Hava Durumu

#Mersin

Kırsal Haber - Mersin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mersin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şiddetli Fırtına Üreticimizin Bir Yıllık Geçimini Aldı Götürdü Haber

Şiddetli Fırtına Üreticimizin Bir Yıllık Geçimini Aldı Götürdü

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Kazanlı ve Adanalıoğlu mahallelerinde etkili olan şiddetli fırtınanın ardından zarar gören seralarda incelemelerde bulundu. Kış’a ziyaret sırasında Cumhuriyet Halk Partisi Mersin İl Başkanı Koral Ömür, CHP Akdeniz İlçe Başkanı Semih Palamut, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Hamit Mert Avcı, Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz ve mahalle muhtarları eşlik etti. Heyet, fırtınanın ağır yıkıma yol açtığı seraları yerinde inceleyerek üreticilerle bir araya geldi, hasarın boyutuna ilişkin bilgi aldı. Ziyaret kapsamında konuşan Gülcan Kış, Kazanlı ve Adanalıoğlu’nda örtü altı üretimin büyük darbe aldığını vurgulayarak, “Bir gecede aylarca verilen emek yok oldu. Çiftçilerimiz seralarını, mahsullerini evlatları gibi büyütüyor. Bu fırtına yalnızca ürünleri değil, üreticimizin bir yıllık geçimini de aldı götürdü” dedi. Seralarda plastik örtülerin parçalandığını, demir konstrüksiyonların çöktüğünü ve ürünlerin büyük bölümünün tamamen kullanılamaz hâle geldiğini belirten Kış, zararın sanılandan çok daha büyük olduğunu ifade etti “TARSİM sahadaki gerçekliği karşılamıyor” Tarım sigortaları konusunda yaşanan sorunlara dikkat çeken Kış, mevcut uygulamaların üreticiyi korumakta yetersiz kaldığını söyledi. Kış, “TARSİM üreticilerimizin zararlarını karşılamakta ciddi eksiklikler barındırıyor. Zarar tespitleri gecikiyor, yapılan değerlendirmeler çoğu zaman sahadaki gerçek kaybı yansıtmıyor. Çiftçi zaten zor koşullarda üretim yapıyor; bir de afet sonrası belirsizlikle baş başa bırakılıyor. Zarar tespitleri bir an önce tamamlanmalı ve mağduriyetler gecikmeksizin giderilmelidir” diye konuştu. İklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha ağır hissedildiğini vurgulayan Kış, fırtına, don, sel ve kuraklık gibi afetlerin artık istisna değil, tarımın yeni gerçeği hâline geldiğini söyledi. Bu nedenle geçici çözümler yerine kalıcı ve güçlü bir kurumsal yapıya ihtiyaç olduğunu dile getirdi. Afet Bakanlığı çağrısı TBMM’ye sunduğu Afet Bakanlığı kurulmasına ilişkin kanun teklifini hatırlatan Kış, “Bu tür afetlerde üretici, hangi kuruma başvuracağını bilemez hâle geliyor. Aracıların, karmaşık bürokrasinin arasında zaman kaybediliyor. Oysa bu sorunlara bire bir muhatap olacak, koordinasyonu sağlayacak ve hızlı karar alabilecek bir Afet Bakanlığına ihtiyaç var. Aradan aracıları kaldırmak, sorunların hızlı çözüme kavuşmasını sağlayacaktır” ifadelerini kullandı. Meclis Gündemine Taşınacak Yaptığı incelemelerin ardından çiftçilerin yaşadığı mağduriyeti TBMM gündemine taşıyacağını belirten CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, konunun hem soru önergeleri hem de kanun teklifleriyle takipçisi olacağını vurguladı. Kış, “Kazanlı’da, Adanalıoğlu’nda gördüğümüz tablo kabul edilemez. Üreticimizin yaşadığı bu kaybı Meclis’te gündeme getireceğim. Zarar tespitlerinin hızlandırılması, TARSİM uygulamalarının gözden geçirilmesi ve afetlere karşı kurumsal bir yapının oluşturulması için mücadele edeceğim. Çiftçilerimiz yalnız değildir; bu mağduriyet giderilene kadar sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” dedi. Ziyaret sırasında üreticiler de yaşadıkları kayıpları ve beklentilerini dile getirirken, acil destek, borç ertelemesi ve yeniden üretime geçebilmek için somut adımlar atılmasını talep etti. Gülcan Kış, üreticilerin sesi olmaya devam edeceklerini belirterek, “Bu topraklarda üretim sürsün istiyorsak, çiftçimizi ayakta tutmak zorundayız” mesajını verdi.

CHP'li Kış'tan Mersin - Tarsus Otoyolu Geçiş Ücretine Tepki Haber

CHP'li Kış'tan Mersin - Tarsus Otoyolu Geçiş Ücretine Tepki

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Mersin–Tarsus Otoyolu üzerindeki geçiş ücretlerine sert tepki gösterdi. Kış, yalnızca 24 kilometrelik bir yol için 45 lira ücret alınmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, bu bedelin vatandaşa “zorunlu bir yük” olarak dayatıldığını söyledi. Söz konusu güzergâhın ne uzun ne de konforlu olduğunu vurgulayan Kış, otoyolun özellikle Tarsus Organize Sanayi Bölgesi’ne ulaşım açısından hayati önemde olduğunu ifade etti. Binlerce OSB çalışanının her gün işe gidebilmek için bu otoyolu kullanmak zorunda kaldığını belirten Kış, “Gidiş-dönüş ücreti 90 liraya ulaşıyor. Bu rakam, zaten geçim mücadelesi veren emekçiler için ciddi bir külfet” dedi. Otoyolun yalnızca OSB çalışanlarının değil, Mersin genelinde hastaneye giden, kamu işini halleden, ticaret yapan binlerce yurttaş tarafından da kullanıldığını hatırlatan Kış, “Burada alınan ücret sadece ulaşımdan değil, doğrudan üretimden ve günlük yaşamdan kesilmektedir” ifadelerini kullandı. “Kamusal sorumluluk yerine getirilmedi” Asıl sorunun bağlantı yollarının yapılmaması ve kamusal sorumluluğun yerine getirilmemesi olduğuna dikkat çeken CHP’li Kış, alternatif ücretsiz güzergâhlar oluşturulmadığı için vatandaşın otoyola mahkûm edildiğini söyledi. Bu durumun açık bir adaletsizlik yarattığını vurgulayan Kış, “Vatandaşın zorunlu geçişinden ücret almak sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz” diye konuştu. Konuşmasının sonunda iktidara çağrıda bulunan Gülcan Kış, Mersin–Tarsus Otoyolu’nda alınan bu geçiş ücretinin derhâl kaldırılması gerektiğini belirterek, “Ulaşım bir lüks değil, temel bir kamusal haktır. Bu yükü vatandaşın sırtından almak zorundasınız” dedi.

