Hava Durumu

#Mersin Büyükşehir Belediyesi

Kırsal Haber - Mersin Büyükşehir Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mersin Büyükşehir Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mersin’in Yerel Lezzetleri Torino’da Dünyaya Tanıtıldı Haber

Mersin’in Yerel Lezzetleri Torino’da Dünyaya Tanıtıldı

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Mersin’in zengin gastronomi kültürünü uluslararası arenaya taşıdı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Interreg NEXT MED Programı kapsamında desteklenen FOODGaP Projesi kapsamında kentin yöresel ürünleri İtalya’nın Torino kentinde dünya gastronomi çevreleriyle ve katılımcılarla buluşturuldu. Program kapsamında düzenlenen ‘Akdeniz Yerel Gıda Sistemleri Platformu’ konferansında ise gıda sistemleri için ortak çözüm çağrısı yapıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Mersin’in zengin gastronomi kültürünü uluslararası arenaya taşıdı. Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Interreg NEXT MED Programı kapsamında desteklenen FOODGaP Projesi kapsamında kentin yöresel ürünleri İtalya’nın Torino kentinde dünya gastronomi çevreleriyle ve katılımcılarla buluşturuldu. Program kapsamında düzenlenen ‘Akdeniz Yerel Gıda Sistemleri Platformu’ konferansında ise gıda sistemleri için ortak çözüm çağrısı yapıldı. 24-27 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen Slow Food Terra Madre Salone del Gusto’ya Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO), Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO), Tarsus Ticaret Borsası (TTB) ve Slow Food Türkiye iş birliğiyle katılım sağlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmaları yoğun ilgi gördü. Mersin gastronomisi uluslararası ağın parçası oldu Proje kapsamında düzenlenen etkinlikler yalnızca Mersin’in mevcut gastronomik değerlerinin tanıtılması açısından değil, kentin uluslararası gastronomi ağı içerisinde daha görünür hale gelmesi açısından da önemli bir buluşma noktası oldu. Paydaşların farklı ülkelerden katılımcılarla kurduğu temaslar, kentin mutfak kültürünün uluslararası ölçekte tanınırlığını artıracak yeni iş birliklerinin önünü açtı. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin etkinlikteki çalışmaları kapsamında, kentte Slow Food Yeryüzü Pazarı kurulmasına yönelik fikir alışverişlerinde bulunulurken, önümüzdeki yıllarda Türkiye’de düzenlenmesi planlanan Slow Food Terra Madre Anadolu etkinliğinin Mersin’de gerçekleştirilmesine yönelik temaslar da gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca elde edilen deneyim ve kurulan uluslararası bağlantıların Mersin’in gastronomi alanındaki çalışmalarına katkıda bulunması hedefleniyor. Mersin’in gastronomik kimliğinin yalnızca yöresel ürünlerden ibaret olmadığına dikkat çekilen etkinlikte, kentin tarihi ve kültürel mirasının mutfak kültürü üzerindeki etkilerine de dikkat çekildi. Tarihi Kilikya Yolu’nun Mersin gastronomisine kattığı değer ve bölgenin binlerce yıllık kültürel birikimi, kentin uluslararası tanıtımının önemli başlıklarından biri oldu. Akdeniz yerel gıda sistemleri için ortak çözüm çağrısı yapıldı Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı temsilcileri, proje çerçevesinde düzenlenen ‘Akdeniz Yerel Gıda Sistemleri Platformu’ konferansına katıldı. Konferansta Mersin Büyükşehir Belediyesi’ni FOODGaP Proje Yöneticisi olarak temsil eden Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, Mersin’in yerel gıda sistemi deneyimini paylaşarak üretici ve tüketici arasındaki bağların, kırsal ve kentsel alanlar arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Şahutoğlu, iklim değişikliği ve su kaynakları başta olmak üzere Akdeniz’in ortak sorunlarına birlikte çözüm geliştirilmesinin önemine dikkat çekerek, Akdeniz Yerel Gıda Sistemleri Platformu’nun kentlerin politika araçlarını, verilerini ve deneyimlerini paylaşabileceği kalıcı bir iş birliği ağına dönüştürülmesi çağrısında bulundu. Mersin’in lezzetleri ziyaretçilerden tam not aldı Dünya genelinden gastronomi profesyonellerini, üreticileri, şefleri ve ziyaretçileri bir araya getiren proje kapsamında açılan Mersin stantında Tarsus Sarıulak Zeytini ve zeytinyağı, harnup lokumu, mamul, kaynar, Tarsus Humusu, ayran aşı çorbası, Türk çayı, Türk kahvesi, tahin ve pekmez gibi kente özgü ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Farklı ülkelerden etkinliğe katılan ziyaretçiler, Mersin’in yöresel ürünlerini deneyimleme fırsatı bulurken özellikle ürünlerin özgünlüğü ve lezzetiyle ilgili olumlu değerlendirmelerde bulundu. Ürünlerin tadına bakan çok sayıda katılımcı, Mersin’in gastronomik çeşitliliğini ve yöresel lezzetlerini övgüyle karşıladı.

