Hava Durumu

#Meclis

Kırsal Haber - Meclis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meclis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Karasu: "Şarkışla'da Toprak ve Su Tehdit Altında!" Haber

CHP'li Karasu: "Şarkışla'da Toprak ve Su Tehdit Altında!"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, Şarkışla’daki biyogaz tesisinin atıklarını mera ve verimli tarım arazilerine bırakmasını Meclis gündemine taşıdı. Karasu, bölge için acil eylem planı çağrısı yaparak, “Şarkışla kaderine mi terk edilecek?” diye sordu. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Sivas’ın Şarkışla ilçesinde faaliyet gösteren Sehra Enerji Biyogaz Tesisi’nin çevreye bıraktığı atıklar hakkında hazırladığı soru önergesini Meclis’e sundu. Karasu, tesisin çevreye zarar verdiği yönündeki iddiaları gündeme taşıyarak, acil eylem planı yapılıp yapılmadığını sordu ve yetkililerden kapsamlı açıklama talep etti. 2020 yılında yaklaşık 50 dönüm arazi üzerine kurulan ve günlük 400 ton, yıllık yaklaşık 150 bin ton hayvansal atık işleme kapasitesine sahip biyogaz tesisinin faaliyetlerinin, çevredeki verimli tarım arazileri ve meralar üzerinde kirliliğe yol açtığı yönünde çok sayıda vatandaş şikayeti oluştu. Şikayetlerin ulaştığı CHP’li Karasu, “Bu durum hem çevre sağlığını hem de bölge halkının geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığı tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması talebiyle hazırladığı önergesiyle çevreye verilen zararı Meclis gündemine getiren Karasu, atık yönetimi, çevre, tarım alanları ve su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığına vurgu yaptı. Buna rağmen Şarkışla’da ortaya çıkan olumsuz tabloya işaret eden Karasu, “Verimli tarım arazileri, meralar ve su kaynakları göz göre göre kirletiliyor” dedi. Çevrede tarlası bulunan çiftçilerin kendi tarlalarına dahi giremediğini belirten Karasu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yönelttiği 10 maddelik soru önergesinde bu tesisin en son ne zaman denetlendiğini, denetim sonuçlarını ve atık yönetimi süreçlerinin mevzuata uygun olup olmadığının açıklanmasını talep etti. Olası uygunsuzluklara karşı hangi yaptırımların uygulandığını gündeme getiren Karasu, çevre kirliliğine dair Bakanlığa ulaşan şikayetlerin içeriğinin açıklanmasını talep eden Karasu ayrıca, tesis faaliyetleri nedeniyle tarım arazileri, meralar ve su kaynaklarında kirlilik oluşup oluşmadığına dair bilimsel raporların olup olmadığını sordu. Karasu, “Eğer zarar tespit edildiyse neden gerekli adımlar atılmamaktadır?” diye soran Karasu, bölgedeki su kaynaklarının korunmasına yönelik önlemleri de sorguladı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu’nun önergesinde en dikkat çeken başlıklardan biri ise acil eylem planı çağrısı oldu. Karasu, “Şarkışla’da yaşanan bu çevre sorununun çözümü için acil bir eylem planı hazırlanacak mıdır? Yoksa bölge halkı kaderine mi terk edilecektir?” sorusuyla yetkililere çağrıda bulundu. Karasu, tesisin kullandığı araçlarının bozduğu arazi yolları nedeniyle yaşanan mağduriyetleri de gündeme getirerek, tüm bu mağduriyetlerin giderilmesi için hangi çalışmaların yapıldığının açıklanmasını istedi. Şarkışla’da yaşayan vatandaşlar, ilçe ile bağlantıyı sağlayan arazi yollarının bakım ve onarımının yanı sıra, tarım arazilerinin, meraların ve su kaynaklarının korunması ve denetimlerin yapılması için somut ve hızlı adımlar atılmasını talep ediyor.

