Hava Durumu

#Mersin Büyükşehir

Kırsal Haber - Mersin Büyükşehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mersin Büyükşehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik Mersin’de Masaya Yatırıldı Haber

Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik Mersin’de Masaya Yatırıldı

Mersin Büyükşehir Belediyesi; Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ve Slow Food iş birliğinde ‘Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik: Topraktan Sofraya Lezzetin Hafızası’ başlıklı etkinlik düzenledi. Etkinlikte; gastronominin kültürel mirası, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ile ilişkisi birçok farklı bakış açısıyla ele alındı. Türkiye’nin değişik bölgelerinden yerel üreticileri, şefleri, akademisyenleri ve gastronomi öğrencilerini Mersin’de buluşturan program, 5 oturum halinde gerçekleştirildi. Etkinlikte; topraktan sofraya uzanan üretim zinciri, yerel ürünlerin korunması, agroekolojik yaklaşımlar ve gastronominin kültürel kimlikle bağı, detaylı biçimde değerlendirildi. Etkinliğin ilk oturumunda ‘Gastronomi, Kültür ve Kimlik İlişkisi’, ikinci oturumda ‘Kültürel Diyalog ve Kültürel Miras Aracı Olarak Gastronomi’ başlıkları ele alındı. Programın diğer bölümlerinde ise ‘Topraktan Sofraya Gastronomi Kimliğinin Sürdürülebilirliği’, ‘Yerel ve Sürdürülebilir Üretimin Haritalanması: Organik ve Agroekolojik Çiftlikler’ ile ‘Türkiye Slow Food Liderleri Deneyim Paylaşımı’ başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Şahutoğlu: “Mersin, geniş mutfağıyla Akdeniz’in gastronomi hafızasıdır” Programa katılan Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, Mersin’in gastronomi konusunda çok zengin bir kent olduğunu vurguladı. Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan geniş coğrafyada her ürünün, her tarifin ve her sofranın bir hikaye taşıdığını ifade eden Şahutoğlu, “Bu hikayeler nesilden nesile aktarıldıkça bir anlam kazanıyor. Bizler bu coğrafyadaki her bir hikayenin, aslında gastronomiyle bağlantısı olduğunu düşünüyoruz. Gastronomi sadece bir yemek değil; bir kültür ve birlikteliktir. Mersin bereketli toprağı, iklimi, coğrafyası, güçlü tarımı, aynı zamanda çok geniş mutfağıyla, aslında Akdeniz'in bir gastronomi hafızası” dedi. “Gastronomi kültürel bir mirastır ve aktarıldıkça varlığını sürdürür” Dünyada gıda sistemlerinin; yaşanan iklim değişikliği, gıda israfı ve sürdürülebilir tarımın zorlukları dolayısıyla büyük sorunlar yaşadığını kaydeden Şahutoğlu, gastronominin bir dayanışma olduğunu ve bu bilinçle çalışmalar sürdürdüklerini belirtti. Şahutoğlu, “Bizler, gıda sistemlerinin yaşamış olduğu bu sorunları da ele alarak, sağlıklı gıdanın üretimini destekleyecek ve üretilen bu sağlıklı gıdaların nesilden nesile aktarılmasını sağlayacak gıda sistemi oluşturuyoruz” diye konuştu. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak yerelde üretimi destekleyen, önceleyen, kooperatifleri güçlendiren, kadın emeğini görünür kılan önemli çalışmalara da imza attıklarını sözlerine ekleyen Şahutoğlu, “Bizler aynı zamanda gastronominin kültürel bir miras olduğunu ve bunun aktarıldıkça var olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü sürdürülebilir gastronominin temelinin, sürdürülebilir tarımdan geçtiğini düşünüyor ve sürdürülebilir tarımın da yerelden desteklenebileceğini biliyoruz” ifadelerine yer verdi. Çakır: “Mersin’in önemli ürünlerini lezzete çevirmemiz lazım” MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır da Mersin’de üreticiden tüketiciye kadar herkesin birlik ve beraberlik içerisinde hareket edip, üretilen ürüne katma değer kazandırdığını söyleyerek, “Mersin’de çok önemli değerlerimiz var. Bu değerleri lezzete çevirmemiz lazım” dedi. Slow Food ekibinin çalışmalarının bu açıdan çok kıymetli olduğunu söyleyen Çakır, “Çünkü sürdürülebilirliği destekliyorlar. Slow Food-Yeryüzü pazarları da üreticimizi, tohumlarımızı ve ürünlerimizi koruyan önemli platformlar” diye konuştu. Lokmanoğlu: “Slow Food, hız odaklı tüketim anlayışına karşı doğmuş bir harekettir” Etkinliğin açılışında konuşan Türkiye Slow Food Koordinatörü Yasmina Lokmanoğlu ise Slow Food’un, modern dünyanın hız odaklı tüketim anlayışına karşı doğmuş önemli bir kültürel hareket olduğunu vurguladı. Slow Food’un, gıda ile nasıl bir gelecek kurulmak istendiğiyle alakalı olduğunu kaydeden Lokmanoğlu, “Bizler yiyeceği sadece tüketmeyen; aynı zamanda onu anlayan, sorgulayan ve sahip çıkan bir topluluğuz. Toprağı, üreticiyi ve geleceğimizi koruyabiliyoruz. İyi, temiz ve adil bir dünya ancak birlikte mümkün” ifadelerini kullandı. Programda ayrıca Slow Food Asya ve Pasifik Bölgesi Koordinatörü Elena Aniere, Avrupa’da sürdürülebilir gastronomi konulu sunumunda, Avrupa Birliği’nin ‘Çiftlikten Sofraya’ stratejisi kapsamında yürütülen iyi uygulama örneklerini paylaştı.

