Hava Durumu

#Narenciye

Kırsal Haber - Narenciye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Narenciye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mayıs Ayında Yaş Meyve Sebze İhracatının Yüzde 41’ini Şeftali Oluşturdu Haber

Mayıs Ayında Yaş Meyve Sebze İhracatının Yüzde 41’ini Şeftali Oluşturdu

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Türkiye’nin mayıs ayında 322,1 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihracatı gerçekleştirdiğini belirtti. İhracat miktarında yüzde 22’lik düşüş yaşanmasına karşın değer bazında yüzde 14’lük artış elde edildiğini vurgulayan Sarıkaya, söz konusu performansın sektörün yüksek katma değerli ihracata yönelme hedefinin sahada karşılık bulduğunu ve rekabet gücünü artırdığını gösterdiğini söyledi. Türkiye yaş meyve sebze ihracatında lider konumda bulunan Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin mayıs ayında gerçekleştirdiği 165,6 milyon dolarlık dış satımla, sektör ihracatına yüzde 51 oranında destek verdiğini vurgulayan Başkan Sarıkaya, “Üreticilerimizden ihracatçılarımıza uzanan güçlü değer zincirimizin katkısıyla elde ettiğimiz bu performans, Akdeniz Bölgesi’nin yaş meyve sebze sektöründeki liderliğini ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü yansıtıyor. Sürdürülebilir üretim, kaliteli ürün arzı ve pazar çeşitlendirme stratejilerimizle sektörümüzün ihracatını daha yüksek seviyelere taşımaya kararlıyız.” dedi. Yaş meyve grubu ihracatı sırtladı, şeftali zirveye çıktı Özellikle yaş meyve grubunun sektörün büyümesinde belirleyici rol oynadığına dikkati çeken Başkan Sarıkaya, bu kümede değer bazında yüzde 21 artışla 227,6 milyon dolara ulaşıldığını, toplam sektör ihracat gelirlerinin yüzde 71’inin yaş meyve grubundan elde edildiğini ifade etti. Şeftalinin mayıs ayının açık ara yıldızı olduğunu vurgulayan Sarıkaya, “Şeftali ihracatımız miktarda yüzde 141, değerde ise yüzde 128 artarak 132,5 milyon dolara yükseldi. Toplam yaş meyve sebze ihracatımızın yüzde 41’ini tek başına şeftali oluşturdu. Bu performans, ürün bazında yakalanan en güçlü büyüme hikâyelerinden biridir.” diye konuştu. 49,7 milyon dolarlık ihracatla ikinci sırada yer alan kayısının başarılı performansını değerlendiren Başkan Sarıkaya, miktar bazında yüzde 14’lük düşüşe karşın değer bazında yüzde 10’luk artış sağlanmasının, ürünün küresel pazarlardaki talep gücünü ve fiyatlama avantajını koruduğunu gösterdiğini ifade etti. “Portakal ihracatında 4 haneli artış yakaladık” Narenciye grubundaki yükselişin de dikkat çekici olduğunu ifade eden Sarıkaya, limon ihracatının yüzde 13 artışla 16,4 milyon dolara, mandarin ihracatının yüzde 232 artışla 11,9 milyon dolara ulaştığını söyledi. Portakal ihracatında yüzde 1.137, greyfurt ihracatında ise yüzde 179 oranında değer artışı sağlandığını vurgulayan Sarıkaya, “Narenciye ürünlerinde elde ettiğimiz bu güçlü ivme, Türk ürünlerinin uluslararası pazarlardaki talep gücünü açıkça ortaya koyuyor.” diye konuştu. Öte yandan sebze grubunda daha temkinli bir görünüm yaşandığını belirten Sarıkaya, domates ihracatının yüzde 40 gerileyerek 15,7 milyon dolara düştüğünü, buna rağmen biber ihracatının yaklaşık 20 milyon dolarlık hacimle lider sebze ürünü olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Kabak ihracatında yakalanan yüzde 54’lük değer artışının ise sektör adına önemli bir başarı olduğunu dile getirdi. “Irak, tek başına toplam ihracatın yüzde 35’ini oluşturarak en büyük pazar konumunu korudu” Mayıs ayı ülke bazlı ihracat verilerini değerlendiren Sarıkaya, Türk yaş meyve sebze sektörünün başta Ortadoğu, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Avrupa pazarlarında güçlü konumunu koruduğunu vurguladı. Sarıkaya, ihracatın coğrafi dağılımına bakıldığında yakın ve geleneksel pazarlardaki talebin sektörün büyümesine önemli katkılar sağladığını ifade etti. Mayıs ayında Irak’ın 111,3 milyon dolarlık ihracat hacmiyle Türkiye’nin en büyük pazarı olmayı sürdürdüğünü vurgulayan Sarıkaya, bu ülkeye yapılan ihracatın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 56 arttığını kaydetti. Irak’ın tek başına toplam ihracatın yüzde 35’ini oluşturduğuna dikkat çeken Sarıkaya, “Irak pazarı, Türk yaş meyve ve sebze sektörü için stratejik önemini koruyor. Bölgedeki güçlü ticari ilişkiler ve lojistik avantajlarımız ihracat performansımıza doğrudan yansıyor.” dedi. Rusya Federasyonu’nun 87,9 milyon dolarlık ihracat hacmiyle ikinci sırada yer aldığını belirten Sarıkaya, bu pazarda değer bazında yüzde 25 büyüme sağlandığını ifade etti. Irak ve Rusya’ya gerçekleştirilen toplam ihracatın yaklaşık 200 milyon dolara ulaştığını kaydeden Sarıkaya, “İki ülke toplam ihracatımızın yüzde 62’sini oluşturuyor. Bu tablo, sektörün bölgesel pazarlardaki güçlü pozisyonunu net biçimde gösteriyor.” değerlendirmesinde bulundu. “Alternatif pazarlarda yaşanan yüksek büyüme dikkat çekici” Avrupa pazarlarında ise daha seçici ve değer odaklı bir ihracat yapısının öne çıktığını belirten Sarıkaya, Romanya, Almanya ve Ukrayna gibi önemli pazarlarda değer kayıpları yaşanmasına rağmen Polonya’da yüzde 8, Birleşik Krallık’ta yüzde 26 ve Çekya’da yüzde 28 oranında artış elde edildiğini söyledi. Verilerde en dikkat çekici gelişmelerden birinin alternatif pazarlarda yaşanan yüksek büyüme olduğunu vurgulayan Sarıkaya, Gürcistan’a yapılan ihracatın değer bazında yüzde 113, Belarus’a yüzde 176 ve Lübnan’a yüzde 2.734 oranında arttığını belirtti. Bu tablonun pazar çeşitlendirme çalışmalarının olumlu karşılık bulduğunu gösterdiğini ifade eden Sarıkaya, “Geleneksel pazarlarımızdaki gücümüzü korurken yeni ve gelişen pazarlarda yakaladığımız yüksek büyüme oranları sektörümüz açısından son derece kıymetlidir. Özellikle Lübnan, Belarus ve Gürcistan gibi pazarlarda elde edilen ivme, ihracatçılarımızın yeni fırsatları başarıyla değerlendirdiğini gösteriyor.” diye konuştu.

