Hava Durumu

#Mehmet Nuri Ersoy

Kırsal Haber - Mehmet Nuri Ersoy haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mehmet Nuri Ersoy haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gaziantep’te Kültür, Sanat Ve Gastronomi Dokuz Gün Boyunca Şehrin Dört Bir Yanına Yayılacak Haber

Gaziantep’te Kültür, Sanat Ve Gastronomi Dokuz Gün Boyunca Şehrin Dört Bir Yanına Yayılacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle gerçekleşen GastroAntep Kültür Yolu Festivali, 3-11 Ekim tarihleri arasında Gaziantep’te dördüncü kez sanatseverlerle buluşacak. Zeugma’nın eşsiz mozaiklerinden Antep işine, kutnu dokumacılığından bakırcılığa, kuşaktan kuşağa aktarılan zanaatlardan dünyaca tanınan mutfak kültürüne kadar Gaziantep’in sahip olduğu değerler festival aracılığıyla ziyaretçilerle buluşacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Gaziantep, çok güçlü ve çok katmanlı bir kültürel birikime sahip. GastroAntep Kültür Yolu Festivali ile şehrimizin sahip olduğu bu değerleri kültür, sanat ve gastronomi ekseninde daha geniş kitlelerle buluşturuyoruz.” dedi. Zeugma Mozaik Müzesi’nde ziyaretçilerle buluşacak “Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri” ve “Yaşayan Miras: Gaziantep” sergilerinden geleneksel sanat atölyelerine, Türkiye’nin sevilen sanatçılarının konserlerinden 50’den fazla Lezzet Noktası’na uzanan zengin programıyla GastroAntep Kültür Yolu Festivali, dokuz gün boyunca şehrin dört bir yanını kültür, sanat ve gastronomiyle buluşturacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, “Gaziantep; binlerce yıllık tarihi, arkeolojik mirası, kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel sanatları ve dünyaca tanınan gastronomisiyle ülkemizin en önemli kültür ve turizm şehirlerinden biri. Zeugma’nın eşsiz mozaiklerinden Antep işine, kutnu dokumacılığından bakırcılık geleneğine, yüzyıllardır yaşatılan zanaatlardan zengin mutfak kültürüne kadar çok güçlü bir birikimden söz ediyoruz. GastroAntep Kültür Yolu Festivali ile bu zenginliği kültür ve sanatın farklı disiplinleriyle buluşturuyor, şehrimizin sahip olduğu değerlerin daha geniş kitleler tarafından keşfedilmesini sağlıyoruz. Dokuz gün boyunca Gaziantep’in müzelerini, kültür ve sanat mekanlarını ve farklı noktalarını festivalin buluşma alanlarına dönüştüreceğiz. Konserlerden sergilere, sahne sanatlarından geleneksel sanat atölyelerine, söyleşilerden çocuk etkinliklerine ve gastronomi programlarına uzanan kapsamlı içeriğimizle Gaziantep’in kültürel birikimini farklı kuşaklarla buluşturmayı; şehrimizin marka değerine, turizm hareketliliğine, ulusal ve uluslararası tanıtımına katkı sağlamayı hedefliyoruz.” dedi. GAZİANTEP’İN GASTRONOMİ ZENGİNLİĞİ FESTİVALDE GastroAntep Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programına Şef Doğa Çitçi ev sahipliği yapacak. MasterChef jüri üyesi ve Şef Mehmet Yalçınkaya, Michelin Rehberi Tavsiye Listesi’nde yer alan Şef Ahmet Güzelyağdöken ve Şef Umut Karakuş, Şef Tamer Özkan, Şef Selen Mağzalcıoğlu, Şef Şafak Erten, Şef Harun Raşit Dönmez, Şef Celal Gürkan Yılmaz, yazar Hilal Kayış Sungur, gıda ve yemek kültürü araştırmacısı Kübra Yüzüncüyıl, Şef Ömür Akkor, Şef Erşan Yılmaz ve Şef Gökhan Ali Çamkerten ise konuk olarak yer alacak. Konuk isimler, festival kapsamında belirlenen Lezzet Noktaları’nı ziyaret ederek Gaziantep’e özgü yemekleri yerinde deneyimleyecek. Anadolu ile Mezopotamya arasında yüzyıllar boyunca şekillenen Gaziantep mutfağı; Antep fıstığı, baharatlar, et, bulgur, yoğurt ve mevsimlik sebzelerin farklı pişirme teknikleriyle bir araya geldiği zengin bir yemek kültürünü yansıtıyor. 2015 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi alanında dahil edilen Gaziantep’te, kuşaktan kuşağa aktarılan tarifler kent mutfağının temel unsurları arasında yer alıyor. Beyran, yuvalama, şiveydiz, alinazik ve çeşitli dolmalar farklı pişirme teknikleriyle Gaziantep’in köklü sofra kültürünü ortaya koyarken, Antep baklavası kentin en tanınan lezzetleri arasında yer alıyor. Gaziantep’in gastronomi zenginliği, festival kapsamında belirlenen 50’den fazla Lezzet Noktası ile ziyaretçilere sunulacak. Geleneksel esnaf lokantalarından çağdaş restoranlara, fırınlardan tarihi kahvelere uzanan gastronomi rotasında; beyran, ciğer, küşleme, kebap ve lahmacun sunan işletmelerin yanı sıra yöresel yemek lokantaları, baklavacılar, katmerciler, tahin ve helva ustaları da yer alacak. Günün farklı öğünlerine ve farklı mekan türlerine yayılan seçki, Gaziantep’in köklü mutfak kültürünü ve gastronomi deneyiminin çeşitliliğini festival ziyaretçileriyle buluşturacak. GAZİANTEP’TE FESTİVAL SAHNESİNE ÜNLÜ İSİMLER DAMGA VURACAK Gaziantep Kültür Yolu Festivali kapsamında gerçekleştirilecek ücretsiz konserlerde Türkiye’nin sevilen sanatçıları dokuz gün boyunca müzikseverlerle buluşacak. Festivalin konser programında Bengü, Murat Boz, Kıraç, Buray, Simge, Özcan Deniz, Hakan Altun, Mert Demir ve Sefo sahne alacak. 