Hava Durumu

#Milli Servet

Kırsal Haber - Milli Servet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Servet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: ''Binlerce Ton Patates Hayvan Yemi Oldu'' Haber

Gürer: ''Binlerce Ton Patates Hayvan Yemi Oldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağcaşar köyünde patates üreticileriyle bir araya geldi. Üreticiler, “Üretiyoruz, sonuçta ise ürün depoda çürüyor. Bu durumu gören yok” dediler. Ağcaşar köyünde patates üreticisi Mustafa Işık patatesin değer bulamadığını, büyükşehirde yüksek fiyata satılan ürünün köyde 3 liraya bile alıcı bulamadığını ve yüzlerce ton ürünün çürümeye terk edildiğini anlattı. Depolarda dökme yada çuvallar dolusu patatesin beklediğini belirten Gürer, “Niğde’de bu yıl yine patates depoda kaldı. Yaklaşık 200 bin ton patates ne yazık ki çöp oldu. 2025 yılında patates tarlada tüccar gelmediği için üreticimiz bir umutla ürününü depolara kaldırdı. Ancak depoya kaldırılan patatesler için de alım gerçekleşmeyince ürünler çürümeye başladı” dedi. “BÜYÜKŞEHİRDE 20 LİRA, KÖYDE 3 LİRAYA ALICI YOK” Patates üreticisinin büyük bir mağduriyet yaşadığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “büyükşehirlerde kilosu en az 20 liraya satılan patates ya hayvan yemi oluyor ya çürüyor ya da sokağa atılarak tamamen değersiz hale geliyor. Oysa ülkemizde patates her alanda kullanılabilecek bir ürün. Yemeklik olur, sanayide kullanılır, işlenmiş ya da dondurulmuş gıdaya dönüştürülebilir. Ancak Niğde bölgesi yaklaşık 1 milyon ton patates yetiştiriyor ve bu patatesler çöp olmaktan kurtulamıyor” diye konuştu. Patates üretimiyle ilgili yıllardır aynı sorunların yaşandığını vurgulayan Gürer, “Patatesle ilgili daha önce çağrıda bulunmuştuk. Tarım Kredi Kooperatifleri ve Toprak Mahsulleri Ofisi alıma girsin, üretici mağdur edilmesin demiştik. 1999 yılında da yaklaşık 6,5 milyon ton patates üretiliyordu, bugün 2025’e geldik yine aynı miktarlarda üretim var. Nüfus artmasına rağmen patatesin yemeklik ya da sanayide kullanım alanı artırılmadığı için üretici ortada kalıyor. Küçük aile tipi işletmeler büyük sorun yaşıyor. Büyük şirketler bu işi kendi içinde koordine ediyor, onlar para kazanıyor ama üretici mağdur oluyor.” “ÜÇ YILDA BATTIM” Patates üreticisi Mustafa Işık ise yaşadığı ekonomik çöküşü anlattı. Çiftçiliğe umutla başladığını ancak kısa sürede büyük zarar ettiğini belirten Işık, “kendi işimde çok iyiydim ama bu süreçte battım. Bu iş artık toparlanmaz hale geldi,” dedi. Girdi maliyetlerinin katlandığını belirten Işık, özellikle gübre fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, “İki sene önce gübreyi 4 liraya alıyorduk, bu sene 22 liraya aldık. Eğer bu patatesin ihracatı olmazsa çiftçi ayakta duramaz. Kimse yardım etmiyor. Ürünü 10 ay depoda beklettim. Şimdi ‘Keşke satsaydın’ diyorlar ama alan yoktu. Şirketler çok büyük üretim yaptığı için bizim köylerde sıkıntı başladı,” ifadelerini kullandı. “200 TON PATATES ÇÖP OLDU” Mustafa Işık, depolardaki ürünlerin büyük bölümünün artık kullanılamaz hale geldiğini belirterek, “Benim burada yaklaşık 200 ton patatesim çöp oldu. Şu anda 100 ton kadar var. Bir kısmını dağıttım, bir kısmını hayvanlara verdim. Ağacaşar köyünde hemen her evde 50 ton civarında patates depoda duruyor. Adana’da yeni ürün başladı, bunlar artık tamamen çöp,” dedi. Yaptığı yatırımın da zarar olduğunu söyleyen Işık, “Ben bu depoyu yaklaşık 2 milyon maliyetle yaptım. Bu patatesi depoya koymanın bile bana 2 milyon zararı oldu. Elektrik parasını bile ödeyemedim” diye konuştu. “BU YIL EKMEYECEĞİM, HAMMALLIK YAPACAĞIM” Köyde başka üreticiler de aynı tabloyu yaşadıklarını anlattı. Bir üretici artık tarım yapmak istemediğini belirterek “Köylerin geneli aynı durumda. Bu yıl bir şey ekmeyeceğim, hammallık yapacağım. Çiftçi bu kadar zarar edince artık patates ekmeyecek gibi görünüyor. Çoğu mısıra döndü. Bu patatesi 