Hava Durumu

#Mandalina

Kırsal Haber - Mandalina haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mandalina haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karadeniz’de Güvenli Ticaret Koridorunun Acilen Oluşturulması Gerekiyor Haber

Karadeniz’de Güvenli Ticaret Koridorunun Acilen Oluşturulması Gerekiyor

Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatı ocak-eylül döneminde yüzde 42 artışla 3,17 milyar dolara ulaşırken, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği aynı dönemde ihracatını yüzde 55 artırarak 1,38 milyar doların üzerine çıkardı. Ulusal sektör ihracatının yaklaşık yüzde 44’ünü gerçekleştiren Birlik; mandalina ve şeftali başta olmak üzere birçok ürün grubunda kaydettiği yükselişle sektörün büyümesine önemli bir katkı sağladı. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, 2026 yılı üçüncü çeyreği sonu itibarıyla sektörün ihracat performansını değerlendirdi. Sarıkaya; üretim gücünü uluslararası pazarlara taşıma, ürün çeşitliliğini artırma ve ticari ilişkileri geliştirme çalışmalarının sonuçlarını almaya devam ettiklerini belirtti. Geçen yılın aynı döneminde 894,2 milyon dolar olan Birlik ihracatını 1,38 milyar doların üzerine çıkardıklarını kaydeden Sarıkaya, dokuz ayda toplam 1,2 milyon ton ürünü dünya pazarlarında değere dönüştürdüklerini açıkladı. "En çok narenciye ve sert çekirdekli meyveler ihraç ettik" Narenciye ve sert çekirdekli meyvelerin, Birliğin yılın ilk 9 ayındaki ihracat artışında belirleyici rol üstlendiğini vurgulayan Sarıkaya, narenciye ihracatının yüzde 72 artışla 642,5 milyon dolara ulaştığını kaydetti. Sarıkaya; mandalinanın yüzde 86 artış ve 357,9 milyon dolarlık ihracat değeriyle Birlik ihracatından yaklaşık yüzde 26 pay aldığını ifade etti. Şeftali ihracatında da güçlü bir performans sergilendiğini aktaran Sarıkaya; bu ürün grubunda miktar bazında yüzde 132, değer bazında ise yüzde 144 artışla 221,1 milyon dolarlık dış satıma ulaşıldığını bildirdi. Limon ihracatının 171,1 milyon dolar, kayısının 78,2 milyon dolar, portakalın ise 67 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirten Sarıkaya, kiraz ve vişne ihracatının yüzde 584 artışla 33,4 milyon dolara yükselmesinin dikkat çekici olduğunu kaydetti. Başkan Sarıkaya, “Ürün gruplarında yakalanan bu başarı; mevcut pazarların yanında farklı pazarlardaki talebin doğru değerlendirilmesinin bir sonucu olarak gerçekleşti. Rusya Federasyonu’na yapılan ihracat yüzde 47 artışla 463,4 milyon dolara ulaştı. Yakın coğrafyadaki pazarlarda artan ticari hareketliliğin yanı sıra Avrupa pazarlarındaki ilişkilerin geliştirilmesi de ihracat performansımıza önemli katkılar sağladı.” dedi. “Mersin, 937,1 milyon dolarlık ihracatla Türkiye yaş meyve sebze sektöründeki liderliğini korudu” Mersin, Hatay ve Adana’nın üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve lojistik avantajlarıyla sektörün gelişiminde önemli rol üstlendiğini ifade eden Sarıkaya, 9 aylık bölge ihracatını illere göre değerlendirirken şunları söyledi: “Bölgemizdeki iller bazında ihracat performansına bakıldığında, Mersin 937,1 milyon dolarlık dış satım ve yüzde 30’luk payla Türkiye yaş meyve sebze ihracatındaki liderliğini korudu. Hatay’ın ihracatı ise yüzde 22 artışla 375,4 milyon dolar oldu. Adana’nın ihracatı 129,9 milyon dolar düzeyinde oluştu.” “Karadeniz’de güvenli ticaret koridorunun acilen oluşturulması gerekiyor” Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında sevkiyatların yaklaşık yüzde 80’inin deniz, yüzde 20’sinin kara yoluyla gerçekleştirildiğine dikkat çeken Sarıkaya, özellikle yüksek rekolte beklentisinin bulunduğu narenciye sezonunda deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksaklıkların ihracatı ciddi ölçüde sekteye uğratabileceğini ifade etti. Sarıkaya, “Narenciye sezonuna girerken Karadeniz’de güvenli bir ticaret koridorunun acilen oluşturulması gerekiyor. Rekoltenin yüksek olduğu bu dönemde ürünlerimizi pazarlara zamanında ulaştıramamamız, ihracatımızda önemli kayıplara yol açabilir. Üreticimizin emeğinin karşılığını bulması ve ihracat pazarlarımızdaki konumumuzun korunması için deniz taşımacılığının güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürülmesi büyük önem taşıyor.” diye konuştu. “Küresel pazarlarda yeni fırsatlar peşindeyiz” Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin uluslararası tanıtım faaliyetlerinin ihracat hedeflerini doğrudan desteklediğini belirten Sarıkaya; eylül ayında Rusya’da düzenlenen WorldFood Moscow 2026 ve ekim ayında İspanya’da gerçekleştirilen Fruit Attraction 2026 fuarlarında sektör temsilcilerini uluslararası alıcılarla buluşturduklarını ifade etti. Madrid’deki fuara koordinasyonunu üstlendikleri milli katılım organizasyonu kapsamında 23 firmayla katıldıklarını kaydeden Sarıkaya, 50’den fazla ülkeden gelen alıcılar ve perakende temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerin yeni ticari bağlantıların kurulması ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi açısından büyük fırsatlar sunduğunu vurguladı. Moskova’daki temaslarda narenciye, kayısı ve nar gibi taze ürünlerin yanı sıra dondurulmuş meyve ve meyve püresine yönelik talebi de değerlendirdiklerini aktaran Sarıkaya, özellikle premium segment limon ve mandalinaya gösterilen ilginin öne çıktığını belirtti. Hindistan gibi alternatif pazarlara elma ihracatı konusunda da uluslararası ölçekte görüşmeler gerçekleştirdiklerini bildiren Sarıkaya, fuarların farklı pazarlardaki talebi yakından izlemek ve yeni ihracat fırsatlarını yakalamak için önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak küresel pazarlarda uzun vadeli ticari ilişkilere odaklandıklarını vurgulayan Sarıkaya, “Kalıcı ihracat başarısının anahtarı, sürdürülebilir ve güçlü ticari ilişkiler kurmaktır. Amacımız; güvenilir tedarikçi kimliğimizi pekiştirmek, ürün portföyümüzü pazar beklentilerine göre şekillendirerek üreticimizin altın teri ve emeğini dünya sofralarında daha güçlü konumlandırmaktır.” diye konuştu.

