Hava Durumu

#Narenciye

Kırsal Haber - Narenciye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Narenciye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Narenciye İhracatında Sezon Öncesi Ulaşım Arayışı Haber

Narenciye İhracatında Sezon Öncesi Ulaşım Arayışı

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, Karadeniz’de yaşanan olumsuzluklar nedeniyle Rusya ve Ukrayna’ya yaş meyve ve sebze ihracatında yaşanan ulaşım sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Doğru, ihracatın kesintisiz devamı için farklı taşıma güzergâhları ve çözüm önerileri üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirtti. Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rusya Federasyonu ve Ukrayna’nın Türkiye açısından iki büyük narenciye pazarı olduğunu belirterek, Karadeniz’de yaşanan olumsuzluklar nedeniyle bu pazarlara ulaşımda sorun yaşandığını ifade etti. Doğru, yaşanan sorunların çözümü amacıyla Cumhurbaşkanı başta olmak üzere ilgili bakanlar ve bölge milletvekilleriyle görüşmelerin sürdüğünü, ihracatçılardan alınan öneriler doğrultusunda alternatif çözüm yollarının değerlendirildiğini aktardı. Güvenli deniz ulaşımı için görüşmeler sürüyor Mutlu Doğru, Cumhurbaşkanı’nın gerçekleştirdiği ikili görüşmelerde konunun gündeme getirildiğini belirterek, tahıl koridorunda olduğu gibi Türk yaş meyve ve sebzesi taşıyan gemilerin Rusya ve Ukrayna’ya güvenli şekilde ulaşabilmesi için anlaşma ortamı oluşturulması yönünde çalışmalar yapıldığını kaydetti. Doğru, konunun Tarım ve Orman Bakanı, Dışişleri Bakanı ve Ticaret Bakanı ile Adana milletvekillerinin de yakın takibinde olduğunu belirterek, üreticiler adına ilgili isimlere teşekkür etti. Karayolu taşımacılığı için yabancı plakalı tır önerisi Paylaşımda, yerli nakliye sektörünü teşvik etmek amacıyla yurt dışından Türkiye’ye mal almak için boş tır girişine izin verilmediği hatırlatıldı. Karadeniz’deki sorun çözülünceye kadar artması beklenen karayolu taşıma talebinin karşılanması ve nakliye fiyatlarının düşürülmesi amacıyla yabancı plakalı boş tırların Türkiye’den mal alarak taşıma yapmasına izin verilmesi önerisinin de değerlendirildiği belirtildi. Mersin’den Rusya’ya doğrudan gemi rotası gündemde Alternatif taşıma seçenekleri arasında Mersin Limanı’ndan Mısır’ın İskenderiye Limanı’na uğramadan doğrudan St. Petersburg’a gidecek bir gemi rotasının oluşturulmasının da bulunduğu aktarıldı. Ayrıca Rusya Federasyonu’ndaki bazı büyük market zincirlerinin Mersin Limanı’ndan St. Petersburg’a gemi kaldırmasının da gündemde olduğu ifade edildi. Azerbaycan üzerinden yeni güzergâh değerlendiriliyor Paylaşımda, karayolu taşımacılığı için bir diğer alternatifin ise Azerbaycan’da oluşturulacak bir aktarma merkezi üzerinden yaş meyve ve sebzelerin Rusya Federasyonu’na ulaştırılması olduğu belirtildi. Bu seçeneğin bazı büyük alıcılar tarafından değerlendirildiği kaydedildi. Narenciye ihracatında sezon öncesi ulaşım arayışı Mutlu Doğru, tüm alternatif çözüm yollarının en üst düzeyden takip edildiğini ve Rusya ile Ukrayna’ya yaş meyve ve sebze ihracatının kesintisiz devam etmesi için yoğun çalışmalar ve görüşmeler yapıldığını belirtti. Narenciyenin lokomotif ihracat kalemlerine henüz kesim izni dahi verilmediğine dikkat çeken Doğru, üretilen Türk narenciyesinin ithalatçı ülkelerdeki tüketici ve marketler tarafından da sabırsızlıkla beklendiğini ifade etti. Doğru, üreticilerden morallerini bozmadan gelişmeleri yalnızca yetkili ağızlardan yapılacak açıklamalardan takip etmelerini isteyerek, yeni hasat sezonunun bereketli ve kazançlı geçmesini diledi.

