Hava Durumu

#Modern Tarım

Kırsal Haber - Modern Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Modern Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Tarımdaki Dev Hamlesi Sahada İncelendi Haber

Türkiye’nin Tarımdaki Dev Hamlesi Sahada İncelendi

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı, Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, İzmir’in Dikili ilçesinde yapımı hızla devam eden Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde kapsamlı inceleme ve değerlendirmelerde bulundu. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan'ın ev sahipliği yaptığı ziyarete, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Organize Tarım ve Hayvancılık Bölgeleri Daire Başkanı Deniz Oruç, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Danışmanı Çağrı Gülelçin, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Kahraman Akdoğan, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dikili Kaymakamı Cevat Gün ve Yönetim Kurulu Üyeleri Ercan Korkmaz ile Hayrettin Uçak, Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Müteşebbis Heyet Üyesi ve Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz ve Müteşebbis Heyet Üyeleri İbrahim Lütfi Kolat, Birol Celep ile Mehmet Kadri Gündeş, Adalet ve Kalkınma Partisi Dikili İlçe Başkanı Mehmet Akif Güveli, Milliyetçi Hareket Partisi Dikili İlçe Başkanı Mehmet Arslan ile Bergama Ticaret Odası Meclis Başkanı Onur Kayalıoğulları ile Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB Bölge Müdürü Samet Başeğmez katıldı. Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesini artıracak, gıda arz güvenliğini güçlendirecek ve ihracata dayalı yüksek teknolojili üretim altyapısı oluşturacak proje kapsamında yürütülen çalışmalar sahada yerinde incelendi. Heyet; altyapı imalatları, jeotermal enerji sistemleri, yeni sondaj faaliyetleri, Dünya Bankası finansmanıyla yürütülen yatırımlar ve yatırımcı hazırlık süreçlerine ilişkin detaylı bilgi aldı. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Şahin Çakan, ziyarete ilişkin değerlendirmesinde, projenin Cumhurbaşkanlığımızın güçlü vizyonu ve Tarım ve Orman Bakanlığımızın kararlı desteğiyle emin adımlarla ilerlediğini belirterek şunları ifade etti: “Dikili OTB, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonu ile Tarım ve Orman Bakanlığımızın planlı üretim, gıda arz güvenliği, yenilenebilir enerji ve tarımda teknolojik dönüşüm hedeflerinin sahadaki en somut örneklerinden biridir. Bu büyük yatırımın her aşamasında Cumhurbaşkanlığımızın ve Bakanlığımızın güçlü desteğini yanımızda görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı başta olmak üzere, Bakan Yardımcımız Sayın Dr. Ahmet Bağcı’ya, Tarım Reformu Genel Müdürümüz Sayın Dr. Osman Yıldız’a ve Bakanlığımızın tüm ilgili birimlerine, Dikili OTB’ye gösterdikleri yakın ilgi, destek ve güven için şükranlarımızı sunuyoruz. Dikili OTB tamamlandığında yalnızca İzmir ve Ege Bölgesi için değil, ülkemiz tarımı için de stratejik bir üretim üssü olacaktır. Jeotermal enerjiyle ısıtılan yüksek teknolojili seraları, tarımsal sanayi alanları, yenilenebilir enerji altyapısı, ihracat odaklı üretim modeli ve özellikle kadın istihdamını ve kadın girişimci ekosistemini önceleyen yaklaşımıyla bu proje, Türkiye’nin tarımda yeni nesil kalkınma vizyonuna güçlü bir katkı sağlayacaktır. Bizler de bu sorumluluğun bilinciyle, kamu kurumlarımız, kurucu kuruluşlarımız, yatırımcılarımız ve tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.” AVRUPA’NIN EN BÜYÜK YÜKSEK TEKNOLOJİLİ JEOTERMAL SERA KÜMELERİNDEN BİRİ Toplam 3 milyon 38 bin 787 metrekare alan üzerine kurulan Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, modern tarım teknolojileri ile yenilenebilir enerji kaynaklarını aynı çatı altında buluşturuyor. Proje kapsamında; 50 adet yüksek teknolojili sera parseli, 