Kırsal Kalkınma İle Birlikte Mersin Tanınsın İstiyoruz Haber

Kırsal Kalkınma İle Birlikte Mersin Tanınsın İstiyoruz

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Toroslar ilçesine bağlı Hamzabeyli Mahallesi’nde hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye Yerleşkesi Açılışı’na katıldı. Mersinden Kadın Kooperatifi ile Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen proje; Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kırsalda üretimi büyüten, kadın emeğini önceleyen ve yerel değerleri koruyan vizyonunun somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Program, Başkan Seçer ile Meral Seçer’in coğrafi işaret tesciline sahip Mersin Kan Portakalının hasadını yapmasıyla başladı. Başkan Seçer: “Kırsal kalkınma ile birlikte Mersin tanınsın istiyoruz” Konuşmasına Hamzabeyli köyü ile birlikte Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı köylerinden gelen vatandaşları selamlayarak başlayan Başkan Seçer, hayata geçirilen ‘Köyümüz Atölye’ projesinin amaçlarına değindi. Bu kapsamda yürütülen çalışma ve projelerin nihai hedefinin kırsal kalkınma olduğunu belirten Seçer, “Kırsal kalkınma ile birlikte Mersin tanınsın istiyoruz. Burada üretim yapıldığı, verilen kadın emeği ve bu emeğin ne derece değerli olduğu bilinsin. Bu bölgede yaşayan herkesin bir tarafı üretime temas etmiştir. Üretim bana göre çok kutsal ve önemlidir. Üretim helal kazancın değerini öğretiyor. Alın teri döktüğümüz o emek bugün doğru kararlar almamıza yardımcı oluyor. Emeği, üretimi, işçiyi, çiftçiyi, helal kazancı öğretiyor. Biz de onu topluma aksettiriyoruz” diyerek verilen emeğin öneminin altını çizdi. “Tüketen değil, üreten ülke olalım” ‘Köyümüz Atölye’ projesinin ilk kez 2020 yılında Silifke ilçesine bağlı Çaltıbozkır Mahallesi’nde başlatıldığına değinen Seçer, bölgedeki lavanta üretimine dair detayları aktardı. Projeyi; ‘Doğduğumuz yerde doymanın en önemli çalışması’ olarak tanımlayan Seçer, “Hamzabeyli ve çevre köylerde doğduysak yine burada üretelim. Üretime inovasyon, ürünlere katma değer katalım. Teknolojiyi kullanıp çağdaş pazarlama yöntemlerini uygulayalım. İyi tarım ve gıda uygulamalarını öğrenelim. Güvenilir ve rafta kendini gösteren sağlıklı ürünler üretelim. Dalında 1 lira olan üretimi kattığımız değer ile 10 liraya getirelim ve milli ekonomiye katkı sunalım, ülkemiz kalkınsın. Tüketen değil, üreten ülke olalım” sözlerini kaydetti. Seçer; pandemi, savaşlar, ekonomik buhran gibi birçok küresel kriz dönemini hatırlatarak gıdanın ve üretimin her geçen gün daha önemli konuma geldiğini dile getirdi. “Tarıma destek vermekle iş bitmiyor, biz balık tutmayı öğretiyoruz” Seçer, bölgelerin üretim özelliklerine göre niş ürünleri ortaya çıkaracak Köyümüz Atölye projelerine devam edeceklerini ifade ederek, “Bir başka bölgeye yine bu çalışmayı aktaracağız. Üzerinde çalışmalar var. Oranın niş ürününü ortaya çıkartıyoruz. Bunların coğrafi işaret tescili alınıyor. Kurulan atölyelerle üretim aşaması öğretiliyor. Üreticilerimiz; Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın gıda ve ziraat mühendisleri eşliğinde ürünlerini Türk Gıda Kodeksi’ne uygun şekilde nasıl üreteceklerini, nasıl ambalajlayacaklarını ve dijital ortamda nasıl pazarlayacaklarını bu atölyelerde öğreniyorlar. Tarıma destek vermekle iş bitmiyor, biz balık tutmayı öğretiyoruz. Mutlaka çiftçi desteklenecek ama önemli olan üretimin en iyisini, en kalitelisini yapmalarını sağlamak. Projemiz hayırlı uğurlu olsun. Bu bölgenin kalkınmasına katkı sunacağına canı yürekten inanıyorum” dedi. “Sizin paranızla ayırdığımız bu bütçeyi en iyi şekilde projelendirmek için çalışıyoruz” 2019 yılından bu yana tarıma çok ciddi oranlarda destek verdiklerini kaydeden Seçer, “Bölgemiz tarım bölgesi. Bölge nüfusumuzun önemli bir kesimi tarımda çalışıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak tarımın, tarımcının yanında duruyoruz. Üretime katkı sağlayalım, şehrimizin, halkımızın zenginleşmesine katkı sunalım istiyoruz. Sizin paranızla ayırdığımız bu bütçeyi en iyi şekilde projelendirmek için çalışıyoruz ve iyi işler yaptığımızı tüm samimiyetimle söyleyebilirim. Çünkü yaptığımız projelerde sonuç alıyoruz. İlk Köyümüz Atölye Projesi’ne 2020 yılında başladık. Orada sisteme oturttuk. İkincisi 2026 yılının başında tamamlandı” diye konuştu. 2020 yılında başlatılan ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinden de bahseden Seçer, “Her yıl 60 üretici neredeyse bir küçükbaş hayvan çiftliği kuruyor ve bunun yarısı kadın. Değerli olan kısmı kadınların üretimde olması, kadınların ayakta durmasını sağlaması. Kadınların özgür olabilmesi. Zengin olmak, kadınların özgür olması lafla, sözle olmuyor. Ülkenizin bağımsız olması hamasetle olmuyor. Çalışacaksınız, üreteceksiniz. Çocuklarınızı okutacaksınız. Bilim adamları yetiştireceksiniz” ifadelerine yer verdi. Seçer, ilimin ve bilimin çizgisinde gittiklerini belirterek, “Toplumu yalanla, dolanla, hurafeyle kandırmayacaksınız. İlimin, bilimin peşinde gideceksiniz. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti’nin izinden gideceksiniz. Misakı-Milli’yi bileceksiniz. Ülke milliyetçiliğinin, Atatürk milliyetçiliğinin değerini bileceksiniz. Bir arada kardeşçe yaşamayı bu şekilde öğreneceğiz. Biz siyasilerin görevi de bu olmalı. Kavgadan kim kazanmış? dedi. Seçer, siyasetin kavga değil hizmet üretme yeri olduğunu dile getirerek, asıl önceliğin iş ve aş sağlamak olduğunu, devletin ve belediyelerin temel görevinin de vatandaş için çalışmak ve hizmet etmek olduğunu söyledi. Belediyeler arası iş birliği ve dayanışmanın önemine de dikkat çeken Seçer, birlik ve beraberlik içinde çalışıldığında hizmetlerin daha başarılı ve kaliteli şekilde hayata geçirildiğini ifade ederek, çalışmaların devam edeceğini belirtti. “Mersin’de dostluk ve kardeşlik var” Mersin’in; ekonomisi, üretkenliği, sahip olduğu limanı ile birlikte her açıdan değerli bir şehir olduğunun altını çizen Seçer, bunun değerinin bilinmesi gerektiğini kaydetti. Mersin’de, çalışan herkesin kendisine bir gelir bulabildiğinden söz ederek konuşmasına devam eden Seçer, onun için Mersin’in göçlerle büyüyen bir kent olduğunu kaydetti. Mersin’in ‘Küçük Türkiye’ olduğunun vurgusunu yapan Seçer, “Mersin’in sinerjisi, enerjisi, parası, verimli toprakları ve Allah vergisi bir doğası var. Zengin Anadolu topraklarından, farklı etnik yapılardan ve inanç gruplarından insanlar Mersinimizde yaşıyorlar. Burada bir güzellik var; bu insanların bir arada olması Mersin’e başka bir kutsal hava veriyor. Burada dostluk ve kardeşlik var” dedi. “Biz Mersin’de kardeşliği hakim kıldık” Mersin’de yaşayan insanların birbirinin mezhebinden, meşrebinden ya da siyasi görüşünden dolayı kimse ile bir sorunu olmadığını kaydeden Seçer, Mersin’den bütün siyasi partilere seslenerek, “Bana göre bu farklığımız kutsal ve büyük bir zenginlik. Bunu, daha fazla oy alalım diye siyasiler kaşıyıp önümüze koyuyor. Bu etnik istismardır, eğer bunu din üzerinden yapıyorsanız dini istismardır, milliyet üzerinden milliyet istismarıdır, ekonomik ve sosyal istismarıdır. Bunu yapmayacağız, yapmıyoruz ve yapmak istemiyoruz. Biz Mersin’de kardeşliği hakim kıldık, tahkim ettik ve buna da bıkmadan, yorulmadan, kim ne derse desin devam edeceğiz” diye belirtti. Seçer’den yurttaşlara; “Başkanınıza güvenin ve inanın” Mersin’de yaşayan insanların Mersin Büyükşehir’in hizmetlerinden memnun olduklarını ifade eden Seçer, “Başkanınıza güvenin ve inanın. İnsanlar Mersin’de mutlu. ‘Öyle bir yerel yönetim anlayışı var ki biz kendimizi öteki görmüyoruz. Başkanımız Cumhuriyet Halk Partili ve parti ayrımı gözetmeksizin herkesi kucaklıyor.’ diyorlar. Ülkemiz için böyle olmaya devam edeceğiz. Mersin’den tüm Türkiye’ye barışın ve kardeşliğin ne olduğunu duyurmak, birlikte yaşama hukukunun ne olduğunu öğretmek için buna devam edeceğiz. Bunu hep beraber başaracağız” ifadelerine yer verdi. Konuşmasının sonunda ise ‘Köyümüz Atölye’ projesinde emeği geçenlere teşekkür eden Seçer, başta çevre mahallelerdeki üretici kadınlar olmak üzere tüm üreticilere hayırlı, uğurlu ve bereketli olsun dileklerini iletirken, bol kazanç getirmesi temennisinde bulundu. Meral Seçer: “‘Köyümüz Atölye’ projesinin kadın üreticiler açısından büyük önem taşıyor” Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Hamzabeyli’de hayata geçirilen ‘Köyümüz Atölye’ projesinin, üretici kadınlar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Kadın emeğinin görünür olması ve küçük çiftçilerimizin emeklerinin daha katma değerli hale gelmesi açısından bu proje çok kıymetli” dedi. Projenin yalnızca Hamzabeyli Köyü için değil civar köyler için de önemli bir adım olduğunu ifade eden Meral Seçer, “Köyümüz Atölye projesi, Mersinden Kadın Kooperatifi olarak, bu sürecin içinde olduğumuz, daima desteklediğimiz ve birlikte hareket ettiğimiz bir proje. Köyümüz Atölye, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından kuruldu ve bu süreç içerisinde biz de Mersinden Kadın Kooperatifi olarak paydaş olduk” diyerek paydaş olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. ‘Köyümüz Atölye’ projesinin, kırsal kalkınma için örnek bir proje olduğunu vurgulayan Meral Seçer, köylerde yaşamın devam etmesi; çiftçilerin, gençlerin ve kadınların üretimden vazgeçmemesi adına oldukça kıymetli bir proje olduğunu söyledi. Meral Seçer, “Dünya Gıda Örgütü’nün yaptığı araştırmaya göre dünyanın yüzde 80’ini aile çiftçileri doyuruyor. Torosların eteklerinde çok sayıda aile çiftçisi var. Bu ailelerin üretimden vazgeçmemesi için onların desteklenmesi ve onlara yol gösterici olunması, rehber olunması çok önemli. Çünkü sizler olmazsanız hiçbirimiz doymayız. Ne ülkemiz ne de dünya doyar” diye konuştu. Kırsal bölgelerdeki gençlerin kendilerine bir yaşam alanı bulamadıkları için kentlere göç ettiğini de belirten Meral Seçer, “Gençlere yaratılacak fırsatla köylerinde, yani doğdukları yerde doymalarına fırsat verileceğini görüyoruz” dedi. “Üretilen ürünlerin markalaşması çok önemli” Üretilen ürünlerin katma değerli olmasının ve markalaşması son derece önemli olduğuna işaret ederek bu tür atölyelerle markalaşma sürecinin sağlanabileceğini söyleyen Meral Seçer, nihai sonucun kooperatifleşme olduğunun altın çizdi. Köyümüz Atölye’nin, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin koordinatörlüğünde Hamzabeyli Köyü ve civar köylerdeki kadınların üretim yapabileceği ortak bir kullanım alanı olduğunu kaydeden Meral Seçer, “Üretim aşamasında, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin gıda mühendisleri ve gıda teknikerlerinin destekleriyle eğitim yapılacak. Dolayısıyla, burada üretilen bir ürün çıktığında markalaşmış olacak. Üretimden hijyene, etiketlemeden pazarlamaya kadar tüm süreçte verilen eğitim ve destekler, ürünün gerçek katma değerini ortaya koyacaktır” ifadelerini kullandı. “Kooperatifin temel ruhu birlikte üretmekten geçiyor” Meral Seçer, kadınların geleneksel yöntemlerle ortaya koydukları ürünlerini, Köyümüz Atölye’de gıda tüzüğüne uygun bir üretim yaparak daha geniş alanlarda pazarlama imkanı bulacaklarını belirtti. Köyümüz Atölye projesinin ortak bir kulanım alanı olduğunu yineleyen Meral Seçer, “Ortak kullanım alanı demek; birlikte olmak, güç birliği yapmak ve bunun sonucu da kooperatifleşme demek. Mersinden Kadın Kooperatifi olarak paydaş olmamızın en önemli sebebi de hem kadınların üretimine hem de kooperatifleşmeye destek vermek” diye konuştu. 2019’dan bu yana Türkiye’de çok sayıda kadın kooperatifi kurulduğunu ancak bu kooperatiflerin sürdürülebilirliği konusunda bazı sıkıntılar olduğunu dile getiren Meral Seçer, “Köyümüz Atölye, sürdürülebilir bir kooperatif için çok önemli. Çünkü kooperatifin kurulmadan önceki olgunlaşma evresi burada yaşanacak. Ürünlerin markalaşmasına ve etiketlenmesine kadar Mersin Büyükşehir Belediyesi destek verecek. Biz de Mersinden Kadın Kooperatifi olarak bu sürecin içinde olacağız. Bir kooperatifin finansmanından muhasebesine, strateji planından sürdürülebilir olması için gereken tüm desteğe hazırız. Süreç tamamlandıktan sonra ise kadınlarımızın yapması gereken en önemli şey el ele vermesi, birlikte üretmesi ve güç birliği oluşturması. Çünkü Kooperatifin temel ruhu birlikte üretmekten geçiyor” dedi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığıo başta olmak üzere tüm kurum ve ekiplerine teşekkür ederek sözlerini tamamlayan Meral Seçer, “Mersinden Kadın Kooperatifi ortaklarına ve en önemlisi, Köyümüz Atölye’nin kuruluşundan beri heyecanla bekleyen Hamzabeyli ve civar köydeki kadınlara çok teşekkür ediyorum. Tüm kentimize ve ülkemize yayılmasını istediğim bu projenin üretimden tutun, kadın ve gençlere kadar herkesi mutlu edecek sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum” dedi. Programda konuşmaların tamamlanmasının ardından Başkan Seçer ile Meral Seçer’e Hamzabeyli Mahalle Muhtarı Sencer Erdoğan tarafından, kan portakalının coğrafi tescil almasında sundukları katkılardan dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa ile Hamzabeyli Mahalle Muhtarı Sencer Erdoğan’ın da birer konuşma yaptığı program Başkan Seçer, Meral Seçer ve protokol üyelerinin tesisi gezerek bilgi alması ve portakal sıkma, kurutma işlemlerini gerçekleştirmesi ile sona erdi. Büyükşehir’le kırsalda üretim, eğitim ve dayanışma bir arada Hamzabeyli Köyümüz Atölye Projesi, başta coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı olmak üzere bölgenin öne çıkan nar ürünlerinin değerlendirilmesi amacıyla Hamzabeyli Mahallesi’nde kuruldu. Hamzabeyli ve çevre mahallelerde üretilen ürünler atölyede işlenerek nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir biçimde ekonomiye kazandırılıyor. Atölyede yer alan alanlar ve makine-ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve uygulamalı atölye olmak üzere üç başlıkta hizmet verecek. Bölgedeki üretici kadınlar, haftanın belirli günlerinde belediyeye ait ekipmanları teknik personel eşliğinde kullanabilecek. Ayrıca kadınlara yönelik makine kullanımı, iş sağlığı ve güvenliği, hijyen, gıda okuryazarlığı ve nar ekşisi üretimi gibi konularda düzenli eğitimler verilecek. Belirli tarihlerde düzenlenecek uygulamalı atölyelerde ise kan portakalı reçeli, narenciye bazlı ürünler, geleneksel tapı ekmeği, kurutma ve tütsü çalışmaları yapılacak. Bu çalışmalarla hem geleneksel üretim kültürü yaşatılacak hem de kadın üreticilerin bilgi, beceri ve gelir olanakları artırılacak. Mersin Büyükşehir Belediyesi, tarımda, kadın emeğinde ve yerel üretimde attığı bu adımlarla kırsaldan kalkınmayı büyütmeye devam ediyor.

