLSOY : KAYSERİ’NİN YÖRESEL ÜRÜNLERİ YÖREX’TE BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ Fuar süresince ziyaretçilerin akınına uğrayan KTO standında açıklamalarda bulunan Başkan Ömer Gülsoy, coğrafi işaretli ürünlerin sadece birer kültürel miras değil, aynı zamanda dev bir ekonomik güç olduğunu belirtti. Gülsoy şunları söyledi: " Dünyada coğrafi işaretli ürünler pazarı gelişerek artmakta. 16 senede neredeyse 18 kat arttı ve 1800'ün üzerine çıktı. TOBB’un desteğiyle AB’de tescilli ürün sayısı 46’ya çıktı. Daha bir bu kadar ürünümüz de sırada bekliyor. Dünya genelinde coğrafi işaretli ürünler 200 milyar dolarlık bir pazar payına sahip. Amacımız bu büyük pastadan Kayseri olarak hak ettiğimiz payı almaktır. Hedefimiz, ürünlerimizin sadece sergilenmesi değil, sürdürülebilir bir ekonomik kazanca dönüşmesidir. Bu kapsamda hem Coğrafi işaret algısının hem de bilinirliğinin artmasını sağlayan YÖREX Fuarı, şehrimiz ve ülkemiz adına oldukça önemlidir. YÖREX, yöresel ürünlerin getirildiği, gösterildiği fuar olmanın dışında kendini geliştiren bir fuar. Yerel ürünlerimizin tanıtımına olan bağımlılığımızı vurgulamak istiyoruz. Bizde Kayseri Ticaret Odası olarak geniş bir ekiple fuarda yerimizi alarak kadim şehrimizin coğrafi işaretli ürünlerini sergiledik. Standımıza gelen misafirlerimize pastırma, sucuk, mantı, tandır böreği, kayseri yağlaması, çemen ve nevzine ikramında bulunduk. Kayseri’nin diğer illerle göre marka bilinilirliği daha yüksek." 17 TESCİLLİ LEZZET, TEK BİR STANTTA BULUŞTU KTO standı, fuarın en çok ziyaret edilen noktası olurken; başta AB Tescilli Kayseri Pastırması olmak üzere; sucuk, mantı, yağlama, nevzine, tandır böreği, fırın ağzı kebabı, gül baklava, yağ mantısı ve purov mantısı gibi toplam 17 tescilli lezzet görücüye çıktı. Fuarın açılışının ardından TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TÜRKPATENT Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Antalya Valisi Hulusi Şahin ve beraberindeki heyet KTO standını ziyaret ederek Kayseri’nin eşsiz lezzetlerini deneyimledi. YEREL KALKINMANIN ANAHTARI: COĞRAFİ İŞARET Başkan Gülsoy, yerel değerlere sahip çıkmanın önemine değinerek, "Sağlıklı ve doğal ürünlere olan ilgi arttıkça, coğrafi işaretli ürünlerimizin katma değeri de artıyor. Bu tesciller sayesinde ürünlerimiz muadillerine göre daha yüksek değerle alıcı buluyor. Bu da yerel kalkınmaya, kadın istihdamına ve ülke ihracatına doğrudan katkı sağlıyor. Biz bu topraklardan çıkan zenginliğin farkındayız ve onu dünyaya pazarlamaya kararlıyız." dedi. BAŞKAN GÜLSOY’DAN TOBB BAŞKANI HİSARCIKLIOĞLU’NA TEŞEKKÜR Fuarın verimliliğine ve gördüğü ilgiye dikkat çeken Başkan Gülsoy, "Ürünlerimizin aldığı tam not, şehrimizin mutfağına olan güvenimizi bir kez daha perçinledi. Bu başarının mimarlarından olan, yerel değerlerin markalaşması yolunda her zaman önümüzü açan ve bizleri bu plaketle onurlandıran TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’na şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu organizasyona öncülük eden Antalya Ticaret Borsası Başkanı Sayın Ali Çandır’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. 22-26 Nisan tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayan fuarda, yerel üreticiler doğal gıdalar, el emeği ürünler ve yöresel lezzetlerle kültürel mirası tanıtma fırsatı buldu.

