Hava Durumu

#Mısır

Kırsal Haber - Mısır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AKİB’den Temmuz Ayında 1,32 Milyar Dolarlık İhracat Başarısı Haber

AKİB’den Temmuz Ayında 1,32 Milyar Dolarlık İhracat Başarısı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), temmuz ayında 1,32 milyar dolarlık ihracata imza atarak küresel pazarlardaki istikrarlı büyümesini sürdürdü. AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, geçen yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 2 arttığını belirterek, bu performansta yaş meyve ve sebze, hazır giyim ve konfeksiyon, hububat, bakliyat ile tekstil sektörlerinin belirleyici rol oynadığını ifade etti. Başkan Hıradağı, Malta, Ukrayna, Rusya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ve Polonya pazarlarında kaydedilen dikkat çekici ihracat artışlarının, AKİB'in pazar çeşitlendirme stratejisinin başarıyla ilerlediğini ve uluslararası arenada rekabet gücünü daha da pekiştirdiğini vurguladı. Temmuz ayında ulusal ihracata AKİB olarak yüzde 6 oranında destek verdiklerini kaydeden Hıradağı, “Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2'lik artış elde etmiş olmamız, küresel ekonomide savaşlar ve belirsizliklerin, jeopolitik risklerin ve yüksek maliyet baskılarının devam ettiği dönemde son derece kıymetli bir başarıdır.” dedi. Kimya liderliğini korudu, yaş meyve sebze rekor büyüme kaydetti AKİB’in temmuz ayı ihracat performansını bağlı Birliklere göre değerlendiren Başkan Hıradağı, şunları söyledi: “Yılın yedinci ayında en yüksek ihracat değerlerine kimya, demir-çelik, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörlerinde ulaştık. Yaş meyve ve sebzede yüzde 54, hazır giyim ve konfeksiyonda yüzde 39, hububat, bakliyatta yüzde 13 ve tekstilde yüzde 10 oranında ihracatımızı artırdık. Temmuz ayında Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 362,7 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz 338,7 milyon dolar değer ile ikinci, Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 173,7 milyon dolar değer ile üçüncü sırada yer aldı. Yine temmuz ayında Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 100,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 94,2 milyon dolar, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğimiz 92,7 milyon dolar, Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz 67,7 milyon dolar, Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz 38,2 milyon dolarlık ihracata imza attı.” Irak liderliğini sürdürdü, Malta temmuzun yükselen pazarı oldu Başkan Hıradağı, küresel ticarette korumacılık politikalarının, jeopolitik risklerin ve bölgesel talep değişimlerinin ihracat rotalarını yeniden şekillendirdiği süreçte AKİB'in ülke bazlı temmuz performansının, ihracatçıların değişen küresel dinamiklere hızlı uyum sağlama kabiliyetini ve pazar çeşitlendirme stratejisinin başarısını ortaya koyduğunu vurguladı. Temmuz ayında en yüksek ihracat değerlerine Irak, KKTC ve Rusya pazarlarında ulaştıklarını belirten Hıradağı, özellikle Malta, Ukrayna, Rusya, KKTC ve Polonya'da kaydedilen güçlü artışların yanı sıra Libya, Fransa, Gürcistan, Mısır ve Yunanistan pazarlarında da ihracat hacmini anlamlı ölçüde artırdıklarını ifade etti. Mersin, Adana, Kayseri, Hatay ve Karaman başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanından yaklaşık 31 bin ihracatçı üyeyi aynı çatı altında buluşturan AKİB'in, "İhracatla Yükselen Türkiye" vizyonuna güçlü destek vermeye devam ettiğini belirten Başkan Hıradağı, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “AKİB olarak temmuz ayında en fazla ihracatı yüzde 16 artış ve 126,3 milyon dolar değer ile Irak’a gerçekleştirdik. Yüzde 67 artış ve 62,1 milyon dolar değer ile KKTC ikinci, yüzde 103 artış ve 58,5 milyon dolar değer ile Rusya üçüncü sırada yer aldı. Temmuz ayında ihracat hacmindeki artışın lokomotifi Malta oldu. Bu ülkeye ihracatımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.577 artırarak 19,8 milyon dolara çıkardık. Malta’yı yüzde 117 artış ve 35 milyon dolar değer ile Ukrayna, yüzde 103 artış ve 58,5 milyon dolar değer ile ve Rusya takip etti. Aynı dönemde Polonya'ya ihracatımız yüzde 64 artışla 24 milyon dolara, Libya'ya yüzde 49 artışla 33,3 milyon dolara, Fransa'ya yüzde 33 artışla 42,6 milyon dolara, Gürcistan'a yüzde 29 artışla 19,5 milyon dolara, Mısır’a yüzde 26 artışla 44,5 milyon dolara ve Yunanistan'a yüzde 21 artışla 15,2 milyon dolara ulaştı.” AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, 2026 yılı Ocak-Temmuz ayları arasında yüzde 14 artışla 10,98 milyar dolar ihracat değerine eriştiklerini, son 12 aylık dış satım performansında ise yüzde 7 artışla 18,17 milyar dolar seviyesine ulaştıklarını sözlerine ekledi.

