Hava Durumu

#Meyve Sebze

Kırsal Haber - Meyve Sebze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Meyve Sebze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

IPARD III Desteklerinde 95 Proje Seçildi: Kooperatiflerin Payı Yüzde 23,2 Haber

IPARD III Desteklerinde 95 Proje Seçildi: Kooperatiflerin Payı Yüzde 23,2

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından açıklanan IPARD III Programı 11. Başvuru Çağrı Dönemi birinci grup sonuçlarına göre, tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması kapsamında 95 proje desteklenmek üzere seçildi. Projelerin yüzde 64,2'si şirketlere, yüzde 23,2'si kooperatiflere ait olurken üretici örgütleri ve bireysel girişimciler de destek listesinde yer aldı. IPARD III Desteklerinde Başvuru Sahiplerinin Dağılımı TKDK tarafından yayımlanan sonuçlara göre, desteklenmek üzere seçilen 95 projenin 61'i şirketler, 22'si kooperatifler, 9'u gerçek kişiler ve 3'ü üretici ve yetiştirici birlikleri tarafından gerçekleştirilecek. Başvuru sahiplerinin hukuki statülerine göre yapılan değerlendirmede şirketler yüzde 64,2 ile ilk sırada yer aldı. Kooperatiflerin payı yüzde 23,2, gerçek kişilerin payı yüzde 9,5, üretici ve yetiştirici birliklerinin payı ise yüzde 3,2 olarak hesaplandı. Kooperatifler ile üretici ve yetiştirici birlikleri birlikte değerlendirildiğinde, üretici örgütlerinin toplam 25 projeyle yüzde 26,3'lük paya sahip olduğu görüldü. Meyve-Sebze ve Süt Ürünleri Yatırımları Öne Çıktı IPARD III Programı kapsamında seçilen projelerin sektörel dağılımında meyve ve sebzelerin işlenmesi ve pazarlanması 55 projeyle ilk sırada yer aldı. Süt ve süt ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması alanında 34, su ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması alanında 4, kırmızı et ve et ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması alanında ise 2 proje desteklenmek üzere seçildi. Meyve-sebze ve süt ürünleri sektörlerinde yer alan toplam 89 proje, seçilen başvuruların yüzde 93,7'sini oluşturdu. Kooperatiflerin 15 Projesi Süt Sektöründe Desteklenmek üzere seçilen 22 kooperatif projesinin 15'i süt ve süt ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması, 7'si ise meyve ve sebzelerin işlenmesi ve pazarlanması alanında yer aldı. Süt sektöründe seçilen 34 projenin yüzde 44,1'i kooperatiflere ait olurken, meyve-sebze sektöründeki 55 projenin yüzde 12,7'sini kooperatif projeleri oluşturdu. Kooperatiflerin sektörel dağılımında süt ve süt ürünleri işleme yatırımları yüzde 68,2, meyve-sebze işleme yatırımları ise yüzde 31,8 pay aldı. IPARD III Desteklerinde İzmir İlk Sırada Desteklenmek üzere seçilen projelerin illere göre dağılımında İzmir 10 projeyle ilk sırada yer aldı. İzmir'i 6'şar projeyle Balıkesir ve Bursa, 5'er projeyle Denizli ve Manisa izledi. Bu beş ildeki toplam 32 proje, desteklenmek üzere seçilen 95 başvurunun yüzde 33,7'sini oluşturdu. Tarımsal Ürünlerin İşlenmesi ve Pazarlanmasına Destek IPARD III Programı'nın 11. Başvuru Çağrı Dönemi birinci grup sonuçları, tarımsal ürünlerin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırımların farklı sektörler ve başvuru sahibi grupları arasındaki dağılımını ortaya koydu. Seçilen projeler; süt ve süt ürünleri, kırmızı et ve et ürünleri, su ürünleri ile meyve ve sebzelerin işlenmesi ve pazarlanması alanlarını kapsıyor. Program kapsamında desteklenmek üzere seçilen yatırımların, tarımsal ürünlerde katma değerin artırılmasına, işleme ve pazarlama altyapısının geliştirilmesine ve kırsal ekonominin güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.

