Hava Durumu

#Mısır

Kırsal Haber - Mısır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mısır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AKİB’den Nisan Ayında Dev Atak: İhracat Yüzde 27 Artışla 1,65 Milyar Dolara Ulaştı Haber

AKİB’den Nisan Ayında Dev Atak: İhracat Yüzde 27 Artışla 1,65 Milyar Dolara Ulaştı

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı Nisan ayında sergilediği performansla Türkiye’nin dış ticaretine damga vurdu. AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş tarafından açıklanan verilere göre, bölge ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla %27 artarak 1,65 milyar dolara yükseldi. ​Bu güçlü büyüme ivmesiyle birlikte, 2026 yılının ilk dört aylık döneminde (Ocak-Nisan) toplam ihracat %11 artışla 6,3 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış bölge ihracatı ise 17,4 milyar dolar seviyesine tırmandı. ​Sektörel Bazda Kimya ve Demir-Çelik Lokomotif Oldu ​Nisan ayı performansının ana itici gücü katma değerli üretim yapan sektörler oldu. AKİB bünyesindeki birliklerin ihracat karnesinde özellikle kimyevi maddeler ve demir-çelik sektörlerindeki rekor artışlar dikkat çekti. ​AKİB Nisan Ayı Sektörel Performans Özeti: ​Kimyevi Maddeler ve Mamulleri: 581,9 milyon dolar (%27 artış) ile birinciliği göğüsledi. ​Demir ve Demir Dışı Metaller: 418 milyon dolar (%46 artış) ile en güçlü büyüme oranlarından birini yakaladı. ​Hububat, Bakliyat ve Yağlı Tohumlar: 173,3 milyon dolar (%29 artış) ile üçüncü sırada yer aldı. ​Yaş Meyve Sebze: 162,9 milyon dolar (%41 artış) ile tarım sektöründeki gücünü korudu. ​Diğer Sektörler: Tekstil 103,7 milyon dolar, Mobilya ve Orman Ürünleri 91,2 milyon dolar, Hazır Giyim ise 41,4 milyon dolarlık katkı sağladı. ​Avrupa ve Kuzey Afrika’da Pazar Derinliği Artıyor ​Başkan Veysel Memiş, AKİB’in pazar çeşitlendirme stratejisinin somut sonuçlar verdiğini vurguladı. Nisan ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler İtalya (145,2 milyon $), Romanya (141,8 milyon $) ve Irak (108,8 milyon $) olurken, bazı pazarlarda üç haneli büyüme oranları kaydedildi. ​En Hızlı Büyüyen Pazarlar: ​İspanya: %183 artış (84,4 milyon $) ​Fas: %154 artış (35,1 milyon $) ​Mısır: %88 artış (65,4 milyon $) ​İtalya: %80 artış ​Ukrayna: %74 artış ​Başkan Memiş, "İspanya ve İtalya gibi zorlu Avrupa pazarlarında bu denli yüksek artış yakalamak, doğru ürün konumlandırmasının sonucudur. Fas ve Mısır gibi Kuzey Afrika hatlarındaki ivme ise lojistik avantajlarımızı etkin kullandığımızı gösteriyor," dedi. ​"Üretim ve İhracata Desteklerle İvme Korunacak" ​AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, hükümet tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı" ve sağlanan teşviklerin ihracatçılar için hayati önem taşıdığını belirtti. ​Başkan Memiş, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: ​"Kurumlar vergisi indirimi ve döviz dönüşüm desteğinin uzatılması, maliyet baskısı altındaki üreticimize nefes aldırmıştır. Kur, maliyet ve talep dengesi kritikliğini korusa da üretim kabiliyetimiz ve esnek pazar yapımızla yılı çift haneli büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz." ​Öte yandan, Irak pazarındaki yatay seyir ile Almanya ve Fransa gibi geleneksel pazarlardaki zayıf talebe dikkat çeken Memiş, bu durumu bir risk olarak değil, pazar çeşitlendirme stratejisini güçlendirmek için bir fırsat olarak okuduklarını sözlerine ekledi.