CHP'li Kış: "Mersin D400 Karayolu Ölümün Yolu Olmamalı" Haber

CHP'li Kış: "Mersin D400 Karayolu Ölümün Yolu Olmamalı"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada D400 Karayolu’nda yıllardır süren ihmalleri bir kez daha gündeme taşıdı. Son bir hafta içinde üç gencin yaşamını yitirdiği, ardından aynı noktada yeni bir kazanın daha yaşandığı D400’ün Mersin için artık bir ulaşım hattı olmaktan çıktığını belirten Kış, “Bu yol bir ölüm hattına dönüşmüştür” dedi. “Bu kürsüden defalarca söyledim, uyardım” D400 Karayolu’yla ilgili bu konuşmanın bir ilk olmadığının altını çizen Kış, konuyu daha önce de Meclis Genel Kurulu’nda, ilgili komisyonlarda ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçe görüşmeleri sırasında doğrudan Bakana ilettiğini hatırlattı. Yıllardır aynı risklerin konuşulduğunu vurgulayan Kış, tüm uyarılara rağmen somut adım atılmamasının bugün yaşanan tabloyu ortaya çıkardığını söyledi. “Bu yol için ilk kez konuşmuyorum” diyen Kış, “Defalarca uyardım, acil önlem çağrısı yaptım. Ama bugün hâlâ aynı noktada, aynı ihmallerin sonuçlarını yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. “Bu kazalar ilk değil, dün bir kaza daha yaşandı” Geçtiğimiz hafta D400 Karayolu’nda meydana gelen kazada üç gencin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Kış, hayatını kaybeden kuzenler Nejla Öztürk, Zehra Serdil Atak ve Kübra Güney için ailelere taziye ziyaretinde bulunduğunu belirtti. Aynı kazada ağır yaralanan Büşra Güney’in ise yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Kış, yaşanan acının boyutuna dikkat çekti. Yaşananları Meclis kürsüsünden dile getiren Kış, şu ifadeleri kullandı: “Bir anneyle, bir babayla göz göze geldiğinizde, kurduğunuz her cümlenin ne kadar ağır olduğunu anlıyorsunuz. Daha bu acı tazeyken, dün aynı noktada bir kaza daha yaşandı. Bu artık tesadüf değil; bile bile görmezden gelinen bir ihmaller zinciridir.” “Riskler biliniyor, çözüm ortada” Kış, D400 Karayolu’ndaki sorunların teknik değil, bilinen ve çözümü mümkün sorunlar olduğuna dikkat çekti. Yolun özellikle yerleşim alanlarından geçen bölümlerinde yaya güvenliğinin yok sayıldığını belirten Kış, yaşanan her can kaybının öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu ifade etti. CHP’li Kış, D400 Karayolu’ndaki başlıca sorunları şöyle sıraladı: Yetersiz ışıklandırma: Gece saatlerinde hem sürücüler hem yayalar için ciddi risk oluşturuyor. Üst geçit eksikliği: Güvenli yaya geçişini sağlayacak yeterli üst geçit bulunmuyor. Bozuk ve bakımsız yol zemini: Yolun fiziki koşulları kazaları kaçınılmaz hale getiriyor. Plansız kavşaklar ve sinyalizasyon eksikliği: Trafik güvenliği sağlanamıyor. Bakanlığa açık çağrı: “Bir can daha kaybedilmeden” Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bir kez daha seslenen Gülcan Kış, D400 Karayolu’nda üst geçitlerin yapılması, kavşak düzenlemelerinin tamamlanması, ışıklandırma ve yol bakım çalışmalarının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Riskleri bilinen, çözümü ortada olan bu yolda yaşanan her can kaybı iktidarın sorumluluğudur” diyen Kış, D400’deki ölümlerin kader ya da münferit trafik kazası olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. “D400 Karayolu’nda kaybettiğimiz her can, iktidarın vicdan sınavıdır” sözleriyle konuşmasını tamamlayan Kış, Mersin halkının can güvenliği sağlanana kadar konunun takipçisi olmaya devam edeceğini belirtti.

