Hava Durumu

#Kütahya

Kırsal Haber - Kütahya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kütahya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KÜTBO’da Gündem Tarım Eğitimi ve Nitelikli İş Gücü Haber

KÜTBO’da Gündem Tarım Eğitimi ve Nitelikli İş Gücü

Kütahya Ticaret Borsası (KÜTBO) Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Çavdarhisar Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile yürütülen iş birliği ve tarım sektöründe eğitimin önemi ön plana çıktı. ​Kütahya Ticaret Borsası Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Halit Topbaş başkanlığında; Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin ve Meclis Üyelerinin katılımıyla KÜTBO Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Borsa faaliyetlerinin ve mali raporların değerlendirildiği toplantının ana gündem maddesi "Tarımda Mesleki Eğitim" oldu. ​Eğitim ve Sektör El Ele ​MEB ve TOBB arasında imzalanan "Tarım Sektörüne Yönelik Mesleki ve Teknik Eğitim İş Birliği Protokolü" kapsamında KÜTBO ile eşleşen Çavdarhisar Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yöneticileri toplantıya konuk oldu. Çavdarhisar İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Kazak ve Okul Müdürü Ergun Yavuz, meclis üyelerine okulun mevcut durumu ve gelecek projeleri hakkında kapsamlı bir sunum yaptı. ​Bölgenin Tek Tarım Lisesi: Çavdarhisar ​Okul Müdürü Ergun Yavuz, okulun sadece Kütahya için değil, Uşak ve Afyonkarahisar’ı da kapsayan bölgedeki tek tarım lisesi olduğuna dikkat çekti. Yavuz, "Amacımız, bölge tarımına değer katacak, bilinçli ve modern tekniklerle donatılmış genç çiftçiler yetiştirmektir" dedi. ​Başkan Gültekin: "Mesleki Eğitim Kırmızı Çizgimiz" ​KÜTBO Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin, borsa olarak mesleki eğitime verdikleri önemin altını çizerek şu ifadeleri kullandı: ​"Sektörümüzün en büyük ihtiyacı olan nitelikli iş gücü, ancak doğru eğitim modelleriyle karşılanabilir. Borsamız ve eğitim kurumlarımız arasındaki bu köprü, öğrencilerimize uygulamalı eğitim imkânı sunarken, tarım sektörünün geleceğini de güvence altına alacaktır." ​Gelecek Planları İstişare Edildi ​Toplantının son bölümünde; tarım alanında nitelikli iş gücünün artırılması, öğrencilere yönelik staj ve uygulamalı eğitim fırsatlarının geliştirilmesi konuları meclis üyeleriyle istişare edildi. Toplantı, üyelerin görüş ve önerilerinin ardından iyi dileklerle sona erdi.