Özer Matlı: "Bursayı Gıda Sektöründe Bölgesel Güç Yapacağız" Haber

Özer Matlı: "Bursayı Gıda Sektöründe Bölgesel Güç Yapacağız"

Tarım sektöründe güvenli ticaretin adresi olan Bursa Ticaret Borsası, 2026 yılının ilk çeyreğinde tescil işlem hacmini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artırarak 19,3 milyar seviyesine çıkardı. Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmiyle zirveye yerleşen Bursa TB, dijital tarım piyasalarındaki öncü rolünü pekiştirdi. Bursa tarım ticareti ve ekonomisinin temel yapı taşlarından biri olan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılına hızlı bir başlangıç yaptı. İlk çeyrek tescil işlem hacmi rakamlarını paylaşan Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Ocak-Mart aylarını kapsayan dönemde tescil işlem hacminin bir önceki yıla göre yüzde 19 artışla 19 milyar 355 milyon TL olarak gerçekleştiğini söyledi. ABD-İsrail-İran savaşıyla küresel ekonomide artan belirsizliklere ve finansal sıkıntılara rağmen Bursa iş dünyasının üretim azminden vazgeçmediğini belirten Başkan Özer Matlı, yakalanan ivmenin sevindirici olduğunu ifade etti. Zeytin liderliğini koruyor Yılın ilk çeyreğinde en çok işlem gören ürünleri de açıklayan Başkan Özer Matlı, Bursa’nın simge ürünlerinden zeytinin tescil işlem hacminde zirvedeki yerini koruduğunu belirtti. Başkan Matlı, “Zeytin, 5 milyar 68 milyon TL’lik işlem hacmiyle listenin ilk sırasında bulunurken, onu sırasıyla; 2 milyar 694 milyon lira ile canlı hayvan, 2 milyar 548 milyon lira ile et ve 2 milyar 370 milyon lira ile yaş sebze-meyve grupları izledi. Ayrıca mısır grubunda gerçekleşen 1 milyar 92 milyon liralık işlem hacmi de Bursa’nın hem hayvansal üretimde hem de bitkisel üretimde bölgedeki stratejik ağırlığının önemli bir göstergesidir” dedi. Marmara’nın en güçlü aktörü Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, kurucu ortağı oldukları Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu (ÜPAK) bünyesinde de yılın ilk çeyreğinde büyük bir başarıya imza attıklarını söyledi. Üye odaklı hizmet anlayışının bir sonucu olarak Marmara ÜPAK’ta Bursa TB acentesi üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 81 gibi rekor bir artışla 876 milyon liraya ulaştığını kaydeden Başkan Matlı, bu süreçte yatırımcı ilgisinin de katlanarak arttığını vurguladı. Bursa TB acente kaydındaki müşteri sayısını geçen yıla göre 5 kat arttırdıklarını kaydeden Matlı, “Bu performansla, Marmara ÜPAK bünyesindeki 23 borsa arasında işlem hacmi bazında ilk sıraya yükselmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Bu başarı, üyelerimizin dijital ticaret sistemlerine olan güveninin ve Borsamızın kurumsal vizyonunun bir neticesidir” diye konuştu. Matlı: “Bursa tarım ticaretinde bölgesel merkez olma yolunda” Bursa Ticaret Borsası’nın sadece yerel değil, bölgesel bir aktör olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, Bursa’yı tarım ticaretinin merkezi yapma konusunda kararlı olduklarını ifade etti. Matlı, “Elde ettiğimiz veriler, Bursa’yı gıda sektöründe bölgesel bir güç yapma hedefimizde doğru bir rotada olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor. Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi, Gıda UR-GE projemiz ve dijitalleşme odaklı yatırımlarımızla kentimizin tarımsal değerlerini küresel standartlara taşımaya odaklanmış durumdayız. Teknolojiyle entegre, şeffaf ve yüksek işlem hacmine sahip bir borsa yapısıyla üreticimizin emeğini korurken, üyelerimize güvenli bir ticaret ortamı sunmayı sürdürüyoruz. Bu başarıda emeği olan tüm üyelerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası 2026’da Başlıyor! Haber

TÜRİB Vadeli İşlem Piyasası 2026’da Başlıyor!

