Hava Durumu

#Niğde

Kırsal Haber - Niğde haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Niğde haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: "Çiftçinin Girdi Maliyeti Yüzde 54 Artarken Ürün Fiyatı Yerinde Sayıyor" Haber

Gürer: "Çiftçinin Girdi Maliyeti Yüzde 54 Artarken Ürün Fiyatı Yerinde Sayıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarındaki tarımsal ürün alım fiyatlarını motorin ve tarımsal girdi artışlarıyla karşılaştırdı. Gürer, “Çiftçiye maliyet artışı kadar fiyat verilmezse üretici üretimden kopar” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 ve 2026 yıllarında açıklanan yaş çay, fındık, buğday, arpa , tarımsal girdi maliyetleri ve motorin fiyatlarındaki artışla karşılaştırdı. Gürer, ortaya çıkan tablonun üretici açısından ciddi bir gelir kaybına işaret ettiğini belirterek, “Çiftçinin maliyeti ile ürününe verilen fiyat arasındaki makas giderek açılıyor. Üretici daha pahalıya üretiyor ancak ürününü maliyet artışının gerisinde kalan fiyatlarla satmak zorunda kalıyor” dedi. 2025 yılının 1 Eylül tarihinde 54 lira olan motorinin 1 Eylül 2026 tarihinde 83 liraya yükseldiğine dikkat çeken Gürer, motorindeki bir yıllık artışın yüzde 53,7 olduğunu belirtti. Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'nin de on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, açıklanan ürün fiyatlarının birçok üründe bu artışların gerisinde kaldığını söyledi. Gürer, “Tarımda yalnızca ürünün fiyatına bakarak değerlendirme yapılamaz. Çiftçi o ürünü hangi maliyetle üretiyor, mazota ne kadar ödüyor, gübreye ne kadar ödüyor, ilaca, yeme, elektriğe ve sulamaya ne kadar para harcıyor? Bunlara bakmak gerekiyor. Açıklanan fiyatlar maliyetler dikkate alınarak değerlendirildiğinde üreticiyi memnun edecek ve üretimde tutacak bir seviyede değildir.Bölgeye göre değişen verimde gelir durumunu etkiliyor” diye konuştu. MOTORİN BİR YILDA 29 LİRA ARTTI CHP’li Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimde motorinin temel maliyet kalemlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, “1 Eylül 2025 tarihinde motorinin litre fiyatı 54 liraydı. Bir yıl sonra, 1 Eylül 2026 tarihinde motorin 83 liraya çıktı. Motorinin litresinde bir yılda 29 liralık artış yaşandı. Bu, yüzde 53,7 oranında bir artış demektir” diye konuştu. Motorin fiyatlarındaki artışın tarımın her alanına yansıdığını belirten Gürer, “Çiftçi traktörünü motorinle çalıştırıyor. Tarlasını motorinle sürüyor. Hasadını biçerdöver yada toplama makinası ile motorinle yapıyor. Ürününü motorinle taşıyor. Sulama sistemlerinde enerji ve yakıt maliyetleri var. Ürünün tarladan pazara ulaşmasına kadar geçen sürecin her aşamasında motorin ve enerji maliyetleri bulunuyor. Motorine yüzde 53,7 zam gelirken çiftçinin ürününe bunun çok altında fiyat artışı verilirse üreticinin gelir kaybı kaçınılmaz olur.Ek birde nakliye gideri ile ürün fiyatı da katlıyor” dedi. TARIMSAL GİRDİLER TÜİKE GöRE YÜZDE 34,02 ARTARKEN ÇİFTÇİYE NE KADAR FİYAT VERİLDİ? CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi'ndeki artışa da dikkat çekerek, “Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 34,02 arttı. Bu, ortalama bir artış. Çiftçinin kullandığı her girdide aynı oranda artış yaşanmıyor. Bazı girdilerde çok daha yüksek artışlar söz konusu. Motorindeki yüzde 53,7'lik artış bunun en açık örneğidir.” Üretim maliyetlerinin her geçen gün ağırlaştığını ifade eden Gürer, “Çiftçi bugün tohumunu, gübresini, ilacını, mazotunu, yemini, suyunu, elektriğini daha pahalı alıyor. Sulama maliyeti artıyor, işçilik maliyeti artıyor, nakliye maliyeti artıyor. Ancak ürününü sattığında aldığı fiyat aynı hızla artmıyor. Sorunun özü burada. Çiftçinin gideri hızla yükselirken geliri aynı oranda yükselmiyor” dedi. Gürer, “Çiftçi üretim yaparken zarar ederse, o çiftçi bir süre sonra üretimden çekilir. Üreticiyi üretimde tutmanın yolu, maliyetini karşılayan ve emeğinin karşılığını veren bir fiyat politikası uygulamaktır” dedi. ARPADA ARTIŞ SADECE YÜZDE 15,9 Gürer, 2025 ve 2026 yılı arpa alım fiyatlarını karşılaştırarak, en dikkat çekici tablonun arpa üreticisinde ortaya çıktığını söyledi. 2025 yılında ton başına 11 bin lira olan arpa fiyatının 2026 yılında 12 bin 750 liraya olduğunu belirten Gürer, artışın 1.750 lira olduğunu ve artış oranının yalnızca yüzde 15,9'da kaldığını ifade etti. Gürer, “Arpada bir yılda fiyat artışı yüzde 15,9. Aynı dönemde Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi yüzde 34,02 artıyor. Motorin yüzde 53,7 artıyor. Arpa üreticisine verilen fiyat artışı ise yüzde 15,9'da kalıyor. Bu tablo çiftçi ne yapsın” diye konuştu. Ömer Fethi Gürer, arpa fiyatının motorindeki artış oranında artırılması halinde ortaya çıkacak rakama da dikkat çekerek, “2025 yılında 11 bin lira olan arpa fiyatı, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artsaydı bugün yaklaşık 16 bin 900 lira olması gerekirdi. Ancak açıklanan fiyat 12 bin 750 lira. Arada ton başına yaklaşık 4 bin 150 liralık fark var.” BUĞDAYDA FİYAT ARTIŞI YÜZDE 22,2'DE KALDI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, buğday fiyatlarındaki artışın da maliyetlerin gerisinde kaldığını söyledi. 2025 yılında makarnalık ve ekmeklik buğdayın ton fiyatının 13 bin 500 lira olduğunu belirten Gürer, 2026 yılında her iki buğday türü için fiyatın 16 bin 500 liraya olduğunu ifade etti. Gürer, “Çiftçi buğdayı üretirken 2025 yılının mazotunu kullanmıyor. 2026 yılının 83 liralık motorinini kullanıyor. 2025 yılının gübresini, ilacını ve diğer girdilerini kullanmıyor. Güncel fiyatlarla üretim yapıyor. O halde çiftçinin ürününe verilecek fiyatın da güncel maliyetleri karşılaması gerekiyor..Çünkü Yeni Ekim süreci gideri de güncel fiyatlar ile oluşacak “ dedi. Gürer, “13 bin 500 liralık buğday fiyatı motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar yükselmiş olsaydı, ton fiyatının yaklaşık 20 bin 750 liraya ulaşması gerekirdi. Açıklanan fiyat 16 bin 500 lira. Arada yaklaşık 4 bin 250 liralık bir fark var.Niğde kıraç alanda maliyet 20 lira kilo fiyatı geçiyor “ diye konuştu. FINDIKTA YÜZDE 27-28 ARTIŞ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fındık fiyatlarında da maliyet artışlarının altında bir artış gerçekleştiğini belirtti. 2025 yılında Giresun kalite fındığın kilogram fiyatının 200 lira olduğunu, 2026 yılında ise 255 liraya çıkarıldığını ifade eden Gürer, artışın 55 lira ve oranının yüzde 27,5 olduğunu söyledi. Levant kalite fındığın ise 2025 yılında 195 liradan 2026 yılında 250 liraya çıkarıldığını belirten Gürer, burada da 55 liralık artış yapıldığını ve artış oranının yüzde 28,2 olduğunu ifade etti. Gürer, “Giresun kalite fındıkta artış yüzde 27,5, Levant kalite fındıkta yüzde 28,2. Bu artışlar ilk bakışta yüksek görünebilir. Ancak maliyetlerle karşılaştırıldığında tablo değişiyor. Tarımsal girdiler yüzde 34,02, motorin yüzde 53,7 artmış durumda.” “Fındık üreticisi de bahçesine masrafsız girmiyor. Gübre kullanıyor, ilaç kullanıyor, işçi çalıştırıyor. Tarımsal üretimin bütün maliyetlerinden fındık üreticisi de etkileniyor.” Gürer, “2025 yılında 200 lira olan Giresun kalite fındık, motorindeki yüzde 53,7'lik artış kadar artırılmış olsaydı bugün yaklaşık 307 lira olması gerekirdi. Açıklanan fiyat 255 lira. Kilogram başına yaklaşık 52 liralık bir fark ortaya çıkıyor fındık üretici en az 370 Tl fiyat bekliyordu” dedi. “FİYAT ARTIŞI VAR AMA ÇİFTÇİNİN ALIM GÜCÜ YOK” Gürer, tarımda yalnızca fiyat artış oranlarına bakmanın yanıltıcı olacağını belirterek, çiftçinin satın alma gücünün dikkate alınması gerektiğini belirterek, “İktidar, ‘ürün fiyatını artırdık’ diyebilir. Ancak çiftçi açısından önemli olan fiyatın kaç lira arttığı değil, o fiyatla hangi girdiyi ne kadar alabildiğidir. Ürün fiyatı yüzde 20 artarken motorin yüzde 54 artıyorsa çiftçinin satın alma gücü düşüyor demektir. Bu nedenle tarımsal ürün fiyatlarını değerlendirirken nominal artışa değil, gerçek artışa bakmak gerekir. Çiftçinin cebine daha fazla para girmiş gibi görünebilir ancak o parayla daha az motorin, daha az gübre, daha az ilaç ve daha az üretim girdisi alabiliyorsa çiftçi gerçekte fakirleşiyor demektir” dedi. “ALIM FİYATI BELİRLENİRKEN MASA BAŞINDA DEĞİL, TARLADA HESAP YAPILMALI” Ömer Fethi Gürer, tarımsal ürün fiyatlarının belirlenme yönteminin değiştirilmesi gerektiğini belirtti. “Alım fiyatları masa başında belirlenmemelidir. Fiyat belirlenirken çiftçinin gerçek maliyeti dikkate alınmalıdır. Bir çiftçinin tarlasına gidip bir dekarda ne kadar mazot kullandığına, ne kadar gübre attığına, ne kadar tohum kullandığına, sulama için ne kadar ödeme yaptığına bakılmalıdır. Çiftçinin emeği de hesaplanmalıdır. Çiftçi ailesinin emeği de üretimin içindedir. Çiftçi yıl boyunca çalışıyor. Kuraklıkla mücadele ediyor, donla mücadele ediyor, hastalıkla mücadele ediyor. Sonra ürününü sattığında maliyetini dahi karşılayacak bir fiyat bulamıyorsa ortada bir tarım politikası öngörü ve planlama sorunu var” dedi.

