Hava Durumu

#Laboratuvar

Kırsal Haber - Laboratuvar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Laboratuvar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gıda İhtisas OSB Bursa’da Şekilleniyor Haber

Gıda İhtisas OSB Bursa’da Şekilleniyor

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, “13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz” dedi. Gıda İhtisas OSB: Bir Sanayi Bölgesinden Çok Daha Fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, “Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz” ifadelerini kullandı. Bursa’dan Bölgeye, Bölgeden Yakın Coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, “Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur” dedi. Üç Yıldır Sektörle Birlikte Çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, “Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak” diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, “Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz” dedi. Karapınar Projesinde de Çalışmalar Uzun Süredir Devam Ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, “Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak” dedi. 13 Yılda Ekosistemin Taşları Tek Tek Yerine Konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında “En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi” ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, “Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek” dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 Yıllık Birikimin Yeni Aşaması Başkan Özer Matlı, “Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır” dedi. “TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır.” “Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz.” “13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz.”

17 Ülkeden Uzmanlar Türk Tütünü İçin İzmir'de Buluştu Haber

17 Ülkeden Uzmanlar Türk Tütünü İçin İzmir'de Buluştu

Ege Tütün İhracatçıları Birliği (ETİB) ev sahipliğinde ve İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen Cooperation Centre for Scientific Research Relative to Tobacco/Centre de Coopération pour les Recherches Scientifiques Relatives au Tabac (Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi) 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı, 17 farklı ülkeden gelen bilim insanlarını, araştırmacıları ve tütün sektör temsilcileri ile zirai ilaç firmalarını Türk tütününün kalbi İzmir’de bir araya getirdi. Geçtiğimiz yıl Belgrad / Sırbistan'da 64'üncüsü düzenlenen etkinlik, bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde başarıyla tamamlandı. Toplantının açılışında konuşan Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Selim Jimi, tütünün Türkiye için yalnızca ticari bir ürün değil, ülkenin sosyal ve ekonomik dokusuna işlemiş köklü bir değer olduğunu vurguladı. Ege bölgesinin iklimi ve toprağıyla dünyanın en kaliteli oryantal tütünlerine hayat verdiğini belirten Başkan Jimi, küresel pazarda kalıcı itibarın ancak kalite, güvenlik ve mevzuat mükemmelliğine verilen sürekli taahhütle mümkün olacağını ifade etti. Jimi, doğru ve standartlaştırılmış zirai kimyasal testlerin, dinamik küresel pazardaki mevzuat risklerine karşı en güçlü kalkan olduğunu belirterek, yerel bilimsel ekosistem ile küresel standartların oluşturduğu sinerjinin önemine dikkat çekti. Gündemde Bitki Koruma Ürünleri ve Sürdürülebilirlik Vardı 28–31 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen program çerçevesinde; küresel ticaret engellerini aşmak, ürün güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak ve ortak bir bilimsel dil oluşturmak adına son derece kritik başlıklar masaya yatırıldı. Etkinlik kapsamında ilk olarak Türkiye’deki tütün yetiştiriciliğinin tarihsel gelişimi ile CORESTA’nın küresel misyonu, vizyonu ve Zirai Kimyasal Danışma Komitesi'nin (ACAC) sektörel hedefleri paylaşıldı. Yerel bilimsel merkezlerin teknik altyapıları, analiz kapasiteleri ve küresel standartlara katkıları sunulurken; bitki koruma ürünlerinin (CPA) güvenli kullanımı, firmaların zirai ilaç yönetim sistemleri, mevzuat değişimleri ve sürdürülebilir tarım vizyonu da kapsamlı şekilde ele alındı. Diğer yandan, yasaklanan zirai ilaçlardan DDT'nin geçmişten günümüze geçirdiği tarihsel dönüşüm ve topraktaki kalıcı etkileri teknik boyutuyla incelenirken, çevrede ve ürünlerde kalıcılık gösteren "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerinin tütün analizlerindeki güncel durumu aktarıldı. Bunun yanı sıra laboratuvar analizlerinde sıklıkla karşılaşılan kalıcı kimyasal bileşikler ("klasik şüpheliler") ve bunların tespitindeki analitik zorluklar tartışılırken, küresel ve yerel sektör temsilcileri ile laboratuvar yöneticilerinin katıldığı interaktif bir panelde zirai kimyasal yönetimindeki saha gerçekleri ve çözüm yolları değerlendirildi. Programın devamında Manisa’daki tütün tarlalarına yapılan saha ziyaretiyle çiftçilerin geleneksel ile modern üretimi bir arada nasıl uyguladıkları yerinde incelendi. Tanzanya’dan Arjantin’e dünyanın dört bir yanından uzmanların bir araya geldiği programda, tütün üretim süreçleri ve tarımsal uygulamalar yerinde incelendi; sektörün güncel gelişmeleri üzerine bilgi ve deneyim paylaşımında bulunuldu.