3 Ekim Cumartesi – Bengü 4 Ekim Pazar – Murat Boz 5 Ekim Pazartesi – Kıraç 6 Ekim Salı – Buray 7 Ekim Çarşamba – Simge 8 Ekim Perşembe – Özcan Deniz 9 Ekim Cuma – Hakan Altun 10 Ekim Cumartesi – Mert Demir 11 Ekim Pazar – Sefo GAZİANTEP’TE KÜLTÜR SANAT ŞEHRİ SARACAK3 EKİM 2026, CUMARTESİ FOTOMARATON – 15 TEMMUZ DEMOKRASİ MEYDANI – 10.00 / 11.00 (ÇOCUK) – 10.00 / 12.00 (YETİŞKİN) Festivalin açılış gününde gerçekleştirilecek FotoMaraton, çocukların yanı sıra amatör ve profesyonel fotoğraf tutkunlarını Gaziantep’in farklı yönlerini objektifleriyle keşfetmeye davet edecek. YAŞAYAN MİRAS SÖYLEŞİSİ: BİR UNESCO DEĞERİ OLARAK ANTEP İŞİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 12.00-13.00 Gaziantep’in geleneksel el sanatlarının önemli örneklerinden Antep işi, Yaşayan Miras Söyleşisi kapsamında ele alınacak. Kumaş üzerine iplik sayılarak ve çekilerek uygulanan, ince işçiliğiyle öne çıkan Antep işinin geleneksel üretim teknikleri, motiflerin anlam dünyası ve kuşaktan kuşağa aktarılan ustalık bilgisi program kapsamında katılımcılarla paylaşılacak. EBRU ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00-12.30 (ÇOCUK) / 13.00-15.00 (YETİŞKİN) Sevim Özorman tarafından gerçekleştirilecek Ebru Atölyesi’nde katılımcılar, geleneksel Türk kağıt süsleme sanatlarından ebrunun temel tekniklerini uygulamalı olarak deneyimleyecek. Kitre ile yoğunlaştırılmış su yüzeyinde boyalarla oluşturulan desenlerin kağıda aktarılma süreci katılımcılarla paylaşılacak. KARA KUVVETLERİ BANDO KOMUTANLIĞI – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 19.30 Kara Kuvvetleri Bando Komutanlığı, askeri marşlardan klasik Batı müziğine, cazdan Türk müziğinin seçkin örneklerine uzanan repertuvarıyla festival kapsamında dinleyicilerle buluşacak. Anadolu’nun farklı yörelerinden günümüze ulaşan ezgiler, bando düzenlemeleriyle Gaziantepli sanatseverlere sunulacak. MÜZİĞİN RİTMİ BİLGİNİ ADRESİNDE - İSLÂHİYE SABİHA AZİZ BALİ İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ BAHÇESİ – 19.00 Mustafa Hakkı Yıldırım ve müzisyen arkadaşları, “Müziğin Ritmi Bilginin Adresinde” programıyla müzikseverlerle buluşacak. Gerçekleştirilecek müzik dinletisiyle kütüphanelerin kitap ve bilgiye erişim sağlanan mekanların yanı sıra sosyal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapan yaşam alanları olma özelliği de öne çıkarılacak. 4 EKİM 2026, PAZARAHŞAP OYUNCAK ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 / 15.00 Çocuklara yönelik Ahşap Oyuncak Atölyesi, Anadolu’nun köklü oyuncakçılık geleneğini yeni kuşaklarla buluşturacak. Katılımcılar, el yapımı oyuncakların üretim süreçlerini tanırken geleneksel oyuncak kültürünün geçmişten günümüze uzanan serüvenini keşfedecek. OZANLARIN İZİNDE ÂŞIKLARIN YOLUNDA, OPERA ANADOLU’DA – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 20.00 Opera sanatçısı, müzik eğitimcisi ve Anadolu Opera Derneği Başkanı Ceylan Mira Balcı’nın sanat yönetiminde hazırlanan program, Anadolu’nun sözlü kültür mirasını opera sanatıyla aynı sahnede buluşturacak. “7 Bölge, 7 Ozan, 7 Eser” teması etrafında şekillenen programda Anadolu’nun farklı coğrafyalarında yaşamış ozanların, aşıkların ve halk bilginlerinin eserleri çağdaş sahne sanatlarının diliyle yorumlanacak. 5 EKİM 2026, PAZARTESİGAZİANTEP ÖZEL MÜZELERLE İLGİLİ SÖYLEŞİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şube Müdürü, tarihçi Dr. Murat Dağ’ın katılımıyla gerçekleştirilecek söyleşide Gaziantep’teki özel müzelerin kuruluş ve gelişim süreçleri ele alınacak. Zeugma Mozaik Müzesi Poseidon Salonu’nda düzenlenecek programda kentin müzecilik birikimi farklı yönleriyle katılımcılara aktarılacak. MARAŞ İŞİ ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 / 15.00 Aysun Ciğer tarafından gerçekleştirilecek Maraş İşi Atölyesi’nde katılımcılar, Kahramanmaraş’a özgü köklü sim sırma işleme sanatını yakından tanıyacak. Altın ve gümüş renkli sim sırmalarla gerçekleştirilen üretim tekniğinin aktarılacağı atölyede bu sanatın geleneksel kullanım alanları ve ince işçiliği ele alınacak. ŞEKERPARE – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 20.00 Şekerpare, festival kapsamında tiyatroseverlerle buluşacak. Komiser Ziver, yardımcısı İt Hurşit, bekçi Cumali ve Şekerpare etrafında gelişen olayları konu alan oyun, Galata’da geçen hikayesini sahneye taşıyacak. EYVAH KAÇMAM LAZIM! – MÜNİF PAŞA 100. YIL İL HALK KÜTÜPHANESİ FUAYE ALANI – 14.00 Eğitimci-Yazar Çağlar Sever, “Eyvah Kaçmam Lazım!” adlı kitabından hareketle gerçekleştireceği hikaye anlatımıyla çocuklar ve yetişkinlerle buluşacak. Programda katılımcıların edebiyatla keyifli bir ortamda buluşması, kitap okuma alışkanlığının desteklenmesi ve hikaye anlatımı aracılığıyla hayal dünyalarının zenginleştirilmesi amaçlanacak. 