Hava Durumu

#Nohut

Kırsal Haber - Nohut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nohut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BORSA-20 Sarı Leblebiye Dönüştü Haber

BORSA-20 Sarı Leblebiye Dönüştü

Denizli Ticaret Borsası öncülüğünde geliştirilen Borsa-20 nohut çeşidi, tarla üretiminin ardından Serinhisar’da işlenerek sarı leblebiye dönüştürüldü. Böylece yerli nohut çeşidinin tarladan sanayiye uzanan yolculuğunda önemli bir aşama tamamlandı. Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili; “Bizim için asıl hedef, tarlada başlayan üretimin sanayide değer kazanmasıdır. Borsa-20’yi sarı leblebiye dönüştürerek bu hedef doğrultusunda önemli bir adım attık. Şimdi yerli çeşidimizi üreticimizle, üretimimizi de Serinhisar’ın güçlü leblebi sanayisiyle buluşturuyoruz.” dedi. Denizli Ticaret Borsası öncülüğünde; Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu, Eskişehir Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Denizli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen çalışmalar kapsamında geliştirilen Borsa-20 nohut çeşidi, Denizli’nin leblebi üretim merkezi Serinhisar’da işlenerek sarı leblebiye dönüştürüldü. Yerli çeşidin leblebiye başarıyla dönüştürülmesi, Denizli’de geliştirilen yerli nohut çeşidinin yalnızca tarımsal üretimde değil, leblebi sanayisinde de değerlendirilebileceğini ortaya koydu. Başkan Tefenlili: Borsa-20’yi Tarladan Sanayiye Taşıyoruz Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, Borsa-20’nin Serinhisar’da sarı leblebiye dönüştürülmesinin önemli bir sonuç olduğunu belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Borsa-20 bizim için sadece nohut çeşidi değil, Denizli tarımı ve leblebi sektörümüzün geleceğine yönelik önemli çalışmalardır. Tarlada başlayan çalışmalarımızın bugün Serinhisar’da farklı leblebi çeşitlerine dönüşmesini görmek bizleri son derece mutlu ediyor. Borsa-20’nin sarı leblebiye dönüşmesi, geliştirdiğimiz çeşitlerin sanayi açısından da değerlendirilebildiğini gösteriyor. Amacımız, üreticimizin daha kaliteli ve verimli üretim yapmasını sağlarken, sanayicimizin ihtiyaç duyduğu kaliteli hammaddeyi de yerli üretimle karşılayabilmek. Tarımsal üretim ile sanayiyi aynı değer zincirinde buluşturan bu çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de sürdüreceğiz.”

Genel Başkan Yardımcısı Demiröz: ''Havza Bazlı Birlikte Üretim Modeli'ne Geçiş Yapmalıyız'' Haber

Genel Başkan Yardımcısı Demiröz: ''Havza Bazlı Birlikte Üretim Modeli'ne Geçiş Yapmalıyız''

