Hava Durumu

#Mazot Fiyatları

Kırsal Haber - Mazot Fiyatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mazot Fiyatları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vecdi Gündoğdu Kırklareli’de: “Tarımı İhmal Eden, Açlığa Davetiye Çıkarır!” Haber

Vecdi Gündoğdu Kırklareli’de: “Tarımı İhmal Eden, Açlığa Davetiye Çıkarır!”

CHP Kırklareli Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, Kırklareli’deki saha çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Köylü ve çiftçiyle bir araya gelen Gündoğdu, "Mazot ve gübre fiyatları çiftçiyi tarlasına küstürdü; bu durum sofradaki ekmeğin fiyatını vuruyor" dedi. ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, "Kırklareli Saha Çalışmaları-3" kapsamında kentin köylerinde vatandaşlarla buluştu. Kocahıdır ve Dokuzhöyük köylerinde düzenlenen yağmur ve şükür dualarına katılan Gündoğdu, tarım sektöründeki derin krize dikkat çekerek hükümete üretim odaklı politika çağrısında bulundu. ​"Çiftçi Traktörünü Çalıştıramaz Hale Geldi" ​Kırklareli halkının yaşadığı geçim sıkıntısını yerinde tespit eden Vecdi Gündoğdu, ekonomik krizin en ağır yükünü üreticilerin omuzladığını vurguladı. Saha çalışmaları sonrası yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi: ​“Mazot fiyatları artıyor, çiftçi traktörünü çalıştıramaz hale geliyor. Gübre fiyatları katlanıyor, üretici tarlasına gübre atamıyor. Bu durum doğrudan verim kaybına ve üretim düşüşüne yol açıyor. Sonuç ise mutfaktaki yangın ve pahalı ekmek oluyor.” ​Saha Çalışmaları: Kocahıdır ve Dokuzhöyük Ziyaretleri ​Gündoğdu’nun saha programı, Kırklareli’nin tarımsal potansiyeli yüksek köylerinde yoğunlaştı: ​11 Nisan 2026: Kırklareli Merkez Kocahıdır Köyü’nde yağmur ve şükür duasına katılım. ​12 Nisan 2026: Dokuzhöyük Köyü’nde hemşehrileriyle bereket ve dayanışma sofrasında buluşma. ​Ziyaretler sırasında çiftçilerin girdi maliyetleri altındaki ezilmesine şahitlik ettiğini belirten Milletvekili Gündoğdu, üreticinin mutsuz olduğu bir sistemde tüketicinin de huzur bulamayacağını ifade etti. ​"Açlık Krizinin Tohumlarını Atıyorlar" ​Tarımın stratejik önemine dikkat çeken Gündoğdu, acil önlem alınması gerektiğini savundu. Çiftçinin ve köylünün ayağa kaldırılmasının bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Gündoğdu; “Tarımı ihmal edenler, aslında gelecekteki büyük bir açlık krizinin tohumlarını ekiyorlar. Üretimi ve üreteni desteklemek zorundayız” diyerek uyarılarını sürdürdü. ​Çözüm Önerileri Gündemde ​Vecdi Gündoğdu, 7 gün 24 saat esasıyla Kırklareli’nin her köşesinde dertleri paylaşmaya devam edeceklerini; partisinin tarım, hayvancılık ve çevre politikalarını halka anlatarak umudu örgütleyeceklerini belirtti.

