Hava Durumu

#Niğde Milletvekili

Kırsal Haber - Niğde Milletvekili haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Niğde Milletvekili haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: ''Zararlılar İle Üretici Başı Dertte'' Haber

Gürer: ''Zararlılar İle Üretici Başı Dertte''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, iklim değişikliğinin etkisiyle artan bitki hastalıkları ve zararlılara karşı yürütülen mücadelenin sahada sonuç vermediğini belirterek Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. Gürer, kokarca ve Akdeniz meyve sineği başta olmak üzere tarımsal üretimi tehdit eden zararlılara karşı geliştirilen politikaların üreticiyi koruyamadığını vurguladı. GÜRER’İN SORULARI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, soru önergesinde şu sorulara yanıt istedi: İstilacı böcek türü kokarca, Akdeniz sineği gibi yüzlerce bitki türüne zarar veren zararlılarla neden istenen mücadele sonuç vermemektedir? Bu bağlamda çalışma var mıdır? Akdeniz sineği elmadan şeftaliye, domatesten zeytine kadar narenciye ile başlayan büyük zararı sürdürmektedir. Bu bağlamda uygulanan mücadele yetersiz midir? İlaç geliştirilmesi için bir çalışma var mıdır? Halen tespit edilen bitki hastalık ve zararlı sayısı kaçtır? Yıllık ürün kaybı bu nedenle ne kadar olmaktadır? BAKANLIK YANITI Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtında, söz konusu zararlıların polifag yapıda olduğu, geniş konukçu ağlarının mücadeleyi zorlaştırdığı ve dünyada bu tür zararlıların tamamen yok edilmesinin mümkün olmadığı belirtildi. Yanıtta, küresel iklim değişikliği nedeniyle kış aylarının ılık geçmesinin zararlı popülasyonlarını artırdığı ifade edildi. Bakanlık, Entegre Zararlı Yönetimi prensipleri doğrultusunda eş zamanlı ve toplu mücadele yürütüldüğünü, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yapıldığını, Akdeniz meyve sineği ve kahverengi kokarca için eylem planlarının uygulandığını bildirdi. Mekanik, biyolojik, biyoteknik ve kimyasal yöntemlerin birlikte kullanıldığı; üreticilere eğitim ve bazı biyoteknik uygulamalar için destekleme ödemeleri yapıldığı kaydedildi. ÜLKEMİZDE 669 ZARARLI ORGANİZMA KAYDI VAR Yanıtta ayrıca, kahverengi kokarcanın 2017 yılında ilk kez görüldüğü, 2023’te eylem planı hazırlandığı, 2024’te ise mücadele seferberliği başlatıldığı belirtilerek, yürütülen çalışmalar sonucunda zararlı yoğunluğunun baskı altına alındığı ve verim kayıplarının azaldığı ifade edildi. Bakanlık verilerine göre ülkemizde bitkisel üretime zararlı olan 669 adet zararlı organizma kaydı bulunmaktadır. Ekonomik zarara sebep olma potansiyeli taşıyan 343 adet zararlı organizma ile Bakanlığımız ‘Bitki Sağlığı Mücadele Programı’ kapsamında mücadele çalışmaları yürütülmektedir. Üreticilerin hastalık ve zararlılardan kaynaklı olası kayıplarının önlenmesi amacıyla Bakanlığımız teknik ekiplerince hastalık ve zararlıların takibi ve üretici bilgilendirmesi ile zamanında ve etkin mücadele yapılması için çalışmalar yapılmaktadır.” RAKAM YOK, KAYIP BELİRSİZ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakanlık yanıtında mücadele yöntemleri ve planlar ayrıntılı biçimde anlatılırken, “yıllık ürün kaybı ne kadar” sorusuna somut bir rakam verilmemektedir. Üreticiler tarlada zararların arttığını dile getirirken, bakanlığın yanıtının uygulamadaki sonuçlara ilişkin net veriler sunmaması, tarımda zararlılarla mücadelede söylem ile saha arasındaki kopukluğu bir kez daha ortaya koymuştur,” dedi. Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım zararlılarının katlanarak arttığını, Akdeniz sineği diye tanımlanan; başta narenciye olmak üzere zeytine dahi zarar veren sineğin Niğde bölgesinde de yaygın zarara neden olduğuna dikkat çekti. Gürer, şeftali ve nektarin yanında her meyveyi delerek çürüten zararlı için tuzak alındığını, bunun zararlı ile mücadelede yeterli olmadığını ve tonlarca ürünün çöpe gittiğini söyledi. Mutlaka zararlı için etkili mücadele ve ilaç geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Gürer, etkin mücadele yapılıyorsa Niğde’ye kadar nasıl zararlı ulaştı? Hava ile ilintili ise Niğde kışları sert geçer, nasıl oluyor da zararlı yok olmadan zararı artarak devam ediyor? Bakanlığın masa başında “yok” demesi ile zararlı yok olmuyor. Kahverengi kokarca, Akdeniz sineği, domates güvesi gibi zararlılar için seferberlik boyutunda mücadeleye ihtiyaç vardır” dedi.