3 liraya bile satamadık” dedi. “KÖYLERDE İCRALAR BAŞLADI” Üreticilerin yaşadığı en büyük sorunlardan birinin kredi borçları olduğunu söyleyen Mustafa Işık, “Şu anda en büyük sıkıntı kredi. Küçük çiftçiye ÇKS yok diye kredi vermiyorlar. Çiftçinin yeniden ekim yapacak durumu kalmadı. Sosyal Güvenlik Kurumu borcun varsa kredi de çekemiyorsun. Kredi borçlarını ödeyebilmek için insanlar hayvanını satıyor. Köylerde icralar başladı. Tarlalar, evler bankalara geçti. Bazı evler satıldı, bazıları bankaların üzerinde duruyor. Özel bankalar daha da kötü davranıyor,” dedi. GÜRER: “BU MİLLİ SERVET ÇÖPE GİTMEMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ürünlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Patates iri ve kaliteli. Büyükşehirlerde en az 20 liraya satılan ürün burada 3 liraya bile alıcı bulamıyor. Depodaki patates çöp olmuş durumda. Artık ancak hayvan yemi olarak değerlendirilmeye çalışılıyor,” şeklinde konuştu. Türkiye’de yaşanan gıda israfına dikkat çeken Gürer, “Daha önce de iktidara seslendim. Bu milli servet sadece bir kişinin ürünü değil, ülkenin değeridir. Bunların çöp olmaması gerekiyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 23 milyon ton gıda israf ediliyor. Bunun önemli bir kısmı da tarladan depoya gelip değer bulamayan ürünlerden oluşuyor. Buna mutlaka çözüm üretilmeli,” dedi. “ÇİFTÇİNİN CİĞERİ YANIYOR” Çiftçinin yaşadığı ekonomik yıkımı anlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçinin ciğeri yanıyor. İcra geliyor, tarlası gidiyor, traktörü gidiyor. Patatesten para kazanamıyor. Çoluk çocuk bir süre dayanıyorlar, sonra şehirlere gidip asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyorlar. Oysa bu insanlar üretmeli. Çiftçilerin içine düşürüldüğü durum ülkenin geleceği açısından da büyük risk,” diye konuştu. Patates üreticisinin desteklenmemesi halinde tüketicinin de ağır bedel ödeyeceğini belirten Gürer, “Bugün üretici patates üretmese büyükşehirde yaşayan insanlar patatesin kilosunu 100 liraya almak zorunda kalırdı. Şu patates 3 liraya satılamaz mı? Bu ülkenin kamu kuruluşları ne için var? Tarım Kredi Kooperatifleri, Toprak Mahsulleri Ofisi üreticiden bu ürünü alsın. Alamayan fakir fukara vatandaşlara dağıtılsın,” dedi. “KİMSENİN KONUŞACAK HÂLİ KALMAMIŞ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, köylerde yaşanan ekonomik çöküşün artık sosyal bir yıkıma dönüştüğünü belirterek, “Yıllardır bu insanlar aynı sorunu yaşıyor. Köy kahvesinde gördük, herkes aynı durumda. Kimsenin konuşacak hali kalmamış. Cepler boş, insanlar perişan. Özellikle kredi meselesi çiftçiyi çok sıkıştırıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu primini ödeyemeyen çiftçinin yakasına banka da yapışıyor. ‘Önce borcunu öde, sonra kredi verelim’ diyorlar. Peki bu insan borcunu nasıl ödeyecek? Ürettiği ürün bu haldeyken nasıl ayakta kalacak?” “KREDİ VERİYORLAR AMA NAKİT VERMİYORLAR” Mustafa Işık ise kredi sistemine tepki göstererek yaşadığı sıkıntıyı şu sözlerle anlattı: “Ben krediye başvurdum. Kredi onaylanıyor ama parayı karta yatırıyorlar. Gübre al, yem al diyorlar. Benim nakit paraya ihtiyacım var. Bana kredi veriyorsan nakit vermen lazım. En büyük sorun bu. Ben bu işi yeniden krediyle çevirmek zorundayım.” “PATATES ARTIK HAYVAN YEMİ OLDU” Depolardaki ürünlerin artık hayvan yemi olarak değerlendirildiğini söyleyen CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Gördüğünüz gibi depolardaki çuvallar adeta tarlanın içine taşınmış gibi duruyor. Patateste durum vahim. Bu ürün artık hayvan yemine dönüşmüş durumda” diye konuştu. Fransa örneği üzerinden tarımdaki plansızlığa dikkat çeken Gürer, “Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var ama Türkiye’den daha fazla süt alıyorlar. Çünkü hayvanın yemesi gereken kaliteli yemi veriyorlar. Bizde ise elde kalan patates hayvan yemi yapılarak hiç olmazsa zarar azaltılmaya çalışılıyor,” dedi.

