Hava Durumu

#Limon

Kırsal Haber - Limon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Limon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü! Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü!

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında gösterdiği performansla Türkiye ekonomisine büyük bir katma değer sağladı. Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Ocak-Haziran döneminde 1,12 milyar dolarlık ihracat başarısına ulaştıklarını duyurarak, sektörün Türkiye genelindeki toplam ihracata yaklaşık yüzde 48 oranında katkı sunduğunu belirtti. ​Narenciye İhracatın Lokomotifi Oldu ​Sektörün büyümesinde en büyük payı narenciye grubu aldı. Toplam yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 55’ini oluşturan narenciye ürünleri, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 66 artışla 620,5 milyon dolara ulaştı. ​Ürün bazındaki rekor performanslar ise dikkat çekti: ​Mandalina: 357,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 86 değer artışıyla listenin başında yer aldı. ​Şeftali: Yüzde 169 artışla 164,9 milyon dolara yükseldi. ​Limon: Birim fiyat avantajıyla yüzde 32 büyüme kaydetti. ​Diğer Ürünler: Portakal, kayısı ve kiraz-vişne grubunda üç haneli artışlar yakalanırken, greyfurt, nar ve sebze çeşitlerinde de istikrarlı büyüme devam etti. ​Rusya Liderliğini Korudu, Irak’ta “Rekor” Artış ​Küresel pazarlardaki çeşitliliğin ihracat ivmesini desteklediğini belirten Başkan Sarıkaya, hedef pazarlardaki başarıyı şu verilerle özetledi: ​Rusya Federasyonu: 402,5 milyon dolarla lider pazar olma konumunu sürdürdü (Yüzde 46 artış). ​Irak: Yüzde 315 gibi dikkat çekici bir oranla 245,5 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Romanya: 113,1 milyon dolarlık hacimle üçüncü sırada yer aldı. ​Ayrıca Avrupa pazarında Polonya, Ukrayna ve Almanya’daki istikrarlı büyümenin yanı sıra; Çekya’da yüzde 124 ve Bulgaristan’da yüzde 48 oranındaki artışlar, Türk yaş meyve sebze ürünlerine olan küresel talebin güçlendiğini kanıtladı. ​"2026’yı Güçlü İhracat Rakamlarıyla Tamamlayacağız" ​Yılın ikinci yarısına dair hedeflerini paylaşan Bülent Sarıkaya, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. Sarıkaya, "Yeni pazarlara erişimi kolaylaştıran tanıtım faaliyetlerimiz, uluslararası fuar organizasyonları ve ticaret heyetlerimizle küresel pazarlardaki konumumuzu daha da sağlamlaştıracağız. Üreticimizden ihracatçımıza kadar tüm paydaşlarımızın ortak emeğiyle 2026 yılını başarıyla kapatacağız," dedi. ​Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında öncü rol üstlenen Akdeniz bölgesi, stratejik pazar çeşitliliği ve yüksek katma değerli ürün portföyü ile yılın geri kalanında da rekorlar kırmaya hazırlanıyor.