Özer Matlı: "Tarımın Geleceğine Yatırım Yapmaya Devam Edeceğiz" Haber

Özer Matlı: "Tarımın Geleceğine Yatırım Yapmaya Devam Edeceğiz"

Tarım ve gıda sektörüne yönelik hayata geçirdiği projelerle üretimden ticarete uzanan değer zincirini güçlendiren Bursa Ticaret Borsası, 2026 yılının ilk yarısında tescil işlem hacmini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artırarak 41 milyar 668 milyon TL’ye yükseltti. Bursa TB, kurucu ortakları arasında yer aldığı Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’ndaki işlem hacmini de yüzde 316 artırarak, borsalar arasında ilk sıradaki yerini korudu. Tarımsal ticaretin güvenli, şeffaf ve kayıtlı bir yapıda gelişmesine katkı sağlayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin tescil işlem hacmi verilerini açıkladı. Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yılın ilk yarısında elde edilen verilerin, Bursa’nın tarım ve gıda sektöründeki güçlü üretim altyapısını ve kayıtlı ticaret kültürünü bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. Ocak-Haziran 2026 döneminde tescil işlem hacminin 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 35 artış göstererek 41 milyar 668 milyon 448 bin TL’ye ulaştığını açıklayan Başkan Özer Matlı, “Bu tablo, küresel piyasalardaki tüm belirsizliklere ve firmalarımızın yaşadığı finansman sorunlarına rağmen kentimizin tarım ve gıda sektöründeki dinamizmini, üyelerimizin Borsamıza duyduğu güveni açıkça ortaya koymaktadır. Elde edilen bu sonuçta emeği bulunan tüm üyelerimize, üreticilerimize ve sanayicilerimize teşekkür ediyorum” dedi. Tarımın geleceğini bugünden inşa ediyoruz Tarım ve gıda sektörünün yalnızca ekonomik büyüklüğüyle değil, gıda arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma açısından da stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Başkan Matlı, “Tarımın geleceği, bugünden atılan doğru adımlar ve hayata geçirilen güçlü projelerle şekillenir. Üreticimizin rekabet gücünü artıran, ticareti kolaylaştıran ve piyasalarda güven ortamını güçlendiren her çalışma, ülkemizin tarımsal geleceğine yapılmış önemli bir yatırımdır. Bursa Ticaret Borsası olarak Gıda İhtisas OSB gibi üyelerimize değer katacak projeleri hayata geçirmeyi ve sektörümüzün gelişimine katkı sunmayı sürdüreceğiz” diye konuştu. Zirvenin sahibi yine zeytin oldu Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 2026 yılının ilk yarısında en fazla işlem gören ürünleri de açıkladı. Buna göre 9 milyar 217 milyon 851 bin TL ile zeytin ilk sırada yer aldı. Zeytini sırasıyla 6 milyar 107 milyon 269 bin TL ile canlı hayvan, 5 milyar 518 milyon 047 bin TL ile et, 4 milyar 762 milyon 485 bin TL ile yaş sebze-meyve ve 2 milyar 572 milyon 244 bin TL ile soya fasulyesi takip etti. İşlem hacminde öne çıkan ürünlerin Bursa’nın tarımsal üretimdeki zenginliğini ve ticaretteki çeşitliliğini ortaya koyduğunu belirten Başkan Matlı, “Zeytinden canlı hayvana, etten yaş sebze ve meyveye kadar uzanan geniş ürün yelpazesi, kentimizin tarım ekonomisindeki çok yönlü yapısını yansıtıyor. Ürün çeşitliliğimiz ve her geçen gün derinleşen piyasa yapımız, Borsamızın işlem hacmindeki istikrarlı büyümenin en önemli dinamikleri arasında yer alıyor” dedi. Marmara ÜPAK’ta Bursa TB Damgası Başkan Özer Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nın kurucu ortakları arasında yer aldığı Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nun (Marmara ÜPAK) 2026 yılının ilk yarısındaki performansını da değerlendirdi. Bursa Ticaret Borsası’nın Marmara ÜPAK’taki işlem hacminin, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 316 artış göstererek 2 milyar 45 milyon 288 bin TL’ye ulaştığını açıklayan Özer Matlı, “Lisanslı depoculuk sistemi ile Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) piyasasına olan ilginin her geçen gün artması, doğru yönde ilerlediğimizi gösteriyor. Marmara ÜPAK bünyesinde yer alan borsalar arasında işlem hacmi bakımından ilk sırada yer alırken, acente kaydındaki müşteri sayımızı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 191 artırdık. Elde ettiğimiz bu sonuçlar, üreticilerimizin, tüccarlarımızın ve yatırımcılarımızın sisteme duyduğu güveni açıkça ortaya koyuyor” diye konuştu. Marmara ÜPAK’ta Bursa Ticaret Borsası acentesi üzerinden en fazla işlemin sırasıyla mısır, buğday ve arpada gerçekleştiğini belirten Başkan Özer Matlı, lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaşması ve ürün piyasalarının daha da derinleşmesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Bursa TB’de En Çok İşlem Gören 5 Ürün Zeytin 9.217.851.118 TL Canlı Hayvan 6.107.269.312 TL Et 5.518.047.575 TL Yaş Sebze Meyve 4.762.485.278 TL Soya Fasulyesi 2.572.244.482 TL

Soğan Üreticilerinden Uyarı: "Sorun İthalat Değil, Üretimin Sürdürülebilirliği!" Haber

Soğan Üreticilerinden Uyarı: "Sorun İthalat Değil, Üretimin Sürdürülebilirliği!"

