Hava Durumu

#Mısır

Kırsal Haber - Mısır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRİB 2026 Üçüncü Çeyrek ELÜS Piyasası Verilerini Açıkladı Haber

TÜRİB 2026 Üçüncü Çeyrek ELÜS Piyasası Verilerini Açıkladı

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB), Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) Piyasası 2026 yılı üçüncü çeyreğine ait verileri duyurdu. 1 Temmuz ile 30 Eylül 2026 tarihleri arasını kapsayan üçüncü çeyrek verileri, tarımsal emtia piyasalarında hareketli bir dönemin geride kaldığını ve ELÜS işlemlerine olan talebin artarak devam ettiğini gösterdi. Yıllık Performans ve Lisanslı Depoculuk Ağı Genişliyor 2026 yılının başından bu yana geçen dokuz aylık süreçte TÜRİB ELÜS Piyasasında toplam işlem hacmi 190 milyar TL seviyesine ulaştı. Bu dönemde gerçekleştirilen işlem miktarı 12,78 milyon ton olarak gerçekleşirken, toplam işlem sayısı ise 396 bin adede ulaştı. Lisanslı depoculuk altyapısının Türkiye genelindeki yaygınlaşması da hız kesmeden sürüyor. Açıklanan verilere göre faal lisanslı depo sayısı 291'e yükseldi. Bu depolar; 54 il, 170 ilçe ve 384 şubede üreticilere ve tüccarlara hizmet veriyor. Türkiye genelindeki toplam lisanslı depo kapasitesi ise 15,4 milyon ton eşiğine ulaşmış durumda. Üçüncü Çeyrekte İşlem Hacmi 135 Milyar Lirayı Aştı TÜRİB ELÜS Piyasasında 2026'nın üçüncü çeyreğinde (Temmuz-Eylül dönemi) işlem hareketliliği zirve yaptı. Bu dönemde tek başına 135,2 milyar TL işlem hacmi kaydedilirken, el değiştiren ürün miktarı 8,7 milyon ton oldu. Üçüncü çeyrek boyunca piyasada toplam 355 bin işlem gerçekleştirildi. Günlük ortalama işlem miktarlarına bakıldığında piyasanın amiral gemisinin ekmeklik buğday olduğu görüldü: Ekmeklik Buğday: Günlük ortalama 77.555 ton işlem miktarıyla ilk sırada yer aldı. Makarnalık Buğday: Günlük ortalama 21.809 ton işlem miktarına ulaştı. Arpa: Günlük ortalama 21.542 ton işlem gördü. Mısır: Günlük ortalama 11.692 ton seviyesinde gerçekleşti. Ayçiçeği Tohumu: Günlük ortalama 1.752 ton işlem miktarı kaydetti. 2025 Yılı ile Karşılaştırmalı Ürün Performansları Geçen yılın aynı dönemi (2025 yılı 3. çeyreği) ile kıyaslandığında, mısır dışındaki ana emtiaların işlem hacmi ve miktarlarında belirgin bir yükseliş yaşandı: Ekmeklik Buğday: İşlem hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 158 artış göstererek 80,8 milyar TL seviyesine yükseldi. İşlem miktarı ise yüzde 114 artışla 5.041.090 ton oldu. Makarnalık Buğday: İşlem hacmi yüzde 58 artarak 22,6 milyar TL'ye ulaştı. İşlem miktarı yüzde 34 yükselişle 1.417.591 ton olarak kayıtlara geçti. Arpa: Dönemin en yüksek artış oranlarından birini yakalayan arpada işlem hacmi yüzde 684 gibi rekor bir artışla 18 milyar TL'ye fırladı. İşlem miktarı ise yüzde 579 artarak 1.400.213 ton seviyesine ulaştı. Mısır: Diğer ürünlerin aksine mısır piyasasında düşüş görüldü. Mısır işlem hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 10,4 milyar TL'ye, işlem miktarı ise yüzde 30 azalışla 760.004 tona geriledi. Ayçiçeği Tohumu: İşlem hacmi yüzde 152 artarak 3 milyar TL olurken, işlem miktarı yüzde 122 yükselişle 84.103 ton seviyesinde gerçekleşti. Tarımsal Ürün Endekslerinde Yön Yukarı 2026 yılı üçüncü çeyreğinin sonunda tarımsal ürün endekslerinin ay sonu kapanış değerlerinde önemli artışlar kaydedildi. Dönem genelinde endeks değişimleri şu şekilde gerçekleşti: Hububat Endeksi: Yüzde 26,82 artış göstererek 7.874,30 puan oldu. Buğday Endeksi: Yüzde 28,74 artarak 8.242,72 seviyesine çıktı. Buğday Ekmeklik Endeksi: Yüzde 32,69 yükselişle 8.784,95 puan değerini aldı. Buğday Makarnalık Endeksi: Yüzde 19,67 artarak 8.114,08 puan kaydetti. Mısır Endeksi: Yüzde 19,36 oranında artışla 8.010,63 puana ulaştı. Arpa Endeksi: Yüzde 9,65 yükselerek 7.260,11 puandan çeyreği tamamladı.

TÜRİB Genel Müdürü Kırali: “Türkiye’yi Tarım Ticaretinde Stratejik Bir Köprü Yapacağız” Haber

TÜRİB Genel Müdürü Kırali: “Türkiye’yi Tarım Ticaretinde Stratejik Bir Köprü Yapacağız”