Lezzeti ve Kazancıyla Enginar Çiftçilerin Yeni Gözdesi Haber

Lezzeti ve Kazancıyla Enginar Çiftçilerin Yeni Gözdesi

Mersin Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi destekleyen projeleriyle üreticinin yanında olmaya devam ediyor. Başkan Vahap Seçer’in tarımsal üretime ve çiftçiye verdiği önemle hayata geçirilen projeler kırsalda kalkınmayı güçlendirirken, çiftçilerin gelir kaynaklarını da çeşitlendiriyor. Bu kapsamda 2025 yılında ilk kez uygulamaya alınan ‘Demonstrasyon Amaçlı Enginar Yumrusu Dağıtımı Projesi’ meyvelerini vermeye başladı. Alternatif ürünlerin yaygınlaştırılmasını hedefleyen proje ile enginar üretiminin artırılması, üreticilerin farklı gelir kaynaklarına yönelmesi ve bahçe ara tarımı modelinin teşvik edilmesi amaçlanıyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen projenin ilk uygulama alanlarından biri olan Silifke ilçesine bağlı Atakent Mahallesi’nde, enginarların ilk hasadı gerçekleşti. Ara tarım modeliyle yetiştirilen enginarların hem bakımının kolay olması, hem de ekonomik getirisinin yüksek olması üreticilerden tam not alıyor. Kimyasal ilaçlara ihtiyaç duymadan yetiştirilebilmesi, düşük işçilik gerektirmesi ve bölgenin iklimine uygunluğu sayesinde enginar, üreticiler için sürdürülebilir bir alternatif olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda sağlıklı ve katma değeri yüksek bir ürün olan enginarın, bölge tarımında yeni bir üretim alanı oluşturması hedefleniyor. Kutlu: “Üreticilerimizin, alternatif ve gelir getirici ürünlere yönelmesini amaçladık” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Yüksek Mühendisi Aylin Kutlu, ‘Demonstrasyon Amaçlı Enginar Yumrusu Dağıtımı Projesi’ kapsamında başlatılan üretim sürecinde hasat aşamasına gelindiğini anlatarak, “Proje kapsamında, üreticilerimizin alternatif ve gelir getirici ürünlere yönelmesini amaçladık. Elde edilen tecrübeyle, projenin önümüzdeki dönemlerde daha geniş alanlara yayılması ve daha fazla üreticiye ulaşmasını temenni ediyoruz” dedi. Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimi desteklemeye ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayacak çalışmaları sürdürmeye devam edeceklerini ifade eden Kutlu, “Hasadın üreticilerimiz için bereketli olmasını diliyor, emeği geçen tüm üreticilerimize teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Üreticiler enginar üretimine büyük ilgi gösterdi Projeden faydalanan üreticilerden Hamit Gönül; zeytin, limon, avokado, muz yetiştirdiklerini ve buna enginarı da dahil ettiklerini belirterek, “Enginardan aldığımız verim güzel. İşçiliği az, geliri de yüksek. Silifke zaten enginar yetiştiriciliğine elverişli bir bölge. Çiftçiye verdiği desteklerden dolayı Vahap Başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi. Çeşme’de düzenlenen ‘Enginar Festivali’ gibi Silifke’de de benzeri bir festival olabileceğini ifade eden Gönül, “Tabii ki bunun için destek lazım. O destek de Büyükşehir’den başladı. Umarım çiftçilerimiz de bu üretime yönelir” ifadelerine yer verdi. Çiftçi Hayriye Gönül de enginarın çok faydalı bir ürün olduğunu kaydederek, “Enginarın yemeklerini yapıyor, yapraklarının çayını içiyoruz. Sağlıklı, lezzetli ve herkesin tüketmesi gereken bir sebze. Biz daha önce enginar yetiştiriciliği yapmıştık. Büyükşehir’in enginar yumrusu dağıtımını duyunca, tekrar enginar üretimine başladık” diye konuştu. Enginar üretiminin zahmetsiz olduğunu da sözlerine ekleyen Gönül, “Kimyasal gübre ve ilaç gerektirmiyor. Su ve hayvan gübresiyle ağaçların arasında da rahatlıkla yetiştirebiliyoruz. Büyükşehir Belediyesi bize destek verdi, vatandaşlarımıza şifa olsun” dedi.

