Hava Durumu

#Maliyetler

Kırsal Haber - Maliyetler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maliyetler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç: ''Türkiye Pahalı Algısı Çok Tehlikeli!'' Haber

İTO Başkanı Şekib Avdagiç: ''Türkiye Pahalı Algısı Çok Tehlikeli!''

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın ihracatçı üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek, ihracatın artması ve bununla beraber ithalatın kontrol altında tutulması için dengeleyici bir yaklaşım beklentisi içinde olduklarını söyledi. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği tarafından 10’uncusu düzenlenen İstanbul Hazır Giyim ve Moda Fuarı’nın açılış programı İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa katılan İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, ihracatçıların karşı karşıya bulunduğu maliyet ve rekabet sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avdagiç, enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın ihracatçının uzun süredir gündeme getirdiği önemli konular arasında yer aldığını söyledi. “İHRACATÇIYI ZORLAMAYA DEVAM EDİYOR” Kur ve enflasyon arasındaki farkın şirketler üzerindeki etkisine değinen Avdagiç, söz konusu tablonun ihracatçıları zorlamaya devam ettiğini ifade etti. Avdagiç, bu durumun yalnızca ihracata değil, yurt içindeki ticarete de yansıdığını belirtti. Kur-enflasyon makasının ihracatçılar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirten Avdagiç, yurt içindeki ticaretin de aşağı yönlü etkilendiğini söyledi. Türkiye’de yabancıların yaptığı alışverişlerdeki değişime dikkat çeken Avdagiç, yabancı kredi kartlarıyla yapılan harcamaların azaldığını ifade etti. YABANCI KREDİ KARTLARIYLA HARCAMALAR AZALIYOR Avdagiç, tüketim hareketlerine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Yabancıların alışverişi azalıyor. Yabancı kredi kartları ile Türkiye'de yapılan alışverişte azalma, Türk kredi kartları ile de yurt dışında yapılan alışverişlerde artma görülüyor.” Avdagiç bu tablonun Türkiye’deki fiyat seviyelerinin dışarıdan gelen tüketicilerin harcama tercihleri üzerindeki etkisini gösterdiğini kaydetti. “TÜRKİYE PAHALI” ALGISINA DİKKAT ÇEKTİ İTO Başkanı Avdagiç, döviz kurunun turizm sektörü üzerindeki etkisine de dikkat çekti. Son dönemde en sık karşılaşılan ifadelerden birinin “Türkiye pahalı” söylemi olduğunu belirten Avdagiç, bu algının yerleşmesinin risk oluşturduğunu söyledi. Avdagiç, fiyat algısının kalıcı hale gelmesinin yalnızca alışveriş veya ihracat açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. İTO Başkanı şu ifadeleri kullandı: “Şu anda en çok karşılaştığımız konulardan bir tanesi de 'Türkiye pahalı' algısı. Bu çok tehlikeli bir söylem. 'Türkiye pahalı' algısı belirli bir kitleye yerleşirse, orta ve uzun vadede mal ihracatının yanında, alışverişin yanında turizmi de vuracaktır.” İHRACATIN REKABET GÜCÜ Avdagiç’in değerlendirmelerinde ihracatçıların rekabet gücünün korunması konusu öne çıktı. Kur ile maliyetler arasındaki dengenin bozulmasının özellikle dış pazarlarda faaliyet gösteren şirketlerin fiyatlama ve rekabet imkanlarını zorlaştırdığına işaret etti. İTO Başkanı Avdagiç, mevcut şartlarda sürdürülebilirliğe ilişkin imkanların çok kısıtlı hale geldiğini belirtti. İhracatçıların faaliyetlerini sürdürebilmesi ve dış pazarlardaki konumunu koruyabilmesi açısından daha dengeli bir yapıya ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Avdagiç, Türkiye’nin ihracatının artmaya devam etmesi gerektiğini belirtirken, ithalatın da kontrol altında tutulmasının önemine dikkat çekti. Dış ticaret dengesinin korunması açısından iki tarafı birlikte gözeten bir yaklaşımın gerekli olduğunu söyledi. “DENGELEYİCİ BİR YAKLAŞIM BEKLENTİSİ İÇİNDEYİZ” İTO Başkanı Şekib Avdagiç, ihracatçıların beklentisini şu sözlerle özetledi: Türkiye’nin ihracatının artmaya devam etmesi ve ithalatın kontrol altında tutulması için dengeleyici bir yaklaşım beklentisi içinde olduklarını ifade etti. Avdagiç, kur-enflasyon dengesi, rekabetçilik ve “Türkiye pahalı” algısının önümüzdeki dönemde hem ihracat hem de turizm açısından yakından izlenmesi gereken başlıklar arasında bulunduğunu vurguladı.