6 EKİM 2026, SALIBİBLİYOTERAPİ – MÜNİF PAŞA 100. YIL İL HALK KÜTÜPHANESİ – 13.00 Hasan Kalyoncu Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Batuhan Kurtoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilecek söyleşide kitapların bireylerin duygu ve düşünce dünyasına katkısı, okuma yoluyla kişisel farkındalığın geliştirilmesi ve edebiyatın psikolojik iyilik hali üzerindeki rolü ele alınacak. ÇARPANA ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 (YETİŞKİN) – 15.00-16.30 (ÇOCUK) Saniye Demir tarafından gerçekleştirilecek Çarpana Atölyesi’nde katılımcılar, Anadolu’nun köklü dokuma tekniklerinden çarpanayı uygulamalı olarak tanıyacak. Özel kartlar ve çözgü iplikleriyle oluşturulan desenler üzerinden bu geleneksel dokuma tekniğinin kuşaktan kuşağa aktarımı ele alınacak. BU TOPRAĞIN DÜŞLERİ: İSLÂHİYELİ YAZARLARLA İLHAM SÖYLEŞİLERİ – İSLÂHİYE SABİHA AZİZ BALİ İLÇE HALK KÜTÜPHANESİ – 16.00 İslâhiyeli öğretmen-yazarlar Hakan Yıldırım ve Gökhan Özsoy, “Bu Toprağın Düşleri: İslâhiyeli Yazarlarla İlham Söyleşileri” başlıklı okur-yazar buluşmasında çocuklarla bir araya gelecek. Söyleşide çocukların yaşadıkları coğrafyanın hikayelerini ve kültürel değerlerini tanımaları, okuma farkındalıklarının artırılması ve yerel yazarların deneyimlerinden ilham alarak hayal güçlerini geliştirmeleri hedeflenecek. 7 EKİM 2026, ÇARŞAMBAKÜLTÜR KORUYUCULARI – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 14.00 Kültür Koruyucuları programı, çocukları kültürel mirasın korunması konusunda bilinçlendirmek amacıyla Zeugma Mozaik Müzesi’nde gerçekleştirilecek. GAZİANTEP’İN YÖRESEL LEZZETİ “OMAÇ” – MÜNİF PAŞA 100. YIL İL HALK KÜTÜPHANESİ – 14.00 Olgunlaşma Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirilecek gastronomi atölyesinde Gaziantep’in yöresel lezzetlerinden omaç uygulamalı olarak hazırlanacak. Katılımcılar, tarifin hazırlanışını öğrenirken yöresel mutfak kültürü ve sunum teknikleri hakkında bilgi edinecek. KUTNU DOKUMA ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 Feray Terlemez tarafından gerçekleştirilecek Kutnu Dokuma Atölyesi’nde, Gaziantep’te geleneksel el tezgahlarında dokunan ve “saray kumaşı” olarak da bilinen kutnu kumaşının üretim süreci katılımcılarla buluşturulacak. ANTEP İŞİ ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 15.00-16.30 Ülkü Akın tarafından gerçekleştirilecek Antep İşi Atölyesi’nde katılımcılar, kumaş ipliklerinin sayılarak çekilmesi ve oluşan boşlukların farklı iğne teknikleriyle işlenmesine dayanan geleneksel nakış sanatını uygulamalı olarak deneyimleyecek. 8 EKİM 2026, PERŞEMBEKÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI VE KÜLTÜR VARLIĞI KAÇAKÇILIĞININ ÖNLENMESİ – KARKAMIŞ ANTİK KENTİ – 11.00 Gaziantep Müze Müdürlüğü uzmanları Arkeolog Öznur Semiz ve Arkeolog Hakan Korkmaz, Karkamış halkı ve kolluk kuvvetleriyle bir araya gelecek. Programda kültürel mirasın korunması ve kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesine ilişkin bilgilendirme yapılacak. BAKIR İŞLEME ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 Ertuğrul Üzümcü tarafından gerçekleştirilecek Bakır İşleme Atölyesi’nde Anadolu’nun köklü maden işleme geleneklerinden bakırcılık ele alınacak. Katılımcılar; dövme, şekillendirme, tavlama ve bezeme gibi geleneksel teknikleri tanıma fırsatı bulacak. MOZAİK ATÖLYESİ – MÜNİF PAŞA 100. YIL İL HALK KÜTÜPHANESİ – 14.00 Çocuklara yönelik gerçekleştirilecek Mozaik Atölyesi’nde renkli taşlar ve cam parçaları kullanılarak özgün tasarımlar hazırlanacak. Atölye ile çocukların el becerilerinin ve yaratıcılıklarının desteklenmesi, mozaik sanatını uygulamalı olarak tanımaları amaçlanacak. 9 EKİM 2026, CUMAKÜLTÜREL MİRASIN KORUNMASI VE KÜLTÜR VARLIĞI KAÇAKÇILIĞININ ÖNLENMESİ – DÜLÜK ANTİK KENTİ – 11.00 Gaziantep Müze Müdürlüğünden Arkeolog Nagihan Bulut ile Dülük Antik Kenti kazılarına katılan Arkeolog Ertuğrul Karakan, kültürel mirasın korunması ve kültür varlığı kaçakçılığının önlenmesine yönelik bilgilendirme programında katılımcılarla buluşacak. DRAMA İLE ETKİLİ İLETİŞİM – MÜNİF PAŞA 100. YIL İL HALK KÜTÜPHANESİ – 14.00 Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Prof. Dr. Bilge Kuşdemir Kayıran ve Çağdaş Drama Derneği iş birliğiyle gerçekleştirilecek yaratıcı drama atölyesinde iletişim, etkileşim, uyum ve güven temaları ele alınacak. ÇİNİ ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 (YETİŞKİN) – 15.00-16.30 (ÇOCUK) Hatice Baykal tarafından gerçekleştirilecek Çini Atölyesi’nde katılımcılar, geleneksel Türk çini sanatının üretim tekniklerini ve motif dünyasını yakından tanıyacak. YONCA EVCİMİK – ŞAHİNBEY KONGRE VE SANAT MERKEZİ – 20.00 Yonca Evcimik, festivalin yedinci gününde Şahinbey Kongre ve Sanat Merkezi’nde müzikseverlerle buluşacak. 