Tarımı Hor Görenler, Yarını Zor Görür! Haber

Tarımı Hor Görenler, Yarını Zor Görür!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, gıda güvenliği ve egemenliği açısından Türkiye'nin büyük bir risk altında olduğunu vurguladı. Mazot ve gübre fiyatlarının tarımı ve çiftçiyi vurduğunu, iktidarın yangını seyrettiğini belirten Barut, bu koşullarda traktörün kontağının dahi çevrilemediğini, adeta altına dönen gübreyi çiftçinin bir gram bile atamadığını vurguladı. "GÜBRE ADETA ALTIN OLDU" Meclis Genel Kurulu'nda İYİ Parti'nin grup önerisi üzerine CHP Grubu adına kürsüye çıkan Ayhan Barut, "2026 yılı gıda güvenliğimiz ve gıda egemenliğimiz açısından çok risk altındadır. Çünkü tarımsal üretimin en önemli temel girdilerinden olan mazotun litresi 80 liraya, gübrenin tonu da 35 bin liraya dayanmıştır. Bu fiyatlarla ekim, dikim yapmak mümkün değildir. Bu fiyatlarla ekim yapmak değil, çiftçi, traktörünün kontağını dahi çeviremez durumdadır; aynı zamanda, gübre de altınla eş değer olmuş, gübrenin gramını dahi tarlasına atamaz durumdadır" dedi. ÖZELLEŞTİRME VE KAPATMA TEPKİSİ Tarımsal üretimde gübre kullanımının öneminden söz eden Barut, iktidarın yanlışlarına da dikkat çekerek şunları anlattı: "Gübre kullanmakla üründe kalite artar, rekolte artar. Üründe gübre kullanmayınca yüzde 20 ila yüzde 80 arasında rekolte kaybı olacaktır. İşte, bu nedenle diyoruz ki: 2026 yılında gıda egemenliğimiz tehlike altındadır. Türkiye'de çiftçimizin kullanmış olduğu gübre yılda 6,5 milyon tondur ve mazot da 3 milyar litredir. Bunların da tamamı -gübrenin yüzde 90'ı, mazotun da tamamı dışa bağımlıdır. Peki, neden dışa bağımlıyız? Çünkü bir zamanlar gübre fabrikaları vardı, kamuya ait, devlete ait; İGSAŞ vardı, TÜGSAŞ vardı, Kütahya, Samsun gübre fabrikaları vardı. Bunlar ne oldu şimdi? Ya özelleştirildi, ya kapatıldı. Bu krize Hürmüz Boğazı'ndaki yaşanan savaşın etkisi de eklenince maalesef çiftçinin mazot ve gübredeki sıkıntısı çok daha arttı ve savaşın şu anda en ağır faturasını da maalesef çiftçimiz ödemektedir. Bu nedenle, çiftçilerimiz bu söylediğim nedenlerden dolayı yabancıların eline ya da özel sektörün eline terk edilmiş durumdadır." "GÜBREDE FİYAT ARTIŞ 135 KATA ULAŞTI" Gübre ve mazot başta olmak üzere tarımsal üretim maliyetlerindeki fahiş artışa değinen Barut, sözlerini şöyle tamamladı: "Gelin, rakamlarla bir tabloya bakalım: 2002 yılında AKP iktidara geldiğinde ürenin 1 tonu 261 liraydı, üre gübrenin; şu anda 35 bin lira, tamı tamına 135 kat artmış durumda. Yine, AKP iktidarı iktidara geldiğinde mazotun litresi 1,1 liraydı, şu anda 76 lira yani 80 liraya dayanmış durumda. Yaklaşık 70 kat fiyat artmış durumda. Buradan sesleniyorum, 'Gübrede, stokta sorun yoktur' diyenlere sesleniyorum: Gelin, Çukurova'ya davet ediyorum, gübre var mı, yok mu değerli arkadaşlar, bir görelim. Olan da gübreyi maalesef şu anda stoklamış ve satmıyor. Tam ekim, dikim dönemi ama çiftçi şu anda perişan değerli arkadaşlar. Yapılması gereken çok basit, tıpkı İspanya'nın yaptığı gibi çiftçiyi ve tarımı koruyacak adımlar atılmalıdır. Mazottaki ve gübredeki ÖTV, KDV kaldırılmalıdır. Eğer bu destekler de yetmiyorsa bunlara ek destek verilmelidir. Tarımı hor görenler değerli arkadaşlar, yarını zor görür. Çiftçiyi desteklerseniz tüketiciyi de desteklemiş olursunuz."