Anahtar Parti Tarımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Tarım Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz, Türkiye'nin tarımsal üretim planlamasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Demiröz, son üç yılın ürün denge raporlarını değerlendirerek mevcut planlı üretim modelinin beklentileri karşılamadığını belirtti ve çözüm için "Havza Bazlı Birlikte Üretim Modeli" çağrısında bulundu. Türkiye'de tarım ürünlerinde arz güvenliğini korumak, arz fazlası veya eksikliğinin önüne geçmek amacıyla 2024 yılında uygulamaya konulan planlı üretim modeli, Anahtar Parti tarafından mercek altına alındı. 2022-2023, 2023-2024 ve 2024-2025 dönemlerine ait Seçilmiş Tarla Ürünlerinde Yeterlilik Dereceleri raporlarını kıyaslayan Tarım Politikaları Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz, mevcut gidişatın endişe verici olduğunu kaydetti. "İhtiyaç Fazlası Ürün Sayısı Düşüyor, Stratejik Ürünlerde Tehlike Çanları Çalıyor" Demiröz, veriler üzerinden yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Planlı üretimin sonuçlarını tam olarak gözlemlemek için henüz erken olduğunun farkındayız. Ancak geride kalan 2 yıllık süreçteki durum, yeni sistemin denetlenmesi ve yönünün olumlu ya da olumsuz hangi tarafa doğru olduğunu göstermesi açısından son derece önemlidir. 2023 yılı itibarıyla 6 farklı ürün grubunda ihtiyaç fazlası üretkenlik varken, 2025 yılına geldiğimizde bu sayı 3’e kadar düşmüştür." Tarıma dayalı sanayinin ana ham maddelerinde kendine yetebilirlik oranlarındaki gerilemeye dikkat çeken Demiröz, kritik ürünlerdeki düşüşü verilerle ortaya koydu: Pamuk (Çiğit): 2022-2023 döneminde %105,9 olan yeterlilik derecesi, 2023-2024'te %97,7'ye ve 2024-2025 döneminde %96,6'ya geriledi. Demiröz, pamuktaki bu düşüşün sanayi açısından endişe verici olduğunu vurguladı. Soya: Kendine yetebilirlik oranının kritik seviyelerde çakılı kaldığını belirten Demiröz; soya yeterliliğinin 2022-2023'te %5,2, 2023-2024'te %4,1 ve 2024-2025'te ise %4,2 seviyesinde kaldığını aktardı. Ayçiçeği: Ayçiçeğinde de tablonun olumsuz olduğunu vurgulayan Demiröz; yeterlilik oranının 2022-2023'te %51,3, 2023-2024'te %71,9 ve 2024-2025 döneminde yeniden gerileyerek %63,2 seviyesinde kaldığını ifade etti. Tahıllar ve Baklagiller: Temel gıda maddelerinden mısırda yeterlilik oranı %85,8'den %73,1'e, arpada ise %90,0'dan %84,6'ya geriledi. Buna karşın nohut %117,5, patates %105,8 ve toplam buğday %104,3 ile kendine yetebilirliğini koruyan nadir ürünler arasında yer aldı. "Yapısal Sorunlar Çözülmeden Planlama İşlemez" Tarımdaki temel sıkıntılara değinen Demiröz, mevcut arzın tam olarak bilinmeden yapılan planlamaların başarılı olamayacağını savundu: "Arz fazlası ya da eksikliğini giderebilmek için öncelikle mevcut arzın ne olduğunu bilmek gerekir. Ayrıca tarımımızın onlarca yıldır devam eden yapısal sorunlarını çözmeden yapacağınız hiçbir plan tutmayacaktır. Bakanlığın mevcut çabası maalesef eski bir binayı boyamaktan başka bir şey değildir." Çözüm Çağrısı: "Havza Bazlı Birlikte Üretim Modeli" Tarım ve Orman Bakanlığı'na çağrıda bulunan Hasan Hüseyin Demiröz, Anahtar Parti olarak çözüm önerilerinin hazır olduğunu belirtti: "Sayın Bakan, inadınızdan vazgeçin; milletin sabrı, devletimizin kaybedecek günü kalmadı. Bir an önce Havza Bazlı Birlikte Üretim Modeli'ne geçiş yapmalıyız. Yaklaşık 2 yıldır parti olarak ortaya koymuş olduğumuz politikaları sizlerle istediğiniz bir ortamda görüşmeye açığız. Yeter ki memleket faydalansın."

Bakan Yumaklı: "Çiftçilerimizi Her Koşulda Desteklemeye Devam Edeceğiz" Haber

Bakan Yumaklı: "Çiftçilerimizi Her Koşulda Desteklemeye Devam Edeceğiz"