Karadeniz’de Güvenli Ticaret Koridorunun Acilen Oluşturulması Gerekiyor Haber

Karadeniz’de Güvenli Ticaret Koridorunun Acilen Oluşturulması Gerekiyor

Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatı ocak-eylül döneminde yüzde 42 artışla 3,17 milyar dolara ulaşırken, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği aynı dönemde ihracatını yüzde 55 artırarak 1,38 milyar doların üzerine çıkardı. Ulusal sektör ihracatının yaklaşık yüzde 44’ünü gerçekleştiren Birlik; mandalina ve şeftali başta olmak üzere birçok ürün grubunda kaydettiği yükselişle sektörün büyümesine önemli bir katkı sağladı. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, 2026 yılı üçüncü çeyreği sonu itibarıyla sektörün ihracat performansını değerlendirdi. Sarıkaya; üretim gücünü uluslararası pazarlara taşıma, ürün çeşitliliğini artırma ve ticari ilişkileri geliştirme çalışmalarının sonuçlarını almaya devam ettiklerini belirtti. Geçen yılın aynı döneminde 894,2 milyon dolar olan Birlik ihracatını 1,38 milyar doların üzerine çıkardıklarını kaydeden Sarıkaya, dokuz ayda toplam 1,2 milyon ton ürünü dünya pazarlarında değere dönüştürdüklerini açıkladı. "En çok narenciye ve sert çekirdekli meyveler ihraç ettik" Narenciye ve sert çekirdekli meyvelerin, Birliğin yılın ilk 9 ayındaki ihracat artışında belirleyici rol üstlendiğini vurgulayan Sarıkaya, narenciye ihracatının yüzde 72 artışla 642,5 milyon dolara ulaştığını kaydetti. Sarıkaya; mandalinanın yüzde 86 artış ve 357,9 milyon dolarlık ihracat değeriyle Birlik ihracatından yaklaşık yüzde 26 pay aldığını ifade etti. Şeftali ihracatında da güçlü bir performans sergilendiğini aktaran Sarıkaya; bu ürün grubunda miktar bazında yüzde 132, değer bazında ise yüzde 144 artışla 221,1 milyon dolarlık dış satıma ulaşıldığını bildirdi. Limon ihracatının 171,1 milyon dolar, kayısının 78,2 milyon dolar, portakalın ise 67 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirten Sarıkaya, kiraz ve vişne ihracatının yüzde 584 artışla 33,4 milyon dolara yükselmesinin dikkat çekici olduğunu kaydetti. Başkan Sarıkaya, “Ürün gruplarında yakalanan bu başarı; mevcut pazarların yanında farklı pazarlardaki talebin doğru değerlendirilmesinin bir sonucu olarak gerçekleşti. Rusya Federasyonu’na yapılan ihracat yüzde 47 artışla 463,4 milyon dolara ulaştı. Yakın coğrafyadaki pazarlarda artan ticari hareketliliğin yanı sıra Avrupa pazarlarındaki ilişkilerin geliştirilmesi de ihracat performansımıza önemli katkılar sağladı.” dedi. “Mersin, 937,1 milyon dolarlık ihracatla Türkiye yaş meyve sebze sektöründeki liderliğini korudu” Mersin, Hatay ve Adana’nın üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve lojistik avantajlarıyla sektörün gelişiminde önemli rol üstlendiğini ifade eden Sarıkaya, 9 aylık bölge ihracatını illere göre değerlendirirken şunları söyledi: “Bölgemizdeki iller bazında ihracat performansına bakıldığında, Mersin 937,1 milyon dolarlık dış satım ve yüzde 30’luk payla Türkiye yaş meyve sebze ihracatındaki liderliğini korudu. Hatay’ın ihracatı ise yüzde 22 artışla 375,4 milyon dolar oldu. Adana’nın ihracatı 129,9 milyon dolar düzeyinde oluştu.” “Karadeniz’de güvenli ticaret koridorunun acilen oluşturulması gerekiyor” Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında sevkiyatların yaklaşık yüzde 80’inin deniz, yüzde 20’sinin kara yoluyla gerçekleştirildiğine dikkat çeken Sarıkaya, özellikle yüksek rekolte beklentisinin bulunduğu narenciye sezonunda deniz taşımacılığında yaşanabilecek aksaklıkların ihracatı ciddi ölçüde sekteye uğratabileceğini ifade etti. Sarıkaya, “Narenciye sezonuna girerken Karadeniz’de güvenli bir ticaret koridorunun acilen oluşturulması gerekiyor. Rekoltenin yüksek olduğu bu dönemde ürünlerimizi pazarlara zamanında ulaştıramamamız, ihracatımızda önemli kayıplara yol açabilir. Üreticimizin emeğinin karşılığını bulması ve ihracat pazarlarımızdaki konumumuzun korunması için deniz taşımacılığının güvenli ve kesintisiz şekilde sürdürülmesi büyük önem taşıyor.” diye konuştu. “Küresel pazarlarda yeni fırsatlar peşindeyiz” Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin uluslararası tanıtım faaliyetlerinin ihracat hedeflerini doğrudan desteklediğini belirten Sarıkaya; eylül ayında Rusya’da düzenlenen WorldFood Moscow 2026 ve ekim ayında İspanya’da gerçekleştirilen Fruit Attraction 2026 fuarlarında sektör temsilcilerini uluslararası alıcılarla buluşturduklarını ifade etti. Madrid’deki fuara koordinasyonunu üstlendikleri milli katılım organizasyonu kapsamında 23 firmayla katıldıklarını kaydeden Sarıkaya, 50’den fazla ülkeden gelen alıcılar ve perakende temsilcileriyle gerçekleştirilen görüşmelerin yeni ticari bağlantıların kurulması ve ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi açısından büyük fırsatlar sunduğunu vurguladı. Moskova’daki temaslarda narenciye, kayısı ve nar gibi taze ürünlerin yanı sıra dondurulmuş meyve ve meyve püresine yönelik talebi de değerlendirdiklerini aktaran Sarıkaya, özellikle premium segment limon ve mandalinaya gösterilen ilginin öne çıktığını belirtti. Hindistan gibi alternatif pazarlara elma ihracatı konusunda da uluslararası ölçekte görüşmeler gerçekleştirdiklerini bildiren Sarıkaya, fuarların farklı pazarlardaki talebi yakından izlemek ve yeni ihracat fırsatlarını yakalamak için önemli bir zemin oluşturduğunu ifade etti. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak küresel pazarlarda uzun vadeli ticari ilişkilere odaklandıklarını vurgulayan Sarıkaya, “Kalıcı ihracat başarısının anahtarı, sürdürülebilir ve güçlü ticari ilişkiler kurmaktır. Amacımız; güvenilir tedarikçi kimliğimizi pekiştirmek, ürün portföyümüzü pazar beklentilerine göre şekillendirerek üreticimizin altın teri ve emeğini dünya sofralarında daha güçlü konumlandırmaktır.” diye konuştu.