Mayıs Ayında Yaş Meyve Sebze İhracatının Yüzde 41’ini Şeftali Oluşturdu Haber

Mayıs Ayında Yaş Meyve Sebze İhracatının Yüzde 41’ini Şeftali Oluşturdu

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Türkiye’nin mayıs ayında 322,1 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatı gerçekleştirdiğini belirtti. İhracat miktarında yüzde 22’lik düşüş yaşanmasına karşın değer bazında yüzde 14’lük artış elde edildiğini vurgulayan Sarıkaya, söz konusu performansın sektörün yüksek katma değerli ihracata yönelme hedefinin sahada karşılık bulduğunu ve rekabet gücünü artırdığını gösterdiğini söyledi. Türkiye yaş meyve sebze ihracatında lider konumda bulunan Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin mayıs ayında gerçekleştirdiği 165,6 milyon dolarlık dış satımla, sektör ihracatına yüzde 51 oranında destek verdiğini vurgulayan Başkan Sarıkaya, “Üreticilerimizden ihracatçılarımıza uzanan güçlü değer zincirimizin katkısıyla elde ettiğimiz bu performans, Akdeniz Bölgesi’nin yaş meyve sebze sektöründeki liderliğini ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü yansıtıyor. Sürdürülebilir üretim, kaliteli ürün arzı ve pazar çeşitlendirme stratejilerimizle sektörümüzün ihracatını daha yüksek seviyelere taşımaya kararlıyız.” dedi. Yaş meyve grubu ihracatı sırtladı, şeftali zirveye çıktı Özellikle yaş meyve grubunun sektörün büyümesinde belirleyici rol oynadığına dikkati çeken Başkan Sarıkaya, bu kümede değer bazında yüzde 21 artışla 227,6 milyon dolara ulaşıldığını, toplam sektör ihracat gelirlerinin yüzde 71’inin yaş meyve grubundan elde edildiğini ifade etti. Şeftalinin mayıs ayının açık ara yıldızı olduğunu vurgulayan Sarıkaya, “Şeftali ihracatımız miktarda yüzde 141, değerde ise yüzde 128 artarak 132,5 milyon dolara yükseldi. Toplam yaş meyve sebze ihracatımızın yüzde 41’ini tek başına şeftali oluşturdu. Bu performans, ürün bazında yakalanan en güçlü büyüme hikâyelerinden biridir.” diye konuştu. 49,7 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alan kayısının başarılı performansını değerlendiren Başkan Sarıkaya, miktar bazında yüzde 14’lük düşüşe karşın değer bazında yüzde 10’luk artış sağlanmasının, ürünün küresel pazarlardaki talep gücünü ve fiyatlama avantajını koruduğunu gösterdiğini ifade etti. “Portakal ihracatında 4 haneli artış yakaladık” Narenciye grubundaki yükselişin de dikkat çekici olduğunu ifade eden Sarıkaya, limon ihracatının yüzde 13 artışla 16,4 milyon dolara, mandarin ihracatının yüzde 232 artışla 11,9 milyon dolara ulaştığını söyledi. Portakal ihracatında yüzde 1.137, greyfurt ihracatında ise yüzde 179 oranında değer artışı sağlandığını vurgulayan Sarıkaya, “Narenciye ürünlerinde elde ettiğimiz bu güçlü ivme, Türk ürünlerinin uluslararası pazarlardaki talep gücünü açıkça ortaya koyuyor.” diye konuştu. Öte yandan sebze grubunda daha temkinli bir görünüm yaşandığını belirten Sarıkaya, domates ihracatının yüzde 40 gerileyerek 15,7 milyon dolara düştüğünü, buna rağmen biber ihracatının yaklaşık 20 milyon dolarlık hacimle lider sebze ürünü olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Kabak ihracatında yakalanan yüzde 54’lük değer artışının ise sektör adına önemli bir başarı olduğunu dile getirdi. “Irak, tek başına toplam ihracatın yüzde 35’ini oluşturarak en büyük pazar konumunu korudu” Mayıs ayı ülke bazlı ihracat verilerini değerlendiren Sarıkaya, Türk yaş meyve sebze sektörünün başta Ortadoğu, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Avrupa pazarlarında güçlü konumunu koruduğunu vurguladı. Sarıkaya, ihracatın coğrafi dağılımına bakıldığında yakın ve geleneksel pazarlardaki talebin sektörün büyümesine önemli katkılar sağladığını ifade etti. Mayıs ayında Irak’ın 111,3 milyon dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin en büyük pazarı olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Sarıkaya, bu ülkeye yapılan ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 56 arttığını kaydetti. Irak’ın tek başına toplam ihracatın yüzde 35’ini oluşturduğuna dikkat çeken Sarıkaya, “Irak pazarı, Türk yaş meyve ve sebze sektörü için stratejik önemini koruyor. Bölgedeki güçlü ticari ilişkiler ve lojistik avantajlarımız ihracat performansımıza doğrudan yansıyor.” dedi. Rusya Federasyonu’nun 87,9 milyon dolarlık ihracat hacmiyle ikinci sırada yer aldığını belirten Sarıkaya, bu pazarda değer bazında yüzde 25 büyüme sağlandığını ifade etti. Irak ve Rusya’ya gerçekleştirilen toplam ihracatın yaklaşık 200 milyon dolara ulaştığını kaydeden Sarıkaya, “İki ülke toplam ihracatımızın yüzde 62’sini oluşturuyor. Bu tablo, sektörün bölgesel pazarlardaki güçlü pozisyonunu net biçimde gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu. “Alternatif pazarlarda yaşanan yüksek büyüme dikkat çekici” Avrupa pazarlarında ise daha seçici ve değer odaklı bir ihracat yapısının öne çıktığını belirten Sarıkaya, Romanya, Almanya ve Ukrayna gibi önemli pazarlarda değer kayıpları yaşanmasına rağmen Polonya’da yüzde 8, Birleşik Krallık’ta yüzde 26 ve Çekya’da yüzde 28 oranında artış elde edildiğini söyledi. Verilerde en dikkat çekici gelişmelerden birinin alternatif pazarlarda yaşanan yüksek büyüme olduğunu vurgulayan Sarıkaya, Gürcistan’a yapılan ihracatın değer bazında yüzde 113, Belarus’a yüzde 176 ve Lübnan’a yüzde 2.734 oranında arttığını belirtti. Bu tablonun pazar çeşitlendirme çalışmalarının olumlu karşılık bulduğunu gösterdiğini ifade eden Sarıkaya, “Geleneksel pazarlarımızdaki gücümüzü korurken yeni ve gelişen pazarlarda yakaladığımız yüksek büyüme oranları sektörümüz açısından son derece kıymetlidir. Özellikle Lübnan, Belarus ve Gürcistan gibi pazarlarda elde edilen ivme, ihracatçılarımızın yeni fırsatları başarıyla değerlendirdiğini gösteriyor.” diye konuştu.