Gediz Nehri Mercek Altında Haber

Gediz Nehri Mercek Altında

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Gediz Nehri’ndeki kirliliği bilimsel verilerle ortaya koyuyor. Aylık analizlerle hazırlanan raporlar, sanayi ve tarım kaynaklı kirliliğin ciddi boyutlara ulaştığını gösterirken; bu durumun yalnızca körfezi değil, tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiği vurgulanıyor. İzmir ve Manisa’nın aylık raporlarının birleşmesiyle hazırlanacak yıllık analizler, körfez ve tarım için daha güçlü mücadeleye zemin hazırlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, “Sağlıklı Körfez” hedefi doğrultusunda Gediz Nehri’ni mercek altına aldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yapılan deniz kirliliğine ilişkin ceza ve denetim yetkisi talebinin reddedilmesine rağmen, gemi kaynaklı kirliliği dron taramalarıyla tespit eden Büyükşehir, İzmir Körfezi’ndeki kirliliğin ana nedenlerinden biri olan Gediz Nehri’ndeki kirliliği ortaya koymak için de su analizlerini sürdürüyor. Aylık rapor hazırlanıyor Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Kurucu öncülüğünde, İZSU tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Gediz Nehri’nin İzmir’e giriş noktası Emiralem Boğazı’ndan başlayarak İzmir Körfezi’ne ulaştığı noktaya kadar belirlenen 7 farklı noktadan düzenli olarak numuneler alınıyor ve elde edilen veriler aylık raporlar halinde değerlendiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmaya, Gediz Nehri’nin büyük bölümüne ev sahipliği yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi de aylık raporlarıyla destek veriyor. İzmir ve Manisa’dan elde edilen veriler, yıllık bir raporda bir araya getirilerek Gediz’in kaynağından temiz çıkmasına rağmen kirlenmesine neden olan unsurlar, bir yıllık süreçte tespit edilecek. Böylece hem İzmir Körfezi’ni hem de bölge tarımını tehdit eden kirliliğe karşı daha güçlü ve etkili bir mücadele yürütülecek. Kirliliğin acısını en çok çeken il İzmir Gediz’in kirliliğinin sadece İzmir’in sorunu olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Havzanın sonunda yer alması nedeniyle İzmir, en çok etkilenen ilimiz. Nehir, geçmişte can verdiği tarım arazilerini artık tehdit etmekle kalmıyor, körfez gibi büyük bir canlı rezervuarı da olumsuz etkiliyor. Gediz’in yaklaşık 400 kilometrelik uzunluğu ve yan dereleriyle taşınan kirlilik, İzmir’de hem tarımı hem de körfezi ciddi şekilde etkiliyor. Bu nedenle iyileştirme çalışmalarında hızlı adımlar atılması gerekiyor” şeklinde konuştu. Kirlilik sadece körfezi değil tarımı da etkiliyor Araştırma hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Gediz Nehri’nin hem nehir hem de körfez ekosistemi için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Körfezde yaşanan alg patlamaları, balık ölümleri ve koku sorunlarının temel nedeninin kirlilik olduğunu vurgulayan Kurucu, bu durumun tarımsal sulamayı da olumsuz etkilediğini ifade etti. Çalışmada, kirliliğin kaynağından ziyade nehrin mevcut durumuna odaklandıklarını belirten Kurucu, kirleticilerin türü, yoğunluğu ve dağılımını tespit etmeyi amaçladıklarını söyledi. Gediz’in yıllık kirlilik raporu hazırlanıyor Kurucu, Gediz Nehri’nin İzmir’e girdiği noktadan İzmir Körfezi’ne kadar belirlenen örnekleme noktalarında İZSU ile yürüttükleri çalışmalarda aylık kirlilik raporları hazırladıklarını söyledi. Kasım ayından itibaren yapılan ölçümlerle her ay rapor çıkarılacağını belirten Kurucu, yıllık rapor sayesinde mevsimsel değişimler ve kirliliğin yoğunlaştığı noktalar tespit edilerek karar vericilere yol gösterileceğini vurguladı. Gediz’in yanı sıra Ağıl Deresi de izleniyor Gediz’in eski yatağı olan ve iç körfeze ulaşan Ağıl Deresi’nde de izlemelere başlandığını aktaran Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Ağıl Deresi, Gediz Nehri’nden Süleymanlı Regülatörü’nde mansaplanarak sulama kanalı olarak devam ediyor. Sulamadan dönen sular, Menemen’deki arıtma tesislerinden geçtikten sonra İzmir Körfezi’ne ulaşıyor. Dereye Maltepe Deresi de katılıyor. İZSU, aylık izlemeleri 2 noktadan 10 noktaya çıkardı ve sonuçları bütünleşik olarak değerlendiriyoruz” şeklinde konuştu. “Gediz Nehri her geçtiği ilde kirleniyor” Prof. Kurucu, Gediz Nehri’nin Kütahya Murat Dağı’ndan doğup Uşak ve Manisa’dan geçerek İzmir Körfezi’ne ulaştığında kirlenmiş olduğunu belirtti. Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin de yürüttüğü çalışmayla, nehrin Manisa sınırları içindeki bölümünde yapılan ölçümler suyun girişten itibaren kirlendiğini gösterdi. Kurucu, “Gediz’in kaynağı temiz, ancak yol üzerindeki illeri geçtikçe kirlilik yükü artıyor. Bu proje, aylık izlemelerle nehrin durumunu bütüncül olarak ortaya koyacak. Bu çalışmalar bu güne kadar parça parça yapılmış. Kurumlar ya ayrı dönemlerde çalışma yapmış ya da bir kere örneklemişler. Biz bunu aylık olarak düzenli izleyeceğiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, bu projeye çok önem veriyor. Su, tarımsal kullanım ve gıda güvenliği açısından çok önemli; bu nedenle İzmir ve Manisa genelinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. Durum ciddi; üç aylık veriler uyarıyor Kasım ayından itibaren yapılan aylık analizlerin sonuçlarını açıklayan Prof. Kurucu, “Durum ciddi. Üç aylık veriler, özellikle aralık ve ocak aylarında tonlarca azot ve fosforun İzmir Körfezi’ne aktığını gösteriyor. Bu besin elementleri ötrofikasyona yol açıyor, alg patlamaları oluşuyor ve sucul yaşam tehlikeye giriyor; balık ölümleri yaşanıyor. Ayrıca alüminyum, brom, kadmiyum, demir, çinko gibi ağır metaller de sanayi kaynaklı olarak nehre karışıyor. Tarımsal gübreler ve hayvancılığın yan derelere veya doğrudan nehre bıraktığı sıvılar da kirliliğe katkı sağlıyor. Tüm bunlar hem nehir hem de körfez ekosistemi için ciddi bir yük oluşturuyor; herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor” dedi. Tarımı ve gıda güvenliğini de tehdit ediyor Prof. Kurucu, Gediz Nehri kirliliğinin sadece körfezi değil, tarımsal sulamayı ve gıda güvenliğini de tehdit ettiğini belirtti. Kurucu, “Durumu tespit ediyoruz: kirliliğin kaynağı sanayi ve tarım. Tarımı ve gübre yönetimini daha iyi yapmamız gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız bu konunun üzerine kararlılıkla gidiyor ve gıda güvenliğine de çok önem veriyor. Gediz’in suyu tarımsal üretimde kullanılıyor ve uzun vadede toprağın çoraklaşmasına yol açabilir. Bu nedenle önlem almak zorundayız” dedi.