Son dönemde artan soğan fiyatları Türkiye gündemindeki yerini korurken, Soğan Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (SO-DER) yaşananların perde arkasını açıkladı. Soğan Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Reşit Kaya, artışın temelinde ithalatın değil, üretimin yok olma noktasına gelmesinin yattığını belirterek, yerli üretimi destekleyecek kalıcı adımlar çağrısında bulundu. SO-DER Başkanı Kaya yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "​Son günlerde soğan fiyatlarında yaşanan keskin yükseliş, kamuoyunda ithalat politikaları üzerinden tartışılmaktadır. Ancak SO-DER olarak açıkça ifade ediyoruz ki, bu fiyat hareketinin temelinde ithalat değil, Türkiye’de kuru soğan üretiminin sürdürülemez hale gelmesi ve çiftçilerimizin büyük bir kısmının üretimi terk etmek zorunda kalması yatmaktadır. Fiyat artışını üreticinin kazancına bağlamak gerçeği yansıtmamaktadır; aksine, üretici yıllardır zarar etmiş, bugün elinde ürün kalmayan çiftçimiz fiyat artışından pay alamamaktadır. ​Üretim maliyetleri açısından Türkiye ile rakip ülkeler arasındaki uçurum her geçen gün büyümektedir. Özbekistan, İran ve Mısır gibi ülkelerde bir kilogram soğanın üretim maliyeti yaklaşık 4-5 TL seviyesindeyken, Türkiye’de bu maliyet hasat işçiliği de dahil olmak üzere 15 TL’nin üzerine çıkmıştır. Bu farkın en çarpıcı örneği işçilik ücretlerinde görülmektedir: Mısır’da bir tarım işçisinin günlük yevmiyesi yaklaşık 3 dolar iken, Türkiye’de bu rakam 30 dolara ulaşmaktadır. Mazot, gübre, ilaç ve diğer girdilerde de benzer oranda bir fark bulunmakta; bu da yerli üreticinin uluslararası pazarda rekabet etme şansını ortadan kaldırmaktadır. Ne yazık ki çiftçilerimiz, yıllarca soğanını üretim maliyetinin üçte biri gibi sembolik fiyatlara satmak zorunda kalmış, artan borç yükü ve azalan gelir nedeniyle ekim alanlarını sürekli daraltmıştır. Bu süreçte yaşanan kuraklık, sel ve don gibi doğal afetler ise üretimdeki düşüşü daha da hızlandırmıştır. SO-DER olarak 2018 yılından bu yana her platformda hükümete sesimizi duyurmaya çalıştık; zaman zaman ihracat destekleri verilmiş olsa da yüksek girdi maliyetleri nedeniyle bu destekler kalıcı çözüm olmaktan uzak kalmıştır. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye genelinde yalnızca Amasya, Bursa ve bazı ilçelerde çok sayıda üreticinin elinde ürün kalmıştır. Mevcut durumda soğanın kilogram fiyatı 50 TL seviyesine ulaşmıştır. Ancak bu fiyat artışında en çok yerli üretici değil, Türkiye’ye ürün satan Mısır, Özbekistan ve İran gibi ülkeler faydalanacaktır. Çünkü yerli üreticinin elinde satacak yeterli ürünü kalmamıştır; arz açığı ithalatla kapatılmaya çalışıldığında, fiyatlardaki yükseliş doğrudan yabancı üreticilerin lehine işleyecektir. Bu durum, hem ülke tarımının geleceği hem de gıda güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. SO-DER olarak net bir şekilde belirtmek isteriz: Biz üreticiler ne soğanı 5 TL’ye ne de 50 TL’ye satmak istiyoruz. Bizim talebimiz, üretim maliyetlerimizi karşılayan ve sürdürülebilir üretimi mümkün kılan adil bir fiyatın oluşmasıdır. Bugün bir kilogram soğanın gerçek üretim maliyeti 17-18 TL seviyesindedir. Bu maliyetin üzerine yalnızca %10-15 oranında makul bir kâr eklendiğinde, üreticinin eline geçmesi gereken fiyat 22-23 TL civarındadır. Bu rakam, çiftçinin bir sonraki yıl yeniden ekim yapabilmesi, mevcut borçlarını ödeyebilmesi ve üretim faaliyetine devam edebilmesi için zorunlu olan asgari gelir düzeyidir. Eğer bu makul fiyat seviyesi sağlanamazsa, üretim her geçen yıl daha da azalacak, Türkiye ithalata daha fazla bağımlı hale gelecek ve tüketiciler çok daha yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalacaktır. Unutulmamalıdır ki üreticinin kazanması, tüketicinin kaybetmesi anlamına gelmez. Asıl amaç, üretimin devam ettiği, çiftçinin ayakta kaldığı ve tüketicinin uygun fiyatla ürüne ulaşabildiği sürdürülebilir bir tarım politikasının inşa edilmesidir. ​Bu noktada, kuru soğan ithalatına ilişkin son düzenlemeyi de değerlendirmek gerekir. Resmî Gazete’de 11 Temmuz 2026’da yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile kuru soğan ithalatında yüzde 49,5 olan gümrük vergisi yüzde 5’e düşürülmüş ve bu uygulamanın 31 Ağustos 2026’ya kadar devam edeceği açıklanmıştır. Ne var ki, 2019 yılında da benzer bir yol izlenmiş, o dönemde soğan fiyatlarındaki artış gerekçesiyle ithalatta gümrük vergisi sıfırlanmış ve Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) soğan ithalatı gerçekleştirmiştir. Ancak bu tür geçici önlemler, sorunun kaynağına inmeden yalnızca acil fiyat baskısını hafifletmeye yarar; kalıcı çözüm ise üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve çiftçinin desteklenmesinden geçer. SO-DER olarak bir kez daha vurguluyoruz: Kalıcı çözüm ithalatı artırmak değil, yerli üretimi maliyet bazında destekleyerek sürdürülebilir kılmaktır. Hükümeti ve kamuoyunu bu gerçekle yüzleşmeye, çiftçimizin sesine kulak vermeye davet ediyoruz. Üretim biterse, ne ithalat ne de fiyat regülasyonları açığı kapatabilir. Yarının soğanı bugün ekilir; bugün önlem alınmazsa, önümüzdeki yıllarda hem soğan hem de diğer birçok tarım ürününde çok daha ağır tablolarla karşılaşabiliriz. SO-DER olarak hükümetimizden beklentilerimiz açıktır: Öncelikle, üretim maliyetlerini doğrudan etkileyen mazot, gübre, ilaç ve elektrik gibi tarımsal girdilerdeki KDV-ÖTV indirimi ve akaryakıt desteği gibi kalıcı teşvik mekanizmaları hayata geçirilmeli, ayrıca hasat işçiliğinde kayıtlı istihdamı teşvik eden prim destekleri artırılmalıdır. Bununla birlikte, üreticinin emeğinin karşılığını alması için taban fiyat uygulaması getirilmeli ve bu fiyat, gerçek üretim maliyeti ile makul kâr marjı dikkate alınarak her yıl güncellenmelidir. İthalatın yalnızca arz açığının acilen kapatılması gereken durumlarda ve sınırlı süreyle yapılmasına izin verilmeli; ithal ürünlerin piyasaya girişinde yerli üreticiyi koruyacak telafi edici mekanizmalar devreye sokulmalıdır. Ayrıca, TMO’nun piyasa müdahale yetkileri güçlendirilerek, ürün alım fiyatları maliyetlerin altına düştüğünde devreye giren bir alım garantisi sistemi oluşturulmalıdır. Son olarak, tarım sigortaları primleri devlet tarafından daha yüksek oranda sübvanse edilmeli ve doğal afetlerde üreticiye hızlı ve yeterli tazminat ödenmesi sağlanmalıdır. SO-DER olarak, bu taleplerimizin karşılanmasının yalnızca üreticisini değil, tüm tarım sektörünü ayakta tutacağına ve Türkiye’nin gıda güvenliğini uzun vadede garanti altına alacağına inanıyoruz."