Kırsaldan Kalkınacağız, Doğduğumuz Yerde Doyacağız Haber

Kırsaldan Kalkınacağız, Doğduğumuz Yerde Doyacağız

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 4.’sü düzenlenen ‘Nergis Şenliği’ne katıldı. ‘Bu şenlik mis kokuyor’ sloganıyla Tarsus ilçesine bağlı Pirömerli Mahallesi Kayrankuyu mevkiinde gerçekleştirilen şenlik, Mersinlilerin yanı sıra Adana ve Gaziantep gibi çevre iller ile Ankara ve Tokat gibi Türkiye’nin birçok farklı ilinden de vatandaşların yoğun ilgisiyle renkli anlara sahne oldu. Şenlik; Başkan Seçer ve Meral Seçer’in yurttaşlarla birlikte nergis hasadı yapmasıyla başladı. Hasadın ardından şenlik programı, birbirinden keyifli ve her yaştan yurttaşa hitap eden etkinliklerle devam etti. Nergis çiçeğinden taç yapma yarışması ve bando eşliğinde gerçekleşen nergis kostümlü geçiş, alana renk kattı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nın seslendirdiği Türk Sanat Müziği eserleri, nergis kokusunun yayıldığı şenlik alanında yankılanarak katılımcılara bahar havası yaşattı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun sahne aldığı yöresel dans gösterileri ise izleyenlerden büyük alkış aldı. Başkan Seçer: “Atatürk’ün açtığı yolda gece-gündüz demeden size hizmet için çalışıyoruz” Şenlikte yaptığı konuşmasına Mersinli hemşerileri ve Türkiye’nin birçok yerinden gelen yurttaşlarla mis kokulu Nergis Şenliği’nde bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu belirterek başlayan Başkan Seçer, dünyada en önemli şeyin kardeşlik, sevgi ve saygı olduğunu söyledi. Şenlik için Adana ve Gaziantep gibi çevre illerin yanı sıra Ankara ve Tokat gibi birçok ilden de vatandaşların kente geldiğini belirten Seçer, yurttaşlara en güzel hizmetleri sunmak için gece-gündüz demeden Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda çalışmaya devam ettiklerini söyledi. Seçer, “Çocuğumuza, ailemize, gelecek kuşaklara bizim üzerimizden bir utanç bırakmamak için insan, millet ve Türkiye sevgimizle gece-gündüz çalışıyoruz” sözlerine yer verdi. Pirömerli ve çevre mahallelerde nergis üretiminin vatandaşlar tarafından devam ettiğini ve Büyükşehir olarak bu üretime katkılar sunduklarını anlatan Seçer, “Atatürk; ‘Köylü milletin efendisidir’ demiş. Çünkü köylü üretiyor, nergis de üretiyor” dedi. Nergis üreticisi Fatma Eren’in; ‘Biz üretiyoruz ama sadece kendi bölgemiz bu üretimden haberdardı. Şimdi bu etkinlikler sayesinde, belediyemizin de desteğiyle tüm Türkiye’de tanınır olduk’ dediğini hatırlatan Seçer, üretime katma değer katarak üreticinin daha çok kazanması için çalıştıklarının altını çizdi. “Kırsaldan kalkınacağız, doğduğumuz yerde doyacağız” Özellikle üretici kadınların desteklenmesi için pozitif ayrımcılık yaptıklarını belirten Seçer, “Amacımız; kadın ayakta kalsın, çoluğunun çocuğunun rızkına katkı sunsun, el emeği ekonomik değere dönsün. Biz kırsaldan kalkınacağız, doğduğumuz yerde doyacağız. Öyle yaparsak gelişmeyen hiçbir bölgemiz kalmaz. Gelişmiş bölge, az gelişmiş bölge, çok gelişmiş bölge olmaz. Her taraf gelişir, kalkınır, o zaman herkes şehre inme ihtiyacı duymaz. Çünkü doğduğu yerde işi vardır, emek ediyordur, para kazanıyordur. Çocuklarının eğitimi, evinin geçimi için bir işi vardır. Bunun için göreve geldiğimiz 7 yıldan bu yana; ‘tarım, kadın, kadın emeği, insanların üretimi’ diyoruz” ifadelerini kullandı. “Mersin Türkiye’ye ve dünyaya barışın, kardeşliğin, bir arada yaşama hukukunun dersini veriyor” Büyükşehir’in verdiği tüm hizmetlerin kaynağının yurttaşın vergisi olduğunu hatırlatan Seçer, “Sizin bu emanetinize halel getirmememiz lazım. Paranızı, emeğinizi kendi canımızdan öte korumamız lazım” diye konuştu. Tarım denildiği zaman tüm Türkiye ve dünyada herkesin aklına Çukurova bölgesinin geldiğini belirten Seçer, Çukurova’da her şeyin üretilebildiğini belirterek, “Verimli topraklarımız ve ekolojimiz var. Havamız, suyumuz, her şeyimiz uygun ama her şeyden önemlisi de insan kaynağımız uygun. Burada çalışkan insanlar ve çalışkan kadınlar var. Burası küçük Türkiye, Türkiye’nin özeti. Doğudan batıya, kuzeyden güneye Mersin’de daha iyi bir yaşam için insanlar göç etmiş ve Mersin göçlerle büyümüş. Doğduğu yeri terk edip rahatını bozup gelen insan mutlaka ihtiyacı olan insandır. Çalışması, üretmesi ve daha iyi bir hayat sürmesi lazım. İşte bu enerji sinerjiye dönüşüyor. Mersin tüm Türkiye’ye, tüm dünyaya barışın, kardeşliğin, bir arada yaşama hukukunun dersini veriyor” diye konuştu. “Tarımsal alanda hizmet ve projelerimiz aralıksız devam ediyor” Tarımsal hizmetler konusunda yürütülen proje ve desteklerin aralıksız devam ettiğini dile getiren Seçer, 2019’dan bu yana 626 bin 336 adet nergis soğanı dağıtımı gerçekleştirildiğini belirtti. Tarımsal hizmetlerin birçok alana hitap ettiğini ifade eden Seçer, güneş enerjisi sistemlerinin önemini hatırlatarak, “Buradan sulama kooperatiflerine sesleniyorum; günümüzde en değerli şey su. Ürünlerinizi sulamak için enerji kullanıyorsunuz ve enerji çok pahalı. Güneş enerjisi santrallerine yönelin. Gelin projeyi birlikte yapalım, yüzde 50 bedelini biz karşılayalım. Bakın güneş enerjisi santralleri projesini başlattık. Birçok kooperatifimizin güneş enerji santralleri de kurulmaya başlandı” dedi. “Atatürk’ün kurduğu büyük partinin belediyecilik anlayışını 16 bin kilometrekare alanda uygulamaya çalışıyoruz” Mersin’in tarımın yanı sıra birçok sektörde başarılı olduğunu söyleyen Seçer, kentin stratejik bir liman bölgesi olduğunu hatırlattı. Kentin yatırımlarla her geçen gün büyüyeceğini ve yükselişinin devam edeceğini ifade eden Seçer, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak dün olduğu gibi bugün de yarın da sizden onay aldığımız her dönemde hizmetlerimizi yapmaya devam edeceğiz. 