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi

Türk yaş meyve sebze sektörü, 2025 yılı Nisan ayında sergilediği performansla göz doldurdu. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (AKİB) seçimli genel kurulunda başkanlığa seçilen Bülent Sarıkaya, göreve rekor rakamlarla başladı. Nisan ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 40 artışla 329,4 milyon dolara ulaştı. ​AKİB’de Yeni Yönetim ve Sürdürülebilirlik Vizyonu ​Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda, Sarıkaya Tarım temsilcisi Bülent Sarıkaya bayrağı Ferhat Gürüz’den devraldı. Tek listeyle girilen seçimlerin ardından açıklama yapan Sarıkaya, yeni dönemde temel önceliklerinin ihracatta sürdürülebilirlik ve katma değerli üretim olduğunu vurguladı. ​Başkan Sarıkaya, "Üretici ile ihracatçı arasındaki bağı güçlendirerek küresel rekabet gücümüzü artıracağız. Lojistik maliyetlerin optimizasyonu ve pazar çeşitliliği stratejik rotamız olacak," dedi. ​Nisan Ayı İhracat Verileri: Mandalina ve Limon Zirvede ​Türkiye’nin nisan ayı yaş meyve sebze ihracat verilerini paylaşan Sarıkaya, sektörün başarısında AKİB’in kilit rol oynadığını belirtti. Toplam ihracatın yüzde 44’ünü tek başına sırtlayan AKİB, 143,7 milyon dolarlık dış satıma imza attı. Öne çıkan ürünler ise şu şekilde; ​Mandalina: Yüzde 326 artışla 82,2 milyon dolar. ​Limon: Yüzde 57 artışla 52,3 milyon dolar. ​Domates: 49 milyon dolar ihracat geliri. ​Öne Çıkan Diğer Ürünler: Portakal, havuç, turp ve nar ihracat hacminde en güçlü ivmeyi yakalayan gruplar oldu. ​Irak Pazarında %222’lik Değer Patlaması ​Nisan ayında en dikkat çekici büyüme Irak pazarında yaşandı. Irak, hem miktar hem de değer bazında Türkiye'nin bir numaralı ihracat rotası konumuna yükseldi. ​Irak: İhracat geliri yüzde 222 artışla 98,9 milyon dolara çıktı. ​Rusya: 43,9 milyon dolarlık gelirle yerini korudu. ​Romanya: Değer bazında yüzde 16 artışla 40,7 milyon dolarlık performans sergiledi. ​Suudi Arabistan ve Gürcistan: Dinamik yükselişiyle dikkat çeken diğer önemli pazarlar oldu. ​Hedef Kuzey Amerika: Kanada Çıkartması ​Pazar çeşitlendirme stratejisi kapsamında rotayı Kuzey Amerika’ya çeviren AKİB, Kanada’nın Toronto şehrinde düzenlenen CPMA Convention and Trade Show’a katıldı. Türk narenciyesi, narı ve incirinin kalitesini Kanadalı profesyonel alıcılara tanıtan birlik, uluslararası arenadaki güvenilir tedarik zinciri imajını güçlendirdi.

