Hava Durumu

#Nar

Kırsal Haber - Nar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü! Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü!

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında gösterdiği performansla Türkiye ekonomisine büyük bir katma değer sağladı. Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Ocak-Haziran döneminde 1,12 milyar dolarlık ihracat başarısına ulaştıklarını duyurarak, sektörün Türkiye genelindeki toplam ihracata yaklaşık yüzde 48 oranında katkı sunduğunu belirtti. ​Narenciye İhracatın Lokomotifi Oldu ​Sektörün büyümesinde en büyük payı narenciye grubu aldı. Toplam yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 55’ini oluşturan narenciye ürünleri, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 66 artışla 620,5 milyon dolara ulaştı. ​Ürün bazındaki rekor performanslar ise dikkat çekti: ​Mandalina: 357,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 86 değer artışıyla listenin başında yer aldı. ​Şeftali: Yüzde 169 artışla 164,9 milyon dolara yükseldi. ​Limon: Birim fiyat avantajıyla yüzde 32 büyüme kaydetti. ​Diğer Ürünler: Portakal, kayısı ve kiraz-vişne grubunda üç haneli artışlar yakalanırken, greyfurt, nar ve sebze çeşitlerinde de istikrarlı büyüme devam etti. ​Rusya Liderliğini Korudu, Irak’ta “Rekor” Artış ​Küresel pazarlardaki çeşitliliğin ihracat ivmesini desteklediğini belirten Başkan Sarıkaya, hedef pazarlardaki başarıyı şu verilerle özetledi: ​Rusya Federasyonu: 402,5 milyon dolarla lider pazar olma konumunu sürdürdü (Yüzde 46 artış). ​Irak: Yüzde 315 gibi dikkat çekici bir oranla 245,5 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Romanya: 113,1 milyon dolarlık hacimle üçüncü sırada yer aldı. ​Ayrıca Avrupa pazarında Polonya, Ukrayna ve Almanya’daki istikrarlı büyümenin yanı sıra; Çekya’da yüzde 124 ve Bulgaristan’da yüzde 48 oranındaki artışlar, Türk yaş meyve sebze ürünlerine olan küresel talebin güçlendiğini kanıtladı. ​"2026’yı Güçlü İhracat Rakamlarıyla Tamamlayacağız" ​Yılın ikinci yarısına dair hedeflerini paylaşan Bülent Sarıkaya, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. Sarıkaya, "Yeni pazarlara erişimi kolaylaştıran tanıtım faaliyetlerimiz, uluslararası fuar organizasyonları ve ticaret heyetlerimizle küresel pazarlardaki konumumuzu daha da sağlamlaştıracağız. Üreticimizden ihracatçımıza kadar tüm paydaşlarımızın ortak emeğiyle 2026 yılını başarıyla kapatacağız," dedi. ​Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında öncü rol üstlenen Akdeniz bölgesi, stratejik pazar çeşitliliği ve yüksek katma değerli ürün portföyü ile yılın geri kalanında da rekorlar kırmaya hazırlanıyor.

