Hava Durumu

#Lisanslı Depoculuk

Kırsal Haber - Lisanslı Depoculuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lisanslı Depoculuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRİB 2026 Üçüncü Çeyrek ELÜS Piyasası Verilerini Açıkladı Haber

TÜRİB 2026 Üçüncü Çeyrek ELÜS Piyasası Verilerini Açıkladı

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB), Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) Piyasası 2026 yılı üçüncü çeyreğine ait verileri duyurdu. 1 Temmuz ile 30 Eylül 2026 tarihleri arasını kapsayan üçüncü çeyrek verileri, tarımsal emtia piyasalarında hareketli bir dönemin geride kaldığını ve ELÜS işlemlerine olan talebin artarak devam ettiğini gösterdi. Yıllık Performans ve Lisanslı Depoculuk Ağı Genişliyor 2026 yılının başından bu yana geçen dokuz aylık süreçte TÜRİB ELÜS Piyasasında toplam işlem hacmi 190 milyar TL seviyesine ulaştı. Bu dönemde gerçekleştirilen işlem miktarı 12,78 milyon ton olarak gerçekleşirken, toplam işlem sayısı ise 396 bin adede ulaştı. Lisanslı depoculuk altyapısının Türkiye genelindeki yaygınlaşması da hız kesmeden sürüyor. Açıklanan verilere göre faal lisanslı depo sayısı 291'e yükseldi. Bu depolar; 54 il, 170 ilçe ve 384 şubede üreticilere ve tüccarlara hizmet veriyor. Türkiye genelindeki toplam lisanslı depo kapasitesi ise 15,4 milyon ton eşiğine ulaşmış durumda. Üçüncü Çeyrekte İşlem Hacmi 135 Milyar Lirayı Aştı TÜRİB ELÜS Piyasasında 2026'nın üçüncü çeyreğinde (Temmuz-Eylül dönemi) işlem hareketliliği zirve yaptı. Bu dönemde tek başına 135,2 milyar TL işlem hacmi kaydedilirken, el değiştiren ürün miktarı 8,7 milyon ton oldu. Üçüncü çeyrek boyunca piyasada toplam 355 bin işlem gerçekleştirildi. Günlük ortalama işlem miktarlarına bakıldığında piyasanın amiral gemisinin ekmeklik buğday olduğu görüldü: Ekmeklik Buğday: Günlük ortalama 77.555 ton işlem miktarıyla ilk sırada yer aldı. Makarnalık Buğday: Günlük ortalama 21.809 ton işlem miktarına ulaştı. Arpa: Günlük ortalama 21.542 ton işlem gördü. Mısır: Günlük ortalama 11.692 ton seviyesinde gerçekleşti. Ayçiçeği Tohumu: Günlük ortalama 1.752 ton işlem miktarı kaydetti. 2025 Yılı ile Karşılaştırmalı Ürün Performansları Geçen yılın aynı dönemi (2025 yılı 3. çeyreği) ile kıyaslandığında, mısır dışındaki ana emtiaların işlem hacmi ve miktarlarında belirgin bir yükseliş yaşandı: Ekmeklik Buğday: İşlem hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 158 artış göstererek 80,8 milyar TL seviyesine yükseldi. İşlem miktarı ise yüzde 114 artışla 5.041.090 ton oldu. Makarnalık Buğday: İşlem hacmi yüzde 58 artarak 22,6 milyar TL'ye ulaştı. İşlem miktarı yüzde 34 yükselişle 1.417.591 ton olarak kayıtlara geçti. Arpa: Dönemin en yüksek artış oranlarından birini yakalayan arpada işlem hacmi yüzde 684 gibi rekor bir artışla 18 milyar TL'ye fırladı. İşlem miktarı ise yüzde 579 artarak 1.400.213 ton seviyesine ulaştı. Mısır: Diğer ürünlerin aksine mısır piyasasında düşüş görüldü. Mısır işlem hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 10,4 milyar TL'ye, işlem miktarı ise yüzde 30 azalışla 760.004 tona geriledi. Ayçiçeği Tohumu: İşlem hacmi yüzde 152 artarak 3 milyar TL olurken, işlem miktarı yüzde 122 yükselişle 84.103 ton seviyesinde gerçekleşti. Tarımsal Ürün Endekslerinde Yön Yukarı 2026 yılı üçüncü çeyreğinin sonunda tarımsal ürün endekslerinin ay sonu kapanış değerlerinde önemli artışlar kaydedildi. Dönem genelinde endeks değişimleri şu şekilde gerçekleşti: Hububat Endeksi: Yüzde 26,82 artış göstererek 7.874,30 puan oldu. Buğday Endeksi: Yüzde 28,74 artarak 8.242,72 seviyesine çıktı. Buğday Ekmeklik Endeksi: Yüzde 32,69 yükselişle 8.784,95 puan değerini aldı. Buğday Makarnalık Endeksi: Yüzde 19,67 artarak 8.114,08 puan kaydetti. Mısır Endeksi: Yüzde 19,36 oranında artışla 8.010,63 puana ulaştı. Arpa Endeksi: Yüzde 9,65 yükselerek 7.260,11 puandan çeyreği tamamladı.

TÜRİB Genel Müdürü Kırali: “Türkiye’yi Tarım Ticaretinde Stratejik Bir Köprü Yapacağız” Haber

TÜRİB Genel Müdürü Kırali: “Türkiye’yi Tarım Ticaretinde Stratejik Bir Köprü Yapacağız”

