Hava Durumu

#Mersin Büyükşehir Belediyesi

Kırsal Haber - Mersin Büyükşehir Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mersin Büyükşehir Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Seçer "Üretmezsek Tükeniriz" Konferansına Katıldı Haber

Başkan Seçer "Üretmezsek Tükeniriz" Konferansına Katıldı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, tarımın geleceğini konuşmak ve sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla; Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Akdeniz İhracatçılar Birliği (AKİB), Mersin Ziraat Odası, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şubesi ve TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şubesi iş birliğinde bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programına katıldı. Konferansta alanında uzman isimler; Finans Gazetecisi Açıl Sezen, Tarım ve Gıda Editörü İrfan Donat ve Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım konuşmacı olarak yer aldı. Dünyada yaşanan gelişmelerin tarım ekseninde değerlendirildiği konferansta; tarım kenti Mersin’in durumu, tarımdaki sorunlara çözüm önerileri ve tarımın geleceği konuşuldu. Paydaşların iş birliğinde verimli bir konferans serisinin oluşması takdir edilirken, kurumlar arası iletişimin kentteki gücüne dikkat çekildi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen konferansa; Başkan Seçer’in yanı sıra; siyasi parti temsilcileri, tarım, ziraat, ticaret, sanayi, gıda ve hayvancılık alanındaki oda, birlik, konsey, kooperatif ve dernek başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, Meclis üyeleri, muhtarlar, Mersin Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve üreticiler katıldı. Başkan Seçer: “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum” Konuşmasına Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanılan okul saldırılarında yaşamını yitirenleri anarak başlayan Başkan Seçer, “Kaybettiğimiz canlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Bu konu dileklerle, temennilerle geçiştirecek bir konu değil. Çok önemli bir sosyal sorunla karşı karşıya olduğumuzu da görmemiz gerekiyor. Sadece orada bir çocuğun, dengesini yitirmiş bir aklın ortaya koyduğu bir olay değil. Dünyadaki gelişmelerin, bunun ülkemize yansımalarının, parlamentonun çalışmalarının, çıkartılan yasaların, iktidarın bu konu karşısındaki tutumunun bir kez daha gözden geçirilmesi gerektiğini, yöneticilerin özellikle sosyal meselelerde çağımız gerçekleriyle hareket etmesini temenni ediyorum” sözlerine yer verdi. “Tarım denilince akla Mersin gelir” Tarım denilince akla Türkiye ve Türkiye’de de Mersin’in geldiğini söyleyen Seçer, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu, gelişmelerle sanayi ve teknolojiye de yatırımların artırıldığını ancak tarımsal anlamda Türkiye’nin biraz gerilediğini belirtti. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasıla’da (GSMH) payının diğer sektörlere göre çok düşük olduğunun altını çizen Seçer, “Tarımın payı, yüzde 10-12’lerden, 5-6 seviyelerine geriledi. Türkiye’nin cirosunda tarımsal üretimin payı rakamsal olarak düşük olabilir ama tarım Türkiye’nin önemli bir milli güvenlik meselesi haline geldi” dedi. Tarımın aynı zamanda önemli bir sosyal sektör de olduğunu vurgulayan Seçer, “Her 4 kişiden 1’inin geçindiği, direkt ya da dolaylı olarak çalıştığı, evinin rızkını çıkarttığı bir sektörü elinizin tersiyle itemezsiniz, ‘Olursa olur, olmazsa olmaz’ bir sektör olarak değerlendiremezsiniz” diyerek, tarım konusunda da çağa ayak uydurarak sanayi ve teknoloji ile bütünleştirmek gerektiğini söyledi. “İyi sanatçılar, bilim insanları yetiştirebilmemiz için kendi kendine yeten bir ülke olmamız lazım” Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ sözünü hatırlatan Seçer, “Bu düsturla elbette ki çocuklarımıza iyi eğitim verdireceğiz, iyi bilim insanları, mühendisler, şairler, sanatçılar yetiştireceğiz. Çünkü dünyada bizi maruf yapacak, dünyada bizi tanıtacak olan bunlardır. Ama bütün bunların olabilmesi için de kendimize yeten bir ülke, karnımızı doyurabilecek bir üretimin olması lazım. Jenerasyonların sağlıklı devamı için bir tarımsal üretimin ve güçlü bir gıda sektörünün olması lazım” diyerek bunlar olmazsa güçlü bir toplumun var olamayacağını söyledi. “İktidarlar dünyadaki gelişmelere yönelik önlemler almazsa tarım gibi hayati sektörler devam edemez” Dünyada yaşanılan gelişmelerin Türkiye’yi etkilediğini ve bu gelişmelere önlemler alınmasının önemli olduğunu ifade eden Seçer, “Jeopolitik kırılmalar, savaşların etkileri ve savaşlar dolayısıyla alınan kararlar oluyor. Bu üretimi ve lojistiği etkiliyor. İran, İsrail ve Amerika savaşında Hürmüz Boğazı’nın yarattığı tehditler nedeniyle petrol geçiş yapamadı, fiyatları arttı. Petrol demek hayatın ta kendisi demek. Su nasıl hayatın ta kendisiyse; yaptığımız tarımsal üretim, domates, buğday, mısır, meyve aklınıza ne gelirse hayatın ta kendisi ise şu anda da enerji böyle” diyerek, petrol fiyatları nedeniyle her sektörün etkilenmesinin yanı sıra belediyelerin, devletlerin dahi maliyetlerinin arttığını vurguladı. İktidarların bu gelişmeleri öngörüp önlemler alması gerektiğini hatırlatan Seçer, önlem alınmazsa tarım gibi hayati sektörlerde üretimin devam etmesinin mümkün olmayacağını söyledi. “Mersin’in yüzde 20’si tarımsal üretime uygun” Mersin’in yüz ölçümünün yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu ve bunun yaklaşık 3 milyon 330 bin dönüme denk geldiğini ifade eden Seçer, “Bunun yarısı da sulanabiliyor. Su demek ürün fazlalığı, ürün artışı ve kalite artışı demek. Anamur’a gidin, orada tropikal meyve yetiştirin, Tarsus’a gelin incir, zeytin yetiştirirsiniz, Mut’ta kayısı var, aşağı ovaya inersiniz örtü altı domates ve biber var. Allah daha ne verecek güzel Mersinime? Her şeyi yapabiliriz” dedi. “Tarıma bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık” ‘Çalışırsak elimizden hiçbir iş kurtulmaz’ anlayışıyla çalıştıklarına dikkat çeken Seçer, çiftçi ve ziraatçı olduğuna da değinerek, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geldiği günden bu yana bu gerçekle belediye başkanlığı yaptığına dikkat çekti. Büyükşehir tarafından tarımsal desteklere ayrılan bütçenin ciddi oranda artırıldığını belirten Seçer, “Geçtiğimiz yıl 215 milyon destek bütçesi ayırmıştık, bu yıl yüzde 71 artışla 367 milyon TL ayırdık. Oysa bizim kümülatif bütçemizde bu kadar artış olmadı. Bir önceki yılın bütçesine göre Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 30 civarında artışı oldu. Ama tarımsal destekler farklı. Çünkü girdi fiyatları her geçen gün artıyor” dedi. “Tarım destekleri bizim için sosyal politikadır” Büyükşehir’in, sosyal politikalar konusunda tüm Türkiye’de adından söz ettirdiğine dikkat çeken Seçer, “Bunu sadece biz söylemiyoruz, Türkiye söylüyor. Türkiye’deki yerel yönetimler Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal politikalar konusundaki başarılarını biliyor ve iş birliği yapmak istiyor. Biz de bunu memnuniyetle gerçekleştiriyoruz” diye belirtti. Konuşmasına; “Tarım destekleri bizim için sosyal politikadır” şeklinde devam eden Seçer, iktidar tarafından belediyelere yöneltilen ‘Herkes kendi işini yapacak’ eleştirilerine de yanıt vererek, “Üreticilerden bir örnek vereyim; her yıl bizden onlarca kilometre HDPE ve çelik boru talebi oluyor. Siz bunu devletin farklı kurumlarından karşılayabiliyorsanız neden bizden talepte bulunasınız. Demek ki böyle bir boşluk var. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin tarım konusunda destek oranı her geçen gün katlanarak artırıyorsa, bu talepten ve ihtiyaçtan kaynaklıdır” ifadelerine yer verdi. “Zirai donda da yurttaşlarımızın yanında olduk” Geçtiğimiz dönemde yaşanan tarımsal ve zirai don olayını hatırlatan Seçer, Büyükşehir ekiplerinin sahaya inerek, tespitler ve bütçe hesaplamasını yaptığından söz ederek, tarımsal ve zirai dondan zarar gören yurttaşlara gerekli malzeme desteği yaptıklarını ve yaraları sardıklarını söyledi. Yine geçtiğimiz günlerde kırsal bölgelerde yaşanan yağışlara da dikkat çeken Seçer, “Yıllardır hiç böyle yağış olmamıştı. Çukurova’da 50 yıldır böyle bir yağış rejimi olmadı ama bu sefer oldu. Tabandaki su seviyesi yükseldi, nehirler, dereler dolu dolu akıyor. Artezyenler, yaptığımız sondajlar önceden 50 metreden çıkıyorsa, şimdi 5 metreden çıkıyor. Bunlar iyi ve güzel. Su olacak ki üretim olacak” dedi. İktidara da seslenen Seçer, belediyelerin ve belediye başkanlarının halka en yakın kurumlar olduğuna dikkat çekerek, belediye başkanının da halkın desteği ve oyuyla gelmiş siyasetçiler olduğunu kaydetti. Seçer, “Yurttaşın başı ya da dişi ağrırsa belediye başkanı bilir. Tarımcının, esnafın sorunu olur; hangi sektör olursa olsun o sorunlarla yüzleşmek, onlarla baş etmek zorundadır ve onlara destek olmak zorundadır. Her şey Ankara’dan olmaz. Şimdi tam tersi yapılıyor, yerel yönetimlerin yetkileri kısıtlanıyor. Gönül ister ki yerelden yönetim daha güçlensin. Yasalar düzenlensin. Elbette eksik ya da açık kalan benim de eleştirdiğim mevcut belediyeler kanunu ile yerel yönetimler kanununun çok eksiği olabilir ama belediyeler daha güçlü olacak. Belediyelerimize güveneceğiz” ifadelerine yer verdi. Belediye başkanlarının halkın seçtiği ve partisinden öte çoğu zaman ismine, hizmetine oy verdiği, güvendiği ve saygı duyduğu isimler olduğunun altını çizen Seçer, “Onun için belediyelerin daha çok güçlenmesi lazım. Belediyelerin her tarafa eli uzanabilir” dedi. Üreticilere vermiş oldukları desteklerden dolayı Seçer salonda alkışlandı ve bunun üzerine “Bana karşı olan şefkatinizden, sevginizden, saygınızdan dolayı Allah sizden razı olsun. Sizlere layık olabiliyorsam, sizlerin başını öne eğdirmiyorsak ne mutlu bize” diye konuştu. “Arıcıdan balıkçıya, çiftçiden yetiştiriciye kadar herkesi biliyor ve destekliyoruz” Büyükşehir olarak her alanda ve sektörde tarım desteğini devam ettireceklerini kaydeden Seçer, “Arıcıyı da Akdeniz’de balıkçılık yapan balıkçı kardeşimizi de Toroslar’ın tepesinde kıl keçisi yetiştiren Yörük Fatma’yı da ovada inek güden Ayşe’yi de biliyoruz. Bu şehirde her şey var. Çok şükür bizde de imkanlar var. Yem, sulama borusu, fide-fidan ve hayvan desteği vereceğiz” ifadelerine yer verdi. ‘Hadi Gel köyümüze Destek Verelim’ projesinin muazzam bir proje olduğuna değinen Seçer, projenin 6. yılının bittiğinden söz ederek, “9 bin damızlık küçükbaş hayvan dağıtıldı. Her yıl sermayesi olmayan, hayvancılığı bilmeyen 60 aile işletme sahibi oldu ve çark kendiliğinden dönüyor. Bunun gibi projelere ihtiyacımız var. Bu destekler seçimden seçime ya da oy için değil. Gerçekten o kent ve o bölge için uygun olan, sürdürülebilir olan, insanlara sürekli ekmek getirebilecek, kazanç kapısı olabilecek projeleri Tarım ve Orman Bakanlığı’nın çalışması lazım” diyerek hizmetlerin oy için değil, yurttaşlar için yapılması gerektiğine değindi. Çakır: “Tarım artık sadece üretim değil; stratejik bir güç alanı haline geliyor” MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise konuşmasında, bu yıl 5.’si düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferans serisinin ‘Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği’ başlıklı programında artık sadece tarımı değil; tarımın geleceğini ve gıdanın kaderini de konuşacaklarının altını çizerek, meselenin sadece Türkiye’nin meselesi olmadığına değindi. Tarımın sadece bir sektör değil, bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu da kaydeden Çakır, Akdeniz havzasında yer alan diğer ülkelerin de benzer risklerle karşı karşıya olduğuna dikkat çekerek ortak akıl ile üretimi işaret etti. Sürdürülebilir tarım modelinde Mersin’in bu dönüşümün öncüsü olabileceğini kaydeden Çakır, “Toprağıyla, iklimiyle, üretim kültürüyle ve lojistik gücüyle bu şehir sadece üretimin değil, akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilir. Bunun için birlikte hareket etmek zorundayız. Bizler üretimin sürdürülebilirliği, üreticinin korunması, tarımın geleceğe hazırlanması için bu sürecin takipçisi olacağız. Çünkü biliyoruz ki; üretmezsek tükeniriz ama israf edersek de kaybederiz. Plansız üretirsek de geleceğimizi riske atarız” dedi ve organizasyonda emeği geçen kurumlara teşekkürlerini iletti. Alanında uzman isimler, jeopolitik gelişmeler bağlamında tarımı konuştu Açılış konuşmalarının ardından başlayan ve moderatörlüğünü Ali Ekber Yıldırım’ın yaptığı konferansta, alanında uzman isimler Açıl Sezen ve İrfan Donat konuşmalarını gerçekleştirdi. Konuşmalar öncesinde geçmiş yıllarda düzenlenen ‘Üretmezsek Tükeniriz’ konferanslarından söz eden Ali Ekber Yıldırım, çeşitli yönlerden tarımın ele alınmasının önemine değindi. Ülkedeki ekonomik gelişmeleri hatırlatan Yıldırım; tarımın geleceğini, çiftçilere yansıyan etkileri ve tarım kenti Mersin’in durumunu değerlendirdi. Açıl Sezen konuşmasında; ilk defa sadece tarım odaklı bir toplantıda ekonomiyi, ülkede ve dünyadaki gelişmeleri yorumlayacağını vurgulayarak günümüz şartlarının değerlendirmelerini yaptı. Türkiye’nin geleceğe hazırlanmak zorunda olduğunun altını çizen Sezen, özellikle jeopolitik kırılma döneminde yeni üretim modellerinin ve üreticilere desteklerin önemini anlattı. Üretimin, pazarın ve tedarik zincirinin zenginleştirilmesi gerektiğine değinen Sezen, yerel yönetimlerden merkezi hükümete kadar her kademenin üreticilere destekte bulunması gerektiğini vurguladı. Ali Ekber Yıldırım’ın tarımda son yıllardaki gelişmeler, enerji sistemleri ve tedarik zincirleri hakkında sorusu üzerine konuşan İrfan Donat ise; son 30 yılın meteorolojik verileri ışığında iklim etkisinin tarım üzerindeki etkilerini detaylandırdı. Çiftçilerin girdi maliyetlerine değinen Donat, özellikle Orta Doğu coğrafyasında yaşanan savaşlar sonrasında yaşanan maliyet artışlarını üreticiler açısından değerlendirdi. Mersin kapsamında konuşan Donat, lojistik açısından avantajlar söz konusu olsa da üreticilerin katlanan maliyetlerle yüzleşmek zorunda kalacağının altını çizdi. Yeni üretim modellerinin çağa ayak uydurmaya başlayacağını söyleyen Donat, teknolojik gelişmelere adaptasyonun gerekliliğinden söz etti. Mersin’in gelişmiş bir kent olduğunu belirten Donat, üretim kadar katma değerin de önemli olduğuna değinerek markalaşmanın da kent için kritik olduğunu söyledi. Soru cevap bölümü ile devam eden konferansta, katılımcılar sorularını uzmanlara yönelttikten sonra, Büyükşehir tarafından kendilerine sağlanan tarımsal destekler için de teşekkürlerini ilettiler. Program toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

