Hava Durumu

#Mersin Büyükşehir

Kırsal Haber - Mersin Büyükşehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mersin Büyükşehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersinli Üreticilere Akdeniz Meyve Sineği İle Mücadelede Güçlü Destek Haber

Mersinli Üreticilere Akdeniz Meyve Sineği İle Mücadelede Güçlü Destek

Mersin Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini ve üreticilerin emeğini korumak amacıyla zararlılarla mücadelede desteklerini sürdürüyor. ‘Akdeniz Meyve Sineği’ ile mücadele kapsamında üreticilere feromon tuzak desteği sağlayan Büyükşehir, hem ürün kayıplarının önüne geçilmesine hem de meyvelerde verim ve kalitenin korunmasına katkı sunuyor. Bu kapsamda, Güzelyayla Mahallesi’nde bugüne kadar 771 üreticiye 22 bin 40 adet feromon tuzak desteği verilerek, üreticilerin verimli bir hasat dönemi geçirmesi sağlandı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, kent genelinde tarımsal üretimin karşı karşıya olduğu zararlılarla mücadelede üreticilerin yanında olmayı sürdürüyor. ‘Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı ve 1 ila 12 dekar arasında üretim yapan üreticilere feromon tuzak desteği sağlayan Büyükşehir, zararlılara karşı biyoteknik mücadeleyi yaygınlaştırarak tarımsal üretimi güçlendiriyor. Güldoğan: “2026 yılı sonu itibariyle 80 bin adet feromon tuzağı üreticilerimize ulaştırmış olacağız” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görev yapan Ziraat Yüksek Mühendisi Özgür Güldoğan, ‘Akdeniz Meyve Sineği’nin tarımsal üretimde önemli kayıplara neden olabildiğini belirtti. Güldoğan, zararlının etkilediği ürünlerde yaşanabilecek kayıplara dikkat çekerek, “Akdeniz Meyve Sineği, dünyada 300’den fazla bitki ve 50’den fazla meyve türünde toleransı sıfır olan bir zararlı türüdür. Özellikle sert çekirdekli meyvelerde, örneğin Trabzon hurmasında, mücadele edilmediği takdirde yüzde 90’lara varan ürün ve verim kayıpları yaşanmaktadır. Bu kapsamda biz de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak ‘Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı 1 ila 12 dekar arasında üretim yapan üreticilerimize feromon tuzak desteği sağlıyoruz” diye konuştu. Desteklerin kent genelinde devam ettiğini aktaran Güldoğan, Güzelyayla Mahallesi’nde bugüne kadar 771 üreticiye 22 bin 40 adet feromon tuzak ulaştırıldığını belirterek, “Mersin genelinde ise 2026 yılı sonu itibariyle yaklaşık 2 bin 700 üreticimize 80 bin adet feromon tuzağı üreticilerimize ulaştırmış olacağız” dedi. Feromon tuzakların nasıl çalıştığını da anlatan Güldoğan, “Bu tuzak, içinde feromon olan, böceği cezbeden ve bir adet kutudan oluşan bir tuzak setidir. Böcekler, feromon tuzağının kokusuna gelir ve tuzağın içinde hapsolarak ölür” diye belirtti. “Üreticimizin yanında, üretimin içinde olmaya her zaman devam edeceğiz” Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal desteklerinin üreticinin ekonomik olarak güçlenmesine de katkı sunduğunu ifade eden Güldoğan, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak bu mücadeleyi yalnızca bir zararlıyla mücadele değil, aynı zamanda üreticimizin alın terini, ekonomisini koruma mücadelesi olarak görüyoruz. Üreticimizin yanında, üretimin içinde olmaya her zaman devam edeceğiz” sözlerini kullandı. Üreticiler, Büyükşehir’in desteğiyle verimli bir hasat dönemi geçiriyor Toroslar Güzelyayla’da şeftali üretimi yapan Ayhan Şen ‘Akdeniz Meyve Sineği’nin üretimde karşılaştıkları önemli sorunlardan biri olduğunu belirterek, Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan feromon tuzak desteğinin kendilerine önemli katkı sunduğunu söyledi. Şen, “Mersin Büyükşehir Belediyesi, Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelede yardımda bulundu. Bu yardımlardan yüksek oranda destek aldık ve oldukça faydasını gördük” dedi. Büyükşehir’in üreticilere yönelik tarımsal desteklerinden duyduğu memnuniyeti de dile getiren Şen, “Vahap Başkan’ın tarımla ilgili sürekli bir meşguliyeti olması, üreticiler olarak bizi sürekli bilgilendirmesi ve bunun gibi daha birçok yardımdan bizi mahrum etmemesi bizleri çok mutlu ediyor. Büyükşehir’in üreticiye verdiği desteklerinden çok memnunuz” ifadelerini kullandı.