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Taşkent/Özbekistan’da gerçekleştirilen IAOM Eurasia Conference & Exhibition 2026 kapsamında 29 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen “The Trade, Logistics and Regional Connectivity” başlıklı oturumda, TÜRİB’in mevcut piyasa yapısını, lisanslı depoculuk ekosisteminin ulaştığı büyüklüğü ve önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanan yeni piyasa projelerini anlattı. Kırali, lisanslı depoculuk, elektronik ürün senetleri, dijital işlem altyapısı TÜRİS, uluslararası ürün ticareti ve vadeli işlemleri bütüncül bir yapı içinde geliştirerek Türkiye’nin bölgesel tarım ticaretindeki konumunu güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Konferans paralelinde Özbekistan Emtia Borsası (UZEX) Başkanı Sayın Kayumov Asadulla Urolovich ziyaret edilerek TÜRİB-UZEX İş Birliği Anlaşması 28 Eylül 2026 tarihinde imzalandı. TÜRİB Ekosistemi Genişliyor Türkiye’de lisanslı depoculuk altyapısının son yıllarda hızlı bir gelişim gösterdiğini vurgulayan Kırali, Temmuz 2019’da yaklaşık 4 milyon ton olan depolama kapasitesinin Eylül 2026 itibarıyla 15 milyon 238 bin tona yükseldiğini belirtti. Mevcut kapasite, Türkiye’nin son beş yıllık 37,2 milyon tonluk ortalama hububat üretiminin yaklaşık yüzde 41’inin lisanslı depolarda saklanabilmesine imkân sağlıyor. Kırali, Eylül 2026 itibarıyla sistemde 294 lisanslı depo işletmesinin 385 lokasyonda faaliyet gösterdiğini belirtti. Bunun yanında, 7 Ürün Piyasası Aracı Kurumu, 12 takas ve saklama hizmeti veren kuruluş ve 108 aracı kurum acentesi ticaret borsası TÜRİB ekosisteminde yer alıyor. TÜRİB ELÜS Piyasası’nda 26 Temmuz 2019 ile 25 Eylül 2026 tarihleri arasında toplam 560 milyar TL (21 milyar ABD doları) işlem hacmine ve 70 milyon ton işlem miktarına ulaşıldı. Ürün bazında işlem hacminin yüzde 60’ını buğday, yüzde 28’ini mısır, yüzde 8’ini arpa, yüzde 2’sini ayçiçeği ve yüzde 2’sini diğer ürünler oluşturdu. Uluslararası Ürün Piyasası ile Antrepo Bazlı Yeni Ticaret Modeli TÜRİB’in stratejik projelerinden biri olan Uluslararası Ürün Piyasası ile Türkiye’deki gümrüklü antrepolarda bulunan tarım ürünlerinin TÜRİB’in geliştirdiği dijital bir platform üzerinden alınıp satılması hedefleniyor. Ürünlerin menşei, antrepo bölgesi, hasat yılı ve analiz belgeleriyle birlikte işlem görmesi; işlemlerin ABD doları ve avro cinsinden gerçekleştirilebilmesi planlanıyor. Kırali, yeni piyasanın ithalatçıları, ihracatçıları ve antrepoları şeffaf ve kurallara dayalı dijital bir ticaret ortamında buluşturacağını söyledi. TÜRİS İşlem Platformu ile Güçlü Dijital Altyapı Kırali, tarım emtia piyasasının büyümesinin TÜRİB’in iç kaynakları ile geliştirdiği TÜRİB İşlem Platformu TÜRİS ile desteklendiğini ifade etti. TÜRİS; piyasa tasarımı, işlem istasyonu, piyasa yönetimi, gözetim, piyasa bilgisi ve endeks hesaplama, veri ambarı ve raporlama gibi iç uygulamaları; işlem terminalleri, FIX mesajlaşma altyapısı, piyasa verisi dağıtımı ve üçüncü taraf uygulama arayüzleri ile bütünleştiriyor. TÜRİS, FIX protokolü üzerinden uluslararası işlem terminalleri ve veri dağıtıcılarıyla uyumlu çalışabiliyor. Lisanslı Depoculukta Denetim ve Dijital Gözetim Güçleniyor Piyasa güveninin güçlendirilmesi amacıyla lisanslı depoculuk alanındaki denetim ve gözetim altyapısının da geliştirildiğini belirten Kırali, TOBB ve TÜRİB’in sermaye katılımıyla Lisanslı Depoculuk Denetim Şirketi’nin (LDD A.Ş.) kurulduğunu ifade etti. Ayrıca TÜRİB AR-Ge Merkezi tarafından geliştirilen Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi – LİDBİS ile lisanslı depoların izleme ve denetim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Kırali, dijital altyapının depolama otomasyonu, lojistik görünürlük, ürün kalitesi ve piyasa likiditesini birbirine bağlayan güven katmanı niteliğinde olduğunu vurguladı. Vadeli İşlem Piyasası Tarım Değer Zincirinde Risk Yönetimini Güçlendirecek TÜRİB’in bir diğer önemli projesi olan Vadeli İşlem Piyasası, depolanan tarım ürünlerinin korunma (hedge) ve fiyat keşfi araçlarına dönüştürülmesini amaçlıyor. İlk aşamada vadeli işlem sözleşmelerinin dayanak varlıkları olarak; Buğday Ekmeklik ELÜS, Mısır ELÜS ile TÜRİB Ekmeklik Buğday ve Mısır Endeksleri öngörülüyor. ELÜS dayanaklı vadeli işlem sözleşmelerinde fiziki teslimat, endeks dayanaklı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma uygulanması planlanıyor. Takas ve teminat işlemlerinin Takasbank tarafından merkezi takas, günlük değerleme, teminat tamamlama çağrıları ve garanti fonu mekanizması üzerinden yürütülmesi planlanıyor. Kırali, vadeli işlemlerin ileriye dönük fiyat oluşumu ile tarım değer zincirinde hem risk yönetimini hem de fiyat keşfini güçlendireceğini ifade etti. “Türkiye’nin bölgesel köprü rolünü güçlendireceğiz” Kırali, TÜRİB’in gelecek dönem vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Lisanslı depoculuk altyapımızı, dijital işlem sistemlerimizi, uluslararası ürün ticaretini ve vadeli piyasaları birlikte geliştirerek Türkiye’nin tarım ticaretinde güvenilir, şeffaf ve etkin bir bölgesel köprü olarak konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz.” TÜRİB ile UZEX Arasında İş Birliği IAOM Eurasia Conference & Exhibition 2026 paralelinde 28 Eylül 2026 tarihinde TÜRİB ile Özbekistan Emtia Borsası (UZEX) arasında Mutabakat Zaptı imzalandı. Anlaşma; bilgi paylaşımı, personel eğitimi ile yeni ürün ve platformların geliştirilmesi başta olmak üzere iki borsa arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Kırali, "İmzaladığımız bu anlaşma; TÜRİB ve UZEX arasında, tarım emtiası üzerine spot ve vadeli işlemlere yönelik inovasyon ve büyüme için iş birliğinin temelini oluşturmaktadır. Bu anlaşmanın, borsalarımızın operasyonel kabiliyetlerini güçlendirmenin yanı sıra, her iki ülkenin finansal piyasalarına da önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi.

CHP'li Sarıbal: ''Ayçiçeğinde ve Çeltikte İthalat Değil, Üretim Desteklenmelidir'' Haber

CHP'li Sarıbal: ''Ayçiçeğinde ve Çeltikte İthalat Değil, Üretim Desteklenmelidir''