Anamur’da Avokado Fidanları Toprakla Buluşuyor Haber

Anamur’da Avokado Fidanları Toprakla Buluşuyor

Anamur’da tarımsal kalkınma hamlesi sürüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, düzenlenen törenle Anamurlu üreticilere binlerce avokado fidanı ve bitki besleme ürünü dağıttı. Başkan Vahap Seçer döneminde Anamur’a kazandırılan toplam fidan sayısı 15 bini aştı. ​Mersin Büyükşehir Belediyesi, yerel üreticinin girdi maliyetlerini düşürmek ve katma değerli tarımı desteklemek amacıyla yürüttüğü projelere bir yenisini daha ekledi. Anamur’da gerçekleştirilen ‘Avokado Fidanı ve Bitki Besleme Ürünü Dağıtım Töreni’ ile yüzlerce çiftçinin yüzü güldü. ​153 Üreticiye 4 Bin 447 Avokado Fidanı ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından organize edilen tören kapsamında, 39 mahalleden 153 üreticiye 4 bin 447 adet avokado fidanı teslim edildi. Ayrıca, tarımsal verimliliği artırmak amacıyla 383 üreticiye toplam 1.915 kilogram bitki besleme ürünü dağıtımı gerçekleştirildi. ​2019 yılından bu yana Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde yürütülen projelerle, sadece Anamur ilçesinde dağıtılan toplam avokado fidanı sayısı 15 bin 666 adede ulaştı. Bu destekle birlikte ilçede yaklaşık 500 dönümlük alanın avokado bahçesine dönüştürüldüğü belirtildi. ​"Sosyal Belediyeciliğin En İyi Örneği Mersin" ​Törene katılan Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz, Büyükşehir Belediyesi’nin tarımdan sosyal hizmetlere kadar her alanda Anamur’un yanında olduğunu vurguladı. Deniz, "Sosyal belediyeciliği Türkiye’de en iyi uygulayan belediye Mersin Büyükşehir Belediyesi’dir. Yol yapımından su hizmetlerine, öğrenci desteğinden tarımsal kalkınmaya kadar her projede Büyükşehir’i örnek alıyoruz" dedi. ​Tarımda Kendi Kendine Yeten Döngü: Hayvancılık ve Sulama Destekleri ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, Mersin genelinde üretimi planlı ve verimli hale getirmek için çalıştıklarını ifade etti. Şahutoğlu, hayvancılık projelerindeki sürdürülebilirliğe dikkat çekerek şu bilgileri verdi: ​"Dağıttığımız canlı hayvanları, daha önce destek verdiğimiz yetiştiricilerimizden tedarik ediyoruz. Böylece belediye bütçesinden ek kaynak çıkmadan proje kendi döngüsünü oluşturuyor. Sulama borusu ve ekipman desteğiyle de çiftçimizin alın terini koruyoruz." ​Üreticiler Memnun: "Girdi Maliyetlerimiz Azalıyor" ​Fidan desteğinden yararlanan Anamurlu üreticiler, artan maliyetler karşısında bu tür desteklerin can suyu olduğunu belirtti. 23 yıllık üretici Dilek Tunay, fidanları hemen bahçesine dikeceğini belirterek Başkan Seçer’e teşekkür etti. Bir diğer üretici Halil Yıldız ise, "12 dönümlük avokado bahçemin gelişiminde Büyükşehir’in katkısı büyük. Tarımın desteklenmesi Türkiye ekonomisi için hayati önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

