Hava Durumu

#Mevzuat

Kırsal Haber - Mevzuat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mevzuat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Manisa Ticaret Borsası’ndan Zeytin Sezonu Öncesi Kritik Değerlendirme Haber

Manisa Ticaret Borsası’ndan Zeytin Sezonu Öncesi Kritik Değerlendirme

Manisa Ticaret Borsası, zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren üyelerin katılımıyla “Zeytinyağı Fabrikaları Bilgilendirme ve Değerlendirme Toplantısı” düzenledi. Yeni sezon öncesi sektörün tüm aşamalarının masaya yatırıldığı toplantıda, üretimden pazarlamaya kadar dikkat edilmesi gereken hususlar ele alındı. ​Sektörün Sorunları ve Çözüm Önerileri Görüşüldü ​Manisa Ticaret Borsası'nda gerçekleştirilen toplantıya; Borsa Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Özkasap, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Ersaygı, Hüseyin Şenay ve Taner Özalp, Disiplin Kurulu Üyesi Sevim Sayal ile zeytinyağı sektöründe faaliyet gösteren üyeler katılım sağladı. ​Toplantıda, sektörün mevcut durumu değerlendirilerek işletmelerin karşılaştığı temel sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri detaylı bir şekilde tartışıldı. ​Üretim, İşleme ve Depolama Süreçlerinde Mevzuat Vurgusu ​Görüşmede, Manisa’da düzenlenen “Asırlık Ağaçtan Sofraya Zeytinyağı Çalıştayı” sonuçları doğrultusunda yeni sezon öncesi sektörün dikkat etmesi gereken kritik hususlar üzerinde duruldu. Zeytinyağının üretim, işleme, depolama ve piyasaya arz süreçlerinde;​mevzuata tam uygunluğun sağlanması, ürün kalitesinin en üst düzeyde korunması, ​olası teknik ve sektörel sorunların önüne geçilmesi için alınacak tedbirler gündeme getirildi. Riskler ve Bilinçlendirme Çalışmaları Değerlendirildi ​Üyelerin görüş, talep ve önerilerinin de dinlendiği buluşmada, zeytinyağı piyasasındaki güncel gelişmeler masaya yatırıldı. Üreticilerin bilinçlendirilmesinin ve süreç içerisinde karşılaşabilecekleri olası risklere karşı tedbirlerin zamanında alınmasının hayati önem taşıdığı vurgulandı. ​Sektör temsilcilerinin bilgi ve deneyimlerini paylaştığı toplantı, yapılan sunumlar ve karşılıklı değerlendirmelerin ardından sona erdi.

