Hava Durumu

#Kuru Kayısı

Kırsal Haber - Kuru Kayısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kuru Kayısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Kuru Meyve Sektöründen Hindistan’a Ticaret Atağı Haber

Türk Kuru Meyve Sektöründen Hindistan’a Ticaret Atağı

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Türk kuru meyve sektörünün Hindistan pazarındaki bilinirliğini ve ihracatını artırmak amacıyla 14–19 Eylül 2026 tarihleri arasında İzmir ve Gaziantep’i kapsayan “Hindistan Sektörel Alım Heyeti”ne ev sahipliği yaptı. Hindistan’ın kuru ve kabuklu meyve sektöründe faaliyet gösteren önde gelen 7 firmasının Türkiye’ye geldiği heyetin İzmir ayağında, 20’nin üzerinde Türk ihracatçı firma yaklaşık 150 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmelerde başta kuru kayısı, kuru incir, çekirdeksiz kuru üzüm ve antep fıstığı olmak üzere Türkiye’nin lider olduğu ürün gruplarında yeni ticaret ve uzun vadeli iş birliği olanakları değerlendirildi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, “Türkiye, Hindistan’a 2025 yılında 1 milyar 241 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise ihracat yüzde 6 artışla 863 milyon dolara ulaştı. Hindistan’a yıllık 133 milyon dolarlık gıda ürünü ihraç ediyoruz. Türk kuru meyveleri mevcut potansiyelin daha büyük bölümünden pay alabilir. Türk kuru inciri, kuru kayısısı ve çekirdeksiz kuru üzümünün kalitesi ve ürün çeşitliliğiyle Hindistan pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz. Sektörel alım heyetimizde gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 150 ikili iş görüşmesi, firmalarımızın Hindistan pazarına yönelik ilgisinin yanı sıra Hintli alıcıların Türk ürünlerine olan talebini de ortaya koydu.” dedi. Hindistan ile sektörel iş birlikleri geliştiriliyor Yusuf Gabay, “Nuts and Dry Fruits Council (India) – NDFC(I) Saymanı ve MEWA Başkanı Rajeev Pabreja ile Forum of Indian Food Importers (FIFI) Kurucu Direktörü Amit Lohani ile gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye-Hindistan kuru meyve ticaretinin geliştirilmesi, sektörler arasındaki iletişimin artırılması ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmaları değerlendirdik. Bir taraftan ihracatçı firmalarımızı doğrudan Hintli ithalatçılarla buluştururken diğer taraftan Hindistan’ın sektör kuruluşlarıyla kurumsal iş birlikleri geliştiriyoruz. Amacımız, karşılıklı ziyaretlerin ve ticari temasların düzenli hale gelmesini sağlayarak sektörlerimiz arasında sürdürülebilir bir ticaret zemini oluşturmak.” diye konuştu. Sıradaki hedef MEWA India 2027 Hindistan programının önemli gündem maddelerinden birinin de 11–13 Mart 2027 tarihlerinde Mumbai’de düzenlenecek MEWA India 2027 Fuarı olduğunu kaydeden Gabay, Turkish Dried Fruits TURQUALITY Projesi kapsamında fuara katılım sağlamayı ve MEWA ile eş zamanlı bir Sektörel Ticaret Heyeti gerçekleştirmeyi planladıklarını dile getirdi. Gabay sözlerini şöyle sürdürdü: “Turkish Dried Fruits TURQUALITY Projemiz kapsamında Hindistan’da uzun süredir tanıtım faaliyetleri yürütüyoruz. Şimdi bu çalışmalarımızı doğrudan ticarete dokunan faaliyetlerle daha güçlü şekilde desteklemeyi hedefliyoruz. MEWA India 2027’ye katılım ve aynı dönemde düzenlemeyi planladığımız Sektörel Ticaret Heyeti sayesinde ihracatçı firmalarımızın daha fazla ithalatçı, distribütör ve sektör profesyoneliyle temas kurmasını amaçlıyoruz.” Hint tüketicisine yıl boyunca Türk kuru meyvesi anlatılıyor Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Hindistan pazarına yönelik tanıtım çalışmalarını dijital iletişim kanallarında da yıl boyunca sürdürüyor. @turkishdriedfruitsindia sosyal medya hesabı üzerinden Türk kuru meyvelerinin ürün özellikleri, kullanım alanları, tarifleri ve sağlıklı beslenmedeki yerine ilişkin içeriklerin Hint tüketicileriyle buluşturulduğunu belirten Gabay, iletişim faaliyetlerinin ülkenin tüketim alışkanlıklarına ve kültürel yapısına uygun içeriklerle yürütüldüğünü ifade etti. Gabay, “Hedefimiz Türk kuru meyveleri için Hindistan’da güçlü ve kalıcı bir marka algısı oluşturmak. Türk kuru inciri, kuru kayısısı ve çekirdeksiz kuru üzümünün Hindistan’daki bilinirliğini ve pazar payını artırmak, gerçekleştirdiğimiz kurumsal temasları uzun soluklu ticari iş birliklerine dönüştürmek ve sürdürülebilir ihracat artışı sağlamak istiyoruz.” diye konuştu. Heyetin ikinci durağı Gaziantep 14–19 Eylül 2026 tarihleri arasındaki Hindistan Sektörel Alım Heyeti, İzmir programının ardından Gaziantep’te kuru meyve ihracatçılarıyla buluştu. Hintli alıcılar Gaziantep’te Türk firmalarıyla B2B görüşmeleri gerçekleştirirken, sektör ve firma ziyaretleriyle Türkiye’nin üretim, işleme ve ihracat kapasitesini yerinde inceleme fırsatı buldu. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, İzmir ve Gaziantep’i kapsayan programla Türk kuru meyve sektörünün üretim gücünü, ürün çeşitliliğini ve ihracat yetkinliğini Hindistan’ın önde gelen alıcılarına doğrudan tanıtarak iki ülke arasındaki kuru meyve ticaretinin geliştirilmesini hedefliyor.