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi Haber

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi

Mersin’de mart ayında etkili olan sel, dolu ve hortum felaketi binlerce dönüm tarım arazisinde ağır hasara yol açarken, üreticiler zararlarının karşılanmasını bekliyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın afetin ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya yönelttiği 9 soruluk yazılı soru önergesine gelen yanıt ise tartışma yarattı. Üreticilerin yaşadığı mağduriyetin boyutunu, zarar gören alanların büyüklüğünü, sağlanacak destekleri ve alınacak önlemleri soran Kış, Bakanlığın kritik soruların büyük bölümünü yanıtsız bıraktığını belirterek tepki gösterdi. "Çiftçi selde ürününü kaybetti, serasını kaybetti, gelirini kaybetti. Biz Bakanlığa üreticinin zararını nasıl karşılayacağını sorduk. Bakanlık ise sayfalarca mevzuat gönderdi. Mersinli çiftçi cevap bekliyor, iktidar sorumluluktan kaçıyor" dedi. "Üretici zararını biliyor, Bakanlık açıklamıyor" Silifke’de hortum ve dolunun, Tarsus’ta ise sel felaketinin tarımsal üretime büyük darbe vurduğunu hatırlatan Kış, sahada görülen tabloyla Bakanlığın açıkladığı rakamlar arasında ciddi fark bulunduğunu söyledi. Kış, "Çiftçilerimizin beyanları, ziraat odalarının tespitleri ve sahadaki görüntüler ortada. Ancak Bakanlık gerçek zararın boyutuna ilişkin net bir tablo ortaya koymuyor. Hasar tespit çalışmalarının tamamlanıp tamamlanmadığı bile açık şekilde belirtilmiyor. Üretici ne kadar zarar gördüğünü biliyor ama devlet hâlâ bunun hesabını veremiyor" ifadelerini kullandı. "Destek yerine kredi öneriliyor" Tarım ve Orman Bakanlığı'nın cevabında yeni bir hibe, doğrudan gelir desteği ya da özel bir afet desteğine yer verilmediğine dikkat çeken Kış, üreticilerin borç yükü altında ezildiğini belirtti. "Çiftçi zaten yüksek mazot, gübre, ilaç ve sulama maliyetleriyle mücadele ediyor. Afet geliyor, eldeki ürünü de götürüyor. Böyle bir tabloda üreticinin beklediği şey yeni kredi borcu değil, zararını karşılayacak gerçek destektir" diyen Kış, Bakanlığın yeni bir destek programı açıklamamasını eleştirdi. "TARSİM yaptıramayan çiftçi ne olacak?" Bölgede birçok üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle tarım sigortası yaptıramadığını belirten Kış, önergesinde bu sorunu da gündeme taşıdığını ancak Bakanlığın bu konuda da yanıt vermediğini söyledi. "Sigorta yaptıramayan çiftçi ne olacak? TARSİM kapsamı dışında kalan üreticiler nasıl korunacak? Topraksız tarım yapan üreticiler için bir çalışma var mı? Bu soruların hiçbirine cevap verilmedi. Afetin ardından en çok mağdur olan kesim yine kaderine terk edildi" dedi. "Aynı felaket yaşanıyor, aynı ihmaller sürüyor" Tarsus'ta taşkın riski bulunan bölgelerde yıllardır kalıcı önlem alınmadığını vurgulayan Kış, yaşananların doğal afet kadar plansızlığın ve ihmalin sonucu olduğunu söyledi. "Biz yıllardır aynı bölgelerde aynı manzaraları görüyoruz. Her kuvvetli yağışın ardından tarım arazileri su altında kalıyor, üretici zarar görüyor. Buna rağmen neden kalıcı önlemler alınmadığını sorduk. Bakanlığın verdiği cevap ise yeni bir çalışmanın değerlendirildiği yönünde. Çiftçi yıllardır değerlendirme değil çözüm bekliyor." "Mersin üretirse Türkiye kazanır" Mersin'in Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan CHP'li Gülcan Kış, üreticinin yalnız bırakılmasının yalnızca çiftçiyi değil gıda arzını ve tüketiciyi de etkileyeceğini belirtti. Kış, "Mersin üretirse Türkiye kazanır. Ancak bugün üretici zararını karşılayamıyor, maliyetlerin altında eziliyor ve afetlerle baş başa bırakılıyor. Çiftçinin ayakta kalması için somut destek şarttır. Mersinli üreticinin hakkını savunmaya ve bu soruların peşini bırakmamaya devam edeceğiz" dedi.

