Hava Durumu

#Kültürel Miras

Kırsal Haber - Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

COP31 Antalya’da Sanatla Buluşacak: 1,000’in Üzerinde Eser Sergilenecek Haber

COP31 Antalya’da Sanatla Buluşacak: 1,000’in Üzerinde Eser Sergilenecek

Antalya’da 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek COP31 kapsamında, 1 milyon 100 bin metrekarelik alan sanat sahnesine dönüşecek. COPArt: Hâlâ Mümkün temasıyla gerçekleştirilecek etkinliklerde 1.000’in üzerinde eser, 50’den fazla açık hava enstalasyonu, sergiler ve söyleşiler aracılığıyla iklim değişikliğine karşı farkındalık oluşturulacak. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlıklarını sürdürüyor. Konferans alanı, iklim diplomasisinin yanı sıra sanatın gücüyle çevre bilincinin artırılacağı kapsamlı bir kültür ve sanat platformuna dönüştürülecek. COPArt: Hâlâ Mümkün / Still Possible teması altında düzenlenecek etkinlikler, resimden sergilere, panellerden açık hava enstalasyonlarına kadar farklı sanat dallarını bir araya getirecek. Sanat aracılığıyla doğanın korunması, iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir bir gelecek için harekete geçme çağrısı yapılacak. Direktörlüğünü ve küratörlüğünü Nagihan Özel’in üstleneceği COPArt etkinlikleri, 9-20 Kasım tarihleri arasında COP31 ile eş zamanlı gerçekleştirilecek. Yeşil Bölge’deki etkinlikler vatandaşların ücretsiz katılımına açık olacak. Mavi Bölge’deki etkinliklere ise Birleşmiş Milletler tarafından akredite edilen ülke ve devlet temsilcileri katılabilecek. COP31 Alanında 50’den Fazla Açık Hava Enstalasyonu COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COPArt etkinliklerine ilişkin yaptığı paylaşımda sanatın iklim mücadelesindeki rolüne dikkat çekti. Kurum, “Doğanın hikayesini, sanatın gücüyle dünyaya anlatacağız. Türkiye’nin en büyük açık hava sanat sahnesine ev sahipliği yapacak COP31’de; 1 milyon 100 bin metrekarelik sergi alanı, 1.000’in üzerinde eser, 50’den fazla açık hava enstalasyonu, sergiler ve söyleşilerle dünyaya sesleneceğiz. Dünyamız için Hâlâ Mümkün” ifadelerini kullandı. COPArt kapsamında 1 milyon 100 bin metrekarelik alanda sanat eserleri ziyaretçilerle buluşurken, 6 bin 600 metrekarelik kapalı sergi alanında 48 panel ve söyleşi düzenlenecek. Fahrelnissa Zeid’den Devrim Erbil’e “Altı Usta Altı İz” COPArt’ın yerli sanatçıları bir araya getiren seçkisinde Türk sanatının önemli isimlerinin eserleri yer alacak. “Altı Usta Altı İz” başlıklı sergide Fahrelnissa Zeid, Burhan Doğançay, Ömer Uluç, Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz ve Haluk Akakçe’nin eserleri sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi Bey, Hoca Ali Rıza, Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı gibi sanatçıların mirasından modern ve çağdaş sanata uzanan seçkide, ilk kez kamuoyuyla buluşacak eserler de bulunacak. Mukavva Ormanları ve Eriyen Buzullar Sanatla Anlatılacak COPArt’ın uluslararası seçkisinde, insan ile doğa arasındaki ilişkiyi farklı yönleriyle ele alan sanatçıların çalışmaları da yer alacak. Anselm Kiefer, Heinz Mack, Cecilia Vicuña, Koen Vanmechelen, Joël Andrianomearisoa, Luke Jerram ve Pneuhaus, Alejandro Durán, Pascale Marthine Tayou, Gabriel Rico Jiménez, Anthony James ve Clarissa Tossin’in eserleri iklim ve çevre temalarını sanat üzerinden gündeme taşıyacak. Eva Jospin’in mukavvadan oluşturduğu ormanlar, Todd Gray’in çevresel adalet temalı anlatıları ve Erica Daborn’un ekolojik kırılmalara odaklanan çalışmaları doğanın karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekecek. Xavier Cortada’nın iklim farkındalığına yönelik eserleri ile Zaria Forman’ın eriyen buzulları konu alan çalışmaları da ziyaretçilere iklim krizinin etkilerini görsel bir anlatımla aktaracak. NILS-UDO’nun doğada oluşturduğu geçici çalışmaların fotoğrafları ise doğanın kendi döngüsüne, zamanın akışına ve yaşamın devamlılığına vurgu yapacak. Bakanlık, COPArt aracılığıyla yalnızca COP31 süresince ziyaretçilere ulaşmayı değil, gelecek iklim konferanslarına da ilham verecek kalıcı bir kültürel miras oluşturmayı hedefliyor. Nagihan Özel: “Sanat, Uzakta Sandığımız Bir Kaybı Yakınımıza Getirebiliyor” COPArt Direktörü ve Küratörü Nagihan Özel, etkinliklerin temelinde geleceğe karşı ortak sorumluluk bilincinin bulunduğunu belirtti. “Hâlâ Mümkün” temasının bugünün kararlarının geleceği şekillendirdiğini hatırlatan bir çağrı olduğunu ifade eden Özel, bir ormanın korunmasının, bir türün yaşamını sürdürmesinin ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının bugünkü tercihlerle bağlantılı olduğunu söyledi. Özel, Türkiye’den ve dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıları ortak yaşam sorumluluğu etrafında buluşturduklarını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Sanat, uzakta sandığımız bir kaybı yakınımıza getirebiliyor, uzun zamandır görmediğimiz bir bağı fark ettirebiliyor. Ziyaretçinin bu karşılaşmadan kendi hayatında neyi koruyabileceğini, neyi değiştirebileceğini düşünerek ayrılmasını istiyorum. Gelecek, bugün mümkün kıldıklarımızla şekilleniyor.” COP31 kapsamında Antalya’da düzenlenecek COPArt etkinlikleri, sanatın evrensel diliyle iklim değişikliği konusunda farkındalık oluşturmayı ve doğanın korunması için toplumsal harekete katkı sunmayı amaçlıyor.

Gastroantep, Renkli Kortej İle Başladı Haber

Gastroantep, Renkli Kortej İle Başladı

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen Kültür Yolu Festivali Uluslararası Gaziantep Gastronomi Festivali (GastroAntep) kapsamında yapılan kortej yürüyüşü festival coşkusunu sokaklara taşıdı. Asırlara dayanan Gaziantep Mutfağı ve gastronomisinin izlerini taşıyan kortej, bereketli hilalin ürünlerine bürünmüş çocuklar, renkli gösteriler ve şarkılarla şehrin tarihi sokaklarında gezdi. Gaziantep Kale Altı Açık Otoparkı’nda başlayan kortej, Bakırcılar Çarşısı’nda çekiç sesleri eşliğinde devam ederken baharat kokularının yayıldığı Almacı Pazarında devam etti. Gaziler Caddesi’ne ilerleyen kortej Balıklı Meydanı’nda son buldu. Ziyafetin ve kültürün sanata dönüştüğü GastroAntep Festivali’nin başlangıcı olan korteje Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, gastronomi alanında uzman isimler ve vatandaşlar katıldı. ŞAHİN: GASTROANTEP MARKALAŞTI, DÜNYA MARKASI OLDU Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kortej sonunda Balıklı Meydanı’nda yaptığı konuşmada GastoAntep için gelenleri selamlayarak şunları söyledi: “GastroAntep markalaştı, dünya markası oldu. Bunun nedeni bir belediye başkanının çıkıp Gastroantep’le ilgili yaptığı çalışma değil. Burada çiftçilerimiz var. Bir şehrin toprakla olan bağını gösteriyor. Bizim için toprak yardır, anadır, vatandır. Bir şehir toprağıyla böyle güzel yürekten bağlanabilir. Gastroantep’te yetişen şeflerimiz var. Bu bir nenenin toruna, bir annenin çocuğuna verdiği tariftir. Torunlarımıza bu kültürü emanet ediyoruz. Bizim soframız Halil İbrahim'in sofrası.” GASTROANTEP DEMEK ŞİFA, LEZZET DEMEK Başkan Şahin konuşmasının devamında yemeğin şifa olduğunu belirterek sözlerini şu ifadelerle sürdürdü: “GastroAntep’in bu yılki başlığı da ‘deneyimleme’. GastroAntep demek şifa, lezzet demek. Daha da önemlisi ailenin sofra başında oturması demek. Muhabbet demek. Etrafında paylaşmak demek. Sevgi demek. Saygı demek. Sorumluluk demek. Gaziantep'in sofrası insanlık sofrasıdır. Geldiğiniz için arkamızda sapa sağlam durduğunuz için bu meydanları coşkuya çevirdiğiniz için bizimle olduğunuz için insanlık yolculuğunda hep birlikte bu emanete sahip çıktığınız için her birinize ‘Sefalar verdiniz’ diyorum.” GASTRONOMİNİN KALBİ GAZİ ŞEHİRDE ATACAK Gazi şehrin uluslararası yüzü olan GastroAntep, Kültür Yolu Festivali ile birlikte bu yıl da zengin programı ile “Deneyim Çağı: Gastronomi, Tarım, Turizm ve Misafirperverlik” teması üzerinden düzenlenecek. Gaziantep Festival Parkı’nda gastronominin yalnızca mutfak kültürü değil, aynı zamanda turizm, tarım, yatırım, konaklama, yerellik, kültürel miras ve yeni nesil deneyimler açısından geleceği ele alınacak. DÜNYACA ÜNLÜ ŞEFLER YETENEKLERİNİ SERGİLEYECEK İtalya, Mısır, Malta, Birleşik Krallık, Fransa, Lübnan, Ürdün ve Hollanda’dan gastronomi dünyasının önemli isimleri Gaziantep’te özel workshoplar gerçekleştirecek. Luigi Taglienti, Mostafa Seif, Davide Guidara, Jonathan Brincat, Miller Prada, Arthur Dubois, Joe Barza, Ali Ghizawi ve Michael van der Kroft gibi uluslararası şeflerin katılacağı workshoplarda farklı ülkelerin mutfak kültürleri ve çağdaş gastronomi yaklaşımları Gaziantep’in gastronomi atmosferiyle buluşacak. Workshop programında İtalyan mutfağından Orta Doğu mutfağına, Akdeniz lezzetlerinden çağdaş Avrupa mutfağına uzanan farklı teknik ve yorumlar katılımcılarla paylaşılacak. TÜRKİYE’NİN SEVİLEN ŞEFLERİ GAZİ ŞEHİRLİLERLE BULUŞACAK Festivalde ayrıca Türkiye’nin tanınmış şefleri ve gastronomi dünyasının sevilen isimleri de özel workshop ve söyleşilerle Gaziantep’te olacak. İdil Yazar, Türev Uludağ, Memet Özer, Uğur Koyuncu, Rafet İnce, Maria Ekmekçioğlu, Hazer Amani, Yağız İzgül, Semen Onur Öner, Eyüp Kemal Sevinç ve Dilek Yetkiner gibi isimlerin yer alacağı workshop programında Antep ürünleri ve yerel malzemeler farklı mutfak teknikleriyle yeniden yorumlanacak. Programda ayrıca Somer Sivrioğlu, Mehmet Yalçınkaya, Arda Türkmen, Refika Birgül, Dilara Koçak ve Oğuz Yenihayat ile gastronominin medya, sağlık, popüler kültür, girişimcilik ve dijital içeriklerle ilişkisini ele alan özel söyleşiler gerçekleştirilecek.

