Hava Durumu

#Markalaşma

Kırsal Haber - Markalaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Markalaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Tugay: ''Zeytinin Değerini Ekonomiye Yansıtmalıyız'' Haber

Başkan Tugay: ''Zeytinin Değerini Ekonomiye Yansıtmalıyız''

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurduğu Zeytin Konseyi ikinci kez toplandı. İzmir’in milyonlarca zeytin ağacına sahip olmasına rağmen üretimin yeterli katma değer oluşturmadığına dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, kalite, markalaşma ve doğru pazarlama stratejileriyle zeytinciliğin ekonomik gücünün artırılması gerektiğini vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın öncülüğünde, kentin binlerce yıllık kadim kültürü ve önemli geçim kaynaklarından biri olan zeytinin geliştirilmesi amacıyla kurulan Zeytin Konseyi ikinci toplantısını gerçekleştirdi. Zeytin ve zeytinyağının topraktan sofraya uzanan tüm aşamalarını değerlendirerek doğru üretim ve pazarlama stratejilerinin oluşturulmasına katkı sağlamayı hedefleyen konsey, Başkan Dr. Cemil Tugay’ın yönetiminde Çetin Emeç Toplantı Salonu’nda bir araya geldi. Toplantıda, İzmir zeytini ve zeytinyağının geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunulurken, fidan seçiminden hasada, analiz süreçlerinden yağ sıkımına kadar üretim zincirinin tüm aşamalarında yaşanan sorunlar ve geliştirilmesi gereken alanlar ele alındı. “Türkiye’nin yağlık zeytin üretiminin yüzde 18’i İzmir’de” Toplantıda İzmir’deki zeytin üretimine ilişkin rakamları aktaran Başkan Tugay, “İzmir genelinde 846 bin dekar alanda yağlık, 104 bin dekar alanda ise sofralık zeytin üretimi yapılıyor. Türkiye’deki toplam yağlık zeytin üretiminin yaklaşık yüzde 18’ini tek başına İzmir karşılıyor. Sofralık zeytinde ise ülke payımız yüzde 4,86 seviyesinde. İzmir’de yaklaşık 16 milyon meyve veren yağlık, 1,9 milyon ise meyve veren sofralık zeytin ağacı bulunuyor. Zeytin, İzmir’in birçok ilçesinde birinci ve en baskın tarımsal faaliyet alanını oluşturuyor. Zeytinde en yüksek ihtisaslaşmamız Yarımada Havzası’nda. En yüksek zeytin alanına sahip ilçemiz ise Bayındır. İzmir’de gerçekten konsey kurmaya hak edecek kadar zeytincilik faaliyetleri var” şeklinde konuştu. Zeytinde ekonomik sürdürülebilirlik vurgusu İzmir’in zeytin ve zeytinyağında kalite standartlarının oluşturulması, markalaşma ve üretim kalitesinin artırılması hedeflerine dikkat çeken Başkan Dr. Cemil Tugay, mevcut üretim yapısının kente ve üreticiye yeterli katma değeri sağlayıp sağlamadığının sorgulanması gerektiğini söyledi. Başkan Tugay, “İzmir’deki zeytin üretimi acaba yeterince katma değer sağlıyor mu? İnsanların emeği hakkıyla karşılık buluyor mu? Burada bir sorun var. Nerede hata yapıldığını ortaya koyup bunun üzerine çalışmamız lazım. Zeytinde verimlilikle ilgili çalışmalar yapılmalı, verim kaybının önüne geçilmeli ve üretim artırılmalı. Üretim maliyetleri düşürülmeli. İnsanlar ürettiklerinin para etmesini istiyor. Bugün zeytin para etmezse insanlar ağaçlarını kesecek duruma gelebilir. Bizim bunu ön plana çıkarmamız gerekiyor” dedi. Zeytine yalnızca romantik bir bakışla yaklaşılmaması gerektiğini vurgulayan Tugay, “Zeytine romantik boyutuyla değil, herkes için değerli olan ekonomik boyutuyla bakmalıyız. Ortada temel bir ihtiyaç var. Zeytinde iyi bir iş modeli, kaliteli üretim, markalaşma ve doğru pazarlama olduğunu düşünmeliyiz. Elbette zeytin kültürünü ve tarihini korumaya yönelik çalışmalar yapılabilir; buna itirazımız yok. Ancak bunun nasıl sürdürülebilir olacağı da önemli. Herkesin ekonomik sürdürülebilirliğe ihtiyacı var. En yüksek katma değeri sağlayacak ürünü elde edip bunu iyi pazarlamak gerekiyor” ifadelerini kullandı. İzmir Zeytinyağı markası için yol haritası Toplantıda tüm katılımcıların görüşlerini dinleyen Başkan Dr. Cemil Tugay, konsey üyelerinin taleplerini de değerlendirerek yakın zamanda bir zeytin çalıştayı düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. Konseyin ikinci buluşmasında, İzmir zeytinyağı kimliğinin oluşturulması ve markalaştırılması, kalite standartlarının belirlenmesi, taklit ve tağşişle mücadele, doğru analiz ve fidan seçimleri ile üretici ve tüketiciye yönelik eğitimler ele alındı. Ayrıca İzmir’e özgü zeytin türlerinin geliştirilmesi ve iklim krizi başta olmak üzere kalite kaybına neden olan faktörlerle mücadele gibi birçok konu da masaya yatırıldı. Konseye kimler katıldı? Başkan Tugay’ın yönetiminde bir araya gelen konseye Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkililerinin yanı sıra İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel, İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyeleri Günay Baysal, Gündüz Kaya, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği Başkanı Fikret Akova ve Meltem Zengin, Zeytinyağı Uzmanı Dr. Ümmühan Tibet, Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Didar Sevim, Dr. Özgür Dursun, Ege Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Zafer Can, Prof. Dr. Aykan Candemir, Bergama Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Selahattin Sezgin, Gödence Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Özcan Kokulu, Ödemiş Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Hurşit Nallı, Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği’nden Özge Demir, Ulusal Tarım Gıda Birliği’nden Bilal Özdemir, Bergama Belediyesi Tarım Danışmanı Dr. Sumru Eltez katıldı.

Dünya’nın turşusu İzmir’de kuruldu Haber

Dünya’nın turşusu İzmir’de kuruldu

Türkiye’nin geleneksel lezzetleri arasında yer alan turşu ürünleri, 2025 yılında dünya pazarlarında liderliğini pekiştirdi. Türkiye 2025 yılında 458 milyon dolarlık turşu ihraç ederken, İzmir, 207 milyon dolarlık turşu ihracatıyla dünyanın turşusunu kurma başarısı gösterdi. Türkiye, 2025 yılında iklim krizinde hammadde sorunu yaşamasına rağmen turşu ihracatında yüzde 2,5’luk artışa imza atarak 447 milyon dolardan 458 milyon dolara ilerledi ve 500 milyon dolar hedefine ulaşmak için büyük bir adım attı. Türkiye’nin turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefine bir adım kaldı. Türkiye’nin yıllık 58-60 milyon ton meyve sebze ürettiği bilgisini veren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sezonunda tüketilemeyen meyve sebzelerin yıl boyunca tüketilmesi amacıyla kurulan turşuların, Türk sofraları yanında dünyanın dört bir tarafındaki sofralara lezzet ve şifa olduğunu vurguladı. Turşu ihracatında 2026 yılı hedefi 500 milyon doları geçmek Turşu ihracatının 2024 yılında 447 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini kaydeden Uçak, “2025 yılında iklim krizi nedeniyle meyve sebze üretiminde düşüşler yaşandı. Bunun etkisiyle turşu ihracatımız miktar bazında 332,1 milyon kilogramdan 311 milyon kilograma geriledi. Miktardaki düşüşe rağmen ihracat gelirimiz yüzde 2,5’luk artışla 458 milyon dolara ulaştı. Bu tablo katma değerli ihracat ve birim fiyat performansındaki yükseliği ortaya koydu. 2026 yılında meyve sebze üretiminde daha verimli bir sezon geçiriyoruz. Turşu ürünlerinin sağlıklı beslenme trendinden dolayı dünya genelinde daha fazla talep görmesiyle birlikte ürün çeşitliliği, markalaşma ve katma değerli üretim yatırımlarıyla 2026 yılında turşu ihracatında 500 milyon dolar hedefini aşacağımıza inanıyoruz” şeklinde konuştu. İzmir, Türkiye’nin turşu ihracatının yüzde 45’ini yaptı Türkiye’nin turşu ihracatında İzmir’in 207 milyon dolarlık tutarla açık ara birinci olduğunun altını çizen Başkan Uçak şöyle devam etti: “İzmir, turşu sektörünün lokomotifi olmayı sürdürüyor. İzmir, turşu ihracatından yüzde 45 pay alıyor. İzmir’i 65 milyon dolarla Bursa, 52 milyon dolarla Manisa takip etti. İstanbul, Aydın, Gaziantep ve Hatay da ihracata güçlü katkı veren iller arasında yer aldı. Türk turşusunu en çok Almanlar, Amerikalılar ve İngilizler sevdi Türkiye, 2025 yılında 128 ülkeye turşu ihraç ederken, Türk turşusunu en çok Almanlar sevdi. Almanya, 84,5 milyon dolarlık Türk turşusu talep ederken, ikinci sırada 42,3 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri yer aldı. İngiltere 32,5 milyon dolarlık turşu ithalatıyla zirvenin üçüncü basamağının sahibi olurken, Romanya’ya 19 milyon dolarlık, Hollanda’ya 16,5 milyon dolarlık turşu ihraç edildi.