28'inci Malatya Kayısı Festivali Coşkuyla Başladı Haber

28'inci Malatya Kayısı Festivali Coşkuyla Başladı

28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın açılışı gerçekleştirildi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın katılımıyla gerçekleştirilen açılışta konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya, devletimizin gücü ve milletimizin azim, sabır ve kararlılığıyla geleceğe artık çok daha güvenle bakmaktadır. İşte bu anlayışla Malatya'da sosyal ve kültürel hayatı daha da güçlendirecek yeni bir dönem başlatıyoruz" dedi. Büyükşehir Belediyesi ile Malatya Valiliği tarafından bu yıl 28'incisi düzenlenen Kayısı Festivali ve Fuarının açılışı gerçekleştirildi. Orduzu Pınarbaşı Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen açılış törenine Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya Valisi Seddar Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Aydın Kılıç, AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, Bülent Tüfenkci ve Abdurrahman Babacan, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, MHP Malatya İl Başkanı Turgay Şengönül, bakanlık genel müdürleri, askeri ve mülki erkân, belediye başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının müdürleri, sivil toplum kuruluşu başkanları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, 28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı’nın açılışında yaptığı konuşmada, Malatya'nın en köklü ve en büyük organizasyonlarından biri olan Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı'nın 28'incisini düzenlemenin onuru ve mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. “MALATYA SON YILLARDA ÇOK AĞIR İMTİHANLARDAN GEÇTİ” 28'inci Kayısı Festivali ve Fuarı kapsamında Malatya'ya gelen Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya şükranlarını sunan Başkan Er, festival coşkusunu hep birlikte yaşadıklarını belirtti. Malatya'nın son yıllarda çok ağır imtihanlardan geçtiğini dile getiren Başkan Er, şunları kaydetti: "Asrın felaketinden sonra da üreticilerimizi doğrudan derinden etkileyen zirai donu yaşadık. Hepinizin bildiği üzere geçtiğimiz yıl yaşadığımız acı süreç ve aziz şehitlerimize duyduğumuz saygıdan dolayı festivalimizi yapmadık. Elbette yaşadığımız zirai don felaketi üreticilerimizi ve şehrimizi çok derinden etkiledi. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın gayretleriyle ilk günde Malatya'mıza gelmesiyle burada zirai donun hakikaten hangi boyutlarda olduğunu fark edip gerekli olan tüm yardımları temin ettiler ve Malatyalı çiftçimizin bundan etkilenmemesi için en azından masraflarını karşılayacak şekilde ödenekler ayırdılar. Ben emeklerinden dolayı, desteklerinden dolayı Sayın Bakanımıza da huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bu yıl ise hamdolsun bereketli bir yıl hem kayısımız hem kirazımız hakikaten bol ve çok güzel, bereketli bir süreç yaşıyoruz. Bu da Malatya'mız için önemli bir müjdedir.” “MALATYA, YENİDEN AYAĞA KALKMIŞTIR” Malatya'nın yaşanan bütün zorluklara rağmen düzenlenen festivalle çok güçlü bir mesaj verdiğini ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Malatya, yeniden ayağa kalkmıştır. Malatya, yeniden umut olmuştur. Malatya, devletimizin gücü ve milletimizin azim, sabır ve kararlılığıyla geleceğe artık çok daha güvenle bakmaktadır. Çok şükür, devletimizin güçlü iradesi, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği ve milletimizin azmi, sabrı, dayanışması sayesinde zor günleri geride bıraktık. Artık şehrimizin dört bir yanında yeni konutlar yükseldi. İş yerlerimiz açılıyor; yollarımız, altyapımız, parklarımız ve sosyal yaşam alanlarımız yeniden hayat buluyor. Bugün artık yeniden üretiyor, yeniden büyüyor ve geleceğimizi el birliğiyle inşa ediyoruz" diye konuştu. “KAYISI, ŞEHRİMİZİN ALIN TERİDİR, EMEĞİDİR, BEREKETİDİR” Malatya'nın yeniden inşa ve diriliş sürecinde en büyük itici gücünün üretim olduğuna dikkati çeken Başkan Er, şunları kaydetti: "Bu noktada kayısı, şehrimizin alın teridir, emeğidir, bereketidir ve dünyaya açılan en değerli markasıdır. Bizler de Malatya Büyükşehir Belediyesi olarak kayısımızın hak ettiği değeri görmesi, üreticimizin daha fazla kazanması ve Malatya'nın dünya pazarındaki gücünün artması için tüm kurumlarımızla koordinasyon halinde çalışmaya devam edeceğiz. Hedefimiz sadece fazla üretmek ve işlemek değil; daha yüksek katma değer yaratmak ve Malatya'yı