Gaziantep’in Lezzet Mirası Omaç İle Tanıtıldı Haber

Gaziantep’in Lezzet Mirası Omaç İle Tanıtıldı

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen Kültür Yolu Festivali GastroAntep, kentin dört bir yanında kültür, sanat, gastronomi ve eğlenceyi buluşturmaya devam ediyor. Festivalin beşinci gününde Festival Park’ta sahne alan Simge, sevilen şarkılarıyla Gaziantepli müzikseverlere unutulmaz bir akşam yaşatırken, Zeugma Mozaik Müzesi’nde düzenlenen etkinliklerle Gaziantep’in yaşayan kültürel mirası ziyaretçilerle buluştu. Gazi şehrin uluslararası yüzü GastroAntep, Kültür Yolu Festivali ile birlikte 3-11 Ekim tarihleri arasında kentin farklı noktalarında düzenlenen etkinliklerle şehrin kültür ve sanat hayatına hareketlilik kazandırıyor. Festival kapsamında konserlerden sergilere, geleneksel sanat atölyelerinden çocuk etkinliklerine ve gastronomi programlarına kadar geniş bir içerik ziyaretçilerle buluşuyor. SİMGE, GAZİANTEP’TE FESTİVAL COŞKUSUNU ARTIRDI Festivalin beşinci gününde Festival Park’ta sahne alan Simge, sevilen şarkıları ve enerjik sahne performansıyla Gaziantepli müzikseverlerle buluştu. Konser alanını dolduran vatandaşlar, sanatçıyı alkışlarla karşılarken Simge’nin seslendirdiği sevilen eserlere hep birlikte eşlik etti. Sahne performansı boyunca dinleyicilerle sık sık iletişim kuran sanatçı, hareketli repertuvarı ve sahne enerjisiyle festival coşkusunu artırdı. Gaziantepli müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konser, GastroAntep’in beşinci gününün öne çıkan etkinliklerinden biri oldu. ZEUGMA’DA GAZİANTEP’İN YAŞAYAN MİRASI ÖNE ÇIKTI Festivalin kültür ve sanat ayağında ise Zeugma Mozaik Müzesi, sergilerden geleneksel sanat atölyelerine, çocuk programlarından kültürel miras etkinliklerine kadar farklı organizasyonlara ev sahipliği yaptı. Müzede ziyarete açık olan “Yaşayan Miras: Gaziantep” sergisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların eserlerini bir araya getirdi. Sergide yemenicilik, bakırcılık, kutnu kumaşı, mozaik, Antep işi ve tespih yapımının yanı sıra hüsn-i hat, tezhip, minyatür, ebru, katı’ ve cilt sanatından örnekler yer aldı. Eserler, Gaziantep’in geleneksel üretim kültürünü ve el sanatlarındaki birikimini ziyaretçilere yakından tanıttı. GELENEKSEL SANATLAR USTALARIN ELİNDEN GELECEĞE TAŞINDI Zeugma Mozaik Müzesi’nde gerçekleştirilen geleneksel sanat atölyelerinde ise Gaziantep’in kültürel mirası uygulamalı çalışmalarla yaşatıldı. Feray Terlemez tarafından gerçekleştirilen Kutnu Dokuma Atölyesinde, Gaziantep’in geleneksel dokumacılık kültürünün önemli örneklerinden kutnu kumaşının üretim süreci katılımcılara aktarıldı. Ülkü Akın tarafından düzenlenen Antep İşi Atölyesinde ise geleneksel nakış sanatının incelikleri uygulamalı olarak anlatıldı. Katılımcılar, kumaş ipliklerinin sayılarak çekilmesi ve farklı iğne teknikleriyle işlenmesiyle ortaya çıkan Antep işinin yapım aşamalarını deneyimledi. ÇOCUKLAR KÜLTÜREL MİRASIN KORUYUCULARI OLDU Zeugma Mozaik Müzesi’nin festival programındaki bir diğer etkinliği “Kültür Koruyucuları” oldu. Çocuklara yönelik programla, kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda farkındalık oluşturulması hedeflendi. Çocuklar, yaşadıkları coğrafyanın tarihi ve kültürel zenginliğini tanıma fırsatı bulurken kültürel değerlerin geleceğe taşınmasında üstlenecekleri role ilişkin bilgi edindi. GAZİANTEP’İN LEZZET MİRASI OMAÇ İLE TANITILDI Festivalin gastronomi programı kapsamında ise Münif Paşa 100. Yıl İl Halk Kütüphanesi’nde, Olgunlaşma Enstitüsü iş birliğiyle “Gaziantep’in Yöresel Lezzeti Omaç” atölyesi gerçekleştirildi. Gaziantep mutfağının geleneksel lezzetlerinden omaçın uygulamalı olarak hazırlandığı etkinlikte katılımcılar, yemeğin hazırlanışını deneyimlerken kentin mutfak kültürüne ilişkin bilgiler edindi. GastroAntep Kültür Yolu Festivali, Festival Park’tan Zeugma Mozaik Müzesi’ne, kütüphanelerden farklı kültür ve sanat noktalarına uzanan programıyla Gaziantep’in gastronomi, tarih, sanat ve kültürel mirasını aynı festival çatısı altında buluşturmayı sürdürüyor.