TÜRİB Genel Müdürü Kırali Müjdeyi Verdi: Tarım Ticaretinde Vadeli İşlem Dönemi Başlıyor! Haber

TÜRİB Genel Müdürü Kırali Müjdeyi Verdi: Tarım Ticaretinde Vadeli İşlem Dönemi Başlıyor!

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Ankara’da düzenlenen tahıl konferansında lisanslı depoculuk, ELÜS piyasasının gelişimi ve tarım sektörüne çağ atlatacak yeni borsa projeleri hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu. Kırali, tarım ticaretini daha şeffaf ve güvenli bir yapıya kavuşturacak olan TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası ve Uluslararası Ürün Piyasası’nın 2026 yılında devreye alınacağını müjdeledi. Peki, TÜRİB vadeli işlem sözleşmeleri neleri kapsayacak? Lisanslı depo kapasitesinde son durum ne? İşte tarım piyasalarına yön verecek dev hamlenin tüm detayları... TÜRİB İşlem Hacmi 423 Milyar TL’ye Ulaştı TÜRİB ELÜS (Elektronik Ürün Senedi) Piyasası’nın faaliyete geçtiği 26 Temmuz 2019 tarihinden bu yana tarım ticaretinin kalbi konumunda olduğunu belirten Ali Kırali, borsanın güncel verilerini paylaştı. Borsada bugüne kadar yaklaşık 423 milyar TL işlem hacmine ulaşıldığını ifade eden Kırali, bu süreçte tam 61 milyon ton ürünün el değiştirdiğini açıkladı. Lisanslı Depo Kapasitesi 14,3 Milyon Tonu Aşarak Rekor Kırdı Piyasa derinliğinin en büyük göstergesi olan lisanslı depoculuk tarafında da dev bir büyüme kaydedildi. TÜRİB’in kurulduğu 2019 yılında 4 milyon ton olan saklama kapasitesi, bugün itibarıyla 264 lisanslı depo işletmesi ve 359 lokasyonda 14,3 milyon ton faal kapasiteye ulaştı. Kapasitenin yıl sonuna kadar 15 milyon tonu aşmasını beklediklerini söyleyen Kırali, Türkiye'nin son 5 yıllık hububat rekoltesinin yaklaşık yüzde 40'ının lisanslı depolarda saklanabilir hale gelmesinin ELÜS piyasası için çok güçlü bir altyapı oluşturduğunu vurguladı. 2026’nın İkinci Yarısında Büyük Eşik: Vadeli İşlem Piyasası Geliyor Tarım sektöründe fiyat riskini yönetmek ve ileri tarihli fiyat oluşumunu desteklemek amacıyla tasarlanan TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası için geri sayım başladı. Projenin 2026 yılının ikinci yarısında devreye alınması hedefleniyor. Bu yeni katman sayesinde üretici, tüccar, sanayici ve yatırımcı gelecekteki fiyat risklerini önceden görebilecek ve yönetebilecek. Vadeli İşlem Piyasası'nın Öne Çıkan Özellikleri: İlk Aşamadaki Ürünler: İlk etapta dayanak varlık olarak ekmeklik buğday ve mısır ELÜS’leri ile bu ürünlere ilişkin TÜRİB fiyat endeksleri işleme açılacak. İki Farklı Uzlaşma Modeli: ELÜS dayanaklı sözleşmelerde fiziki teslimat gerçekleştirilecek; TÜRİB endekslerine dayalı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma sistemi uygulanacak. Güvenli Altyapı: Vadeli işlem sözleşmeleri; belirli bir vadede, önceden belirlenen fiyat, miktar ve nitelikte ürünü alma veya satma yükümlülüğü getirecek. Yükümlülüklerin yerine getirilmesi ise vade sonunda gerçekleşecek. Küresel Ticaret İçin Tarihi Adım: Uluslararası Ürün Piyasası TÜRİB'in önümüzdeki dönemde hayata geçireceği bir diğer vizyon proje ise Uluslararası Ürün Piyasası olacak. Bu proje ile gümrüklü antrepolarda bulunan, depolanmaya uygun ve standardize edilebilir tarım ürünlerinin TÜRİB işlem sistemi üzerinden doğrudan alınıp satılması sağlanacak. Piyasada işlem görecek tüm ürünler; menşei, antrepo bilgisi, kalite özellikleri ve analiz belgeleriyle birlikte şeffaf bir şekilde tanımlanacak. Alım-satım işlemleri, belirli