CHP'li Şevkin: "Dalda Çürüyen Ürün Tarım Politikalarının İflasıdır" Haber

CHP'li Şevkin: "Dalda Çürüyen Ürün Tarım Politikalarının İflasıdır"

CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, dalında çürüyen narenciyenin tarım politikalarının iflası olduğunu vurguladı CHP Adana Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, başta Adana olmak üzere Çukurova’da narenciye üreticilerinin her geçen yıl ağırlaşan ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirterek, sektörün geleceğinin Meclis Araştırması ile bütün yönleriyle ele alınmasını istedi. Çukurova’nın Türkiye’nin en önemli narenciye üretim merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Şevkin, limon, mandalina, portakal ve greyfurt üretimiyle geçimini sağlayan binlerce üreticinin artan maliyetler, ürün fiyatlarındaki belirsizlik, pazarlama ve depolama sorunları ile ihracattaki sıkıntılar nedeniyle üretimden kopma noktasına geldiğini ifade etti. “Mazotundan gübresine, ilacından elektriğine, sulamasından işçiliğine, ambalajından nakliyesine kadar her kalemde maliyet artışı yaşayan üretici, hasat zamanı ürününü kaç liraya satacağını bilemiyor. Üreticinin alın terinin karşılığını alamadığı bir sistem sürdürülebilir değildir” diyen Dr. Şevkin, narenciye üreticisinin yalnız bırakılmaması gerektiğini söyledi. “ÜRÜN DALDA KALIRKEN ÜRETİCİ BORCA BATIYOR” Narenciyede en büyük sorunlardan birinin hasat döneminde yeterli ve öngörülebilir pazar bulunamaması olduğuna dikkat çeken Şevkin, ürünün dalında kalmasının yalnızca o yılın gelir kaybına değil, üreticinin gelecek sezon için ihtiyaç duyduğu finansmanı da sağlayamamasına yol açtığını kaydetti. Dr. Şevkin, “Üretici ürününü yetiştiriyor, masrafını yapıyor, borçlanıyor; ancak hasat geldiğinde alıcı bulamıyor ya da ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalıyor. Bir başka ifadeyle üretici hem üretirken hem de ürününü satarken kaybediyor. Bu tabloya seyirci kalınamaz” diye konuştu. (Basın Bülteni)