Kuzey Ege’den Stratejik Hamle: Zeytinciliğin Yol Haritası Yazılacak Haber

Kuzey Ege’den Stratejik Hamle: Zeytinciliğin Yol Haritası Yazılacak

AgroAyvalık Tarım ve Hayvancılık İhtisas Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek Zeytin Üretim Zirvesi, Ayvalık’ı dört gün boyunca Türkiye tarımının karar ve vizyon merkezine dönüştürecek. Altınova Kapalı Pazaryeri, 15-18 Mayıs 2026 tarihlerinde önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapacak. İlk AgroAyvalık Tarım ve Hayvancılık İhtisas Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek Zeytin Üretim Zirvesi, aynı çatı altında birleşerek üretimden tedarik zincirine uzanan güçlü bir etkileşim alanı oluşturacak. Bu iki organizasyonun bir araya gelmesi, Ayvalık’ta tarımın geleceğine dair ortak akıl ve üretim vizyonunun şekillendiği kritik bir buluşma zemini ortaya koyacak. ZEYTİNCİLİĞİN YOL HARİTASI Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı İsmail Uğural koordinasyonunda gerçekleştirilecek Zeytin Üretim Zirvesi’nde, zeytinciliğin geleceğine ilişkin çok boyutlu başlıklar ele alınacak. Zirvenin yalnızca sorunların dile getirildiği bir platform olmayacağını, aynı zamanda çözüm önerilerinin birlikte üretileceği bir ortak akıl zemini oluşturacağını vurgulayan Uğural, “Yerel yöneticilerden akademisyenlere, üreticilerden sanayici ve ihracatçılara kadar zeytine dair sözü olan herkes bu zirvede bir araya gelecek. Burada zeytinciliğin geleceğini konuşacağız; küresel baskılar karşısında sektörün nasıl daha dirençli ve güçlü hale gelebileceğini tartışacağız. Bu zirveden çıkacak sonuçların, Türkiye zeytinciliği için yeni bir yol haritası niteliği taşımasını hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. KIRSAL KALKINMANIN DİNAMİKLERİ Zirvenin ilk gününde yerel yönetimlerin tarım politikaları ele alınacak. Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ve Gömeç Belediye Başkanı Melih Bağcı kırsal kalkınma, üretim planlaması ve bölgesel tarım yatırımları üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Aynı gün gerçekleştirilecek “Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Gündem” oturumunda ise üreticiler ve sektör temsilcileri mevcut piyasa koşullarını analiz edecek. ZEYTİNCİLİĞİN ROTASI ÇİZİLECEK İkinci gün düzenlenecek “Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu” başlıklı oturum, zirvenin en dikkat çekici bölümlerinden biri olacak. Ayvalık, Edremit ve Burhaniye ticaret odalarının başkanları; coğrafi işaretin ekonomik değeri, lisanslı depoculuğun sektöre etkisi ve Kuzey Ege zeytinyağının dünya pazarındaki konumunu değerlendirecek. Aynı gün gerçekleştirilecek sektör forumunda ihracatçılar, üreticiler ve akademisyenler bir araya gelecek. Türkiye’nin zeytin ve zeytinyağında küresel pazardaki rekabet avantajı, maliyet baskıları ve yeni ihracat stratejileri masaya yatırılacak. Balıkesir Üniversitesi’nden akademisyenlerin de katılacağı forumda bilimsel üretim yöntemleri, sürdürülebilir tarım uygulamaları ve verimlilik odaklı modeller öne çıkacak. SÖZ KADIN ÜRETİCİLERDE Zirvenin üçüncü gününde kadın üreticiler söz alacak. Aile işletmelerinden markalaşma süreçlerine kadar birçok başlığın ele alınacağı oturumda, kırsal ekonomide kadın emeğinin artan rolüne dikkat çekilecek. Günün son bölümünde gerçekleştirilecek üretici oturumunda ise ziraat odaları başkanları yeni sezona ilişkin saha verilerini paylaşacak. Özellikle kuraklık riski, su yönetimi, üretim maliyetleri ve rekolte beklentileri zirvenin en kritik gündem başlıkları arasında yer alacak. Sektör temsilcileri, Ayvalık’ta gerçekleştirilecek Zeytin Üretim Zirvesi’nin, Türkiye zeytinciliğinin geleceğine ilişkin önemli karar süreçlerine zemin hazırlayacağı görüşünde birleşiyor. Üretimin sürdürülebilirliği, ihracat kapasitesinin artırılması ve yüksek katma değerli marka ekonomisinin oluşturulması açısından zirvenin sektöre güçlü bir perspektif sunması bekleniyor. Asırlardır zeytinle büyüyen Ayvalık, şimdi yalnızca üretimin değil; zeytin ekonomisinin geleceğini şekillendirecek fikirlerin de merkezi olmaya hazırlanıyor. ZEYTİN ÜRETİM ZİRVESİ PROGRAMI 1.Gün – 15 Mayıs 2026 AÇILIŞ TÖRENİ 12.00 STAND ZİYARETLERİ 1. Oturum – 14.30 Kuzey Ege’de Yerel Yönetimlerin Tarım Politikaları · Moderatör: İsmail Uğural – Tarım Gazetecileri ve Yazarları Derneği (TAGYAD) Başkanı · Konuşmacılar: · Mesut Ergin – Ayvalık Belediye Başkanı · Adil Kırgöz – Dikili Belediye Başkanı · Melih Bağcı – Gömeç Belediye Başkanı 2. Oturum – 16.00 Zeytin ve Zeytinyağı Üretiminde Gündem · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Hüseyin Bozkurt – Zeytin Üreticisi · Mehmet Cavlı – Komili Orjinasyon Müdürü · Fatih Cenikli – Zeytinyağı Üreticisi 2. Gün – 16 Mayıs 2026 1. Oturum – 15.00 Kuzey Ege Zeytinyağında Küresel Marka Yolculuğu: Coğrafi İşaret Yönetişimi ve Lisanslı Depoculuk · Moderatör: Dr. Hakkı Çetin – Kırsal Kalkınma ve Kooperatifçilik Uzmanı · Konuşmacılar: · Ali Uçar – Ayvalık Ticaret Odası Başkanı · Ahmet Çetin – Edremit Ticaret Odası Başkanı · Hasan Varol – Burhaniye Ticaret Odası Başkanı 2. Oturum – 16.30 Zeytin ve Zeytinyağı Sektör Forumu · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Ali Nedim Güreli – Zeytinyağı İhracatçısı · Mustafa Alhat – Zeytin ve Zeytinyağı Üreticisi · Dr. Mücahit Kıvrak – Balıkesir Üniversitesi Edremit MYO Zeytincilik Bölümü Öğretim Görevlisi 3. Gün – 17 Mayıs 2026 1. Oturum – 14.30 Kadın Çiftçiler Konuşuyor · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Konuşmacılar: · Deniz Sabuncugil – 4. Nesil Zeytinyağı Üreticisi · Şensal Arslan – Zeytin Üreticisi · Tuğba Nur Çelikel – Zeytinyağı Üreticisi · Esra Ovalı – Uyan Zeytincilik Üretim Sorumlusu 2. Oturum – 16.00 Zeytin ve Zeytinyağında Üreticinin Yeni Sezon Beklentileri · Moderatör: İsmail Uğural – TAGYAD Başkanı · Ziraat Odaları Başkanları katılımıyla