Mersinli Üretici Kadınlara "Gıda Okuryazarlığı" Eğitimi Haber

Mersinli Üretici Kadınlara "Gıda Okuryazarlığı" Eğitimi

Mersin Büyükşehir Belediyesi, kırsal mahallelerdeki kadın üreticileri desteklemeye devam ediyor. Toroslar Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de düzenlenen “Gıda Okuryazarlığı Eğitimi” ile kadınlar, etiket okumadan muhafaza tekniklerine kadar üretimin tüm püf noktalarını öğrendi. ​Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, kadın emeğini profesyonel üretimle buluşturmak amacıyla eğitim ataklarını sürdürüyor. Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğiyle eski bir köy okulundan dönüştürülen Hamzabeyli Köyümüz Atölye, bu kez kadın üreticilerin gıda mevzuatına hakimiyetini artırmak için kapılarını açtı. ​Hamzabeyli Köyümüz Atölye: Üretimin Yeni Merkezi ​Açıldığı günden bu yana Toroslar ilçesindeki kadınların uğrak noktası haline gelen atölyede, gıda mühendisleri Dilara Aytuttu ve Tuğba Karakış tarafından kapsamlı bir sunum yapıldı. Eğitimde, kadın üreticilerin pazar standartlarına uygun ve güvenilir gıda üretimi yapabilmeleri için gerekli olan teknik detaylar paylaşıldı. ​Eğitimde Öne Çıkan Başlıklar: ​Etiket Okuma ve Hazırlama: Mevzuata uygun gıda ismi kullanımı ve içerik listesi oluşturma. ​Tarih Farkları: Üretim tarihi (ÜT), son kullanma tarihi (SKT) ve tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) arasındaki kritik farklar. ​Ambalaj ve Muhafaza: Ürünlerin raf ömrünü uzatan paketleme şartları ve saklama teknikleri. ​Alerjen Bilgisi: Tüketici sağlığı için hayati önem taşıyan alerjen uyarılarının etikette belirtilmesi. ​Tüketici Güveni İçin Profesyonel Destek ​Daha önce personel hijyeni, makine kullanımı ve iş güvenliği konularında eğitim alan kadınlar, bu yeni programla birlikte ürettikleri gıdaların "güvenilir gıda" statüsü kazanması için dikkat etmeleri gereken yasal süreçleri öğrendi. Büyükşehir bünyesindeki uzmanlar, doğru etiketleme ve şeffaf içeriğin tüketici güvenini kazanmadaki en büyük anahtar olduğunu vurguladı. ​Zeynep Durmaz: “Eğitimlerimiz Devam Edecek” ​Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Bitkisel Destekleme Şube Müdürü Zeynep Durmaz, projenin amacını şu sözlerle özetledi: ​"Kadınlarımız bu eğitimle ürettikleri gıdanın nasıl 'güvenilir' hale geleceğini öğrendiler. Etikette içerik nasıl yazılmalı, alerjen nedir, tarih farkları nelerdir gibi soruların yanıtlarını aldılar. Bu sayede ürettikleri ürünler tüketici nezdinde tam güven sağlayacak. İlerleyen süreçte bu eğitimleri tüketici bazlı olarak da yaygınlaştıracağız." ​Kırsal Kalkınmada Kadın İmzası ​Mersin Büyükşehir Belediyesi, üretim sürecinin her aşamasında kadınların yanında yer alarak kırsal kalkınmayı desteklemeyi hedefliyor. Hamzabeyli ve çevre mahallelerdeki kadınlar, aldıkları bu eğitimler sayesinde hem aile ekonomilerine katkı sağlıyor hem de Mersin’in yerel lezzetlerini profesyonel standartlarda sofralara ulaştırıyor.