Yaş Meyve Sebze Sektörü Japonya, Abd, Mısır Ve Hindistan Pazarlarına Odaklandı Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü Japonya, Abd, Mısır Ve Hindistan Pazarlarına Odaklandı

Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatında yeni bir dönemin kapıları aralandı. Sektörün çatı kuruluşu olan Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu, yol haritasını belirlemek üzere ilk toplantısını koordinatör birlik Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) ev sahipliğinde Mersin’de gerçekleştirdi. AKİB yerleşkesinde düzenlenen buluşmada, alınan stratejik kararlar yalnızca sektörün gelecek rotasını çizmekle kalmadı; aynı zamanda Türk tarımının küresel pazarlardaki yükselişine yeni bir ışık tuttu ve ihracat hedeflerine yönelik kararlılığı gözler önüne serdi. Oğuzhan Altun sektör kurulu başkanlığına seçildi Toplantıda oy birliğiyle Sektör Kurulu Başkanlığı’na seçilen Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuzhan Altun, 2026 -2027 sezonu vizyonunu net bir dille ortaya koydu. Başkan Yardımcılıklarına ise Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği Başkanı Mehmet Ali Can ile Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Murat İsmail Hamdi Taner getirildi. “2026’yı rekor üretim ve rekor ihracat yılı yapma kararlılığındayız” Başkan Oğuzhan Altun, yaptığı açıklamada sektörün 2026 yılının ilk çeyreğinde yakaladığı başarıya dikkat çekerek, “Ocak-Mart döneminde yaş meyve sebze ihracatımız 1 milyar 73 milyon dolar seviyesine ulaşarak, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35 artış kaydetti. Bu sadece bir başlangıç. 2026’yı rekor üretim ve rekor ihracat yılı yapma kararlılığındayız. Ticaret Bakanlığımız ile Tarım ve Orman Bakanlığımızın destekleriyle sektör olarak tarih yazmaya hazırlanıyoruz.” ifadelerini kullandı. “Bursa siyah incirinde Japonya’ya, narenciyede ABD’ye, elmada Mısır ve Hindistan’a odaklandık” Vizyoner bir yol haritasıyla yeni pazar açılımlarını ana gündemleri haline getireceklerini kaydeden Altun, “Japonya’ya prestijli bir adım atıyoruz. Bursa Siyah İnciri’nin Japonya’ya ihracatı için bitki sağlığı protokol görüşmelerini hızlandırdık. Bu sezon içerisinde ilk sevkiyatlarımızı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Böylece ‘Uzak Doğu’nun İncisi’ olarak anılan Türk inciri, Japon pazarında hak ettiği yeri alacak. ABD pazarına narenciye hamlesi de çok yakında geliyor. Mandalina ve diğer narenciye ürünlerimizin ABD’ye ihracatının önünü açacak teknik ve diplomatik görüşmeler olumlu ilerliyor. Bu önemli pazara çok kısa bir zamanda adım atmayı planlıyoruz. Rekor elma üretimimizi de en iyi şekilde değerlendirmek için Mısır ve Hindistan’a odaklandık. Mısır’daki ithal vergilerinin düşürülmesi için diplomatik trafiğimiz yoğun şekilde devam ediyor. Aynı zamanda en büyük alıcımız Hindistan’daki lojistik sorunlara da çözüm arıyoruz, böylece üretimimizi ihracata dönüştürerek katma değeri artırmayı hedefliyoruz.” diye konuştu. “2026 yılı ihracatta rekorlar yılımız olacak” Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu’nun ihracat hacminin önündeki en büyük engellerden biri olan lojistik ve sınır kapısı sorunlarının da masaya yatırıldığını kaydeden Altun, “Bulgaristan, Yunanistan ve Rusya Federasyonu sınır kapılarındaki yoğunlukların azaltılması ve AB tarafındaki denetim süreçlerinin daha adil ve verimli hale getirilmesi için kararlılıkla çalışıyoruz. Ticaret Bakanlığımızın proaktif diplomasisi sayesinde bu sorunları aşacağız. Sektörümüzün sürdürülebilir büyümesini desteklemek, geleneksel pazarlarımızı korumak, yeni pazarlar kazanmak ve rekabet gücümüzü artırmak amacıyla yürüttüğümüz bu çalışmalarla 2026 yılını rekorlar yılı yapmak için tüm üyelerimizin, paydaşlarımızın ve kurumlarımızın katkı ve iş birliğine büyük önem veriyoruz. Birlikte başaracağız.” diye konuştu.