Büyükşehir'in Desteği İle Lavanta'ya Değer Kadın Emeğine Güç Haber

Büyükşehir'in Desteği İle Lavanta'ya Değer Kadın Emeğine Güç

Mersin Büyükşehir Belediyesi, kadınların ekonomik hayatta daha güçlü yer alabilmesi için yürüttüğü çalışmalarla üretici kadınların yanında olmaya devam ediyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından verilen girişimcilik, e-ticaret, sosyal medya kullanımı ve paketleme eğitimleriyle kadın girişimcilerin üretim süreçleri desteklenirken, üretici stantları ve Mersinden Kadın Kooperatifi aracılığıyla ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırmaları sağlanıyor. Gülnar’da faaliyet gösteren ‘Duru Lavanta Köyü’ de Büyükşehir Belediyesi’nin çok yönlü destekleri sayesinde hem üretimini geliştirdi, hem de ziyaretçilerin ilgi odağı haline geldi. Sert: “Kadınlara mali kaynak yaratma çalışmalarımız tüm ilçelerimizde devam ediyor” Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Burcu Sert, kadın üreticilerin ekonomik olarak güçlenmesi için 13 ilçede çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Gülnar’daki kadın üreticinin, lavantayı katma değerli ürünlere dönüştürdüğünü belirten Sert, “Gülnar’daki kadın üreticimiz, lavanta bahçesinde katma değerli ürünlerle lavanta yağı, lavanta sabunu, hatta lavantadan dondurma bile yapıyor. Mersin merkez ve ilçelerimizden, hatta yurt dışından gelen ziyaretçilerin çok ilgi gösterdiği bir alan burası” dedi. Büyükşehir Belediyesi olarak üretici kadınlara girişimcilik, e-ticaret, sosyal medya kullanımı ve paketleme gibi birçok konuda eğitim verdiklerini kaydeden Sert, ‘Duru Lavanta Köyü’ne üretici kadın stantlarında yer vererek tanıtım desteği sunduklarını ifade etti. Sert, “Aynı zamanda bu ürünler Mersinden Kadın Kooperatifi aracılığıyla satın alınarak, kooperatif marketlerinde ve Denizkızı A.Ş. marketlerinde satışa sunulup üreticimiz destekleniyor ”diye konuştu. ‘Doğa Bizi Çağırıyor’ projesi kapsamında da ‘Duru Lavanta Köyü’ne geziler düzenlediklerini söyleyen Sert, bu sayede hem bölgenin hem de üretici kadınların görünürlüğünü artırmayı amaçladıklarını belirterek, “Büyükşehir Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı olarak, üretim yapan kadınların her zaman yanındayız. Emeklerini görünür kılmak için çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı. Can: “Kapıdan çıkmadan ödemem mutlaka yapılıyor” Yaklaşık 4 yıldır faaliyet gösteren ‘Duru Lavanta Köyü’nün işletmecisi Fatma Can, işletmenin ilk döneminde Mersinden Kadın Kooperatifi’nin kendilerini ziyaret ettiğini anlattı. İlk yıl sipariş gelip gelmeyeceğini bilmediğini söyleyen Can, “Bundan 4 yıl önce işletmemiz açıldığında, Mersinden Kadın Kooperatifi ziyaretimize geldi. Ürünlerimiz ve işletmemiz hakkında benden bilgi aldılar. Ürünlerimizin fotoğrafını çektiler. Ürünlerimizi, gerek görürlerse sipariş geçeceklerini söylediler. İlk yılımız olunca o aşamada ben sipariş gelip gelmeyeceğini bilmiyordum. Sonra toplu sipariş geçmeye başladılar. Bu konuda beni tedarik aşamasında da çok sıkıştırmadan, düzenli olarak her yıl sipariş geçmeye başladılar. Ben ürünlerimi teslim ediyorum. Kapıdan çıkmadan ödemem mutlaka yapılıyor. Bu benim için çok motive edici” diye konuştu. Büyükşehir Belediyesi’nin eğitimlerine katıldığını da anlatan Can, “Paketleme eğitimi sayesinde, ürünlerimi nasıl hazırlayacağım ve nasıl sunacağım hakkında bilgiler aldım. Bu da tabii ki daha iyi bir ürün sunma şansı verdi bana. Büyükşehir’in üretici kadın stantlarına gittiğimde, ürünlerimi daha iyi sunma şansı elde ettim” dedi. “Yabancılar, özellikle lavanta reçelimizi çok seviyorlar” Lavanta’ya katma değer kazandırmak için farklı eğitimler aldığını da belirten Can, doğal kozmetik alanında kendisini geliştirerek sabun, peeling, nemlendirici, doğal sinek kovucu ve lavanta reçeli gibi ürünler üretmeye başladıklarını söyledi. Yaklaşık 4 yıl önce sadece kahvaltı salonu olarak hizmet verdiklerini ifade eden Can, “Daha sonra her yıl üzerine bir şeyler koyarak ilerledik ve menüyü genişletmeye başladık. Bu konuda üretici kadınları destekleyen çok ziyaretçimiz oldu. Akkuyu Nükleer Santrali’ne oldukça yakın bir noktada olduğumuz için, yabancı uyruklu çalışanlar doğal ürünleri çok seviyorlar. Burası da onların çok sık ziyaret ettiği yerlerden biri. Özellikle bir not düşeceğim; lavanta reçelimizi çok seviyorlar” ifadelerini kullandı. “Birçok kadına ilham olduk” 7 yıl önce köydeki kadınlarla birlikte diktikleri lavantaların, birçok kadına ilham olduğunu dile getiren Can, girişimcilik hayali kuran kadınlara, “Burası çocukken benim üzerinde koşturduğum bir yerdi ve buraya ilk lavanta dikmek istediğimde, ‘dağın başına kim gelecek, kim kahvaltıya gelir bu kadar uzak bir mesafeye’ gibi çokça umut kırıcı şeyler duydum. Lütfen kulaklarınızı o insanlara tıkayın. Büyükşehir Belediyesi’nin üretici kadın stantlarından ve e-ticaret eğitiminden yararlansınlar. Çünkü gerçekten çok yüreklendiriyorlar bizleri. Ve inandıkları yola çıksınlar, korkmasınlar” diyerek cesaret verdi. Ziyaretçiler, kadın girişimcinin başarısını takdir etti ‘Duru Lavanta Köyü’nü ziyaret eden Hidayet Nimet Uygun işletmeden çok etkilendiğini belirterek, “Çok güzel buldum. Böyle yerlerin olması, bir kadın elinin değmesi, halka hizmet vermesi çok güzel. Özellikle kahvaltısını çok beğendim. Girişimci kadınların bu başarısı beni onurlandırdı” dedi.