Üreticiden Markete Fiyat Uçurumu: Elmada %393 Fark! Haber

Üreticiden Markete Fiyat Uçurumu: Elmada %393 Fark!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Nisan ayı üretici ve market fiyat verilerini açıkladı. Verilere göre Nisan ayında fiyat farkı rekoru elmada kırılırken, marketteki en büyük artış yeşil soğanda görüldü. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarım sektöründeki fiyat değişimlerini ve girdi maliyetlerini değerlendirdi. Nisan ayında üretici ile market arasındaki makasın iyice açıldığına dikkat çeken Bayraktar, özellikle elma, havuç ve yeşil soğandaki fiyat katlanmalarına vurgu yaptı. Market ve Üretici Arasındaki Makas Açılıyor Nisan ayında üretici ile market arasındaki en büyük fiyat farkı yüzde 393,7 ile elmada yaşandı. Elmayı şu ürünler takip etti: Havuç: %329,9 Yeşil Soğan: %245,3 Marul: %245,2 Pırasa: %242,4 Bayraktar, "Üreticide 18 lira 75 kuruş olan elma markette 92 lira 58 kuruşa satılarak 4,9 kat fark oluşturdu" diyerek tüketicinin ödediği yüksek fiyatlara işaret etti. Nisan Ayı Fiyat Şampiyonları ve Düşüş Yaşayanlar Market ve üretici cephesinde fiyat değişimleri farklı seyretti. Nisan ayının zam şampiyonu markette yeşil soğan olurken, üreticide kuru soğan oldu. Markette Durum: En Fazla Artan: %48,7 ile Yeşil Soğan Takip Edenler: Ispanak (%29,9), Kuru Soğan (%29,2) En Fazla Düşen: %74,3 ile Patlıcan Üreticide Durum: En Fazla Artan: %109,1 ile Kuru Soğan Takip Edenler: Beyaz Lahana (%42,4), Patates (%31) En Fazla Düşen: %64,7 ile Patlıcan Fiyat Değişimlerinin Nedenleri: Hava Koşulları ve Hasat Şemsi Bayraktar, fiyat dalgalanmalarının arkasındaki temel nedenleri şu şekilde sıraladı: Soğan ve Patates: Depolardaki ürünün azalması ve yeni hasat edilen ürünlerin yağışlar nedeniyle çürümesi rekolteyi düşürerek fiyatları artırdı. Sebzeler: Aşırı yağışlar beyaz lahana, karnabahar ve ıspanak arzını azalttı. Buna karşılık, iyi giden hava koşulları patlıcan, biber ve salatalıkta verimi artırarak fiyatları düşürdü. Elma ve Havuç: Talepteki azalma, bu ürünlerde fiyat düşüşüne yol açtı. Girdi Maliyetleri Üreticiyi Zorluyor Sadece gıda fiyatları değil, tarımsal üretim maliyetleri de yükselmeye devam ediyor. Bayraktar’ın paylaştığı verilere göre: Gübre: Amonyum sülfat gübresi aylık %24,1, yıllık ise %104,3 oranında arttı. Yem: Besi ve süt yemi fiyatları yıllık bazda ortalama %35 artış gösterdi. Mazot: Aylık bazda %3,1 düşüş yaşansa da, yıllık artış %57,6 olarak kayıtlara geçti.

