Hava Durumu

#Küresel Ticaret

Kırsal Haber - Küresel Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Küresel Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AHBİB Başkanı Memiş:''İhracatta Değer Odaklı Performans Ve Yeni Pazarlar Öne Çıkıyor'' Haber

AHBİB Başkanı Memiş:''İhracatta Değer Odaklı Performans Ve Yeni Pazarlar Öne Çıkıyor''

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) ağustos ayında 148,4 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. İhracat miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8 azalırken, değer bazındaki gerilemenin yüzde 2’de kalması kilogram başına elde edilen gelirin yükseldiğini gösterdi. Bakliyat, 42,4 milyon dolarla ihracatın en büyük kalemini oluştururken, bitkisel yağ grubundaki yüzde 57’lik değer artışı dikkat çekti. Orta Doğu’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Uzak Doğu’ya uzanan geniş coğrafyadaki güçlü ihracat performansı, AHBİB’in pazar çeşitliliğini hızla artırdığını ortaya koydu. “Ürün kalitemiz ve pazarlama gücümüz ihracat değerimize yansıyor” AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, ağustos ayı verilerinin sektörün miktar yerine değere odaklanan stratejik dönüşümünü yansıttığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Daha az miktarda ürün ihraç etmemize rağmen kilogram başına elde ettiğimiz geliri artırmayı başardık. Bu tablo, ürün kalitemizin ve pazarlama gücümüzün ihracat değerimize doğrudan yansıdığını gösteriyor. Rakamlarımız, sektörümüzün fiyatlama kabiliyetinin ve katma değer üretme gücünün giderek sağlamlaştığının somut göstergesidir.” Bakliyatta liderlik korundu, bitkisel yağlarda sıçrama yaşandı Ağustos ayında ürün grupları arasında bakliyatın 42,4 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 30’luk payla ilk sırada yer aldığını vurgulayan Başkan Veysel Memiş, bu grubun dış satımının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 arttığını ifade etti. Bakliyatın bölgenin geleneksel üretim gücünü temsil ettiğini kaydeden Veysel Memiş, mevcut altyapı ve ihracat kabiliyetiyle küresel pazardaki konumlarını güçlendirmeye devam ettiklerini söyledi. Bitkisel yağların 32,5 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 23’lük payla ikinci sırada yer aldığını aktaran Veysel Memiş, bu gruptaki değer artışının yüzde 57’ye ulaştığını belirtti. Veysel Memiş, “Özellikle soya yağı ve fraksiyonlarında oldukça güçlü bir performans sergiledik. Bu alt gruptaki ihracatımız miktar bazında yüzde 195, değer bazında ise yüzde 226 artarak 16,5 milyon dolara ulaştı. Benzer şekilde margarin ve palm yağı ihracatımızda da önemli ivme yakaladık.” dedi. Pastacılık ürünleri grubunda ağustos ayında 28,2 milyon dolarlık dış satım yapıldığını dile getiren Veysel Memiş, bu grubun toplam ihracattan yüzde 20 pay aldığını belirtti. Miktar bazında yüzde 15, değer bazında yüzde 12’lik bir gerilemeye rağmen alt ürün gruplarındaki direncin sürdüğünü kaydeden Veysel Memiş, tatlı bisküvi ve gofretlerin 11,4 milyon dolarlık ihracatla liderliğini koruduğunu; makarnada 6,4 milyon dolar, hububat esaslı kabartılmış mamullerde 3,9 milyon dolar ve diğer pastacılık ürünlerinde 3,7 milyon dolarlık dış satım gerçekleştiğini aktardı. En fazla ihracat Irak’a yapılırken, BAE’ye ihracatta rekor artış Pazar bazlı verileri de değerlendiren Veysel Memiş, Irak’ın 19,8 milyon dolarlık ihracat değeri ve yüzde 14’lük payla lider pazar konumunu sürdürdüğünü vurguladı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ise en dikkat çekici yükselişi kaydettiğine işaret eden Veysel Memiş, bu ülkeye yapılan ihracatın geçen yılın aynı ayına göre 2,4 milyon dolardan 9,5 milyon dolara çıktığını söyledi. Veysel Memiş, Suriye’nin de 9 milyon dolara yaklaşan ihracat hacmiyle önemli pazarlar arasındaki yerini koruduğunu ifade etti. Geniş coğrafi çeşitliliğin küresel ticaret risklerine karşı güçlü bir kalkan oluşturduğuna dikkat çeken Veysel Memiş, “Orta Doğu’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir pazarda varlık gösteriyoruz. Irak gibi geleneksel pazarlarımızdaki liderliğimizi sürdürürken; BAE, Libya, Yemen, Çin, Kenya, Kazakistan, Somali ve Polonya gibi farklı coğrafyalarda elde ettiğimiz yüksek artış oranları, yeni pazarlara açılma potansiyelimizin ne kadar yüksek olduğunu açıkça kanıtlıyor.” diye konuştu. AHBİB Başkanı Veysel Memiş, 2026 yılı Ocak-Ağustos döneminde bölge ihracatının yüzde 3 artışla 1 milyar 178 milyon dolar düzeyine ulaştığını sözlerine ekledi.