Kompost Üretim Tesisinde Atık Yok, Doğaya Dönüş Var Haber

Kompost Üretim Tesisinde Atık Yok, Doğaya Dönüş Var

Mersin Büyükşehir Belediyesi, çevre dostu uygulamalarıyla sıfır atık hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Akdeniz ilçesi Sarıibrahimli Mahallesi’nde bulunan Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi bünyesindeki kompost üretim tesisinde, evsel nitelikli organik atıklar, toprak iyileştirici ürüne dönüştürülerek çevreye geri kazandırılıyor. Büyükşehir 2024 yılından bu yana 835 ton organik atığı işleyerek doğaya geri kazandırdı. Büyükşehir Belediyesi, “İsraf Etmiyoruz, Kompost Yapıyoruz” yaklaşımıyla ekolojik dengenin korunması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında; meyve-sebze atıkları, park ve bahçe budama atıkları, çay ve kahve posaları ile mezbahane atıkları gibi farklı içeriklere sahip organik atıklar ön fiziksel işlemlerin ardından doğal yollarla komposta dönüştürülüyor. Sıfır atık felsefesi ve doğa temelli atık yönetimini esas alan Büyükşehir Belediyesi bugüne kadar işlediği 835 ton organik atık sayesinde hem depolama sahasına giden atık miktarını azalttı hem de toprağın verimini artıran doğal bir ürün elde etti. Üretilen kompostlar, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı birimlerin koordinasyonunda bitki ekim-dikim ve peyzaj çalışmalarında kullanılırken, aynı zamanda Büyükşehir tarafından düzenlenen etkinliklerde vatandaşlara dağıtılıyor. Büyükşehir, sıfır atık bilinciyle çevre dostu uygulamalarına devam edecek. Dr. Altun “Kompost üretim sürecine başladığımız günden bu yana 835 ton organik atığı işledik” Mersin Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’nda Sıfır Atık Yönetimi ve Denetimi Şefi olarak görev yapan Dr. Zeki Altun, kompost üretim süreci hakkında bilgi vererek, “2024 yılı itibarıyla kompost üretim tesisimizde işleme alınan organik atıklar; öncelikle ön fiziksel işlemlerden geçirilmekte, ardından yığınlar halinde biyolojik dönüşüm sürecine bırakılarak doğal yollarla komposta dönüştürülmektedir. “İsraf Etmiyoruz, Kompost Yapıyoruz” sloganıyla sürdürdüğümüz bu çalışmalar kapsamında; sıfır atık felsefesi ve doğa temelli atık yönetimi uygulamalarını esas alarak sürdürülebilir bir yaşamı önceliklendiriyoruz. İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı olarak, kompost üretim sürecine başladığımız günden bu yana; meyve-sebze atıkları, park ve bahçe budama atıkları, çay-kahve posası ve mezbahane atıkları gibi farklı içeriklere sahip en az 835 ton organik atığı işleyerek sıfır atık kapsamında değerlendirmiş bulunuyoruz” dedi. “İsraf Etmiyoruz, Kompost Yapıyoruz” yaklaşımıyla çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz” Kompost üretiminin hem atık miktarını azalttığını hem de toprağın verimini artırdığını ifade eden Dr. Altun, “Bu süreç aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadeleye de katkı sağlıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak; ekolojik dengenin korunması ve sürdürülebilir, sağlıklı bir yaşamın desteklenmesi amacıyla “İsraf Etmiyoruz, Kompost Yapıyoruz” yaklaşımıyla çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Tüm vatandaşlarımızı organik atıklarını ayrıştırmaya ve sıfır atık hareketine destek olmaya davet ediyoruz. Unutmayalım ki atık doğru yönetildiğinde değerli bir kaynaktır” ifadelerine yer verdi.

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor Haber

Coğrafi İşaretli Kan Portakalı Kadın Emeği İle Geleceğe Taşınıyor

Üreticilere destekleri ve yerel kalkınmaya katkılarıyla kentin adından söz ettiren Mersin Büyükşehir Belediyesi, kısa bir süre önce Hamzabeyli Mahallesi’nde hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında, kentten gelen kadınlara yönelik ilk atölyeyi başlattı. Kadınların katılımı ile gerçekleştirilen eğitimde; Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı işlenerek, kurutma yöntemleri teknik detaylarıyla anlatıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde; Toroslar ilçesinde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede verilen eğitimde, uzman personel ve profesyonel ekipmanlar eşliğinde kurutma işlemleri gerçekleştirildi. Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutularak tüketime hazır hale getiriliyor Gıda Mühendisleri eşliğinde gerçekleştirilen atölyede, Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalları, uygun ölçülerde dilimlenerek kurutma ekipmanlarında fırınlanıyor. Yapılan işlemin ardından tüketime hazır olan ürünler, belli gramajlarda paketlenerek etiketleniyor. Atölyeye katılan yurttaşlar teknik detayları öğrenmenin yanı sıra, satış ve tanıtım hakkında da bilgi sahibi oluyor. Portakalları tüm bu işlemlerden geçirerek hazırlayan katılımcılar, doğal bir lezzeti el emeği ile üretmiş olmanın memnuniyetini yaşıyor. Mersin’in yerel ürünlerini tanıtmak, kırsal kalkınmayı desteklemek ve üreticilere katkıda bulunmak amacıyla hayata geçirilen projede, eğitimlerin yapıldığı alanda iş güvenliği ve sağlığı hakkında bilgiler de veriliyor. Katılımcılara üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler, güvenli çalışma yöntemleri ve koruyucu ekipman kullanımı hakkında detaylı bilgilendirme yapılıyor. Mersin’in yerel lezzetlerini, katma değeri yüksek ürünler haline getirmeyi amaçlayan eğitimlerde, tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması da hedefleniyor. Atölye alanında, üretime yönelik geniş bir teknik altyapı bulunuyor Atölyede kurulu olan alan ve makine ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve üretim faaliyetleri kapsamında değerlendirilerek yurttaşların hizmetine sunuluyor. Atölye alanında; kan portakalı işlemlerinde kullanılan araçların yanı sıra, hamur yoğurma ve yufka makinesi, mayalı ürün ve erişte üretim ekipmanları, reçel, marmelat ve nar ekşisi yapımında kullanılan pişirme kazanları gibi geniş bir teknik altyapı bulunuyor. Yerel ürünleri tanıtırken sıfır atık yaklaşımını da göz önünde bulunduran eğitimlerde, üretimde atık oluşumunun azaltılması da sağlanıyor. Hamzabeyli başta olmak üzere Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar; kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek, Büyükşehir’e ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeyi kullanmak isteyenler, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlar üzerinden randevu alabilecek. Proje kapsamında; Hamzabeyli ve çevre mahallelerde ikamet eden kadınlara duyuru yapılarak, her ayın son cuma günü teknik eğitimler verilecek. Eğitim programı arasında; Makine Ekipman Kullanımı, İş Sağlığı ve Güvenliği, Personel Hijyeni, Gıda Okuryazarlığı ile Nar Ekşisi Üretimi gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca randevu alan vatandaşlara yönelik; 10 kişilik kontenjanla sınırlı olmak üzere, ayın ilk ve son haftasına denk gelen çarşamba günleri, uygulamalı atölyeler düzenlenecek. Karacan: “Kurutmadaki amacımız, kan portakalının katma değerini daha da artırmak” Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimi hakkında bilgi veren Gıda Teknikeri Ayşegül Tor Karacan, “Atölyedeki amacımız, kan portakalını 12 ay boyunca tüketilebilir katma değeri daha da yüksek bir ürüne dönüştürmek. Atölyeye katılan vatandaşlarımız kentten kırsala gelerek, kan portakalının yetiştiği ortamı da görme fırsatı buluyor. Atölyemizde ürünlerin yıkanması, dilimleme kalınlıkları, kurutma sıcaklığı ve süresi, paketleme, etiketleme ve muhafaza koşulları ile ilgili teknik bilgiler veriliyor” sözlerini kaydetti. Atölyede profesyonel ekipmanların kullanıldığını sözlerine ekleyen Karacan, “Atölyemiz her yönüyle çok güzel geçti. Genel olarak insanlar çok isteklilerdi ve ‘Bizler de ürün getirip burada üretim yapabilir miyiz?’ diye sordular” dedi. Üretici kadınlar, bölge ekonomisinin ve yerel kalkınmanın bir parçası oluyor Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı kurutma eğitimine kızı ile birlikte katılarak, niş ürünler hakkında bilgi sahibi olma fırsatı yakaladığını belirten Berrin Gülerer, “Atölyede çok güzel tanıtımlar yapıldı ve kullanacağımız bilgileri aldık. Mersin hakkında bilmediğimiz bir sürü şeyi öğrendik. Tüm kadınlara tavsiye ediyoruz. Böyle etkinlikleri kaçırmayıp katılsınlar. El emeğiyle doğradığımız kan portakallarımızı, fırınlara kendi ellerimizle koyduk. Her şey çok güzeldi. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Tarım sektöründe çalışan ve narenciyeyle ilgilendiğini dile getiren Aysel Oğuz, “Kan portakalı gerçekten bölgemiz için çok önemli bir ürün. Bu ürünün yurt dışında tanıtımı için, elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Ama öncelikle bunu kendi halkımıza tanıtmamız gerekiyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize çok teşekkür ediyorum. Portakalların hangi şartlarda ve nasıl kurutulacağını, özelliklerini çok güzel anlattılar” ifadelerini kullandı. Atölyenin eğitici olduğu kadar eğlenceli de geçtiğini belirten Selin Tandik, “Kan portakalı gibi niş bir ürünün, kurutma aşamasıyla yeni bir ürüne dönüştürülmesi ve bundan gelir elde edilmesi gerçekten çok güzel. Böyle bir ortamın belediye tarafından sağlanıp desteklenmesi de çok kıymetli. Köylerdeki yaşamın devam edebilmesi için çok fazla desteğe ihtiyaç var. Desteklenmesi gereken bu projeler için Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” sözlerine yer verdi.