2019 yılında bir başka partiden büyükşehir belediyesini kazandık. CHP’li bir belediye başkanı olarak, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partinin belediye başkanı olarak söylüyorum; bu büyük partinin belediyecilik anlayışını 16 bin kilometrekare alanda uygulamaya çalışıyoruz” sözlerini kaydetti. “Barış kardeşlik projesini Mersin’de gerçekleştirdik” Şenlik alanının on binlerce vatandaşla dolu olmasına dikkat çekerek birliktelik vurgusu yapan Seçer, kentte ayrımcılığa yer olmadığını söyledi. Mersin’in barış ve kardeşlik kenti olduğunu belirten Seçer, “Pirömerli ve civar köylerin bir arada olduğu bu noktaya, Torosların eteklerine bu kadar insanı getirebiliyorsanız bu alanda parti, etnik köken, yaşam biçimi, ekonomik düzey ayrımı yok demektir. Bu alanda Kuva-yi Milliye, Mustafa Kemal, Ulusal Kurtuluş Mücadelesi var. Mersin’de biz bunu başardık. Türkiye’de 2 yıldır uğraşılan barış kardeşlik projesini biz zaten Mersin’de sizlerin sayesinde gerçekleştirdik. Mersin ile gurur ve övünç duyuyorum” sözlerine yer verdi. Seçer’den erken seçim çağrısı Ülkenin yaşadığı adaletsizlik ve demokratik olmayan uygulamalar sorunlarının yanı sıra vatandaşın gündeminin birinci sırasında da ekonomik zorluklar olduğuna dikkat çeken Seçer, “Emekliye dokunmayın bin ah işitirsiniz; çiftçisi ve sabit gelirlisi de aynı şekilde. Kâğıt üzerinde ekonomiyi iyi göstermek adına uygulamalardan vatandaşım sefalet içerisinde. Bunu görmemek için gözünüzün önünde perde olması ya da bu ülkede yaşıyor olmamanız veyahut art niyetli olmanız lazım” dedi. Vatandaşların 2019’da Mersin’de kendisini, Adana’da Zeydan Karalar’ı, Ankara’da Mansur Yavaş’ı ve İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nu başkan olarak tercih ettiği gibi genel seçimde de Recep Tayyip Erdoğan’ı tekrar Cumhurbaşkanı seçtiğini hatırlatan Seçer, demokrasinin bir bayrak yarışı olduğunu belirterek CHP olarak ülkeyi kalkındıracak kadrolara sahip olduklarını vurguladı ve erken seçim çağrısında bulundu. “Adaletsizlikle, bizleri susturmakla, milletin iradesine ket vurmakla bir ülkeye en büyük kötülüğü edersiniz” Yapılan kamuoyu araştırmalarında yurttaşların da ülkenin seçime gitmesi gerektiği yönünde görüş beyan ettiğini aktaran Seçer, “Bu halkın sesini duymamak, halkın bu isyanını görmemek, işitmemek, buna göre tedbir almamak nedir? Yapacak bir şey kalmadı. Bakın, çeyrek asırda demiri koysanız aşınır; iktidar da aşınır. Demokrasiyi sindirelim. Mahkeme kadıya mülk değil. Biri gelir, biri gider; gelen, gidenden iyi yapar. Ülke, demokrasi ve hukuk devleti böyle kalkınır. Adaletsizlikle, bizleri susturmakla, her şeyden önemlisi kutsal olan milletin iradesine ket vurmakla, ona saygısızlık yapmakla, demokrasiye kötülük edersiniz, bir ülkeye en büyük kötülüğü edersiniz” diye konuştu. “Azimliyiz, çalışıyoruz, kararlıyız. Mutlaka birçok sorunla uğraşıyoruz ama hepsini aşacağız” Büyükşehir Belediyesi olarak hiçbir vatandaş arasında ayrım yapmadan kimin nerede hangi hizmete ihtiyacı varsa en iyi şekilde sunarak hizmet verdiklerinin altını çizen Seçer, “Biz belediyelerimizi bu şekilde yönetiyoruz. Biz iktidara geldiğimizde bu ülkeyi neden böyle yönetmeyelim? Neden doğudan batıya, kuzeyden güneye, 86 milyonu kardeş ilan etmeyelim. Bunu yapacağız. Azimliyiz, çalışıyoruz, kararlıyız. Mutlaka birçok sorunla uğraşıyoruz ama hepsini aşacağız. Biz vatandaşımıza ve emeğimize güveniyoruz. Birliğimiz, beraberliğimiz daim olsun” sözleri ile konuşmasını tamamladı. Nergis kokusu müzik ve renkle buluştu CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz, Pirömerli Mahalle Muhtarı Ahmet Ateş ve nergis üreticisi Fatma Eren’in de birer konuşma gerçekleştirdiği şenlikte, konuşmaların ardından ise nergis çiçeğinden taç yapma yarışmasının ödül töreni gerçekleştirildi. Yarışmada ilk üçe giren Mukadder Öz, Zeynep Kıvrak ve Emine Tuğba Eren ödül olarak sıvı gübrelerini Başkan Seçer ve protokol üyelerinin elinden aldı. Şenlik, Ankaralı Ayşe konseriyle taçlandırıldı. Pirömerli Mahalle Muhtarı Ahmet Ateş tarafından Başkan Seçer’e plaket takdim edilirken, şenliğin final bölümünde sahne alan Ankaralı Ayşe’ye ise Başkan Seçer tarafından çiçek takdim edildi. Konsere katılarak yurttaşların coşkusuna ortak olan Seçer, programın sonunda sahneden alanı dolduran binlerce kişiyle hatıra fotoğrafı çektirdi. Etkinlik, yoğun katılım ve renkli görüntülerle sona erdi. Şenlik alanında gün boyu; üretici satış stantları, DJ performansları, davul-zurna ekibi, çocuk oyun alanları ve SporBüs çocuk parkuru Mersinlilerle buluştu. Çocuklar için düzenlenen nergis soğanı dikim atölyesi, güneş gözlem etkinliği ve MESKİ su tasarrufu etkinlikleri, hem eğlenceli hem öğretici anlar sundu. Nergis Şenliği’nde aileler ve çocuklar doyasıya eğlendi Ankara’dan kızı Masal ile birlikte şenliğe katılan Ömer Suat, Mersin 4. Nergis Şenliği’ne ilk kez geldiklerini belirterek, “Bu şenlik için Ankara’dan geldik. İlk defa katılıyoruz ve çok keyifli. Mersin’i çok seviyoruz. Bunların devamını diliyoruz” dedi. Şenliğe ilk kez katılan Nisa Gündüz ise şenlik alanını çok beğendiğini söyleyerek, “Kaç senedir görüyordum ama ilk kez nasip oldu. Silifke’den geldik. Çok güzel bir etkinlik olmuş. Başkanımıza teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı. Çocuklar da şenlikte doyasıya eğlendi. Çocuklar için hazırlanan oyun alanının tadını çıkaran 12 yaşındaki Dorukhan Bülbül, “Bu sene önceki yıllardan da çok güzel olmuş. Yarışmalar, aktiviteler, oyun alanları… Dolu dolu geçti” dedi. 11 yaşındaki Fatmagül Ateş ise “Çok eğlendim. Burada daha önce görmediğim arkadaşlarımla buluştum. Nergis Şenliği’ne her sene katılmak istiyorum” sözleriyle mutluluğunu dile getirdi. Kadın emeği stantları, Nergis Şenliği’ne değer kattı Şenlikte kaynar stantı açan Esra Atlı, etkinliğin üretici kadınlar için önemli olduğunu belirterek, “Böyle bir etkinlik sağlandığı için biz ev hanımlarına ek gelir oluyor. Herkes çok pozitif, şenlik sevgi kokuyor” dedi. Mersinden Kadın Kooperatifi kurucu ortaklarından Beyhan Gürbüz de şenliğe her yıl katıldıklarını söyleyerek, “Bu yıl çok daha güzel olmuş. İnsanlar burada nefes alıyor. Kadın emeğine ekonomik katkı sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.