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı Haber

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı

Türk yaş meyve sebze sektörü, son 22 yılda üretim gücünü ihracata dönüştürerek önemli bir başarı hikâyesine imza attı. Sektörün ihracatı yüzde 175’lik artışla 1 milyon 337 bin ton’dan 3 milyon 669 bin tona ulaştı. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği AR-GE biriminin TÜİK verilerinden yaptığı derlemeye göre, Patates, Kuru Soğan, Domates, Hıyar, Biber, Karpuz, Elma, Şeftali-Nektarin, Kayısı, Kiraz, Portakal, Mandalina, Limon, İncir, Kivi, Muz, Üzüm, Çilek ve Nar üretimi ve ihracatı mercek altına alındı. Türkiye’nin yaş meyve sebze üretiminin ana omurgasını oluşturan 20 üründe 2002 yılında 34 milyon 292 bin ton seviyesinde olan üretim, 2024 yılında yüzde 50’lik artışla 51 milyon 560 bin ton seviyesine ulaştı. 2025 yılında yaşanan iklim krizi nedeniyle bu ürünlerin üretiminde yüzde 14’lük kayıp yaşandı ve üretim 44 milyon 350 bin tona geriledi. Türk yaş meyve sebze sektörü 2002 yılında 1 milyon 337 bin tonluk ihracat performansı ortaya koyarken, 2024 yılı sonunda yüzde 175’lik rekor artışla 3 milyon 669 bin tona ulaştı. 2002 yılında üretimin yüzde 3,8’i ihraç edilirken, 2024 yılında yüzde 7,1’e yükseldi Yaş meyve sebze sektörü, 2002 yılında ürettiği ürünlerin yüzde 3,8’ini ihraç edebiliyorken, 2024 yılında toplam üretimin yüzde 7,1’ini ihraç etme başarısı gösterdi. Balık: “İhracat üretimden daha hızlı büyüdü” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, sektörün son 22 yılda üretimden ihracata uzanan zincirde önemli bir dönüşüm yaşadığını belirterek, Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlara daha etkin şekilde taşımayı başardığını söyledi. Yaş meyve ve sebze sektörünün üretim artışından çok daha yüksek bir ihracat performansı ortaya koyduğunu vurgulayan Cengiz Balık, şunları söyledi: "2002-2024 dönemine baktığımızda üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken ihracatımız yüzde 175'in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün sadece üretim yapan değil, aynı zamanda dünya pazarlarında güçlü bir şekilde rekabet eden bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. Üretimde elde ettiğimiz başarıyı ihracata dönüştürme kabiliyetimiz her geçen yıl güçleniyor. 2025 yılında yaş meyve sebze ihracatımız 3 milyar 704 milyon dolara ulaştı. 2026 yılında ihracatımızın 4,5 milyar doları aşmasını hedefliyoruz.” Mandalina yaş meyve sebze ihracatının lokomotifi oldu Yaş meyve sebze sektöründe ihracatta öne çıkan ürünler hakkında da bilgi veren Başkan Balık, özellikle mandalinanın son yılların ihracat yıldızı olduğunu söyledi. Balık; “Mandalina ihracatımız 2002 yılında 247 bin ton seviyesindeyken 2024 yılında 702 bin tona, 2025 yılında 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Yaklaşık dört katlık bu artış, sektörümüzün uluslararası pazarlardaki başarısının en somut göstergelerinden biridir. Ürettiğimiz mandalinanın yüzde 45’ini ihraç ettik. 913 milyon dolarlık döviz geliri elde ettik.” Elma ihracatı yüzde 2110 arttı 2002 yılında 2 milyon 200 bin ton olan elma üretiminin 2024 yılında yüzde 101’lik artışla 4 milyon 420 bin tona çıktığının altını çizen Balık, elma ihracatının 2002 yılında 14 bin ton seviyesinde olan elma ihracatının 2024 yılında 315 bin tona fırladığını, elma ihracatının miktar bazında yüzde 2100 artış kaydettiğini, ortalama ihraç fiyatının da yüzde 43 arttığını ve 190 milyon dolar dövizi elma ihracatından kazandığımızı vurguladı. 