Satsuma Mandalinada İhracat Zamanı Haber

Satsuma Mandalinada İhracat Zamanı

Sonbahar ve Kış mevsimlerinde C vitamini deposu olan, soğuk algınlığına karşı kalkan görevi gören, aroması, ince kabuğu ve çekirdeksiz yapısıyla en çok tercih edilen mandalina türü satsumada ihracat zamanı. Satsuma mandalinada ihracat sezonu 19 Ekim 2026 tarihinde başladı. Satsuma mandalinada ihracat sezonunun başlaması nedeniyle satsuma mandalinasıyla uluslararası üne sahip olan İzmir’in Gümüldür beldesinde “Satsuma Mandalina Hasat Töreni” düzenlendi. Balık: “Rekoltede yüzde 10-20 artış bekliyoruz” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık, mandalina ihracatından Türkiye’nin 2025 yılında 912 milyon dolar döviz kazandığını, mandalinanın yaş meyve sebze ihracatında lider ürün olduğunu, 2026 yılı mandalina rekoltesinin katma değerli bir şekilde ihraç edilmesi için çaba göstereceklerini dile getirdi. 2026 sezonunda mandalina rekoltesinde yüzde 10-20 artış beklediklerinin altını çizen Balık, “Ege’nin satsuma mandalinası yeni sezonda ihracat yolculuğuna bugün başlıyor. Üreticilerimize ve ihracatçılarımıza hayırlı bir sezon diliyoruz” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatından 912 milyon dolar döviz kazanmanın yanında mandalinanın üreticiden paketleme tesislerine, lojistik sektöründen ihracatçı firmalara kadar geniş bir ekonomik zinciri oluşturduğunu kaydeden Balık şöyle devam etti: “Mandalina ihracatında 2025 yılında Irak, 360 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alırken, Rusya Federasyonu 313 milyon dolarla ikinci oldu. Ukrayna 72 milyon dolar, Polonya 23 milyon dolar ve Sırbistan 19 milyon dolarlık mandalina ihracatıyla öne çıkan diğer pazarlar arasında yer aldı. Yeni sezonda önceliklerimiz kalıntı mevzuatına tam uyum, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, gümrük süreçlerinin kesintisiz yürütülmesi ve ürünlerin uluslararası alıcılara zamanında ve güvenilir biçimde ulaştırılması olacak.” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak ihracatçıların rekabet gücünü artırmak için çalıştıklarını belirten Balık, uluslararası fuarlar, ticaret heyetleri ve tanıtım faaliyetleri aracılığıyla Avrupa, Körfez ve Uzak Doğu pazarlarında yeni fırsatlar oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Uçak: “Mandalina ihracatında pazar çeşitliliği ve katma değer önemli” Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, satsuma mandalinanın Ege Bölgesi için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını; üreticilerin geçim kaynağı, kıyı ilçelerinin ekonomik hayatının önemli bir unsuru ve bölgenin uluslararası pazarlardaki simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılı mandalina ihracatında Ukrayna ve Rusya Federasyonu’nun yaklaşık yüzde 64 paya sahip olduğunu aktaran Uçak, aynı yıl Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya, Kosova, Karadağ, Bosna-Hersek ve Bulgaristan başta olmak üzere Balkan ülkelerine yaklaşık 5 milyon dolarlık mandalina ihraç edildiğini belirtti. Sonbahar ve kış aylarında bağışıklığınızı mandalinayla güçlendirin Mandalinadan meyve suyu, konserve, kurutulmuş meyve, reçel ve marmelat üretilebildiğini; kabuğundan ise esans ve aroma ürünleri elde edilebildiğini hatırlatan Uçak, “Hasat kayıplarının azaltılması ve ürünün farklı biçimlerde değerlendirilmesi hem taze hem de işlenmiş ürün ihracatına katkı sağlıyor. C vitamini ve lif açısından zengin mandalina, sonbahar ve kış aylarında bağışıklığın en doğal destekçilerinden biridir. Günde 2-3 adet mandalina tüketilmesini, okul çağındaki çocuklarımızın beslenme çantalarına mutlaka mandalina konulmasını öneriyoruz. Emeğini toprağa veren üreticilerimize, ürünümüzü dünyaya taşıyan ihracatçılarımıza bereketli ve kazançlı bir sezon diliyorum” diyerek sözlerine son verdi. Rusya’ya ihracatta gemi yolu açılmalı, AB’ye ihracatta dozvala belgesi limiti artırılmalı Gazetecilerin sorularını cevaplayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, yaş meyve sebze ihracatında en büyük ihraç pazarları olan Rusya Federasyonu’na savaş nedeniyle gemi yolunun kapalı olduğunu, Avrupa Birliği’ne ihracatta Macaristan üzerinden gidecek araçlar için Dozvala Belgesi kotasının dolması nedeniyle sorunlar yaşandığını ihracatta aksama yaşanmaması için iki güzergahtaki lojistik sorunlarının çözülmesi gerektiğini, aksi takdirde ihracatta kayıplar yaşanabileceğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü başkanlığındaki komisyon emsal bahçelerde yaptığı incelemeler ve İzmir Laboratuvar Müdürlüğü’nün analizleri sonucunda, satsuma mandalinanın ihracatı için 19 Ekim 2026 Pazartesi günü başlanmasına karar verilmişti. “Satsuma Mandalina Hasat Töreni”ne; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği YK Üyesi Sadık Demircan, DK Üyesi Recep Çöpten ve mandalina üreticileri katıldı.