Tarsus’un Mutfak Mirası Kayıt Altında Haber

Tarsus’un Mutfak Mirası Kayıt Altında

Mersin Büyükşehir Belediyesi, binlerce yıllık köklü bir tarihe sahip olan Tarsus’un gastronomi zenginliğini unutturmamak için ‘Tarsusi Yöresel Yemek Hikayeleri’ projesine devam ediyor. Tarsus’a Değer Katanlar Kurulu (TADEKA) tarafından yürütülen çalışmada; yöreye has Tatar çorbası, yüksük çorbası ve meşhur mamül kurabiyesi usta ellerde hazırlanarak yapım aşamaları kayıt altına alındı. Tarsusi Lezzetler Aslına Uygun Tariflerle Hazırlanıyor TADEKA Binası bahçesinde kurulan özel stantlarda gerçekleştirilen etkinlikte, usta aşçılar Tarsus mutfağının en sevilen lezzetlerini geleneksel tariflerle pişirdi. Proje kapsamında daha önce; analı-kızlı, lahana sarması, kaynar, vardabit, humus ve fındık lahmacun gibi birçok yöresel tat, gelecek kuşaklara rehber olması amacıyla dijital arşive eklendi. “Büyüklerimizden Gördüğümüz Usullerle Yapıyoruz” TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu Üyesi Murat Çeliker, projenin temel amacını şu sözlerle özetledi: "Yaklaşık bir yıldır sürdürdüğümüz bu projenin temel gayesi; Tarsus’un yöresel yemeklerini büyüklerimizden gördüğümüz usullerle, geleneksel yöntemlerle yaparak nesilden nesile aktarmak. Bu tariflerin bozulmadan geleceğe ulaşması bizim için çok kıymetli." Tatar Çorbası ve Yüksük Çorbası’nın Hikayesi Projeye destek veren Aşçı Seray Uka Keleş, Tarsus düğünlerinin vazgeçilmezi olan Tatar çorbasının önemine değindi: Tatar Çorbası: Genellikle düğünlerde yapılan, mantı ile karıştırılsa da Tarsus’a özgü ayrı bir dokusu olan özel bir lezzet. Yüksük Çorbası: Aile içi sofraların en sık yapılan, zahmetli ancak bir o kadar geleneksel çorbası. Tarsus Usulü Mamül: Gelenek ve Lezzet Bir Arada Tarsus mutfağının tescilli tatlıları arasında yer alan mamül de atölye çalışmasının odak noktalarından biri oldu. Mamül yapımını gerçekleştiren Gamze Kılcı, annesinden öğrendiği yöntemleri günümüze taşıdığını belirterek; "Bu proje Tarsus’un tanıtımına çok şey katıyor. Kendi yöresel tatlılarımızı insanlara tanıtma imkânı buluyoruz," dedi. TADEKA İle Kültürel Hafıza Güçleniyor Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in desteğiyle hayata geçirilen TADEKA çatısı altındaki bu çalışmalar, Tarsus’un sadece bir tarım şehri değil, aynı zamanda dünya çapında bir gastronomi destinasyonu olma yolundaki vizyonunu pekiştiriyor. Yapılan çekimler ve oluşturulan tarif arşivi, yerel lezzetlerin dünya mutfak literatürüne doğru şekilde girmesini sağlayacak.