2002 yılında incir, kivi, çilek ve muz ihracatı yokken günümüzde önemli ihraç kalemleri haline geldiğine dikkati çeken EYMSİB Başkanı Cengiz Balık, “İncirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat yapar konuma geldik. Bunun yanında limon, domates, kiraz, şeftali ve nektarin gibi ürünlerde de önemli ihracat başarıları elde ettik” ifadelerini kullandı. Katma değerli ihracatta önemli mesafe alındı Son 22 yılda yalnızca ihracat miktarlarının değil, ihracat birim fiyatlarının da önemli ölçüde yükseldiğine dikkat çeken Balık, Türk ürünlerinin dünya pazarlarında daha yüksek katma değer oluşturduğunu ifade etti. Balık sözlerini şöyle sürdürdü; “"Birçok üründe kilogram başına ihracat değerlerimiz birkaç kat arttı. 2002 yılında 0.58 USD/Kg olan ortalama ihraç fiyatımız 2024 yılı sonunda 1,28 USD/Kg’a yükseldi. Bu değişim, ürünlerimizin kalite, gıda güvenliği, sürdürülebilirlik ve uluslararası standartlara uyum açısından önemli bir seviyeye ulaştığını gösteriyor. Artık sadece daha fazla ürün satan değil, ürününü daha değerli satan bir sektör konumundayız." İklim değişikliğine karşı ortak mücadele çağrısı İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerinin son yıllarda daha belirgin hale geldiğini ifade eden Cengiz Balık, sektörün sürdürülebilir büyümesi için üretim altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Balık; “Don, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar üretim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Buna rağmen sektörümüz üretmeye, ihraç etmeye ve ülkemize döviz kazandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modelleri daha da önem kazanacak” ifadelerini kullandı. Hedef: Dünya pazarlarında daha güçlü bir Türkiye Türk yaş meyve ve sebze sektörünün güçlü üretim altyapısı, deneyimli üreticileri ve ihracatçılarıyla küresel pazarlardaki büyümesini sürdüreceğini vurgulayan Balık, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye, sahip olduğu iklim çeşitliliği, üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarıyla dünyanın en önemli yaş meyve sebze tedarikçilerinden birisi konumunda. Önümüzdeki dönemde ürün çeşitliliğimizi artırarak, yeni pazarlara açılarak ve katma değerli ihracata odaklanarak ülkemizin yaş meyve sebze ihracatını daha da yukarı taşıyacağız.” Üretimde öne çıkan artışlar Kivi üretimi 23 yılda yaklaşık 36 kat arttı. Nar üretimi yaklaşık 11 kat büyüdü. Muz üretimi 9 katın üzerinde artış gösterdi. Kayısı üretimi yaklaşık 4 kat yükseldi. Mandalina üretimi yüzde 237 arttı. Elma üretimi iki katına çıktı. Şeftali-nektarin üretimi yaklaşık yüzde 160 büyüdü. İhracatta rekor büyüme 2002–2024 döneminde ihracat artışları üretim artışlarının da önüne geçti. Çilek ihracatı 400 katın üzerinde arttı. Kivi ihracatı yaklaşık 401 kat büyüdü. Elma ihracatı 22 kat yükseldi. Nar ihracatı 19 kat arttı. Kayısı ihracatı yaklaşık 14 kat büyüdü. Karpuz ihracatı 8 katı geçti. Şeftali-nektarin ihracatı yaklaşık 8,5 kat arttı. Kiraz ihracatı yaklaşık 4 kat yükseldi. Mandalina ihracatı yüzde 170’in üzerinde artış gösterdi.