Türkiye'nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Rekor İlk Çeyrek: 1 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı! Haber

Türkiye'nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Rekor İlk Çeyrek: 1 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı!

​Türk yaş meyve sebze sektörü, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Yılın ilk çeyreğinde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre %30 artarak 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı. ​Türkiye, tarımsal üretim gücünü ihracat rakamlarına yansıtmaya devam ediyor. 2025 yılının ilk üç ayında 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı, 2026'nın aynı döneminde büyük bir ivme kazanarak 1 milyar 70 milyon dolar seviyesine çıktı. Meyve sebze mamulleri ile birlikte toplam ihracat ise 1 milyar 580 milyon doları buldu. ​İhracatın Yıldızı: Mandalina ve Domates ​2026 yılı ilk çeyrek verilerine göre, dış satımda en çok talep gören ürünlerin başında narenciye ve sebze grubu geldi. ​Mandalina: 333 milyon dolar ile ihracatın lideri oldu. ​Domates: 159 milyon dolarlık satışla ikinci sırayı aldı. ​Biber: 152 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. ​Listeyi 121 milyon dolarla limon ve 71 milyon dolarla nar takip ederken; portakal, greyfurt, kabak ve kornişon gibi ürünler de ihracat gelirlerine önemli katkı sağladı. Özellikle ilk 10 ürünün tamamında ihracat artışı yaşanması, sektörün başarısını perçinledi. ​Hedef: 2026 Sonunda 7 Milyar Doları Aşmak ​Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılı hedeflerinin oldukça iddialı olduğunu belirtti. Uçak, 2025 yılında toplam 6,2 milyar dolarlık ihracat yapıldığını hatırlatarak şunları söyledi: ​"İlk çeyrekteki performansımız, 7 milyar dolarlık yıl sonu hedefimizi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. Bu yıl yağışların iyi olması rekolte beklentimizi artırdı. İklim koşulları bu şekilde devam ederse hedeflerimize rahatlıkla ulaşacağız." ​En Çok İhracat Yapılan Ülkeler Hangileri? ​Türkiye'nin yaş meyve sebze ürünlerine en yoğun talep yine geleneksel pazarlardan geldi. İhracat pazarlarında ilk üç sırayı şu ülkeler paylaştı: ​Rusya Federasyonu: 263 milyon dolar ​Irak: 127 milyon dolar ​Romanya: 122 milyon dolar ​Bu ülkeleri Almanya ve Ukrayna takip ederek Türk ürünlerinin Avrupa ve bölge coğrafyasındaki hakimiyetini tescilledi. ​Ege Bölgesi İhracat artışında Hız Kesmiyor ​Ege Bölgesi, Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının %20'sini sırtlamaya devam ediyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026’nın ilk çeyreğinde ihracatını %11 artırarak 68 milyon dolara çıkardı. ​Ege'nin ihracat listesinde ise domates, 28,5 milyon dolarlık pay ile zirvedeki yerini korurken; mandalina ve biber bölgenin en çok kazandıran diğer kalemleri oldu. Ege Bölgesi'nden yapılan ihracatta en önemli pazarlar ise Rusya, Polonya ve Ukrayna olarak sıralandı.