Türk Gıda İhracatçıları Japonya Yolcusu Haber

Türk Gıda İhracatçıları Japonya Yolcusu

Ege İhracatçı Birlikleri, yıllık 80 milyar dolar gıda ürünleri ithal eden 125 milyonluk Japonya’ya Türk gıda ürünlerinin ihracatını artırmak için kolları sıvadı. Japonya’nın Tokyo kentinde, 09-12 Mart 2027 tarihlerinde Tokyo Big Sight’ta düzenlenecek Foodex Japan 2027 52. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarına Ege İhracatçı Birlikleri tarafından Türkiye milli katılım organizasyonu gerçekleştirilecek. Foodex Japan Fuarı’nın 2027 yılında 52.sinin düzenleneceği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 30 yıldır Türk gıda ihracatçılarının Japonya Foodex Fuarı’na katılımlarını Ticaret Bakanlığı’nın desteğiyle sağladıklarını dile getirdi. Japonya’nın kendi gıda ihtiyacının sadece yüzde 40’ını kendisinin karşılayabildiğinin altını çizen Öztürk, “Japonya gıda ithalatında büyük bir pazar. Gıda kalitesine ve güvenliğine azami dikkat ediyorlar. Zor beğenen ancak çalışmaya başladıktan sonra sadık bir pazar. Türk gıda ihracatçılarımızı Japonya’da Foodex Fuarı’nda yerlerini almaya davet ediyoruz” şeklinde konuştu. Foodex Fuarı’nın Japonya yanında Uzakdoğu ve Güneydoğu Asya ülkelerin gıda pazarına da hitap eden bir özellik taşıdığının altını çizen Öztürk şöyle devam etti: “Japonya’ya son 5 yılda gıda ihracatımız yüzde 60’lık artışla 210 milyon dolardan 335 milyon dolara yükseldi. Türkiye’nin Japonya’ya gerçekleştirdiği her 100 dolarlık ihracatın 52 dolarını Türk gıda sektörü gerçekleştirdi. En çok ihraç edilen ürün 80 milyon dolarla orkinos olurken, makarna, zeytinyağı, kuru meyveler, meyve sebze mamulleri, fındık, konserveler öne çıkan ihraç ürünlerimiz. Foodex Fuarı’na 2026 yılında 76 ülkeden 3.238 firma katılırken, ziyaretçi sayısı 74 bine ulaştı.” Japon alıcılarla Türk ihracatçılar ikili iş görüşmeleri yapacak Türkiye, Japonya’ya orta vadede gıda ihracatını 500 milyon doların üzerine çıkarmayı hedefliyor. Bu amaçla Foodex Fuarı sırasında Ege İhracatçı Birlikleri, Türk firmalarıyla Japon satın almacıları ikili iş görüşmelerinde buluşturacak. Japon influencerlarla Türk gıda ürünlerinin tanıtımı yapılırken, Japonya’ya en çok ihraç edilen gıda ürünlerinden oluşturulmuş menülerle tadım etkinliği ve suşi tadım etkinliği gerçekleştirilecek. Kurulacak trend alanında Türk şarapları ile tadım etkinliği, Türk zeytinyağı semineri yapılacak aktivitelerden diğerleri olacak. Şef Osman Serdaroğlu Otsuma Women’s University’de uygulamalı ders verecek Ege İhracatçı Birlikleri koordinasyonunda yürütülmekte olan “Sağlıklı Beslenmede Türk Ürünlerinin Önemi” Turquality Projesi kapsamında Türk mutfağı Michelin yıldızlı şefimiz Osman Serdaroğlu tarafından 3-5 Kasım 2026 tarihlerinde Otsuma Women’s University’de tanıtılacak. Serdaroğlu, uygulamalı derslerde hazırlayacağı menülerle Türk gıda ürünlerinin tanıtımı için mesai verecek. Söz konusu program kapsamında Türk mutfak kültürüne ilişkin sunumlar, yemek hazırlama gösterimleri, uygulamalı çalışmalar ve tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek. Ege İhracatçı Birlikleri, Foodex Japan Fuarı kapsamında Japonya’da gerçekleştireceği etkinliklerde en büyük desteği Tokyo Ticaret Müşavirimiz Sedat Yıldız’dan alacak.