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Taşkent/Özbekistan’da gerçekleştirilen IAOM Eurasia Conference & Exhibition 2026 kapsamında 29 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen “The Trade, Logistics and Regional Connectivity” başlıklı oturumda, TÜRİB’in mevcut piyasa yapısını, lisanslı depoculuk ekosisteminin ulaştığı büyüklüğü ve önümüzdeki dönemde devreye alınması planlanan yeni piyasa projelerini anlattı. Kırali, lisanslı depoculuk, elektronik ürün senetleri, dijital işlem altyapısı TÜRİS, uluslararası ürün ticareti ve vadeli işlemleri bütüncül bir yapı içinde geliştirerek Türkiye’nin bölgesel tarım ticaretindeki konumunu güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Konferans paralelinde Özbekistan Emtia Borsası (UZEX) Başkanı Sayın Kayumov Asadulla Urolovich ziyaret edilerek TÜRİB-UZEX İş Birliği Anlaşması 28 Eylül 2026 tarihinde imzalandı. TÜRİB Ekosistemi Genişliyor Türkiye’de lisanslı depoculuk altyapısının son yıllarda hızlı bir gelişim gösterdiğini vurgulayan Kırali, Temmuz 2019’da yaklaşık 4 milyon ton olan depolama kapasitesinin Eylül 2026 itibarıyla 15 milyon 238 bin tona yükseldiğini belirtti. Mevcut kapasite, Türkiye’nin son beş yıllık 37,2 milyon tonluk ortalama hububat üretiminin yaklaşık yüzde 41’inin lisanslı depolarda saklanabilmesine imkân sağlıyor. Kırali, Eylül 2026 itibarıyla sistemde 294 lisanslı depo işletmesinin 385 lokasyonda faaliyet gösterdiğini belirtti. Bunun yanında, 7 Ürün Piyasası Aracı Kurumu, 12 takas ve saklama hizmeti veren kuruluş ve 108 aracı kurum acentesi ticaret borsası TÜRİB ekosisteminde yer alıyor. TÜRİB ELÜS Piyasası’nda 26 Temmuz 2019 ile 25 Eylül 2026 tarihleri arasında toplam 560 milyar TL (21 milyar ABD doları) işlem hacmine ve 70 milyon ton işlem miktarına ulaşıldı. Ürün bazında işlem hacminin yüzde 60’ını buğday, yüzde 28’ini mısır, yüzde 8’ini arpa, yüzde 2’sini ayçiçeği ve yüzde 2’sini diğer ürünler oluşturdu. Uluslararası Ürün Piyasası ile Antrepo Bazlı Yeni Ticaret Modeli TÜRİB’in stratejik projelerinden biri olan Uluslararası Ürün Piyasası ile Türkiye’deki gümrüklü antrepolarda bulunan tarım ürünlerinin TÜRİB’in geliştirdiği dijital bir platform üzerinden alınıp satılması hedefleniyor. Ürünlerin menşei, antrepo bölgesi, hasat yılı ve analiz belgeleriyle birlikte işlem görmesi; işlemlerin ABD doları ve avro cinsinden gerçekleştirilebilmesi planlanıyor. Kırali, yeni piyasanın ithalatçıları, ihracatçıları ve antrepoları şeffaf ve kurallara dayalı dijital bir ticaret ortamında buluşturacağını söyledi. TÜRİS İşlem Platformu ile Güçlü Dijital Altyapı Kırali, tarım emtia piyasasının büyümesinin TÜRİB’in iç kaynakları ile geliştirdiği TÜRİB İşlem Platformu TÜRİS ile desteklendiğini ifade etti. TÜRİS; piyasa tasarımı, işlem istasyonu, piyasa yönetimi, gözetim, piyasa bilgisi ve endeks hesaplama, veri ambarı ve raporlama gibi iç uygulamaları; işlem terminalleri, FIX mesajlaşma altyapısı, piyasa verisi dağıtımı ve üçüncü taraf uygulama arayüzleri ile bütünleştiriyor. TÜRİS, FIX protokolü üzerinden uluslararası işlem terminalleri ve veri dağıtıcılarıyla uyumlu çalışabiliyor. Lisanslı Depoculukta Denetim ve Dijital Gözetim Güçleniyor Piyasa güveninin güçlendirilmesi amacıyla lisanslı depoculuk alanındaki denetim ve gözetim altyapısının da geliştirildiğini belirten Kırali, TOBB ve TÜRİB’in sermaye katılımıyla Lisanslı Depoculuk Denetim Şirketi’nin (LDD A.Ş.) kurulduğunu ifade etti. Ayrıca TÜRİB AR-Ge Merkezi tarafından geliştirilen Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi – LİDBİS ile lisanslı depoların izleme ve denetim kapasitesinin artırılması hedefleniyor. Kırali, dijital altyapının depolama otomasyonu, lojistik görünürlük, ürün kalitesi ve piyasa likiditesini birbirine bağlayan güven katmanı niteliğinde olduğunu vurguladı. Vadeli İşlem Piyasası Tarım Değer Zincirinde Risk Yönetimini Güçlendirecek TÜRİB’in bir diğer önemli projesi olan Vadeli İşlem Piyasası, depolanan tarım ürünlerinin korunma (hedge) ve fiyat keşfi araçlarına dönüştürülmesini amaçlıyor. İlk aşamada vadeli işlem sözleşmelerinin dayanak varlıkları olarak; Buğday Ekmeklik ELÜS, Mısır ELÜS ile TÜRİB Ekmeklik Buğday ve Mısır Endeksleri öngörülüyor. ELÜS dayanaklı vadeli işlem sözleşmelerinde fiziki teslimat, endeks dayanaklı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma uygulanması planlanıyor. Takas ve teminat işlemlerinin Takasbank tarafından merkezi takas, günlük değerleme, teminat tamamlama çağrıları ve garanti fonu mekanizması üzerinden yürütülmesi planlanıyor. Kırali, vadeli işlemlerin ileriye dönük fiyat oluşumu ile tarım değer zincirinde hem risk yönetimini hem de fiyat keşfini güçlendireceğini ifade etti. “Türkiye’nin bölgesel köprü rolünü güçlendireceğiz” Kırali, TÜRİB’in gelecek dönem vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Lisanslı depoculuk altyapımızı, dijital işlem sistemlerimizi, uluslararası ürün ticaretini ve vadeli piyasaları birlikte geliştirerek Türkiye’nin tarım ticaretinde güvenilir, şeffaf ve etkin bir bölgesel köprü olarak konumunu güçlendirmeyi hedefliyoruz.” TÜRİB ile UZEX Arasında İş Birliği IAOM Eurasia Conference & Exhibition 2026 paralelinde 28 Eylül 2026 tarihinde TÜRİB ile Özbekistan Emtia Borsası (UZEX) arasında Mutabakat Zaptı imzalandı. Anlaşma; bilgi paylaşımı, personel eğitimi ile yeni ürün ve platformların geliştirilmesi başta olmak üzere iki borsa arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Kırali, "İmzaladığımız bu anlaşma; TÜRİB ve UZEX arasında, tarım emtiası üzerine spot ve vadeli işlemlere yönelik inovasyon ve büyüme için iş birliğinin temelini oluşturmaktadır. Bu anlaşmanın, borsalarımızın operasyonel kabiliyetlerini güçlendirmenin yanı sıra, her iki ülkenin finansal piyasalarına da önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum" dedi.