Milletvekili Müzeyyen Şevkin Narenciyeleri Meclis Kürsüsüne Döktü! Haber

Milletvekili Müzeyyen Şevkin Narenciyeleri Meclis Kürsüsüne Döktü!

CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, narenciye üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunları TBMM gündemine taşıdı. Portakal, limon ve mandalinaları Meclis kürsüsüne dökerek üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çeken Şevkin, narenciye üreticisine ton başına en az 5 bin lira doğrudan destek verilmesini ve çiftçi borçlarının faizsiz ertelenmesini istedi. CHP’nin araştırma önergesi ise AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Müzeyyen Şevkin’den narenciye üreticisi için Meclis’te dikkat çeken çıkış Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Çukurova başta olmak üzere narenciye üretiminin yoğun olarak yapıldığı bölgelerde çiftçilerin yaşadığı ekonomik sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Narenciye üreticilerinin sorunlarının araştırılması amacıyla Meclis’e sunulan araştırma önergesi, CHP Grubu’nun önerisi olarak TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü. Önergenin gerekçelerini CHP Grubu adına açıklayan Şevkin, konuşması sırasında torbadaki portakal, limon ve mandalinaları kürsüye dökerek tarım sektöründe yaşanan ekonomik sıkıntılara dikkat çekti. Üreticinin ürününü dalında maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını, tüketicinin ise aynı ürünleri pazarda ve markette yüksek fiyatlarla satın aldığını belirten Şevkin, mevcut fiyat politikalarının hem çiftçiyi hem de vatandaşları mağdur ettiğini savundu. Şevkin, konuşmasında, “Çiftçi bahçede zarar ediyor, tüketici pazarda ateş pahasına alıyor. Dalında 5 lira, pazarda 40 lira! Bu nasıl düzen?” ifadeleriyle üretici ve tüketici arasındaki fiyat farkına tepki gösterdi. “Çukurova’nın çiftçisi kan ağlıyor” Türkiye'nin narenciye üretiminde önemli bir yere sahip olan Çukurova bölgesinde çiftçilerin ağır bir ekonomik darboğazdan geçtiğini ifade eden Müzeyyen Şevkin, Adana, Hatay ve Mersin’de üreticilerin yaşadığı sorunların görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi. Şevkin, “Adana’dan, Hatay’dan, Mersin’den çiftçinin sesi, gözü, kulağı olmak için buradan haykırıyoruz. Narenciye üreticimiz kan ağlıyor!” diyerek üreticilerin yaşadığı sıkıntıları gündeme taşıdı. Türkiye’de yıllık yaklaşık 6 milyon ton narenciye ve 2 milyon ton limon üretildiğini, üretimin yaklaşık yüzde 80’inin Çukurova’da gerçekleştirildiğini belirten Şevkin, böylesine büyük bir üretim potansiyeline rağmen çiftçilerin emeklerinin karşılığını alamadığını dile getirdi. Üreticinin artan maliyetler karşısında ayakta kalmakta zorlandığını kaydeden Şevkin, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için çiftçilere yönelik somut destek politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Narenciye üretiminde maliyetler arttı, bahçe fiyatları düştü Mazot, gübre, elektrik ve zirai ilaç fiyatlarındaki artışın narenciye üreticisinin maliyetlerini önemli ölçüde yükselttiğini belirten Şevkin, üreticilerin ürünlerini satarken bu maliyetleri karşılayamadığını ifade etti. Limonun kilogram başına üretim maliyetinin 20 lirayı aştığını, dönüm başına maliyetin ise 15 bin liraya ulaştığını söyleyen Şevkin, sezon başında 8-12 lira seviyesinde olan limonun bahçe fiyatının 5 liraya kadar gerilediğini belirtti. Erkenci mandalinanın 5-7 lira aralığında alıcı bulduğunu, bazı mandalina türlerinde fiyatların 2 liranın altına düştüğünü kaydeden Şevkin, üreticilerin hasat masraflarını dahi karşılamakta zorlandığını söyledi. Narenciye bahçelerinin yıllar süren emek ve yatırım sonucunda verimli hale geldiğine dikkat çeken Şevkin, ürünün değerinde satılamamasının çiftçileri büyük zarara uğrattığını ifade etti. Şevkin, “Bir limon bahçesi yıllarca emek istiyor, yıllarca meyve vermesini bekliyorsunuz. Ama ürün para etmiyor. Bahçeye işçi soktuğunuzda, toplama masrafını bile karşılayamıyorsunuz. Üretici, binbir emekle yetiştirdiği ürünü dalında çürümeye terk ediyor. Bu nasıl bir düzendir?” sözleriyle üreticinin yaşadığı çıkmaza dikkat çekti. Dalında 5 lira olan narenciye pazarda 40 liraya satılıyor Müzeyyen Şevkin’in Meclis kürsüsünde gündeme getirdiği konuların başında, üreticinin satış fiyatı ile tüketicinin ödediği fiyat arasındaki fark geldi. Narenciyenin bahçede düşük fiyatlarla alıcı bulmasına rağmen pazarda ve markette çok daha yüksek fiyatlarla satıldığını belirten Şevkin, üreticinin de tüketicinin de mevcut sistemden olumsuz etkilendiğini savundu. Şevkin, üreticinin ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını, tüketicinin ise yüksek fiyatlar nedeniyle temel gıda ürünlerine erişmekte zorlandığını dile getirdi. “Üretici kazanamıyor, tüketici alamıyor. Bu tablonun sorumluluğu görmezden gelinemez!” diyen Şevkin, tarımsal üretimden tüketiciye uzanan tedarik zincirindeki fiyat oluşumunun ve aracılık maliyetlerinin de değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği, tüketicinin ise narenciyeyi uygun fiyatlarla satın alabileceği bir sistemin oluşturulması gerektiğini belirten Şevkin, iktidara tarım politikalarını yeniden gözden geçirme çağrısında bulundu. Mersin Limanı’ndaki maliyetler ihracatçıyı zorluyor Narenciye üreticilerinin karşılaştığı sorunların yalnızca tarımsal üretim maliyetleriyle sınırlı olmadığını belirten Şevkin, ihracat sürecinde ortaya çıkan lojistik giderlerin de üreticiler üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Mersin Limanı’ndaki elleçleme ve ücretlendirme uygulamalarını gündeme getiren Şevkin, indirme, bindirme, forklift ve konteyner kiralama gibi 27 ayrı kalemde ücret alındığını, dolar üzerinden yapılan fiyatlandırmanın ihracatçıların maliyetlerini artırdığını ifade etti. Liman hizmetlerindeki ücretlendirme