tarımda olduğu kadar ticarette de Türkiye'nin öncü şehirlerinden biri haline getirmektir. Bir şehrin yeniden ayağa kalkması elbette sadece fiziki inşa ile binaların yapılmasıyla tamamlanmaz. Şehirler meydanlarıyla, sokaklarıyla, caddeleriyle, sanatla, sporla, kültürle ve en önemlisi bilen insanıyla gerçek anlamda hayat bulur. İşte bu anlayışla Malatya'da sosyal ve kültürel hayatı daha da güçlendirecek yeni bir dönem başlatıyoruz. Geçtiğimiz günlerde uluslararası katılımla gerçekleştirdiğimiz Arslantepe Yarı Maratonu bunun ilk güçlü örneklerinden biri oldu. Önümüzdeki süreçte de kültür yolu etkinliklerinden gastronomi festivaline, uluslararası spor organizasyonlarından gençlik buluşmalarına kadar şehrimizin her köşesini hareketlendirecek birçok organizasyonu sizlerle buluşturacağız. Çünkü biz istiyoruz ki Malatya sadece yeniden inşa edilen bir şehir değil; yaşayan, üreten, gezen, eğlenen ve kültürüyle öne çıkan geleceğin şehri olsun. Açılışını gerçekleştirdiğimiz festivalimiz işte bu vizyonun ve yaşama tutma irademizin en güzel örneklerinden biridir. Beş gün boyunca birbirinden farklı etkinliklerle Malatya'mız festival coşkusunu hep birlikte yaşayacaktır. Bu vesileyle Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı başta olmak üzere desteğini esirgemeyen tüm bakanlıklarımıza, kurumlarımıza, belediyelerimize ve üreticilerimize gönülden teşekkür ediyorum. Sayın Bakanımıza huzurunuzda bir teşekkür, önemli bir teşekkürü daha burada sizlere bildirmek istiyorum. Sizin huzurunda teşekkür etmek istiyorum. Kayısı Araştırma Enstitümüz var. Hakikaten çok önemli bir alan. Tarım ve Orman Bakanımızla bu alanla ilgili görüşme yaptık. Buranın dokusunu bozmadan Malatya'mıza kazandıracağız. Bakanımız, "Başkanım beraber yapalım" dedi. Hakikaten burada huzurunuzda bu alanı Malatya'mıza kazandıran Bakanımıza teşekkür ediyorum. Kayısı Araştırma Enstitümüzle belediyemiz bir komisyon kurduk, çok ciddi çalışmalarımız var. Bir projemiz daha var; Malatya'mızın tüm enkazı Malatya'mızda mezarlığın yanında bir alanda toplandı. 800 bin metrekare alanın ayrıştırmasını Avrupa Birliği Fransa Kalkınma Ajansı'ndan aldığımız 10 milyon euroluk hibeyle yapıyoruz. Ayrıştırdıktan sonra buraya temiz toprakla örtüp üzerini bir bitkisel toprakla örtüp burayı Malatya'ya kazandırma hedefindeyiz. Bunun için bir çalışma yürütüyoruz. Bu alanı, Türkiye'nin en büyük orman parkı yapmak istiyoruz." Başkan Er, Malatya Kayısı Festivali ve Fuarı'nın şehre, üreticilere ve ülkeye hayırlar getirmesini dileyerek, konuşmasını tamamladı. BAKAN YUMAKLI: ÜRETİCİMİZLE BİRLİKTE ÇALIŞMALARI YÜRÜTÜYORUZ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise "Bugün 28'incisi düzenlenen Kayısı Festivali ve Fuarı için buradayız. Dile kolay 28 yıl bir de bunun yapılmayan dönemini saydığınızda gerçekten adeta bir ömür. Aslında her yaptığımız işin bu ömrümüze ömür katan işlerden olmasını diler ve düşünürüz. Ancak bazen ummadığımız, elimizde olmayan sebeplerle etkileniriz. Ben depremle ilgili çok fazla bir şey söylemeyeceğim çünkü oradaki o ruh halini, yaşananları, o dönemin çok hızlı bir şekilde atlatılması için devletin, milletin el ele vererek nasıl can siperane çalıştığını biliyoruz" ifadelerini kullandı. Malatya'nın çehresinin değiştiğini, artık yüzünün gülmeye başladığını kaydeden Bakan Yumaklı, "Geçtiğimiz yıl zirai don felaketini yaşadık. Sadece Malatya'yı etkilemedi elbette ama bu şehrin alamet-i farikası olan bir ürünün neredeyse hiç olmamasına sebep oldu. Ancak bu sene yeniden umutlandık. İnşallah bereketli bir şekilde yapılan hasattan sonra üretimimize, ihracatımıza ve bundan Malatya'nın elde edeceği güce hep beraber kavuşmuş olacağız. Bu vesileyle içeri girerken daha kapıdan itibaren başlayarak bir festival havasında geçen bu fuarın sektörümüz açısından hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Artık dünya eski dünya değil; iklimiyle, jeopolitik olaylarıyla, izleri her gün hadi canım bu kadar da olur mu dedirten hususlarla birlikte gerçekten yeni bir döneme girmiş durumda. Bu yeni dönem tarımsal üretimi sadece bir ekonomik faaliyet olarak görmemizi engelliyor. Artık arz güvenliği yani gıdayı ihtiyacı olan insanlara ulaştırabilen ülkeler için gıda arz güvenliği bir milli güvenlik meselesi haline gelmiştir. İşte biz de tam da bu bilinçte hareket ediyoruz. Ülkemizin sahip olduğu bütün imkanları, bütün potansiyeli harekete geçirmek üzere