Olivtech’te Tarımın Geleceği ve Markalaşma Vizyonu Ele Alındı Haber

Olivtech’te Tarımın Geleceği ve Markalaşma Vizyonu Ele Alındı

İzmir tarım ve gıda sektörünün önemli buluşmalarından biri olan Gurme İzmir Olivtech – 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde ve İZFAŞ organizasyonuyla Fuar İzmir’de kapılarını açtı. Fuar kapsamında düzenlenen etkinliklerin ilk oturumu olan “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlıklı panelde; tarımın katma değerli üretime dönüşüm süreci, markalaşma stratejileri ve sektörün geleceğine yönelik vizyon ele alındı. Moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü’nün yaptığı oturumda; tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal, İzmir Ticaret Borsası Temsilcisi ve Tariş Zeytin Zeytinyağı Tic. A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Balsarı konuşmacı olarak yer aldı. Marka kavramı ne ifade ediyor? Dr. Erçin Güdücü, “Bugün zeytin ve zeytinyağının topraktan markaya dönüşümünü ele alacağız. Bu süreç nasıl işliyor, ülkemizde hangi aşamalardan geçiyor? Tarım, ticaret ve üretici tarafına yakından temas eden bir isim olarak, marka kavramı çiftçi ve üretici için ne ifade ediyor?” diye konuştu. “Yapısal sorunlar çözülmeden markalaşma zor” Tarım yazarı Ali Ekber Yıldırım, Türkiye’de tarımın temel sorunları çözülmeden, markalaşma sürecinin sağlıklı ilerleyemediğine dikkat çekti. Yaklaşık 30 yıllık meslek deneyimine atıfta bulunan Yıldırım, “Topraktan markaya geçişi uzun yıllardır konuşuyoruz, ancak üretimde yaşanan yapısal sorunlar nedeniyle bu aşamaya bir türlü geçemiyoruz. Tarım gündemi çoğunlukla maliyetler, fiyatlar ve destekler etrafında şekilleniyor. Bu başlıkların ötesine geçmekte zorlanıyoruz” dedi. İklim koşulları ve küresel gelişmelerin üretim üzerindeki etkilerine de değinen Yıldırım, “2025 yılı üretici açısından oldukça zor geçti. Kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve don olayları çiftçiyi ciddi şekilde etkiledi. 2026 yılı ise umut verici yağışlarla başladı, ancak bu kez de küresel gerilimler nedeniyle maliyetler arttı. Böyle bir ortamda üreticinin önceliği ayakta kalmak oluyor. Bu nedenle markalaşma gibi katma değerli süreçleri konuşmakta zorlanıyoruz” şeklinde konuştu. “Türkiye zeytinyağında güçlü, iç tüketimde geride” Rahmi Balsarı, Türkiye’nin, dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştirdiğini belirterek, “Bu, son 30 yılda sektöre yapılan yatırımların önemli bir sonucu. Nitekim son 25 yılda arzımız yüzde 150 oranında arttı. Üretimle birlikte iç tüketimimizde de artış yaşandı. Ancak iç tüketimimiz, örneğin Yunanistan seviyesinde olsaydı, mevcut üretimimiz ihracata dahi yetmeyebilirdi. Bu nedenle hem iç tüketimi artırmak hem de katma değerli ihracata odaklanmak büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Sektörün hedeflerine de değinen Balsarı, “Amacımız, yerli ve milli markalarımızın dünya pazarlarında daha güçlü şekilde yer alması. Bu noktada sevindirici gelişmeler de var. Son 2,5 yılda Türkiye’den 140 ülkeye ambalajlı zeytinyağı ihracatı gerçekleştirildi. Bu ihracat, 343 firma tarafından yapıldı. Uygun koşullar sağlandığında Türk ihracatçısının ürünlerini farklı kanallar aracılığıyla dünya pazarlarına sunabildiğini görüyoruz” diye konuştu. “Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı” Günay Baysal ise “Topraktan markaya” sürecinde ticaret odaları ve sivil toplum kuruluşlarının rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Tarım, önemi tartışılmaz bir sektör. Ancak ülkemizde hala ciddi sorunlar var. Girdiler pahalı, ürün çiftçide ucuz, tüketicide ise pahalı. Çiftçi yeterince kazanamamaktan, tüketici yüksek fiyatlardan, sanayici işlemek için, ihracatçı ise dünya pazarına sunacak kaliteli ürün bulamamaktan şikayet ediyor” dedi. Ege Bölgesi’nin tarımsal potansiyeline dikkat çeken Baysal, “Ege Bölgesi; zeytin, incir, üzüm, pamuk ve sebzeleriyle yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin en önemli tarım havzalarından biri. Bu potansiyeli doğru değerlendirerek değer yaratmamız gerekiyor. Bugün dünyada ne kadar ürettiğiniz değil, ürettiğinize ne kadar anlam ve değer kattığınız ölçülüyor. Ürünlerin bir hikayesi olmalı ve bu hikayeyle dünya pazarlarına açılmalı. Bir zeytin artık sadece zeytin değil; coğrafi işareti, sürdürülebilir üretim yöntemleri, ambalajı ve markasıyla katma değerli bir ürüne dönüşüyor” diyerek Türkiye’nin bu dönüşümü gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtti. 110 yıllık markanın dönüşümünü anlattı Cengiz Dikmen de konuşmasında Tariş’in markalaşma yolculuğunu örnek göstererek, özellikle son 25 yılda hayata geçirilen dönüşüm sürecini paylaştı. Tariş Zeytinyağı’nın 110 yıllık köklü geçmişi olduğunun altını çizen Dikmen, “Ben özellikle son 25 yılda markalaşma adına attığımız adımları vurgulamak isterim. Bu süreçte üretimden pazarlamaya kadar pek çok alanda önemli değişimler gerçekleştirdik. Öncelikle kalite standardizasyonunu sağladık. Modern tesis yatırımlarıyla üretim altyapımızı güçlendirdik, ürün kalitesinde sürekliliği yakaladık. Ardından ambalaj ve ürün çeşitliliğine odaklanarak tüketici beklentilerine uygun, katma değerli ürünler geliştirdik” dedi. Markalaşma sürecinde kurumsal kimlik ve iletişim çalışmalarına da önem verdiklerini belirten Dikmen, “Tariş markasını sadece bir üretici kimliğinden çıkarıp, tüketiciyle güven bağı kuran bir marka haline getirmeye çalıştık. Yurt içi pazarda bilinirliğimizi artırırken, yurt dışında da markalı ihracata yöneldik. Üreticiden gelen gücü doğru şekilde organize ederek hem kaliteyi hem de sürdürülebilirliği sağladık” diye konuştu. Gıdada kalite ve katma değer konuşuldu Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin ikinci panelinde, “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlığı ele alındı. Panelin moderatörlüğünü yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak, gıdada kalitenin artık yalnızca üretimle sınırlı bir kavram olmadığını belirterek, “Bugün kaliteyi konuşurken sadece ürünü değil, aynı zamanda onun hikayesini, üretim sürecini ve bilimsel altyapısını da konuşuyoruz. Zeytinyağı gibi stratejik bir üründe katma değer yaratmanın yolu, geleneksel bilgi ile teknolojiyi bir araya getirmekten geçiyor” dedi. “Kalite daha dalında başlar” Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı ise zeytinin dalından üretim sürecine ilişkin teknik değerlendirmelerde bulundu. Tatlı, “Zeytinyağında kalite, daha zeytin dalındayken başlar. Hasat zamanı, taşıma koşulları, sıkım süresi ve üretim teknolojisi doğrudan ürünün kalitesini belirler. Zeytinyağının aroması, meyvemsiliği ve kusursuzluğu, ancak duyusal analizle ortaya konulabilir. Bu da ürünün ulusal ve uluslararası standartlara uygunluğunu belirleyen en önemli aşamalardan biridir” diye konuştu. İleri teknoloji Panelin diğer konuşmacısı Can Kayacılar da “Süperkritik karbondioksit ile zeytinyağı ve zeytin yan ürünlerinden polifenol zenginleştirme: bilimden sağlık değerine” başlıklı sunumunda ileri teknoloji uygulamalarına dikkat çekti. Kayacılar, “Süperkritik karbondioksit teknolojisi sayesinde zeytin ve yan ürünlerinden yüksek katma değerli biyoaktif bileşenler elde etmek mümkün. Bu yöntem hem sağlık alanında yeni kullanım alanları yaratıyor hem de sektör için ekonomik değer üretiyor” dedi. Genç girişimciler yenilikçi üretim modellerini paylaştı Olivtech kapsamında düzenlenen etkinliklerin üçüncü panelinde, “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” başlığı ele alındı. Moderatörlüğünü The7 Kurucusu Çise Ulus’un üstlendiği panelde, tarım ve gıda sektöründe genç girişimciliğin yükselen rolü, yenilikçi üretim modelleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlar değerlendirildi. Panelde Von Urla kurucusu Gökçe Erkuşöz, çiftçi Umut Ayberk ve Sutchu markasının kurucusu Yasemin Sezgin yer aldı. Katılımcılar, kendi girişimcilik deneyimlerinden yola çıkarak tarım, üretim ve gıda alanında değer yaratan yeni iş modellerine ilişkin görüşlerini paylaştı.

