Hava Durumu

#Mermer

Kırsal Haber - Mermer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mermer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Subaşı Bulgaristan’da Bilecik’i Tanıttı Haber

Başkan Subaşı Bulgaristan’da Bilecik’i Tanıttı

Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, yurt dışı çalışmaları kapsamında Bulgaristan’daki kardeş şehir Filibe-Rodop Belediyesi’ni ziyaret etti. Belediye Başkanı Pavel Mihaylov ile bir araya gelen Başkan Subaşı, Bilecik ve Bilecik Belediyesi’nin çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Temasları kapsamında birçok alanda incelemeler yapan Başkan Subaşı, birçok konuda işbirliği ve fikir alışverişinde bulundu. İki şehir arasındaki ortak tarih, kültür ve değerler hakkında fikir alışverişinde bulunmak üzere Vali Vekili Rangel Matanski ve Başkonsolosumuz Emre Yaman'ı da ziyaret eden Başkan Subaşı, görüşmelerin faydalı geçtiğini belirtti. BELEDİYE BAŞKANI SUBAŞI: ‘’TAŞI MERMER TOPRAĞI SERAMİK YAPRAĞI İPEK ŞEHRİMİZİ TANITTIK’’ Yaptığı ziyaret hakkında sosyal medya hesabında paylaşım yapan Başkan Subaşı, ‘’Taşı mermer, toprağı seramik, yaprağı ipek” Bilecik’imizden selamlarımızı getirdik. Şehrimizin üretim gücünü ve potansiyelini anlattığımız, birlikte yapabileceğimiz projeleri ve iki şehrin ekonomisini güçlendirecek iş birliklerini konuştuğumuz güzel buluşmalar gerçekleştirdik. Belediye Başkanımız Pavel Mihaylov’un hayata geçirdiği anaokulunu ziyaret ettik. Projenin mimarı, bu özel çalışmayı Bilecik’imize kazandırmak istediğini ifade ederek projesini şehrimize armağan etti. Bu anlamlı jestini Bilecik için çok kıymetli buluyoruz. Bulgar kültürünü yaşatan etkinliklerde Türk-Bulgar dostluğuna ortak olurken; yeni dostluklarla, Bilecik’imiz için yeni kapılar aralayarak evimize dönüyoruz.’’ İfadelerini kullandı. Programı kapsamında sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle de bir araya gelen Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, bölgenin tarihi ve kültürel değerlerini barındıran mekanları gezerek bilgi aldı.

Denizli, Marmomac’ta Dünya Vitrininde Haber

Denizli, Marmomac’ta Dünya Vitrininde

Türkiye’nin işlenmiş doğal taş ihracatında lider konumda bulunan Denizli, 26 firma ve Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) ile Marmomac 2026’da yerini aldı. Türkiye’den fuara katılan her 5 firmadan yaklaşık biri Denizli’den. Dünyanın doğal taş sektöründeki en önemli buluşma noktalarından biri olan Marmomac, 60’ıncı kez sektör temsilcilerini İtalya’nın Verona kentinde bir araya getiriyor. Yaklaşık 1.400 firmanın katılımının, 140 ülkenin temsil edilmesinin ve 50 bin profesyonel ziyaretçinin ağırlanmasının beklendiği fuarda Türkiye 142 firma ile temsil ediliyor. Denizli’den 26 firma Marmomac’ta ürünlerini, tasarım kabiliyetlerini ve üretim güçlerini uluslararası alıcılarla buluşturuyor. Böylece Türkiye’den fuara katılan firmaların yaklaşık yüzde 20’sini Denizlili firmalar oluşturuyor. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) de 2022 yılından bu yana beşinci kez Marmomac’ta yer alarak Denizli doğal taş sektörünün uluslararası tanıtımına katkı sağlıyor. DENİB, Verona’da doğal taş sektörünün ortak aklını bir araya getirdi Marmomac kapsamında DENİB tarafından 21 Eylül akşamı sektörün kamu, ihracatçı birlikleri, meslek kuruluşları ve özel sektör temsilcilerini bir araya getiren geniş katılımlı bir istişare toplantısı düzenlendi. Toplantıya DENİB Başkanı Osman Uğurlu’nun yanı sıra; Denizli Milletvekilleri Şahin Tin ve Şeref Arpacı, Denizli Sanayi Odası (DSO) Başkanı Selim Kasapoğlu, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürü Arslan Narin, Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürü Fatih Ekmekçi, Orman Genel Müdürlüğü İzin ve İrtifak Dairesi Başkanı Aytunç Nane, İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Metin Çekiç, Ege Maden İhracatçıları Birliği (EMİB) Başkanı İbrahim Alimoğlu, Tüm Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği Başkanı Hanifi Şimşek, Denizli Madenciler ve Mermerciler Derneği (DENMERDER) Başkanı Mehmet Serter, İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, DENİB Yönetim Kurulu Üyeleri Celil Kılınç ve Atilla Zeybekci, DENİB TİM Delegesi Murat Yener ve DENİB Yedek Yönetim Kurulu Üyesi Kazım Kaynak, ilgili kurumların üst düzey bürokratları ve fuar katılımcısı üyelerimizin temsilcileri katıldı. Doğal taş sektörünün mevcut görünümünün değerlendirildiği toplantıda; üretimden ihracata uzanan süreçler, sektörün uluslararası pazarlardaki konumu, katma değerli üretim, kamu ile özel sektör arasındaki iş birliği ve sektörün gelecek dönem beklentileri üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu: “Denizli doğal taşta katma değerli üretimin Türkiye’deki en güçlü merkezlerinden biri” Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu, Denizli doğal taş sektörünün özellikle işlenmiş ürün ihracatındaki güçlü konumuna dikkat çekti. Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu, “Türkiye’nin doğal taş ihracatı 2025 yılında yüzde 7,7 artışla 2 milyar dolara ulaştı. Bunun 1,3 milyar dolarlık bölümünü, yani yaklaşık yüzde 65’ini işlenmiş doğal taş oluşturuyor. Denizli’de ise katma değerli üretimin payı çok daha yüksek. 2025 yılında 277 milyon dolara ulaşan doğal taş ihracatımızın 250 milyon doları, başka bir ifadeyle yaklaşık yüzde 90’ı işlenmiş doğal taştan oluştu. Denizli, işlenmiş doğal taş ihracatında Türkiye genelinde lider konumda. Bu tablo, şehrimizin yalnızca doğal taş rezervleriyle değil; tasarım, teknoloji, işleme kabiliyeti ve katma değerli üretim gücüyle de öne çıktığını gösteriyor” dedi. 2026 yılı ihracat verilerinin sektör açısından olumlu seyrini sürdürdüğünü belirten Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu, “2026 yılının ilk sekiz ayında işlenmiş doğal taş ihracatımız yüzde 10, blok mermer ihracatımız ise yüzde 7 arttı. Denizli’den bugün 120 farklı ülkeye doğal taş ihracatı gerçekleştiriyoruz. Marmomac’ın firmalarımız açısından yeni iş bağlantılarına ve ihracat fırsatlarına vesile olacağına inanıyorum. Fuar boyunca Denizli’mizi ve ülkemizi temsil eden 26 firmamıza başarılı ve verimli bir fuar diliyorum” ifadelerini kullandı. 21 Eylül akşamı düzenlenen istişare toplantısını da değerlendiren Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu, “İhracatçı birliklerimizin, sektör kuruluşlarımızın ve kamu kurumlarımızın değerli temsilcileri ile Denizlili firmalarımızı Verona’da aynı masa etrafında buluşturduk. Sektörümüzün mevcut görünümünü, ihracat pazarlarındaki gelişmeleri ve önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri karşılıklı olarak değerlendirme imkânı bulduk. Firmalarımızın sahada karşılaştığı konuları ve sektörümüzün rekabet gücünü daha ileri taşıyacak başlıkları doğrudan paydaşlarımızla ele aldık. Bu tür buluşmaların ortak aklın geliştirilmesi, sektörün ihtiyaçlarının doğru şekilde ortaya konulması ve çözüm önerilerinin birlikte değerlendirilmesi açısından önemli olduğuna inanıyoruz. Kamu, ihracatçı birlikleri ve özel sektör arasındaki bu güçlü istişare ortamını son derece kıymetli buluyoruz” diye konuştu. Denizli Milletvekili Şahin Tin: “Denizli, üretim gücünü yüksek katma değerle dünya pazarlarına taşıyor” Denizli Milletvekili Şahin Tin, doğal taş sektörünün Denizli’nin güçlü sanayi ve ihracat kültürünü yansıtan, üretim ve katma değer kapasitesini dünyaya taşıyan önemli sektörlerden biri olduğunu belirtti. Denizli’nin üreten, işleyen, katma değer oluşturan ve ürettiğini dünyanın dört bir yanına ihraç eden güçlü bir sanayi şehri olduğunu vurgulayan Şahin Tin, “Denizli’mizin üretim kabiliyetini doğal taş sektörümüzde de çok net biçimde görüyoruz. 2025 yılında 330 Denizli firmamızın sektörde ihracat gerçekleştirmesi, şehrimizde oluşan güçlü üretim ve ihracat ekosisteminin en somut göstergelerinden biridir. İhracatımızın yüzde 90’ının işlenmiş ürünlerden oluşması ise ham maddeyi yüksek katma değere dönüştüren üretim gücümüzü ortaya koyması bakımından son derece kıymetli” dedi. “Topraktan çıkan taşı emeğimizle değere, alın terimizle dünya markasına dönüştürüyoruz” ifadelerini kullanan Şahin Tin, Denizli’nin üretim gücünü teknoloji, tecrübe ve girişimcilik kabiliyetiyle her geçen gün daha ileriye taşıdığını belirtti. Denizli ihracatçılarının küresel pazarlarda daha güçlü şekilde yer almasına yönelik çalışmaların önemine de değinen Şahin Tin, “Denizli İhracatçılar Birliğimizin ihracatçılarımızın yanında olarak onların küresel pazarlardaki gücünü artıran, yeni ufuklara açılmalarına imkân sağlayan çalışmalarını takdirle karşılıyoruz. Denizli’mizin üretim ve ihracat hedeflerine güç katan bu gayretleri son derece kıymetli buluyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” dedi. Marmomac’ın Denizli firmalarının uluslararası görünürlüğü ve yeni pazarlara açılması