Toprağa İz Bırakanlar, TARMAKBİR 4. UR-GE Projesi Kapsamında Mısır’da Haber

Toprağa İz Bırakanlar, TARMAKBİR 4. UR-GE Projesi Kapsamında Mısır’da

TARMAKBİR tarafından yürütülen 4. UR-GE Projesi kapsamında 9 firmanın (Agromeks, Bağsan, Çelpa, Ege Şaft, Özbudak, Özkan, Paksan, Türkay ve Yüzüak) katılımıyla 21-24 Eylül 2026 tarihleri arasında Mısır'a Ticaret Heyeti Programı düzenlendi. Sahara Tarım Fuarı ile eş zamanlı yürütülen programda bölge distribütörleri ile iş görüşmeleri yapıldı ve çeşitli etkinliklere katılım sağlandı. TARMAKBİR tarafından yürütülen AGROBRIDGE UR-GE Projesi kapsamındaki harcamalar, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından %75 oranında destekleniyor. TARMAKBİR tarafından T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürütülen 4. UR-GE Projesinin ilk Yurt Dışı Pazarlama Faaliyeti, 22–24 Eylül 2026 tarihlerinde Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen 38. Sahara Uluslararası Tarım Fuarı ile eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Program kapsamında Mısır’daki kamu ve iş dünyası temsilcileriyle temaslarda bulunulurken, sektörün pazardaki mevcut durumu ve Türk tarım makineleri sanayisi açısından öne çıkan iş birliği alanları yerinde değerlendirildi. Programın ilk bölümünde TARMAKBİR heyeti T.C. Kahire Ticaret Müşavirliğini ziyaret ederek Mısır pazarı, tarım sektörü ve ticari fırsatlar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Heyetin ikinci durağı ise Mısır’ın önde gelen iş dünyası kuruluşlarından EBA (Egyptian Businessmen’s Association) oldu. EBA’da gerçekleştirilen görüşmelerde Türk tarım makineleri sanayisinin üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi verilirken, iki ülke firmaları arasında geliştirilebilecek iş birlikleri ele alındı. Günün son durağı T.C. Kahire Büyükelçiliği oldu. Büyükelçimiz Salih Mutlu Şen ile gerçekleştirilen görüşmede sektörün mevcut durumu ve Mısır pazarında Türk tarım makineleri sanayisi açısından öne çıkan fırsatlar değerlendirildi. Program, Türk firmaları ile Mısırlı sektör temsilcilerini bir araya getiren ikili iş görüşmeleriyle (B2B) devam etti. 20’den fazla Mısırlı firma temsilcisiyle gerçekleştirilen görüşmeler, EBA yetkilileri tarafından aktarılan bilgiler ve saha gözlemleri, Mısır’ın tarımsal mekanizasyon açısından Türk makine sanayisi için çeşitli ürün gruplarında önemli fırsatlar barındırdığına işaret etti. 2025 yılında yaklaşık 250 milyon dolar tutarında tarım makineleri ithalatı gerçekleştiren Mısır’da, özellikle zeytin ve zeytinyağı sektöründeki gelişime paralel olarak zeytin hasat makineleri, zeytinyağı sıkma makineleri ve komple işleme tesislerinin potansiyel taşıyan ürün grupları arasında yer aldığı değerlendirildi. Pirinç, çilek, üzüm ve özellikle narenciye üretiminin artan önemi de meyveciliğe yönelik mekanizasyon çözümlerini öne çıkarıyor. Portakal üretiminde önemli bir konuma ulaşan ülkede çapa, ilaçlama, bakım ve hasat makineleri Türk imalatçıları açısından potansiyel taşıyan başlıca ürün grupları arasında yer alıyor. Mısır’da önümüzdeki dönemde geniş alanların tarımsal üretime kazandırılmasının planlanması, tarım makinelerine yönelik talebin de artacağına işaret ediyor. Dünya Bankası ve FAO verilerine göre ülkenin tarım arazisi yaklaşık 4,06 milyon hektar, ekilebilir arazi varlığı ise yaklaşık 3,10 milyon hektar seviyesinde bulunuyor. Buna karşılık Mısır yönetimi, yürütülen yeni arazi ıslah projeleriyle 2026 yılı sonuna kadar işlenen tarım alanını yaklaşık 5,04 milyon hektara çıkarmayı hedefliyor. Diğer yandan Mısır’ın modern tarihindeki en büyük arazi kazanım ve tarımsal genişleme programlarından biri olarak öne çıkan Yeni Delta Projesi, Batı Çölü’nde 1 milyon hektarlık ilave alanın tarımsal üretime kazandırılmasını öngörüyor. Tarım alanlarındaki bu genişlemeler; başta toprak işleme ve arazi hazırlama makineleri olmak üzere, ekim, gübreleme, ilaçlama ve hasat süreçlerinde kullanılan geniş bir makine ve ekipman grubuna yönelik yeni talep yaratma potansiyeli taşıyor. Su kaynaklarının etkin kullanımının kritik önem taşıdığı ülkede sulama makineleri, sistemleri ve ekipmanları ise hâlihazırda pazarın en güçlü alanları arasında yer alıyor. Saha gözlemlerinde öne çıkan bir diğer başlık ise hasat sonrası mekanizasyon oldu. Meyvenin hasadından tasnifine, paketlenmesinden depolanmasına ve satışa hazırlanmasına kadar uzanan zincirde kullanılan makine ve sistemlere yönelik ihtiyaç dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra ürünlerdeki kalıntıların tespit edilmesine yönelik ölçüm ve laboratuvar cihazları, tarımsal üretim ve ihracat zincirinin gelişimine paralel olarak potansiyel taşıyan alanlar arasında değerlendiriliyor. Güneş enerjisi sistemleri ve akıllı tarım teknolojileri de gelişme potansiyeli yüksek başlıklar arasında yer alıyor. Tarımsal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayan akıllı makineler, sensörler, otomasyon çözümleri ve entegre üretim sistemlerine yönelik ihtiyacın önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor. Sahara Fuarı’nda Sulama Sistemleri Öne Çıktı Sahara Uluslararası Tarım Fuarı’nda yapılan gözlemlerde, fuarın üç ana salondan oluştuğu; salonlardan birinin tamamen, bir diğerinin ise büyük ölçüde sulama sistemleri ve ekipmanlarına ayrıldığı görüldü. Diğer salonun yaklaşık yarısında tarım makineleri sergilenirken, fuarda ayrıca gübre, bitki koruma ürünleri, sera malzemeleri, güneş enerjisi ve finans sektörlerinden firmalar da yer aldı. Tarım makineleri bölümünde traktörlerin yanı sıra ilaçlama ve ekim makineleri, çayır biçme makineleri, el traktörleri ve küçük ölçekli ekipmanlar, pulluklar ve balya makineleri sergilendi. Hayvansal üretime yönelik makinelerin fuardaki görünürlüğünün son derece sınırlı olması dikkat çekerken, sergilenen ürünlerin büyük çoğunluğunun yerel distribütörler aracılığıyla pazara sunulduğu gözlemlendi. Gerçekleştirilen temaslar, saha incelemeleri ve ikili iş görüşmeleri birlikte değerlendirildiğinde; Mısır pazarının özellikle sulama, arazi hazırlama ve toprak işleme, ekim, gübreleme, meyvecilik mekanizasyonu, hasat sonrası teknolojiler, zeytin ve zeytinyağı işleme sistemleri ile akıllı tarım çözümleri açısından Türk tarım makineleri sektörü için dikkate değer fırsatlar sunduğu değerlendiriliyor.