Süt Soğutma Tankı Desteği Üreticinin Yüzünü Güldürüyor Haber

Süt Soğutma Tankı Desteği Üreticinin Yüzünü Güldürüyor

Tarım ve hayvancılığı destekleyen, üreticiyi merkeze alan projeleriyle kırsal kalkınmaya yön veren Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, ‘Destek Büyükşehir’den, Üretim Çiftçiden’ sloganıyla yürüttüğü yüzde 50 hibeli 300 litre kapasiteli ‘Süt Soğutma Tankı Desteği’ projesini sürdürüyor. Kırsalda kalkınmanın öncüsü olan Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından, üreticilerin sütü hijyenik koşullarda muhafaza etmesine katkı sağlayan destek, süt üreticilerinin yüzünü güldürmeye devam ediyor. Sütte kalite artıyor, üreticinin kazancı yükseliyor Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in öncülüğünde her geçen yıl kapsamı genişleyen tarımsal ve hayvansal destekler, üreticinin maliyet yükünü hafifletirken kırsalda üretimin sürdürülebilirliğine de önemli katkı sunuyor. Dağıtımı yapılan 300 litre kapasiteli süt soğutma tankları sayesinde süt, sağımın ardından kısa sürede 4 dereceye kadar soğutularak soğuk zincir korunuyor ve kalite kaybının önüne geçiliyor. Böylece üreticiler sütlerini daha hijyenik koşullarda muhafaza ederek değerinde satabilme imkanı bulurken, ürün kalitesi ve verimliliği de önemli ölçüde artış sağlıyor. Mersin Büyükşehir’den kırsal kalkınmaya güçlü destek Proje ile yalnızca süt kalitesinin yükseltilmesi değil; aynı zamanda gıda güvenliğinin artırılması, küçük ölçekli yetiştiricilerin pazarlama gücünün geliştirilmesi ve aile işletmelerinin ekonomik sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin yükünü hafifleten destek, kırsalda üretimin devamlılığı açısından da büyük önem taşıyor. Fideden fidana, sulama borusundan makine-ekipman desteğine, hayvancılıktan kooperatiflere kadar birçok alanda hayata geçirilen projelerle üretimin her aşamasında üreticinin yanında yer alan Büyükşehir, kırsal kalkınmayı güçlendiren yatırımlarıyla Mersin’i tarımın öncü kentlerinden biri haline getirmeye devam ediyor. Dr. Bebek: “Üreticilerimizin, daha kaliteli ürün elde etmelerini hedefliyoruz” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Dr. Dilek Tüney Bebek; projeyle amaçlarının, yetiştiricilerin sütü hijyenik koşullarda muhafaza etmesini sağlayarak kaliteyi artırmak, ürün kayıplarını azaltmak ve daha yüksek katma değer elde etmelerine katkı sunmak olduğunu vurguladı. Süt üretiminde soğuk zincirin korunmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Bebek, “Sağladığımız bu destek sayesinde üreticilerimizin hem daha kaliteli ürünü elde etmelerini hem de pazarlama süreçlerinde yanlarında olmayı planlamaktayız. Üreticilerimiz bu şekilde daha güçlü bir konuma ulaşıyorlar. Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilerimizin yanında olmaya, tarım ve hayvancılığı destekleyen projeler üretmeye devam edeceğiz” dedi. 2025 yılında başlayan projeden faydalanan yetiştiriciler hakkında da bilgiler veren Bebek, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı projemizden 2025 yılında 100 yetiştiricimiz faydalandı. 2026 yılında da 100 yetiştiricimize yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı dağıtmayı planlamaktayız. İhtiyacı olan ve kriterlere uyan yetiştiricilerimiz, ALO 185 Teksin üzerinden bizlere taleplerini iletebilirler” diye konuştu. Aydeniz Gilik: “Soğutma tankı elimizin altında ve sütümüzü kolaylıkla muhafaza edebiliyoruz” Tarsus Çakırlı Mahallesi’nde ikamet eden büyükbaş hayvan yetiştiricilerinden Aydeniz Gilik, mahallelerine her gün sütçü gelmediğinden ve süt soğutma tankı projesinden faydalanmadan önce de sütü muhafaza etme konusunda yaşadıkları zorluklardan bahsederek, “Sütçü gelmediği için, sütümüzü emanete bırakıyorduk. Şimdi bir aydır süt soğutma tankımızı kullanıyoruz. Gayet iyi. Emanete gittiğimizde zorlanıyorduk, saatinde götürmemiz lazımdı. Emanete bırakmak, kendi elinin altındaki gibi olmuyor. Süt soğutma tankımız ise elimizin altında ve istediğimiz saatte sütümüzü buraya döküp muhafaza edebiliyoruz” ifadelerini kullandı. Hizmetten duydukları memnuniyeti de aktaran Gilik, süt üretiminde soğuk zincirin de bozulmadığını belirterek, “Sütçüyle de anlaşma yaptık. İstediğimiz zaman geliyor, götürüyor. Belediye benim hayatımı kolaylaştırdı. Bu soğutma tankı olmadığı zaman, kovalarda sütleri biriktirip emanete götürmek zordu ama şimdi bir kova bile süt çıksa kolaylıkla getirip tanka dökebiliyorum. Belediyemize teşekkür ederiz. Hem cebimizden hem de vaktimizden tasarruf ettik” dedi. Ercan Gilik: “Süt soğutma tankı bize büyük kolaylık sağladı” Yetiştiricilerden Ercan Gilik de süt soğutma tankının kendilerine sağladığı faydadan bahsederek, “Bu olmadan hayatımız perişandı. Büyükşehir Belediye Başkanımız bizi bu dertten kurtardı. Önceden kovalarla yük taşıyorduk, kollarımız acıyordu. Şu anda ise memnunuz. Bize büyük kolaylık ve rahatlık. Sütümüzü ahırımızda sağıyor ve ardından tankımıza döküyoruz. Eskiden kovamızla sütçüye bıraksak sütümüz kesilirdi ama şu anda sütümüzü getirip tankımıza döktüğümüz için kesilme yapmıyor. Soğuk kalıyor” diye konuştu. Emine Şimşek “Sütümüzü artık daha değerli fiyattan satıyoruz” Büyükbaş hayvancılıkla uğraşan Emine Şimşek ise süt soğutma tankına sahip olmadan önce sağdıkları sütü muhafaza edemedikleri için, kilometrelerce uzaklıktaki akrabalarına ya da komşularına götürmek zorunda kaldıklarını anlattı. Özellikle yaz aylarında soğuk zinciri sağlayamadıkları için sütün kalitesini korumakta güçlük çektiklerini ifade eden Şimşek, Mersin Büyükşehir’in yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı desteğinden yararlandıktan sonra bu sorunun ortadan kalktığını söyledi. Tank sayesinde sütün tazeliğini ve kalitesini koruyabildiklerini belirten Şimşek, ürünlerini artık daha değerli fiyattan satabildiklerini dile getirerek, sağlanan destek dolayısıyla Başkan Vahap Seçer’e teşekkür etti. Şimşek, “Dolabımızda yer olmadığı için süt kesilebiliyordu. Ellerimizle götürüyorduk ve zorlanıyorduk. İşimiz şimdi kolaylaştı. Belediye Başkanımız bizlere süt soğutma tankı verdi, kendisine teşekkür ediyoruz. Sütümüz taze ve soğuk kalıyor. Ayrıca daha değerli fiyattan satıyoruz” ifadelerine yer verdi. Kadir Şimşek: “Süt soğutma tankımızın fiyatı bir yılda kendisini amorti edecek” Yetiştiricilerden Kadir Şimşek, süt soğutma tankı desteğinden faydalanmadan önce sütten yeterli verimi alamadıklarını dile getirerek, “Sütümüzün fiyatı düşük olduğundan para kazanamıyorduk. Araştırdık ve Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 hibeli süt soğutma tankı verdiğini öğrendik. Başvuru yaptık, onayladılar ve şu an memnunuz” dedi. Yüzde 50 hibe ile sahip oldukları süt soğutma tankının fiyatının bir yıl içerisinde kendisini amorti edeceğinden söz eden Şimşek, “Şu anda sütçüye verdiğimizden daha farklı fiyata satıyoruz. Şu durumda sütümüzün litresini 26 liraya alıyorlar. Süt soğutma tankının ikinci eli 75 bin liraydı. Biz Büyükşehir Belediyemizden sıfırını yüzde 50 hibeyle, aktarma pompası da içerisinde olacak şekilde daha ucuza aldık” dedi.