IPARD III 11. Başvuru Sonuçları Açıklandı Haber

IPARD III 11. Başvuru Sonuçları Açıklandı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, IPARD III Programı 11. Başvuru Çağrı İlanı sonuçlarının açıklandığını duyurdu. Et, süt, yumurta, su ürünleri ve meyve-sebze işleme sektörleri ile soğuk hava depolarına yönelik 95 proje, toplam 1,2 milyar TL hibe desteği almaya hak kazandı. Projelerin tamamlanmasıyla Türkiye ekonomisine yaklaşık 1,9 milyar TL değerinde yeni yatırım kazandırılması hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, kırsal kalkınmayı desteklemek ve tarım-gıda sektörünün altyapısını güçlendirmek amacıyla yürütülen IPARD III Programı'nın 11. başvuru çağrısı kapsamında yapılan değerlendirmelerin tamamlandığını açıkladı. Sonuçlara göre, farklı üretim ve işleme alanlarında faaliyet gösteren 95 proje hibe desteğinden yararlanacak. IPARD III Kapsamında 95 Projeye Hibe Desteği IPARD III Programı, tarım ve gıda sektöründe modernizasyonu desteklemeyi, kırsal alanlarda ekonomik faaliyetleri geliştirmeyi ve üretim altyapısını güçlendirmeyi amaçlıyor. Programın 11. başvuru çağrısı kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda, et, süt, yumurta, su ürünleri ile meyve-sebze işleme ve soğuk hava deposu yatırımlarını içeren 95 proje desteklenmeye hak kazandı. Söz konusu projelere toplam 1,2 milyar TL hibe desteği sağlanacak. Desteklerle birlikte tarımsal üretimden gıda işlemeye, ürünlerin muhafazasından sektörel altyapının geliştirilmesine kadar çeşitli alanlarda yatırımların hayata geçirilmesi bekleniyor. 1,9 Milyar TL'lik Yeni Yatırım Hedefi Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın açıklamasına göre, hibe desteği almaya hak kazanan projelerin tamamlanmasıyla ülke ekonomisine yaklaşık 1,9 milyar TL değerinde yeni yatırım kazandırılacak. Yatırımların hayata geçirilmesiyle tarım ve gıda sektöründe modern altyapının güçlendirilmesi, ürünlerin işlenmesi ve muhafaza edilmesine yönelik kapasitenin artırılması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor. Kırsal Kalkınmada IPARD III Desteği IPARD III Programı kapsamında sağlanan hibeler, kırsal alanlarda yatırım yapmak isteyen işletmelerin projelerini hayata geçirmelerine katkı sunuyor. Et, süt, yumurta, su ürünleri ve meyve-sebze işleme gibi tarımsal üretimle doğrudan bağlantılı alanların yanı sıra soğuk hava deposu yatırımlarının desteklenmesi, tarım-gıda zincirinin farklı aşamalarında kapasite geliştirilmesini amaçlıyor. Bakan Yumaklı, IPARD III Programı aracılığıyla kırsal kalkınmayı güçlendirmeye ve tarım-gıda sektörünün altyapısını modernleştirmeye devam ettiklerini belirterek, desteklerin Türkiye'nin tarımsal üretim ve yatırım kapasitesine katkı sunacağını ifade etti.

