Hava Durumu

#Markalaşma

Kırsal Haber - Markalaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Markalaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Meriç Yer Fıstığı’nda Hasat Şenliği Haber

Meriç Yer Fıstığı’nda Hasat Şenliği

Edirne’nin Meriç ilçesinde coğrafi işaretli Meriç Yer Fıstığı için bu yıl 3’üncüsü düzenlenen hasat şenliğinde üreticiler bir araya geldi. Meriç Sarı Altını olarak markalaşan yer fıstığının ekim alanının 2 bin dönümün üzerine çıktığı açıklandı. Edirne’nin Meriç ilçesi Alibeyköy’de coğrafi işaretli Meriç Yer Fıstığı için hasat şenliği düzenlendi. Bu yıl 3’üncüsü gerçekleştirilen şenliğe Edirne Valisi Yunus Sezer, eşi Canan Sezer ve Bedri Usta katıldı. Meriç Yer Fıstığı hasadında üreticilerle buluştu Şenlik kapsamında ilk olarak yer fıstığı hasadının gerçekleştirildiği tarlaya gidildi. Edirne Valisi Yunus Sezer ve eşi Canan Sezer, burada üreticilerle bir araya gelerek hasat çalışmalarını takip etti. Meriç Yer Fıstığı’nın “Edirne Yöresel” markasıyla Türkiye’nin farklı bölgelerine ulaştığını belirten Vali Yunus Sezer, üretimde kullanılan ata tohumlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Sezer, yaklaşık 100 yıldır aynı ata tohumlarıyla üretim yapıldığını belirterek, bu tohumların kaybedilmeden geleceğe taşınmasının sorumluluk olduğunu ifade etti. Bu sürecin markalaşma yoluyla yürütüldüğünü söyledi. Meriç Sarı Altını’nda ekim alanı 2 bin dönümü geçti Meriç Yer Fıstığı’nda ata tohumuyla üretim yapılan ekim alanının 2 bin dönümün üzerine çıktığı belirtildi. Üretimin geliştirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında eleme ve kurutma tesisinin ardından bu yıl paketleme tesisinin de hayata geçirilmesinin planlandığı aktarıldı. Bu yatırımlarla birlikte coğrafi işaretli Meriç Yer Fıstığı’nın üretim, işleme ve markalaşma sürecinin geliştirilmesi hedefleniyor. Şenlik alanında yöresel ürünler sergilendi Hasat programının ardından Vali Yunus Sezer ve eşi Canan Sezer, şenlik alanındaki stantları gezdi. Stantlarda yer alan el emeği ürünler hakkında bilgi aldı. Meriç Yer Fıstığı’nın yanı sıra yöresel üretimin ve el emeği ürünlerin de tanıtıldığı etkinlik, bölgenin tarımsal ve kültürel değerlerini bir araya getirdi.

Matlı’dan Bursa İçin Ticaret, Lojistik Ve Üyeye Destek Mesajı Haber

Matlı’dan Bursa İçin Ticaret, Lojistik Ve Üyeye Destek Mesajı

Seçim yaklaştıkça saha temposunu artıran BTSO Başkan Adayı Özer Matlı’ya gösterilen ilgi her geçen gün artıyor. Matlı, 22 Eylül akşamı katıldığı iki toplantıda Karacabey’deki yaklaşık 200 dönümlük lojistik merkez çalışmasını, Bursa’daki işletmeleri buluşturacak ticaret ağını ve küçük işletmelere yönelik finansman desteğini anlattı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, BTSO’nun 36., 44. ve 52. Meslek Komitelerinde yer alan çalışma ekipleri ve sektör temsilcileriyle düzenlenen Genişletilmiş Üye Toplantısı ile Bursa Fan Club Derneği’nin 715. Olağan Toplantısı’nda konuştu. Sanayi bölgelerinden çarşılara uzanan ziyaretlerini sürdüren Matlı, Bursa’nın üretim gücünü üyeler için daha fazla işe ve kazanca dönüştürme hedeflerini paylaştı. Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük lojistik merkez çalışması Matlı, Karacabey’de yaklaşık 200 dönümlük bir alanda lojistik merkez yatırımı üzerinde çalıştıklarını açıkladı. Ege’den çıkan ürünlerin Bursa üzerinden Avrupa’ya aktarılabileceği bir model anlattı. Lojistik altyapının sanayi yatırımlarıyla birlikte planlanması gerektiğini belirten Matlı, hedefin üreticinin taşıma ve depolama giderlerini azaltmak olduğunu söyledi. Bursa’daki işletmeler birbirine iş verecek Bursalı firmaların birbirinin ürününü ve ihtiyacını tanıyacağı bir ticaret ağı kurulacağını belirten Matlı, üyelerin Bursa içinden yeni müşteriler bulabileceğini vurguladı. BTSO’nun işletmeleri bir araya getirmenin yanı sıra teknoloji ve otomasyonla maliyetlerini düşürmelerine de yardımcı olacağını ifade etti. Özer Matlı, Bursa’nın güçlü üretim birikimini markalaşma, pazarlama ve dış ticaretle daha büyük değere dönüştürmek istediğini söyledi. Bursa’nın ürettiğini dünyaya daha iyi anlatması; sanayisinin yanında kültürünü, gastronomisini ve turizm imkânlarını da tanıtması gerektiğini belirtti. Küçük işletmeye ve KOBİ’ye daha fazla nefes Yeni dönemde küçük işletmelerin ve KOBİ’lerin finansmana erişimini öncelikli meselelerden biri olarak gösteren Matlı, Nefes Kredisi gibi doğrudan işletmelere ulaşan desteklerin hayata geçeceğini belirtti. Oda kaynaklarının üyenin üretimini sürdürmesine, maliyetini düşürmesine ve satışını büyütmesine katkı sağlayacağını söyledi. Bursa Fan Club buluşmasında ise Bursaspor’un şehrin ortak değeri olduğunu vurguladı. Gençlerin Bursa’da kalması için iş imkânlarının yanı sıra güçlü bir sosyal yaşam gerektiğini belirten Matlı, çocukların geleceğini bu şehirde kurabileceği bir Bursa hedeflediklerini anlattı. “60 bin üyenin odası mı, dar bir çevrenin yönettiği yapı mı?” Konuşmalarının sonunda BTSO’nun mevcut yönetim anlayışına ilişkin eleştirilerini dile getiren Matlı, 60 bin üyeli bir odanın üyelerinden kopuk olamayacağını söyledi. Bursa’daki firmaların birbirinden yeterince haberdar olmamasını “BTSO ortada yok. Bursa kendi içindeki ticaretten kopmuş” sözleriyle değerlendirdi. Matlı, oda yatırımlarının gerekçelerinin, iştiraklerin mali sonuçlarının ve TEKNOSAB’daki tahsislerin üyelere açıkça anlatılmasını istedi. Otel yatırımlarına ilişkin “Otel bizim işimiz değil” diyerek BTSO kaynaklarının kullanımında üyelerin ihtiyaçlarına öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Matlı, sorusunu şöyle ortaya koydu: “Bu oda yaklaşık 60 bin üyenin odası mı, yoksa dar bir çevrenin yönettiği bir yapı mı?”