CHP'li Kış: "Bu Ülkenin Çiftçisi Üretirken Neden İthalat Yapılıyor?" Haber

CHP'li Kış: "Bu Ülkenin Çiftçisi Üretirken Neden İthalat Yapılıyor?"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gıda ithalatına ilişkin verdiği yazılı soru önergesi yanıtına sert tepki gösterdi. Kış, “Sayfalarca yazı yazılmış ama tek bir somut veri yok. Biz hikâye değil, hesap istedik” dedi. Kış’ın Türkiye’nin gıda ve tarımsal ürün ithalatına ilişkin yönelttiği 10 maddelik soru önergesine gelen yanıtın, soruların özünü karşılamadığını belirten Kış, özellikle ürün bazlı ithalat miktarları, ülke dağılımı ve döviz yüküne ilişkin hiçbir açık veri paylaşılmadığına dikkat çekti. “Somut veri yerine genel ifadelerle geçiştirdiler” Bakanlık yanıtında Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve destek politikalarına geniş yer verildiğini ancak soruların büyük bölümünün cevapsız bırakıldığını vurgulayan Kış, şu ifadeleri kullandı: “Hangi üründen ne kadar ithalat yapıldı dedik, yok. Hangi ülkeden alındı dedik, yok. İlk 10 ithalat kalemi nedir dedik, yok. Ödenen döviz ne kadar dedik, yine yok. Ama sayfalarca ‘üretim arttı’ anlatısı var.” “Kendine yeten ülke diyorsunuz, ithalatı açıklayamıyorsunuz” Bakanlık yanıtında Türkiye’nin birçok üründe kendine yeter olduğunun ifade edildiğini hatırlatan Kış, bu söylem ile artan ithalat arasında açık bir çelişki olduğunu söyledi: “Bir yandan ‘kendine yeten ülkeyiz’ diyorsunuz, diğer yandan ithalat neden artıyor sorusuna cevap veremiyorsunuz. Bu çelişkiyi açıklamak yerine konuyu dağıtmayı tercih ediyorsunuz.” “TÜİK’e bakın demek sorumluluktan kaçmaktır” Bakanlığın ithalat verileri için TÜİK’i işaret ettiğini de eleştiren Kış, şunları kaydetti: “Biz zaten dağınık veriyi değil, derlenmiş, analiz edilmiş, kamuoyunun anlayacağı net tabloyu istiyoruz. ‘TÜİK’e bakın’ demek bu sorumluluktan kaçmaktır.” “Bu bir cevap değil, denetimden kaçıştır” Kış, verilen yanıtın Meclis denetim mekanizmasını zayıflattığını belirterek şöyle konuştu: “Yazılı soru önergesi anayasal bir denetim aracıdır. Ama siz soruya cevap vermek yerine genel politika metni gönderiyorsanız, bu denetimden kaçmaktır. Biz sayfa sayfa hikâye istemedik. Somut, net, ölçülebilir veri istedik.” “Gerçek tabloyu açıklayana kadar sormaya devam edeceğiz” CHP’li Kış, gıda ithalatı konusunun Türkiye açısından stratejik önemde olduğunu vurgulayarak, şeffaflık çağrısını yineledi: “Bu ülkenin çiftçisi üretirken neden ithalat yapılıyor? Hangi ürünlerde dışa bağımlılık artıyor? Bunun bedelini kim ödüyor? Bu soruların cevabını alana kadar sormaya devam edeceğiz.”

Arabanlı Çiftçiye Büyükşehir Desteği: 150 Bin Karpuz Fidesi Toprakla Buluşuyor! Haber

Arabanlı Çiftçiye Büyükşehir Desteği: 150 Bin Karpuz Fidesi Toprakla Buluşuyor!