Veysel Memiş: "İspanya’da 12,5 Kat, Bulgaristan’da 11,6 Kat İhracat Artışı Sağladık" Haber

Veysel Memiş: "İspanya’da 12,5 Kat, Bulgaristan’da 11,6 Kat İhracat Artışı Sağladık"

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB), temmuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artışla 173,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Birlik, yılın yedinci ayında en yüksek ihracat değerlerine İran, Irak ve Suriye pazarlarında ulaşırken, İspanya ve Bulgaristan'a yönelik ihracatındaki yüksek oranlı artışlarla da dikkat çekti. AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, temmuz ayında 1,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşen ulusal sektör ihracatından yüzde 15,3 oranında pay aldıklarını belirtti. Bölge ihracatçılarının geleneksel pazarlardaki konumunu korurken yeni ve yüksek büyüme potansiyeline sahip pazarlarda da önemli kazanımlar elde ettiğini kaydeden Veysel Memiş, “Yakın coğrafyamızdaki güçlü pazarlarımızın yanı sıra Avrupa, Afrika, Asya ve Latin Amerika'da elde ettiğimiz artışlar, Türk hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamullerinin küresel pazarlardaki rekabet gücünü gösteriyor. Önümüzdeki dönemde mevcut pazarlarımızdaki payımızı artırırken yeni pazarlara erişim çalışmalarımıza da ağırlık vereceğiz." dedi. “Bakliyat, bitkisel yağlar ve pastacılık ürünleri ihracatın yüzde 63’ünü taşıdı” AHBİB üyesi ihracatçıların temmuz ayında toplam 206 bin 411 ton ürünü uluslararası pazarlara ulaştırdığını belirten Veysel Memiş, en fazla ihracatın bakliyat, bitkisel yağlar ve pastacılık ürünleri gruplarında gerçekleştirildiğini söyledi. Veysel Memiş, “Birliğimizin ürün grupları bazındaki ihracatında bakliyat 36,3 milyon dolarlık değer ve yüzde 22 payla ilk sırada yer alırken, bitkisel yağlar 35,8 milyon dolarlık ihracatla toplam dış satımın yüzde 21'ini oluşturdu. Pastacılık ürünleri ise 32,8 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 20 payla üçüncü sırada yer aldı. Kırmızı mercimek ihracatı miktar bazında yüzde 101, değer bazında yüzde 65 artarak 26,6 milyon dolara ulaştı. Böylece kırmızı mercimek tek başına toplam Birlik ihracatının yaklaşık yüzde 16'sını oluşturdu. Şeker, diğer gıda müstahzarları, margarin, soya yağı ve fraksiyonları ile yağlı tohum ve meyvelerin un ve küspesi ürünleri, ihracat değerindeki yükselişleriyle öne çıktı.” diye konuştu. “İspanya’da 12,5 kat, Bulgaristan’da 11,6 kat ihracat artışı sağladık” Bölge ihracatını ülkelere göre değerlendiren Veysel Memiş, temmuz ayında en fazla dış satım yaptıkları ülkelerin başında İran, Irak ve Suriye’nin geldiğini belirtti. İspanya ve Bulgaristan başta olmak üzere birçok pazarda elde edilen güçlü artışların ise ihracatın coğrafi çeşitliliğini desteklediğini ifade eden Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “İran’a yönelik ihracatımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 123 artırarak 21,3 milyon dolara yükselttik. Irak’a 16,8 milyon dolar, Suriye’ye ise 9,9 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle İspanya ve Bulgaristan pazarlarında kaydettiğimiz yüksek oranlı artışlar dikkat çekti. İspanya’ya ihracatımız yüzde 1.250 artışla 8,6 milyon dolara, Bulgaristan’a ihracatımız ise yüzde 1.063 artışla 7,4 milyon dolara ulaştı. Bunun yanı sıra Sudan, Libya ve ABD gibi pazarlarda da ihracatımızı önemli ölçüde artırdık. Bu tablo, ihracatçılarımızın farklı coğrafyalardaki fırsatları değerlendirdiğini ve pazar çeşitliliğimizi güçlendirdiğini gösteriyor.” Küresel gıda ticaretinde fiyat hareketleri, tedarik zincirlerindeki değişimler ve bölgesel gelişmelerin ihracatçılar açısından yeni fırsat ve riskleri beraberinde getirdiğine dikkati çeken Veysel Memiş, rekabet gücünün korunması için katma değerli üretim ve pazar çeşitliliğinin önem kazandığını vurguladı. Veysel Memiş, "2026'da ihracatçılarımız değişen küresel ticaret koşullarına uyum sağlarken yeni pazarlara erişim konusunda da önemli mesafe aldı. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi ve katma değerli üretim kapasitemizi artırarak sürdürülebilir ihracat artışını hedefliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