Kültür Yolu Festivali GastroAntep Törenle Başladı Haber

Kültür Yolu Festivali GastroAntep Törenle Başladı

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen, sanat, kültür, gastronomi ve eğlencenin bir arada yaşandığı Kültür Yolu Festivali GastroAntep, düzenlenen açılış töreniyle başladı. Gazi şehrin uluslararası yüzü olan GastroAntep, Kültür Yolu Festivali ile birlikte 9 gün boyunca 7’den 70’e tüm ziyaretçilerine unutulmaz deneyimler yaşatacak. Zeugma Mozaik Müzesi’nde düzenlenen açılış programıyla başlayan festival, “Deneyim Çağı: Gastronomi, Tarım, Turizm ve Misafirperverlik” temasıyla gerçekleştirilecek. Etkinliklerin merkezi Gaziantep Festival Parkı olurken, festival boyunca şehrin 14 farklı mekanında 246 etkinlik, 7 dev sergi, tiyatro gösterileri, çocuk oyunları, söyleşiler ve atölyeler vatandaşlarla buluşacak. Açılış programına Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Gaziantep Valisi Kemal Çeber, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İdare Amiri ve MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay Türkiye Kültür Yolu Festivali Genel Direktörü Selim Terzi, il protokolü ve çok sayıda sanatsever katıldı. ALPASLAN: GAZİANTEP, KÜLTÜR YOLU ROTASININ EN GÜÇLÜ DURAKLARINDAN BİRİ Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, tarihi İpek Yolu üzerinde yükselen Gaziantep’in binlerce yıllık geçmişini canlı şehir kültürüyle harmanlayan önemli bir merkez olduğunu belirterek, “Gaziantep bugün dördüncü kez Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin coşkusuna ev sahipliği yapıyor. Kültürün, sanatın ve eşsiz gastronomi mirasımızın kalbi önümüzdeki 9 gün boyunca burada, Gaziantep’te atacak. Festivalimizin 2026 yılındaki 21’inci durağı olan Gaziantep; sahip olduğu tarihsel derinlik ve kültürel birikimle bu rotanın en güçlü taşıyıcı sütunlarından biridir” dedi. Gaziantep’in yaşayan kültürel mirasına dikkat çeken Alpaslan, Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanteri’ne kayıtlı 25 farklı unsurun ve 126 tescilli miras taşıyıcısı ustanın kentte kültürel mirası yaşatmaya devam ettiğini ifade etti. Sedef kakmacılığından bakırcılığa, kutnu kumaşından Antep işine, yemenicilikten geleneksel sohbet toplantılarına uzanan zenginliğin Gaziantep’in kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Alpaslan, festival kapsamında dokuz gün boyunca 14 farklı mekanda 246 etkinlik ve 7 serginin ziyaretçilerle buluşacağını; tiyatrolar, çocuk oyunları, söyleşiler, workshoplar ve konserlerle şehrin farklı noktalarında geniş kapsamlı bir program gerçekleştirileceğini söyledi. 70’TEN FAZLA LEZZET NOKTASIYLA GAZİANTEP MUTFAĞINI MİSAFİRLERİMİZLE BULUŞTURACAĞIZ Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Gaziantep mutfağının yalnızca bir yemek kültürü değil, kentin kimliğinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, “Gaziantep mutfağı sadece bir yemek kültürü veya lezzet durağı değildir. Üretim gelenekleriyle, tarladan sofraya uzanan emeğiyle, mevsimlik ürünleriyle ve kuşaktan kuşağa aktarılan tarifleriyle bu kentin ruhudur, kimliğidir. Beyranından yuvalamasına, şiveydizinden küşlemesine ve dünyaca ünlü Antep baklavasına kadar bu mutfak, 2015 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na girerek rüştünü dünyaya ispat etmiştir” dedi. Festival kapsamında gastronominin daha sistematik ve sürdürülebilir bir yapıyla ele alındığını ifade eden Alpaslan, “Şehrin köklü mutfak mirasını doğru yansıtan geleneksel esnaf lokantalarından fırınlara, tarihi kahvelerden baklavacılara kadar 70’ten fazla mekanı Türkiye Kültür Yolu Festivali Lezzet Noktası olarak belirledik. Gaziantep’in özgün gastronomi kültürünü bu noktalar aracılığıyla ziyaretçilerimizle buluşturacağız” ifadelerini kullandı. ŞAHİN: BİZİM MEDENİYETİMİZ BİR KÜLTÜRDÜR, BİR BİLİMDİR, BİR IŞIKTIR, BİR UFUKTUR Açılış programında konuşan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, geçmişten alınan ilhamla bugünün, kültürün ve medeniyetin emanetçileri olduklarını aktararak şunları söyledi: “Bizim medeniyetimiz bir kültürdür, bir bilimdir, bir ışıktır, bir ufuktur. İşte ‘Kültür Yolu’. İpek yolundayız. Ecdat, develerle bu yolu kalkınma yoluna dönüştürmüş. Kültür ne? Kültür, Bakırcılar Çarşısı’nda duyduğunuz çekiç sesi. Almacı Pazarı’ndaki baharatın, domatesin, biberin, salçanın kokusu, zencefinin kokusu, menengicin tadı, aroması var. Bizi bir araya getiren estetik sanat. Festivalle bunu güzelleştirmek. Kültür Yolu’nda biz bunların hepsini bir resme, bir tabloya, bu güzellikleri kültüre ve sanata dönüştürüyoruz. İşte bu güzel çalışmalarda bir olduğumuz için beraber olduğumuz için, bu şehri kültür şehri, bu şehri medeniyet şehri yapacağız.” SOFRA BİZİ BİRLEŞTİRİR Konuşmasının devamında festival süreci ve hazırlıklardan bahseden Başkan Fatma Şahin, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Mezopotamya benim. Doğu Akdeniz'e geçen hat benim. O yüzden toprağın en güzeli benim. Hava zaten muhteşem. Su zaten muhteşem. Oğuzeli’nin o nar suyunu başka yerde içemezsin. Araban’ın sarımsağının tadını başka yerde alamazsın. Bizim üzümümüz başka bir güzel, altın üzüm. Bizim biberimiz ağzımızı yakar. Hepsini bilen bir kültürden geliyoruz. Sofra bizi birleştirir. Savaşların bittiği, huzurun geldiği, kültürün yükseldiği, medeniyet kodlarımızın birbirini kucakladığı, birbirimizi Allah için sevdiğimiz yeni bir dünyayı hep birlikte inşa edeceğiz.” ÇEBER: “KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ GAZİANTEP’E ÇOK YAKIŞTI” Gaziantep Valisi Kemal Çeber, bir Kültür Yolu Festivali’nin daha eşiğinde olduklarını dile getirerek, “Bugün başlıyoruz. Dolu dolu bir dokuz gün bizleri bekliyor. Artık, Kültür Yolu Festivali, Gaziantep’e, Gaziantep de Kültür Yolu Festivali’ne çok yakıştı. Festivalden en çok memnuniyet alınan, en dolu geçen festivallerden birisi olarak Gaziantep gösteriliyor. Bu da bizler çok mutlu ediyor. Hali hazırda bir kültür şehri, bir sanat şehriyiz. Bu dokuz günde sizlerin keyifli zaman geçirmesi için çok iyi hazırlandık” dedi. ATAY: GAZİANTEP SADECE KÜLTÜR VE GASTRONOMİ DE DEĞİL, SANAYİSİYLE DE TÜRKİYE'NİN LOKOMOTİFİ, BÖLGENİN LOKOMOTİFİ Türkiye Büyük Millet Meclisi İdare Amiri ve MHP Gaziantep Milletvekili Sermet Atay da konuşmasında, Başkan Fatma Şahin ile birlikte Gaziantep denilince yalnızca gastronominin değil, kültürün de konuşulduğunu belirterek, “Bedestenimizde, Almacı Çarşımız da, Tahmis Kahvemiz de, gelen yerli turistlerimiz bir günde, iki günde Gaziantep'i bitiremiyor. Gezilecek ve görülecek yerlere bir emek sarf etmek lazım. Gaziantep sadece kültür ve gastronomi de değil, sanayisiyle de Türkiye'nin lokomotifi, bölgenin lokomotifi. 250-300 bin kişiye ekmek veren bir sanayiye sahibiz. Ve biz barış şehriyiz. Halep'te bir kan aktığında, Suriye'de kan aktığında 450-500 bin insana gönlümüzü ve bağrımızı açarak ekmek vererek, barınacak yer vererek insanlığımızı da gösterdik” ifadelerini kullandı. GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Şef Doğa Çitçi ile MasterChef jüri üyesi Şef Mehmet Yalçınkaya ev sahipliği yapacak. Ömür Akkor, Ahmet Güzelyağdöken ve Umut Karakuş’un katılımıyla atölyeler, tadım etkinlikleri ve söyleşiler gerçekleştirilecek. Gastronomi, yalnızca bir tat deneyimi değil, yaşayan bir kültür mirası olarak anlatılacak. GAZİANTEP’TE KONSERLER DOKUZ GÜN BOYUNCA DEVAM EDECEK GastroAntep Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenecek ücretsiz konserlerde Türkiye’nin sevilen sanatçıları dokuz gün boyunca müzikseverlerle buluşacak. Festivalin konser programında Bengü, Murat Boz, Kıraç, Buray, Simge, Özcan Deniz, Hakan Altun, Mert Demir ve Sefo sahne alacak. Festival süresince sergiler, tiyatro ve sahne gösterileri, geleneksel sanat atölyeleri, söyleşiler, çocuk oyunları ve etkinlikleri ile gastronomi programları da kentin farklı noktalarında ziyaretçilerle buluşacak. Gaziantep Festival Park’ta kurulacak Çocuk Köyü ise festival boyunca çocuklara yönelik oyun, atölye ve etkinliklere ev sahipliği yapacak. GastroAntep Kültür Yolu Festivali, 11 Ekim’e kadar kentin tarihi mekanlarından kültür ve sanat alanlarına, konserlerden sergilere, çocuk etkinliklerinden 70’ten fazla Lezzet Noktası’na uzanan programıyla Gazianteplileri ve kenti ziyaret eden misafirleri ağırlamaya devam edecek.

