Hava Durumu

#Merkez Bankası

Kırsal Haber - Merkez Bankası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Merkez Bankası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: "Küçük Esnafın Kazancından Komisyon Adı Altında Kesinti Yapılmasın" Haber

CHP'li Gürer: "Küçük Esnafın Kazancından Komisyon Adı Altında Kesinti Yapılmasın"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, banka ve kredi kartıyla yapılan ödemelerde küçük esnafın karşı karşıya kaldığı POS komisyonları ve ek ücretlerin azaltılması amacıyla 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Gürer, küçük esnafın kartlı ödeme sistemlerini kullanmak zorunda olduğunu belirterek, “POS cihazı bulundurmak ve kartlı ödeme kabul etmek artık esnaf için bir tercih olmaktan çıkmıştır. Müşteri kaybetmemek ve ticari faaliyetini sürdürebilmek isteyen esnaf kartlı ödemeyi kabul etmek zorundadır. Ancak bankaların ve ödeme kuruluşlarının aldığı komisyonlar küçük esnafın kazancını olumsuz biçimde etkilemektedir.” dedi. ESNAFIN KAZANCI KOMİSYONLARA GİTMESİN Mahalle bakkalından manava, berberden kuaföre, kahvehaneden büfeye, simitçiden küçük lokantaya kadar çok sayıda işletmenin düşük kâr marjıyla faaliyet gösterdiğine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Büyük işletmeler açısından yönetilebilir düzeyde kalan kartlı ödeme maliyetleri, küçük esnaf için doğrudan gelir kaybına oluşturmaktadır. Esnaf zaten kira, elektrik, su, personel, hammadde, vergi ve sigorta gibi çok sayıda zorunlu giderle karşı karşıyadır. Bunların üzerine her kartlı işlemden yapılan kesinti eklendiğinde esnafın gerçek kazancı daha da düşmektedir. Özellikle küçük esnaf uygulanan ekonomik politikalar ile iyice daralmış durumdadır. Kredisini ödemekte zorlanmakta sattığı ürünün yerine yeni ürün alıp koymakta da zorlanmaktadır” dedi. Esnafında zorda olduğu ve küçük esnafın işini sürdürmekte zorlandığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, esnaf vergi, faiz, kira, sabit giderlerle uğraşırken sattığı ürünün yerine sattığı fiyattan ürün almakta zorlandığını ifade etmektedirler” dedi. Gürer, ekonomik büyüklüğü ve taşıma kapasitesi birbirinden farklı işletmelere aynı maliyet yapısının uygulanmasının adil olmadığını belirterek, “Mikro ölçekli bir esnaf ile büyük bir işletmenin kartlı ödeme sistemlerinden kaynaklanan maliyeti aynı şekilde değerlendirilmemelidir. Küçük esnafın korunması için işlem hacmi ve ekonomik büyüklük dikkate alınarak farklılaştırılmış bir sistem oluşturulmalıdır” dedi. MİKRO ESNAFA YÜZDE 0 KOMİSYON CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifinde, 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren mikro ölçekli ve belirlenen cironun altında kalan esnaf ve sanatkârlardan kartlı ödeme işlemleri için komisyon alınmaması gerektiğini belirtti. Gürer, teklifinde diğer esnaf ve sanatkârlar için azami komisyon oranının yüzde 0,50, diğer tüm üye işyerleri için ise yüzde 0,75 olarak belirlenmesi amaçlandığını ifade etti. Ömer Fethi Gürer, “Mikro ölçekli esnaf için komisyonun yüzde sıfıra indirilmesini, diğer esnaf ve sanatkârlar için yüzde 0,50, diğer üye işyerleri için ise yüzde 0,75 üst sınır getirilmesini öneriyoruz. Esnafın