Gürer’den Korkutan Uyarı: "Vatandaş Parasıyla Zehirli Gıda Alıyor!" Haber

Gürer’den Korkutan Uyarı: "Vatandaş Parasıyla Zehirli Gıda Alıyor!"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki artan maliyetler ve kontrolsüz pestisit kullanımı üzerine sert açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin pestisit bildirimlerinde dünya ikincisi olduğunu vurgulayan Gürer, gıdadaki tehlikenin boyutlarını gözler önüne serdi. ​Tarımda Maliyet Patlaması: Üretim Riski Büyüyor ​CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, düzenlediği basın toplantısında tarım sektörünün içinde bulunduğu çıkmazı özetledi. Mazot, gübre, tohum ve elektrik fiyatlarındaki fahiş artışların üreticiyi topraktan uzaklaştırdığını belirten Gürer, "Üretim her geçen gün zorlaşıyor. Mazot 80 liraya dayandı, iktidar dışında bu gidişatın nerede duracağını bilen yok" dedi. ​İran’daki Saldırı Gübre Fiyatlarını Vurdu ​Gürer, 4 Nisan 2026’da İran’daki petrokimya tesislerine düzenlenen hava saldırılarının Türkiye’deki gübre fiyatlarını doğrudan etkilediğini açı. Gübretaş’ın iştiraki olan Razi Petrochemical tesislerindeki hasar nedeniyle üretime ara verilmesinin, piyasadaki fiyatları katladığını ifade etti. ​Güncel Gübre Fiyatlarındaki Değişim: ​Üre Gübresi: 33.900 TL ​Amonyum Sülfat: 20.300 TL ​DAP Gübresi: 41.900 TL (Bazı bölgelerde 42.500 TL) ​Pestisit Tehlikesi: Türkiye Dünya İkincisi! ​Maliyet artışlarının yanı sıra gıda güvenliğine de dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin pestisit (tarım zehiri) kullanımında sınıfta kaldığını belirtti. Avrupa Birliği’ne gönderilen ürünlerin kalıntı nedeniyle iade edildiğini hatırlatan Gürer, "Türkiye pestisit bildirimlerinde dünya ikincisi" dedi. ​Korkutan Veriler: 9 İlde Pestisit Kullanımı Rekor Seviyede ​Gürer’in paylaştığı verilere göre, Türkiye’nin en çok üretim yapan illerinde pestisit kullanımı dünya ortalamasının çok üzerinde: ​Dünya Ortalaması: 2.6 kg/ha ​Türkiye’nin 9 Üretim İli: 9.5 kg/ha ​Özellikle biber, domates ve narda kalıntı riskinin yüksek olduğunu belirten Gürer, RASFF (Gıda ve Yem için Hızlı Alarm Sistemi) verilerini paylaştı: 2024 yılında 492 olan bildirim sayısı, 2026’nın ilk üç ayında şimdiden 118’e ulaştı. ​"Marketlerde Analiz Zorunlu Olmalı" ​Pestisitsiz ürünlerin marketlerde daha pahalıya satıldığı iddialarına değinen Gürer, bu durumun bir sömürüye dönüşmemesi gerektiğini vurguladı. Vatandaşın sağlıklı gıdaya erişiminin devlet garantisinde olması gerektiğini söyleyen CHP’li vekil, şu çözüm önerilerini sıraladı: ​Toptancı Hallerine Laboratuvar: Tüm hallerde kalıntı analiz laboratuvarları kurulmalı. ​Zorunlu Analiz: Marketlerin pestisit analizi yapması ve sonuçları şeffafça paylaşması zorunlu hale getirilmeli. ​İade Ürünlerin Takibi: Yurt dışından iade edilen zehirli ürünlerin akıbeti kamuoyuna açıklanmalı. ​Eğitim ve Denetim: Kaçak ve yasaklı pestisit kullanımına karşı denetimler sıkılaştırılmalı. ​Sağlıklı Gelecek İçin Acil Eylem Çağrısı ​Pestisitlerin sadece insan sağlığını değil; arıları, faydalı böcekleri ve su kaynaklarını da yok ettiğini belirten Gürer, "Vatandaş hem pahalı gıdayla karşı karşıya hem de parasıyla zehirli ürün alıyor. Bu sürdürülebilir bir durum değildir" diyerek iktidarı göreve çağırdı.