ÇAY-KA Lezzet Fabrikası Tanıtıldı Haber

ÇAY-KA Lezzet Fabrikası Tanıtıldı

Çaycuma’da kadınların yöresel ürünleri üretip pazara sunmasına yönelik hazırlanan ÇAY-KA Lezzet Fabrikası projesi tanıtıldı. 9 milyon TL bütçeli projeyle atıl durumdaki Şahnalar İlkokulu, üretim ve eğitim merkezine dönüştürüldü. Şahnalar İlkokulu üretim merkezine dönüştürüldü Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen 2025 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında hayata geçirilen ÇAY-KA Lezzet Fabrikası projesinin tanıtım etkinliği gerçekleştirildi. Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, projenin Çaycuma İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yürütücülüğünde, S.S. Çaycumalı Kadınların Emeği Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi ortaklığında uygulandığı belirtildi. Proje kapsamında atıl durumdaki Şahnalar İlkokulu, yöresel ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve pazara sunulmasına yönelik üretim ve eğitim merkezine dönüştürüldü. Projeye 6,6 milyon TL destek Toplam 9 milyon TL bütçeye sahip projeye Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından 6,6 milyon TL destek sağlanıyor. Projede Zonguldak İl Özel İdaresi, Çaycuma Kaymakamlığı, Çaycuma Belediyesi, Çaycuma İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası, Bülent Ecevit Üniversitesi Çaycuma Meslek Yüksekokulu ve Çaycuma Ziraat Odası da iş birliği yapan kurumlar arasında yer alıyor. ÇAY-KA Lezzet Fabrikası ile kadınların üretime daha fazla katılması, elde ettikleri ürünlerden gelir sağlamalarının desteklenmesi ve yöresel ürünlerin katma değerinin artırılması hedefleniyor. Yöresel ürünler katma değere dönüşecek Proje yalnızca üretim altyapısının geliştirilmesini değil, Çaycuma’nın yerel üretim kültürünün korunmasını da amaçlıyor. Yöresel ürünlerin işlenerek paketlenmesi ve pazarlanması sayesinde ürünlerin daha geniş pazarlara ulaştırılması, yerel değerlerin markalaşma sürecinin desteklenmesi ve bölgesel ekonomiye katkı sağlanması planlanıyor. Karadeniz Kalkınma Ajansı’nın paylaşımında projenin, Anadoludakiler yaklaşımında yer alan Anadolu’nun bereketini, birikimini ve hünerini görünür kılma anlayışıyla örtüştüğü ifade edildi. ÇAY-KA Lezzet Fabrikası ile kadın emeğinin, yerel üretim kültürünün ve yöresel ürünlerin aynı üretim modeli içerisinde buluşturulması amaçlanıyor.

Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Marmaris’te Buluştu Haber

Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Marmaris’te Buluştu

Turizm ve tarım sektörlerinde kadınların ekonomik hayattaki rolünü güçlendirmeye yönelik “Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Eğitim ve Çalıştayı”, Muğla’nın Marmaris ilçesinde gerçekleştirildi. Çalıştayda kadın istihdamından yerel üretime, gastronomiden markalaşmaya kadar birçok konu ele alındı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) öncülüğünde, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) koordinasyonunda, Marmaris Ticaret Odası ev sahipliğinde ve TOBB Muğla Kadın Girişimciler Kurulu tarafından düzenlenen “Turizmde ve Tarımda Kadın Eli Eğitim ve Çalıştayı” Marmaris’te gerçekleştirildi. Kadınların ekonomik hayattaki rolü ele alındı Çalıştayın açılışında konuşan TOBB Muğla Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı ve TOBB KGK Ege Bölge Temsilcisi Mehtap Şeniz Çahan, kadınların üretim, turizm ve ekonomik yaşamda daha güçlü şekilde yer almasının yerel kalkınma açısından önemine dikkat çekti. Programda kadın istihdamının geliştirilmesi, yerel üretimin desteklenmesi ve kadın girişimcilerin ekonomik hayattaki konumunun güçlendirilmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı. Tarım ve turizm için ortak başlıklar Çalıştay kapsamında gastronomi, markalaşma, turizmde kadın liderliği ve girişimcilik konularının yanı sıra iş dünyasında sivil toplumun rolü ile tarım ve turizmin bütünleşmesi de gündeme geldi. Kadın emeğinin görünürlüğünün artırılması, yerel üretimin ekonomik değere dönüştürülmesi ve kadın girişimciler arasında yeni iş birliklerinin geliştirilmesi çalıştayın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Kadın girişimciliği için iş birliği vurgusu Turizm ve tarım sektörlerinin kadın emeği üzerinden daha güçlü bir ekonomik yapıya kavuşturulmasının değerlendirildiği program, katılımcıların görüş ve deneyimlerini paylaşmasıyla tamamlandı. Çalıştayın, kadın girişimciliğinin desteklenmesi, yerel üretimin güçlendirilmesi ve tarım ile turizm arasındaki iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik yeni çalışmalara zemin oluşturması hedefleniyor.

Tarımda Kadın Gücü: Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Üzerine Haber

Tarımda Kadın Gücü: Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı Üzerine

TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurul Üyesi ve REİS Gıda Yönetim Kurulu Üyesi Işılay Reis Yorgun ile 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı'nı, kırsalda dijital dönüşümü ve kadın istihdamını konuştuk. Işılay Reis Yorgun ile yaptığımız röportajın detayları; Kırsal Haber: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın yalnızca farkındalık oluşturan bir yıl olarak kalmaması ve Türkiye’de kalıcı politikalara dönüşmesi için sizce hangi adımlar atılmalı?'' Işılay Reis Yorgun: ''2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı, kadınların tarım ve gıda sistemlerindeki rolünü görünür kılmak açısından çok önemli bir fırsat sunuyor. Bu farkındalığın kalıcı kazanımlara dönüşmesi için kadın çiftçilerin kayıtlı üretime, finansmana, teknolojiye, eğitime ve pazara erişimini güçlendiren uzun vadeli uygulamalara ihtiyaç var. ​FAO’ya göre tarımda kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizliklerin azaltılması, küresel ekonomiye yaklaşık 1 trilyon dolar katkı sağlayabilir ve gıda güvensizliği yaşayan insan sayısını 45 milyon azaltabilir. Bu veriler, kadın çiftçilerin güçlendirilmesinin yalnızca toplumsal eşitlik açısından değil, ekonomik kalkınma ve gıda güvencesi bakımından da stratejik önem taşıdığını gösteriyor. ​Türkiye’de yürütülen kırsal kalkınma programları, kadın ve genç girişimcilere sağlanan öncelikler ve kooperatifçilik çalışmaları bu alanda önemli bir zemin oluşturuyor. Bu çalışmaların eğitim, mentorluk, teknoloji kullanımı, markalaşma ve sürdürülebilir pazar erişimiyle desteklenmesi, daha kalıcı ve ölçülebilir sonuçlar elde edilmesini sağlayacaktır. ​Bu noktada TOBB Kadın Girişimciler Kurulumuzun çalışmaları da büyük önem taşıyor. İl Kadın Girişimciler Kurullarımız, koordinatör oda ve borsalarımız ile sahada gönüllülükle görev yapan kurul üyelerimiz, 81 ilde geliştirdikleri projelerle kadınların ekonomik ve sosyal hayata daha güçlü katılımını destekliyor. ​Bu çalışmaların önemli örneklerinden biri, bugün 41 ilimizde uygulanan “Tarımda Kadın Eli” projesidir. Bu projeyi dönemsel bir çalışma olmanın ötesinde, ölçülebilir sonuçlar üreten uzun vadeli bir kırsal kalkınma modeli olarak değerlendiriyoruz. Hedefimiz; kadınların üretimin her aşamasında söz sahibi olması, emeklerinin ekonomik değere dönüşmesi, kendi gelirlerini elde edebilmesi ve sürdürülebilir ticari yapıların kalıcı bir parçası hâline gelmesidir. ​Özel sektörün de üretim planlaması, sözleşmeli tarım, teknik destek ve düzenli alım modelleriyle bu sürece katkı sunması gerektiğine inanıyorum. Biz de Reis Gıda olarak “Reis Bakliyat Köyleri” projemizle üreticilerin doğru tohuma, üretim bilgisine, teknik desteğe ve güvenilir pazara erişimini destekleyen bütüncül bir model uyguluyoruz. ​2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı’nın; kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademi arasındaki iş birliklerini güçlendiren, kadınların üretimden yönetime kadar tarımın her alanında daha etkin rol üstlendiği kalıcı bir dönüşümün başlangıcı olmasını diliyorum.'' ​Kırsal Haber: ''Kadın girişimciliği politikalarında kırsalda yaşayan ve tarımsal üretim yapan kadınların dijital dönüşümüne yeterince yer veriliyor mu?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Son yıllarda kadınların dijital becerilerini geliştirmeye yönelik çok değerli projeleri TOBB Kadın Girişimciler Üst Kurulu olarak da yürütüyoruz. “Dijitalde Hayat Kolay” and “Geleceği Yazan Kadınlar” gibi çalışmalar, kadınların teknolojiyle, e-ticaretle ve yeni iş modelleriyle buluşmasına önemli katkılar sağladı. ​Ticaret Bakanlığımız da 2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı kapsamında kooperatiflerin dijital pazarlara erişimini ve e-ticaretteki rekabet gücünü artırmaya yönelik iş birliği protokolü imzaladı. ​Bu çalışmaların kırsaldaki kadınlara yönelik özel içeriklerle de bütünleşmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü tarımda dijital dönüşüm yalnızca ürünün internet üzerinden satılması anlamına gelmiyor. Kadın çiftçinin üretim maliyetini hesaplaması, destekleri takip etmesi, hava ve toprak verilerine ulaşması, dijital tarım uygulamalarını kullanması ve ürününü doğrudan tüketiciyle buluşturması da bu dönüşümün parçasıdır. ​Köylerde kurulabilecek dijital eğitim noktaları, mobil eğitim ekipleri ve yerel mentorluk ağları bu süreci hızlandırabilir. Amaç, kadınların yalnızca teknolojiyi kullanması değil; teknolojiyi üretimlerini geliştiren ve pazara erişimlerini kolaylaştıran bir araca dönüştürmeleridir.'' ​Kırsal Haber: ''Kadınların tarımsal üretimdeki görünmez emeğini kayıtlı istihdama ve kadın girişimciliğine dönüştürmek mümkün mü, mümkünse nasıl?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Elbette mümkündür. Kadınlar tarımsal üretimin her aşamasında çok değerli bir sorumluluk üstleniyor. Tohumun hazırlanmasından ekime, hasattan ürünün işlenmesine ve sofraya ulaştırılmasına kadar kadın emeğinin güçlü bir katkısı bulunuyor. ​Bu emeğin ekonomik değere dönüşmesi için kadınların kayıtlı üretime, sosyal güvenceye, finansmana ve satış kanallarına erişiminin desteklenmesi gerekiyor. Kadın üreticilerin maliyet yönetimi, ürün geliştirme, paketleme, markalaşma ve e-ticaret gibi alanlarda güçlendirilmesi de girişimciliğe geçişi kolaylaştıracaktır. ​Kooperatifler, bu dönüşümde önemli bir dayanışma ve üretim modeli sunuyor. Kooperatiflerin profesyonel yönetim, kalite, lojistik, markalaşma ve pazarlama kapasitelerinin geliştirilmesiyle kadınların ürünlerini daha geniş pazarlara ulaştırması mümkün olabilir. ​Biz Reis Gıda olarak kadın kooperatifleriyle gerçekleştirdiğimiz çalışmalar sayesinde yaklaşık 300 kadının iş gücüne katılımına katkı sağladık. Tecrübemiz bize kadınların bilgi, üretim desteği ve pazar imkanıyla buluştuklarında çok güçlü ve sürdürülebilir girişimler oluşturabildiklerini gösteriyor.'' ​Kırsal Haber: ''Kadının eğitime erişiminin ulaşım, ev içi sorumluluklar veya aile içindeki karar mekanizmaları nedeniyle kısıtlandığı durumlarda, eğitimi kadının ayağına götürmek ve onu güçlendirmek için nasıl modeller geliştirebiliriz?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Eğitim modellerinin kadınların günlük hayatına, üretim takvimine ve bulunduğu bölgenin koşullarına uyumlu olması gerektiğini düşünüyorum. Mobil eğitim araçları, köylerde gerçekleştirilen uygulamalı çalışmalar, kooperatiflerde oluşturulan eğitim noktaları ve dijital eğitim platformları bu konuda etkili çözümler sunabilir. ​Eğitim saatlerinin tarımsal faaliyetlere göre planlanması, ulaşım ve çocuk bakım desteğinin sağlanması katılımı kolaylaştıracaktır. İnternet erişiminin sınırlı olduğu bölgelerde ise çevrimdışı kullanılabilen içerikler ve telefonla danışmanlık modelleri değerlendirilebilir. ​Mentorluk da bu sürecin önemli bir parçasıdır. Aynı bölgeden başarılı kadın üreticilerin bilgi ve tecrübelerini paylaşması, kadınlara hem yol gösterir hem de cesaret verir. Eğitimin yalnızca bilgi aktaran değil, kadınları üretime ve girişimciliğe hazırlayan sürekli bir gelişim modeli olması gerektiğine inanıyorum.'' ​Kırsal Haber: ''Bir genç kadının köyünde kalması için yalnızca toprağının ve gelirinin olması yeterli mi, yoksa sosyal ve kültürel açıdan da kendini ait hissedeceği bir kırsal yaşam mı gerekiyor?'' ​Işılay Reis Yorgun: ''Toprak ve sürdürülebilir gelir temel unsurlardır. Ancak gençlerin kırsalda kalabilmesi için sosyal, kültürel ve teknolojik imkânların da geliştirilmesi gerekiyor. ​Genç bir kadın; eğitime, sağlık hizmetlerine, güvenli ulaşıma, internete ve sosyal yaşama erişebildiği bir yerde geleceğini daha güçlü kurabilir. Bu nedenle kırsal kalkınmayı yalnızca tarımsal üretim üzerinden değil, yaşam kalitesini geliştiren bütüncül bir anlayışla ele almalıyız. ​Akıllı köy uygulamaları, ortak çalışma alanları, kreşler, kültür merkezleri ve gençlerin sosyal hayata katılabilecekleri ortamlar kırsal yaşamı daha cazip hale getirebilir. Tarımsal üretimin yanı sıra gıda işleme, e-ticaret, kırsal turizm, gastronomi ve tarım teknolojileri gibi yeni çalışma alanlarının geliştirilmesi de genç kadınlara farklı fırsatlar sunacaktır. ​Genç kadınların köylerinde yalnızca üretim yapmalarını değil; kendilerini geliştirebilecekleri, karar süreçlerine katılabilecekleri ve geleceklerini güvenle kurabilecekleri bir yaşam oluşturabilmelerini hedeflemeliyiz. Çünkü kadın güçlendiğinde aile, kırsal ekonomi ve ülkemizin tarımsal geleceği de güçlenir.''