17 Ülkeden Uzmanlar Türk Tütünü İçin İzmir'de Buluştu Haber

17 Ülkeden Uzmanlar Türk Tütünü İçin İzmir'de Buluştu

Ege Tütün İhracatçıları Birliği (ETİB) ev sahipliğinde ve İzmir Ticaret Odası’nda düzenlenen Cooperation Centre for Scientific Research Relative to Tobacco/Centre de Coopération pour les Recherches Scientifiques Relatives au Tabac (Tütün Araştırmaları Bilimsel İş Birliği Merkezi) 65’inci Zirai Kimyasal Analiz Alt Grup Toplantısı, 17 farklı ülkeden gelen bilim insanlarını, araştırmacıları ve tütün sektör temsilcileri ile zirai ilaç firmalarını Türk tütününün kalbi İzmir’de bir araya getirdi. Geçtiğimiz yıl Belgrad / Sırbistan'da 64'üncüsü düzenlenen etkinlik, bu yıl Türkiye'nin ev sahipliğinde başarıyla tamamlandı. Toplantının açılışında konuşan Ege Tütün İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Selim Jimi, tütünün Türkiye için yalnızca ticari bir ürün değil, ülkenin sosyal ve ekonomik dokusuna işlemiş köklü bir değer olduğunu vurguladı. Ege bölgesinin iklimi ve toprağıyla dünyanın en kaliteli oryantal tütünlerine hayat verdiğini belirten Başkan Jimi, küresel pazarda kalıcı itibarın ancak kalite, güvenlik ve mevzuat mükemmelliğine verilen sürekli taahhütle mümkün olacağını ifade etti. Jimi, doğru ve standartlaştırılmış zirai kimyasal testlerin, dinamik küresel pazardaki mevzuat risklerine karşı en güçlü kalkan olduğunu belirterek, yerel bilimsel ekosistem ile küresel standartların oluşturduğu sinerjinin önemine dikkat çekti. Gündemde Bitki Koruma Ürünleri ve Sürdürülebilirlik Vardı 28–31 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilen program çerçevesinde; küresel ticaret engellerini aşmak, ürün güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak ve ortak bir bilimsel dil oluşturmak adına son derece kritik başlıklar masaya yatırıldı. Etkinlik kapsamında ilk olarak Türkiye’deki tütün yetiştiriciliğinin tarihsel gelişimi ile CORESTA’nın küresel misyonu, vizyonu ve Zirai Kimyasal Danışma Komitesi'nin (ACAC) sektörel hedefleri paylaşıldı. Yerel bilimsel merkezlerin teknik altyapıları, analiz kapasiteleri ve küresel standartlara katkıları sunulurken; bitki koruma ürünlerinin (CPA) güvenli kullanımı, firmaların zirai ilaç yönetim sistemleri, mevzuat değişimleri ve sürdürülebilir tarım vizyonu da kapsamlı şekilde ele alındı. Diğer yandan, yasaklanan zirai ilaçlardan DDT'nin geçmişten günümüze geçirdiği tarihsel dönüşüm ve topraktaki kalıcı etkileri teknik boyutuyla incelenirken, çevrede ve ürünlerde kalıcılık gösteren "sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS maddelerinin tütün analizlerindeki güncel durumu aktarıldı. Bunun yanı sıra laboratuvar analizlerinde sıklıkla karşılaşılan kalıcı kimyasal bileşikler ("klasik şüpheliler") ve bunların tespitindeki analitik zorluklar tartışılırken, küresel ve yerel sektör temsilcileri ile laboratuvar yöneticilerinin katıldığı interaktif bir panelde zirai kimyasal yönetimindeki saha gerçekleri ve çözüm yolları değerlendirildi. Programın devamında Manisa’daki tütün tarlalarına yapılan saha ziyaretiyle çiftçilerin geleneksel ile modern üretimi bir arada nasıl uyguladıkları yerinde incelendi. Tanzanya’dan Arjantin’e dünyanın dört bir yanından uzmanların bir araya geldiği programda, tütün üretim süreçleri ve tarımsal uygulamalar yerinde incelendi; sektörün güncel gelişmeleri üzerine bilgi ve deneyim paylaşımında bulunuldu.

