Hava Durumu

#Muğla

Kırsal Haber - Muğla haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Muğla haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

17'inci Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı Milas’ta Kapılarını Açtı Haber

17'inci Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı Milas’ta Kapılarını Açtı

Milas’ta bu yıl 17’ncisi düzenlenen Güney Ege Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı. Expoline Fuarcılık tarafından organize edilen fuarın açılış programı; Expoline Fuarcılık yetkilisi Yavuz Hakbilir ve Milas Ziraat Odası Başkanı Kahraman Akar’ın konuşmalarıyla başladı. Programda sırasıyla Milas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Reşit Özer, Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz ve Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke de birer konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında Milas’ın tarımsal üretimdeki önemine değinen İl Müdürü Seyfettin Baydar, “Tarımın köklü geçmişe sahip olduğu, bereketli topraklarıyla ülkemizin önemli üretim merkezlerinden biri olan Milas’ta düzenlenen Tarım Fuarı’nın açılışında sizlerle birlikte olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Milas, yalnızca Muğla’nın değil, ülkemizin de önemli tarım havzalarından biridir. Zeytinden bal üretimine, hayvancılıktan arıcılığa kadar geniş bir üretim yelpazesiyle bölge ekonomisine ve ülke tarımına önemli katkılar sunmaktadır” dedi. Baydar, Muğla’nın tarımsal ihracat verilerine de değinerek, 2025 yılında 75 milyon dolar bitkisel üretim ve 745 milyon dolar su ürünleri ihracatı ile toplamda 820 milyon dolarlık tarımsal ihracata ulaşıldığını ifade etti. Tarım fuarlarının sektör açısından büyük önem taşıdığını belirten Baydar, “Tarım fuarları üreticilerimizi yeni teknolojilerle buluşturan, bilgi ve tecrübenin paylaşıldığı, sektör paydaşlarını bir araya getiren önemli platformlardır. Tarımda verimliliği artırmak, sürdürülebilir üretimi güçlendirmek ve çiftçilerimizin rekabet gücünü yükseltmek açısından bu tür organizasyonlar büyük önem taşımaktadır” diye konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteklerine de değinen Baydar, son 10 yılda üreticilere 2,7 milyar TL, yalnızca 2025 yılında ise 724 milyon TL’nin üzerinde destekleme ödemesi yapıldığını belirtti. Baydar ayrıca, hayata geçirilen planlı üretim destekleme modeli ile üreticilerin hangi havzada hangi ürüne ne kadar destek alacağını önceden bilerek üretim planlaması yapabileceğini ifade etti. Fuarın düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Baydar, “Expoline firmamızın bu yıl 17’ncisini düzenlediği Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara, fuara katılım sağlayan 208 firmamıza ve kıymetli üreticilerimize teşekkür ediyorum. Milas Tarım Fuarı’nın bölgemiz, üreticilerimiz ve ülkemiz tarımı için hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Milas Kaymakamı Mustafa Ünver Böke ise konuşmasında fuarın 17 yıldır düzenlenmesinin önemli bir başarı olduğunu belirterek, “17 yıl gibi uzun soluklu devam eden bir fuar organizasyonu, bu etkinliğin sahiplenildiğinin önemli bir göstergesidir. Katılımın da oldukça yüksek olduğunu görüyorum. Bu fuarın daha uzun yıllar devam etmesini diliyorum” ifadelerini kullandı. Kaymakam Böke ayrıca, fuarın kadın üretici dostu bir tarım fuarı olmasına yönelik temennisini dile getirerek, tarımda kadın emeğinin ekonomiye büyük katkı sağladığını ve Muğla’nın bu konuda öne çıkan illerden biri olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesilerek fuarın resmi açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri daha sonra fuar alanındaki stantları ziyaret ederek katılımcılarla bir araya geldi.