Çukurova Narenciyesinin Geleceği İçin Eylem Planı Haber

Çukurova Narenciyesinin Geleceği İçin Eylem Planı

Çukurova’da narenciyenin geleceği, Adana Ticaret Borsası’nda düzenlenen toplantıda ele alındı. Sektörün üretimden ihracata, sanayiden tüketime kadar tüm değer zincirinin güçlendirilmesi, yeni pazarların oluşturulması ve katma değerli üretimin geliştirilmesine yönelik öneriler değerlendirildi. Toplantıya, Adana Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Bilgiç’in yanı sıra TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi ve Adana Milletvekili Abdullah Doğru, Adana Vali Yardımcısı Abdullah Şahin, Ticaret İl Müdürü Hüseyin Gödelek, İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, üretici Mehmet Mühür ve sektör temsilcileri katıldı. “Her kilogram narenciyeye pazar oluşturmalıyız” Şahin Bilgiç, narenciye sektörünün yalnızca fiyat üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek üretim, depolama, pazarlama, ihracat, sanayi ve tüketim kanallarının birlikte güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Bilgiç, “Temel hedefimiz yalnızca ürünü satmak değil, üretilen her kilogram narenciyeye bir pazar oluşturmaktır” dedi. Mevcut ihracat pazarlarının korunmasının yanı sıra Orta Doğu, Körfez ülkeleri, Orta Asya, Uzak Doğu, Güneydoğu Asya ve Afrika gibi yeni pazarlara yönelik çalışmaların hızlandırılması gerektiği ifade edildi. İç tüketim ve katma değerli üretim öne çıktı Toplantıda zincir marketler, belediyeler, okullar, üniversiteler, yurtlar, hastaneler ve otellerin önemli pazar kanalları olarak değerlendirilmesi önerildi. “Narenciye Satış Noktaları”, “Adana/Çukurova Okul Narenciyesi Programı”, taze narenciye suyu satış noktaları, hediye paketleri ve e-ticaret gibi uygulamalar gündeme geldi. Narenciyenin meyve suyu, konsantre, aroma, uçucu yağ, pektin ve kurutulmuş ürünlere dönüştürülerek katma değerinin artırılması gerektiği belirtilirken, “Narenciye Entegre İşleme ve Katma Değer Merkezi” oluşturulmasına yönelik fizibilite çalışmalarının değerlendirilmesi önerildi. Çukurova Narenciye Ekosistemi hedefleniyor Sektörde sürdürülebilir bir yapı oluşturulması gerektiğini vurgulayan Bilgiç, hedefin dalında kalan ürünü yönetmek değil, üretilen her kilogram narenciyenin ekonomik değer bulacağı güçlü bir Çukurova Narenciye Ekosistemi oluşturmak olduğunu ifade etti. Toplantıda ayrıca sektör paydaşları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla “Çukurova Narenciye Koordinasyon Masası” ile piyasa verilerinin düzenli izlenmesini sağlayacak “Çukurova Narenciye Piyasa Bilgi Sistemi” oluşturulması önerileri değerlendirildi. Adana Ticaret Borsası’nın, Çukurova narenciyesinde üreticiden tüketiciye uzanan değer zincirinin güçlendirilmesi ve yeni pazarların oluşturulması amacıyla çalışmalarını sürdüreceği bildirildi.