çiftçimizle, üreticimizle birlikte el ele bu çalışmaları yürütüyoruz. Tabii sadece bunları söyleyerek ya da teorik olarak düşünerek bir sonuca ulaşmamız mümkün değil. Dolayısıyla ulaşmamız gereken bir hedef var. O da yapmış olduğumuz üretimin verimli bir şekilde olması, kaliteli bir şekilde yapılması ve teknolojiyi mutlaka ama mutlaka dünyadaki örneklerinden demiyorum. Onlardan daha iyi bir şekilde kullanabilecek hale gelmemiz gerekiyor. İşte tam da bu noktada rekabet gücünü artıran ülkelerin bunları yaptığını da düşünürsek eğer doğru veriyi doğru zamanda kullanarak üretime yön vermeye gayret ediyoruz. Bunun için biliyorsunuz üretim planlaması, tarımsal üretim planlaması 2024 yılından itibaren hayata geçti. Bu doğrultuda bütün şehirlerimizin tarımsal üretim altyapılarını güçlendirmeye gayret ediyoruz. Malatya da elbette bu manada önemli illerimizden bir tanesi" diye konuştu. “DEVLET OLARAK, HÜKÜMET OLARAK ÜRETİCİLERİMİZİN YANINDAYIZ” Bakanlık olarak Malatya'ya önemli yatırımlarla birlikte ciddi destekler sağladıklarını aktaran Bakan Yumaklı, şunları kaydetti: "Son 24 yılı ele alacak olursak eğer Malatya'mıza toplam 75 milyar liralık destek ve yatırım yapıldı. Su ve sulama alanında 117 tesis hizmete alındı. 403 bin dekarlık arazi sulamaya açıldı ve bunun Malatya ekonomisine katkısı yaklaşık yıllık 7 milyar civarında. Yine kırsal kalkınma projeleri, ORKÖY projeleri, çeşitli farklı proje hibe ve destekleri yaklaşık 10 bine yakın kalkınma ve kırsal desteklerinden faydalanmış oldu. Malatya, kayısı başta olmak üzere toplam 53 ürünü coğrafi işaretle tescil ettirmiş durumda. Bu manada bu bilincin yüksek olduğu bir ilimiz. Üreticimizin bu manada alın terini de garanti altına alacak TARSİM yani tarım sigortalarıyla alakalı da son dönemde bilincin ve isteğin, arzunun yükselmiş olduğunu görüyoruz. Bu manada da son derece memnunuz. 2006 yılından bu yana tarımsal afetlerle alakalı zarar gören ürünlerle ilgili yaklaşık 6 milyar liralık zarar tazminatı da yine TARSİM'den üreticilerimize ödendi. Malumunuz geçtiğimiz yıl buraya geldik ve üreticilerimize; "Hiç kimse ağaçlarına dokunmasın" dedik. Bu festival için söylemiştim 28 yıl bir ömür. Bu ağaçların yetişmesi için de bir ömür gerekiyor. İlk söylediğimiz bu oldu ve ikinci söylediğimizde inşallah biz devlet olarak, hükümet olarak üreticilerimizin yanında olacağız. Ne söylediysek yaptık. Sağ olsunlar Malatyalı üreticilerimiz de bizlere itimat etti ve biz ağaçlarımızı bu yılın üretimine hep birlikte hazırladık. Aldığımız ürünün yüzümüzü güldürmesi sadece buradaki üreticilerin değil bence Türkiye'nin yüzünün gülmesidir." “MALATYA LİDER BİR ŞEHRİMİZ” Malatya denildiğinde akla kayısının geldiğini ifade eden Bakan İbrahim Yumaklı, "Ülkemiz, kayısı üretiminde dünyada birinci sırada. Malatya da kayısı üretiminde Türkiye'de birinci sırada yer alıyor. Dolayısıyla dünya kuru kayısı üretimi ve ihracatında da Malatya lider bir şehrimiz. Biz de bu emeği ve gayreti korumak adına çalışmalar yapıyoruz. Dünyada ve ülkemizde ilk ve tek olan biliyorsunuz kuru kayısı lisanslı deposu da 5 bin ton kapasiteyle Malatyalı üreticilerimize hizmet veriyor. Yine farklı ürünlerle alakalı da ülkemizin dört bir tarafında bir lisanslı depo seferberliği adeta başlamış durumda. Malatya'mızda, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından Kayseri yolunda organize sanayi bölgesi yakınında 4 bin metrekare kapalı alana sahip 20 bin tonluk hububat depolama tesisi inşaatında son aşamaya geldik. Yine su ve sulama yatırımlarımıza devam ediyoruz. Hepinizin malumu Battalgazi ve Yeşilyurt'un içme suyu altyapısını güçlendirecek bir proje çalışmamız vardı. Bu projenin gerçekleştirilmesiyle ilgili çalışmalara başladık. Yaklaşık 3.6 milyar liralık bir maliyetle inşallah bunu da kazandırmaya gayret ediyoruz. Yine Doğanyol'a hizmet verecek olan gölet inşasına başladık. Malatya içme suyu isale hattının birinci kısım kapsamında biliyorsunuz tamamlandı. 