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, orman alanlarının Cumhurbaşkanı kararıyla orman rejimi dışına çıkarılmasına tepki gösterdi; ayçiçeği ve çeltikte maliyetleri karşılamayan fiyatların, yetersiz desteklerin ve hasat dönemini baskılayan ithalat politikasının üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını söyledi. Sarıbal, “Orman yoksa hayat yoktur. Ayçiçeğinde ve çeltikte ithalat değil, üretim desteklenmelidir” dedi. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, düzenlediği basın toplantısında orman alanlarının amaç dışına çıkarılması ile ayçiçeği ve çeltik üreticilerinin yaşadığı sorunları değerlendirdi. Türkiye’nin doğal varlıklarının ve tarımsal üretiminin aynı anlayış tarafından tehdit edildiğini belirten Sarıbal, ormanları ranta açan ve çiftçiyi ithalat karşısında korumasız bırakan politikaların değiştirilmesi gerektiğini söyledi. “Orman yalnızca ağaç topluluğu değil, bir ekosistemdir” Ormanların yalnızca oksijen kaynağı olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Sarıbal, ormanların su kaynakları, toprak, yaban hayatı, iklim ve bütün canlıların yaşamı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Sarıbal şunları söyledi: “Ormanı yalnızca bir ağaç birikimi olarak görmek doğru değildir. Orman; mikroorganizmaların, yaban hayatının, su kaynaklarının, iklimin ve bütün canlıların yaşam alanıdır. Bugün yüzlerce yıllık bir ormanı ortadan kaldırıp başka bir yere fidan dikerek aynı ekosistemi kuramazsınız. Dikilen her ağaç değerlidir ancak her ağaç topluluğu orman değildir.” 17 Eylül 2026 tarihli ve 11787 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 27 ilde yaklaşık 4 bin 300 hektar, yani 43 milyon metrekare alanın orman sınırları dışına çıkarıldığını belirten Sarıbal, bu alanın büyük bölümünün Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde bulunduğunu söyledi. 6831 sayılı Orman Kanunu’na eklenen Ek-16 düzenlemesinin yürürlüğe girdiği 2018’den bu yana orman rejimi dışına çıkarılan alanın son kararla birlikte yaklaşık 9 bin 600 hektara ulaştığını ifade eden Sarıbal, kararların bilimsel, hukuki ve ekolojik gerekçelerinin kamuoyuna açıklanmasını istedi. “43 milyon metrekarenin karşılığı olan yeni orman alanları nerede?” Orman sınırları dışına çıkarılan alanların en az iki katı büyüklüğünde Hazine arazisinin orman kurulması amacıyla tahsis edilmesi gerektiğini hatırlatan Sarıbal, şöyle konuştu: “Eğer 4 bin 300 hektar orman alanını başka amaçlarla kullanıma açıyorsanız, bunun karşılığında en az 8 bin 600 hektarlık yeni alanı orman kurulması için tahsis etmeniz gerekir. Soruyoruz: Bu alanlar nerede? Hangi ilde, hangi ilçede, hangi parsellerde? Tahsis yapıldı mı, ağaçlandırma ne zaman başlayacak ve dikilen fidanların yaşama oranını kim denetleyecek?” Sarıbal, ormanların konut, turizm, madencilik ve enerji projelerine açılmasına karşı çıkarak bütün kararların parsel bazında açıklanmasını; meslek odaları, bilim insanları, yerel yönetimler ve bölge halkının sürece katılmasını istedi. “Keçiyi, köylüyü ve çobanı ormandan çıkardılar; müteahhitleri, madencileri, GES ve HES projelerini ormana soktular” diyen Sarıbal, sözlerini şöyle sürdürdü: “Orman yoksa hayat yoktur. Orman yoksa su yoktur. Orman, su ve toprak yaşamdır. Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir ülke bırakmak istiyorsak ormanlarımıza ve orman köylüsüne hep birlikte sahip çıkmalıyız.” “Ayçiçeği fiyatı maliyeti karşılamıyor” Ayçiçeği üreticisinin yüksek girdi maliyetleri ile düşük alım fiyatları arasında sıkıştığını belirten Sarıbal, kilogram başına üretim maliyetinin bölge ve verime göre 33 ile 38 lira arasında değiştiğini, düşük verimli alanlarda maliyetin 40 liraya yaklaştığını söyledi. Yüzde 44 yağ oranlı ürün için Trakya Birlik’in 37 lira, Çukobirlik’in 37,50 lira; Konya Şeker’in ise ödeme koşullarına göre 36,50 ile 37,50 lira arasında fiyat açıkladığını hatırlatan Sarıbal, Trakya Birlik’in geçen yılki 33 liralık fiyatına göre artışın yalnızca yüzde 12,1 olduğunu belirtti. Sarıbal, “Mazot, gübre, işçilik, sulama ve finansman maliyetleri çok daha yüksek oranlarda artarken çiftçinin ürününe yüzde 12 düzeyinde artış verilmesi kabul edilemez. Üretici yalnızca maliyetini karşılamak değil, ailesiyle insanca yaşamak ve gelecek yıl yeniden üretim yapabilmek zorundadır” dedi. Çiftçinin yalnızca tarımsal kredi borcunun 1,5 trilyon lirayı aştığını ifade eden Sarıbal, ayçiçeğinde kilogram başına yaklaşık 2 liraya karşılık gelen desteklerin maliyet artışı karşısında yetersiz kaldığını kaydetti. “Hasat zamanı çiftçi, sonraki sezon ithalatçı güvence altına alınıyor” İktidarın dış ticaret politikasının yerli üreticiyi korumadığını belirten Sarıbal, 4 Temmuz 2026 tarihli kararla 1 milyon 250 bin ton yağlık ayçiçeği tohumu veya bunun karşılığı 500 bin ton ham ayçiçek yağı için tarife kontenjanı açıldığını hatırlattı. Sarıbal şöyle konuştu: “Hasattan önce ithalatın vergisini düşürerek stok yaptırıyorlar ya da hasattan hemen sonra yeni ithalat kararı açıklıyorlar. Her iki durumda da ithalatçıya güvence verilirken çiftçinin ürünü baskılanıyor. İthalat, yerli üretimin açığını tamamlamak için kullanılabilir; ancak üretimin ve üreticinin yerine geçirilemez.” Türkiye’nin 2003’ten 2026 yılının mayıs ayına kadar yaklaşık 16,5 milyon ton ayçiçeği tohumu için 9,7 milyar dolar, yaklaşık 15,9 milyon ton ayçiçek yağı için 18,2 milyar dolar ödediğini belirten Sarıbal, yalnızca bu iki kalemdeki ithalat faturasının 27,9 milyar dolara ulaştığını söyledi. Bu kaynağın sulama, tohum, gübre, depolama, işleme ve kooperatif altyapısına yöneltilmesi halinde Türkiye’nin ayçiçeği üretiminde önemli ölçüde kendine yeterli hale gelebileceğini ifade etti. “Ayçiçeğinde taban fiyat hasattan önce açıklanmalıdır” Ayçiçeği üretiminin sürdürülebilmesi için yapılması gerekenleri sıralayan Sarıbal, şu önerileri dile getirdi: - Hasattan önce bölgesel verim, yağ oranı ve gerçek maliyete dayanan bağlayıcı bir taban fiyat açıklanmalıdır. - Primler ekim kararından önce ilan edilmeli; mazot, gübre, tohum ve sulama giderleri gerçek maliyet üzerinden desteklenmelidir. - İthalat yalnızca yerli üretimin ihtiyacı karşılayamadığı dönemlerde ve üretici fiyatını düşürmeyecek bir takvimle yapılmalıdır. - Üreticiye en az beş yıllık öngörü sağlayacak destekleme ve üretim planı hazırlanmalıdır. - Kooperatiflere ve üretici birliklerine ucuz finansman sağlanmalı; lisanslı depoculuk ve işleme kapasitesi artırılmalıdır. - Tohumdan raf fiyatına kadar bütün maliyetler ve kâr marjları şeffaf biçimde denetlenmelidir. Sarıbal, “Türkiye ayçiçeğini ithalatla değil, kendi üreticisiyle güvence altına almalıdır” dedi. “Çeltikte hasat başladı ancak TMO fiyat açıklamadı” Çeltik hasadının birçok bölgede başlamasına rağmen Toprak Mahsulleri Ofisinin 2026 ürünü için alım fiyatı ve güçlü bir alım takvimi açıklamadığını belirten Sarıbal, kilogram başına üretim maliyetinin bölge ve çeşide göre 41 ile 48 lira arasında değiştiğini, ortalama maliyetin ise 45-46 liraya ulaştığını söyledi. TMO’nun 2025 ürünü alım fiyatlarını hasattan yaklaşık dört ay sonra, 23 Ocak 2026’da açıkladığını hatırlatan Sarıbal, Baldo çeşidi için 40, Cammeo için 38, Osmancık için ise 32 lira fiyat ilan edildiğini belirtti. “Üretici borcunu ödemek için ürününü hasat döneminde satmak zorundadır. Hasattan dört ay sonra açıklanan fiyat piyasayı düzenlemez, çiftçiyi korumaz” diyen Sarıbal, 2026 ürünü için fiyatın gecikmeden açıklanmasını istedi. “Destek, maliyetin çok küçük bir bölümünü karşılıyor” 2026 yılında çeltik için dekara 825,75 lira temel destek ve 550 lira sertifikalı tohum desteği verildiğini belirten Sarıbal, dekara 700 kilogram verim varsayımında iki desteğin toplamının kilogram başına yaklaşık 1,97 liraya karşılık geldiğini söyledi. Sarıbal, “Kilogram maliyeti 45-46 liraya ulaşmış bir üründe yaklaşık 2 liralık destek üreticinin sorununu çözmez. Destek önemlidir ancak düşük ürün fiyatının yerine geçirilemez” dedi. Türkiye’nin yılda yaklaşık 600 bin ton pirinç ürettiğini, buna karşılık ihtiyacın önemli bölümünü ithalatla karşıladığını ifade eden Sarıbal, üretim alanlarının ve verimliliğin artırılması halinde ülkenin kendi ihtiyacını karşılayabilecek potansiyele sahip olduğunu söyledi. “TMO çiftçinin kara gün dostu olmalıdır” Toprak Mahsulleri Ofisinin kuruluş amacının çiftçinin üretim ve alım güvencesini sağlamak olduğunu vurgulayan Sarıbal, çeltik üreticisinin korunması için şu önlemleri sıraladı: - Alım fiyatı her yıl hasattan önce açıklanmalıdır. - Fiyat hesabında bölgesel maliyet, arazi kirası, aile emeği, finansman gideri ve en az yüzde 25 üretici refah payı bulunmalıdır. - TMO alım noktaları hasatla birlikte açılmalı, randevu kapasitesi yeterli hale getirilmeli ve ödemeler en geç 10 gün içinde yapılmalıdır. - Hasat döneminde ithalat yapılmamalı; TMO’nun stok satışları yerli üreticinin fiyatını aşağıya çekmemelidir. - Dış ticaret kararları önceden alınmalı ve şeffaf biçimde kamuoyuna duyurulmalıdır. - Sulama suyu ve elektrik maliyetleri düşürülmeli; lazer tesviye, verimli sulama sistemleri ve kuraklığa dayanıklı çeşitler kamu tarafından desteklenmelidir. - Kurutma tesisleri, lisanslı depolar ve ürün senedi altyapısı üretici kooperatifleri eliyle yaygınlaştırılmalıdır. Sarıbal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye’nin güneşi, suyu, toprağı ve üreticisi var. Sorun kaynak yetersizliği değil, siyasi tercihtir. İthalatı ve rantı değil; üretimi, üreticiyi ve yaşamı koruyan yeni bir düzeni bu topraklarda birlikte kuracağız.”