Çiftçinin Maliyeti Düşecek, Üretimi Artacak Haber

Çiftçinin Maliyeti Düşecek, Üretimi Artacak

Manisa Büyükşehir Belediyesi, Salihli Ziraat Odası iş birliğinde Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarı’nı hayata geçirdi. Açılış töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Her zaman üreticimizin arkasındayız. Çok iyi biliyoruz ki; tarlada, bahçede, serada üretim olmazsa Türkiye’nin geleceği olmaz” dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi, Manisa’da tarımın gelişmesi için üreticilere desteğini sürdürüyor. Çiftçilerin ürünlerinin veriminin artması, bilim desteği ile toprağını işlemesi, girdi maliyetlerinin düşürülmesini sağlamak amacıyla Salihli Ziraat Odası işbirliğiyle Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarının açılışı gerçekleştirildi. Açılış törenine Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ulaş Aydın, Erk Kayabaş, Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yılmaz Usta, CHP İlçe Başkanı Mustafa Özer, Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, Akhisar Ziraat Odası Başkanı Ahmet Akbuğa, Salihli Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Koruk ile mahalle muhtarları katıldı. Çiftçinin Maliyeti Düşecek, Üretimi Artacak 30 dönüm ve altında tarım arazisi olan üreticilere sembolik bir ücret karşılığında toprak analizi hizmeti verecek olan laboratuvardan 30 dönüm üstü arazi sahipleri de faydalanabilecek. Laboratuvar, üreticilerin ürün verimliliğini artırmasını, ekonomik bir tarım yapmasını hedefliyor. “Çiftçimiz Bilimle Buluşuyor, Bilinçli Üretim Başlıyor” Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Salihli, Manisa’mızın en nadide köşelerinden biri. 31 Mart 2024 seçimlerinden sonra merhum Ferdi Başkanımızla başlattığımız bu kıymetli vizyonu, Mazlum Başkanımız ve Cem Başkanımızla omuz omuza vererek kararlılıkla sürdürüyoruz. Laboratuvarımız eksiklerini tamamlayıp modern bir yapıya kavuşturduk. Amacımız çok net: Manisa’nın her bir çiftçisine, her bir üreticisine omuz vermek. Yaprak, toprak, ve su analizi yapabilen bu merkez, özellikle 30 dönüm altı arazisi olan küçük üreticimiz için büyük bir kazanç. Bölgedeki tüm üreticilerimiz, cüzi bir ücretle analizlerini yaptırarak topraklarını daha iyi tanıyacak. Böylece daha ekonomik, daha verimli ve bilinçli bir üretim modeline geçiş yapacağız. El birliğiyle çiftçimizi hak ettiği daha ileri noktaya taşıyacağız” dedi. “Üretim Olmazsa Türkiye’nin Geleceği Olmaz” Manisa'nın bereketli ovalarıyla Türkiye’nin tarımsal kalbi olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, “Bizim görevimiz, bu kalbin her zaman güçlü atmasını sağlamak. Bu kırsal kalkınma hamlesini sadece Salihli ile sınırlandırmıyor; Akhisar ve Demirci Ziraat Odalarımızdan gelen taleplerle birlikte tüm ilçelerimize yayıyoruz. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak her zaman üreticimizin arkasındayız. Çok iyi biliyoruz ki; tarlada, bahçede, serada üretim olmazsa Türkiye’nin geleceği olmaz. Bu bilinçle, her bir ilçemizde tarımı desteklemeye devam edeceğiz” dedi. “Zor Durumdaki Üreticiye Can Suyu Oluyoruz” Başkan Dutlulu sözlerini şöyle tamamladı; “Bugün çiftçimiz maliyet artışları, düşük alım fiyatları ve aracıların yarattığı haksız piyasa koşullarıyla boğuşuyor. Bunun üzerine bir de su kaynaklarımızın yönetimi ekleniyor. Son dönemdeki yağmurlar bizi yanıltmamalı; su, geleceğimizin en stratejik meselesidir. Manisa’daki çiftçimizin suya ulaşımını kolaylaştırmak için sulama kooperatiflerimize verdiğimiz desteği artırdık. Şimdi ise bir adım daha ileri giderek, %100 hibeli kapalı sistem damlama sulama borusu desteğimizi başlatıyoruz. Küçük ve orta ölçekli üreticimizi korumak, toprağına sahip çıkmak zorundayız. Başvurularımız başladı; tüm çiftçilerimizi bu can suyu niteliğindeki projeye davet ediyorum.” “Tarımı, Bilimle Buluşturmanın Mutluluğunu Yaşıyoruz” Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, kendisinin de tarımla uğraştığını belirterek, “Tarımı, bilimle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanım, Ziraat Odası Başkanımı saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Hayırlı, uğurlu olsun” dedi. “Başkanımızın Maddi Manevi Desteği Oldu” Projenin merhum başkan Ferdi Zeyrek zamanında başladığını hatırlatan Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, Ferdi başkanın odayı ziyaret ettiğini, odanın gücü olmadığından dolayı, toprağın verimliliğini artırmak amacıyla kendisinden Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarı kurulmasını istediklerini hatırlattı. Oda Başkanı Yalvaç, “Topraktan daha iyi verim alalım diye Yaprak, Toprak ve Su Analiz Laboratuvarı yapalım diye karar verdi. Birçok ülkeden malzeme geldi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu da bize maddi ve manevi destek oldu. Tarımın üretimin çok zor olduğu bu dönemde, mazot fiyatlarının, gübre fiyatlarının, ilaç fiyatlarının en çok arttığı dönemde çok zor durumda olan çiftçimizin yanında olmaya devam edeceklerdir” dedi.