Ticaret Bakanlığından Ankara ve İzmir'de Fahiş Fiyat Operasyonu Haber

Ticaret Bakanlığından Ankara ve İzmir'de Fahiş Fiyat Operasyonu

Ticaret Bakanlığı, Ankara ve İzmir’de yürüttüğü denetimlerde market raflarındaki fahiş fiyat artışlarını tek tek deşifre etti. Hal Kayıt Sistemi (HKS) üzerinden yapılan incelemelerde, bazı ürünlerin alış fiyatının tam 7 katına satıldığı ortaya çıktı. ​Ticaret Bakanlığı piyasa gözetim ve denetim ekipleri, fahiş fiyatla mücadele kapsamında saha çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. 06 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen denetimlerde, özellikle sebze ve meyve reyonlarındaki alış-satış fiyat farkları mercek altına alındı. Haksız kazanç sağladığı tespit edilen işletmeler, ağır idari yaptırımlar uygulanması talebiyle Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu'na sevk edildi. ​Ankara’da Şok Tespitler: 42 TL’lik Biber 250 TL Oldu! ​Ankara Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, 13 farklı ticaret unvanına sahip zincir marketin toplam 94 şubesinde detaylı inceleme yaptı. İnceleme sonucunda ortaya çıkan bazı çarpıcı veriler şöyle: ​Çarliston Biber: Market tarafından 42,00 TL’ye satın alınan ürün, tüketiciye 249,67 TL’den satıldı. ​Pancar: 15,00 TL’lik alış fiyatına sahip olan ürünün raf fiyatı 79,95 TL olarak belirlendi. ​Dolmalık Biber: 63,33 TL’ye tedarik edilen biber, 249,67 TL etiket fiyatıyla rafa çıktı. ​Maydanoz: Markete girişi 5,00 TL olan maydanoz, tüketiciye 19,95 TL’den sunuldu. ​İzmir’de Tedarik Zinciri Takibi: Hal ve Raf Arasındaki Uçurum ​İzmir’de gerçekleştirilen denetimlerde ise ürünlerin tarladan veya halden çıkış fiyatı ile market satış fiyatı arasındaki devasa farklar raporlandı. Özellikle Antalya ve çevre illerden gelen ürünlerdeki yüksek kar marjları dikkat çekti: ​Sivri Biberde Rekor Fark: Antalya Elmalı’dan 50,00 TL’ye alınan sivri biberin, İzmir’deki bir firma tarafından 389,95 TL’ye satıldığı tespit edildi. ​İthal Ayva Fiyatı Katlandı: İran’dan ithal edilip halden 30,00 TL’ye alınan ayva, markette 225,00 TL’ye alıcı buldu. ​Limon ve Patates: Muğla Dalaman’dan 18,00 TL’ye gelen limon 129,95 TL’ye; Ödemiş halinden 5,00 TL’ye alınan patates ise 28,99 TL’ye rafa konuldu. ​Diğer Ürünler: Çarliston biber 48,00 TL’den 199,00 TL’ye, Golden elma ise 30,00 TL’den 99,99 TL’ye yükseltildi. ​Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu Devreye Girdi ​Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, denetimler neticesinde fahiş fiyat artışı yaptığı kanaatine varılan tüm işletmeler hakkında gerekli idari yaptırımların uygulanacağı belirtildi. Dosyalar, cezai işlemlerin karara bağlanması amacıyla Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na gönderildi. ​Denetimler 81 İlde Devam Edecek ​Ticaret Bakanlığı yetkilileri, vatandaşların mağduriyetini önlemek ve piyasadaki fiyat dengesini korumak adına denetimlerin kararlılıkla süreceğini, haksız kazanç sağlayanlara geçit verilmeyeceğini vurguladı.

Üretici ve Market Fiyatları Arasındaki Uçurum Büyüyor! Haber

Üretici ve Market Fiyatları Arasındaki Uçurum Büyüyor!

