Hava Durumu

#Küresel Ticaret

Kırsal Haber - Küresel Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küresel Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DENİB Başkanı Uğurlu’dan Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’a Ziyaret Haber

DENİB Başkanı Uğurlu’dan Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’a Ziyaret

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen kritik görüşmede Denizli ihracatının genel durumu, ABD’nin uygulayacağı ek vergiler ve döviz dönüşüm desteğinin süresi masaya yatırıldı. ​Denizli İhracatının Gündemi ve Beklentiler Bakanlığa Aktarıldı ​DENİB Başkanı Osman Uğurlu’nun Ticaret Bakan Yardımcısı Sayın Ö. Volkan Ağar’ı ziyaretinde, küresel pazarlardaki son gelişmelerin Denizli ihracatına yansımaları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Ziyaret sırasında dış ticaretin sürdürülebilirliği, rekabet gücünün korunması ve ihracat rakamlarının artırılmasına yönelik atılabilecek adımlar detaylıca paylaşıldı. ​ABD’nin Uygulayacağı %12,5 Ek Vergi Detaylıca Ele Alındı ​Görüşmenin en önemli başlıklarından biri, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından Türkiye’ye uygulanacak yüzde 12,5 oranındaki ilave vergi oldu. ​Düzenlemenin Denizli’deki ihracatçı firmalar ve sektörler üzerindeki muhtemel etkileri değerlendirildi. ​Rakip ülkelere uygulanan tarife oranları ve küresel ticaret dengeleri masaya yatırıldı. ​İhracatçıların ABD pazarındaki mevcut pazar paylarını koruyabilmesi ve rekabet avantajını sürdürebilmesi için sürecin yakından takip edilmesinin kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. ​Döviz Dönüşüm Desteğinin Uzatılması Talebi Vurgulandı ​Toplantıda öne çıkan bir diğer önemli konu ise ihracat bedellerinin Türk lirasına dönüşümünde uygulanan yüzde 3 oranındaki döviz dönüşüm desteği oldu. ​Artan üretim maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve uluslararası pazarlardaki yoğun rekabet koşulları göz önüne alınarak, desteğin 31.01.2027 tarihine kadar uzatılmasının ihracatçılar için taşıdığı hayati önem Bakan Yardımcısına iletildi. Uygulamanın devamlılığı ve öngörülebilirliğinin firmalara büyük bir katkı sunduğu ifade edildi. ​Ziyaretin sonunda DENİB Başkanı Osman Uğurlu, nazik kabulleri ve ihracatçı sektöre gösterdikleri yakın ilgi dolayısıyla Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’a teşekkürlerini sundu.

"Trade & Climate Tracker" ile İklim ve Enerji Odaklı Anlaşmalar Takipte Haber

"Trade & Climate Tracker" ile İklim ve Enerji Odaklı Anlaşmalar Takipte

Uluslararası ticaret anlaşmaları artık yalnızca gümrük vergileri ve serbestleşmeyle sınırlı kalmıyor; iklim krizi, enerji güvenliği ve yeşil dönüşüm küresel ticaretin merkezine yerleşiyor. Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (IISD), bu alandaki büyük bir boşluğu doldurmak için çevrimiçi bir platform olan Trade & Climate Tracker (Ticaret ve İklim Takipçisi) projesini hayata geçirdi. ​1 Ocak 2025’ten bu yana imzalanan 70’ten fazla anlaşmayı haritalandıran platform, ticaret politikalarının küresel enerji dönüşümünü nasıl desteklediğini gözler önüne seriyor. ​Veriler Ne Söylüyor? Son Dönem Ticaret Anlaşmalarının Öne Çıkan Bulguları ​IISD tarafından metinleri kamuya açık 46 ticaret anlaşması üzerinden yapılan analizler, ticaret ve iklim ilişkisinin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor: ​İklim İşbirliği Artıyor: Anlaşmaların %58’inde iklim işbirliğine açıkça yer verilirken, %40’ında emisyon azaltımı vurgulanıyor. Ayrıca anlaşmaların yarısından fazlasında ormansızlaşmayla ilgili hükümler bulunuyor. ​Enerji Altyapısı Güvence Altında: Metinlerin %67’si enerji verimliliği ve elektrik şebekeleri gibi kritik altyapı yatırımlarını kapsayan enerji işbirliği hükümleri içeriyor. ​Yenilenebilir Enerji Birleştirici Unsur: Anlaşmaların %36’sında yenilenebilir enerjiye dair hükümler yer alıyor. Uzmanlar, yenilenebilir enerjinin son dönem ticaret anlaşmalarında güçlü bir ortak payda olarak öne çıktığına dikkat çekiyor. ​Kritik Hammaddeler Odak Noktasında: Anlaşmaların %53’ü kritik hammaddeleri kapsıyor. Bu başlık altında madenlere erişimin güvence altına alınması ve tedarik zinciri güvenliği ittifaklarının geliştirilmesi hedefleniyor. ​"Geleceğin Yeşil Pazarları Şekilleniyor" ​IISD’nin Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma Direktörü Alice Tipping, yeni platformun önemini şu sözlerle değerlendirdi: ​"Hükümetler, 21. yüzyılda büyümenin ve kalkınmanın, düşük karbonlu ve iklime dayanıklı ekonomilere dayalı olacağının farkında. Tracker, bu dönüşümü görünür hale getiriyor ve ülkelerin, geleceğin küresel yeşil pazarlarını oluşturmak için ekonomik anlaşmaları nasıl kullandığını görmemizi sağlıyor." ​Veriler, bu eğilimin yalnızca iklim politikalarında iddialı ülkelerle sınırlı kalmadığını; farklı ekonomik ve siyasi önceliklere sahip hükümetlerin imzaladığı anlaşmalarda da ortak bir standart haline gelmeye başladığını gösteriyor. Trade & Climate Tracker, küresel ticaret diplomasisinde yeşil dönüşümü izlemek isteyenler için kritik bir başvuru kaynağı olmayı sürdürüyor.