2026 Yılı Yaş Çay Alım Fiyatı Açıklandı: Kilogram Başına 35 Lira! Haber

2026 Yılı Yaş Çay Alım Fiyatı Açıklandı: Kilogram Başına 35 Lira!

Tarım ve Orman Bakanlığı, milyonlarca üreticinin merakla beklediği 2026 yılı yaş çay alım fiyatını duyurdu. Geçtiğimiz yıl 25,44 lira olan yaş çay bedeli, bu yıl 35 liraya yükseltildi. Doğu Karadeniz bölgesinin en önemli geçim kaynağı olan yaş çayda yeni sezon fiyatları belli oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, 2026 yılı için yaş çay alım fiyatı kilogram başına 35 TL olarak belirlendi. Fiyat Artışı: 25,44 Liradan 35 Liraya Bakanlık, geçtiğimiz yılın verilerini ve bu yılki hedefleri de kamuoyuyla paylaştı. 2025 yılında kilogram başına 25,44 lira olan yaş çay bedelinde gidilen bu artış, üreticiler tarafından memnuniyetle karşılandı. Bakanlık açıklamasında, "Üreticilerimize hayırlı ve bereketli olmasını dileriz" ifadelerine yer vererek yeni sezonun startını verdi. ÇAYKUR’un Alım Hedefi Belirlendi Açıklamada, ÇAYKUR'un üretim kapasitesine ve geçmiş yıl performansına dair şu veriler paylaşıldı: 2025 Rekoltesi: Toplam 1 milyon 340 bin ton yaş çay üretimi gerçekleşti. ÇAYKUR Alımı: Geçtiğimiz yıl 49 farklı fabrikada toplam 823 bin ton yaş çay alımı yapıldı. 2026 Hedefi: ÇAYKUR, bu yıl da geçtiğimiz yıla benzer şekilde ortalama aynı miktarda (yaklaşık 823 bin ton) alım yapmayı planlıyor. Üreticiye Destek Mesajı Bakanlık, yaş çay alım sürecinin koordineli bir şekilde yürütüleceğini ve fabrikaların tam kapasiteyle çalışarak üreticinin yanında olacağını vurguladı. 35 liralık yeni fiyatın, artan maliyetler karşısında üreticiyi koruması hedefleniyor.