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi

Türk yaş meyve sebze sektörü, 2025 yılı Nisan ayında sergilediği performansla göz doldurdu. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (AKİB) seçimli genel kurulunda başkanlığa seçilen Bülent Sarıkaya, göreve rekor rakamlarla başladı. Nisan ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 40 artışla 329,4 milyon dolara ulaştı. ​AKİB’de Yeni Yönetim ve Sürdürülebilirlik Vizyonu ​Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda, Sarıkaya Tarım temsilcisi Bülent Sarıkaya bayrağı Ferhat Gürüz’den devraldı. Tek listeyle girilen seçimlerin ardından açıklama yapan Sarıkaya, yeni dönemde temel önceliklerinin ihracatta sürdürülebilirlik ve katma değerli üretim olduğunu vurguladı. ​Başkan Sarıkaya, "Üretici ile ihracatçı arasındaki bağı güçlendirerek küresel rekabet gücümüzü artıracağız. Lojistik maliyetlerin optimizasyonu ve pazar çeşitliliği stratejik rotamız olacak," dedi. ​Nisan Ayı İhracat Verileri: Mandalina ve Limon Zirvede ​Türkiye’nin nisan ayı yaş meyve sebze ihracat verilerini paylaşan Sarıkaya, sektörün başarısında AKİB’in kilit rol oynadığını belirtti. Toplam ihracatın yüzde 44’ünü tek başına sırtlayan AKİB, 143,7 milyon dolarlık dış satıma imza attı. Öne çıkan ürünler ise şu şekilde; ​Mandalina: Yüzde 326 artışla 82,2 milyon dolar. ​Limon: Yüzde 57 artışla 52,3 milyon dolar. ​Domates: 49 milyon dolar ihracat geliri. ​Öne Çıkan Diğer Ürünler: Portakal, havuç, turp ve nar ihracat hacminde en güçlü ivmeyi yakalayan gruplar oldu. ​Irak Pazarında %222’lik Değer Patlaması ​Nisan ayında en dikkat çekici büyüme Irak pazarında yaşandı. Irak, hem miktar hem de değer bazında Türkiye'nin bir numaralı ihracat rotası konumuna yükseldi. ​Irak: İhracat geliri yüzde 222 artışla 98,9 milyon dolara çıktı. ​Rusya: 43,9 milyon dolarlık gelirle yerini korudu. ​Romanya: Değer bazında yüzde 16 artışla 40,7 milyon dolarlık performans sergiledi. ​Suudi Arabistan ve Gürcistan: Dinamik yükselişiyle dikkat çeken diğer önemli pazarlar oldu. ​Hedef Kuzey Amerika: Kanada Çıkartması ​Pazar çeşitlendirme stratejisi kapsamında rotayı Kuzey Amerika’ya çeviren AKİB, Kanada’nın Toronto şehrinde düzenlenen CPMA Convention and Trade Show’a katıldı. Türk narenciyesi, narı ve incirinin kalitesini Kanadalı profesyonel alıcılara tanıtan birlik, uluslararası arenadaki güvenilir tedarik zinciri imajını güçlendirdi.

Türkiye'nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Rekor İlk Çeyrek: 1 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı! Haber

Türkiye'nin Yaş Meyve Sebze İhracatında Rekor İlk Çeyrek: 1 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı!

​Türk yaş meyve sebze sektörü, 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Yılın ilk çeyreğinde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre %30 artarak 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı. ​Türkiye, tarımsal üretim gücünü ihracat rakamlarına yansıtmaya devam ediyor. 2025 yılının ilk üç ayında 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı, 2026'nın aynı döneminde büyük bir ivme kazanarak 1 milyar 70 milyon dolar seviyesine çıktı. Meyve sebze mamulleri ile birlikte toplam ihracat ise 1 milyar 580 milyon doları buldu. ​İhracatın Yıldızı: Mandalina ve Domates ​2026 yılı ilk çeyrek verilerine göre, dış satımda en çok talep gören ürünlerin başında narenciye ve sebze grubu geldi. ​Mandalina: 333 milyon dolar ile ihracatın lideri oldu. ​Domates: 159 milyon dolarlık satışla ikinci sırayı aldı. ​Biber: 152 milyon dolar ile üçüncü sırada yer aldı. ​Listeyi 121 milyon dolarla limon ve 71 milyon dolarla nar takip ederken; portakal, greyfurt, kabak ve kornişon gibi ürünler de ihracat gelirlerine önemli katkı sağladı. Özellikle ilk 10 ürünün tamamında ihracat artışı yaşanması, sektörün başarısını perçinledi. ​Hedef: 2026 Sonunda 7 Milyar Doları Aşmak ​Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılı hedeflerinin oldukça iddialı olduğunu belirtti. Uçak, 2025 yılında toplam 6,2 milyar dolarlık ihracat yapıldığını hatırlatarak şunları söyledi: ​"İlk çeyrekteki performansımız, 7 milyar dolarlık yıl sonu hedefimizi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. Bu yıl yağışların iyi olması rekolte beklentimizi artırdı. İklim koşulları bu şekilde devam ederse hedeflerimize rahatlıkla ulaşacağız." ​En Çok İhracat Yapılan Ülkeler Hangileri? ​Türkiye'nin yaş meyve sebze ürünlerine en yoğun talep yine geleneksel pazarlardan geldi. İhracat pazarlarında ilk üç sırayı şu ülkeler paylaştı: ​Rusya Federasyonu: 263 milyon dolar ​Irak: 127 milyon dolar ​Romanya: 122 milyon dolar ​Bu ülkeleri Almanya ve Ukrayna takip ederek Türk ürünlerinin Avrupa ve bölge coğrafyasındaki hakimiyetini tescilledi. ​Ege Bölgesi İhracat artışında Hız Kesmiyor ​Ege Bölgesi, Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının %20'sini sırtlamaya devam ediyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026’nın ilk çeyreğinde ihracatını %11 artırarak 68 milyon dolara çıkardı. ​Ege'nin ihracat listesinde ise domates, 28,5 milyon dolarlık pay ile zirvedeki yerini korurken; mandalina ve biber bölgenin en çok kazandıran diğer kalemleri oldu. Ege Bölgesi'nden yapılan ihracatta en önemli pazarlar ise Rusya, Polonya ve Ukrayna olarak sıralandı.