10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi Başladı Haber

10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi Başladı

Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen 10. Uluslararası Gastronomi Turizmi Araştırmaları Kongresi (UGTAK26), Ramada Plaza by Wyndham Eskişehir’de başladı. Kongre başkanlığını Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz, kongre dönem başkanlığını ise Prof. Dr. Emrah Özkul yürüttüğü kongrenin açılışına Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eskişehir Vali Yardımcıları Akın Ağca ve Oğuz Şenlik, Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erkan Erdemir, Genel Sekreter Ecevit Öksüz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Bülent Avnamak ile Eskişehir’in önde gelen firmalarının temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Rektör Adıgüzel: “İyi bir mutfağa sahip olabilirsiniz ancak onu iyi tanıtmak ve iyi anlatmak gerekir” Açılış konuşmasında mutfak kültürünün bir toplumu anlamadaki kilit rolüne değinen Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tanıtım ve hikâyeleştirmenin önemini vurguladı. Rektör Adıgüzel konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Çok iyi bir mutfağa sahip olabilirsiniz ancak bunu çok iyi tanıtmazsanız, çok iyi anlatmazsanız ve hikâyeleştirmezseniz sahip olduğunuz değerler yerel sınırlar içinde kalır. Eskişehir, çibörek ve balaban köftenin çok ötesinde zengin bir göçmen mutfağı birikimine sahip. Bu gastronomik değerlerin görünür kılınması ve yerel lezzetlerin bir arada sunulabileceği alanların oluşturulması turizm açısından büyük önem taşıyor.” Rektör Adıgüzel ayrıca Anadolu Üniversitesi Yayınları arasından çıkacak olan “Eskişehir Göçmen Mutfağı” eserinin yeniden basımı için hazırlık yaptıklarını müjdeleyerek üniversitenin nitelikli insan kaynağı ve bilimsel araştırmalarla kentin gastronomi potansiyeline katkı sunmayı sürdüreceğini belirtti. Prof. Dr. Yılmaz: “Kongremize olan ilginin artarak devam ettiğini görüyoruz” Kongrenin 10’uncusunu Eskişehir’de gerçekleştirmekten duydukları memnuniyeti dile getiren Turizm Fakültesi Dekanı ve Kongre Organizasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hakan Yılmaz, kongreye gösterilen ilginin her geçen yıl arttığını ifade etti. Prof. Dr. Yılmaz, konuşmasında şunları söyledi: “Bu yıl 303 bildiriyle bugüne kadarki en yüksek sayıya ulaştık. Kongremizin gerçekleştirilmesinde üniversite yönetimimizin, kurullarımızın ve destek veren paydaşlarımızın katkıları büyük. Özellikle lisansüstü öğrencilerimizin bu tür akademik etkinliklerde daha fazla yer almasını önemsiyoruz. Kongreler, öğrencilerimizin akademik çevrelere kendini tanıtması ve yeni bağlantılar kurması adına önemli bir fırsat sunuyor.” Yılmaz ayrıca, gastrofizik gibi yeni disiplinlerle etkileşime giren gastronomi çalışmalarının bilimsel derinliğine de dikkat çekti. Prof. Dr. Özkul: “Her kongre mesleki ilerlememiz için önemli bir gelişim alanı oluşturdu” UGTAK Dönem Başkanı Prof. Dr. Emrah Özkul ise gastronominin yalnızca yemek tariflerinden ibaret olmadığını vurgulayarak “Bir tarif, toplumların tarihine, kültürel mirasına ve değişim süreçlerine dair önemli izler taşır. Yerel kültürün turizmle dönüşümü, üreticilerin ekonomik kazanımları ve geleneksel bilginin korunması temel tartışma konularımız arasında yer alıyor. Eskişehir’in göçlerle zenginleşen mutfak mirası, kongrenin bu kentte yapılmasını çok daha anlamlı kılıyor.” dedi. Masadaki lezzet ağızda değil beyinde başlıyor Kongrenin ilk oturumunda, gastronomi ve nörobilim arasındaki ilişki, duyuların yeme-içme deneyimindeki rolü ve nörogastronomi alanındaki güncel yaklaşımlar üzerine sunum gerçekleştiren Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. Charles Spence konuşmasında şunlara değindi: “Gastronomi ve nörobilimin kesişiminde yer alan gastrofizik disiplini, yeme-içme deneyimini yalnızca tat alma duyusuyla sınırlamayıp multisensöriyel (çok duyulu) bir yolculuğa dönüştürüyor. Yerel mutfak kültürü; ses, ışık, hikâye anlatımı ve görsel sunumlarla birleştirilerek küresel ölçekte gastrodiplomasi aracına dönüştürülebiliyor. Tabağın renginden yiyeceğin ismine kadar her unsur, tüketicinin satın alma ve lezzet algısını doğrudan etkiliyor. Yapay zekâ tarafından üretilen yemek görsellerinin insan zihninde gerçek yemeklerden daha iştah açıcı algılanabildiği ortaya konuyor.” Tarihsel kültürel miras ve ses gastrofizikle buluşuyor Geleneksel tatların nörogastronomik yaklaşımlarla modern sunumlara entegre edilebileceğini belirten Prof. Dr. Charles Spence, Osmanlı saray mutfağındaki gül suyu, şerbet ve yenilebilir çiçek kullanımı ile Ege mutfağındaki kabak çiçeği dolması gibi geleneksel unsurların modern gastronomi anlayışı içerisinde yeniden yorumlanabileceğini ifade ederken Müzik ve ses frekanslarının tat algısı üzerindeki etkilerine de değinen Prof. Dr. Spence, Sesin aynı zamanda acılık ve baharat hissinin algılanmasında da etkili olabileceğini aktardı. Kongrenin ilk günü tamamlandı UGTAK26’nın ilk panelinin ardından Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından Oxford Üniversitesinden Prof. Dr. Charles Spence’e plaket ve çiçek takdim edildi. Program, Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. Emrah Özkul tarafından kongreye ev sahipliği yapan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel’e teşekkür edilmesi ve plaket takdim edilmesiyle devam etti. Ürün geliştirme ve duyusal araştırmalardan gastronomik mirasa, destinasyon markalaşmasından sürdürülebilir turizme, yapay zekâdan akıllı mutfak uygulamalarına kadar farklı temaların ele alındığı kongrenin ikinci gününde şeflerin katılımıyla çeşitli buluşmalar gerçekleştirilecek. Bilimsel oturumlarda ise tabak tasarımı, menü dili, restoran ve otel deneyimi, gastrodiplomasi, coğrafi işaretler, gıda atığı ve dijital marka kimliği gibi başlıklar ele alınacak. Kongrenin üçüncü günü çevrim içi sunumlarla devam edecek. Programın son gününde kuram ve araştırma yöntemleri, gastronomik yaratıcılık, kültürel kimlik ve bellek, yer ve ülke markalama, sürdürülebilir gıda sistemleri, iklim, eğitim, istihdam, hukuk ve sağlık konularındaki çalışmalar katılımcılarla buluşacak. Kaynak: Anadolu Üniversitesi Haber Ajansı(AnaHaber) Kaynak: anahaber.anadolu.edu.tr

Gaziantep’te Kültür, Sanat Ve Gastronomi Dokuz Gün Boyunca Şehrin Dört Bir Yanına Yayılacak Haber