Gaziantep Mutfağına Yeni Tescil: Leblebili Kıtır Helva Coğrafi İşaret Aldı! Haber

Gaziantep Mutfağına Yeni Tescil: Leblebili Kıtır Helva Coğrafi İşaret Aldı!

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kentin gastronomi mirasına bir halka daha ekledi. "Gaziantep Leblebili Kıtır Helva", yaklaşık bir yıllık çalışmanın ardından resmen coğrafi işaret tescili alarak koruma altına alındı. ​Gaziantep mutfağının köklü lezzetlerinden biri olan Leblebili Kıtır Helva, Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı’nın titiz çalışmaları sonucunda tescillendi. Bu yeni tescille birlikte Gaziantep, Türkiye’nin en çok coğrafi işaretli ürüne sahip şehri olma unvanını pekiştirdi. ​Gaziantep’in 109. Tescilli Lezzeti: Leblebili Kıtır Helva ​Gaziantep, uluslararası gastronomi dünyasındaki yerini 109 tescilli ürünle sağlamlaştırmaya devam ediyor. Kent kültüründe uzun yıllardır misafir ağırlamalarının vazgeçilmezi olan, çay ve kahvenin yanında sunulan Gaziantep Leblebili Kıtır Helva, artık resmi bir marka değeri taşıyor. Festival, bayram ve özel günlerin aranılan hediyeliği olan bu helva, kıtır yapısı ve özgün aromasıyla dikkat çekiyor. ​Geleneksel Ustalık ve Sabırla Üretiliyor ​Gaziantep Leblebili Kıtır Helva’nın üretim süreci, büyük bir ustalık ve geleneksel yöntemlere sadakat gerektiriyor. Ürünün içeriğinde ve yapımında öne çıkan özellikler şunlar: ​İçerik: Susam, leblebi, beyaz şeker, su, çöven ekstraktı ve limon tuzu. ​Görünüm: Beyaz krem tonlarında, leblebi ve susam taneleriyle zenginleştirilmiş yapı. ​Doku: Kısmen sert ve ağızda dağılan kırılgan yapı. ​Ayırt Edici Özellik: Hiçbir yabancı tat ve koku içermeyen, tamamen doğal ve geleneksel tekniklerle elde edilen özgün lezzet. ​Gaziantep Coğrafi İşarette Türkiye Lideri ​Gaziantep, sadece yerel değil, uluslararası tescil süreçlerinde de öncü rol oynuyor. Şehirde halen Araban Sarımsağı, Antep Baklavası, Menengiç Kahvesi, Antep Fıstık Ezmesi ve Gaziantep Lahmacunu gibi ürünler Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili’ne sahip. ​Ayrıca; Oğuzeli Nar Ekşisi, Antep Muskası, Antep Bulguru, Nizip Nanesi ve Nizip Mızar Havucu için de AB tescil süreçleri devam ediyor. ​Kültürel Miras Gelecek Kuşaklara Aktarılıyor ​Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı, kentin yöresel değerlerini korumak ve ekonomik katma değer yaratmak adına markalaşma projelerini sürdürüyor. Coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımı için yurt içi ve yurt dışı fuarlarda aktif rol alınırken, diğer kamu kurumlarıyla koordineli bir çalışma yürütülüyor.