DENİB Başkanı Uğurlu’dan Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’a Ziyaret Haber

DENİB Başkanı Uğurlu’dan Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’a Ziyaret

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’ı makamında ziyaret etti. Gerçekleştirilen kritik görüşmede Denizli ihracatının genel durumu, ABD’nin uygulayacağı ek vergiler ve döviz dönüşüm desteğinin süresi masaya yatırıldı. ​Denizli İhracatının Gündemi ve Beklentiler Bakanlığa Aktarıldı ​DENİB Başkanı Osman Uğurlu’nun Ticaret Bakan Yardımcısı Sayın Ö. Volkan Ağar’ı ziyaretinde, küresel pazarlardaki son gelişmelerin Denizli ihracatına yansımaları kapsamlı bir şekilde ele alındı. Ziyaret sırasında dış ticaretin sürdürülebilirliği, rekabet gücünün korunması ve ihracat rakamlarının artırılmasına yönelik atılabilecek adımlar detaylıca paylaşıldı. ​ABD’nin Uygulayacağı %12,5 Ek Vergi Detaylıca Ele Alındı ​Görüşmenin en önemli başlıklarından biri, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) tarafından Türkiye’ye uygulanacak yüzde 12,5 oranındaki ilave vergi oldu. ​Düzenlemenin Denizli’deki ihracatçı firmalar ve sektörler üzerindeki muhtemel etkileri değerlendirildi. ​Rakip ülkelere uygulanan tarife oranları ve küresel ticaret dengeleri masaya yatırıldı. ​İhracatçıların ABD pazarındaki mevcut pazar paylarını koruyabilmesi ve rekabet avantajını sürdürebilmesi için sürecin yakından takip edilmesinin kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. ​Döviz Dönüşüm Desteğinin Uzatılması Talebi Vurgulandı ​Toplantıda öne çıkan bir diğer önemli konu ise ihracat bedellerinin Türk lirasına dönüşümünde uygulanan yüzde 3 oranındaki döviz dönüşüm desteği oldu. ​Artan üretim maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve uluslararası pazarlardaki yoğun rekabet koşulları göz önüne alınarak, desteğin 31.01.2027 tarihine kadar uzatılmasının ihracatçılar için taşıdığı hayati önem Bakan Yardımcısına iletildi. Uygulamanın devamlılığı ve öngörülebilirliğinin firmalara büyük bir katkı sunduğu ifade edildi. ​Ziyaretin sonunda DENİB Başkanı Osman Uğurlu, nazik kabulleri ve ihracatçı sektöre gösterdikleri yakın ilgi dolayısıyla Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’a teşekkürlerini sundu.