Hayvansal üretimde 2026 yılı, bitkisel üretimde 2027 üretim yılı için destek tutarları Resmi Gazete'de yayımlandı. Diğer yandan; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce müjdesini verdiği, bölgedeki savaş ve çatışmalardan dolayı artan girdi maliyetleri karşısında üreticilerin yükünün hafifletilmesine yönelik, 2026 yılı için bitkisel üretimde temel destek ve planlı üretim desteği tutarları da güncellendi. Yeni düzenlemelerle bitkisel üretimden hayvancılığa, arıcılıktan su ürünleri yetiştiriciliğine kadar birçok alanda destekler artırıldı. BİTKİSEL ÜRETİMDE DESTEK KATSAYISI ARTIRILDI “2025-2027 Yıllarında Yapılacak Bitkisel Üretime Yönelik Desteklemeler ile Diğer Bazı Tarımsal Desteklemelere İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar" kapsamında, 2026 üretim yılı uygulamaları için dekar başına 310 TL olarak belirlenen destek katsayı değeri, 367 TL olarak güncellendi. Böylece 2025 üretim yılında 244 TL olan dekar başına destek katsayı değeri yüzde 50,4 artmış oldu. 2027 üretim yılı desteklemeleri için ise; destek katsayı değeri 442 TL'ye çıkarıldı. Ürün bazında en yüksek artış ise mercimek ve nohut desteklerinde gerçekleşti. Planlama kapsamında yer alan mercimek ve nohut ürünlerinde planlı üretim desteği yüzde 141 artırılarak dekara 884 TL'ye yükseltildi. Mercimek ve nohut üreten üretici temel ve planlı üretim desteği olarak 2026 üretim yılı için dekara 734 TL destek alırken, 2027 üretim yılı için dekara 1.326 TL destek alacak. Üretim planlaması kapsamına giren ürünlerden buğday, arpa ve mısırda, temel destek ve planlı üretim desteği toplamı 2026 üretim yılı için 806 TL olarak belirlenmişken, bu rakam 954 TL olarak güncellendi. 2027 üretim yılı içinse bu tutar 1.149 TL'ye yükseltildi. Ayçiçeği, fasulye, soya ve kanolada ise 2026 üretim yılı için temel destek ve planlama desteği toplamı 930 TL iken 1.101 TL olarak güncellendi. 2027 üretim yılında bu tutar 1.326 TL'ye çıktı. Pamukta ise 1.395 TL olan tutar 1.652 TL olarak güncellenirken, 2027 için 1.989 TL oldu. Patates, soğan ve aspirde ise 620 TL olan temel destek ve planlama desteği toplamı 734 TL olarak güncellendi, 2027 içinse 884 TL olarak belirlendi. Sertifikalı tohum kullanım desteğinde de önemli artışlar yapıldı. Buna göre 2027 üretim yılında sertifikalı tohum kullanımında dekar başına destek; Soya ve yer fıstığında yüzde 101 artışla 442 TL'ye, Nohut ve yem bezelyesinde yüzde 201 artışla 442 TL'ye, Mercimekte yüzde 141 artışla 353,6 TL'ye çıktı. Tarımsal yayım ve danışmanlık desteği de bir önceki yıla göre yüzde 40 artırılarak 345 bin 450 TL'den 483 bin 630 TL'ye yükseltildi. HAYVANCILIK DESTEKLERİNDE YÜZDE 43'E VARAN ARTIŞ “2024-2026 Yıllarında Yapılacak Hayvancılık Desteklemelerine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar" kapsamında da 2026 yılı uygulamalarında büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık destekleri artırıldı. Karara göre, büyükbaş hayvancılıkta hayvan başına buzağı temel desteği 1.400 TL'den 2.000 TL'ye, malak desteği ise 2.800 TL'den 4.000 TL'ye çıkarıldı. Bu desteklerdeki artış oranı yüzde 43 oldu. Küçükbaş hayvancılıkta ise hayvan başına kuzu ve oğlak temel desteği yüzde 43 artırılarak 300 TL'den 430 TL'ye yükseltildi. Çoban desteği de yüzde 43 artırılarak 81 bin TL'den 116 bin 100 TL'ye çıkarıldı. ARICILIK, İPEK BÖCEĞİ VE TİFTİK ÜRETİMİ İÇİN DESTEKLER DE ARTIRILDI Karar kapsamında, arıcılık desteğinde, üretici ve yetiştirici örgütlerine üye üreticilere arılı kovan başına verilen temel destek 140 TL'den 250 TL'ye yükseltildi. Örgüt üyesi olmayan üreticiler için ise temel destek tutarı ise kovan başına 100 TL'den 200 TL'ye çıkarıldı. İpek böceği temel desteği yüzde 36 artırılarak kilogram başına 1.100 TL'den 1.500 TL'ye yükseltildi. Tiftik üretimi temel desteği ise yüzde 38 artırılarak kilogram başına 160 TL'den 220 TL'ye çıkarıldı. GEBE HAYVANLARDA YAVRU KAYIPLARINA YÖNELİK DESTEKLERDE YENİ DÖNEM Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, atık desteğinin kapsamı genişletildi ve verilen desteklerde yüzde 100 artış yapıldı. Buna göre, gebe hayvanlarda, Bakanlık tarafından uygulanan programlı aşılar nedeniyle meydana gelen yavru kayıpları için ödenen desteğin kapsamına, bulaşıcı hastalıklar nedeniyle meydana gelen yavru kayıpları da dâhil edildi. Buzağı/malak başına verilen destek 20 bin TL'ye, kuzu/oğlak başına verilen destek ise 4 bin TL'ye çıkarıldı. ÜRETİCİLERE İLAVE DESTEKLER Yeni düzenleme kapsamında ayrıca, bazı üretim alanlarında ilave destekler de sağlanacak. Güçlü Besi Güçlü Üretim Projesi kapsamındaki hayvanlarda, etçi ırk sperma ile yapılan tohumlama sonucunda doğan buzağılar için ilave 1.000 TL/baş destek verilecek. Göçer sevk kontrol noktasında doğan kuzu ve oğlaklar için ilave 215 TL/baş, ari işletmelerde doğan dişi kuzu ve oğlaklar için ise ilave 860 TL/baş destek sağlanacak. Tam izole bölgelerde koruma altına alınan arı gen kaynaklarını tampon koruma bölgesinde muhafaza eden üretici ve yetiştirici örgütlerine üye üreticilere arılı kovan başına ilave 75 TL, üye olmayanlara ilave 60 TL destek verilecek. Çiğ süt desteği kapsamında ise ürettikleri sütü, Mesleki Yeterlilik Belgesine sahip çiğ süt toplama ve/veya depolama sorumluları aracılığıyla işleme tesislerine satan üreticilere temel desteğe ilave destek sağlanacak. SU ÜRÜNLERİ VE HAYVAN GEN KAYNAKLARI DESTEKLERİ DE ARTIRILDI Su ürünleri yetiştiriciliği yapan işletmelere, ürettikleri türler ve üretim şekillerine göre verilen temel destek oranlarında yüzde 30 ile yüzde 100 arasında değişen artışlar yapıldı. Hayvan gen kaynakları için verilen birim destek tutarları da bir önceki yıla göre yüzde 60 artırıldı. BAKAN YUMAKLI: “ÇİFTÇİLERİMİZİ HER KOŞULDA DESTEKLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Resmi Gazete'deki kararlarla ilgili, sosyal medya hesaplarından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, tarımsal üretimimizi artırmak ve gıda arz güvenliğimizi güvence altında tutmak için hazırladığımız bitkisel ve hayvansal üretimde destekleme tutarlarını artıran kararlar Resmî Gazete'de yayımlandı. Ayrıca bölgedeki savaş ve çatışmalardan dolayı artan girdi maliyetleri karşısında üreticilerin yükünün hafifletilmesine yönelik, bitkisel üretimde 2026 üretim yılı için daha önce açıklanan temel destek ve planlı üretim desteği tutarları da güncellendi. Tarımsal Üretim Planlaması ile desteklerimizi 3 yıllık dönemler halinde, üretim sezonundan önce açıklayarak ve her yıl güncelleyerek, üreticimize "planlı ve öngörülebilir" bir tarım vizyonu sunuyoruz. Hayvancılık Yol Haritamızı merkeze alan destekleme modelimizle büyükbaştan, küçükbaşa; arıcılıktan, balıkçılığa kadar kapsayıcı şekilde üreticimizin yanında oluyoruz. Stratejik ürünlerimizi koruyan, aile işletmelerimizi güçlendiren ve verimliliği merkeze alan bu destekleme modeliyle "Üreten Türkiye"nin gücüne güç katacak, çiftçilerimizi her koşulda desteklemeye devam edeceğiz. Tarladan sofraya emeği geçen tüm çiftçilerimize ve yetiştiricilerimize hayırlı, bereketli olsun."