CHP'li Kış: "Türkiye Tarım Ülkesiydi, İthalat Ülkesine Dönüştürüldü" Haber

CHP'li Kış: "Türkiye Tarım Ülkesiydi, İthalat Ülkesine Dönüştürüldü"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye’de tarımsal üretimde yaşanan çöküş ile vatandaşın giderek büyüyen borç yükünü birlikte değerlendirerek iktidarın ekonomi politikalarına sert sözlerle yüklendi. Kış, “Bir zamanlar kendi kendine yeten Türkiye, bugün portakalı İran’dan, buğdayı savaş halindeki ülkelerden, mercimeği Kanada’dan ithal eder hâle getirildi. Vatandaş ise maaşıyla değil kredi kartıyla yaşamaya zorlanıyor” dedi. Türkiye’nin gerçek gündeminin “geçim krizi” olduğunu vurgulayan Kış, üretimden kopan çiftçinin de borç altında ezilen vatandaşın da aynı ekonomik düzenin mağduru olduğunu söyledi. “TÜRKİYE TARIM ÜLKESİYDİ, İTHALAT ÜLKESİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ” Tarım ürünleri ithalatına ilişkin verileri değerlendiren Kış, yalnızca yılın ilk üç ayında yaklaşık 6,4 milyar dolarlık tarım ithalatı yapılmasının Türkiye açısından alarm niteliğinde olduğunu belirtti. Kış, “Konya Ovası yıllarca tahıl ambarı olarak anıldı. Bugün ise Türkiye, savaşın ortasındaki Rusya ve Ukrayna’dan yüz milyonlarca dolarlık buğday ithal ediyor. Bu tablo sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir çöküştür” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin narenciye üretim merkezi olan Akdeniz Bölgesi’ne rağmen portakal ithal edilmesini de eleştiren Kış, şunları söyledi: “Mersin’den Adana’ya, Antalya’dan Muğla’ya kadar narenciye bahçeleriyle dolu bir ülkede yaşıyoruz. Buna rağmen İran’dan ve KKTC’den portakal ithal ediyoruz. Çiftçi dalındaki ürünü maliyetini kurtarmadığı için toplatamazken, market rafındaki fiyat vatandaşın cebini yakıyor.” Kış, yalnızca portakal değil; elma, patates, mercimek, nohut, pirinç, pamuk ve çay gibi ürünlerde de ithalatın hızla arttığına dikkat çekti. “Çay ülkesi denilen Türkiye’nin Sri Lanka’dan, Hindistan’dan ve Kenya’dan çay ithal etmesi; Çukurova’nın pamuğunu kaybedip ABD ve Brezilya’dan pamuk almak zorunda kalması, tarım politikalarının iflas ettiğinin göstergesidir” diyen Kış, üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle toprağını terk ettiğini söyledi. “ÇİFTÇİ ÜRETEMİYOR, VATANDAŞ KREDİ KARTIYLA YAŞIYOR” BDDK verilerine göre Türkiye’de toplam kredi hacminin bir yılda 18,3 trilyon liradan 25,5 trilyon liraya yükseldiğini hatırlatan Kış, vatandaşın artık temel ihtiyaçlarını bile borçlanarak karşıladığını ifade etti. Takibe düşen kredi miktarının da 308 milyar liradan 703 milyar liraya çıktığını belirten Kış, “Bu rakamlar bize şunu söylüyor: İnsanlar artık geçinmek için kredi kartına yükleniyor ve önemli bir kısmı bu borçları ödeyemiyor” dedi. Asgari ücretin yılın ilk aylarında büyük ölçüde eridiğini söyleyen Kış, milyonlarca yurttaşın açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini vurguladı. “Bugün Türkiye’de insanlar maaşıyla değil, kredi kartıyla yaşıyor. Emekliler yeniden çalışmak zorunda kalıyor. Asgari ücretli, daha maaşı cebine girmeden borcunu düşünmeye başlıyor. Bu tablo ekonomik kriz değil; doğrudan doğruya bir hayat pahalılığı felaketidir.” “ÜRETİM BİTTİKÇE BORÇ BÜYÜYOR” Tarımda yaşanan çöküş ile vatandaşın borç yükü arasında doğrudan bağ bulunduğunu ifade eden Kış, yanlış ekonomi politikalarının Türkiye’yi hem ithalata hem de finansal bağımlılığa sürüklediğini söyledi. Kış, “Üretimden koparılan çiftçi tarlasını bırakıyor, tüketici ise kredi kartına mahkûm ediliyor. Türkiye üreten bir ekonomi olmaktan çıkarılıp borçla ayakta duran bir ülkeye dönüştürüldü” dedi. Sanayicilerin ve iş dünyasının da mevcut vergi sisteminden şikâyet ettiğini belirten Kış, ekonomideki güvensizlik ortamının yatırım kararlarını da olumsuz etkilediğini söyledi. “HALKIN GERÇEK GÜNDEMİ AÇLIK VE GEÇİM MÜCADELESİDİR” İktidarın ekonomik tabloyu perdelemek için yapay gündemler oluşturduğunu savunan Kış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye’nin gerçek gündemi; kredi kartı borcunu ödeyemeyen milyonlardır, üretmekten vazgeçen çiftçidir, geçinemediği için yeniden iş arayan emeklidir. Saray başka gündemler konuşabilir ama vatandaşın gündemi mutfaktır, pazardır, borçtur, geçim savaşıdır.”