uygulamalarının yeniden değerlendirilmesini isteyen Şevkin, Mersin Deniz Ticaret Odası’nın görüşlerinin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Limanların ülkenin üretim ve ihracat kapasitesini desteklemesi gerektiğini savunan Şevkin, üreticilerin ve ihracatçıların önüne yeni maliyetler çıkaran uygulamaların Çukurova’nın tarımsal üretimine zarar verdiğini dile getirdi. Şevkin, “Limanlar bu ülkenin üreticisine hizmet etmeli. İhracatçının önüne yeni maliyetler çıkaran uygulamalar, Çukurova’nın emeğine ve Türkiye’nin ihracatına zarar veriyor” dedi. İhracattaki lojistik sorunlar çiftçinin gelirini etkiliyor İklim krizi, zirai don ve kuraklığın yanı sıra ekonomi ve dış ticaret politikalarının da narenciye üreticileri açısından belirleyici olduğunu kaydeden Şevkin, ihracatta yaşanan lojistik sorunların ürünlerin pazara ulaşmasını zorlaştırdığını söyledi. Karadeniz hattındaki gemi trafiğine ilişkin aksaklıkların nakliye maliyetlerini artırdığını belirten Şevkin, deniz yoluyla yaklaşık 3 bin dolara gerçekleştirilebilecek bir sevkiyatın kara yoluyla tır başına 9-10 bin dolara mal olabildiğini ifade etti. Aradaki maliyet farkının ihracatçı ve üretici açısından ciddi bir yük oluşturduğunu kaydeden Şevkin, ihracat kanallarının daralmasının iç piyasada da fiyat baskısına yol açtığını savundu. Şevkin, “İhracat tıkanınca iç piyasa da darbe alıyor. Ürün elde kalıyor, fiyatlar üretici aleyhine geriliyor. Bunun bedelini yine çiftçimiz ödüyor” dedi. Lojistik maliyetlerinin azaltılması için Hatay Erzin-Dörtyol demiryolu güzergâhlarının devreye alınmasını isteyen Şevkin, Çin, Uzak Doğu ve Orta Doğu pazarlarına yönelik yeni ihracat olanaklarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Narenciye bahçelerinde ağaç sökümü uyarısı Narenciye üreticilerinin zarar etmeleri nedeniyle yıllardır emek verdikleri ağaçları sökmek zorunda kaldıklarını belirten Şevkin, bu durumun Türkiye’nin gelecekteki tarımsal üretim kapasitesi açısından risk oluşturduğunu ifade etti. Daha önce süt, zeytin ve zeytinyağı sektörlerinde de benzer sorunların yaşandığını hatırlatan Şevkin, üreticilerin gelir elde edememesinin tarımsal üretimden uzaklaşmalarına neden olabileceğini söyledi. Narenciye ağaçlarının sökülmesinin yalnızca bugünkü üretimi değil, gelecek yıllardaki arzı da etkileyebileceğine dikkat çeken Şevkin, çiftçilerin korunmasının stratejik bir mesele olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Şevkin, “Bugün üretici para kazanamadığı için ağacını söküyor. Yarın bu ülkede limon ve narenciye bulmakta zorlanırsak bunun sorumlusu kim olacak? Tarımı ve üreticiyi korumak, ülkenin geleceğini korumaktır” ifadelerini kullandı. Müzeyyen Şevkin’den narenciye üreticisi için 5 somut çözüm önerisi CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, narenciye üreticilerinin yaşadığı sorunların çözümü için iktidara beş temel öneri sundu. 1. Ton başına en az 5 bin lira doğrudan destek verilmesi Şevkin, narenciye üreticilerinin artan maliyetler karşısında rahatlatılması için ton başına en az 5 bin lira doğrudan destek sağlanmasını istedi. 2. Çiftçi borçlarının faizsiz ertelenmesi Üreticilerin finansman yükünün hafifletilmesi amacıyla Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarının en az iki yıl süreyle faizsiz ertelenmesi çağrısında bulundu. 3. İç tüketimin artırılması Narenciye üreticilerine yeni pazar alanları oluşturulması gerektiğini belirten Şevkin, kamu kurumlarında ve fabrikalarda haftada en az bir gün narenciye suyu tüketiminin teşvik edilmesini önerdi. 4. Demiryolu ve lojistik desteğinin sağlanması İhracat maliyetlerinin düşürülmesi için Hatay Erzin-Dörtyol demiryolu güzergâhlarının devreye alınmasını isteyen Şevkin, tarımsal ürünlerin pazarlara daha ekonomik koşullarda ulaştırılmasını talep etti. 5. Yeni ihracat pazarlarının açılması Narenciye ihracatının geliştirilmesi için Çin, Uzak Doğu ve Orta Doğu pazarlarına yönelik çalışmaların artırılmasını öneren Şevkin, alternatif ihracat kanallarının üreticilerin elini güçlendireceğini ifade etti. “Çiftçi desteklenirse tüketici de nefes alır” Tarım sektörünün desteklenmesinin yalnızca çiftçilerin değil, bütün ülke ekonomisinin yararına olacağını belirten Müzeyyen Şevkin, üreticilerin yaşadığı sorunların çözümü için kapsamlı bir destek politikasına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Çiftçinin üretimden kopmasının uzun vadede hem gıda arzını hem de tüketici fiyatlarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Şevkin, üreticilerin emeğinin karşılığını alması gerektiğini vurguladı. Şevkin, “Çiftçiyi desteksiz bırakmayın. Ülke ekonomisini bu şekilde büyütemezsiniz. Üreticinin sesini duyun. Çiftçi desteklenirse tüketici de nefes alır, ülke ekonomisi de rahat eder. Çukurova’nın bereketli topraklarında üretim yapan çiftçimizin emeğinin karşılığını alması için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. CHP’nin narenciye araştırma önergesi reddedildi TBMM Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen görüşmelerin ardından, Dr. Müzeyyen Şevkin’in hazırladığı ve gerekçelerini CHP Grubu adına açıkladığı narenciye üreticilerinin sorunlarının araştırılmasına ilişkin önerge oylamaya sunuldu. CHP’nin grup önerisi olarak görüşülen araştırma önergesi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Böylece narenciye üreticilerinin artan maliyetleri, düşük bahçe fiyatları, ihracat ve lojistik sorunları ile üreticilerin borç yükü gibi başlıkların Meclis araştırması yoluyla incelenmesini amaçlayan öneri kabul edilmedi. Şevkin’in Meclis kürsüsüne portakal, limon ve mandalina dökerek gündeme taşıdığı fiyat farkı, Çukurova’daki üreticilerin ekonomik koşulları ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Karaburun’un Nergis Üretimine Büyük Destek Haber