47 adet tarımsal sanayi parseli ile birlikte eğitim ve araştırma merkezleri, paketleme, depolama ve işleme tesisleri, idari ve sosyal alanlar, yenilenebilir enerji sistemleri ve ileri düzey lojistik ve teknik altyapılar hayata geçiriliyor. Dünya Bankası destekli Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi (TUCSAP) kapsamında yaklaşık 65 milyon ABD doları finansmanla yürütülen yatırım, Türkiye’de tarım sektörüne sağlanan en büyük uluslararası finansman desteklerinden biri olma özelliğini taşıyor. TARIMDA YÜKSEK TEKNOLOJİ, YÜKSEK VERİMLİLİK VE YÜKSEK İHRACAT DÖNEMİ Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, klasik sera yatırımlarının ötesine geçen yapısıyla tam otomasyonlu üretim sistemleri, jeotermal enerjiyle ısıtılan modern seralar, dijital tarım uygulamaları ve sürdürülebilir üretim altyapısını bir araya getirerek geleceğin tarım modelini temsil ediyor. Projenin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle birlikte; yıllık 80 bin ton yaş meyve ve sebze üretimi, 3 bin 500 ila 4 bin kişilik doğrudan istihdam, kadın istihdamında yüzde 75’e varan oran, yıl boyunca kesintisiz üretim ve ihracat odaklı yüksek katma değerli üretim kapasitesi hedefleniyor. Jeotermal enerji kullanımının sağlayacağı avantajlarla enerji maliyetlerinde düşüş sağlanırken üretim verimliliği artıyor, modern üretim teknikleri sayesinde uluslararası pazarlara yönelik kaliteli ve sürdürülebilir üretim gerçekleştirilmesi hedefleniyor. DEV ALTYAPI YATIRIMINDA TARİHİ İLERLEME Sahada yapılan incelemelerde altyapı yatırımlarında önemli ilerlemeler kaydedildiği görülürken; bugüne kadar yürütülen çalışmalar kapsamında; 8 milyon 300 bin metreküp kazı ve dolgu çalışması tamamlanmış, 97 bin metreküp taş istinat duvarı imalatı gerçekleştirilmiş, yüksek ve orta gerilim enerji hatlarının deplasmanı ile kanalizasyon ve yağmur suyu altyapıları tamamlanmıştır. Ayrıca içme ve kullanma suyu amaçlı açılan kuyularda yeterli debi kapasitesine ulaşılmış, üretim kuyularında proje gereksinimlerini karşılayan debi ve sıcaklık değerleri elde edilmiştir. Elektrik ve telekomünikasyon altyapısında önemli ilerlemeler sağlanırken, jeotermal şebeke ve ısıtma sistemlerinin sahada eş zamanlı olarak inşasına devam edilmektedir. Yeni açılan kuyularla birlikte bölgenin jeotermal kapasitesi ise artırılmaktadır. Öte yandan, 2026 yılı için Dünya Bankası kaynaklarından yaklaşık 2,2 milyar TL ödenek tahsis edilerek çalışmaların kesintisiz şekilde sürdürülmesi sağlandı. TÜRKİYE YÜZYILI’NIN TARIMSAL ÜRETİM ÜSSÜ Dikili OTB, sadece bir yatırım projesi değil; planlı üretimin, gıda arz güvenliğinin, sürdürülebilir kalkınmanın ve tarımsal sanayileşmenin somut bir örneğidir. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, yalnızca bir yatırım projesi değil; planlı üretimin, gıda arz güvenliğinin, sürdürülebilir kalkınmanın ve tarımsal sanayileşmenin somut bir örneği olarak öne çıkıyor. Tamamlandığında tarım dışı alanları yüksek teknoloji üretim merkezlerine dönüştürmesi, bölgesel kalkınmayı hızlandırması, binlerce kişiye yeni istihdam imkânı sağlaması ve bununla beraber tarımsal ihracatı artırması, yenilenebilir enerji kullanımını yaygınlaştırması ve Türkiye’nin küresel tarım rekabet gücünü yükseltmesi hedefleniyor. Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda tarım sektöründe katma değerli üretimin, teknolojik dönüşümün ve sürdürülebilir kalkınmanın öncü merkezlerinden biri olarak yükselmeye devam ediyor. Bakan Yardımcısı Dr. Ahmet Bağcı ve Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız incelemelerinin ardından çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek, altyapı yatırımlarının tamamlanmasıyla birlikte Dikili OTB’nin ülkemizin tarımsal üretim ve ihracat hedeflerine uzun yıllar hizmet edecek stratejik bir yatırım merkezi olacağını ifade etti.