1.2 milyar liralık bir bütçeyle. Sultansuyu Barajı'nın rehabilitasyonu işini de inşallah yeniden barajı daha güvenli hale getirecek şekilde bitirdik" bilgisini verdi. “BİZ HEP BİRLİKTE İŞBİRLİĞİ YAPACAĞIZ” Bakan Yumaklı, “Malatya'nın alamet-i farikası olan kayısı festivaline, kayısı için düzenlenmiş bir festivale katılmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bu tür festivalleri, gerçekten çok önemli olarak görüyorum. Bir kültürün sonraki nesillere aktarımı içinde son derece büyük bir önemi var. Biz hep birlikte işbirliği yapacağız. Elimizdeki imkanları sonuna kadar kullanacağız" dedi. VALİ YAVUZ: EMEK VEREN ÜRETİCİLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM Malatya Valisi Seddar Yavuz da Malatya'nın en önemli tarım şehirlerinden bir tanesi olduğuna dikkati çekerek, "Yaklaşık bir milyon dekar alanda kayısı üretimi gerçekleştiriyoruz. Verimin yüksek olduğu yıllarda da hatırı sayılır miktarda yaş kayısı ve kuru kayısı üretiyoruz ve bunu dünya piyasasına sunuyoruz. Geçen yıl tüm zorluklara rağmen 250 milyon dolarlık bir ihracatı gerçekleştirdik. Geçen yıl hiç ürünümüz olmamasına rağmen 250 milyon dolarlık bir katkı sunmuş sektörden bahsediyoruz. Malatya'mız sadece kayısı üretmiyor; diğer ürünlerde de özellikle hububat başta olmak üzere önemli ülkemizin ekonomisine katkı sunmaya devam ediyor. Yani insanlar işte hasat bittikten sonra bunların bakımlarını, daha sonra gerçekleştirebilecek gelirlerden işte nişanlılık, düğün, evlilik, kısacası arabasını değiştirecek, ev eşyasını değiştirecek. Kısacası biz koca bir yılı kayısıyla geçiriyoruz. Hangi bölgede hangi ürün varsa açıkçası bu sadece tarımsal bir ürün değil, aynı zamanda bir kültür olarak da bunu kabul etmek gerekiyor. Dolayısıyla ben çiftçilerimize, emek veren tacirlerimize, tüccarlarımıza, ihracatçılarımıza hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sayın Bakanımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bu festivalin düzenlenmesinde birlikte gönül birlikteliği çalıştığımız çok kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımıza şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. TÜFENKCİ: TÜRKİYE BÜYÜK BİR ÜLKE AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci ise "Malatya hem depremi yaşadı hem donu yaşadı. Depremde gerçekten hükümetimizin, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, yereldeki arkadaşlarımızın, sivil toplumun el ele vererek Malatya'yı ve deprem bölgelerini Allah'a hamdolsun ayağa kaldırdık, yeniden inşa ve imar ettik, ihya ediyoruz. Bunun için başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Murat Kurum ve diğer bakan arkadaşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ve akabinde Malatya bir felaketi daha yaşadı, zirai don oldu. Orada da bakanımız, 36 ilde olduğu gibi Malatya'da da gerçekten hem aktif olarak Malatya'ya özel ilgi gösterdi. Onlara destekler vererek sürdürülebilir tarımı ve aynı zamanda teknik desteklerle de ağaçların kurumamasını önlemesi bakımından verdiği direktifler ve arkadaşlarımızın sahada olmasını bizzat gören birisi olarak kendilerine teşekkür ediyorum. Türkiye büyük bir ülke, Malatya da Türkiye'de önemli şehirlerden birisi. Büyükşehir Belediye Başkanımıza da valimize de teşekkür ediyorum. Şehrin dokusuna, kültürüne, geleceğe taşıma adına bu tip organizasyonlar ve festivaller şehrimizi ve bölgemizi heyecanlandırıyor. Bunun için de teşekkür ediyorum. İnşallah bu festivalimiz birliğimize, beraberliğimize, dirliğimize vesile olur" diye konuştu. ÖLMEZTOPRAK: YERLİ VE MİLLİ GELENEKLERİMİZ AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak da "Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın kesintisiz direktifleri, talimatları ve destekleriyle asrın afetinde, asrın derin yaralarını saran bir memleket olarak, şimdi asrın ihyası, dayanışması ve inşallah yeniden güzel, birlik, beraberlik içerisinde ilerleyen, büyüyen ve gelişen bir Malatya diyoruz. Yerli ve milli geleneklerimiz bunlar. Fuarlarımız ve festivallerimiz var. Gençlerimiz, evlatlarımız var. Gençler tekrar bu şehirde kültür ve sanat görmek ister. Dolayısıyla kayısı festivali sadece kayısıdan ibaret değildir. Bu şehrin dokusunu, sosyal yapısını, bu şehrin dünyaya, bölgeye, Ortadoğu'ya ve tüm dünyaya söylemek istediği, hani sesini duyurduğu bir alan var ya, dünya kayısı başkenti diyoruz. Tarım Bakanlığımız bu konuda son hız Malatya'nın arkasında durmaya devam ediyor. Bu çok önemli. İşte buradaki ruhu korurken bu festivalin içeriği, anlamı, festivaldeki programların devam eden süreçte hem bizlere hem de bölgeden gelen değerli misafirlerimize hitabı çok önemli. Dolayısıyla festivalimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından 28'inci Malatya Kayısı Festivali ve Fuarının açılışı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Bakan Yumaklı ve protokol üyeleriyle fuar alanında kurulan stantları gezdi.