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Genel Müdürü Ali Kırali, Konya’da düzenlenen "UHK 2026 Hasat Öncesi Hububat Kongresi"nde tarım sektörünü heyecanlandıran açıklamalarda bulundu. Kırali, sürdürülebilir tarım için spot ve vadeli piyasaların entegre edildiği güçlü bir finansal altyapı kurduklarını müjdeledi. ​ELÜS Piyasasında 406 Milyar TL’lik Dev Hacim ​TÜRİB’in faaliyete geçtiği 2019 yılından bu yana katettiği mesafeyi rakamlarla paylaşan Ali Kırali, bugüne kadar 60 milyon ton ürünün el değiştirdiğini ve 406 milyar TL işlem hacmine ulaşıldığını belirtti. ​Lisanslı depoculuk kapasitesinin piyasa derinliği için hayati önem taşıdığını vurgulayan Kırali, "Bugün 263 lisanslı depo, 14 milyon tonun üzerinde kapasiteyle hizmet veriyor. Türkiye'nin hububat rekoltesinin %38’inin lisanslı depolarda saklanabilir hale gelmesi, büyüme için çok güçlü bir altyapıdır" dedi. ​TÜRİB’in Üç Temel Stratejisi: Teknoloji, Güven ve Çeşitlilik ​Ürün ihtisas borsacılığının etkinliğini artırmak için üç ana eksene odaklandıklarını belirten Kırali, stratejik yol haritasını şöyle özetledi: ​Teknolojik Dönüşüm: Öz kaynaklarla geliştirilen TÜRİS işlem platformu ve ÜPAK’ların (Ürün Piyasası Aracı Kurumları) sisteme entegrasyonu ile sahadaki erişim kapasitesi artırıldı. ​Güven Altyapısı: Lisanslı Depoculuk Denetim A.Ş. ve Ar-Ge merkezince geliştirilen LİDBİS (Lisanslı Depoculuk Bilgi Sistemi) ile fiziksel ürün ve dijital kayıt uyumu en üst seviyeye taşınıyor. ​Hizmet Çeşitliliği: Mevcut ELÜS piyasasına ek olarak vadeli işlem, teverruk ve uluslararası ürün piyasaları için çalışmalar hız kesmeden sürüyor. ​Vadeli İşlem Piyasası 2026’nın İkinci Yarısında Devreye Giriyor ​Tarım ticaretinde fiyat riskini yönetmek isteyen üretici ve sanayici için kritik öneme sahip olan Vadeli İşlem Piyasası için tarih verildi. Ali Kırali, piyasanın 2026 yılının ikinci yarısında faaliyete geçmesini hedeflediklerini açıkladı. ​Vadeli İşlemlerde Neler Olacak? ​Dayanak Varlıklar: İlk aşamada arpa, ekmeklik buğday ve mısır ELÜS’leri ile TÜRİB fiyat endeksleri kullanılacak. ​İki Farklı Uzlaşma Modeli: ELÜS dayanaklı sözleşmelerde fiziki teslimat, endeks bazlı sözleşmelerde ise nakdi uzlaşma imkanı sunulacak. ​Risk Yönetimi: Üretici, tüccar ve sanayici ileri tarihli fiyat oluşumlarını görerek fiyat riskine karşı korunma imkanı bulacak. ​"Tarım Piyasası Uluslararası Standartlara Kavuşuyor" ​Ali Kırali, projelerin ortak amacının tarım ticaretini daha şeffaf, güvenli ve erişilebilir kılmak olduğunu ifade ederek; "Spot ve türev piyasalar arasındaki entegrasyonla Türkiye tarım piyasaları daha kurumsal ve öngörülebilir bir yapıya kavuşacak" dedi.