10 EKİM 2026, CUMARTESİELSA ÇOCUK MÜZİKALİ – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 14.00 Elsa Çocuk Müzikali, Elsa, Anna, Hans ve Olaf’ın macerasını minik izleyicilerle buluşturacak. ARI MAYA – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 16.00 Arı Maya, ormanını ve arkadaşlarını korumaya çalışan Maya’nın hikayesini çocuklarla buluşturacak. FİLOGRAFİ ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 / 15.00 Fatoş Karayılan tarafından gerçekleştirilecek Filografi Atölyesi’nde katılımcılar, ahşap yüzey üzerine çakılan çiviler arasından teller geçirilerek desenler oluşturulan geleneksel el sanatını deneyimleyecek. GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GASTRONOMİ ETKİNLİKLERİ – FESTİVAL PARK GASTRONOMİ ETKİNLİKLERİ ALANI TEMA PARK YANI - 11.20 - 19.35 GastroANTEP Kültür Yolu Festivali kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek paneller, workshoplar ve söyleşiler, gastronomi dünyasının güncel başlıklarını alanında uzman isimlerle bir araya getirecek. Gün boyunca gerçekleştirilecek panellerde; “Deneyim Çağında Gastronomi ve Turizmde Yeni Perspektifler”, “Hospitality’nin Geleceğini Yatırım ve Yeni Deneyim Anlayışı Nasıl Şekillendiriyor?”, “Türkiye’nin Gastronomi Yükselişi Dünyada Nasıl Karşılık Buluyor?”, “Köklerden Geleceğe Türk Mutfağının Yolculuğu Nasıl Devam Ediyor?”, “Yerellik ve Gastronomi Yeni Nesil Konaklama Deneyimini Nasıl Dönüştürüyor?”, “Farklı Mutfak Kültürleri Bir Restoranın Kimliğini Nasıl Oluşturuyor?” ve “Zeytinyağı Deneyim Çağında Gastronomiye Nasıl Yeni Bir Değer Katıyor?” başlıkları ele alınacak. Festivalin workshop programında “Shade of Red”, “Roasted Pepper, Börek Tartlet, Roasted Eggplant, Antep Cheese, Pistachio & Pomegranate”, “Dünyanın Wellness Trendlerini Antep’in Malzemeleriyle Yeniden Düşünmek” ve “Antep Peyniri ve Ege Otları ile Pizza” gibi farklı içerikler yer alacak. Workshoplarda Mostafa Seif, Türev Uludağ, Memet Özer ve Miller Prada gibi isimler katılımcılarla buluşacak. Söyleşi programında ise “Gastronomi Ekrandan Geniş Kitlelere Ulaşırken Yeni Bir Kültür ve Deneyim Anlayışı Nasıl Doğuyor?”, “Lezzet ve Sağlık İyi Yaşamın Yeni Kodlarını Nasıl Belirliyor?”, “MasterChef Gastronominin Popüler Kültürle Buluşmasında Nasıl Bir Rol Üstleniyor?”, “Gastronomi Dünyasında Şefler Girişimci Kimlikleriyle Nasıl Yeni Alanlar Açıyor?” ve “Türk Mutfağının Teknikleri Çağdaş Gastronomide Nasıl Yeni İmkânlar Yaratıyor?” başlıkları üzerinden gastronominin değişen dünyası farklı yönleriyle değerlendirilecek. 11 EKİM 2026, PAZARKARAGÖZ’ÜN TÜRKÜSÜ – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 14.00 Karagöz’ün Türküsü, Karagöz ve Hacivat’ın Anadolu’nun farklı bölgelerine uzanan yolculuğunu çocuklarla buluşturacak. Türküler ve halk dansları eşliğinde ilerleyen oyun, çocuklara Anadolu’nun farklı kültürel değerlerini tanıtacak. ELSA NEREDE – DEDEKTİF OLAF MACERA PEŞİNDE – GAZİANTEP DEVLET TİYATROSU ŞEHİTKAMİL SAHNESİ – 16.00 Dostluk, cesaret ve dayanışma temalarını işleyen Elsa Nerede – Dedektif Olaf Macera Peşinde, Olaf’ın gerçek bir dedektif olma yolundaki macerasını sahneye taşıyacak. SEDEF KAKMA ATÖLYESİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 11.00 / 13.00 / 15.00 Ali Fıstıkçı tarafından gerçekleştirilecek Sedef Kakma Atölyesi’nde katılımcılar, ahşap üzerine kakma tekniğiyle uygulanan geleneksel sedef işçiliğini yakından tanıyacak. GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ GASTRONOMİ ETKİNLİKLERİ – FESTİVAL PARK GASTRONOMİ ETKİNLİKLERİ ALANI TEMA PARK YANI - 11.20 - 19.35 Festivalin bir diğer gününde ise Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek paneller, workshoplar ve söyleşilerle gastronominin farklı başlıkları ele alınacak. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek programlarda, Gaziantep’in gastronomi birikiminden dünyadaki yeni yaklaşımlara uzanan farklı konular katılımcılarla buluşacak. Gün boyunca gerçekleştirilecek panellerde; “Coğrafi İşaretler Tarım, Üretim ve Gastronomi Arasında Nasıl Bir Bağ Kuruyor?”, “Gaziantep’in Köklü Tatlı Mirası Gelenek ve Yenilikle Nasıl Yaşatılıyor?”, “Bir Mutfağın Hikayesi Nasıl Yazılıyor?”, “Değişen Gastronomi Anlayışında Bir Şefin Mutfağını Farklı Kılan Nedir?”, “Geçmişten Bugüne Bir Lokantayı Zamansız Kılan Değerler Nelerdir?”, “Bir Restoranı Özel Kılan Lezzet, Hikaye ve Misafirperverlik Nasıl Buluşuyor?”, “Bir Restoran Projesini Başarılı Kılan Deneyim Nasıl Yaratılıyor?”, “Gaziantep’in Yaşayan Ustaları”, “Dünyanın Önde Gelen Otellerinde Gastronomi Nasıl Fark Yaratıyor?” ve “Gastronomide Özgün Bir Kimlik Nasıl Kurulur?” başlıkları ele alınacak. Festivalin workshop programında “Antep Fıstıklı Bonfile”, “Roots of Egyptian Cuisine”, “Muhalabiye with Orange