İzmir’in Suyu Şaşal Yeni Yüzüyle Raflarda Haber

İzmir’in Suyu Şaşal Yeni Yüzüyle Raflarda

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzdoğa tarafından işletilen Şaşal Su Fabrikası’nda üretilen sular yeni etiketleriyle raflarda yerini almaya başladı. Farklı boyutlardaki ambalaj seçenekleriyle satılan Şaşal Su, daha modern bir tasarıma sahip oldu. 94 yıllık bir Cumhuriyet markası olan ve atıl durumdayken İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yeniden kente kazandırılan Şaşal Su, yeni yüzüyle raflarda yerini almaya başladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İzdoğa tarafından işletilen ve Menderes ilçesindeki Şaşal Köyü’nde 0,5 L, 1,5 L ve 5 L pet, 0,33 L ve 0,75 L cam ambalaj seçenekleriyle üretilen sular, yeni yüzüyle tüketiciyle buluşuyor. Uzun yıllardır İzmir’in kent hafızasında yer etmiş, kentle özdeşleşmiş kamusal bir değer olarak öne çıkan Şaşal, ambalajını yeniledi. Logo korunarak hazırlanan yeni etiket tasarımına, İzmir’in simgelerinden Saat Kulesi de eklendi. Sürdürülebilir çevre vurgusu Şaşal Su Fabrikası Müdürü Eren Topal, “İzmir’in simgesini etiketimizle raflara taşıyoruz” dedi. Yüzde yüz geri dönüştürülebilir pet ve cam şişelerle üretim yapıldığını, İzdoğa AŞ bünyesinde faaliyet gösteren İzdönüşüm tesislerinde atık bertarafını gerçekleştirerek ekonomiye katkı sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Topal, sürdürülebilir çevre konusunun altını çizdi. Aylık asgari 7 milyon şişe üretim hedefleniyor 5 zincir market, 5 bayi, İZMAR Tanzim Satış Marketleri, Grand Plaza satış noktaları ve İzmirli Kahve şubeleriyle Ege'ye yayılan Şaşal, geçen günlerde Türk Standartları Enstitüsü’nün analizleri ve denetimlerine tabi tutularak TS 266 İnsani Tüketim Amaçlı Sular Standardı’na uygun bulundu. Şaşal Su, başta İzmir olmak üzere Manisa, Aydın, Uşak ve Muğla’da genişleyen bayilik ve dağıtım ağıyla büyümeye devam ediyor. İzmir genelinde artan piyasa talebine yanıt verebilmek amacıyla üretim kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Mart 2024 öncesinde aylık ortalama 200 bin şişe üretim yapılan tesiste, Ocak 2025’te 4,3 milyon şişe üretimle rekor kırıldı. 2025 yılı genelinde aylık ortalama üretim miktarı yaklaşık 4 milyon şişe seviyesine ulaştı. Nisan 2026 itibarıyla aylık üretim miktarının asgari 7 milyon şişe seviyesine çıkarılması hedefleniyor.

Türk Çam Balı, Manuka Balının Tahtına Göz Dikti Haber

Türk Çam Balı, Manuka Balının Tahtına Göz Dikti

Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda. Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış” Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.” Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçmek “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.” Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı. 24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası Planlanan proje kapsamında: Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması Canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması Kimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması Marker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi En az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.

Muğla 9'uncu Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’ne Hazırlanıyor Haber

Muğla 9'uncu Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’ne Hazırlanıyor