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Mart ayına damga vuran gıda fiyatlarındaki değişimleri ve girdi maliyetlerindeki artışı değerlendirdi. Mart ayında üretici ile market arasındaki fiyat farkı rekor seviyelere ulaşırken, karnabahar ve sivri biber fiyat artışında başı çekti. ​Fiyat Farkında Şampiyon: Karnabahar ​Mart ayında üretici ve market arasındaki en büyük uçurum yüzde 275,8 ile karnabaharda görüldü. Karnabaharı sırasıyla portakal, pırasa ve limon takip etti. Fiyat katlamaları ise şu şekilde gerçekleşti: ​Karnabahar: Üreticide 23,76 TL olan ürün markette 89,29 TL’ye satılarak 3,8 kat fark oluşturdu. ​Portakal: Üreticide 13,71 TL iken markette 50,04 TL ile 3,6 kat farka ulaştı. ​Pırasa: Üreticide 16,64 TL olan fiyat markette 56,51 TL’ye çıkarak 3,4 kat arttı. ​Limon: Üreticide 31,87 TL olan ürün market raflarında 97,23 TL ile 3,1 kat daha fazlaya satıldı. ​Marketlerde Fiyatı En Çok Artan ve Azalan Ürünler ​Mart ayında market raflarındaki 41 ürünün 33'ünde fiyat artışı yaşandı. ​En Çok Artanlar: Market fiyatı en çok artan ürün yüzde 119,1 ile karnabahar oldu. Onu yüzde 91,3 ile sivri biber, yüzde 75,2 ile domates, yüzde 61,2 ile patlıcan ve yüzde 48,7 ile marul izledi. ​En Çok Azalanlar: Marketin en çok ucuzlayan ürünü yüzde 50,4 ile kabak oldu. Salatalık (%18,3), fındık (%6,5), yumurta (%5,8) ve yeşil soğan (%4,6) da fiyatı düşen ürünler arasında yer aldı. ​Üretici Fiyatlarındaki Değişimin Nedenleri ​Şemsi Bayraktar, üretici fiyatlarındaki dalgalanmaların arkasındaki temel nedenleri şu şekilde özetledi: ​Doğal Afetler: Sel ve su baskınları; domates, sivri biber ve marulda arzı azaltarak fiyatları tırmandırdı. ​Hava Koşulları: Havaların ısınmasıyla hasadı sıklaşan kabak ve salatalıkta arz artışı fiyatları düşürdü. ​Sezon Sonu ve Talep: Portakalda sezon sonu olması ve elmada talebin azalması fiyatlara düşüş olarak yansıdı. ​İhracat ve İthalat Kararları: Kuru soğanda ihracat teşviki beklentisi fiyatı artırırken, limonda alınan ithalat rejimi kararı fiyatları düşürdü. ​Tarımsal Girdi Maliyetlerinde Korkutan Artış ​Üreticinin maliyet yükü Mart ayında da artmaya devam etti. Özellikle gübre ve mazot fiyatlarındaki yükseliş dikkat çekti: ​Gübre Fiyatları: Aylık bazda amonyum nitrat gübresi yüzde 26,5 artarken, yıllık bazda ÜRE gübresindeki artış yüzde 62,1’e ulaştı. ​Mazot ve Elektrik: Mart ayında mazot fiyatı aylık yüzde 22,3, yıllık ise yüzde 57,9 oranında zamlandı. Elektrik fiyatları ise yıllık bazda yüzde 12,8 arttı. ​Hayvancılık Girdileri: Son bir yılda besi yemi yüzde 37,3, süt yemi ise yüzde 34,1 oranında artış gösterdi. ​Özetle: Mart ayı verileri, tarımsal üretimde sürdürülebilirlik için girdi maliyetlerinin kontrol altına alınması ve üretici-market zincirindeki makasın daraltılması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