Ege Bölgesi’nin İhracatı İki Ayda 496 Milyon Dolar Eridi Haber

Ege Bölgesi’nin İhracatı İki Ayda 496 Milyon Dolar Eridi

Ticaret Bakanlığı, şubat ayı faaliyet illeri ihracat istatistiklerine göre Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının iki aylık döneminde 496 milyon dolar geriledi. Ege Bölgesi, 2025 yılının ocak- şubat döneminde 6,8 milyar dolar ihracat yapmışken 2026 yılının aynı döneminde 6,3 milyar dolar ihracat yapabildi. Ege Bölgesi'nin ihracatı şubat ayında ise; yüzde 6,5'luk azalışla 3 milyar 374 milyon dolardan 3 milyar 155 milyon dolara indi. Ege Bölgesi ihracatındaki keskin düşüşün yüzde 93’e tekabül eden 462 milyon dolarlık büyük kısmı Ege Bölgesi ihracatının yüzde 70’ine imza atan İzmir ve Manisa ihracatındaki kayıplar kaynaklı oldu. Afyonkarahisar’ın ihracatı da iki ayda 68 milyon dolar eridi. Ocak ayında ihracatta yüzde 8’lik kan kaybı yaşayan Ege Bölgesi, şubat ayında yüzde 6,5’luk gerilemeye engel olamadı. Türkiye’nin ihracatına en çok katkı sağlayan ikinci bölge olan Ege Bölgesi ocak ayında 286 milyon dolarlık ihracat kaybı yaşarken, şubat ayındaki ihracat azalışı 210 milyon dolar şeklinde kayıtlara geçti. Türkiye imalat sektörünün ana ihracat pazarlarındaki faaliyet koşullarını ölçen İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi, şubat ayında 52,1 düzeyinde gerçekleşti. Endeks yılın ilk çeyreğinin ortasında imalatçıların ihracat pazar ikliminde ılımlı iyileşmenin sürdüğüne işaret etsede, dünya genelinde talep koşullarındaki güçlenme Ege Bölgesi ihracat verilerine yansımadı. İki aylık dönemde Türkiye’nin ihracat kaybı yüzde 1 olurken, Ege Bölgesi’nin ihracatı 2026 yılının ocak ve şubat aylarında yüzde 7’ye ulaştı. İzmir dördüncü sıraya geriledi Türkiye’de en çok ihracat yapan üçüncü şehir olan İzmir, şubat ayında yüzde 8,3’lük ihracat kaybıyla 1 milyar 747 milyon dolardan 1 milyar 601 milyon dolara düştü. İzmir’in ihracatındaki bu azalış sıralamada da Bursa’nın gerisinde kalmasına yol açtı. İzmir, şubat ayında en çok ihracat yapan iller sıralamasında dördüncü basamağa tutundu. İzmir’in ihracatı, 2026 yılının ilk iki aylık döneminde 3 milyar 649 milyon dolardan 3 milyar 301 milyon dolara gerilerken, ihracattaki eksilme yüzde 9,5 oldu. Manisa’nın ihracattaki kayıpları derinleşiyor Ege Bölgesi’nin ihracatına en büyük ikinci katkıyı veren Manisa’nın ihracatta son dönemdeki kayıpları şubat ayında da sürdü. 2025 yılı şubat ayında Türkiye’ye 611 milyon dolar döviz kazandıran Manisalı ihracatçılar, 2026 yılı şubat ayında yüzde 8’lik azalışla 561 milyon dolara indiler. Şubat ayında Ege Bölgesi illeri arasında en dramatik düşüşü Afyonkarahisar yaşadı. 2025 şubatında 130 milyon dolarlık ihracat performansı ortaya koyan Afyonkarahisar, 2026 yılının aynı ayında 62,3 milyon dolar ihracat seviyesinde kaldı. Afyonkarahisar’ın ihracattaki kaybı yüzde 52’ye ulaştı. Denizli ihracatını yüzde 9,3’lük artışla 343 milyon dolardan 375 milyon dolara çıkarırken Ege Bölgesi illeri arasında ihracatını en çok artıran il olmayı başardı. Ocak ayında Ege Bölgesi’nde ihracatını en çok artıran il olan Muğla, şubat ayında da ihracatını yüzde 9’luk artışla 98,7 milyon dolardan 107,5 milyon dolara taşıdı ve ihracat artışındaki istikrarını korudu. Balıkesir, 190,8 milyon dolarlık ihracatla 2025 yılı şubat ayındaki performansını tekrarlarken, Aydın yüzde 1’lik ihracat azalışıyla 153 milyon dolardan 151 milyon dolara geriledi. Kütahya’nın ihracatı yüzde 8’lik artışla 70 milyon dolardan 75,4 milyon dolara çıkarken, Uşak yüzde 1’lik ihracat artışıyla 30,4 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. İhracat tablosu ihracatçıların reel kur baskısı ve maliyet artışı nedeniyle rekabette zorlandıklarını ortaya koyuyor.