TÜRİB 2026 Yılı İlk Çeyrek Bilançosu Haber

TÜRİB 2026 Yılı İlk Çeyrek Bilançosu

Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB), 2026 yılının ilk üç ayına dair ELÜS Piyasası verilerini kamuoyuyla paylaştı. Yılın ilk çeyreğinde işlem hacmi 30,7 milyar TL’ye ulaşırken, arpa ve mısır piyasalarındaki rekor artışlar dikkat çekti. ​Türkiye’de lisanslı depoculuk ve tarım ürünleri ticaretinin merkezi konumundaki TÜRİB, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. 1 Ocak – 31 Mart tarihleri arasını kapsayan ilk çeyrekte, Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) Piyasasında toplam 2,3 milyon ton ürün el değiştirdi. 23 bin işlemin gerçekleştiği bu dönemde, lisanslı depo kapasitesindeki genişleme de sürdürülebilir büyümenin lokomotifi oldu. ​Lisanslı Depoculuk Ağı 54 İle Yayıldı ​Tarımsal ürünlerin dijital ortamda güvenle işlem görmesini sağlayan lisanslı depoculuk sistemi, 2026 itibarıyla Türkiye genelinde dev bir kapasiteye ulaştı. Güncel verilere göre: ​Toplam Kapasite: 14,2 milyon tona yükseldi. ​Hizmet Ağı: 54 il ve 163 ilçede, toplam 263 faal lisanslı depo ve 357 şube ile üreticilere hizmet veriliyor. ​Ürün Bazlı Günlük İşlem Ortalamaları ​2026’nın ilk üç ayında miktar bazında piyasanın en hareketli ürünleri belli oldu. Günlük ortalama işlem miktarında 14.632 ton ile ekmeklik buğday liderliğini korurken; onu 11.280 ton ile mısır ve 8.163 ton ile makarnalık buğday takip etti. Arpa piyasasında günlük ortalama 3.379 ton, çeltikte ise 690 ton işlem gerçekleştirildi. ​Arpa ve Mısır Piyasasında Rekor Yükseliş ​Geçen yılın aynı dönemiyle kıyaslandığında, bazı ürün gruplarında olağanüstü büyüme rakamları kaydedildi. Arpa, işlem hacminde yüzde 610, işlem miktarında ise yüzde 432 artış göstererek dönemin en çok büyüyen ürünü oldu. ​Mısır piyasasında işlem hacmi yüzde 124 artışla 8,6 milyar TL’ye, işlem miktarı ise yüzde 73 artışla 699 bin tona ulaştı. Makarnalık buğdayda hacim yüzde 75 artarak 6,9 milyar TL olurken, çeltik piyasası yüzde 311’lik hacim artışıyla 257 milyon TL seviyesine çıktı. Ekmeklik buğday ise 12,1 milyar TL’lik hacmiyle toplam işlem hacminin en büyük payını oluşturmaya devam etti. ​Tarımsal Endekslerde Son Durum ​TÜRİB bünyesinde takip edilen tarımsal ürün endeksleri, 2026’nın ilk üç ayında genel bir yükseliş eğilimi sergiledi. Ay sonu kapanış değerlerine göre değişimler şu şekilde yansıdı: ​Mısır Endeksi: Yüzde 22,77 artışla 7.523,69 puan. ​Arpa Endeksi: Yüzde 17,30 artışla 7.820,02 puan. ​Hububat Endeksi: Yüzde 5,52 artışla 6.366,81 puan. ​Buğday Makarnalık Endeksi: Yüzde 3,24 artışla 6.209,07 puan. ​Buğday Ekmeklik Endeksi: Yüzde 1,06 artışla 6.735,79 puan.

