Hava Durumu

#Lojistik Merkez

Kırsal Haber - Lojistik Merkez haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik Merkez haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kayseri Pastırması Tescillendi, Sıra Sucuk ve Mantıda Haber

Kayseri Pastırması Tescillendi, Sıra Sucuk ve Mantıda

Globalden Yerele: Kayseri Panelinde konuşan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Kayseri iş dünyasının gelecek vizyonunu “markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık” ekseninde ortaya koydu. Borsa İstanbul’da işlem gören 12 Kayseri şirketinin bulunduğunu belirten Gülsoy, “Hedefimiz borsadaki şirket sayımızı katlamak” dedi. Kayseri Ticaret Odası 2030 vizyonunun merkezinde şirketlerin büyütülmesi, sermaye piyasalarıyla buluşturulması, yüksek teknolojiye geçiş, ihracatın artırılması ve Orta Anadolu’nun üretim merkezi haline gelmesi bulunuyor. Mobilya, elektrikli ev aletleri ve çelik kapı sektörlerinde Türkiye’nin lider üreticisi konumunda olan Kayseri, kapsamlı bir dönüşüm projesi ve lojistik yatırımları ile büyüyecek. "KAYSERİLİ ŞİRKETLERİN BORSAYA AÇILMASI İVEDİLİKLE GÜNDEME ALINMALI" Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar ile KTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen “Globalden Yerele: Kayseri” başlıklı panelde, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin Kayseri’ye etkilerini ve şehrin önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini paylaştı. Kayseri Ticaret Odası’nın 2030 vizyonunda, iş dünyasının gelecek 10 yılına ilişkin ortaya konulan yol haritasında şirketlerin kurumsallaşmasından halka arzlara, dijital ve yeşil dönüşümden yüksek teknoloji yatırımlarına, yabancı ortaklıklardan lojistik altyapının güçlendirilmesine kadar kapsamlı bir dönüşüm hedefleniyor. “Kayseri deyince akla ticaret gelir, evet doğrudur. Ancak artık şirketlerimiz kurumsallığıyla da tüm ülkede örnek olmalıdır” diyen Gülsoy, gelecek dönemin asıl hedefinin Kayseri şirketlerini daha büyük ve daha güçlü yapılara dönüştürmek olduğunu vurguladı. Bu dönüşümün en dikkat çekici başlıklarından biri ise şirketlerin sermaye piyasalarıyla buluşturulması. KTO Başkanı Gülsoy, şirketlerin büyümesi ve rekabetçi kalabilmesi için bir yol haritası belirlediklerini söyleyerek, “Ekonominin kurtuluş reçetesini; markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık olarak belirledik” dedi ve Kayseri’de birçok firmanın ilk iki aşamada önemli mesafe aldığını ifade etti. “Markalaşma safhasını çoğu işletmemiz tamamlamış noktada. Kurumsallaşma kısmı da KOBİ’sinden büyük işletmesine kadar pek çok şirketimizde tamamlanmış durumda. Artık Kayserili şirketlerimizin bir sonraki safha olan halka açılmayı, yani borsaya açılmayı ivedilikle gündeme alması gerekli” diyen Gülsoy, “Önümüzdeki dönemi 2030 vizyonu hedeflerimiz çerçevesinde şirketlerimizin borsaya açılma dönemi olarak planlıyoruz” diye konuştu ve sermaye piyasalarından sağlanacak kaynağın yalnızca halka açılan şirketi değil, şehir ekonomisinin tamamını etkileyeceğini söyledi. "İHRACATÇIMIZA YÜZDE 5 İLAVE DESTEK NEFES OLUR" İhracatçılara verilen yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğine ek yüzde 5 destek verilmesi gerektiğinin de altını çizen Gülsoy, “Enflasyonun, girdi ve enerji maliyetlerinin yükseldiği, kârlılık oranlarının sıfıra indiği, aynı zamanda finansa erişimin de zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Bunun için devletimizin ihracatçılarımıza artı yüzde 5 daha destek vermesini talep ediyoruz. Bizim güçlü ve büyük devletimiz için bu rakam hiçbir şey değil. Bu gerçekleşirse ihracatçımız için nefes olur, moral buluruz. Şunu da özellikle belirtmeliyim ki bizim iş dünyamız enseyi karartmıyor, devletine güvenerek çalışmaya ve üretmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı. BORSA İSTANBUL’DA 12 KAYSERİ ŞİRKETİ VAR Kayseri’nin sermaye piyasalarında bugün ulaştığı nokta, 2030 hedefinin başlangıç noktası olarak gösteriliyor. Borsa İstanbul’da 12 Kayseri şirketi işlem görüyor. Ayen Enerji, Erbosan Boru, Formet Metal ve Cam, Kayseri Şeker Fabrikası, Karsu Tekstil, Lüks Kadife, Mega Metal, Meysu Gıda, Oylum Sınai Yatırımlar, Rainbow Polikarbonat, Temapol Polimer Plastik ve Yataş, Kayseri’nin Borsa İstanbul’daki temsilcileri arasında bulunuyor. Gülsoy, bu sayının Anadolu açısından önemli olduğunu ancak Kayseri için yeterli olmadığını belirtti. “Kayseri’mizden 12 şirketle Anadolu’da bu konuda lideriz. Konya ve Antep dokuzar halka açık şirket barındırıyor. Ancak bu başarı bize yeter mi? Asla yetmez” ifadelerini kullanan Gülsoy, “Borsaya açılan tek bir şirketimiz, Kayseri ekonomisine neredeyse milyarlık bir fon akışı sağlıyor. Halka açılan şirketlere gelen para neticede Kayseri ekonomisine, Kayseri’deki diğer şirketlere de dolaylı olarak akıyor” şeklinde konuştu. Bu nedenle halka arz, KTO açısından yalnızca şirketlerin finansman bulmasına yönelik bir yöntem olarak değil, şehir ekonomisini büyütecek bir mekanizma olarak değerlendiriliyor. KAYSERİ; MOBİLYA, ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ VE ÇELİK KAPIDA TÜRKİYE’NİN LİDERİ Kayseri'de üç büyük organize sanayi bölgesi var. Kayseri OSB'de bin 200'den fazla fabrika ve 80 bin civarı çalışan, Mimarsinan OSB'de yaklaşık 200 civarı fabrika ve 10 bin civarı çalışan, İncesu OSB'de ise 270'den fazla parselin yarısı kadarında işletmeler faaliyet gösteriyor ve 4 bin civarı çalışan bulunuyor. OSB’ler dışındaki sanayi işletmelerimizde ve şehrimizdeki binlerce işletmede çalışan yüz binlerce kişi ile Kayseri ekonomisi ve ticareti değer yaratmaya devam etmektedir. Kayseri’nin gurur kaynağı olan şirketlerin aslında geçmişin KOBİ’leri olduğunun altını çizen KTO Başkanı Gülsoy, “Geçmişteki KOBİ’lerimiz günümüzün büyük işletmeleri haline geldi. Bu durum şimdiki küçük ve orta ölçekli işletmelerimize de örnek olmalıdır. Dünün KOBİ’si bugünün büyük işletmesi, bugünün büyük işletmesi yarının dünya çapında işletmesidir. Kayseri Ticaret Odası yönetimi olarak biz de işletmelerimizin büyümesine vesile olmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. İSO İlk 500’de 11 ve İSO İkinci 500’de yer alan 15 firmamız göğsümüzü kabartmıştır. Bu güçlü firmalarımız başta olmak üzere, üretim kapasitesi yüksek pek çok şirketimizin sermaye piyasalarına adım atarak Borsaya açılmalarını hedefliyoruz” dedi. Şirketlerin halka açılması için ilgili kurumlarla iş birliği yapacaklarını da belirten Gülsoy, sonraki aşamada ise dünya ölçeğindeki fonların ve küresel şirketlerin Kayseri firmalarına yatırım yapması, kaynak sağlaması ve yabancı ortaklıklar kurması için ticaret odası olarak yurt içinde ve dışında gerekli Kayseri Lobisini oluşturacaklarını söyledi. Gülsoy ayrıca, “Ormanımız olmadığı halde mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde Türkiye birincisiyiz. Elektrikli ev aletleri ve çelik kapı üretiminde yine Türkiye birincisiyiz. Savunma sanayiinde ve tekstil ürünlerinde de söz sahibiyiz” ifadelerini kullandı. ORTA ANADOLU ÜRETİM HAVZASI KAYSERİ’NİN GELECEK YÜZ YILINI KURTARACAK Kayseri'nin önümüzdeki döneme dair en büyük stratejik hedefinin ise “Orta Anadolu Üretim Havzası” olduğunu kaydeden Gülsoy, sadece Kayseri’nin değil Türkiye’nin geleceğini de ilgilendiren, sanayinin Anadolu’ya yayılmasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. “Marmara Bölgesi artık doldu, taştı. Sanayiyi tek bir bölgeye hapsetmek, Marmara’nın omuzlarına bu kadar yük yüklemek hem o bölgeye hem de Türkiye’nin geleceğine yazıktır. Marmara’da yaşanacak yıkıcı bir deprem, Türkiye ekonomisinin şalterini indirmek demektir. Ülkemizin ekonomik ve sosyal yaşantısını riske atmamak için, yumurtaların hepsini