Gürer: ''Meralarda Hayvan Sürülerinin Yerini Sessizlik Alıyor'' Haber

Gürer: ''Meralarda Hayvan Sürülerinin Yerini Sessizlik Alıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ankara’nın Culuk Mahallesinde (Köyü) ahır ve ağılları gezdi. Gürer’in ziyareti sırasında köyde hem ilk kuzu doğumuna tanıklık edildi hem de hayvancılığın içinde bulunduğu derin kriz bir kez daha gözler önüne serildi. Gürer, mevsimin dönmesiyle birlikte hayvanların yavrulamaya başladığını ancak buna rağmen hayvancılıkla uğraşanların büyük ölçüde sorunlarına çözüm beklediğini vurguladı. Ömer Fethi Gürer, “Dünde hayvancılık yapanlar bugün kazanamıyoruz diyor ve hayvancılığı bırakıyor. Şu anda ciddi sorunlar yaşıyorlar” ifadelerini kullandı. 400 DAVARDAN 50’YE DÜŞEN SÜRÜLER Köyde besicilik yapan Zafer Özyiğit, yaşanan süreci anlattı. Özyiğit, “Önceden 400 davar vardı, 400 davardan 50–60 davara düştü. Yayamıyor, bakamıyorum. bize kimse destek çıkmıyor. Yem alamıyorum. Yem fiyatları pahalı. Gücümüz yetmiyor” dedi. Meraların daraldı” dedi . meraya çıkamadıklarını belirten Özyiğit, sorunun yalnızca kendi ailesine ait olmadığını vurgulayarak, “Bu sadece bir kişi değil, köyün tamamı böyle. Köyde 20 aile hayvancılık yapıyordu, şimdi 5–6’ya düştü. Göç de var. Köyde kimse kalmadı. Bizim gibi 60 kişi kaldı, başka da kimse yok. Bir Allah’ın kulu Tarım Bakanlığından gelip de ‘derdiniz nedir’ demiyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi. 50 BİN BAŞ HAYVANDAN 2.500’E GERİLEYEN KÖY Culuk Köyü Muhtarı İsmet Gökdemir de köyün geçmişi ile bugünü arasındaki farkı rakamlarla ortaya koydu. “Durum çok kötü sayın vekilim” diyen Gökdemir, geçmişte köyde 50 bin baş hayvan ve 2 bin büyükbaş bulunduğunu, bugün ise toplam hayvan sayısının 2.500’ü ancak bulduğunu ifade etti. Gençlerin köyde kalmadığını, girdi maliyetlerinin her geçen gün arttığını belirten Gökdemir, “Yem desen öyle, çoban bulunmuyor. Hayvancılık sürdürülebilir olmaktan çıktı. Sürekli göç veriyoruz” dedi. Köyün tarım potansiyeline rağmen üretimin sürdürülemediğine dikkat çeken Gökdemir, yaş ortalamasının 65’in üzerine çıktığını, bu yaşla çiftçilik yapılmaya çalışıldığını söyledi. “Yaklaşık 100–120 bin dönüm arazimiz var. İç Anadolu’nun en geniş topraklarına sahibiz ama hayvan varlığı en fazla azalan yerlerden biri haline geldik” sözleriyle tabloyu özetledi. “ÜRETİM YOK, TÜKETİM ARTIYOR” CHP Haymana İlçe Başkanı Kasım Koç da köylerin hızla boşaldığını vurguladı. Koç, “Köyler boşaldı. Hayvancılık bitiyor. Vatandaş 400 hayvandan 60 hayvana düşmüş. Bunun gibi çok örnek var” dedi. Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta ciddi bir gerileme yaşandığını belirten Koç, “Üretim yok ama tüketim hızla artıyor. Köylere hızlı bir dönüş sağlanması gerekiyor. Bunun için Tarım Bakanlığının el atması lazım. Hem tarıma hem hayvancılığa özel destek gerekiyor” çağrısında bulundu. Koç, Tarım Bakanı’na seslenerek, “Çiftçinin, besicinin sesini duysunlar. Köyleri bir gezsinler” dedi. “HAYVANCILIK GERİLERSE FİYATLAR DAHA DA ARTAR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Culuk Köyü’nde gördüklerinin Türkiye genelinde yaşanan sorunun bir özeti olduğunu ifade etti. “Burası Ankara’nın Haymana ilçesine bağlı Culuk Köyü. Kent çevresinde tarım arazileri daraldıkça, hayvancılık geriledikçe hayvan dışarıdan gelecek. Bu da nakliye demek, fiyatların daha da artması demek” diyen Gürer, ithal hayvana yönelmenin kalite ve lezzet kaybına da yol açtığını söyledi. Büyük kent çevrelerinde tarım arazilerinin korunması ve hayvancılığın sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ağılın mevcut durumuna dikkat çekti. “Bu ağıl, tüm olumsuz koşullara rağmen üretimin, besiciliğin sürdürüldüğü bir yer. Burada hayvancılık yapanlar çok zor şartlarda çalışıyor. Modern ahırlar yok. Veterineri, aşısı, bakımı, işçiliği yetersiz. Eldeki imkânlarla üretim sürdürülmeye çalışılıyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın ayakta kalabilmesi için yeterli destek sağlanması ve sorunlara duyarlı bir yaklaşım gösterilmesi çağrısında bulundu.