Altın Kovan Projesi Üretim Zincirini Büyütüyor Haber

Altın Kovan Projesi Üretim Zincirini Büyütüyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi, tarımsal kalkınmayı destekleyen projeleriyle hem üreticinin yanında olmaya hem de sürdürülebilir üretim anlayışını güçlendirmeye devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından hayata geçirilen ‘Altın Kovan Projesi’ arıcılık faaliyetlerini desteklerken, doğanın korunmasına ve tarımsal üretimin geleceğine de katkı sunuyor. Küçük ve orta ölçekli arı yetiştiricilerine yönelik uygulanan proje kapsamında yetiştiricilere arılı kovan ve arıcılıkta ihtiyaç duyulan ekipman destekleri sağlanırken, verilen desteklerin üretime dönüşmesiyle birlikte arıcılar bal ve diğer arı ürünlerini elde etmeye başladı. Böylece proje yetiştiricilerin ekonomik gücünü artırırken, kırsalda üretimin sürdürülebilirliğini de destekliyor. Bu kapsamda Erdemli ilçesinde yaşayan Kudret Ateş, 3 kuşaktır yaptıkları arıcılık için projeden faydalandı. Arıcılığın desteklenmesi, ekosistemin güçlenmesine de katkı sağlıyor Altın Kovan Projesi’nin en dikkat çeken yönlerinden biri ise kendi kendini besleyen bir yapıya sahip olması. Desteklenen yetiştiricilerin çoğalttığı kolonilerden elde edilen yeni kovanlar, sonraki dönemde başka yetiştiricilere ulaştırılıyor. Bu sayede dışarıdan yeni arı teminine ihtiyaç duyulmadan, destek zinciri büyüyor ve proje her geçen yıl daha fazla yetiştiriciye ulaşma potansiyeli kazanıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi bu modelle yetiştiricilere ekonomik destek sunmakla kalmıyor, aynı zamanda kaynakların verimli kullanıldığı sürdürülebilir bir tarım anlayışını da hayata geçiriyor. Arılar, meyve ve sebzeler başta olmak üzere birçok tarımsal ürünün tozlaşmasında kritik rol üstlenirken, biyolojik çeşitliliğin korunması ve doğal yaşamın devamlılığı açısından da büyük önem taşıyor. Bu nedenle arıcılığın desteklenmesi yalnızca bal üretimine değil, tarımsal verimliliğin artmasına ve ekosistemin güçlenmesine de doğrudan katkı sağlıyor. Topkara: “Altın Kovan Projesi sürdürülebilir bir projedir” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tanımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Hüseyin Topkara, Altın Kovan Projesi’nin 2025 yılında başladığını belirterek, “Projemize 2025 yılında pilot seçilen ilçelerde başladık. Mersin İli Arı Yetiştiricileri Birliği’ne kayıtlı olan ve kovan varlığı 50 ile 100 arasında olan üreticilerimize yönelik bir proje. Kriterlerimize uyan 40 yetiştiriciyi seçtik. Yetiştiricilere kişi başı 30 tane katlı ve polen tuzaklı arılı kovan desteği sağladık. Bunun yanında 90 kilogram da arı besini verdik” dedi. Projenin başladığı günden bugüne toplam 2 bin 400 adet arılı kovan desteği sağladıklarını sözlerine ekleyen Topkara, “2025 yılında destek sağladığımız üreticilerimiz kolonilerini çoğalttılar ve bu yıl arılardan, polen ve bal gibi ürünleri almaya başladılar” diye konuştu. “İnsanların beslenmesiyle ilgili tüm noktalarda, arılara ihtiyacımız var” Yetiştiricilerin arılardan elde ettiği ürünlerle ekonomilerine katkı sunduklarının altını çizen Topkara, “Altın Kovan Projesi sürdürülebilir bir projedir. 2027 yılında dışarıdan hiç arı almadan, sadece kendi yetiştiricimizden 1.200 kovan arıyı toplayarak yeni yetiştiricilerle buluşturacağız” sözlerine yer verdi. Arıcılığın sadece tarıma değil, ekosisteme de büyük bir katkısı olduğunu ve Büyükşehir olarak bu bilinçle çalıştıklarını aktaran Topkara, “İnsanların beslenmesiyle ilgili tüm noktalarda, arılara ihtiyacımız var. Arı; meyve ağaçlarının tozlaşmasını, daha verimli hale gelmesini ve doğadaki bitkilerin çoğalmasını sağlayan bir canlı. Doğaya ve insanlığa büyük katkısı var. Bu kapsamda da Mersin Büyükşehir Belediyesi altın kovan projesiyle yalnızca üreticiye destek olmuyor, aynı zamanda ekosisteme de büyük bir katkı sağlamış oluyor” ifadelerini kullandı. Büyükşehir destekliyor, üreticiler arı gibi çalışıyor Projeden faydalanan Kudret Ateş başvuru sürecini aktararak, “Bu sene balımız geçen seneden daha fazla ve daha güzel oldu. Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne, özellikle üretici kadınlara verdiği desteklerden dolayı teşekkür ederim” diye konuştu. Büyükşehir’in Altın Kovan Projesi kapsamında desteklerden faydalanan Kudret Ateş’in eşi Abdulkerim Ateş, “İçinde 5 çıta arıyla 30 tane kovan aldık. Aldıktan 1 sene sonra 5 çıta olarak geri iade ettik. 15 tanesini de gelecek sene teslim edeceğiz. Başkanımız Vahap Seçer’e ve ekibine teşekkür ediyorum. Şu an balımızı hasat ediyoruz. Perakende ve kilo ile yaptığımız satışlardan da güzel kazanç elde ediyoruz” dedi. Sefa Hilmi Ateş işini severek yaptığını belirterek, üretimle ilgili detayları aktardı. Geçen seneye göre bu yıl üretimde artış olduğunu söyleyen Ateş, “Büyükşehir’in desteği ile daha verimli bir sene oldu. Ben arıcılık yapmaya devam edeceğim. Üretim yapmak, emek harcamak ve işin sonunda da hasadı yapmak çok keyifli. Aynı zamanda da ekosisteme ciddi bir katkı sağlıyoruz. O yüzden yaptığım işten çok mutluyum” ifadelerini kullandı. 3 nesildir arıcılık yaptığını aktaran Hilmi Ateş, geçmişte zor şartlarda üreticilik yaptığını, ancak zamanla bu şartların teknoloji ile kolaylaştığını söyledi. Büyükşehir’in desteklerinin de bu mesleği ileri taşıdığını aktaran Ateş, “Çocuklarım mesleğimi devam ettirebildiği için çok mutluyum. Destekler çok iyi geldi. Vahap Başkanımıza ve tüm çalışanlara teşekkür ederim” dedi.