Nergis Projesi Kırsal Kalkınmaya Destek Oluyor Haber

Nergis Projesi Kırsal Kalkınmaya Destek Oluyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kalkınmayı önceleyen örnek projeleri, üreticinin yüzünü güldürmeye ve aile ekonomilerine destek olmaya devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından bu kapsamda yürütülen ‘Nergis Soğanı Dağıtım Projesi’nden faydalanan üreticiler, mis kokulu nergis çiçeklerini hasat ediyorlar. Tarsus’a bağlı Kaklıktaşı Mahallesi’nde ekilen soğanlardan çıkan nergisler; kadınlar tarafından toplanıyor, demetleniyor ve yurdun dört bir tarafına ulaştırılıyor. Geçtiğimiz günlerde Tarsus Pirömerli Mahallesi’nde 4.’sü düzenlenen ve binlerce kişinin katıldığı ‘Nergis Şenliği’ ile ürünün tanıtılmasında ve bölgenin kalkınmasında önemli hizmet sunan Mersin Büyükşehir Belediyesi, sulama suyu imkanının kısıtlı olduğu kırsal bölgelerde ve özellikle atıl vaziyette duran arazilerde nergis yetiştirilmesiyle, ekonomiye ciddi oranda artı değer kazandırılmasına öncülük ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Nergis Soğanı Dağıtım Projesi’ öncesinde çok az sayıda kişinin nergis üretimi yaptığı Tarsus’un kırsal mahallelerinde, üreticilerin desteklenmesi ve özellikte de ‘Nergis Şenliği’nin hem yurt içinde, hem de yurt dışında duyulmasıyla ürünün üretim miktarı oldukça arttı. Şeker: “Nergisi, bölgemizin marka değeri haline getirmeyi hedefliyoruz” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Pembegül Şeker, nergisin katma değerinin her geçen gün arttığını vurgulayarak, “Yürütmüş olduğumuz ‘Nergis Soğanı Dağıtım Projesi’ kapsamında, 2020-2025 yılları arasında 356 üreticimize yüzde 80 hibeli 626 bin 336 adet nergis soğanı dağıtımı gerçekleştirildi. 2025 yılında Mersin genelinde 60 üreticiye, kişi başı 1500 adet olmak üzere, toplamda 90 bin adet nergis soğanı verildi” dedi. Uygulanan proje sayesinde; özellikle atıl durumda bulunan taşlık arazilerin tarıma kazandırılmasının yanı sıra, nergisin düşük girdi maliyetli ve yüksek katma değere sahip olmasının kırsalda önemli bir gelir kaynağı oluşturduğunu vurgulayan Şeker, “Üreticilerimizle birlikte nergis hasadını gerçekleştiriyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak sadece nergis soğanı dağıtmakla kalmayıp; düzenlediğimiz nergis şenlikleriyle de üreticilerimizin emeğini görünür kılıp, kırsal kalkınmayı sosyal ve kültürel etkinliklerle destekliyor ve nergisi bölgemizin marka değeri haline getirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı. Muhtar Işık: “Atıl arazilerimizi, nergis soğanı ekerek değerlendiriyoruz” Tarsus Kalklıktaşı Mahallesi Muhtarı Kamuran Işık, “Şu sıralar nergis hasadını gerçekleştiriyoruz. Başkanımız Vahap Seçer, dördüncüsü düzenlenen festivalde çok büyük katkıda bulundu. Nergisi bu sayede tüm Türkiye tanıdı. Büyükşehir nergis soğanı dağıtmadan önce üretim bu kadar yoktu. Şimdi üretim en az 10 katına çıktı. Bizim burada sulama suyu olmadığı için arazilerimiz atıl durumdaydı. Bu arazilere şimdi nergis ekiyor ve bu kış günü gelir elde ediyoruz” dedi. Kış şartlarında üreticiye gelir Nergis üreticisi kadınlardan Ferda Bostan da atıl vaziyetteki arazisini nergis üretimiyle değerlendirdiğini söyleyerek, “Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ediyoruz. 2024 senesinde de kişi başı birer çuval nergis soğanı verdiler. Böylece kullanılmayan arazilerimiz değerlendi. Çok memnunuz. Bu iş sadece Tarsus’a değil, çevre illere de yayıldı. Ülke ekonomisine de büyük bir katkısı oldu. Kış gibi zorlu bir mevsimde yaptığımız üretim, bizlere de gelir sağlıyor” diye konuştu.