Gaziantep’te Kültür, Sanat Ve Gastronomi Dokuz Gün Boyunca Şehrin Dört Bir Yanına Yayılacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle gerçekleşen GastroAntep Kültür Yolu Festivali, 3-11 Ekim tarihleri arasında Gaziantep’te dördüncü kez sanatseverlerle buluşacak. Zeugma’nın eşsiz mozaiklerinden Antep işine, kutnu dokumacılığından bakırcılığa, kuşaktan kuşağa aktarılan zanaatlardan dünyaca tanınan mutfak kültürüne kadar Gaziantep’in sahip olduğu değerler festival aracılığıyla ziyaretçilerle buluşacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Gaziantep, çok güçlü ve çok katmanlı bir kültürel birikime sahip. GastroAntep Kültür Yolu Festivali ile şehrimizin sahip olduğu bu değerleri kültür, sanat ve gastronomi ekseninde daha geniş kitlelerle buluşturuyoruz.” dedi. Zeugma Mozaik Müzesi’nde ziyaretçilerle buluşacak “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” ve “Yaşayan Miras: Gaziantep” sergilerinden geleneksel sanat atölyelerine, Türkiye’nin sevilen sanatçılarının konserlerinden 50’den fazla Lezzet Noktası’na uzanan zengin programıyla GastroAntep Kültür Yolu Festivali, dokuz gün boyunca şehrin dört bir yanını kültür, sanat ve gastronomiyle buluşturacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Gaziantep; binlerce yıllık tarihi, arkeolojik mirası, kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel sanatları ve dünyaca tanınan gastronomisiyle ülkemizin en önemli kültür ve turizm şehirlerinden biri. Zeugma’nın eşsiz mozaiklerinden Antep işine, kutnu dokumacılığından bakırcılık geleneğine, yüzyıllardır yaşatılan zanaatlardan zengin mutfak kültürüne kadar çok güçlü bir birikimden söz ediyoruz. GastroAntep Kültür Yolu Festivali ile bu zenginliği kültür ve sanatın farklı disiplinleriyle buluşturuyor, şehrimizin sahip olduğu değerlerin daha geniş kitleler tarafından keşfedilmesini sağlıyoruz. Dokuz gün boyunca Gaziantep’in müzelerini, kültür ve sanat mekanlarını ve farklı noktalarını festivalin buluşma alanlarına dönüştüreceğiz. Konserlerden sergilere, sahne sanatlarından geleneksel sanat atölyelerine, söyleşilerden çocuk etkinliklerine ve gastronomi programlarına uzanan kapsamlı içeriğimizle Gaziantep’in kültürel birikimini farklı kuşaklarla buluşturmayı; şehrimizin marka değerine, turizm hareketliliğine, ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlamayı hedefliyoruz.” dedi. GAZİANTEP’İN GASTRONOMİ ZENGİNLİĞİ FESTİVALDE GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Şef Doğa Çitçi ev sahipliği yapacak. MasterChef jüri üyesi ve Şef Mehmet Yalçınkaya, Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan Şef Ahmet Güzelyağdöken ve Şef Umut Karakuş, Şef Tamer Özkan, Şef Selen Mağzalcıoğlu, Şef Şafak Erten, Şef Harun Raşit Dönmez, Şef Celal Gürkan Yılmaz, yazar Hilal Kayış Sungur, gıda ve yemek kültürü araştırmacısı Kübra Yüzüncüyıl, Şef Ömür Akkor, Şef Erşan Yılmaz ve Şef Gökhan Ali Çamkerten ise konuk olarak yer alacak. Konuk isimler, festival kapsamında belirlenen Lezzet Noktaları’nı ziyaret ederek Gaziantep’e özgü yemekleri yerinde deneyimleyecek. Anadolu ile Mezopotamya arasında yüzyıllar boyunca şekillenen Gaziantep mutfağı; Antep fıstığı, baharatlar, et, bulgur, yoğurt ve mevsimlik sebzelerin farklı pişirme teknikleriyle bir araya geldiği zengin bir yemek kültürünü yansıtıyor. 2015 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil edilen Gaziantep’te, kuşaktan kuşağa aktarılan tarifler kent mutfağının temel unsurları arasında yer alıyor. Beyran, yuvalama, şiveydiz, alinazik ve çeşitli dolmalar farklı pişirme teknikleriyle Gaziantep’in köklü sofra kültürünü ortaya koyarken, Antep baklavası kentin en tanınan lezzetleri arasında yer alıyor. Gaziantep’in gastronomi zenginliği, festival kapsamında belirlenen 50’den fazla Lezzet Noktası ile ziyaretçilere sunulacak. Geleneksel esnaf lokantalarından çağdaş restoranlara, fırınlardan tarihi kahvelere uzanan gastronomi rotasında; beyran, ciğer, küşleme, kebap ve lahmacun sunan işletmelerin yanı sıra yöresel yemek lokantaları, baklavacılar, katmerciler, tahin ve helva ustaları da yer alacak. Günün farklı öğünlerine ve farklı mekan türlerine yayılan seçki, Gaziantep’in köklü mutfak kültürünü ve gastronomi deneyiminin çeşitliliğini festival ziyaretçileriyle buluşturacak. GAZİANTEP’TE FESTİVAL SAHNESİNE ÜNLÜ İSİMLER DAMGA VURACAK Gaziantep Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek ücretsiz konserlerde Türkiye’nin sevilen sanatçıları dokuz gün boyunca müzikseverlerle buluşacak. Festivalin konser programında Bengü, Murat Boz, Kıraç, Buray, Simge, Özcan Deniz, Hakan Altun, Mert Demir ve Sefo sahne alacak. 3 Ekim Cumartesi – Bengü 4 Ekim Pazar – Murat Boz 5 Ekim Pazartesi – Kıraç 6 Ekim Salı – Buray 7 Ekim Çarşamba – Simge 8 Ekim Perşembe – Özcan Deniz 9 Ekim Cuma – Hakan Altun 10 Ekim Cumartesi – Mert Demir 11 Ekim Pazar – Sefo GAZİANTEP’TE KÜLTÜR SANAT ŞEHRİ SARACAK3 EKİM 2026, CUMARTESİ FOTOMARATON – 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI – 10.00 / 11.00 (ÇOCUK) – 10.00 / 12.00 (YETİŞKİN) Festivalin açılış gününde gerçekleştirilecek FotoMaraton, çocukların yanı sıra amatör ve profesyonel fotoğraf tutkunlarını Gaziantep’in farklı yönlerini objektifleriyle keşfetmeye davet edecek. YAŞAYAN MİRAS SÖYLEŞİSİ: BİR UNESCO DEĞERİ OLARAK ANTEP İŞİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 12.00-13.00 Gaziantep’in geleneksel el sanatlarının önemli örneklerinden Antep işi, Yaşayan Miras Söyleşisi kapsamında ele alınacak. Kumaş üzerine iplik sayılarak ve çekilerek uygulanan, ince işçiliğiyle öne çıkan Antep işinin geleneksel üretim teknikleri, motiflerin anlam dünyası ve kuşaktan kuşağa aktarılan ustalık bilgisi program kapsamında katılımcılarla paylaşılacak. EBRU ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00-12.30 (ÇOCUK) / 13.00-15.00 (YETİŞKİN) Sevim Özorman tarafından gerçekleştirilecek Ebru Atölyesi’nde katılımcılar, geleneksel Türk kağıt süsleme sanatlarından ebrunun temel tekniklerini uygulamalı olarak deneyimleyecek. Kitre ile yoğunlaştırılmış su yüzeyinde boyalarla oluşturulan desenlerin kağıda aktarılma süreci katılımcılarla paylaşılacak. KARA KUVVETLERİ BANDO KOMUTANLIĞI – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 19.30 Kara Kuvvetleri Bando Komutanlığı, askeri marşlardan klasik Batı müziğine, cazdan Türk müziğinin seçkin örneklerine uzanan repertuvarıyla festival kapsamında dinleyicilerle buluşacak. Anadolu’nun farklı yörelerinden günümüze ulaşan ezgiler, bando düzenlemeleriyle Gaziantepli sanatseverlere sunulacak. MÜZİĞİN RİTMİ BİLGİNİ ADRESİNDE - İSLÂHİYE SABİHA AZİZ BALİ İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ BAHÇESİ – 19.00 Mustafa Hakkı Yıldırım ve müzisyen arkadaşları, “Müziğin Ritmi Bilginin Adresinde” programıyla müzikseverlerle buluşacak. Gerçekleştirilecek müzik dinletisiyle kütüphanelerin kitap ve bilgiye erişim sağlanan mekanların yanı sıra sosyal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan yaşam alanları olma özelliği de öne çıkarılacak. 4 EKİM 2026, PAZARAHŞAP OYUNCAK ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 / 15.00 Çocuklara yönelik Ahşap Oyuncak Atölyesi, Anadolu’nun köklü oyuncakçılık geleneğini yeni kuşaklarla buluşturacak. Katılımcılar, el yapımı oyuncakların üretim süreçlerini tanırken geleneksel oyuncak kültürünün geçmişten günümüze uzanan serüvenini keşfedecek. OZANLARIN İZİNDE ÂŞIKLARIN YOLUNDA, OPERA ANADOLU’DA – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 20.00 Opera sanatçısı, müzik eğitimcisi ve Anadolu Opera Derneği Başkanı Ceylan Mira Balcı’nın sanat yönetiminde hazırlanan program, Anadolu’nun sözlü kültür mirasını opera sanatıyla aynı sahnede buluşturacak. “7 Bölge, 7 Ozan, 7 Eser” teması etrafında şekillenen programda Anadolu’nun farklı coğrafyalarında yaşamış ozanların, aşıkların ve halk bilginlerinin eserleri çağdaş sahne sanatlarının diliyle yorumlanacak. 5 EKİM 2026, PAZARTESİGAZİANTEP ÖZEL MÜZELERLE İLGİLİ SÖYLEŞİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şube Müdürü, tarihçi Dr. Murat Dağ’ın katılımıyla gerçekleştirilecek söyleşide Gaziantep’teki özel müzelerin kuruluş ve gelişim süreçleri ele alınacak. Zeugma Mozaik Müzesi Poseidon Salonu’nda düzenlenecek programda kentin müzecilik birikimi farklı yönleriyle katılımcılara aktarılacak. MARAŞ İŞİ ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 / 15.00 Aysun Ciğer tarafından gerçekleştirilecek Maraş İşi Atölyesi’nde katılımcılar, Kahramanmaraş’a özgü köklü sim sırma işleme sanatını yakından tanıyacak. Altın ve gümüş renkli sim sırmalarla gerçekleştirilen üretim tekniğinin aktarılacağı atölyede bu sanatın geleneksel kullanım alanları ve ince işçiliği ele alınacak. ŞEKERPARE – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 20.00 Şekerpare, festival kapsamında tiyatroseverlerle buluşacak. Komiser Ziver, yardımcısı İt Hurşit, bekçi Cumali ve Şekerpare etrafında gelişen olayları konu alan oyun, Galata’da geçen hikayesini sahneye taşıyacak. EYVAH KAÇMAM LAZIM! – MÜNİF PAŞA 100. YIL İL HALK KÜTÜPHANESİ FUAYE ALANI – 14.00 Eğitimci-Yazar Çağlar Sever, “Eyvah Kaçmam Lazım!” adlı kitabından hareketle gerçekleştireceği hikaye anlatımıyla çocuklar ve yetişkinlerle buluşacak. Programda katılımcıların edebiyatla keyifli bir ortamda buluşması, kitap okuma alışkanlığının desteklenmesi ve hikaye anlatımı aracılığıyla hayal dünyalarının zenginleştirilmesi amaçlanacak. 6 EKİM 2026, SALIBİBLİYOTERAPİ – MÜNİF PAŞA 100. YIL İL HALK KÜTÜPHANESİ – 13.00 Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Batuhan Kurtoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilecek söyleşide kitapların bireylerin duygu ve düşünce dünyasına katkısı, okuma yoluyla kişisel farkındalığın geliştirilmesi ve edebiyatın psikolojik iyilik hali üzerindeki rolü ele alınacak. ÇARPANA ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 (YETİŞKİN) – 15.00-16.30 (ÇOCUK) Saniye Demir tarafından gerçekleştirilecek Çarpana Atölyesi’nde katılımcılar, Anadolu’nun köklü dokuma tekniklerinden çarpanayı uygulamalı olarak tanıyacak. Özel kartlar ve çözgü iplikleriyle oluşturulan desenler üzerinden bu geleneksel dokuma tekniğinin kuşaktan kuşağa aktarımı ele alınacak. BU TOPRAĞIN DÜŞLERİ: İSLÂHİYELİ YAZARLARLA İLHAM SÖYLEŞİLERİ – İSLÂHİYE SABİHA AZİZ BALİ İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ – 16.00 İslâhiyeli öğretmen-yazarlar Hakan Yıldırım ve Gökhan Özsoy, “Bu Toprağın Düşleri: İslâhiyeli Yazarlarla İlham Söyleşileri” başlıklı okur-yazar buluşmasında çocuklarla bir araya gelecek. Söyleşide çocukların yaşadıkları coğrafyanın hikayelerini ve kültürel değerlerini tanımaları, okuma farkındalıklarının artırılması ve yerel yazarların deneyimlerinden ilham alarak hayal güçlerini geliştirmeleri hedeflenecek. 7 EKİM 2026, ÇARŞAMBAKÜLTÜR KORUYUCULARI – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 14.00 Kültür Koruyucuları programı, çocukları kültürel mirasın korunması konusunda bilinçlendirmek amacıyla Zeugma Mozaik Müzesi’nde gerçekleştirilecek. GAZİANTEP’İN YÖRESEL LEZZETİ “OMAÇ” – MÜNİF PAŞA 100. YIL İL HALK KÜTÜPHANESİ – 14.00 Olgunlaşma Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirilecek gastronomi atölyesinde Gaziantep’in yöresel lezzetlerinden omaç uygulamalı olarak hazırlanacak. Katılımcılar, tarifin hazırlanışını öğrenirken yöresel mutfak kültürü ve sunum teknikleri hakkında bilgi edinecek. KUTNU DOKUMA ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 Feray Terlemez tarafından gerçekleştirilecek Kutnu Dokuma Atölyesi’nde, Gaziantep’te geleneksel el tezgahlarında dokunan ve “saray kumaşı” olarak da bilinen kutnu kumaşının üretim süreci katılımcılarla buluşturulacak. ANTEP İŞİ ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 15.00-16.30 Ülkü Akın tarafından gerçekleştirilecek Antep İşi Atölyesi’nde katılımcılar, kumaş ipliklerinin sayılarak çekilmesi ve oluşan boşlukların farklı iğne teknikleriyle işlenmesine dayanan geleneksel nakış sanatını uygulamalı olarak deneyimleyecek. 