Özer Matlı: ''Gençlerin Üretime Kazandırılması Tarımın Geleceği İçin Kritik'' Haber

Özer Matlı: ''Gençlerin Üretime Kazandırılması Tarımın Geleceği İçin Kritik''

Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü mesajında; tarımdaki istihdam kaybı ve yaşlanan nüfus riskine dikkat çekerek, eğitimde veya istihdamda yer almayan gençlerin üretime kazandırılmasının Türkiye’nin geleceği açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Türkiye’de üretimin sürdürülebilirliği açısından en kritik başlıklardan birinin tarımda insan kaynağı olduğunu dile getiren Başkan Matlı, çiftçi nüfusunun giderek yaşlandığını ve gençlerin sektörden uzaklaştığını vurguladı. Tarım sektöründe yaş ortalamasının 60 yaş sınırına dayandığını hatırlatan Matlı, tarımda yalnızca üretim değil, nesil devamlılığı açısından da ciddi bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu belirtti. “Tarımda dönüşüm için genç istihdamı öne çıkıyor” Türkiye İstatistik Kurumu verilerinin tarımdaki yapısal dönüşüm ihtiyacını net biçimde ortaya koyduğunu ifade eden Başkan Özer Matlı, “2025 yılı verilerine göre tarımda istihdam yüzde 5,5 azalarak 4 milyon 560 bin kişiye gerilerken, genç işsizlik oranı ise yüzde 15,3’e ulaşmış durumda. Aynı zamanda ne eğitimde ne istihdamda yer almayan yaklaşık 5 milyon gencimizin bulunduğu bir tabloyla karşı karşıyayız. Bir tarafta üretici arayan toprak, diğer tarafta geleceğini arayan gençler var. Birbirinden bağımsız değerlendirilemeyecek bu tablo bize açıkça gösteriyor ki gençlerimizi modern tarım teknolojileriyle, girişimcilikle ve üretimle buluşturmak zorundayız. Zira gençleri topraktan uzaklaştırmak, gıda arz güvenliği açısından önemli riskler doğurur” dedi.

Kütahya’da Blueberry Hamlesi: Hollandalı Heyetten Teknik Saha İncelemesi Haber

Kütahya’da Blueberry Hamlesi: Hollandalı Heyetten Teknik Saha İncelemesi

"Blueberry Yetiştiriciliği Eğitimi" programının ikinci günü, kapsamlı saha ziyaretlerine sahne oldu. Kütahya Ticaret Borsası (KÜTBO) organizasyonunda gerçekleşen programda, Hollanda Ticaret Müsteşarı Niels Veenis ve beraberindeki uzman heyet, Kütahya’nın üzümsü meyve üretim potansiyelini yerinde değerlendirdi. ​Kütahya’nın Toprak ve İklim Yapısı İncelendi ​Ziyaret kapsamında Kütahya genelindeki tarım arazilerini gezen heyete; KÜTBO Yönetim Kurulu Başkanı Necati Gültekin, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri ve sektör temsilcileri eşlik etti. Yapılan incelemelerde, Kütahya topraklarının yaban mersini yetiştiriciliğine olan elverişliliği, bölgenin mikroklima özellikleri ve su verimliliği gündeme gelirken Hollanda Tarım Danışmanı Marcel de Jong tarafından paylaşılan uluslararası üretim sistemleri değerlendirildi. ​"Hedefimiz Katma Değerli Tarım" ​KÜTBO Başkanı Necati Gültekin, saha incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, Kütahya tarımında ürün çeşitliliğini artırmayı hedeflediklerini belirtti. Gültekin, "Uluslararası yatırımcılarla kurduğumuz bu köprü, Kütahya’da modern tarım uygulamalarının yaygınlaşması ve katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi için tarihi bir adımdır" dedi. ​İhracat Potansiyeli ve Yeni Yatırım Fırsatları ​Hollandalı yatırımcılar ve tarım uzmanları, Kütahya’nın lojistik avantajları ve üretim kapasitesinin blueberry ihracatı için büyük fırsatlar sunduğuna dikkat çekti. Teknik ekiplerin sunduğu raporlar doğrultusunda, bölgede yeni yatırım alanlarının oluşturulması ve modern üretim tesislerinin kurulması planlanıyor.