Kuru İncirde Büyük Buluşma Haber

Kuru İncirde Büyük Buluşma

Türkiye’nin dünya lideri olduğu kuru incir sektöründe 2026/27 sezonu öncesi Aydın’da kritik bir "İncir Zirvesi" düzenlendi. Kamu, yerel yönetimler, ihracatçılar ve üreticileri aynı masada buluşturan zirvede, "kalitenin bahçeden başladığı" vurgulanarak sürdürülebilir ihracat için yeni stratejiler belirlendi. ​Yıllık 400 milyon doları aşan döviz getirisiyle Türkiye’nin en önemli tarımsal ihraç ürünlerinden biri olan kuru incirde, gelecek sezonun daha verimli geçmesi adına Aydın’da geniş katılımlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. İncir Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde Aydın Valisi Dr. Osman Varol başkanlığında toplanan sektör temsilcileri, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri masaya yatırdı. ​“Kalite Bahçede Başlar, İhracata Taşınır” ​Zirvenin en önemli gündem maddesi, kuru incirde sürdürülebilir ihracatın temeli olan "kalite" oldu. Sektör temsilcileri, kalitenin yalnızca işletme girişlerinde değil, bahçe aşamasından itibaren sağlandığında gerçek değerine ulaşacağını belirtti. ​Ürünün doğru kurutulması, seçilmesi, ayıklanması ve sağlıklı koşullarda depolanması gerektiğine dikkat çekilen toplantıda, aflatoksin kontrollerinin üretici ve ilk alım noktalarında güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. ​Yusuf Gabay: “Dünya Liderliğini Korumak Ortak Sorumluluğumuz” ​Toplantıda konuşan Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EİB) Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, kuru incirin Türkiye için bir milli servet olduğunu hatırlatarak şu değerlendirmelerde bulundu: ​"Kuru incirde liderliğimizi korumanın yolu, kaliteyi bahçeden başlatmaktan geçiyor. Erken kontrol mekanizmalarını yaygınlaştırarak hem üreticimizin emeğini koruyacağız hem de ülkemizin marka değerini yükselteceğiz. Amacımız ürünü kaybetmek değil; doğru kontrol ve doğru ayrıştırma ile bu milli serveti en yüksek katma değerle ekonomiye kazandırmaktır." ​Sektörün Öncelikli Beklentileri: UV Kontrolü ve Mevzuat Düzenlemeleri ​Başkan Yusuf Gabay, sektörün öncelikli beklentilerini şu başlıklarla özetledi: ​Ortalama esaslı analiz yöntemi: İhracatta verimliliği artıracak yöntemlerin uygulanması. ​Mobil UV lambası desteği: Ürün ayrıştırma süreçlerinde teknolojinin yaygınlaştırılması. ​Geri dönen ürünler: İhracattan dönen ürünlerin yeniden değerlendirilmesine imkân sağlanması. ​Mevzuat güncellemeleri: Uygun limitlere sahip ülkelere sevkiyatın önünün açılması. ​İncirde Tanıtım Hamlesi: Aydın’dan Kamu Spotu Desteği ​Toplantıda dikkat çeken bir diğer karar ise kuru incirin tüketiciye anlatılması konusunda alındı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kuru incirin sağlık faydalarının geniş kitlelere ulaşması amacıyla hazırlanacak bir kamu spotuna belediye olarak tam destek vereceklerini açıkladı. ​İhracatta Başarı Grafiği Yükseliyor ​2025/26 sezonunda 50 bin tonu aşkın ihracatla 314 milyon dolar gelir elde eden Türkiye’nin en büyük pazarları ise şu şekilde şekillendi: ​Amerika Birleşik Devletleri: 52,5 milyon dolar ile zirvede. ​Fransa: 41,5 milyon dolar ile ikinci sırada. ​Almanya: 40 milyon dolar ile üçüncü sırada. ​Uzak Doğu: Yüzde 29’luk artışla 48,5 milyon dolara ulaşan ihracat hacmi. ​Aydın Valisi Dr. Osman Varol, zirve sonunda yaptığı açıklamada, alınan kararların yerel ve merkezi düzeyde hızlıca uygulanması gerektiğinin altını çizerek, bu birlikteliğin Türk tarımı için hayırlı olmasını diledi.