Malatya Kayısısı Bereketli Hasatla Eski Gücüne Kavuşuyor Haber

Malatya Kayısısı Bereketli Hasatla Eski Gücüne Kavuşuyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya'da düzenlenen 28. Kayısı Festivali ve Fuarı'nın açılışına katıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçen yıl zirai dondan etkilenen Malatya'da bu yıl yeniden bereketli bir kayısı hasadı gerçekleştirildiğini belirterek, üretim ve ihracatın yeniden güç kazanacağını söyledi. Yumaklı, Malatya'da düzenlenen 28. Kayısı Festivali ve Fuarı'nın açılışında yaptığı konuşmada, festivalin çeyrek asrı aşan geçmişiyle önemli bir geleneği temsil ettiğini ifade etti. Malatya'nın dünya kuru kayısı üretimi ve ihracatında lider olduğunu vurgulayan Yumaklı, "Malatya deyince akla kayısı geliyor. Kayısı üretiminde yüzde 28'lik payla Türkiye dünyada 1. sırada. Bu üretimin de yüzde 54'ünü Malatya tek başına üstleniyor." dedi. Bakan Yumaklı, 6 Şubat depremlerinin ardından kentin yeniden ayağa kalktığını, devlet ve milletin el ele vererek kentin yaralarını sardığını, bugün ise şehrin yeniden üretim ve umutla anıldığını söyledi. Geçen yıl yaşanan zirai donun kayısı üretimini olumsuz etkilediğini anımsatan Yumaklı, "Geçen yıl zirai don bu şehrin alametifarikası olan bir ürünün neredeyse hiç olmamasına sebep oldu ancak bu sene yeniden bereketli bir şekilde yapılan hasattan sonra üretimimize, ihracatımıza ve bundan Malatya'nın elde edeceği güce hep beraber kavuşmuş olacağız." dedi. Dünyada iklim değişikliği ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle tarımsal üretimin stratejik öneminin arttığını vurgulayan Yumaklı, gıda arz güvenliğinin artık ülkeler açısından milli güvenlik konusu haline geldiğini söyledi. Tarımsal üretimde verimliliğin artırılması için teknoloji kullanımına önem verdiklerini belirten Yumaklı, 2024 yılında uygulamaya alınan tarımsal üretim planlamasıyla şehirlerin üretim altyapısını güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. MALATYA'YA 75 MİLYAR LİRALIK YATIRIM Bakan Yumaklı, son 24 yılda Malatya'ya tarım, ormancılık ve su alanlarında toplam 75 milyar liralık yatırım ve destek sağlandığını bildirdi. Kentte 117 sulama tesisinin hizmete alındığını, 404 bin dekarlık alanın sulamaya açıldığını belirten Yumaklı, bu yatırımların kente yıllık yaklaşık 7 milyar liralık ekonomik katkı sağladığını söyledi. Malatya'nın kayısı başta olmak üzere 53 coğrafi işaretli ürüne sahip olduğunu dile getiren Yumaklı, Kayısı Araştırma Enstitüsü'nün yeni çeşitler ve katma değerli ürünler geliştirmek için çalışmalarını sürdürdüğünü, yerli imkanlarla geliştirilen kayısı çekirdeği çıkarma makinesinin de üretimde önemli verimlilik sağlayacağını söyledi. TARIMSAL ÜRETİMDE ÖNEMLİ ARTIŞ Son 24 yılda Malatya'da bitkisel üretimin yüzde 120, büyükbaş hayvan varlığının yüzde 75, küçükbaş hayvan varlığının yüzde 55 arttığını aktaran Yumaklı, kanatlı hayvan varlığının 24 kat, su ürünleri üretiminin ise 9 kat yükseldiğini belirtti. Malatya'nın tarımsal hasılasının da aynı dönemde üç kat arttığını ifade eden Yumaklı, "Bugün Türkiye tarımsal hasılada Avrupa'da birinci, dünyada yedinci sıradaysa bunda Malatyalı üreticilerimizin emeği ve alın teri var." dedi. Bakan Yumaklı, sulama, içme suyu ve baraj rehabilitasyonu yatırımlarının da sürdüğünü belirterek, Malatya'nın tarımsal üretim kapasitesini daha da artıracak projelerin hayata geçirilmeye devam edeceğini sözlerine ekledi. Bakan Yumaklı, protokol üyeleri ile daha sonra fuar alanını gezdi.