teslim süreleri ve güvenli ödeme-takas mekanizmalarıyla yürütülecek. Bu hamle, Türkiye’nin tarım ürünleri ticaretindeki uluslararası erişim gücünü zirveye taşıyacak. Dijital Dönüşüm ve LİDBİS ile Tam Güvenlik TÜRİB’in gelişim stratejisinin teknolojik dönüşüm ve güven üzerine kurulu olduğunu hatırlatan Genel Müdür Ali Kırali, 13 Ocak 2025'te TÜRİS işlem platformuyla geçilen aracılı yapının (ÜPAK entegrasyonu) piyasanın sahadaki erişim kapasitesini artırdığını belirtti. Güven altyapısını pekiştirmek amacıyla Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş.'nin kurulduğunu ifade eden Kırali, TÜRİB Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen LİDBİS (Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi) projesi sayesinde depolardaki fiziksel ürünler ile elektronik kayıtların ve analiz süreçlerinin çok daha güçlü bir şekilde anlık olarak izleneceğini müjdeledi.

ITB Üyelerinin Sorunlarını Ankara’ya Taşıdı Haber

ITB Üyelerinin Sorunlarını Ankara’ya Taşıdı

Isparta ekonomisinin can damarı olan tarım ve ihracat sektörünün sorunları, Ankara’da en üst düzeyde masaya yatırıldı. Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erhan Göçerli, üyelerinin taleplerini ve çözüm önerilerini iletmek üzere Ticaret Bakan Yardımcılarımız Ö. Volkan Ağar ve Mahmut Gürcan’ı makamlarında ziyaret ettiler. Isparta’nın tarımsal potansiyelini küresel pazarda daha ileriye taşımak ve üreticilerin karşılaştığı engelleri ortadan kaldırmak amacıyla Ticaret Bakanlığı’nda kritik temaslarda bulundular. Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar ile Kiraz ve Elma İhracatında Stratejik Adımlar Ticaret Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar ile gerçekleştirilen görüşmede, Isparta’nın dünya çapında ün kazanan ürünleri kiraz ve elmanın ihracat süreçleri kapsamlı bir şekilde ele alındı. Kirazın Çin pazarında yeniden aktif bir şekilde yer alabilmesi adına yürütülen çalışmaların hızlandırılması istenirken; Uzak Doğu pazarına yönelik sevkiyatların artırılması amacıyla uçak kargo ücretlerinde indirime gidilmesi talebi aktarıldı. Görüşmenin bir diğer önemli gündem maddesini ise Isparta elması için hayati önem taşıyan dış pazar hamleleri oluşturdu. Bu yıl elma rekoltesinin oldukça yüksek ve kaliteli seyrettiğine dikkat çekilerek, Mısır pazarının üretici için taşıdığı önem vurgulandı. Elma ticaretinin önünü açacak olan Mısır ile Serbest Ticaret Heyeti görüşmelerinin ve anlaşmalarının hızlandırılarak ivedilikle çözüme kavuşturulması gerektiği Bakan Yardımcısı Ağar'a iletildi. Görüşmenin sonunda Isparta Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüdai Şahin, Bakan Yardımcısı Ö. Volkan Ağar’ı Isparta’da düzenlenecek olan Gül Festivali’ne davet etti. Elma Üreticisine Koruma ve Hal Kayıt Sisteminde Düzenleme Talebi Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ile yapılan toplantıda ise yerli elma üreticisinin korunması ve dijital altyapı sorunları gündeme getirildi. Isparta elmasının pazar değerinin korunması adına elma ithalatının kesinlikle durdurulması gerektiği net bir dille ifade edilirken, Hal Kayıt Sistemi’nde (HKS) özellikle künye alışı ve künye işlemleriyle ilgili yaşanan sistemsel aksaklıkların giderilmesi için ivedilikle düzenleme yapılması istendi. Ankara temaslarının ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Şahin, gösterdikleri yakın ilgi ve çözüm odaklı yaklaşımları için Ticaret Bakan Yardımcılarına teşekkür etti.