Gürer: "Nohut Üretenin de Tüketenin de Canını Acıtıyor" Haber

Gürer: "Nohut Üretenin de Tüketenin de Canını Acıtıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin önemli bakliyat ürünlerinden nohutta üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına, artan ithalata ve yükselen girdi maliyetlerine dikkat çekti. Gürer, “Üretenin kazanmadığı, tüketenin pahalı ürün aldığı ve en yoğun tükettiğimiz baklagillerde dahi sorunun oluştuğu bir süreçteyiz” dedi. NOHUT KENDİ KENDİNE YETERLİ DENİYOR, İTHALAT ARTIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bakliyatta ülkemizde en çok üretilen ve tüketilen ürünlerden biri nohut. Nohut kendi kendine yeterli olduğu halde son yıllarda nohut ithalatımız da arttı.2002 yılında 590 bin ton Nohut üretimi vardır. Nüfusumuz ve farklı ülkelerden göç ile 30 milyona yakın arttı. TÜİK 2026 yılı için Bitkisel Üretim mayıs ayı Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 510 bin ton olması öngördü. Nohut tüketimi daralması talebi düşürmesi ile kendi kendine yettiği belirtilse de kişi başı tüketime göre de açık var. İthalatla süreç devam ediyor” dedi. Ömer Fethi Gürer, ithalattaki artışın Türkiye’nin nohutta yeniden açığa sürüklendiğini gösterdiğini söyledi. Gürer, “Nohut ithalatının son 5 yılda yaklaşık 4 kat artması, nohutta ülkemizde açığın varlığını da gösteriyor. İthal de ediyoruz, ihraç da ediyoruz” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin en çok tükettiği baklagillerden birinin nohut olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Nohudun şu anda üreticideyken fiyatı düşük. Aracıdan rafa uzandığında fiyat 3-4 kat artıyor” diye konuştu. 2025’TE 330 BİN TON NOHUT İTHAL ETTİK Nohut ithalatı için yurt dışına ödenen dövize dikkat çeken Gürer, “2025 yılında 330 bin 737 ton ithal nohuta 262 milyon 123 bin dolar ödemişiz. 2026 yılının ilk yarısında 132 bin 334 ton nohut ithal etmişiz. 94 milyon 860 bin dolar yurt dışına dövizimiz gitmiş” dedi. Nohudun yoğun olarak ekildiği bölgelerin Ankara, Yozgat ve Konya olduğunu belirten Gürer, Türkiye’nin farklı ülkelerden nohut ithal ettiğini söyledi. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Rusya’dan, Meksika’dan, Kanada’dan, Kazakistan’dan ithal nohut getiriyoruz. Irak’a, Suriye’ye, Pakistan’a da nohutu ihraç ediyoruz” ifadelerini kullandı. ÜRETİCİ 28-42 LİRAYA SATIYOR, RAFTA 120-170 LİRA Nohut fiyatlarının bölge ve kaliteye göre değiştiğini belirten Ömer Fethi Gürer, üreticinin elinden çıkan ürün ile tüketicinin markette karşılaştığı fiyat arasındaki farkın büyüklüğüne dikkat çekti. Üreten kazanamıyor. Tüketici nohut almakta zorlanıyor .Fiyat dengesizliği emekli, asgari ücretli için alımı güçleşen ürünler arasında” dedi. Ömer Fethi Gürer, “Fiyat kaliteye göre şu anda değişiyor. Ülkemizde farklı bölgelerde 28 lira ile 42 lira arasında kilo fiyatıyla nohut satışı gerçekleşiyor. Üreticiden çıktıktan sonra rafa gidiyor. 120 lira ile 170 lira arasında kilo fiyatı değişen nohut satışı var” diye konuştu. GİRDİ MALİYETLERİ ÜÇE KATLADI Nohut üretimindeki girdi maliyetlerinin yıllar içinde büyük ölçüde arttığını belirten Ömer Fethi Gürer, 2024, 2025 ve 2026 yıllarındaki fiyat değişimlerine dikkat çekti. “2024 yılında tohum 25 bin, ilaç 15 bin, nohut 30 bin liradan tonu satılıyor.2025 yılına ilişkin ise “Tohum 40 bin, ilaç 20 bin, nohudun tonu 32 bin liradan satılıyor. 2026 yılında maliyetlerin daha da yükseldi. Tohum 65 bin liraya çıkmış. İlaç 35 bin liraya çıkmış. Nohut 32 bin 100 liradan satılıyor. Yerköy’de görüştüğüm nohut üreticisi Sancak Yılmaz diyor ki, ‘Vekilim, bizim girdi maliyetleri üçe katladı. Hâlâ nohutu 32 liradan satamıyoruz. Biz bu işi nasıl sürdüreceğiz diyor” diye konuştu. TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ ÇİFTÇİNİN YANINDA DURMALI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin maliyetlerini karşılayabilmesi ve nohut üretiminin devamlılığının sağlanabilmesi için Toprak Mahsulleri Ofisi’nin devreye girmesinin destekleyici bir fiyat olması gerektiğini belirterek, “Bu durumda Toprak Mahsulleri