Çiftçiler Dert Yandı: "12 Bin Liraya Dolan Depo, Şimdi 20 Bin Liraya Dolmuyor!" Haber

Çiftçiler Dert Yandı: "12 Bin Liraya Dolan Depo, Şimdi 20 Bin Liraya Dolmuyor!"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’nin Bor ilçesinde çiftçilerle bir araya gelerek tarım sektöründe yaşanan sorunları dinledi. Bu yıl farklı ürünlerde rekoltenin yüksek olmasının beklendiğini belirten Gürer, yüksek rekoltenin çiftçinin gelirinin de yüksek olacağı anlamına gelmediğine dikkat çekti. Ömer Fethi Gürer, artan girdi maliyetleri ile ürünlerin düşük alım fiyatları arasında sıkışan üreticinin yaşadığı sorunların giderek büyüdüğünü söyledi. Gürer, “Bu yıl rekoltenin farklı ürünlerde bol olması bekleniyor. Ancak bunun bol olması üreticinin, çiftçinin gelirinin de yüksek olması anlamına gelmiyor” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Düşük alım fiyatlarından dolayı çok yerde ürün beklenen faydayı çiftçiye sağlayamadı. Niğde’nin Bor ilçesindeyiz. Burada arpa eken, buğday eken, mısır eken ve pancar eken üretici, doğal olarak girdi maliyetleri arttığı için ‘Kazancımız girdi maliyetine göre düşük kalıyor’ diyor.” diye konuştu. ÇİFTÇİ: “DURUM KÖTÜ, ÜRÜNÜMÜZ PARA ETMİYOR” Bor ilçesinde üretim yapan çiftçiler ise buğday ve mısır ektiğini belirterek yüksek maliyetlerden ve ürünlerin para etmemesinden yakındılar. Çiftçiler, “Bu sene buğday, mısır ektik. Durum kötü. Para etmiyor” dedi. Gübre ve mazot fiyatlarının üreticiyi zorladığını belirteler Çiftçiler , “Gübreyi en son 39 liradan kilosunu almıştım. Gübre, mazot 80 lira. Mazot aldı başını gidiyor. Elektrik de aynı şekilde. Şu anda çiftçinin durumu yatsın kalksın ağlasın” ifadelerini kullandı. Çiftçi olarak destek istemediklerini söyleyen çiftçiler , asıl beklentilerinin girdi maliyetlerinin düşürülmesi olduğunu belirterek, “Bize destek vermesinler. Destek istemiyoruz biz. Desteği de büyükler alıyor. Bizim elektriğimizi, gübremizi, ilacımızın fiyatını düşürsünler. Destek onların olsun. 1 lira destek veriyorsa bizden 100 lira gidiyor. Nasıl çıkacağız bunun içinden?” diye konuştu. GİRDİ MALİYETLERİ DÜŞÜRÜLMELİ Çiftçinin taleplerinin destekten ziyade üretim maliyetlerinin düşürülmesi noktasında yoğunlaştığını belirten Gürer, çiftçilere , “Siz diyorsunuz ki girdi maliyetleri düşürse, maliyetimiz uygun bir yere gelirse, çiftçi refahı içinde girdi maliyetine artı bir makul kâr bize yeter diyorsunuz. Bir şey istemiyorsunuz değil mi?” diye sordu. Ömer Fethi Gürer, üreticinin bir yıl boyunca emek vererek yetiştirdiği ürünün tarladan çıktıktan sonra çok daha yüksek fiyatlarla tüketiciye ulaştığını belirterek, “Şimdi biz çiftçilerimize konuşurken diyorlar ki biz aynı zamanda ürettiğimizin dışında satın alanız. Eğer bizim girdi maliyetlerimiz düşük olursa, ürün uygun fiyatta da üretildiği zaman piyasada uygun oluşur. Ama bizden ürün çıktı mı 4-5 kat fiyatta başkaları bu işten para kazanıyor. Biz bir yıl emek veriyoruz. Bir yıl emek veren para kazanamıyor ama bunu alıp götürüp satan para kazanıyor.” dedi. ENFLASYONU ÇİFTÇİNİN SIRTINDAN DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR Çiftçiler ise ürünün tüketiciye ulaşmasındaki maliyetlerin de yüksek olduğunu belirterek, aracı ve nakliye maliyetlerine dikkat çekti. Bir çiftçi, “Şimdi satana da bir şey demiyoruz. Mazot pahalı, yol pahalı, nakliye pahalı. O adam da üstüne koyacak. Her şey girdi maliyetlerinden geliyor yani sonuçta. Mazot, nakliye. Adam otobana çıktı mı dünyanın yol parasını veriyor” dedi. Yaşanan tablonun enflasyonla da doğrudan bağlantılı olduğunu savunan çiftçi, “Enflasyonu çiftçinin sırtından düşürmeye çalışıyorlar. Başka bir şey değil. Ürün para etmesin, enflasyonumuz düşük görünsün. Başka bir şey değil” ifadelerini kullandı. “SİLAJLIK MISIRDA ALAN YOK, TALEP YOK” Çiftçiler, silajlık mısır üretiminde de geçen yıla göre fiyatların düştüğünü ve ürünlerini satmakta zorlandıklarını anlattı. Bir üretici, “Bu sene silajlık mısır diktik. Silajlıkta fiyatlar geçen yıla göre düşük. Alan yok şu anda. Talep yok” dedi. Mısır üreticisi Necip Gök de geçen yıl ile bu yıl arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek, “Geçen sene 2 buçuğa verdiğimiz mısırı şu anda bin 800 liraya veriyoruz. Geçen yılın altında fiyatta satamıyoruz.” diye konuştu. EMEKLİ ÇİFTÇİ: “SALÇAYLA SOĞAN YİYORUM” Çiftçi Ahmet Eren ise hem emekli maaşı hem de tarımsal üretim maliyetleri nedeniyle geçinemediğini söyledi. “Emekliyim. Aldığım emekli parasını, su parasına yetiştiremiyorum. 