YENİ Partili Ayhan Barut’tan Limon Üreticisi İçin Çağrı Haber

YENİ Partili Ayhan Barut’tan Limon Üreticisi İçin Çağrı

Adana’da 2026 limon hasadı başlarken üreticinin düşük alım fiyatı ve yüksek üretim maliyetleriyle mücadelesi sürüyor. Yüreğir Ovası’nda limon üreticilerini ziyaret eden YENİ Parti Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, limonun kilogram üretim maliyetinin yaklaşık 10 lira olduğunu, buna karşın üreticiye 5-6 lira civarında fiyat teklif edildiğini söyledi. Hasat döneminde limon üreticisinin ciddi bir fiyat sorunu yaşadığını belirten Barut, üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi için kilogram başına en az 15-16 lira fiyat oluşması gerektiğini ifade etti. Barut, alıcı bulunamaması nedeniyle ürünlerin dalında beklediğini ve limon üreticisinin zarar etme riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Adana’da limon üreticisi maliyet baskısı altında Yüreğir Ovası’ndaki bir limon bahçesinde ziraat mühendisi Hüseyin Doğru ile incelemelerde bulunan Ayhan Barut, Çukurova’da limon hasadının başladığı dönemde üreticinin beklediği fiyatı bulamadığını belirtti. Limon yetiştirmenin uzun ve emek yoğun bir süreç olduğuna dikkat çeken Barut, üreticinin yaklaşık 5 yıl boyunca ürün almak için emek verdiğini söyledi. Hasat döneminde çiftçinin gelir elde etmeyi beklediğini belirten Barut, düşük alım fiyatlarının üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade etti. Barut, “Limonu yetiştirmek kolay değil. Yaklaşık 5 yıl uğraşıyor çiftçi, emek verip üretiyor. Tam hasat vakti üretici sevinip bayram edecekken maalesef limonda yine hüsranla karşı karşıya” dedi. Limonun üretim maliyeti 10 lira, alım fiyatı 5-6 lira Limon üretim maliyetinin kilogram başına yaklaşık 10 lira olduğunu belirten Barut, üreticinin sürdürülebilir şekilde üretim yapabilmesi için maliyetlerin üzerinde bir fiyat alması gerektiğini söyledi. Üreticinin eline geçmesi gereken fiyatın en az 15-16 lira seviyesinde olması gerektiğini ifade eden Barut, piyasada 5-6 lira gibi fiyatların konuşulmasının limon üreticisini endişelendirdiğini kaydetti. Barut, yakın dönemde market ve pazarlarda kilogram fiyatı 200 liraya kadar çıkan limonun bugün üreticinin elinde kalmasına tepki göstererek, “Daha yakın zamana kadar markette ve pazarlarda kilo fiyatı 200 lirayı bulan limon ne oldu da dalında bekliyor?” diye sordu. Türkiye’de limon üretiminde Çukurova önemli bir merkez Türkiye’nin yıllık limon üretiminin yaklaşık 2 milyon ton olduğunu belirten Barut, Adana, Hatay ve Mersin’in Türkiye limon üretiminde önemli bir paya sahip olduğunu söyledi. Yüksek girdi maliyetlerinin çiftçinin üretim gücünü olumsuz etkilediğini ifade eden Barut, limon üreticisinin desteklenmesi çağrısında bulundu. Üreticinin zararına satış yapmak zorunda kalması halinde limon bahçelerinin ve ağaçlarının kesilmesi riskinin yeniden ortaya çıkabileceğini belirten Barut, bunun ülke tarımı açısından ciddi bir kayıp olacağını dile getirdi. Barut, üreticiye maliyetlerini karşılayabileceği ve sürdürülebilir üretim yapabileceği bir fiyat verilmesi gerektiğini belirterek, çiftçinin desteklenmesinin tüketici açısından da olumlu sonuçlar doğuracağını söyledi. Ziraat mühendisi Doğru: “Üretici bu işin altından kalkamayacak” Limon bahçesinde tarımsal üretim danışmanlığı yapan ziraat mühendisi Hüseyin Doğru da limon sektöründeki fiyat ve maliyet sorununa dikkat çekti. Yaklaşık 35 yıldır narenciye sektöründe çalıştığını belirten Doğru, limonda alıcı sorunu yaşandığını ve üreticiye verilen fiyatların maliyetlerin altında kaldığını ifade etti. İşçilik, akaryakıt ve gübre gibi temel tarımsal girdilerin fiyatlarının yükseldiğini belirten Doğru, buna rağmen limonun düşük fiyatlarla satılmasının üreticiyi zarara sürüklediğini söyledi. Yakın zamana kadar limon fiyatlarının yükseldiğini, depolardaki ürünlerin piyasaya çıkmasıyla birlikte fiyatların gerilediğini belirten Doğru, erkenci mandalinada da benzer bir fiyat sorunu yaşandığını ifade etti. Doğru, “Çiftçi sürekli zarar ederse bu girdi fiyatlarındaki artışla üretim sürekli zorlaşıyor. Böyle giderse üretici bu işin altından kalkamayacak” dedi.