açısından önemli bir fırsat sunduğuna dikkat çeken Şahin Tin, “Dünyanın en önemli doğal taş buluşmalarından biri olan Marmomac’ta 26 Denizli firmamızın yer alması, şehrimizin sektördeki gücünü bir kez daha ortaya koyuyor. Firmalarımızın gerçekleştireceği görüşmelerin yeni ticari bağlantılara, yeni pazarlara ve ihracatımıza güçlü katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum. Marmomac’ta Denizli’mizi ve ülkemizi gururla temsil eden tüm firmalarımıza başarılar, bereketli kazançlar ve hayırlı neticeler diliyorum. Üreten, yatırım yapan ve ihracatla ülkemizin gücüne güç katan iş dünyamızın her daim yanındayız” dedi. Denizli Milletvekili Şeref Arpacı: “Denizli doğal taş sektöründeki gücünü dünya pazarlarında başarıyla ortaya koyuyor” Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Denizli doğal taş sektörünün yüksek işleme kapasitesi, üretim kalitesi ve uzun yıllara dayanan ihracat tecrübesiyle uluslararası pazarlarda önemli bir konuma ulaştığını ifade etti. Sektörün yalnızca üretim hacmiyle değil, katma değerli ve işlenmiş ürün ihracatındaki gücüyle de Denizli ekonomisinin öne çıkan alanlarından biri olduğunu belirtti. Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, “Denizli doğal taş sektörü, sahip olduğu güçlü üretim kabiliyeti ve yıllar içerisinde oluşturduğu ihracat birikimiyle şehrimizin öne çıkan sektörlerinden biri. Bugün 120 farklı ülkeye ihracat gerçekleştiren, işlenmiş doğal taş grubunda Türkiye genelinde lider konumda bulunan bir Denizli’den söz ediyoruz. Bu tablo, sektörümüzün dünya pazarlarında ulaştığı seviyeyi açık biçimde ortaya koyuyor. Denizli’de çıkarılan ve işlenen doğal taşların dünyanın çok farklı coğrafyalarında tercih edilmesi, firmalarımızın kalite, tasarım, işleme kabiliyeti ve ihracat tecrübesinin de önemli bir göstergesi. Bu başarıda üreticilerimizin, ihracatçılarımızın ve sektörümüzün tüm paydaşlarının büyük bir emeği bulunuyor” dedi. Denizli’nin doğal taş sektöründe sahip olduğu üretim altyapısının ve ihracatçı firma yapısının önümüzdeki dönemde de uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendireceğini belirten Şeref Arpacı, sektörün küresel organizasyonlarda güçlü şekilde temsil edilmesinin yeni ticari bağlantılar ve yeni pazarlar açısından önem taşıdığını vurguladı. Marmomac’ın bu açıdan Denizli için önemli bir uluslararası vitrin olduğunu ifade eden Arpacı, “Dünyanın doğal taş alanındaki önemli buluşma noktalarından biri olan Marmomac’ta Denizli’den 26 firmamızın yer almasını son derece önemli buluyoruz. Firmalarımız burada yalnızca ürünlerini sergilemiyor; aynı zamanda Denizli’nin üretim gücünü, işleme kabiliyetini ve ihracat vizyonunu da uluslararası sektör profesyonellerine taşıyor. Fuar süresince kurulacak yeni bağlantıların, gerçekleştirilecek ikili görüşmelerin ve geliştirilecek ticari ilişkilerin sektörümüzün ihracatına olumlu katkılar sunacağına inanıyorum. Denizli’mizi ve ülkemizi fuarda temsil eden tüm firmalarımıza verimli görüşmeler, yeni iş birlikleri ve başarılı bir fuar diliyorum” ifadelerini kullandı. Denizli İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Celil Kılınç: “Marmomac, Denizli doğal taş sektörünün dünyaya açılan en önemli vitrinlerinden biri” Denizli İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Celil Kılınç, Marmomac’ın sektör açısından ticari bağlantıların geliştirilmesi, yeni pazar fırsatlarının değerlendirilmesi ve küresel eğilimlerin yakından takip edilmesi bakımından önemli bir platform olduğunu söyledi. Denizli İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Celil Kılınç, “Bu yıl Türkiye’den 142 firmanın katıldığı Marmomac’ta Denizli’den 26 firmamızın yer alması son derece önemli. Türkiye katılımının yaklaşık yüzde 20’sinin Denizli’den gerçekleşmesi, şehrimizin doğal taş sektöründeki ağırlığını ve üretim gücünü doğrudan ortaya koyuyor. Denizli, sahip olduğu güçlü üretim altyapısı, yüksek işleme kabiliyeti, ürün çeşitliliği ve ihracat tecrübesiyle doğal taş sektöründe Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri konumunda. Firmalarımızın böylesine önemli bir uluslararası organizasyonda güçlü bir katılımla yer alması, sektörümüzün dünya pazarlarına yönelik iddiasını da açık şekilde gösteriyor” dedi. DENİB olarak 2022 yılından bu yana beşinci kez Marmomac’ta yer aldıklarını belirten Kılınç, “Firmalarımızın uluslararası alıcılarla temaslarını güçlendirmek, yeni ticari bağlantılar kurmalarına katkı sunmak, sektördeki yeni teknolojileri, tasarım anlayışlarını ve pazar eğilimlerini yerinde takip etmek bizim açımızdan büyük önem taşıyor. Marmomac yalnızca ürünlerin sergilendiği bir fuar değil; sektörün geleceğine ilişkin gelişmelerin izlendiği, yeni iş birliklerinin temellerinin atıldığı ve farklı pazarlardan sektör profesyonellerinin bir araya geldiği önemli bir buluşma noktası. Biz de DENİB olarak Denizli doğal taşının kalite, tasarım ve işleme gücünü uluslararası platformlarda daha görünür hale getirmeyi ve marka değerini daha ileri taşımayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Kılınç, fuar süresince gerçekleştirilecek görüşmelerin Denizlili firmalar açısından yeni ihracat fırsatlarına dönüşmesini temenni ederek, Marmomac’ta Denizli’yi ve Türkiye’yi temsil eden tüm firmalara başarılı, verimli ve yeni iş bağlantılarıyla sonuçlanan bir fuar diledi. Denizli İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Zeybekci: “Denizli doğal taşta katma değerli üretimiyle öne çıkıyor” Denizli İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Atilla Zeybekci, Denizli doğal taş sektörünün üretim ve işleme kapasitesiyle uluslararası pazarlarda güçlü bir konuma sahip olduğunu belirtti. Atilla Zeybekci, “Doğal taş sektörümüz, Denizli’nin katma değerli üretim ve ihracat gücünü ortaya koyan önemli sektörlerden biri. İhracatımızın büyük bölümünün işlenmiş ürünlerden oluşması, sektörümüzdeki üretim kabiliyetinin ulaştığı seviyeyi gösteriyor. Marmomac’ta 26 Denizli firmamızın yer alması da bu gücümüzün uluslararası alandaki önemli bir göstergesi. Firmalarımızın fuarda yeni iş bağlantıları kurarak ihracatımıza katkı sağlayacağına inanıyor, tüm firmalarımıza başarılı ve verimli bir fuar diliyorum” dedi. Marmomac’ın sektörün uluslararası gelişmelerini takip etmek ve yeni ticari fırsatları değerlendirmek açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu vurgulayan Atilla Zeybekci, “Fuarlar, firmalarımızın mevcut pazarlarını güçlendirmesinin yanı sıra yeni pazarlara ulaşması açısından da önemli fırsatlar sunuyor. Denizli doğal taş sektörünün sahip olduğu üretim altyapısını ve ihracat tecrübesini yeni iş birlikleriyle daha da ileri taşıyacağımıza inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Afyonkarahisar Türkiye Yüzyılı'nın Üretim Üssü Oluyor! Haber