ETB Başkan Adayı Ahmet Oğuz'dan Güçlü Borsa Vizyonu Haber

ETB Başkan Adayı Ahmet Oğuz'dan Güçlü Borsa Vizyonu

Eskişehir Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Ahmet Oğuz, üyeyi merkeze alan, sahada aktif, dijitalleşen, lisanslı depoculukta güçlenen ve tarım ekonomisine yön veren yeni borsa vizyonunu kamuoyuna duyurdu. Düzenlenen proje tanıtım toplantısında konuşan Oğuz, Eskişehir’in tarım ve hayvancılık potansiyelini harekete geçirecek kapsamlı bir dönüşüm sürecini başlatmayı hedeflediklerini belirtti. "Güçlü, Üreten, Bereketli Borsa" anlayışıyla yola çıktıklarını vurgulayan Ahmet Oğuz; borsa üyelerinin ihtiyaçlarına çözüm üreten, ortak akılla hareket eden ve Eskişehir’in tarım ile hayvancılık hayatına yön veren güçlü bir idari yapı ortaya koyacaklarını ifade etti. "Geleceğe Katılımcı Yönetim Anlayışıyla Yürüyeceğiz" Eskişehir’in köklü ticari geçmişinden güç aldıklarını ve gençliğin enerjisini alanında uzman bir ekibin deneyimiyle birleştirdiklerini belirten Oğuz, şu değerlendirmelerde bulundu:“Üyelerimizin desteğiyle Eskişehir Ticaret Borsası’nda yeni bir dönemi başlatacağız. Eskişehir Ticaret Borsası’nı; üyelerinin arkasında kale gibi duran, şehre yön veren, üreticinin emeğini koruyan, tüccarın önünü açan ve çözüm üreten güçlü bir yapıya dönüştürmek istiyoruz. Hedefimiz, Eskişehir’in tarım, hayvancılık ve gıda ekonomisine değer katan, bölgesine örnek bir borsa oluşturmaktır.” Sektörel komisyonlar ve düzenli istişare mekanizmaları kuracaklarını belirten Oğuz, borsa üyelerinin görüş ve taleplerinin yönetim süreçlerine çok daha güçlü bir şekilde yansıtılacağını vurguladı. "Makamda Oturan Değil, Sahada Olan Bir Borsa Yönetimi" Yaklaşık 100 yıllık ticari birikime sahip bir gelenekten geldiğini ve 2018 yılından bu yana ETB bünyesinde meclis üyeliği ile yönetim kurulu üyeliği görevlerini sürdürdüğünü hatırlatan Ahmet Oğuz, elde ettiği tecrübeyle sektörün sorunlarına hakim olduğunu ifade etti. Borsanın sadece tescil işlemleri yapan bir yer olmaktan çıkarılıp üretici ve tüccarın sorunlarına doğrudan dokunan bir kuruma dönüştürüleceğini belirten Oğuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Borsa; makamda oturan değil, üyenin ve üreticinin yanında duran bir kurum olmalıdır. Tarlada, fabrikada, pazarda ve ilçelerde üyelerimizi dinleyen; sorunları ertelemeyen ve çözüm üreten bir anlayışı hayata geçirmek için uğraşacağız.” Öncelikli Hedefler: Depolama, Finansman ve Dijital Dönüşüm Hazırladıkları program dâhilinde ETB'yi çağın ve sektörün ihtiyaçlarına göre şekillendireceklerini ifade eden Başkan Adayı Ahmet Oğuz; yetersiz depolama, ilçelerdeki hizmet eksikliği, dijital altyapı yetersizliği, laboratuvar maliyetleri, finansmana erişim güçlükleri ve modern mezbaha ihtiyacını öncelikli gündem maddeleri arasına aldıklarını duyurdu. Ahmet Oğuz'un Eskişehir tarımı ve hayvancılığı için hayata geçirmeyi planladığı temel proje ve yatırımlar şunlardır: Tarım, Ticaret ve Eğitim Yerleşkesi: Üyelerin ihtiyaçlarına uygun depo ve ofis alanları, lisanslı depoculuk ve finansman merkezi, gelişmiş analiz laboratuvarı, eğitim alanları, genç çiftçi ve tarımsal inovasyon merkezi ile sosyal donatılar tek çatı altında toplanacak. Lisanslı Depoculuk ve ELÜS: Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) sistemi ve lisanslı depoculuk kent genelinde yaygınlaştırılacak. Böylece üreticiler ürünlerini uygun koşullarda depolayabilecek, hasat dönemindeki fiyat baskısından kurtulacak ve saklanan ürünleri finansmana erişimde teminat olarak kullanabilecek. Et ve Hayvancılık Değer Zinciri Çalışma Grubu: Şehre modern, hijyenik ve yüksek kapasiteli bir mezbaha kazandırılması için Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, sektör temsilcileri ve üreticilerin katılımıyla çalışmalar yürütülecek. Bu adımla kayıtlı ticaret ve gıda güvenliği teminat altına alınacak. Dijital Borsa ve Mobil Hizmetler: Borsa Üye Hizmet Merkezi, Dijital Borsa ve Mobil Üye Platformu ile işlemler dijitalleşecek. Eğitim ve Veri Odaklı Projeler: Eskişehir Çiftçi ve Tarım Akademisi, Eskişehir Tarım Veri Merkezi, Üye İçin Finansman Köprüsü, Ziraî Danışmanlık ve Verimli Üretim Programı ile Genç Çiftçi ve Tarım-Hayvancılık Girişimciliği Programı hayata geçirilecek. Markalaşma ve Coğrafi İşaret: Eskişehir’e özgü yerel ürünlerin katma değerini artırmak adına markalaşma süreçleri desteklenecek ve coğrafi işaret çalışmaları hızlandırılacak.