KÜTBO Başkanı Gültekin Borsa Üyeleri İle Buluştu Haber

KÜTBO Başkanı Gültekin Borsa Üyeleri İle Buluştu

Kütahya Ticaret Borsası (KÜTBO) Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin ve yönetim kurulu üyeleri, borsanın üye memnuniyeti ve katılımcı yönetim anlayışı doğrultusunda Kütahya merkezde faaliyet gösteren üyelere yönelik kapsamlı ziyaretler gerçekleştirdi. Borsanın vizyon ve stratejik hedefleri çerçevesinde planlanan ziyaretlerde; üyelerin mevcut durumu, sektörel gelişmelere ilişkin değerlendirmeleri, beklenti ve talepleri yerinde dinlendi. Karşılıklı istişare ortamında geçen görüşmelerde, üyelerin üretimden ticarete uzanan süreçlerde karşılaştıkları sorunlar detaylı şekilde ele alındı; çözüm önerileri ve iş birliği imkânları değerlendirildi. Başkan Gültekin, Gerçekleştirilen temaslarda Kütahya Ticaret Borsası’nın (KÜTBO) üye odaklı hizmet anlayışını güçlendirmeye yönelik çalışmalar ile yürütülen projeler hakkında bilgilendirme yapıldı. Özellikle üyelerin kurumsal hizmetlerden daha etkin yararlanabilmesi, dijitalleşme süreçlerinin geliştirilmesi ve sektörel temsil gücünün artırılması başlıkları ön plana çıktı. KÜTBO üyeleri ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirirken Borsanın yapmış olduğu, sektör toplantıları, çalışmaları ve projelerin kendilerine katkı sunduğunu belirtti. Üye memnuniyetini merkeze alan yaklaşımıyla hareket eden borsanın üyelerinin ihtiyaçlarını sahada dinlemeye, geri bildirimleri karar alma süreçlerine dâhil etmeye ve bu doğrultuda somut çözüm adımları üretmeye devam ettiği belirtildi. Yapılan ziyaretlerin, borsa–üye iletişimini güçlendirmesinin yanı sıra Kütahya ticaret ve tarım sektörünün sürdürülebilir gelişimine katkı sağlaması hedeflenmektedir. Kütahya Ticaret Borsası'nın ortak akıl ve güçlü iletişim anlayışıyla üyeleriyle olan bağının daha da güçlendirileceği, bölge ekonomisine değer katan çalışmaların kararlılıkla sürdüreceği ifade edildi. Başkan Gültekin, "Borsa üyelerinin ihtiyaçlarını yerinde dinlemeye ve çözüm süreçleri üretmeye devam ediyoruz. Nazik ev sahiplikleri için tüm üyelerimize teşekkürlerimizi sunarız." Dedi. Ziyarete, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Okumuş, Gelen Sekreter Yasemin Yol Katılım sağladı.