"Trade & Climate Tracker" ile İklim ve Enerji Odaklı Anlaşmalar Takipte Haber

"Trade & Climate Tracker" ile İklim ve Enerji Odaklı Anlaşmalar Takipte

Uluslararası ticaret anlaşmaları artık yalnızca gümrük vergileri ve serbestleşmeyle sınırlı kalmıyor; iklim krizi, enerji güvenliği ve yeşil dönüşüm küresel ticaretin merkezine yerleşiyor. Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (IISD), bu alandaki büyük bir boşluğu doldurmak için çevrimiçi bir platform olan Trade & Climate Tracker (Ticaret ve İklim Takipçisi) projesini hayata geçirdi. ​1 Ocak 2025’ten bu yana imzalanan 70’ten fazla anlaşmayı haritalandıran platform, ticaret politikalarının küresel enerji dönüşümünü nasıl desteklediğini gözler önüne seriyor. ​Veriler Ne Söylüyor? Son Dönem Ticaret Anlaşmalarının Öne Çıkan Bulguları ​IISD tarafından metinleri kamuya açık 46 ticaret anlaşması üzerinden yapılan analizler, ticaret ve iklim ilişkisinin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor: ​İklim İşbirliği Artıyor: Anlaşmaların %58’inde iklim işbirliğine açıkça yer verilirken, %40’ında emisyon azaltımı vurgulanıyor. Ayrıca anlaşmaların yarısından fazlasında ormansızlaşmayla ilgili hükümler bulunuyor. ​Enerji Altyapısı Güvence Altında: Metinlerin %67’si enerji verimliliği ve elektrik şebekeleri gibi kritik altyapı yatırımlarını kapsayan enerji işbirliği hükümleri içeriyor. ​Yenilenebilir Enerji Birleştirici Unsur: Anlaşmaların %36’sında yenilenebilir enerjiye dair hükümler yer alıyor. Uzmanlar, yenilenebilir enerjinin son dönem ticaret anlaşmalarında güçlü bir ortak payda olarak öne çıktığına dikkat çekiyor. ​Kritik Hammaddeler Odak Noktasında: Anlaşmaların %53’ü kritik hammaddeleri kapsıyor. Bu başlık altında madenlere erişimin güvence altına alınması ve tedarik zinciri güvenliği ittifaklarının geliştirilmesi hedefleniyor. ​"Geleceğin Yeşil Pazarları Şekilleniyor" ​IISD’nin Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma Direktörü Alice Tipping, yeni platformun önemini şu sözlerle değerlendirdi: ​"Hükümetler, 21. yüzyılda büyümenin ve kalkınmanın, düşük karbonlu ve iklime dayanıklı ekonomilere dayalı olacağının farkında. Tracker, bu dönüşümü görünür hale getiriyor ve ülkelerin, geleceğin küresel yeşil pazarlarını oluşturmak için ekonomik anlaşmaları nasıl kullandığını görmemizi sağlıyor." ​Veriler, bu eğilimin yalnızca iklim politikalarında iddialı ülkelerle sınırlı kalmadığını; farklı ekonomik ve siyasi önceliklere sahip hükümetlerin imzaladığı anlaşmalarda da ortak bir standart haline gelmeye başladığını gösteriyor. Trade & Climate Tracker, küresel ticaret diplomasisinde yeşil dönüşümü izlemek isteyenler için kritik bir başvuru kaynağı olmayı sürdürüyor.

