Hava Durumu

#Murat Kurum

Kırsal Haber - Murat Kurum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Murat Kurum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Karasu: "Şarkışla'da Toprak ve Su Tehdit Altında!" Haber

CHP'li Karasu: "Şarkışla'da Toprak ve Su Tehdit Altında!"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu, Şarkışla’daki biyogaz tesisinin atıklarını mera ve verimli tarım arazilerine bırakmasını Meclis gündemine taşıdı. Karasu, bölge için acil eylem planı çağrısı yaparak, “Şarkışla kaderine mi terk edilecek?” diye sordu. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Sivas’ın Şarkışla ilçesinde faaliyet gösteren Sehra Enerji Biyogaz Tesisi’nin çevreye bıraktığı atıklar hakkında hazırladığı soru önergesini Meclis’e sundu. Karasu, tesisin çevreye zarar verdiği yönündeki iddiaları gündeme taşıyarak, acil eylem planı yapılıp yapılmadığını sordu ve yetkililerden kapsamlı açıklama talep etti. 2020 yılında yaklaşık 50 dönüm arazi üzerine kurulan ve günlük 400 ton, yıllık yaklaşık 150 bin ton hayvansal atık işleme kapasitesine sahip biyogaz tesisinin faaliyetlerinin, çevredeki verimli tarım arazileri ve meralar üzerinde kirliliğe yol açtığı yönünde çok sayıda vatandaş şikayeti oluştu. Şikayetlerin ulaştığı CHP’li Karasu, “Bu durum hem çevre sağlığını hem de bölge halkının geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılığı tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması talebiyle hazırladığı önergesiyle çevreye verilen zararı Meclis gündemine getiren Karasu, atık yönetimi, çevre, tarım alanları ve su kaynaklarının korunmasının hayati önem taşıdığına vurgu yaptı. Buna rağmen Şarkışla’da ortaya çıkan olumsuz tabloya işaret eden Karasu, “Verimli tarım arazileri, meralar ve su kaynakları göz göre göre kirletiliyor” dedi. Çevrede tarlası bulunan çiftçilerin kendi tarlalarına dahi giremediğini belirten Karasu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yönelttiği 10 maddelik soru önergesinde bu tesisin en son ne zaman denetlendiğini, denetim sonuçlarını ve atık yönetimi süreçlerinin mevzuata uygun olup olmadığının açıklanmasını talep etti. Olası uygunsuzluklara karşı hangi yaptırımların uygulandığını gündeme getiren Karasu, çevre kirliliğine dair Bakanlığa ulaşan şikayetlerin içeriğinin açıklanmasını talep eden Karasu ayrıca, tesis faaliyetleri nedeniyle tarım arazileri, meralar ve su kaynaklarında kirlilik oluşup oluşmadığına dair bilimsel raporların olup olmadığını sordu. Karasu, “Eğer zarar tespit edildiyse neden gerekli adımlar atılmamaktadır?” diye soran Karasu, bölgedeki su kaynaklarının korunmasına yönelik önlemleri de sorguladı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Karasu’nun önergesinde en dikkat çeken başlıklardan biri ise acil eylem planı çağrısı oldu. Karasu, “Şarkışla’da yaşanan bu çevre sorununun çözümü için acil bir eylem planı hazırlanacak mıdır? Yoksa bölge halkı kaderine mi terk edilecektir?” sorusuyla yetkililere çağrıda bulundu. Karasu, tesisin kullandığı araçlarının bozduğu arazi yolları nedeniyle yaşanan mağduriyetleri de gündeme getirerek, tüm bu mağduriyetlerin giderilmesi için hangi çalışmaların yapıldığının açıklanmasını istedi. Şarkışla’da yaşayan vatandaşlar, ilçe ile bağlantıyı sağlayan arazi yollarının bakım ve onarımının yanı sıra, tarım arazilerinin, meraların ve su kaynaklarının korunması ve denetimlerin yapılması için somut ve hızlı adımlar atılmasını talep ediyor.