Bakan Kacır Kütahya'da Ziyaretlerde Bulundu Haber

Bakan Kacır Kütahya'da Ziyaretlerde Bulundu

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kütahya’da gerçekleştirdiği program kapsamında sanayi, teknoloji, girişimcilik ve bölgesel kalkınmaya yönelik bir dizi açılış, imza töreni ve ziyaretlerde bulundu. Bakan Kacır’ın Kütahya programı, şehirde hayata geçirilen Sanayi ve Teknoloji projelerinin toplu açılış töreni ile başladı. Kütahya Tasarım Teknokent’te düzenlenen törende; üretim altyapısını güçlendirecek, inovasyon kapasitesini artıracak ve nitelikli istihdamı destekleyecek yatırımlar kamuoyuyla paylaşıldı. Programa Kütahya Valisi Musa Işın ve il protokolünün yanı sıra Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, KUTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Salih Çetiner, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Tolga Eskioğlu ile Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Saner Gönül ve Semra Tozaraydın katılım sağladı. Törende konuşan Bakan Kacır, Türkiye’nin son yıllarda sanayi ve teknoloji alanında kat ettiği mesafeye dikkat çekerek; Ar-Ge, inovasyon, dijitalleşme ve yüksek katma değerli üretimin Türkiye Yüzyılı vizyonunun temel unsurları arasında yer aldığını ifade etti. Kütahya’nın güçlü sanayi altyapısı, köklü üretim kültürü ve girişimcilik potansiyeliyle bu vizyonda önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Bakan Kacır, şehirde gerçekleştirilen yatırımların sürdürülebilir kalkınmaya önemli katkı sağlayacağını dile getirdi. Toplu açılış töreninin ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kütahya Valisi Musa Işın’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat ile birlikte il protokolünden AK Parti MKYK Üyesi Erkan Güral, Kütahya Milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir ile AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler hazır bulundu. Gerçekleştirilen görüşmede, Kütahya’nın genel durumu, sanayi ve teknoloji alanında yürütülen çalışmalar ile devam eden ve planlanan yatırımlar hakkında kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Bakan Kacır’ın Kütahya programının bir diğer önemli ayağını ise Zafer Kalkınma Ajansı Kütahya Projeleri Açılış ve İmza Töreni oluşturdu. Törene; Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Kütahya Valisi Musa Işın, KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, KUTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Salih Çetiner, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Tolga Eskioğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Semra Tozaraydın ile il protokolü katıldı. Törende, 2025 yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında Kütahya’da hayata geçirilen 2 proje için imzalar atılırken, Zafer Kalkınma Ajansı desteğiyle hayata geçirilen ve toplam bütçesi 285 milyon TL olan 8 projenin açılışı gerçekleştirildi. Açılışı yapılan projelerin; üretimden kültür ve turizme, sağlık turizminden kadın ve genç istihdamına kadar geniş bir yelpazede Kütahya’nın ekonomik ve sosyal yapısına katkı sunması hedefleniyor. SOGEP kapsamında desteklenen projeler arasında, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nın başvuru sahibi olduğu “Sanal Gerçeklikle Kaynakçılık: Gerçekçi Deneyimler, Kalıcı Beceriler” Projesi de yer aldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Zafer Kalkınma Ajansı aracılığıyla desteklenen proje; 30 Ağustos Organize Sanayi Bölgesi, Kütahya Organize Sanayi Bölgesi ve İstanbul Gedik Üniversitesi paydaşlığında yürütülüyor. Proje ile sanal gerçeklik teknolojileri kullanılarak nitelikli kaynakçı yetiştirilmesi, mesleki becerilerin kalıcı hâle getirilmesi ve istihdamın güçlendirilmesi hedefleniyor. Törende bir kez daha konuşan Bakan Kacır, yerel kalkınmayı önceleyen bu projelerin; şehirlerin potansiyelini harekete geçiren, istihdamı artıran ve bölgesel rekabet gücünü yükselten önemli araçlar olduğunu belirterek, Kütahya’da sanayi, teknoloji ve girişimcilik odaklı yatırımların artarak devam edeceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.