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Farklı Lezzetlere Dönüşüyor Haber

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Farklı Lezzetlere Dönüşüyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Hamzabeyli Köyümüz Atölye, merkez ilçelerden katılım sağlayan vatandaşları kırsalın yerel değerleriyle buluşturmaya devam ediyor. Düzenlenen atölye çalışmalarının sonuncusunda, Mersin’in coğrafi işaret tescilli ürünü olan kan portakalı kullanılarak muffin yapımı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen atölye çalışmalarıyla, Hamzabeyli Mahallesi’nin önemli tarımsal değerlerinden biri olan kan portakalının tanıtılması ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesi amaçlanıyor. Daha önce kan portakalından lokum, çikolata, reçel ve kurutulmuş portakal gibi ürünlerin hazırlandığı atölyeler vatandaşlardan yoğun ilgi görürken, bu kez misafirler Büyükşehir’in gıda mühendisleri eşliğinde kan portakallı muffin hazırladı. Atölye etkinlikleri sayesinde katılımcılar hem uygulamalı üretim deneyimi yaşıyor, hem de kırsal bölgelerin yerel ürünlerini yakından tanıma fırsatı buluyor. Forum AVM önünden Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanan servislerle Hamzabeyli’ye ulaştırılan vatandaşlar, doğayla iç içe bir ortamda keyifli ve verimli vakit geçiriyor. Yerel ürünlerin tanıtımına katkı sunan ve sosyal etkileşimi güçlendiren Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de düzenlenen etkinlikler önümüzdeki süreçte de devam edecek. Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de gerçekleştirilen atölyelere katılmak isteyen vatandaşlar, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlardan randevu oluşturabiliyor. Karataş: “Amacımız, merkezden gelen kadınları kırsaldaki yerel ürünlerle buluşturmak” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görev yapan Ziraat Teknikeri Fatma Karataş, Hamzabeyli Köyümüz Atölye açıldığından beri birçok etkinlik gerçekleştirildiğini ifade etti. Karataş, “Buranın yerel ürünü olan kan portakalı ile kan portakalı kabuğundan şekerlemeler, lokumlar, çikolatalar yaptık. Merkezden gelen kadınlar için atölyeler düzenlemekteyiz. Son olarak misafirlerimizle, kan portakalından muffin atölyemizi gerçekleştirdik. Hep birlikte mis gibi kokan, kan portakalı tadında muffinlerimizi tattık. Atölyeleri yapmamızın amacı; merkezden gelen kadınları kırsaldaki yerel ürünlerle buluşturmak, bu ürünleri tanıtmak ve hep birlikte keyifli, eğlenceli vakit geçirmek. Atölye çalışmalarımız önümüzdeki süreçte de devam edecek” dedi. Katılımcılar mis gibi kokular eşliğinde keyifli vakit geçirdi Atölyeye katılan vatandaşlardan İlayda Aksu, atölye süresi boyunca keyifli vakit geçirdiğini belirterek, “Kan portakalı muffinlerimizi yaptık ve yedik. Çok güzel oldu. Kan portakalı Hamzabeyli’ye özel bir ürün. Tadına baktık. Buralar çok güzel. Birçok insan bu etkinliklerden faydalanıyor. Workshop yapmış oluyoruz. Buraları görüp ürünleri de tatmış oluyoruz. Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne ve Vahap Başkanımıza teşekkür ederiz” diye konuştu. Vatandaşlardan Fatma Akgül, Hamzabeyli Köyümüz Atölye projesini çok faydalı bulduğunu kaydederek, “Öncelikle böyle güzel ve faydalı bir yer kurduğu için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederiz. Atölyeler çok güzel oluyor. Ben de bir atölyeye geldim. Kan portakallı kek yaptık. Mis gibi koktu. Afiyetle yedik. Sosyalleşme ortamı da oldu. Hamzabeyli Köyü’nü çok beğendik” ifadelerine yer verdi.

Mersin Büyükşehir’den Çiftçilere Kapsamlı Tarımsal Destek Haber

Mersin Büyükşehir’den Çiftçilere Kapsamlı Tarımsal Destek

Mersin Büyükşehir Belediyesi, üreticilere her alanda destek ulaştırmaya devam ederken, sert çekirdekli ürünlerde ciddi kayıplara neden olan Akdeniz Meyve Sineği ile mücadele kapsamında Tarsus ve Çamlıyaylalı üreticilere feromon tuzak dağıtımı gerçekleştirdi. ​Tarsus-Çamlıyayla Koordinasyon Şube Müdürlüğü yerleşkesinde düzenlenen programda; Tarsus’tan 889 ve Çamlıyayla’dan 57 olmak üzere toplam 946 üreticiye 28 bin 320 adet feromon tuzağı teslim edildi. ​Küçük Ölçekli Üreticilere Biyolojik Mücadele Desteği ​Tarım ve Orman Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olan ve 1-12 dekar arasında sert çekirdekli meyve üretimi yapan küçük ölçekli üreticiler bu destekten yararlandı. Dağıtım kapsamında: ​Bahçe alanı 6 dekara kadar olan üreticilere 20 adet feromon tuzağı verildi. ​Bahçe alanı 6-12 dekar aralığında olan çiftçilere ise 40 adet feromon tuzağı dağıtıldı. ​Kimyasal ilaç kullanımını en aza indirerek doğanın dengesini koruyan bu biyolojik mücadele yöntemi, kalıntı riskini ve ihracatta yaşanan problemleri de asgariye indiriyor. ​Kooperatifler Aracılığıyla Makine ve Ekipman Desteği ​Üretim bölgelerinin ihtiyaçlarına göre kooperatifler aracılığıyla makine ve ekipman desteği sağlayan Büyükşehir Belediyesi; ​1 adet nar taneleme makinesi, ​1 adet üzüm sıkma makinesi, ​1 adet hamur yoğurma makinesini üreticilerin kullanımına sundu. ​Karadirlik Sulama Kooperatifi Başkanı Sadi Çiftçi, talep ettikleri nar taneleme ve üzüm sıkma makinelerinin teslim edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek Başkan Vahap Seçer’e teşekkür etti. ​Tarsus’ta Yatırımlar ve Projeler Artarak Devam Ediyor ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu, tarımın sürdürülebilirliğine dikkat çekerek bölgeye uygun ve yöreye özgü projeler geliştirdiklerini belirtti. Tarsus’ta bu yıl Sarıulak zeytin fidanı ve nergis soğanı dağıtılacağını, ayrıca sulama borusu desteği kapsamında verilecek 8 bin metre ile birlikte ilçede toplam 43 bin 508 metre sulama borusuna ulaşılacağını ifade etti. ​Tarsus Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Tepeçaylak Mahallesi Muhtarı Ali Kuren ile feromon tuzak desteğinden faydalanan üreticiler Feride Yıldırım Taş, Ramazan Ateş ve Özenç Çağlar; meyveleri çürüten Akdeniz Meyve Sineği ile mücadelede sağlanan bu desteğin ve geçmiş yardımların üretim için hayati önem taşıdığını belirterek Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkürlerini ilettiler.