Üretici Kaygılı: "Toprağa Dökülen Emek, Cebe Para Olarak Dönmüyor" Haber

Üretici Kaygılı: "Toprağa Dökülen Emek, Cebe Para Olarak Dönmüyor"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, ekim sezonunun başlamasıyla birlikte tarlada üreticilerle bir araya geldi. Ziraat Mühendisi ve üretici Doğukan Eker ile görüşen Gürer, artan girdi maliyetleri, plansız tarım politikaları ve çiftçinin hasat dönemindeki sahipsizliği üzerine dikkat çekici açıklamalarda bulundu. ​Girdi Maliyetlerinde Yüzde 40 Artış: Çiftçi Çıkmazda ​Ekim çalışmaları devam ederken en büyük sorunun mazot, gübre ve elektrik fiyatlarındaki fahiş artışlar olduğu vurgulandı. Üretici Doğukan Eker, geçen yıla oranla girdi maliyetlerinin en az %40 arttığını belirterek şu detayları paylaştı: ​Mazot Fiyatları: Geçen yıl 45-55 TL bandında olan mazotun 76 TL’yi geçtiği, yaz aylarında ise 90 TL’ye çıkacağı öngörülüyor. Sadece bir traktörün günlük mazot maliyeti 9 bin TL'ye ulaşmış durumda. ​Gübre ve Fide: DAP gübresinin tonu 40 bin TL’ye, üre gübresinin tonu ise 33 bin TL’ye yükseldi. Geçen yıl 3 TL olan domates fidesi bu yıl 4 TL’den alıcı buluyor. ​"Tarlada 2 TL, Rafta 60 TL" ​Türkiye'nin yıllık yaklaşık 14 milyon ton domates ürettiğini hatırlatan Ömer Fethi Gürer, piyasadaki fiyat dengesizliğine isyan etti. Gürer, "Domates tarlada 1,5 ile 3 lira arasında kalırken, vatandaş rafta 50-60 liraya ürün almak zorunda kalıyor. Bu makasın sorumlusu üretim sonrası planlama yapamayan siyasi iktidardır" dedi. ​Gıda İsrafı Kapıda: 23 Milyon Ton Çöpe Gidiyor ​Üretim sürecinin planlanmamasının devasa bir israfa yol açtığını belirten Gürer, her yıl Türkiye'de 23 milyon ton gıdanın çöpe gittiğini ifade etti. Hasat döneminde alıcı bulamayan ürünlerin tarlada bırakıldığını söyleyen Ziraat Mühendisi Doğukan Eker, "Bazen köylüye gelin bedava toplayın diyoruz, çünkü satış maliyeti kurtarmıyor" sözleriyle durumun ciddiyetini özetledi. ​Çözüm Önerileri: Mazotta Vergi Kaldırılmalı ​Tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması ve arz açığının oluşmaması için CHP'li Gürer şu acil önlemleri sıraladı: ​Vergi Muafiyeti: Çiftçinin kullandığı mazotta ÖTV ve KDV tamamen kaldırılmalıdır. ​Sübvansiyon: Tohum ve gübre gibi temel girdilerde devlet desteği artırılmalıdır. ​Sanayi Entegrasyonu: Tarlada kalan ürünlerin israf olmaması için kurutma, dondurma ve işleme tesisleri yaygınlaştırılmalıdır. ​Doğru Planlama: Üretim öncesi, süreci ve sonrasını kapsayan öngörülebilir bir ulusal tarım politikası oluşturulmalıdır. ​Gürer, çiftçinin "alabildiğim mazot kadar ekeceğim" noktasına geldiğini belirterek, üretimden kopuşun gıda krizini derinleştireceği uyarısında bulundu.

Vatandaş Geçinemiyor, İktidar Hâlâ ‘Nasıl Alırım’ Derdinde! Haber

Vatandaş Geçinemiyor, İktidar Hâlâ ‘Nasıl Alırım’ Derdinde!

