Hava Durumu

#Mandalina

Kırsal Haber - Mandalina haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mandalina haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Kış: "Gıda Fiyatları Kontrolden Çıktı!" Haber

CHP'li Kış: "Gıda Fiyatları Kontrolden Çıktı!"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, son açıklanan enflasyon verilerini ve küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisine etkisini değerlendirerek, enflasyonun yeniden yükseliş eğilimine girdiğini ve önümüzdeki aylarda bu artışın daha da hızlanabileceğini söyledi. Kış, özellikle gıda fiyatlarındaki sert artışın vatandaşın mutfağını doğrudan vurduğunu belirtti. Şubat ayı verilerine göre enflasyonun farklı kurumların hesaplamalarında da yükseldiğine dikkat çeken Kış, TÜİK’e göre yüzde 2,96, İstanbul Ticaret Odası’na göre yüzde 3,85 ve ENAG’a göre yüzde 4,01 olarak gerçekleştiğini hatırlattı. Yılın ilk iki ayında enflasyonun TÜİK’e göre yüzde 7,95, İTO’ya göre yüzde 8,59 ve ENAG’a göre yüzde 10,58 seviyesine çıktığını belirten Kış, yıllık enflasyonun da bütün endekslerde yükseldiğini söyledi. Şubat sonu itibarıyla yıllık enflasyonun TÜİK’e göre yüzde 31,53, İTO’ya göre yüzde 37,88 ve ENAG’a göre yüzde 54,14seviyesine ulaştığını belirten Kış, “Hangi veriye bakarsanız bakın tablo aynı: Enflasyon yeniden yükseliyor” dedi. “Daha yılın başında hedefin yarısına gelindi” İktidarın ve Merkez Bankası’nın 2026 yılı için yüzde 16 enflasyon hedefi koyduğunu hatırlatan Kış, ilk iki ayda yaşanan yüzde 7,95’lik artışın hedefin neredeyse yarısına ulaştığını söyledi. “Bu hedefin gerçekleşebilmesi için yılın geri kalan 10 ayında aylık enflasyonun ortalama yüzde 0,8’in altında kalması gerekiyor. Türkiye’nin mevcut ekonomik koşullarında bunun gerçekleşmesi neredeyse imkânsızdır” diyen Kış, enflasyonla mücadelede gerçekçi bir program olmadığını savundu. “Savaşın etkisi marttan itibaren hissedilecek” Ocak ve şubat aylarındaki enflasyonun büyük ölçüde Türkiye’nin iç ekonomik dinamiklerinden kaynaklandığını belirten Kış, mart ayından itibaren küresel gelişmelerin de fiyatları yukarı çekeceğini söyledi. Ham petrol fiyatlarının kısa sürede 60 dolardan 103 dolara çıkarak yüzde 70’ten fazla arttığını, doğalgaz fiyatlarında ise yüzde 80’e yakın artış yaşandığını belirten Kış, savaşın uzun sürmesi halinde petrol fiyatlarının 200 dolara kadar çıkabileceğiyönünde tahminler yapıldığını söyledi. Kış, iktidarın akaryakıt zamlarını ÖTV indirimleriyle sınırlamaya çalıştığını ancak bu politikanın sürdürülebilir olmadığını belirterek, “ÖTV indirilecek alan kalmadığında zamlar kaçınılmaz hale gelecek. Bu da tarımdan sanayiye kadar bütün sektörlerde maliyet patlaması anlamına geliyor” dedi. “Emeklinin ve çalışanın maaşı iki ayda eridi” Yüksek enflasyonun sabit gelirli kesimleri hızla yoksullaştırdığını belirten Kış, yıl başında yapılan maaş artışlarının daha ilk iki ayda büyük ölçüde eridiğini söyledi. 