Ofisinin çiftçinin yanında durup nohutu girdi maliyetleri makul bir şekilde alması lazım ki önümüzdeki yıllarda da nohutla açığımız artmasın. Üretici üretsin” dedi. Üreticinin yeterli kazanç sağlayamadığında ürün desenini değiştirdiğini ifade eden Gürer, “Nohutta üretici para kazanamadığı için ürün desenini değiştiriyor. Aslında nohut ülkenin çok yerinde yetişebiliyor ama üretici para kazanmayınca nohut üretiminden uzaklaşıyor” diye konuştu. NOHUTUMUZ İTHAL, FASULYEMİZ İTHAL, MERCİMEĞİMİZ İTHAL CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin temel bakliyat ürünlerinde ithalata bağımlı hale gelmesini eleştirerek, “Nohutumuz ithal, fasulyemiz ithal, mercimeğimiz ithal. Baklagillerde dahi ithale mecbur kalmamızın nedeni yanlış tarım politikaları” ifadelerini kullandı. Tarım politikalarının üretim planlaması ve maliyetlerin düşürülmesi temelinde yeniden ele alınması gerektiğini belirten Gürer, “Uygulamalarda ürün deseninin doğru belirlenip verime göre üretimin varlığı sağlansa, girdi maliyetleri düşürülse, ilacında, tohumunda, gübresinde, sulama suyunda, elektriğinde, mazotunda çiftçinin yanında duran bir anlayış olsa bizim kendi kendine yeten tarım ürünlerimizin varlığında artış yaşarız” dedi. ŞU ANDA AÇIĞIMIZ VAR VE İTHALATA MECBUR KALIYORUZ Türkiye’nin kendi kendine yeterli tarım ürünlerinin üretimini artırabilecek potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Gürer, mevcut politikalar nedeniyle ithalatın arttığını söyledi. Ömer Fethi Gürer, “şu anda açığımız var ve ithalata da mecbur kalıyoruz” dedi. CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Nohut hasadının başladığını ve üreticinin ürününü satarken yeterli kazancı elde edemediğini belirterek “hasat başladı. Nohut üreticisi satarken para kazanamıyor. 32 liradan Yozgat’ta nohut satılıyor. Niğde’de nohut ekim alanı daraldı. Fasulyede ekim arttı. Onda da üretici yıllara göre farklı sorunlar yaşıyor ” diye konuştu. ÜRETEN KAZANMIYOR, TÜKETEN PAHALIYA ALIYOR Üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının tarımdaki yapısal sorunu ortaya koyduğunu belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Rafa gidiyorsunuz, 120 lira ile 170 lira arasında kaliteye, markaya göre değişen nohut tüketici almak zorunda kalıyor. Üretici maliyetine satamadığı ürünün raf fiyatında bu aşırı artışta bakanlıkların çözeceği bir süreçtir” ifadelerini kullandı. Gürer, nohut üzerinden yaşanan sorunun yalnızca bir ürünün fiyatı olmadığını, üretimden tüketime kadar uzanan bir tarım politikası sorununa dönüştüğünü belirterek, “Üretenin kazanmadığı, tüketenin pahalı ürün aldığı ve en yoğun tükettiğimiz baklagillerde dahi sorunun oluştuğu bir süreçteyiz.” dedi. TMO KİMDEN MERCİMEK ALACAK? CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TMO’nun yeşil mercimek alım kararını olumlu ancak geç kalmış bir açıklama olarak değerlendirdi. Gürer, “TMO, 2026 dönemi natürel yeşil mercimek alım fiyatını ton başına 32 bin lira olarak belirledi. Alımlara 31 Ağustos tarihinde başlanacağını duyurdu. Yeşil mercimekte 2020-2026 döneminde 541 bin 63 ton ithalat yapılmış ve yaklaşık 470,5 milyon dolar ödeme gerçekleştirilmiştir. Yeşil mercimek ithalatı 2020’den 2025’e kadar önemli ölçüde artmıştır. 2020’de 52 bin 387 ton olan ithalat, 2025’te 118 bin 999 tona yükselmiştir. Bu artış yaklaşık yüzde 127 düzeyindedir. Kırmızı ve yeşil mercimekte ithalatçı ülke konumuna gelince mercimek üreticisi akıllara nihayet geldi. Ancak geç geldi. TMO, iki gün sonra mercimek alacakmış. Çiftçi, 22 TL’ye ürününü tüccara sattı. Çiftçinin elinde mercimek neredeyse tükendi. TMO bu alımı mercimek hasadı başlamadan önce duyurmalıydı. En azından temmuz ayında duyursaydı çiftçi ürününü tüccara 21-22 TL’den satmak zorunda kalmazdı. Tüccar, çiftçinin kotasını kullanıp 32 TL’den TMO’ya ürün satacaktır. Aracıların bunu nasıl yapacağını hepimiz biliyoruz. Çiftçiden 21-22 TL’ye aldığı ürünü 20 gün içinde 32 TL’ye satacaktır. Yine kazanan çiftçi olmayacaktır. Bu süreçler doğru planlama ve öngörü ile yönetilirse çiftçiye fayda sağlar.” dedi.