ayakta kalabilmesi için kartlı ödeme sistemlerinin oluşturduğu maliyetin makul ve ölçülü seviyeye çekilmesi gerekiyor” diye konuştu. KOMİSYON DÜŞÜRÜLÜP BAŞKA AD ALTINDA ÜCRET ALINMASIN Teklifte yalnızca komisyon oranlarının düşürülmesinin yeterli olmadığına dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bankalar ve ödeme kuruluşları tarafından farklı adlar altında alınabilecek ek ücretlerin de engellenmesi gerektiğini belirterek, “Komisyon oranını düşürüp POS cihazı kira bedeli, cihaz kullanım bedeli, aktivasyon ücreti, paket ücreti, yazılım, bakım, hizmet veya bloke bedeli adı altında yeni ücretler alınırsa yapılan düzenlemenin hiçbir anlamı kalmaz. Komisyon sınırı farklı adlar altında dolanılmamalıdır” dedi. Gürer, “Tek çekim ile taksitli işlem arasında esnafın aleyhine yeni bir komisyon yükü oluşturulmamalıdır. Belirlenen üst sınır hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın aşılmamalıdır” ifadelerini kullandı. BLOKE EDİLEN PARADAN DA AYRICA ÜCRET ALINMASIN CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Esnafın yaptığı satışın bedeli bloke ediliyor, parasına belirli bir süre ulaşamıyor ve bunun üzerine bir de ayrıca ücret ödemek zorunda bırakılıyorsa esnafın finansman yükü daha da ağırlaşıyor. Bloke ve aktarım süreleri kullanılarak belirlenen komisyon sınırlarının dolaylı biçimde aşılmasına izin verilmemelidir” dedi. KARTLI ÖDEME MALİYETİ TÜKETİCİYE DE YANSIYOR Kartlı ödeme sistemlerinin maliyetinin yalnızca esnafı değil, tüketiciyi de ilgilendirdiğini belirten Ömer Fethi Gürer, “Esnaf artan maliyetlerini karşılamak için fiyatlarını artırmak zorunda kaldığında, kartlı ödeme sistemlerinin maliyeti dolaylı olarak tüketiciye de yansımaktadır. Bu nedenle komisyonların makul seviyeye çekilmesi hem esnafın hem tüketicinin korunması açısından önemlidir” değerlendirmesinde bulundu. Gürer, teklifin kartlı ödeme sistemlerini sınırlamayı değil, bu sistemlerin maliyetinin küçük işletmeler üzerinde oluşturduğu orantısız yükü ortadan kaldırmayı amaçladığını belirterek, “Biz kartla ödeme yapılmasına karşı değiliz. Tam tersine, kartlı ödeme sistemleri günlük ticaretin vazgeçilmez bir parçası hâline gelmiştir. Ancak bu sistemin maliyeti küçük esnafın sırtına yüklenmemelidir” dedi. ESNAFIN AYAKTA KALMASI KAMU YARARIDIR Ömer Fethi Gürer, teklifin temel amacının küçük işletmelerin ekonomik faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlamak olduğunu vurgulayarak, “Esnafın ayakta kalması yalnızca esnafın sorunu değildir. Esnafın ayakta kalması istihdamın, yerel ekonominin, küçük işletmelerin ve tüketicinin korunması anlamına gelir. Küçük esnafın kazancını koruyacak, öngörülebilir ve adil bir kartlı ödeme sistemi oluşturulmalıdır” ifadelerini kullandı. Teklifle ayrıca, kanuna aykırı biçimde tahsil edilen ücret, komisyon ve kesintilerin esnafın talebi üzerine en geç 30 gün içinde iade edilmesi öngörülüyor. Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların ise işletmelerin faaliyet alanı, ekonomik büyüklüğü, yıllık cirosu, işlem hacmi ve kartlı ödeme sistemlerinin maliyetleri dikkate alınarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenmesi teklif ediliyor.