Zeytinin Zirvesi İzmir’de Kuruluyor Haber

Zeytinin Zirvesi İzmir’de Kuruluyor

Üretimden sofraya uzanan dev buluşma başlıyor. 85 katılımcı, 5 ülkeden sektör temsilcisi, panellerden tadım etkinliklerine dolu dolu program… Olivtech Fuarı İzmir’de kapılarını açıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından düzenlenen Olivtech - 12. Zeytin, Zeytinyağı, Süt Ürünleri, Şarap ve Teknolojileri Fuarı, 30 Nisan - 2 Mayıs 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir C Hol’de gerçekleştirilecek. Olivtech, ortaya çıkaracağı ticari hacmin yanı sıra sektörün tüm bileşenlerini bir araya getiren kapsamlı etkinlik programıyla da öne çıkacak. Olivtech Fuarı, sektördeki yenilikleri ve teknolojik gelişmeleri sergilemek, sektör profesyonellerini bir araya getirerek iş birliği olanakları yaratmak amacıyla düzenlenirken, üretimden işleme ve tüketime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren paydaşları aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor. 85 katılımcının yer alacağı fuarda, Türkiye’nin 19 farklı şehrinin yanı sıra Almanya, Fransa, İsveç, Kanada ve Libya’dan katılımcılar da bulunacak. Zeytin ve zeytinyağı başta olmak üzere süt ürünleri, şarap ve tarım teknolojilerine odaklanan fuar, katılımcılara güncel trendleri takip etme, yeni iş bağlantıları kurma ve sektörel gelişmelere dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı sunacak. Fuarı ülkemizin yanı sıra Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalardan sektör profesyonellerinin ziyaret etmesi bekleniyor. Tarımdan gastronomiye Fuar zengin etkinlik programıyla da dikkat çekecek. Söyleşiler, mutfak atölyeleri, tadım etkinlikleri, lansmanlar, deneyim alanları ve sergi ile zenginleşen program kapsamında üretimden tüketime uzanan süreç farklı başlıklar altında ele alınacak. Tarımda dönüşüm, gıdada kalite, üretim süreçleri, markalaşma, sürdürülebilirlik, değer zinciri, tüketim alışkanlıkları ve gastronomi gibi konuların değerlendirileceği etkinlikler, sektörün güncel dinamiklerine ışık tutacak. Olivtech’in etkinlik programı, üniversiteler, kamu kurumları ve sektör paydaşlarının iş birliğiyle hazırlanırken İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ilgili belediye birimleri ile üniversiteler ve sektör temsilcileri de programa katkı sağladı. Karşılayan, kapsayan ve birleştiren Fuar, 30 Nisan saat 11.00’de gerçekleştirilecek açılış töreniyle başlayacak. Aynı gün saat 12.15’te CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, “Türkiye’de zenginliği yerin altında aramayın: En büyük zenginliğimiz yeşil altın zeytin” başlıklı konuşmasıyla sektörün güncel dinamiklerini değerlendirecek. “Karşılayan – Kapsayan – Birleştiren” temasıyla kurgulanan ilk gün programında saat 13.15’te düzenlenecek söyleşide, “Topraktan Markaya: Tarımın Dönüşen Gücü ve Gelecek Vizyonu” başlığı ele alınacak. Panelin moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü üstlenirken, Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, İzmir Ticaret Odası Meclis Üyesi Günay Baysal ile İzmir Ticaret Borsası temsilcisi ve aynı zamanda Tariş Zeytin ve Zeytinyağı AŞ Genel Müdürü Cengiz Dikmen ile Ege İhracatçı Birlikleri temsilcisi konuşmacı olarak yer alacak. Saat 14.30’da gerçekleştirilecek “Gıdada Kalite ve Katma Değer: Proses, Teknoloji ve Biyoaktif Bileşenler” başlıklı panelde Dokuz Eylül Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Turgay Bucak moderatörlüğü üstlenecek. Endüstriyel Bilim İnsanı Can Kayacılar ile Zeytinyağı Akademisi Başkanı Dr. Abidin Tatlı, zeytinyağı üretiminde proses yönetimi, duyusal analiz ve teknolojik gelişmeler üzerine değerlendirmelerde bulunacak. Saat 15.45’te düzenlenecek “Geleceği Üreten Genç Girişimciler” panelinde moderatörlüğü The7 Kurucusu Çise Ulus üstlenirken Von Urla Kurucusu Gökçe Erkuşöz, üretici Umut Ayberk ve Sütçü markasının kurucusu Yasemin Sezgin, üretim ve markalaşma süreçlerine ilişkin deneyimlerini paylaşacak. İzmir Bağ Yolu Lansmanı Olivtech’te gerçekleştirilecek Günün sonunda saat 17.00’de gerçekleştirilecek İzmir Bağ Yolu Lansmanı’nda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Turizm Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kamuoyuna sunulacak. Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Programı kapsamındaki Iter Vitis ağı üyeliğiyle hayata geçirilen İzmir Bağ Yolu; Urla, Seferihisar, Menderes, Selçuk, Kemalpaşa, Çeşme, Torbalı ve Karabağlar’daki bağ ve şarap üreticilerini kapsayan tematik bir rota olarak öne çıkıyor. Yerel üreticiler ile gastronomi değerlerini buluşturan proje, sürdürülebilir turizmin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Lansman kapsamında rotaya dahil edilen 18 işletmeye sertifika verilecek. Proje ile İzmir’in gastronomi turizmindeki konumunun güçlendirilmesi ve Avrupa Konseyi Kültür Rotaları Şarap Rotası ağıyla entegrasyonunun artırılması hedefleniyor. 1 Mayıs’ta üretim, emek ve değer zinciri Fuarın ikinci günü olan 1 Mayıs, “Üretim – Emek – Değer Zinciri” temasıyla gerçekleştirilecek. Saat 11.00’de düzenlenecek “Süt ve Peynir Üretiminde Değer Zinciri” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Harun Raşit Uysal üstlenirken Ulusal Süt Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslı Akpınar, Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Osman Öztürk ve Pınar Süt İmalat Müdürü Hüseyin Önel konuşmacı olarak yer alacak. Aynı gün saat 12.15’te gerçekleştirilecek “Zeytinin Yolculuğu: Kalite, Verim ve Gelecek” başlıklı panelde moderatörlüğü İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür yapacak. Panelde, Bademli Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Nallı, Gödence Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Kokulu ve Zeytincilik Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Ayla Mumcu yer alacak. Saat 14.00’te düzenlenecek “Bağdan Şişeye: Terroir, Teknoloji ve Trendler” başlıklı panelde ise moderatörlüğü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Altındişli yaparken Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu’ndan Prof. Dr. Ufuk Yücel, Urla Bağ Yolu Derneği Başkanı, USCA Bağcılık ve Şarapçılık Kurucusu Serpil Erdurak ile danışman önolog Işık Gülçubuk konuşmacı olacak. Deneyim ve algıya odaklanılacak Fuarın son günü olan 2 Mayıs, “Tüketim – Deneyim – Algı” temasıyla düzenlenecek. Saat 10.00’da gerçekleştirilecek “Dr. Zeytin” oturumunda Dr. Esat Hoşgönül ve Dr. Feray Özgür Saraçoğlu, zeytin ve zeytinyağının sağlık üzerindeki etkilerini hekim ve eczacı perspektifinden ele alacak. Saat 11.00’de düzenlenecek “Sütü Nasıl Tüketiyoruz? Yeni Nesil Yaklaşımlar” başlıklı panelin moderatörlüğünü Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Cem Karagözlü yaparken Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Sedef Nehir El, TE-TA Teknik Tarım Genel Müdürü ve Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Sumer Tömek Bayındır ile Ege Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykan Candemir konuşmacı olarak yer alacak. Saat 12.15’te gerçekleştirilecek “Gelenekten Geleceğe Zeytinyağının Sofralarımızdaki Değeri” başlıklı paneli İzmir Konak Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Derman Küçükaltan yönetirken, Köstem Zeytinyağı Müzesi Kurucusu Doç. Dr. Levent Köstem, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Özgür Sarıbaş, Genç ve Naturel A.Ş. Kurucusu Prof. Dr. Seda Genç ve endokrin, metabolizma ve beslenme alanında uzman Prof. Dr. Ceyhun Dizdarer konuşmacı olacak. Mutfak atölyeleri ve deneyim alanları Fuar kapsamında, Türk mutfağının önemli temsilcilerinden Şef Özlem Mekik moderatörlüğünde düzenlenecek mutfak atölyelerinde, alanında uzman şefler Ege ve İzmir mutfağından özel reçetelerini ziyaretçilerle paylaşacak. 1 Mayıs’ta DoubleTree by Hilton’dan Executive Chef İlhami Dinç, Ege otlarını yorumladığı “Çağla bademli ballı Ege otları harmanı”nı hazırlayacak. 2 Mayıs’ta da Mövenpick Otel’den Executive Chef Murat Yıldız “Levrekli şevketi bostan”, Kaya Otel’den Su Şefi Yahya Yıldırım ise “İzmir kumru ekmeği üzerine enginarlı köfte” sunumlarıyla ziyaretçilerle buluşacak. Ziyaretçiler, mutfak atölyeleri ile lezzet dolu bir deneyim yaşayacak. Sergiden tadım etkinliklerine eşsiz bir deneyim sunacak Fuar süresince ayrıca üniversitelerle yapılan iş birliğiyle hazırlanan tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek. Zeytinyağı ve peynir tadımlarının yapılacağı “Olivbar” alanı ile zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğunu anlatan “Köstem Zeytinyağı Müzesi” özel seçkisi zeytinyağı sergisi ziyaretçilere açık olacak. Olivtech, üretimden tüketime uzanan değer zincirini tüm boyutlarıyla ele alarak sektör temsilcileri için güçlü bir buluşma noktası oluşturacak. Fuar, 10.00 – 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Başkanvekili Biba: "İnegöl Mobilyası Dünya Çapında Bir Başarı Hikayesi" Haber