Kestelli: "Daha Güçlü Bir Üretim için Daha Güçlü Piyasalar Kurmalıyız" Haber

Kestelli: "Daha Güçlü Bir Üretim için Daha Güçlü Piyasalar Kurmalıyız"

İzmir Ticaret Borsası ev sahipliğinde, ElüsMarket Ürün Piyasası Aracı Kurumu (ÜPAK) A.Ş., İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Türkiye Ürün İhtisas Borsası A.Ş. (TÜRİB) iş birliğinde TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası Tanıtım Toplantısı düzenlendi. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Ticaret Borsası ve ElüsMarket ÜPAK A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, "Türkiye çok büyük bir tarım ve gıda ekonomisine sahip. Üretiyor, işliyor ve dünyanın dört bir yanına ihraç ediyoruz. Ancak tarım ürünlerinin fiyatları artık yalnızca Türkiye'de oluşmuyor. Dünyanın herhangi bir yerindeki gelişme, Türkiye'deki üreticinin ve sanayicinin maliyetini etkileyebiliyor. Nitekim bugün Türkiye'deki birçok şirket, özellikle uluslararası ticarete konu olan tarım ürünlerinde fiyat risklerini yönetebilmek için küresel vadeli işlem piyasalarından yararlanıyor. Bu da çok önemli bir soruyu beraberinde getiriyor. Dünyanın önemli bir tarım ve gıda üreticisi olan Türkiye, kendi tarımsal ürünlerinin fiyat riskini kendi organize piyasalarında neden daha fazla yönetmesin? Bence bugün atılan adımın önemi tam da burada. Aslında bu hikâyenin Türkiye'de uzun bir geçmişi var ve başlangıcında İzmir Ticaret Borsası olarak önemli bir rolümüz bulunuyor." dedi. Kestelli: Daha Güçlü Bir Üretim için Daha Güçlü Piyasalar Kurmalıyız İzmir Ticaret Borsası'nın tarihinde önemli bir anlayış olduğunu dile getiren Işınsu Kestelli, “Biz yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya değil, yarının piyasalarının altyapısını kurmaya da çalışıyoruz. Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası (VOB) ile başlayan vadeli işlem piyasaları serüveni, lisanslı depoculukla güçlenen fiziki altyapı, TÜRİB ve ELÜS piyasalarıyla dijitalleşen ürün ticareti ve şimdi TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası. Bunların tamamı, Türkiye'nin tarım piyasalarını daha modern, daha şeffaf ve daha öngörülebilir hale getiren aynı dönüşümün parçalarıdır. Sadece emtianın alıcı satıcılarını değil nitelikli yatırımcıyı da piyasada görmek istiyoruz ve bu dönüşümün artık hızlanması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye'nin tarımda yalnızca üretim gücüyle değil, piyasa gücüyle de öne çıkması gerekiyor. Daha güçlü bir üretim için daha güçlü piyasalar kurmalı, daha rekabetçi bir tarım sektörü için fiyat risklerini daha iyi yönetmeliyiz. Bugün İzmir'de bu sürecin önemli bir adımı atılıyor. Bundan sonraki görevimiz, bu piyasayı birlikte geliştirmek, doğru anlatmak ve gerçek sektör ihtiyaçlarıyla buluşturmak.” diye konuştu. Hem İzmir Ticaret Borsası olarak hem de 21 Ticaret Borsası ve İş Yatırım ortaklığında kurdukları ELÜSMarket ÜPAK A.Ş. olarak vadeli piyasanın hayata geçirilmesini beklediklerini sözlerine ekleyen Kestelli, "Hem teknik altyapımız hem de deneyimli insan kaynağımız ile buna hazırız. İnanıyorum ki TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası, Türkiye'nin tarım sektöründe risk yönetimi anlayışının gelişmesine ve tarım ekonomimizin geleceğe daha güvenli bakmasına önemli bir katkı sağlayacaktır. Bu düşüncelerle etkinliğimize katkı sağlayan ELÜSMarket'e, İş Yatırım'a, TÜRİB'e, değerli panelistlerimize ve toplantıya katılan tüm sektör temsilcilerine teşekkür ediyor, toplantımızın çıktılarının ülkemiz tarımı ve piyasalarımız için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. Açılış konuşmasının ardından toplantı kapsamında moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü’nün üstlendiği, Türkiye Ürün İhtisas Borsası A.Ş. Genel Müdürü Ali Kırali, İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Burak Kınalılar, Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Onursal Başkanı Haluk Tezcan, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve ELİDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Uçak ile Deriva Danışmanlık Kurucusu Dr. Tolga Uysal'ın panelist olarak yer aldığı ​"Vadeli İşlem Piyasalarındaki Gelişmeler" başlıklı panel düzenlendi. Tarım ürünlerinde vadeli işlem piyasaları, risk yönetimi, lisanslı depoculuk, ELÜS piyasası, vadeli işlemlerde bugün gelinen nokta panelde ön plana çıkan konu başlıkları arasında yer aldı. Bu yıl sonunda devreye alınması hedeflenen TÜRİB Vadeli İşlem Piyasasında kurgulanan piyasa yapısından bahseden Ali Kırali, “Öncelikle buğday ve mısır ürünleri ile başlamayı planlıyoruz. ELÜS dayanaklı kontratlar fiziki teslimatlı, endeks dayanaklı kontratlar nakdi uzlaşmalı olarak dizayn edildi. Fiziki teslimat noktasının, hububat üretiminin yoğun yapılması ve lojistik olarak merkezi konumda bulunması nedeniyle başlangıçta Konya olması düşünülmektedir. Dayanak ve teslimat noktalarını daha sonra artırma imkânı veren esnek bir altyapı oluşturduk. Vadeli piyasada üretici ve sanayicinin yanı sıra yatırımcılarında aktif olarak bulunmasını ve işlem derinliğinin artmasını hedefliyoruz” ifadelerinde bulundu. TÜRİB Vadeli İşlemler Piyasası’nda İş Yatırım’ın rolünden bahseden Burak Kınalılar ise “İş Yatırım olarak kendimizi tarım piyasaları ve sermaye piyasaları arasında bir köprü olarak görüyoruz. Sermaye piyasalarındaki aracılık, türev ürünler ve risk yönetimi konularındaki tecrübemizi bu yeni ekosisteme aktarabileceğimizi düşünüyoruz.” dedi. TÜRİB’in Vadeli İşlem Piyasaları Tanıtım Toplantısı’nın İzmir’de yapılıyor olmasının ülkemiz adına büyük bir şans olduğunu belirten Haluk Tezcan, “Bu durumu iyi yönetebilirsek dünyanın ambarı olma fırsatımız da var. Bunu yaparken günümüz teknolojisi ve finansman kaynakları ile merkez haline gelmemiz gerekiyor. Bunun için ülke olarak bilgimizde ve gücümüzde yeterli.” şeklinde konuştu. Uçak: Hızla Uyum Sağlayan Etkin ve Şeffaf Bir Tarımsal Üretim Sistemi İnşa Etmek Mecburiyetindeyiz Ülkemiz tarım sektörünün geleceği için etkin ve şeffaf bir tarımsal ticaret sistemi inşa etmemiz gerektiğini ifade eden İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve ELİDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Uçak, “Lisanslı depoculuğun tam kapasiteyle çalışmasını sağlamalı, elektronik ürün senedi ticaretini derinleştirmeli ve fiyat riskinden korunmaya imkân sağlayacak vadeli işlemler piyasasını hayata geçirmeliyiz. Vadeli piyasanın devreye girmesiyle işletmeler gelecekteki fiyatlarını yöneterek risklerini azaltabilecek, tacir ve sanayicilerimizin katılımıyla daha sağlıklı ve şeffaf gösterge fiyatlar oluşacaktır. Bu sürecin başarıya ulaşmasında Ticaret Borsalarına önemli görevler düşüyor. İzmir Ticaret Borsası olarak geçmişten gelen vadeli işlem piyasası deneyimimizle, üretici, tüccar ve sanayicilerimize yalnızca vadeli işlemin nasıl çalıştığını değil, kendi ticari faaliyetlerinde ne gibi faydalar sağlayacağını da anlatmak ve piyasanın doğru şekilde anlaşılmasına katkı sunmak istiyoruz.” şeklinde konuştu. Türkiye’de yatırımcı açısından emtia borsalarını yurt dışı ile karşılaştıran Dr. Tolga Uysal ise tarım sektörü paydaşlarının fiyat riskinden korunmak amacıyla vadeli işlem piyasalarına ihtiyacı olduğunu ve TÜRİB tarafından başlatılan girişiminin bu konuda çok başarılı ve faydalı olacağını belirtti.