and Pistachio”, “Kuzulu Antep Firik Pilavı Antep Karası Sosunda”, “Antep Peynirli, Pirpirimli Kremamsı Firik Pilavı”, “Gaziantep’in Toprağından Sofraya” ve “Sof Domatesli Topaçlı Kahve” gibi farklı içerikler yer alacak. Workshoplarda Arthur Dubois, Hazer Amani, Semen Onur Öner ve Michael van der Kroft gibi isimler katılımcılarla buluşacak. Söyleşi programında ise “Dijital İçerikler Gastronomi Tercihlerimizi Nasıl Etkiliyor?” başlığı üzerinden dijital içeriklerin gastronomi tercihleri üzerindeki etkisi ele alınacak. FESTİVAL BOYUNCA HER GÜNOSMANLI’NIN MUKADDES EMANETLERİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 08.30-21.00 Osmanlı’nın Mukaddes Emanetleri Sergisi, Kâbe ve Haremeyn ile ilişkili eserlerden Osmanlı padişahlarının hazinelerinde korunan Kur’an-ı Kerimlere, Kâbe örtülerinden Sürre-i Hümayun’a uzanan seçkiyi ziyaretçilerle buluşturacak. Sergide Feraşet Çantası, Kelime-i Tevhid levhası, kıblenüma, rubu tahtası ve usturlabın yanı sıra Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman dönemine ait sikkeler de yer alacak. YAŞAYAN MİRAS: GAZİANTEP – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 08.30-21.00 Yaşayan Miras: Gaziantep Sergisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak tanınan ustaların eserlerini bir araya getirecek. Yemenicilik, bakırcılık, kutnu kumaşı, mozaik, Antep işi ve tespih yapımının yanı sıra hüsn-i hat, tezhip, minyatür, ebru, katı’ ve cilt sanatından eserler Gaziantep’in yaşayan kültürel değerlerini ziyaretçilerle buluşturacak. HÂNE – ŞEHİTKAMİL SANAT GALERİSİ – 10.00-19.00 Küratörlüğünü Yasemin Karaca’nın üstlendiği Hâne Sergisi, aile, yuva ve nesiller arası bağ kavramlarını İslam sanatlarının estetik dili üzerinden ele alacak. Sergide 13 hat, 17 seramik hat, 12 tezhip ve 6 koleksiyon eserinin yanı sıra mermer işleme celî sülüs ve dijital çalışmalar yer alacak. Hattat Mehmet Özçay imzalı 17 seramik hat eseri de geleneksel hat sanatını farklı bir malzemeyle buluşturan seçkinin dikkat çeken bölümlerinden biri olacak. GEÇMİŞTEN GELECEĞE FİLOGRAFİ SANATI – GAZİANTEP KAHRAMAN EMMİOĞLU KÜLTÜR VE SANAT MERKEZİ – 13.00-17.00 Geçmişten Geleceğe Filografi Sanatı Sergisi, geleneksel filografi sanatının çağdaş yorumlarını ziyaretçilerle buluşturacak. Tel ve çivinin ustalıkla bir araya getirildiği eserler aracılığıyla filografinin geçmişten bugüne uzanan üretim geleneği görünür kılınacak. OKUYAN İNSAN PORTRELERİ – MÜNİF PAŞA 100. YIL İL HALK KÜTÜPHANESİ – 10.00 Fotoğraf sanatçısı Ahmet Mengüç tarafından hazırlanan Okuyan İnsan Portreleri, kitap okuma kültürünü farklı insan ve yaşam hikayeleri üzerinden görünür kılacak. Festival boyunca ziyarete açık olacak fotoğraf sergisi, kütüphanelerin kültür ve sanat faaliyetleriyle buluşan yaşam alanları olma niteliğine de dikkat çekecek. YAŞAYAN MİRAS KISA FİLM GÖSTERİMLERİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 08.30-21.00 Yaşayan Miras Kısa Film Gösterimleri, geleneksel sanatların ustalarını, atölyelerini ve üretim süreçlerini izleyiciyle buluşturacak. 25 sanatçı ve zanaatkarın yer aldığı seçkide Çanakkale seramiğinden kemençe yapımına, İznik çinisinden kazaziyeye kadar farklı yaşayan miras unsurları ele alınacak. ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SANATA TEŞVİK VE SANATLA YAŞAM SERGİSİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 10.00-17.00 Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen “Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Programı” kapsamında hazırlanan eserler, Zeugma Mozaik Müzesi’nde ziyaretçilerle buluşacak. Sanatın iyileştirici gücünden yararlanarak şehit ve gazi yakınlarının iyilik hâllerine katkı sunmayı amaçlayan program kapsamında gerçekleştirilen kurslarda katılımcılar; katı’, yağlı boya ve ebru gibi farklı sanat teknikleriyle eserler üretiyor. Sergide şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınları tarafından hazırlanan 30 eser yer alacak. MİNYATÜRVARİ SERAMİK SERGİSİ – ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ – 09.00-17.00 Gaziantep Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi, Ressam Dr. Muhammet Aliyev tarafından hazırlanan “Gaziantep İpekyolu Seramikte Hikaye” temalı kişisel sergi, 3-11 Ekim tarihleri arasında Zeugma Mozaik Müzesi 1. Kat Fuaye Alanı’nda ziyaretçilerle buluşacak. Sergide seramik üzerine sırlı boya tekniğiyle hazırlanan vazo, tabak ve panolardan oluşan 65 eser sanatseverlerin beğenisine sunulacak. ÇOCUK KÖYÜ ETKİNLİKLERİ – GAZİANTEP FESTİVAL PARK ÇOCUK KÖYÜ – 14.00-19.00 Festival boyunca çocukları ağırlayacak Çocuk Köyü; şişme oyun parkları, dijital oyunlar, panayır çadırları, atölye çalışmaları, geleneksel yarışmalar, Karagöz Atölyesi ve VR Balon Turu ile çocuklara farklı deneyimler sunacak. Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.