Kırsal Kalkınma İle Birlikte Mersin Tanınsın İstiyoruz Haber

Kırsal Kalkınma İle Birlikte Mersin Tanınsın İstiyoruz

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Toroslar ilçesine bağlı Hamzabeyli Mahallesi’nde hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye Yerleşkesi Açılışı’na katıldı. Mersinden Kadın Kooperatifi ile Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen proje; Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin kırsalda üretimi büyüten, kadın emeğini önceleyen ve yerel değerleri koruyan vizyonunun somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Program, Başkan Seçer ile Meral Seçer’in coğrafi işaret tesciline sahip Mersin Kan Portakalının hasadını yapmasıyla başladı. Başkan Seçer: “Kırsal kalkınma ile birlikte Mersin tanınsın istiyoruz” Konuşmasına Hamzabeyli köyü ile birlikte Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı köylerinden gelen vatandaşları selamlayarak başlayan Başkan Seçer, hayata geçirilen ‘Köyümüz Atölye’ projesinin amaçlarına değindi. Bu kapsamda yürütülen çalışma ve projelerin nihai hedefinin kırsal kalkınma olduğunu belirten Seçer, “Kırsal kalkınma ile birlikte Mersin tanınsın istiyoruz. Burada üretim yapıldığı, verilen kadın emeği ve bu emeğin ne derece değerli olduğu bilinsin. Bu bölgede yaşayan herkesin bir tarafı üretime temas etmiştir. Üretim bana göre çok kutsal ve önemlidir. Üretim helal kazancın değerini öğretiyor. Alın teri döktüğümüz o emek bugün doğru kararlar almamıza yardımcı oluyor. Emeği, üretimi, işçiyi, çiftçiyi, helal kazancı öğretiyor. Biz de onu topluma aksettiriyoruz” diyerek verilen emeğin öneminin altını çizdi. “Tüketen değil, üreten ülke olalım” ‘Köyümüz Atölye’ projesinin ilk kez 2020 yılında Silifke ilçesine bağlı Çaltıbozkır Mahallesi’nde başlatıldığına değinen Seçer, bölgedeki lavanta üretimine dair detayları aktardı. Projeyi; ‘Doğduğumuz yerde doymanın en önemli çalışması’ olarak tanımlayan Seçer, “Hamzabeyli ve çevre köylerde doğduysak yine burada üretelim. Üretime inovasyon, ürünlere katma değer katalım. Teknolojiyi kullanıp çağdaş pazarlama yöntemlerini uygulayalım. İyi tarım ve gıda uygulamalarını öğrenelim. Güvenilir ve rafta kendini gösteren sağlıklı ürünler üretelim. Dalında 1 lira olan üretimi kattığımız değer ile 10 liraya getirelim ve milli ekonomiye katkı sunalım, ülkemiz kalkınsın. Tüketen değil, üreten ülke olalım” sözlerini kaydetti. Seçer; pandemi, savaşlar, ekonomik buhran gibi birçok küresel kriz dönemini hatırlatarak gıdanın ve üretimin her geçen gün daha önemli konuma geldiğini dile getirdi. “Tarıma destek vermekle iş bitmiyor, biz balık tutmayı öğretiyoruz” Seçer, bölgelerin üretim özelliklerine göre niş ürünleri ortaya çıkaracak Köyümüz Atölye projelerine devam edeceklerini ifade ederek, “Bir başka bölgeye yine bu çalışmayı aktaracağız. Üzerinde çalışmalar var. Oranın niş ürününü ortaya çıkartıyoruz. Bunların coğrafi işaret tescili alınıyor. Kurulan atölyelerle üretim aşaması öğretiliyor. Üreticilerimiz; Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın gıda ve ziraat mühendisleri eşliğinde ürünlerini Türk Gıda Kodeksi’ne uygun şekilde nasıl üreteceklerini, nasıl ambalajlayacaklarını ve dijital ortamda nasıl pazarlayacaklarını bu atölyelerde öğreniyorlar. Tarıma destek vermekle iş bitmiyor, biz balık tutmayı öğretiyoruz. Mutlaka çiftçi desteklenecek ama önemli olan üretimin en iyisini, en kalitelisini yapmalarını sağlamak. Projemiz hayırlı uğurlu olsun. Bu bölgenin kalkınmasına katkı sunacağına canı yürekten inanıyorum” dedi. “Sizin paranızla ayırdığımız bu bütçeyi en iyi şekilde projelendirmek için çalışıyoruz” 2019 yılından bu yana tarıma çok ciddi oranlarda destek verdiklerini kaydeden Seçer, “Bölgemiz tarım bölgesi. Bölge nüfusumuzun önemli bir kesimi tarımda çalışıyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak tarımın, tarımcının yanında duruyoruz. Üretime katkı sağlayalım, şehrimizin, halkımızın zenginleşmesine katkı sunalım istiyoruz. Sizin paranızla ayırdığımız bu bütçeyi en iyi şekilde projelendirmek için çalışıyoruz ve iyi işler yaptığımızı tüm samimiyetimle söyleyebilirim. Çünkü yaptığımız projelerde sonuç alıyoruz. İlk Köyümüz Atölye Projesi’ne 2020 yılında başladık. Orada sisteme oturttuk. İkincisi 2026 yılının başında tamamlandı” diye konuştu. 2020 yılında başlatılan ‘Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim’ projesinden de bahseden Seçer, “Her yıl 60 üretici neredeyse bir küçükbaş hayvan çiftliği kuruyor ve bunun yarısı kadın. Değerli olan kısmı kadınların üretimde olması, kadınların ayakta durmasını sağlaması. Kadınların özgür olabilmesi. Zengin olmak, kadınların özgür olması lafla, sözle olmuyor. Ülkenizin bağımsız olması hamasetle olmuyor. Çalışacaksınız, üreteceksiniz. Çocuklarınızı okutacaksınız. Bilim adamları yetiştireceksiniz” ifadelerine yer verdi. Seçer, ilimin ve bilimin çizgisinde gittiklerini belirterek, “Toplumu yalanla, dolanla, hurafeyle kandırmayacaksınız. İlimin, bilimin peşinde gideceksiniz. Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti’nin izinden gideceksiniz. Misakı-Milli’yi bileceksiniz. Ülke milliyetçiliğinin, Atatürk milliyetçiliğinin değerini bileceksiniz. Bir arada kardeşçe yaşamayı bu şekilde öğreneceğiz. Biz siyasilerin görevi de bu olmalı. Kavgadan kim kazanmış? dedi. Seçer, siyasetin kavga değil hizmet üretme yeri olduğunu dile getirerek, asıl önceliğin iş ve aş sağlamak olduğunu, devletin ve belediyelerin temel görevinin de vatandaş için çalışmak ve hizmet etmek olduğunu söyledi. Belediyeler arası iş birliği ve dayanışmanın önemine de dikkat çeken Seçer, birlik ve beraberlik içinde çalışıldığında hizmetlerin daha başarılı ve kaliteli şekilde hayata geçirildiğini ifade ederek, çalışmaların devam edeceğini belirtti. “Mersin’de dostluk ve kardeşlik var” Mersin’in; ekonomisi, üretkenliği, sahip olduğu limanı ile birlikte her açıdan değerli bir şehir olduğunun altını çizen Seçer, bunun değerinin bilinmesi gerektiğini kaydetti. Mersin’de, çalışan herkesin kendisine bir gelir bulabildiğinden söz ederek konuşmasına devam eden Seçer, onun için Mersin’in göçlerle büyüyen bir kent olduğunu kaydetti. Mersin’in ‘Küçük Türkiye’ olduğunun vurgusunu yapan Seçer, “Mersin’in sinerjisi, enerjisi, parası, verimli toprakları ve Allah vergisi bir doğası var. Zengin Anadolu topraklarından, farklı etnik yapılardan ve inanç gruplarından insanlar Mersinimizde yaşıyorlar. Burada bir güzellik var; bu insanların bir arada olması Mersin’e başka bir kutsal hava veriyor. Burada dostluk ve kardeşlik var” dedi. “Biz Mersin’de kardeşliği hakim kıldık” Mersin’de yaşayan insanların birbirinin mezhebinden, meşrebinden ya da siyasi görüşünden dolayı kimse ile bir sorunu olmadığını kaydeden Seçer, Mersin’den bütün siyasi partilere seslenerek, “Bana göre bu farklığımız kutsal ve büyük bir zenginlik. Bunu, daha fazla oy alalım diye siyasiler kaşıyıp önümüze koyuyor. Bu etnik istismardır, eğer bunu din üzerinden yapıyorsanız dini istismardır, milliyet üzerinden milliyet istismarıdır, ekonomik ve sosyal istismarıdır. Bunu yapmayacağız, yapmıyoruz ve yapmak istemiyoruz. Biz Mersin’de kardeşliği hakim kıldık, tahkim ettik ve buna da bıkmadan, yorulmadan, kim ne derse desin devam edeceğiz” diye belirtti. Seçer’den yurttaşlara; “Başkanınıza güvenin ve inanın” Mersin’de yaşayan insanların Mersin Büyükşehir’in hizmetlerinden memnun olduklarını ifade eden Seçer, “Başkanınıza güvenin ve inanın. İnsanlar Mersin’de mutlu. ‘Öyle bir yerel yönetim anlayışı var ki biz kendimizi öteki görmüyoruz. Başkanımız Cumhuriyet Halk Partili ve parti ayrımı gözetmeksizin herkesi kucaklıyor.’ diyorlar. Ülkemiz için böyle olmaya devam edeceğiz. Mersin’den tüm Türkiye’ye barışın ve kardeşliğin ne olduğunu duyurmak, birlikte yaşama hukukunun ne olduğunu öğretmek için buna devam edeceğiz. Bunu hep beraber başaracağız” ifadelerine yer verdi. Konuşmasının sonunda ise ‘Köyümüz Atölye’ projesinde emeği geçenlere teşekkür eden Seçer, başta çevre mahallelerdeki üretici kadınlar olmak üzere tüm üreticilere hayırlı, uğurlu ve bereketli olsun dileklerini iletirken, bol kazanç getirmesi temennisinde bulundu. Meral Seçer: “‘Köyümüz Atölye’ projesinin kadın üreticiler açısından büyük önem taşıyor” Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Hamzabeyli’de hayata geçirilen ‘Köyümüz Atölye’ projesinin, üretici kadınlar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak, “Kadın emeğinin görünür olması ve küçük çiftçilerimizin emeklerinin daha katma değerli hale gelmesi açısından bu proje çok kıymetli” dedi. Projenin yalnızca Hamzabeyli Köyü için değil civar köyler için de önemli bir adım olduğunu ifade eden Meral Seçer, “Köyümüz Atölye projesi, Mersinden Kadın Kooperatifi olarak, bu sürecin içinde olduğumuz, daima desteklediğimiz ve birlikte hareket ettiğimiz bir proje. Köyümüz Atölye, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından kuruldu ve bu süreç içerisinde biz de Mersinden Kadın Kooperatifi olarak paydaş olduk” diyerek paydaş olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi. ‘Köyümüz Atölye’ projesinin, kırsal kalkınma için örnek bir proje olduğunu vurgulayan Meral Seçer, köylerde yaşamın devam etmesi; çiftçilerin, gençlerin ve kadınların üretimden vazgeçmemesi adına oldukça kıymetli bir proje olduğunu söyledi. Meral Seçer, “Dünya Gıda Örgütü’nün yaptığı araştırmaya göre dünyanın yüzde 80’ini aile çiftçileri doyuruyor. Torosların eteklerinde çok sayıda aile çiftçisi var. Bu ailelerin üretimden vazgeçmemesi için onların desteklenmesi ve onlara yol gösterici olunması, rehber olunması çok önemli. Çünkü sizler olmazsanız hiçbirimiz doymayız. Ne ülkemiz ne de dünya doyar” diye konuştu. Kırsal bölgelerdeki gençlerin kendilerine bir yaşam alanı bulamadıkları için kentlere göç ettiğini de belirten Meral Seçer, “Gençlere yaratılacak fırsatla köylerinde, yani doğdukları yerde doymalarına fırsat verileceğini görüyoruz” dedi. “Üretilen ürünlerin markalaşması çok önemli” Üretilen ürünlerin katma değerli olmasının ve markalaşması son derece önemli olduğuna işaret ederek bu tür atölyelerle markalaşma sürecinin sağlanabileceğini söyleyen Meral Seçer, nihai sonucun kooperatifleşme olduğunun altın çizdi. Köyümüz Atölye’nin, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin koordinatörlüğünde Hamzabeyli Köyü ve civar köylerdeki kadınların üretim yapabileceği ortak bir kullanım alanı olduğunu kaydeden Meral Seçer, “Üretim aşamasında, Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin gıda mühendisleri ve gıda teknikerlerinin destekleriyle eğitim yapılacak. Dolayısıyla, burada üretilen bir ürün çıktığında markalaşmış olacak. Üretimden hijyene, etiketlemeden pazarlamaya kadar tüm süreçte verilen eğitim ve destekler, ürünün gerçek katma değerini ortaya koyacaktır” ifadelerini kullandı. “Kooperatifin temel ruhu birlikte üretmekten geçiyor” Meral Seçer, kadınların geleneksel yöntemlerle ortaya koydukları ürünlerini, Köyümüz Atölye’de gıda tüzüğüne uygun bir üretim yaparak daha geniş alanlarda pazarlama imkanı bulacaklarını belirtti. Köyümüz Atölye projesinin ortak bir kulanım alanı olduğunu yineleyen Meral Seçer, “Ortak kullanım alanı demek; birlikte olmak, güç birliği yapmak ve bunun sonucu da kooperatifleşme demek. Mersinden Kadın Kooperatifi olarak paydaş olmamızın en önemli sebebi de hem kadınların üretimine hem de kooperatifleşmeye destek vermek” diye konuştu. 2019’dan bu yana Türkiye’de çok sayıda kadın kooperatifi kurulduğunu ancak bu kooperatiflerin sürdürülebilirliği konusunda bazı sıkıntılar olduğunu dile getiren Meral Seçer, “Köyümüz Atölye, sürdürülebilir bir kooperatif için çok önemli. Çünkü kooperatifin kurulmadan önceki olgunlaşma evresi burada yaşanacak. Ürünlerin markalaşmasına ve etiketlenmesine kadar Mersin Büyükşehir Belediyesi destek verecek. Biz de Mersinden Kadın Kooperatifi olarak bu sürecin içinde olacağız. Bir kooperatifin finansmanından muhasebesine, strateji planından sürdürülebilir olması için gereken tüm desteğe hazırız. Süreç tamamlandıktan sonra ise kadınlarımızın yapması gereken en önemli şey el ele vermesi, birlikte üretmesi ve güç birliği oluşturması. Çünkü Kooperatifin temel ruhu birlikte üretmekten geçiyor” dedi. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığıo başta olmak üzere tüm kurum ve ekiplerine teşekkür ederek sözlerini tamamlayan Meral Seçer, “Mersinden Kadın Kooperatifi ortaklarına ve en önemlisi, Köyümüz Atölye’nin kuruluşundan beri heyecanla bekleyen Hamzabeyli ve civar köydeki kadınlara çok teşekkür ediyorum. Tüm kentimize ve ülkemize yayılmasını istediğim bu projenin üretimden tutun, kadın ve gençlere kadar herkesi mutlu edecek sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum” dedi. Programda konuşmaların tamamlanmasının ardından Başkan Seçer ile Meral Seçer’e Hamzabeyli Mahalle Muhtarı Sencer Erdoğan tarafından, kan portakalının coğrafi tescil almasında sundukları katkılardan dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa ile Hamzabeyli Mahalle Muhtarı Sencer Erdoğan’ın da birer konuşma yaptığı program Başkan Seçer, Meral Seçer ve protokol üyelerinin tesisi gezerek bilgi alması ve portakal sıkma, kurutma işlemlerini gerçekleştirmesi ile sona erdi. Büyükşehir’le kırsalda üretim, eğitim ve dayanışma bir arada Hamzabeyli Köyümüz Atölye Projesi, başta coğrafi işaretli Mersin Kan Portakalı olmak üzere bölgenin öne çıkan nar ürünlerinin değerlendirilmesi amacıyla Hamzabeyli Mahallesi’nde kuruldu. Hamzabeyli ve çevre mahallelerde üretilen ürünler atölyede işlenerek nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir biçimde ekonomiye kazandırılıyor. Atölyede yer alan alanlar ve makine-ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve uygulamalı atölye olmak üzere üç başlıkta hizmet verecek. Bölgedeki üretici kadınlar, haftanın belirli günlerinde belediyeye ait ekipmanları teknik personel eşliğinde kullanabilecek. Ayrıca kadınlara yönelik makine kullanımı, iş sağlığı ve güvenliği, hijyen, gıda okuryazarlığı ve nar ekşisi üretimi gibi konularda düzenli eğitimler verilecek. Belirli tarihlerde düzenlenecek uygulamalı atölyelerde ise kan portakalı reçeli, narenciye bazlı ürünler, geleneksel tapı ekmeği, kurutma ve tütsü çalışmaları yapılacak. Bu çalışmalarla hem geleneksel üretim kültürü yaşatılacak hem de kadın üreticilerin bilgi, beceri ve gelir olanakları artırılacak. Mersin Büyükşehir Belediyesi, tarımda, kadın emeğinde ve yerel üretimde attığı bu adımlarla kırsaldan kalkınmayı büyütmeye devam ediyor.