Mersin’in Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Lokumla Buluştu Haber

Mersin’in Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Lokumla Buluştu

Mersin Büyükşehir Belediyesi, yerel üretimi destekleyen ve kadın emeğini ekonomiye kazandıran vizyon projelerine bir yenisini daha ekledi. **‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye Yerleşkesi’**nde düzenlenen etkinlikte, Mersin’in tescilli markası Mersin Kan Portakalı, geleneksel Türk lokumu ile buluşturularak katma değeri yüksek, eşsiz bir lezzete dönüştürüldü. Geleneksel Tatlara Modern ve Tescilli Dokunuş Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmada, coğrafi işaret tescilli Mersin Kan Portakalı’nın eşsiz aroması lokum üretimine dahil edildi. Gıda mühendisleri eşliğinde gerçekleştirilen atölyede kadınlar, lokum üretiminin püf noktalarını öğrenirken; hijyen, üretim teknikleri ve ürün geliştirme konularında uygulamalı eğitim aldı. Mühendis Aytuttu: “Amacımız Katma Değerli Ürünler Elde Etmek” Atölye sürecini yöneten Gıda Mühendisi Dilara Aytuttu, projenin hem eğitim hem de üretim odaklı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Hamzabeyli Köyümüz Atölye kapsamında geleneksel lokumu, Mersin Kan Portakalı ile yeniden yorumladık. Katılımcılarımız sadece yeni bir ürün geliştirmeyi değil, aynı zamanda hijyenik üretim süreçlerini ve endüstriyel teknikleri deneyimleyerek mesleki beceri kazandılar. Hedefimiz, Mersin’in yerel değerlerini katma değeri artırılmış ürünler haline getirmek.” Kadın Üreticilerden Büyükşehir’e Teşekkür Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kadınlara yönelik projelerini yakından takip eden katılımcılar, atölyeden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Genç katılımcılardan Rukiye Aşkın, verimli bir etkinlik geçirdiklerini belirterek herkesi atölyeye davet ederken; Mersin’e 4 yıl önce yerleşen Miyesser İşvanoğlu ise, “Üretici kadın pazarları ve kooperatif çalışmaları harika. Bu tarz atölyelerle kendimizi geliştirme fırsatı buluyoruz,” diyerek Büyükşehir’in sosyal belediyecilik çalışmalarını takdir etti. Kırsal Kalkınmanın Merkezi: Hamzabeyli Köyümüz Atölye Mersin Büyükşehir Belediyesi, Hamzabeyli’deki bu yerleşke aracılığıyla kırsalda üretimi teşvik etmeye, kooperatifçiliği güçlendirmeye ve Mersin’e özgü tarım ürünlerini dünya mutfaklarına taşıyacak yenilikçi formüller geliştirmeye devam ediyor.