Gaziantep Büyükşehir Belediye Meclisi, Araban ilçesindeki karpuz üreticilerini sevindiren kararı onayladı. 2026 üretim sezonu kapsamında, üreticilere yüzde 50 hibeli 150 bin adet karpuz fidesi dağıtılacak. ​Yerel kalkınmayı desteklemek ve tarımsal üretimi sürdürülebilir kılmak amacıyla projelerine hız kesmeden devam eden Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Araban ilçesindeki karpuz üreticileri için dev bir adım attı. Nisan ayı meclis toplantısında alınan kararla, artan girdi maliyetlerine karşı çiftçiye nefes aldıracak hibe programı resmiyet kazandı. ​Üretim Maliyetine %50 Büyükşehir Desteği ​Arabanlı üreticilerden gelen talepler doğrultusunda şekillenen proje, çiftçinin cebini rahatlatmayı hedefliyor. Dağıtılacak olan 150 bin adet karpuz fidesinin toplam maliyeti 6 milyon 300 bin lira olarak açıklandı. ​Hibe Miktarı: 3 milyon 150 bin TL (Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanacak). ​Üretici Katkısı: 3 milyon 150 bin TL. ​Faydalanma Şartı: Araban ilçesinde ikamet eden ve ÇKS'ye (Çiftçi Kayıt Sistemi) kayıtlı olan tüm üreticiler bu destekten yararlanabilecek. ​Fatma Şahin: "Üreticimizin Yanında Olmaya Devam Edeceğiz" ​Meclis toplantısında tarımsal desteklerin önemine değinen Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, çiftçilerle yaptıkları görüşmelerde en büyük sorunun maliyet artışları olduğunu vurguladı. ​Başkan Şahin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: ​“Ramazan ayında üreticilerimizle bir araya geldiğimizde bize iletilen en büyük konu maliyetlerin yüksekliğiydi. Çiftçimiz 'Kalitemiz ve üretimimiz iyi ama maliyetler bizi zorluyor' dedi. Biz de tarım dairemizle hızlı bir çalışma yürüterek bu hibe desteğini hayata geçirdik. Bölgenin özelliğini dikkate alan, üreticiyi destekleyen çalışmalarımızla her zaman yanlarında olacağız.” ​Araban Karpuzu Dünya Pazarına Hazırlanıyor ​Gaziantep’in tarım potansiyelini teknoloji ve hibe destekleriyle birleştiren Büyükşehir Belediyesi, sadece fide desteğiyle değil; teknik danışmanlık ve makineleşme çalışmalarıyla da Araban karpuzunun kalitesini artırmayı hedefliyor. Bu destek sayesinde Arabanlı üreticiler, 2026 sezonuna daha güçlü ve güvenli bir giriş yapacak.