KTO Başkanı Gülsoy: "Temmuz'da 368 Milyon Dolar İhracat Gerçekleştirdik" Haber

KTO Başkanı Gülsoy: "Temmuz'da 368 Milyon Dolar İhracat Gerçekleştirdik"

Kayseri, Temmuz ayında 368 milyon 22 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Temmuz Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, “Yılın ilk yarısında toplam ihracatımız 2 milyar 296 milyon dolara çıkmıştır. Tüm olumsuz dış etkenlere rağmen üretim gücünü koruyan ihracatçı üyelerimizi tebrik ediyorum.“ dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Temmuz ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, rakamları ve sektörel gelişmeleri paylaştı. Kayseri’nin Haziran ayı ihracat performansına değinen Başkan Gülsoy, “Temmuz ayında 368 milyon 22 bin 980 dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 13,43 oranında bir artış yaşanmıştır. İthalatımız ise 166 milyon 47 bin 455 dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla 2,20 artış gerçekleşmiştir.“ diye konuştu. 7 AYDA 2 MİLYAR 296 MİLYON 758 BİN DOLARLIK PERFORMANS 2026 yılının ilk 7 aylık verilerini de paylaşan Gülsoy, “Yılın ilk 7 ayında toplam ihracat rakamımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 5,7 artışla 2 milyar 296 milyon 758 bin 902 dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ithalat rakamlarımız ise yüzde 4,7 oranında artışla 1 milyar 90 milyon 411 bin 636 dolar seviyesine çıkmıştır.” dedi. Kayseri olarak Haziran ayında dünya genelinde 149 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısı gösterdiklerini ifade eden Gülsoy, “En çok ihracat yaptığımız ilk 10 pazarımız; Almanya, ABD, Fransa, İtalya, Polonya, Irak, Avusturya, Birleşik Krallık, Fan ve Çin olarak sıralanmıştır.” ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, “Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Tekstil ve Hammaddeleri, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri, Madencilik Ürünleri, gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir Dışı metaller, Mobilya Kağıt ve Orman Ürenleri, Çelik, Çimento sektöründe azalış yaşanmıştır.“ dedi. Temmuz ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Başkan Gülsoy, küresel ekonomik daralmaya ve zorlu şartlara rağmen üretim ve ihracat yapan iş dünyasını tebrik etti. İhracat bedellerinin Merkez Bankası’na satış yükümlülüğündeki geçici uygulamanın süresinin uzatıldığına dikkat çeken Başkan Gülsoy, iş dünyasının öncelikli beklentilerini dile getirdi. Döviz bozdurma zorunluluğunun ihracatçı üzerinde ek yük oluşturduğunu belirten Gülsoy, şu ifadeleri kullandı: "Uluslararası alanda ticaret yapmanın ve rekabet etmenin her geçen gün zorlaştığı bir süreçten geçiyoruz. Halihazırda yüzde 35 olarak uygulanan döviz bozdurma zorunluluğunun tamamen kaldırılması, ihracatçımızın elini rahatlatacak ve dış ticaretimize çok daha olumlu bir yansıma sağlayacaktır. İş dünyamızın bu beklentisinin karşılık bulması, sanayicimize moral ve güç verecektir." Sanayicinin ve ihracatçının omuzundaki yüklerin hafifletilmesi gerektiğine vurgu yapan Başkan Gülsoy, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Artan girdi maliyetleri, bölgesel savaşlar ve krizler nedeniyle küresel ticarette sürekli değişen koşullar zaten üreticimizi zorlamaktadır. Bunun yanı sıra, sanayicimiz için en büyük sorun haline gelen yüksek faiz ortamı da üretim ve yatırım iştahını olumsuz etkilemektedir. Tüm bu iç ve dış faktörlerin üzerine bir de ABD tarafından ülkemize yönelik yüzde 12,5 oranında ilave vergi uygulanması kararı, sanayicimizin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü kırma riski taşımaktadır. Türk iş dünyası olarak beklentimiz; finansmana erişimin kolaylaştırılması, maliyet baskılarının hafifletilmesi ve ihracatçımızı küresel pazarda koruyacak adımların atılmasıdır."