Gürer: ''Limon Gibi Üretici de Tüketici de Sıkılıyor'' Haber

Gürer: ''Limon Gibi Üretici de Tüketici de Sıkılıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, limon ithalatına ilişkin verileri değerlendirerek mevcut tarım politikalarını eleştirdi. Limon üretimi olan bir ülkede ithalat yapılmasının yanlış olduğunu belirten Gürer, fiyat dalgalanmalarının hem üreticiyi hem tüketiciyi mağdur ettiğini söyledi. Türkiye’nin limon ithalatına ödediği dövize dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde limon ithalatı 2024 yılında 2.054 ton olarak gerçekleşti. Bu ithalat için 1 milyon 941 bin 609 dolar yurt dışına ödendi. Ülkemizde ise limon üretici elinde kaldı.5 liraya bahçede satamadı, üretici de ürün kaldı. Rafta ise ürün fiyatı katladı. İthalatta yapıldı. 2025 yılında limon ithalatı 2.130 ton oldu ve yaklaşık 2 milyon 370 bin dolar döviz yurt dışına gitti. 2025 yılında bu kere tüccar alım yaptı. Ağustos ayında erkenci limon hasadı ile başlayan süreç Ocak 2026’da büyük ölçüde sona erdi. Limon stokta var. Buna rağmen 2026 yılında sadece bir ayda 705 ton limon ithalatı yapıldı ve bunun karşılığında 549 bin 344 dolar ödeme gerçekleştirildi. Stokta limon fiyatı artabileceği düşünen Ticaret Bakanlığıgümrük vergisi düşürüp ithalatı kolaylaştırdı” dedi. “LİMON VERGİSİ %54’TEN %10’A DÜŞÜRÜLDÜ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İthalatla ilgili yeni bir karar alındı. Limondaki vergi oranı yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldü ve Temmuz ayı sonuna kadar da bu uygulamanın devam edeceği bildirildi. Ülkemizde limonda erkenci hasat Ağustos ayında başlar, Aralık ayı sonu ile Ocak ortalarına kadar devam eder. Hasat edilen limonların bir bölümü de depolanarak piyasaya sunulur. 2025 yılı ürünü depoda var “ifadelerini kullandı. “DEPOLARDA ÜRÜN VAR AMA FİYATLAR DENGESİZ” Depolarda stok bulunan ürünlere dikkat çeken CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Şu anda çiftçinin elinde çok fazla ürün kalmamış olabilir ama depolarda stoklanmış limonlar var. Bu ürünlerin depoya giriş fiyatı yüksekti. İktidar da limon fiyatlarındaki artışı frenlemek için ithalat vergisini düşürdü ve fiyatları dengelemeye çalışıyor. Ancak bu tür müdahalelerin piyasadaki dengeleri etkiliyor. Ürün üreticiden çıkınca Tüccar bu işten kazanıyor. Üreten ve tüketen kaybediyor “ diye konuştu. Gürer, “Bir yerde üretici ürettiği üründen para kazanamazsa bu işten soğur. Bu tür uygulamalar piyasa dengesini de bozuyor.” dedi. “RAFLARDA 150 LİRA, ÜRETİCİDE 5 LİRA” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fiyat dalgalanmalarının üretici ve tüketici açısından ciddi sorun yarattığını belirterek, “Bir bakıyorsunuz limon market rafına 100–150 liradan giriyor. Bir bakıyorsunuz 2024 yılında olduğu gibi üreticinin elinde 5 liradan bile alıcı bulamıyor. Bu sürekli değişkenlik hem üretici hem tüketici açısından ciddi bir sorun yaratıyor,” dedi. “PLANLI VE ÖNGÖRÜLEBİLİR POLİTİKA ŞART” Fiyatları dengelemek için yapılan ithalat kararlarının sorunu çözmeyeceğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, planlı bir tarım politikası gerektiğini belirterek, “Fiyat dengelemek için yapılan bu tür uygulamalarda planlı, öngörülebilir ve dengeli bir politika izlemek gerekiyor. Çünkü bu kez de tüccar zarar ediyor. Tüccar zarar ettiğinde ürün alımında geri duruyor ve bu da tarladaki ürünün sorun yaşamasına yol açıyor. Tüccar geri durduğu yerde kamu alıma girerek stoklanabilir ürün piyasayı dengeleyebilir. Kooperatifçilikte bu bağlamda geliştirilip üreten ve tüketen korunması sağlanabilir.” diye konuştu. “ÜRETEN KORUNURSA SORUN ÇÖZÜLÜR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözümün üreticiyi koruyan kamucu bir modelden geçilmesi gerektiğini ifade ederek, “Olması gereken; makul bir kâr hesabı yapılması, girdi maliyetlerinin dikkate alınması ve kamucu bir anlayışla üreticinin zarar etmeyeceği bir sistem kurulmasıdır. Aynı zamanda tüketici de limona uygun fiyatla ulaşabilmelidir,” dedi. “İTHALATLA OYNAYARAK SORUN ÇÖZÜLMEZ” İthalat ve ihracat kararlarıyla sürekli oynanmasının kalıcı çözüm getirmeyeceğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: “Raftaki ürünün fiyatını düşürmenin yolu ithalat değil, daha çok üretim ve üretenin korunmasıdır. Üretenin girdi maliyetlerini düşürürseniz ve üretimi uygun koşullarda yapmasını sağlarsanız vatandaş da ürüne makul fiyatla ulaşır. Sürekli ithalatla oynayarak, ihracatla oynayarak sorun çözülmez. Narenciye üreticisi bir ülke olarak limon ithal etmek doğru değildir. Önce kendi kendine yeterliliğimizi sağlamalı, ardından katma değerli ürünler üretip dünyaya satacak politikalar geliştirmeliyiz.” dedi.