25 lira, 23 lira maaş alıyorum. Yemiyorum, içmiyorum. Salçayla soğan yiyorum. Su parasını anca karşılıyor” diyen Eren , sulama maliyetlerinin de üreticinin yükünü artırdığını ifade etti. Eren , “Sulama parası da yüksek. Saati 500 lira” dedi. Mazot fiyatlarındaki artışın traktör kullanım maliyetlerini de katladığını belirten Eren , “Geçen yıl mazotun litresi 44 liraydı. Bu sene 80 liraya çıktı. Şu an daha da artıyor. Geçen sene benim traktörümün deposu 12 bin lira doluyordu. Şimdi 20 bin lira dolmuyor.” Girdi maliyetlerinin neredeyse tamamında büyük artış yaşandığını belirten çiftçi , “Tabii traktörün kontağını çevirdiğinizde geçen yıla göre katlamış oldu. Gübre katladı. Ama mahsulün fiyatı bir türlü katlamıyor” diye konuştu. “TARIM, MİLLİ GÜVENLİK KADAR ÖNEMLİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise farklı bölgelerde çiftçilerle yaptığı görüşmelerde benzer sorunlarla karşılaştığını belirterek, üreticilerin tarımı bırakmak istemese de başka seçeneklerinin olmadığını söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Genelde nereye gitsek çiftçi arkadaşların söylediği şu: ‘Yapacak başka işimiz yok. Traktör var, arazi var. Gidip de bir sanayi kuruluşunda çalışma şansımız da yok. Eve ekmek anca buradan geliyor. Onun için de bunu sürdürüyoruz diyorlar.” şeklinde konuştu. Tarımın stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Gürer, üreticinin üretimden kopmasının ülke açısından ciddi sonuçlar doğuracağını ifade ederek, “Tarım, milli güvenlik kadar önemli. Stratejik bir alan. Birden çok ürünümüz tarlada çiftçimiz ürettiği halde değer bulmayınca doğal olarak onların üretimden uzaklaşması, çocuklarının tarımdan kopması ülke geleceği açısından da sorun” dedi. Türkiye’nin geçmişte kendi kendine yeten bir ülke olduğunu ancak bugün birçok üründe dışa bağımlı hale geldiğini savunan Ömer Fethi Gürer, “Yani biz kendi kendine yeten bir ülkeyken bugün için farklı ürünlerde artık dışa bağımlıyız. 21 üründe arz açığımız var” ifadelerini kullandı. “BUĞDAYI, ARPADA, FASULYEDE, NOHUTTA, MERCİMEKTE DIŞARIDAN ÜRÜN GETİRİYORUZ” Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin tarımsal üretimde sahip olduğu potansiyele rağmen bazı temel ürünlerde ithalata yönelmesini eleştirerek, “Buğdayda, arpada, fasulyede, nohutta, mercimekte yurt dışından ürün getiriyoruz. Oysa bizim çiftçimiz bunları yetiştirebilir. Niğde patatesle ünlü ama eskiden Niğde soğanla da ünlüydü. Şimdi Niğde’de soğan dikimi kalmadı” dedi. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki üretim deseninin de değiştiğini belirten Gürer, “Adana’da dünyanın en güzel pamuğu yetişiyordu. Şimdi pamuk yetişen yerde tarlada havuçtu, soğandı, patates yetişiyor” diye konuştu. Gürer, çözümün doğru bir üretim planlamasından geçtiğini belirterek, “Üretim planlaması sağlanmalı. Ürün deseni doğru oluşturulmalı. Üretenler ürettiğinden para kazanıp bu işi severek yapmalı” ifadelerini kullandı. “GELECEK DÖNEMLERDE ÇİFTÇİ DE BULAMAYACAĞIZ” Çiftçinin üretimden kopmasının yalnızca bugünün değil, geleceğin de sorunu olduğunu vurgulayan TBMM Tarım Orman Köyişleri Komisyon Üyesi ,CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eğer bu işi severek yapmazlarsa gelecek dönemlerde çiftçi de bulamayacağız, ekilecek arazi de bulamayacağız” dedi. Tarım arazilerinin imara açılması konusunda da uyarıda bulunan Gürer, “Çünkü zaten imara giren bölgede tarlasını nasıl bir müteahhide veririm diye millet uğraşıyor. Onun için üreticimizin sorunları görülmeli” diye konuştu. “ÇİFTÇİNİN BANKALARA BORCU 1 TRİLYON 459 MİLYAR LİRAYI BULMUŞ DURUMDA” Çiftçinin borç yüküne de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesi kapsamında verilmesi gereken destek ile fiilen verilen destek arasında büyük fark olduğunu belirterek, “Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre 722 milyar lira 2026 yılında destek verilmesi gerekirken 168 milyar lira verildi. Çiftçinin borç yükü ise giderek büyüdüğü. Şu an çiftçilerin bankalara borcu 1 trilyon 459 milyar lirayı bulmuş durumda. Çiftçi geliri giderini karşılamayınca haciz geliyor. Bu arada bölgede haciz gelenler de var” ifadelerini kullandı. ÇİFTÇİ: “TÜM HER ŞEYİMİZ İCRALIK” Gürer’in sözleri üzerine bir çiftçi de kendisinin doğrudan icra sorunuyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Çiftçi, “Bizzat kendimde var. Şu anda banka kredimizi ödeyemedik. Tüm her şeyimiz icralık” dedi. Çiftçinin borç ve icra sorununa ilişkin değerlendirmede bulunan Ömer Fethi Gürer, “Bir an önce bu icralar da durdurulmalı, çiftçiye ek destek sağlanmalı ve çiftçinin üretimin içinde durması sağlanmalıdır” dedi.