Yaş Meyve Sebze Sektörü Japonya, Abd, Mısır Ve Hindistan Pazarlarına Odaklandı Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü Japonya, Abd, Mısır Ve Hindistan Pazarlarına Odaklandı

Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatında yeni bir dönemin kapıları aralandı. Sektörün çatı kuruluşu olan Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu, yol haritasını belirlemek üzere ilk toplantısını koordinatör birlik Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ev sahipliğinde Mersin’de gerçekleştirdi. AKİB yerleşkesinde düzenlenen buluşmada, alınan stratejik kararlar yalnızca sektörün gelecek rotasını çizmekle kalmadı; aynı zamanda Türk tarımının küresel pazarlardaki yükselişine yeni bir ışık tuttu ve ihracat hedeflerine yönelik kararlılığı gözler önüne serdi. Oğuzhan Altun sektör kurulu başkanlığına seçildi Toplantıda oy birliğiyle Sektör Kurulu Başkanlığı’na seçilen Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuzhan Altun, 2026 -2027 sezonu vizyonunu net bir dille ortaya koydu. Başkan Yardımcılıklarına ise Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Mehmet Ali Can ile Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Murat İsmail Hamdi Taner getirildi. “2026’yı rekor üretim ve rekor ihracat yılı yapma kararlılığındayız” Başkan Oğuzhan Altun, yaptığı açıklamada sektörün 2026 yılının ilk çeyreğinde yakaladığı başarıya dikkat çekerek, “Ocak-Mart döneminde yaş meyve sebze ihracatımız 1 milyar 73 milyon dolar seviyesine ulaşarak, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artış kaydetti. Bu sadece bir başlangıç. 2026’yı rekor üretim ve rekor ihracat yılı yapma kararlılığındayız. Ticaret Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığımızın destekleriyle sektör olarak tarih yazmaya hazırlanıyoruz.” ifadelerini kullandı. “Bursa siyah incirinde Japonya’ya, narenciyede ABD’ye, elmada Mısır ve Hindistan’a odaklandık” Vizyoner bir yol haritasıyla yeni pazar açılımlarını ana gündemleri haline getireceklerini kaydeden Altun, “Japonya’ya prestijli bir adım atıyoruz. Bursa Siyah İnciri’nin Japonya’ya ihracatı için bitki sağlığı protokol görüşmelerini hızlandırdık. Bu sezon içerisinde ilk sevkiyatlarımızı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Böylece ‘Uzak Doğu’nun İncisi’ olarak anılan Türk inciri, Japon pazarında hak ettiği yeri alacak. ABD pazarına narenciye hamlesi de çok yakında geliyor. Mandalina ve diğer narenciye ürünlerimizin ABD’ye ihracatının önünü açacak teknik ve diplomatik görüşmeler olumlu ilerliyor. Bu önemli pazara çok kısa bir zamanda adım atmayı planlıyoruz. Rekor elma üretimimizi de en iyi şekilde değerlendirmek için Mısır ve Hindistan’a odaklandık. Mısır’daki ithal vergilerinin düşürülmesi için diplomatik trafiğimiz yoğun şekilde devam ediyor. Aynı zamanda en büyük alıcımız Hindistan’daki lojistik sorunlara da çözüm arıyoruz, böylece üretimimizi ihracata dönüştürerek katma değeri artırmayı hedefliyoruz.” diye konuştu. “2026 yılı ihracatta rekorlar yılımız olacak” Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu’nun ihracat hacminin önündeki en büyük engellerden biri olan lojistik ve sınır kapısı sorunlarının da masaya yatırıldığını kaydeden Altun, “Bulgaristan, Yunanistan ve Rusya Federasyonu sınır kapılarındaki yoğunlukların azaltılması ve AB tarafındaki denetim süreçlerinin daha adil ve verimli hale getirilmesi için kararlılıkla çalışıyoruz. Ticaret Bakanlığımızın proaktif diplomasisi sayesinde bu sorunları aşacağız. Sektörümüzün sürdürülebilir büyümesini desteklemek, geleneksel pazarlarımızı korumak, yeni pazarlar kazanmak ve rekabet gücümüzü artırmak amacıyla yürüttüğümüz bu çalışmalarla 2026 yılını rekorlar yılı yapmak için tüm üyelerimizin, paydaşlarımızın ve kurumlarımızın katkı ve iş birliğine büyük önem veriyoruz. Birlikte başaracağız.” diye konuştu.