KUTSO Heyeti Dünya Ticaretinin Kalbi Kanton Fuarı’nda Haber

KUTSO Heyeti Dünya Ticaretinin Kalbi Kanton Fuarı’nda

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO), Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat liderliğinde Çin’in Guangzhou şehrinde düzenlenen 139. Kanton Fuarı’na çıkarma yaptı. Uluslararası ticaret ağlarını genişletmeyi hedefleyen heyet, Çin pazarındaki fırsatları yerinde inceledi. KUTSO’dan Küresel Ticaret Atağı Kütahya iş dünyasının temsilcileri, 13–20 Nisan tarihleri arasında dünyanın en prestijli ticaret organizasyonlarından biri olan 139. Kanton Fuarı kapsamında yoğun bir iş ziyareti programı gerçekleştirdi. KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat başkanlığındaki heyet; yönetim kurulu üyeleri ve oda üyesi firma temsilcileriyle birlikte küresel ticaret dinamiklerini gözlemleme ve yeni iş birliği kapılarını aralama fırsatı buldu. Fuar süresince farklı sektörlerden uluslararası temsilcilerle bir araya gelen KUTSO heyeti, özellikle ihracat odaklı stratejik ortaklıklar üzerine ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Guangzhou Başkonsolosluğu ve Ticaret Ataşeliği’ne Ziyaret Programın en kritik duraklarından biri de resmi temaslar oldu. Esin Güral Argat ve beraberindeki heyet, Türkiye Cumhuriyeti Guangzhou Başkonsolosu Adnan Hayal ile Ticaret Ataşesi Şerife Yıldırım Demirel’i makamlarında ziyaret etti. Görüşmede şu başlıklar ön plana çıktı: Çin Pazarına Giriş: Şehir ve bölge bazlı ticaret planlamasının önemi. Güvenilir Ticaret: Doğru iş ortağı seçimi ve dijital iletişim kanallarındaki riskler. Resmi Sözleşmeler: Ticari ilişkilerde gayriresmî süreçlerden kaçınılması ve güçlü hukuki dayanakların oluşturulması. "İhracatta Kalıcılık ve Stratejik Planlama Şart" Toplantıda, Kütahya’nın ihracat potansiyeli ve firmaların küresel rekabet gücü detaylıca ele alındı. Ticaret Ataşeliği yetkilileri, fuar katılımlarının sadece bir ziyaret olarak kalmaması gerektiğini, hedef odaklı iş görüşmelerinin fuar sonrası takibinin hayati önem taşıdığını vurguladı. KUTSO heyeti, Kütahya özelinde ihracat yapan firma sayısını artırmak ve mevcut ihracatın sürdürülebilirliğini sağlamak adına firmaların kurumsal yapılarını güçlendirmesi gerektiği konusunda fikir birliğine vardı. Kültürel Etkileşim ve Guangzhou’nun Tarihi Dokusu İş görüşmelerinin tamamlanmasının ardından KUTSO heyeti, Guangzhou’nun tarihi ve kültürel değerlerini inceleme imkânı buldu. Şehrin modern yapısı ile köklü geçmişini birleştiren kültürel program, iki ülke arasındaki etkileşimi güçlendiren bir kapanışla sona erdi.