TMO Hububat Arzına Başladı Haber

TMO Hububat Arzına Başladı

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 yılı buğday ve arpa rekoltesinde rekor seviyelere ulaşıldığını ve piyasa dengesini sağlamak amacıyla stoktaki ürünlerin satışa sunulacağını açıkladı. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026/27 sezonu hububat üretimi, mısır hasadı ve piyasa regülasyon tedbirlerine ilişkin kapsamlı bir basın duyurusu yayımladı. Buğday ve arpa hasadında tarihinin en yoğun alım dönemlerinden birini geride bırakan kurum, mısır piyasasında yaşanan geçici fiyat hareketliliklerine karşı yeni önlemleri hayata geçirdiğini belirtti. Mısır Piyasasında Hasat Geçişi ve Beklenti Etkisi Türkiye genelinde mısır hasadının henüz %20 seviyelerinde olduğuna dikkat çekilen açıklamada, piyasa fiyatlarının üretici lehine seyretmesi sebebiyle alım fiyatı açıklanmadığı ifade edildi. Akdeniz Bölgesi'nde tamamlanma aşamasına gelen hasadın, İç Anadolu'nun da sürece dahil olmasıyla birlikte önümüzdeki haftalarda mısır arzını belirgin şekilde artıracağı vurgulandı. Piyasada gözlemlenen geçici arz daralmasının ise üretim bölgeleri arasındaki kısa geçiş döneminden ve fiyat artışı beklentisiyle ürünün piyasaya sunulmamasından kaynaklandığı altı çizildi. Stoklar Satışa Açılıyor: Buğday ve Arpa İle Piyasaya Destek Arz-talep dengesini korumak adına satış takvimini öne çeken TMO, güçlü stoklarıyla piyasayı beslemeye başladığını duyurdu. Bu kapsamda öne çıkan adımlar şunlar: TÜRİB Üzerinden Satış: İlk etapta düşük vasıflı buğdaylar Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) üzerinden satışa sunuldu. Önümüzdeki günlerde lisanslı depoların yanı sıra TMO’nun kendi depolarındaki ürünler de kapsama dahil edilecek. Besici ve Yetiştiriciye Arpa Desteği: Yem hammaddesi ihtiyacını karşılamak amacıyla arpa satışlarına başlanacak. Bu sayede mısır üzerindeki talep baskısının azaltılması hedefleniyor. "Gerekli Her Türlü Tedbir Alınacak" Ülke genelinde hububat arzı yönünden herhangi bir sorun bulunmadığını hatırlatan TMO, mısırın piyasaya sunulmasının fiyat beklentileriyle ötelenmeye devam etmesi halinde, gıda arz güvenliğini temin etmek adına gerekli her türlü ek tedbirin kararlılıkla alınacağını bildirdi.

Kestelli: "Daha Güçlü Bir Üretim için Daha Güçlü Piyasalar Kurmalıyız" Haber

Kestelli: "Daha Güçlü Bir Üretim için Daha Güçlü Piyasalar Kurmalıyız"