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen torba yasa teklifine sert tepki gösterdi. Mazot fiyatlarının 75 lirayı aştığını ve yoksulluk sınırının 106 bin lirayı geçtiğini vurgulayan Kış, iktidarı "müflis tüccar" anlayışıyla hareket etmekle suçladı. ​Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, yeni vergi düzenlemelerini içeren kanun teklifini görüşürken, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın ekonomi odaklı konuşması gündeme damga vurdu. 12’nci madde üzerine söz alan Kış, derinleşen ekonomik krize rağmen iktidarın çözüm yerine yeni vergi yükleri getirdiğini ifade etti. ​"Açlık Sınırı 32 Bin, Mazot 75 Lira!" ​Konuşmasında güncel ekonomik verilere dikkat çeken Gülcan Kış, vatandaşın alım gücünün bittiğini şu sözlerle özetledi: ​Açlık Sınırı: 32 bin lirayı aştı. ​Yoksulluk Sınırı: 106 bin lira sınırını geçti. ​Akaryakıt Krizi: Mazot fiyatları 75 lira seviyesine dayanarak üretim maliyetlerini uçurdu. ​Kış, iktidara seslenerek; "Bir kez de ‘nasıl alırım’ yerine ‘vatandaşı nasıl rahatlatırım’ diye düşünün. İlk iki ayda faize 640 milyar lira ödediniz ama vatandaşa gelince ‘kaynak yok’ diyorsunuz" ifadelerini kullandı. ​Kıymetli Taşlara ÖTV: "Sektör Risk Altında" ​Düzenlemeyle kıymetli ve yarı kıymetli taşların yüzde 20 ÖTV kapsamına alınmasını eleştiren Kış, bu durumun üretimi düşüreceğini ve kayıt dışılığı artıracağını belirtti. CHP'nin lüks tüketime yönelik adil vergi önergesinin reddedildiğini hatırlatan Kış, "Saatin kordonundan vergi alıyorsunuz ama saatten almıyorsunuz. Vergi vatandaşa, muafiyet lükse gidiyor" dedi. ​İşsizlik Fonu ve Özelleştirme Tepkisi ​Torba yasada yer alan diğer maddelere de değinen Mersin Milletvekili, kamu kaynaklarının yönetimi konusunda şu uyarılarda bulundu: ​İşsizlik Sigortası Fonu: 628 milyar liralık fonun tek imzaya (Cumhurbaşkanı yetkisine) bağlanması, emeğin güvencesini zayıflatıyor. ​Kamu Taşınmazları: Üniversite ve SGK arazilerinin Özelleştirme İdaresi'ne devredilerek satışa çıkarılmasına tepki gösteren Kış, Mersin’deki 3 kamu sağlık alanının da bu listede olduğunu vurguladı. ​Depremzede Konutları: "Bütçe Açığını Kapatma Çabası" ​Deprem konutlarına yönelik ödeme düzenlemesini de eleştiren Kış, iktidarın 2046’ya kadar beklemek yerine parayı erkenden tahsil etmeye çalışmasını "ekonomiyi yönetememenin itirafı" olarak nitelendirdi. CHP olarak depremzedelere ilk konutun bedelsiz verilmesi taleplerinin yine reddedildiğini hatırlattı. ​Sonuç: "Bu Yasa Boşalan Kasayı Doldurma Girişimidir" ​Gülcan Kış, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla vergi değil; adalet, üretim ve refahtır. Bu teklif, ekonomik çöküşün açık bir itirafıdır."