Afyonkarahisar Türkiye Yüzyılı'nın Üretim Üssü Oluyor!

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Afyonkarahisar'da düzenlenen Sanayi ve Teknoloji Projeleri Açılış Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Şehrin büyümesine katkı sağlayacak 14 dev projenin açılışını gerçekleştiren Kacır, "Afyonkarahisar; güçlü sanayi altyapısı, jeotermal kaynakları, doğal taş ve gıda sektöründeki birikimiyle Türkiye Yüzyılı'nın sanayi ve kalkınma merkezlerinden biri olacak" dedi. Afyonkarahisar programı kapsamında yoğun bir saha mesaisi gerçekleştiren Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır; Emirdağ OSB, İscehisar Mermer İhtisas OSB, Cumhuriyet Sucukları üretim tesisleri ve Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) İlaç Üretim Merkezi’nde incelemelerde bulundu. Şehrin ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön verecek 14 projenin açılışını icra eden Bakan Kacır, sanayiden teknolojiye, sağlıktan gastronomiye kadar geniş bir alanda yürütülen yatırımların detaylarını paylaştı. 23 Yılda OSB Alanı 6 Katına Çıktı Afyonkarahisar’ın sanayi altyapısını güçlendirmek adına atılan adımlara dikkat çeken Bakan Kacır, son 23 yılda elde edilen kazanımları şu sözlerle özetledi: "Afyonkarahisar’da yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı büyütmek amacıyla 23 yılda OSB sayımızı 6’dan 9’a, OSB’lerimizin toplam büyüklüğünü ise 425 hektardan 2 bin 624 hektara yükselttik. İscehisar Mermer OSB’de 256 hektarlık alanın altyapı çalışmalarını tamamlayarak sanayicilerimizin hizmetine sunduk. KOBİ'lerimize KOSGEB eliyle 2 milyar lira destek sağlarken, Teşvik Sistemi ile 164 milyar liralık yatırımın ve 28 binin üzerinde istihdamın önünü açtık." Yeni teşvik sisteminin detaylarına da değinen Kacır; OSB yatırımlarında çalışanların SGK İşveren Payının yarısını 8 yıl boyunca Bakanlık olarak karşıladıklarını, yatırımlarda finansman desteğini 30 milyon liraya çıkardıklarını ve vergi indirimleri ile KDV muafiyetleri sunduklarını belirtti. Yerel Kalkınma Hamlesi ile Mermer Atıklarına ve Jeotermale Dev Yatırım 2026 yılı başında güncellenen Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında yeni başvuruların alındığını belirten Bakan Kacır; jeotermal kaynakların değerlendirilmesi, su ürünleri yetiştiriciliği ve mermer atıklarından katma değerli ürün üretilmesine dönük 113 milyon lira büyüklüğünde 2 yeni projenin başvurusunun kabul edildiğini söyledi. Program kapsamındaki projelere 301 milyon liraya kadar finansman katkısı ve yüzde 50 oranında vergi indirimi sağlanacağı vurgulandı. Zafer Kalkınma Ajansı aracılığıyla bugüne kadar Afyonkarahisar'da 402 projeye 1,2 milyar lira destek sağlandığını açıklayan Kacır; gastronomi, kadın girişimciliği, e-spor ve gençlik merkezlerine dönük 11 yeni kalkınma projesinin de müjdesini verdi. Sanayi ve Eğitim Ele Ele: Zafer Teknopark ve Milli Teknoloji Atölyesi Teknoloji geliştirme ve Ar-Ge kapasitesini artırmak amacıyla hayata geçirilen iki kritik yatırımın altı çizildi: Zafer Teknopark Yeni Hizmet Binası: Afyonkarahisar OSB bünyesinde kurulan 4 bin metrekarelik kapalı alana sahip yeni bina ile üniversite-sanayi iş birliği güçlendirilecek. Milli Teknoloji Atölyesi: TÜBİTAK’ın 30 milyon lira desteğiyle Afyon Kocatepe Üniversitesi bünyesinde kurulan atölyede; yapay zekadan robotiğe, yazılımdan dijital üretime kadar pek çok alanda gençlerin proje geliştirmesine imkan tanınacak. İhsaniye ve Döğer’de Toplu Açılış Coşkusu Bakan Kacır, Valilik ve Belediye ziyaretlerinin ardından İhsaniye ve Döğer beldelerindeki toplu açılış törenlerine katıldı: İhsaniye'ye 145 Milyon Liralık Yatırım: Frig Vadisi ve Ayazini’nin turizm potansiyelini öne çıkaran 16 proje hizmete sunuldu. Döğer’e TÜBİTAK Kütüphaneleri ve Sanayi Bölgesi: Döğer’deki tüm okullara TÜBİTAK kütüphaneleri ve teknoloji setleri kazandırılacağını duyuran Kacır, bölgeye kurulacak 3,5 milyon metrekare büyüklüğündeki Sağlık ve Savunma Endüstri Bölgesi için gerekli nitelikli insan kaynağının bu topraklardan yetişeceğini ifade etti.

Denizli, İşlenmiş Doğal Taş İhracatında Türkiye Lideri! Haber

Denizli, İşlenmiş Doğal Taş İhracatında Türkiye Lideri!

Doğal taş sektörünün kalbi İzmir’de atıyor. Bu yıl 31. kez kapılarını açan Marble İzmir Uluslararası Doğal Taş ve Teknolojileri Fuarı, Denizli’nin sektörel gücüne ev sahipliği yapıyor. Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB), 41 katılımcı firmasıyla fuarda gövde gösterisi yaparken; Denizli, işlenmiş doğal taş ihracatındaki Türkiye liderliğini bir kez daha tescilledi. DENİB Başkanı Osman Uğurlu: "Katma Değerli Üretimle Birinciyiz" Fuar katılımcısı firmaları ziyaret ederek başarı dileklerini ileten DENİB Başkanı Osman Uğurlu, Denizli’nin maden sektöründeki başarısının tesadüf olmadığını vurguladı. Antik dönemden bu yana süregelen bir taş işleme geleneğine sahip olduklarını belirten Uğurlu, şu verileri paylaştı: İşlenmiş Ürün Ağırlığı: Denizli'den yapılan mermer ihracatının yüzde 90’ı işlenmiş doğal taştan oluşuyor. İhracat Rakamları: 2025 yılında blok mermer ve işlenmiş doğal taş ihracatı 277 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2026 Başarısı: Yılın ilk çeyreğinde ihracat, yüzde 7 artışla 76,2 milyon dolara ulaştı. Küresel Erişim: İşlenmiş taşlarda 110 ülkeye, blok mermerde ise 37 ülkeye ihracat yapılıyor. "İşlenmiş doğal taş ihracatında ülke çapında birinciliğimizi sürdürüyoruz. Bu başarı, katma değerli üretim anlayışımızın bir sonucudur." – Osman Uğurlu Marble İzmir’de Sektörel İstişare Zirvesi Fuarın ilk gününde DENİB ev sahipliğinde düzenlenen “Doğal Taş Sektörel İstişare Toplantısı”, sektörün dev isimlerini buluşturdu. Toplantıya; kamu temsilcileri, oda başkanları ve sektörün önde gelen dernek yöneticileri katıldı. Buluşmada, küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmak için atılacak adımlar ve yeni dönem hedefleri masaya yatırıldı. Sürdürülebilir ve Çevreci Üretim Vizyonu Başkan Uğurlu, günümüz küresel ticaretinde AB Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi başlıkların kritik önem taşıdığını belirtti. Denizlili ihracatçıların çevre dostu madencilik ve enerji verimliliği konularında öncü olduğunu ifade eden Uğurlu, sürdürülebilirliğin bir tercih değil, sorumluluk olduğunun altını çizdi. Denizli’nin Hedef Pazarları Denizli, işlenmiş doğal taşta özellikle ABD, Fransa, Avustralya, BAE ve Romanya gibi yüksek katma değerli pazarlarda etkinliğini koruyor. Blok mermerde ise Çin ve Hindistan başı çeken pazarlar arasında yer alıyor.