Osmanlı Saraylarının İhtişamı Gaziantep’te Yaşıyor Haber

Osmanlı Saraylarının İhtişamı Gaziantep’te Yaşıyor

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in girişimleriyle yeniden hayat bulan "Saray Kumaşı" Kutnu, asırlık dokuma geleneğini modern tasarımlarla buluşturuyor. Şehzadelerin kaftanlarını süsleyen bu özel miras, şimdi dünya vitrinine çıkmaya hazırlanıyor. ​Osmanlı döneminde padişah ve sultanların vazgeçilmezi olan, ancak zamanla unutulmaya yüz tutan Kutnu kumaşı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin 2015 yılında başlattığı seferberlikle küllerinden doğdu. Gaziantep Sanayi Odası’nın destekleriyle 2016 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenen Kutnu, bugün şehrin en prestijli kültürel markalarından biri haline geldi. ​Saraydan Günümüze: İpek ve Pamuğun Muazzam Uyumu ​Kutnu kumaşı, içeriğindeki ipek ve pamuk karışımıyla sadece bir tekstil ürünü değil, aynı zamanda bir zanaat harikası olarak kabul ediliyor. Kendine has parlaklığı ve dokusuyla tarih boyunca saray tekstilinin vazgeçilmezi olan bu kumaş, günümüzde ev tekstilinden modaya, aksesuardan dekorasyona kadar geniş bir yelpazede yeniden yorumlanıyor. ​Zahmetli Yolculuk: 9 Aşamada Gelen Bir Sanat ​Kutnu kumaşının üretimi, sabır ve ustalık gerektiren çok aşamalı bir süreçten oluşuyor. Gazikültür AŞ Atölye Sorumlusu Ayşegül Tanrıöver, kumaşın üretim zorluğunu şu sözlerle özetliyor: ​"Kutnu, üretimi ve dokunması oldukça zahmetli bir kumaş. Tam 8-9 farklı aşamadan geçtikten sonra o muazzam doku ortaya çıkıyor. Günümüzde hâlâ geleneksel el tezgâhlarında dokunmaya devam ederek ruhunu koruyor." ​Tanrıöver, el emeği olması nedeniyle maliyeti yüksek olsa da özellikle turistlerin ve koleksiyonerlerin bu özel dokumaya yoğun ilgi gösterdiğini vurguluyor. ​Yeni Ustalar GASMEK ve TAGEM ile Yetişiyor ​Gaziantep’in bu kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılması için akademik ve kurumsal iş birlikleri de hız kesmiyor. ​Gaziantep Üniversitesi Naci Topçuoğlu MYO bünyesinde akademik çalışmalar yürütülüyor. ​Olgunlaşma Enstitüsü ve Büyükşehir Belediyesi’nin eğitim merkezi GASMEK’te düzenlenen kurslarla yeni Kutnu ustaları yetiştiriliyor. ​Kültürel Miras ve Modern Tasarım Bir Arada ​Gaziantep Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen projeler, Kutnu’yu sadece müzelik bir değer olmaktan çıkarıp günlük yaşamın bir parçası haline getirdi. Modern tasarımcıların dokunuşlarıyla canlanan Kutnu kumaşı, geleneksel el tezgâhlarındaki yerini korurken küresel moda dünyasında da yerini sağlamlaştırıyor.