"Hamzabeyli Köyümüz Atölye" Projesi Kapsamında Eğitimler Başladı Haber

"Hamzabeyli Köyümüz Atölye" Projesi Kapsamında Eğitimler Başladı

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer’in katılımlarıyla, Hamzabeyli Mahallesi’nde kısa bir süre önce hayata geçirilen ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesi kapsamında, üretici kadınlara yönelik ilk eğitimler başladı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde; Toroslar ilçesinde eski köy okulunun dönüştürülmesiyle kurulan atölyede gerçekleştirilen eğitimlerde, atölyeden yararlanmak isteyen kadın üreticiler birçok konuda bilgi edindi. Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapan Gıda Mühendisi Döndü Gürlekoğlu tarafından makine ve ekipman tanıtımı yapılırken, Gıda Teknikeri Ayşegül Tor Karacan ise kapsamlı hijyen eğitimi verdi. Üretici kadınlar atölye alanını gezerek, kurulu ekipmanlar hakkında detaylı bilgi aldı. İş Sağlığı ve Güvenliği uzmanı Harun Alptekin Topçu, kadın üreticilere iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vererek; üretim sürecinde karşılaşılabilecek riskler, güvenli çalışma yöntemleri ve koruyucu ekipman kullanımı hakkında detaylı bilgilendirme yaptı. ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’ projesiyle; kırsalda üretim yapan kadınların bilgi ve ekipman desteğiyle güçlendirilmesi, yerel ürünlerin markalaşması ve bölge ekonomisine katkı sağlanması amaçlanıyor. Atölye sayesinde, ürünlerin katma değerinin daha yüksek hale getirilmesi hedefleniyor Proje kapsamında; Hamzabeyli ve çevre mahallelerde yetiştirilen Coğrafi İşaret Tescilli Mersin Kan Portakalı ve nar işlenerek, katma değeri daha yüksek hale getirilecek. Hijyen kurallarına uygun üretim ortamı sayesinde, hem üretici kadınların gelir elde etmesi hem de tüketicilerin güvenli gıdaya ulaşması hedefleniyor. Atölyede kurulu olan alan ve makine ekipmanlar; ortak kullanım, eğitim ve üretim faaliyetleri kapsamında değerlendirilecek. Hamzabeyli başta olmak üzere Işıktepe, Çukurkeşlik, Çavak, Çamlıdere ve Karahacılı mahallelerinde tarımsal üretim yapan kadınlar; kendi yetiştirdikleri ürünleri atölyeye getirerek, Büyükşehir’e ait makine ve ekipmanları teknik personel gözetiminde kullanabilecek. Atölyeyi kullanmak isteyenler, 0 538 574 42 14 ve 0 324 533 26 08 numaralı telefonlar üzerinden randevu alabilecek. Üretici kadınlara geniş ekipman desteği ve eğitim imkanı sunuluyor Köyümüz Atölye’de, üretici kadınların ihtiyaç duyduğu pek çok makine ve ekipman ortak kullanıma sunuluyor. Hamur yoğurma makinesinden yufka, mayalı ürün ve erişte üretim ekipmanlarına; reçel, marmelat ve nar ekşisi yapımında kullanılan pişirme kazanlarından tarhana gibi ürünler için öğütme makinesine kadar geniş bir teknik altyapı bulunuyor. Ayrıca nar taneleme ve sıkma makinesi ile turşu ve konserve yapım