Adana Ticaret Borsası’nda Tarımın Geleceği Ele Alındı Haber

Adana Ticaret Borsası’nda Tarımın Geleceği Ele Alındı

Adana Ticaret Borsası’nın (ATB) Ağustos ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Bağış’ın başkanlığında, meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Bilgiç, iklim değişikliği, su kaynakları, üretim maliyetleri, iş gücü ve küresel ticarette yaşanan dönüşümün tarım sektörünün geleceğinin yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını belirtti. Adana’nın yalnızca hammadde üreten değil; işleyen, depolayan, paketleyen, markalaştıran ve ihraç eden güçlü bir tarım ve gıda merkezi olması gerektiğini vurgulayan Bilgiç, tarımın geleceği konuşulurken üreticinin emeğinin ve ekonomik sürdürülebilirliğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. “Artık yalnızca ‘Ne kadar üreteceğiz?’ sorusunu değil; ‘Daha verimli nasıl üreteceğiz, üreticimizin emeğinin karşılığını nasıl artıracağız ve kaynaklarımızı nasıl daha etkin kullanacağız?’ sorularını da birlikte düşünmeliyiz” diyen Bilgiç, üreticiden tüccara, sanayiciden ihracatçıya kadar tüm paydaşların aynı zincirin parçaları olduğunu ifade etti. Tarımda yeşil dönüşümün yalnızca çevre konusu olmadığını, aynı zamanda verimlilik, maliyet ve rekabet gücü anlamına geldiğini belirten Bilgiç, daha az su ve enerji kullanarak daha fazla üretim yapılması gerektiğini söyledi. Modern sulama sistemleri, hassas tarım, toprak analizi, dijital teknolojiler, yenilenebilir enerji ve doğru gübre kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çeken Bilgiç, üreticilerin bu dönüşüme hazırlanırken yeni yüklerle karşı karşıya bırakılmaması, doğru teknolojiye, bilgiye ve finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini kaydetti. Adana’nın tarımsal hedefini dijital tarım, yeşil üretim, güçlü sanayi, etkin lojistik ve yüksek katma değerli ihracat bütünlüğü olarak ortaya koyan Bilgiç, kentin tarımsal potansiyelinin yüksek katma değere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Mısır hasadının başladığı Adana’da üreticilerin bir yıllık emeklerinin karşılığını almak için yoğun bir dönemden geçtiğini belirten Bilgiç, tüm üreticilere bereketli bir sezon diledi. Hasat döneminde ürünlerin sağlıklı muhafaza edilmesi ve üreticinin ürününü doğru zamanda ve uygun şartlarda değerlendirebilmesinin önemine dikkat çeken Bilgiç, lisanslı depoculuğun bu noktada önemli bir imkan sunduğunu söyledi. Lisanslı depoculuğun üreticinin hasat döneminde ürününü düşük fiyattan satmak zorunda kalmasının önüne geçebileceğini belirten Bilgiç, ürün senedi üzerinden finansmana erişimin kolaylaşacağını ve piyasanın daha düzenli işlemesine katkı sağlanacağını ifade ederek üreticileri lisanslı depoculuk imkanlarından daha fazla yararlanmaya çağırdı. Mısır hasadıyla ortaya çıkan tarımsal atıkların da önemli bir fırsat olduğunu belirten Bilgiç, bunların yalnızca bertaraf edilmesi gereken atıklar olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Tarımsal atıkların kompost ve organik gübre, hayvancılık, biyokütle ve enerji üretiminde değerlendirilebileceğini belirten Bilgiç, “Tarladan çıkan her değeri mümkün olduğunca yeniden ekonomiye kazandırmalıyız” dedi. Gençler ve kadınlar tarımda daha fazla yer almalı Adana’nın tarımsal geleceğinde Organize Tarım Bölgelerinin önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Bilgiç, bu alanların üretimin yanı sıra işleme, paketleme, depolama ve lojistik faaliyetlerinin geliştiği merkezlere dönüşmesi gerektiğini söyledi. Tarım sektöründe nitelikli iş gücüne duyulan ihtiyacın her geçen gün arttığına dikkat çeken Bilgiç, tarımın artık yalnızca tarlada üretim yapmak anlamına gelmediğini vurguladı. Tarımın teknoloji, mühendislik, otomasyon, dijitalleşme, ticaret ve girişimcilik alanlarını da kapsadığını belirten Bilgiç, gençlerin ve kadınların bu alanlarda daha fazla yer almasının sektörün geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Adana’nın güçlü tarımsal altyapısı ve üretim kültürüyle büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Bilgiç, hedeflerinin bu potansiyeli yüksek katma değere dönüştürmek olduğunu söyledi. Bilgiç, üreticinin emeğini koruyan, su ve toprağı verimli kullanan, teknolojiden yararlanan, ürününü işleyerek katma değer oluşturan ve dünya pazarlarına ulaştıran bir tarım ekonomisinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, Adana’nın yalnızca üreten değil, işleyen, markalaştıran ve ihraç eden bir tarım merkezi olması gerektiğini kaydetti. ATB olarak üretici, tüccar ve sanayicinin yanında olmaya ve sektörün ortak sorunlarına ortak akılla çözüm üretmeye devam edeceklerini belirten Bilgiç, mısır hasat döneminin tüm üreticilere ve sektör paydaşlarına hayırlı ve bereketli olmasını diledi.