Vatandaş İcralık, İktidar Seyirci Haber

Vatandaş İcralık, İktidar Seyirci

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada bireysel borç krizinin boyutunu sert sözlerle ortaya koydu. Kış, “Her dakika 20 vatandaş icralık oluyor” diyerek çözüm için sundukları kanun teklifinin acilen gündeme alınmasını istedi. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Türkiye’de derinleşen borç krizini çarpıcı verilerle gündeme taşıdı. Vatandaşın artık geçim değil, borçla ayakta kalma mücadelesi verdiğini belirten Kış, mevcut tablonun ekonomik değil, doğrudan toplumsal bir kriz olduğunu vurguladı. Türkiye’de bireysel borcun ulaştığı seviyeye dikkat çeken Kış, bankalara ve finans kuruluşlarına olan toplam borcun 6 trilyon 343 milyar liraya çıktığını söyledi. Bu tablonun daha da ağırlaştığını belirten Kış, bankaların takibe aldığı borçların 273 milyar lirayı aştığını, varlık yönetim şirketleriyle birlikte batık borcun 375 milyar liraya ulaştığını ifade etti. Sadece iki ayda icra dairelerine 2 milyon 241 bin yeni dosya geldiğini hatırlatan Kış, “Ben burada konuşurken bile her dakika 20 vatandaş daha icralık oluyor” sözleriyle krizin boyutunu ortaya koydu. “Bu düzen vatandaşı değil, yandaşı koruyor” İktidarın ekonomi politikalarını hedef alan Kış, bugüne kadar çıkarılan vergi aflarının vatandaş yerine büyük sermayeyi koruduğunu söyledi. “13 kez vergi affı çıkardınız. Milyarlarca liralık borcu sildiniz ama dayanacak gücü kalmayan vatandaşı bir kez bile düşünmediniz” diyen Kış, mevcut anlayışın sosyal devlet ilkesini ortadan kaldırdığını ifade etti. Meclis’e sunulan teklif: Borç yükü silinsin, vatandaş nefes alsın Kış, çözüm olarak Meclis Başkanlığı’na sundukları “Kredi Kartı ve Bireysel Borçların Yeniden Yapılandırılması” kanun teklifine işaret etti. 19 Ocak 2026 tarihinde sunulan teklifin, borç krizini hafifletmeye yönelik kapsamlı bir düzenleme içerdiğini belirtti . Teklifin gerekçesinde, yüksek faizler ve artan yaşam maliyetleri nedeniyle borcun artık bir tercih değil, hayatta kalma aracı haline geldiği vurgulanırken, milyonlarca vatandaşın icra baskısı altında yaşamaya mahkûm edildiği ifade ediliyor. Düzenleme kapsamında; Borçların anapara üzerinden yeniden yapılandırılması, Faiz, gecikme cezası ve icra masraflarının tamamen silinmesi, 60 ila 72 ay vadeyle ödeme imkânı sağlanması, İcra ve haciz işlemlerinin durdurulması, Borcunu ödeyen vatandaşların kredi sicilinin temizlenmesi öngörülüyor Ayrıca yapılandırma sürecinde uygulanacak faiz oranına üst sınır getirilerek vatandaşın yeniden borç sarmalına sürüklenmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. “Borç artık bireysel değil, kamusal bir kriz” Kanun teklifinin en dikkat çekici yönlerinden biri ise borç meselesinin artık sadece bireylerin değil, toplumun tamamını etkileyen bir kriz olarak tanımlanması. Teklifte, vatandaşların maaş haczi, hesap blokesi ve sürekli icra tehdidi altında yaşadığına dikkat çekilerek mevcut sistemin sürdürülemez olduğu ifade ediliyor (sayfa 3). Kış’tan açık çağrı: “Bu teklif bekleyemez” Konuşmasının sonunda Meclis’e çağrıda bulunan CHP’li Kış, vatandaşın borç yükünün hafifletilmesi için siyasi irade gösterilmesi gerektiğini belirtti. “Vatandaşın borcundaki faiz yükü silinmeli, anapara yapılandırılmalı ve bu teklif bir an önce gündeme alınmalıdır” diyen Kış, iktidarın tercihini netleştirmesi gerektiğini vurguladı. Gülcan Kış’ın Meclis kürsüsünden yaptığı bu çıkış, ekonomik krizin en yakıcı başlıklarından biri olan bireysel borç meselesini yeniden Türkiye’nin gündemine taşıdı.