İzmir Ticaret Borsası ev sahipliğinde, ElüsMarket Ürün Piyasası Aracı Kurumu (ÜPAK) A.Ş., İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş. ve Türkiye Ürün İhtisas Borsası A.Ş. (TÜRİB) iş birliğinde TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası Tanıtım Toplantısı düzenlendi. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren İzmir Ticaret Borsası ve ElüsMarket ÜPAK A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, "Türkiye çok büyük bir tarım ve gıda ekonomisine sahip. Üretiyor, işliyor ve dünyanın dört bir yanına ihraç ediyoruz. Ancak tarım ürünlerinin fiyatları artık yalnızca Türkiye'de oluşmuyor. Dünyanın herhangi bir yerindeki gelişme, Türkiye'deki üreticinin ve sanayicinin maliyetini etkileyebiliyor. Nitekim bugün Türkiye'deki birçok şirket, özellikle uluslararası ticarete konu olan tarım ürünlerinde fiyat risklerini yönetebilmek için küresel vadeli işlem piyasalarından yararlanıyor. Bu da çok önemli bir soruyu beraberinde getiriyor. Dünyanın önemli bir tarım ve gıda üreticisi olan Türkiye, kendi tarımsal ürünlerinin fiyat riskini kendi organize piyasalarında neden daha fazla yönetmesin? Bence bugün atılan adımın önemi tam da burada. Aslında bu hikâyenin Türkiye'de uzun bir geçmişi var ve başlangıcında İzmir Ticaret Borsası olarak önemli bir rolümüz bulunuyor." dedi. Kestelli: Daha Güçlü Bir Üretim için Daha Güçlü Piyasalar Kurmalıyız İzmir Ticaret Borsası'nın tarihinde önemli bir anlayış olduğunu dile getiren Işınsu Kestelli, “Biz yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya değil, yarının piyasalarının altyapısını kurmaya da çalışıyoruz. Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası (VOB) ile başlayan vadeli işlem piyasaları serüveni, lisanslı depoculukla güçlenen fiziki altyapı, TÜRİB ve ELÜS piyasalarıyla dijitalleşen ürün ticareti ve şimdi TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası. Bunların tamamı, Türkiye'nin tarım piyasalarını daha modern, daha şeffaf ve daha öngörülebilir hale getiren aynı dönüşümün parçalarıdır. Sadece emtianın alıcı satıcılarını değil nitelikli yatırımcıyı da piyasada görmek istiyoruz ve bu dönüşümün artık hızlanması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye'nin tarımda yalnızca üretim gücüyle değil, piyasa gücüyle de öne çıkması gerekiyor. Daha güçlü bir üretim için daha güçlü piyasalar kurmalı, daha rekabetçi bir tarım sektörü için fiyat risklerini daha iyi yönetmeliyiz. Bugün İzmir'de bu sürecin önemli bir adımı atılıyor. Bundan sonraki görevimiz, bu piyasayı birlikte geliştirmek, doğru anlatmak ve gerçek sektör ihtiyaçlarıyla buluşturmak.” diye konuştu. Hem İzmir Ticaret Borsası olarak hem de 21 Ticaret Borsası ve İş Yatırım ortaklığında kurdukları ELÜSMarket ÜPAK A.Ş. olarak vadeli piyasanın hayata geçirilmesini beklediklerini sözlerine ekleyen Kestelli, "Hem teknik altyapımız hem de deneyimli insan kaynağımız ile buna hazırız. İnanıyorum ki TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası, Türkiye'nin tarım sektöründe risk yönetimi anlayışının gelişmesine ve tarım ekonomimizin geleceğe daha güvenli bakmasına önemli bir katkı sağlayacaktır. Bu düşüncelerle etkinliğimize katkı sağlayan ELÜSMarket'e, İş Yatırım'a, TÜRİB'e, değerli panelistlerimize ve toplantıya katılan tüm sektör temsilcilerine teşekkür ediyor, toplantımızın çıktılarının ülkemiz tarımı ve piyasalarımız için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. Açılış konuşmasının ardından toplantı kapsamında moderatörlüğünü İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü’nün üstlendiği, Türkiye Ürün İhtisas Borsası A.Ş. Genel Müdürü Ali Kırali, İş Yatırım Menkul Değerler A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Burak Kınalılar, Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Onursal Başkanı Haluk Tezcan, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve ELİDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Uçak ile Deriva Danışmanlık Kurucusu Dr. Tolga Uysal'ın panelist olarak yer aldığı ​"Vadeli İşlem Piyasalarındaki Gelişmeler" başlıklı panel düzenlendi. Tarım ürünlerinde vadeli işlem piyasaları, risk yönetimi, lisanslı depoculuk, ELÜS piyasası, vadeli işlemlerde bugün gelinen nokta panelde ön plana çıkan konu başlıkları arasında yer aldı. Bu yıl sonunda devreye alınması hedeflenen TÜRİB Vadeli İşlem Piyasasında kurgulanan piyasa yapısından bahseden Ali Kırali, “Öncelikle buğday ve mısır ürünleri ile başlamayı planlıyoruz. ELÜS dayanaklı kontratlar fiziki teslimatlı, endeks dayanaklı kontratlar nakdi uzlaşmalı olarak dizayn edildi. Fiziki teslimat noktasının, hububat üretiminin yoğun yapılması ve lojistik olarak merkezi konumda bulunması nedeniyle başlangıçta Konya olması düşünülmektedir. Dayanak ve teslimat noktalarını daha sonra artırma imkânı veren esnek bir altyapı oluşturduk. Vadeli piyasada üretici ve sanayicinin yanı sıra yatırımcılarında aktif olarak bulunmasını ve işlem derinliğinin artmasını hedefliyoruz” ifadelerinde bulundu. TÜRİB Vadeli İşlemler Piyasası’nda İş Yatırım’ın rolünden bahseden Burak Kınalılar ise “İş Yatırım olarak kendimizi tarım piyasaları ve sermaye piyasaları arasında bir köprü olarak görüyoruz. Sermaye piyasalarındaki aracılık, türev ürünler ve risk yönetimi konularındaki tecrübemizi bu yeni ekosisteme aktarabileceğimizi düşünüyoruz.” dedi. TÜRİB’in Vadeli İşlem Piyasaları Tanıtım Toplantısı’nın İzmir’de yapılıyor olmasının ülkemiz adına büyük bir şans olduğunu belirten Haluk Tezcan, “Bu durumu iyi yönetebilirsek dünyanın ambarı olma fırsatımız da var. Bunu yaparken günümüz teknolojisi ve finansman kaynakları ile merkez haline gelmemiz gerekiyor. Bunun için ülke olarak bilgimizde ve gücümüzde yeterli.” şeklinde konuştu. Uçak: Hızla Uyum Sağlayan Etkin ve Şeffaf Bir Tarımsal Üretim Sistemi İnşa Etmek Mecburiyetindeyiz Ülkemiz tarım sektörünün geleceği için etkin ve şeffaf bir tarımsal ticaret sistemi inşa etmemiz gerektiğini ifade eden İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve ELİDAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Uçak, “Lisanslı depoculuğun tam kapasiteyle çalışmasını sağlamalı, elektronik ürün senedi ticaretini derinleştirmeli ve fiyat riskinden korunmaya imkân sağlayacak vadeli işlemler piyasasını hayata geçirmeliyiz. Vadeli piyasanın devreye girmesiyle işletmeler gelecekteki fiyatlarını yöneterek risklerini azaltabilecek, tacir ve sanayicilerimizin katılımıyla daha sağlıklı ve şeffaf gösterge fiyatlar oluşacaktır. Bu sürecin başarıya ulaşmasında Ticaret Borsalarına önemli görevler düşüyor. İzmir Ticaret Borsası olarak geçmişten gelen vadeli işlem piyasası deneyimimizle, üretici, tüccar ve sanayicilerimize yalnızca vadeli işlemin nasıl çalıştığını değil, kendi ticari faaliyetlerinde ne gibi faydalar sağlayacağını da anlatmak ve piyasanın doğru şekilde anlaşılmasına katkı sunmak istiyoruz.” şeklinde konuştu. Türkiye’de yatırımcı açısından emtia borsalarını yurt dışı ile karşılaştıran Dr. Tolga Uysal ise tarım sektörü paydaşlarının fiyat riskinden korunmak amacıyla vadeli işlem piyasalarına ihtiyacı olduğunu ve TÜRİB tarafından başlatılan girişiminin bu konuda çok başarılı ve faydalı olacağını belirtti.