Ayasofya'da Cumhuriyet Tarihinin En Kapsamlı Restorasyonu Haber

Ayasofya'da Cumhuriyet Tarihinin En Kapsamlı Restorasyonu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Valisi Davut Gül ve Bilim Kurulu Üyeleriyle Ayasofya-i Kebir Camii ve Sultanahmet Camii’nde yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Süreçlerin bilim kurulları denetiminde, şeffaf ve bilimsel yöntemlerle yürütüldüğünü vurgulayan Ersoy, Sultanahmet’te çalışmaların tamamlandığını, Ayasofya’daki çok katmanlı restorasyonun ise planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü açıkladı. İstanbul’un en önemli inanç ve kültür mirasları arasında yer alan Ayasofya-i Kebir Camii ile Sultanahmet Camii’nde yürütülen restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, çalışmaların geldiği son aşamaya ilişkin basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Süreçlerin; kapsamlı tetkik, belgeleme ve planlama aşamalarının yanı sıra bilim insanlarıyla yapılan istişareler ve bilim kurullarının karar ve denetimleri doğrultusunda yürütüldüğünü kaydeden Ersoy, Sultanahmet’te çalışmaların tamamlandığını, Ayasofya’daki uygulamaların ise hızla sürdüğünü bildirdi. Bakan Ersoy, Bakanlık olarak kültür ve turizm alanında tarihî emanetlerin vazgeçilmezliğini her fırsatta vurguladıklarını belirterek, bu yaklaşımın yalnızca söylemde kalmadığını ifade etti. Göreve geldikleri günden itibaren restorasyon, inşa ve ihya çalışmalarını ana hizmet başlıklarından biri haline getirdiklerini kaydeden Ersoy, kültür varlıklarının ve kadim medeniyet mirasının korunmasına yönelik projelerin sahada somut karşılık bulduğunu dile getirdi. Bodrum Kalesi’nden Sümela Manastırı’na, Selimiye’den Kariye Camii’ne, Galata ve Kız Kulesi’nden Sirkeci ve Haydarpaşa garlarına, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nden Rami Kütüphanesi ve Atlas Pasajı’na kadar çok sayıda eserin titizlikle restore edildiğini aktaran Ersoy, yalnızca İstanbul’daki çalışmaların dahi kapsamlı bir envanter oluşturduğunu belirtti. “Geleceğe Miras” projesi kapsamında yürütülen restorasyonların geniş bir coğrafyaya yayıldığını ifade eden Ersoy, projelerin ayrıntılarına değinmenin günler sürecek bir tablo ortaya koyacağını söyledi. Asrın felaketinden etkilenen 11 ilde tamamen yıkılan eserleri yeniden ayağa kaldırdıklarını vurgulayan Ersoy, yurt dışında da ata yadigârı eserlerin ihyası için önemli adımlar atıldığını bildirdi. Tiran’daki Ethem Bey Camii’nden Macaristan’daki Gül Baba Türbesi’ne kadar gönül coğrafyasında hayata geçirilen projelerin kapsamlı bir liste oluşturduğuna işaret eden Ersoy, kültürel mirasın korunmasını stratejik bir sorumluluk olarak gördüklerini sözlerine ekledi. Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bunların her biri çok değerli bilim insanlarımızın oluşturduğu kurulların denetiminde, yine çok değerli uzmanlarımızın ve işçilerimizin sahadaki özverili, son derece hassas ve titiz uygulamalarıyla hayata geçiriliyor. Eserlerimizi, mümkün olan en özgün formuyla yeniden ayağa kaldırıyor ve bunu yıllarca korumasını sağlayacak şekilde, zemin etüt çalışmaları ve statik güçlendirmelerden tutunuz da çevre düzenlemelerine kadar çok farklı başlıklarda çalışmalar yürütüyoruz. İşte Ayasofya Kebir Camii için de bu vizyon tam olarak hayata geçirilmiştir. Roma’nın kadim mirası ziyaretçilerini ağırlamayı sürdürürken aynı zamanda Fatih Sultan Mehmet Han’ın emanetine sahip çıkılmış, İslam’ın bu kutlu mabedi cemaatine kavuşturulmuştur. Ve daha nice asırlar boyu tüm insanlığı kubbesi altında buluşturabilmesi için yapının korunması, özgün malzemenin yaşatılması ve uzun vadeli yapısal güvenliğin sağlanması hedefleri doğrultusunda tarihinin en kapsamlı restorasyon projesi uygulamaya alınmıştır. Bugün burada, ibadeti ve ziyareti engellemeden yürüttüğümüz bu çalışmaların detaylarını paylaşacağız.” AYASOFYA’DA ÇOK KATMANLI RESTORASYON Ersoy, Ayasofya Kebir Camii’nde yürütülen çalışmalar kapsamında kuzey, doğu ve güney cepheler ile minarelerde yaklaşık 11 bin metrekarelik iskele kurulumu gerçekleştirildiğini belirtti. Yapılan analizler sonucunda kuzey ve doğu cephelerinde çimento esaslı sıvaların tespit edildiğini ifade eden Ersoy, “Yaklaşık 2.800 metrekare alanda titiz bir süreçle bu sıvaları temizledik. Raspası tamamlanan yüzeylerde ayrıca biyolojik oluşum temizliği ve tuzdan arındırma işlemlerini de yaptık. Hâlihazırda mermer yüzeylerde mekanik temizlik çalışmalarına devam ediyoruz. Merkez Laboratuvarımızın analizleri ile derz ve örgü harçlarında Erken Bizans, Geç-Orta Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait bulgular tespit ettik. Biz de Bilim Heyetimizin onayıyla Bizans ve Osmanlı dönemlerine uygun el yapımı tuğla üretimini yaptırdık ve onarım çalışmalarında bunları kullanmaya başladık. Elbette yapının güçlendirme ihtiyacını belirlemek için georadar taramaları ve sayısal modelleme çalışmaları da gerçekleştirdik. 