Bursa Ticaret Borsası Şehrin Dinamiklerini İftarda Buluşturdu Haber

Bursa Ticaret Borsası Şehrin Dinamiklerini İftarda Buluşturdu

Bursa Ticaret Borsası’nın geleneksel hale getirdiği sahur programı, Bursa protokolünü, iş dünyasını ve sivil toplum temsilcilerini aynı sofrada buluşturdu. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) tarafından Ramazan ayının manevi atmosferinde düzenlenen sahur programı bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Bu yıl 10’uncusu düzenlenen programda aynı sofrada buluşan kent protokolü birlik ve beraberlik mesajı verdi. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ile Meclis ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen programa, Bursa Vali Yardımcıları, milletvekilleri, belediye başkanları, adli yargı temsilcileri, rektörler, ilçe kaymakamları, siyasi parti il başkanları, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, STK temsilcileri, Bursaspor Kulübü Başkanı ile Yönetim Kurulu Üyeleri, Bursa TB Yüksek İstişare Kurulu Üyeleri ile Bursa iş dünyası temsilcileri, Oda ve Borsa Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanları, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu Üyeleri ile basın mensupları katıldı. Başkan Matlı’dan Dayanışma ve Kardeşlik Mesajı Programda konuşan Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve gönül birliği açısından özel bir zaman olduğuna dikkat çekti. Bursa Ticaret Borsası olarak böylesine anlamlı bir ayda şehrin farklı kesimlerini aynı sofrada buluşturmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek, şunları söyledi: “Bu gece bir arada olmak, Ramazan’ın getirdiği kardeşlik ve birlik duygusunu hep birlikte hissetmemize vesile oluyor. Aynı sofrada paylaşmak, şehir olarak sahip olduğumuz dayanışma kültürünü de güçlendiriyor. Davetimize katılarak bizleri onurlandırdığınız için her birinize içtenlikle teşekkür ediyorum. Tuttuğumuz oruçların ve yaptığımız duaların kabul olmasını diliyorum. Yaklaşmakta olan mübarek Kadir Gecesi’nin ve ardından idrak edeceğimiz Ramazan Bayramı’nın başta ülkemiz olmak üzere tüm İslâm alemine sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni ederim.” Sahur programı, Bursa iş dünyası ile kent protokolünün Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirdiği samimi sohbetlerin ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Mersin Türkiye Ekonomisi İçin Stratejik Bir Merkez Haber

Mersin Türkiye Ekonomisi İçin Stratejik Bir Merkez

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nı (MTSO) ziyaret ederek Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Meclis Başkanı Hamit İzol, oda yönetimi ve iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Ziyarette Mersin’in ekonomik potansiyeli, lojistik altyapısı, tarım, sanayi ve ihracat kapasitesi ile kentin geleceğine ilişkin stratejik başlıklar ele alındı. MTSO Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleriyle yapılan toplantıda konuşan CHP’li Gülcan Kış, Mersin’in yalnızca bugünün gündemiyle değil uzun vadeli kalkınma perspektifiyle planlanması gereken bir şehir olduğunu söyledi. Kış, Mersin’in tarım, sanayi, lojistik ve turizm alanlarında Türkiye ekonomisine ciddi katkı sağlayan stratejik bir merkez olduğuna dikkat çekerek, kentin potansiyelinin doğru planlama ve güçlü altyapı yatırımlarıyla desteklenmesi gerektiğini vurguladı. “Mersin artık kendi haline bırakılacak bir şehir değil” diyen Kış, küresel ticarette yaşanan dönüşümün Mersin için önemli fırsatlar barındırdığını ifade etti. Jeopolitik gerilimler ve ticaret hatlarındaki değişimin Doğu Akdeniz’de yeni lojistik merkezleri ön plana çıkardığını belirten Kış, Mersin’in bu süreçte güvenli bir ticaret koridoru ve liman kenti olarak öne çıkabileceğini söyledi. “Potansiyel tek başına yetmez” Mersin’in sahip olduğu potansiyelin doğru yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini ifade eden Kış, özellikle lojistik altyapı, sanayi bölgeleri ve ticaret bağlantılarının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Kış, “Liman yapmak tek başına yeterli değildir. O limana dünya ticaretinin rotasını getirecek planlamayı da yapmak gerekir. Mersin’in rekabet gücünü artıracak yatırımların gecikmesi yalnızca kente değil Türkiye ekonomisine de zarar verir” dedi.  “Mersin’in sorunlarını Meclis’te gündeme taşımaya devam edeceğiz” Ziyarette Mersin’de devam eden ve uzun süredir gündemde olan altyapı projeleri de ele alındı. CHP’li Kış, kentin ulaşım ve altyapı sorunlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sürekli gündeme getirdiklerini belirterek, özellikle D-400 Karayolu’ndaki yoğunluk ve güvenlik sorunlarını defalarca dile getirdiklerini ifade etti. Kış, Çeşmeli-Taşucu otoyolu ve Akdeniz Sahil Yolu gibi projelerin yalnızca ulaşım yatırımı değil, aynı zamanda turizm ve ticaret açısından da stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Tarım açısından büyük önem taşıyan Pamukluk Barajı ve su yönetimi konularının da yakından takip edildiğini belirten Kış, Mersin’in üretim gücünün sürdürülebilir olması için tarımsal altyapı yatırımlarının tamamlanması gerektiğini dile getirdi. “Mersin için ortak akıl şart” Toplantıda MTSO’nun Mersin’in uzun vadeli ekonomik vizyonuna yönelik yürüttüğü çalışmalar da değerlendirildi. MTSO’nun 2050 ve 2075 perspektifiyle yürüttüğü planlama çalışmalarının önemli olduğunu belirten Kış, iş dünyası ile kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin kentin geleceği açısından kritik olduğunu söyledi. Kış, “Bir şehrin gelişmesi yalnızca iş dünyasının çabasıyla değil, aynı zamanda o şehrin sorunlarının Ankara’da güçlü bir şekilde dile getirilmesiyle mümkündür. Biz Mersin’in meselelerini Meclis’te takip etmeye devam edeceğiz” dedi. Ziyaretin sonunda Mersin iş dünyasının beklentileri ve kentin ekonomik gelişimine yönelik öneriler karşılıklı olarak değerlendirildi.