Tarımda Maliyet Krizi Kapıda! Haber

Tarımda Maliyet Krizi Kapıda!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, küresel jeopolitik gerilimlerin tarımsal girdiler üzerindeki etkisini Meclis gündemine taşıdı. Ün, mazot ve gübre fiyatlarındaki fahiş artışların gıda enflasyonunu tetikleyeceği konusunda uyardı. ​Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunulan soru önergesinde, özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin enerji ve petrokimya piyasalarını sarsmasıyla birlikte çiftçinin belinin büküldüğü vurgulandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanması istenen önergede, tarımsal üretim zincirinin kopma noktasına geldiğine dikkat çekildi. ​Hürmüz Boğazı Krizi Türk Çiftçisini Vurdu ​Küresel ölçekte yaşanan İsrail-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar, Türkiye’de tarımsal üretimin en temel kalemleri olan mazot, gübre ve tarımsal plastik fiyatlarını doğrudan etkiledi. Ediz Ün’ün paylaştığı verilere göre: ​Mazot fiyatları yüzde 58 oranında arttı. ​Gübre fiyatlarında yüzde 48 ile 62 arasında bir yükseliş yaşandı. ​Tarımsal plastik ürünleri ise yaklaşık yüzde 50 oranında zamlandı. ​Türkiye Gıda Enflasyonunda OECD Lideri ​Türkiye’nin Avrupa ve OECD ülkeleri arasında gıda enflasyonunda ilk sırada yer aldığını hatırlatan Ün, artan girdi maliyetlerinin üretimden kaçışa neden olabileceğini belirtti. Soru önergesinde, destekleme politikalarının reel olarak gerileyip gerilemediği ve 2026 yılı için ek bütçe planlaması yapılıp yapılmadığı sorgulandı. ​Bakanlığa Yöneltilen Kritik Sorular: ​Acil Durum Eylem Planı Var mı? Hürmüz Boğazı gibi kriz bölgelerindeki dalgalanmalara karşı tarımsal üretimde bir B planı bulunuyor mu? ​Gübre İthalatı Ne Durumda? 2025 yılı itibarıyla en çok hangi ülkelerden gübre ithal edildi ve yerli üretim kapasitesinin ne kadarı kullanılıyor? ​Destekler Yeterli mi? Artan maliyetler karşısında mazot ve gübre desteği miktarında bir güncelleme yapılacak mı? ​Uluslararası Örnekler: Çin, ABD ve Almanya gibi ülkeler çiftçisini küresel krizlerden korumak için hangi sübvansiyonları uyguluyor? ​Gübre Tedarikinde "Razi Petrokimya" Detayı ​Önergede ayrıca, Türkiye’nin gübre hammadde bağımlılığını azaltma stratejileri ve Gübretaş’ın ortağı olduğu Razi Petrokimya üzerinden sağlanan tedarikin detayları da mercek altına alındı. Ediz Ün, stratejik stok politikalarının ve çiftçinin üretimde kalmasını sağlayacak doğrudan gelir desteklerinin şeffaf bir şekilde açıklanmasını talep etti.

Tarımsal Destekler Bir An Önce Ödenmeli Haber

Tarımsal Destekler Bir An Önce Ödenmeli

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, tarımsal üretimin sürdürülebilmesi için çiftçilere yönelik desteklerin bir an önce ödenmesi çağrısında bulunarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na seslendi. Son üç yıldır çiftçilerin hem iklim koşullarından kaynaklanan sorunlarla hem de ekonomik krizle mücadele ettiğini belirten Ün, “Ülkemiz çiftçisi son üç yıldır iklim felaketleri ve ekonomik kriz altında adeta eziliyor. Her geçen gün borcuna borç ekleniyor, binlerce çiftçi borçları nedeniyle takibe düşüyor. Tam da bu noktada, destek ödemelerinin bugünlerde yapılması çiftçiye nefes aldıracaktır. Çiftçinin üretimde maliyetlerinin düşmesi ve faiz yükü altında ezilmemesi için bu zor günlerde yanında olmalıyız” dedi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) açıkladığı verilere dikkat çeken Ün, girdi maliyetlerindeki artışın üreticiyi çıkmaza sürüklediğini ifade etti. Ün, “TZOB’un açıkladığı rakamlara göre son bir yılda gübre fiyatları yüzde 26 ila 40, mazot fiyatları yüzde 22, yem fiyatları yüzde 30 ila 33, zirai ilaç maliyetleri ise yüzde 36 arttı. Bu tablo karşısında çiftçiyi maliyet artışlarına karşı korumanın yolu, eski adıyla mazot ve gübre desteği, yeni adıyla temel desteklerin bir an önce ödenmesidir” diye konuştu. Tarımsal desteklerin iki parça hâlinde ödeneceği bilgisini de paylaşan Ün, bu uygulamayı eleştirerek şunları söyledi: “Biz desteklerin bir an önce ödenmesi çağrısını yaparken, AKP çiftçinin hakkı olan destekleri ikiye bölerek ödemeyi planlıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e sesleniyorum: Gıda fiyatlarının düşmesini istiyorsanız, sudan sebeplerle bahane üretmek yerine çiftçinin desteğini derhâl ödeyin ki hem çiftçi hem de vatandaş rahat bir nefes alsın.” Desteklerin üretim sezonu öncesinde ödenmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Ün, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu destekleme politikasıyla bir yere varamayız. Destekler üretim sezonu öncesinde ödenirse çiftçi borçlanmadan, zam artışlarına maruz kalmadan girdilerini temin edebilir. Bu da üretim maliyetlerinin düşmesi ve vatandaşın daha ucuz gıdaya ulaşması anlamına gelir. Buradan bir kez daha AKP’ye sesleniyorum: Çiftçiyi desteklerseniz 86 milyonu desteklemiş olursunuz. Çiftçinin desteğini hemen ödeyin.”