AKİB’den Nisan Ayında Dev Atak: İhracat Yüzde 27 Artışla 1,65 Milyar Dolara Ulaştı Haber

AKİB’den Nisan Ayında Dev Atak: İhracat Yüzde 27 Artışla 1,65 Milyar Dolara Ulaştı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı Nisan ayında sergilediği performansla Türkiye’nin dış ticaretine damga vurdu. AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş tarafından açıklanan verilere göre, bölge ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla %27 artarak 1,65 milyar dolara yükseldi. ​Bu güçlü büyüme ivmesiyle birlikte, 2026 yılının ilk dört aylık döneminde (Ocak-Nisan) toplam ihracat %11 artışla 6,3 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış bölge ihracatı ise 17,4 milyar dolar seviyesine tırmandı. ​Sektörel Bazda Kimya ve Demir-Çelik Lokomotif Oldu ​Nisan ayı performansının ana itici gücü katma değerli üretim yapan sektörler oldu. AKİB bünyesindeki birliklerin ihracat karnesinde özellikle kimyevi maddeler ve demir-çelik sektörlerindeki rekor artışlar dikkat çekti. ​AKİB Nisan Ayı Sektörel Performans Özeti: ​Kimyevi Maddeler ve Mamulleri: 581,9 milyon dolar (%27 artış) ile birinciliği göğüsledi. ​Demir ve Demir Dışı Metaller: 418 milyon dolar (%46 artış) ile en güçlü büyüme oranlarından birini yakaladı. ​Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar: 173,3 milyon dolar (%29 artış) ile üçüncü sırada yer aldı. ​Yaş Meyve Sebze: 162,9 milyon dolar (%41 artış) ile tarım sektöründeki gücünü korudu. ​Diğer Sektörler: Tekstil 103,7 milyon dolar, Mobilya ve Orman Ürünleri 91,2 milyon dolar, Hazır Giyim ise 41,4 milyon dolarlık katkı sağladı. ​Avrupa ve Kuzey Afrika’da Pazar Derinliği Artıyor ​Başkan Veysel Memiş, AKİB’in pazar çeşitlendirme stratejisinin somut sonuçlar verdiğini vurguladı. Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler İtalya (145,2 milyon $), Romanya (141,8 milyon $) ve Irak (108,8 milyon $) olurken, bazı pazarlarda üç haneli büyüme oranları kaydedildi. ​En Hızlı Büyüyen Pazarlar: ​İspanya: %183 artış (84,4 milyon $) ​Fas: %154 artış (35,1 milyon $) ​Mısır: %88 artış (65,4 milyon $) ​İtalya: %80 artış ​Ukrayna: %74 artış ​Başkan Memiş, "İspanya ve İtalya gibi zorlu Avrupa pazarlarında bu denli yüksek artış yakalamak, doğru ürün konumlandırmasının sonucudur. Fas ve Mısır gibi Kuzey Afrika hatlarındaki ivme ise lojistik avantajlarımızı etkin kullandığımızı gösteriyor," dedi. ​"Üretim ve İhracata Desteklerle İvme Korunacak" ​AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, hükümet tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ve sağlanan teşviklerin ihracatçılar için hayati önem taşıdığını belirtti. ​Başkan Memiş, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: ​"Kurumlar vergisi indirimi ve döviz dönüşüm desteğinin uzatılması, maliyet baskısı altındaki üreticimize nefes aldırmıştır. Kur, maliyet ve talep dengesi kritikliğini korusa da üretim kabiliyetimiz ve esnek pazar yapımızla yılı çift haneli büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz." ​Öte yandan, Irak pazarındaki yatay seyir ile Almanya ve Fransa gibi geleneksel pazarlardaki zayıf talebe dikkat çeken Memiş, bu durumu bir risk olarak değil, pazar çeşitlendirme stratejisini güçlendirmek için bir fırsat olarak okuduklarını sözlerine ekledi.

Özer Matlı: "Bursayı Gıda Sektöründe Bölgesel Güç Yapacağız" Haber

Özer Matlı: "Bursayı Gıda Sektöründe Bölgesel Güç Yapacağız"