ETO Türkiye'de ki Bir Kaç Odadan Biri Haline Geldi Haber

ETO Türkiye'de ki Bir Kaç Odadan Biri Haline Geldi

Meslek komiteleri müşterek toplantısı ve genişletilmiş meclis toplantısında konuşan ETO Başkanı Metin Güler, Eskişehir Ticaret Odası’nın müzesi, fuar merkezi, kongre merkezi ve son olarak hizmete sunulan yeni hizmet binasıyla Türkiye’deki birkaç odadan biri olduğunu belirterek, eski hizmet binası ve EFKM yerleşkesindeki alanların kiraya verilmesiyle oda bütçesinin daha da güçleneceğini dile getirdi. Eskişehir Ticaret Odası’nda meslek komiteleri müşterek toplantısı ve genişletilmiş meclis toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Eskişehir Ticaret Odası’nın meclis ve yönetim kurulu eski başkanları, TOBB Eskişehir il kadın ve genç girişimciler kurulu başkanları da katıldı. Toplantıda konuşan ETO Meclis Başkanı Halil İbrahim Ara, yeni hizmet binasında tüm meslek komitelerinin ve meclisin ilk kez bir araya geldiğini belirterek, Eskişehir Ticaret Odası’nın yeni hizmet binasıyla artık çok daha güçlü bir yapıya kavuştuğunu dile getirdi. ETO tüm projelerini borçlanmadan tamamladı Toplantıda konuşan ETO Başkanı Metin Güler meclis üyeleri ve meslek komiteleri üyelerine odanın sürdürdüğü faaliyetler hakkında bilgi verdi. Eskişehir Ticaret Odası’nın müzesi, kongre merkezi, fuar merkezi ve yeni hizmet binasıyla Türkiye’deki birkaç odadan biri haline geldiğini belirten Güler, tüm bu kalıcı eserlerin oda bütçesinin en doğru ve verimli şekilde yönetilmesiyle ve borçlanmadan tamamlandığını kaydetti. Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nin (EFKM) ev sahipliği yaptığı iş ve kültür sanat etkinlikleriyle şehrin hem ekonomisine hem de kültür sanat yaşamına katkı sağladığını belirten Güler, EFKM’nin şehrin hizmet sektörüne değer kattığını dile getirdi. 2026 hedefi EFKM’de 520 bin kişiyi ağırlamak Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nde nisan ayında İŞKUR iş birliğiyle istihdam fuarı, mayıs ayında kitap fuarı, haziranda Voleybol Festivali düzenleneceğini belirten Güler, eylülde ise tarım fuarının düzenleneceğini kaydetti. ETO’nun Eskişehir Fuar Kongre Merkezi’nde 2026 yılında 520 bin kişiyi ağırlamayı hedeflediğinin altını çizen Güler, 2030 yılına kadar da 1 milyon ziyaretçiyi konuk etmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Meslek komitesi üyelerine Eskişehir Ticaret Odası’nın yeni hizmet binası hakkında da bilgi veren Güler, ETO’nun yeni bina sayesinde artık kira geliri de elde edeceğini ve artık sadece aidat geliriyle değil kendi imkanlarıyla hizmet veren bir oda konumuna geldiğini kaydetti.