Türk Kuru Meyve Sektöründen Dev Hamle: 2026 Hedefi 2 Milyar Dolar Haber

Türk Kuru Meyve Sektöründen Dev Hamle: 2026 Hedefi 2 Milyar Dolar

Türkiye’nin dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru incir ve kuru kayısı ihracatında 2026 yılı hedefleri büyüdü. Yılın ilk yarısında 752 milyon dolarlık ihracat başarısı gösteren sektör, yıl sonunda toplam 2 milyar dolar barajını aşmayı hedefliyor. ​Türk kuru meyve sektörü, küresel pazarlardaki güvenilir tedarikçi konumunu 2026 yılının ilk yarısında perçinledi. Ege Bölgesi’nin sektördeki öncü rolü dikkat çekerken, toplam ihracatın yüzde 62’lik kısmını tek başına gerçekleştiren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EKMİB), 465 milyon dolarlık performansla zirvedeki yerini korudu. ​Ege İhracatçısı Sektörün Lokomotifi Oldu ​2026 yılının ilk altı ayını değerlendiren Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Koordinatörü ve EKMİB Başkanı Yusuf Gabay, Türkiye’nin yalnızca üretim kapasitesiyle değil; kalite, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle küresel pazarlarda tercih edildiğini belirtti. ​Başkan Gabay, sektörün başarısının arkasında yatan temel unsurları şu sözlerle özetledi: ​"Artık uluslararası pazarlarda yalnızca kaliteli ürün yeterli değil. Üretimin çevresel sorumluluk, izlenebilirlik ve gıda güvenliği ilkeleriyle desteklenmesi rekabetin anahtarıdır. Tarım ve Orman Bakanlığı, ihracatçılar ve üniversitelerimizle birlikte yürüttüğümüz yatırımlarla Türk kuru meyveleri, dünyanın dört bir yanında gönül rahatlığıyla tüketiliyor." ​İhracatta Yeni Pazar Hedefleri: Hindistan ve TURQUALITY ​Avrupa Birliği ve ABD gibi geleneksel pazarlardaki güçlü varlığını koruyan sektör, rotasını Uzak Doğu ve Güney Asya’ya çevirdi. Özellikle Hindistan pazarında büyümeyi hedefleyen EKMİB, TURQUALITY Projesi ile Türk kuru meyvelerinin marka değerini ve bilinirliğini artırmaya yönelik tanıtım faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. ​Sektörel Veriler ve 2026 İhracat Raporu ​2026 yılı ocak-haziran dönemi verilerine göre sektörün durum analizi şu şekilde: ​Çekirdeksiz Kuru Üzüm: 215 milyon dolar ile ihracatın lideri. ​Kuru İncir: 136 milyon dolar ile yükselişini sürdürdü. ​Kuru Kayısı: Yaşanan don olayı nedeniyle 60 milyon dolar seviyesinde kaldı. ​İngiltere İhracatta Zirveye Yerleşti ​EKMİB verilerine göre, 2026’nın ilk yarısında 94 ülkeye ihracat gerçekleştirildi. İngiltere, 81 milyon dolarlık talep ile Türkiye’nin kuru meyve ihracatında ilk sırada yer alırken; Almanya 55,2 milyon dolarla ikinci, ABD ise 54,8 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. Fransa ve İtalya ise Türk kuru meyvelerinin en yoğun tercih edildiği diğer Avrupa pazarları oldu. ​Gelecek Vizyonu: Bilim ve Teknoloji Temelli Üretim ​İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında üniversiteler ve TÜBİTAK ile ortak projeler yürüttüklerini belirten Gabay, bilimsel veriye dayalı üretimin sektörün en önemli rekabet gücü olacağını vurguladı. Yılın ikinci yarısında beklenen rekolte artışlarıyla birlikte Türkiye genelinde 2 milyar dolar, Ege Bölgesi’nde ise 1,2 milyar dolar ihracat hacmine ulaşılması hedefleniyor.

Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu İlk Toplantısını Gerçekleştirdi. Haber

Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu İlk Toplantısını Gerçekleştirdi.

Türkiye’nin üretim ve ihracatında dünya lideri olduğu çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, kuru incir ve Antep fıstığının domine ettiği kuru meyve sektöründe hayati kararların alındığı Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanlığına oy birliğiyle Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür seçildi. Türkiye Kuru Meyve Sektör Kurulu ilk toplantısını Ege İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirdi. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Şemsettin Özgür, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı seçilirken, Başkan Yardımcılıklarına Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Murat Bakır ve Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep oy birliğiyle seçildiler. Önceliklerimiz tanıtım, kalite ve gıda güvenliğini artırmak Türk kuru meyvelerinin tanıtımı için TURQUALITY ve URGE Projelerine ağırlık vereceklerini, fuarlarda Türk kuru meyvelerinin daha görünür olması için birlik ve beraberlik içinde mesai vereceklerini dile getiren Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Şemsettin Özgür, hedef pazarlar olarak Çin ve Hindistan’a yoğunlaşacaklarını, odaklanacakları başlıklardan birisinin de kalite ve gıda güvenliğini arttırmak olacağını vurguladı. Kuru meyve sektöründeki sorunların çözümüne yönelik olarak İzmir, Gaziantep ve İstanbul’daki Kuru Meyve İhracatçı Birlikleri olarak ortak hareket edeceklerinin altını çizen Özgür, “Bu amaçla üretim bölgelerinin nabzını tutmak amacıyla Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Toplantılarını kuru meyve üretim bölgelerinde yapma konusunda da mutabık kaldık. Çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru incirde aflatoksin, okratoksin oluşumunun önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, üreticiler, üniversiteler, araştırma enstitüleri, tüccarlar ve sektörün tüm paydaşlarıyla ortak projeler geliştireceğiz” ifadelerini kullandı. Türkiye’de 2025 yılında yaşanan iklim krizinin etkilerini 2025/26 kuru meyve ihraç sezonunda güçlü bir şekilde hissettiklerini aktaran Başkan Özgür kuru meyve sektörünün 2026 yılı ihracat performansı hakkında şöyle konuştu; “1 Ocak – 15 Mayıs 2026 döneminde 115 bin ton kuru meyve ihraç ettik ve 601 milyon 235 bin dolar dövizi ülkemize kazandırdık. 2025 yılının aynı döneminde ihracatımız 138 bin 220 ton karşılığı 678 milyon 848 bin dolar olmuştu. Miktar bazında yüzde 17, döviz getirisinde yüzde 11 kaybımız oldu. 2026 yılında iklim koşulları daha iyi seyir izlediği takdirde ihracattaki kayıplarımızı telafi edebiliriz. Yıllık 2 milyar dolar ihracat rakamına ulaşabiliriz.” Türkiye, 1 Ocak – 15 Mayıs 2026 tarihleri arasında 166 milyon dolarlık çekirdeksiz kuru üzüm ihraç ederken, kuru incir ihracatı 134 milyon dolar oldu. Kuru kayısı ihracatı 97 milyon dolar olarak kayıtlara geçerken, Antep fıstığından elde edilen döviz geliri 50,5 milyon dolar oldu. Badem ihracatı 38,5 milyon dolar, çam fıstığı ihracatı 14 milyon dolar, ceviz ihracatı 11,5 milyon dolar ve leblebi ihracatı 10 milyon dolar döviz kazandırdı. Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, EKMİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ferhat Şen, EKMİB Yönetim Kurulu Üyeleri Barış Bayhan, Nejat Almış, Miray Usta, Naci Çetin, Güneydoğu Anadolu Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yalçın Geyik ve GAİB Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Abdülkadir Çıkmaz, İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Semih Ergüder ve İstanbul Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Çınar, Türkiye Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Üyesi olarak görev yapacaklar.