2026 yılı başında işçi ve Bağ-Kur emeklilerine yüzde 12,19 zam yapıldığını hatırlatan Kış, “Ocak ve şubat aylarında gerçekleşen yüzde 7,95’lik enflasyon, bu zammın yüzde 61’ini daha şimdiden eritti” dedi. En düşük 20 bin liralık emekli maaşının yaklaşık 1.595 lirasının iki ay içinde eridiğini belirten Kış, memurlar için de benzer bir tablo olduğunu ifade etti. “En düşük 61 bin 890 liralık memur maaşının 4 bin 920 lirası sadece iki ayda eridi. 28 bin 75 liralık asgari ücretin ise 2 bin 232 lirası enflasyon karşısında yok oldu” diyen Kış, maaşların enflasyona yetişemediğini söyledi. “Gıda fiyatları kontrolden çıktı” Kış, en çarpıcı artışın gıda fiyatlarında yaşandığını belirterek TÜİK verilerine göre ocak ayında gıda fiyatlarının yüzde 6,59, şubat ayında ise yüzde 6,89 arttığını söyledi. “Sadece iki ayda gıda fiyatları yüzde 13,93 arttı. Yıllık gıda enflasyonu ise yüzde 36,44 seviyesine çıktı” diyen Kış, Türkiye’nin bu oranla dünyada İran’dan sonra ikinci sırada yer aldığını ifade etti. Şubat ayında özellikle temel gıda ürünlerinde yaşanan artışların dikkat çekici olduğunu belirten Kış, şu örnekleri verdi: • Domates, biber ve salatalık gibi sebzelerin fiyatı aylık yüzde 33, yıllık yüzde 88arttı. • Taze baklagillerin fiyatı aylık yüzde 21,6, yıllık yüzde 155 arttı. • Tereyağı fiyatı aylık yüzde 16,4, yıllık yüzde 38,2 arttı. • Süt fiyatları aylık yüzde 15,4, yıllık yüzde 34 arttı. • Yoğurt fiyatları aylık yüzde 14,9, yıllık yüzde 30 arttı. • Portakal ve mandalina fiyatları aylık yüzde 12,8, yıllık yüzde 57 arttı. • Peynir fiyatı aylık yüzde 10,4, yıllık yüzde 27 arttı. “Dünyada gıda ucuzluyor, Türkiye’de pahalanıyor” CHP’li Kış, FAO verilerine göre dünyada gıda fiyatlarının son bir yılda yüzde 1 azaldığını, Türkiye’de ise aynı dönemde hızla arttığını vurguladı. “Dünya gıda fiyatları düşerken Türkiye’de artıyorsa bunun nedeni küresel kriz değil, yanlış ekonomi politikalarıdır” diyen Kış, vatandaşın mutfağındaki krizin giderek derinleştiğini söyledi. Kış açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Enflasyon artık sadece bir ekonomik veri değil, vatandaşın günlük hayatının en ağır gerçeği haline geldi. Mutfakta yangın var. İktidar ise hâlâ bu yangını görmezden geliyor.”