Gönen Sera OSB: 12 Ay Kesintisiz Üretim ve 1 Milyar Dolar İhracat Haber

Gönen Sera OSB: 12 Ay Kesintisiz Üretim ve 1 Milyar Dolar İhracat

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Balıkesir’in Gönen ilçesinde kurulan Tarıma Dayalı İhtisas Sera Organize Sanayi Bölgesi (OSB) projesini yerinde inceledi. Projenin tamamlandığında dünyanın en büyüğü olacağını vurgulayan Yumaklı, Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesini şaha kaldıracak detayları paylaştı. ​Gönen Sera OSB: 12 Ay Kesintisiz Üretim ve 1 Milyar Dolar İhracat ​Gönen’deki projenin sadece Türkiye için değil, dünya gıda arz güvenliği için de stratejik bir merkez olacağını belirten Bakan Yumaklı, projenin devasa rakamlarını şu şekilde özetledi: "Gönen Sera OSB'de yılda 250 bin ton taze meyve ve sebze üretilebilecek. Tam kapasiteye ulaşıldığında 10 bin kişiye istihdam sağlayacak. Yıllık yaklaşık 1 milyar dolar ihracat potansiyeline sahip ve altyapı ve üstyapı dahil toplam yatırım tutarı 30 milyar TL." ​Yenilenebilir Enerji ile Sıfır Atıklı Modern Tarım ​Projenin en dikkat çekici özelliği, çevre dostu ve modern teknolojiyle donatılmış olması. Bakan Yumaklı, bölgenin enerji ihtiyacının hibrit sistemlerle karşılanacağını açıkladı: ​"Burada hem jeotermal hem rüzgar hem de güneş enerjisinin kullanıldığı kombine bir sistem çalışacak. Modern, tam otomasyonlu ve topraksız tarım yapılan seralarımızda sıfır atık ve düşük karbon salınımı hedefliyoruz." ​Türkiye Genelinde 45 Organize Tarım Bölgesi ​Bakan Yumaklı, organize tarım bölgelerinin illerdeki "tarımsal üsler" olduğunu hatırlatarak Türkiye genelindeki hedefleri paylaştı: "42 ilde 61 organize tarım bölgesi planlandı; 45'i tüzel kişilik kazandı. Üretime geçen bölgeler şimdiden ekonomiye 20 milyar TL katkı sağladı. 45 bölgenin tamamı faaliyete geçtiğinde 1,1 milyon ton ürün ve 600 bin büyükbaş kapasitesine ulaşılacak." ​Lojistik Avantaj: İstanbul’un ve Dünyanın Sofrasına Doğrudan Erişim ​Gönen’in konumu itibarıyla stratejik bir noktada bulunduğunu ifade eden Yumaklı; otoyollar, Bandırma Limanı ve 1915 Çanakkale Köprüsü sayesinde ürünlerin başta İstanbul olmak üzere ana pazarlara ve yurt dışına hızla ulaştırılacağını belirtti. Projenin birinci etabında altyapı çalışmalarının %90 oranında tamamlandığı müjdesini verdi.