Şiddetli Fırtına Üreticimizin Bir Yıllık Geçimini Aldı Götürdü Haber

Şiddetli Fırtına Üreticimizin Bir Yıllık Geçimini Aldı Götürdü

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Kazanlı ve Adanalıoğlu mahallelerinde etkili olan şiddetli fırtınanın ardından zarar gören seralarda incelemelerde bulundu. Kış’a ziyaret sırasında Cumhuriyet Halk Partisi Mersin İl Başkanı Koral Ömür, CHP Akdeniz İlçe Başkanı Semih Palamut, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hamit Mert Avcı, Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ve mahalle muhtarları eşlik etti. Heyet, fırtınanın ağır yıkıma yol açtığı seraları yerinde inceleyerek üreticilerle bir araya geldi, hasarın boyutuna ilişkin bilgi aldı. Ziyaret kapsamında konuşan Gülcan Kış, Kazanlı ve Adanalıoğlu’nda örtü altı üretimin büyük darbe aldığını vurgulayarak, “Bir gecede aylarca verilen emek yok oldu. Çiftçilerimiz seralarını, mahsullerini evlatları gibi büyütüyor. Bu fırtına yalnızca ürünleri değil, üreticimizin bir yıllık geçimini de aldı götürdü” dedi. Seralarda plastik örtülerin parçalandığını, demir konstrüksiyonların çöktüğünü ve ürünlerin büyük bölümünün tamamen kullanılamaz hâle geldiğini belirten Kış, zararın sanılandan çok daha büyük olduğunu ifade etti “TARSİM sahadaki gerçekliği karşılamıyor” Tarım sigortaları konusunda yaşanan sorunlara dikkat çeken Kış, mevcut uygulamaların üreticiyi korumakta yetersiz kaldığını söyledi. Kış, “TARSİM üreticilerimizin zararlarını karşılamakta ciddi eksiklikler barındırıyor. Zarar tespitleri gecikiyor, yapılan değerlendirmeler çoğu zaman sahadaki gerçek kaybı yansıtmıyor. Çiftçi zaten zor koşullarda üretim yapıyor; bir de afet sonrası belirsizlikle baş başa bırakılıyor. Zarar tespitleri bir an önce tamamlanmalı ve mağduriyetler gecikmeksizin giderilmelidir” diye konuştu. İklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha ağır hissedildiğini vurgulayan Kış, fırtına, don, sel ve kuraklık gibi afetlerin artık istisna değil, tarımın yeni gerçeği hâline geldiğini söyledi. Bu nedenle geçici çözümler yerine kalıcı ve güçlü bir kurumsal yapıya ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Afet Bakanlığı çağrısı TBMM’ye sunduğu Afet Bakanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifini hatırlatan Kış, “Bu tür afetlerde üretici, hangi kuruma başvuracağını bilemez hâle geliyor. Aracıların, karmaşık bürokrasinin arasında zaman kaybediliyor. Oysa bu sorunlara bire bir muhatap olacak, koordinasyonu sağlayacak ve hızlı karar alabilecek bir Afet Bakanlığına ihtiyaç var. Aradan aracıları kaldırmak, sorunların hızlı çözüme kavuşmasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. Meclis Gündemine Taşınacak Yaptığı incelemelerin ardından çiftçilerin yaşadığı mağduriyeti TBMM gündemine taşıyacağını belirten CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, konunun hem soru önergeleri hem de kanun teklifleriyle takipçisi olacağını vurguladı. Kış, “Kazanlı’da, Adanalıoğlu’nda gördüğümüz tablo kabul edilemez. Üreticimizin yaşadığı bu kaybı Meclis’te gündeme getireceğim. Zarar tespitlerinin hızlandırılması, TARSİM uygulamalarının gözden geçirilmesi ve afetlere karşı kurumsal bir yapının oluşturulması için mücadele edeceğim. Çiftçilerimiz yalnız değildir; bu mağduriyet giderilene kadar sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi. Ziyaret sırasında üreticiler de yaşadıkları kayıpları ve beklentilerini dile getirirken, acil destek, borç ertelemesi ve yeniden üretime geçebilmek için somut adımlar atılmasını talep etti. Gülcan Kış, üreticilerin sesi olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu topraklarda üretim sürsün istiyorsak, çiftçimizi ayakta tutmak zorundayız” mesajını verdi.