Yaz Meyvelerinde Yüksek Rekolte Bekleniyor Haber

Yaz Meyvelerinde Yüksek Rekolte Bekleniyor

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, Türkiye’nin şubat ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25 artış sağlayarak 398 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı. Aynı dönemde ihracat miktarının ise yüzde 14 azalışla 324 milyon kilogram seviyesinde gerçekleştiğini belirten Başkan Ferhat Gürüz, bu tablonun ürün fiyatları ve katma değerli ihracattaki artışın bir göstergesi olduğunu belirtti. Başkan Gürüz, “Yaş meyve sebze sektöründe kalite, lojistik ve pazarlama gücünü artırarak daha yüksek birim fiyatla ihracat yapmaya odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni pazar arayışları, soğuk zincir yatırımları ve ürün çeşitliliği sayesinde sektörümüzün ihracat performansını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” dedi. “Sert çekirdekli meyveler, karpuz, kavun ve diğer yaz meyvelerinde iyi bir rekolte bekliyoruz” Gıda enflasyonu, üretimde yaşanan iklim kaynaklı sorunlar ve ihracattaki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmeler yapan Başkan Gürüz, 2025 yılında yaşanan don, kuraklık ve olumsuz hava koşullarının hem üretimi hem de fiyatları etkilediğini belirterek, 2026 yılı itibarıyla iklim koşullarının normalleşmesiyle birlikte piyasada dengelenme beklendiğini söyledi. Ferhat Gürüz, “2026 yılının Ocak ve Şubat aylarında Türkiye’nin en önemli sebze üretim merkezleri olan Mersin ve Antalya bölgelerinde şiddetli yağış, sel ve fırtına olayları yaşandı. Bu durum sebze üretiminde geçici bir aksama yarattı ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. İklim koşullarının son dönemde normale dönmesiyle üretimde toparlanma bekliyoruz. Mart ve nisan aylarından itibaren sebze fiyatlarında bir gerileme öngörüyoruz. Mayıs ayıyla birlikte yaz meyvelerinin devreye girmesiyle piyasada arz artacak. Sert çekirdekli meyveler başta olmak üzere karpuz, kavun ve diğer yaz meyvelerinde iyi bir rekolte bekliyoruz.” diye konuştu. “Krizler maliyetleri artırıyor, Türkiye’ye fırsat doğurabilir” Küresel gelişmelerin sektör üzerindeki etkilerine de değinen Gürüz, özellikle bölgesel gerilimlerin lojistik maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı. Süveyş Kanalı hattındaki sorunların navlun ve sigorta maliyetlerini artırabileceğini belirten Gürüz, bunun Orta Doğu ve Uzak Doğu sevkiyatlarını zorlaştırabileceğini söyledi. Öte yandan bazı gelişmelerin Türkiye için rekabet avantajı da oluşturabileceğine dikkat çekerek şunları kaydetti: “İran yaş meyve sebze ihracatında Türkiye’nin önemli rakiplerinden biri. Özellikle Rusya ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarında güçlü bir oyuncu. Ancak bölgede yaşanan gelişmeler onların ihracatını etkileyebilir. Bu da Türkiye için bazı pazarlarda yeni fırsatlar yaratabilir.” “Toplam ihracatımızın yarısından fazlası narenciye ürün grubu” Türkiye’nin şubat ayı yaş meyve sebze ihracatını ürün gruplarına göre değerlendiren Başkan Gürüz, özellikle narenciye ve taze sebze grubunun ihracat performansına dikkat çekti. Başkan Gürüz, “Şubat ayında narenciye ihracatımız değer bazında yüzde 36 artış göstererek 206,9 milyon dolara ulaştı. Narenciye sektörü toplam ihracatımızın yarısından fazlasını oluşturmayı sürdürüyor. Taze sebze ihracatımız da yüzde 32’lik değer artışıyla 144 milyon dolar seviyesine yükseldi.” dedi. Ürün bazında değerlendirildiğinde mandalinanın açık ara liderliğini sürdürdüğünü vurgulayan Başkan Gürüz, şubat ayında mandalina ihracatının 127,2 milyon dolara ulaştığını ve değer bazında yüzde 47 artış kaydettiğini söyledi. Gürüz, sebze grubunda ise özellikle biber ve domates ihracatındaki yükselişe dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Biber ihracatımız yüzde 66 artışla 58 milyon dolara ulaştı. Domates ise 50,6 milyon dolarlık ihracatla sektörün en güçlü ürünlerinden biri olmaya devam ediyor. Taze sebze grubunda Avrupa pazarına yönelik talebin güçlü seyretmesi bu artışta önemli rol oynadı.” “Şubatta ihracatın en hızlı yükseldiği pazarlar Gürcistan ve Çekya oldu” Ülke bazında incelendiğinde Türkiye yaş meyve sebze ihracatında Rusya Federasyonu’nun liderliğini sürdürdüğünü belirten Gürüz, bu ülkeye yapılan ihracatın yüzde 37 artışla 101,5 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Rusya’nın ardından Irak’ın yüzde 21 artışla 62,7 milyon dolar, Romanya’nın ise yüzde 29 artışla 39,7 milyon dolar değer ile en önemli pazarlar arasında yer aldığını kaydeden Gürüz, Avrupa Birliği ülkelerinde de dikkat çekici bir artış görüldüğünü söyledi. Gürüz, “Almanya, Polonya ve Hollanda gibi pazarlarda yaşanan güçlü artış, Türk ürünlerinin Avrupa’daki rekabet gücünü ortaya koyuyor. Özellikle sebze grubunda AB pazarında önemli bir büyüme yakaladık. Şubat ayında ihracat hacminde en güçlü ivmelenmeyi yüzde 170 artış ve 10,5 milyon dolar değer ile Gürcistan ile yüzde 162 artış ve 6,2 milyon dolar değer ile Çekya pazarlarında elde ettik.” dedi.

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış Haber

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. 2007 yılından bu yana Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını hatırlatan Bayraktar, “Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada, geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı; ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı” dedi. Geçen yıla göre Ramazan ayı öncesi üretici market fiyatları “Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21’inde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile antepfıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 market fiyatları “15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 üretici fiyatları “15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4’ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti.” Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri “Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü.” Aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimi “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor. Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara’da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürünün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde; Ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavuk yüzde 26,3, süt yüzde 22,5 ve yoğurt yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada; 1 litre X marka Ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3 ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41’i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3’ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5’i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9’u buluyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.”

Yaş Meyve Sebze İhracatında Mandalina Lokomotif Ürün Oldu Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında Mandalina Lokomotif Ürün Oldu