Gürer: "Pamukta Tehlike Çanları Çalıyor" Haber

Gürer: "Pamukta Tehlike Çanları Çalıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köy işleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer pamukta tehlike çanları çaldığını ve pamuk üretiminin Çukurova başta olmak üzere oluşan sorunlardan dolayı gerilediğini söyledi. Pamuk ürünün stratejik bir ürün olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer “Pamuk ürünü stratejik bir üründür. Tarım ve sanayi arasında bağ oluşturan pamuk tekstil ve hazır giyim endüstrisi temel hammaddesidir, Pamuk üretimi doğrudan her kesimi de ilgilendirmektedir. Çok yönlü kullanım alanları vardır. Tekstil ve hazır giyim yanı sıra yemeklik yağ üretiminde, küspesi hayvan yemi olarak ve de sabunda elde edilmek üzere de çoklu üretim sağlanıyor. Ülkemizde dünyada pamuk ekilişi ve üretimi ile önemli bir konuma da sahipti. Son yıllarda oluşan sorunlar pamuk üretimini tehdit etmektedir. Pamuk verimliliği son 10 yılda ortalama hektara 1713 kg olarak gerçekleşirken 2025-2026 dönemi için 1.654 kg hektar düşmesi tahmin edilmektedir. Küresel iklim değişikliği yanında su sorunu ve girdi maliyetlerinde ciddi artış ve düşük alım fiyatı pamuk üreten çiftçiyi doğrudan etkilemektedir. Üretimim sürdürülebilmesinde verimlilik ve modern tarım tekniklerinin yeterince yaygınlaşmamasının da olumsuz etkisi göz ardı edilmemelidir. “Dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer Pamuk ekiminin başladığı bu dönemde üreticinin pamuk ekmekte isteksiz olduğunu geçen yıl üreticinin yine üründen para kazanmadığı ve sulama suyunda yaşadığı sorunlar içinde farklı ürün desenlerine yöneldiklerini görüştüğü çiftçilerin ifade ettiğini de söyledi. Geçtiğimiz yıl 22 TL ile 25 TL arasında fiyatlanan pamuğun girdi maliyetleri ile çiftçiyi zarar ettirdiğini söyleyen CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer rekoltenin düştüğünü ve ithalatında arttığını belirtti. Gürer “Ülkemizde 2021 2025 yılları arasında ortalama 460 bin hektarda pamuk ekimi gerçekleşti. 2022 yılında ekim alanı artması ile 2.750.000 ton çıkan çırçırlanmış kütlü üretimi, 1.017.500 ton çırçırlanmış lifli pamuk üretimi 2024 yılında 2.234.000 ton çırçırlanmış kütlü, 2024 yılında 829.910 çırçırlanmış lifli pamuk üretimi geriledi. 2025 yılında lifli pamuk üretiminde 830 bin ton civarında gerçekleşirken Bu yılda üretimde düşme öngörülmektedir .”diye konuştu. Gürer” Kot kumaşı, kadife ve havlu kumaşı gibi bir çok tekstil ürününde yaygın kullanılan pamuk aynı zamanda tekstil sektörünün geleceğine yönelikte önemlidir. Yurt içi pamuk üretiminde gerileme ve yetersizlik için çiftçi desteklemek yerine ithalat ile açık kapatılmaya çalışılmaktadır. 2024 yılında 762 bin 269 ton pamuk ithal edilirken 1 milyon 548 bin dolar yurt dışına dövizimiz gitti.2025 yılında 971 bin 530 bin ton, ithal karşılığı 1 milyon 707 bin dolar yurt dışına ödendi. 2026 yılı ilk iki ayında 182 bin 708 ton pamuk ithal edildi. 297 bin 209 dolar yurt dışına giden dövizimiz oldu. Ve artan bir ithalatımızda söz konusudur. Çiftçilerin, pamuk yerine daha az masraflı ve daha karlı gördükleri alternatif ürünlere yönelmesi nedeniyle pamuk ekim alanlarında %18'lik bir azalma (yaklaşık 350.000 hektara düşüş) öngörülmektedir. Hazır giyim ve tekstil sektöründeki küresel siparişlerin azalması, iplik fabrikalarının kapasite kullanım oranlarını daraltması, İç talepteki durgunluk, pamuk üreticisi üzerinde olumsuz fiyat baskısı yaratmaya devam etmektedir. Ülkemiz dünya pamuk üretiminde önemli bir yere sahip iken bu alanda da giderek gerilemektedir. Ege ve Güneydoğu da pamuk üretimi yoğunlaşırken Beyaz altın olarak tanımlanan Çukurova bölgesinde pamuk üretimi yerini farklı ürün desenlerine terk etmiştir. Özellikle Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) bölgesinde ve Ege'de sulama suyuna erişimdeki yerel maliyet artışları ve olası kısıtlamalar, yüksek su tüketen bir bitki olan pamuk için temel bir üretim sorununa dönüşmektedir. Düşük uluslararası fiyatlar ülkemizde yüksek girdi maliyeti ile oluşan fiyat nedeni ile pamuk üretimi sorun artacağı görülmektedir. Dayalı olduğu sanayinin devamı içinde pamuk doğru planlanması gereken başlıca ürünlerdendir. Sürdürülebilir pamuk üretimi girdi maliyet artışı dengelenmesi, alım fiyatının maliyete uygun oluşması yanında su yönetimi ile doğrudan ilgili noktaya ermiştir. Bu bağlamda pamukta özellikle GAP ve EGE de su sorunu doğru planlanıp yönetilmesi zorunludur. Planlı üretim yanında destekler ekonomik durumun yarattığı olumsuzluk altında kalmaması için alım fiyat girdi maliyeti makul kar dikkate alınarak belirlenmelidir. ”dedi. TBMM Tarım orman ve Köy işleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer” Ülkemizin yıllık pamuk ihtiyacının 1 milyon 600 bin ton olduğu düşünüldüğünde iç üretim ile yarısı karşılanabilmektedir. Binlerce üreticimizin gelir kapısı ve de binlerce işçimizin istihdamını sağlayan tekstil ve hazır giyim sektörünün Türkiye ihracatında % 30 luk bir paya sahip olduğu da unutulmamalıdır. Üretim zinciri korunması pamuk üretiminin artırılması için tedbirler alınması pamukta kooperatiflerin yeniden işlevlerini artırılması da sağlanmalıdır. Ülkemiz için stratejik öneme sahip ürünün güçlü bir tarım sanayi politikasının olması da sağlanmalıdır. Daha çok üretim daha çok istihdam daha çok yurt dışına ürün ihracatı ve ülke ekonomisine katkısı yüksek pamuk ürününe sahip çıkılması şarttır.” Diye konuştu.