Dünya çam balı üretiminin merkezi konumundaki Muğla, 9. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi için hazırlıklara başladı. 19–22 Kasım 2026 tarihleri arasında Marmaris Grand Yazıcı Club Turban Termal Otel’de gerçekleştirilecek kongre, üreticilerden akademisyenlere, kamu temsilcilerinden uluslararası arıcılık kuruluşlarına kadar geniş bir katılıma ev sahipliği yapacak. Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, MAYBİR Onursal Başkanı ve Kongre Başkanı Ziya Şahin ile Kongre Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Avcı düzenledikleri basın toplantısında kongrenin kapsamı ve hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. MAYBİR Başkanı Yılmaz Kaya, kongrenin yalnızca bilimsel bir toplantı olmadığını belirterek, organizasyonun sektör açısından stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin dünya çam balı üretiminin yaklaşık yüzde 90’ını gerçekleştirdiğini hatırlatan Kaya, bu üretimin yüzde 65–70’lik bölümünün Muğla tarafından karşılandığını ifade etti. Kaya, kongrenin; Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Güney Ege Kalkınma Ajansı ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği iş birliğiyle; Tarım ve Orman Bakanlığı, Muğla Valiliği ve Apimondia desteğiyle gerçekleştirileceğini açıkladı. Kongrede arı sağlığı, sürdürülebilir üretim, iklim değişikliği, kalite, markalaşma ve mevzuat gibi başlıkların ele alınacağını belirten Kaya, “Üretici Konuşuyor” ve “Sektör Konuşuyor” panelleriyle sahadaki deneyimlerin doğrudan paylaşılacağını, ayrıca ormancılık çalıştayıyla çam balı üretiminin ekosistem temelli sürdürülebilirliğinin değerlendirileceğini söyledi. MAYBİR Onursal Başkanı ve Kongre Başkanı Ziya Şahin ise Muğla’nın Türkiye arıcılık varlığının önemli bir bölümünü barındırdığını belirterek, dünya çam balı üretiminde Türkiye’nin yüzde 92 paya sahip olduğunu, bunun yaklaşık yüzde 70’inin Muğla’da üretildiğini belirterek, çam balının uluslararası standartlara kavuştuğunu ve kodekste yer aldığını ve yakın süreçte uluslararası coğrafi işaret sürecinin de tamamlanmasının beklendiğini ifade etti. Şahin, 2008 yılından bu yana düzenlenen uluslararası kongrelerin çam balının dünya pazarında marka haline gelmesine önemli katkı sağladığını belirterek, “Türkiye arıcılığının çözüm bekleyen tüm sorunlarının tartışıldığı bir kongre konsepti oluşturduk. Bu organizasyonlar sayesinde sektörün ihtiyaçlarını doğrudan ilgili kurumlara aktarma imkânı bulduk” dedi. Arı kayıt sistemi, desteklemeler ve yerli arı ıslahı gibi konuların kongrelerde gündeme taşındığını ifade eden Şahin, Apimondia yönetiminin bu yıl 14 kişilik üst düzey heyetle katılım sağlayacağını belirterek organizasyonun uluslararası niteliğinin daha da güçleneceğini söyledi. Kongre Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Avcı'da Türkiye’nin yıllık yaklaşık 100 bin tonluk bal üretimiyle dünyada ikinci sırada yer aldığını belirterek, arıcılığın kırsal kalkınmaya önemli katkı sağladığını vurguladı. Muğla’nın özellikle çam balında dünya lideri konumda bulunduğunu ifade eden Avcı, Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nin içerik ve katılımcı sayısı bakımından dünya ölçeğinde saygın bir organizasyon haline geldiğini söyledi. Önceki kongrelerde 1.500 ila 2.500 arasında katılımcının yer aldığını belirten Avcı, bu yılki organizasyonda dünya arıcılığına ilişkin konuların daha geniş kapsamda ele alınacağını dile getirdi. Akademik sunumlar, teknik oturumlar, çalıştaylar ve sektör stantlarıyla dört gün sürecek kongrenin; arıcılar, akademisyenler, kamu kurumları ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirmesi bekleniyor. Organizasyon kapsamında Türkiye Arıcılık Ödülleri ve çeşitli yarışmalar da düzenlenecek. 9.Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nin, Muğla’nın küresel arıcılık vizyonunu bir kez daha dünya gündemine taşıması hedefleniyor.