Mersin’de Atalık Tohuma Büyük Destek: Meşhur Gülnar Nohudu Toprakla Buluştu! Haber

Mersin’de Atalık Tohuma Büyük Destek: Meşhur Gülnar Nohudu Toprakla Buluştu!

Mersin Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı artırmak ve yerli üretimi desteklemek amacıyla sürdürdüğü projelere bir yenisini daha ekledi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından başarıyla yürütülen ‘Yerel Tohum Çeşitlerinin Yerinde Korunması ve Pazarlanması Projesi’ kapsamında, lezzetiyle ün salmış coğrafi zenginliklerden Gülnar nohudunun ekimi gerçekleştirildi. Gülnar’ın Bereket Mahallesi’nde startı verilen proje ile hem asırlık ata tohumlarının gelecek nesillere aktarılması hem de üreticilerin girdi maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor. 10 Üreticiye 600 Kilogram Nohut Tohumu Dağıtıldı Projenin Gülnar ayağında, Bereket Mahallesi’nde üretim yapan 10 üreticiye toplam 600 kilogram yerel nohut tohumu desteği sağlandı. Dağıtılan bu özel tohumlarla birlikte, ilçede 50 dekarlık bir alanda nohut üretimi yapılması planlanıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yapan Gıda Mühendisi Dilara Aytuttu, yerel tarımı güçlendirmek adına kararlı adımlarla ilerlediklerini belirterek şu bilgileri paylaştı: "2020 yılında başlattığımız bu anlamlı proje ile bugüne kadar toplam 91 üreticimize ulaştık ve 455 dekarlık bir alanda üretime doğrudan katkı sunduk. Temel amacımız, bu topraklara ait yerel nohut çeşitlerimizi korumak ve kırsalda üretimin sürdürülebilirliğini sağlamaktır." "Komşusunun Dumanında Pişen" Eşsiz Bir Lezzet Gülnar nohudunun bölge için sadece bir tarım ürünü değil, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu ifade eden Bereket Mahalle Muhtarı Ünal Cin, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e teşekkürlerini iletti. Unutulmaya yüz tutmuş asırlık tohumların yeniden canlandığını vurgulayan Muhtar Cin, şu ifadeleri kullandı: "Bugün ekmiş olduğumuz yerel tohumlar, yarının sofralarında yer alacak. Gülnar nohudunun en büyük özelliği, tabiri caizse komşusunun dumanında pişebilecek kadar çabuk yumuşaması ve aşırı lezzetli olmasıdır. Bu atalık tohumu daha da çoğaltıp yaygınlaştırmak amacıyla İstanbul’daki profesyonel bir firmaya da numuneler gönderdik." Muhtar Cin ayrıca, Büyükşehir Belediyesi’nin bölgeye sadece tohum değil; fidan, küçükbaş hayvan (keçi), badem ve ceviz soyma makinesi ile üzüm sıkma makinesi gibi pek çok ekipman desteği de sağladığını sözlerine ekledi. Üreticinin Maliyeti Azalıyor, Kırsal İstihdam Güçleniyor Projeden yararlanan Gülnarlı çiftçiler de yerel tohum desteğinin bütçelerine ve üretime olan olumlu etkilerinden memnun. Çiftçi Iraz Kılınç: "Bu destekler sayesinde hem en büyük giderimiz olan girdi maliyetlerimiz azalıyor hem de üretim hacmimiz katlanıyor. Köyümüzde tarımın bitmemesi için bu destekler hayati önem taşıyor." Çiftçi Habibe Aşık: "Bu tarlalarda bizim emeğimiz ve geleceğe dair umudumuz var. Gülnar nohudunu hem satıp gelir elde ediyoruz hem kendimiz tüketiyoruz hem de samanını hayvanlarımıza yem yapıyoruz. Yani ürünün her şeyini değerlendirebiliyoruz." Çiftçi Arif Cin: "Çocukluğumuzun o doğal, yerel nohut tohumunu yeniden tarlalarımızda görmek çok güzel. Büyükşehir’in verdiği nohutlar şimdiden 5 dönümlük arazimizi kapladı. Bizim için çok güzel bir gelir kapısı oluyor." Mersin Büyükşehir Belediyesi, yerel tohumların korunması ve akıllı tarım uygulamalarıyla Mersin genelindeki üreticilere can suyu olmaya önümüzdeki dönemlerde de devam edecek.