Başkanvekili Biba: "İnegöl Mobilyası Dünya Çapında Bir Başarı Hikayesi"

Bu yıl 54.’sü düzenlenen MODEF İnegöl Mobilya Fuarı’nın açılış törenine katılan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, “İnegöl ürettikçe Bursa güçlenecek, Bursa güçlendikçe ülkemiz kazanacaktır” dedi. Türkiye’nin önde gelen mobilya üreticilerinin son koleksiyonlarını sergilediği 54. MODEF İnegöl Mobilya Fuarı, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın katılımıyla açıldı. Açılışa Bakan Prof. Dr. Ömer Bolat’ın yanı sıra Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, BTSO Başkanı İbrahim Burkay, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere birçok üretici katıldı. “TASARIM VE İNOVASYON ÜRETİMİN AYRILMAZ BİR PARÇASI” Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şahin Biba, mobilyanın başkenti İnegöl’ün yalnızca Bursa’nın değil, Türkiye’nin en önemli üretim üslerinden biri olduğunu dile getirdi. Köklü geçmişi, güçlü sanayi altyapısı ve nitelikli iş gücüyle İnegöl’ün bu unvanı fazlasıyla hak ettiğini söyleyen Başkanvekili Biba, “Dünyada rekabet artık sadece üretmekle değil; katma değer oluşturmakla, markalaşmakla ve küresel pazarlarda söz sahibi olmakla mümkündür. Yeni dönemde, tasarım ve inovasyon üretimin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir. İnegöl mobilyası bu anlamda dünyanın dikkatini çeken bir başarı hikâyesine dönüşmüştür” diye konuştu. “BÜYÜK KALKINMA YÜRÜYÜŞÜNÜN EN ÖNEMLİ PAYDAŞLARIYIZ” Üreten şehirlerin güçlü olacağını, güçlü şehirlerin güçlü Türkiye’yi inşa edeceğini anlatan Başkanvekili Biba, “Bizler de yerel yönetimler olarak; ülkemizin bu büyük kalkınma yürüyüşünün yereldeki en önemli paydaşlarıyız. Bu vizyon, yerli üretimi destekleyen, girişimciyi büyüten, sanayicinin önünü açan anlayışın sonucudur. İnegöl ürettikçe Bursa güçlenecek, Bursa güçlendikçe ülkemiz kazanacaktır. İnegöl Mobilya Fuarı’nın, üreticilerimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Başta MODEF yönetimi olmak üzere fuarın gerçekleşmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyorum” dedi. “TÜRKİYE MOBİLYA İHRACATINDA EN YÜKSEK PAY BURSA’NIN” Ticaret Bakanı Prof.Dr. Ömer Bolat, uzun yıllardır ihracatçı kimliğini koruyan mobilya sektörünün, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirdiğini anlattı. Mobilya ihracatının 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaştığını, 200’ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturduğunu belirten Bakan Bolat, “Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmıştır. Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın yüzde 28’inin Bursa’dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa’dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir” diye konuştu. “ÜLKEMİZ, AZMİ VE ÇALIŞKANLIĞIYLA DİRAYETİNİ ORTAYA KOYMUŞTUR” Kilogram başına ihracat değerinde kaydedilen artışın; sektörün katma değeri yüksek, nitelikli ürünlere yöneldiğini teyit ettiğini dile getiren Bakan Bolat, sektörün tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlediğini, Türk mobilyasının dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale geldiğini söyledi. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye’nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu vurgulayan Bakan Bolat, “Özellikle İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, 2026 yılına ilişkin küresel mal ve hizmet ticareti beklentilerini aşağı yönlü baskılamaya devam etmektedir. Hamdolsun ülkemiz, sahip olduğu güçlü liderlik ve iş dünyasının azmi ve çalışkanlığıyla böylesine zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur. 2025 yılı 4. çeyrek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye ekonomisinin, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle tüm olumsuz küresel konjonktürde pozitif ayrışmayı başardığını büyük bir mutlulukla görüyoruz. Türkiye’nin mobilya sektöründeki gücünü daha da ileriye taşımayı, yenilikçi tasarım ve ürünleri uluslararası vitrine çıkarmayı hedefleyen bu önemli organizasyonun; sektörümüzün üretim kapasitesini, tasarım kabiliyetini ve ihracat vizyonunu bir kez daha güçlü şekilde ortaya koyacağına yürekten inanıyorum” dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl’ün mobilyada referans noktası olduğunu vurguladı. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı’nın şehrin mobilya üretiminin ve ihracatının itici gücü olduğunu aktardan Ayyıldız, köklü fuarın her yıl olduğu gibi mobilya sektörünün geleceğini şekillendirdiğini belirtti. AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman, fuar münasebetiyle mobilya sektörünün, mobilya dünyasının, mobilyanın başkenti olan İnegöl'de buluştuğunu belirtti. Sergilenen her mobilyada İnegöllü ustaların ve iş adamlarının tecrübesi ile emeği bulunduğunu ifade eden Salman, bu zamana kadar sanayicilere büyük destek veren Bakan Ömer Bolat’a teşekkür etti. BTSO Başkanı İbrahim Burkay ise, ekonomik krizlerin yaşandığı süreçte sebeplere sarılmanın büyük önem taşıdığını belirterek İnegöl’ün bunu başardığını vurguladı. Türkiye’nin kendi coğrafyasında hem ithalat konularında hem de ihracatta, dış ticarette çok önemli bir merkez konumuna geldiğini belirten Burkay, desteklerinden dolayı Bakan Bolat’a ve tüm yöneticilere teşekkür etti. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da İnegöl denince akla ilk olarak mobilyanın geldiğini belirtti. İnegöl mobilyasının küresel bir marka olma yolunda ilerlediğini anlatan Taban, ilçenin tarım ürünleri, meyvecilik, fidan yetiştiriciliği gibi konularda da önemli potansiyeller barındırdığını söyledi. MODEF Başkanı Yavuz Uğurdağ, dış ticaret hacimlerinin bir buçuk milyar dolara ulaştığını söyledi. Fuarın üretim yapan veya istihdam sağlayan tüm sektör paydaşlarına katkı sağladığını belirten Uğurdağ, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti. Konuşmaların ardından açılış kurdelesini kesen protokol üyeleri, stantları gezerek sektör temsilcileriyle sohbet etti.

Gaziantep Mutfağına Yeni Tescil: Leblebili Kıtır Helva Coğrafi İşaret Aldı! Haber

Gaziantep Mutfağına Yeni Tescil: Leblebili Kıtır Helva Coğrafi İşaret Aldı!