Çiftçiler Dert Yandı: "12 Bin Liraya Dolan Depo, Şimdi 20 Bin Liraya Dolmuyor!" Haber

Çiftçiler Dert Yandı: "12 Bin Liraya Dolan Depo, Şimdi 20 Bin Liraya Dolmuyor!"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde çiftçilerle bir araya gelerek tarım sektöründe yaşanan sorunları dinledi. Bu yıl farklı ürünlerde rekoltenin yüksek olmasının beklendiğini belirten Gürer, yüksek rekoltenin çiftçinin gelirinin de yüksek olacağı anlamına gelmediğine dikkat çekti. Ömer Fethi Gürer, artan girdi maliyetleri ile ürünlerin düşük alım fiyatları arasında sıkışan üreticinin yaşadığı sorunların giderek büyüdüğünü söyledi. Gürer, “Bu yıl rekoltenin farklı ürünlerde bol olması bekleniyor. Ancak bunun bol olması üreticinin, çiftçinin gelirinin de yüksek olması anlamına gelmiyor” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Düşük alım fiyatlarından dolayı çok yerde ürün beklenen faydayı çiftçiye sağlayamadı. Niğde’nin Bor ilçesindeyiz. Burada arpa eken, buğday eken, mısır eken ve pancar eken üretici, doğal olarak girdi maliyetleri arttığı için ‘Kazancımız girdi maliyetine göre düşük kalıyor’ diyor.” diye konuştu. ÇİFTÇİ: “DURUM KÖTÜ, ÜRÜNÜMÜZ PARA ETMİYOR” Bor ilçesinde üretim yapan çiftçiler ise buğday ve mısır ektiğini belirterek yüksek maliyetlerden ve ürünlerin para etmemesinden yakındılar. Çiftçiler, “Bu sene buğday, mısır ektik. Durum kötü. Para etmiyor” dedi. Gübre ve mazot fiyatlarının üreticiyi zorladığını belirteler Çiftçiler , “Gübreyi en son 39 liradan kilosunu almıştım. Gübre, mazot 80 lira. Mazot aldı başını gidiyor. Elektrik de aynı şekilde. Şu anda çiftçinin durumu yatsın kalksın ağlasın” ifadelerini kullandı. Çiftçi olarak destek istemediklerini söyleyen çiftçiler , asıl beklentilerinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi olduğunu belirterek, “Bize destek vermesinler. Destek istemiyoruz biz. Desteği de büyükler alıyor. Bizim elektriğimizi, gübremizi, ilacımızın fiyatını düşürsünler. Destek onların olsun. 1 lira destek veriyorsa bizden 100 lira gidiyor. Nasıl çıkacağız bunun içinden?” diye konuştu. GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ Çiftçinin taleplerinin destekten ziyade üretim maliyetlerinin düşürülmesi noktasında yoğunlaştığını belirten Gürer, çiftçilere , “Siz diyorsunuz ki girdi maliyetleri düşürse, maliyetimiz uygun bir yere gelirse, çiftçi refahı içinde girdi maliyetine artı bir makul kâr bize yeter diyorsunuz. Bir şey istemiyorsunuz değil mi?” diye sordu. Ömer Fethi Gürer, üreticinin bir yıl boyunca emek vererek yetiştirdiği ürünün tarladan çıktıktan sonra çok daha yüksek fiyatlarla tüketiciye ulaştığını belirterek, “Şimdi biz çiftçilerimize konuşurken diyorlar ki biz aynı zamanda ürettiğimizin dışında satın alanız. Eğer bizim girdi maliyetlerimiz düşük olursa, ürün uygun fiyatta da üretildiği zaman piyasada uygun oluşur. Ama bizden ürün çıktı mı 4-5 kat fiyatta başkaları bu işten para kazanıyor. Biz bir yıl emek veriyoruz. Bir yıl emek veren para kazanamıyor ama bunu alıp götürüp satan para kazanıyor.” dedi. ENFLASYONU ÇİFTÇİNİN SIRTINDAN DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR Çiftçiler ise ürünün tüketiciye ulaşmasındaki maliyetlerin de yüksek olduğunu belirterek, aracı ve nakliye maliyetlerine dikkat çekti. Bir çiftçi, “Şimdi satana da bir şey demiyoruz. Mazot pahalı, yol pahalı, nakliye pahalı. O adam da üstüne koyacak. Her şey girdi maliyetlerinden geliyor yani sonuçta. Mazot, nakliye. Adam otobana çıktı mı dünyanın yol parasını veriyor” dedi. Yaşanan tablonun enflasyonla da doğrudan bağlantılı olduğunu savunan çiftçi, “Enflasyonu çiftçinin sırtından düşürmeye çalışıyorlar. Başka bir şey değil. Ürün para etmesin, enflasyonumuz düşük görünsün. Başka bir şey değil” ifadelerini kullandı. “SİLAJLIK MISIRDA ALAN YOK, TALEP YOK” Çiftçiler, silajlık mısır üretiminde de geçen yıla göre fiyatların düştüğünü ve ürünlerini satmakta zorlandıklarını anlattı. Bir üretici, “Bu sene silajlık mısır diktik. Silajlıkta fiyatlar geçen yıla göre düşük. Alan yok şu anda. Talep yok” dedi. Mısır üreticisi Necip Gök de geçen yıl ile bu yıl arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek, “Geçen sene 2 buçuğa verdiğimiz mısırı şu anda bin 800 liraya veriyoruz. Geçen yılın altında fiyatta satamıyoruz.” diye konuştu. EMEKLİ ÇİFTÇİ: “SALÇAYLA SOĞAN YİYORUM” Çiftçi Ahmet Eren ise hem emekli maaşı hem de tarımsal üretim maliyetleri nedeniyle geçinemediğini söyledi. “Emekliyim. Aldığım emekli parasını, su parasına yetiştiremiyorum. 