Başkan Seçer "Üretmezsek Tükeniriz" Konferansına Katıldı Haber

Başkan Seçer "Üretmezsek Tükeniriz" Konferansına Katıldı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla; Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Konferansta alanında uzman isimler; Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta; tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen konferansa; Başkan Seçer’in yanı sıra; siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, Meclis üyeleri, muhtarlar, Mersin Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve üreticiler katıldı. Başkan Seçer: “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum” Konuşmasına Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanılan okul saldırılarında yaşamını yitirenleri anarak başlayan Başkan Seçer, “Kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bu konu dileklerle, temennilerle geçiştirecek bir konu değil. Çok önemli bir sosyal sorunla karşı karşıya olduğumuzu da görmemiz gerekiyor. Sadece orada bir çocuğun, dengesini yitirmiş bir aklın ortaya koyduğu bir olay değil. Dünyadaki gelişmelerin, bunun ülkemize yansımalarının, parlamentonun çalışmalarının, çıkartılan yasaların, iktidarın bu konu karşısındaki tutumunun bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğini, yöneticilerin özellikle sosyal meselelerde çağımız gerçekleriyle hareket etmesini temenni ediyorum” sözlerine yer verdi. “Tarım denilince akla Mersin gelir” Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini belirtti. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasıla’da (GSMH) payının diğer sektörlere göre çok düşük olduğunun altını çizen Seçer, “Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi” dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, “Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘Olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz” diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. “İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım” Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, “Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım” diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. “İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez” Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, “Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazı’nın yarattığı tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle” diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. “Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun” Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, “Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz” dedi. “Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık” ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, “Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor” dedi. “Tarım destekleri bizim için sosyal politikadır” Büyükşehir’in, sosyal politikalar konusunda tüm Türkiye’de adından söz ettirdiğine dikkat çeken Seçer, “Bunu sadece biz söylemiyoruz, Türkiye söylüyor. Türkiye’deki yerel yönetimler Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal politikalar konusundaki başarılarını biliyor ve iş birliği yapmak istiyor. Biz de bunu memnuniyetle gerçekleştiriyoruz” diye belirtti. Konuşmasına; “Tarım destekleri bizim için sosyal politikadır” şeklinde devam eden Seçer, iktidar tarafından belediyelere yöneltilen ‘Herkes kendi işini yapacak’ eleştirilerine de yanıt vererek, “Üreticilerden bir örnek vereyim; her yıl bizden onlarca kilometre HDPE ve çelik boru talebi oluyor. Siz bunu devletin farklı kurumlarından karşılayabiliyorsanız neden bizden talepte bulunasınız. Demek ki böyle bir boşluk var. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin tarım konusunda destek oranı her geçen gün katlanarak artırıyorsa, bu talepten ve ihtiyaçtan kaynaklıdır” ifadelerine yer verdi. “Zirai donda da yurttaşlarımızın yanında olduk” Geçtiğimiz dönemde yaşanan tarımsal ve zirai don olayını hatırlatan Seçer, Büyükşehir ekiplerinin sahaya inerek, tespitler ve bütçe hesaplamasını yaptığından söz ederek, tarımsal ve zirai dondan zarar gören yurttaşlara gerekli malzeme desteği yaptıklarını ve yaraları sardıklarını söyledi. Yine geçtiğimiz günlerde kırsal bölgelerde yaşanan yağışlara da dikkat çeken Seçer, “Yıllardır hiç böyle yağış olmamıştı. Çukurova’da 50 yıldır böyle bir yağış rejimi olmadı ama bu sefer oldu. Tabandaki su seviyesi yükseldi, nehirler, dereler dolu dolu akıyor. Artezyenler, yaptığımız sondajlar önceden 50 metreden çıkıyorsa, şimdi 5 metreden çıkıyor. Bunlar iyi ve güzel. Su olacak ki üretim olacak” dedi. İktidara da seslenen Seçer, belediyelerin ve belediye başkanlarının halka en yakın kurumlar olduğuna dikkat çekerek, belediye başkanının da halkın desteği ve oyuyla gelmiş siyasetçiler olduğunu kaydetti. Seçer, “Yurttaşın başı ya da dişi ağrırsa belediye başkanı bilir. Tarımcının, esnafın sorunu olur; hangi sektör olursa olsun o sorunlarla yüzleşmek, onlarla baş etmek zorundadır ve onlara destek olmak zorundadır. Her şey Ankara’dan olmaz. Şimdi tam tersi yapılıyor, yerel yönetimlerin yetkileri kısıtlanıyor. Gönül ister ki yerelden yönetim daha güçlensin. Yasalar düzenlensin. Elbette eksik ya da açık kalan benim de eleştirdiğim mevcut belediyeler kanunu ile yerel yönetimler kanununun