Türkiye’nin Tarım Vizyonuna Değer Katan Bir Güç Haline Geldik Haber

Türkiye’nin Tarım Vizyonuna Değer Katan Bir Güç Haline Geldik

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2013 yılından bu yana geçen 13 yıllık görev süresini değerlendirdi. Borsa’nın üye sayısından işlem hacmine kadar her alanda devasa bir büyüme kaydettiğini belirten Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın artık sadece bir tescil kurumu değil; kentin ekonomisine yön veren, sosyal hayatına dokunan ve Türkiye’nin tarım vizyonuna değer katan bir güç haline geldiğini ifade etti. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, göreve geldiği 2013 yılından günümüze uzanan Borsa’nın değişim ve gelişim yolculuğunu düzenlediği basın toplantısında rakamlar ve projelerle anlattı. Bursa TB Konferans Salonu’nda Meclis Başkanı Mustafa Aksu ve Yönetim Kurulu Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada Borsa’yı bölgesel bir güç haline getirdiklerini ifade eden Matlı, önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek ustalık dönemi projelerini de kamuoyuyla paylaştı. Çok Boyutlu Büyüme Hamlesi Toplantının açılışında Bursa TB’nin büyüme rakamlarını paylaşan Başkan Özer Matlı, 2013 yılında devraldıkları bayrağı bugün gurur verici bir noktaya taşıdıklarını ifade etti. 425 olan aktif üye sayısını yüzde 118 oranında artırarak 925’e çıkardıklarını belirten Matlı, “Asıl büyük sıçramayı tescil işlem hacminde yaşadık. 2013 yılında 980 milyon TL seviyelerinde olan tescil işlem hacmi, 2025 yılı itibarıyla yüzde 7.141 gibi rekor bir artışla 70 milyar 970 milyon TL’yi aşarak çok boyutlu bir ölçek büyümesine imza atmıştır. Bu performans Türkiye genelindeki 115 ticaret borsası arasında 36. sırada devraldığımız Bursa Ticaret Borsası’nı 15. sıraya, Marmara Bölgesi’nde ise en büyük 4. ticaret borsası konumuna taşımıştır. Tescil işlem hacmindeki sıçrama; aynı zamanda şeffaf işlem altyapımızın, sunduğumuz güvenilir hizmet anlayışının ve üyelerimizin kurumsal yapımıza duyduğu güvenin doğrudan yansımasıdır” dedi. Avrupa’nın İlk ve Tek Türk Ticaret Borsası Bursa Ticaret Borsası’nın kurumsal hizmet kalitesini uluslararası standartlarla tescillediklerini belirten Başkan Matlı, “Borsamız TOBB tarafından verilen ve Avrupa standartlarında hizmet sunan ‘5 Yıldızlı Akredite Borsa’ statüsüyle hizmet kalitesini en üst seviyeye taşımıştır. Bu dönemde elde ettiğimiz en stratejik başarılardan biri de Avrupa Ticaret Borsaları Ağı’na kabul edilen ilk ve tek Türk Ticaret Borsası unvanını kazanmamızdır. Bu üyelik sayesinde Bursa’yı küresel dünyaya bağlayan stratejik bir kapı haline geldik. Ülkemizi bu prestijli ağda gururla temsil ederken, Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası üyeliğimizle de üyelerimizin Almanya başta olmak üzere Avrupa pazarlarıyla daha güçlü bağlar kurmasına katkı sağladık” diye konuştu. TÜRİB ve Marmara ÜPAK’ta Öncü Rol Göreve geldikleri ilk günden itibaren geleneksel borsa anlayışını teknolojiyle