CHP’li Şevkin’den Tarım Bakanına 41 Soruluk Önerge Haber

CHP’li Şevkin’den Tarım Bakanına 41 Soruluk Önerge

CHP Adana Milletvekili ve TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Dr. Müzeyyen Şevkin, Türkiye’de çiftçinin artan maliyetler, düşük alım fiyatları, ithalat politikaları ve plansızlık nedeniyle üretimden uzaklaştığını belirterek Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle 5 ayrı soru önergesi sundu. Toplam 41 sorunun yer aldığı önergelerde üzüm üreticileri, Çukurova çiftçisinin sorunları, tarım ithalatı, tarımsal destekler ve üretimde yaşanan sorunlar ele alındı. “ÜRETİCİ TOPRAĞINI SATIYOR” Çiftçinin yüksek girdi maliyetleri karşısında emeğinin karşılığını alamadığını ve bazı üreticilerin borçlarını kapatabilmek için tarlasını ve bahçesini satmak zorunda kaldığını ifade eden Şevkin, üreticiyi toprakta tutacak politikalar oluşturulması gerektiğini vurguladı. Üzüm üreticisinin yaşadığı fiyat sorununa da dikkat çeken Şevkin, geçen yıl 16-17 lira seviyelerinde konuşulan yaş üzüm fiyatının bu yıl 11 liraya teklif edildiğini, mazot fiyatının ise yaklaşık 40 liradan 80 liraya yükseldiğini belirterek, “Maliyetler katlanırken üreticinin eline geçen para nasıl oluyor da geçen yılın altında kalıyor?” diye sordu. ÇUKUROVA’DA ÜRETİCİ ZORLANIYOR Çukurova’da karpuz üreticisinin ürününü maliyetinin altında dahi satamadığını belirten Şevkin, narenciye üreticisinin ise sorunlar nedeniyle bahçesindeki ağaçları kesmeye başladığını söyledi. Mısır üreticisinin de alım fiyatı açıklanmadan ürününü düşük fiyatla satmak zorunda kaldığını ifade etti. Tarımda ithalat politikalarının yerli üreticinin umudunu kırdığını savunan Şevkin, hasat dönemlerinde ithal ürünlerle karşı karşıya kalan çiftçinin mağdur olduğunu belirterek üretim ve pazarlama zincirindeki sorunların çözülmesini istedi. “ÇİFTÇİYİ TOPRAKTA TUTMAK ZORUNDAYIZ” Tarımsal desteklerin yeterli seviyeye çıkarılması gerektiğini vurgulayan Şevkin, çiftçiye üretimin başında yeterli destek, hasat sonunda ise emeğinin karşılığının verilmesi gerektiğini söyledi. Şevkin, “Çiftçi yoksa üretim yok, üretim yoksa gıda güvenliği yoktur. Türkiye’nin geleceği için çiftçiyi yaşatmak zorundayız” ifadelerini kullandı. CHP’li Şevkin’in Bakan Yumaklı’ya sunduğu 5 ayrı soru önergesinde toplam 41 soru cevaplanmayı bekliyor.