çok eksiği olabilir ama belediyeler daha güçlü olacak. Belediyelerimize güveneceğiz” ifadelerine yer verdi. Belediye başkanlarının halkın seçtiği ve partisinden öte çoğu zaman ismine, hizmetine oy verdiği, güvendiği ve saygı duyduğu isimler olduğunun altını çizen Seçer, “Onun için belediyelerin daha çok güçlenmesi lazım. Belediyelerin her tarafa eli uzanabilir” dedi. Üreticilere vermiş oldukları desteklerden dolayı Seçer salonda alkışlandı ve bunun üzerine “Bana karşı olan şefkatinizden, sevginizden, saygınızdan dolayı Allah sizden razı olsun. Sizlere layık olabiliyorsam, sizlerin başını öne eğdirmiyorsak ne mutlu bize” diye konuştu. “Arıcıdan balıkçıya, çiftçiden yetiştiriciye kadar herkesi biliyor ve destekliyoruz” Büyükşehir olarak her alanda ve sektörde tarım desteğini devam ettireceklerini kaydeden Seçer, “Arıcıyı da Akdeniz’de balıkçılık yapan balıkçı kardeşimizi de Toroslar’ın tepesinde kıl keçisi yetiştiren Yörük Fatma’yı da ovada inek güden Ayşe’yi de biliyoruz. Bu şehirde her şey var. Çok şükür bizde de imkanlar var. Yem, sulama borusu, fide-fidan ve hayvan desteği vereceğiz” ifadelerine yer verdi. ‘Hadi Gel köyümüze Destek Verelim’ projesinin muazzam bir proje olduğuna değinen Seçer, projenin 6. yılının bittiğinden söz ederek, “9 bin damızlık küçükbaş hayvan dağıtıldı. Her yıl sermayesi olmayan, hayvancılığı bilmeyen 60 aile işletme sahibi oldu ve çark kendiliğinden dönüyor. Bunun gibi projelere ihtiyacımız var. Bu destekler seçimden seçime ya da oy için değil. Gerçekten o kent ve o bölge için uygun olan, sürdürülebilir olan, insanlara sürekli ekmek getirebilecek, kazanç kapısı olabilecek projeleri Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çalışması lazım” diyerek hizmetlerin oy için değil, yurttaşlar için yapılması gerektiğine değindi. Çakır: “Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir güç alanı haline geliyor” MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise konuşmasında, bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programında artık sadece tarımı değil; tarımın geleceğini ve gıdanın kaderini de konuşacaklarının altını çizerek, meselenin sadece Türkiye’nin meselesi olmadığına değindi. Tarımın sadece bir sektör değil, bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu da kaydeden Çakır, Akdeniz havzasında yer alan diğer ülkelerin de benzer risklerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek ortak akıl ile üretimi işaret etti. Sürdürülebilir tarım modelinde Mersin’in bu dönüşümün öncüsü olabileceğini kaydeden Çakır, “Toprağıyla, iklimiyle, üretim kültürüyle ve lojistik gücüyle bu şehir sadece üretimin değil, akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilir. Bunun için birlikte hareket etmek zorundayız. Bizler üretimin sürdürülebilirliği, üreticinin korunması, tarımın geleceğe hazırlanması için bu sürecin takipçisi olacağız. Çünkü biliyoruz ki; üretmezsek tükeniriz ama israf edersek de kaybederiz. Plansız üretirsek de geleceğimizi riske atarız” dedi ve organizasyonda emeği geçen kurumlara teşekkürlerini iletti. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler bağlamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi. Konuşmalar öncesinde geçmiş yıllarda düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferanslarından söz eden Ali Ekber Yıldırım, çeşitli yönlerden tarımın ele alınmasının önemine değindi. Ülkedeki ekonomik gelişmeleri hatırlatan Yıldırım; tarımın geleceğini, çiftçilere yansıyan etkileri ve tarım kenti Mersin’in durumunu değerlendirdi. Açıl Sezen konuşmasında; ilk defa sadece tarım odaklı bir toplantıda ekonomiyi, ülkede ve dünyadaki gelişmeleri yorumlayacağını vurgulayarak günümüz şartlarının değerlendirmelerini yaptı. Türkiye’nin geleceğe hazırlanmak zorunda olduğunun altını çizen Sezen, özellikle jeopolitik kırılma döneminde yeni üretim modellerinin ve üreticilere desteklerin önemini anlattı. Üretimin, pazarın ve tedarik zincirinin zenginleştirilmesi gerektiğine değinen Sezen, yerel yönetimlerden merkezi hükümete kadar her kademenin üreticilere destekte bulunması gerektiğini vurguladı. Ali Ekber Yıldırım’ın tarımda son yıllardaki gelişmeler, enerji sistemleri ve tedarik zincirleri hakkında sorusu üzerine konuşan İrfan Donat ise; son 30 yılın meteorolojik verileri ışığında iklim etkisinin tarım üzerindeki etkilerini detaylandırdı. Çiftçilerin girdi maliyetlerine değinen Donat, özellikle Orta Doğu coğrafyasında yaşanan savaşlar sonrasında yaşanan maliyet artışlarını üreticiler açısından değerlendirdi. Mersin kapsamında konuşan Donat, lojistik açısından avantajlar söz konusu olsa da üreticilerin katlanan maliyetlerle yüzleşmek zorunda kalacağının altını çizdi. Yeni üretim modellerinin çağa ayak uydurmaya başlayacağını söyleyen Donat, teknolojik gelişmelere adaptasyonun gerekliliğinden söz etti. Mersin’in gelişmiş bir kent olduğunu belirten Donat, üretim kadar katma değerin de önemli olduğuna değinerek markalaşmanın da kent için kritik olduğunu söyledi. Soru cevap bölümü ile devam eden konferansta, katılımcılar sorularını uzmanlara yönelttikten sonra, Büyükşehir tarafından kendilerine sağlanan tarımsal destekler için de teşekkürlerini ilettiler. Program toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Mersinli Üretici Kadınlara "Gıda Okuryazarlığı" Eğitimi Haber