Limonda Gümrük Vergisinin Düşürülmesine Tepki Haber

Limonda Gümrük Vergisinin Düşürülmesine Tepki

Cumhurbaşkanı kararıyla limonda gümrük vergisinin yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürülmesine muhalefetten sert tepki geldi. İYİ Parti ve CHP temsilcileri, iktidarın yerli üreticiyi desteklemek yerine ithalatı seçmesini "öngörüsüzlük" ve "çiftçiye darbe" olarak nitelendirdi. ​Resmi Gazete’de yayımlanan kararla limon ithalatında gümrük vergisinin önemli ölçüde düşürülmesi, tarım siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ve CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, yaptıkları açıklamalarla hükümeti sert sözlerle eleştirdi. ​Turhan Çömez: "Plansızlık Üreticiye Ağaç Söktürdü" ​İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, 3 yıl önce tarlada 1 TL olan limonun bugünkü durumunu "plansızlık ve beceriksizlik" olarak tanımladı. Çömez, maliyetlerini karşılayamayan üreticilerin ağaçlarını sökmek zorunda kaldığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: ​"İktidar artan limon fiyatlarına önlem olarak yine o dâhiyane çözümü devreye soktu: İthalat! Cumhurbaşkanı kararı ile gümrük vergisi yüzde 54’ten yüzde 10’a düşürüldü. Hayırlı ithalatlar…" ​Ayhan Barut: "Bu Yangını Seyretmekten Vazgeçin" ​TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut ise kararı "üretime ve üreticiye vurulan bir darbe" olarak nitelendirdi. Doğu Akdeniz’deki narenciye üreticilerinin yıllardır feryat ettiğini belirten Barut, yanlış politikaların milli servete zarar verdiğini vurguladı. ​Barut, yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti: ​Üretici Desteklenmiyor: "Çiftçiyi desteklemek, ihracatı büyütmek gibi bir dertleri yok. İthalat sevdasıyla bir gece vakti karar alıyorlar." ​Milli Servet Yok Ediliyor: "Ürün para etmediği için dalında çürüdü, işçilik maliyetini bile karşılamadı. Çiftçimiz ağaçlarını kesmek zorunda kaldı." ​Çözüm İthalat Değil Üretim: "Gümrük vergisini düşürerek ithalatın önünü açacağınıza yerli üreticiyi destekleyin. Yanlıştan dönülmeli, bu karar derhal iptal edilmelidir." ​"İhracat Yasaklandı, Sorun Büyüdü" ​Muhalefet temsilcileri, iktidarın daha önce limon ihracatını yasaklayarak piyasayı kilitlediğini, şimdi ise yüksek fiyatların faturasını ithalat yoluyla yine üreticiye kestiğini savunuyor. Özellikle girdi maliyetleri, aşırı yağış ve zirai don gibi felaketlerle boğuşan çiftçinin, düşük gümrük vergili ithal ürün karşısında tamamen savunmasız bırakıldığı ifade ediliyor.