Dalaman’da 5. İncir Ve Nar Festivali Kapılarını Açtı Haber

Dalaman’da 5. İncir Ve Nar Festivali Kapılarını Açtı

Dalaman Belediyesi ev sahipliğinde, bölgenin en önemli tarımsal değerleri olan incir ve narı tanıtmak ve Yörük-Türkmen kültürünü yaşatmak amacıyla düzenlenen 5. Dalaman İncir ve Nar Festivali büyük bir coşkuyla başladı. Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirilen ve üç gün sürecek olan festivalin ilk gün programı, renkli görüntülere sahne oldu. Festivalin açılışına Dalaman Kaymakamı Ferhat Vardar, Yeni Parti Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, Belediye Başkan Yardımcıları İlhan Kural, Rıza Kurt ve Eray Yıldız, siyasi parti ilçe başkanları, Muğla Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Karakuş, Dalaman Ziraat Odası Başkanı Aydın Çepel, belediye meclis üyeleri, oda başkanları, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, mahalle muhtarları, Yörük Türkmen dernekleri ve vatandaşların yoğun katılımıyla; birlik, beraberlik, dostluk ve kardeşlik içerisinde gerçekleştirildi. Festival, belediye önünden Cumhuriyet Meydanı’na uzanan temsili yörük göçü yürüyüşüyle başladı. Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş ve eşi Binnaz Durmuş, yöresel kıyafetleriyle dikkat çekti. Çiftçilerin traktörlerle katıldığı yürüyüş boyunca davul zurna eşliğinde oyunlar oynandı. Yürüyüşün hemen ardından Aydın Germencik Belediyesi Çiçek Kızlar Folklor Ekibi'nin sergilediği halk oyunları gösterisi meydandakilere keyifli anlar yaşattı. BAŞKAN SEZER DURMUŞ: "GELECEK NESİLLERE GÜÇLÜ BİR TARIM KÜLTÜRÜ BIRAKMAYI ÖNEMSEYEN BİR BELEDİYEYİZ" Açılış töreninde konuşan Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş, Dalaman'ın bereketli topraklarını, üretim yapan çiftçileri ve Yörük kültürünü yaşatmanın önemine vurgu yaptı. Başkan Durmuş, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Dalaman’ımızın bereketli topraklarını, alın teriyle üretim yapan çiftçilerimizi, Yörük kültürümüzü, geleneklerimizi ve bizi biz yapan değerlerimizi hep birlikte yaşatmak için 3 gün boyunca beraberiz. İncirimiz de narımız da bu toprakların bereketinin birer simgesi. Bizler Dalaman Belediyesi olarak üreticimizin emeğinin değer görmesini, yerel ürünlerimizin tanıtılmasını ve gelecek nesillere güçlü bir tarım kültürü bırakılmasını çok önemsiyoruz." DALAMAN İNCİRİ MARKALAŞMA YOLUNDA Festivalde konuşan Muğla Ticaret ve Sanayi Odası (MUTSO) Başkanı Bülent Karakuş, Dalaman İncirinin coğrafi işaretle tescillenmesi amacıyla Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuruda bulunduklarını belirtti. Amaçlarının yalnızca ürünleri alıcıyla buluşturmak olmadığını ifade eden Karakuş, “Ürünlerimizi markalaştırmak, katma değerini artırmak ve üreticimizin daha fazla kazanmasını sağlamak istiyoruz. Çünkü üretici kazanırsa Dalaman kazanır, Dalaman kazanırsa Muğla kazanır” dedi. Festivalin Dalaman’ın inciri, narı ve tarımsal potansiyelinin tanıtımı açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Karakuş, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti. Dalaman Ziraat Odası Başkanı Aydın Çepel de, festivalin düzenlenmesinde emeği geçen başta Dalaman Belediye Başkanı Sezer Durmuş olmak üzere İlçe Tarım Müdürlüğü, kurum ve kuruluşlar, üreticiler ve gönüllülere teşekkür etti. Festivalin Dalaman’a ve üreticilere hayırlı olmasını dileyen Çepel, “Festivalimizin bereketli ve güzel sonuçlara vesile olmasını, bereketimizin daim olmasını diliyorum” dedi. Resmi açılış konuşmaları ve kurdele kesim töreninin ardından, keşkek dövme ve ikramı gerçekleştirildi. Katılımcılar, Cumhuriyet Meydanı’na kurulan Yörük çadırlarını ve yöresel ürün stantlarını gezerek yerel lezzetleri ve el emeği ürünleri inceleme fırsatı buldu. Festival kapsamında Dalaman Belediye Başkan Yardımcısı Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. İlhan Kural ile İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nden Ziraat Yüksek Mühendisi Koray Karataş, incirin üretiminden geleceğine uzanan süreçte bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştılar. GECE MÜZİKLE TAÇLANDI İlk günün akşam programında ise Dalamanlılar müzik dolu bir gece yaşadı. Kültür Bakanlığı THM Sanatçısı İsmail Uzunoğlu, Ümmet Çelik, cura sanatçısı Sabri Özdemir ve sipsi sanatçısı Yasin Akkaya, geleneksel ezgileriyle festival coşkusunu zirveye taşıdı. Dalaman'ın bereketini ve neşesini yansıtan festival, yarışmalar, gastronomi şovları ve halk oyunlarıyla devam edecek. Etkinliğin son gününde ise Kapukargın Mahallesi’nde Nar Hasadı Şenliği gerçekleştirilecek ve akşamında Cumhuriyet Meydanı’nda Manuş Baba Konseri ile festival coşkusu final yapacak.