Büyükşehir’in Su Yatırımı Çorak Toprakları Bereketlendirdi Haber

Büyükşehir’in Su Yatırımı Çorak Toprakları Bereketlendirdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hizmete aldığı Selçuk Merkez Yüzey Altı Sulama Damla Sulama Tesisi, daha önce susuzluk nedeniyle atıl kalan 2 bin dönüm araziyi yeniden üretime açtı. Yaklaşık 280 futbol sahası büyüklüğündeki alanda ayva, nar, şeftali, narenciye ve sebze üretimi yaygınlaşırken, damla sulama ve ön ödemeli sayaç sistemiyle suyun daha verimli kullanılması sağlandı. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sürdürülebilir tarımı desteklemek ve su kaynaklarını verimli kullanmak amacıyla hayata geçirdiği proje, Selçuk’ta tarımsal üretimin yapısını değiştirdi. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından 15,5 milyon liralık yatırımla kurulan tesis sayesinde, geçmişte tuzluluk oranı yüksek yeraltı suyunu kullanmak zorunda kalan üreticiler daha kaliteli suya erişti. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi ile ortak yürütülen çalışma kapsamında üreticiler, damla sulama sistemlerini kurarak ön ödemeli sayaçlar üzerinden tesisten yararlanmaya başladı. Sulama imkânının genişlemesiyle bölgede özellikle nar, ayva ve narenciye üretimi artarken, ürün kalitesinde de belirgin iyileşme görüldü. Yeni bahçeler kuruldu Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Sulama ve Tarımsal Üst Yapılar Şube Müdürlüğü’nde görevli ziraat mühendisi Buket Kuyumcu Yücel, tesisin bölgedeki üretim alanlarını genişlettiğini belirterek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu tesisi 2024 yılında tamamladık. Tesis devreye girmeden önce bölgede suyun ulaşmadığı tarım alanları bulunuyordu. Şimdi bu alanlar sulanabiliyor ve yeni dikim sahaları oluştu. Özellikle nar üretimi yapan çiftçilerimizin sayısı arttı” dedi. Üreticilerin geçmişte sulama ihtiyaçlarını kendi açtıkları sondaj kuyularından karşıladığını belirten Yücel, bu kuyulardaki yüksek tuzluluk oranının tarımsal üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. Yücel, tesisle birlikte üreticilerin daha kaliteli su kullanmaya başladığını ve kendi kuyularına duydukları ihtiyacın önemli ölçüde azaldığını belirterek, “Topraktaki tuzluluk oranında da düşüş gözlemledik. Bu sonuçlar bizi son derece mutlu ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak çiftçilerimizin suya daha kolay ve verimli ulaşabilmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu. “2 bin dönüm atıl arazi üretime açıldı” Selçuk Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Bayraktar da sulama tesisinin bölgedeki üretimi canlandırdığını söyledi. Daha önce mera olarak kullanılan alanlarınyeniden değerlendirildiğini belirten Bayraktar, “O arazilere suyun gitmesi, ayva, nar ve narenciye gibi ürünlerin yetişmesine vesile oldu. Başkanımız Cemil Tugay bu konuda hassas davrandı. Daha önce suyun ulaşmadığı yaklaşık 2 bin dönümlük atıl arazi bugün tarıma ve ekonomiye kazandırıldı” dedi. Artezyen sularındaki yüksek tuzluluğun üretim açısından önemli bir sorun olduğunu ifade eden Bayraktar, “Verimli topraklara sahip olmamıza rağmen bu alanlarda üretim yapmak oldukça zordu. Tesis sayesinde kaliteli suya kavuştuk ve bu sorunu büyük ölçüde aştık. Üretimin artması, tarımın güçlenmesi ve ekonomiye katkı sağlaması hepimiz için büyük bir mutluluk” diye konuştu. “Meyve kalitesinde farkı görüyoruz” Kadın üretici Emel Karahan Erten, yeni su kaynağının bahçesindeki ağaçların gelişimine olumlu yansıdığını belirtti. Önceki yıllarda yüksek tuzluluk nedeniyle ağaçların gelişimi ve meyve veriminde sorun yaşadıklarını anlatan Erten, “Bu sene yeni gelen su hattına dâhil oldum. İlk gözlemlediğim, ağaçların sürgünlerindeki değişim oldu. Meyve kalitesinde geçen seneye kıyasla gözle görülür bir farklılık hissediyoruz. Üretmek çok güzel bir duygu. Çok mutluyum” dedi. “Önce su güzel olacak” Yarım asrı aşkın süredir Selçuk’ta tarımla uğraşan İlyas Gökçe ise sulama suyunun ürün kalitesi üzerindeki etkisine dikkat çekti. Tesisin ardından ağaçların görünümünde ve meyvelerin kalitesinde belirgin değişiklik olduğunu söyleyen Gökçe, “Toprak sağlam da olsa su kötü olduktan sonra tarlayı bozuyor. Tatlı su toprağı değiştiriyor. Meyvelerin kalitesi çok değişti, ağaçların rengi yemyeşil oldu. İlaççılar şunu at, bunu at diyor ama suyu sormuyor. Önce su güzel olacak ki bahçe güzel olsun. Ne kadar ilaç atarsan at, suyun güzel olacak” diye konuştu. “Su gelince dikime başladık” Daha önce mera olarak kullanılan arazide iki yıl önce bahçe kuran Ebru Taşpınar, suyun gelmesiyle üretime başladıklarını söyledi. Taşpınar, “Su geldikten sonra hem üretimi artırmak hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak amacıyla dikimlerimizi gerçekleştirdik. Daha iki senelik bir bahçemiz var. Normalde çorak topraktı. Üretime ve çiftçiye destek verilmesi bizi çok mutlu etti” dedi. Üretici Mehmet Taş da sulama imkânıyla boş arazilerin değerlendirildiğini belirterek, “Arazilerimiz daha verimli hale geldi. Boş arazilerimize tatlı su ulaştı. Artık daha sağlıklı meyve yetiştirebiliyoruz. Meyve bahçeleri oluşturduk, sebze ve meyve ekebiliyoruz. Vatandaşa çok büyük hizmet oldu” ifadelerini kullandı. Her damla su kontrollü kullanılıyor Proje kapsamında toplam 5 bin 757 metre uzunluğunda, farklı çaplarda boru hattı döşendi. S.S. Selçuk Merkez Sulama Kooperatifi’ne ait sondaj kuyusundan saniyede 60 litre debiyle alınan suyun tarım alanlarına ulaştırılması için damla sulama tesisi kuruldu. Üreticilerin sistemden etkin yararlanabilmesi amacıyla 33 hidrant tesis edildi ve bu noktalara ön ödemeli sayaçlar yerleştirildi. Böylece su tüketiminin kontrol altına alınması, gereksiz kullanım ve israfın önlenmesi hedeflendi. Basınçlı damla sulama sistemiyle geleneksel yöntemlere göre yaklaşık yüzde 50 su tasarrufu sağlanırken, buharlaşma ve sızıntı kaynaklı kayıplar da önemli ölçüde azaltıldı. Aynı miktarda suyla daha geniş alanların sulanmasına ve üretimde verimliliğin artırılmasına imkân sağlandı.