Karaburun’un Nergis Üretimine Büyük Destek

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karaburun’un simgesi nergisin üretimini korumak ve artırmak amacıyla üreticiye 300 bin nergis soğanı desteği programını başlattı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Karaburun’da düzenlenen törenle nergis soğanlarını üreticilere teslim etti. Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan’ın ev sahipliğindeki programa önceki dönem İzmir milletvekillerinden Kani Beko, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Candaş Yeter ve Mustafa Õzuslu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, üreticiler ve yurttaşlar katıldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Halk Dansları Topluluğu da programda gösteri sergiledi. Tugay: Karaburun İzmir’in canı ciğeridir Karaburun’un İzmir için özel ve değerli bir bölge olduğunu belirten Başkan Tugay, “Karaburun İzmir’in canı ciğeridir. Çok özel ve değerli bir bölgedir. Onun için çalışacağız. Büyükşehir Belediyesi’nin ya da belediyelerin mevzuatında ‘üreticiye destek olun’ diye bir şart yok. Ancak böylesine kıymetli bir değeri görmezden gelme şansınız da yok. Eğer bu şehrin evladıysanız ve değerinin farkındaysanız çalışacak, destek olacaksınız. Biz de bu geleneğe sahip çıkmaktan onur duyuyoruz” dedi. “Ortada bir sorun varsa ‘Biz ne yapabiliriz?’ diye soruyoruz” Mandalina üreticilerinin yaşadığı sorunları dinlediklerini belirten Tugay, “Ortada bir sorun varsa kendimize ‘Bu durumda biz ne yapabiliriz?’ diye soruyoruz” dedi. Tugay, üreticilerin mandalinalarını boylayıp ayırabileceği ve paketleyebileceği bir tesisin kurulumu konusunun gündeme geldiğini aktardı. Karaburun’un bahçelerini daha fazla İzmirliyle buluşturmak istediğini belirten Tugay, “Binlerce İzmirliyi buraya getirip mandalina ağaçlarından ürün toplamalarını, mandalinaları evlerine götürmelerini istiyoruz. Organizasyon ve toplanan ürünlerin ücretlerini de biz karşılayalım şeklinde değerlendirmelerde bulunduk. Söylenen her söz, iletilen her konu can kulağıyla dinleniyor ve takip ediliyor. Siz problemleriniz ve isteklerinizi bize iletmeye devam edin” ifadelerini kullandı. “12 milyon nergis çok iyi bir rakam” Karaburun’un nergis üretimindeki önemine dikkat çeken Tugay, “Geçen yıl ülkemizde üretilen 43 milyon nergisin 12 milyonu Karaburun’da üretildi. Bu çok iyi bir rakam ve desteklenmeyi hak ediyor. Bu yıl üreticilerimize 300 bin nergis soğanı dağıtacağız” dedi. Başkan Tugay, törenin ardından soğanları üreticilere teslim etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, 2026 dikim döneminde nergis soğanlarını Karaburun’un 15 mahallesine ulaştıracak. Girgin Erdoğan: “Karaburun’un tarımsal geleceğine yapılan bir yatırım” Karaburun Belediye Başkanı İlkay Girgin Erdoğan, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’mızın gerçekleştirdiği nergis soğanı dağıtımını sadece bir destek değil, Karaburun’umuzun tarımsal geleceğine yapılan bir yatırım olarak görüyoruz. Toprağımızla buluşacak her soğan yeni bir üretimin başlangıcıdır. Üretilen her nergis ise üreticimizin emeğine, aile ekonomisine ve Karaburun’un yerel kalkınmasına katkı demektir. Sizler toprağınızı işledikçe bu toprakların hikayesi yaşamaya devam edecektir” ifadelerini kullandı. Türkiye’deki her dört nergisten biri Karaburun’dan Karaburun’un nergis üretimindeki gücü rakamlara da yansıyor. 2025 verilerine göre Türkiye genelinde 942 bin 300 metrekarelik alanda 43 milyon 568 bin adet nergis üretildi. İzmir’de ise 353 bin metrekarelik alanda 12 milyon 2 bin adet nergis yetiştirildi ve kentteki üretimin tamamı Karaburun’da gerçekleştirildi. Bu rakamlarla Karaburun tek başına Türkiye nergis üretiminin dörtte birinden fazlasını karşılarken İzmir, üretim alanı ve miktarında Mersin’in ardından Türkiye’de ikinci sırada yer aldı. İlk etapta 150 bin soğan 300 bin nergis soğanının dağıtımı iki etapta gerçekleştirilecek. İlk etapta 150 bin soğan Karaburun’un 6 mahallesindeki üreticilere ulaştırılacak. Kalan 150 bin soğanın ise ilk dağıtımın ardından 10 gün içerisinde teslim edilmesi planlanıyor. Böylece toplam 15 mahallede yeni nergisler toprakla buluşacak. Karaburun’da da nergis desteğinin yanı sıra tarımsal sulama, zeytin üretimi, küçük ölçekli balıkçılık ve bitkisel üretim alanlarında çalışmalar yürütülüyor. Parlak Sulama Tesisi’nin Ulamış’taki tesisle birlikte yenilenmesi için yaklaşık 30 milyon liralık çalışma sürerken, Parlak Sulama Göleti’ne 90 kW gücünde güneş enerjisi tesisi kurulması planlanıyor. Kırsal üretime 1,4 milyar liralık kaynak İzmir Büyükşehir Belediyesi, kırsalda üretimin devamlılığını sağlayacak çalışmalarını sürdürüyor. İzmir’in kırsalında 55 bin 600 üretici bulunuyor. 2026 yılında Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bütçesi kapsamında 1,4 milyar liralık kaynak ayrıldı. Kaynak; üreticinin işini kolaylaştırmak, suyun daha verimli kullanılmasını sağlamak ve üretimi güçlendirmek için değerlendiriliyor.