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi Haber

Mersinli Üretici Battı, Bakanlık Cevap Vermedi

Mersin’de mart ayında etkili olan sel, dolu ve hortum felaketi binlerce dönüm tarım arazisinde ağır hasara yol açarken, üreticiler zararlarının karşılanmasını bekliyor. CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın afetin ardından Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya yönelttiği 9 soruluk yazılı soru önergesine gelen yanıt ise tartışma yarattı. Üreticilerin yaşadığı mağduriyetin boyutunu, zarar gören alanların büyüklüğünü, sağlanacak destekleri ve alınacak önlemleri soran Kış, Bakanlığın kritik soruların büyük bölümünü yanıtsız bıraktığını belirterek tepki gösterdi. "Çiftçi selde ürününü kaybetti, serasını kaybetti, gelirini kaybetti. Biz Bakanlığa üreticinin zararını nasıl karşılayacağını sorduk. Bakanlık ise sayfalarca mevzuat gönderdi. Mersinli çiftçi cevap bekliyor, iktidar sorumluluktan kaçıyor" dedi. "Üretici zararını biliyor, Bakanlık açıklamıyor" Silifke’de hortum ve dolunun, Tarsus’ta ise sel felaketinin tarımsal üretime büyük darbe vurduğunu hatırlatan Kış, sahada görülen tabloyla Bakanlığın açıkladığı rakamlar arasında ciddi fark bulunduğunu söyledi. Kış, "Çiftçilerimizin beyanları, ziraat odalarının tespitleri ve sahadaki görüntüler ortada. Ancak Bakanlık gerçek zararın boyutuna ilişkin net bir tablo ortaya koymuyor. Hasar tespit çalışmalarının tamamlanıp tamamlanmadığı bile açık şekilde belirtilmiyor. Üretici ne kadar zarar gördüğünü biliyor ama devlet hâlâ bunun hesabını veremiyor" ifadelerini kullandı. "Destek yerine kredi öneriliyor" Tarım ve Orman Bakanlığı'nın cevabında yeni bir hibe, doğrudan gelir desteği ya da özel bir afet desteğine yer verilmediğine dikkat çeken Kış, üreticilerin borç yükü altında ezildiğini belirtti. "Çiftçi zaten yüksek mazot, gübre, ilaç ve sulama maliyetleriyle mücadele ediyor. Afet geliyor, eldeki ürünü de götürüyor. Böyle bir tabloda üreticinin beklediği şey yeni kredi borcu değil, zararını karşılayacak gerçek destektir" diyen Kış, Bakanlığın yeni bir destek programı açıklamamasını eleştirdi. "TARSİM yaptıramayan çiftçi ne olacak?" Bölgede birçok üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle tarım sigortası yaptıramadığını belirten Kış, önergesinde bu sorunu da gündeme taşıdığını ancak Bakanlığın bu konuda da yanıt vermediğini söyledi. "Sigorta yaptıramayan çiftçi ne olacak? TARSİM kapsamı dışında kalan üreticiler nasıl korunacak? Topraksız tarım yapan üreticiler için bir çalışma var mı? Bu soruların hiçbirine cevap verilmedi. Afetin ardından en çok mağdur olan kesim yine kaderine terk edildi" dedi. "Aynı felaket yaşanıyor, aynı ihmaller sürüyor" Tarsus'ta taşkın riski bulunan bölgelerde yıllardır kalıcı önlem alınmadığını vurgulayan Kış, yaşananların doğal afet kadar plansızlığın ve ihmalin sonucu olduğunu söyledi. "Biz yıllardır aynı bölgelerde aynı manzaraları görüyoruz. Her kuvvetli yağışın ardından tarım arazileri su altında kalıyor, üretici zarar görüyor. Buna rağmen neden kalıcı önlemler alınmadığını sorduk. Bakanlığın verdiği cevap ise yeni bir çalışmanın değerlendirildiği yönünde. Çiftçi yıllardır değerlendirme değil çözüm bekliyor." "Mersin üretirse Türkiye kazanır" Mersin'in Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan CHP'li Gülcan Kış, üreticinin yalnız bırakılmasının yalnızca çiftçiyi değil gıda arzını ve tüketiciyi de etkileyeceğini belirtti. Kış, "Mersin üretirse Türkiye kazanır. Ancak bugün üretici zararını karşılayamıyor, maliyetlerin altında eziliyor ve afetlerle baş başa bırakılıyor. Çiftçinin ayakta kalması için somut destek şarttır. Mersinli üreticinin hakkını savunmaya ve bu soruların peşini bırakmamaya devam edeceğiz" dedi.