8 EKİM 2026, PERŞEMBEKÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI VE KÜLTÜR VARLIĞI KAÇAKÇILIĞININ ÖNLENMESİ – KARKAMIŞ ANTİK KENTİ – 11.00 Gaziantep Müze Müdürlüğü uzmanları Arkeolog Öznur Semiz ve Arkeolog Hakan Korkmaz, Karkamış halkı ve kolluk kuvvetleriyle bir araya gelecek. Programda kültürel mirasın korunması ve kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesine ilişkin bilgilendirme yapılacak. BAKIR İŞLEME ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 Ertuğrul Üzümcü tarafından gerçekleştirilecek Bakır İşleme Atölyesi’nde Anadolu’nun köklü maden işleme geleneklerinden bakırcılık ele alınacak. Katılımcılar; dövme, şekillendirme, tavlama ve bezeme gibi geleneksel teknikleri tanıma fırsatı bulacak. MOZAİK ATÖLYESİ – MÜNİF PAŞA 100. YIL İL HALK KÜTÜPHANESİ – 14.00 Çocuklara yönelik gerçekleştirilecek Mozaik Atölyesi’nde renkli taşlar ve cam parçaları kullanılarak özgün tasarımlar hazırlanacak. Atölye ile çocukların el becerilerinin ve yaratıcılıklarının desteklenmesi, mozaik sanatını uygulamalı olarak tanımaları amaçlanacak. 9 EKİM 2026, CUMAKÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI VE KÜLTÜR VARLIĞI KAÇAKÇILIĞININ ÖNLENMESİ – DÜLÜK ANTİK KENTİ – 11.00 Gaziantep Müze Müdürlüğünden Arkeolog Nagihan Bulut ile Dülük Antik Kenti kazılarına katılan Arkeolog Ertuğrul Karakan, kültürel mirasın korunması ve kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesine yönelik bilgilendirme programında katılımcılarla buluşacak. DRAMA İLE ETKİLİ İLETİŞİM – MÜNİF PAŞA 100. YIL İL HALK KÜTÜPHANESİ – 14.00 Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Prof. Dr. Bilge Kuşdemir Kayıran ve Çağdaş Drama Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilecek yaratıcı drama atölyesinde iletişim, etkileşim, uyum ve güven temaları ele alınacak. ÇİNİ ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 (YETİŞKİN) – 15.00-16.30 (ÇOCUK) Hatice Baykal tarafından gerçekleştirilecek Çini Atölyesi’nde katılımcılar, geleneksel Türk çini sanatının üretim tekniklerini ve motif dünyasını yakından tanıyacak. YONCA EVCİMİK – ŞAHİNBEY KONGRE VE SANAT MERKEZİ – 20.00 Yonca Evcimik, festivalin yedinci gününde Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde müzikseverlerle buluşacak. 10 EKİM 2026, CUMARTESİELSA ÇOCUK MÜZİKALİ – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 14.00 Elsa Çocuk Müzikali, Elsa, Anna, Hans ve Olaf’ın macerasını minik izleyicilerle buluşturacak. ARI MAYA – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 16.00 Arı Maya, ormanını ve arkadaşlarını korumaya çalışan Maya’nın hikayesini çocuklarla buluşturacak. FİLOGRAFİ ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 / 15.00 Fatoş Karayılan tarafından gerçekleştirilecek Filografi Atölyesi’nde katılımcılar, ahşap yüzey üzerine çakılan çiviler arasından teller geçirilerek desenler oluşturulan geleneksel el sanatını deneyimleyecek. GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GASTRONOMİ ETKİNLİKLERİ – FESTİVAL PARK GASTRONOMİ ETKİNLİKLERİ ALANI TEMA PARK YANI - 11.20 - 19.35 GastroANTEP Kültür Yolu Festivali kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek paneller, workshoplar ve söyleşiler, gastronomi dünyasının güncel başlıklarını alanında uzman isimlerle bir araya getirecek. Gün boyunca gerçekleştirilecek panellerde; “Deneyim Çağında Gastronomi ve Turizmde Yeni Perspektifler”, “Hospitality’nin Geleceğini Yatırım ve Yeni Deneyim Anlayışı Nasıl Şekillendiriyor?”, “Türkiye’nin Gastronomi Yükselişi Dünyada Nasıl Karşılık Buluyor?”, “Köklerden Geleceğe Türk Mutfağının Yolculuğu Nasıl Devam Ediyor?”, “Yerellik ve Gastronomi Yeni Nesil Konaklama Deneyimini Nasıl Dönüştürüyor?”, “Farklı Mutfak Kültürleri Bir Restoranın Kimliğini Nasıl Oluşturuyor?” ve “Zeytinyağı Deneyim Çağında Gastronomiye Nasıl Yeni Bir Değer Katıyor?” başlıkları ele alınacak. Festivalin workshop programında “Shade of Red”, “Roasted Pepper, Börek Tartlet, Roasted Eggplant, Antep Cheese, Pistachio & Pomegranate”, “Dünyanın Wellness Trendlerini Antep’in Malzemeleriyle Yeniden Düşünmek” ve “Antep Peyniri ve Ege Otları ile Pizza” gibi farklı içerikler yer alacak. Workshoplarda Mostafa Seif, Türev Uludağ, Memet Özer ve Miller Prada gibi isimler katılımcılarla buluşacak. Söyleşi programında ise “Gastronomi Ekrandan Geniş Kitlelere Ulaşırken Yeni Bir Kültür ve Deneyim Anlayışı Nasıl Doğuyor?”, “Lezzet ve Sağlık İyi Yaşamın Yeni Kodlarını Nasıl Belirliyor?”, “MasterChef Gastronominin Popüler Kültürle Buluşmasında Nasıl Bir Rol Üstleniyor?”, “Gastronomi Dünyasında Şefler Girişimci Kimlikleriyle Nasıl Yeni Alanlar Açıyor?” ve “Türk Mutfağının Teknikleri Çağdaş Gastronomide Nasıl Yeni İmkânlar Yaratıyor?” başlıkları üzerinden gastronominin değişen dünyası farklı yönleriyle değerlendirilecek. 11 EKİM 2026, PAZARKARAGÖZ’ÜN TÜRKÜSÜ – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 14.00 Karagöz’ün Türküsü, Karagöz ve Hacivat’ın Anadolu’nun farklı bölgelerine uzanan yolculuğunu çocuklarla buluşturacak. Türküler ve halk dansları eşliğinde ilerleyen oyun, çocuklara Anadolu’nun farklı kültürel değerlerini tanıtacak. ELSA NEREDE – DEDEKTİF OLAF MACERA PEŞİNDE – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 16.00 Dostluk, cesaret ve dayanışma temalarını işleyen Elsa Nerede – Dedektif Olaf Macera Peşinde, Olaf’ın gerçek bir dedektif olma yolundaki macerasını sahneye taşıyacak. SEDEF KAKMA ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 / 15.00 Ali Fıstıkçı tarafından gerçekleştirilecek Sedef Kakma Atölyesi’nde katılımcılar, ahşap üzerine kakma tekniğiyle uygulanan geleneksel sedef işçiliğini yakından tanıyacak. GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GASTRONOMİ ETKİNLİKLERİ – FESTİVAL PARK GASTRONOMİ ETKİNLİKLERİ ALANI TEMA PARK YANI - 11.20 - 19.35 Festivalin bir diğer gününde ise Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek paneller, workshoplar ve söyleşilerle gastronominin farklı başlıkları ele alınacak. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek programlarda, Gaziantep’in gastronomi birikiminden dünyadaki yeni yaklaşımlara uzanan farklı konular katılımcılarla buluşacak. Gün boyunca gerçekleştirilecek panellerde; “Coğrafi İşaretler Tarım, Üretim ve Gastronomi Arasında Nasıl Bir Bağ Kuruyor?”, “Gaziantep’in Köklü Tatlı Mirası Gelenek ve Yenilikle Nasıl Yaşatılıyor?”, “Bir Mutfağın Hikayesi Nasıl Yazılıyor?”, “Değişen Gastronomi Anlayışında Bir Şefin Mutfağını Farklı Kılan Nedir?”, “Geçmişten Bugüne Bir Lokantayı Zamansız Kılan Değerler Nelerdir?”, “Bir Restoranı Özel Kılan Lezzet, Hikaye ve Misafirperverlik Nasıl Buluşuyor?”, “Bir Restoran Projesini Başarılı Kılan Deneyim Nasıl Yaratılıyor?”, “Gaziantep’in Yaşayan Ustaları”, “Dünyanın Önde Gelen Otellerinde Gastronomi Nasıl Fark Yaratıyor?” ve “Gastronomide Özgün Bir Kimlik Nasıl Kurulur?” başlıkları ele alınacak. Festivalin workshop programında “Antep Fıstıklı Bonfile”, “Roots of Egyptian Cuisine”, “Muhalabiye with Orange and Pistachio”, “Kuzulu Antep Firik Pilavı Antep Karası Sosunda”, “Antep Peynirli, Pirpirimli Kremamsı Firik Pilavı”, “Gaziantep’in Toprağından Sofraya” ve “Sof Domatesli Topaçlı Kahve” gibi farklı içerikler yer alacak. Workshoplarda Arthur Dubois, Hazer Amani, Semen Onur Öner ve Michael van der Kroft gibi isimler katılımcılarla buluşacak. Söyleşi programında ise “Dijital İçerikler Gastronomi Tercihlerimizi Nasıl Etkiliyor?” başlığı üzerinden dijital içeriklerin gastronomi tercihleri üzerindeki etkisi ele alınacak. FESTİVAL BOYUNCA HER GÜNOSMANLI’NIN MUKADDES EMANETLERİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 08.30-21.00 Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri Sergisi, Kâbe ve Haremeyn ile ilişkili eserlerden Osmanlı padişahlarının hazinelerinde korunan Kur’an-ı Kerimlere, Kâbe örtülerinden Sürre-i Hümayun’a uzanan seçkiyi ziyaretçilerle buluşturacak. Sergide Feraşet Çantası, Kelime-i Tevhid levhası, kıblenüma, rubu tahtası ve usturlabın yanı sıra Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait sikkeler de yer alacak. YAŞAYAN MİRAS: GAZİANTEP – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 08.30-21.00 Yaşayan Miras: Gaziantep Sergisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların eserlerini bir araya getirecek. Yemenicilik, bakırcılık, kutnu kumaşı, mozaik, Antep işi ve tespih yapımının yanı sıra hüsn-i hat, tezhip, minyatür, ebru, katı’ ve cilt sanatından eserler Gaziantep’in yaşayan kültürel değerlerini ziyaretçilerle buluşturacak. HÂNE – ŞEHİTKAMİL SANAT GALERİSİ – 10.00-19.00 Küratörlüğünü Yasemin Karaca’nın üstlendiği Hâne Sergisi, aile, yuva ve nesiller arası bağ kavramlarını İslam sanatlarının estetik dili üzerinden ele alacak. Sergide 13 hat, 17 seramik hat, 12 tezhip ve 6 koleksiyon eserinin yanı sıra mermer işleme celî sülüs ve dijital çalışmalar yer alacak. Hattat Mehmet Özçay imzalı 17 seramik hat eseri de geleneksel hat sanatını farklı bir malzemeyle buluşturan seçkinin dikkat çeken bölümlerinden biri olacak. GEÇMİŞTEN GELECEĞE FİLOGRAFİ SANATI – GAZİANTEP KAHRAMAN EMMİOĞLU KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ – 13.00-17.00 Geçmişten Geleceğe Filografi Sanatı Sergisi, geleneksel filografi sanatının çağdaş yorumlarını ziyaretçilerle buluşturacak. Tel ve çivinin ustalıkla bir araya getirildiği eserler aracılığıyla filografinin geçmişten bugüne uzanan üretim geleneği görünür kılınacak. OKUYAN İNSAN PORTRELERİ – MÜNİF PAŞA 100. YIL İL HALK KÜTÜPHANESİ – 10.00 Fotoğraf sanatçısı Ahmet Mengüç tarafından hazırlanan Okuyan İnsan Portreleri, kitap okuma kültürünü farklı insan ve yaşam hikayeleri üzerinden görünür kılacak. Festival boyunca ziyarete açık olacak fotoğraf sergisi, kütüphanelerin kültür ve sanat faaliyetleriyle buluşan yaşam alanları olma niteliğine de dikkat çekecek. YAŞAYAN MİRAS KISA FİLM GÖSTERİMLERİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 08.30-21.00 Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri, geleneksel sanatların ustalarını, atölyelerini ve üretim süreçlerini izleyiciyle buluşturacak. 25 sanatçı ve zanaatkarın yer aldığı seçkide Çanakkale seramiğinden kemençe yapımına, İznik çinisinden kazaziyeye kadar farklı yaşayan miras unsurları ele alınacak. ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SANATA TEŞVİK VE SANATLA YAŞAM SERGİSİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 10.00-17.00 Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen “Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı” kapsamında hazırlanan eserler, Zeugma Mozaik Müzesi’nde ziyaretçilerle buluşacak. Sanatın iyileştirici gücünden yararlanarak şehit ve gazi yakınlarının iyilik hâllerine katkı sunmayı amaçlayan program kapsamında gerçekleştirilen kurslarda katılımcılar; katı’, yağlı boya ve ebru gibi farklı sanat teknikleriyle eserler üretiyor. Sergide şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınları tarafından hazırlanan 30 eser yer alacak. MİNYATÜRVARİ SERAMİK SERGİSİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 09.00-17.00 Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi, Ressam Dr. Muhammet Aliyev tarafından hazırlanan “Gaziantep İpekyolu Seramikte Hikaye” temalı kişisel sergi, 3-11 Ekim tarihleri arasında Zeugma Mozaik Müzesi 1. Kat Fuaye Alanı’nda ziyaretçilerle buluşacak. Sergide seramik üzerine sırlı boya tekniğiyle hazırlanan vazo, tabak ve panolardan oluşan 65 eser sanatseverlerin beğenisine sunulacak. ÇOCUK KÖYÜ ETKİNLİKLERİ – GAZİANTEP FESTİVAL PARK ÇOCUK KÖYÜ – 14.00-19.00 Festival boyunca çocukları ağırlayacak Çocuk Köyü; şişme oyun parkları, dijital oyunlar, panayır çadırları, atölye çalışmaları, geleneksel yarışmalar, Karagöz Atölyesi ve VR Balon Turu ile çocuklara farklı deneyimler sunacak. Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.