ETB Başkan Adayı Ahmet Oğuz'dan Güçlü Borsa Vizyonu Haber

ETB Başkan Adayı Ahmet Oğuz'dan Güçlü Borsa Vizyonu

Eskişehir Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Ahmet Oğuz, üyeyi merkeze alan, sahada aktif, dijitalleşen, lisanslı depoculukta güçlenen ve tarım ekonomisine yön veren yeni borsa vizyonunu kamuoyuna duyurdu. Düzenlenen proje tanıtım toplantısında konuşan Oğuz, Eskişehir’in tarım ve hayvancılık potansiyelini harekete geçirecek kapsamlı bir dönüşüm sürecini başlatmayı hedeflediklerini belirtti. "Güçlü, Üreten, Bereketli Borsa" anlayışıyla yola çıktıklarını vurgulayan Ahmet Oğuz; borsa üyelerinin ihtiyaçlarına çözüm üreten, ortak akılla hareket eden ve Eskişehir’in tarım ile hayvancılık hayatına yön veren güçlü bir idari yapı ortaya koyacaklarını ifade etti. "Geleceğe Katılımcı Yönetim Anlayışıyla Yürüyeceğiz" Eskişehir’in köklü ticari geçmişinden güç aldıklarını ve gençliğin enerjisini alanında uzman bir ekibin deneyimiyle birleştirdiklerini belirten Oğuz, şu değerlendirmelerde bulundu:“Üyelerimizin desteğiyle Eskişehir Ticaret Borsası’nda yeni bir dönemi başlatacağız. Eskişehir Ticaret Borsası’nı; üyelerinin arkasında kale gibi duran, şehre yön veren, üreticinin emeğini koruyan, tüccarın önünü açan ve çözüm üreten güçlü bir yapıya dönüştürmek istiyoruz. Hedefimiz, Eskişehir’in tarım, hayvancılık ve gıda ekonomisine değer katan, bölgesine örnek bir borsa oluşturmaktır.” Sektörel komisyonlar ve düzenli istişare mekanizmaları kuracaklarını belirten Oğuz, borsa üyelerinin görüş ve taleplerinin yönetim süreçlerine çok daha güçlü bir şekilde yansıtılacağını vurguladı. "Makamda Oturan Değil, Sahada Olan Bir Borsa Yönetimi" Yaklaşık 100 yıllık ticari birikime sahip bir gelenekten geldiğini ve 2018 yılından bu yana ETB bünyesinde meclis üyeliği ile yönetim kurulu üyeliği görevlerini sürdürdüğünü hatırlatan Ahmet Oğuz, elde ettiği tecrübeyle sektörün sorunlarına hakim olduğunu ifade etti. Borsanın sadece tescil işlemleri yapan bir yer olmaktan çıkarılıp üretici ve tüccarın sorunlarına doğrudan dokunan bir kuruma dönüştürüleceğini belirten Oğuz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Borsa; makamda oturan değil, üyenin ve üreticinin yanında duran bir kurum olmalıdır. Tarlada, fabrikada, pazarda ve ilçelerde üyelerimizi dinleyen; sorunları ertelemeyen ve çözüm üreten bir anlayışı hayata geçirmek için uğraşacağız.” Öncelikli Hedefler: Depolama, Finansman ve Dijital Dönüşüm Hazırladıkları program dâhilinde ETB'yi çağın ve sektörün ihtiyaçlarına göre şekillendireceklerini ifade eden Başkan Adayı Ahmet Oğuz; yetersiz depolama, ilçelerdeki hizmet eksikliği, dijital altyapı yetersizliği, laboratuvar maliyetleri, finansmana erişim güçlükleri ve modern mezbaha ihtiyacını öncelikli gündem maddeleri arasına aldıklarını duyurdu. Ahmet Oğuz'un Eskişehir tarımı ve hayvancılığı için hayata geçirmeyi planladığı temel proje ve yatırımlar şunlardır: Tarım, Ticaret ve Eğitim Yerleşkesi: Üyelerin ihtiyaçlarına uygun depo ve ofis alanları, lisanslı depoculuk ve finansman merkezi, gelişmiş analiz laboratuvarı, eğitim alanları, genç çiftçi ve tarımsal inovasyon merkezi ile sosyal donatılar tek çatı altında toplanacak. Lisanslı Depoculuk ve ELÜS: Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) sistemi ve lisanslı depoculuk kent genelinde yaygınlaştırılacak. Böylece üreticiler ürünlerini uygun koşullarda depolayabilecek, hasat dönemindeki fiyat baskısından kurtulacak ve saklanan ürünleri finansmana erişimde teminat olarak kullanabilecek. Et ve Hayvancılık Değer Zinciri Çalışma Grubu: Şehre modern, hijyenik ve yüksek kapasiteli bir mezbaha kazandırılması için Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, sektör temsilcileri ve üreticilerin katılımıyla çalışmalar yürütülecek. Bu adımla kayıtlı ticaret ve gıda güvenliği teminat altına alınacak. Dijital Borsa ve Mobil Hizmetler: Borsa Üye Hizmet Merkezi, Dijital Borsa ve Mobil Üye Platformu ile işlemler dijitalleşecek. Eğitim ve Veri Odaklı Projeler: Eskişehir Çiftçi ve Tarım Akademisi, Eskişehir Tarım Veri Merkezi, Üye İçin Finansman Köprüsü, Ziraî Danışmanlık ve Verimli Üretim Programı ile Genç Çiftçi ve Tarım-Hayvancılık Girişimciliği Programı hayata geçirilecek. Markalaşma ve Coğrafi İşaret: Eskişehir’e özgü yerel ürünlerin katma değerini artırmak adına markalaşma süreçleri desteklenecek ve coğrafi işaret çalışmaları hızlandırılacak.