Hiç Olmadığı Kadar Üretimden Uzak, İthalata Bağımlıyız Haber

Hiç Olmadığı Kadar Üretimden Uzak, İthalata Bağımlıyız

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin tarımsal üretim verilerini paylaşarak gıda güvenliğinde kritik eşiğin altına inildiğini açıkladı. Sarıbal, "Hiç olmadığı kadar üretimden uzak, ithalata bağımlıyız" dedi. ​CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin 2002-2025 yılları arasındaki tarımsal üretim verilerini analiz eden kapsamlı bir açıklama yayımladı. Tahıl, baklagil ve endüstriyel bitkilerdeki kişi başına düşen üretim miktarının alarm verdiğini belirten Sarıbal, Türkiye’nin stratejik ürünlerde "kendine yeterlilik" özelliğini kaybettiğine dikkat çekti. ​Tahıl Üretiminde Sert Düşüş ​Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre, gıda sisteminin omurgasını oluşturan tahıllarda iç talebi karşılama oranı son bir yılda yüzde 111,9’dan yüzde 91,1’e gerileyerek kritik eşiğin altına düştü. ​Buğday: Yeterlilik oranı %118,4’ten %104,3’e geriledi. ​Arpa: %115,7’den %84,6’ya sert bir düşüş yaşadı. ​Mısır: %96,5’ten %73,1’e kadar gerileyerek dışa bağımlılığı tescilledi. ​Kişi Başına Üretim Alarm Veriyor ​Nüfus artışına rağmen üretimin gerilediğini vurgulayan Sarıbal, 2002 yılı ile bugünü kıyaslayarak kişi başına düşen ürün miktarlarındaki kaybı şu rakamlarla özetledi: ​"2002’de kişi başına 295 kilogram olan buğday üretimi 208 kilograma, 126 kilogram olan arpa üretimi ise 70 kilograma düştü. Protein kaynağımız olan baklagillerde durum daha da vahim; kırmızı mercimek kişi başına 8 kilogramdan 3 kilograma, nohut ise 10 kilogramdan 5 kilograma geriledi." ​Sanayi ve İhracat Ürünleri de Kan Kaybediyor ​Sadece gıda değil, tekstil gibi stratejik sektörlerin ham maddesi olan pamukta da üretimin kişi başına 15 kilogramdan 9 kilograma düştüğünü belirten Sarıbal; üzüm, incir ve fındık gibi geleneksel ihraç ürünlerinde de benzer bir gerileme yaşandığını ifade etti. Soya üretiminde yeterliliğin yüzde 4,2 gibi sembolik bir seviyede kalması, hayvancılık sektörü için de büyük bir ithalat yükü anlamına geliyor. ​"Çözüm: Kamucu ve Planlı Tarım" ​Mevcut tablonun "üreticinin sistematik olarak tasfiye edilmesi" olduğunu savunan Orhan Sarıbal, acil önlem alınması çağrısında bulundu. Sarıbal, şu çözüm önerilerini sıraladı: ​İthalat odaklı politikalardan vazgeçilmeli. ​Girdi sübvansiyonları (gübre, mazot, tohum) artırılmalı. ​Çiftçiye gerçekçi taban fiyat güvencesi sağlanmalı. ​Kooperatifleşme devlet eliyle güçlendirilmeli. ​Sarıbal, "Eğer kamucu ve planlı bir tarım politikasına dönülmezse, bu negatif eğilim tersine dönmeyecek ve halkın gıdaya erişimi her geçen gün daha da zorlaşacaktır," diyerek sözlerini noktaladı.