Başkan Aras Meyve Fidanı Dağıtımında Üreticilerle Buluştu Haber

Başkan Aras Meyve Fidanı Dağıtımında Üreticilerle Buluştu

Muğla Büyükşehir Belediyesi üreticilere Meyve Fidanı Destekleme Projesi’ne Başkan Aras’ın katılımıyla Menteşe ilçesinde devam etti. Büyükşehir Belediyesi Menteşe ilçesinde dağıtımını yaptığı 50 bin meyve fidanı ile 2026 yılında 159 bin adet ceviz ve zeytin fidan dağıtımı gerçekleştirdi. Tarım kenti olan Muğla’da kırsal alanlarda üretim kültürünü güçlendirmek, uzun vadeli ve katma değeri yüksek tarımsal ürünlerin yaygınlaştırılmasını sağlamak, iklim değişikliğine dayanıklı, bölgeye uygun türlerle yeşil dokuyu artırmak ve sürdürülebilir tarımsal faaliyetleri desteklemek isteyen Büyükşehir Belediyesi Menteşe ilçesinde Meyve Fidanı dağıtımı gerçekleştirdi. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras meyve fidanı dağıtım etkinliğinde üreticilerle bir araya geldi. Tarım kenti olan Muğla’da üreticilerin her zaman yanında olduklarını söyleyen Başkan Aras dağıtılan fidanların Muğla’nın bereketli toprakları ile buluşarak yeşereceğini belirtti. Büyükşehir Meyve Fidanı Desteğinde 530 bin Rakamına Ulaştı Zeytin ve ceviz fidanları aracılığıyla hem tarımsal çeşitliliğin artırılması hem de gelecek nesillere üretken ve yeşil bir çevre bırakılmasını hedefleyen Muğla Büyükşehir Belediyesi Menteşe ilçesinde 460 üreticiye 34 bin 400 adet zeytin fidanı ve 14 bin 775 adet ceviz fidanı desteklemesi gerçekleştirdi. 2026 yılı içerisinde 13 ilçede 159 bin adet fidanı desteklemesi gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi’nin bugüne kadar dağıttığı ceviz ve zeytin fidan desteği ise 530 bin rakamına ulaştı. Menteşe ilçesi Düğerek Mahallesi’nde gerçekleştirilen Meyve Fidanı Destekleme etkinliğinde konuşan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras turizm ve tarım kenti olan Muğla’da üreticiye destek olmaya devam edeceklerini, tarımın bir ülkenin ve şehrin geleceği olduğunu belirtti Üreticilerden Büyükşehir’e Teşekkür Menteşe ilçesinde gerçekleştirilen fidan dağıtımına katılan üreticiler Büyükşehir Belediyesi’nin meyve fidanı dağıtımından duydukları memnuniyetlerini dile getirdi. Üretici Gülizar Zorlu meyve fidanı dağıtım töreninde şunları söyledi; “Büyükşehir Belediyemize çok teşekkür ederim. Böyle desteklerin devamını diliyoruz. Köylüleri bu kadar düşündükleri için minnettarız. Alacağımız zeytinlerin çocuklarımıza ve geleceğimize faydası olmasını bekliyoruz.” Üretici Mustafa Kıntak da meyve fidanı dağıtım töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi; “Uzun süre devlet memurluğunun ardından tarıma yöneldim. Büyükşehir Belediyesinin tarıma, çiftçiye ve üreticiye verdiği değer çok önemli. Bunun bir göstergesi olarak bugün fidanlarımızı almaya geldik. Bu dağıtımda emeği geçen herkese teşekkür ederiz.” Taşlı Muhtarı: “Bu Destekle Daha Güçlü Olacağız” Taşlı Mahalle Muhtarı Süleyman Gül’de yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Sayın Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a, Sayın Menteşe Belediye Başkanımız Gonca Köksal’a köylülerimizi ve kırsal kesimlerimizi düşündükleri için çok teşekkür ediyorum. Taşlı Muhtarı olarak Ahmet Başkanımıza başarılarından ve desteklerinden dolayı minnettarım. Buradan aldığımız fidanlarla daha güçlü bir hale geleceğiz. Tekrardan çok teşekkür ederim.” Başkan Köksal Aras: “Bu Sadece Bir Fidan Dağıtımı Değil” Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras ise projenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Aslında burada hem tarımsal üretimimizi güçlendirmek hem de geleceğimize katkıda bulunmak için bir aradayız. Sadece basit bir fidan dağıtımı gerçekleştirmiyoruz, bunun çok daha derin anlamları var. Yaklaşık 35 bin zeytin ve 15 bin ceviz fidanı dağıtılıyor. ‘Her Kapıda Bir Fidan’ projesiyle başlayan bu çalışmalar hem soframıza bereket olacak, hem sizlere kazanç sağlayacak hem de hepimize nefes olacak. Muğla hem tarım hem turizm kenti diyoruz. Ancak kendi üretmeyen, toprağa gerekli değeri vermeyen toplumlar yok olmaya mahkûmdur. Büyükşehir Belediyemize üreticilerimize destekleri için çok teşekkür ediyorum.” Başkan Aras: “Topraklarımızı Korumak Görevimiz” Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da birlik ve beraberlik vurgusu yaparak desteklerin süreceğini belirtti: “Önemli olan birlik ve beraberlik içerisinde bu güzel memlekette, bu güzel toprakları iyi değerlendirmektir. Bizler bu görevdeysek bunun bilincindeyiz. Bugüne kadar yaptığımız her iş geleceğimize, köyümüze ve Muğla’mıza katkı olsun diye yapılıyor. Hayvancılığı, arıcıları, süt üreticilerini destekliyoruz. Tıbbi aromatik bitkilerden ceviz ve daha birçok alanda desteklerimiz devam ediyor. Topraklarımızı, havamızı ve suyumuzu korumak için sonuna kadar mücadele edeceğiz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