Mersinli Üretici Kadınlara "Gıda Okuryazarlığı" Eğitimi

Mersin Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerdeki kadın üreticileri desteklemeye devam ediyor. Toroslar Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de düzenlenen “Gıda Okuryazarlığı Eğitimi” ile kadınlar, etiket okumadan muhafaza tekniklerine kadar üretimin tüm püf noktalarını öğrendi. ​Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, kadın emeğini profesyonel üretimle buluşturmak amacıyla eğitim ataklarını sürdürüyor. Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğiyle eski bir köy okulundan dönüştürülen Hamzabeyli Köyümüz Atölye, bu kez kadın üreticilerin gıda mevzuatına hakimiyetini artırmak için kapılarını açtı. ​Hamzabeyli Köyümüz Atölye: Üretimin Yeni Merkezi ​Açıldığı günden bu yana Toroslar ilçesindeki kadınların uğrak noktası haline gelen atölyede, gıda mühendisleri Dilara Aytuttu ve Tuğba Karakış tarafından kapsamlı bir sunum yapıldı. Eğitimde, kadın üreticilerin pazar standartlarına uygun ve güvenilir gıda üretimi yapabilmeleri için gerekli olan teknik detaylar paylaşıldı. ​Eğitimde Öne Çıkan Başlıklar: ​Etiket Okuma ve Hazırlama: Mevzuata uygun gıda ismi kullanımı ve içerik listesi oluşturma. ​Tarih Farkları: Üretim tarihi (ÜT), son kullanma tarihi (SKT) ve tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) arasındaki kritik farklar. ​Ambalaj ve Muhafaza: Ürünlerin raf ömrünü uzatan paketleme şartları ve saklama teknikleri. ​Alerjen Bilgisi: Tüketici sağlığı için hayati önem taşıyan alerjen uyarılarının etikette belirtilmesi. ​Tüketici Güveni İçin Profesyonel Destek ​Daha önce personel hijyeni, makine kullanımı ve iş güvenliği konularında eğitim alan kadınlar, bu yeni programla birlikte ürettikleri gıdaların "güvenilir gıda" statüsü kazanması için dikkat etmeleri gereken yasal süreçleri öğrendi. Büyükşehir bünyesindeki uzmanlar, doğru etiketleme ve şeffaf içeriğin tüketici güvenini kazanmadaki en büyük anahtar olduğunu vurguladı. ​Zeynep Durmaz: “Eğitimlerimiz Devam Edecek” ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Bitkisel Destekleme Şube Müdürü Zeynep Durmaz, projenin amacını şu sözlerle özetledi: ​"Kadınlarımız bu eğitimle ürettikleri gıdanın nasıl 'güvenilir' hale geleceğini öğrendiler. Etikette içerik nasıl yazılmalı, alerjen nedir, tarih farkları nelerdir gibi soruların yanıtlarını aldılar. Bu sayede ürettikleri ürünler tüketici nezdinde tam güven sağlayacak. İlerleyen süreçte bu eğitimleri tüketici bazlı olarak da yaygınlaştıracağız." ​Kırsal Kalkınmada Kadın İmzası ​Mersin Büyükşehir Belediyesi, üretim sürecinin her aşamasında kadınların yanında yer alarak kırsal kalkınmayı desteklemeyi hedefliyor. Hamzabeyli ve çevre mahallelerdeki kadınlar, aldıkları bu eğitimler sayesinde hem aile ekonomilerine katkı sağlıyor hem de Mersin’in yerel lezzetlerini profesyonel standartlarda sofralara ulaştırıyor.

Kompost Üretim Tesisinde Atık Yok, Doğaya Dönüş Var Haber

Kompost Üretim Tesisinde Atık Yok, Doğaya Dönüş Var

Mersin Büyükşehir Belediyesi, çevre dostu uygulamalarıyla sıfır atık hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Akdeniz ilçesi Sarıibrahimli Mahallesi’nde bulunan Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi bünyesindeki kompost üretim tesisinde, evsel nitelikli organik atıklar, toprak iyileştirici ürüne dönüştürülerek çevreye geri kazandırılıyor. Büyükşehir 2024 yılından bu yana 835 ton organik atığı işleyerek doğaya geri kazandırdı. Büyükşehir Belediyesi, “İsraf Etmiyoruz, Kompost Yapıyoruz” yaklaşımıyla ekolojik dengenin korunması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; meyve-sebze atıkları, park ve bahçe budama atıkları, çay ve kahve posaları ile mezbahane atıkları gibi farklı içeriklere sahip organik atıklar ön fiziksel işlemlerin ardından doğal yollarla komposta dönüştürülüyor. Sıfır atık felsefesi ve doğa temelli atık yönetimini esas alan Büyükşehir Belediyesi bugüne kadar işlediği 835 ton organik atık sayesinde hem depolama sahasına giden atık miktarını azalttı hem de toprağın verimini artıran doğal bir ürün elde etti. Üretilen kompostlar, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı birimlerin koordinasyonunda bitki ekim-dikim ve peyzaj çalışmalarında kullanılırken, aynı zamanda Büyükşehir tarafından düzenlenen etkinliklerde vatandaşlara dağıtılıyor. Büyükşehir, sıfır atık bilinciyle çevre dostu uygulamalarına devam edecek. Dr. Altun “Kompost üretim sürecine başladığımız günden bu yana 835 ton organik atığı işledik” Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’nda Sıfır Atık Yönetimi ve Denetimi Şefi olarak görev yapan Dr. Zeki Altun, kompost üretim süreci hakkında bilgi vererek, “2024 yılı itibarıyla kompost üretim tesisimizde işleme alınan organik atıklar; öncelikle ön fiziksel işlemlerden geçirilmekte, ardından yığınlar halinde biyolojik dönüşüm sürecine bırakılarak doğal yollarla komposta dönüştürülmektedir. “İsraf Etmiyoruz, Kompost Yapıyoruz” sloganıyla sürdürdüğümüz bu çalışmalar kapsamında; sıfır atık felsefesi ve doğa temelli atık yönetimi uygulamalarını esas alarak sürdürülebilir bir yaşamı önceliklendiriyoruz. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı olarak, kompost üretim sürecine başladığımız günden bu yana; meyve-sebze atıkları, park ve bahçe budama atıkları, çay-kahve posası ve mezbahane atıkları gibi farklı içeriklere sahip en az 835 ton organik atığı işleyerek sıfır atık kapsamında değerlendirmiş bulunuyoruz” dedi. “İsraf Etmiyoruz, Kompost Yapıyoruz” yaklaşımıyla çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” Kompost üretiminin hem atık miktarını azalttığını hem de toprağın verimini artırdığını ifade eden Dr. Altun, “Bu süreç aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadeleye de katkı sağlıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak; ekolojik dengenin korunması ve sürdürülebilir, sağlıklı bir yaşamın desteklenmesi amacıyla “İsraf Etmiyoruz, Kompost Yapıyoruz” yaklaşımıyla çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Tüm vatandaşlarımızı organik atıklarını ayrıştırmaya ve sıfır atık hareketine destek olmaya davet ediyoruz. Unutmayalım ki atık doğru yönetildiğinde değerli bir kaynaktır” ifadelerine yer verdi.