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, Türkiye’nin ocak ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45 artış sağlayarak 513,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı.Yılın ilk ayında yüzde 49 artışla 258,6 milyon dolar ihracat değerine ulaşan Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatına yüzde 50 oranında destek verdiğini vurgulayan Başkan Ferhat Gürüz, “Türkiye geneli yaş meyve sebze ihracatı ocak ayında miktarda yatay seyrederken değerde güçlü artış kaydetti. Ancak alt kalemlere bakıldığında sektör içinde ciddi bir ayrışma yaşandığı görülüyor. Narenciye ihracatındaki sıçrama sektörün değer üretme kapasitesini ortaya koyarken, yaş meyvede yaşanan sert daralma yapısal risklere işaret ediyor.” dedi. “Türk yaş meyve sebze sektörü Berlin’de küresel rekabet gücünü pekiştirdi” Küresel yaş meyve ve sebze sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Fruit Logistica Fuarı’na milli katılım organizasyonunu 23’üncü kez başarıyla gerçekleştirdiklerini kaydeden Başkan Ferhat Gürüz, 4-6 Şubat tarihleri arasında Almanya’nın Berlin kentinde Türk ihracatçıların uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurmasını sağlayarak 2026 ve sonrası ihracat hedefleri için önemli bir zemin oluşturduklarını söyledi. Başkan Ferhat Gürüz, “Bu yıl 90 ülkeden yaklaşık 2.500 firmanın katıldığı ve 151 ülkeden alıcının ziyaret ettiği Fruit Logistica’da, yapay zekâ, otomasyon, dijital lojistik çözümleri ve sürdürülebilir tarım uygulamaları ön plana çıktı.995 metrekarelik milli katılım alanında 39 Türk firmasının yer aldığı fuar, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatındaki rekabet gücünü ve küresel pazardaki konumunu pekiştirmesi açısından kritik bir platform sundu. Berlin Büyükelçimiz Sayın Gökhan Turan ve Berlin Ticaret Başmüşavirimiz Sayın Devran Ayık, Türkiye standını ziyaret ederek ihracatçı firmalarla bir araya geldi. Fuarda Türk firmaları; taze meyve ve sebzenin yanı sıra paketleme, soğuk zincir, kalite kontrol ve işleme teknolojileri alanlarında da potansiyel alıcılarla görüşmeler gerçekleştirdi.” diye konuştu. Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında Avrupa Birliği ülkelerinin yüzde 30,6 olduğunu, diğer Avrupa ülkelerinin payının ise yüzde 6,1 düzeyinde oluştuğunu ifade eden Başkan Ferhat Gürüz, şunları söyledi: “Avrupa’da taze ve sürdürülebilir ürün talebinin artması, Türkiye’nin organik ve iyi tarım uygulamalarıyla üretilen ürünlerini öne çıkarıyor. Dijital tedarik zinciri ve izlenebilirlik çözümleri, Türk ihracatçılara premium pazarlara erişim imkânı sağlıyor. Lojistik ve depolama altyapısındaki gelişmeler, Türkiye’yi bölgesel bir dağıtım merkezi haline getirme potansiyeli taşıyor. Yakın coğrafyadaki üretim avantajı, Avrupa’nın tedarik risklerini azaltmak için Türkiye’ye yönelmesini destekliyor. Bu kapsamda Fruit Logistica Fuarı’nı Türkiye’nin yaş meyve ve sebze sektöründe küresel marka algısını güçlendirmesi, yeni pazarlara açılması ve katma değerli ihracat hedeflerini desteklemesi açısından önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriyoruz.” “Mandalina lokomotif ürün oldu, pazar çeşitlendirmesi hızlandı” Türkiye’nin ocak ayındaki yaş meyve ve sebze ihracatını ürün grupları ve ülkelere göre değerlendiren Başkan Ferhat Gürüz, şöyle konuştu: “Türkiye genelinde yaş meyve sebze ihracatında ilk 20 ürün verileri, sektörün değer odaklı dönüşümünün somut sonuçlarını ortaya koyuyor. Mandalinanın yüzde 131 artış ve 215,3 milyon dolarlık ihracat değeriyle liderliğini güçlendirmesi ve toplam ihracattan yüzde 42 pay alması, narenciyenin Türkiye’nin tarımsal ihracat vizyonunda stratejik bir kaldıraç görevi üstlendiğini gösteriyor. İkinci sırada yüzde 31 artış ve 60,7 milyon dolar diğer ile limon, üçüncü sırada yüzde 4 azalış ve 48,2 milyon dolar değer ile domates yer aldı. Ülke bazında ise yüzde 161 artış sağladığımız Irak 139,5 milyon dolar değerle ilk sırada yer aldı. Yüzde 60 artış ve 103,1 milyon dolar değer ile Rusya Federasyonu ikinci, yüzde 8 artış ve 38,8 milyon dolar değer ile Romanya üçüncü oldu. Söz konusu dönemde ihracat hacminde ivmelenme yakaladığımız pazarlar arasında Irak ile birlikte Gürcistan, Çekya, Macaristan ve Beyaz Rusya öne çıkarken, Doğu Avrupa ve Kafkasya hattındaki bu genişleme Türk yaş meyve sebze ihracatının pazar çeşitlendirme stratejisinin somut sonuçlarını ortaya koydu.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.