birleştirdiklerini kaydeden Başkan Matlı, Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) ve Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nun (Marmara ÜPAK) kurulmasındaki stratejik rollerine dikkat çekti. Tarımsal ticarette dijital dönüşümün aktif bir parçası olduklarını ifade eden Matlı, “TÜRİB’in A grubu büyük hissedarlarından biri ve yetkili acente olarak üyelerimize güvenli ve şeffaf işlem altyapısı sunuyoruz. Ayrıca TÜRİB’te Yönetim Kurulu Üyesi olarak ulusal tarım vizyonunun mutfağında yer alıyoruz. Bu vizyonu yine kurucu ortağı olduğumuz Marmara ÜPAK ile de bölgesel bir güç birliğine dönüştürerek, tarım piyasasında güveni ve finansal erişimi güçlendirdik” ifadelerini kullandı. “Tarımsal Ticaretin Standartlarını Yükselttik” Dijitalleşme hamlesini fiziksel altyapıyla desteklediklerini de belirten Başkan Matlı, Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş. aracılığıyla Gaziantep’ten Edirne’ye, Konya’dan Tekirdağ’a kadar 9 farklı noktada hizmet verdiklerini hatırlattı. Bu yaygın hizmet ağı ile ürün analiz, kalite kontrol ve depolama süreçlerinde tarımsal ticaretin standartlarını yükselttiklerini ifade eden Özer Matlı, böylece Borsa’nın hizmet ağını Bursa’nın sınırlarının çok ötesine, ulusal bir ölçeğe taşıdıklarını vurguladı. Gıda Sektöründe İhracat Odaklı Dönüşüm Borsa üyelerinin rekabet gücünü artırmak için hayata geçirdikleri Gıda UR-GE projesine değinen Özer Matlı, üyelerini Dubai’den Bükreş’e kadar Avrupa ve Orta Doğu’daki küresel pazarlarla buluşturduklarını söyledi. Önümüzdeki dönemde ihracat rotasını Japonya ile Asya pazarına çevireceklerini ifade eden Başkan Matlı, “Bu süreç; ihracat odaklı, katma değeri yüksek ve sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen stratejik bir dönüşümdür” dedi. Ticari hayatın huzuru için de adımlar attıklarını belirten Matlı, “Üyelerimizin ticari uyuşmazlıklarını mahkeme sürecine taşınmadan, zaman ve maliyet kaybı yaşamadan sonuçlandırması amacıyla TOBB Uyum Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözü Merkezi’ni hayata geçirdik. Bu merkez ile iş insanlarımızın ticari faaliyetlerinde sürekliliği koruyor, güvenli bir iş ortamına katkı sunuyoruz” diye konuştu. Eğitime ve İnsan Kaynağına Stratejik Yatırım Konuşmasında eğitime ve nitelikli iş gücüne verdikleri önemi ‘en önemli başlık’ olarak tanımlayan Başkan Özer Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın kentin eğitim hayatına dokunan çok yönlü bir değer merkezi haline geldiğini dile getirdi. Türkiye’nin ilk tarım lisesi olan Hamidiye Tarım ve Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nin hamiliğini üstlendiklerini hatırlatan Başkan Matlı, “Hamidiye Ziraat Mektebi’nde yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde okulumuz bugün Türkiye’deki tüm tarım liselerine örnek olarak gösterilen bir referans noktası haline geldi” dedi. Yalnızca bir eğitim platformu olarak değil, iş dünyasının dönüşüm merkezi olarak konumlandırılan Bursa TB