Atalık Nohut Desteği Gülnar’da Bereketli Hasada Dönüştü Haber

Atalık Nohut Desteği Gülnar’da Bereketli Hasada Dönüştü

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, yerel tohumların gelecek kuşaklara aktarılması ve üreticilerin desteklenmesi amacıyla hayata geçirdiği "Yerel Tohumların Yerinde Korunması ve Pazarlanması Projesi"ni kararlılıkla sürdürüyor. Proje kapsamında Gülnar ilçesine bağlı Bereket Mahallesi’nde üreticilere ulaştırılan atalık nohut tohumları hasada dönüşürken, hem üreticiler hem de mahalle sakinleri Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal desteklerinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Karakış: "Proje kapsamında 6 yılda toplam 5 bin 460 kilogram atalık tohum desteği verdik" Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığında görev yapan Ziraat Teknikeri Ali Karakış, proje ile Mersin’in farklı bölgelerinde bulunan atalık tohumların korunmasını ve yeniden üretime kazandırılmasını hedeflediklerini söyledi. Karakış, "Silifke’de buğday, Gülnar’da ise nohut ve leklek fasulyesi gibi yerel çeşitlere destek vererek kaybolmaya yüz tutmuş tohumlarımızı yeniden gün yüzüne çıkarıyor, üretim alanlarının çoğalmasını ve üreticilerimizin daha kaliteli ürün elde etmesini amaçlıyoruz." dedi. Üreticilerin girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla başta tohum olmak üzere farklı tarımsal desteklerle yanlarında olduklarını kaydeden Karakış; bu yıl Bereket Mahallesi’nde 10 üreticiye toplam 600 kilogram atalık nohut tohumu desteği sağlandığını söyledi. Karakış, "2020 yılından bu yana yürüttüğümüz projeyle 91 üreticimize ulaştık ve 455 dekarlık alanda üretime katkı sağladık. Projemiz kapsamında bugüne kadar üreticilerimize toplam 5 bin 460 kilogram tohum desteği verdik." diye konuştu. Muhtar Cin: "Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği destekler, mahalle için büyük önem taşıyor" Bereket Mahallesi Muhtarı Ünal Cin, Büyükşehir Belediyesi’nin yıllardır sürdürdüğü desteklerin mahalle için büyük önem taşıdığını söyledi. 2020 yılından beri Büyükşehir’den atalık tohum desteği aldıklarını ifade eden Muhtar Cin, "Nesli tükenmekte olan atalık tohumlarımızın yeniden üretime kazandırılmasında Büyükşehir Belediyesi öncülük yaptı ve bize destek sağladı. Yaklaşık 4 senedir bu desteklerden faydalanıyoruz." dedi. Mahallede üreticilerin projeye ilgi gösterdiğini de dile getiren Muhtar Cin, Büyükşehir Belediyesi’ne desteklerinden dolayı teşekkür etti. Gülnarlı Üreticiler Büyükşehir’in Desteğiyle Atalık Nohut Üretimini Yeniden Canlandırıyor Atalık nohut üreticilerinden Iraz Kılınç, yetiştirdikleri nohudun en önemli özelliğinin lezzeti olduğunu belirterek "Atalık nohudun özelliği eski nesillere dayanması. Pişirmesi güzel, tadı güzel, lezzetli bir nohut. Diğer nohutlardan daha güzel." dedi. Bereket Mahallesi üreticilerinden Arif Cin de Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal desteklerinden memnun olduklarını belirterek bu yıl verimli ve bereketli bir hasat dönemi geçirdiklerini söyledi. Ürettikleri atalık nohudun organik ve susuz tarımla yetiştirildiğini belirten Cin, ürünün lezzetiyle öne çıktığını ifade etti. Geçmişte bölgede çok daha fazla nohut üretildiğini hatırlatan Cin, "Seneler önce burada 2-3 ton nohut kaldırırdık. Gün geçtikçe üretim azaldı. Şimdi ise Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği destekle bu işi yeniden canlandırıyoruz." dedi. Atalık tohumların gelecek nesillere aktarılmasının önemine de değinen Cin, bu üretimin mutlaka sürdürülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Gülnar’ın "Leklek Fasulyesi" Yeniden Sahneye Çıkıyor! Haber