Hububat İhracatı Ocak Ayında 929,5 Milyon Dolar Oldu Haber

Hububat İhracatı Ocak Ayında 929,5 Milyon Dolar Oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, Ocak ayında 929,5 milyon dolarlık ihracat yaptı. İhracatın miktar bazında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 13,8 gerilediği bu dönemde, değer bazında yüzde 9,3’lük bir düşüş kaydedildi. En fazla ihraç edilen ürün 88,2 milyon dolar ile ayçiçek yağı olurken, birim fiyatlarındaki artışa bağlı olarak bu kalemde bir gerileme yaşanmadı. 86,2 milyon dolar ihracat ile çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer alırken, onu 76,1 milyon dolar ihracat ile tatlı bisküvi ve gofretler takip etti. Sektörün bir numaralı ihracat pazarı Irak'a hububat ihracatı aylık bazda yüzde 34,3 gerileyerek 108,5 milyon dolar olarak kaydedildi. ABD pazarındaki büyümesini sürdüren sektör, yüzde 10 artış sağladığı bu ülkede 62,4 milyon dolara ulaştı. “Gıda ticaretine yönelen Rus şirketlerle ile ortaklık imkanını önemsemeliyiz” İhracat verileri ekseninde küresel gıda ticaretini etkileyen gelişmeleri yorumlayan TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında Türkiye için büyük önem taşıyan Rusya ile ilgili değerlendirmelerde bulundu: “Dünya tahıl üretimi ve ihracatında kilit bir aktör olan Rusya, tarımda yalnızca hammadde satan bir ülke olmaktan çıkarak, küresel gıda zincirinin daha yukarı halkalarına yerleşmeyi hedefleyen yeni bir stratejiye yönelmiş görünüyor. Rus şirketlerinin devlet desteğiyle yurt dışında buğday unu, ayçiçek yağı ve gıda işleme tesisleri kurmaya teşvik edilmeleri, Moskova’nın bu konuda kararlı olduğunun bir işareti. Rusya’nın doğrudan üçüncü ülkeler için katma değerli ürün üreten bir oyuncu olma arzusunun arkasındaki temel nedenler ise ekim alanları sürekli genişlemesine rağmen, baskılanan fiyatlar nedeniyle tarımsal karlılığın gerilemesi ve hububat ekiminden uzaklaşan çiftçilerin yağlı tohum üretimine yönelmesi… Türkiye güçlü sanayi altyapısı ile bugüne kadar DİR kapsamında buğday, ham ayçiçeği yağı ve mısır gibi ithal girdileri katma değerli ürünlere dönüştürerek uluslararası pazarlara sunan bir ülke oldu. Türk gıda sanayiine önemli bir rekabet avantajı sağlayan bu ilişkide, Rusya’nın kendi şirketlerini yurt dışında değirmencilik ve işleme yatırımlarına yönlendirmesi sonrası ikinci bir faza geçebiliriz. Rusya’nın yurt dışı işleme yatırımlarıyla pazarlara doğrudan girmeye başladığı bir ortamda, hem alternatif tedarik kaynaklarını stratejik biçimde güçlendirmeli hem de yüksekliği nedeniyle atıl kalabilen kapasitelerimiz için de Rus şirketlerle ortaklıkları önemsemeliyiz.” “Hindistan’la iş birlikleri de yeni fırsatlar yaratabilir” Rusya’nın Çin ve Hindistan gibi büyük pazarlarla derinleşen ilişkilerine dikkat çeken ve AB–Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması’nın küresel ticaret üzerindeki muhtemel etkilerini, gıda sektörü adına değerlendiren Tiryakioğlu şunları ifade etti: “Türkiye’nin AB’ye gerçekleşen gıda ihracatı kotalarla sınırlı olduğundan, bu anlaşmanın AB’ye yaptığımız hububat ihracatımıza önemli bir etkisi olmayacaktır. Hindistan’ın küresel ihracat lideri olduğu pirincin hassas tarım kalemi olarak kapsam dışında tutulması, bu ürünün AB pazarına sınırsız ve gümrüksüz şekilde girmesinin önünü kapıyor. Dolayısıyla Hindistan’dan AB’ye yönelik şimdilik bir ‘pirinç seli’ beklenmiyor. Ancak anlaşmanın dolaylı etkileri olacaktır. Hindistan bugün yılda yaklaşık 12 milyar dolarlık pirinç ihraç eden, buna karşılık dünya genelinden 5 milyar doların üzerinde bakliyat ithal eden bir ülke. Yani bazı ürünlerde fiyat belirleyici bir tedarikçi, bazı ürünlerde ise büyük bir alıcı… AB ile yapılan bu anlaşma Hindistan’ın yatırım çekme kapasitesini, tarımsal sanayi altyapısını ve küresel ticaretteki ağırlığını daha da artıracaktır. Bu da Hindistan’ı sadece ham ürünlerde değil, işlenmiş gıda ve katma değerli tarım ürünlerinde de güçlü bir oyuncu haline getirecektir. Hindistan’ın gıda üretiminde daha istikrarlı, daha ölçekli ve rekabetçi bir tedarikçi haline gelmesi, özellikle Ortadoğu, Afrika ve Asya gibi pazarlarda fiyat ve hacim rekabetini sertleştirebilir. Hububat sektörü ihracatımızın yıllık ortalama 45 milyon dolar olduğu Hindistan ile kuracağımız yeni iş birlikleri, iki ülke için de kazan kazan anlamına gelen önemli fırsatlar yaratabilir.”

Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı'dan Gümrük Birliği Uyarısı Haber

Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı'dan Gümrük Birliği Uyarısı

Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın, mevcut Gümrük Birliği yapısı nedeniyle Türkiye açısından ciddi ticari riskler oluşturduğunu belirten Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki yerini koruması için kapsamlı bir güncellemenin şart olduğunu vurguladı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Avrupa Birliği (AB) ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türk ihracatçısı üzerindeki olası etkilerini değerlendirdi. 1996 yılından bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği Anlaşması’nın, küresel ticaretin değişen dinamikleri karşısında Türkiye’nin aleyhine bir tablo oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Özer Matlı, özellikle AB’nin Hindistan ile imzaladığı kapsamlı ticaret anlaşmasının, ülke ekonomisi açısından stratejik riskler barındırdığını vurguladı. “İhracat Rakamları Tehlikenin Boyutunu Ortaya Koyuyor” Türkiye’nin ihracatında en büyük payın Avrupa Birliği ülkeleri olduğunun altını çizen Başkan Özer Matlı, ihracat rakamlarının da tehlikenin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. Matlı, “2025 yılında Türkiye’nin genel ihracatı 273 milyar 434 milyon dolar olarak gerçekleşirken, bunun 116 milyar 987 milyon dolarlık aslan payı doğrudan Avrupa Birliği ülkelerine yapılmıştır. Bursa özelinde ise tablonun hassasiyeti daha da artmaktadır. Bursa olarak 17 milyar 862 milyon dolarlık toplam ihracatımızın 12 milyar doları aşan kısmı AB pazarına odaklıdır” dedi. Bu rakamların, AB pazarındaki her yapısal değişikliğin sanayici ve ihracatçı üzerinde doğrudan etkisinin olduğunu gösterdiğini belirten Özer Matlı, Hindistan gibi büyük bir rakibin AB pazarında vergi avantajı elde etmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. “Hint Mallarının Tek Taraflı Girişi Büyük Tehdit” Hindistan menşeli ürünlerin Avrupa Birliği üzerinden Türkiye pazarına gümrüksüz şekilde girişini mümkün kılan anlaşmanın, yerli üretici açısından bazı riskler barındırdığına dikkat çeken Başkan Özer Matlı, “Gümrük Birliği’nin mevcut ve asimetrik işleyişi çerçevesinde, AB’nin imzaladığı bu tür anlaşmalar; iş gücü maliyetleri düşük ve üretim kapasitesi yüksek ülkelerin ürünlerinin ülkemize düşük vergilerle erişimini kolaylaştırmaktadır. Buna karşın yerli üreticimiz aynı pazarlara girişte daha yüksek ticaret engelleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Bu tablo, iç pazar dengelerini zorlamakta ve üreticimizin rekabet gücü üzerinde ilave bir baskı oluşturmaktadır. Bu çerçevede Ticaret Bakanlığımız tarafından Gümrük Birliği sürecinde sorun teşkil eden başlıklara ilişkin yürütülen görüşmeler memnuniyet vericidir. Ancak mevcut risklerin büyümemesi ve üreticimizin korunması açısından sürecin daha hızlı ilerletilmesi büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı. Çözümün Anahtarı: Tam Entegrasyon Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesinin Türkiye için artık ertelenemez bir ihtiyaç haline geldiğini vurgulayan Başkan Matlı, meselenin sadece ticaret değil, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki konumu olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Gümrük Birliği; tarım, hizmetler ve yatırım başlıklarının yanı sıra ulaştırma kotalarından vize serbestisine, dijital dönüşümden Yeşil Mutabakat uyumuna kadar tüm alanlarda modernize edilmelidir. Eğer bu yapı yeni nesil ticaret gerekliliklerine göre güncellenmezse, Türkiye’nin AB ile ticari ilişkilerinde yapısal bir kırılma kaçınılmaz olur. Ülkemizin AB’nin ticaret ağlarına tam entegrasyonu artık bir tercih olmaktan öte, ekonomik anlamda bir zorunluluk ve sürdürülebilirlik meselesidir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.