Yemek Sipariş Platformlarında Yeni Dönem Haber

Yemek Sipariş Platformlarında Yeni Dönem

Ticaret Bakanlığı, son dönemde sosyal medyada ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran yemek siparişi platformlarına yönelik şeffaflık ve adil ticaret düzenlemesini hayata geçirdi. Yeni düzenleme ile restoranlardan alınan hizmet bedelleri tamamen şeffaf hale getirilirken, "zorunlu ek ücret" devri de resmen kapandı. ​Restoran ve Platform Arasındaki İlişkiye Bakanlık Müdahalesi ​Özellikle elektronik ticaret pazar yerlerinin (yemek sipariş siteleri ve uygulamaları) restoranlarla kurduğu ticari ilişkilerdeki belirsizlikler ve yüksek maliyetler, Ticaret Bakanlığı'nın radarına girdi. Yapılan kapsamlı incelemeler sonucunda, piyasada güven ortamını yeniden tesis etmek amacıyla radikal kararlar alındı. ​Yeni Düzenleme Neleri Değiştiriyor? ​Bakanlık tarafından açıklanan yeni kararların temelinde şeffaflık ve öngörülebilirlik yatıyor. İşte öne çıkan başlıklar: ​Hizmet Bedellerinde Şeffaflık: Yemek sipariş platformlarının restoranlardan tahsil ettiği tüm komisyon ve hizmet bedelleri artık açık, anlaşılır ve tam anlamıyla öngörülebilir olacak. ​Zorunlu Ek Ücretlere Son: Platformların restoranlara dayattığı zorunlu ek ücret uygulamaları tamamen sona erdirildi. ​Kampanyalarda Gönüllülük Esası: Restoranlar, platformlar tarafından düzenlenen indirim ve kampanyalara katılmaya zorlanamayacak. Süreçlerde tamamen "gönüllülük" esas alınacak. ​Tüketici Bilgilendirmesi: Tüketicilerin eksiksiz ve doğru bilgilendirilmesi sağlanarak, sipariş esnasında gizli maliyetlerin önüne geçilecek. ​Ticaret Bakanlığı: "Güven Ortamı Tesis Edilecek" ​Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, söz konusu gelişmelerin hassasiyetle takip edildiği vurgulandı. Düzenlemenin temel amacının, elektronik ticarette şeffaflığı en üst düzeye çıkarmak ve hem işletmeciyi hem de tüketiciyi koruyan bir ekosistem oluşturmak olduğu belirtildi. ​Bu adımın, özellikle maliyet artışlarıyla mücadele eden yerel restoran işletmeleri için önemli bir nefes alma alanı yaratması bekleniyor.

Gübrede Dışa Bağımlılık Tarımı Tehdit Ediyor Haber

Gübrede Dışa Bağımlılık Tarımı Tehdit Ediyor

CHP Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Türkiye’de kimyevi gübrede artan dışa bağımlılık, yükselen maliyetler ve olası tedarik risklerine ilişkin Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı soru önergesi sundu. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında gübre tüketimi 6,55 milyon ton, üretim ise 4,57 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu durum, Türkiye’nin gübre ihtiyacının önemli bir kısmını ithalatla karşıladığını ortaya koyarken; üretimde kullanılan hammaddelerin yaklaşık yüzde 90’ının dışa bağımlı olması, sektörü küresel dalgalanmalara açık hale getiriyor. GÜBRE STRATEJİK BİR GİRDİ Gübre, tarımsal üretim maliyetlerinde yüzde 15-20 paya sahip olmasına rağmen verimlilik üzerinde yüzde 50’ye varan etki yaratıyor. Bu nedenle gübreye erişimde yaşanacak aksaklıklar yalnızca çiftçiyi değil, doğrudan gıda arzını ve fiyatlarını da etkiliyor. KRİZ RİSKİNE KARŞI HAZIRLIK VAR MI? CHP’li Zeynel Emre, küresel gerilimler ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların tarım sektörü üzerindeki etkilerine dikkat çekerek Bakanlığın hazırlık düzeyini sorguladı. Yöneltilen sorular şöyle: Gübre ve hammadde tedarikine ilişkin güncel bir risk analizi veya kriz planı var mı? Hürmüz Boğazı gibi kritik hatlarda yaşanabilecek aksamalara karşı stratejik stok veya alternatif tedarik planı mevcut mu? Gübre arz güvenliği için hangi ürünlerde ne kadar süreyi kapsayan bir stok planlaması yapılmıştır? Çiftçinin üretimde kalması için mazot, gübre, kredi ve benzeri destekler artırılmış mıdır? Savaş kaynaklı maliyet artışlarına karşı borç ertelemesi veya yeni destek paketleri gündemde midir? Gübre ve enerji maliyetlerindeki artışa karşı diğer bakanlıklarla yürütülen eşgüdümlü çalışmalar nelerdir? “ÇİFTÇİ KORUNMADAN GIDA GÜVENLİĞİ SAĞLANAMAZ” CHP’li Zeynel Emre, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için gübrede dışa bağımlılığın azaltılması ve çiftçinin artan maliyetler karşısında korunmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Emre, aksi halde üretimde daralma ve gıda fiyatlarında yeni artışların kaçınılmaz olacağına dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.