Yaş Meyve Sebze Kurutma Entegre Tesisi Donanımıyla Dikkat Çekiyor Haber

Yaş Meyve Sebze Kurutma Entegre Tesisi Donanımıyla Dikkat Çekiyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi Korkuteli ilçesinde 15 bin 500 metrekarelik alana kurulu Yaş Meyve-Sebze Kurutma Entegre Tesisi, hizmet vermeye başladı. Yüksek kapasitesi ve yeni nesil teknolojisi ile her türlü sebze ve meyvenin işlenebileceği tesis, Antalya’nın tarım ekonomisine katkı sunacak. Büyükşehir Belediyesi iştiraki EKDAĞ A.Ş. tarafından Korkuteli ilçesi Bozova mahallesine kazandırılan Yaş Meyve Sebze Kurutma Entegre Tesisi üretime geçti. Günlük 7.5 ton kurutma ve saatlik bin paketleme kapasitesine sahip tesiste kurutma işlemi tamamen güneş enerjisi ve perlit kullanılarak hava kurutma (AIR DRY) teknoloji ile enerjisini temin ederek gerçekleştiriliyor. Antalya’nın tarımsal üretim ve çeşitliliğine katma değer sağlayarak, bölgede istihdamı arttırmayı hedefleyen tesiste meyve kurutma üniteleri çalışmaya başladı. Tesiste domates, armut, erik, portakal, elma ve mantar başta olmak üzere pekçok farklı ürün hijyenik ve kontrollü koşullarda kurutuluyor. Tesis, yüzde yüz çevreci olmasının yanında teknolojisi itibariyle Türkiye’nin sayılı tesisleri arasında yer alıyor. FİRMA VE ÜRETİCİLER BİLGİ ALIYOR Ürünlerini düşük fiyattan satmak yerine kurutarak değerlendirmek isteyen firma ve üreticiler tesisi kullanmak için yetkililerle görüşerek bilgi alıyor. Bölgede ve çevre ilçelerden üreticilerin tesise getirdiği elma, armut, çilek, muz, portakal ve mandalina gibi meyveler kurutularak üreticilere toplu halde teslim ediliyor. Paketleme ünitelerinin de devreye girmesiyle talepte bulunan firmalara özel paketleme işlemi de tesiste el değmeden yapılabilecek. Her türlü meyve sebzenin de işlenebileceği tesiste üretilen ürünler yurt dışına pazarlanarak ülke ekonomisine de katkı sunacak. FİRMALAR İLE GÖRÜŞMELER BAŞLADI Kurutma Entegre Tesisi hakkında bilgi veren EKDAĞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Manavoğlu, “Antalyamızın yerel üretimine can suyu olacak, hem çiftçimizin yüzünü güldürecek hem de bölgede istihdama katkı sunacak çok önemli bir yatırımı hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Hedefimiz üretim kapasitemizi en üst noktaya çıkarmak. Çeşitli fuarlarda stantlar kurarak ziyaretimize gelen misafirlerimize tesisimizde kurutulmuş ürünleri tanıtmıştık. Bu süreçlerin ardından tesisimiz ile çalışmak isteyen üreticilerimiz ve çeşitli firmalarımız ile görüşmeler yapmaya başladık” dedi. HEDEFİMİZ BÜYÜK Tesisin üretim kapasitesini kademeli olarak arttırdıklarını belirten Manavoğlu “Üretim kapasitemizi arttırdıkça tesisimizde işlenecek ürünler sadece bu bölge ile sınırlı kalmayacak. Antalya genelinde üretilen tüm sebze ve meyve ürünlerini bünyesinde işleyecektir. Kurutulmuş patlıcan, biber, bamya ve domates gibi sebzeleri de işleyeceğiz. Amacımız hem israfı önlemek hem de ürünlerin değerlerini korumak. Tesis kullanıldıkça ürüne ne kadar değer katacağı daha iyi anlaşılacaktır. Hedeflerimiz büyük. Yerel üreticimiz kazanacak, fabrikada çalışacak çalışanlar kazanacak, yerel üretimin gücüyle Antalya kazanacak” diye konuştu ÇOK DONANIMLI BİR TESİS Kurutma Entegre Tesisini ziyaret ederek iş görüşmesi yapan sebze ihracatçısı özel firma sahibi Mehmet Kalaycı, “Böylesine donanımlı bir tesisi Korkuteli’nde memleketimde görmekten dolayı son derece gurur duydum. Sebze ihracatı yapıyoruz. Bu tesis çok mükemmel bir tesis olmuş. Hem bölgedeki mahallelere hem de tarım üreticilerine önemli bir katkı ve değer sunacaktır. Gözümüz kapalı güveneceğimiz bir tesis. Yurt dışından gelen taleplere göre kurutulmuş sebze üretimi için tesisi kullanmak istiyoruz. Özellikle kurutulmuş bamya üzerine çalışmak istiyorum. Hem iç piyasada hem de dış piyasada ekonomimize katkı sağlamak istiyoruz. Çok nezih bir fabrika. Büyükşehir Belediyemize ne kadar teşekkür edilse az” dedi.