Üzümsü Meyve Fidan Dağıtım Etkinliği Gerçekleştirildi Haber

Üzümsü Meyve Fidan Dağıtım Etkinliği Gerçekleştirildi

Muğla’da üzümsü meyve üretimini artırmak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında üreticilere %75 hibeli fidan ve ekipman desteği sağlandı. Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı tarafından desteklenen ve Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce yürütülen Üzümsü Meyve Üretiminin Yaygınlaştırılması Projesi kapsamında fidan dağıtım etkinliği, İl Müdürlüğü bahçesinde gerçekleştirildi. Etkinliğe Muğla Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu ile İl Müdürü Seyfettin Baydar’ın yanı sıra İl Müdür Yardımcısı Erizan Yılmaz, şube müdürleri ve üreticiler katıldı. Programda konuşan Muğla Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu, projeye destek vermekten memnuniyet duyduklarını belirterek, uzun vadeli tarımsal projelerin hem üretici hem de ülke ekonomisi açısından önemine dikkat çekti. “Projelerin en güzel tarafı, yıllar sonra meyvelerini toplarken verilen emeğin gururunu yaşamaktır.” Cevheroğlu ayrıca İl Müdürlüğü tarafından yürütülen projelere YİKOB olarak desteklerinin devam edeceğini ifade etti. Programda konuşma yapan İl Müdürü Seyfettin Baydar ise üzümsü meyvelerin artan pazar talebi ve sağlıklı beslenmedeki yeri nedeniyle stratejik ürünler arasında yer aldığını vurguladı. “Üzümsü meyveler, üreticilerimiz için yeni ve kazançlı bir alternatif ürün olarak öne çıkmaktadır.” Baydar konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Öncelikle Muğla Valimiz sayın Dr. İdris Akbıyık başta olmak üzere Vali Yardımcımız Halil Serdar Cevheroğlu ve YİKOP Proje Müdürü Ahmet Esen’e desteklerinden dolayı şükranlarımızı sunuyorum. Bu proje ile ilimizde frenk üzümü, ahududu, böğürtlen ve aronya üretimini yaygınlaştırmayı, üreticilerimize yeni gelir kaynakları oluşturmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu üretim alanlarını daha da artırarak devam ettireceğiz.” dedi. Proje kapsamında 9 ilçede toplam 100 dekar alanda kapama üzümsü meyve bahçesi tesis edilecek. Proje çerçevesinde Dalaman, Ula, Datça, Milas, Seydikemer, Kavaklıdere, Menteşe, Fethiye ve Yatağan ilçelerinde üreticilere; 28.000 adet Böğürtlen, 10.500 adet Aronya, 7.000 adet Frenk üzümü, 7.000 adet Ahududu fidanı olmak üzere toplam 52.500 adet fidan %75 hibeli olarak dağıtılacak. Üreticilere sadece fidan değil, bahçe tesisinde kullanılacak ekipman desteği de sağlanarak, böğürtlen ve ahududu bahçeleri için gerekli olan 2350 kg tel ve 2800 adet galvanizli direk de %75 hibeli olarak üreticilere teslim edilecek. Toplam bütçesi 2.827.500 TL olan projenin 2.120.625 TL’si Muğla Valiliği tarafından karşılanıyor.