Kaz Yetiştiriciliğinde Milli Servet Kaybı! Haber

Kaz Yetiştiriciliğinde Milli Servet Kaybı!

Türkiye’nin ilk ve tek kaz yetiştiriciliği kooperatifi, Samsun Kavak’ta düzenlenen konferansta sektörün röntgenini çekti. Kooperatif Başkanı Burak Şahinkaya, değerlendirilmeyen kaz tüyü ve yan ürünlerin ekonomiye kazandırılması gerektiğini vurguladı. ​Türkiye’nin kaz yetiştiriciliği alanındaki ilk ve tek organizasyonu olan Kaz Yetiştiriciliği Üretim ve İşletme Kooperatifi, sektörel geleceği planlamak üzere Samsun’un Kavak ilçesinde bir araya geldi. Konferansta, kaz üretimindeki verimlilik sorunları ve yan ürünlerin değerlendirilmemesinden kaynaklanan ekonomik kayıplar ana gündem maddesi oldu. ​"Kaz Tüyü Ekonomiye Kazandırılmalı" ​Konferansın açılışında konuşan Kooperatif Başkanı Burak Şahinkaya, Türkiye’de her yıl kesilen binlerce kazın sadece etinden faydalanılmasının büyük bir eksiklik olduğunu belirtti. Şahinkaya, katma değeri oldukça yüksek olan kaz tüyü ve sakatatların değerlendirilmeden atılmasının "milli servet kaybı" olduğunu ifade ederek şunları söyledi: ​"Üretim sürecinde özellikle tüy ve çeşitli sakatatlar çöpe gidiyor. Bu durum ekonomimiz için ciddi bir kayıptır. Hedefimiz, bu yan ürünleri sanayiye ve ihracata kazandırarak entegre bir üretim modeli oluşturmaktır." ​Sektöre Modern Kesimhane ve Soğuk Hava Deposu Müjdesi ​Kaz yetiştiriciliğini profesyonel bir zemine oturtmak istediklerini belirten Şahinkaya, kooperatifin öncelikli yatırım planlarını da paylaştı. Sektörün kalkınması için hayata geçirilecek projeler arasında şunlar yer alıyor: ​Modern Kesimhaneler: Kaz kesiminin standartlara uygun ve hijyenik yapılabilmesi için yeni tesisler kurulacak. ​Yüksek Kapasiteli Soğuk Hava Depoları: Ürünlerin tazeliğini korumak ve lojistiği kolaylaştırmak adına depolama kapasitesi artırılacak. ​Damızlık İşletmeleri: Devlet destekli projeler aracılığıyla Türkiye’nin farklı bölgelerinde yüksek verimli damızlık kaz işletmeleri faaliyete geçirilecek. ​Hedef: Kavak’tan Tüm Türkiye’ye Yayılmak ​Samsun’un Kavak ilçesinde başlayan bu hareketin kısa sürede ülke geneline yayılması hedefleniyor. Konferansta, kaz yetiştiriciliğinin bölge ekonomisine sağlayacağı katkıların yanı sıra ihracat potansiyeli de detaylıca ele alındı. ​Sektör temsilcileri ve yatırımcılar, bu tür organizasyonların kaz üretiminde Türkiye'yi dünyada söz sahibi yapabileceğini belirtirken; kooperatif yetkilileri tüm üreticileri bu milli kalkınma sürecine destek olmaya davet etti.