Muğla’daki Kooperatiflere KOOPBİS Uyarısı Haber

Muğla’daki Kooperatiflere KOOPBİS Uyarısı

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, kooperatiflerin dijital arşivi olan KOOPBİS veri girişleri için sürenin dolmak üzere olduğunu hatırlattı. Eksik veri girişi yapan yönetim kurullarını bekleyen idari ve adli yaptırımlara dikkat çeken Baydar, "Mağduriyet yaşamayın" çağrısında bulundu. ​Muğla’da tarımsal kalkınmanın lokomotifi olan kooperatifler için dijital dönüşüm süreci kritik bir eşiğe geldi. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında hayata geçirilen Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS) veri girişlerinde sona yaklaşılıyor. Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, kooperatif yöneticilerini uyararak işlemlerin 26 Nisan 2026 tarihine kadar tamamlanması gerektiğini vurguladı. ​KOOPBİS Nedir? Neden Önemli? ​Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen KOOPBİS, kooperatiflerin faaliyetlerini şeffaf, izlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. Sistem üzerinden şu veriler elektronik ortamda kayıt altına alınıyor: ​Ticaret sicili kayıtları ve ortaklık bilgileri, ​Finansal tablolar ve bilançolar, ​Yönetim kurulu faaliyet raporları, ​Genel kurul evrakları. ​"Yeni Bir Erteleme Öngörülmüyor" ​Daha önce veri giriş süresinin iki kez uzatıldığını hatırlatan İl Müdürü Seyfettin Baydar, sürece dair şu bilgileri paylaştı: ​"Mevcut durumda KOOPBİS veri giriş ve aktarım süreci için tanınan süre 26 Nisan 2026 tarihinde sona erecek olup, yeni bir erteleme öngörülmemektedir. Muğla genelinde tarımsal amaçlı kooperatiflerimizin büyük bir kısmı süreci tamamladı ancak henüz işlemlerini bitirmeyenler için zaman daralıyor." ​Yönetim Kurullarına Hapis ve Para Cezası Riski ​Mevzuat gereği yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif yönetimlerini ağır yaptırımlar bekliyor. Baydar, yıllık faaliyet raporları, bilanço ve mali tabloların genel kuruldan en az 15 gün önce sisteme yüklenmesi gerektiğini belirterek; aksi takdirde idari para cezaları ve adli yaptırımların uygulanabileceği konusunda uyardı. ​Muğla İl Tarım Müdürlüğü’nden Teknik Destek ​Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, sürecin aksamaması için kooperatiflere rehberlik etmeye devam ediyor. Eğitim ve yönlendirme çalışmalarının sürdüğünü belirten Baydar, ihtiyaç duyan kooperatiflere teknik destek sağlanacağını ve sürecin yazılı bildirimlerle yakından takip edileceğini ifade etti. ​KOOPBİS Veri Girişi İçin İzlenecek Adımlar: ​e-Devlet Üzerinden Giriş: Kooperatif yetkilileri sisteme e-Devlet şifreleri ile erişebilir. ​Veri Güncelleme: Mevcut ortak listeleri ve finansal veriler kontrol edilmelidir. ​Belge Yükleme: Güncel genel kurul ve yönetim kurulu belgeleri sisteme PDF formatında işlenmelidir. ​Onay Süreci: Girilen verilerin doğruluğu kontrol edilerek onaylanmalıdır.