Bağ-Kur Prim Borcu Çiftçinin Krediye Erişimini Kilitledi Haber

Bağ-Kur Prim Borcu Çiftçinin Krediye Erişimini Kilitledi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin krediye erişememesi, artan mazot fiyatları, desteklerin yetersizliği ve pestisit uygulamaları üzerinden Tarım ve Orman Bakanlığı’nı eleştirdi. Gürer, BAĞ-KUR ve SGK borcu gerekçesiyle çiftçinin sistem dışına itilmesinin üretimi felç ettiğini vurguladı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında tarım sektörünün içinde bulunduğu yapısal sorunlara dikkat çekerek, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı’na çağrıda bulundu. Gürer, özellikle çiftçilerin Sosyal Güvenlik Kurumu ve BAĞ-KUR prim borçları nedeniyle krediye erişememesinin üretimi doğrudan tehdit ettiğini ifade etti. Konuşmasının başında, yaşanan sorunun ülke genelinde yaygınlaştığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Şu anda bankalara borcu olan çiftçilerimiz ya da kredi kartı, Sosyal Güvenlik Kurumu gibi kurumlara borcu bulunanlar bankalara gittiklerinde kredi alamıyorlar. Özellikle esnaf ve çiftçilerin SGK’ya borcu varsa bankalardan kredi kullanmaları mümkün olmuyor” dedi. “REKOLTE İYİ OLABİLİR AMA ÇİFTÇİ ÜRETEMİYOR” 2025 üretim sezonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mevsim koşullarının rekolte açısından umut verdiğini ancak finansman yetersizliğinin üretimi sekteye uğrattığını vurguladı. Kar ve yağmurun toprağı buluşmasının verimi artırabileceğini söyleyen Gürer, “Ancak çiftçiler kredi alamadıkları için ilaç, gübre, tohum, mazot gibi temel girdilerde ciddi sıkıntı yaşamaktadır. Bu nedenle esnafımızın ve çiftçimizin SGK prim borcu olup olmadığına bakılmaksızın krediye erişimi mutlaka sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı. Yaklaşık on gündür Ziraat Odası başkanları, çiftçiler ve esnaflardan yoğun telefon aldığını belirten Gürer, “Gün boyu arıyorlar, ‘Sesimizi duyurun’ diyorlar. Buradan çağrımızı yineliyoruz: Sayın Cumhurbaşkanı, mutlaka bu duruma müdahale ediniz. SGK’ya borcu olan çiftçinin kredi almasının önündeki engeli kaldırın” diye konuştu. “2025 ÇİFTÇİ İÇİN EN ZOR YILLARDAN BİRİ OLDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kuraklık ve zirai don nedeniyle üreticinin borçlarını ödeyemez hâle geldiğini söyledi. “2025 yılı çiftçi için de besici için de üretici için de çok zor geçmiştir” diyen Ömer Fethi Gürer, bu koşullarda borçlu çiftçiye kredi verilmemesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, “Bu gerçekler ortadayken ‘borçlu çiftçiye kredi yok’ demek, hem çiftçiyi hem de ülkenin gıda üretim sürecini darbelemek anlamına gelir. Bundan bir an önce vazgeçilmesi ve çiftçiye destek verilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı. “MAZOT 2018’E GÖRE YÜZDELERCE ARTTI, DESTEKLER ERİDİ” Akaryakıt fiyatlarındaki artışın tarım üzerindeki yıkıcı etkilerine de değinen CHP’li Gürer, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilen 2018 yılında mazotun litre fiyatının 6 lira 26 kuruş olduğunu, bugün ise 57–58 lira