Şifa, Gelenek ve Coşku: Mesir Festivali Başladı Haber

Şifa, Gelenek ve Coşku: Mesir Festivali Başladı

Bu yıl 486’ncısı düzenlenecek olan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, Nevruz Bayramı ve Mesir Macunu Karma Töreni ile başladı. Baharın müjdecisi Nevruz’un simgelerinin canlandırıldığı programda, geleneksel kortej yürüyüşü gerçekleştirildi, 41 çeşit baharatın karılmasıyla mesir macunu hazırlandı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan festival kapsamında tonlarca mesir macunu 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii’nin minare ve kubbelerinden halka saçılacak. Manisa’nın asırlardır süregelen köklü geleneği Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, 486’ncı kez başladı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan festival öncesinde Nevruz Bayramı kutlama programı, kortej yürüyüşü ve Mesir Macunu Karma Töreni gerçekleştirildi. Programa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, CHP Manisa Milletvekilleri Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ve Bekir Başevirgen, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral İlhan Şen, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi partilerin ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Tören, Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali çelenginin Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtına sunulmasıyla başladı. “Güzel Başlangıçlara Vesile Olsun” Programda konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, “Yüzyıllardır kutlanan Nevruz, Manisa’mızda Mesir Festivali ile birleşen bir şifa geleneğidir. Bu özel günün herkes için güzel başlangıçlara vesile olmasını diliyorum” dedi. “Kardeşlik Simgesidir” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise Nevruz’un sadece bir mevsim değişimi değil, kardeşlik simgesi olduğunu belirterek; “Şehrimizi tarihine yakışır şekilde huzur ve bereket içerisinde yarınlara taşımak önceliğimizdir. Bayramların hatırlattığı dayanışma ruhu, bu yoldaki en büyük rehberimizdir” ifadelerini kullandı. Nevruz’un Gelenekleri Yaşatıldı Şiirlerin okunduğu, halk oyunları gösterilerinin yapıldığı programda protokol üyeleri Nevruz’un simgesi olan renkli yumurtaları tokuşturarak geleneksel ritüeli yaşattı. Ardından örste demir dövülüp Nevruz ateşi üzerinden atlanırken, etkinlik sonunda vatandaşlara fidan dağıtımı gerçekleştirildi. Şifahaneye Uzanan Geleneksel Yürüyüş Festivalin en önemli ritüellerinden biri olan Geleneksel Mesir Karma Töreni öncesinde görkemli bir kortej yürüyüşü düzenlendi. Mesir macunuyla şifa bulan Hafsa Sultan ve macunu hazırlayan Merkez Efendi’yi temsil eden oyuncular eşliğinde, protokol üyeleri ve vatandaşlar Sultan Camii Külliyesi içindeki Şifahane’ye kadar yürüdü. Mesir ilahisinin okunmasıyla başlayan karma töreninde konuşan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, “21-26 Nisan tarihleri arasında dolu dolu bir festival haftası yaşayacağız. Biz sadece macun değil; şifa, sevgi ve kardeşlik saçıyoruz” dedi. “Dolu Dolu Etkinliklerle Yaşamayı Hedefliyoruz” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise, “486 yıl önce Merkez Efendi’nin, Hafsa Sultan’ın şifa bulması için hazırladığı bu şifalı macun, bugün sadece bir geleneği değil; hoşgörüyü, dayanışmayı ve bir arada yaşama kültürünü temsil ediyor. Bizler, bu kadim mirası sadece korumakla kalmıyor, aynı zamanda daha ileriye, dünya sahnesine taşımak için çalışıyoruz. Bu vizyonla 21-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ni, tıpkı geçmişin izinde olduğu gibi, büyük bir coşkuyla ve dolu dolu etkinliklerle yaşamayı hedefliyoruz. Ben bu şehre, bu şehrin insanına, bu şehrin tarihine ve potansiyeline inanan bir kardeşiniz olarak karşınızdayım. Görevi devraldığımız ilk andan itibaren hedefimiz çok net: Manisa’mızı sadece geçmişiyle anılan bir şehir değil; yaşayan, üreten ve kültürünü dünyaya daha gür bir sesle duyuran bir merkez haline getirmek” dedi. “Kadim Şifa Geleneğimizi Bilimsel Bir Temelle Taçlandırıyoruz” Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ni ‘yenilikçi ve kapsayıcı’ bir anlayışla geleceğe taşıyacaklarını aktaran Başkan Dutlulu, “Bu yıl bir ilki gerçekleştirmenin de haklı gururunu yaşıyoruz. Kadim şifa geleneğimizi bilimsel bir temelle taçlandırıyor; Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle festivalimiz kapsamında ‘Ulusal Fitoterapi Kongresi’ni düzenliyoruz. 41 çeşit baharatın gizemini, modern tıbbın imkanları ve değerli bilim insanlarımızın katkılarıyla yeniden ele alacağız. Böylelikle Mesir’in şifasını sadece meydanlarda saçmakla kalmayacak, akademik dünyada da hak ettiği noktaya hep birlikte taşıyacağız. Nisan ayının sonuna doğru başlayacak festival haftası boyunca; konserlerden gastronomi etkinliklerine, halk oyunlarından sergilere kadar şehrimizin dört bir yanını bayram yerine çevireceğiz. Manisa’mızın kültürel zenginliğini yerli ve yabancı tüm misafirlerimize en güzel şekilde göstereceğiz” dedi. Manisa Valisi Vahdettin Özkan da Mesir’in dünyanın en kadim festivallerinden biri olduğunu belirterek, bu mirası sürdürülebilir kılan belediyelere ve derneğe teşekkür etti. Mesir Macunu 486’ncı Kez Karıldı Konuşmaların ardından temsili mesir macunu karımı gerçekleştirildi. Mesir macunu içerisinde yer alan 41 çeşit baharat dualar eşliğinde kazana döküldü. 486’ncı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında, hazırlanacak olan tonlarca mesir macunu, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii’nin minare ve kubbelerinden halka saçılacak. Ülkemizin kültürel mirasını yaşatmaya devam eden festival, bu yıl da on binlerce kişiyi bir araya getirecek.