1 Ekim Dünya Kahve Günü Nedir? Türk Kahvesi UNESCO Listesine Nasıl Girdi? Haber

1 Ekim Dünya Kahve Günü Nedir? Türk Kahvesi UNESCO Listesine Nasıl Girdi?

1 Ekim Dünya Kahve Günü, dünyanın farklı coğrafyalarında yetiştirilen kahvenin tarladan fincana uzanan üretim, ticaret ve kültür zincirini uluslararası düzeyde gündeme getiriyor.Küresel ölçekte milyonlarca üreticiye geçim kaynağı olan kahve, Türkiye’de ise asırlık gelenekleri, benzersiz pişirme tekniği ve UNESCO tescilli kültürel mirasıyla bambaşka bir anlam taşıyor. ​Kahvenin Küresel Yolculuğu ve Ekonomik Boyutu ​Kahve çekirdeğinin tarladaki ekiminden hasadına, işlenmesinden kavrulmasına ve uluslararası pazarlara ulaştırılmasına kadar geçen süreç, küresel ekonomide devasa bir zincir oluşturuyor. ​Uluslararası Kahve Örgütü (ICO) verilerine göre kahve, dünya genelinde yaklaşık 12,5 milyon çiftçi ailesine doğrudan gelir sağlıyor. Bu durum, kahve üretim bölgelerindeki toplulukların sosyo-ekonomik kalkınmasında kritik bir rol oynuyor. Uluslararası Kahve Örgütü'nün güncel değerlendirmelerinde; yağış rejimleri, sıcaklık değişimleri ve El Niño gibi iklim olaylarının kahve üretimini ve arz beklentilerini doğrudan etkilediği vurgulanıyor. Bu da kahvenin sadece günlük bir tüketim alışkanlığı değil, aynı zamanda stratejik bir tarım ürünü olduğunu gösteriyor. ​Türkiye’de Kahve Yetişmiyor, Ancak Eşsiz Bir Kültür Oluşturuyor ​Türkiye, coğrafi koşulları nedeniyle kahvenin ana üretim merkezleri arasında yer almıyor. Ancak kahveyi kendine özgü bir hazırlama, pişirme ve sunum ritüeliyle buluşturarak adeta yeniden yaratıyor. ​Türk kahvesi; çekirdeklerin çok ince şekilde öğütülmesi, su ve isteğe bağlı olarak şekerle birlikte geleneksel cezvede yavaşça pişirilmesiyle hazırlanıyor. Küçük fincanlarda, yanında mutlaka bir bardak su ile servis edilen bu lezzet, özgün kimliğini bu özel teknikten alıyor. Dolayısıyla "Türk kahvesi" tanımı kahvenin coğrafi kökenini değil, etrafında örülen köklü pişirme kültürünü ve sosyal gelenekleri ifade ediyor. ​16. Yüzyıldan Günümüze Sosyal Yaşamın Merkezi: Kahvehaneler ​Osmanlı topraklarında 16. yüzyıldan itibaren yaygınlık kazanan kahve, zamanla toplumsal hayatın merkezine yerleşti. Kahvehaneler yalnızca içecek tüketilen mekanlar olmaktan çıkıp insanların bir araya geldiği, tartıştığı, edebi ve sosyal ilişkiler kurduğu buluşma noktalarına dönüştü. ​T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarında da vurgulandığı üzere, Türk kahvesi Türk yaşam tarzında derin izler bırakıyor. Misafirperverliğin, dostluğun ve saygının en zarif göstergelerinden biri olarak kabul edilen kahve, özel misafirlere daha özenli fincanlarla ikram ediliyor. Kültürümüzdeki şu ünlü söz, bu içeceğin asıl amacını özetliyor: ​“Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane.” ​2013’te UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne Dahil Oldu ​Türk kahvesi kültürünün uluslararası alandaki en büyük dönüm noktası 2013 yılında gerçekleşti. ​UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Hükümetlerarası Komitesi, 2013 yılında aldığı kararla “Türk kahvesi kültürü ve geleneği”ni İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasının Temsili Listesi'ne dahil etti. Komite değerlendirmesinde; kahvenin özel hazırlama ve pişirme tekniğinin yanı sıra, etrafında oluşan toplumsal gelenekler, misafirperverlik ve sosyal etkileşim unsurları da küresel miras olarak tescillendi. ​Dünya Kahve Günü’nde Türk Kahvesine Yeniden Bakmak ​1 Ekim Dünya Kahve Günü; kahvenin tarladan fincana uzanan zorlu üretim yolculuğunu hatırlatırken, Türkiye’de yüzyıllardır süregelen paylaşım ve dostluk kültürünün de altını çiziyor. Küresel iklim krizlerinin tarımsal üretimi tehdit ettiği günümüzde, bu değerli mirası yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor.