Yaz Meyvelerinde Yüksek Rekolte Bekleniyor Haber

Yaz Meyvelerinde Yüksek Rekolte Bekleniyor

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, Türkiye’nin şubat ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25 artış sağlayarak 398 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı. Aynı dönemde ihracat miktarının ise yüzde 14 azalışla 324 milyon kilogram seviyesinde gerçekleştiğini belirten Başkan Ferhat Gürüz, bu tablonun ürün fiyatları ve katma değerli ihracattaki artışın bir göstergesi olduğunu belirtti. Başkan Gürüz, “Yaş meyve sebze sektöründe kalite, lojistik ve pazarlama gücünü artırarak daha yüksek birim fiyatla ihracat yapmaya odaklanıyoruz. Önümüzdeki dönemde yeni pazar arayışları, soğuk zincir yatırımları ve ürün çeşitliliği sayesinde sektörümüzün ihracat performansını daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” dedi. “Sert çekirdekli meyveler, karpuz, kavun ve diğer yaz meyvelerinde iyi bir rekolte bekliyoruz” Gıda enflasyonu, üretimde yaşanan iklim kaynaklı sorunlar ve ihracattaki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmeler yapan Başkan Gürüz, 2025 yılında yaşanan don, kuraklık ve olumsuz hava koşullarının hem üretimi hem de fiyatları etkilediğini belirterek, 2026 yılı itibarıyla iklim koşullarının normalleşmesiyle birlikte piyasada dengelenme beklendiğini söyledi. Ferhat Gürüz, “2026 yılının Ocak ve Şubat aylarında Türkiye’nin en önemli sebze üretim merkezleri olan Mersin ve Antalya bölgelerinde şiddetli yağış, sel ve fırtına olayları yaşandı. Bu durum sebze üretiminde geçici bir aksama yarattı ve fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu. İklim koşullarının son dönemde normale dönmesiyle üretimde toparlanma bekliyoruz. Mart ve nisan aylarından itibaren sebze fiyatlarında bir gerileme öngörüyoruz. Mayıs ayıyla birlikte yaz meyvelerinin devreye girmesiyle piyasada arz artacak. Sert çekirdekli meyveler başta olmak üzere karpuz, kavun ve diğer yaz meyvelerinde iyi bir rekolte bekliyoruz.” diye konuştu. “Krizler maliyetleri artırıyor, Türkiye’ye fırsat doğurabilir” Küresel gelişmelerin sektör üzerindeki etkilerine de değinen Gürüz, özellikle bölgesel gerilimlerin lojistik maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu vurguladı. Süveyş Kanalı hattındaki sorunların navlun ve sigorta maliyetlerini artırabileceğini belirten Gürüz, bunun Orta Doğu ve Uzak Doğu sevkiyatlarını zorlaştırabileceğini söyledi. Öte yandan bazı gelişmelerin Türkiye için rekabet avantajı da oluşturabileceğine dikkat çekerek şunları kaydetti: “İran yaş meyve sebze ihracatında Türkiye’nin önemli rakiplerinden biri. Özellikle Rusya ve Türk Cumhuriyetleri pazarlarında güçlü bir oyuncu. Ancak bölgede yaşanan gelişmeler onların ihracatını etkileyebilir. Bu da Türkiye için bazı pazarlarda yeni fırsatlar yaratabilir.” “Toplam ihracatımızın yarısından fazlası narenciye ürün grubu” Türkiye’nin şubat ayı yaş meyve sebze ihracatını ürün gruplarına göre değerlendiren Başkan Gürüz, özellikle narenciye ve taze sebze grubunun ihracat performansına dikkat çekti. Başkan Gürüz, “Şubat ayında narenciye ihracatımız değer bazında yüzde 36 artış göstererek 206,9 milyon dolara ulaştı. Narenciye sektörü toplam ihracatımızın yarısından fazlasını oluşturmayı sürdürüyor. Taze sebze ihracatımız da yüzde 32’lik değer artışıyla 144 milyon dolar seviyesine yükseldi.” dedi. Ürün bazında değerlendirildiğinde mandalinanın açık ara liderliğini sürdürdüğünü vurgulayan Başkan Gürüz, şubat ayında mandalina ihracatının 127,2 milyon dolara ulaştığını ve değer bazında yüzde 47 artış kaydettiğini söyledi. Gürüz, sebze grubunda ise özellikle biber ve domates ihracatındaki yükselişe dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Biber ihracatımız yüzde 66 artışla 58 milyon dolara ulaştı. Domates ise 50,6 milyon dolarlık ihracatla sektörün en güçlü ürünlerinden biri olmaya devam ediyor. Taze sebze grubunda Avrupa pazarına yönelik talebin güçlü seyretmesi bu artışta önemli rol oynadı.” “Şubatta ihracatın en hızlı yükseldiği pazarlar Gürcistan ve Çekya oldu” Ülke bazında incelendiğinde Türkiye yaş meyve sebze ihracatında Rusya Federasyonu’nun liderliğini sürdürdüğünü belirten Gürüz, bu ülkeye yapılan ihracatın yüzde 37 artışla 101,5 milyon dolar seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Rusya’nın ardından Irak’ın yüzde 21 artışla 62,7 milyon dolar, Romanya’nın ise yüzde 29 artışla 39,7 milyon dolar değer ile en önemli pazarlar arasında yer aldığını kaydeden Gürüz, Avrupa Birliği ülkelerinde de dikkat çekici bir artış görüldüğünü söyledi. Gürüz, “Almanya, Polonya ve Hollanda gibi pazarlarda yaşanan güçlü artış, Türk ürünlerinin Avrupa’daki rekabet gücünü ortaya koyuyor. Özellikle sebze grubunda AB pazarında önemli bir büyüme yakaladık. Şubat ayında ihracat hacminde en güçlü ivmelenmeyi yüzde 170 artış ve 10,5 milyon dolar değer ile Gürcistan ile yüzde 162 artış ve 6,2 milyon dolar değer ile Çekya pazarlarında elde ettik.” dedi.

Ekili ve Dikili Tarım Alanları İhmal Altında! Haber

Ekili ve Dikili Tarım Alanları İhmal Altında!