CHP'li Gürer: "Pancar Üreticisi Fiyat Bekliyor, Beklenti Dört Bin Lira" Haber

CHP'li Gürer: "Pancar Üreticisi Fiyat Bekliyor, Beklenti Dört Bin Lira"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, şeker pancarı üreticileriyle bir araya gelerek pancar alım kampanya öncesinde çiftçinin beklentilerini dinledi. Üreticiler, artan gübre, tohum, ilaç, sulama suyu, kira, mazot ve elektrik maliyetlerine dikkat çekerek pancar alım fiyatının en az 4 bin lira olmasını istedi. Bazı üreticiler ise çiftçi refahı düşünülüyorsa 4 bin 500 lira olmalı” dedi. Üreticiler gelecek yıl pancar ekimini artıracak seviyede fiyat beklentisi içinde olduklarını ifade ettiler. Gürer, Bor Pancar Ekicileri Kooperatif Başkanı ve Bor Ziraat Oda Başkanlarını da ziyaret etti. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi ve CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarlada üreticilerle buluştu. Gürer “şeker pancarının yalnızca üreticiyi değil, üretimden işleme ve pazarlamaya kadar geniş bir kesimi ilgilendiren stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekti. Ömer Fethi Gürer, “Pancar stratejik bir ürün. Tohumunu, gübresini, ilacını satan, tarlada çapalayan, bakımını yapan, nakliyesini gerçekleştiren, fabrikada işleyen ve işlendikten sonra satışını yapan geniş bir kesimi ilgilendiriyor” dedi. Eylül ayında pancar kampanyasının başlayacağını belirten Gürer, pancar üreticisinin şu anda açıklanacak fiyatı beklediğini söyledi. Türkiye’de bu yıl yaklaşık 22 milyon ton pancar yetişmesinin beklendiğini ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yıllık şeker üretiminin de 2,8-3 milyon ton aralığında olduğunu belirtti. Gürer, Türkiye’nin şeker pancarında kendi kendine yeterli olabilecek ülkelerden biri olduğunu vurgulayarak, “Türkiye bu bağlamda kendi kendine yetebilecek noktada olduğu ürünlerden biri pancar. Ancak son yıllarda pancar ekimlerinde alanın, üretimin ve rekoltenin varlığına rağmen çiftçi bu işten de çok mutlu değil. Çünkü girdi maliyetleri artıyor, aynı oranda gelir sağlayamıyor” diye konuştu. “GİRDİLER YÜZDE 100 ARTTI” Pancar üreticisi Kemal Çörekçi ise artan maliyetler nedeniyle üreticinin zor durumda olduğunu belirterek pancar için beklentisinin ton fiyatının 4 bin lira ile 4 bin 500 lira arasında olduğunu söyledi. Çörekçi, “Ben pancar alım fiyatının 4,5 lira olsun isterim. Çünkü girdiler çok pahalı” dedi. Geçen yıl desteklerle birlikte yaklaşık 3 bin 200 liralık fiyat açıklandığını hatırlatan Çörekçi, “Bu sene de 4 lira olmasını temenni ederiz çünkü girdilerimiz yüksek. Yani en az 4 bin olsun. 4 bin olsun ki çiftçiyi mutlu edecek rakam olsun, yüzü gülecek ki biz de seneye bir daha bu işi yapacağız” ifadelerini kullandı. Üretici, özellikle tohum fiyatındaki artışa dikkat çekerek, “Şimdi girdi maliyetleri önemli ölçüde arttı. Yüzde 100 arttı. 22 liraya aldığımız tohumu 38 liraya aldık. Akıllı tohum dediklerini, yani yüzde 100 zam geldi ona” diye konuştu. Çörekçi, “dekar maliyetimiz 25-27 bin lira. Dekarda verim 6'dan başlar, 8-9'a kadar çıkar. Yani bakımına göre, gübresine göre, sulamasına göre, şartlarına göre değişiyor” dedi. “SULAMA SUYU YÜZDE 100 ARTTI” Pancar üreticisinin maliyetlerinin yalnızca gübre ve tohumla sınırlı olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, sulama fiyatlarında da artış olup olmadığını sordu. Çörekçi, “Yüzde 100 artış var. 450 lira saat şu anda bizim burada suyun kooperatif...” diyerek sulama maliyetlerindeki artışı dile getirdi. Gürer ise üreticinin yaşadığı maliyet baskısını belirterek, “Yani sulama suyunuz arttı, gübre arttı, mazot arttı, elektrik gideri arttı.” dedi. Üretici de “Yüzde 100 arttı girdiler. Çok pahalı şu anda” diyerek artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını belirtti. Çörekçi, pancarın en az 4 bin liralık alım fiyatına ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, 4 bin 500 liranın ise gelecek yıl üretici sayısını artırabileceğini ifade ederek, “Yani en düşük 4.000 liralık fiyat ama diyor ki 4.500 lira olursa gelecek yıl ekim yapanın sayısında artış olur. Yani böyle fiyat vermedikçe millet pancardan dikmekten vazgeçmeye başladı. Çünkü adam masraf ediyor, ediyor, ediyor. 6-7 aldığımız zaman zarar ediyor. Yani 6-7 aldık mı zarar şu anda” diyen üretici, mevcut maliyetlerle üretimin sürdürülebilir olmadığını ifade etti. “ÖZELLEŞTİRME PANCARIN PAZARINDA DA SORUN YARATTI” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin pancar üreticisi açısından ortaya çıkardığı sorunlara da dikkat çekerek, “Şimdi özelleştirme yapılması da şeker pancarının pazarında sorun yarattı. Niye? Özel sektör kâr etmeden bir işi yapmıyor” diyen Gürer, özellikle pancarın yan ürünü olan küspe konusunda yaşanan değişime dikkat çekti. Gürer, “Küspeyi daha önce fabrikaya pancarı veren çiftçiye ücretsiz verilirdi. Şimdi küspeyi fabrika parayla satıyor” dedi. Küspe fiyatının da 2,5 lirayı bulduğu söyleniyor şu anda paketi” ifadesini kullandı. Üretici de, “Pancar alım fiyatı ile nerede ise hemen hemen aynı yani. Bunun melası var, şekeri var. Bunları geç artık. Posasını yani o şekilde satıyorlar ama bize geldi mi fiyat niye korkuyorlar?” diye konuştu. GÜRER: “ŞEKER PANCARI MUTLAKA KORUNMALI” Ömer Fethi Gürer, üreticinin yaşadığı sorunun yalnızca pancarın tarladaki maliyetiyle sınırlı olmadığını, pancarın hayvancılık açısından da önemli bir ürün olduğunu belirtti. Gürer, “ Çiftçi diyor ki ben bir yıl emekle bunu üretiyorum, çabalıyorum. Ondan sonra götürüp teslim ediyorum fabrikaya. Küspeden alırken neredeyse pancarı sattığım fiyatla küspeyi alıyorum. Hayvancılarımız alıyor yani” sözleriyle küspe maliyetinin hayvancılık yapan üreticiler üzerindeki etkisine dikkat çekti. Şeker pancarının stratejik niteliği nedeniyle üreticinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, “Bu anlamda şeker pancarı üreticisinin desteklenmesi de gerekiyor. Çünkü şeker pancarı stratejik bir ürün olduğu için mutlak surette korunması gereken bir alan” dedi. Gürer ayrıca pancar şekerinin, nişasta bazlı şuruba karşı doğal ve önemli bir alternatif olduğunu belirterek, üretim maliyetlerindeki artışın pancarın pazardaki konumunu da etkilediğini belirterek, “Nişasta bazlı şurubun karşısında da doğal olarak şeker pancarının giderlerinin artması ona pazar yaratıyor. Bunun da önüne geçmek çiftçiye verilecek destekle ilgili.üreticinin sürdürülebilir biçimde üretim yapabilmesi için desteklerin artırılması gerekir” dedi. “ÇİFTÇİNİN TALEBİ NET: EN AZ 4 BİN LİRA” Pancar üreticisinin beklentisinin açık olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin mevcut maliyetler karşısında pancar alım fiyatının en az 4 bin lira olmasını istediğini söyledi. Gürer, “Çiftçi alım fiyatı olarak en düşük 4.000 lira olsun istiyor” diyerek pancar üreticisinin beklentisini kamuoyuna taşıdı. Üreticiler ise yalnızca bu yılın fiyatının değil, gelecek yıl pancar ekiminin devam edip etmeyeceğinin de açıklanacak alım fiyatına bağlı olduğunu belirterek, maliyetleri karşılayacak ve üreticiyi yeniden tarlaya teşvik edecek bir fiyat açıklanması çağrısında bulundu. EYLÜL AYINDA SÖKÜM BAŞLIYOR CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer 20 Eylül’de genelde pancar alım kampanyası başlar. Çiftçi, üretici bu süreçte alım fiyatı açıklanmasını bekler. 6 dekara 40 bin TL ilaçlı tohum ekiliyor. 1 dekara en az 13 kez su veriliyor. Dekar su gideri de 25 bin lirayı buluyor. Geçen yıl destekle tonu 3100 TL’ dan çiftçi pancarın 16 polarını fabrikaya verdi. Bu yıl sulama suyu için elektrik, tarla kira gideri, gübre, mazot, tohum geçen yıla göre enflasyon üzerinde artış gösterdi. Girdilerde artışa müdahale etmeyen iktidar alım fiyatında çiftçiyi başabaş noktasında bırakıyor ve çiftçi refahını sağlayacak bir gelir olmayınca çiftçi borcunu ödemekte zorlanıyor. Çok çiftçi bankalarda borç ödemekte zorlanıyor. İcralık çiftçi sayısı artıyor” dedi. GÜRER, SORUNLARI DİNLEDİ CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Bor Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Fatih Eriç ve yönetim kurulu üyeleri ile Bor Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı ve Bor Ziraat Odası Başkanı Nurettin Eriç ile bir araya gelerek bölgedeki çiftçi ve üreticilerin sorunlarını görüştü. Bor Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin bölge çiftçisi açısından önemli bir merkez olduğunu belirten Gürer, üreticilerin yaşadığı sorunları yerinde dinlemenin önemine dikkat çekti. Bor Pancar Ekicileri Kooperatifi Başkanı Fatih Eriç, Niğde, Nevşehir, Aksaray ve Ereğli bölgelerini kapsayan 27 bin ortaklı kooperatif olarak üreticilerin tohumdan gübreye, ilaçtan makine ve ekipmana kadar birçok ihtiyacını karşılamaya çalıştıklarını belirterek Gürer’e ziyareti için teşekkür etti. Bor Ziraat Odası Başkanı Nurettin Eriç de tarım sektörünün mevcut durumunun sahada ve üreticiyle doğrudan görüşülerek değerlendirilmesinin önemine vurgu yaparak, çiftçi ve üreticilerin sorunlarına gösterdiği duyarlılık nedeniyle Gürer’e teşekkürlerini iletti.