Büyükşehir’den 800 Dekar Araziye Faydalı Böcek Desteği Haber

Büyükşehir’den 800 Dekar Araziye Faydalı Böcek Desteği

Antalya Büyükşehir Belediyesi, çevre dostu tarımı yaygınlaştırmak ve doğal üretimi teşvik etmek amacıyla biyolojik mücadele desteklerine devam ediyor. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, kent genelinde tarımsal ilaç kullanımını azaltmak, doğayı ve insan sağlığını korumak amacıyla üreticilere faydalı böcek dağıtımı gerçekleştiriyor. Antalya sahil bandı boyunca nar ve narenciye üretimi yapılan 800 dekarlık alanda faydalı böcekler üreticilere teslim edilerek bahçelerdeki salımları sağlandı. Biyolojik Mücadele Ekipleri Doğal Dengeyi Koruyor Predatör ve parazitoit türdeki faydalı böcekler, Antalya Büyükşehir Belediyesi Bitkisel Üretim ve Eğitim Şube Müdürlüğü bünyesinde özel olarak üretiliyor. Zararlı böceklere karşı kimyasal yerine biyolojik mücadele yürütülerek hem tarım alanlarındaki doğal denge korunuyor hem de ürünlerin kalitesi artırılıyor. "Kimyasal Kalıntı Sorununun Önüne Geçiyoruz" Faydalı böcek desteğinin detaylarına değinen Ziraat Mühendisi Mehmet Özer, uygulamanın çiftçinin bütçesine ve çevreye olan katkılarını şu sözlerle özetledi: "Faydalı böcekler sayesinde çiftçilerimizin nar ve narenciye bahçelerinde kullandığı kimyasal ilaç oranı düşüyor ve girdi maliyetleri azalıyor. Başta insan sağlığı olmak üzere toprağımızı, canlılarımızı ve suyumuzu koruyoruz. İhracatta ve iç piyasada kimyasal ilaç kaynaklı kalıntı sorunlarının önüne geçerek üreticimizin ürününün değer kaybetmesini engelliyoruz. Üreticilerimizin biyolojik ve biyoteknik mücadeleye olan ilgisi her geçen gün artıyor; biz de yanlarında olmaya devam edeceğiz."* "Ürünlerimizi İlaçsız ve Kalıntısız Yetiştiriyoruz" Finike Yalnız Mahallesi’nde nar üreticiliği yapan Ali Özyay, bahçesindeki unlu bit ve beyaz sinek zararlılarına karşı Büyükşehir'den destek aldığını belirterek şunları söyledi: "Bahçemdeki zararlılara karşı talepte bulundum, ekipler hemen ürettikleri faydalı böcekleri getirdi ve ağaçlarımıza astık. Bölgemizde nar üretimi çok yaygın; ürünlerimizi ve emeğimizi korumamız gerekiyor. İnşallah ürünlerimizi ilaçsız, kalıntısız ve daha doğal yetiştireceğiz. Çiftçinin yanında olan Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederim." "İhracatta Büyük Kolaylık Sağlıyor" Narenciye üretimi yapan genç çiftçi Fethi Ertaş ise biyolojik mücadelenin pazar avantajına dikkat çekti: "Portakal ağaçlarımıza zarar veren unlu bit gibi zararlılarla kimyasal ilaç kullanmadan doğal yöntemlerle mücadele ediyoruz. Bu sayede hem ilaç masrafından kurtuluyoruz hem de kalıntı problemi yaşamıyoruz. Bir üretici için en büyük risk ürünün elinde kalmasıdır. Biyolojik mücadele ile yetiştirdiğimiz ürünlerde kalıntı olmadığı için özellikle ihracat satışlarında büyük kolaylık yaşıyoruz."*

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.