ekipmanları da atölyede yer alıyor. Bu donanım sayesinde kadın üreticiler, kendi yetiştirdikleri ürünleri hijyenik ve kontrollü bir ortamda işleyerek katma değeri daha yüksek ürünlere dönüştürebilecek. Hamzabeyli ve çevre mahallelerde ikamet eden kadınlara duyuru yapılarak, her ayın son cuma günü teknik eğitimler verilecek. Eğitim programı arasında; Makine Ekipman Kullanımı, İş Sağlığı ve Güvenliği, Personel Hijyeni, Gıda Okuryazarlığı ile Nar Ekşisi Üretimi gibi başlıklar yer alıyor. Ayrıca randevu alan vatandaşlara yönelik; 10 kişilik kontenjanla sınırlı olmak üzere, ayın ilk ve son haftasına denk gelen çarşamba günleri uygulamalı atölyeler düzenlenecek. Bölgenin geleneksel tatları, modern üretim teknikleriyle buluşturuluyor Atölye çalışmalarında, sıfır atık yaklaşımı ve yerel lezzetlerin yaşatılması ön planda tutuluyor. Kan Portakalı Reçeli, Kan Portakallı Limonata ve Çikolatalı Kan Portakal Çubukları gibi ürünlerle, hem coğrafi işaretli ürünler değerlendiriliyor hem de üretimde atık oluşumunun azaltılması hedefleniyor. Bunun yanı sıra Tapı Ekmeği, turunç ve limon ekşisi yapımı, kurutma ve tütsü atölyeleriyle; bölgenin geleneksel tatları modern üretim teknikleriyle buluşturularak, hem kültürel miras korunuyor hem de ekonomik değere dönüştürülüyor. Gürlekoğlu: “Atölyede hem üreteni hem de tüketeni koruyan bir sistem oluşturduk” Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Gıda Mühendisi olarak görev yapan Döndü Gürlekoğlu, ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de, üretici kadınların Mersin Kan Portakalı ve nar için katma değerli bir üretim yapabileceklerini ve bunun yanı sıra diğer tarımsal ürünleri de katma değerli hale getirebileceklerini anlatarak, “Ürünler, ambalajlamadan etiketlemeye kadar sağlıklı ve güvenilir gıda haline gelecek. Atölyede hem üreteni hem de tüketeni koruyan bir sistem oluşturduk” dedi. ‘Hamzabeyli Köyümüz Atölye’nin, İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından verilen işletme kayıt belgesine sahip bir yer olduğunu ifade eden Gürlekoğlu, “Burada, ortak kullanım yapmak isteyenlerin kaydını açacağız. Üreticinin ismi ve üreteceği ürünün kaydı alınacak. O kişiye bir teknik personel ataması yapılacak. Teknik personelimiz eşliğinde formları tutularak, ürünlerin izlenebilirliği sağlanacak ve ürünler son haline getirilecek. Böylece kadınlar da kendi ürünlerini güvenli gıda şekline dönüştürerek, satışlarını daha kolay hale getirecek” diye konuştu. “Verdiğimiz eğitimlerle kadınlar, atölyeyi daha aktif ve doğru bir şekilde kullanacak” Atölye’nin ortak alan, eğitim ve diğer birimler olmak üzere kullanım detaylarını da paylaşan Gürlekoğlu; atölyeler sayesinde kentteki vatandaşları kırsala getirerek, proje ve tarımsal ürünlerin tanıtımını yapacaklarını kaydetti. Gürlekoğlu, “Hamzabeyli Köyümüz Atölye’de kadınların