Körfezdeki Dev Temizlik Dünya Gündeminde Haber

Körfezdeki Dev Temizlik Dünya Gündeminde

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Avrupa’da örnek gösterilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi bu kez uluslararası basının gündemine oturdu. Proje alanına teknik gezi düzenleyen basın mensupları, kusursuz bir şekilde ilerleyen çalışmaları takdir etti. ULUSLARARASI BASIN MENSUPLARI KATILDI Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin çevre yatırımları arasında öne çıkan ve Avrupa’nın en büyük çevre projelerinden biri olarak gösterilen İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi, uluslararası basının gündemine taşındı. STRATCOM Zirvesi dolayısıyla İstanbul’da bulunan uluslararası basın mensupları, program çerçevesinde Kocaeli’ye gelerek dev projeyi yerinde inceleme fırsatı buldu. BİRÇOK FARKLI ÜLKEDEN GELDİLER Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen STRATCOM Zirvesi için Türkiye’ye gelen uluslararası basın mensupları, sadece Türkiye’nin değil Avrupa’nın en büyük çevre projesini yerinde inceledi. Azerbaycan, Romanya, Vietnam, Bulgaristan, Fas, Mısır, Macaristan ve İspanya başta olmak üzere birçok ülkeden gazetecinin katıldığı program yoğun ilgi gördü. PROJEYİ YERİNDE İNCELEDİLER İzmit Sekapark’taki Maide Restoran’daki program, tanıtım ve proje sunumlarıyla başladı. İzmit Körfezi’nde biriken dip çamurunun çevresel etkileri, müsilajla ilişkisi ve yürütülen çalışmalar uluslararası basın mensuplarına detaylı şekilde anlatıldı. Katılımcılar, su altı görüntüleri ve teknik sunumlarla projenin bilimsel boyutuna da yakından tanıklık etti. Toplantının ardından gazeteciler, tarama gemisiyle dip çamuru temizleme sahasına götürülerek çalışmaları yerinde gözlemledi. Daha sonra susuzlaştırma sahasında yapılan işlemler hakkında bilgi alan heyet, projenin tüm aşamalarını sahada inceleme fırsatı buldu. KENDİ ÜLKELERİNDE GÜNDEME TAŞIYACAKLAR Program sonunda gazeteciler sahada çekimler yaparak yetkililerden bilgi aldı. Birçok yabancı basın mensubu, projenin ölçeği ve çevresel etkisi açısından dikkat çekici olduğunu belirterek kendi ülkelerinde de gündeme taşıyacaklarını ifade etti. DİP ÇAMURU PROJESİNİN AMACI İzmit Körfezi’nin doğu baseninde biriken dip çamuru, su sirkülasyonunu engelleyerek kötü koku, bulanıklık ve ekosistem bozulmasına yol açıyor. Özellikle rüzgarlı havalarda su kolonuna karışan bu çamur, deniz yaşamını olumsuz etkilerken Marmara Denizi’nde görülen müsilaj oluşumunu da tetikliyor. Bu nedenle hazırlanan bilimsel raporlar doğrultusunda dip çamurunun temizlenmesiyle birlikte biyolojik çeşitliliğin korunması ve ekosistemin sürdürülebilirliğinin sağlanması hedefleniyor. AVRUPA’NIN EN BÜYÜK ÇEVRE PROJELERİNDEN BİRİ İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi kapsamında 468 hektarlık alanda yaklaşık 3,8 milyon metreküp dip çamurunun temizlenmesi planlanıyor. Bu büyüklük yaklaşık 650 futbol sahasına eşdeğer olup, proje Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğiyle yürütülüyor. PROJEDE GELİNEN AŞAMA HANGİ DURUMDA? Projede hazırlık süreci 2022 yılında başlatılmış, gerekli uygulama projeleri, yasal izinler ve ihale süreçlerinin tamamlanmasının ardından 2 Mayıs 2023 tarihinde çalışmalar resmen başladı. Bugüne kadar deniz tabanında 195 hektarlık alan temizlenmiş, yaklaşık 1,8 milyon metreküp dip çamuru, yani 120 bin kamyonluk atık deniz ekosisteminden uzaklaştırıldı. Çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda aralıksız bir şekilde devam etmekte.