aynı sepete koymamalıyız” diyen Gülsoy, Kırıkkale’den Ankara’ya, Konya’dan Aksaray’a, Niğde’den Mersin’e ve Kayseri’ye uzanan bir üretim koridorunun şart olduğunu söyledi. Orta Anadolu Üretim Havzası projesini 2019 yılından bu yana dile getirdiklerini ve artık somut bir devlet politikasına dönüşmeye başladığını kaydeden Gülsoy, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile Marmara’daki sanayi kümelenmesinin risk haritası çıkarılacak kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Buna göre İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve Sakarya illerinde bulunan 77 Organize Sanayi Bölgesi ile birlikte büyük sanayi tesisleri ve kritik altyapılar; ulaşım ve enerji bağlantıları da dikkate alınarak incelenecek. Marmara’daki yoğunluğu azaltma hedefi doğrultusunda, İç Anadolu ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere yeni sanayi havzaları oluşturulması planlanıyor. Kayseri’mizin de içinde bulunduğu 16 ili kapsayan bu stratejik hamle, Türkiye’nin ikinci büyük sanayi koridorunu inşa edecektir. Kayseri; sahip olduğu sanayi kültürüyle, çevresindeki 13 ili doğrudan, 20’den fazla ili ise dolaylı olarak etkileyen bir 'çekim merkezidir'. Biz bu yatırımları sonuna kadar hak ediyoruz. Bu vizyoner kararla hem bölgesel kalkınma farkları azalacak hem de Türkiye ekonomisi deprem riskine karşı sigortalanmış olacaktır” diye konuştu. Gülsoy, bu projenin, Kayseri ticaretinin ve sanayisinin gelecek 100 yılını kurtaracak bir dönüm noktası olduğunu söyledi. KAYSERİ’NİN 20 YILLIK GELECEĞİ İÇİN STRATEJİK PROJELER HAYATA GEÇİRİLİYOR Kayseri Ticaret Odası (KTO), yalnızca günün ekonomik sorunlarına değil, Kayseri’nin önümüzdeki 10-20 yıllık geleceğine yönelik stratejik projelere de odaklanıyor. Oda Başkanı Gülsoy, rekabetin artık teknoloji, inovasyon ve yüksek katma değer üzerinden şekillendiğine dikkat çekerek yürüttükleri projeleri anlattı. Projeler arasında Kayseri Teknoloji ve İnovasyon Kampüsü (TEKMER) öne çıkıyor. Abdullah Gül Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında girişimci ve yatırımcıların aynı ekosistemde buluşturulması hedefleniyor. Robotik, yazılım, yapay zekâ, elektronik ve makine tasarımı gibi alanlarda çalışmaların yürütüleceği merkezde, fikir aşamasındaki projelerin prototipten ticarileşmeye ve uluslararasılaşmaya kadar desteklenmesi planlanıyor. KTO Başkanı, TEKMER’in Kayseri’nin geleceği açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, “Biz burada sıradan bir bina yapmıyoruz; girişimcimizin tüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen bütüncül bir ekosistem kuruyoruz” ifadelerini kullandım. Projenin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesi hedefleniyor. Odanın Avrupa Birliği destekli DigiConnect projesi ile KOBİ’lerin dijital dönüşümünün hızlandırılması ve Avrupa pazarlarıyla bağlantılarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında Çekya ve Belçika’daki ticaret odalarıyla iş birlikleri geliştirilirken, son olarak Prag’da Kayserili iş insanlarının katılımıyla B2B görüşmeleri gerçekleştirildi. Gülsoy, KAGUTİM projesinin ise tamamlanarak KTO bünyesinde aktif şekilde hizmet verdiğini söyledi. KTO’nun 2026 yılı çalışmalarının merkezinde yer alan Üretim ve İhracatta Dönüşüm Programı kapsamında ise 500’ün üzerinde firmanın ziyaret edilerek üretim, ihracat, dijital ve yeşil dönüşüm, insan kaynağı ve finansmana erişim gibi alanlarda analiz edilmesi planlanıyor. Bu çalışmaların ardından Kayseri Üretim ve İhracat Stratejik Eylem Planı hazırlanacak. Oda ayrıca uluslararası öğrencilerle firmaları buluşturan Global Talent Kayseri programı, TOKİ ile süreci yürütülen Kayseri Ticaret Karma Küçük Sanayi Sitesi, gençlere yönelik KTO ERVA Spor Kulübü, savunma sanayii ve yüksek teknoloji alanında faaliyet gösteren KİM Teknoloji ile verimlilik ve yeşil