25 lira, 23 lira maaş alıyorum. Yemiyorum, içmiyorum. Salçayla soğan yiyorum. Su parasını anca karşılıyor” diyen Eren , sulama maliyetlerinin de üreticinin yükünü artırdığını ifade etti. Eren , “Sulama parası da yüksek. Saati 500 lira” dedi. Mazot fiyatlarındaki artışın traktör kullanım maliyetlerini de katladığını belirten Eren , “Geçen yıl mazotun litresi 44 liraydı. Bu sene 80 liraya çıktı. Şu an daha da artıyor. Geçen sene benim traktörümün deposu 12 bin lira doluyordu. Şimdi 20 bin lira dolmuyor.” Girdi maliyetlerinin neredeyse tamamında büyük artış yaşandığını belirten çiftçi , “Tabii traktörün kontağını çevirdiğinizde geçen yıla göre katlamış oldu. Gübre katladı. Ama mahsulün fiyatı bir türlü katlamıyor” diye konuştu. “TARIM, MİLLİ GÜVENLİK KADAR ÖNEMLİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise farklı bölgelerde çiftçilerle yaptığı görüşmelerde benzer sorunlarla karşılaştığını belirterek, üreticilerin tarımı bırakmak istemese de başka seçeneklerinin olmadığını söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Genelde nereye gitsek çiftçi arkadaşların söylediği şu: ‘Yapacak başka işimiz yok. Traktör var, arazi var. Gidip de bir sanayi kuruluşunda çalışma şansımız da yok. Eve ekmek anca buradan geliyor. Onun için de bunu sürdürüyoruz diyorlar.” şeklinde konuştu. Tarımın stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Gürer, üreticinin üretimden kopmasının ülke açısından ciddi sonuçlar doğuracağını ifade ederek, “Tarım, milli güvenlik kadar önemli. Stratejik bir alan. Birden çok ürünümüz tarlada çiftçimiz ürettiği halde değer bulmayınca doğal olarak onların üretimden uzaklaşması, çocuklarının tarımdan kopması ülke geleceği açısından da sorun” dedi. Türkiye’nin geçmişte kendi kendine yeten bir ülke olduğunu ancak bugün birçok üründe dışa bağımlı hale geldiğini savunan Ömer Fethi Gürer, “Yani biz kendi kendine yeten bir ülkeyken bugün için farklı ürünlerde artık dışa bağımlıyız. 21 üründe arz açığımız var” ifadelerini kullandı. “BUĞDAYI, ARPADA, FASULYEDE, NOHUTTA, MERCİMEKTE DIŞARIDAN ÜRÜN GETİRİYORUZ” Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin tarımsal üretimde sahip olduğu potansiyele rağmen bazı temel ürünlerde ithalata yönelmesini eleştirerek, “Buğdayda, arpada, fasulyede, nohutta, mercimekte yurt dışından ürün getiriyoruz. Oysa bizim çiftçimiz bunları yetiştirebilir. Niğde patatesle ünlü ama eskiden Niğde soğanla da ünlüydü. Şimdi Niğde’de soğan dikimi kalmadı” dedi. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üretim deseninin de değiştiğini belirten Gürer, “Adana’da dünyanın en güzel pamuğu yetişiyordu. Şimdi pamuk yetişen yerde tarlada havuçtu, soğandı, patates yetişiyor” diye konuştu. Gürer, çözümün doğru bir üretim planlamasından geçtiğini belirterek, “Üretim planlaması sağlanmalı. Ürün deseni doğru oluşturulmalı. Üretenler ürettiğinden para kazanıp bu işi severek yapmalı” ifadelerini kullandı. “GELECEK DÖNEMLERDE ÇİFTÇİ DE BULAMAYACAĞIZ” Çiftçinin üretimden kopmasının yalnızca bugünün değil, geleceğin de sorunu olduğunu vurgulayan TBMM Tarım Orman Köyişleri Komisyon Üyesi ,CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eğer bu işi severek yapmazlarsa gelecek dönemlerde çiftçi de bulamayacağız, ekilecek arazi de bulamayacağız” dedi. Tarım arazilerinin imara açılması konusunda da uyarıda bulunan Gürer, “Çünkü zaten imara giren bölgede tarlasını nasıl bir müteahhide veririm diye millet uğraşıyor. Onun için üreticimizin sorunları görülmeli” diye konuştu. “ÇİFTÇİNİN BANKALARA BORCU 1 TRİLYON 459 MİLYAR LİRAYI BULMUŞ DURUMDA” Çiftçinin borç yüküne de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesi kapsamında verilmesi gereken destek ile fiilen verilen destek arasında büyük fark olduğunu belirterek, “Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre 722 milyar lira 2026 yılında destek verilmesi gerekirken 168 milyar lira verildi. Çiftçinin borç yükü ise giderek büyüdüğü. Şu an çiftçilerin bankalara borcu 1 trilyon 459 milyar lirayı bulmuş durumda. Çiftçi geliri giderini karşılamayınca haciz geliyor. Bu arada bölgede haciz gelenler de var” ifadelerini kullandı. ÇİFTÇİ: “TÜM HER ŞEYİMİZ İCRALIK” Gürer’in sözleri üzerine bir çiftçi de kendisinin doğrudan icra sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Çiftçi, “Bizzat kendimde var. Şu anda banka kredimizi ödeyemedik. Tüm her şeyimiz icralık” dedi. Çiftçinin borç ve icra sorununa ilişkin değerlendirmede bulunan Ömer Fethi Gürer, “Bir an önce bu icralar da durdurulmalı, çiftçiye ek destek sağlanmalı ve çiftçinin üretimin içinde durması sağlanmalıdır” dedi.