Gürer: "Tarımda Dış Ticaret Dengesi Değişti" Haber

Gürer: "Tarımda Dış Ticaret Dengesi Değişti"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım, gıda ve içecek sektörünün dış ticaret verilerini değerlendirerek, 2026 yılında sektörün dış ticaret dengesinin olumsuz biçimde bozulduğu görülüyor” dedi. CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektörünün 2024, 2025 ve 2026 yıllarının ilk 6 ayına ilişkin dış ticaret verilerini değerlendirdi.2024’te ilk 6 ayda dış ticaret fazlası verildi, 2025’in ilk 6 ayında da ihracatı ithalatını aşan tarım ve gıda sektörü, 2026’da ithalat öne çıkması dikkat çekici” dedi. Gürer, “2024’te ilk 6 ayda 3,2 milyar dolar dış ticaret fazlası veren sektör, 2025’te de ihracatını ithalatının üzerinde gerçekleştirdi. Ancak 2026’nın ilk 6 ayında tablo tersine döndü” dedi. DENGELER DEĞİŞTİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2024 yılının Ocak-Haziran döneminde Türkiye’nin tarım, gıda ve içecek sektöründe 12,9 milyar dolar ihracat, 9,7 milyar dolar ithalat gerçekleşti. Sektörün 3,2 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi.2025 yılının ilk 6 ayında ise tarım, gıda ve içecek sektörünün 13,42 milyar dolar ihracat, 12 milyar dolar ithalat yapıldı. Yaklaşık 1,42 milyar dolarlık dış ticaret fazlası oluştu.2025’in ilk 6 ayında da sektör dış ticaret fazlası vardı. Ancak 2026’ya geldiğimizde işler tersine döndü” ifadelerini kullandı. 2026’DA İTHALAT İHRACATI GEÇTİ 2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin verilerin ise dikkat çekici olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, sektörün aylar itibarıyla ihracat ve ithalat rakamlarını şöyle sıraladı: Ocak: 2,40 milyar dolar ihracat – 2,18 milyar dolar ithalat Ocak-Şubat: 4,68 milyar dolar ihracat – 4,10 milyar dolar ithalat Ocak-Mart: 6,98 milyar dolar ihracat – 6,43 milyar dolar ithalat Ocak-Nisan: 9,52 milyar dolar ihracat – 9,25 milyar dolar ithalat Ocak-Mayıs: 11,64 milyar dolar ihracat – 11,34 milyar dolar ithalat Ocak-Haziran: 14,00 milyar dolar ihracat – 14,19 milyar dolar ithalat Buna göre 2026’nın ilk 6 ayında sektörün dış ticaretinde yaklaşık 190 milyon dolarlık açık oluştu.” Dedi. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2024’ün ilk 6 ayında 3,2 milyar dolar fazla veren sektörün, 2025’in ilk 6 ayında yaklaşık 1,42 milyar dolar fazla vermesinin ardından 2026’nın ilk 6 ayında 190 milyon dolar açık vermesi, üzerinde ciddi biçimde düşünülmesi gereken bir durumdur” dedi. TARIMDA İBRE DAHA FAZLA İTHALATA DÖNÜYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım ve gıda ürünlerinde ithalatın artmasının yalnızca dış ticaret rakamlarından ibaret olmadığını belirterek, bunun doğrudan çiftçiyi ve tüketiciyi etkilediğini söyledi. Gürer, “Bakan, tarımda rekorlardan söz ediyor. Rekorlara rağmen ithalat neden artıyor? Çiftçimizin ürettiği ürün tarlada para etmiyor, girdi maliyetleri sürekli yükseliyor, buna karşılık ithalat kapısı giderek daha çok açılıyor.” dedi. ÜRETİCİYİ KORUMAZSANIZ İTHALATÇI OLURSUNUZ Tarımda üretim maliyetlerinin düşürülmesi, çiftçinin yeterli desteklenmesi ve ürün bazında planlı üretime geçilmesi gerektiğini belirten Ömer Fethi Gürer, “Çiftçiye gübre pahalı, mazot pahalı, ilaç pahalı, yem pahalı, elektrik pahalı. Sulama suyu pahalı Üretici yüksek maliyetle üretmeye çalışırken ithalatla fiyat baskılanmaya çalışılıyor. Ancak rafa fiyatlar ithalatla da düşmüyor.” diye konuştu.