KUDAKA'dan Kültürel Mirasa Değer Katan Proje Haber

KUDAKA'dan Kültürel Mirasa Değer Katan Proje

Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında Atatürk Üniversitesi tarafından hayata geçirilecek olan “Yeteneğini Keşfet, Düşlediğin Renk ve Motifleri Halıya Yansıt” projesinin destek sözleşmesi imzalandı. Atatürk Üniversitesi Rektörlüğü’nde düzenlenen imza törenine; Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ve Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) Genel Sekreteri Oktay Güven katıldı. Kadın İstihdamına Odaklı Sürdürülebilir Proje Proje ile halı dokuma sektöründe kadın istihdamının artırılması, mesleki becerilerin geliştirilmesi ve geleneksel el sanatlarının korunarak gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Çalışmalar, 1963 yılından bu yana faaliyet gösteren Atatürk Üniversitesi Halı Kilim ve El Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde yürütülecek. Merkezde, Hereke yün halıları ve Bardız kilimleri gibi geleneksel ürünlerin üretimi sürdürülürken, proje kapsamında bu birikimin yenilikçi tasarımlarla desteklenmesi amaçlanıyor. 40 Kadına Uygulamalı Eğitim ve Sertifikasyon 18 ay sürecek proje kapsamında 40 kadına uygulamalı halı dokuma eğitimleri verilecek. Eğitimlerin ardından katılımcıların istihdam edilmesi ve üretim süreçlerine aktif olarak katılımlarının sağlanması planlanıyor. Bu kapsamda; ● Doğal boyama laboratuvarı kurulacak, ● Tasarım ofisi oluşturulacak, ● Geleneksel motifler çağdaş yaklaşımlarla yeniden yorumlanacak, ● Ürün çeşitliliği artırılarak yeni pazarlara erişim sağlanacak. Toplam bütçesi 24 milyon 500 bin TL olan projeye, KUDAKA tarafından 12 milyon 250 bin TL hibe desteği sağlanacaktır. Mesleki Yeterlilik ve Ekonomik Katılım Güçleniyor Proje sonunda kadınların; ● Sertifikalı mesleki yeterlilik ve beceri kazanımları elde etmeleri, ● Profesyonel eğitim ve üretim atölyelerinde aktif rol almaları, ● İlgi ve yeteneklerine göre uzmanlaşmaları, ● Niteliklerinin artırılması hedefleniyor. “Yeteneğini Keşfet, Düşlediğin Renk ve Motifleri Halıya Yansıt” projesi, kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendirirken, aynı zamanda kültürel mirasın sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlamayı amaçlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.