Başkan Seçer Dünya Bakliyat Günü Programı’na Katıldı Haber

Başkan Seçer Dünya Bakliyat Günü Programı’na Katıldı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin Ticaret Borsası (MTB) tarafından ‘Dünya Bakliyat Günü’ dolayısıyla ‘Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam İçin Bakliyat’ sloganıyla düzenlenen programa katıldı. MTB’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa Başkan Seçer’in yanı sıra; Mersin Valisi Atilla Toros, kent protokolü, ilçe belediye başkanları, oda, dernek ve sivil toplum kuruluşları ile siyasi partilerin temsilcileri ve sektör paydaşları katıldı. Başkan Seçer: “İş dünyasının Türkiye’nin sosyal barışında, huzurunda ve saygın bir ülke olmasında çok önemli katkısı var” Konuşmasına MTB Başkanı Abdullah Özdemir’in dile getirdiği ‘Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam için bakliyat tüketeceğiz’ mottosunu tekrar ederek başlayan Başkan Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere tüm yerel idare yöneticilerinin görevlerinden birinin; sektörde yer alan üreten, işleyen, dünya pazarlarına arz eden iş insanlarının faaliyetini kolaylaştırmak olduğunu söyledi. İş dünyasının ülkenin gelişimi için çok önemli roller üstlendiğine dikkat çeken Seçer, “Hepimiz Türkiye ekonomisinin ihya olmasını ve Türkiye’nin toplumsal refahının artmasını istiyoruz. Türkiye’nin toplumsal refahının artmasının, Türkiye’nin birçok sosyal problemini de çözecek olan reçetedeki ilaç olduğunu hepimiz biliyoruz. Doğal olarak da iş dünyasının Türkiye’nin sosyal barışında, huzurunda ve ülkemizin dünyada saygın bir konumda olmasında çok önemli katkısı var” dedi. “İş dünyasının önünde oluşabilecek sorunlara karşı hassas çalışmalar yürütüyoruz” Kentin belediye başkanı olarak iş dünyasıyla ilgili sorunları yakından takip ettiğini, oluşabilecek sorunlara karşı planlama yapıp yatırım konusunda hızlı davrandıklarını aktaran Seçer, “İş dünyasının önünde oluşabilecek sorunları ön görüp, yatırım konusunda hızlı davranma ya da bir projeksiyon, bir vizyon ortaya koymakta son derece hassas çalışmalar yürütüyoruz” diye konuştu. Bakliyatçılık sektörünün kentin doğusunda yer alan Akdeniz ilçesinde kümelendiğini, bu bölgedeki işletme sahipleri ve çalışanlarının ikametlerinin ise genel olarak kentin batı bölgesinde olduğunu belirten Seçer, söz konusu yurttaşların işe gidiş-gelişlerinde trafikte zorluk yaşadıklarını bildiklerini ve bu yönde yatırım yaptıklarını anlattı. Mersin’in fiili nüfusunun resmi rakamın yüzde 30 üzerinde, araç sayısının ise yine resmi rakamlara göre yüzde 15-20 oranında üzerinde olduğunun bilgisini paylaşan Seçer, “Bu durum da trafiği sorun haline getiriyor. Biz de bunun önlemini almaya gayret ediyoruz. Hem merkezi yönetime bağlı çalışan kurumlar hem başta Mersin Büyükşehir Belediyesi olmak üzere bu konuda tedbirler almaya gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı. D-400 karayolunda merkezi yönetimce yapılacak revizyon çalışmalarının önemli olduğunu, bunun yanı sıra Büyükşehir Belediyesi’nin de kendi yetki alanında gerekli çalışmaları hızla sürdürdüğünü dile getiren Seçer, “Özellikle işletmelerin yoğun olduğu Hal bölgesinde, 2. Çevre Yolu’nu yoğun kullandığınız o bölgelerde bizim yol genişletme, köprülü kavşak çalışmalarımız da var. Akdeniz ilçesinin imar planları henüz yeni tamamlandı. Orada açılacak yeni bulvarlara da öncelik tanıdığımızı bilmenizi istiyoruz. Şu anda Hal Katlı Kavşağı’nı hızla tamamlıyoruz. Nisan ayı başında hep beraber açacağız ve orada sıkışan trafiği de önlemiş olacağız” sözlerine yer verdi. “Mersin, kimsenin elinin tersiyle itebileceği bir yer değil” Kentlerin canlı birer organizma gibi olduğunu, yöneticilerin bir sorunu çözdüğünde yeni bir sorun ile karşılaşacağını söyleyen Seçer, Mersin’in de hem canlı hem gelişen hem de serpilen, büyüyen bir kent olduğunu kaydetti. Yapılan yatırımlardan ziyade en önemli noktanın kentte sağlanan huzur olduğuna dikkat çeken Seçer, “Sizler için yaptığımız yollardan, temiz tuttuğumuz parklardan ya da sosyal politikalardan çok daha önemlisi kentin huzuru var mı? Kentin birliği beraberliği var mı? Bunun üzerinde kafa yormak gerekli. Mersin elinizin tersiyle itilecek bir kent değil. Ne bir belediye başkanı için ne bugünkü Türkiye’nin yönetim sisteminde bir Sayın Cumhurbaşkanı için Mersin elinin tersiyle itilecek bir yer değil” ifadelerini kullandı. “Mersin’in kalkınması demek Türkiye’nin kalkınması demektir” Mersin’in bütün güzelliklerin bir arada yaşandığı, renk cümbüşü bir kent olduğunu dile getiren Seçer, “Mersin’in huzuru demek Türkiye’nin huzuru demektir. Mersin’in kalkınması demek Türkiye’nin kalkınması demektir. Görevimizi bu bilinçle yapmaya çalışıyoruz. Son zamanlarda da Mersin’de çok değerli bir uyumun olduğunu görüyoruz. Bu da hepimizin işini kolaylaştırıyor. Yatırımları daha fazla hızlandırıyor. Valiliğimizin koordinasyonundaki kurumlar ya da yerel yönetimler fark etmeksizin bir arada, hizmetlerimize siyaseti karıştırmayarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu da kente, kentin enerjisine ve sinerjisine yarıyor” diyerek konuşmasını sonlandırdı. Özdemir: “Bakliyat yalnızca bugünün değil, geleceğin de gıdasıdır” Türkiye’nin baklagillerin anavatanı kabul edildiğini ve bereketin simgesi olan bu kültürel mirasın daha da yaygınlaştırılması gerektiğini söyleyen MTB Başkanı Abdullah Özdemir, küresel ısınmadan söz edilen bir dönemde az su ihtiyacı duyan baklagillerin toprağa azot, fosfor ve potasyum katarak verimi de artırdığına dikkat çekti. Limanı ve sanayisi ile baklagiller için çok önemli bir yere sahip olan Mersin’de, işleme tesislerinin yanı sıra baklagilleri işleyen makinelerin de üretildiğini söyleyen Özdemir, “Baklagiller için mevcutta yapılan destek kat sayısı üreticilerimiz için yeterli değildir. Beklentimiz, bakliyat destekleme kat sayılarının bu dezavantajı giderecek şekilde yeniden düzenlenmesidir. Dileğimiz genç nesillere bu bilinci aktarmaktır; çünkü bakliyat yalnızca bugünün değil, geleceğin de gıdasıdır” şeklinde konuştu. Dünya Bakliyat Birliği geçmiş dönem Başkanı Hüseyin Aslan ve AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş’in de birer konuşma yaptığı program, bakliyat ürünlerinden yapılan yemeklerin ikram edilmesinin ardından sona erdi.