Muğla’da Çiftçilere Uygulamalı Eğitim Haber

Muğla’da Çiftçilere Uygulamalı Eğitim

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü teknik personelleri tarafından yürütülen Çiftçi Tarla Okulu (ÇTO) eğitimleri, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla il genelinde uygulanmaya başlandı. Eğitimler, Muğla’nın 13 ilçesinde teknik personel eşliğinde sahada gerçekleştiriliyor. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Çiftçi Tarla Okulu yaklaşımının üreticilerin bilgi ve becerilerini sahada, uygulamalı olarak geliştirmeyi amaçladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Çiftçi Tarla Okulu yaklaşımı; çiftçilerin bizzat kendi tarlalarında gözlem yaparak öğrenmesini, grup çalışması ve ortak karar alma süreçlerine katılımını esas alan önemli bir yayım modelidir. Bu sayede üreticilerimizin doğru tarımsal uygulamaları benimseme oranı artmakta, alınan kararlar daha bilinçli ve sürdürülebilir hale gelmektedir.” Uygulamalı eğitim, çiftçilerin doğru uygulamaları benimsemesini hızlandırıyor. Baydar, eğitimlerin Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şubesi’nde görevli teknik personeller tarafından yürütüldüğünü vurgulayarak, çalışmaların il genelinde 13 ilçeyi kapsadığını ifade etti. “İlimizin başat ürünleri olan zeytin ve narenciye başta olmak üzere meyve yetiştiriciliği konularında yürüttüğümüz bu eğitimler kapsamında, 13 ilçemizin her birinde haftada bir mahallede olmak üzere düzenli Çiftçi Tarla Okulu faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Amacımız; üreticilerimizin sahada doğru uygulamaları görerek öğrenmesini sağlamak ve verim ile kaliteyi arttırmaktır” dedi. Zeytin ve narenciyede verim ve kalite hedefleniyor. Muğla genelinde sürdürülen Çiftçi Tarla Okulu faaliyetlerinin, üreticilerin teknik bilgiye erişimini güçlendirmesi ve tarımsal üretimde sürdürülebilirliği desteklemesi hedefleniyor. Çiftçi Tarla Okulları, tarımda sürdürülebilir üretimi destekliyor.

Seraları Zarar Gören Üreticilerimizin Yanındayız Haber

Seraları Zarar Gören Üreticilerimizin Yanındayız

26 Ocak 2026 tarihinde Seydikemer ilçesinde etkili olan dolu ve fırtına afeti nedeniyle bazı seralarda zarar meydana geldi. Afetten etkilenen üreticileri ziyaret eden Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar ile AK Parti Muğla Milletvekili Yakup Otgöz, bölgede incelemelerde bulunarak üreticilere geçmiş olsun dileklerini iletti ve sahada yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. İl Müdürü Seyfettin Baydar yaptığı açıklamada üreticilerin emeğinin büyük bir değer taşıdığını vurgulayarak, yaşanan doğal afetin herkesi derinden üzdüğünü ifade etti ve devletin tüm imkânlarıyla üreticilerin yanında olduğunu belirtti. Baydar, tarım sigortalarının önemine dikkat çekerek, dolu ve fırtına zararlarının TARSİM kapsamında teminat altına alındığını, 2026 yılı uygulamalarının 31 Aralık 2025 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe girdiğini hatırlattı. Bu tür doğal afetlerin ne zaman yaşanacağının öngörülemediğini belirten Baydar, TARSİM’in üreticilerin emeğini güvence altına alan en önemli araç olduğunu, sigortalı üreticilerin zararlarının hızlı şekilde karşılandığını ve üretimin sürdürülebilirliğinin sağlandığını ifade ederek tüm üreticilere ürünlerini sigortalatmaları çağrısında bulundu. Baydar ayrıca, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin özellikle seralarda meydana gelen zararlarla ilgili hasar tespit çalışmalarını sahada aralıksız sürdürdüğünü belirterek sürecin titizlikle yürütüldüğünü, amaçlarının üreticilerin mağduriyetini en aza indirmek olduğunu dile getirdi. AK Parti Muğla Milletvekili Yakup Otgöz de zarar gören seralarda incelemelerde bulunarak üreticilerle bir araya geldi, devletin tüm kurumlarıyla üreticilerin yanında olduğunu ifade etti. Açıklamasının sonunda tüm çiftçilere geçmiş olsun dileklerini ileten İl Müdürü Baydar, “Rabbim ülkemizi ve üreticilerimizi her türlü afetten korusun. Afetten etkilenen tüm çiftçilerimize bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.” ifadelerini kullandı.