CHP'li Şevkin: "Dalda Çürüyen Ürün Tarım Politikalarının İflasıdır" Haber

CHP'li Şevkin: "Dalda Çürüyen Ürün Tarım Politikalarının İflasıdır"

CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, dalında çürüyen narenciyenin tarım politikalarının iflası olduğunu vurguladı CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, başta Adana olmak üzere Çukurova’da narenciye üreticilerinin her geçen yıl ağırlaşan ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirterek, sektörün geleceğinin Meclis Araştırması ile bütün yönleriyle ele alınmasını istedi. Çukurova’nın Türkiye’nin en önemli narenciye üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Şevkin, limon, mandalina, portakal ve greyfurt üretimiyle geçimini sağlayan binlerce üreticinin artan maliyetler, ürün fiyatlarındaki belirsizlik, pazarlama ve depolama sorunları ile ihracattaki sıkıntılar nedeniyle üretimden kopma noktasına geldiğini ifade etti. “Mazotundan gübresine, ilacından elektriğine, sulamasından işçiliğine, ambalajından nakliyesine kadar her kalemde maliyet artışı yaşayan üretici, hasat zamanı ürününü kaç liraya satacağını bilemiyor. Üreticinin alın terinin karşılığını alamadığı bir sistem sürdürülebilir değildir” diyen Dr. Şevkin, narenciye üreticisinin yalnız bırakılmaması gerektiğini söyledi. “ÜRÜN DALDA KALIRKEN ÜRETİCİ BORCA BATIYOR” Narenciyede en büyük sorunlardan birinin hasat döneminde yeterli ve öngörülebilir pazar bulunamaması olduğuna dikkat çeken Şevkin, ürünün dalında kalmasının yalnızca o yılın gelir kaybına değil, üreticinin gelecek sezon için ihtiyaç duyduğu finansmanı da sağlayamamasına yol açtığını kaydetti. Dr. Şevkin, “Üretici ürününü yetiştiriyor, masrafını yapıyor, borçlanıyor; ancak hasat geldiğinde alıcı bulamıyor ya da ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalıyor. Bir başka ifadeyle üretici hem üretirken hem de ürününü satarken kaybediyor. Bu tabloya seyirci kalınamaz” diye konuştu. (Basın Bülteni)

Cengiz Balık: "Çin Pazarının Açılması Türk Kirazına Yeni Bir Ufuk Kazandıracak" Haber

Cengiz Balık: "Çin Pazarının Açılması Türk Kirazına Yeni Bir Ufuk Kazandıracak"

Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünü dünya pazarlarına ulaştıran Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları 2026 yılının ilk yarısında ihracatını yüzde 2 artışla 572 milyon dolara taşıdı. Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları Japonya ve Güney Kore'ye düzenleyeceği ticaret heyetiyle Uzak Doğu açılımını hızlandırıyor. Sektör, Çin pazarının yeniden açılmasıyla Türk kirazı için önemli bir fırsat doğmasını bekliyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılını sektörümüz adına başarılı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin emeği ve alın teriyle, 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Bu performansla Birliğimiz, Ege Bölgesi'nde bitkisel ürün ihracatının lideri konumunu korumuştur. Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının yaklaşık beşte biri Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünümüz dünya pazarlarına ulaşmıştır. Bu tablo, Ege topraklarının bereketini ve üyelerimizin küresel rekabet gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Üreticisinden ihracatçısına kadar bu zincirde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. En fazla ihraç edilen ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali 2026 yılına da güçlü bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Başkan Balık, 2025 yılının Ocak–Haziran döneminde 559 milyon dolar olan ihracatın 2026 yılının aynı döneminde 572 milyon dolara yükseldiğini söyledi. Cengiz Balık, “Küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve lojistik zorluklara rağmen elde edilen bu artış, sektörümüzün dayanıklılığının ve üyelerimizin azminin en somut göstergesidir. Bu dönemde yaş meyve ve sebze grubunda en fazla ihraç ettiğimiz ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali olmuştur. Özellikle kirazda ulaştığımız kalite ve pazar çeşitliliği, Türk kirazını dünya sofralarının aranan ürünü haline getirmiştir. Meyve sebze mamulleri grubunda ise kuru domates, kornişon turşusu, biber turşusu, sebze konserveleri ve elma suyu ihracatımızın lokomotif ürünleri olmuştur.” diye konuştu. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş ülke Başkan Balık, “En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sıralamasında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş sırada yer almaktadır. Bu tablo, hem geleneksel pazarlarımızdaki güçlü konumumuzu koruduğumuzu hem de okyanus ötesi pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturduğumuzu göstermektedir. Pazar çeşitlendirme stratejimiz kapsamında fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına ağırlık veriyoruz. 2025 yılı ve 2026 yılının ilk çeyreğinde fuar ve heyet katılımlarımız kesintisiz devam etmiştir. Birliğimizce yürütülen UR-GE projesi kapsamında İngiltere, Norveç ve Kanada'ya ticaret heyetleri düzenledik. Turkish Tastes Turquality projemiz kapsamında ise ürünlerimizin Amerika Birleşik Devletleri'nde prestijli ortamlarda tanıtılması için yoğun bir çalışma yürüttük.” dedi. Japonya ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyeti Pazar çeşitlendirmede bir sonraki adımın Uzak Doğu olacağı bilgisini veren Balık sözlerine şöyle devam etti: “20-29 Kasım 2026 tarihleri arasında Japonya ve Güney Kore'ye yönelik sektörel bir ticaret heyeti düzenleyeceğiz. Yüksek alım gücüne ve kaliteli ürüne değer veren tüketici profiline sahip bu iki önemli pazarda, üyelerimizin potansiyel alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmesini ve ürünlerimizin tanıtımını en etkin şekilde yapmasını hedefliyoruz. Uzak Doğu pazarlarında kalıcı bir varlık oluşturmanın, sektörümüzün uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.” Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz Kiraz özelinde önemli bir gelişmeyi de paylaşan Başkan Balık, Türkiye'den Çin Halk Cumhuriyeti'ne kiraz ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında şunları anlattı: “Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi'nden teknik uzmanlardan oluşan bir heyet, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında ülkemizi ziyaret ederek kiraz bahçelerinde, paketleme tesislerinde ve soğuk işlem ile fumigasyon uygulama merkezlerinde incelemelerde bulunmuştur. Heyete, kirazımızın bahçeden sofraya uzanan izlenebilirlik süreci ve gıda güvenliği uygulamalarımız yerinde aktarılmıştır. Heyetin hazırlayacağı rapor doğrultusunda Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz. Yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal eden ve dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumundaki Çin pazarının açılması sürecinin olumlu sonuçlanmasının, Türk kirazına yepyeni bir ufuk açacağına inanıyoruz.” Cengiz Balık, “Bu güzel performansın asıl sahibi, üreticisinden ihracatçısına kadar emek veren tüm üyelerimizdir. Kendilerine, Birliğimizin değerli çalışanlarına, desteklerini her zaman yanımızda hissettiğimiz Ticaret Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza, ve iş birliği yaptığımız tüm kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü! Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü!

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında gösterdiği performansla Türkiye ekonomisine büyük bir katma değer sağladı. Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Ocak-Haziran döneminde 1,12 milyar dolarlık ihracat başarısına ulaştıklarını duyurarak, sektörün Türkiye genelindeki toplam ihracata yaklaşık yüzde 48 oranında katkı sunduğunu belirtti. ​Narenciye İhracatın Lokomotifi Oldu ​Sektörün büyümesinde en büyük payı narenciye grubu aldı. Toplam yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 55’ini oluşturan narenciye ürünleri, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 66 artışla 620,5 milyon dolara ulaştı. ​Ürün bazındaki rekor performanslar ise dikkat çekti: ​Mandalina: 357,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 86 değer artışıyla listenin başında yer aldı. ​Şeftali: Yüzde 169 artışla 164,9 milyon dolara yükseldi. ​Limon: Birim fiyat avantajıyla yüzde 32 büyüme kaydetti. ​Diğer Ürünler: Portakal, kayısı ve kiraz-vişne grubunda üç haneli artışlar yakalanırken, greyfurt, nar ve sebze çeşitlerinde de istikrarlı büyüme devam etti. ​Rusya Liderliğini Korudu, Irak’ta “Rekor” Artış ​Küresel pazarlardaki çeşitliliğin ihracat ivmesini desteklediğini belirten Başkan Sarıkaya, hedef pazarlardaki başarıyı şu verilerle özetledi: ​Rusya Federasyonu: 402,5 milyon dolarla lider pazar olma konumunu sürdürdü (Yüzde 46 artış). ​Irak: Yüzde 315 gibi dikkat çekici bir oranla 245,5 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Romanya: 113,1 milyon dolarlık hacimle üçüncü sırada yer aldı. ​Ayrıca Avrupa pazarında Polonya, Ukrayna ve Almanya’daki istikrarlı büyümenin yanı sıra; Çekya’da yüzde 124 ve Bulgaristan’da yüzde 48 oranındaki artışlar, Türk yaş meyve sebze ürünlerine olan küresel talebin güçlendiğini kanıtladı. ​"2026’yı Güçlü İhracat Rakamlarıyla Tamamlayacağız" ​Yılın ikinci yarısına dair hedeflerini paylaşan Bülent Sarıkaya, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. Sarıkaya, "Yeni pazarlara erişimi kolaylaştıran tanıtım faaliyetlerimiz, uluslararası fuar organizasyonları ve ticaret heyetlerimizle küresel pazarlardaki konumumuzu daha da sağlamlaştıracağız. Üreticimizden ihracatçımıza kadar tüm paydaşlarımızın ortak emeğiyle 2026 yılını başarıyla kapatacağız," dedi. ​Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında öncü rol üstlenen Akdeniz bölgesi, stratejik pazar çeşitliliği ve yüksek katma değerli ürün portföyü ile yılın geri kalanında da rekorlar kırmaya hazırlanıyor.