Kırsaldan Kalkınacağız, Doğduğumuz Yerde Doyacağız Haber

Kırsaldan Kalkınacağız, Doğduğumuz Yerde Doyacağız

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 4.’sü düzenlenen ‘Nergis Şenliği’ne katıldı. ‘Bu şenlik mis kokuyor’ sloganıyla Tarsus ilçesine bağlı Pirömerli Mahallesi Kayrankuyu mevkiinde gerçekleştirilen şenlik, Mersinlilerin yanı sıra Adana ve Gaziantep gibi çevre iller ile Ankara ve Tokat gibi Türkiye’nin birçok farklı ilinden de vatandaşların yoğun ilgisiyle renkli anlara sahne oldu. Şenlik; Başkan Seçer ve Meral Seçer’in yurttaşlarla birlikte nergis hasadı yapmasıyla başladı. Hasadın ardından şenlik programı, birbirinden keyifli ve her yaştan yurttaşa hitap eden etkinliklerle devam etti. Nergis çiçeğinden taç yapma yarışması ve bando eşliğinde gerçekleşen nergis kostümlü geçiş, alana renk kattı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’nın seslendirdiği Türk Sanat Müziği eserleri, nergis kokusunun yayıldığı şenlik alanında yankılanarak katılımcılara bahar havası yaşattı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun sahne aldığı yöresel dans gösterileri ise izleyenlerden büyük alkış aldı. Başkan Seçer: “Atatürk’ün açtığı yolda gece-gündüz demeden size hizmet için çalışıyoruz” Şenlikte yaptığı konuşmasına Mersinli hemşerileri ve Türkiye’nin birçok yerinden gelen yurttaşlarla mis kokulu Nergis Şenliği’nde bir araya gelmekten mutluluk duyduğunu belirterek başlayan Başkan Seçer, dünyada en önemli şeyin kardeşlik, sevgi ve saygı olduğunu söyledi. Şenlik için Adana ve Gaziantep gibi çevre illerin yanı sıra Ankara ve Tokat gibi birçok ilden de vatandaşların kente geldiğini belirten Seçer, yurttaşlara en güzel hizmetleri sunmak için gece-gündüz demeden Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda çalışmaya devam ettiklerini söyledi. Seçer, “Çocuğumuza, ailemize, gelecek kuşaklara bizim üzerimizden bir utanç bırakmamak için insan, millet ve Türkiye sevgimizle gece-gündüz çalışıyoruz” sözlerine yer verdi. Pirömerli ve çevre mahallelerde nergis üretiminin vatandaşlar tarafından devam ettiğini ve Büyükşehir olarak bu üretime katkılar sunduklarını anlatan Seçer, “Atatürk; ‘Köylü milletin efendisidir’ demiş. Çünkü köylü üretiyor, nergis de üretiyor” dedi. Nergis üreticisi Fatma Eren’in; ‘Biz üretiyoruz ama sadece kendi bölgemiz bu üretimden haberdardı. Şimdi bu etkinlikler sayesinde, belediyemizin de desteğiyle tüm Türkiye’de tanınır olduk’ dediğini hatırlatan Seçer, üretime katma değer katarak üreticinin daha çok kazanması için çalıştıklarının altını çizdi. “Kırsaldan kalkınacağız, doğduğumuz yerde doyacağız” Özellikle üretici kadınların desteklenmesi için pozitif ayrımcılık yaptıklarını belirten Seçer, “Amacımız; kadın ayakta kalsın, çoluğunun çocuğunun rızkına katkı sunsun, el emeği ekonomik değere dönsün. Biz kırsaldan kalkınacağız, doğduğumuz yerde doyacağız. Öyle yaparsak gelişmeyen hiçbir bölgemiz kalmaz. Gelişmiş bölge, az gelişmiş bölge, çok gelişmiş bölge olmaz. Her taraf gelişir, kalkınır, o zaman herkes şehre inme ihtiyacı duymaz. Çünkü doğduğu yerde işi vardır, emek ediyordur, para kazanıyordur. Çocuklarının eğitimi, evinin geçimi için bir işi vardır. Bunun için göreve geldiğimiz 7 yıldan bu yana; ‘tarım, kadın, kadın emeği, insanların üretimi’ diyoruz” ifadelerini kullandı. “Mersin Türkiye’ye ve dünyaya barışın, kardeşliğin, bir arada yaşama hukukunun dersini veriyor” Büyükşehir’in verdiği tüm hizmetlerin kaynağının yurttaşın vergisi olduğunu hatırlatan Seçer, “Sizin bu emanetinize halel getirmememiz lazım. Paranızı, emeğinizi kendi canımızdan öte korumamız lazım” diye konuştu. Tarım denildiği zaman tüm Türkiye ve dünyada herkesin aklına Çukurova bölgesinin geldiğini belirten Seçer, Çukurova’da her şeyin üretilebildiğini belirterek, “Verimli topraklarımız ve ekolojimiz var. Havamız, suyumuz, her şeyimiz uygun ama her şeyden önemlisi de insan kaynağımız uygun. Burada çalışkan insanlar ve çalışkan kadınlar var. Burası küçük Türkiye, Türkiye’nin özeti. Doğudan batıya, kuzeyden güneye Mersin’de daha iyi bir yaşam için insanlar göç etmiş ve Mersin göçlerle büyümüş. Doğduğu yeri terk edip rahatını bozup gelen insan mutlaka ihtiyacı olan insandır. Çalışması, üretmesi ve daha iyi bir hayat sürmesi lazım. İşte bu enerji sinerjiye dönüşüyor. Mersin tüm Türkiye’ye, tüm dünyaya barışın, kardeşliğin, bir arada yaşama hukukunun dersini veriyor” diye konuştu. “Tarımsal alanda hizmet ve projelerimiz aralıksız devam ediyor” Tarımsal hizmetler konusunda yürütülen proje ve desteklerin aralıksız devam ettiğini dile getiren Seçer, 2019’dan bu yana 626 bin 336 adet nergis soğanı dağıtımı gerçekleştirildiğini belirtti. Tarımsal hizmetlerin birçok alana hitap ettiğini ifade eden Seçer, güneş enerjisi sistemlerinin önemini hatırlatarak, “Buradan sulama kooperatiflerine sesleniyorum; günümüzde en değerli şey su. Ürünlerinizi sulamak için enerji kullanıyorsunuz ve enerji çok pahalı. Güneş enerjisi santrallerine yönelin. Gelin projeyi birlikte yapalım, yüzde 50 bedelini biz karşılayalım. Bakın güneş enerjisi santralleri projesini başlattık. Birçok kooperatifimizin güneş enerji santralleri de kurulmaya başlandı” dedi. “Atatürk’ün kurduğu büyük partinin belediyecilik anlayışını 16 bin kilometrekare alanda uygulamaya çalışıyoruz” Mersin’in tarımın yanı sıra birçok sektörde başarılı olduğunu söyleyen Seçer, kentin stratejik bir liman bölgesi olduğunu hatırlattı. Kentin yatırımlarla her geçen gün büyüyeceğini ve yükselişinin devam edeceğini ifade eden Seçer, “Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak dün olduğu gibi bugün de yarın da sizden onay aldığımız her dönemde hizmetlerimizi yapmaya devam edeceğiz. 2019 yılında bir başka partiden büyükşehir belediyesini kazandık. CHP’li bir belediye başkanı olarak, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partinin belediye başkanı olarak söylüyorum; bu büyük partinin belediyecilik anlayışını 16 bin kilometrekare alanda uygulamaya çalışıyoruz” sözlerini kaydetti. “Barış kardeşlik projesini Mersin’de gerçekleştirdik” Şenlik alanının on binlerce vatandaşla dolu olmasına dikkat çekerek birliktelik vurgusu yapan Seçer, kentte ayrımcılığa yer olmadığını söyledi. Mersin’in barış ve kardeşlik kenti olduğunu belirten Seçer, “Pirömerli ve civar köylerin bir arada olduğu bu noktaya, Torosların eteklerine bu kadar insanı getirebiliyorsanız bu alanda parti, etnik köken, yaşam biçimi, ekonomik düzey ayrımı yok demektir. Bu alanda Kuva-yi Milliye, Mustafa Kemal, Ulusal Kurtuluş Mücadelesi var. Mersin’de biz bunu başardık. Türkiye’de 2 yıldır uğraşılan barış kardeşlik projesini biz zaten Mersin’de sizlerin sayesinde gerçekleştirdik. Mersin ile gurur ve övünç duyuyorum” sözlerine yer verdi. Seçer’den erken seçim çağrısı Ülkenin yaşadığı adaletsizlik ve demokratik olmayan uygulamalar sorunlarının yanı sıra vatandaşın gündeminin birinci sırasında da ekonomik zorluklar olduğuna dikkat çeken Seçer, “Emekliye dokunmayın bin ah işitirsiniz; çiftçisi ve sabit gelirlisi de aynı şekilde. Kâğıt üzerinde ekonomiyi iyi göstermek adına uygulamalardan vatandaşım sefalet içerisinde. Bunu görmemek için gözünüzün önünde perde olması ya da bu ülkede yaşıyor olmamanız veyahut art niyetli olmanız lazım” dedi. Vatandaşların 2019’da Mersin’de kendisini, Adana’da Zeydan Karalar’ı, Ankara’da Mansur Yavaş’ı ve İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nu başkan olarak tercih ettiği gibi genel seçimde de Recep Tayyip Erdoğan’ı tekrar Cumhurbaşkanı seçtiğini hatırlatan Seçer, demokrasinin bir bayrak yarışı olduğunu belirterek CHP olarak ülkeyi kalkındıracak kadrolara sahip olduklarını vurguladı ve erken seçim çağrısında bulundu. “Adaletsizlikle, bizleri susturmakla, milletin iradesine ket vurmakla bir ülkeye en büyük kötülüğü edersiniz” Yapılan kamuoyu araştırmalarında yurttaşların da ülkenin seçime gitmesi gerektiği yönünde görüş beyan ettiğini aktaran Seçer, “Bu halkın sesini duymamak, halkın bu isyanını görmemek, işitmemek, buna göre tedbir almamak nedir? Yapacak bir şey kalmadı. Bakın, çeyrek asırda demiri koysanız aşınır; iktidar da aşınır. Demokrasiyi sindirelim. Mahkeme kadıya mülk değil. Biri gelir, biri gider; gelen, gidenden iyi yapar. Ülke, demokrasi ve hukuk devleti böyle kalkınır. Adaletsizlikle, bizleri susturmakla, her şeyden önemlisi kutsal olan milletin iradesine ket vurmakla, ona saygısızlık yapmakla, demokrasiye kötülük edersiniz, bir ülkeye en büyük kötülüğü edersiniz” diye konuştu. “Azimliyiz, çalışıyoruz, kararlıyız. Mutlaka birçok sorunla uğraşıyoruz ama hepsini aşacağız” Büyükşehir Belediyesi olarak hiçbir vatandaş arasında ayrım yapmadan kimin nerede hangi hizmete ihtiyacı varsa en iyi şekilde sunarak hizmet verdiklerinin altını çizen Seçer, “Biz belediyelerimizi bu şekilde yönetiyoruz. Biz iktidara geldiğimizde bu ülkeyi neden böyle yönetmeyelim? Neden doğudan batıya, kuzeyden güneye, 86 milyonu kardeş ilan etmeyelim. Bunu yapacağız. Azimliyiz, çalışıyoruz, kararlıyız. Mutlaka birçok sorunla uğraşıyoruz ama hepsini aşacağız. Biz vatandaşımıza ve emeğimize güveniyoruz. Birliğimiz, beraberliğimiz daim olsun” sözleri ile konuşmasını tamamladı. Nergis kokusu müzik ve renkle buluştu CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Anamur Belediye Başkanı Durmuş Deniz, Pirömerli Mahalle Muhtarı Ahmet Ateş ve nergis üreticisi Fatma Eren’in de birer konuşma gerçekleştirdiği şenlikte, konuşmaların ardından ise nergis çiçeğinden taç yapma yarışmasının ödül töreni gerçekleştirildi. Yarışmada ilk üçe giren Mukadder Öz, Zeynep Kıvrak ve Emine Tuğba Eren ödül olarak sıvı gübrelerini Başkan Seçer ve protokol üyelerinin elinden aldı. Şenlik, Ankaralı Ayşe konseriyle taçlandırıldı. Pirömerli Mahalle Muhtarı Ahmet Ateş tarafından Başkan Seçer’e plaket takdim edilirken, şenliğin final bölümünde sahne alan Ankaralı Ayşe’ye ise Başkan Seçer tarafından çiçek takdim edildi. Konsere katılarak yurttaşların coşkusuna ortak olan Seçer, programın sonunda sahneden alanı dolduran binlerce kişiyle hatıra fotoğrafı çektirdi. Etkinlik, yoğun katılım ve renkli görüntülerle sona erdi. Şenlik alanında gün boyu; üretici satış stantları, DJ performansları, davul-zurna ekibi, çocuk oyun alanları ve SporBüs çocuk parkuru Mersinlilerle buluştu. Çocuklar için düzenlenen nergis soğanı dikim atölyesi, güneş gözlem etkinliği ve MESKİ su tasarrufu etkinlikleri, hem eğlenceli hem öğretici anlar sundu. Nergis Şenliği’nde aileler ve çocuklar doyasıya eğlendi Ankara’dan kızı Masal ile birlikte şenliğe katılan Ömer Suat, Mersin 4. Nergis Şenliği’ne ilk kez geldiklerini belirterek, “Bu şenlik için Ankara’dan geldik. İlk defa katılıyoruz ve çok keyifli. Mersin’i çok seviyoruz. Bunların devamını diliyoruz” dedi. Şenliğe ilk kez katılan Nisa Gündüz ise şenlik alanını çok beğendiğini söyleyerek, “Kaç senedir görüyordum ama ilk kez nasip oldu. Silifke’den geldik. Çok güzel bir etkinlik olmuş. Başkanımıza teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı. Çocuklar da şenlikte doyasıya eğlendi. Çocuklar için hazırlanan oyun alanının tadını çıkaran 12 yaşındaki Dorukhan Bülbül, “Bu sene önceki yıllardan da çok güzel olmuş. Yarışmalar, aktiviteler, oyun alanları… Dolu dolu geçti” dedi. 11 yaşındaki Fatmagül Ateş ise “Çok eğlendim. Burada daha önce görmediğim arkadaşlarımla buluştum. Nergis Şenliği’ne her sene katılmak istiyorum” sözleriyle mutluluğunu dile getirdi. Kadın emeği stantları, Nergis Şenliği’ne değer kattı Şenlikte kaynar stantı açan Esra Atlı, etkinliğin üretici kadınlar için önemli olduğunu belirterek, “Böyle bir etkinlik sağlandığı için biz ev hanımlarına ek gelir oluyor. Herkes çok pozitif, şenlik sevgi kokuyor” dedi. Mersinden Kadın Kooperatifi kurucu ortaklarından Beyhan Gürbüz de şenliğe her yıl katıldıklarını söyleyerek, “Bu yıl çok daha güzel olmuş. İnsanlar burada nefes alıyor. Kadın emeğine ekonomik katkı sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Kış Şartlarına Direnen Yılkı Atlarına Büyükşehir Desteği Haber