Çiftçiden Ucuza Alındı, İthal Ürün Pahalıya Satıldı Haber

Çiftçiden Ucuza Alındı, İthal Ürün Pahalıya Satıldı

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 350 bin ton ithal mısırı 12 bin 200 TL/ton fiyatla satışa sunmasını, hem ithalat verileri hem de önceki alım fiyatları üzerinden değerlendirdi. “İTHALAT UCUZA, SATIŞ PAHALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2026 yılı ithalat verilerini belirterek, “2026 yılında 513 bin 595 ton mısır ithal edilmiş ve bunun karşılığında 121 milyon 760 bin 961 dolar ödenmiş. Bu da ton başına yaklaşık 237 dolar, yani 10 bin 185 TL demektir. Siz bu ürünü getirip 12 bin 200 TL’ye satıyorsunuz. Arada yaklaşık 2 bin TL fark var. Çiftçi değil kurum kazanmanın peşinde ,” dedi. “2025’TE MİLYARLARCA DOLARLIK İTHALAT” CHP’li Ömer Fethi Gürer, ithalata dayalı politikanın sürekliliğine dikkat çekerek 2025 verilerini de paylaştı. Gürer, “2025 yılında 5 milyon 70 bin ton mısır ithal edilmiş, bunun için 1 milyar 256 milyon dolar ödenmiş. Ton başına fiyat yaklaşık 248 dolar, yani 9 bin 596 TL. Türkiye her yıl milyarlarca doları ithalata harcıyor” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİDEN DÜŞÜK FİYATA AL, İTHALİ DAHA PAHALIYA SAT” Ömer Fethi Gürer, en çarpıcı çelişkinin ise TMO’nun alım ve satış fiyatları arasında olduğunu belirterek, “2025 yılında TMO, yerli üreticiden mısırı 11 bin 300 TL/ton fiyatla aldı. Bugün ithal ettiği mısırı 12 bin 200 TL’ye satıyor. Yani çiftçinin ürününü daha düşük fiyata alırken, ithal ürünü daha yüksek fiyata piyasaya veriyor.,” diye konuştu. “350 BİN TONLUK SATIŞ İTHALAT ZİNCİRİNİN DEVAMI” TMO’nun 350 bin tonluk satış kararının yapısal sorunun bir parçası olduğunu belirten Gürer, “Piyasayı düzenlemek adına yapılan bu satış, aslında üretim planlamasının yapılmadığının itirafıdır. Yerli üretim desteklenmediği için çözüm ithalatta aranıyor. TÜİK verilerine göre Ülkemizde mısır üretimi ise 2023 yılına göre 2024 yılında %10,0 oranında azalarak 8,1 milyon ton oldu. 2024 yılına göre de 2025 yılında mısır üretimi ise %4,9 oranında artarak 8,5 milyon ton oldu. Ülkemizin Mısır ürünü ihtiyacı 10 milyon ton civarında olduğu ifade ediliyor. Bu açık giderilebilir. İktidar bu açığı gidermek yerine ithalat yapıyor. Yurt içi fiyatın altında fiyatla mısır getirip yurt içi verdiği fiyat üzerinde fiyatla satış yaparak kar etmeye çalışıyor. Kamu kar için değil piyasayı dengelemek ve destek için var” dedi “PEŞİN ÖDEME ŞARTI” Peşin ödeme zorunluluğunu da eleştiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Besici ve sanayici zaten yüksek maliyetler altında eziliyor. Ahır giderleri, elektrik, yem ve finansman maliyetleri ortada. Buna rağmen ‘peşin öde’ demek desteklemek değil” ifadelerini kullandı. “DENETİM DEĞİL, POLİTİKA YANLIŞ” TMO’nun “fiili tüketim” ve sıkı denetim uygulamalarına da değinen Ömer Fethi Gürer, “Sorun denetim eksikliği değil, yanlış tarım politikalarıdır. Siz üretimi artıracak adımlar atmazsanız, ithalat bağımlılığı büyümeye devam eder.” dedi. “ÇÖZÜM: ÇİFTÇİYİ DESTEKLE, İTHALATI AZALT” Gürer açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye’nin toprağı da var, çiftçisi de var. Yapılması gereken ithalat kapılarını açmak değil, üreticiyi desteklemektir. Alım fiyatları maliyetin üzerinde belirlenmeli, girdi maliyetleri düşürülmeli ve planlı üretime geçilmelidir. Aksi halde bu tablo değişmez; kazanan ithalatçı, kaybeden çiftçi olur.”