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu Haber

Interfresh Eurasia Fuarı 80 Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu

Türkiye’nin yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından Interfresh Eurasia Sebze, Meyve, Ambalaj, Depolama, Lojistik, Tarım Makine ve Teknolojileri Fuarı İzmir’de üçüncü kez kapılarını açtı. Fuarın açılışında konuşan Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, 2026 yılının 8 aylık döneminde tarım ürünleri ihracatımızın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,8 artarak 21,7 milyar dolara ulaştığını dile getirdi. Taze meyve sebze ve mamul ihracatı 8 ayda 4 milyar doları aştı Tarım sektöründeki güçlü yapının önemli bileşenlerinden birini yaş meyve ve sebze sektörünün oluşturduğunu paylaşan Kılıçkaya, “2025 yılında yaş meyve ve sebze ihracatımız 3,2 milyar dolar, meyve ve sebze mamulleri ihracatımız ise 2,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılının ilk sekiz ayında ise yaş meyve ve sebze ihracatımız, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 45 artarak 2,3 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde meyve ve sebze mamulleri ihracatımız 1,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylece yaş meyve ve sebze ile mamullerini birlikte değerlendirdiğimizde, yılın ilk sekiz ayında yaklaşık 4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşmış durumdayız. Bizim açımızdan asıl fırsat da burada. Yaş üründeki güçlü üretim kapasitemizi; işleme, ambalaj, teknoloji, marka ve yenilikçi ürünlerle daha yüksek katma değere dönüştürmek” diye konuştu. “Önümüzdeki dönemde hedefimiz yalnızca daha fazla ürün ihraç etmek değil; birim değeri yükselen, pazarda süreklilik sağlayan ve daha fazla katma değerin ülkemizde kaldığı bir ihracat yapısını güçlendirmek” diyen Kılıçkaya sözlerini şöyle sürdürdü; “Bu dönüşümün en güçlü merkezlerinden biri de kuşkusuz İzmir. Tarih boyunca Anadolu’nun dünyaya açılan önemli ticaret kapılarından biri olan İzmir, bugün de üretim kültürü, liman altyapısı ve güçlü ihracat ekosistemiyle ülkemizin dış ticaretinde öncü şehirlerimiz arasında yer alıyor. 2025 yılında İzmir’in toplam ihracatı 23,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, bunun yaklaşık 4,3 milyar dolarlık bölümünü tarım ürünleri oluşturdu. Biz de Ticaret Bakanlığı olarak firmalarımızın yalnızca ürünlerini üretmelerini değil; dünyaya açılmalarını, yeni pazarlara girmelerini ve girdikleri pazarlarda kalıcı olmalarını sağlayacak güçlü bir destek ekosistemi oluşturuyoruz. Fuar desteklerinden ticaret ve alım heyetlerine, UR-GE projelerinden markalaşma ve TURQUALITY programlarına kadar çok geniş bir alanda ihracatçılarımızın yanındayız. Tarım sektöründe 1.225 firmamızın yer aldığı 48 aktif UR-GE projesi yürütüyoruz. Tarım ve gıda alanında 48 markamız Marka ve TURQUALITY programlarımız kapsamında destekleniyor. Fuarları da yeni pazarlara açılmanın en etkili araçlarından biri olarak görüyoruz. 2026 yılında tarım, gıda ve gıda teknolojileri alanında 200 fuarı bireysel katılım, 56 fuarı ise milli katılım kapsamında destekliyoruz. Ülkemizde düzenlenen 6 fuar da destek kapsamımızda bulunuyor. Bütün bu çalışmalar için ihracatçılarımıza ayırdığımız kaynağı 2025 yılındaki 33 milyar TL seviyesinden 2026 yılında 45 milyar TL’ye yükselttik.” Öztürk: “Ege Bölgesi dünyanın gıda ambarı” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Türkiye’nin 36,5 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatının 7,5 milyar dolarlık diliminin Ege Bölgesi’nden yapıldığını, Ege Bölgesi’nin dünyanın gıda ambarı konumunda olduğunu söyledi. “Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatından yüzde 21 pay alıyoruz” diye konuşan Öztürk; “Yaş meyve sebze, meyve sebze mamulleri ve kuru meyve sektörlerimiz Türkiye genelinde son bir yıllık dönemde 8,5 milyar dolarlık ihracata imza attı. Ege Bölgesi bu ihracattan 2 milyar 300 milyon dolarlık pay aldı. Kuru meyve ve meyve sebze mamulleri ihracatında Türkiye’nin lideri konumundayız. Taze meyve sebze üretiminde ve ihracatında da güçlü bir üretim ve ihracat merkeziyiz. İzmir’de Dikili, Bayındır ve Kınık’ta tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerine yönelik çalışmalar hızla ilerliyor. Bu üç bölgemizin sağlayacağı itici güçle önümüzdeki beş yılın sonunda Ege Bölgesi’nin tarım ürünleri ihracatında 10 milyar dolara ulaşacak potansiyele ulaşacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Fuar üretim ve ihracat potansiyelinin artmasına katkı sağlayacak Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık ise yaş meyve ve sebze sektörünün üretimden ihracata, istihdamdan kırsal kalkınmaya kadar Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Ege