Mazota Gelen Her Zam, Tarladan Sofraya Zam Demektir Haber

Mazota Gelen Her Zam, Tarladan Sofraya Zam Demektir

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında akaryakıta gelen zamların tarım, taşımacılık ve gıda başta olmak üzere tüm sektörleri doğrudan etkilediğini söyledi. Gürer, yılbaşından bu yana mazota gelen artışın litre başına 3,5 lirayı bulduğunu belirterek, bu artışın çiftçinin üretim gücünü zayıflattığını, vatandaşın ise gıdaya erişimini zorlaştırdığını ifade etti. “MAZOT ZAMLARI ZİNCİRLEME ETKİ YARATIYOR” Mazota gelen son 1 liralık zammın yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil, üretimden nakliyeye kadar tüm maliyetleri artırdığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mazota gelen her zam, tarımdan taşımacılığa, sanayiden gıdaya kadar her alanda zincirleme bir etki yaratıyor. Çiftçi tarlasına traktörünü soktuğunda, nakliyeci kontağı çevirdiğinde daha yüksek maliyetle karşı karşıya kalıyor. Bunun sonucu da kaçınılmaz olarak tarladan sofraya zam olarak yansıyor” dedi. “CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİYLE MAZOT 9 KAT ARTTI” Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin başladığı 9 Temmuz 2018’de mazotun litre fiyatının 6 lira 26 kuruş olduğunu hatırlatan CHP’li Gürer, bugün mazotun litre fiyatının 57 lira 81 kuruşa yükseldiğini belirtti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu süreçte mazotta yüzde 790, benzinde ise yüzde 683 oranında artış yaşandı. Benzin 7,5 kat, mazot ise yaklaşık 9 kat arttı. ‘Her şey ucuzlayacak’ denilen bir sistemde, yurttaş zam üstüne zamla karşı karşıya kaldı” ifadelerini kullandı. “ÇİFTÇİ ARTIK NASIL ÜRETECEĞİNİ DÜŞÜNÜYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Mazotun yanı sıra gübre, tohum, ilaç, elektrik, su, işçilik ve tarla kirasındaki artışların üretimi sürdürülemez hale getirdiğini vurguladı. Gürer, “Çiftçi bugün üretim yapmayı değil, bu maliyetlerle nasıl ayakta kalacağını düşünüyor” dedi. “DESTEKLER DAHA ÇİFTÇİNİN CEBİNE GİRMEDEN GERİ ALINIYOR” Tarım desteklerine de değinen Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre çiftçiye milli gelirin yüzde 1’i oranında destek verilmesi gerektiğini, bunun da 772 milyar liraya karşılık geldiğini hatırlattı. Buna karşın 2026 bütçesinde ayrılan desteğin yalnızca 168 milyar lira olduğuna dikkat çeken Gürer, “Üstelik mazot ve gübre destekleri, gelen zamlar nedeniyle çiftçinin cebine girmeden geri alınıyor. Destek var deniliyor ama çiftçi o desteği fiilen kullanamıyor” diye konuştu. DON VE KURAKLIK UYARISI: “ÖNLEM YETERSİZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son dönemde yaşanan