''İhracatın Finansmanı Buluşmaları'' Mersin’deydi Haber

''İhracatın Finansmanı Buluşmaları'' Mersin’deydi

İhracatı Geliştirme A.Ş. (İGE) kurulduğu günden bu yana ihracatçıların çeşitlenen finansman ihtiyaçlarına kefalet paketleriyle destek vermeyi sürdürüyor. Aynı zamanda finansmana erişim için bir köprü görevi üstlenerek, ihracatçılar ile bankaları bir araya getirmeye devam ediyor. İhracatçıları ve finans sektörü temsilcilerini bir araya getiren İhracatın Finansmanı Buluşmaları, İGE’nin koordinasyonunda, Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ev sahipliğinde Akbank, İş Bankası ve Vakıfbank sponsorluğunda, Türk Eximbank’ın katkısıyla 250 ihracatçının katılımıyla Mersin’de başarıyla gerçekleştirildi. “Bankalarla ihracatçıları buluşturuyor, sunduğumuz kefaletlerle finansmana erişim engelini ortadan kaldırıyoruz” İhracatı Geliştirme A.Ş. Genel Müdürü Fatih Tuğrul Topaç, “Mersin, sahip olduğu liman altyapısı, lojistik gücü ve üretim çeşitliliğiyle ihracatta stratejik bir rol üstleniyor. Bu güçlü potansiyelin sürdürülebilir biçimde ihracata dönüşebilmesi için finansmana erişimin kritik önem taşıdığını biliyoruz. İGE olarak Mersin’de ihracatçılarımızla bir araya gelmemizin temel nedeni de tam olarak bu ihtiyaçlara sahada, doğrudan temas ederek çözüm üretmek. İhracatçılarımızdan aldığımız geri bildirimler doğrultusunda, erişilebilir ve etkin finansman modelleri geliştiriyor; bankalarla ihracatçılar arasında sağlam bir köprü kuruyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleştirdiğimiz buluşmalar, bize yalnızca mevcut ihtiyaçları değil, geleceğe dönük yol haritamızı da gösteriyor. İGE olarak ihracatçılarımızın rekabet gücünü artıracak her adımda yanlarında olmaya ve ülkemizin ihracat ekosistemini güçlendirmeye devam edeceğiz” dedi. “Finansman, ihracatçı için sadece bir destek değil; katma değerli üretim ve küresel rekabet için kritik bir kaldıraçtır” Maliyet baskıları ve döviz kuru dengesizliğinin ihracatçının rekabet gücünü zorladığına vurgu yapan Akdeniz İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, “Bu yapısal kırılganlığı aşmanın yolu; İGE ve Eximbank gibi stratejik kurumlarımızın desteğiyle, ihracatçının nefes almasını sağlayacak uygun koşullu ve erişilebilir finansman kanallarını genişletmekten geçmektedir. Finansman, ihracatçı için sadece bir destek değil; katma değerli üretim ve küresel rekabet için kritik bir kaldıraçtır. Hedefimiz sadece daha fazla ihracat değil; katma değerli, teknoloji odaklı ve yeşil dönüşümle uyumlu bir ihracat yapısı inşa etmektir. İhracatçımız her türlü zorluğa rağmen 2025'te dirençli bir performans sergilemiştir; doğru finansman politikalarıyla bu performansı küresel bir sıçramaya dönüştüreceğiz. 2026 ve sonrasında daha güçlü bir Türkiye için finansmanı güçlenen, öngörülebilirliği artan bir ihracat ekosistemi şarttır" şeklinde konuştu.

Organik Tarım Sertifikasyon Desteği Üreticinin Yüzünü Güldürüyor Haber

Organik Tarım Sertifikasyon Desteği Üreticinin Yüzünü Güldürüyor

Çevresel kirlilik yaratan ve ekolojik dengeyi tehdit eden kimyasal tarım ilaçlarına ve kimyasal gübrelere karşı organik tarımı desteklemek için çalışmalarına hız veren Mersin Büyükşehir Belediyesi, ‘Organik Tarım Sertifikasyon Desteği’ projesiyle ile tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilir olmasını garanti altına alıyor. Bu kapsamda, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın 2021 yılında başlatılan proje kapsamında ‘Organik Tarım Sertifikasyon Desteği’ alan üreticiler; hem organik tarım hakkında bilgi sahibi oluyor hem de tarlalarında endüstriyel ham madde kullanımının önüne geçerek, doğa dostu üretimin yaygınlaştırılmasına katkı sağlıyor. Organik Tarım Sertifikasyon Desteği üreticinin yüzünü güldürüyor Üretimin artırılması ve daha kaliteli ürünlerin elde edilmesi amacıyla çalışmalarına devam eden Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, kırsal kalkınmayla birlikte doğa dostu projelerinde de örnek gösteriliyor. Üreticiler süreç ile birlikte Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliği gereğince denetimlere, toprak ve ürünleri de gerekli analizlere tabi tutuluyor. Bakanlık tarafından yetkilendirilmiş kuruluşça denetimleri gerçekleştirilen üreticiler uygunluk raporları sonucunda verilen sertifikalar ile üretimlerini sürdürerek, değerlenen organik ürünleri ile kazançlarını da artırıyor. Proje kapsamında; Silifke ilçesi Gündüzler Mahallesi’nde ‘Organik Tarım Sertifikasyon Desteği’ alan üreticilere, gereken aşamaları tamamlamalarının ardından düzenlenen tören ile sertifikaları teslim edildi. Gündüzler Mahallesi’nde gerçekleşen sertifika dağıtım törenine üreticiler ve mahalle sakinleri katıldı. Eğitimlerde organik tarımı her yönüyle öğrenen ve bilinçlenen üreticiler; bölgede üretilen üzüm, badem, zeytin, antepfıstığı ve elma gibi ürünlerin değerlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Çevresel kirliliğin ve ilaç kalıntısının önüne geçmenin öneminin bilinci ile üretim yapan çiftçiler, sertifikalarını teslim almanın mutluluğunu yaşadı. Durmaz: “2021 yılından bu yana 465 üreticiye 470 adet organik tarım süreci sertifikası verdik” Projenin kapsamına dair bilgiler vererek, çevresel kirliliğin ekolojik dengeyi tehdit ettiğini ifade eden Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Bitkisel Destekleme Şube Müdürü Zeynep Durmaz, canlıların geleceğinin risk altında olduğunu vurguladı. Pestisit kalıntılarına ve sentetik gübre kullanımına dikkat çeken Durmaz, “Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak, bu maddelerin kullanımını en aza indirerek, güvenilir tarım yapılmasını amaçlıyoruz. Proje kapsamında, organik tarım üreticilerine eğitim verilmesi ve sertifika alınma aşamasında destek sağlanması amaçlandı. Organik tarım yapmak isteyen üreticiler 3 yıllık bir sürece tabi tutularak, uygunluk durumlarına göre sertifikalandırılıyor” dedi. Projenin hayata geçirildiği 2021 yılından bu yana 465 üreticiye Organik Tarım Mevzuatı’na uygun olarak, bulundukları sürece göre sertifikalarını verdiklerini dile getiren Durmaz, 2025 yılında ise; Anamur, Bozyazı, Mut, Silifke, Erdemli ve Tarsus ilçelerinin muhtelif mahallelerinde, 77 kişinin üzerine kayıtlı toplam 82 parselde sertifikalandırma işlemi yapıldığını belirtti. Gündüzler Mahallesi’nde gerçekleştirilen denetimlerin de başarıyla tamamlandığını sözlerine ekleyen Durmaz, “Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak; organik tarımın tanıtımı, yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi amacıyla başlattığımız proje, önümüzdeki yıllarda da devam edecek” sözlerini kaydetti. Muhtar Yel: “Ürünlerimizi tamamen organik üretimle elde ediyoruz” Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin organik tarım hakkında eğitim vermesinden ve bilinçlendirme çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getiren Gündüzler Mahalle Muhtarı Mahmut Yel, üretimin artışına dikkat çekti. Çalışmaların yoğunlaştığını belirten Muhtar Yel, “Hem köyümüze katma değer sunuyoruz, hem de Türkiye'ye üzümümüzü tanıtıyoruz. Festivaller yapıyoruz. Organik tarımdan memnunuz ve çok dikkat ediyoruz. Genelde hayvan gübreleri kullanıyor ve vatandaşları sürekli bilinçlendiriyoruz. Üzüm, badem, ceviz gibi ürünleri, tamamen organik üretimle elde ediyoruz” ifadelerini kullandı. Tarım organik, ürünler doğal, üreticiler memnun Organik tarım süreçlerini tamamlayarak sertifikasını alan üretici Sabiha Yel, “Her şey çok güzel gidiyor. Badem, üzüm ve zeytinimizi değerlendiriyoruz. Çalışabildiğimiz, yetişebildiğimiz kadar yapıyoruz. Organik tarım, ilaçsız ve doğal üretimi bize öğretti. İlaçsız üretim hem kendi sağlığımız için, hem de çevremizin sağlığı için çok önemli. Üretimimiz ve satışlarımız da iyi gidiyor” dedi. İlaçsız üretimi esas aldıklarını belirten üretici Şerife Atalay, “Ürünlerimizi doğal yöntemlerle, organik şekilde yetiştiriyoruz. Üzüm, badem ve elmamız var. Organik tarım ile ürünlerimiz de değerleniyor. Mersin Büyük Belediyesi’ne teşekkür ederiz” diye konuştu. Organik tarımın olumlu etkilerinin satışlara da yansıdığını vurgulayan üretici Sefa Yel ise, “Ürünler organik denildiğinde, belli bir talep artışı oluyor. Organik tarımla zehir oranı sıfıra iniyor. Benim zeytin bahçem var ve tüm ürünlerim organik. Şimdi organik tarım sertifikam var ve organik ürünler daha da değerlendi. Büyükşehir’in üreticiye yaptığı hizmetlerden çok memnunuz” sözlerini kaydetti.