Borsa-20 Nohut Çeşidinin Hasadı Gerçekleştirildi Haber

Borsa-20 Nohut Çeşidinin Hasadı Gerçekleştirildi

Denizli Ticaret Borsası tarafından geliştirilen Borsa-20 nohut çeşidinin hasadı gerçekleştirildi. Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, Tavas ilçesi Altınova Mahallesi’nde 130 dekarlık alanda ekili bulunan Borsa-20’nin hasadını yerinde takip etti. Ekimden gelişim sürecine kadar titizlikle takip edilen Borsa-20, hasat döneminde de yakından gözlemlendi. 130 dekarlık alanda ekili bulunan ürünün 110 dekarlık bölümünde hasat gerçekleştirilirken, kalan alanda ise tescilli İbrahim-20 çeşidinin üretimi bulunuyor. İbrahim-20’nin hasadının da önümüzdeki günlerde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Hasatı yerinde takip eden Başkan Tefenlili’ye Borsa Meclis Başkanı İbrahim Yayan, Meclis Üyesi Ömer Lütfi İnamlıca ve üyeler eşlik etti. Heyet, Borsa-20’nin hasat çalışmalarını yerinde inceleyerek ürünün tarladaki performansını ve hasat sürecini yakından değerlendirdi. Borsa-20’de Emek Ürüne Dönüştü Toprağa atılan tohumların, aylar süren emeğin ve titiz saha çalışmalarının ardından Borsa-20’nin hasadı yapıldı. Farklı iklim ve toprak koşullarındaki üretim süreci boyunca yakından takip edilen çeşidin hasadıyla birlikte, sahadaki gözlemler ve elde edilen veriler de değerlendirmeye alındı. Borsa-20’nin gelişimi, verim potansiyeli ve saha performansına ilişkin gözlemler değerlendirilerek elde edilen sonuçların üreticilerle paylaşılması hedefleniyor. “Topraktan Aldığımız Veriler Yol Haritamız Olacak” Denizli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Tefenlili, Borsa-20’nin geliştirilmesinde temel hedefin üreticilerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek, bölge koşullarına uyum sağlayan ve üretime katkı sunan bir nohut çeşidinin ortaya konulması olduğunu belirtti. Tefenlili, “Gerçekleştirdiğimiz hasat, çalışmalarımızın önemli bir aşamasını oluşturuyor Topraktan aldığımız veriler diğer dağıtımı yapılan illerden gelen sonuçlarla yol haritamız olacak. Farklı iklim ve toprak koşullarında elde ettiğimiz saha verilerini değerlendirerek çalışmalarımızı geliştirmeye devam edeceğiz. Amacımız, üreticimizin ihtiyaçlarına cevap veren, verimli ve güçlü çeşitlerin yaygınlaşmasına katkı sağlamak” dedi.