Başkan Er ''İpek Yolu Kervanı'' Üyeleriyle Bir Araya Geldi Haber

Başkan Er ''İpek Yolu Kervanı'' Üyeleriyle Bir Araya Geldi

Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) kapsamında şehre gelen ‘İpek Yolu Kervanı’ heyetini ağırladı. Dünyaca ünlü aktivist Inna Modja’nın da yer aldığı heyete, deprem sonrası Malatya’nın çevre yatırımları ve tarımsal kalkınma süreci anlatıldı. Türkiye’den Moğolistan’a uzanan küresel bir farkındalık yolculuğu olan ‘İpek Yolu Kervanı’nın yeni durağı Malatya oldu. COP17 öncesi mera ve çayır ekosistemlerinin önemine dikkat çekmek için kente gelen Birleşmiş Milletler heyeti, Arslantepe Karşılama Merkezi’nde tarihi bir buluşmaya imza attı. Başkan Sami Er: "Malatya Küllerinden Yeniden Doğuyor" Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, etkinlikte yaptığı konuşmada 6 Şubat depreminin yaralarının hızla sarıldığını belirtti. Malatya’da 131 bin bağımsız bölümün hasar aldığını hatırlatan Başkan Er, konut inşaatlarının yanı sıra çevreci belediyecilik projelerinin de öncelikleri olduğunu vurguladı. Malatya’nın Geleceği İçin Dev Çevre Yatırımları Başkan Sami Er, şehrin sadece binalarıyla değil, doğasıyla da ayağa kalktığını ifade ederek şu önemli projeleri paylaştı: İleri Biyolojik Arıtma Tesisi: Bölgenin en büyük tesisi tamamlanmak üzere. Arıtılan su, tarımsal sulamada geri dönüştürülecek. 10 Milyon Euro’luk Atık Ayrıştırma Fonu: Fransa Kalkınma Ajansı’ndan sağlanan kaynakla deprem enkazları ayrıştırılacak. Yeşil Alan Dönüşümü: Enkaz depolama alanları bitkisel toprakla örtülerek 1 milyon metrekarelik dev bir yeşil alana dönüştürülecek. İklim Değişikliği ve Tarımın Başkenti Malatya Dünya kuru kayısı ihtiyacının %80’ini karşılayan Malatya’nın aynı zamanda bir tarım şehri olduğunu hatırlatan Başkan Er, 2025 yılındaki zirai don felaketine ve iklim değişikliğinin etkilerine dikkat çekti. Mera Kanunu ile korunan alanların hayvancılık için büyük fırsat sunduğunu belirtti. Inna Modja: "Malatya’nın Çalışmaları Takdire Şayan" UNCCD İyi Niyet Elçisi, dünyaca ünlü sanatçı ve çevre aktivisti Inna Modja, Malatya’da gördüklerinden çok etkilendiğini dile getirdi. Modja, "Doğal felaketlerden sonra ne kadar hızlı ayağa kalktığınız önemlidir. Özellikle atık yönetimi ve yeniden inşa sürecindeki hassasiyetiniz ilham verici" diyerek takdirlerini sundu. Modja, konuşmasının ardından katılımcılara kısa bir performans sergiledi. COP17 Yolunda Stratejik Durak: Malatya Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdür Yardımcısı Fatma Toru ve UNCCD temsilcisi Yazan Neme, projenin dünya gıda güvenliği ve mera alanları için taşıdığı kritik öneme değindi. Heyet, ağustos ayında Moğolistan’ın başkenti Ulanbator’da düzenlenecek olan COP17 (Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele 17. Taraflar Konferansı) öncesinde Malatya’daki dirençli tarım ve hayvancılık örneklerini belgeselleştiriyor. Arslantepe’de Gastronomi Müjdesi Başkan Sami Er, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Arslantepe Höyüğü’nde bulunan 3 bin yıllık fırının, yakında düzenlenecek olan Gastronomi Festivali’nde sembolik olarak kullanılacağını duyurarak Malatya’nın tarihi derinliğine vurgu yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.