Narenciye Konservesi İhracatında Yeni Hedef 50 Milyon Dolar    Haber

Narenciye Konservesi İhracatında Yeni Hedef 50 Milyon Dolar  

Türkiye’nin narenciye konserveleri ihracatı yüzde 28’lik artışla 30 milyon dolardan, 38,5 milyon dolara yükseldi. Türkiye, yılın kalan 4 aylık döneminde narenciye konservesi ihracatında 50 milyon doları geçmek için mesai verecek. Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatında lider olan Ege Bölgesi, Narenciye konservesi ihracatında da zirveyi kaptırmadı. Ege Bölgesi’nin narenciye konservesi ihracatı yüzde 68’lik sıçramayla 11,6 milyon dolardan 18,6 milyon dolara tırmandı. Ege Bölgesi, Türkiye’nin narenciye konservesi ihracatından yüzde 48,5 pay aldı. 2026 yılının ocak – ağustos döneminde Türkiye’nin narenciye ürünleri ihracatının yüzde 79’luk artışla 520 milyon dolardan 933 milyon dolara çıktığı bilgisini veren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, narenciye sektöründe hem taze hem de konserve ihracatında rekor kırdıklarını dile getirdi. Narenciye konservesinde en çok ihraç edilen ürünün 32,5 milyon dolarla mandalina konservesi olduğunu paylaşan Uçak, “Greyfurt konservesi’nden 2,8 milyon dolar döviz getirisi elde ettik” diye konuştu. İhraç pazarları hakkında da bilgi veren Uçak sözlelerini şöyle tamamladı; “Almanya 24 milyon dolarla en büyük ihraç pazarımız. İngiltere’ye 4,5 milyon dolarlık, Hollanda’ya 3 milyon dolarlık narenciye konservesi ihracatı gerçekleştirdik. Yılın kalan 4 aylık diliminde yapacağımız ihracatla 50 milyon doları aşmayı hedefliyoruz.”

Lojistik Sorununa Bakan Uraloğlu’ndan Neşter Haber

Lojistik Sorununa Bakan Uraloğlu’ndan Neşter

Türkiye’nin lezzetlerini dünyanın dört bir tarafına ihraç ederek ülkemize yıllık 7 milyar doların üzerinde döviz kazandıran yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri sektörleri, 10 milyar dolar ihracat hedefine ulaşabilmek için, lojistik sorunlarının çözümünde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın desteğini aldı. Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu'nu makamında ziyaret etti. Ziyarette, Rusya'yla ticarette güvenlik koridoru, geçiş belgeleri, sınır kapılarında yaşanan gecikmeler, hava kargo maliyetleri, liman masrafları masaya yatırıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu'na sektörün gündemindeki konuları tek tek ilettiklerini, Bakan Uraloğlu’nun tüm konularda ilgili birimleri anında harekete geçirdiğini dile getiren Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, sektörün gündemindeki konuların kısa sürede çözüme kavuşacağı inancında olduklarını kaydetti. Sınır kapılarındaki beklemeler konusunda çalışmalar yapılıyor “Sayın Bakanımız sınır kapılarındaki beklemelerin azaltılması için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından bir çalışma yapıldığı bilgisini verdi” diye Uçak, “Tarım sektörlerinin ürünlerinin ihraç pazarlarına en seri ulaşması için zamana karşı bir yarış içerisinde oluyoruz. Sınır kapılarından hızlı geçmek hayati öneme sahip. Yine ihracatta kullandığımız geçiş belgelerini yakından takip ettiklerini, kotası dolan ülkeler için hemen girişimde bulunulduğunu aktardı. Sayın Bakanımıza hem sıcak ağırlaması hem de sorunlarımızla yakından ilgilendiği için şükranlarımızı sunuyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak’ın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nu ziyaretine Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Denetim Kurulu Üyesi Veysel Güldoğan da katılım sağladı.