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı Haber

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı

Türk yaş meyve sebze sektörü, son 22 yılda üretim gücünü ihracata dönüştürerek önemli bir başarı hikâyesine imza attı. Sektörün ihracatı yüzde 175’lik artışla 1 milyon 337 bin ton’dan 3 milyon 669 bin tona ulaştı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin TÜİK verilerinden yaptığı derlemeye göre, Patates, Kuru Soğan, Domates, Hıyar, Biber, Karpuz, Elma, Şeftali-Nektarin, Kayısı, Kiraz, Portakal, Mandalina, Limon, İncir, Kivi, Muz, Üzüm, Çilek ve Nar üretimi ve ihracatı mercek altına alındı. Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin ana omurgasını oluşturan 20 üründe 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton seviyesinde olan üretim, 2024 yılında yüzde 50’lik artışla 51 milyon 560 bin ton seviyesine ulaştı. 2025 yılında yaşanan iklim krizi nedeniyle bu ürünlerin üretiminde yüzde 14’lük kayıp yaşandı ve üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat performansı ortaya koyarken, 2024 yılı sonunda yüzde 175’lik rekor artışla 3 milyon 669 bin tona ulaştı. 2002 yılında üretimin yüzde 3,8’i ihraç edilirken, 2024 yılında yüzde 7,1’e yükseldi Yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında ürettiği ürünlerin yüzde 3,8’ini ihraç edebiliyorken, 2024 yılında toplam üretimin yüzde 7,1’ini ihraç etme başarısı gösterdi. Balık: “İhracat üretimden daha hızlı büyüdü” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan zincirde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlara daha etkin şekilde taşımayı başardığını söyledi. Yaş meyve ve sebze sektörünün üretim artışından çok daha yüksek bir ihracat performansı ortaya koyduğunu vurgulayan Cengiz Balık, şunları söyledi: "2002-2024 dönemine baktığımızda üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken ihracatımız yüzde 175'in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün sadece üretim yapan değil, aynı zamanda dünya pazarlarında güçlü bir şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimde elde ettiğimiz başarıyı ihracata dönüştürme kabiliyetimiz her geçen yıl güçleniyor. 2025 yılında yaş meyve sebze ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 yılında ihracatımızın 4,5 milyar doları aşmasını hedefliyoruz.” Mandalina yaş meyve sebze ihracatının lokomotifi oldu Yaş meyve sebze sektöründe ihracatta öne çıkan ürünler hakkında da bilgi veren Başkan Balık, özellikle mandalinanın son yılların ihracat yıldızı olduğunu söyledi. Balık; “Mandalina ihracatımız 2002 yılında 247 bin ton seviyesindeyken 2024 yılında 702 bin tona, 2025 yılında 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki başarısının en somut göstergelerinden biridir. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik. 913 milyon dolarlık döviz geliri elde ettik.” Elma ihracatı yüzde 2110 arttı 2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024 yılında yüzde 101’lik artışla 4 milyon 420 bin tona çıktığının altını çizen Balık, elma ihracatının 2002 yılında 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının 2024 yılında 315 bin tona fırladığını, elma ihracatının miktar bazında yüzde 2100 artış kaydettiğini, ortalama ihraç fiyatının da yüzde 43 arttığını ve 190 milyon dolar dövizi elma ihracatından kazandığımızı vurguladı. 2002 yılında incir, kivi, çilek ve muz ihracatı yokken günümüzde önemli ihraç kalemleri haline geldiğine dikkati çeken EYMSİB Başkanı Cengiz Balık, “İncirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat yapar konuma geldik. Bunun yanında limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de önemli ihracat başarıları elde ettik” ifadelerini kullandı. Katma değerli ihracatta önemli mesafe alındı Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, ihracat birim fiyatlarının da önemli ölçüde yükseldiğine dikkat çeken Balık, Türk ürünlerinin dünya pazarlarında daha yüksek katma değer oluşturduğunu ifade etti. Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “"Birçok üründe kilogram başına ihracat değerlerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0.58 USD/Kg olan ortalama ihraç fiyatımız 2024 yılı sonunda 1,28 USD/Kg’a yükseldi. Bu değişim, ürünlerimizin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Artık sadece daha fazla ürün satan değil, ürününü daha değerli satan bir sektör konumundayız." İklim değişikliğine karşı ortak mücadele çağrısı İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin son yıllarda daha belirgin hale geldiğini ifade eden Cengiz Balık, sektörün sürdürülebilir büyümesi için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Balık; “Don, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar üretim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihraç etmeye ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha da önem kazanacak” ifadelerini kullandı. Hedef: Dünya pazarlarında daha güçlü bir Türkiye Türk yaş meyve ve sebze sektörünün güçlü üretim altyapısı, deneyimli üreticileri ve ihracatçılarıyla küresel pazarlardaki büyümesini sürdüreceğini vurgulayan Balık, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği, üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın en önemli yaş meyve sebze tedarikçilerinden birisi konumunda. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak ülkemizin yaş meyve sebze ihracatını daha da yukarı taşıyacağız.” Üretimde öne çıkan artışlar Kivi üretimi 23 yılda yaklaşık 36 kat arttı. Nar üretimi yaklaşık 11 kat büyüdü. Muz üretimi 9 katın üzerinde artış gösterdi. Kayısı üretimi yaklaşık 4 kat yükseldi. Mandalina üretimi yüzde 237 arttı. Elma üretimi iki katına çıktı. Şeftali-nektarin üretimi yaklaşık yüzde 160 büyüdü. İhracatta rekor büyüme 2002–2024 döneminde ihracat artışları üretim artışlarının da önüne geçti. Çilek ihracatı 400 katın üzerinde arttı. Kivi ihracatı yaklaşık 401 kat büyüdü. Elma ihracatı 22 kat yükseldi. Nar ihracatı 19 kat arttı. Kayısı ihracatı yaklaşık 14 kat büyüdü. Karpuz ihracatı 8 katı geçti. Şeftali-nektarin ihracatı yaklaşık 8,5 kat arttı. Kiraz ihracatı yaklaşık 4 kat yükseldi. Mandalina ihracatı yüzde 170’in üzerinde artış gösterdi.