dönüşüm çalışmaları yürüten Kayseri Model Fabrika projelerini de sürdürüyor. KTO Başkanı, tüm bu çalışmaların ortak hedefinin Kayseri’nin yalnızca ticaret ve sanayi alanında değil, teknoloji, inovasyon, ihracat ve yüksek katma değerli üretimde de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri haline gelmesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Çok mal satıp az kazanmak" yerine, nitelikli, yüksek fiyatlı, katma değer yaratan, marka değeri olan ürün üreteceğiz. Kilogram başına düşen ihracat değerimizi üst seviyelere çıkaracağız. İdari süreçlerden üretim bandına, e-ticaretten e-ihracata kadar her alanda tam dijitalleşmiş bir Kayseri iş dünyası hedefliyoruz. Gençlerimizin ve kadınlarımızın enerjisini ticarete kazandırarak, krizlere dirençli, sürekli yeni fikirler üreten güçlü bir girişimcilik altyapısı inşa ediyoruz. Bizim bütün gayretimiz; tüccarımızın, sanayicimizin yükünü hafifletmek ve Kayseri’yi küresel ligde hak ettiği yere taşımak.” “ULAŞIM OLMADAN TİCARET OLMAZ” Kayseri’nin dünya devleriyle yarıştığını ve lojistik avantajı elinde tutanların bir adım öne geçtiğini kaydeden Gülsoy, şunları söyledi: “Altını çizerek söylüyorum: Ulaşım olmadan ticaret olmaz. Biz hiçbir zaman denizimiz yok diye hayıflanmadık, sızlanmadık. Raylı sistemle Kayseri’mizi Mersin’e, İskenderun’a bağlayacak o demiryolu koridoru bizim denizimizdir. Yeni Havalimanı Terminal Binası hizmete açıldı. Hızlı tren projemiz kararlılıkla sürdürülüyor. Şu an yüzde 50’si tamamlandı, 2028’de faaliyete geçecek. Otoyol bağlantımız için ilk ihale yapıldı. Yıllardır her platformda yüksek sesle dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Şunun altını özellikle ve kalın harflerle çizmek istiyorum: Lojistik Merkez sadece bir depo alanı değildir. Kayseri’ye kurulacak bu Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi olursa iyi olur diye değil, Kayseri için olmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz. Biliyoruz ki ulaşım kanallarını açtığımız her nokta; Kayseri için yeni bir pazar, yeni bir aş ve yeni bir iş demektir. Bu proje, Kayseri’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyan en büyük köprümüz olacaktır. Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin teknik birikimi, Büyükşehir Belediyemizin öncülüğü, Sayın Valimiz ve yerel yönetimlerimizle el ele vererek, bu projenin her bir çivisi çakılana kadar takipçisi olacağız. Çünkü biliyoruz ki ulaşım varsa hareket vardır, ticaret vardır; ticaret varsa da bereket vardır.” KAYSERİ PASTIRMASI TESCİLLENDİ, SIRA SUCUK VE MANTIDA Kayseri denilince akıllara artık sadece ticaret ve sanayi şehri değil, binlerce yıllık gastronomi kültürü de geliyor. Kayseri Ticaret Odası da bu kadim lezzetlere ve coğrafi işaretli ürünlere yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Başkan Gülsoy, “Biz Kayseri’nin sadece bugününü ve geleceğini değil, binlerce yıllık kadim mirasını da korumayı görev biliyoruz” sözleriyle Kayseri mutfağına sahip çıktıklarını belirtti. Kayseri’nin şu anda 34 tescilli coğrafi işaretli ürünü olduğunu ve bu ürünlerin 17’sinin KTO tarafından tescil ettirildiğini belirtilen Gülsoy, “Şehrimizin tescilli markalarının yarısında Kayseri Ticaret Odası’nın alın teri, imzası var. Kayseri Pastırması'nın Avrupa Birliği nezdinde tescil edilmesi sürecinde Bulgaristan karşısında verdiğimiz o büyük hukuk mücadelesinin ve kazandığımız tarihi zaferin mimarı Kayseri Ticaret Odası’dır. Şimdi sırada sucuğumuz ve mantımız var. Kayseri Sucuğu ve Kayseri Mantısı’nın da coğrafi işaret tescilini almak için çalışmalarımızı tüm hızıyla, kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

Kayseri’nin Deniz Hayali Gerçek Oluyor: Boğazköprü Lojistik Merkezi'nde İmzalar Atılıyor! Haber

Kayseri’nin Deniz Hayali Gerçek Oluyor: Boğazköprü Lojistik Merkezi'nde İmzalar Atılıyor!