Tohum Denizli’den Hasat Afyonkarahisar'dan Haber

Tohum Denizli’den Hasat Afyonkarahisar'dan

Denizli Ticaret Borsası tarafından geliştirilen Borsa-20 nohut çeşidinin ekildiği Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesi Ballık Köyü’nde, 22 dekarlık arazide Hasat ve Tarla Günü düzenlendi. Hasatla birlikte Borsa-20’nin bölge şartlarındaki gelişimi tarlada gözlemlendi. Borsa-20’nin 15 Nisan’da Afyonkarahisar’da toprakla buluşturulduğunu hatırlatan Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, Borsa-20’nin üreticiyle buluşmasından ve sahadaki sonuçlarını görmekten büyük mutluluk duyduklarını belirtti. BORSA-20 FARKLI İLLERDE ÜRETİCİYLE BULUŞTU Denizli’den yola çıkan Borsa-20 tohumları, Afyonkarahisar’ın yanı sıra Antalya, Uşak, Ankara, Eskişehir, Kütahya ve farklı illerdeki üreticilere ulaştırılmıştı. Farklı illerde toprakla buluşturulan Borsa-20’de ilk hasat Afyonkarahisar’da gerçekleşti. Diğer bölgelerde ise Borsa-20’nin hasat öncesi gelişim süreci devam ediyor. Farklı coğrafyalarda üretimi gerçekleştirilen çeşidin, değişik iklim ve toprak koşullarındaki performansı yakından takip ediliyor. “BORSA-20’NİN SAHADAKİ BAŞARISI BİZİ GURURLANDIRIYOR” Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili, Borsa-20’nin Denizli’den Anadolu’nun farklı bölgelerine ulaşmasının kendileri açısından önemli olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: “Denizli Ticaret Borsası olarak üreticimizin emeğine değer katacak, verimliliği artıracak ve tarımsal üretime katkı sağlayacak çalışmalara büyük önem veriyoruz. Borsa-20’nin farklı illerimizde üreticilerimizle buluşması ve Afyonkarahisar’da hasadını gerçekleştirmek bizler için büyük bir gurur. Tohumlarımızın farklı iklim ve toprak koşullarındaki performansını sahada görmek, doğru bir çalışma yürüttüğümüzü bizlere gösteriyor.” Tefenlili, “Amacımız Denizli’den çıkan bu değeri Anadolu’nun farklı bölgelerindeki üreticilerimizle buluşturmak ve elde edilen sonuçlarla ülkemiz tarımına katkı sağlamak. Üreticilerimizden gelen geri dönüşler bizim için son derece kıymetli. Denizli Ticaret Borsası olarak Borsa-20’nin farklı bölgelerdeki üretim sonuçlarını takip etmeye ve üreticilerle iş birliği içerisinde çalışmaya devam edeceğiz.