Hububatta Cumhuriyet Tarihi Rekoru Geliyor! Haber

Hububatta Cumhuriyet Tarihi Rekoru Geliyor!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Konya’da düzenlenen Ulusal Hububat Konseyi 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi'nde tarım sektörü için kritik açıklamalarda bulundu. Geçen yıl yaşanan kuraklık ve don hadiselerinin ardından bu yılki yağışların umut verici olduğunu belirten Yumaklı, "Herhangi bir problem yaşanmazsa rekor kıracağımıza inanıyorum" dedi. ​"Geçen Yılın Kaybını Misliyle Geri Alacağız" ​Bakan Yumaklı, 2023 yılında kırılan üretim rekorunun ardından geçen yıl iklimsel faktörler nedeniyle yaşanan rekolte kaybının bu yıl telafi edileceğini vurguladı. Yağış verilerinin çok yakından takip edildiğini ifade eden Yumaklı, şu değerlendirmeyi yaptı: ​"Altyapımız sağlam. Emek ve gayret netice itibarıyla katma değerli bir hale dönüşmüş olacak. İnşallah geçen yıl kaybettiğimizi misliyle geri alacağız." ​TMO Hazır: "Üreticiyi Fiyatlarla Koruyacağız" ​Rekor üretim beklentisinin piyasada fiyat kaygısı yaratmaması gerektiğini hatırlatan Bakan Yumaklı, Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) aracılığıyla müdahale mekanizmalarının hazır olduğunu söyledi. Üreticinin maliyet artışlarının alım fiyatlarına mutlaka yansıtılacağını belirten Yumaklı, "Alım fiyatlarında üreticilerimizi koruyacağız. Devletimizin kadim kurumları, üreticinin problem yaşamasına müsaade etmeyecek" diye konuştu. ​Planlı Üretimde Yeni Faz: Kayıtlılık ve Verimlilik ​Tarımda planlı üretim modelinin ilk yılının başarıyla tamamlandığını açıklayan Yumaklı, üretimin artık daha disiplinli bir şekilde kontrol edileceğini belirtti. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) verilerinin uydu görüntüleri ve coğrafi bilgi sistemleri ile entegre edildiğini, bu sayede kayıt dışılığın önüne geçilirken verimliliğin artırıldığını ifade etti. ​İşlenmeyen Arazilerin %65'i Üretime Kazandırıldı ​Kamuoyunda tartışmalara neden olan "işlenmeyen arazilerin kiralanması" konusuna da açıklık getiren Bakan Yumaklı, uygulamanın meyvelerini vermeye başladığını duyurdu: ​Milli Servet Vurgusu: 2 yıl üst üste işlenmeyen arazilerin ekonomiye kazandırılması hedeflendi. ​Büyük Başarı: Uygulama duyurulduktan sonra tespit edilen arazilerin yüzde 65'i sahipleri tarafından işlenmeye veya işletilmeye başlandı. ​Konya Ziyareti ve Kültürel İncelemeler ​Kongre sonrası Konya Valisi İbrahim Akın ve Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’ı ziyaret eden Yumaklı, kentteki tarımsal yatırımlar hakkında bilgi aldı. Ayrıca Konya'nın dijital tanıtım ofislerini gezerek şehrin kültürel mirası ve projeleri hakkında incelemelerde bulundu.