eğitim alarak, ortak kullanıma başlaması gerekiyor. O yüzden ilk olarak makine-ekipman kullanımı, personel hijyeni ve iş sağlığı güvenliği ile ilgili eğitimler düzenledik. Verdiğimiz bu eğitimlerle, mahalledeki kadınlar bu alanı daha aktif ve doğru bir şekilde kullanacaklar. Köyümüz Atölye Projesi’ni biz kurduk, fakat bunun devamlılığını sağlayacak olanlar kadınlardır. O yüzden tarımsal ürünlerini bu alanda üretip, bu alanın devamlılığını sağlamalarını bekliyoruz” ifadelerine yer verdi. Üreten kadınların bir diğer adresi bundan sonra Köyümüz Atölye olacak Bölgenin niş ürünü Kan Portakalı ile birçok ürün elde eden üreticilerden Merve Cömertler, “Köyümüz Atölye’nin açılması, buradaki kadınların ellerindeki ürünleri değerlendirmesi açısından çok iyi oldu. Ben Kan Portakalı üretiyorum ve Kan Portakalı’ndan kurabiye yapıyorum. Burada reçel yapmayı da düşünüyorum. Daha önce lokum denemiştim. Evde kendi başıma üretimler yapıyordum, ama burada gıda teknikeri arkadaşlarla daha bilinçli bir şekilde üretim yapabileceğiz” dedi. Aldıkları eğitim hakkında da bilgi veren Cömertler, “Bugün hijyen eğitimi verildi. Makinelerin kullanımı anlatıldı. Hangi makinenin ne işe yaradığını öğrendik. Atölyede çeşitli makinelerimiz var. Geniş imkanlara sahibiz. Belediyemize ve özellikle Meral Hanım’a, bize böyle bir imkan sundukları için minnettarız. Büyükşehir Belediyemiz, üreten kadına her zaman destek veriyor” diye konuştu. Bir başka üretici kadın Meryem Oktay, eğitim programında Köyümüz Atölye’yi yakından tanıdıklarından bahsederek, “Bahçemizde kan portakalı, zeytin, nar yetiştiriyoruz. Nar ekşisini kaynatmak ve Kan Portakalı’nın reçeli, kurutma makineleri sayesinde daha kolay olacak. Köyümüz Atölye, biz üreten kadınlar için bir armağan oldu. Mesela benim evimde yufka yapmak için müsait bir yerim yok. Buradaki yufka açma bölümü hoşuma gitti. Herkesin ihtiyacını karşılayacak makineler var. Başkanımıza ve Meral Hanım’a teşekkürlerimizi sunuyorum” ifadelerine yer verdi. Üreten kadınlardan Eda Bilgiç, mahallelerinde açılan Köyümüz Atölye’nin kendileri için bir fırsat olduğunu belirterek, “Üretim yapabileceğimiz güzel bir alan oluştu. Herkes evinde bir şeyler üretiyor zaten. Bunu uygun koşullarda, uygun şekilde üretip belediyenin de desteğiyle pazarlamak güzel bir şey. Ben evimde çok fazla tarhana ve erişte yapıyorum. Özellikle köyde yetişen otları kullanarak yaptığım sebzeli eriştelerim de var. Bunları burada uygun koşullarda üretmek benim için de iyi olacak” dedi. Kadınların dayanışmasıyla yapılan ürünlerin, Büyükşehir’in ve Mersinden Kadın Kooperatifi’nin desteğiyle kadınlara bir geçim kaynağı olabileceğini de sözlerine ekleyen Bilgiç, “Hep birlikte üretip pazarlayabileceğiz. Bu açıdan çok önemli bir proje. Köyüm adına çok mutluyum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.