don olayları ve kuraklık riskine de dikkat çekerek, özellikle Çukurova’da erkenci ürünler açısından ciddi tehlike bulunduğunu ifade etti. Donla mücadelede kullanılan pervanelerin mazot ve elektrikle çalıştığını hatırlatan Gürer, “Donla mücadelede bile mazot ve elektrik gideri çiftçiye ek yük getiriyor. Zirai don ve kuraklıkla ilgili komisyon raporları bile Meclis’e sunulmadı. Yeterli önlemler alınmış değil” dedi. “MAZOTTA VERGİ, ÜRÜN FİYATIYLA YARIŞIYOR” Akaryakıt üzerindeki vergi yüküne de tepki gösteren Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV neredeyse ürünün kendi fiyatıyla yarışıyor. Sürekli ‘petrol bulduk’ deniyor ama petrol bulundukça fiyatlar düşeceğine artıyor” ifadelerini kullandı. NAKLİYECİ DE DERTLİ: “DEPO 37 BİN LİRAYA DOLUYOR” Basın toplantısında nakliyecilerin yaşadığı sorunlara da değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bir tır şoförüyle yaptığı görüşmeyi aktararak, “Bir tırın deposu bugün yaklaşık 650 litre mazot alıyor ve bu da 37 bin lirayı buluyor. Nakliye ücretleri aynı oranda artırılamadığı için sektör ciddi bir çıkmazda” dedi. “SEBZE FİYATLARI BİR AYDA KATLANDI” CHP’li Gürer, akaryakıt zamlarının gıda fiyatlarını da hızla artırdığını belirterek, “Antalya hallerinde bir ayda domates yüzde 100, salatalık yüzde 257 zamlandı. Bu artışlar raflara yansıyor. Emekli, asgari ücretli ve dar gelirli vatandaş sebze ve meyveyi artık sadece bakıp geçiyor” diye konuştu. “BAĞ-KUR BORCU ÇİFTÇİYİ ÜRETİMDEN KOPARIYOR” BAĞ-KUR prim borcu nedeniyle çiftçilerin krediye erişemediğini vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bankalar, ‘Önce borcunu öde’ diyerek çiftçiyi kapıdan çeviriyor. Bu anlayış çiftçiyi üretimden koparır, tarlayı boş bırakır. Kredi borçları ötelenmeli, BAĞ-KUR borcu gerekçe gösterilerek çiftçi kredisiz bırakılmamalı” dedi. “TARIM BU ANLAYIŞLA DÜZELMEZ” Gübre fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Gürer, üre ve DAP gübrenin ton fiyatlarının son yıllarda katlandığını hatırlatarak, “Hem yeterli destek vermeyeceksiniz, hem girdi maliyetlerine göz yumacaksınız, hem de çiftçinin ürününü düşük alım fiyatlarıyla baskılayacaksınız. Sonra da ‘tarımın sorunlarını çözüyoruz’ diyeceksiniz. Tarım bu anlayışla düzelmez” ifadelerini kullandı. “BU ZAM YAĞMURUNDAN ÇIKIŞ SANDIKTIR” Konuşmasının sonunda art arda gelen zamların toplumun tüm kesimlerini çıkmaza sürüklediğini belirten Gürer, “Mazota gelen zamla birlikte iğneden ipliğe her şeye zam geleceği açıktır. Vatandaşın bu zam yağmurundan kurtulabilmesi için tek çıkış yolu sandıktır” diyerek basın toplantısını tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.