Tavuk Eti İhracat Yasağı Sektörü Krize Sürüklüyor Haber

Tavuk Eti İhracat Yasağı Sektörü Krize Sürüklüyor

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında tavuk eti ihracatına getirilen yasakların sektörü krize sürüklediğini belirterek, alınan kararın yıllar içinde elde edilen kazanımları ciddi biçimde riske attığını söyledi. Türkiye’nin tavuk eti üretiminde dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer aldığını hatırlatan Sarıbal, beyaz etin ekonomik fiyatı, erişilebilirliği ve sağlıklı bir protein kaynağı olması nedeniyle halkın sofrasında kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Yıllık üretimin yaklaşık 2,8 milyon ton düzeyinde olduğunu ifade eden Sarıbal, Türkiye’nin başta Arap ülkeleri ve Dubai olmak üzere yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapan güçlü bir tedarikçi konumunda bulunduğunu kaydetti. Son bir yılda yem, enerji ve diğer girdi maliyetlerinde yaşanan hızlı artışa dikkati çeken Sarıbal, üreticilerin 1 Ocak 2025 ve 1 Ocak 2026 süreçlerinde yüzde 15’lik fiyat güncellemesi talep ettiğini, Ticaret Bakanlığı’nın ise bu talebe ihracat yasağıyla karşılık verdiğini söyledi. Fahiş fiyatları önleme gerekçesiyle alınan kararın sorunu çözmek bir yana, krizi daha da derinleştirdiğini ifade etti. BİR GECEDE PAZAR KAYBI İhracat yasağıyla birlikte küresel pazarlarda kazanılan payın rakip ülkelere teslim edildiğini belirten Sarıbal, imzalanmış sözleşmelerin ve teslim taahhütlerinin yok sayıldığını, ani yasak kararının firmaları ciddi tazminat yükümlülükleriyle karşı karşıya bıraktığını söyledi. TÜİK’in 2025 yılına ilişkin 11 aylık verilerini paylaşan Sarıbal, yasaklar yerine planlı üretim ve ihracat politikasının gerekliliğine işaret ederek şu değerlendirmede bulundu: “Tavuk eti üretimi 2024 yılında 2 milyon 512 bin tondu. 2025’te ise yüzde 11,6 artışla yaklaşık 2 milyon 800 bin tona yükseldi. Aynı dönemde ihracat miktarı yüzde 21,2 artarak 452 bin tondan 548 bin tona çıktı. İhracat geliri 739 milyon dolardan 763 milyon dolara ulaştı. Tarım politikası; üreticiyi, ihracatçıyı ve halkın sofrasını birlikte koruma meselesidir. Yasaklarla değil, kamucu akılla yönetilen bir tarım politikası hem mümkündür hem de zorunludur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.