Madencilik Sektörünün Sorunları İzmir’de Masaya Yatırıldı Haber

Madencilik Sektörünün Sorunları İzmir’de Masaya Yatırıldı

Madencilik sektörünün sahada karşılaştığı mevzuat ve uygulamaya dönük sorunlarını ortaya koymak, bu sorunların sektör üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve çözüm odaklı öneriler geliştirmek için düzenlenen toplantıya 50’nin üzerinde sektör temsilcisi katıldı. Madencilik Sektörü Mevzuatı Bilgilendirme Toplantısı, İzmir Ticaret Odası, Ege Bölgesi Sanayi Odası ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü iş birliğiyle İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlendi. Maden ve Petrol İşleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Dumanlı’nın mevzuat ve uygulamaya yönelik bilgilendirmelerde bulunduğu toplantıda katılımcıların soruları yanıtlandı. ERKOÇ: TEMEL SORUNLARIN ÇÖZÜLMESİ GEREKİYOR Toplantının açılışında konuşan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç, “Madencilik Sektörü, birçok sanayi kolu için temel hammadde sağlayan, dış ticaret dengesine katkı sunan ve bölgesel kalkınmayı destekleyen kritik bir alan konumunda. Sektörümüzün ihracat, üretim ve istihdam performansını arttırmak için öncelikle karşı karşıya olunan temel sorunların çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bunların başında, mevzuat ve uygulama süreçlerinde yaşanan yapısal zorluklar geliyor. Özellikle ruhsatlandırma ve izin süreçleri çok aşamalı ve uzun zaman alıyor. Bu durum, yatırım planlamasını zorlaştırıyor” dedi. Erkoç, toplantıda yapılan değerlendirmelerin; sektörün karşılaştığı zorlukları doğru tanımlayan, çevre ile yatırımı koruyan dengeli çözümler üretmeye, madencilik sektörünü daha öngörülebilir, daha sürdürülebilir ve daha güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağına inandığını belirtti. ÜRÜN: DÜNYADA 7’İNCİ SIRADAYIZ Madencilik sektörünün önemine değinerek konuşmasına başlayan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, “Hem yaşamın idamesi hem de sanayimizin sürdürülebilirliği açısından madenler olmazsa olmazımızdır. Teknolojide öne çıkarak küresel rekabette lider olma kavgası, özellikle de ABD-Çin kaynaklı gerilimi artırarak; nadir elementlere sahip olma ve/veya bulunduğu bölgeyi kontrol altına almak üzerine kurgulanmıştır. Hammadde temininden lojistiğe kadar dengeleri alt üst eden bu yeni mücadelede Türkiye, maden rezervleri potansiyeli ile jeopolitik avantajını, jeoekonomik etkisi ile pekiştirme gücüne sahiptir. Öyle ki, 3.5 trilyon dolar değerindeki maden varlığı, 6 milyar dolar maden ihracatı ile ülkemizde 70 tür madenin üretim ve ticareti yapılmaktadır. Üretilen maden çeşitliliğinde dünyada 7'nci sıradayız. Böylesi kritik bir süreçte bunun anlamı çok büyük”dedi. Yönetmelik değişimleri, izin süreçlerinin uzaması gibi sektörel sorunlara dikkat çeken Ürün, “Üreten Türkiye” hedefine yerli madenler olmadan ulaşmanın mümkün olmayacağını vurgulayarak, “Rezervlerimizin, katma değerli ürünlere dönüştürülerek ekonomiye kazandırılmasına yönelik sektör önerilerinin değerlendirilmesini bekliyoruz.” diye konuştu. DUMANLI: SÜREÇ TOPLUMLA BARIŞIK, ÇEVREYE DUYARLI ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMELİ Konuşmasında yakın zamanda kanunda yapılan değişikliğe de değinen Maden ve Petrol İşleri Genel Müdür Yardımcısı Fatih Dumanlı, “Madencilik faaliyetlerinin toplumla barışık, çevreye duyarlı bir biçimde sorumlu ve sürdürülebilir bir madencilik anlayışıyla sürdürülmesi gerekiyor” dedi. Duman, maden ruhsatı verirken bürokratik işlemlerin uzun olduğundan yakınıldığını ancak madencilik faaliyetiyle gündemde olan ülkelerde de benzer işlemlerin yapıldığını belirtti. İşletme projesinde işletme güvenliğine, üretim yöntemine üretim miktarına uyulması gerektiğini ifade eden Dumanlı, ÇED kapsamında taahhüt edilen süreçlere riayet edilmesi gerektiğini belirtti. ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR Kamu tarafında da en çok dikkat çekilen konunun bürokratik süreçlerin azaltılması olduğunu söyleten Dumanlı, bu amaçla bazı adımların atıldığını, 7554 sayılı Torba kanununda Maden kanununda bazı değişikliklere gidildiği, arama faaliyetlerinin kamu yararı faaliyeti olarak alınmasının gündemde olduğu, izin süreçlerinin kısaltılması, izinlerin tek çatı altında birleştirilmesi, yatırım güvencesinin sağlanması, ruhsat hukukunun korunması konularında çalışmaların yürütüldüğünü belirtti.

Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na Ev Sahipliği Yapacak Haber

Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na Ev Sahipliği Yapacak

Zeytinyağında markalaşma çalışmalarını sürdüren Antalya, Zeytinyağı Çalıştayı’na ev sahipliği yapacak. 11 Şubat 2026’da alanında uzman akademisyenler ve sektör temsilcileri, zeytin ve zeytinyağını konuşmak üzere Antalya’da bir araya gelecek. Zeytin ve zeytinyağına dair bilimsel, ekonomik ve kültürel başlıkların gündeme geleceği çalıştayda, üretimden tüketime, ticaretten markalaşmaya kadar geniş bir yelpazede sunumlar yapılacak. 1. Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması kapsamında düzenlenecek Çalıştay, zeytinyağında kalite bilincinin artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. BİLİM İNSANLARI ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞINI KONUŞACAK Çalıştayda, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Fatih Alpay Vuran “Zeytinyağında Kalite Bir Sayı mıdır? Kimya ve Duyuların Kesişiminde Yeniden Düşünmek”, Adnan Menderes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Renan Tunalıoğlu “Zeytin Bahçesinden Kaliteli Zeytinyağı Üretimine Yolculuk”, Bursa Teknik Üniversitesi’nden Dr. Belkıs Yaşa “Zeytinyağı ve Zeytin Yaprağının Sağlık Amaçlı Kullanımı”, Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş “Dünya ve Türkiye’de Zeytinyağı Ticareti ve Markalaşma: Antalya Örneği” başlığıyla sunum yapacak. Zeytinyağının sağlık üzerindeki etkileri de çalıştayın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Hacettepe Üniversitesi’nden Dr. Gül Kahraman, “Tavşan Yüreği Zeytinyağının Kimyasal Profili ve Antikanser Etkileri” konulu sunumunda belirli zeytin çeşitlerinin biyoaktif özelliklerine dikkat çekecek. Çalıştayın zeytinyağının turizm boyutunu ise Profesyonel Turist Rehberi Semra Demirağ anlatacak. Demirağ, “Antalya’nın Sessiz Mirası Zeytin, Zeytinyağı ve Turizmde Yeni Bir Değer” sunumuyla zeytinin gastronomi turizmi ve destinasyon kimliği açısından taşıdığı potansiyeli vurgulayacak. YOL HARİTASI BELİRLENECEK Sunumların ardından gerçekleştirilecek masa çalışmaları ile üretim ve kalite, sağlık ve fonksiyonel değer, markalaşma ve iletişim, turizm ve gastronomi ile yönetişim ve mevzuat başlıklarında somut sorunlar ve çözüm önerileri ele alınacak. Her masa, kısa ve uygulanabilir öneriler geliştirerek çalıştaya katkı sağlayacak. Çalıştay sonunda elde edilen tüm bilimsel ve teknik çıktılar, “Antalya Natürel Sızma Zeytinyağı Yol Haritası (2026–2035)” başlığı altında birleştirilecek. Bu yol haritası, Antalya’nın zeytinyağında kaliteyi kalıcı hale getiren, katma değeri artıran ve sürdürülebilir bir üretim modeli ortaya koymayı hedefleyen ortak bir vizyon belgesi niteliği taşıyacak. ANTALYA İÇİN KALICI DEĞER HEDEFİ Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, zeytinyağının Antalya için önemli bir tarım ürünü olduğunu belirterek, “Zeytinyağında kaliteyi bilimsel temelde ele alarak üretimden markalaşmaya uzanan güçlü bir yol haritası oluşturmayı hedefliyoruz. Bu çalıştay, Antalya’nın zeytinyağında kalıcı bir değer üretmesi açısından önemli bir adımdır” dedi. Çandır, çalıştayın, üreticilerden akademisyenlere, ihracatçılardan turizm temsilcilerine kadar geniş bir katılımla gerçekleşmesini beklediklerini söyledi. Antalya Tarım ve Orman Müdürü Şakir Fırat Erkal, çalıştayın üreticiye doğrudan katkı sağlayacağını vurgulayarak, “Bölgemizde üretilen zeytinyağında kaliteyi artırmak, doğru üretim tekniklerini yaygınlaştırmak ve sürdürülebilirliği sağlamak önceliğimiz. Bu çalıştay, bilim ve sahayı buluşturan önemli bir platform olacak” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.