Keçiler Ormanlara Dönmelidir Haber

Keçiler Ormanlara Dönmelidir

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, orman yangınlarının önlenmesi için geleneksel hayvancılık yöntemlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Gürer, ormanlarda keçi ve koyun yetiştiriciliğinin teşvik edilmesinin, yangın riskinin azaltılmasına önemli katkı sağlayacağını ifade etti. ÇOBANLARIN VARLIĞI YANGIN RİSKİNİ AZALTIYOR Geçmiş yıllarda orman alanlarında keçi yetiştiriciliği yapan üreticilerin, keçilerin ormanlara zarar verdiği gerekçesiyle bu alanlardan uzaklaştırıldığını hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Avrupa'da ise tam tersine bir yaklaşımın benimsendiğini belirtti. Ömer Fethi Gürer, bazı Avrupa ülkelerinde orman yangınlarının önlenmesi amacıyla keçi ve koyun yetiştiriciliğinin yeniden yaygınlaştırılmasının tartışıldığını vurgulayarak, çobanların ormanlık alanlardaki varlığının dip örtüsünün temizlenmesinde önemli rol oynadığını dile getirdi. TÜRKİYE'DE DE ÇALIŞMA BAŞLATILMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de de benzer uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, ormanlarda yeniden keçi yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi için kapsamlı çalışmalar yapılmasının artık bir ihtiyaç hâline geldiğini söyledi. Keçilerin otlama faaliyetleri sayesinde kuru otların ve yanıcı bitki örtüsünün temizlendiğini ifade eden Gürer, bu durumun olası yangınların yayılma riskini azaltabileceğine dikkat çekti. KEÇİ VARLIĞINDA BÜYÜK DÜŞÜŞ Türkiye'deki keçi varlığının yıllar içinde önemli ölçüde azaldığını da hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 1980'li yıllarda yaklaşık 19 milyon olan keçi sayısının günümüzde 11 milyon civarına kadar gerilediğini belirtti. Gürer, "Orman yangınlarının önlenmesinde etkili bir yöntem olduğu görüldüğüne göre, ormanlık alanlarda yeniden keçi yetiştiriciliğinin desteklenmesi ve çobanların bu alanlarda bulunmasının sağlanması gerekiyor. Bu konu vakit kaybetmeden değerlendirilmeli ve gerekli adımlar atılmalıdır." dedi

CHP'li Gürer: "Fındık Alım Fiyatı Üreticiler İçin Büyük Bir Şok Oldu" Haber

CHP'li Gürer: "Fındık Alım Fiyatı Üreticiler İçin Büyük Bir Şok Oldu"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada açıklanan fındık alım fiyatına tepki gösterdi. Açıklanan 250 liralık fiyatın üreticiler için büyük bir hayal kırıklığı olduğunu belirten Gürer, fındığın geleceğinin korunabilmesi için alım fiyatının girdi maliyetleri ve makul kâr dikkate alınarak en az 370 lira olarak yeniden belirlenmesi gerektiğini söyledi. AÇIKLANAN FİYAT ÜRETİCİ İÇİN BÜYÜK BİR ŞOK OLDU TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, iktidarın açıkladığı fındık alım fiyatını eleştirerek, "İktidar fındık alım fiyatını açıkladı, üreticiler için büyük bir şok oldu." dedi. Açıklanan rakamın üreticilerin beklentilerinin çok uzağında kaldığını belirten Gürer, fiyatın üreticiyi memnun etmediğini ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından ciddi endişeler yarattığını ifade etti. 370 LİRALIK FİYAT TALEP ETMİŞTİK Fiyatın belirlenmesi sürecinde yaptıkları çalışmayı anlatan CHP’li Gürer, "Tarım Komisyonu üyesi olarak Bölge Milletvekilimiz Mustafa Adıgüzel'le birlikte yaptığımız bir çalışmada girdi maliyetlerini dikkate alarak kilo fiyatının 370 lira olarak açıklanmasını talep etmiştik." diye konuştu. Hazırladıkları çalışmanın üretim maliyetlerine dayandığını vurgulayan Gürer, buna rağmen iktidarın üreticinin beklentisini karşılamayan bir fiyat açıkladığını söyledi. 250 LİRA ENFLASYONUN DA ALTINDA KALDI Açıklanan fiyatın ekonomik gerçeklerle bağdaşmadığını belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Verilen 250 liralık fiyat enflasyonun da altında bir fiyat oldu." ifadelerini kullandı. Üreticinin gübre, mazot, ilaç, işçilik ve diğer tarımsal girdilerde yaşanan maliyet artışlarıyla mücadele ettiğini belirten Gürer, bu şartlarda üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını dile getirdi. YABANCI TEKELLER KAZANIYOR, ÜRETİCİ KAYBEDİYOR Türkiye'nin dünya fındık pazarındaki önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Yüzde 80'i ihraç edilen fındığın sonunu getirmek adına yapılabilecek uygulama ne derseniz, bu olmalı." sözleriyle açıklanan fiyatın yanlışlığını dile getirdi. Üreticinin giderek ağırlaşan maliyet yükü altında ezildiğini ifade eden Gürer, "Üreticinin girdi maliyeti artıyor, üreticiden çıkan üründen para kazanan yabancı tekeller var ama ülkemizin üreticisi bu bağlamda boğuluyor." dedi. Türkiye'nin dünya markası haline gelmiş fındıkta asıl kazancı üreticinin değil, uluslararası şirketlerin elde ettiğini belirten Gürer, mevcut fiyat politikasının devam etmesi halinde üretimin zarar göreceği uyarısında bulundu. FİYAT MUTLAKA YENİDEN GÜNCELLENMELİ Fındık üretiminin devamı için üreticinin korunması gerektiğini vurgulayan Gürer, "Onun için mutlaka fiyat yeniden güncellenmeli, girdi maliyeti artı makul kâr üzerinden belirlenmeli ve 370 liralık bir kilo alım fiyatı açıklanmalıdır." çağrısında bulundu. Fiyatın maliyetlerin altında kalmasının üreticiyi üretimden uzaklaştıracağını belirten Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üreticinin kazanacağı bir fiyat politikasının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. FINDIĞIN GELECEĞİ KARANLIĞA SÜRÜKLENMEMELİ Konuşmasının sonunda iktidara bir kez daha çağrıda bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Yoksa fındığın, dünya markası olan ürünün geleceği karanlıktır diyorum." sözleriyle uyarısını yineledi. Gürer, Türkiye'nin dünya fındık üretimindeki lider konumunun korunabilmesi için üreticinin desteklenmesi, alım fiyatının girdi maliyetleri ve makul kâr esas alınarak yeniden belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

CHP'li Gürer: “Mısır Alım Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı” Haber

CHP'li Gürer: “Mısır Alım Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı”