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kentin gastronomi mirasına bir halka daha ekledi. "Gaziantep Leblebili Kıtır Helva", yaklaşık bir yıllık çalışmanın ardından resmen coğrafi işaret tescili alarak koruma altına alındı. ​Gaziantep mutfağının köklü lezzetlerinden biri olan Leblebili Kıtır Helva, Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı’nın titiz çalışmaları sonucunda tescillendi. Bu yeni tescille birlikte Gaziantep, Türkiye’nin en çok coğrafi işaretli ürüne sahip şehri olma unvanını pekiştirdi. ​Gaziantep’in 109. Tescilli Lezzeti: Leblebili Kıtır Helva ​Gaziantep, uluslararası gastronomi dünyasındaki yerini 109 tescilli ürünle sağlamlaştırmaya devam ediyor. Kent kültüründe uzun yıllardır misafir ağırlamalarının vazgeçilmezi olan, çay ve kahvenin yanında sunulan Gaziantep Leblebili Kıtır Helva, artık resmi bir marka değeri taşıyor. Festival, bayram ve özel günlerin aranılan hediyeliği olan bu helva, kıtır yapısı ve özgün aromasıyla dikkat çekiyor. ​Geleneksel Ustalık ve Sabırla Üretiliyor ​Gaziantep Leblebili Kıtır Helva’nın üretim süreci, büyük bir ustalık ve geleneksel yöntemlere sadakat gerektiriyor. Ürünün içeriğinde ve yapımında öne çıkan özellikler şunlar: ​İçerik: Susam, leblebi, beyaz şeker, su, çöven ekstraktı ve limon tuzu. ​Görünüm: Beyaz krem tonlarında, leblebi ve susam taneleriyle zenginleştirilmiş yapı. ​Doku: Kısmen sert ve ağızda dağılan kırılgan yapı. ​Ayırt Edici Özellik: Hiçbir yabancı tat ve koku içermeyen, tamamen doğal ve geleneksel tekniklerle elde edilen özgün lezzet. ​Gaziantep Coğrafi İşarette Türkiye Lideri ​Gaziantep, sadece yerel değil, uluslararası tescil süreçlerinde de öncü rol oynuyor. Şehirde halen Araban Sarımsağı, Antep Baklavası, Menengiç Kahvesi, Antep Fıstık Ezmesi ve Gaziantep Lahmacunu gibi ürünler Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret Tescili’ne sahip. ​Ayrıca; Oğuzeli Nar Ekşisi, Antep Muskası, Antep Bulguru, Nizip Nanesi ve Nizip Mızar Havucu için de AB tescil süreçleri devam ediyor. ​Kültürel Miras Gelecek Kuşaklara Aktarılıyor ​Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı, kentin yöresel değerlerini korumak ve ekonomik katma değer yaratmak adına markalaşma projelerini sürdürüyor. Coğrafi işaretli ürünlerin tanıtımı için yurt içi ve yurt dışı fuarlarda aktif rol alınırken, diğer kamu kurumlarıyla koordineli bir çalışma yürütülüyor.

DENİB'de Osman Uğurlu Dönemi Başladı: İhracatın Yeni Kaptanı Belli Oldu! Haber

DENİB'de Osman Uğurlu Dönemi Başladı: İhracatın Yeni Kaptanı Belli Oldu!