Kandıra Fındığı Büyükşehir Güvencesinde Haber

Kandıra Fındığı Büyükşehir Güvencesinde

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından Kandıra’ya kazandırılan “Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi”, fındık hasat döneminde üreticinin yüzünü güldürdü. Bahçelerden toplanan fındıklarını merkeze getiren çiftçiler; sağlıklı depolama, kurutma ve TMO’ya teslim imkânıyla ürünlerini güvence altına aldı. Üreticiler, “Artık emeğimiz boşa gitmiyor, ürünümüz değerinde karşılık buluyor” sözleriyle Büyükşehir’e teşekkür etti. KANDIRA’NIN FINDIĞINA BÜYÜKŞEHİR ELİ Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimin merkezi Kandıra’da çiftçinin yıllardır yaşadığı depolama ve kurutma sorununu çözüme kavuşturdu. Çalköy Mahallesi’nde hizmete açılan Tarımsal Ürün Depolama ve Değerlendirme Merkezi, fındık hasadının başlamasıyla birlikte üreticileri ağırlamaya başladı. Bahçelerden özenle toplanan fındıklar merkeze taşınırken, çiftçiler ürünlerini modern ve güvenli koşullarda muhafaza etmenin rahatlığını yaşadı. FINDIK ARTIK EVLERDE BEKLETİLMEYECEK Daha önce fındıklarını evlerinde veya uygun olmayan alanlarda saklamak zorunda kalan üreticiler; rutubet, nem ve böceklenme nedeniyle ürünlerinde kalite ve değer kaybı yaşayabiliyordu. Büyükşehir’in hayata geçirdiği merkez sayesinde fındıklar uygun koşullarda kurutulup depolanırken, üreticinin ürünü erkenden ve düşük fiyata satma zorunluluğunun da önüne geçiliyor. TMO ALIMLARI AYNI MERKEZDE Toplam 2 bin 98 metrekare kapalı alana sahip merkez; depolama, ürün işleme ve Toprak Mahsulleri Ofisi alım noktası olmak üzere üç ayrı bölümden oluşuyor. Buğday, arpa, mısır ve fındığın depolanabildiği tesiste nem oranı yüksek ürünler kurutma sistemleriyle alım standartlarına uygun hale getiriliyor. TMO’nun da aynı noktada alım yapmasıyla üretici, ürününü uzak mesafelere taşımadan teslim edebiliyor. DURAN: HİÇBİR SIKINTIMIZ KALMADI Çalköy Muhtarı Yaşar Duran, merkezin köylüler için önemli bir ihtiyacı karşıladığını belirterek, “Daha önce ürünlerimizi Çerçilli’ye götürürken sıkıntı yaşıyorduk. Şimdi ise hiçbir sıkıntımız kalmadı. Köylülerimiz bu merkezde buğdayını, arpasını ve diğer ürünlerini depolayabiliyor. Emeğimizin boşa gitmediğini görüyoruz. Büyükşehir Belediyemizin bizim için yaptığı çok önemli çalışmalar var. Allah Büyükşehir’den razı olsun” dedi. ÇAKMAK: ÜRÜNÜMÜZ ARTIK DAHA DEĞERLİ Üretici Feyyaz Çakmak da daha önce Kandıra’da ciddi bir depolama sorunu yaşandığını vurguladı. Merkezin üretici mağduriyetini ortadan kaldırdığını ifade eden Çakmak, “Büyükşehir’in desteğinden çok memnunuz. Daha önce böyle bir imkânımız yoktu ve üreticimiz depolama konusunda mağdur oluyordu. Kandıra’ya böyle güzel ve değerli bir yatırım kazandırıldığı için çok mutluyuz. Ürünümüzü tüccara daha düşük fiyattan vermek zorunda kalıyorduk. TMO’nun burada alım yapmasıyla fındığımız daha değerli hale geldi. Tahir Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu. SARIKAYA: NEM VE BÖCEKLENME SORUNU BİTTİ Üretici İbrahim Sarıkaya ise fındıklarını daha önce evde muhafaza ettiklerini anlatarak, “Evde depoladığımızda rutubet ve nem oluşuyordu. Ürünü uzun süre bekletmek zorunda kaldığımızda böceklenme yaşanabiliyordu. Bu tesis bizim için çok faydalı oldu. Fındığın burada uygun koşullarda saklanması kalitesini de olumlu etkiliyor. Ürünümüzü TMO aracılığıyla devlete vermek bizim için daha avantajlı. Kandıra hem tarım hem de turizm ilçesi. Böyle bir merkezin yapılması çok değerli bir yatırım oldu. Tarıma yönelik yatırımların devam etmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı. FINDIĞA KATMA DEĞER KAZANDIRILACAK Merkezin kurutma ve işleme bölümünde fındık kırma, kavurma ve paketleme işlemlerinin de gerçekleştirilmesi planlanıyor. Böylelikle Kandıralı üreticinin fındığı yalnızca güvenli şartlarda saklanmayacak, işlenerek katma değerli bir ürüne dönüştürülecek. Büyükşehir’in yatırımıyla üreticinin nakliye maliyeti azalırken, fındığın kalitesi ve ekonomik değeri de korunacak.

Büyükşehir’den Kocaeli Tarımına Yeni Mısır Hamlesi Haber

Büyükşehir’den Kocaeli Tarımına Yeni Mısır Hamlesi

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kentte tarımsal üretimi güçlendirmek, çiftçinin gelirini artırmak ve sürdürülebilir modern tarım uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu doğrultuda, yeni tanelik mısır çeşidinin Kocaeli genelindeki adaptasyon süreci başarıyla devam ederken, elde edilecek sonuçların üreticilere yol göstermesi ve tarımsal verimliliğe katkı sağlaması amaçlanıyor. 50 DEKARLIK ALANDA DENEME EKİMİ YAPILDI Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü tarafından yürütülen proje ile yeni mısır çeşidinin deneme ekimleri, Kocaeli genelinde; Kaymaz, Bayraktar, Kulmahmut, İshakçılar, Sevindikli ve Kırkarmut mahallelerinde olmak üzere 6 farklı lokasyonda gerçekleştirildi. Kocaeli’nin farklı bölgelerinde yapılan toprak analizleri, ürün çeşitliliği çalışmaları ve tarla denemeleriyle bölgeye en uygun, verimi yüksek ve kaliteli ürünlerin belirlenmesi hedefleniyor. Toplam 50 dekarlık alanda kurulan deneme parsellerinde çeşidin bölge şartlarına uyumu, gelişimi, hastalıklara dayanıklılığı ve verim potansiyeli takip ediliyor. ERKENCİ, YÜKSEK VERİMLİ VE DAYANIKLI ÇEŞİT Denemesi yapılan mısır çeşidi erkenci tanelik yapısı, yüksek verim potansiyeli, düşük rutubet oranı ve kök-yaprak hastalıklarına karşı dayanıklılığıyla öne çıkıyor. Yapılan arazi kontrollerinde farklı ekim koşullarındaki gelişim yakından takip edilirken, özellikle ot arkası ve arpa arkası ekim alanlarında da incelemeler yapıldı. MISIRLAR İNSAN BOYUNU GEÇTİ, GELİŞİM SEVİNDİRDİ Büyükşehir Belediyesi ziraat mühendisleri tarafından gerçekleştirilen saha kontrollerinde, deneme ekimi yapılan mısırların gelişiminin oldukça iyi olduğu gözlemlendi. Diğer çeşitlerle karşılaştırıldığında daha hızlı ve sağlıklı gelişim gösteren ürünlerin bazı bölgelerde 6-8 yaprak döneminde olduğu, bazı bölgelerde ise püskül dönemine ulaştığı belirlendi. Arazi incelemelerinde bazı alanlarda çift koçan oluşumuna yatkınlık da tespit edildi. İnsan boyunu aşan mısırların gelişimi, hasat dönemi öncesinde yüksek verim beklentisini artırdı. ÇİFTÇİYE EN UYGUN ÇEŞİTLER SUNULACAK Büyükşehir Belediyesi, farklı bölgelerde yaptığı denemelerle Kocaeli’nin iklim ve toprak yapısına en uygun çeşitleri belirlemeyi amaçlıyor. Deneme sürecinin tamamlanması ve hasat sonuçlarının değerlendirilmesinin ardından başarılı sonuç veren mısır çeşidinin Kocaeli genelinde yaygınlaştırılması planlanıyor. Bu çalışmalarla üreticilerin daha kaliteli ve verimli ürün elde etmesi, tarımsal gelirlerinin artırılması ve Kocaeli’de katma değeri yüksek tarımsal üretimin geliştirilmesi hedefleniyor. GÜÇLÜ ÇİFTÇİ, SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, çiftçilere sağladığı hibe desteklerin yanı sıra modern tarım teknikleri, bilimsel araştırmalar ve saha çalışmalarıyla üreticilerin yanında olmaya devam ediyor. Toprak analizlerinden ürün geliştirme çalışmalarına kadar birçok alanda destek sağlayan Büyükşehir, üreticilerin daha güçlü hale gelmesi ve tarımın geleceğe taşınması için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.