KUTSO Heyeti Dünya Ticaretinin Kalbi Kanton Fuarı’nda Haber

KUTSO Heyeti Dünya Ticaretinin Kalbi Kanton Fuarı’nda

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO), Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat liderliğinde Çin’in Guangzhou şehrinde düzenlenen 139. Kanton Fuarı’na çıkarma yaptı. Uluslararası ticaret ağlarını genişletmeyi hedefleyen heyet, Çin pazarındaki fırsatları yerinde inceledi. KUTSO’dan Küresel Ticaret Atağı Kütahya iş dünyasının temsilcileri, 13–20 Nisan tarihleri arasında dünyanın en prestijli ticaret organizasyonlarından biri olan 139. Kanton Fuarı kapsamında yoğun bir iş ziyareti programı gerçekleştirdi. KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat başkanlığındaki heyet; yönetim kurulu üyeleri ve oda üyesi firma temsilcileriyle birlikte küresel ticaret dinamiklerini gözlemleme ve yeni iş birliği kapılarını aralama fırsatı buldu. Fuar süresince farklı sektörlerden uluslararası temsilcilerle bir araya gelen KUTSO heyeti, özellikle ihracat odaklı stratejik ortaklıklar üzerine ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Guangzhou Başkonsolosluğu ve Ticaret Ataşeliği’ne Ziyaret Programın en kritik duraklarından biri de resmi temaslar oldu. Esin Güral Argat ve beraberindeki heyet, Türkiye Cumhuriyeti Guangzhou Başkonsolosu Adnan Hayal ile Ticaret Ataşesi Şerife Yıldırım Demirel’i makamlarında ziyaret etti. Görüşmede şu başlıklar ön plana çıktı: Çin Pazarına Giriş: Şehir ve bölge bazlı ticaret planlamasının önemi. Güvenilir Ticaret: Doğru iş ortağı seçimi ve dijital iletişim kanallarındaki riskler. Resmi Sözleşmeler: Ticari ilişkilerde gayriresmî süreçlerden kaçınılması ve güçlü hukuki dayanakların oluşturulması. "İhracatta Kalıcılık ve Stratejik Planlama Şart" Toplantıda, Kütahya’nın ihracat potansiyeli ve firmaların küresel rekabet gücü detaylıca ele alındı. Ticaret Ataşeliği yetkilileri, fuar katılımlarının sadece bir ziyaret olarak kalmaması gerektiğini, hedef odaklı iş görüşmelerinin fuar sonrası takibinin hayati önem taşıdığını vurguladı. KUTSO heyeti, Kütahya özelinde ihracat yapan firma sayısını artırmak ve mevcut ihracatın sürdürülebilirliğini sağlamak adına firmaların kurumsal yapılarını güçlendirmesi gerektiği konusunda fikir birliğine vardı. Kültürel Etkileşim ve Guangzhou’nun Tarihi Dokusu İş görüşmelerinin tamamlanmasının ardından KUTSO heyeti, Guangzhou’nun tarihi ve kültürel değerlerini inceleme imkânı buldu. Şehrin modern yapısı ile köklü geçmişini birleştiren kültürel program, iki ülke arasındaki etkileşimi güçlendiren bir kapanışla sona erdi.