Adana'da son dönemde etkili olan aşırı yağışların ardından barajdan Seyhan Nehri'ne kontrollü bırakılan su, ekili ve dikili tarım arazilerini, köy evleri ve ahırlarını sular altında bıraktı. Mağdur köylüler ve üreticilerle buluşan CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Ayhan Barut, yaşananların tümüyle ihmal, plansızlık, işbilmezlik ve öngörüsüzlükle ilgili olduğunu belirterek iktidarı sert sözlerle eleştirdi. Zararın hızla tespit edilerek mağduriyetin giderilmesini isteyen Barut, "İktidarın işbilmezliğinin, plansızlığının, öngörüsüzlüğünün faturasını yine vatandaşlar, özellikle çiftçilerimiz çekiyor" dedi. Mağdurlar da zararların karşılanmasını isterken, sorumluların da görevden alınıp hesap vermesini talep etti. "OLAN HEP ÇİFTÇİYE OLUYOR" Taşkın sonucu Seyhan Nehri'nin sular altında kalan her iki yakasında da üreticiler ve köylülerle bir araya gelip incelemelerde bulunan Ayhan Barut, sorunları ve talepleri dinledi. Yaşanan mağduriyete tanıklık eden Barut, "Olan hep çiftçiye oluyor. Dolu oldu, çiftçiyi vurdu, zirai don oldu, yine olan çiftçiye oldu. Şimdi de bölgemizde aşırı yağışların ardından barajlardan bırakılan su ekili ve dikili alanlara doldu. Şu anda Adana'da Seyhan Nehri'nin her iki yakasında da ekili ve dikili tarım alanları su altında kaldı. Narenciye bahçeleri de, buğday tarlaları da, evler de su altında kaldı. Bu iktidarın işbilmezliğinin, plansızlığının, öngörüsüzlüğünün faturasını yine vatandaşlar, özellikle çiftçilerimiz çekiyor" diye konuştu. "AFET BÖLGESİ İLAN EDİLSİN" Kuraklık, zirai don, dolu yağışı ve aşırı sıcak afetlerini anımsatan Ayhan Barut, zarar tespiti ve destek çağrıları yaparken şunları kaydetti "Çiftçinin 2025 yılından bu yana süre gelen talihsizliği devam ediyor. Tarla ve bahçeleri basan, şimdi boşa akan bu suyun her damlası çok önemli. Öngörü olsa, kuraklık zamanlarında değerlendirmek lazımdı bu suyu. Ama maalesef planlayamadıkları için suyu salıp denizlere akıtıyorlar. Denize akarken de etrafındaki her şeyi ve yeri tahrip ederek akıyor. İktidar bir an önce buradaki çiftçilerin ve vatandaşların zararlarını karşılamalıdır. Bu kadar plansızlık, öngörüsüzlük olmaz. Çiftçinin hem yaşam alanları, hem de ekili-dikili alanları tamamen su altında kaldı. Bu bölgenin derhal afet bölgesi ilan edilmeli. Hızlı bir şekilde evi, ekili-dikili alanları, ahırları, tarımsal ekipmanları zarar gören üreticilerin ve vatandaşların zararları tespit edilmeli ve hızla zararları karşılanmalıdır. Üreticilerimizin ve vatandaşlarımızın sesini duyun." Yaşanan vahim durumla ilgili mağduriyetlerini ve çözüm taleplerini anlatan üretici köylüler ise soruna neden olan sorumluların da görevden alınmasını istedi.

Yaş Meyve Sebze İhracatında Mandalina Lokomotif Ürün Oldu Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında Mandalina Lokomotif Ürün Oldu