Denizli İhracatçılar Birliği, 2025 Yılı Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı'nı 10 Nisan 2026 tarihinde DENİB Hizmet Binasında gerçekleştirdi. DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, 8 yıldır taşıdığı bayrağı yeni seçilen Başkan Osman Uğurlu’ya devretti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan Genel Kurul’da, çalışma raporu, yönetim ve denetim kurullarına ilişkin raporlar ile bilanço, gelir-gider ve tahmini bütçe hesapları görüşülerek üyelerin onayına sunuldu ve kabul edildi. İhracat hedeflerimiz doğrultusunda desteğe her zaman hazırız DENİB Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nın ve seçim sürecinin tamamlanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Hüseyin Memişoğlu, “Sözlerime başlamadan önce görev sürem boyunca bana büyük destek veren yönetim kurulumuza, Birlik üyelerimize ve DENİB’te görevli çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim. DENİB’in yeni Başkan Osman Uğurlu ve yönetim kuruluna da hayırlı olsun diyor, başarı temennilerimi sunuyorum. İhracat hedeflerimiz doğrultusunda her daim destek olmaya devam edeceğimi, 8 yıllık görev sürem boyunca edindiğim bilgi ve tecrübe birikimini aktaracağımı belirtmek istiyorum.” dedi. Üye sayısında tarihi artış 2017 yılında DENİB üye sayısının 3.469 olduğunu belirten Başkan Hüseyin Memişoğlu, “Birliğimiz güncel üye sayısı 2026 mart ayı itibariyle %97 artışla 6.836’ya ulaştı. 23 yılda ulaşılan üye sayısına son 8 yılda eriştik. Bu da yaptığımız tanıtım faaliyetlerinin karşılığını aldığımızı, daha bilinir ve daha görünür olduğumuzu gösteriyor. Üst düzey temaslarımız sonrasında hizmet süreçlerinde de önemli iyileşmeler kaydettik. Daha önceden Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Md. İzmir’de olan yeşil pasaport onay süreçlerinin Denizli Dış Ticaret İşlemleri Md.’ne alınmasını sağladık. Böylelikle onay süresini 1 haftadan 1 güne hatta 1 saate düşürmeyi başardık. Yeşil pasaport sayısında da dikkat çekici bir artış yaşandı. 2017 yılında 195 olan yeşil pasaport sayısı, 2026 yılı mart ayı itibariyle 1.556’ya ulaşarak %710 oranında arttı.” dedi. 5 milyar dolar ihracatın kapısını çaldık, pandemiye rağmen üretime devam ettik 2025 yılı Denizli ihracatının 4,7 milyar dolar olduğunu belirten DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Başkanlık dönemimin bir kısmı pandemiyle geçti. Bu süreçte de her zaman ihracatı ve ihracatçıyı desteklemeye devam etmeye gayret ettik. Üretim ve ihracatımızın sekteye uğramaması adına sokağa çıkma yasağında izin belgeleri düzenledik. Böylelikle ihracatçılarımız işletmelerine gidebildi. Bunun yanı sıra maske imalatı için akredite kurum onayı aldık. Böylelikle Denizlili firmalar maske üretimi gerçekleştirebildi. 2017 yılında 3 milyar 067 milyon dolar değerinde ihracatımız vardı. Yüzde 53 oranında gelişim sağladık. Ara yılları baz alırsak; örneğin Ağustos 2022 ile Temmuz 2023 dönemi arasındaki 12 aylık süreçte, 4 milyar 980 milyon dolar değerinde ihracata ulaştık. Başka bir deyişle, 5 milyar doların kapısını çaldık” ifadelerini kullandı. İhracatçı sayısı yüzde 51 artışla 1.111’den 1676’ya ulaştı Sözlerine devam eden DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu süreçte ihracatımız da tabana yayıldı. 100. sırada yer alan firmamızın ihracat rakamı 2017 yılında 4,2 milyon dolarken 2025 yılında 100. sırada yer alan firmamız 6,1 milyon değerinde ihracat değerine ulaştı. Burada da yüzde 47 oranında bir gelişim söz konusu. 1 milyon dolar üstü ihracat yapan firma sayısı 268’ten 366’ya, 5 milyon dolar üstü ihracat yapan firma sayısı 90’dan 117’ye, 10 milyon dolar üstü ihracat yapan firma sayısı ise 48’den 61’e yükseldi. Bu süreçte değinilmesi gereken en önemli konulardan biri de ihracatı yapılan ürün kaleminde artış. Sektör ve ürün çeşitliliğimizle her sene ülke çapında önde gelen illerden biri oluyoruz. 2017 yılında ilimizden 1.051 farklı ürün kalemi ihracatı yapılırken, 2025 yılında bu rakam 3.242’ye yükseldi. Kilogram başına ihracat birim değerimiz yüzde 20 oranında artışla 1,78’den 2,11’e yükseldi. İlimiz bazı aylarda ülke genelinde 8.’ciliğe, hatta 7.’liğe yükselse de genel sıralamada ülke çapında yıllık bazda 9. sıradaki yerimizi de korumayı başardık.” Tasarım ve inovasyon odaklı yeni nesil yaklaşım Katma değerli üretimi desteklemek amacıyla tasarım odaklı organizasyonlara devam ettiklerini ifade eden DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “DENİB DESIGN Ev ve Banyo Tekstili Tasarım Yarışmalarımıza toplam 736 başvuru aldık. 7 öğrencimiz yurt dışında tasarım eğitimi almaya hak kazandı. Bir öğrencimiz şu anda Milano’da eğitimini sürdürüyor. Bu yarışmalarımızda en önem verdiğimiz hususlardan biri de 7 ev, 7 banyo olmak üzere her yarışmamızda 14 finalistin bire bir üretici firmalarla çalışarak tasarımlarının hayata geçmelerine şahit olmaları. İhracatımızın daha katma değerli olması adına kalite ve tasarım odaklı üretim anlayışımıza devam etmeliyiz. Diğer yandan, Genç Mucitler İnovatif Fikirler Yarışmaları ile gençlerin üretime ve ihracata yönlendirilmesi sağlanırken yenilikçi fikirlerin desteklenmesini hedefledik. Yarışmalarımıza yaklaşık 2.000 başvuru alıyoruz. Bu da demek oluyor ki yarışmanın yapıldığı yıl 2.000 evde gündem ihracat oluyor.” dedi. 54 fuar, 30 yurt dışı tanıtım, 1.000’in üzerinde B2B görüşmeye aracılık: Küresel pazarlarda aktif tanıtım Uluslararası pazarlarda Denizli ihraç ürünlerinin görünürlüğünü artırmak amacıyla yoğun bir tanıtım ve pazarlama faaliyeti yürütüldüğünü belirten DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “2018 yılından bu yana; 30’u yurt dışı, 22’si yurt içi ve 2’si sanal olmak üzere toplam 54 fuara DENİB Info Standı ile katılım sağladık. 13 alım heyeti ve 17 yurt dışı pazarlama programı olmak üzere 30 farklı organizasyonda firmalarımızın alıcılarla yüz yüze görüşmelerine aracılık ettik. DENİB Info Standı ile amacımız etkin bir şekilde tanıtım faaliyeti olsa da özellikle fuarda katılımcı olmayan ziyaretçi olarak gelen firmalarımız için müşterileriyle görüşebilecekleri alan tesis etmek bir diğer hedefimiz oldu.” dedi. Yürüttüğümüz projeler ile ihracatçılarımıza rehber olduk Göreve geldiğinden bu yana 11 URGE projesini başarıyla tamamladıklarını ifade eden DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Şu anda 3 ev tekstili sektörüne yönelik UR-GE projemize devam ediyoruz. 2016 yılında başlayan Turkish Towels markalaşma çalışmalarımızda epey yol katettik. Geçtiğimiz sene uzun zamandır bünyemize kazandırmaya çalıştığımız www.turkishtowels.com domaininin satın alımını gerçekleştirdik. Açıkçası 10 yıldan fazla süredir bu konuyu yakından takip ediyorduk. Sponsorluk faaliyetlerimizin yanı sıra, THY işbirliği ile planet eğlence sistemi reklamları ve ETCO işbirliği ile hayata geçirdiğimiz izlenebilirlik projesinin önümüzdeki dönemlerde meyvelerini toplamayı diliyorum. 2018-2020 yılları arasında yürüttüğümüz “Senden İhracatçı Olur” projesi kapsamında Denizli’nin ilçelerini ziyaret ederek ihracatı anlattık. Eğitim faaliyetlerimiz ile ihracatçı sayısının artması adına çalışmalar yaptık. İlimizde kurulacak E-İhracat Akademisi için protokol imza törenimizi gerçekleştirdik. Denizli, e-ticaret konusunda ülke çapında önde gelen illerden biri. Biz de e-ihracat eğitimleriyle bölgemizin dijital ihracat kapasitesinin artırılmasını hedefliyoruz. Şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Diğer yandan Türkiye’de coğrafi işaret tescili bulunan Denizli Kekiği’nin AB Nezdinde Coğrafi İşaret Tescili için Kurtluca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile işbirliği gerçekleştirdik. Böylelikle tarımsal değerimize sahip çıkmak adına girişimlerimizi başlattığımızı belirtmek istiyorum.” dedi. Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik öncelikli gündemlerimizden oldu Küresel ticarette belirleyici hale gelen sürdürülebilirlik alanında da DENİB’in öncü rol üstlendiğini belirten DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Yeşil dönüşümde üyelerimize rehber olabilmek adına ilk olarak DENİB bünyesinde Sürdürülebilirlik Komitesi oluşturduk. Interreg Next Med ve Eco Future gibi uluslararası hibe programlarına üyelerimize dönük pilot projelerle başvurularımızı gerçekleştirdik. Yerelde ise Güney Ege Kalkınma Ajansı Teknik Destek Programları kapsamında tüm sektörlerimize yönelik sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, SKDM ve karbon ayak izi hesaplama gibi konularda eğitim serileri gerçekleştirdik.” dedi. Sahada üyelerimizle bir arada olduk, DENİB Akademi’yi yeniden yapılandırdık 1.100’ün üzerinde firmayı yerinde ziyaret ettiklerini ifade eden DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Firmaların ihtiyaçlarını, taleplerini, DENİB’ten beklentilerini ziyaret ederek dinlemeleri için DENİB’de görevli çalışma arkadaşlarımızdan 3 ayrı ekip oluşturduk. Düzenli olarak firmaları sahada ziyaret ettiler. Sorun ve beklentileri doğrudan muhatabından dinlediler. Düzenli aralıklarla oluşturulan ziyaret raporlarını okuyarak sorunlara çözüm bulmaya, ilgili mercilere aktarmaya çalıştık. Çalışmanın faydalı olduğunu düşünüyorum. Diğer yandan, DENİB Akademi çatısı altında 2018 yılından bu yana 217 program düzenlenirken, 12 bini aşkın katılımcıya toplam 1.005 saat eğitim verildi. 2023 yılı sonunda DENİB Akademiyi yeniden yapılandırmıştık. Akademi Master, Akademi Junior, Akademi Profesyonel ve Akademi Girişimci olarak gruba uygun eğitimlerle çalışmalarımızı sürdürdük.” dedi. Bilgilendirme ve Farkındalık Faaliyetlerimize Devam Ettik İhracatçılarımızın güncel gelişmelere hızlı adapte olabilmesi adına bilgilendirme ve farkındalık faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüklerini belirten DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Makine ve aksamları, tekstil-konfeksiyon, maden, tarım ve kablo-bakır tel sektörlerine yönelik düzenli olarak sektörel analiz ve sunumlar gerçekleştirdik. İhracat 101 ve Pazar Araştırması 101 başta olmak üzere hazırladığımız dijital rehberlerle firmalarımıza yol gösterdik. Bunun yanı sıra ilk defa 100 bin dolar ihracat sınırını aşan firmalara yönelik teşekkür belgeleri ve tebrik mektupları ile motivasyonu artırmayı hedefledik. Toplamda 1.772 firmaya teşekkür belgesi gönderdik. Sosyal medya ve dijital kanallar üzerinden aylık ihracat verileri, birim değer analizleri, döviz ve emtia göstergeleri ile küresel gelişmeleri düzenli olarak üyelerimizle paylaştık. Ülke raporları ve küresel analizlerin özet içeriklerini erişilebilir hale getirerek firmalarımızın karar alma süreçlerine katkı sunduk.” dedi. Sosyal sorumluluk anlayışımızla da sahadaydık 2023 yılı Şubat ayında yaşanan deprem felaketinde yaşanan acıyı unutmadıklarını belirten DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Deprem felaketinde yardımı yola çıkaran ilk ve Denizli’den deprem bölgesinde sahada çalışan tek oda ve birlik olduk. DENİB’ten görevlendirilen ekip arkadaşlarımız günlerce bir fiil Hatay’da depremzedelerimizin yanında oldu. Ulaştırdığımız yardım tırlarını bizzat ihtiyaç sahiplerine dağıttılar, her türlü desteği verdiler. Kendilerine de buradan sabırları ve özverileri için teşekkür ederiz.” dedi. Daha güçlü bir Denizli ihracatı için çalışmaların süreceğine şüphem yok Konuşmasının sonunda ihracatın sürdürülebilirliği ve rekabet gücünün artırılmasına vurgu yapan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Görev süremiz boyunca temel hedefimiz; Denizli ihracatını daha katma değerli, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmaktı. Bugün geldiğimiz noktada; tasarım, inovasyon, e-ihracat ve yeşil dönüşüm alanlarında önemli bir mesafe kat ettiğimizi memnuniyetle görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de Denizli ihracatçısının yanında olmaya, bilgi ve tecrübemizi paylaşmaya ve ilimiz ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğiz. Denizli’yi küresel ticarette daha güçlü bir konuma taşımak için hep birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.” dedi. DENİB’in Yeni Başkanı Osman Uğurlu: Bu Görev Hem Onur Hem Sorumluluk Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı, 10 Nisan 2026 Cuma günü geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Genel Kurul sonucunda, Osman Uğurlu Denizli İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildi. Genel Kurul’da ihracatçıların güçlü desteğini alarak başkanlık görevine seçilen Uğurlu, kendisine ve yönetim kuruluna gösterilen güven için tüm üyelere teşekkür ederek, “Bu görev, benim için büyük bir onur olduğu kadar çok önemli bir sorumluluktur. İhracatçılarımızın bize duyduğu güvene layık olmak için var gücümüzle çalışacağız. Ayrıca, sekiz yıl boyunca birliğimize büyük emek veren büyüğümüz Sayın Hüseyin Memişoğlu’na hizmetleri için şükranlarımı sunuyorum.” dedi. Denizli’nin 4,7 milyar doları aşan ihracat hacmi, 183 ülkeye ulaşan ticaret ağı ve yaklaşık 1.700 aktif ihracatçısıyla Türkiye’nin en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Osman Uğurlu, Genel Kurul’un ardından değerlendirmelerde bulunarak yeni döneme ilişkin vizyonunu şu sözlerle paylaştı: “Denizli’nin köklü üretim mirasını, dijitalleşme ve inovasyonla daha ileri taşıyacağız. İhracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıran, yeni pazarlara açılımını destekleyen ve değişen küresel ticaret dinamiklerine hızlı uyum sağlayan bir yapı kuracağız. Yeşil dönüşümden e-ihracata, markalaşmadan tasarım odaklı üretime kadar geniş bir alanda somut adımlar atarak firmalarımızın rekabet gücünü kalıcı biçimde artırmayı hedefliyoruz. Denizli’yi yalnızca ihracatta değil, aynı zamanda inovasyon ve katma değerli üretimde de güçlü bir merkez haline getireceğiz.” Denizli ihracatının en büyük gücünün birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayarak yönetim anlayışına da değinen Uğurlu, yeni sürecin ortak akıl ve istişare kültürüyle yürütüleceğini vurgulayarak, “Bu yolculukta en büyük gücümüz ihracatçılarımızın desteği ve güvenidir. Hep birlikte hareket ettiğimiz sürece çok daha güçlü sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Denizli’nin kadim üretim kültürünü geleceğin ekonomisiyle buluşturacak; şehrimizi ihracatın yanı sıra inovasyonun da merkezi yapacağız. Birliğimizi; sektörlerin buluştuğu, ortak vizyonun paylaşıldığı ve ticaretin geleceğinin şekillendiği bir platform haline getireceğiz. Yarının dünyasında daha güçlü bir Denizli için, bugün itibarıyla hep birlikte daha kararlı adımlar atıyoruz.” ifadelerini kullandı. 2026-2030 DENİB Ailesi 2026-2030 dönemi DENİB Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve TİM delegeleri aşağıdaki şekliyle oluşmuştur. DENİB BAŞKANI UĞURLULAR TEKSTİL SAN.VE TİC. A.Ş. YÖNETİM KURULU (ASİL) 1. ERİKOĞLU EMAYE BAKIR TEL SAN. A.Ş. 2. DEMSAN DENİZLİ MENSUCAT SANAYİ VE TİC. A.Ş. 3. TOSUNOĞLU TEKS.SAN.VE TİC. A.Ş. 4. ÇALIŞKAN TARIM ÜRÜN. İNŞ. TAAH. TKS. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 5. BRETON MAKİNE SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 6. MAKROTEKS TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 7. TURKUAZ TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 8. ERTEKS KADİFE TEKSTİL SAN.VE TİC. LTD. ŞTİ. 9. ASLI TEKS. GİYİM SAN. VE TİC. A.Ş. 10. NAK İTHALAT VE İHRACAT SAN.VE TİC. LTD. ŞTİ. YÖNETİM KURULU (YEDEK) 1. MTC LİNEN TEKSTİL İTHALAT İHRACAT SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ. 2. ATEŞ OTOMOTİV DIŞ TİCARET A.Ş. 3. ARAN TEKSTİL SAN.VE TİC. A.Ş. 4. MERCAN KİMYA SAN.VE TİC. A.Ş. 5. ELTEKSMAK MAKİNE A.Ş. 6. FOUR FOOD GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 7. BOZBROS DIŞ TİC. A.Ş. 8. KAYNAK TEKS.PAZL.VE DIŞ TİC. A.Ş. 9. MARBLE SHOP DOĞAL TAŞ DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. 10. KOBE TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. DENETİM KURULU (ASİL) 1. ŞANLIKAN TEKS.PAZ.DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. 2. ABC TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş. 3. MUTEKS MUTLUBAŞLAR TEKSTİL SAN .VE TİC.A.Ş. DENETİM KURULU (YEDEK) 1. SELİN TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 2. MENEKŞE TEKSTİL SAN.VE TİC.A.Ş. 3. ÖZGÜR TEKSTİL VE KONFEKSİYON SAN.VE TİC.AŞ. TİM DELEGELERİ (ASİL) 1. MODEKO TEKSTİL SAN.TİC.LTD.ŞTİ 2. MAKROTEKS TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 3. EGEM TEKSTİL KON SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 4. ALTINTOP KURUYEMİŞ GIDA SAN.VE TİC.A.Ş. 5. ZOREL TEKSTİL İML. PAZ.SAN.TİC.LTD.ŞTİ. 6. GARDENYA TEKSTİL KONF. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 7. DN MERMER A.Ş. 8. ZGK GÖKŞİN KİMYA TEKS. SAN. TİC. A. Ş. 9. GELİN TEKSTİL SAN.VE TİC.A.Ş TİM DELEGELERİ (YEDEK) 1. BERBERLER TEKSTİL SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. 2. IRMAK TEKSTİL TİC. SAN. LTD. ŞTİ. 3. EFABRİKA TEKSTİL İTH.İHR.DIŞ TİC.MAĞ.A.Ş. 4. YASTIKÇI TEKSTİL NAKIŞ SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. 5. İRYA TEKSTİL SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. 6. HALMER TEKS. BASKI BOYA SAN. VE TİC. A.Ş. 7. PROSHINE ENERJİ A.Ş. 8. LİDAMER STONE MADEN SAN.TİC.LTD.ŞTİ. 9. AKGÜN ELEKT. MÜH.TAAH.SAN. TİC.LTD.ŞTİ.