"Hamzabeyli Köyümüz Atölye" Projesi Kapsamında Eğitimler Başladı Haber

"Hamzabeyli Köyümüz Atölye" Projesi Kapsamında Eğitimler Başladı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer’in katılımlarıyla, Hamzabeyli Mahallesi’nde kısa bir süre önce hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında, üretici kadınlara yönelik ilk eğitimler başladı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde; Toroslar ilçesinde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede gerçekleştirilen eğitimlerde, atölyeden yararlanmak isteyen kadın üreticiler birçok konuda bilgi edindi. Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan Gıda Mühendisi Döndü Gürlekoğlu tarafından makine ve ekipman tanıtımı yapılırken, Gıda Teknikeri Ayşegül Tor Karacan ise kapsamlı hijyen eğitimi verdi. Üretici kadınlar atölye alanını gezerek, kurulu ekipmanlar hakkında detaylı bilgi aldı. İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanı Harun Alptekin Topçu, kadın üreticilere iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vererek; üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler, güvenli çalışma yöntemleri ve koruyucu ekipman kullanımı hakkında detaylı bilgilendirme yaptı. ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesiyle; kırsalda üretim yapan kadınların bilgi ve ekipman desteğiyle güçlendirilmesi, yerel ürünlerin markalaşması ve bölge ekonomisine katkı sağlanması amaçlanıyor. Atölye sayesinde, ürünlerin katma değerinin daha yüksek hale getirilmesi hedefleniyor Proje kapsamında; Hamzabeyli ve çevre mahallelerde yetiştirilen Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı ve nar işlenerek, katma değeri daha yüksek hale getirilecek. Hijyen kurallarına uygun üretim ortamı sayesinde, hem üretici kadınların gelir elde etmesi hem de tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması hedefleniyor. Atölyede kurulu olan alan ve makine ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve üretim faaliyetleri kapsamında değerlendirilecek. Hamzabeyli başta olmak üzere Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar; kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek, Büyükşehir’e ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeyi kullanmak isteyenler, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlar üzerinden randevu alabilecek. Üretici kadınlara geniş ekipman desteği ve eğitim imkanı sunuluyor Köyümüz Atölye’de, üretici kadınların ihtiyaç duyduğu pek çok makine ve ekipman ortak kullanıma sunuluyor. Hamur yoğurma makinesinden yufka, mayalı ürün ve erişte üretim ekipmanlarına; reçel, marmelat ve nar ekşisi yapımında kullanılan pişirme kazanlarından tarhana gibi ürünler için öğütme makinesine kadar geniş bir teknik altyapı bulunuyor. Ayrıca nar taneleme ve sıkma makinesi ile turşu ve konserve yapım ekipmanları da atölyede yer alıyor. Bu donanım sayesinde kadın üreticiler, kendi yetiştirdikleri ürünleri hijyenik ve kontrollü bir ortamda işleyerek katma değeri daha yüksek ürünlere dönüştürebilecek. Hamzabeyli ve çevre mahallelerde ikamet eden kadınlara duyuru yapılarak, her ayın son cuma günü teknik eğitimler verilecek. Eğitim programı arasında; Makine Ekipman Kullanımı, İş Sağlığı ve Güvenliği, Personel Hijyeni, Gıda Okuryazarlığı ile Nar Ekşisi Üretimi gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca randevu alan vatandaşlara yönelik; 10 kişilik kontenjanla sınırlı olmak üzere, ayın ilk ve son haftasına denk gelen çarşamba günleri uygulamalı atölyeler düzenlenecek. Bölgenin geleneksel tatları, modern üretim teknikleriyle buluşturuluyor Atölye çalışmalarında, sıfır atık yaklaşımı ve yerel lezzetlerin yaşatılması ön planda tutuluyor. Kan Portakalı Reçeli, Kan Portakallı Limonata ve Çikolatalı Kan Portakal Çubukları gibi ürünlerle, hem coğrafi işaretli ürünler değerlendiriliyor hem de üretimde atık oluşumunun azaltılması hedefleniyor. Bunun yanı sıra Tapı Ekmeği, turunç ve limon ekşisi yapımı, kurutma ve tütsü atölyeleriyle; bölgenin geleneksel tatları modern üretim teknikleriyle buluşturularak, hem kültürel miras korunuyor hem de ekonomik değere dönüştürülüyor. Gürlekoğlu: “Atölyede hem üreteni hem de tüketeni koruyan bir sistem oluşturduk” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Gıda Mühendisi olarak görev yapan Döndü Gürlekoğlu, ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de, üretici kadınların Mersin Kan Portakalı ve nar için katma değerli bir üretim yapabileceklerini ve bunun yanı sıra diğer tarımsal ürünleri de katma değerli hale getirebileceklerini anlatarak, “Ürünler, ambalajlamadan etiketlemeye kadar sağlıklı ve güvenilir gıda haline gelecek. Atölyede hem üreteni hem de tüketeni koruyan bir sistem oluşturduk” dedi. ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’nin, İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından verilen işletme kayıt belgesine sahip bir yer olduğunu ifade eden Gürlekoğlu, “Burada, ortak kullanım yapmak isteyenlerin kaydını açacağız. Üreticinin ismi ve üreteceği ürünün kaydı alınacak. O kişiye bir teknik personel ataması yapılacak. Teknik personelimiz eşliğinde formları tutularak, ürünlerin izlenebilirliği sağlanacak ve ürünler son haline getirilecek. Böylece kadınlar da kendi ürünlerini güvenli gıda şekline dönüştürerek, satışlarını daha kolay hale getirecek” diye konuştu. “Verdiğimiz eğitimlerle kadınlar, atölyeyi daha aktif ve doğru bir şekilde kullanacak” Atölye’nin ortak alan, eğitim ve diğer birimler olmak üzere kullanım detaylarını da paylaşan Gürlekoğlu; atölyeler sayesinde kentteki vatandaşları kırsala getirerek, proje ve tarımsal ürünlerin tanıtımını yapacaklarını kaydetti. Gürlekoğlu, “Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de kadınların eğitim alarak, ortak kullanıma başlaması gerekiyor. O yüzden ilk olarak makine-ekipman kullanımı, personel hijyeni ve iş sağlığı güvenliği ile ilgili eğitimler düzenledik. Verdiğimiz bu eğitimlerle, mahalledeki kadınlar bu alanı daha aktif ve doğru bir şekilde kullanacaklar. Köyümüz Atölye Projesi’ni biz kurduk, fakat bunun devamlılığını sağlayacak olanlar kadınlardır. O yüzden tarımsal ürünlerini bu alanda üretip, bu alanın devamlılığını sağlamalarını bekliyoruz” ifadelerine yer verdi. Üreten kadınların bir diğer adresi bundan sonra Köyümüz Atölye olacak Bölgenin niş ürünü Kan Portakalı ile birçok ürün elde eden üreticilerden Merve Cömertler, “Köyümüz Atölye’nin açılması, buradaki kadınların ellerindeki ürünleri değerlendirmesi açısından çok iyi oldu. Ben Kan Portakalı üretiyorum ve Kan Portakalı’ndan kurabiye yapıyorum. Burada reçel yapmayı da düşünüyorum. Daha önce lokum denemiştim. Evde kendi başıma üretimler yapıyordum, ama burada gıda teknikeri arkadaşlarla daha bilinçli bir şekilde üretim yapabileceğiz” dedi. Aldıkları eğitim hakkında da bilgi veren Cömertler, “Bugün hijyen eğitimi verildi. Makinelerin kullanımı anlatıldı. Hangi makinenin ne işe yaradığını öğrendik. Atölyede çeşitli makinelerimiz var. Geniş imkanlara sahibiz. Belediyemize ve özellikle Meral Hanım’a, bize böyle bir imkan sundukları için minnettarız. Büyükşehir Belediyemiz, üreten kadına her zaman destek veriyor” diye konuştu. Bir başka üretici kadın Meryem Oktay, eğitim programında Köyümüz Atölye’yi yakından tanıdıklarından bahsederek, “Bahçemizde kan portakalı, zeytin, nar yetiştiriyoruz. Nar ekşisini kaynatmak ve Kan Portakalı’nın reçeli, kurutma makineleri sayesinde daha kolay olacak. Köyümüz Atölye, biz üreten kadınlar için bir armağan oldu. Mesela benim evimde yufka yapmak için müsait bir yerim yok. Buradaki yufka açma bölümü hoşuma gitti. Herkesin ihtiyacını karşılayacak makineler var. Başkanımıza ve Meral Hanım’a teşekkürlerimizi sunuyorum” ifadelerine yer verdi. Üreten kadınlardan Eda Bilgiç, mahallelerinde açılan Köyümüz Atölye’nin kendileri için bir fırsat olduğunu belirterek, “Üretim yapabileceğimiz güzel bir alan oluştu. Herkes evinde bir şeyler üretiyor zaten. Bunu uygun koşullarda, uygun şekilde üretip belediyenin de desteğiyle pazarlamak güzel bir şey. Ben evimde çok fazla tarhana ve erişte yapıyorum. Özellikle köyde yetişen otları kullanarak yaptığım sebzeli eriştelerim de var. Bunları burada uygun koşullarda üretmek benim için de iyi olacak” dedi. Kadınların dayanışmasıyla yapılan ürünlerin, Büyükşehir’in ve Mersinden Kadın Kooperatifi’nin desteğiyle kadınlara bir geçim kaynağı olabileceğini de sözlerine ekleyen Bilgiç, “Hep birlikte üretip pazarlayabileceğiz. Bu açıdan çok önemli bir proje. Köyüm adına çok mutluyum” dedi.