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, 2018 yılından bu yana her platformda dile getirdiği Boğazköprü mevkiinde yükselecek olan Lojistik Merkez konusunda değerlendirmelerde bulundu. Lojistik merkez projesinin Kayseri için bir tercih değil, bir ‘beka meselesi’ olduğunu vurgulayarak; “Yıllardır dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Kayseri’ye kurulacak bir Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi; olursa iyi olurvdiye değil,volmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz.” dedi. Kayseri’yi lojistikte bölgesel bir cazibe merkezi haline getirecek olan “Lojistik Merkez” projesinde somut adımlar atılmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde yapılan istişare toplantısının ardından, Kayseri Ticaret Odası’nda Başkan Ömer Gülsoy, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) 2. Başkanı Ergün Bilen, Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Cingi, UND bölge üyeleri ve sektör temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda konuşan Başkan Ömer Gülsoy, Kayseri’nin 4 milyar dolara yaklaşan ihracat hacmiyle artık kabına sığmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Göreve geldiğimiz 2018 yılından bu yana sürdürdüğümüz lobi faaliyetlerinde, Ankara temaslarımızda ve her kürsüde ısrarla bir gerçeği dillendirdik: Ulaşım olmadan ticaret olmaz! Bugün dünya devleriyle yarışıyoruz. Üretim maliyetlerimiz başa baş olsa bile, lojistik avantajı olan bir adım öne geçiyor. ‘Denizimiz yok’ diye hayıflanmıyoruz. Raylı sistemle Kayseri’yi Mersin’e, İskenderun’a bağlayacak o koridor, bizim denizimizdir. Ürünümüz konteynere Kayseri’de girecek, gümrüklemesi burada bitecek ve durmaksızın limana akacak.” Kayseri’nin son yıllarda ulaştığı ulaşım yatırımlarına dikkat çeken Gülsoy; “Israrlı taleplerimiz neticesinde yeni terminal binamız hizmete açıldı. Hızlı tren projesi sürüyor, otoyol bağlantısı için ilk ihale yapıldı. Yıllardır dile getirdiğimiz Lojistik Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ülkelerden çok şehirlerin yarıştığı günümüzde, Kayseri’nin geriye gitmemesi adına ne gerekiyorsa yüksek sesle dillendirmeyi sürdüreceğiz. Ticaretimizi etkileyecek her yatırımı sonuna kadar takip ediyoruz.” dedi. Boğazköprü mevkiinin stratejik önemine vurgu yapan Başkan Gülsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Lojistik Merkez sadece bir depo alanı değildir. Kayseri’ye kurulacak bir Lojistik Merkez, sadece bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu projeyi; olursa iyi olur diye değil, olmazsa olmaz diyerek takip ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki ulaşım kanallarını açtığımız her nokta, Kayseri için yeni bir pazar, yeni bir aş ve yeni bir iş demektir. Lojistik Merkezimiz, Kayseri’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyan en büyük köprümüz olacaktır. UND’nin teknik birikimi ve belediyemizin öncülüğüyle bu projeye dün olduğu gibi bugün de en güçlü şekilde sahip çıkıyoruz. Başta Sayın Valimiz olmak üzere yerel yönetimimizle el ele vererek, bu projenin her bir çivisi çakılana kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki ulaşım varsa ticaret vardır, ticaret varsa bereket vardır. Bu projeye öncülük eden, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum.” Kayseri’yi