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi

Türk yaş meyve sebze sektörü, 2025 yılı Nisan ayında sergilediği performansla göz doldurdu. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (AKİB) seçimli genel kurulunda başkanlığa seçilen Bülent Sarıkaya, göreve rekor rakamlarla başladı. Nisan ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 40 artışla 329,4 milyon dolara ulaştı. ​AKİB’de Yeni Yönetim ve Sürdürülebilirlik Vizyonu ​Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda, Sarıkaya Tarım temsilcisi Bülent Sarıkaya bayrağı Ferhat Gürüz’den devraldı. Tek listeyle girilen seçimlerin ardından açıklama yapan Sarıkaya, yeni dönemde temel önceliklerinin ihracatta sürdürülebilirlik ve katma değerli üretim olduğunu vurguladı. ​Başkan Sarıkaya, "Üretici ile ihracatçı arasındaki bağı güçlendirerek küresel rekabet gücümüzü artıracağız. Lojistik maliyetlerin optimizasyonu ve pazar çeşitliliği stratejik rotamız olacak," dedi. ​Nisan Ayı İhracat Verileri: Mandalina ve Limon Zirvede ​Türkiye’nin nisan ayı yaş meyve sebze ihracat verilerini paylaşan Sarıkaya, sektörün başarısında AKİB’in kilit rol oynadığını belirtti. Toplam ihracatın yüzde 44’ünü tek başına sırtlayan AKİB, 143,7 milyon dolarlık dış satıma imza attı. Öne çıkan ürünler ise şu şekilde; ​Mandalina: Yüzde 326 artışla 82,2 milyon dolar. ​Limon: Yüzde 57 artışla 52,3 milyon dolar. ​Domates: 49 milyon dolar ihracat geliri. ​Öne Çıkan Diğer Ürünler: Portakal, havuç, turp ve nar ihracat hacminde en güçlü ivmeyi yakalayan gruplar oldu. ​Irak Pazarında %222’lik Değer Patlaması ​Nisan ayında en dikkat çekici büyüme Irak pazarında yaşandı. Irak, hem miktar hem de değer bazında Türkiye'nin bir numaralı ihracat rotası konumuna yükseldi. ​Irak: İhracat geliri yüzde 222 artışla 98,9 milyon dolara çıktı. ​Rusya: 43,9 milyon dolarlık gelirle yerini korudu. ​Romanya: Değer bazında yüzde 16 artışla 40,7 milyon dolarlık performans sergiledi. ​Suudi Arabistan ve Gürcistan: Dinamik yükselişiyle dikkat çeken diğer önemli pazarlar oldu. ​Hedef Kuzey Amerika: Kanada Çıkartması ​Pazar çeşitlendirme stratejisi kapsamında rotayı Kuzey Amerika’ya çeviren AKİB, Kanada’nın Toronto şehrinde düzenlenen CPMA Convention and Trade Show’a katıldı. Türk narenciyesi, narı ve incirinin kalitesini Kanadalı profesyonel alıcılara tanıtan birlik, uluslararası arenadaki güvenilir tedarik zinciri imajını güçlendirdi.

Türkiye'nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Rekor İlk Çeyrek: 1 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı! Haber

Türkiye'nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Rekor İlk Çeyrek: 1 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı!

​Türk yaş meyve sebze sektörü, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Yılın ilk çeyreğinde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre %30 artarak 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı. ​Türkiye, tarımsal üretim gücünü ihracat rakamlarına yansıtmaya devam ediyor. 2025 yılının ilk üç ayında 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı, 2026'nın aynı döneminde büyük bir ivme kazanarak 1 milyar 70 milyon dolar seviyesine çıktı. Meyve sebze mamulleri ile birlikte toplam ihracat ise 1 milyar 580 milyon doları buldu. ​İhracatın Yıldızı: Mandalina ve Domates ​2026 yılı ilk çeyrek verilerine göre, dış satımda en çok talep gören ürünlerin başında narenciye ve sebze grubu geldi. ​Mandalina: 333 milyon dolar ile ihracatın lideri oldu. ​Domates: 159 milyon dolarlık satışla ikinci sırayı aldı. ​Biber: 152 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. ​Listeyi 121 milyon dolarla limon ve 71 milyon dolarla nar takip ederken; portakal, greyfurt, kabak ve kornişon gibi ürünler de ihracat gelirlerine önemli katkı sağladı. Özellikle ilk 10 ürünün tamamında ihracat artışı yaşanması, sektörün başarısını perçinledi. ​Hedef: 2026 Sonunda 7 Milyar Doları Aşmak ​Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılı hedeflerinin oldukça iddialı olduğunu belirtti. Uçak, 2025 yılında toplam 6,2 milyar dolarlık ihracat yapıldığını hatırlatarak şunları söyledi: ​"İlk çeyrekteki performansımız, 7 milyar dolarlık yıl sonu hedefimizi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. Bu yıl yağışların iyi olması rekolte beklentimizi artırdı. İklim koşulları bu şekilde devam ederse hedeflerimize rahatlıkla ulaşacağız." ​En Çok İhracat Yapılan Ülkeler Hangileri? ​Türkiye'nin yaş meyve sebze ürünlerine en yoğun talep yine geleneksel pazarlardan geldi. İhracat pazarlarında ilk üç sırayı şu ülkeler paylaştı: ​Rusya Federasyonu: 263 milyon dolar ​Irak: 127 milyon dolar ​Romanya: 122 milyon dolar ​Bu ülkeleri Almanya ve Ukrayna takip ederek Türk ürünlerinin Avrupa ve bölge coğrafyasındaki hakimiyetini tescilledi. ​Ege Bölgesi İhracat artışında Hız Kesmiyor ​Ege Bölgesi, Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının %20'sini sırtlamaya devam ediyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026’nın ilk çeyreğinde ihracatını %11 artırarak 68 milyon dolara çıkardı. ​Ege'nin ihracat listesinde ise domates, 28,5 milyon dolarlık pay ile zirvedeki yerini korurken; mandalina ve biber bölgenin en çok kazandıran diğer kalemleri oldu. Ege Bölgesi'nden yapılan ihracatta en önemli pazarlar ise Rusya, Polonya ve Ukrayna olarak sıralandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.