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ferhat Gürüz, Türkiye’nin ocak ayında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 45 artış sağlayarak 513,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiğini açıkladı.Yılın ilk ayında yüzde 49 artışla 258,6 milyon dolar ihracat değerine ulaşan Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatına yüzde 50 oranında destek verdiğini vurgulayan Başkan Ferhat Gürüz, “Türkiye geneli yaş meyve sebze ihracatı ocak ayında miktarda yatay seyrederken değerde güçlü artış kaydetti. Ancak alt kalemlere bakıldığında sektör içinde ciddi bir ayrışma yaşandığı görülüyor. Narenciye ihracatındaki sıçrama sektörün değer üretme kapasitesini ortaya koyarken, yaş meyvede yaşanan sert daralma yapısal risklere işaret ediyor.” dedi. “Türk yaş meyve sebze sektörü Berlin’de küresel rekabet gücünü pekiştirdi” Küresel yaş meyve ve sebze sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan Fruit Logistica Fuarı’na milli katılım organizasyonunu 23’üncü kez başarıyla gerçekleştirdiklerini kaydeden Başkan Ferhat Gürüz, 4-6 Şubat tarihleri arasında Almanya’nın Berlin kentinde Türk ihracatçıların uluslararası alıcılarla doğrudan temas kurmasını sağlayarak 2026 ve sonrası ihracat hedefleri için önemli bir zemin oluşturduklarını söyledi. Başkan Ferhat Gürüz, “Bu yıl 90 ülkeden yaklaşık 2.500 firmanın katıldığı ve 151 ülkeden alıcının ziyaret ettiği Fruit Logistica’da, yapay zekâ, otomasyon, dijital lojistik çözümleri ve sürdürülebilir tarım uygulamaları ön plana çıktı.995 metrekarelik milli katılım alanında 39 Türk firmasının yer aldığı fuar, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze ihracatındaki rekabet gücünü ve küresel pazardaki konumunu pekiştirmesi açısından kritik bir platform sundu. Berlin Büyükelçimiz Sayın Gökhan Turan ve Berlin Ticaret Başmüşavirimiz Sayın Devran Ayık, Türkiye standını ziyaret ederek ihracatçı firmalarla bir araya geldi. Fuarda Türk firmaları; taze meyve ve sebzenin yanı sıra paketleme, soğuk zincir, kalite kontrol ve işleme teknolojileri alanlarında da potansiyel alıcılarla görüşmeler gerçekleştirdi.” diye konuştu. Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında Avrupa Birliği ülkelerinin yüzde 30,6 olduğunu, diğer Avrupa ülkelerinin payının ise yüzde 6,1 düzeyinde oluştuğunu ifade eden Başkan Ferhat Gürüz, şunları söyledi: “Avrupa’da taze ve sürdürülebilir ürün talebinin artması, Türkiye’nin organik ve iyi tarım uygulamalarıyla üretilen ürünlerini öne çıkarıyor. Dijital tedarik zinciri ve izlenebilirlik çözümleri, Türk ihracatçılara premium pazarlara erişim imkânı sağlıyor. Lojistik ve depolama altyapısındaki gelişmeler, Türkiye’yi bölgesel bir dağıtım merkezi haline getirme potansiyeli taşıyor. Yakın coğrafyadaki üretim avantajı, Avrupa’nın tedarik risklerini azaltmak için Türkiye’ye yönelmesini destekliyor. Bu kapsamda Fruit Logistica Fuarı’nı Türkiye’nin yaş meyve ve sebze sektöründe küresel marka algısını güçlendirmesi, yeni pazarlara açılması ve katma değerli ihracat hedeflerini desteklemesi açısından önemli bir kilometre taşı olarak değerlendiriyoruz.” “Mandalina lokomotif ürün oldu, pazar çeşitlendirmesi hızlandı” Türkiye’nin ocak ayındaki yaş meyve ve sebze ihracatını ürün grupları ve ülkelere göre değerlendiren Başkan Ferhat Gürüz, şöyle konuştu: “Türkiye genelinde yaş meyve sebze ihracatında ilk 20 ürün verileri, sektörün değer odaklı dönüşümünün somut sonuçlarını ortaya koyuyor. Mandalinanın yüzde 131 artış ve 215,3 milyon dolarlık ihracat değeriyle liderliğini güçlendirmesi ve toplam ihracattan yüzde 42 pay alması, narenciyenin Türkiye’nin tarımsal ihracat vizyonunda stratejik bir kaldıraç görevi üstlendiğini gösteriyor. İkinci sırada yüzde 31 artış ve 60,7 milyon dolar diğer ile limon, üçüncü sırada yüzde 4 azalış ve 48,2 milyon dolar değer ile domates yer aldı. Ülke bazında ise yüzde 161 artış sağladığımız Irak 139,5 milyon dolar değerle ilk sırada yer aldı. Yüzde 60 artış ve 103,1 milyon dolar değer ile Rusya Federasyonu ikinci, yüzde 8 artış ve 38,8 milyon dolar değer ile Romanya üçüncü oldu. Söz konusu dönemde ihracat hacminde ivmelenme yakaladığımız pazarlar arasında Irak ile birlikte Gürcistan, Çekya, Macaristan ve Beyaz Rusya öne çıkarken, Doğu Avrupa ve Kafkasya hattındaki bu genişleme Türk yaş meyve sebze ihracatının pazar çeşitlendirme stratejisinin somut sonuçlarını ortaya koydu.”

Muğla’da Çiftçilere Uygulamalı Eğitim Haber

Muğla’da Çiftçilere Uygulamalı Eğitim

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürlüğü teknik personelleri tarafından yürütülen Çiftçi Tarla Okulu (ÇTO) eğitimleri, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla il genelinde uygulanmaya başlandı. Eğitimler, Muğla’nın 13 ilçesinde teknik personel eşliğinde sahada gerçekleştiriliyor. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, Çiftçi Tarla Okulu yaklaşımının üreticilerin bilgi ve becerilerini sahada, uygulamalı olarak geliştirmeyi amaçladığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Çiftçi Tarla Okulu yaklaşımı; çiftçilerin bizzat kendi tarlalarında gözlem yaparak öğrenmesini, grup çalışması ve ortak karar alma süreçlerine katılımını esas alan önemli bir yayım modelidir. Bu sayede üreticilerimizin doğru tarımsal uygulamaları benimseme oranı artmakta, alınan kararlar daha bilinçli ve sürdürülebilir hale gelmektedir.” Uygulamalı eğitim, çiftçilerin doğru uygulamaları benimsemesini hızlandırıyor. Baydar, eğitimlerin Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şubesi’nde görevli teknik personeller tarafından yürütüldüğünü vurgulayarak, çalışmaların il genelinde 13 ilçeyi kapsadığını ifade etti. “İlimizin başat ürünleri olan zeytin ve narenciye başta olmak üzere meyve yetiştiriciliği konularında yürüttüğümüz bu eğitimler kapsamında, 13 ilçemizin her birinde haftada bir mahallede olmak üzere düzenli Çiftçi Tarla Okulu faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Amacımız; üreticilerimizin sahada doğru uygulamaları görerek öğrenmesini sağlamak ve verim ile kaliteyi arttırmaktır” dedi. Zeytin ve narenciyede verim ve kalite hedefleniyor. Muğla genelinde sürdürülen Çiftçi Tarla Okulu faaliyetlerinin, üreticilerin teknik bilgiye erişimini güçlendirmesi ve tarımsal üretimde sürdürülebilirliği desteklemesi hedefleniyor. Çiftçi Tarla Okulları, tarımda sürdürülebilir üretimi destekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.