Ayasofya'da Cumhuriyet Tarihinin En Kapsamlı Restorasyonu Haber

Ayasofya'da Cumhuriyet Tarihinin En Kapsamlı Restorasyonu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül ve Bilim Kurulu Üyeleriyle Ayasofya-i Kebir Camii ve Sultanahmet Camii’nde yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Süreçlerin bilim kurulları denetiminde, şeffaf ve bilimsel yöntemlerle yürütüldüğünü vurgulayan Ersoy, Sultanahmet’te çalışmaların tamamlandığını, Ayasofya’daki çok katmanlı restorasyonun ise planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü açıkladı. İstanbul’un en önemli inanç ve kültür mirasları arasında yer alan Ayasofya-i Kebir Camii ile Sultanahmet Camii’nde yürütülen restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, çalışmaların geldiği son aşamaya ilişkin basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Süreçlerin; kapsamlı tetkik, belgeleme ve planlama aşamalarının yanı sıra bilim insanlarıyla yapılan istişareler ve bilim kurullarının karar ve denetimleri doğrultusunda yürütüldüğünü kaydeden Ersoy, Sultanahmet’te çalışmaların tamamlandığını, Ayasofya’daki uygulamaların ise hızla sürdüğünü bildirdi. Bakan Ersoy, Bakanlık olarak kültür ve turizm alanında tarihî emanetlerin vazgeçilmezliğini her fırsatta vurguladıklarını belirterek, bu yaklaşımın yalnızca söylemde kalmadığını ifade etti. Göreve geldikleri günden itibaren restorasyon, inşa ve ihya çalışmalarını ana hizmet başlıklarından biri haline getirdiklerini kaydeden Ersoy, kültür varlıklarının ve kadim medeniyet mirasının korunmasına yönelik projelerin sahada somut karşılık bulduğunu dile getirdi. Bodrum Kalesi’nden Sümela Manastırı’na, Selimiye’den Kariye Camii’ne, Galata ve Kız Kulesi’nden Sirkeci ve Haydarpaşa garlarına, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nden Rami Kütüphanesi ve Atlas Pasajı’na kadar çok sayıda eserin titizlikle restore edildiğini aktaran Ersoy, yalnızca İstanbul’daki çalışmaların dahi kapsamlı bir envanter oluşturduğunu belirtti. “Geleceğe Miras” projesi kapsamında yürütülen restorasyonların geniş bir coğrafyaya yayıldığını ifade eden Ersoy, projelerin ayrıntılarına değinmenin günler sürecek bir tablo ortaya koyacağını söyledi. Asrın felaketinden etkilenen 11 ilde tamamen yıkılan eserleri yeniden ayağa kaldırdıklarını vurgulayan Ersoy, yurt dışında da ata yadigârı eserlerin ihyası için önemli adımlar atıldığını bildirdi. Tiran’daki Ethem Bey Camii’nden Macaristan’daki Gül Baba Türbesi’ne kadar gönül coğrafyasında hayata geçirilen projelerin kapsamlı bir liste oluşturduğuna işaret eden Ersoy, kültürel mirasın korunmasını stratejik bir sorumluluk olarak gördüklerini sözlerine ekledi. Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bunların her biri çok değerli bilim insanlarımızın oluşturduğu kurulların denetiminde, yine çok değerli uzmanlarımızın ve işçilerimizin sahadaki özverili, son derece hassas ve titiz uygulamalarıyla hayata geçiriliyor. Eserlerimizi, mümkün olan en özgün formuyla yeniden ayağa kaldırıyor ve bunu yıllarca korumasını sağlayacak şekilde, zemin etüt çalışmaları ve statik güçlendirmelerden tutunuz da çevre düzenlemelerine kadar çok farklı başlıklarda çalışmalar yürütüyoruz. İşte Ayasofya Kebir Camii için de bu vizyon tam olarak hayata geçirilmiştir. Roma’nın kadim mirası ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürürken aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet Han’ın emanetine sahip çıkılmış, İslam’ın bu kutlu mabedi cemaatine kavuşturulmuştur. Ve daha nice asırlar boyu tüm insanlığı kubbesi altında buluşturabilmesi için yapının korunması, özgün malzemenin yaşatılması ve uzun vadeli yapısal güvenliğin sağlanması hedefleri doğrultusunda tarihinin en kapsamlı restorasyon projesi uygulamaya alınmıştır. Bugün burada, ibadeti ve ziyareti engellemeden yürüttüğümüz bu çalışmaların detaylarını paylaşacağız.” AYASOFYA’DA ÇOK KATMANLI RESTORASYON Ersoy, Ayasofya Kebir Camii’nde yürütülen çalışmalar kapsamında kuzey, doğu ve güney cepheler ile minarelerde yaklaşık 11 bin metrekarelik iskele kurulumu gerçekleştirildiğini belirtti. Yapılan analizler sonucunda kuzey ve doğu cephelerinde çimento esaslı sıvaların tespit edildiğini ifade eden Ersoy, “Yaklaşık 2.800 metrekare alanda titiz bir süreçle bu sıvaları temizledik. Raspası tamamlanan yüzeylerde ayrıca biyolojik oluşum temizliği ve tuzdan arındırma işlemlerini de yaptık. Hâlihazırda mermer yüzeylerde mekanik temizlik çalışmalarına devam ediyoruz. Merkez Laboratuvarımızın analizleri ile derz ve örgü harçlarında Erken Bizans, Geç-Orta Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bulgular tespit ettik. Biz de Bilim Heyetimizin onayıyla Bizans ve Osmanlı dönemlerine uygun el yapımı tuğla üretimini yaptırdık ve onarım çalışmalarında bunları kullanmaya başladık. Elbette yapının güçlendirme ihtiyacını belirlemek için georadar taramaları ve sayısal modelleme çalışmaları da gerçekleştirdik. 