Limonda Gümrük Vergisinin Düşürülmesine Tepki Haber

Limonda Gümrük Vergisinin Düşürülmesine Tepki

Cumhurbaşkanı kararıyla limonda gümrük vergisinin yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürülmesine muhalefetten sert tepki geldi. İYİ Parti ve CHP temsilcileri, iktidarın yerli üreticiyi desteklemek yerine ithalatı seçmesini "öngörüsüzlük" ve "çiftçiye darbe" olarak nitelendirdi. ​Resmi Gazete’de yayımlanan kararla limon ithalatında gümrük vergisinin önemli ölçüde düşürülmesi, tarım siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ve CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, yaptıkları açıklamalarla hükümeti sert sözlerle eleştirdi. ​Turhan Çömez: "Plansızlık Üreticiye Ağaç Söktürdü" ​İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, 3 yıl önce tarlada 1 TL olan limonun bugünkü durumunu "plansızlık ve beceriksizlik" olarak tanımladı. Çömez, maliyetlerini karşılayamayan üreticilerin ağaçlarını sökmek zorunda kaldığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: ​"İktidar artan limon fiyatlarına önlem olarak yine o dâhiyane çözümü devreye soktu: İthalat! Cumhurbaşkanı kararı ile gümrük vergisi yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldü. Hayırlı ithalatlar…" ​Ayhan Barut: "Bu Yangını Seyretmekten Vazgeçin" ​TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut ise kararı "üretime ve üreticiye vurulan bir darbe" olarak nitelendirdi. Doğu Akdeniz’deki narenciye üreticilerinin yıllardır feryat ettiğini belirten Barut, yanlış politikaların milli servete zarar verdiğini vurguladı. ​Barut, yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti: ​Üretici Desteklenmiyor: "Çiftçiyi desteklemek, ihracatı büyütmek gibi bir dertleri yok. İthalat sevdasıyla bir gece vakti karar alıyorlar." ​Milli Servet Yok Ediliyor: "Ürün para etmediği için dalında çürüdü, işçilik maliyetini bile karşılamadı. Çiftçimiz ağaçlarını kesmek zorunda kaldı." ​Çözüm İthalat Değil Üretim: "Gümrük vergisini düşürerek ithalatın önünü açacağınıza yerli üreticiyi destekleyin. Yanlıştan dönülmeli, bu karar derhal iptal edilmelidir." ​"İhracat Yasaklandı, Sorun Büyüdü" ​Muhalefet temsilcileri, iktidarın daha önce limon ihracatını yasaklayarak piyasayı kilitlediğini, şimdi ise yüksek fiyatların faturasını ithalat yoluyla yine üreticiye kestiğini savunuyor. Özellikle girdi maliyetleri, aşırı yağış ve zirai don gibi felaketlerle boğuşan çiftçinin, düşük gümrük vergili ithal ürün karşısında tamamen savunmasız bırakıldığı ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.