Akademi’de 4 yılı aşkın sürede 100’ün üzerinde eğitim programı gerçekleştirdiklerini söyleyen Özer Matlı, “Bugüne kadar Türkiye’den ve yurt dışından 50.000’in üzerinde katılımcı çevrim içi eğitim programlarımıza dahil oldu. Bununla birlikte akademi kapsamında ortaya koyduğumuz ‘Off The Record’ projesiyle de kentimizin yöresel lezzetlerini dijital dünyaya taşıyarak, yerel markalarımıza sahip çıktık” ifadelerini kullandı. Bursa’nın Marka Değerine ve Sosyal Dokusuna Güçlü İmza Başarılarının temelinde ortak iradenin, kurumsal dayanışmanın ve güçlü ekip çalışması kültürünün yattığını vurgulayan Başkan Özer Matlı, Borsa’nın kentin sosyo-kültürel hayatındaki rolünü şu sözlerle özetledi: “Görev süremiz boyunca Valiliğimizden belediyelere, milletvekillerimizden SİAD ve STK’lara kadar tüm paydaşlarımızla güçlü bir iş birliği zemini oluşturduk. Protokoller ve ortak projelerle Bursa’nın ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön veren aktif bir kurum haline geldik. Sadece ekonomiye değil, eğitimden güvenliğe, sağlıktan kültürel yatırımlara kadar birçok alanda şehrimizin yanında yer aldık. Ayrıca, Bursa Pideli Köftesi ve Bursa Havlusu gibi değerlerimize aldığımız coğrafi işaret tescilleriyle de kentimizin marka kimliğini küresel ölçekte koruma altına aldık.” Ustalık Döneminin İki Büyük Projesi: Gıda İhtisas OSB ve ET-BA Bursa Ticaret Borsası’nın 13 yılda kurumsal dönüşümünü tamamlayarak Türkiye’nin en güçlü borsalarından biri haline geldiğini vurgulayan Başkan Matlı, Borsa’nın gelecek vizyonunu simgeleyen iki dev yatırımı ‘ustalık dönemi’ eseri olarak nitelendirdi. Bursa ve bölgesine değer katacak Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi projesinin Yenişehir’de hayata geçirileceğini kaydeden Matlı, “Borsa’mızın ustalık dönemi yatırımı olarak konumlanan proje; 4.200 dönümlük bir alanda, lojistikle entegre, planlı ve bütüncül bir ekosistem sunarak Türkiye’nin ilk borsa iştirakli Gıda İhtisas OSB modelini temsil etmektedir. Öte yandan, mülkiyeti Borsamıza ait olan ET-BA arazisini de 100 bin metrekarenin üzerindeki modern bir dönüşüm projesiyle Bursa’nın sosyal yaşamına kazandırıyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın kurumsal vizyonuyla şekillenen bu yatırımlar; Bursa Ticaret Borsası’nın sadece ticarete değil, şehrin yaşam kalitesine de yön verdiğinin göstergesidir” ifadelerini kullandı. Bursa Ticaret Borsası’nın 102 yıllık köklü geçmişiyle, artık sadece bir tescil kurumu değil, strateji üreten, yatırım yapan ve şehre yön veren güçlü bir yapı olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Tüm bu çalışmaları, projeleri ve yatırımları Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Meclis Üyelerimiz ve Genel Sekreterliğimizin özverili katkılarıyla hayata geçirdik. Bu başarı; ortak iradenin, kurumsal dayanışmanın ve güçlü ekip çalışmasının ürünüdür. Birlikte büyüdük, birlikte dönüştük ve Bursa için birlikte üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.