Bölgesi ve İzmir’in güçlü üretim yapısı, ürün çeşitliliği, lojistik altyapısı ve ihracat tecrübesiyle bu yapının en önemli merkezleri arasında yer aldığını belirten Balık, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getiren uluslararası organizasyonların İzmir’de düzenlenmesini son derece değerli bulduklarını ifade etti. Balık, “Interfresh’in yeni ticari bağlantıların kurulmasına ve özellikle Ege Bölgesi’nin üretim ve ihracat potansiyelinin uluslararası alıcılara daha güçlü şekilde tanıtılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu. Yıldır; “Tarım Master Planı için çalışmalarımız sürüyor” Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, tarımın çok geniş ve yaşamsal bir alan olduğunu belirterek, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimin her aşamasında destek sağladıklarını ve Tarım Master Planı için çalışmaların sürdüğünü söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretim sürecinin her aşamasında yer aldıklarını ifade eden Yıldır, “Tarımsal hizmetler dediğimiz zaman sudan tutun da verilen ekipman ve malzemelere kadar üretimin her aşamasında bulunuyoruz. Böyle olduğu için bu konuda bir çalışma gerçekleştirdik. Tarım Master Planı raporu hazırladık. Şu anda taslak aşamasında. Katılımcılarımızın da bu taslaktan haberdar olmasını ve düşüncelerini bizlerle paylaşmasını istiyoruz. Her şeyin master planı var ama tarımın master planının bütün bunların içerisinde en önemlilerinden biri olduğunu düşünüyorum” diye konuştu. Tarımda sürdürülebilirliğin önemine de dikkat çeken Dr. Zafer Levent Yıldır, her alana sürdürülebilirlik bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Tarımsal planlama çalışmaları kapsamında kırsalda yaşayan gençlere yönelik bir araştırma da yaptıklarını belirten Yıldır, “Kırsalda yaşayan gençliğin yaşam ve gelecek planları üzerine bir anket raporu hazırlattık. Tarım alanında ciddi bir iş gücü sorunumuz var. Bu konuda birtakım önlemlerin alınmasını ve desteklerin sağlanmasını en kısa sürede başarmamız gerektiğini düşünüyorum” dedi. “Destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu belirten KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Interfresh Eurasia Fuarı’nın büyük emeklerle gerçekleştirildiğini söyledi. Tatar, “Türkiye Cumhuriyeti’nin 7 milyar doları aşmakta olan bu sektördeki ihracatının yanı sıra hala ambargo altında bulunan ve kolay kolay ticaret yapamayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin narenciyesini, portakalını ve her türlü yaş meyve sebzesini buradan dünyaya pazarlamak için destek olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. KKTC’nin üretim ve girişimcilik potansiyelinin her geçen gün arttığını ifade eden Tatar, “Potansiyelimiz ve girişim yeteneklerimiz artmıştır. Elbette birtakım zorluklar vardır, ancak bu sektör önemlidir. Üreticimizin, sanayicimizin ve sektör paydaşlarının ekonomik olarak ayakta durmaları, istihdam yaratmaları ve ekonomiye katkı sağlamaları için sektörü büyütüp geleceğe taşıyabilmemiz adına yatırıma ihtiyaç vardır” diye konuştu. Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz da Interfresh Eurasia Fuarı’nın Türkiye’nin yaş meyve sebze sektörünün üretim ve ihracattaki gücünü uluslararası platformda ortaya koyan önemli bir buluşma olduğunu söyledi. Kaçmaz, fuar kapsamında kurulacak yeni iş bağlantıları ve ticari anlaşmaların üreticiye, ihracatçıya ve ülke ekonomisine katkı sağlayacağına inandığını ifade etti. “Yabancı alıcı sayısı yüzde 300 arttı” Interfresh Eurasia Fuarı Genel Koordinatörü Murat Özer de fuarın uluslararası etkinliğini her geçen yıl artırarak yoluna devam ettiğini söyledi. 2018 yılından bu yana özellikle yurt dışından gelen alıcı sayısını bu yıl yüzde 300 artırdıklarını ifade eden Özer, fuar alanında 80’in üzerinde ülkeden 580’i aşkın kayıtlı yabancı alıcıyı ağırlayacaklarını belirtti. Fuar boyunca bin 300’ün üzerinde ikili iş görüşmesinin gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade eden Özer, “Amacımız Interfresh’i her yıl üzerine koyarak geliştirmek, uluslararası etkinliğini artırmak ve yurt dışında sektörümüzün önemli bir vitrini haline getirmek. Bugün itibarıyla Türkiye’nin tek yaş meyve sebze fuarı olarak büyüyerek yolumuza devam ediyoruz” dedi. Bu yıl Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin fuarın partner ülkesi, Denizli’nin ise partner şehri olduğunu belirten Özer, Denizli’nin üretim gücünü fuara taşımasından ve gösterdiği güçlü katılımdan duydukları memnuniyeti dile getirdi. İnterfresh Eurasia Fuarı 8-10 Eylül 2026 tarihleri arasında Gaziemir Fuar İzmir alanında ziyaretçileri ağırlayacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.