Gaziantep Ticaret Borsası’ndan OVP ve Tarım Vurgusu Haber

Gaziantep Ticaret Borsası’ndan OVP ve Tarım Vurgusu

Gaziantep Ticaret Borsası (GTB) Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı'nın katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda Karadeniz'deki tahıl koridoru gelişmelerinden lisanslı depoculuk düzenlemelerine, hububat rekolte beklentilerinden reel sektörün finansman taleplerine kadar kritik başlıklar ele alındı. ​Gaziantep Ticaret Borsası'nda (GTB) düzenlenen Ağustos ayı meclis toplantısında, tarım, gıda ve ticaret dünyasının gündemindeki başlıca konular masaya yatırıldı. GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu ve Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı'nın açılış ve değerlendirme konuşmaları yaptığı toplantıda, bölgesel gelişmelerin yanı sıra eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program (OVP) öncesi iş dünyasının beklentileri paylaşıldı. ​Ahmet Tiryakioğlu: "Tahıl Sevkiyatındaki Riskler Fiyat Baskısı Oluşturabilir" ​Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren GTB Meclis Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, küresel tarım ticaretinde jeopolitik unsurların etkisinin arttığını belirtti. Karadeniz ve Azak Denizi'nde limanlar ile ticari gemilere yönelik artan saldırıların Rusya-Ukrayna tahıl sevkiyatını olumsuz etkilediğini vurgulayan Tiryakioğlu, lojistik aksaklıkların küresel piyasalarda yeni belirsizlikler doğurabileceğine dikkat çekti. ​Türkiye’nin hububat üretim verilerine de değinen Tiryakioğlu, TÜİK 2026 yılı 1. tahminine göre ülke genelinde tahıl üretiminin yüzde 21,7 artışla 41,6 milyon tona ulaşmasının beklendiğini aktardı. Buğday üretiminin 22,8 milyon ton, arpa üretiminin ise 9 milyon ton seviyesinde öngörüldüğünü belirten Tiryakioğlu, yüksek rekoltenin üreticiye gerçek kazanç olarak yansıması için depolama ve fiyat istikrarının kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. ​Lisanslı depoculuk mevzuatındaki yeniliklere de parantez açan Tiryakioğlu, asgari kapasite ve ödenmiş sermaye düzenlemelerinin sistemi daha güçlü bir yapıya kavuşturacağını söyledi. Öte yandan, ABD’nin Türk zeytin ve zeytinyağı ihracatına getirmesi planlanan ilave yüzde 12,5'lik vergi tarifesinin rekabet gücünü zedeleyebileceğini belirterek, alternatif pazar arayışlarının hızlandırılması gerektiğinin altını çizdi. ​Mehmet Akıncı: "Reel Sektörün Finansmana Erişimi Desteklenmeli" ​GTB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Akıncı ise borsa tarafından yürütülen projeler ve yeni dönem faaliyetleri hakkında meclis üyelerini bilgilendirdi. Gaziantep’in tarım ve gıda sektöründeki lider konumunu pekiştirmek için çalıştıklarını belirten Akıncı, ilerleyen süreçte zeytinyağı lisanslı depoculuğunun da kent gündemine taşınabileceğini kaydetti. ​Eylül ayında açıklanması beklenen yeni OVP dönemi öncesinde reel sektörün beklentilerini paylaşan Akıncı, enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesinin önemine inandıklarını ifade etti. Yüksek finansman maliyetleri ve işletme sermayesi ihtiyacının üretim yapan işletmeler tarafından yakından takip edildiğini belirten Akıncı, şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Ekonomi yönetimimizin enflasyonla mücadele programının öneminin farkındayız. Bununla birlikte reel sektörün üretim kabiliyetini koruyacak, nakit akışını destekleyecek ve yatırım finansmanına erişimini kolaylaştıracak mekanizmaların güçlendirilmesinin bu sürece önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." ​Toplantı, meclis üyelerinin sektördeki güncel gelişmeler ve çözüm önerileri üzerine gerçekleştirdiği istişarelerin ardından sona erdi.

Ömer Zeydan Eskişehir Ticaret Borsası Başkanlığına Yeniden Aday! Haber

Ömer Zeydan Eskişehir Ticaret Borsası Başkanlığına Yeniden Aday!