COP31 Hazırlık Süreci Değerlendirildi Haber

COP31 Hazırlık Süreci Değerlendirildi

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bu yıl Türkiye’de gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacak olan Antalya’da ‘COP31 Başkanı’ unvanıyla, 6 bakanlığın temsilcilerinin katıldığı ilk hazırlık toplantısını gerçekleştirdi. Bakan Kurum, COP31 oturumlarının yapılacağı Antalya EXPO Fuar Alanı’nda incelemelerde bulundu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 81 ilde 500 bin sosyal konutun inşa edileceği Yüzyılın Konut Projesi kapsamında düzenlenen kura çekim töreni için Antalya’daydı. Törenin ardından Bakan Kurum, Türkiye’de ilk kez düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) yapılacağı Antalya EXPO Fuar Alanı ve çevresinde inceleme yaptı. Bakan Kurum, 9-20 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek COP31 oturumları öncesi yerel yöneticiler ve ilgili bakanlık temsilcileriyle hazırlıklara ilişkin istişarelerde bulundu. COP31 HAZIRLIK SÜRECİ DEĞERLENDİRİLDİ Bakan Kurum, saha ziyaretlerinin ardından ‘COP31 Başkanı’ unvanıyla Antalya EXPO Kongre Merkezi’nde düzenlenen ilk hazırlık toplantısına başkanlık etti. Toplantıya Antalya Valisi Hulusi Şahin, TBMM NATO Parlamenter Asamblesi Türk Delegasyonu Başkanı ve Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu, bölge milletvekilleri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Bakan Yardımcıları, İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İletişim Başkanlığı temsilcileri ve genel müdürler katıldı. Toplantıda, COP31 hazırlıkları, kurum ve kuruluşların yürüteceği çalışmalar ve izlenecek yol haritası değerlendirildi. BAKAN KURUM: ANTALYA’YA 196 ÜLKEDEN 80 BİNİ AŞKIN ZİYARETÇİ GELECEK Bakan Kurum, Antalya’nın COP31 organizasyonuna ev sahipliği ile ilgili şöyle konuştu: Bu sene bütün dünyanın gözü bir kez daha Antalya’da olacak. Bu sene Antalya’mızda, dünyanın en önemli iklim zirvesi olan COP31’e ev sahipliği yapacağız. Dikkatinizi çekerim Türkiye’nin COP31 başkanlığı çok önemli. Çünkü bu zirvede tüm ülkeler iklim değişikliğiyle ilgili karar alırken, dönüp Türkiye’nin sözüne bakacak. Verilen her kararın altında Türkiye’mizin imzası olacak. Bütün dünyaya bir kez daha Türkiye’nin organizasyon gücünü, vizyonunu, Antalya’mızın misafirperverliğini göstereceğiz. En önemlisi de zirveye 196 ülkeden 80 bini aşkın ziyaretçi gelecek. Bu misafir akını, Antalya’mızın esnafına, üretimine, tanıtımına çok büyük katkı sağlayacak. TÜRKİYE’NİN COP31 YOLCULUĞU Türkiye, Bakan Kurum’un öncülüğünde COP31 Başkanlığı için Avustralya ile 2 yıla yayılan bir mekik diplomasisi yürüttü. Süreç 10 Kasım 2025’te Brezilya’nın Belem kentinde başlayan COP30 Taraflar Konferansı’nın 5. gününde nihayete erdi. COP31’in Türkiye’nin ev sahipliği ve başkanlığında yapılması kararlaştırıldı. Tarihi bir diplomasi başarısı gösteren Türkiye; iklim değişikliği ile mücadelede BM’nin en önemli organizasyonu olan COP’a ilk kez ev sahipliği yapma şansını ele geçirdi. Türkiye ile birlikte 197 ülkenin temsilcileri iklim krizine karşı taahhütlerini, politikalarını ve çözüm önerilerini Antalya’da tartışacak. COP31 BAŞKANI MURAT KURUM Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Bakan Kurum, Türkiye’nin ‘COP31 Başkanı’ olarak görevlendirildi. Konferansın tüm hazırlık, organizasyon ve yürütme süreçleri; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yapılıyor. Bu kapsamda ilgili tüm kurum ve kuruluşlar ‘COP31 Başkanı’ tarafından yapılacak yönlendirmelere uygun olarak Bakanlıkla eşgüdüm içinde çalışmalara katılıyor. ‘COP31 Başkanı’ olarak Bakan Kurum, konferans kapsamında müzakerelerin yürütülmesi ve organizasyonun yapılması için gerekli yetki ve görev dağılımını da yapacak. İKLİM DİPLOMASİSİNİN EN ÖNEMLİ ZİRVESİ COP TARAFLAR KONFERANSI Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansları, 197 ülkenin katılımıyla her yıl düzenleniyor. Sera gazı azaltım hedefleri, uyum politikaları, iklim finansmanı, kayıp zarar mekanizmaları ve karbon piyasalarının kurallarının belirlendiği oturumlar iklim kriziyle mücadele eden dünya için hayati önem taşıyor. Paris Anlaşması'nın uygulanmasına ilişkin kurallar da COP toplantılarında şekilleniyor. Bir ülke COP'a ev sahipliği yaptığında, küresel iklim politikalarının merkezine yerleşerek önemli bir diplomatik görünürlük elde ediyor. Zirveye katılan on binlerce delege sayesinde turizm, konaklama, ulaşım ve hizmet sektörlerinde ciddi bir ekonomik hareketlilik yaşanıyor. Bu süreç aynı zamanda ev sahibi ülkede yeşil dönüşüm çalışmalarına ivme kazandırıyor. Uluslararası finans kuruluşları ve iklim fonlarının ilgisi artarken, ülke temiz enerji ve iklim finansmanı alanlarında daha fazla yatırım çekme potansiyeline sahip oluyor. Bununla birlikte ev sahibi şehir, iki hafta boyunca dünyanın dikkatini üzerine çekerek "iklim diplomasisinin merkezi" konumuna geliyor ve küresel tanınırlığını güçlendiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.