CHP'li Gürer: "Üretim Artıyor. Rafta, Tezgâhta Fiyatlar Düşmüyor" Haber

CHP'li Gürer: "Üretim Artıyor. Rafta, Tezgâhta Fiyatlar Düşmüyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman, Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarımda kamucu, planlı üretim ve öngörülebilir bir yönetim olmayışının rafta ürünün fiyatının düşmemesine neden olduğunu söyledi. Gürer, “Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında bitkisel üretimde Cumhuriyet tarihi rekoru kırılabileceğini söyleyip tarımda işlerin iyi olduğunu belirtirken Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan: “Gıda üretimi görünümündeki genel iyileşmeye karşın, gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti.” diyerek üretim artışına karşın gıda enflasyonunun yıllık enflasyona etkisinden söz ediyor. Üretimin çok olmasına rağmen vatandaş neden ucuz ürün alamıyor? Bunun iktidar kanadından bir açıklaması yok mu? Ürün çoksa rafta fiyat düşmezken tarlada, bahçede ürün kalmasında iktidarın sorumluluğu yok mu?” dedi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Esasen Bakan üretimde rekor artışı ifade etse de bu artış iktidarın başarısı ile ortaya çıkan bir sonuç değil. Mevsimsel yağmurun artışı ve kuraklık, don gibi önceki yıllarda tarım felaketlerinin bu yıl olmaması üretimde artışı getirdi. Üretim artışı kişi başına düşen üretim üzerinden bakılırsa da sorun devam ettiği görülür. Aralık ayı bitkisel üretim verileri ile durum daha gerçekçi analiz edilebilir. Tarımda yapısal sorunların varlığı rekolte artışı ile yok sayılamaz. Sorunlar aşılmadan tarımda işler iyi gidiyor denmesi tarım sorunlarını ortadan kaldırmaz. Tarım, üretim aşamasından sofraya erinceye kadar süreç doğru yönetilmelidir. Tüccar ve ithalata dayalı süreç, gıdada sorunların varlığını yok etmiyor. Girdi maliyetlerinin artması üretimi sorunlu kılıyor. Mazot litresi 80 liraya dayandı. Gübrede çiftçi, üretici yoğun kullandığı gübre ton fiyatı 30.000 TL’yi erdi. Sulama suyu elektriğinden işçiliğe, ithalattan ihracata olumsuzluklar görmezden gelinemez. İlacı, tohumu, sulama suyu giderleri durmadan artıyor. Ürün üretimini kredi kullanıp sağlayan çiftçi, üretici, ürün hasat sonrası düşük alım fiyatı ile gelir gider dengesi bozulması icralık olmasına kapı aralıyor. Ürünü tüccara verdikten sonra ürün fiyatı artışı da başlıyor. Üretici sattığı ürünü rafta fiyatını görünce artış aralığı ile üreten biz, kazanan aracılar diyor. Sonuçta üretici, çiftçi kazanamadığı ürün deseninde kazanabileceği varsaydığı ürüne yönelip değişikliğe gitmek zorunda kalıyor. Bu durum ihtiyaca göre üretim dengesini bozuyor. Ürün rekoltesini takip eden tüccar da ithalatçı da bu süreçte istedikleri fiyatlarla pazarı oluşturuyor. Bu durum üreteni de tüketeni de mağdur etmeye devam ediyor.” dedi. KAMU DÜŞÜK ALIM FİYATI ÜRETİCİYİ SIKINTIYA SOKUYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kamunun düşük alım fiyatı yanında geç fiyat açıklamasını piyasayı tüccarın şekillendirmesine yol açtığına da dikkat çekti. Gürer, bölgelere göre maliyetlerle sürece bakıldığında buğday, çay, fındık gibi alım fiyatları düşük kalan üreticilerin masrafını karşılamakta zorlandığını belirtti. Farklı ürünlerde tarla ve bahçe ile raf fiyatı arasında katlamalı fiyat artışının serbest piyasa ekonomisi ile oluştuğunu söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Tarım gibi kamunun etkin olmadığı alanda sorunlar bitmez. Kamucu bir yaklaşım, önemli girdi kalemlerinde sübvansiyon, gerekli yeterli destekler ve kooperatiflerin güçlü bir yapı ile oluşturulması sorunları önemli ölçüde geriletecektir. Bu sürece planlı üretim, öngörülebilir yönetim ve üretim sonrası işlenmiş, dondurulmuş, katma değerli ürüne üretimin dönüştürülmesi ile bir yıl sonrası değil, birkaç yıllık sürecin sorunlardan arındırılması yaratılabilir. Dalda, tarlada ürün yok, GIDA enflasyonu yüksek denirken bu kere ürün var, rekolte yüksek diyerek rafta ürün fiyatını vatandaş alım gücüne endeksli duruma getiremiyorsanız nedenini doğru okumak gerekir.” dedi. EMEKLİ MEYVEYE HASRET CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman, Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, bu yıl mevsimsel ani hava değişiminden fazla etkilenmeyen meyve ürünlerinde de rafta fiyat düşmemesinin emekli ve dar gelirlinin dilediği kadar ve istediği meyveyi almasını sağlamadığını belirtti. Bahçede, tarlada ürünün son tüketiciye uygun fiyatla ermemesinin iktidarın uyguladığı tarım politikası etkisi olduğuna işaret etti. Tüccar ile ithalatçıya bırakılan sürecin rafta ürün fiyatının uygun olmasını sağlamadığı görülerek tarımda ve gıdada politikalar yeniden düzenlenmelidir. Bu sürecin enflasyon etkisinden söz ediliyorsa çözüm için de gerekli düzenlemeler sağlanmalıdır. “Pazarda ürün var olsa da emekli alamadığı ürüne tezgahta bakıp geçiyor. Emekli ve dar gelirli düşük maaş ile gıdasını, meyvesini kısmak zorunda kalıyor. Raftaki ürünün alım gücüne göre yüksek fiyatlarda olması da meyveyi, sebzeyi dilediği kadar tüketme ya da alabilmesini de sınırlıyor.” diye konuştu.