Mersinli Üreticinin Emeğine Adeta Limon Sıkılıyor Haber

Mersinli Üreticinin Emeğine Adeta Limon Sıkılıyor

Zirai don felaketinin etkilerini araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonu üyesi ve CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, limon ithalatında gümrük vergisinin düşürülmesine ilişkin yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararına sert tepki gösterdi. Kış, Mersin başta olmak üzere Türkiye’nin limon üretim merkezlerinde üreticinin büyük bir belirsizlik ve ekonomik baskı altında olduğunu belirterek, hükümetin tarım politikalarını “tutarsız ve günü kurtarmaya yönelik” sözleriyle eleştirdi. Resmî Gazete’de yayımlanan kararla limon ithalatında uygulanan gümrük vergisinin 31 Temmuz 2026’ya kadar yüzde 10’a indirildiğini hatırlatan Kış, bu kararın piyasada üretici aleyhine sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Kış, “Türkiye limon üretiminde dünyanın sayılı ülkelerinden biri. Mersin, Adana ve Hatay gibi üretim merkezlerinde çiftçiler yıl boyunca emek veriyor, maliyetlere katlanıyor. Ancak depolarda hâlâ limon dururken ithalatın önünün açılması üreticiye ‘sen üretme’ demekten başka bir şey değildir” dedi. “Önce ihracat yasağı, şimdi ithalat kolaylığı” Gülcan Kış, limon piyasasında son dönemde alınan kararların birbirini çürüttüğünü vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı: “Daha kısa bir süre önce limona ihracat yasağı getirildi. Üreticinin dış pazarı kapatıldı. Şimdi ise ithalatın önü açılıyor. Bu nasıl bir planlama, nasıl bir tarım politikası? Bir tarafta depolarda ürününü satamayan çiftçi var, diğer tarafta ithalat kapısı aralanıyor. Bu tablo, Türkiye’de tarımın nasıl yönetildiğinin açık bir göstergesidir.” “Mersinli üreticinin emeğine adeta limon sıkılıyor” Mersin’in Türkiye’de limon üretiminin kalbi olduğunu vurgulayan Kış, alınan kararların doğrudan bölge üreticisini etkilediğini söyledi. Kış, “Mersin’de binlerce aile limon üretiminden geçimini sağlıyor. Bahçelerde yıl boyunca verilen emek, yapılan masraf, işçinin alın teri var. Ama yanlış kararlarla Mersinli üreticinin emeğine adeta limon sıkılıyor. İthal ürün piyasaya girdiğinde tüccar yerli limonu daha düşük fiyatla almak ister. Bunun bedelini de çiftçi öder” ifadelerini kullandı. “Tarım politikası ithalatla yönetilemez” Kış, Türkiye’de son yıllarda tarım politikalarının ithalata dayalı hale geldiğini belirterek hükümeti sert sözlerle eleştirdi. “Patateste, soğanda, ette, buğdayda aynı tabloyu gördük. Fiyat yükseldiğinde çözüm olarak ithalat kapısı açılıyor. Oysa sorun üretimde değil; planlamada, piyasa denetiminde ve üreticiyi koruyan politikaların eksikliğinde” dedi. Kış, limon kararının da bu yanlış yaklaşımın yeni bir örneği olduğunu vurgulayarak, “Tarımı ithalatla yönetemezsiniz. Çiftçi üretmezse sofradaki ürün de olmaz. Türkiye’nin ihtiyacı olan şey ithalat kapılarını açmak değil, üreticiyi koruyan güçlü ve sürdürülebilir bir tarım politikasıdır” diye konuştu. “Tarım Bakanlığı’nda bile istikrar yok” AKP iktidarının tarım politikalarında tutarsızlık içinde olduğunu ifade eden Kış, son yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığı’nda yaşanan değişikliklere dikkat çekti. “Tarım gibi stratejik bir alanda bile istikrar yok. AKP iktidarı döneminde Tarım Bakanlığı koltuğunda sürekli değişiklikler yaşandı. Son yıllarda bakanlar hızla değişirken, tarım politikası da sürekli yön değiştiriyor. Bu tablo, üreticinin neden yalnız bırakıldığını açıkça gösteriyor. Tarım yönetilemeyince bedelini çiftçi ödüyor.” “Üreticinin yanındayız” Zirai don felaketinin etkilerini araştıran Meclis Komisyonu’nda görev yaptığını hatırlatan Kış, sahada üreticilerin yaşadığı sorunları yakından gördüklerini belirtti. “Mersin’de, Adana’da, Hatay’da çiftçilerimizin yaşadığı sıkıntıları birebir dinliyoruz. Üretici maliyet altında eziliyor, ürününü değerinde satamıyor. Tarım politikalarının günü kurtaran kararlarla değil, üreticiyi merkeze alan uzun vadeli bir planlamayla yürütülmesi gerekiyor.” Kış, limon üreticilerinin sorunlarının takipçisi olacaklarını belirterek, “Çiftçinin emeğini korumak, üretimi sürdürülebilir hale getirmek ve Türkiye’yi yeniden güçlü bir tarım ülkesi yapmak için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.