Gülnar’ın "Leklek Fasulyesi" Yeniden Sahneye Çıkıyor!

Mersin Büyükşehir Belediyesi, unutulmaya yüz tutmuş yerel değerleri tarımsal ekonomiye kazandırmaya devam ediyor. Gülnar ilçesi Şeyhömerli Mahallesi’nin simgesi haline gelen Leklek fasulyesi, Büyükşehir Belediyesi’nin tohum desteğiyle yeniden toprakla buluştu. ​Atalık Tohumlara Büyükşehir Dokunuşu ​Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen ‘Yerel Tohumların Yerinde Korunması ve Pazarlanması’ projesi, yerel üreticinin yüzünü güldürüyor. Bölgenin iklim ve toprak yapısına mükemmel uyum sağlayan, kendine has aroması ve hızlı pişme özelliğiyle öne çıkan Leklek fasulyesi, Büyükşehir’in sağladığı tohum destekleriyle tekrar geniş alanlarda üretilmeye başlandı. ​2025 ve 2026 Yılları Toplamı: 30 üreticiye 300 kilogram tohum desteği sağlandı. ​Üretim Alanı: Toplam 30 dekarlık alanda bereketli hasat için çalışmalar sürüyor. ​Ekonomik Katkı: Yüksek piyasa değeri ile üreticilerin en önemli gelir kaynaklarından biri haline geldi. ​Hedef: Coğrafi İşaret ile Dünya Pazarı ​Sadece üretimi artırmakla kalmayan Mersin Büyükşehir Belediyesi, ürünün marka değerini korumak için coğrafi işaret tescil çalışmalarını da başlattı. Ziraat Teknikeri Ali Karakış, tescil sürecinin aktif olarak devam ettiğini belirterek, "Kaybolmaya yüz tutmuş bu değerli tohumu korurken, aynı zamanda üreticimizin kazancını artırmayı hedefliyoruz. Araştırma enstitüsü ile koordineli şekilde numune incelemelerimiz devam ediyor," ifadelerini kullandı. ​Çiftçilerin Yüzü Gülüyor: "Fasulyemiz, Etle Eş Değer" ​Gülnarlı üreticiler, Büyükşehir Belediyesi’nin desteğinden oldukça memnun. Bölge halkı, Leklek fasulyesinin diğer çeşitlere göre yaklaşık 8 kat daha değerli olduğunu vurgularken, ürünün Şeyhömerli Mahallesi’nin temel geçim kaynağı haline geldiğinin altını çiziyor. ​Çiftçi Adnan Metin, "Vahap Başkanımızın desteğiyle tohumlarımızı ektik. Bu fasulye başka bölgelerde aynı tadı vermiyor, bizim topraklarımıza özgü bir lezzet," diyerek duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. ​Tarımsal Miras Gelecek Nesillere Aktarılıyor ​Mersin Büyükşehir Belediyesi, bu projeyle sadece bir ürünü değil, aynı zamanda bölgenin tarımsal mirasını ve biyolojik çeşitliliğini de koruma altına alıyor. Hem kadın çiftçilerin hem de yerel üreticilerin güçlendirildiği bu model, sürdürülebilir tarımın en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik Mersin’de Masaya Yatırıldı Haber

Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik Mersin’de Masaya Yatırıldı