Samsun Bafra Sera OTB Üretim Üssüne Dönüştü Haber

Samsun Bafra Sera OTB Üretim Üssüne Dönüştü

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Bakanlık tarafından %80 hibe desteğiyle kurulan Samsun Bafra Sera Organize Tarım Bölgesi’nin (OTB) 4 milyar liralık yatırım hacmine ulaştığını duyurdu. Yumaklı, projenin yüksek teknoloji ve "Sıfır Atık" prensibiyle bölge ekonomisinin lokomotifi olacağını belirtti. ​Samsun Bafra OTB: Karadeniz'in Modern Tarım Üssü ​Bakan İbrahim Yumaklı, Samsun Bafra’da hayata geçirilen sera yatırımlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Karadeniz bölgesinde yüksek teknoloji ve modern tarım teknikleriyle yeni bir dönem başladığına dikkat çeken Yumaklı, Bafra Sera OTB’nin sadece bir tarım alanı değil, tam donanımlı bir üretim üssü olduğunu vurguladı. ​Dev Yatırım: 4 Milyar Lira Hacim ve Yüksek Verim ​Bakanlığın sunduğu %80 hibe desteği ile yükselen projenin ekonomik büyüklüğü göz dolduruyor. Bakan Yumaklı’nın paylaştığı verilere göre Bafra Sera OTB’nin vizyonu şu rakamlarla şekilleniyor: ​Yatırım Hacmi: 4 Milyar TL ​Üretim Kapasitesi: 800 bin metrekare hedefi ​Ekonomik Katkı: Yıllık 1,5 milyar TL ​İstihdam: 1500 kişi (Çalışanların %75’i kadın) ​Topraksız Tarım ve Sıfır Atık Prensibi ​Bafra Sera OTB’de uygulanan topraksız tarım teknikleri sayesinde hem birim alandan alınan verim maksimize ediliyor hem de kaynaklar daha verimli kullanılıyor. Çevre dostu yaklaşımıyla öne çıkan tesis, sıfır atık prensibiyle üretim yaparak sürdürülebilir tarımın en modern örneklerinden birini sunuyor. ​"Türkiye Yüzyılı'nı Bereketle İnşa Ediyoruz" ​Yatırımın istihdam ve ihracat odaklı yapısına dikkat çeken Bakan Yumaklı, "Yatırım, istihdam ve ihracatla Türkiye Yüzyılı'nı bereketle inşa ediyoruz," ifadelerini kullanarak, bu tür organize tarım bölgelerinin Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve bölgesel kalkınması için stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Aydın'da Tarlalar Drone İle Ücretsiz Gübreleniyor Haber