Tarım sektöründe güvenli ticaretin adresi olan Bursa Ticaret Borsası, 2026 yılının ilk çeyreğinde tescil işlem hacmini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artırarak 19,3 milyar seviyesine çıkardı. Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmiyle zirveye yerleşen Bursa TB, dijital tarım piyasalarındaki öncü rolünü pekiştirdi. Bursa tarım ticareti ve ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılına hızlı bir başlangıç yaptı. İlk çeyrek tescil işlem hacmi rakamlarını paylaşan Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Ocak-Mart aylarını kapsayan dönemde tescil işlem hacminin bir önceki yıla göre yüzde 19 artışla 19 milyar 355 milyon TL olarak gerçekleştiğini söyledi. ABD-İsrail-İran savaşıyla küresel ekonomide artan belirsizliklere ve finansal sıkıntılara rağmen Bursa iş dünyasının üretim azminden vazgeçmediğini belirten Başkan Özer Matlı, yakalanan ivmenin sevindirici olduğunu ifade etti. Zeytin liderliğini koruyor Yılın ilk çeyreğinde en çok işlem gören ürünleri de açıklayan Başkan Özer Matlı, Bursa’nın simge ürünlerinden zeytinin tescil işlem hacminde zirvedeki yerini koruduğunu belirtti. Başkan Matlı, “Zeytin, 5 milyar 68 milyon TL’lik işlem hacmiyle listenin ilk sırasında bulunurken, onu sırasıyla; 2 milyar 694 milyon lira ile canlı hayvan, 2 milyar 548 milyon lira ile et ve 2 milyar 370 milyon lira ile yaş sebze-meyve grupları izledi. Ayrıca mısır grubunda gerçekleşen 1 milyar 92 milyon liralık işlem hacmi de Bursa’nın hem hayvansal üretimde hem de bitkisel üretimde bölgedeki stratejik ağırlığının önemli bir göstergesidir” dedi. Marmara’nın en güçlü aktörü Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, kurucu ortağı oldukları Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu (ÜPAK) bünyesinde de yılın ilk çeyreğinde büyük bir başarıya imza attıklarını söyledi. Üye odaklı hizmet anlayışının bir sonucu olarak Marmara ÜPAK’ta Bursa TB acentesi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 81 gibi rekor bir artışla 876 milyon liraya ulaştığını kaydeden Başkan Matlı, bu süreçte yatırımcı ilgisinin de katlanarak arttığını vurguladı. Bursa TB acente kaydındaki müşteri sayısını geçen yıla göre 5 kat arttırdıklarını kaydeden Matlı, “Bu performansla, Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmi bazında ilk sıraya yükselmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, üyelerimizin dijital ticaret sistemlerine olan güveninin ve Borsamızın kurumsal vizyonunun bir neticesidir” diye konuştu. Matlı: “Bursa tarım ticaretinde bölgesel merkez olma yolunda” Bursa Ticaret Borsası’nın sadece yerel değil, bölgesel bir aktör olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, Bursa’yı tarım ticaretinin merkezi yapma konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Matlı, “Elde ettiğimiz veriler, Bursa’yı gıda sektöründe bölgesel bir güç yapma hedefimizde doğru bir rotada olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor. Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Gıda UR-GE projemiz ve dijitalleşme odaklı yatırımlarımızla kentimizin tarımsal değerlerini küresel standartlara taşımaya odaklanmış durumdayız. Teknolojiyle entegre, şeffaf ve yüksek işlem hacmine sahip bir borsa yapısıyla üreticimizin emeğini korurken, üyelerimize güvenli bir ticaret ortamı sunmayı sürdürüyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm üyelerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası 2026’da Başlıyor! Haber

TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası 2026’da Başlıyor!

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Konya’da düzenlenen "UHK 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi"nde tarım sektörünü heyecanlandıran açıklamalarda bulundu. Kırali, sürdürülebilir tarım için spot ve vadeli piyasaların entegre edildiği güçlü bir finansal altyapı kurduklarını müjdeledi. ​ELÜS Piyasasında 406 Milyar TL’lik Dev Hacim ​TÜRİB’in faaliyete geçtiği 2019 yılından bu yana katettiği mesafeyi rakamlarla paylaşan Ali Kırali, bugüne kadar 60 milyon ton ürünün el değiştirdiğini ve 406 milyar TL işlem hacmine ulaşıldığını belirtti. ​Lisanslı depoculuk kapasitesinin piyasa derinliği için hayati önem taşıdığını vurgulayan Kırali, "Bugün 263 lisanslı depo, 14 milyon tonun üzerinde kapasiteyle hizmet veriyor. Türkiye'nin hububat rekoltesinin %38’inin lisanslı depolarda saklanabilir hale gelmesi, büyüme için çok güçlü bir altyapıdır" dedi. ​TÜRİB’in Üç Temel Stratejisi: Teknoloji, Güven ve Çeşitlilik ​Ürün ihtisas borsacılığının etkinliğini artırmak için üç ana eksene odaklandıklarını belirten Kırali, stratejik yol haritasını şöyle özetledi: ​Teknolojik Dönüşüm: Öz kaynaklarla geliştirilen TÜRİS işlem platformu ve ÜPAK’ların (Ürün Piyasası Aracı Kurumları) sisteme entegrasyonu ile sahadaki erişim kapasitesi artırıldı. ​Güven Altyapısı: Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. ve Ar-Ge merkezince geliştirilen LİDBİS (Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi) ile fiziksel ürün ve dijital kayıt uyumu en üst seviyeye taşınıyor. ​Hizmet Çeşitliliği: Mevcut ELÜS piyasasına ek olarak vadeli işlem, teverruk ve uluslararası ürün piyasaları için çalışmalar hız kesmeden sürüyor. ​Vadeli İşlem Piyasası 2026’nın İkinci Yarısında Devreye Giriyor ​Tarım ticaretinde fiyat riskini yönetmek isteyen üretici ve sanayici için kritik öneme sahip olan Vadeli İşlem Piyasası için tarih verildi. Ali Kırali, piyasanın 2026 yılının ikinci yarısında faaliyete geçmesini hedeflediklerini açıkladı. ​Vadeli İşlemlerde Neler Olacak? ​Dayanak Varlıklar: İlk aşamada arpa, ekmeklik buğday ve mısır ELÜS’leri ile TÜRİB fiyat endeksleri kullanılacak. ​İki Farklı Uzlaşma Modeli: ELÜS dayanaklı sözleşmelerde fiziki teslimat, endeks bazlı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma imkanı sunulacak. ​Risk Yönetimi: Üretici, tüccar ve sanayici ileri tarihli fiyat oluşumlarını görerek fiyat riskine karşı korunma imkanı bulacak. ​"Tarım Piyasası Uluslararası Standartlara Kavuşuyor" ​Ali Kırali, projelerin ortak amacının tarım ticaretini daha şeffaf, güvenli ve erişilebilir kılmak olduğunu ifade ederek; "Spot ve türev piyasalar arasındaki entegrasyonla Türkiye tarım piyasaları daha kurumsal ve öngörülebilir bir yapıya kavuşacak" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.