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde mısır hasadının başlamasına rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) henüz alım fiyatı açıklamamasını eleştirdi. Belirsizliğin tüccarın fiyatları düşük tutmasına yol açtığını belirten Gürer, üreticinin mağdur olmaması için kilogram fiyatının en az 17 lira olarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. ​TMO Fiyat Açıklamadı, Tüccar Piyasayı Düşük Tutuyor ​Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hasadın başlamasıyla birlikte üreticilerin gözünü TMO’ya çevirdiğini ancak kurumun henüz fiyat duyurusu yapmamasının piyasada belirsizlik yarattığını ifade etti. ​TMO'nun sessizliğinin tüccarlar tarafından fırsata çevrildiğini belirten Gürer, fiyatların düşük tutulduğunu vurguladı. Gürer çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesi için TMO alım fiyatının derhal kamuoyuna duyurulması gerektiği dile getirdi. ​“Mısırın Kilogram Fiyatı En Az 17 Lira Olmalı” ​Gübre, mazot, ilaç, tohum ve sulama giderlerindeki aşırı artışların çiftçiyi omuzlayamayacağı bir noktaya getirdiğine dikkat çeken CHP’li Gürer, artan maliyetler ve makul kâr beklentisinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti: ​"Çiftçimiz yüksek girdi maliyetleriyle mücadele ediyor. TMO, üreticinin belini büken bu maliyetleri dikkate alarak mısır alım fiyatını kilogram başına en az 17 lira olarak açıklamalıdır." ​Türkiye’de Mısır Üretimi Var, İthalat Baskısı Devam Ediyor ​Mısırın tanelik, yağlık ve yemlik olarak kritik bir stratejik ürün olduğuna işaret eden Ömer Fethi Gürer, yerli üretime rağmen ithalat bağımlılığının sürdüğünü kaydetti. TÜİK verilerine göre bu yıl yaklaşık 8 milyon tonluk mısır üretimi öngörülmesine karşın, yaklaşık 3 milyon tonluk ithalat beklentisi bulunuyor. 2024-2025 döneminde mısır ithalatının 5,5 milyon tona kadar yükseldiği hatırlatılarak, yerli üreticinin desteklenmesinin hayati önem taşıdığı vurgulandı. ​“Yanlış Politikalar Üreticiyi Tarımdan Uzaklaştırıyor” ​Uygulanan yanlış fiyat politikalarının üreticiyi topraktan ve üretimden soğuttuğunu belirten Gürer, sözlerini şu uyarılarla tamamladı: ​"Açığın oluşmaması için çiftçinin refahını sağlayacak bir alım fiyatı esas alınmalıdır. Üreticiler bu anlamda acil fiyat beklemektedir. Düşük alım fiyatları, üreticinin o üründen hızla uzaklaşmasına neden olmaktadır."

CHP'li Gürer: "Girdi Fiyat Artışı Tezgaha Zam Olarak Yansıyor" Haber

CHP'li Gürer: "Girdi Fiyat Artışı Tezgaha Zam Olarak Yansıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişler Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in açıkladığı 2026 yılı Mart ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerini değerlendirdi. Gürer, gübre başta olmak üzere temel girdilerdeki artışların tarımsal üretimi zorladığını söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı ile ilgili son Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerinin, tarımsal üretimde maliyet artışının sürdüğünü söyledi. MALİYETLER TIRMANDI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım-GFE’nin Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,89 oranında artış gösterdiğine dikkat çekerek, "Çiftçinin girdi maliyetlerindeki yıllık artış yüzde 34,26’ya ulaştı. On iki aylık ortalamalara göre artış oranı ise yüzde 33,01 olarak gerçekleşti. Daha da vahimi, 2026 yılının henüz ilk üç ayında tarımsal girdi maliyetleri yüzde 11,25 oranında yükseldi. Endeks değeri ise Mart ayında 950,32 seviyesine çıktı. Bu rakamlar, çiftçinin üretim sürecinde kullandığı temel girdilerde önemli bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldığının en somut kanıtıdır," dedi. ÜRETİM SEZONU ÖNCESİ GÜBRE: YILLIK %48,33 ARTIŞ! Mart ayında en dikkat çekici artışın gübre ve toprak geliştiriciler grubunda yaşandığını vurgulayan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Gübre fiyatları yıllık bazda yüzde 48,33 oranında artarak tüm alt gruplar arasında en yüksek yükselişi gösterdi. Aylık bazda da en yüksek artış yine gübre ve toprak geliştiricilerde gerçekleşti ve artış oranı yüzde 9,69 oldu. Tam da üretim sezonu öncesinde, çiftçinin en temel ihtiyacı olan gübreye erişimi bu artışlarla daha da zor hale getirilmiştir. Gübre atılamayan toprakta verim düşer, “dedi. GÜNCEL FİYATLAR SÜREKLİ DEĞİŞİYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Girdi artışlarında önemli yükseliş üretimi zorluyor. Özellikle toprağın dokusu ve verim artışı için gübre şart. Gübrede ise fiyat artışı durmuyor. 2020 yılında Amonyum Sülfat gübre tonu 1100 TL iken 2026 yılında tonu 20500 TL çıktı. Can gübre tonu 1150 TL iken 21000 TL, DAP gübre tonu 2020 yılında 2140 TL 2026 yılında tonu 40.000 TL gördü ve Üre Gübre 2020 yılında tonu 2140 TL iken 2026 yılında tonu 31.500 TL fiyatı çıktı. Özelleştirme ile gübre fabrikaları kamudan alındı. İthalata bağlı kimyasal gübre fiyatları artmasının doğrudan ürün fiyat artışına neden oluyor “dedi. "GEÇEN YIL DON VURDU, Girdi maliyetlerindeki artış çiftçinin değil, tüketicinin de sorunu diyen Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl meyve ağaçlarına meyve tutumu iyi olması bekleniyor. Rekoltenin de yükseleceği tahmin ediliyor. Artan girdi fiyatları, önümüzdeki dönemde çarşıda, pazarda gıda fiyatlarına doğrudan yansıyacaktır. Geçen sene zirai don nedeniyle dalında ürün kalmadığı için meyve yiyemeyen vatandaş, bu sene de artan tarımsal girdilerin ürün fiyatlarına yansıması ile her ürünü dilediği kadar vatandaş tüketemeyebilir” dedi.