Mersin Büyükşehir Belediyesi; Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ve Slow Food iş birliğinde ‘Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik: Topraktan Sofraya Lezzetin Hafızası’ başlıklı etkinlik düzenledi. Etkinlikte; gastronominin kültürel mirası, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ile ilişkisi birçok farklı bakış açısıyla ele alındı. Türkiye’nin değişik bölgelerinden yerel üreticileri, şefleri, akademisyenleri ve gastronomi öğrencilerini Mersin’de buluşturan program, 5 oturum halinde gerçekleştirildi. Etkinlikte; topraktan sofraya uzanan üretim zinciri, yerel ürünlerin korunması, agroekolojik yaklaşımlar ve gastronominin kültürel kimlikle bağı, detaylı biçimde değerlendirildi. Etkinliğin ilk oturumunda ‘Gastronomi, Kültür ve Kimlik İlişkisi’, ikinci oturumda ‘Kültürel Diyalog ve Kültürel Miras Aracı Olarak Gastronomi’ başlıkları ele alındı. Programın diğer bölümlerinde ise ‘Topraktan Sofraya Gastronomi Kimliğinin Sürdürülebilirliği’, ‘Yerel ve Sürdürülebilir Üretimin Haritalanması: Organik ve Agroekolojik Çiftlikler’ ile ‘Türkiye Slow Food Liderleri Deneyim Paylaşımı’ başlıklı oturumlar gerçekleştirildi. Şahutoğlu: “Mersin, geniş mutfağıyla Akdeniz’in gastronomi hafızasıdır” Programa katılan Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, Mersin’in gastronomi konusunda çok zengin bir kent olduğunu vurguladı. Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan geniş coğrafyada her ürünün, her tarifin ve her sofranın bir hikaye taşıdığını ifade eden Şahutoğlu, “Bu hikayeler nesilden nesile aktarıldıkça bir anlam kazanıyor. Bizler bu coğrafyadaki her bir hikayenin, aslında gastronomiyle bağlantısı olduğunu düşünüyoruz. Gastronomi sadece bir yemek değil; bir kültür ve birlikteliktir. Mersin bereketli toprağı, iklimi, coğrafyası, güçlü tarımı, aynı zamanda çok geniş mutfağıyla, aslında Akdeniz'in bir gastronomi hafızası” dedi. “Gastronomi kültürel bir mirastır ve aktarıldıkça varlığını sürdürür” Dünyada gıda sistemlerinin; yaşanan iklim değişikliği, gıda israfı ve sürdürülebilir tarımın zorlukları dolayısıyla büyük sorunlar yaşadığını kaydeden Şahutoğlu, gastronominin bir dayanışma olduğunu ve bu bilinçle çalışmalar sürdürdüklerini belirtti. Şahutoğlu, “Bizler, gıda sistemlerinin yaşamış olduğu bu sorunları da ele alarak, sağlıklı gıdanın üretimini destekleyecek ve üretilen bu sağlıklı gıdaların nesilden nesile aktarılmasını sağlayacak gıda sistemi oluşturuyoruz” diye konuştu. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak yerelde üretimi destekleyen, önceleyen, kooperatifleri güçlendiren, kadın emeğini görünür kılan önemli çalışmalara da imza attıklarını sözlerine ekleyen Şahutoğlu, “Bizler aynı zamanda gastronominin kültürel bir miras olduğunu ve bunun aktarıldıkça var olabileceğini düşünüyoruz. Çünkü sürdürülebilir gastronominin temelinin, sürdürülebilir tarımdan geçtiğini düşünüyor ve sürdürülebilir tarımın da yerelden desteklenebileceğini biliyoruz” ifadelerine yer verdi. Çakır: “Mersin’in önemli ürünlerini lezzete çevirmemiz lazım” MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır da Mersin’de üreticiden tüketiciye kadar herkesin birlik ve beraberlik içerisinde hareket edip, üretilen ürüne katma değer kazandırdığını söyleyerek, “Mersin’de çok önemli değerlerimiz var. Bu değerleri lezzete çevirmemiz lazım” dedi. Slow Food ekibinin çalışmalarının bu açıdan çok kıymetli olduğunu söyleyen Çakır, “Çünkü sürdürülebilirliği destekliyorlar. Slow Food-Yeryüzü pazarları da üreticimizi, tohumlarımızı ve ürünlerimizi koruyan önemli platformlar” diye konuştu. Lokmanoğlu: “Slow Food, hız odaklı tüketim anlayışına karşı doğmuş bir harekettir” Etkinliğin açılışında konuşan Türkiye Slow Food Koordinatörü Yasmina Lokmanoğlu ise Slow Food’un, modern dünyanın hız odaklı tüketim anlayışına karşı doğmuş önemli bir kültürel hareket olduğunu vurguladı. Slow Food’un, gıda ile nasıl bir gelecek kurulmak istendiğiyle alakalı olduğunu kaydeden Lokmanoğlu, “Bizler yiyeceği sadece tüketmeyen; aynı zamanda onu anlayan, sorgulayan ve sahip çıkan bir topluluğuz. Toprağı, üreticiyi ve geleceğimizi koruyabiliyoruz. İyi, temiz ve adil bir dünya ancak birlikte mümkün” ifadelerini kullandı. Programda ayrıca Slow Food Asya ve Pasifik Bölgesi Koordinatörü Elena Aniere, Avrupa’da sürdürülebilir gastronomi konulu sunumunda, Avrupa Birliği’nin ‘Çiftlikten Sofraya’ stratejisi kapsamında yürütülen iyi uygulama örneklerini paylaştı.