5.200 metrekare alanda yapılan bu çalışmanın ortaya koyduğu veriler ışığında da güçlendirme projeleri hazırlandı ve onaylandı.” dedi. Ersoy, minareler ve kubbe üzerindeki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü açıkladı. Statik analizler çerçevesinde kuzeydoğu minaresinde şerefe altına kadar kontrollü söküm gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, sökülen taşların tek tek belgelendiğini, kullanılabilir durumdaki taşların özgün yöntemlerle onarılarak yerlerine yeniden yerleştirildiğini aktardı. Minarenin gövde, mukarnas, petek ve basamak bölümlerindeki yeniden örüm işlemlerinin tamamlandığını bildiren Ersoy, şerefe döşemeleri, korkuluklar ve püskül imalatlarının yapıldığını; bakır alem onarımı ile altın varak kaplama çalışmalarının da sonuçlandırıldığını kaydetti. Yüzey temizliğinin tamamlandığını ifade eden Ersoy, külah kaplama ve kurşun işlerinin ise devam ettiğini dile getirdi. Statik projeye uygun olarak paslanmaz plaka ve rotlarla güçlendirme çalışmalarının eş zamanlı yürütüldüğünü vurgulayan Ersoy, çimento esaslı uygunsuz müdahalelerin temizlendiğini, taş onarımlarının gerçekleştirildiğini ve derz ile kozmetik onarım çalışmalarının sürdüğünü sözlerine ekledi. KUBBEDE GEÇİCİ ÇELİK ÇATI VE 43,5 METRELİK PLATFORM Ayasofya Kebir Camii’nin kubbesi, tarihin en muazzam mimari ve mühendislik örneklerinden biridir diyen Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: “Buradaki çalışmalarda da her adımı bu bilinçle atıyoruz. Kurşun örtüsünü kaldırırken, iç mekândaki mozaiklerin ve yapının hava koşullarından etkilenmemesi amacıyla geçici çelik çatı ve platform projelerini hazırlattık ve onayını aldık. İç mekânda da çelik platform kurulumunu tamamladık. Tabii bir kez daha altını özellikle çiziyorum; 43,5 metre yüksekliğindeki bu sistemin kurulumu öncesinde zemin testleri, yükleme analizleri, georadar taramaları ve titreşim testleri gerçekleştirdik. Bunların neticesinde verilen olumlu raporların ardından uygulamaya geçtik. Hiçbir işi bilimsel tetkikleri gerçekleştirmeden ve çağdaş restorasyon gereklerini karşılamadan yapmıyoruz değerli arkadaşlar. Harim bölümüne geçtiğimizde, buradaki mevcut mermer döşemeleri belgeleyerek dikkatle sökümlerini yaptık. Ardından hem yük dağılımını hem de zemin korumasını sağlayan çok katmanlı geçici bir döşeme sistemi uyguladık. Çelik platform imalatları da tamamlandı ve platforma erişim için asansör ve merdiven sistemi kuruldu. Geldiğimiz noktada geçici konvansiyonel çelik çatı kapsamında, kubbe eteğinde temel ve baza imalatları devam ediyor ve kubbe çelik elemanlarının üretimi atölyede sürdürülüyor.” Ersoy, Ayasofya Cami’nin yer altı tünelleri ve hipoje olarak bilinen yer altı mezar yapısına ilişkin yürütülen etüt ve temizlik çalışmalarına değinerek, spekülasyonlara meydan vermemek adına kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini önemsediklerini ifade etti. Ersoy, çalışmaların Batı Bahçe ve Kuzey Cephe Vezir Bahçe bölgelerinde bilimsel yöntemler ve uzman ekipler eşliğinde sürdürüldüğünü kaydetti. 2 BİN TONA YAKIN DOLGU TAHLİYESİ Batı Bahçe’de Mekân 1, Mekân 2 ve Mekân 3 ile bu alanlara bağlı tünellerde temizlik ve belgeleme çalışmalarını gerçekleştirdiklerini söyleyen Bakan Ersoy şu detayları paylaştı: “Mekân 1’de, 31 Ocak–10 Mart 2025 tarihleri arasında yürüttüğümüz temizlik çalışmalarımızla nerdeyse 112 ton dolgu toprak çıkardık. Mekân 2’de ise 12 Mart 2025’te kazılara başladık ve yaklaşık 522 ton dolgu toprağı tahliye ettik. Bu ay itibarıyla Mekân 3’te başlattığımız çalışmalarda da kısa sürede 32 ton dolgu toprağı temizlemiş bulunuyoruz. Üç farklı mekândaki ilerlemeler bu şekilde. İfade ettiğim gibi Batı Bahçe’de sürdürülen çalışmalarla bu mekânlara bağlı yüzlerce metre uzunluğundaki 7 tünel hattını da belgeledik. Bu tünellerden şu ana kadar 1068 ton toprak dolguyu tahliye ederek temizledik. Vezir Bahçe’de yer alan ve yer altı mezar yapısı olarak değerlendirilen alanda 2 Haziran–13 Ağustos 2025 tarihleri arasında temizlik çalışmaları yürüttük. Bu süreçte 102 ton dolgu toprağı bu özel bölgeden tahliye ettik. Burada ana koridor ve her iki yanında yer alan simetrik mezar odaları bulunmaktadır. Bütün bu çalışmaların temel amacı yapının tarihsel katmanlarını ortaya çıkarmak, mevcut riskleri tespit etmek ve kültürel mirası güvenli biçimde koruma altına almaktır. Bu doğrultuda gerek yer altı tünellerinde gerekse hipoje bölgesinde hem projelendirme hem müdahale uygulamaları olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bilim