Gürer: ''Binlerce Ton Patates Hayvan Yemi Oldu'' Haber

Gürer: ''Binlerce Ton Patates Hayvan Yemi Oldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağcaşar köyünde patates üreticileriyle bir araya geldi. Üreticiler, “Üretiyoruz, sonuçta ise ürün depoda çürüyor. Bu durumu gören yok” dediler. Ağcaşar köyünde patates üreticisi Mustafa Işık patatesin değer bulamadığını, büyükşehirde yüksek fiyata satılan ürünün köyde 3 liraya bile alıcı bulamadığını ve yüzlerce ton ürünün çürümeye terk edildiğini anlattı. Depolarda dökme yada çuvallar dolusu patatesin beklediğini belirten Gürer, “Niğde’de bu yıl yine patates depoda kaldı. Yaklaşık 200 bin ton patates ne yazık ki çöp oldu. 2025 yılında patates tarlada tüccar gelmediği için üreticimiz bir umutla ürününü depolara kaldırdı. Ancak depoya kaldırılan patatesler için de alım gerçekleşmeyince ürünler çürümeye başladı” dedi. “BÜYÜKŞEHİRDE 20 LİRA, KÖYDE 3 LİRAYA ALICI YOK” Patates üreticisinin büyük bir mağduriyet yaşadığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “büyükşehirlerde kilosu en az 20 liraya satılan patates ya hayvan yemi oluyor ya çürüyor ya da sokağa atılarak tamamen değersiz hale geliyor. Oysa ülkemizde patates her alanda kullanılabilecek bir ürün. Yemeklik olur, sanayide kullanılır, işlenmiş ya da dondurulmuş gıdaya dönüştürülebilir. Ancak Niğde bölgesi yaklaşık 1 milyon ton patates yetiştiriyor ve bu patatesler çöp olmaktan kurtulamıyor” diye konuştu. Patates üretimiyle ilgili yıllardır aynı sorunların yaşandığını vurgulayan Gürer, “Patatesle ilgili daha önce çağrıda bulunmuştuk. Tarım Kredi Kooperatifleri ve Toprak Mahsulleri Ofisi alıma girsin, üretici mağdur edilmesin demiştik. 1999 yılında da yaklaşık 6,5 milyon ton patates üretiliyordu, bugün 2025’e geldik yine aynı miktarlarda üretim var. Nüfus artmasına rağmen patatesin yemeklik ya da sanayide kullanım alanı artırılmadığı için üretici ortada kalıyor. Küçük aile tipi işletmeler büyük sorun yaşıyor. Büyük şirketler bu işi kendi içinde koordine ediyor, onlar para kazanıyor ama üretici mağdur oluyor.” “ÜÇ YILDA BATTIM” Patates üreticisi Mustafa Işık ise yaşadığı ekonomik çöküşü anlattı. Çiftçiliğe umutla başladığını ancak kısa sürede büyük zarar ettiğini belirten Işık, “kendi işimde çok iyiydim ama bu süreçte battım. Bu iş artık toparlanmaz hale geldi,” dedi. Girdi maliyetlerinin katlandığını belirten Işık, özellikle gübre fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, “İki sene önce gübreyi 4 liraya alıyorduk, bu sene 22 liraya aldık. Eğer bu patatesin ihracatı olmazsa çiftçi ayakta duramaz. Kimse yardım etmiyor. Ürünü 10 ay depoda beklettim. Şimdi ‘Keşke satsaydın’ diyorlar ama alan yoktu. Şirketler çok büyük üretim yaptığı için bizim köylerde sıkıntı başladı,” ifadelerini kullandı. “200 TON PATATES ÇÖP OLDU” Mustafa Işık, depolardaki ürünlerin büyük bölümünün artık kullanılamaz hale geldiğini belirterek, “Benim burada yaklaşık 200 ton patatesim çöp oldu. Şu anda 100 ton kadar var. Bir kısmını dağıttım, bir kısmını hayvanlara verdim. Ağacaşar köyünde hemen her evde 50 ton civarında patates depoda duruyor. Adana’da yeni ürün başladı, bunlar artık tamamen çöp,” dedi. Yaptığı yatırımın da zarar olduğunu söyleyen Işık, “Ben bu depoyu yaklaşık 2 milyon maliyetle yaptım. Bu patatesi depoya koymanın bile bana 2 milyon zararı oldu. Elektrik parasını bile ödeyemedim” diye konuştu. “BU YIL EKMEYECEĞİM, HAMMALLIK YAPACAĞIM” Köyde başka üreticiler de aynı tabloyu yaşadıklarını anlattı. Bir üretici artık tarım yapmak istemediğini belirterek “Köylerin geneli aynı durumda. Bu yıl bir şey ekmeyeceğim, hammallık yapacağım. Çiftçi bu kadar zarar edince artık patates ekmeyecek gibi görünüyor. Çoğu mısıra döndü. Bu patatesi 3 liraya bile satamadık” dedi. “KÖYLERDE İCRALAR BAŞLADI” Üreticilerin yaşadığı en büyük sorunlardan birinin kredi borçları olduğunu söyleyen Mustafa Işık, “Şu anda en büyük sıkıntı kredi. Küçük çiftçiye ÇKS yok diye kredi vermiyorlar. Çiftçinin yeniden ekim yapacak durumu kalmadı. Sosyal Güvenlik Kurumu borcun varsa kredi de çekemiyorsun. Kredi borçlarını ödeyebilmek için insanlar hayvanını satıyor. Köylerde icralar başladı. Tarlalar, evler bankalara geçti. Bazı evler satıldı, bazıları bankaların üzerinde duruyor. Özel bankalar daha da kötü davranıyor,” dedi. GÜRER: “BU MİLLİ SERVET ÇÖPE GİTMEMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ürünlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Patates iri ve kaliteli. Büyükşehirlerde en az 20 liraya satılan ürün burada 3 liraya bile alıcı bulamıyor. Depodaki patates çöp olmuş durumda. Artık ancak hayvan yemi olarak değerlendirilmeye çalışılıyor,” şeklinde konuştu. Türkiye’de yaşanan gıda israfına dikkat çeken Gürer, “Daha önce de iktidara seslendim. Bu milli servet sadece bir kişinin ürünü değil, ülkenin değeridir. Bunların çöp olmaması gerekiyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 23 milyon ton gıda israf ediliyor. Bunun önemli bir kısmı da tarladan depoya gelip değer bulamayan ürünlerden oluşuyor. Buna mutlaka çözüm üretilmeli,” dedi. “ÇİFTÇİNİN CİĞERİ YANIYOR” Çiftçinin yaşadığı ekonomik yıkımı anlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçinin ciğeri yanıyor. İcra geliyor, tarlası gidiyor, traktörü gidiyor. Patatesten para kazanamıyor. Çoluk çocuk bir süre dayanıyorlar, sonra şehirlere gidip asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyorlar. Oysa bu insanlar üretmeli. Çiftçilerin içine düşürüldüğü durum ülkenin geleceği açısından da büyük risk,” diye konuştu. Patates üreticisinin desteklenmemesi halinde tüketicinin de ağır bedel ödeyeceğini belirten Gürer, “Bugün üretici patates üretmese büyükşehirde yaşayan insanlar patatesin kilosunu 100 liraya almak zorunda kalırdı. Şu patates 3 liraya satılamaz mı? Bu ülkenin kamu kuruluşları ne için var? Tarım Kredi Kooperatifleri, Toprak Mahsulleri Ofisi üreticiden bu ürünü alsın. Alamayan fakir fukara vatandaşlara dağıtılsın,” dedi. “KİMSENİN KONUŞACAK HÂLİ KALMAMIŞ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, köylerde yaşanan ekonomik çöküşün artık sosyal bir yıkıma dönüştüğünü belirterek, “Yıllardır bu insanlar aynı sorunu yaşıyor. Köy kahvesinde gördük, herkes aynı durumda. Kimsenin konuşacak hali kalmamış. Cepler boş, insanlar perişan. Özellikle kredi meselesi çiftçiyi çok sıkıştırıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu primini ödeyemeyen çiftçinin yakasına banka da yapışıyor. ‘Önce borcunu öde, sonra kredi verelim’ diyorlar. Peki bu insan borcunu nasıl ödeyecek? Ürettiği ürün bu haldeyken nasıl ayakta kalacak?” “KREDİ VERİYORLAR AMA NAKİT VERMİYORLAR” Mustafa Işık ise kredi sistemine tepki göstererek yaşadığı sıkıntıyı şu sözlerle anlattı: “Ben krediye başvurdum. Kredi onaylanıyor ama parayı karta yatırıyorlar. Gübre al, yem al diyorlar. Benim nakit paraya ihtiyacım var. Bana kredi veriyorsan nakit vermen lazım. En büyük sorun bu. Ben bu işi yeniden krediyle çevirmek zorundayım.” “PATATES ARTIK HAYVAN YEMİ OLDU” Depolardaki ürünlerin artık hayvan yemi olarak değerlendirildiğini söyleyen CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Gördüğünüz gibi depolardaki çuvallar adeta tarlanın içine taşınmış gibi duruyor. Patateste durum vahim. Bu ürün artık hayvan yemine dönüşmüş durumda” diye konuştu. Fransa örneği üzerinden tarımdaki plansızlığa dikkat çeken Gürer, “Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var ama Türkiye’den daha fazla süt alıyorlar. Çünkü hayvanın yemesi gereken kaliteli yemi veriyorlar. Bizde ise elde kalan patates hayvan yemi yapılarak hiç olmazsa zarar azaltılmaya çalışılıyor,” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.