Lezzeti ve Kazancıyla Enginar Çiftçilerin Yeni Gözdesi Haber

Lezzeti ve Kazancıyla Enginar Çiftçilerin Yeni Gözdesi

Mersin Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi destekleyen projeleriyle üreticinin yanında olmaya devam ediyor. Başkan Vahap Seçer’in tarımsal üretime ve çiftçiye verdiği önemle hayata geçirilen projeler kırsalda kalkınmayı güçlendirirken, çiftçilerin gelir kaynaklarını da çeşitlendiriyor. Bu kapsamda 2025 yılında ilk kez uygulamaya alınan ‘Demonstrasyon Amaçlı Enginar Yumrusu Dağıtımı Projesi’ meyvelerini vermeye başladı. Alternatif ürünlerin yaygınlaştırılmasını hedefleyen proje ile enginar üretiminin artırılması, üreticilerin farklı gelir kaynaklarına yönelmesi ve bahçe ara tarımı modelinin teşvik edilmesi amaçlanıyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen projenin ilk uygulama alanlarından biri olan Silifke ilçesine bağlı Atakent Mahallesi’nde, enginarların ilk hasadı gerçekleşti. Ara tarım modeliyle yetiştirilen enginarların hem bakımının kolay olması, hem de ekonomik getirisinin yüksek olması üreticilerden tam not alıyor. Kimyasal ilaçlara ihtiyaç duymadan yetiştirilebilmesi, düşük işçilik gerektirmesi ve bölgenin iklimine uygunluğu sayesinde enginar, üreticiler için sürdürülebilir bir alternatif olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda sağlıklı ve katma değeri yüksek bir ürün olan enginarın, bölge tarımında yeni bir üretim alanı oluşturması hedefleniyor. Kutlu: “Üreticilerimizin, alternatif ve gelir getirici ürünlere yönelmesini amaçladık” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Yüksek Mühendisi Aylin Kutlu, ‘Demonstrasyon Amaçlı Enginar Yumrusu Dağıtımı Projesi’ kapsamında başlatılan üretim sürecinde hasat aşamasına gelindiğini anlatarak, “Proje kapsamında, üreticilerimizin alternatif ve gelir getirici ürünlere yönelmesini amaçladık. Elde edilen tecrübeyle, projenin önümüzdeki dönemlerde daha geniş alanlara yayılması ve daha fazla üreticiye ulaşmasını temenni ediyoruz” dedi. Büyükşehir Belediyesi olarak tarımsal üretimi desteklemeye ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayacak çalışmaları sürdürmeye devam edeceklerini ifade eden Kutlu, “Hasadın üreticilerimiz için bereketli olmasını diliyor, emeği geçen tüm üreticilerimize teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Üreticiler enginar üretimine büyük ilgi gösterdi Projeden faydalanan üreticilerden Hamit Gönül; zeytin, limon, avokado, muz yetiştirdiklerini ve buna enginarı da dahil ettiklerini belirterek, “Enginardan aldığımız verim güzel. İşçiliği az, geliri de yüksek. Silifke zaten enginar yetiştiriciliğine elverişli bir bölge. Çiftçiye verdiği desteklerden dolayı Vahap Başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi. Çeşme’de düzenlenen ‘Enginar Festivali’ gibi Silifke’de de benzeri bir festival olabileceğini ifade eden Gönül, “Tabii ki bunun için destek lazım. O destek de Büyükşehir’den başladı. Umarım çiftçilerimiz de bu üretime yönelir” ifadelerine yer verdi. Çiftçi Hayriye Gönül de enginarın çok faydalı bir ürün olduğunu kaydederek, “Enginarın yemeklerini yapıyor, yapraklarının çayını içiyoruz. Sağlıklı, lezzetli ve herkesin tüketmesi gereken bir sebze. Biz daha önce enginar yetiştiriciliği yapmıştık. Büyükşehir’in enginar yumrusu dağıtımını duyunca, tekrar enginar üretimine başladık” diye konuştu. Enginar üretiminin zahmetsiz olduğunu da sözlerine ekleyen Gönül, “Kimyasal gübre ve ilaç gerektirmiyor. Su ve hayvan gübresiyle ağaçların arasında da rahatlıkla yetiştirebiliyoruz. Büyükşehir Belediyesi bize destek verdi, vatandaşlarımıza şifa olsun” dedi.

Anamur’da Avokado Fidanları Toprakla Buluşuyor Haber

Anamur’da Avokado Fidanları Toprakla Buluşuyor

Anamur’da tarımsal kalkınma hamlesi sürüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, düzenlenen törenle Anamurlu üreticilere binlerce avokado fidanı ve bitki besleme ürünü dağıttı. Başkan Vahap Seçer döneminde Anamur’a kazandırılan toplam fidan sayısı 15 bini aştı. ​Mersin Büyükşehir Belediyesi, yerel üreticinin girdi maliyetlerini düşürmek ve katma değerli tarımı desteklemek amacıyla yürüttüğü projelere bir yenisini daha ekledi. Anamur’da gerçekleştirilen ‘Avokado Fidanı ve Bitki Besleme Ürünü Dağıtım Töreni’ ile yüzlerce çiftçinin yüzü güldü. ​153 Üreticiye 4 Bin 447 Avokado Fidanı ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından organize edilen tören kapsamında, 39 mahalleden 153 üreticiye 4 bin 447 adet avokado fidanı teslim edildi. Ayrıca, tarımsal verimliliği artırmak amacıyla 383 üreticiye toplam 1.915 kilogram bitki besleme ürünü dağıtımı gerçekleştirildi. ​2019 yılından bu yana Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer öncülüğünde yürütülen projelerle, sadece Anamur ilçesinde dağıtılan toplam avokado fidanı sayısı 15 bin 666 adede ulaştı. Bu destekle birlikte ilçede yaklaşık 500 dönümlük alanın avokado bahçesine dönüştürüldüğü belirtildi. ​"Sosyal Belediyeciliğin En İyi Örneği Mersin" ​Törene katılan Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz, Büyükşehir Belediyesi’nin tarımdan sosyal hizmetlere kadar her alanda Anamur’un yanında olduğunu vurguladı. Deniz, "Sosyal belediyeciliği Türkiye’de en iyi uygulayan belediye Mersin Büyükşehir Belediyesi’dir. Yol yapımından su hizmetlerine, öğrenci desteğinden tarımsal kalkınmaya kadar her projede Büyükşehir’i örnek alıyoruz" dedi. ​Tarımda Kendi Kendine Yeten Döngü: Hayvancılık ve Sulama Destekleri ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Selçuk Şahutoğlu, Mersin genelinde üretimi planlı ve verimli hale getirmek için çalıştıklarını ifade etti. Şahutoğlu, hayvancılık projelerindeki sürdürülebilirliğe dikkat çekerek şu bilgileri verdi: ​"Dağıttığımız canlı hayvanları, daha önce destek verdiğimiz yetiştiricilerimizden tedarik ediyoruz. Böylece belediye bütçesinden ek kaynak çıkmadan proje kendi döngüsünü oluşturuyor. Sulama borusu ve ekipman desteğiyle de çiftçimizin alın terini koruyoruz." ​Üreticiler Memnun: "Girdi Maliyetlerimiz Azalıyor" ​Fidan desteğinden yararlanan Anamurlu üreticiler, artan maliyetler karşısında bu tür desteklerin can suyu olduğunu belirtti. 23 yıllık üretici Dilek Tunay, fidanları hemen bahçesine dikeceğini belirterek Başkan Seçer’e teşekkür etti. Bir diğer üretici Halil Yıldız ise, "12 dönümlük avokado bahçemin gelişiminde Büyükşehir’in katkısı büyük. Tarımın desteklenmesi Türkiye ekonomisi için hayati önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.