Kış Şartlarına Direnen Yılkı Atlarına Büyükşehir Desteği

Mersin Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Tarsus Doğa Parkı ekipleri, kış şartlarının ağır geçtiği Tarsus ilçesine bağlı Gülek Mahallesi Karboğazı mevkiinde yaşayan yılkı atlarını besledi. Kış şartlarına direnen yılkı atlarına ve yabani köpeklere Büyükşehir desteği… Mersin’de kış mevsiminin en çetin yaşandığı bölgelerden biri olan Karboğazı’nda, yoğun kar yağışı nedeniyle otların azalması ve bitki örtüsünün kar altında kalması, yılkı atlarının besine ulaşmasını zorlaştırıyor. Toros Dağları’nın yüksek kesimlerinde yaşayan yaban hayvanlarının bu zorlu süreçte besinsiz kalmaması için harekete geçen Büyükşehir Belediyesi ekipleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da yılkı atları için özel bir besleme çalışması gerçekleştirdi. Ekipler yılkı atlarını, yonca ile birlikte besin ihtiyaçlarına göre hazırlanmış; arpa flake, mısır flake ve toklu besi yeminden oluşan rasyonla besledi. Çalışma kapsamında bölgede yaşayan yabani köpekleri de unutmayan ekipler, onlar için de mama bıraktı. Mazlum: “Hayvanların sağlıklarını riske atmadan, bu zorlu dönemi atlatmalarını amaçlıyoruz” Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarsus Doğa Parkı’nda görev yapan Veteriner Hekim Zekiye Sibel Mazlum; yalnızca Tarsus Doğa Parkı’ndaki hayvanların değil, bölgedeki yabani ve yarı yabani hayvanların refahından da sorumlu olduklarını belirterek, zorlu kış şartları olan Karboğazı mevkiinde besleme çalışması gerçekleştirdiklerini anlattı. Mazlum, “Kış şartlarının ağırlaşmasıyla birlikte, dağlık alanlarda yaşayan yılkı atları ve civardaki yabani köpekler de besin bulmada zorluk çekiyorlar. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde yürütülen ve her sene düzenli periyotlarla sürdürülen çalışma kapsamında sahaya çıktık. Amacımız; hayvanların sağlıklarını riske atmadan, bu zorlu dönemi atlatmalarını sağlamak” dedi. Besleme çalışmalarının planlı yapılmasının önemini de anlatan Mazlum, “Bu tür besleme çalışmaları plansız ve bilinçsiz yürütüldüğünde, faydadan çok zarar verebiliyor. Bu yüzden verilen yemlerin içeriği, miktarı ve bırakıldığı alanlar, veteriner hekimler ve biyologlar tarafından özel olarak planlanıyor. Hayvanların doğal davranışlarını bozmadan, sadece hayatta kalmalarını destekleyecek şekilde hareket etmeye çalışıyoruz” diye konuştu. “Bu çalışma sadece bugünü değil, ekosistemin geleceğini de gözeten bir anlayışın ürünü” Yaban hayvanlarının besleme çalışmalarının düzenli olarak yapılmaya devam edeceğini sözlerine ekleyen Mazlum, “Bu çalışma aynı zamanda, insan ile doğa arasında dengeyi koruma sorumluluğunun bir göstergesi olup; sadece bugünü değil, ekosistemin geleceğini de gözeten bir anlayışın ürünü. Bizler doğada yaşayan her canlının yaşam hakkına saygı duyarak, görevimizi yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.