Hıyar Fidesi Desteği Hasadı Dönüştü Haber

Hıyar Fidesi Desteği Hasadı Dönüştü

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Aydıncık’ta tarımsal üretimi desteklemek amacıyla hayata geçirilen ‘Hıyar Fidesi Dağıtımı Projesi’ kapsamında, üreticiler hasat sürecine başladı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen proje kapsamında dağıtılan fideler, Aydıncık’ta seralarda yetiştirilerek ürün vermeye başladı. Aydıncık’ta örtü altı sebze üreticilerinin verimliliğinin artırılması, modern tarım tekniklerinin yaygınlaştırılması ve üreticilerin gelir düzeyinin yükseltilmesi hedefiyle hayata geçirilen proje ile sofralık tüketime uygun, verimli ve piyasa değeri yüksek sırık hıyar fideleri, üreticilere yüzde 70 hibeli olarak ulaştırıldı ve seralarda hasat başladı. Seçkin: “42 üreticiye, toplamda 45 bin 360 adet hıyar fidesi dağıttık” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Aysun Seçkin, Aydıncık’ta dağıtımı yapılan hıyar fideleriyle, üretimde verim ve kaliteyi artırmayı hedeflediklerini söyledi. Seçkin, “Aydıncık küçük bir ilçe olmasına rağmen, yaptığı iş çok büyük. Mersin’in hıyar üretiminin yüzde 65’ini, Türkiye’nin ise yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyor. Bu küçümsenecek bir rakam değil” dedi. Üretimin genellikle küçük ölçekli seralarda yapıldığını ifade eden Seçkin; proje kapsamında 6’sı kadın, 36’sı erkek olmak üzere toplam 42 üreticiye, kişi başı bin 80 adet, toplamda ise 45 bin 360 adet hıyar fidesi dağıtıldığını belirtti. Talebin oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Seçkin, “Bu yıl talep çok fazlaydı. Seneye bu sayıyı da artırmayı hedefliyoruz. Hıyar fidesi çeşidini seçerken, proje aşamasında üreticilerimizle ve hal piyasasıyla sürekli iletişim halindeydik. Piyasa değeri en yüksek, en çok tercih edilen ve özellikle İstanbul pazarında yoğun talep gören bir çeşidi seçtik. Dağıttığımız fideler, piyasada yaklaşık yüzde 70 oranında tercih ediliyor” ifadelerini kullandı. “Üreticilerimizin, üretim süreçlerinde de yanlarında oluyoruz” Üreticilerin en büyük girdi maliyetlerinden biri olan fide ücretlerinin, Büyükşehir Belediyesi tarafından yüzde 70 hibe ile karşılandığını söyleyen Seçkin, üreticiler için bu oranın önemli bir avantaj olduğunu kaydetti. Seçkin, “Fideler dağıtıldıktan sonra, üreticilerimizin üretim süreçlerinde de yanlarında oluyoruz. Teknik geziler düzenleyerek, eksik bulduğumuz noktalarda üreticilere gerekli bilgilendirmeleri yapıyor, daha sağlıklı ve verimli bir üretim yapabilmeleri için besleme programları ile zararlılara karşı mücadele konusunda desteklerimizi veriyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak, tarımın her kolunda üreticilere destek olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Muhtar Ünüvar: “Büyükşehir’in destekleri üretime doğrudan katkı sağlıyor” Aydıncık Hürriyet Mahallesi Muhtarı Ünal Ünüvar, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere sağlanan hıyar fidesi desteğinin mahallede olumlu karşılandığını ifade etti. Aydıncık’ın turfanda sebze üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Ünüvar, Büyükşehir’in desteğinin üretime doğrudan katkı sunduğunu vurgulayarak, “Bu destek mahallemizde çok iyi karşılandı ve güzel bir ses getirdi. Üretim verimli oldu. Aydıncık, turfanda sebze üretimi yapan bir ilçe ve temel geçim kaynağı salatalık üretimi. Bu bölgedeki hıyarın özelliği ise raf ömrünün uzun, kaliteli ve pazarda tercih edilen bir ürün olması” dedi. Dağıtılan fidelerin maliyet avantajına da değinen Muhtar Ünüvar, “Çiftçinin kendi imkânlarıyla aldığı fide 17 TL iken, Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle üretici fideleri 5 TL’ye aldı. Ayrıca belediyemizin teknik personeli sahada kontroller yaparak, besleme ve mücadele konusunda üreticilerimizi yönlendirdi” diye konuştu. Muhtar Ünüvar, desteklerinden dolayı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e teşekkür ederek, bu tür projelerin devamını temenni etti. Can: “Verilen katkı ile girdi maliyetimiz azaldı, verim ve kalite arttı” Hıyar üreticisi Havva Can ise Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan fide desteğinin üretim sürecine büyük katkı sunduğunu belirterek, “Büyükşehir Belediyesi’nin dağıttığı fideler, üretimimize çok büyük katkı sağladı. Gerçekten çok memnun kaldık” dedi. Bir üretici kadın olarak, verilen desteklerin kendileri için ayrı bir önem taşıdığını dile getiren Can, “Yüzde 70 hibeli fide desteği, bizim için büyük bir avantaj oldu. Maliyetlerimiz azaldı, verim ve kalite arttı. Bu destekle daha güçlü bir üretim yaptık” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.