Büyükşehir'in Desteğiyle Üretici Kendi Yemini Kendi Üretiyor Haber

Büyükşehir'in Desteğiyle Üretici Kendi Yemini Kendi Üretiyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi Korkuteli'nin Yazır Mahallesi'ne kazandırdığı yem ezme ve kırma makinesi bölgedeki çiftçilere büyük kolaylık sağlıyor. Hayvan yemi için ayırdıkları tahılları makine sayesinde hızlı bir şekilde öğüten üreticiler hem yem maliyetlerini azaltıyor hem de hayvanlarının verimliliklerini doğal yollarla koruyor. Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Yazır Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi işbirliği ile Yazır mahallesine kazandırılan yem ezme makinesi ekipman desteği bölgedeki üreticilerin yüzünü güldürüyor. Ulaşım kolaylığı ve çiftçi dostu uygun fiyat politikası ile hayvancılara büyük kolaylık sağlayan makine sayesinde yaz-kış ezme yem üretimi yapılıyor. Saatte 3 ton yem üretimi kapasitesine makine ile çiftçiler depoladıkları tahılları hızlı bir şekilde hayvan yemine dönüştürebiliyor. Organik bir şekilde kendi hammaddeler ile enerji ve protein yönünden dengeli yem üretebilen çiftçiler Büyükşehir Belediyesi’nin bu desteğinden büyük bir memnuniyet duyuyor. EKİPMAN DESTEĞİ İLE ÜRETİCİLER KAZANIYOR Büyükşehir işbirliği ile bölgedeki hayvancılığa önemli bir destek sunulduğunu belirten S.S. Yazır Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Yaşar Kocaoğlu “Burada daha önceden sadece kırma yapabiliyorduk. Sonra Büyükşehir Belediyemizden talepte bulunarak ezme makinesini de ekledik. Artık herkes küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarına ezme yem vermeye başladı. Vatandaşlarımız ellerinde ne varsa arpa, buğday, yulaf tahıllarını getiriyor. Ellerinde her zaman bulunduramayacağı ham maddeleri pamuk küspesi, kepek ve mısır gibi ek ürünleri de sürekli elimizde bulundurarak biz temin ediyoruz. Vitamin ve tuzu da ekleyip fabrikada üretilen yemler gibi üretim yapabiliyoruz. Ekipman desteğinin bölgemizdeki üreticilere katkısı oldukça büyük oldu. Sürekli ezme yem kullanıldığı için hayvanların sindirimleri kolaylaşıyor bu da verimin artmasına neden oluyor. Büyükşehir Belediyemize teşekkür ederiz” dedi. KENDİ YEMİMİZİ KENDİMİZ ÜRETİYORUZ Yazır Mahallesi’ndeki yem ezme tesisinin çevre mahallelerden de yoğun ilgi gördüğünü söyleyen Korkuteli Yazır Mahalle Muhtarı Mehmet Kocaoğlu ise “Bu ekipman desteği mahallemize kazandırılmadan önce yemlerimizi hazır olarak alıyorduk. Bu makine geldiğinden beri çiftçilerimiz tahıllarını getirerek ezme işlemi yapıyor. Hayvanlara bu yem iyi geliyor. Ben kendim de hayvancılık yapıyorum. İşimizi kolaylaştıran güzel bir hizmet. Bu öğütücü yokken ilçe merkezine gitmek zorunda kalıyorduk. Herkeste yemi taşıyacak büyük kapasitede vasıta olmadığı için sürekli gidip gelmek maliyetli ve zor oluyordu. Şimdi ise çevremizdeki sekiz dokuz mahalle ile birlikte burayı kullanıyoruz” diye konuştu. BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR Kooperatif Başkanı Kocaoğlu, konuşmasında şunlara değindi: “Çiftçilik de yaptığımız için her yıl çeşitli tahıllarımız oluyor. Arpa, yulaf buğday, mısır gibi ham maddesi kendimizden ürünlerimizi hayvanlarımızın ihtiyacına türüne göre bağlı ziraat mühendislerimiz belirliyor. Fabrikada üretilen yemler gibi organik olarak aynısını burada kolaylıkla üretebiliyoruz. En önemlisi yemimizin içinde ne var biliyoruz. Emeği geçen herkese ve Büyükşehir Belediyemize mahallemiz adına çok teşekkür ediyorum.” MALİYETİ UYGUN Yazır Mahallesi’ne 6 km uzaklıktaki Esenyurt Mahallesi’nden gelerek tahıllarını öğüten Recep Aksakal isimli üretici de “Yem ezme makinesinden son derece memnunuz. Hem yakın olması hem uygun fiyatlı olması bizim için büyük avantaj sağlıyor. Burada yem kırma makinesi yokken hazır yem kullanıyorduk. Arpa, buğday gibi tahıllarımız kendimizin olduğu için burada sadece öğütme parası vererek yemlerimizi üretiyoruz. Hayvanlarımıza verdiğimiz yemlerin içerisine hangi katkıları koyduğumuzu gözümüzle görüyoruz. Hayvanlarımızın verimi artıyor destekleri için belediyemize teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.