ESO Başkanı Kesikbaş’tan İhracat Analizi: “Üreten Kesim Desteklenirse Türkiye Kazanır” Haber

ESO Başkanı Kesikbaş’tan İhracat Analizi: “Üreten Kesim Desteklenirse Türkiye Kazanır”

Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı Celalettin Kesikbaş, 2026 yılı ilk çeyrek dış ticaret verilerini değerlendirdi. Türkiye genelinde ihracat düşerken Eskişehir’in artış yakaladığına dikkat çeken Kesikbaş, "Güçlü sanayi, güçlü ülke demektir" mesajını verdi. Eskişehir Sanayi Odası Başkanı Celalettin Kesikbaş, 2026 yılının ilk üç ayına ilişkin dış ticaret rakamlarını kamuoyuyla paylaştı. Türkiye’nin ihracat performansını ve imalat sektörünün karşılaştığı zorlukları analiz eden Kesikbaş, ekonomik kalkınmanın anahtarının üretim destekleri ve finansmana erişim olduğunu vurguladı. Türkiye Genelinde Dış Ticaret Açığı Alarm Veriyor 2026’nın Ocak-Mart dönemine ait verileri paylaşan Kesikbaş, Türkiye genelindeki tabloyu şu sözlerle özetledi: İhracat: Yüzde 3,1 azalarak 63 milyar 279 milyon dolar oldu. İthalat: Yüzde 4,7 artışla 91 milyar 957 milyon dolara yükseldi. Ortaya çıkan dış ticaret açığının döviz ihtiyacını ve finansman yükünü artırdığını belirten Kesikbaş, "Bu tablo, geleceğe dair belirsizliklerin çoğalması anlamına gelir. Türkiye’nin güçlü yarınlara ulaşması için tüketerek değil, üreterek büyümesi şarttır" dedi. Eskişehir İhracatta Direncini Koruyor Türkiye genelindeki düşüşe rağmen Eskişehir’in pozitif ayrıştığını vurgulayan ESO Başkanı, şehrin başarı grafiğine dikkat çekti: “Eskişehir’imiz yılın ilk üç ayında yüzde 0,5 artışla 969 milyon dolarlık ihracata ulaşmıştır. Bu başarı, üretim iradesinden vazgeçmeyen sanayicimizin, mühendismizin ve işçimizin ortak emeğidir.” “İmalat Sektörü Kendi Enflasyonunu Yüzde 18’e Çekti” Sanayicinin verimlilik ve maliyet disiplini konusunda üzerine düşeni yaptığını belirten Kesikbaş, çarpıcı bir veri paylaştı: İmalat sektörü, kendi enflasyonunu yüzde 18 seviyelerine kadar indirmeyi başardı. Ancak gıda ve hizmet sektöründeki yüksek artışların, yüksek faiz ve kredi maliyetleri aracılığıyla yine üreticinin omzuna yüklendiğini ifade eden Kesikbaş, sanayicinin nefes alabilmesi için acil çözüm bekledikleri noktaları sıraladı. Sanayici İçin Acil Destek Talebi Kesikbaş, ekonomik ve stratejik bağımsızlık için güçlü sanayinin şart olduğunu belirterek şu çözüm önerilerinde bulundu: İhracatçıların finansmana erişimi kolaylaştırılmalıdır. Eximbank ve Merkez Bankası reeskont kredi destekleri artırılmalıdır. Üretici firmalara yönelik devlet teşvikleri güçlendirilmelidir. Başkan Kesikbaş, açıklamasını şu sözlerle noktaladı: “Üreticiye verilen her destek; ülkeye yatırım, istihdam ve döviz olarak geri dönecektir. Türkiye’nin geleceği tüketimde değil, üretimdedir.”