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor Haber

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor

Üreticilere destekleri ve yerel kalkınmaya katkılarıyla kentin adından söz ettiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, kısa bir süre önce Hamzabeyli Mahallesi’nde hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında, kentten gelen kadınlara yönelik ilk atölyeyi başlattı. Kadınların katılımı ile gerçekleştirilen eğitimde; Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı işlenerek, kurutma yöntemleri teknik detaylarıyla anlatıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde; Toroslar ilçesinde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede verilen eğitimde, uzman personel ve profesyonel ekipmanlar eşliğinde kurutma işlemleri gerçekleştirildi. Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutularak tüketime hazır hale getiriliyor Gıda Mühendisleri eşliğinde gerçekleştirilen atölyede, Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalları, uygun ölçülerde dilimlenerek kurutma ekipmanlarında fırınlanıyor. Yapılan işlemin ardından tüketime hazır olan ürünler, belli gramajlarda paketlenerek etiketleniyor. Atölyeye katılan yurttaşlar teknik detayları öğrenmenin yanı sıra, satış ve tanıtım hakkında da bilgi sahibi oluyor. Portakalları tüm bu işlemlerden geçirerek hazırlayan katılımcılar, doğal bir lezzeti el emeği ile üretmiş olmanın memnuniyetini yaşıyor. Mersin’in yerel ürünlerini tanıtmak, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilere katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen projede, eğitimlerin yapıldığı alanda iş güvenliği ve sağlığı hakkında bilgiler de veriliyor. Katılımcılara üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler, güvenli çalışma yöntemleri ve koruyucu ekipman kullanımı hakkında detaylı bilgilendirme yapılıyor. Mersin’in yerel lezzetlerini, katma değeri yüksek ürünler haline getirmeyi amaçlayan eğitimlerde, tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması da hedefleniyor. Atölye alanında, üretime yönelik geniş bir teknik altyapı bulunuyor Atölyede kurulu olan alan ve makine ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve üretim faaliyetleri kapsamında değerlendirilerek yurttaşların hizmetine sunuluyor. Atölye alanında; kan portakalı işlemlerinde kullanılan araçların yanı sıra, hamur yoğurma ve yufka makinesi, mayalı ürün ve erişte üretim ekipmanları, reçel, marmelat ve nar ekşisi yapımında kullanılan pişirme kazanları gibi geniş bir teknik altyapı bulunuyor. Yerel ürünleri tanıtırken sıfır atık yaklaşımını da göz önünde bulunduran eğitimlerde, üretimde atık oluşumunun azaltılması da sağlanıyor. Hamzabeyli başta olmak üzere Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar; kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek, Büyükşehir’e ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeyi kullanmak isteyenler, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlar üzerinden randevu alabilecek. Proje kapsamında; Hamzabeyli ve çevre mahallelerde ikamet eden kadınlara duyuru yapılarak, her ayın son cuma günü teknik eğitimler verilecek. Eğitim programı arasında; Makine Ekipman Kullanımı, İş Sağlığı ve Güvenliği, Personel Hijyeni, Gıda Okuryazarlığı ile Nar Ekşisi Üretimi gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca randevu alan vatandaşlara yönelik; 10 kişilik kontenjanla sınırlı olmak üzere, ayın ilk ve son haftasına denk gelen çarşamba günleri, uygulamalı atölyeler düzenlenecek. Karacan: “Kurutmadaki amacımız, kan portakalının katma değerini daha da artırmak” Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimi hakkında bilgi veren Gıda Teknikeri Ayşegül Tor Karacan, “Atölyedeki amacımız, kan portakalını 12 ay boyunca tüketilebilir katma değeri daha da yüksek bir ürüne dönüştürmek. Atölyeye katılan vatandaşlarımız kentten kırsala gelerek, kan portakalının yetiştiği ortamı da görme fırsatı buluyor. Atölyemizde ürünlerin yıkanması, dilimleme kalınlıkları, kurutma sıcaklığı ve süresi, paketleme, etiketleme ve muhafaza koşulları ile ilgili teknik bilgiler veriliyor” sözlerini kaydetti. Atölyede profesyonel ekipmanların kullanıldığını sözlerine ekleyen Karacan, “Atölyemiz her yönüyle çok güzel geçti. Genel olarak insanlar çok isteklilerdi ve ‘Bizler de ürün getirip burada üretim yapabilir miyiz?’ diye sordular” dedi. Üretici kadınlar, bölge ekonomisinin ve yerel kalkınmanın bir parçası oluyor Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimine kızı ile birlikte katılarak, niş ürünler hakkında bilgi sahibi olma fırsatı yakaladığını belirten Berrin Gülerer, “Atölyede çok güzel tanıtımlar yapıldı ve kullanacağımız bilgileri aldık. Mersin hakkında bilmediğimiz bir sürü şeyi öğrendik. Tüm kadınlara tavsiye ediyoruz. Böyle etkinlikleri kaçırmayıp katılsınlar. El emeğiyle doğradığımız kan portakallarımızı, fırınlara kendi ellerimizle koyduk. Her şey çok güzeldi. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Tarım sektöründe çalışan ve narenciyeyle ilgilendiğini dile getiren Aysel Oğuz, “Kan portakalı gerçekten bölgemiz için çok önemli bir ürün. Bu ürünün yurt dışında tanıtımı için, elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Ama öncelikle bunu kendi halkımıza tanıtmamız gerekiyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize çok teşekkür ediyorum. Portakalların hangi şartlarda ve nasıl kurutulacağını, özelliklerini çok güzel anlattılar” ifadelerini kullandı. Atölyenin eğitici olduğu kadar eğlenceli de geçtiğini belirten Selin Tandik, “Kan portakalı gibi niş bir ürünün, kurutma aşamasıyla yeni bir ürüne dönüştürülmesi ve bundan gelir elde edilmesi gerçekten çok güzel. Böyle bir ortamın belediye tarafından sağlanıp desteklenmesi de çok kıymetli. Köylerdeki yaşamın devam edebilmesi için çok fazla desteğe ihtiyaç var. Desteklenmesi gereken bu projeler için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.