Aşure Zamanı Reis Lezzetleri ile Tam Kıvamında Haber

Aşure Zamanı Reis Lezzetleri ile Tam Kıvamında

Muharrem ayının bu yıl 16 Haziran Salı günü başlamasıyla birlikte, paylaşmanın, bereketin, birlik ve dayanışmanın en özel simgelerinden biri olan aşure geleneği yeniden sofralara taşınacak. 25 Haziran Perşembe gününe denk gelen Aşure Günü vesilesiyle Reis Gıda, “Aşure Zamanı Reis Lezzetleri ile Tam Kıvamında” söylemiyle hem geleneksel aşurenin köklü lezzetini hem de yeni nesil fit aşureyi sofralarla buluşturuyor. Aşure, Anadolu mutfağının en köklü lezzetlerinden biri olmasının yanı sıra, farklılıkların aynı kazanda uyumla buluşmasının da güçlü bir sembolüdür. Buğdayın bereketi, nohudun doyuruculuğu, fasulyenin geleneksel lezzeti, pirincin kıvam veren dokusu; kuru meyveler ve kuruyemişlerle birleşerek her kaşıkta paylaşmanın anlamını yaşatır. Reis Gıda, 1981 yılından bu yana sofralara taşıdığı pirinç, bulgur, bakliyat ve tahıl ürünleriyle geleneksel mutfak kültürünün yaşatılmasına katkı sunuyor. Aşure gibi doğru ürün seçimi, özenli hazırlık ve sabır isteyen tariflerde; buğdaydan nohuda, kuru fasulyeden pirince kadar kullanılan her malzeme lezzetin ve kıvamın tamamlayıcısı oluyor. Geleneksel aşurenin lezzeti doğru malzemeden gelir Geleneksel aşure; buğday, nohut, kuru fasulye, pirinç, kuru üzüm, kayısı, incir, fındık, ceviz, nar ve tarçın gibi malzemelerin bir araya gelmesiyle hazırlanır. Aşurenin lezzetini ve kıvamını belirleyen en önemli unsurlardan biri, buğdayın yeterince haşlanması ve bakliyatların doğru şekilde pişirilmesidir. Reis buğday, nohut, kuru fasulye ve pirinç gibi temel ürünler, aşurenin hem geleneksel lezzetini hem de kıvamını destekleyen ana malzemeler arasında yer alır. Büyük tencerelerde pişirilip kaselere bölünen aşure; komşularla, dostlarla ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşılarak evlerden sokaklara, sofralardan gönüllere uzanan bir iyilik geleneğini temsil eder. Chia ile glutensiz fit aşure Son yıllarda geleneksel tarifler, farklı beslenme tercihlerine uygun alternatiflerle yeniden yorumlanıyor. Bu anlayışın öne çıkan örneklerinden biri olan chia tohumlu glutensiz fit aşure; daha hafif, pratik ve modern bir seçenek sunuyor. Chia ile yapılan fit aşurede chia tohumu genellikle süt veya bitkisel sütle bekletilerek jel kıvamı alıyor. Bu karışıma nohut, fasulye, hurma, kuru kayısı, kuru üzüm, tarçın, fındık, badem ve ceviz gibi malzemeler eklenebiliyor. Böylece geleneksel aşurenin bereketli ve çok malzemeli yapısı korunurken, daha hafif ve yeni nesil bir sunum elde ediliyor. Aşure; geçmişten bugüne yalnızca gelen bir tatlı olmakla birlikte paylaşma kültürünü yaşatan güçlü bir gelenek olarak sofralarda yerini alıyor. Reis Gıda, 25 Haziran Aşure Günü’nde tüm sofralara bereket, tüm kalplere birlik ve paylaşma duygusu diliyor.

Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu Haber

Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yerli tohumda 17 türde 39 yeni çeşidin daha tescil aldığını belirterek, "Tescilli tohumlarımızla stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürüyor, kazançlarını artırıyoruz." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, bu yılki tohum tescillerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaptığı açıklmada yerli tohum çeşitleriyle tarımsal üretime güç kattıklarını vurgulayan Yumaklı, "Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü çalışmalarıyla araştırma enstitülerimizde geliştirilen 39 yeni çeşit daha tescil edildi. Geliştirdiğimiz bu çeşitler, toprağımızın bereketi ve çiftçimizin emeğiyle buluşarak milli ekonomimize büyük bir değer katacak. Ülkemize ve üreticilerimize hayırlı olsun." değerlendirmesinde bulundu. Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu Yumaklı, tarla bitkilerinde 17 türdeki yeni tescillerle birlikte "Milli Çeşit Listesi"ndeki yerli tohum sayısının 1087'ye ulaştığını bildirdi. Yeni tescillerin "tahıl", "endüstri bitkileri", "tıbbi ve aromatik bitkiler" ile "yemeklik tane baklagiller ve yem bitkileri" kategorilerinde olduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Tescilli tohumlarımızla stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürüyor, kazançlarını artırıyoruz. Uluslararası rekabet gücüne sahip, milli tohum tedarik sistemini güçlendiriyoruz." Tescillerin Yarısı Ayçiçeği ve Buğday Tohumu Çeşitleri Tescillenen yerli tohumlar arasında ayçiçeği hattı 15 çeşitle ilk sırada bulunurken, ekmeklik buğday 5, pamuk, yer fıstığı, haşhaş, nohut 2'şer, makarnalık buğday, arpa, çeltik, soya, aspir, patates, tütün, Aydın salebi, Muğla salebi, anason ve korunga 1'er çeşitle listede yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.