Gıda Arz Güvenliği ve Fiyat İstikrarı İçin Kararlı Adımlar Haber

Gıda Arz Güvenliği ve Fiyat İstikrarı İçin Kararlı Adımlar

Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ev sahipliğinde; Tarım ve Orman Bakanı, Ticaret Bakanı, Strateji ve Bütçe Başkanı ile Merkez Bankası Başkanı’nın katılımıyla bir araya geldi. ​Toplantıda, bölgesel jeopolitik gerilimlerin gıda piyasaları üzerindeki etkileri ve fiyat istikrarını korumaya yönelik stratejik adımlar kapsamlı bir şekilde ele alındı. ​Toplantıda Öne Çıkan Başlıklar ise şu şekilde; ​Arz Güvenliği Teşebbüsü: Küresel ve bölgesel gelişmelere rağmen, Türkiye’nin temel gıda ve tarımsal ürünlerde arz güvenliğini tehlikeye atacak bir durumun bulunmadığı teyit edilmiştir. ​Maliyet Kontrolü ve Destekler: Akaryakıt düzenlemeleri ve gübreye yönelik alınan tedbirlerin, üretim maliyetleri üzerindeki baskıyı asgari seviyeye indirdiği vurgulanmıştır. ​Yatırım Seferberliği: Gıda arzını artırmak amacıyla Organize Tarım Bölgeleri yatırımlarının hızlandırılması kararlaştırılmış; bu projeler için bütçe dahil finansman yol haritası oluşturulmuştur. ​Fahiş Fiyatla Mücadele: Tedarik zincirindeki haksız fiyat uygulamaları ve kayıt dışı ticaretle mücadele kapsamında denetimlerin tavizsiz süreceği belirtilmiştir. Özellikle maliyetlerle uyumsuz fiyat artışlarına karşı, dış ticaret tedbirleri de dahil olmak üzere her türlü önlemin titizlikle uygulanacağı duyurulmuştur. ​Bütüncül Takip Sistemi: Fiyat hareketlerinin anlık takibine ve analizine olanak sağlayacak yeni dijital uygulamaların hayata geçirilmesi kararı alınmıştır. ​Gelecek Projeksiyonu Komitenin, hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyan "sağlıklı fiyat" oluşumu için koordinasyon içinde çalışmaya devam edeceği ifade edildi. Piyasa işleyişini bozan spekülatif hareketlere karşı tüm paydaşların haklarını gözeten kararlı bir duruş sergilenmeye devam edileceğinin altı çizildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.