bandına ulaştığını hatırlattı. Gürer, “Bu fiyatın yaklaşık 24 lirası ÖTV ve KDV’den oluşmaktadır” dedi. Yılbaşından bu yana mazota 3,5 lira zam geldiğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu artışın mazot desteğini fiilen ortadan kaldırdığını söyledi. “Çiftçiye mazot desteği verilmeden, gelen zamlarla verilen destek de geri alınmıştır. Bu nedenle kırmızı mazota geçilerek tarım kesiminde mazottaki ÖTV ve KDV’nin bir an önce kaldırılması gerekmektedir” diye konuştu. Mazot üzerinden alınan vergilerin yıllık 70–80 milyar lirayı bulduğunu belirten Gürer, havza bazlı destek modelinin de zamlar karşısında işlevsiz kaldığını ifade etti. “PESTİSİT UYGULAMASI KÜÇÜK ÜRETİCİYİ DIŞLIYOR” Tarım ve Orman Bakanlığı’nın başlattığı B reçete (bitkisel reçete) uygulamasına da değinen Gürer, pilot bölgelerde uygulanan sistemin ciddi mağduriyetlere yol açtığını söyledi. ÇKS kaydı olmayan üreticilerin ilaç alamadığını belirten Gürer, “ÇKS’si olmadığı için zirai destek alamayan, bitkisel ilaçlara erişimi engellenen küçük üreticiler büyük mağduriyet yaşamaktadır” dedi. Bir-iki dönümlük bahçesi olan küçük üreticilerin uygulamadan olumsuz etkilendiğini vurgulayan Gürer, “Amaç kayıt altına almak olabilir; ancak uygulama şekli yanlıştır. Bahçesi olduğu hâlde ilaca erişemeyen çiftçinin bahçesinde ürün olmayacaktır” ifadelerini kullandı. “BEN YAPTIM OLDU ANLAYIŞIYLA TARIM YÖNETİLMEZ” Tarım politikalarının masa başında değil, sahadaki gerçekler dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanlığı’nı “ben yaptım oldu” anlayışıyla hareket etmekle eleştirdi. Daha önce iki yıl üst üste ekilmeyen tarım arazilerine el konulacağı yönündeki düzenlemeleri hatırlatan Gürer, bu uygulamaların da sorgulanması gerektiğini söyledi. Pestisit kalıntıları konusunda altyapı tamamlanmadan adım atılmasının sorunları büyüttüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, etkin denetim, teknolojik eğitim ve ruhsatsız ilaçların piyasadan tamamen çekilmesi gerektiğini dile getirdi. “GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞMEDEN RAF FİYATLARI DÜŞMEZ” Konuşmasında çözüm önerilerini sıralayan Ömer Fethi Gürer, tarımda temel sorunun yüksek girdi maliyetleri olduğunu vurguladı. “Çiftçinin, besicinin ve üreticinin mutlu olması, raftaki ürün fiyatlarının düşmesi demektir” dedi. Gürer, ithalata dayalı politikaların terk edilmesi gerektiğini söyledi. “Girdi maliyetleri düşürüldüğünde, alım fiyatları düzenlendiğinde, aracılık sistemi daraltıldığında ve yerli üretici desteklendiğinde raf fiyatları düşer. Girdi maliyetleri düşmeden raf fiyatlarının düşmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Gürer, öncelikle BAĞ-KUR ve SGK prim borçlarından kaynaklanan kredi engellerinin kaldırılması gerektiğini belirterek, Tarım Kanunu’nun 21. maddesi gereği çiftçiye verilmesi gereken yüzde 1’lik desteğin mutlaka ödenmesini istedi. “Sorunlar bilinmektedir, ancak mevcut uygulamaların çözüm üretmediği açıktır” diyerek çağrısını yineledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.