Eskişehir Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Zeydan, düzenlediği basın toplantısıyla yeni dönem borsa vizyonunu ve başkan adaylığını açıkladı. "Birlikte Güçlü Bir Borsa İnşa Ettik. Şimdi Bu Gücü Üreticilerimizin ve Tüccarlarımızın Kazancına Dönüştürme Zamanı" mesajı veren Zeydan, yeni dönemin en büyük projesi olan "Eskişehir Tarım ve Ticaret Kampüsü" müjdesini paylaştı. ETB Meclis ve Yönetim Kurulu üyeleri, üreticiler, tüccarlar, sanayiciler ve basın mensuplarının katılımıyla gerçekleşen toplantıda Ömer Zeydan; geçmiş dönemde tamamlanan dev yatırımları, borsanın finansal büyümesini, bölgesel hizmet ağını ve geleceğe yön verecek stratejik hedeflerini kamuoyuna duyurdu. Konuşmasına geçtiğimiz aylarda yaşadığı zorlu sağlık/hayat sürecine ve bu süreçte kendisine destek veren hemşehrilerine teşekkür ederek başlayan Ömer Zeydan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''Bugün sizlerle yalnızca bir adaylık kararını paylaşmak için değil; Eskişehir tarımının ve ticaretinin geleceğine dair inandığımız yeni vizyonu paylaşmak için bir aradayız. Hayatım boyunca üretimin, emeğin ve alın terinin yanında olmaya gayret ettim. Eskişehir Ticaret Borsası çatısı altında görev yaptığım her günü, bu şehre ve üyelerimize hizmet etmenin büyük bir sorumluluğu ve onuru olarak gördüm. Bu süreçte yalnızca Eskişehir Ticaret Borsasında değil; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyeliği, TOBB Borsalar Konseyi Üyeliği, Ulusal Hububat Konseyi Meclis Üyeliği, BEBKA Kalkınma Kurulu Başkanlığı ve Anadolu ÜPAK Yönetim Kurulu Üyeliği gibi önemli görevlerde de Eskişehir’imizi temsil etme sorumluluğunu üstlendim. Ancak benim için en büyük unvan; üyelerimizin, üreticilerimizin, tüccarlarımızın ve sanayicilerimizin güvenini kazanmış olmaktır. En Büyük Gücümüz Birlik ve Güven Oldu Geçtiğimiz aylarda hayatımın en zorlu dönemlerinden birini yaşadım. Bu süreçte gösterdiğiniz ilgi, dualarınız, geçmiş olsun dilekleriniz ve samimi desteğiniz bana yalnız olmadığımı bir kez daha hissettirdi. Her telefon, her mesaj ve her ziyaret bana sadece moral vermedi; aynı zamanda Eskişehir’e hizmet etme sorumluluğumu daha da güçlendirdi. Bu vesileyle şahsıma ve aileme gösterdiğiniz tüm destek için gönülden teşekkür ediyorum. Bugün sizlerin karşısına yalnızca yeniden aday olmak için değil; bana duyduğunuz güvene layık olmak ve bu şehre olan hizmet yolculuğumu aynı heyecan ve kararlılıkla sürdürmek için yeniden huzurlarınızdayım. Güçlü Bir Borsa İnşa Ettik Göreve ilk geldiğimizde hedefimiz; güçlü, güvenilir, kurumsal ve geleceğe hazırlanan bir Ticaret Borsası oluşturmaktı. Yönetim Kurulumuz, Meclisimiz, çalışma arkadaşlarımız ve üyelerimizle birlikte bu hedef doğrultusunda önemli yatırımları hayata geçirdik: Organize Sanayi Bölgesinde modern depolama yatırımlarını gerçekleştirdik. Elektronik satış sistemlerini hayata geçirerek tarımsal ticarette dijitalleşmenin, şeffaflığın ve hızlı ticaretin önünü açtık. “ETB Mobil Borsam” uygulamasını hayata geçirerek üyelerimizin piyasa fiyatlarına ve Borsa hizmetlerine dijital ortamdan daha hızlı ulaşmasını sağladık. Laboratuvar altyapımızı yeni teknolojiler ve uzman kadrolarla güçlendirdik; Özel İstek Laboratuvarımızı hizmete açtık ve Yetkili Sınıflandırıcı Laboratuvar statüsüne ulaşarak ürünlerimizin analiz, kalite ve sınıflandırma kapasitesini geliştirdik. Seyitgazi ve Alpu’da irtibat bürolarımızı kurduk; Beylikova’da Borsamıza kalıcı bir yerleşke kazandırdık. Çifteler ve Sivrihisar’daki altyapımızı güçlendirerek hizmet ağımızı ilçelerimize yaydık. Yeni tesisler ve teknik altyapılar kazandırdık. Borsamızın mali yapısını ve öz kaynaklarını önemli ölçüde güçlendirdik. Eskişehir’in uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu modern mezbaha yatırımının hayata geçirilmesi sürecinde Eskişehir Büyükşehir Belediyesiyle yakın istişare içerisinde çalışarak projenin şehrimize kazandırılması için önemli katkılar sunduk. TOBB başta olmak üzere ulusal kurum ve kuruluşlardaki görev ve çalışmalarımızla Eskişehirli üreticimizin, tüccarımızın ve sanayicimizin sesini Türkiye’nin karar mekanizmalarında daha güçlü şekilde temsil ettik. Uluslararası temas ve iş birlikleriyle dünyadaki gelişmeleri ve iyi uygulamaları yakından takip ederek Borsamızın temsil gücünü artırdık. Elbette bu hizmet yolculuğu bizimle başlamadı. Görevi devraldığımız kıymetli başkanlarımızın ve yönetimlerimizin bizlere teslim ettiği hizmet bayrağını, onların emeklerine ve Borsamızın kurumsal birikimine sahip çıkarak daha ileriye taşıdık. Eskişehir Ticaret Borsasının bugün ulaştığı güçlü yapı, geçmişten bugüne bu kuruma emek veren herkesin ortak eseridir. Bugün Eskişehir Ticaret Borsası; güçlü mali yapısı, teknolojik ve kurumsal altyapısı, ilçelerimize ulaşan hizmet ağı ve ulusal düzeydeki temsil gücüyle Türkiye’nin örnek Ticaret Borsalarından biri olma yolunda önemli bir mesafe katetmiştir. Bu başarı hiçbir zaman tek bir kişiye ait olmadı. Yönetim Kurulumuzun, Meclisimizin, çalışma arkadaşlarımızın, üyelerimizin ve tüm paydaşlarımızın ortak emeğinin eseridir. Her zaman söylediğim gibi: “Ben yaptım” değil, “Biz başardık.” Şimdi Yeni Bir Dönem Başlıyor İlk günden itibaren kurumumuzu güçlendirdik. Yeni dönem, geçmişi tekrar eden değil; ilk günden itibaren birlikte oluşturduğumuz güçlü kurumsal yapıyı üyelerimize daha fazla değer üreten kalıcı bir mirasa dönüştürme dönemi olacaktır. Artık yeni hedefimiz, bu güçlü kurumsal yapıyı üyelerimiz için daha fazla katma değer üreten bir yapıya dönüştürmektir. Çünkü güçlü bir Borsa tek başına yeterli değildir. Üreticilerimizin daha fazla kazanması gerekir. Tüccarlarımızın ticaretini daha hızlı, daha güvenli ve daha verimli yapabilmesi gerekir. Sanayicilerimizin ihtiyaç duyduğu kaliteli ve sürdürülebilir ürün tedarik altyapısını daha da güçlendirmemiz gerekir. Eskişehir tarımının teknolojiyle, bilgiyle ve katma değerle büyümesi gerekir. İşte yeni dönemde bütün enerjimizi bu hedefe yönlendireceğiz. Eskişehir Tarım ve Ticaret Kampüsü Göreve geldiğimiz ilk günden bu yana mali disiplini esas alan yönetim anlayışımız sayesinde Borsamızın öz kaynaklarını yaklaşık 40 kat artırmayı başardık. Bu güçlü mali yapı, bugün bizlere Eskişehir’in geleceğine yatırım yapabilecek imkânı sunmaktadır. Artık hedefimiz; yıllar içinde oluşturduğumuz bu kurumsal gücü ve mali birikimi, Eskişehir’e uzun yıllar hizmet edecek Eskişehir Tarım ve Ticaret Kampüsü'ne dönüştürmektir. Yeni dönemin en önemli projesi, Eskişehir’e kazandırmayı hedeflediğimiz bu kampüs olacaktır. Bu proje yalnızca yeni bir hizmet binası değil; üretimin, ticaretin, bilginin ve bereketin buluştuğu yaşayan bir merkez olacaktır. Bu kampüs: Lisanslı depoculuk sistemini, Elektronik satış altyapısını, Uluslararası standartlarda akredite ürün analiz laboratuvarlarını, Mevcut meslek gruplarımızın ihtiyaçlarına yönelik endüstriyel binalar ve işleme alanlarını, Modern Canlı Hayvan Borsası hizmetlerini, Ata Tohumu Koruma ve Geliştirme Merkezini, Tarımsal Ar-Ge ve verimlilik çalışmalarını, Üniversite ve kamu iş birliklerini, Devlet destekleri ve proje danışmanlığını, Eğitim ve dijital dönüşüm programlarını aynı çatı altında buluşturan yaşayan bir üretim ve ticaret merkezi olacaktır. Bu hedef doğrultusunda yeni yerleşke için uygun alanların belirlenmesine yönelik çalışmalar 2025 yılından itibaren başlatılmış; ilgili kurumlarla yatırım planlamaları ve yer tahsisi konusunda görüşmelerimiz yapıcı bir anlayışla sürdürülmektedir. Hedefimiz yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek değil; Eskişehir tarımını geleceğin koşullarına hazırlayan, değişime uyum sağlayan ve Türkiye’ye örnek olacak bir merkez oluşturmaktır. Hedefimiz Daha Üretken Bir Eskişehir İstiyoruz ki; Eskişehirli üretici daha çok kazansın. Eskişehirli tüccar daha güçlü rekabet edebilsin. Sanayicimiz ihtiyaç duyduğu kaliteli ürüne daha kolay ulaşabilsin. Gençler tarımı geleceğin mesleği olarak görsün ve tarımsal girişimcilik teşviklerle desteklensin. Kadın üreticilerimiz daha fazla desteklensin. Üniversitelerimizle bilgi üreten, sanayimizle katma değer oluşturan güçlü iş birlikleri kurulsun. Eskişehir yalnızca üretim yapan değil, tarım ticaretine yön veren şehirlerden biri olsun. Birlikte Geleceğe Eskişehir Ticaret Borsası büyük bir ailedir. Farklı düşüncelerimiz, farklı meslek gruplarımız ve farklı beklentilerimiz olabilir; ancak hepimizin ortak paydası Borsamızın ve Eskişehir’in geleceğidir. Bizim anlayışımızda ayrıştırmak değil birleştirmek; yalnızca bize destek verenlerin değil, bütün üyelerimizin sesi olmak esastır. Seçimler gelip geçer; kurumlar, dostluklar ve birlikte çalışma kültürü kalır. Yeni dönemde de kapımız, fikri ve tercihi ne olursa olsun bütün üyelerimize açık olacaktır. Bugüne kadar ortak akla inandık. İstişare kültüründen hiç vazgeçmedik. Şeffaflığı, katılımcılığı ve hesap verebilirliği yönetim anlayışımızın temel ilkeleri olarak benimsedik. Bundan sonra da aynı anlayışla çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü inanıyorum ki ilk günden itibaren Eskişehir Ticaret Borsasını birlikte güçlendirdik. Bu yeni dönemde ise hedefimiz, bu gücü Eskişehirli üreticilerimizin, tüccarlarımızın ve sanayicilerimizin daha fazla kazanacağı; Eskişehir tarımının daha köklü yarınlara taşınacağı kalıcı projelere dönüştürmektir. Çünkü; Güçlü Borsa, Güçlü Üretici... Güçlü Üretici, Güçlü Eskişehir demektir. Bugün sizlerden yalnızca destek istemiyorum. Sizleri, Eskişehir tarımının ve ticaretinin yeni dönemini birlikte inşa etmeye davet ediyorum.''

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.