bölgesel bir lojistik cazibe merkezi haline getirmeyi amaçlayan bu kritik süreçte, projenin hayata geçirilmesi noktasında UND 2. Başkanı Ergün Bilen’in sektördeki tecrübesi ve uzmanlığına olan güvendiğini belirten Başkan Ömer Gülsoy, sürecin bundan sonra çok daha hızlı ilerleyeceğini belirtti. Gülsoy, Lojistik merkez projemizin teknik koordinasyonu ve başarıyla neticelenmesi noktasında Ergün Bilen’in bu işi en profesyonel şekilde yürüteceğine ve sonuçlandıracağına inanıyorum. Sektörün içinden gelen bu birikim, Kayseri’nin hayalinin gerçeğe dönüşmesindeki en büyük teminatımızdır mesajını verdi. BİLEN : “SADECE KAYSERİ DEĞİL, TÜM ANADOLU KAZANACAK!” Uluslararası Nakliyeciler Derneği 2. Başkanı Ergün Bilen’de Lojistik merkez projesinin sadece Kayseri için değil Anadolu sanayisi için de çok önemli olduğunu vurgu yaptı. Bilen sözlerini şöyle sürdürdü: “Kayseri’de atılacak doğru bir adım, sadece bir şehre değil, bütün Anadolu’ya moral verecektir. Anadolu taşımacısı, yıllardır yükün en ağırını taşıyor. Zor günlerde geri çekilmeyen, krizlerde rotasını kaybetmeyen, ülkenin ihracatını hangi şart olursa olsun taşımaya devam eden bu iradenin artık daha güçlü biçimde desteklenmesi gerekiyor. Bunun yolu da sahayı bilen, sektörün dilini konuşan, üretimin ritmini anlayan ve çözümü proje ile ortaya koyan bir yaklaşımdan geçiyor. Tam da bu nedenle, lojistik merkez projelerine bakışımızda çok net, çok kararlı ve çok açık bir duruşumuz vardır. Biz, ölü doğacak lojistik merkezlere en baştan müdahale eden bir anlayıştayız. Geçici depolama alanı olmayan, otoyol bağlantısı bulunmayan, 7/24 hizmet veremeyen, dijital altyapısı olmayan, yeterli gümrük personeliyle desteklenmeyen, hem şoförlerimiz hem de tüm çalışanlar için insani ve operasyonel şartları taşımayan, intermodal bağlantıları kurulmamış, hızlı ve verimli işlem altyapısı oluşturulmamış bir lojistik merkez; ülkemize gereksiz bir maliyet, sektörümüze ise büyük bir hayal kırıklığı olur. Bizim için önemli olan, tabelada lojistik merkez yazması değil; gerçekten işleyen, yaşayan, hız üreten, maliyet düşüren ve taşımacının yükünü hafifleten bir sistemin kurulmasıdır. Bu yüzden sürecin başından itibaren işin içinde olmayı, ortak aklı devreye almayı ve sahadaki gerçek ihtiyaçları projeye yansıtmayı çok önemsiyoruz. Sadece sorunları tespit eden değil, çözüm mekanizması kuran; sadece eleştiren değil, yol açan; sadece bugünü konuşan değil, yarını hazırlayan bir anlayışla hareket etmeye devam edeceğiz. Çünkü sektörümüzün ihtiyacı olan şey, kararsızlık değil iradedir; seyircilik değil sahiplenmedir. Biz bu sorumluluğun farkındayız ve bunun gereğini yerine getirmek için çalışıyoruz. Bu vesileyle, Kayseri’nin lojistik geleceğine verdiği önemi yakından bildiğimiz Kayseri Ticaret Odası Başkanımız Ömer Gülsoy’a ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum. “ Toplantıda; Kayseri’nin lojistik altyapısının güçlendirilmesi, uluslararası taşımacılık arenasında hak ettiği etkin konuma taşınması için atılacak somut adımlar ayrıntılı bir şekilde değerlendirildi. Sektör temsilcilerinin görüş ve önerilerinin istişare edildiği buluşmada, projenin şehre sağlayacağı ekonomik sıçrama kapsamlı şekilde ele alındı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.