Kuzular Arttıkça Çiftçinin Yüzü Gülüyor Haber

Kuzular Arttıkça Çiftçinin Yüzü Gülüyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi; kırsal kalkınmanın artması adına Türkiye’ye örnek olan çalışmalarından birisi olan ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesi ile aile ekonomilerine destek olmaya devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen ve her yıl 60 yeni yetiştiriciye 24 dişi, 1 erkek olmak üzere toplam 25 küçükbaş hayvan verilen proje kapsamında, üreticilere yem ve bir yıllık aşı hizmetleri desteği de sağlanıyor. 7 yıllık süreçte 360 yetiştiriciye 9 bin küçükbaş hayvan teslim edildi Kırsalda yaşayan düşük gelirli ailelere istihdam olanağı sunan ve bölge genelinde küçükbaş hayvan varlığını artırmayı hedefleyen çalışma dahilinde, 7 yıllık süreçte 360 yetiştiriciye 9 bin küçükbaş hayvan ve 1440 ton yem dağıtımı gerçekleştirildi. Sürdürülebilir olması ile dikkat çeken projeden faydalanan yetiştiricilere hayvanlar; 5 yıl içinde gerçekleşen doğumlarla toplam 25 hayvanı yeni yetiştiricilere ulaştırmaları için teslim ediliyor. Proje kapsamında bugüne kadar Anamur’da 16, Aydıncık’ta 5, Akdeniz’de 23, Bozyazı’da 8, Çamlıyayla’da 14, Erdemli’de 44, Gülnar’da 29, Mezitli’de 10, Mut’ta 30, Silifke’de 45, Yenişehir’de 4, Tarsus’ta 88 ve Toroslar’da 44 mahallede bulunan yetiştiriciye hayvan teslimatları yapıldı. Yeni: “Büyükşehir’in bu projesinden yararlandığım için çok mutluyum” Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinden faydalanan yetiştiricilerden önemli bir bölümünü kadınlar oluşturuyor. Bu kadınlardan birisi de Tarsus’a bağlı Küçükkösebalcı Mahallesi’nde ikamet eden Seda Yeni. Gerçekleşen doğumlarla genişleyen sürüsüne özenle bakan Yeni, Büyükşehir’in bu projesinden faydalanmanın mutluluğunu yaşıyor. Yeni, “Projeye başvurduk ve kabul edildik. Hiç beklemiyordum, ama çıktığı için çok sevindim. Teslim edilen hayvanların birçoğu hamileydi. 7 tane kuzumuz oldu. Onları sağlıklı bir şekilde besliyor ve büyütüyoruz” diye konuştu. Tarımsal üretim yaptıklarını, ancak zarar ettiklerini dile getiren Yeni, “Bizim için hayvansal üretim büyük bir şey. İnşallah hayvancılıktan para kazanırız diye düşündük. Böyle bir şeyin de bize çıkması çok iyi oldu. Bu projeyi hayata geçiren Başkanımız Vahap Seçer’e çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Ahu Arıkan: “Projemiz sürdürülebilir bir hayvancılık projesidir” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Ahu Arıkan, “Projemiz 2020 yılından bu yana devam eden, sürdürülebilir bir hayvancılık projesidir. Projemiz ile vatandaşlarımıza küçükbaş hayvan, yem ve aşı desteği sağlıyoruz. Her yıl 60 yetiştiricimize 25 küçükbaş hayvan ve 4 ton da yem veriyoruz. Yetiştiricilerimizi kırsalda ikamet eden, maddi geliri düşük olup, sürüsünü büyütmek isteyen 25 - 45 yaş aralığındaki kişilerden seçiyoruz” ifadelerini kullandı. Şimdiye kadar toplam 360 yetiştiriciye 9 bin baş hayvan ve 1440 ton yem desteği sağladıklarını kaydeden Arıkan, “2022 yılında 556, 2023 yılında 1180 ve 2024 ile 2025 yıllarında 1500 küçükbaş hayvan yetiştiricilerimizden alınıp, yeni yetiştiricilere teslim edildi. Böylece proje döngüsü başarılı bir şekilde devam etmektedir. Bu sayede son 2 yıldır belediye bütçesinden damızlık hayvan ücreti ödenmemektedir ve sürdürülebilirlik sağlanmıştır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.