Nergis Projesi Kırsal Kalkınmaya Destek Oluyor Haber

Nergis Projesi Kırsal Kalkınmaya Destek Oluyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı önceleyen örnek projeleri, üreticinin yüzünü güldürmeye ve aile ekonomilerine destek olmaya devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından bu kapsamda yürütülen ‘Nergis Soğanı Dağıtım Projesi’nden faydalanan üreticiler, mis kokulu nergis çiçeklerini hasat ediyorlar. Tarsus’a bağlı Kaklıktaşı Mahallesi’nde ekilen soğanlardan çıkan nergisler; kadınlar tarafından toplanıyor, demetleniyor ve yurdun dört bir tarafına ulaştırılıyor. Geçtiğimiz günlerde Tarsus Pirömerli Mahallesi’nde 4.’sü düzenlenen ve binlerce kişinin katıldığı ‘Nergis Şenliği’ ile ürünün tanıtılmasında ve bölgenin kalkınmasında önemli hizmet sunan Mersin Büyükşehir Belediyesi, sulama suyu imkanının kısıtlı olduğu kırsal bölgelerde ve özellikle atıl vaziyette duran arazilerde nergis yetiştirilmesiyle, ekonomiye ciddi oranda artı değer kazandırılmasına öncülük ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Nergis Soğanı Dağıtım Projesi’ öncesinde çok az sayıda kişinin nergis üretimi yaptığı Tarsus’un kırsal mahallelerinde, üreticilerin desteklenmesi ve özellikte de ‘Nergis Şenliği’nin hem yurt içinde, hem de yurt dışında duyulmasıyla ürünün üretim miktarı oldukça arttı. Şeker: “Nergisi, bölgemizin marka değeri haline getirmeyi hedefliyoruz” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Pembegül Şeker, nergisin katma değerinin her geçen gün arttığını vurgulayarak, “Yürütmüş olduğumuz ‘Nergis Soğanı Dağıtım Projesi’ kapsamında, 2020-2025 yılları arasında 356 üreticimize yüzde 80 hibeli 626 bin 336 adet nergis soğanı dağıtımı gerçekleştirildi. 2025 yılında Mersin genelinde 60 üreticiye, kişi başı 1500 adet olmak üzere, toplamda 90 bin adet nergis soğanı verildi” dedi. Uygulanan proje sayesinde; özellikle atıl durumda bulunan taşlık arazilerin tarıma kazandırılmasının yanı sıra, nergisin düşük girdi maliyetli ve yüksek katma değere sahip olmasının kırsalda önemli bir gelir kaynağı oluşturduğunu vurgulayan Şeker, “Üreticilerimizle birlikte nergis hasadını gerçekleştiriyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak sadece nergis soğanı dağıtmakla kalmayıp; düzenlediğimiz nergis şenlikleriyle de üreticilerimizin emeğini görünür kılıp, kırsal kalkınmayı sosyal ve kültürel etkinliklerle destekliyor ve nergisi bölgemizin marka değeri haline getirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Muhtar Işık: “Atıl arazilerimizi, nergis soğanı ekerek değerlendiriyoruz” Tarsus Kalklıktaşı Mahallesi Muhtarı Kamuran Işık, “Şu sıralar nergis hasadını gerçekleştiriyoruz. Başkanımız Vahap Seçer, dördüncüsü düzenlenen festivalde çok büyük katkıda bulundu. Nergisi bu sayede tüm Türkiye tanıdı. Büyükşehir nergis soğanı dağıtmadan önce üretim bu kadar yoktu. Şimdi üretim en az 10 katına çıktı. Bizim burada sulama suyu olmadığı için arazilerimiz atıl durumdaydı. Bu arazilere şimdi nergis ekiyor ve bu kış günü gelir elde ediyoruz” dedi. Kış şartlarında üreticiye gelir Nergis üreticisi kadınlardan Ferda Bostan da atıl vaziyetteki arazisini nergis üretimiyle değerlendirdiğini söyleyerek, “Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. 2024 senesinde de kişi başı birer çuval nergis soğanı verdiler. Böylece kullanılmayan arazilerimiz değerlendi. Çok memnunuz. Bu iş sadece Tarsus’a değil, çevre illere de yayıldı. Ülke ekonomisine de büyük bir katkısı oldu. Kış gibi zorlu bir mevsimde yaptığımız üretim, bizlere de gelir sağlıyor” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.