Aydın'da Tarlalar Drone İle Ücretsiz Gübreleniyor

Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun öncülüğünde hayata geçirilen ve tüm Türkiye’de örnek gösterilen çalışmalar arasında yer alan “Drone ile ücretsiz gübreleme desteği” uygulaması üreticilerin yanında olmayı sürdürüyor. Başkan Çerçioğlu tarafından 2024 yılında başlatılan proje ile Aydın Büyükşehir Belediyesi, küçük ölçekli üreticilerin üretim süreçlerine katkı sunmaya devam ediyor. Proje kapsamında, 50 dekarın altında arazisi bulunan üreticilerin tarlalarında drone teknolojisi kullanılarak ücretsiz gübreleme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Modern teknoloji ile yapılan uygulama sayesinde gübreleme işlemleri hızlı ve verimli bir şekilde tamamlanırken, ürün kayıpları da en aza indiriliyor. Tamamen ücretsiz olarak sunulan destekten bugüne kadar yüzlerce çiftçi faydalandı; on binlerce dönüm tarla drone teknolojisi kullanılarak gübrelendi. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere yönelik destekleri sayesinde hem üretim süreçleri kolaylaştırılıyor hem de modern tarım uygulamalarının yaygınlaşmasına katkı sağlanarak çiftçilerin verimli ve sürdürülebilir üretim yapması destekleniyor. Üreticilerden Başkan Çerçioğlu’na teşekkür Kuyucak ilçesi Başaran Mahallesi’nde üreticilik yapan Mercan Özsel, üreticiler için hayata geçirdiği hizmetlerden dolayı Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti. Özsel, “Özlem Başkana yaptığı bu hizmetten dolayı çok teşekkür ediyoruz, minnettarız. Aydın Büyükşehir Belediyesi’ni aradık, randevumuzu aldık, iyi de bir zaman denk geldi; iyi oldu yani bizim için. Traktörün tekerleği geniş olduğu için buğday çiğneniyor, zarar veriyor. Drone daha uygun, mükemmel bir olay” dedi. Drone ile gübreleme hizmeti sayesinde ürün kaybının da önüne geçildiğini belirten Mehmet Uğur ise “Ben bu tarlaya kendi traktörümle girseydim bir maliyeti olacaktı tabii ki de; ürün de ister istemez çiğnenecekti, zayiat olacaktı, verim kaybı olacaktı. Dronela gübrelediğimiz için bu kayıp olmadı. Özlem Başkana teşekkür ederiz” diye konuştu.

Tarımda Köy Enstitüsü Atağı: Efes Tarlası Yaşam Köyü Örnek Model! Haber

Tarımda Köy Enstitüsü Atağı: Efes Tarlası Yaşam Köyü Örnek Model!

CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu Başkanı Sencer Solakoğlu, İzmir’in Efes Selçuk ilçesinde hayata geçirilen ve tarımsal kalkınmada devrim niteliği taşıyan Efes Tarlası Yaşam Köyü’nü ziyaret etti. Köy Enstitüleri’nin kuruluş felsefesiyle modern tarımı birleştiren projeyi inceleyen Solakoğlu, “Tarımda Köy Enstitüsü modelini yeniden kuracağız” mesajını verdi. Efes Tarlası Yaşam Köyü: Geleceğin Tarım Merkezi CHP Tarım ve Orman Politikaları Kurulu üyeleri Mehmet Efe, Levent Genç ve İl Başkan Yardımcısı Tevfik Türk ile birlikte ilçeye gelen Solakoğlu; Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel eşliğinde plantasyon alanları, Toprak Okulu, Tohum Merkezi ve Toprak Kütüphanesi’ni gezdi. Tohum ıslahının stratejik önemine vurgu yapan Solakoğlu, projenin modern tarım teknikleri ile yerel üretimi birleştiren yapısının geleceğe dair büyük umut verdiğini belirtti. Sencer Solakoğlu: “Deneyerek Öğrenilen Bir Tarım Modeli Şart” Köy Enstitüleri’nin 86. yıl dönümünde bu felsefenin önemine dikkat çeken Sencer Solakoğlu, Türkiye’nin gıda egemenliği için üreticinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Solakoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şunlar: “Toplum olarak deneyimleyerek öğreniyoruz. Köy Enstitüsü anlayışını yeniden hayata geçirmek zorundayız. Tarımda eğitim, üretimle iç içe olmalı. Islahta söz sahibi olan ülkeler tarımda da liderdir. Çiftçilerimizin teknolojiyle buluştuğu ve üniversitelerle iş birliği içinde çalışan merkezler kuracağız. Tarımsal İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nü (TİGEM) yeniden kamulaştırarak üretim ve Ar-Ge üslerine dönüştüreceğiz.” Başkan Filiz Ceritoğlu Sengel: “Atatürk’ün Cumhuriyet Köyleri Vizyonunu Yaşatıyoruz” Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Efes Tarlası Yaşam Köyü’nün 2020 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üretim anlayışından ilham alınarak kurulduğunu hatırlattı. Projenin amacını şu sözlerle özetledi: "Amacımız; aile tarımını güçlendirmek ve çocuklardan başlayarak herkesi doğru tarım teknikleriyle buluşturmak. Tarladan sofraya uzanan süreçte verimliliği artırarak halkımızın güvenli gıdaya erişimini kolaylaştırıyoruz. Cumhuriyet’in üretim ruhunu toprakla yeniden buluşturuyoruz." Efes Tarlası Yaşam Köyü’nde Neler Var? Proje, sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda bir eğitim ve araştırma merkezi olarak hizmet veriyor: Toprak Okulu: Uygulamalı tarım eğitimleri veriliyor. Tohum Merkezi: Yerel tohumların korunması ve ıslahı yapılıyor. Toprak Kütüphanesi: Tarımsal bilgiye erişim kolaylaştırılıyor. Efes Tarlası Bakkalı: Üreticinin ürünü doğrudan tüketiciyle buluşuyor.