5.200 metrekare alanda yapılan bu çalışmanın ortaya koyduğu veriler ışığında da güçlendirme projeleri hazırlandı ve onaylandı.” dedi. Ersoy, minareler ve kubbe üzerindeki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda sürdüğünü açıkladı. Statik analizler çerçevesinde kuzeydoğu minaresinde şerefe altına kadar kontrollü söküm gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, sökülen taşların tek tek belgelendiğini, kullanılabilir durumdaki taşların özgün yöntemlerle onarılarak yerlerine yeniden yerleştirildiğini aktardı. Minarenin gövde, mukarnas, petek ve basamak bölümlerindeki yeniden örüm işlemlerinin tamamlandığını bildiren Ersoy, şerefe döşemeleri, korkuluklar ve püskül imalatlarının yapıldığını; bakır alem onarımı ile altın varak kaplama çalışmalarının da sonuçlandırıldığını kaydetti. Yüzey temizliğinin tamamlandığını ifade eden Ersoy, külah kaplama ve kurşun işlerinin ise devam ettiğini dile getirdi. Statik projeye uygun olarak paslanmaz plaka ve rotlarla güçlendirme çalışmalarının eş zamanlı yürütüldüğünü vurgulayan Ersoy, çimento esaslı uygunsuz müdahalelerin temizlendiğini, taş onarımlarının gerçekleştirildiğini ve derz ile kozmetik onarım çalışmalarının sürdüğünü sözlerine ekledi. KUBBEDE GEÇİCİ ÇELİK ÇATI VE 43,5 METRELİK PLATFORM Ayasofya Kebir Camii’nin kubbesi, tarihin en muazzam mimari ve mühendislik örneklerinden biridir diyen Ersoy konuşmasını şöyle sürdürdü: “Buradaki çalışmalarda da her adımı bu bilinçle atıyoruz. Kurşun örtüsünü kaldırırken, iç mekândaki mozaiklerin ve yapının hava koşullarından etkilenmemesi amacıyla geçici çelik çatı ve platform projelerini hazırlattık ve onayını aldık. İç mekânda da çelik platform kurulumunu tamamladık. Tabii bir kez daha altını özellikle çiziyorum; 43,5 metre yüksekliğindeki bu sistemin kurulumu öncesinde zemin testleri, yükleme analizleri, georadar taramaları ve titreşim testleri gerçekleştirdik. Bunların neticesinde verilen olumlu raporların ardından uygulamaya geçtik. Hiçbir işi bilimsel tetkikleri gerçekleştirmeden ve çağdaş restorasyon gereklerini karşılamadan yapmıyoruz değerli arkadaşlar. Harim bölümüne geçtiğimizde, buradaki mevcut mermer döşemeleri belgeleyerek dikkatle sökümlerini yaptık. Ardından hem yük dağılımını hem de zemin korumasını sağlayan çok katmanlı geçici bir döşeme sistemi uyguladık. Çelik platform imalatları da tamamlandı ve platforma erişim için asansör ve merdiven sistemi kuruldu. Geldiğimiz noktada geçici konvansiyonel çelik çatı kapsamında, kubbe eteğinde temel ve baza imalatları devam ediyor ve kubbe çelik elemanlarının üretimi atölyede sürdürülüyor.” Ersoy, Ayasofya Cami’nin yer altı tünelleri ve hipoje olarak bilinen yer altı mezar yapısına ilişkin yürütülen etüt ve temizlik çalışmalarına değinerek, spekülasyonlara meydan vermemek adına kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini önemsediklerini ifade etti. Ersoy, çalışmaların Batı Bahçe ve Kuzey Cephe Vezir Bahçe bölgelerinde bilimsel yöntemler ve uzman ekipler eşliğinde sürdürüldüğünü kaydetti. 2 BİN TONA YAKIN DOLGU TAHLİYESİ Batı Bahçe’de Mekân 1, Mekân 2 ve Mekân 3 ile bu alanlara bağlı tünellerde temizlik ve belgeleme çalışmalarını gerçekleştirdiklerini söyleyen Bakan Ersoy şu detayları paylaştı: “Mekân 1’de, 31 Ocak–10 Mart 2025 tarihleri arasında yürüttüğümüz temizlik çalışmalarımızla nerdeyse 112 ton dolgu toprak çıkardık. Mekân 2’de ise 12 Mart 2025’te kazılara başladık ve yaklaşık 522 ton dolgu toprağı tahliye ettik. Bu ay itibarıyla Mekân 3’te başlattığımız çalışmalarda da kısa sürede 32 ton dolgu toprağı temizlemiş bulunuyoruz. Üç farklı mekândaki ilerlemeler bu şekilde. İfade ettiğim gibi Batı Bahçe’de sürdürülen çalışmalarla bu mekânlara bağlı yüzlerce metre uzunluğundaki 7 tünel hattını da belgeledik. Bu tünellerden şu ana kadar 1068 ton toprak dolguyu tahliye ederek temizledik. Vezir Bahçe’de yer alan ve yer altı mezar yapısı olarak değerlendirilen alanda 2 Haziran–13 Ağustos 2025 tarihleri arasında temizlik çalışmaları yürüttük. Bu süreçte 102 ton dolgu toprağı bu özel bölgeden tahliye ettik. Burada ana koridor ve her iki yanında yer alan simetrik mezar odaları bulunmaktadır. Bütün bu çalışmaların temel amacı yapının tarihsel katmanlarını ortaya çıkarmak, mevcut riskleri tespit etmek ve kültürel mirası güvenli biçimde koruma altına almaktır. Bu doğrultuda gerek yer altı tünellerinde gerekse hipoje bölgesinde hem projelendirme hem müdahale uygulamaları olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bilim Heyeti onayı ile yürüttüğümüz bu çalışmalar; temizlik, belgeleme ve statik açıdan alınan önlemler eşliğinde yapılıyor. Genel olarak Ayasofya’da yürüttüğümüz bütün çalışmalar; planlanan takvim doğrultusunda, tarihi ve kültürel mirasın korunması ilkesine bağlı kalınarak, bilimsel yöntemler, uzman denetimi ve şeffaf uygulama anlayışıyla yürütülmektedir. Fatih’in emanetini, özgün kimliğini koruyarak gelecek nesillerimize ulaştıracağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.” SULTANAHMET’TE TARİHİN EN KAPSAMLI RESTORASYONU Ersoy, Sultanahmet Camii’nde dört yüz yılı aşan, tarihindeki en kapsamlı restorasyon çalışmalarının gerçekleştirildiğini belirtti. Restorasyon ve konservasyon çalışmalarının fiilen 2018 yılında başlatıldığını kaydeden Ersoy, geçmiş dönemlerde daha çok deprem sonrası acil müdahaleler ya da bütçe imkânlarına bağlı kısmi uygulamaların yapıldığını, bu süreçte ise caminin ibadete ve ziyarete kapatılmadan kapsamlı bir restorasyon yürütüldüğünü ifade etti. Caminin harim bölümünde yaklaşık 1200 metrekarelik alana 8 metre yüksekliğinde çelik platform ve 35 metre yüksekliğinde iskele kurularak ana kubbe kotuna ulaşıldığını aktaran Ersoy, altı minarenin yapısal onarımlarının tamamlandığını, külah ve korkuluklarda detaylı müdahalelerin gerçekleştirildiğini bildirdi. 22 BİN ÇİNİ BELGELENDİ, 400 TON KURŞUN YENİLENDİ Caminin üstünü örten yaklaşık 400 tonluk kurşun kaplamanın yenilendiğini belirten Ersoy, kubbe, ağırlık kulesi, revaklar ve minarelerde yer alan tüm alemlerin altın kaplamalarının yenilendiğini; iç ve dış cephelerdeki taş ve mermer yüzeylerde temizlik ile sağlamlaştırma çalışmaları yapıldığını kaydetti. Revaklı avludaki devşirme mermer döşeme taşlarının sökülerek zemin altyapısının güçlendirildiğini ve teraziye getirildiğini ifade eden Ersoy, böylece yağmur suyunun sağlıklı şekilde tahliyesinin sağlandığını dile getirdi. Camide bulunan 16. ve 17. yüzyıla ait 22 bini aşkın çini karonun tek tek belgelendiğini ve gerekli müdahalelerin yapıldığını aktaran Ersoy, önceki onarımlarda eklenen çimento esaslı müdahalelerin titizlikle uzaklaştırıldığını ve özgün katmanlara ulaşıldığını vurguladı. Kalem işi ve malakâri bezemeli yüzeylerde konservasyon çalışmaları gerçekleştirildiğini, eksik kısımların özgün yapım teknikleriyle bütünlendiğini söyledi. Kündekâri sedefli ahşap kapı ve kepenkler ile bronz ve demir kapı ve şebekelerde konservasyon ve restorasyon uygulamalarının tamamlandığını belirten Ersoy, caminin aydınlatma ve ses sistemlerinin yenilendiğini, akustik performansın iyileştirildiğini ve halının tarihî kimlikle uyumlu şekilde değiştirildiğini kaydetti. Ersoy, gelinen aşamada revaklı avlu giriş kapılarından, Evliya Çelebi’nin babası Kuyumcubaşı Mehmet Zillî tarafından yapılan altın tombak işçiliğine sahip kapıda konservasyon çalışmalarının sürdüğünü, ayrıca Atmeydanı cephesi kapıları, Hünkâr Kasrı restorasyonu ve peyzaj düzenlemesine yönelik uygulamaların devam ettiğini sözlerine ekledi. Yürütülen çalışmaların “yaptım oldu” ya da günü kurtarma anlayışıyla değil, eserlerin yeni asırlara ve kuşaklara aktarılması kararlılığıyla gerçekleştirildiğini vurgulayan Ersoy, her adımın uzun vadeli koruma ve yaşatma perspektifiyle atıldığını ifade etti. Ersoy, Bakanlık olarak bilim insanları, uzmanlar ve paydaşlarla birlikte medeniyet mirasını ihya etmeyi sürdüreceklerini söyledi. “CEVABIMIZI ESERLERİMİZLE VERİYORUZ” Sürece yönelik eleştiriler ve çarpıtmaların farkında olduklarını belirten Ersoy, daha önce Kız Kulesi’nin çatısına ilişkin ortaya atılan iddiaları hatırlatarak, bu tür söylemlere en güçlü cevabın yapılan işler ve ortaya konan eserlerle verildiğini ifade etti. Ersoy, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon çalışmalarını yürüttüklerini belirterek, Ayasofya ve Sultanahmet başta olmak üzere tüm projelere ilişkin gelişmelerin şeffaflıkla kamuoyuyla paylaşılmaya devam edileceğini ifade etti. Ersoy, Ayasofya Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Prof. Dr. Asnû Bilban Yalçın ve Doç. Dr. Mehmet Selim Ökten’e teşekkür etti. Sultanahmet Bilim Kurulu üyeleri Prof. Dr. Zekai Celep, Doç. Dr. Sultan Karaoğlu, Dr. Ali Rıza Özcan, Dr. Ahmet Vefa Çobanoğlu, Dr. Feyhan İnkaya Takoğlu ve Yüksek Mimar İbrahim Hakkı Yiğit’e de şükranlarını sunan Ersoy, her iki kurulda görev alan Prof. Dr. Can Şakir Binan ve Prof. Dr. Ahmet Güleç’i de ayrıca andı. Restorasyon çalışmalarında görev yapan tüm bilim insanlarına, sahada çalışan uzmanlara, sanatçılara ve işçilere teşekkür eden Ersoy, kapsamlı bilgilendirmenin ardından yeni başarı hikâyelerinde yeniden bir araya gelme temennisinde bulundu.