Heyeti onayı ile yürüttüğümüz bu çalışmalar; temizlik, belgeleme ve statik açıdan alınan önlemler eşliğinde yapılıyor. Genel olarak Ayasofya’da yürüttüğümüz bütün çalışmalar; planlanan takvim doğrultusunda, tarihi ve kültürel mirasın korunması ilkesine bağlı kalınarak, bilimsel yöntemler, uzman denetimi ve şeffaf uygulama anlayışıyla yürütülmektedir. Fatih’in emanetini, özgün kimliğini koruyarak gelecek nesillerimize ulaştıracağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.” SULTANAHMET’TE TARİHİN EN KAPSAMLI RESTORASYONU Ersoy, Sultanahmet Camii’nde dört yüz yılı aşan, tarihindeki en kapsamlı restorasyon çalışmalarının gerçekleştirildiğini belirtti. Restorasyon ve konservasyon çalışmalarının fiilen 2018 yılında başlatıldığını kaydeden Ersoy, geçmiş dönemlerde daha çok deprem sonrası acil müdahaleler ya da bütçe imkânlarına bağlı kısmi uygulamaların yapıldığını, bu süreçte ise caminin ibadete ve ziyarete kapatılmadan kapsamlı bir restorasyon yürütüldüğünü ifade etti. Caminin harim bölümünde yaklaşık 1200 metrekarelik alana 8 metre yüksekliğinde çelik platform ve 35 metre yüksekliğinde iskele kurularak ana kubbe kotuna ulaşıldığını aktaran Ersoy, altı minarenin yapısal onarımlarının tamamlandığını, külah ve korkuluklarda detaylı müdahalelerin gerçekleştirildiğini bildirdi. 22 BİN ÇİNİ BELGELENDİ, 400 TON KURŞUN YENİLENDİ Caminin üstünü örten yaklaşık 400 tonluk kurşun kaplamanın yenilendiğini belirten Ersoy, kubbe, ağırlık kulesi, revaklar ve minarelerde yer alan tüm alemlerin altın kaplamalarının yenilendiğini; iç ve dış cephelerdeki taş ve mermer yüzeylerde temizlik ile sağlamlaştırma çalışmaları yapıldığını kaydetti. Revaklı avludaki devşirme mermer döşeme taşlarının sökülerek zemin altyapısının güçlendirildiğini ve teraziye getirildiğini ifade eden Ersoy, böylece yağmur suyunun sağlıklı şekilde tahliyesinin sağlandığını dile getirdi. Camide bulunan 16. ve 17. yüzyıla ait 22 bini aşkın çini karonun tek tek belgelendiğini ve gerekli müdahalelerin yapıldığını aktaran Ersoy, önceki onarımlarda eklenen çimento esaslı müdahalelerin titizlikle uzaklaştırıldığını ve özgün katmanlara ulaşıldığını vurguladı. Kalem işi ve malakâri bezemeli yüzeylerde konservasyon çalışmaları gerçekleştirildiğini, eksik kısımların özgün yapım teknikleriyle bütünlendiğini söyledi. Kündekâri sedefli ahşap kapı ve kepenkler ile bronz ve demir kapı ve şebekelerde konservasyon ve restorasyon uygulamalarının tamamlandığını belirten Ersoy, caminin aydınlatma ve ses sistemlerinin yenilendiğini, akustik performansın iyileştirildiğini ve halının tarihî kimlikle uyumlu şekilde değiştirildiğini kaydetti. Ersoy, gelinen aşamada revaklı avlu giriş kapılarından, Evliya Çelebi’nin babası Kuyumcubaşı Mehmet Zillî tarafından yapılan altın tombak işçiliğine sahip kapıda konservasyon çalışmalarının sürdüğünü, ayrıca Atmeydanı cephesi kapıları, Hünkâr Kasrı restorasyonu ve peyzaj düzenlemesine yönelik uygulamaların devam ettiğini sözlerine ekledi. Yürütülen çalışmaların “yaptım oldu” ya da günü kurtarma anlayışıyla değil, eserlerin yeni asırlara ve kuşaklara aktarılması kararlılığıyla gerçekleştirildiğini vurgulayan Ersoy, her adımın uzun vadeli koruma ve yaşatma perspektifiyle atıldığını ifade etti. Ersoy, Bakanlık olarak bilim insanları, uzmanlar ve paydaşlarla birlikte medeniyet mirasını ihya etmeyi sürdüreceklerini söyledi. “CEVABIMIZI ESERLERİMİZLE VERİYORUZ” Sürece yönelik eleştiriler ve çarpıtmaların farkında olduklarını belirten Ersoy, daha önce Kız Kulesi’nin çatısına ilişkin ortaya atılan iddiaları hatırlatarak, bu tür söylemlere en güçlü cevabın yapılan işler ve ortaya konan eserlerle verildiğini ifade etti. Ersoy, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon çalışmalarını yürüttüklerini belirterek, Ayasofya ve Sultanahmet başta olmak üzere tüm projelere ilişkin gelişmelerin şeffaflıkla kamuoyuyla paylaşılmaya devam edileceğini ifade etti. Ersoy, Ayasofya Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Prof. Dr. Asnû Bilban Yalçın ve Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten’e teşekkür etti. Sultanahmet Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Zekai Celep, Doç. Dr. Sultan Karaoğlu, Dr. Ali Rıza Özcan, Dr. Ahmet Vefa Çobanoğlu, Dr. Feyhan İnkaya Takoğlu ve Yüksek Mimar İbrahim Hakkı Yiğit’e de şükranlarını sunan Ersoy, her iki kurulda görev alan Prof. Dr. Can Şakir Binan ve Prof. Dr. Ahmet Güleç’i de ayrıca andı. Restorasyon çalışmalarında görev yapan tüm bilim insanlarına, sahada çalışan uzmanlara, sanatçılara ve işçilere teşekkür eden Ersoy, kapsamlı bilgilendirmenin ardından yeni başarı hikâyelerinde yeniden bir araya gelme temennisinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.