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında" Haber

CHP’li Gürer: "Niğde’de Elma Üretimi Artan Maliyetler ve Don Riski Kıskacında"

Niğde elma üretiminde Türkiye’nin zirvesinde yer alırken, üreticiler artan maliyetler ve zirai don riskiyle karşı karşıya. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Altunhisar’da üreticilerle buluşarak sektörün nabzını tuttu. 2026 hasat sezonu için elma fiyatı tahmini ve TARSİM sistemindeki sorunlar dikkat çekti. ​"Zirai Don Rekolteyi Tehdit Ediyor" ​CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, elma bahçelerinde yaptığı incelemelerde küresel iklim değişikliğinin etkilerine vurgu yaptı. Gürer, "Geçen yıl Niğde'de zirai don nedeniyle 500 bin tonluk devasa bir kayıp yaşandı. Bu yıl üreticinin gözü kulağı havada. Nisan sonuna kadar sürecek soğuk hava dalgası üreticiyi korkutuyor," dedi. ​TARSİM Sistemine Sert Eleştiri: "Sürdürülebilir Değil" ​Görüşmede en çok ses getiren konu tarım sigortaları oldu. Elma üreticisi Cemil Acer, mevcut TARSİM yapısının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu belirterek çarpıcı bir örnek verdi: ​"1 milyon liralık ürünü sigorta ettirmek istediğimizde 200 bin lira prim isteniyor. Ancak tam hasar durumunda muafiyetler nedeniyle sadece 500 bin lira ödeniyor. TARSİM destekçimiz değil, ortağımız gibi çalışıyor." ​2026 Elma Fiyatları Ne Olacak? ​Maliyetlerin geçtiğimiz yıla göre yüzde 40 oranında arttığını belirten üreticiler, mazot, gübre ve işçilik giderlerinin altından kalkmakta zorlanıyor. 2026 yılı için fiyat öngörüsünde bulunan üretici Cemil Acer, hasat döneminde elmanın tarlada 25 TL bandında olmasının makul bir fiyat olacağını ifade etti. Şu an marketlerde 100-150 TL'ye kadar çıkan elma fiyatları için ise aracı sistemine dikkat çekildi. ​"Üretici Raf Fiyatını Almıyor, Aracılık Sistemi Çözülmeli" ​Ömer Fethi Gürer, tarladaki fiyat ile marketteki fiyat arasındaki uçurumun sorumlusunun üretici olmadığını vurguladı. Ürünün en az dört aracıdan geçerek rafa ulaştığını belirten Gürer, "Üretici maliyetine makul bir kâr ekleyerek satıyor ancak sistem bozuk. Aracılık azaltılmalı ki vatandaş Anadolu'nun temel gıdası olan elmaya daha uygun fiyatla ulaşabilsin," şeklinde konuştu. ​Niğde Elma Üretiminde Kritik Veriler: ​Üretim Kaybı: Geçen yıl don nedeniyle 500 bin ton kayıp yaşandı. ​Maliyet Artışı: Girdi maliyetleri yıllık bazda %40 yükseldi. ​Modern Tarım: Bölgede 1700 hektarlık alanda modern damlama sulama ile üretim yapılıyor. ​2026 Beklentisi: Üretici tarlada 25 TL satış fiyatı bekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.