Tarım Maliyeti Temmuz’da Rekor Düşüş Gösterdi Haber

Tarım Maliyeti Temmuz’da Rekor Düşüş Gösterdi

Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Temmuz 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi. Çandır, Tarım-GFE’nin Temmuz ayında aylık yüzde 0,2 arttığını belirtirken, “Temmuz ayı için açıklanan tarımsal girdi fiyat enflasyonunun bir önceki aya göre aylıkta son 10 yılın en düşüğü oldu. Bu rakam, endeksin ölçülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren Temmuz ayları ortalamasının (2,43) ciddi düzeyde altında ilan edilmiştir” dedi. Tarım-GFE’nin Temmuz ayında yıllık yüzde 27,62 ilan edildiğine dikkat çeken Çandır, “Bu yıllık rakam, son 10 yılın Temmuz ayları ortalamasının (33,68) altında kalmıştır. Tarım-GFE yıllıkta son 6 yılın Temmuz aylarının altında ilan edildi. 10 yıllık Temmuz ayı ortalamalarına göre bakıldığında aylıkta ve yıllıkta ortalamanın altında artış göstermiştir” değerlendirmesinde bulundu. AYLIKTA ENERJİ ARTTI, GÜBRE DÜŞTÜ Temmuz ayı Tarım-GFE’nin alt kalemlerine bakıldığında, tohumda aylık yüzde 0,74, enerjide yüzde 4,82, gübrede yüzde -3,16, ilaçta yüzde 1,31, veteriner hizmetlerinde yüzde -1,05, yemde yüzde -1,64, diğer kalemlerde ise yüzde 1,47 değişim gösterdiğini belirten Çandır, aynı kalemlerin Temmuz ayındaki yıllık değişimlerine bakıldığında tohumda yüzde 29,92, enerjide yüzde 30,04, gübrede yüzde 33,07, ilaçta yüzde 22,69, veteriner hizmetlerinde yüzde 22,70, yemde yüzde 26,89, diğer kalemlerde ise yüzde 32,96 artış olduğunu belirtti. Çandır, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler kaleminde ise Temmuz ayında aylık yüzde 1,48 ve yıllıkta ise yüzde 20,53 artış ilan edildiğini kaydetti. TÜİK tarafından Temmuz ayı tarımsal üretici fiyat endeksi Tarım-ÜFE’nin aylık yüzde 2,31 ilan edildiğini anımsatan Başkan Çandır, “Geçmiş 15 yıllık Temmuz ayları ortalaması olan yüzde -0,23 ile karşılaştırıldığında ortalamanın ciddi üzerinde bir artış söz konusu olmuştur. Temmuz ayında Tarım-ÜFE yıllıkta ise yüzde 18,81’lik rakam ilan edilmişti. Geçmiş 15 yıllık ortalama olan yüzde 27,1 ile karşılaştırıldığında ortalamanın ciddi altında bir artış söz konusu olmuştur. Tarımsal girdi maliyetlerinin aynı dönemdeki yüzde 33,68’lik ortalama artışıyla karşılaştırıldığında tarımsal faaliyetlerde bulunanların uzun yıllar boyunca yıllık kayıpları açıkça ortaya çıkmaktadır” değerlendirmesinde bulundu. Yurtiçi ve yurtdışı üretici enflasyonlarının tarım sektörünü dolaylı olarak etkilediğini belirten Başkan Ali Çandır, yurtdışı üretici enflasyonu YD-ÜFE’nin Temmuz’da aylık yüzde 2,51 ve yıllık yüzde 29,67 arttığını kaydetti. Çandır, “Uzun yıllar ortalamasının aylıkta yüzde 1,71 ve yıllıkta da yüzde 27,82 olduğu hatırlanırsa ortalamaların üstünde artışlar ilan edildiği anlaşılmaktadır” dedi. Yurtiçi üretici enflasyonu Yİ-ÜFE’nin aylık yüzde 1,52 ve yıllık yüzde 27,83 ilan edildiğini kaydeden Ali Çandır, “Üretici düzeyindeki gıda kalemi ise aylık yüzde 0,47 ve yıllık ise yüzde 33,41 artmıştı. Bu durum, Temmuz ayında tarıma dayalı imalat sanayiindeki enflasyonun, tarımdan daha yüksek seyrettiğini göstermektedir” değerlendirmesinde bulundu. Temmuz ayında üretici kesimdeki bu enflasyonlara karşılık tüketici enflasyonu TÜFE’nin aylık yüzde 1,78 ve yıllık yüzde 31,75 arttığına dikkat çeken Çandır, “Bu rakamlar, 5 yılın en düşük rakamları olurken ortalama aylık yüzde 1,09 ve yıllık yüzde 18,87 olan TÜFE’den hala çok ciddi düzeyde yukarıda seyretmektedir” dedi. Tüketici taraftaki gıda enflasyonunun Temmuz ayında aylık yüzde 1,61 ve yıllık yüzde 37,52 ilan edildiğini kaydeden Başkan Ali Çandır, “İşlenmemiş gıda enflasyonu ise Temmuz’da aylık yüzde 2,37 ve yıllık yüzde 39,69 düzeyinde ilan edilmişti. Yaş meyve sebze enflasyonu ise aylık yüzde 5,39 ve yıllık yüzde 41,84 artış olarak ilan edilmişti” dedi. Başkan Çandır şu değerlendirmede bulundu: “Ekonomik sektörler içerisinde tarım, dezenflasyon sürecine hem tedarik hem de ürün tarafında ciddi olumlu etkiler yapmaya devam etmiştir. Özellikle yıllık yüzde 18,81 artan tarımsal üretici fiyatları, TÜFE’nin yarısına yakın bir artış göstermiştir. Enflasyonun gıda bölümdeki tarım tedarik ve ürün piyasalarında tüketici enflasyonunun ciddi altında artışlar olması dikkat çekicidir ve politika üreticileri tarafından mutlaka dikkate alınmalıdır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.