Tavşan Yüreği Zeytini İçin AB Başvurusu Yapıldı Haber

Tavşan Yüreği Zeytini İçin AB Başvurusu Yapıldı

Antalya’nın kendine özgü aroması ve şekliyle bilinen "Tavşan Yüreği Zeytini", ulusal başarısının ardından şimdi de Avrupa Birliği (AB) tescili için yola çıktı. Vali Hulusi Şahin’in imzasıyla resmiyet kazanan başvuru süreci, yerel lezzetimizin dünya markası olma yolundaki en önemli adımı olarak kaydedildi. Antalya’nın coğrafi işaretli gururu Tavşan Yüreği Zeytini, sınırları aşmaya hazırlanıyor. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Antalya Ticaret Borsası’nın (ATB) destek verdiği Avrupa Birliği (AB) Coğrafi İşaret başvuru dosyası, Antalya Valisi Hulusi Şahin tarafından imzalanarak Avrupa Komisyonu’na sunulmak üzere resmi sürece girdi. Vali Hulusi Şahin: "Yerel Değerlerimizi Dünya ile Buluşturuyoruz" Antalya’nın tarımsal potansiyelini uluslararası arenada korumak ve tanıtmak amacıyla başlatılan Coğrafi İşaret Seferberliği kapsamında konuşan Vali Şahin, bu adımın stratejik önemine vurgu yaptı: "Tavşan Yüreği Zeytini, ilimizin en nadide tarımsal değerlerinden biri. Ülkemizde aldığımız tescilin ardından başlattığımız bu AB süreci, ürünümüzün hak ettiği değeri küresel ölçekte almasını sağlayacaktır. Yerel değerlerimizi korumaya ve dünya vitrinine çıkarmaya kararlılıkla devam ediyoruz." Neden Tavşan Yüreği Zeytini? Antalya’nın mikroklimal özellikleriyle bütünleşen bu özel zeytin çeşidi, ismini tavşan kalbine benzeyen karakteristik şeklinden alıyor. AB tescili ile birlikte ürünün; Küresel Pazar Değeri: Uluslararası pazarlarda "koruma altına alınmış ürün" statüsü kazanması, Üretici Kazancı: Katma değerli satış imkanıyla yerel çiftçinin gelirinin artması, Kalite Standardı: Taklitlerinden korunarak orijinalliğinin garanti altına alınması hedefleniyor. Antalya’nın Tescil Başarısı Katlanıyor Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Antalya Ticaret Borsası iş birliğinde yürütülen süreç, kentin diğer coğrafi işaretli ürünleri için de bir model teşkil ediyor. Alanya Keçiboynuzu’nun ardından Tavşan Yüreği Zeytini’nin de AB yolculuğuna başlaması, Antalya’nın tarımsal markalaşma gücünü bir kez daha kanıtlıyor. Tavşan Yüreği Zeytini’nin Özellikleri Etli yapısı, küçük çekirdeği ve yüksek yağ kalitesiyle bilinen Tavşan Yüreği Zeytini, özellikle sofralık tüketimde dünya standartlarında bir kalite sunuyor. Bölgenin kireçli toprak yapısı ve nemli deniz havası, bu zeytinin kendine has fenolik bileşenlerini ve eşsiz aromasını oluşturuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.