Ula Defne Üretiminde Merkez Olma Yolunda Haber

Ula Defne Üretiminde Merkez Olma Yolunda

Tıbbi ve aromatik bitkilerde katma değerli üretim hedefiyle hayata geçirilen proje kapsamında Ula'da önemli bir adım atıldı. Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Üretiminin Geliştirilmesi Projesi kapsamında temin edilen 48 bin adet defne fidanının 31 bin adedi Ula ilçesinde üreticilere dağıtıldı. Dört mevsim yeşil kalan defne fidanlarının dağıtım töreni, Ula ilçesi Yeşilçam Mahallesi'nde gerçekleştirildi. Defne, doğaya uyumlu yapısı ve ekonomik getirisiyle bölge üreticisi için yeni bir umut kaynağı oldu. Düzenlenen törene; Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Ula Belediye Başkan Yardımcısı Cem Cide, Yeşilçam Mahalle Muhtarı Ayhan Çırpancı ve Esentepe Mahalle Muhtarı Nimet Sarı katıldı. Törenin ev sahipliğini yapan Yeşilçam Mahalle Muhtarı Ayhan Çırpancı, konuşmasında İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Ula İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne yürütülen çalışmalar dolayısıyla teşekkür etti. Kamu kurumları ve yerel yönetimlerin iş birliği, kırsalda üretimi güçlendirmeye devam ediyor. Törende konuşan Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, bitkisel üretimde verim ve kaliteyi artıran uygulamaların yaygınlaştırılmasının, çevre ve insan sağlığına duyarlı üretim modellerinin güçlendirilmesinin Bakanlığın öncelikli hedefleri arasında yer aldığını ifade etti. Baydar, küçük ölçekli tarımsal işletmelerin gelirlerinin artırılması ve çeşitlendirilmesi, yeni üretim tekniklerinin üreticilere ulaştırılması ve atıl tarım arazilerinin üretime kazandırılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Atıl araziler üretime kazandırılıyor, kırsalda gelir çeşitliliği artırılıyor. Akdeniz Bölgesi'nin karakteristik bitkilerinden biri olan defnenin, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre odun dışı orman ürünleri arasında 32,5 bin ton üretimle ülkemizde ilk sırada yer aldığını belirten Baydar, Muğla'nın tıbbi ve aromatik bitkiler açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi. Defne, Muğla için hem çevresel hem ekonomik bir değer. Bu kapsamda Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından bütçesi 756 bin lira olan ve yüzde 75'i devlet destekli Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Üretiminin Geliştirilmesi Projesi hayata geçirildi. Proje çerçevesinde il genelinde 48 bin adet defne fidanı üreticilere dağıtılırken, Ula ilçesinin kapama bahçe ve kümelenme potansiyeli göz önünde bulundurularak bu fidanların 31 bin adedi Ula ilçesinde üreticilerle buluşturuldu. Ula, defne üretiminde merkez olma yolunda ilerliyor. Proje sayesinde üreticilerin yalnızca defne yaprağı üretimiyle sınırlı kalmayacağını belirten Baydar, defne yaprağının işlenerek baharat ve uçucu yağ elde edilmesiyle ürünlerin katma değerinin artırılacağını söyledi. Tarladan ürüne, üründen markaya uzanan bir üretim modeli hedefleniyor. Kozmetik ve gıda sektörlerinde kullanılan defne yağının, üreticiler için yılın tamamına yayılan sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturmasının amaçlandığını ifade eden Baydar, bu çalışmaların kırsal kalkınmaya katkı sunduğunu, gençlerin tarımda kalmasını teşvik ettiğini ve tarım ile turizmi entegre ederek kırsal alanlara ekonomik canlılık kazandırdığını vurguladı. Kırsalda üretim güçleniyor, yerel ekonomi canlanıyor. Baydar, projede emeği geçen tüm personele, katkı sunan kurum ve kuruluşlara ve üreticilere teşekkür ederek projenin hayırlı olmasını diledi. Defne fidanlarının üreticilere dağıtılmasının ve ikramların ardından tören sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.