Dünyanın Gözü Bir Kez Daha İzmir’de Olacak Haber

Dünyanın Gözü Bir Kez Daha İzmir’de Olacak

Dünyanın en büyük doğal taş fuarları arasında yer alan, Türk doğal taşının uluslararası vitrine çıktığı Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de 31’inci kez kapılarını açacak. İzmir, bir kez daha doğal taş sektörünün küresel merkezine dönüşüyor. Marble İzmir – Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 14-17 Nisan 2026 tarihleri arasında Fuar İzmir’de 31’inci kez sektör profesyonellerini ağırlamaya hazırlanıyor. Katılımcı profili, ziyaretçi çeşitliliği ve ürünlerin sergilendiği alanın büyüklüğüyle sektörün nabzını tutan fuar, 2026 yılında uluslararası etkileşimi daha da ileri taşımayı hedefliyor. İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile iş birliği hayata geçiyor Geçen yıl ülkemizin yanı sıra İtalya, ABD, Fransa, Almanya, Çin, Güney Kore, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin de aralarında bulunduğu birçok ülkeden bini aşkın katılımcıyı ve 100’ü aşkın ülkeden on binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Marble İzmir, bu yıl önemli bir iş birliğine de imza atıyor. Marble İzmir Fuarı, İtalya doğal taş ve taş işleme makineleri sektörünün en güçlü temsilcilerinden İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan anlaşma ile uluslararası iş birliğini daha da güçlendirecek. İş birliğine giden süreçte; uzun yıllardır İtalyan doğal taş sektörünün uluslararası alandaki temsilinde aktif rol üstlenen İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu Onursal Başkanı Flavio Marabelli, geçtiğimiz aylarda İzmir’e gelerek Marble İzmir Fuarı’na yönelik temaslarda bulundu. Marabelli, bu ziyaretinde İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İZFAŞ yöneticileri ile Tüm Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği (TÜMMER) Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ve Başkan Vekili Mehmet Serter ile bir araya gelerek, sonrasında imzalanan iş birliği anlaşmasının altyapısını oluşturan görüşmeleri gerçekleştirdi. Yeni iş fırsatları doğacak İlk çalışmaları 30. Marble İzmir’de başlayan temasların, İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile Marble İzmir arasında hayata geçirilen iş birliği anlaşmasına zemin hazırladığı belirtildi. Bu anlaşma ile İtalyan firmaların Marble İzmir’deki varlığının artırılması, fuarın Avrupa pazarındaki konumunun güçlendirilmesi ve Türkiye ile İtalya arasındaki doğal taş ve makine sektörlerindeki iş birliğinin daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Sürecin, Türkiye’nin güçlü üretim altyapısını İtalya’nın teknoloji ve işleme alanındaki uzmanlığıyla buluşturarak her iki ülke firmaları için yeni iş fırsatları yaratması bekleniyor. Dünyanın dört bir yanında çalışmalar sürüyor Uluslararası katılım ve ziyaretçilerin artırılmasına yönelik yürütülen tanıtım, temas ve iş birliği çalışmaları da yoğun bir şekilde devam ediyor. Dünyanın dört bir yanındaki farklı pazarlarda sürdürülen çalışmalar kapsamında, Marble İzmir’in uluslararası görünürlüğünün güçlendirilmesi ve fuara yönelik profesyonel ilginin artırılması amaçlanıyor. İtalya’dan ABD’ye, Hindistan’dan Çin ve İran’a, Portekiz’den Polonya’ya kadar farklı ülkelerden firmaların fuara katılımı bekleniyor. 30 yılı aşan uluslararası bir marka 1995 yılında, 47 katılımcı ve 4 bin 719 ziyaretçiyle yola çıkan Marble İzmir, bugün 150 bin metrekarelik alanda, binden fazla katılımcı ve 100’ü aşkın ülkeden on binlerce ziyaretçiyi ağırlayan dev bir organizasyona dönüştü. Fuar, doğal taşın yanı sıra ileri işleme teknolojileri, sürdürülebilir madencilik uygulamaları ve tasarım trendlerini de aynı platformda buluşturuyor. Alım heyetleri, B2B görüşmeler ve tasarım yarışması 2026 yılında da dünyanın farklı ülkelerinden alım heyetleri Marble İzmir kapsamında İzmir’e gelecek. Fuarda gerçekleştirilecek B2B görüşmeler, katılımcı firmalara yeni pazarlara açılma ve ihracatlarını geliştirme fırsatı sunacak. Fuar kapsamında ayrıca 8. Uluslararası Değişik Doğal Taş Tasarım Yarışması düzenlenecek. Yarışma ile genç tasarımcıların sektöre kazandırılması ve doğal taşa yenilikçi bir vizyon kazandırılması hedefleniyor. Türkiye’nin doğal taş ihracatında stratejik rol Fuarın ilk açıldığı yıl 70 milyon dolar olarak gerçekleşen doğal taş ihracatı ise günümüzde 2 milyar dolar seviyesine gelmiş durumda. Türkiye’nin doğal taş ihracatında önemli bir rol üstlenen Marble İzmir; Çin, Hindistan, ABD, Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına açılan stratejik bir ticaret kapısı olma özelliğini sürdürüyor. Her yıl artan uluslararası katılım ve iş birlikleriyle fuar, 31. yılında da sektörün küresel gücünü İzmir’den dünyaya taşımaya devam etmeyi hedefliyor. “Sektörün küresel gücünü İzmir’den dünyaya taşımayı sürdüreceğiz” İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in 31. yılında da doğal taş sektörünün uluslararası buluşma noktası olmaya devam edeceğini vurgulayarak, “30 yılı aşkın geçmişimizle Marble İzmir; üreticileri, ihracatçıları, teknoloji geliştiricilerini, mimarları ve tasarımcıları aynı platformda buluşturan dev bir organizasyon haline geldi. Fuarımız, yalnızca ülkemizin değil tüm sektörün fuarı olma özelliği taşıyor. Bu yıl İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, uluslararası etkileşimi daha da güçlendirecek. Avrupa’dan Asya’ya, Amerika’dan Afrika’ya birçok ülkeden katılımcı, profesyonel ziyaretçi ve alım heyetleriyle gerçekleştirilecek B2B görüşmeler, firmalarımıza yeni ticaret fırsatları sunacak. Marble İzmir, ticaretin yanı sıra inovasyonun, sürdürülebilirliğin ve tasarımın da konuşulduğu bir merkez olma özelliğini koruyacak. 31. yılımızda da sektörün küresel gücünü İzmir’den dünyaya taşımayı sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.