Hububat İhracatı Ocak Ayında 929,5 Milyon Dolar Oldu Haber

Hububat İhracatı Ocak Ayında 929,5 Milyon Dolar Oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, Ocak ayında 929,5 milyon dolarlık ihracat yaptı. İhracatın miktar bazında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 13,8 gerilediği bu dönemde, değer bazında yüzde 9,3’lük bir düşüş kaydedildi. En fazla ihraç edilen ürün 88,2 milyon dolar ile ayçiçek yağı olurken, birim fiyatlarındaki artışa bağlı olarak bu kalemde bir gerileme yaşanmadı. 86,2 milyon dolar ihracat ile çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer alırken, onu 76,1 milyon dolar ihracat ile tatlı bisküvi ve gofretler takip etti. Sektörün bir numaralı ihracat pazarı Irak'a hububat ihracatı aylık bazda yüzde 34,3 gerileyerek 108,5 milyon dolar olarak kaydedildi. ABD pazarındaki büyümesini sürdüren sektör, yüzde 10 artış sağladığı bu ülkede 62,4 milyon dolara ulaştı. “Gıda ticaretine yönelen Rus şirketlerle ile ortaklık imkanını önemsemeliyiz” İhracat verileri ekseninde küresel gıda ticaretini etkileyen gelişmeleri yorumlayan TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında Türkiye için büyük önem taşıyan Rusya ile ilgili değerlendirmelerde bulundu: “Dünya tahıl üretimi ve ihracatında kilit bir aktör olan Rusya, tarımda yalnızca hammadde satan bir ülke olmaktan çıkarak, küresel gıda zincirinin daha yukarı halkalarına yerleşmeyi hedefleyen yeni bir stratejiye yönelmiş görünüyor. Rus şirketlerinin devlet desteğiyle yurt dışında buğday unu, ayçiçek yağı ve gıda işleme tesisleri kurmaya teşvik edilmeleri, Moskova’nın bu konuda kararlı olduğunun bir işareti. Rusya’nın doğrudan üçüncü ülkeler için katma değerli ürün üreten bir oyuncu olma arzusunun arkasındaki temel nedenler ise ekim alanları sürekli genişlemesine rağmen, baskılanan fiyatlar nedeniyle tarımsal karlılığın gerilemesi ve hububat ekiminden uzaklaşan çiftçilerin yağlı tohum üretimine yönelmesi… Türkiye güçlü sanayi altyapısı ile bugüne kadar DİR kapsamında buğday, ham ayçiçeği yağı ve mısır gibi ithal girdileri katma değerli ürünlere dönüştürerek uluslararası pazarlara sunan bir ülke oldu. Türk gıda sanayiine önemli bir rekabet avantajı sağlayan bu ilişkide, Rusya’nın kendi şirketlerini yurt dışında değirmencilik ve işleme yatırımlarına yönlendirmesi sonrası ikinci bir faza geçebiliriz. Rusya’nın yurt dışı işleme yatırımlarıyla pazarlara doğrudan girmeye başladığı bir ortamda, hem alternatif tedarik kaynaklarını stratejik biçimde güçlendirmeli hem de yüksekliği nedeniyle atıl kalabilen kapasitelerimiz için de Rus şirketlerle ortaklıkları önemsemeliyiz.” “Hindistan’la iş birlikleri de yeni fırsatlar yaratabilir” Rusya’nın Çin ve Hindistan gibi büyük pazarlarla derinleşen ilişkilerine dikkat çeken ve AB–Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması’nın küresel ticaret üzerindeki muhtemel etkilerini, gıda sektörü adına değerlendiren Tiryakioğlu şunları ifade etti: “Türkiye’nin AB’ye gerçekleşen gıda ihracatı kotalarla sınırlı olduğundan, bu anlaşmanın AB’ye yaptığımız hububat ihracatımıza önemli bir etkisi olmayacaktır. Hindistan’ın küresel ihracat lideri olduğu pirincin hassas tarım kalemi olarak kapsam dışında tutulması, bu ürünün AB pazarına sınırsız ve gümrüksüz şekilde girmesinin önünü kapıyor. Dolayısıyla Hindistan’dan AB’ye yönelik şimdilik bir ‘pirinç seli’ beklenmiyor. Ancak anlaşmanın dolaylı etkileri olacaktır. Hindistan bugün yılda yaklaşık 12 milyar dolarlık pirinç ihraç eden, buna karşılık dünya genelinden 5 milyar doların üzerinde bakliyat ithal eden bir ülke. Yani bazı ürünlerde fiyat belirleyici bir tedarikçi, bazı ürünlerde ise büyük bir alıcı… AB ile yapılan bu anlaşma Hindistan’ın yatırım çekme kapasitesini, tarımsal sanayi altyapısını ve küresel ticaretteki ağırlığını daha da artıracaktır. Bu da Hindistan’ı sadece ham ürünlerde değil, işlenmiş gıda ve katma değerli tarım ürünlerinde de güçlü bir oyuncu haline getirecektir. Hindistan’ın gıda üretiminde daha istikrarlı, daha ölçekli ve rekabetçi bir tedarikçi haline gelmesi, özellikle Ortadoğu, Afrika ve Asya gibi pazarlarda fiyat ve hacim rekabetini sertleştirebilir. Hububat sektörü ihracatımızın yıllık ortalama 45 milyon dolar olduğu Hindistan ile kuracağımız yeni iş birlikleri, iki ülke için de kazan kazan anlamına gelen önemli fırsatlar yaratabilir.”

Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı'dan Gümrük Birliği Uyarısı Haber

Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı'dan Gümrük Birliği Uyarısı

Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın, mevcut Gümrük Birliği yapısı nedeniyle Türkiye açısından ciddi ticari riskler oluşturduğunu belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki yerini koruması için kapsamlı bir güncellemenin şart olduğunu vurguladı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türk ihracatçısı üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği Anlaşması’nın, küresel ticaretin değişen dinamikleri karşısında Türkiye’nin aleyhine bir tablo oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Özer Matlı, özellikle AB’nin Hindistan ile imzaladığı kapsamlı ticaret anlaşmasının, ülke ekonomisi açısından stratejik riskler barındırdığını vurguladı. “İhracat Rakamları Tehlikenin Boyutunu Ortaya Koyuyor” Türkiye’nin ihracatında en büyük payın Avrupa Birliği ülkeleri olduğunun altını çizen Başkan Özer Matlı, ihracat rakamlarının da tehlikenin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. Matlı, “2025 yılında Türkiye’nin genel ihracatı 273 milyar 434 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 116 milyar 987 milyon dolarlık aslan payı doğrudan Avrupa Birliği ülkelerine yapılmıştır. Bursa özelinde ise tablonun hassasiyeti daha da artmaktadır. Bursa olarak 17 milyar 862 milyon dolarlık toplam ihracatımızın 12 milyar doları aşan kısmı AB pazarına odaklıdır” dedi. Bu rakamların, AB pazarındaki her yapısal değişikliğin sanayici ve ihracatçı üzerinde doğrudan etkisinin olduğunu gösterdiğini belirten Özer Matlı, Hindistan gibi büyük bir rakibin AB pazarında vergi avantajı elde etmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. “Hint Mallarının Tek Taraflı Girişi Büyük Tehdit” Hindistan menşeli ürünlerin Avrupa Birliği üzerinden Türkiye pazarına gümrüksüz şekilde girişini mümkün kılan anlaşmanın, yerli üretici açısından bazı riskler barındırdığına dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Gümrük Birliği’nin mevcut ve asimetrik işleyişi çerçevesinde, AB’nin imzaladığı bu tür anlaşmalar; iş gücü maliyetleri düşük ve üretim kapasitesi yüksek ülkelerin ürünlerinin ülkemize düşük vergilerle erişimini kolaylaştırmaktadır. Buna karşın yerli üreticimiz aynı pazarlara girişte daha yüksek ticaret engelleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu tablo, iç pazar dengelerini zorlamakta ve üreticimizin rekabet gücü üzerinde ilave bir baskı oluşturmaktadır. Bu çerçevede Ticaret Bakanlığımız tarafından Gümrük Birliği sürecinde sorun teşkil eden başlıklara ilişkin yürütülen görüşmeler memnuniyet vericidir. Ancak mevcut risklerin büyümemesi ve üreticimizin korunması açısından sürecin daha hızlı ilerletilmesi büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı. Çözümün Anahtarı: Tam Entegrasyon Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesinin Türkiye için artık ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayan Başkan Matlı, meselenin sadece ticaret değil, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki konumu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Gümrük Birliği; tarım, hizmetler ve yatırım başlıklarının yanı sıra ulaştırma kotalarından vize serbestisine, dijital dönüşümden Yeşil Mutabakat uyumuna kadar tüm alanlarda modernize edilmelidir. Eğer bu yapı yeni nesil ticaret gerekliliklerine göre güncellenmezse, Türkiye’nin AB ile ticari ilişkilerinde yapısal bir kırılma kaçınılmaz olur. Ülkemizin AB’nin ticaret ağlarına tam entegrasyonu artık bir tercih olmaktan öte, ekonomik anlamda bir zorunluluk ve sürdürülebilirlik meselesidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.