Gastroantep İle Kültür, Gastronomi Ve Eğlence Bir Arada Yaşanacak Haber

Gastroantep İle Kültür, Gastronomi Ve Eğlence Bir Arada Yaşanacak

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen Kültür Yolu Festivali Uluslararası Gaziantep Gastronomi Festivali (GastroAntep) ile sanat, kültür, gastronomi ve eğlence bir arada yaşanacak. Gazi şehrin uluslararası yüzü olan GastroAntep, Kültür Yolu Festivali ile birlikte bu yıl da zengin programı ile “Deneyim Çağı: Gastronomi, Tarım, Turizm ve Misafirperverlik” temasıyla 3-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek. Gaziantep Festival Parkı’nda gastronominin yalnızca mutfak kültürü değil, aynı zamanda turizm, tarım, yatırım, konaklama, yerellik, kültürel miras ve yeni nesil deneyimler açısından geleceği ele alınacak. DÜNYACA ÜNLÜ ŞEFLER YETENEKLERİNİ SERGİLEYECEK İtalya, Mısır, Malta, Birleşik Krallık, Fransa, Lübnan, Ürdün ve Hollanda’dan gastronomi dünyasının önemli isimleri Gaziantep’te özel workshoplar gerçekleştirecek. Luigi Taglienti, Mostafa Seif, Davide Guidara, Jonathan Brincat, Miller Prada, Arthur Dubois, Joe Barza, Ali Ghizawi ve Michael van der Kroft gibi uluslararası şeflerin katılacağı workshoplarda farklı ülkelerin mutfak kültürleri ve çağdaş gastronomi yaklaşımları Gaziantep’in gastronomi atmosferiyle buluşacak. Workshop programında İtalyan mutfağından Orta Doğu mutfağına, Akdeniz lezzetlerinden çağdaş Avrupa mutfağına uzanan farklı teknik ve yorumlar katılımcılarla paylaşılacak. TÜRKİYE’NİN SEVİLEN ŞEFLERİ GAZİ ŞEHİRLİLERLE BULUŞACAK Festivalde ayrıca Türkiye’nin tanınmış şefleri ve gastronomi dünyasının sevilen isimleri de özel workshop ve söyleşilerle Gaziantep’te olacak. İdil Yazar, Türev Uludağ, Memet Özer, Uğur Koyuncu, Rafet İnce, Maria Ekmekçioğlu, Hazer Amani, Yağız İzgül, Semen Onur Öner, Eyüp Kemal Sevinç ve Dilek Yetkiner gibi isimlerin yer alacağı workshop programında Antep ürünleri ve yerel malzemeler farklı mutfak teknikleriyle yeniden yorumlanacak. Programda ayrıca Somer Sivrioğlu, Mehmet Yalçınkaya, Arda Türkmen, Refika Birgül, Dilara Koçak ve Oğuz Yenihayat ile gastronominin medya, sağlık, popüler kültür, girişimcilik ve dijital içeriklerle ilişkisini ele alan özel söyleşiler gerçekleştirilecek. GASTRONOMİNİN GELECEĞİ FARKLI PERSPEKTİFLERDEN ELE ALINACAK Festivalin konferans programı, “Deneyim Çağında Gastronomi ve Turizmde Yeni Perspektifler” başlıklı panelle başlayacak. Gastronomi ve turizm sektöründeki yeni deneyim anlayışının yanı sıra hospitality sektörünün geleceği, yatırım ve değişen misafir beklentileri de sektörün önemli temsilcilerinin katılımıyla değerlendirilecek. Program kapsamında ayrıca “Türkiye’nin Gastronomi Yükselişi Dünyada Nasıl Karşılık Buluyor?”, “Köklerden Geleceğe Türk Mutfağının Yolculuğu Nasıl Devam Ediyor?”, “Yerellik ve Gastronomi Yeni Nesil Konaklama Deneyimini Nasıl Dönüştürüyor?” ve “Farklı Mutfak Kültürleri Bir Restoranın Kimliğini Nasıl Oluşturuyor?” başlıklı paneller gerçekleştirilecek. Türk mutfağının uluslararası görünürlüğünden restoran kimliğine, zeytinyağından coğrafi işaretlere, gastronomi yatırımlarından konaklama deneyimine kadar pek çok konu uzman isimler tarafından ele alınacak. GAZİANTEP’İN GASTRONOMİ MİRASI GELECEĞE TAŞINACAK Festivalin ikinci gününde Gaziantep’in gastronomi kültürüne özel başlıklar da programda önemli bir yer tutacak. “Gaziantep’in Köklü Tatlı Mirası Gelenek ve Yenilikle Nasıl Yaşatılıyor?” başlıklı panelde, kentin baklava ve tatlı kültürünün geçmişten geleceğe uzanan hikâyesi sektörün önde gelen temsilcileri tarafından değerlendirilecek. “Gaziantep’in Yaşayan Ustaları” başlıklı özel panelde ise kentin gastronomi mirasının oluşmasında önemli rol oynayan ustalar ve geleneksel üretim kültürü gündeme taşınacak. Bunun yanı sıra “Coğrafi İşaretler Tarım, Üretim ve Gastronomi Arasında Nasıl Bir Bağ Kuruyor?”, “Bir Mutfağın Hikâyesi Nasıl Yazılıyor?”, “Geçmişten Bugüne Bir Lokantayı Zamansız Kılan Değerler Nelerdir?” ve “Bir Restoranı Özel Kılan Lezzet, Hikâye ve Misafirperverlik Nasıl Buluşuyor?” başlıklı panellerle gastronominin kültürel ve ekonomik boyutları farklı perspektiflerden ele alınacak. Festivalin son bölümünde ise “Bir Restoran Projesini Başarılı Kılan Deneyim Nasıl Yaratılıyor?”, “Dünyanın Önde Gelen Otellerinde Gastronomi Nasıl Fark Yaratıyor?” ve “Gastronomide Özgün Bir Kimlik Nasıl Kurulur?” başlıkları üzerinden gastronomi sektöründe marka, deneyim, otelcilik ve girişimcilik konuları değerlendirilecek. GASTRONOMİNİN DEĞİŞEN İLETİŞİM BİÇİMLERİ ANLATILACAK Festival söyleşilerinde gastronominin değişen iletişim biçimleri ve yeni nesil tüketici alışkanlıkları da gündeme taşınacak. “Gastronomi Ekrandan Geniş Kitlelere Ulaşırken Yeni Bir Kültür ve Deneyim Anlayışı Nasıl Doğuyor?”, “Lezzet ve Sağlık İyi Yaşamın Yeni Kodlarını Nasıl Belirliyor?”, “MasterChef Gastronominin Popüler Kültürle Buluşmasında Nasıl Bir Rol Üstleniyor?” ve “Gastronomi Dünyasında Şefler Girişimci Kimlikleriyle Nasıl Yeni Alanlar Açıyor?” başlıklı söyleşilerde sektörün dönüşen dinamikleri ele alınacak. “Türk Mutfağının Teknikleri Çağdaş Gastronomide Nasıl Yeni İmkânlar Yaratıyor?” başlıklı söyleşide ise geleneksel mutfak tekniklerinin çağdaş gastronomideki yeri değerlendirilecek. Festivalin ikinci gününde gerçekleştirilecek “Dijital İçerikler Gastronomi Tercihlerimizi Nasıl Etkiliyor?” söyleşisiyle de sosyal medya ve dijital içeriklerin gastronomi deneyimi üzerindeki etkileri konuşulacak. ETKİNLİKLERLE FESTİVAL COŞKUSU ŞEHRİN DÖRT BİR YANINA TAŞINIYOR Festival kapsamında ünlü sanatçılar Gaziantep Festival Park'ta hayranlarıyla buluşacak. Festivalde Şarkıcı Bengü, Şarkıcı ve Oyuncu Murat Boz, Şarkıcı ve Söz Yazarı Kıraç, Şarkıcı Buray sahne alacak. Festivalin devamında Şarkıcı Simge, Şarkıcı Özcan Deniz, Şarkıcı Hakan Altun, Şarkıcı Mert Demir ve Müzisyen Sefo sevilen şarkılarıyla hayranlarıyla buluşacak. Festivalde ayrıca tiyatrolar, çocuk etkinlikleri, sergilerle eğlence ve gastronomi sanatla harmanlanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.