Hava Durumu

#Nohut

Kırsal Haber - Nohut haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Nohut haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hiç Olmadığı Kadar Üretimden Uzak, İthalata Bağımlıyız Haber

Hiç Olmadığı Kadar Üretimden Uzak, İthalata Bağımlıyız

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin tarımsal üretim verilerini paylaşarak gıda güvenliğinde kritik eşiğin altına inildiğini açıkladı. Sarıbal, "Hiç olmadığı kadar üretimden uzak, ithalata bağımlıyız" dedi. ​CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, Türkiye’nin 2002-2025 yılları arasındaki tarımsal üretim verilerini analiz eden kapsamlı bir açıklama yayımladı. Tahıl, baklagil ve endüstriyel bitkilerdeki kişi başına düşen üretim miktarının alarm verdiğini belirten Sarıbal, Türkiye’nin stratejik ürünlerde "kendine yeterlilik" özelliğini kaybettiğine dikkat çekti. ​Tahıl Üretiminde Sert Düşüş ​Sarıbal’ın paylaştığı verilere göre, gıda sisteminin omurgasını oluşturan tahıllarda iç talebi karşılama oranı son bir yılda yüzde 111,9’dan yüzde 91,1’e gerileyerek kritik eşiğin altına düştü. ​Buğday: Yeterlilik oranı %118,4’ten %104,3’e geriledi. ​Arpa: %115,7’den %84,6’ya sert bir düşüş yaşadı. ​Mısır: %96,5’ten %73,1’e kadar gerileyerek dışa bağımlılığı tescilledi. ​Kişi Başına Üretim Alarm Veriyor ​Nüfus artışına rağmen üretimin gerilediğini vurgulayan Sarıbal, 2002 yılı ile bugünü kıyaslayarak kişi başına düşen ürün miktarlarındaki kaybı şu rakamlarla özetledi: ​"2002’de kişi başına 295 kilogram olan buğday üretimi 208 kilograma, 126 kilogram olan arpa üretimi ise 70 kilograma düştü. Protein kaynağımız olan baklagillerde durum daha da vahim; kırmızı mercimek kişi başına 8 kilogramdan 3 kilograma, nohut ise 10 kilogramdan 5 kilograma geriledi." ​Sanayi ve İhracat Ürünleri de Kan Kaybediyor ​Sadece gıda değil, tekstil gibi stratejik sektörlerin ham maddesi olan pamukta da üretimin kişi başına 15 kilogramdan 9 kilograma düştüğünü belirten Sarıbal; üzüm, incir ve fındık gibi geleneksel ihraç ürünlerinde de benzer bir gerileme yaşandığını ifade etti. Soya üretiminde yeterliliğin yüzde 4,2 gibi sembolik bir seviyede kalması, hayvancılık sektörü için de büyük bir ithalat yükü anlamına geliyor. ​"Çözüm: Kamucu ve Planlı Tarım" ​Mevcut tablonun "üreticinin sistematik olarak tasfiye edilmesi" olduğunu savunan Orhan Sarıbal, acil önlem alınması çağrısında bulundu. Sarıbal, şu çözüm önerilerini sıraladı: ​İthalat odaklı politikalardan vazgeçilmeli. ​Girdi sübvansiyonları (gübre, mazot, tohum) artırılmalı. ​Çiftçiye gerçekçi taban fiyat güvencesi sağlanmalı. ​Kooperatifleşme devlet eliyle güçlendirilmeli. ​Sarıbal, "Eğer kamucu ve planlı bir tarım politikasına dönülmezse, bu negatif eğilim tersine dönmeyecek ve halkın gıdaya erişimi her geçen gün daha da zorlaşacaktır," diyerek sözlerini noktaladı.

CHP'li Gürer: "İhracata Kırmızı, İthalata Yeşil Işık" Haber

CHP'li Gürer: "İhracata Kırmızı, İthalata Yeşil Işık"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ticaret Bakanlığı’nın bazı tarım ürünlerinde ihracatı sınırlandıran ve ithalatı kolaylaştıran son kararları değerlendirdi. Gürer, “Bu kararlar tarımda yaşanan sorunların ihracatı kısıtlama, ithalatı artırmaya yönelik olması üretimdeki sorunların yansımasıdır” dedi. “İHRACAT YASAĞI, ÜRETİMDEKİ SORU GÖSTERİYOR “ Beyaz et, yumurta, nohut ve kuru fasulyede ihracatın sınırlandırılmasını, elma ve limonun kayda bağlı sisteme alınmasını değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yıllardır çiftçi yeterince desteklenmedi, girdi maliyetleri kontrol altına alınmadı, üretim planlaması yapılmadı. Bugün gelinen noktada üretim düştü. 2025 yılı hububat ve bakliyatta 2002 yılı gerisinde üretim oldu. Bu durum daha çok ithalata kapı araladı. İhracatın kısılması açığın artmaması için gerekliliğe dönüştü. Kendi kendine yetmeyip birde İhracat kapısı açık tutmak fiyatları daha da katlayacaktı. Sorun yok diyerek bu kararları verenler özünde sorunun varlığını anlatıyorlar,” diye konuştu. “İTHALAT KAPILARI AÇILIYOR” Gürer, ayçiçeği, mercimek ve yulaf gibi ürünlerde gümrük vergilerinin düşürülmesini açığın varlığında olağan olduğuna işaret etti. Siz üretmezseniz ve açığınız varsa çare ithalata kalıyor diyen Gürer, “Bu yaklaşım yerli üreticiyi desteklemeden planlı kamucu bir anlayışla tarımı yönetememeden kaynaklanıyor, Türkiye gibi tarım potansiyeli yüksek bir ülkenin çözümü ithalatta araması tarımda yaşanan sorunlarda artışa işarettir” dedi. “ENFLASYONUN NEDENİ MALİYETLERDİR” Gıda fiyatlarındaki artışın temel nedeninin üretim girdi maliyetleri olduğuna dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, , “Gübre, mazot, yem ve enerji fiyatları bu seviyedeyken üretim sorunu devam eder. Açıklanan tedbirler geçici rahatlama sağlar, bugün başka ülkeden ürün alırsınız yarın o ürünü sağlayamazsanız, sorun artar,” dedi. “TARIMDA POLİTİKA ŞART” CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Kriz yönetimi” olarak çözüm dışa satışı daraltıp dış ülkelerden daha fazla ithalata kapı aralamak olarak nitelendirerek, “Bugün uygulanan politikalar günü kurtarma çabasıdır. Yasaklarla, kotalarla, ithalatla fiyat baskılamak yerine üretimi artıran, çiftçiyi destekleyen, planlı ve sürdürülebilir bir tarım politikası hayata geçirilmelidir. Türkiye’nin ihtiyacı ithalat ile değil, çiftçisini üretimde tutarak daha çok desteklemek, üretim planlaması yapmaktan geçer. Rafta her ürün var demek yerine, her ürünü ben üretiyorum demek marifet olandır,” dedi.

Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi ile 10 milyon TL’lik Destek Haber

Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi ile 10 milyon TL’lik Destek

Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin 10 milyon TL'lik yatırımla hayata geçirdiği “Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın” Projesi’nde kura heyecanı yaşandı. Üreticilerden yoğun ilgi gören, 2.918 başvuru sahibinin katıldığı kura çekilişinde 750 asil ve 100 yedek hak sahibi belirlendi. Kura ile belirlenen üreticilere kişi başı 2 arılı kovan olmak üzere toplam 1.500 adet koloni dağıtımı yapılacak. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi, tarım ve hayvancılık alanında Türkiye’ye örnek olan yatırım ve projelerini hız kesmeden sürdürüyor. Bu çerçevede Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın” Projesi’nde kuralar çekildi. Kura çekilişine Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen, İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı, Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş, Kayseri Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Oğuzhan Karabulut, ilçe ziraat odası başkanları, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Kura çekilişinden önce konuşan Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Yasin Harmancı, Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nin sürecine daire bilgiler paylaşarak, “Proje yoğun ilgi görmüş olup, 3.016 kişi başvuru yapmıştır. Yapılan inceleme sonrası 2.918 kişinin başvurusu geçerli sayılmıştır. Başvuru sayısı 750’nin üzerinde olduğundan destekten faydalanacak vatandaşlarımızın belirlenmesi için bugün kura çekimi yapıyoruz” dedi. Kura çekiminde 750 asil ve 100 yedek hak sahibi belirleneceğini ifade eden Harmancı, “Kurada asil çıkan üreticiler 23 Mart 2026’dan 27 Mart 2026 saat 16.00’ya kadar kovan bedeli olarak iki kovan için toplam 2.500 TL’yi belediyemiz hesaplarına yatırmaları gerekmektedir. Bu tarihler arasında kovan bedelini yatırmayan asil üreticiler haklarını kaybedecek olup yedek üreticilere kovan bedeli yatırmaları için süre verilecektir” diye konuştu. Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi ile 10 milyon TL’lik Destek Harmancı, proje koşullarını sağlayan üreticilere Nisan ayının sonuna doğru ikişer kovan Karniyol veya Kafkas cinsi kolonilerinin teslim edileceğini söyledi. Arılar Çoğalsın, Bereket Katlansın Projesi’nin maliyetini de yaklaşık 10 milyon 800 bin TL olarak açıklayan Harmancı, Kayseri’nin zengin florasını ekonomik değere dönüştürmek amacıyla yürütülen arıcılık destekleri kapsamında da son 4 yılda toplam 4.220 arı kolonisinin Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilere teslim edildiğini kaydetti. 5 Yılda Toplam 34 Milyon TL’lik Arıcılık Desteği Büyükşehir Belediyesi tarafından arıcılık alanında son 5 yılda toplam 34 milyon TL’lik desteğin hibe olarak vatandaşlara sunulmuş olacağının altını çizen Harmancı, öte yandan Büyükşehir Belediyesi tarafından son 7 yılda 1 milyar 200 milyon TL’lik hibenin çeşitli tarımsal alanlarda vatandaşlara destek olarak verildiğini dile getirdi. Harmancı, “Üretenin her zaman yanında olan Başkanımız Dr. Memduh Büyükkılıç’a ve projede emeği geçenlere teşekkür diyorum” dedi. Güneş, Tarım ve Hayvansal Üretim İçin Dağıtımların Süreceğini Bildirdi Bu tür programların çok olmasını en çok isteyenlerden birisi olduğunu dile getiren Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Kocasinan Ziraat Odası Başkanı Abdulkadir Güneş ise “Büyükşehir Belediyemiz sadece arı değil, Büyükşehir Belediyemiz bundan sonraki törenimizde inşallah nohut tohumu dağıtacak, aspir tohumu dağıtacak, bundan sonra koyun dağıtımı olacak” diye konuştu. “Her Şey Kayseri İçin. Üretmek Bizden, Destek Belediyemizden” Üretmenin çiftçi ve besiciden, desteğin de Büyükşehir Belediyesi’nden olduğuna işaret eden Güneş, “Biz hep şunu dedik Memduh Başkanımıza; ‘destek sizden, üretim bizden’. Kayseri hatırı sayılır bir tarım, hayvancılık şehri. İnşallah arıda da çoğalacak. İnşallah her şey Kayseri için, üretmek bizden, destek belediyemizden” dedi. Kayseri’nin Üretimde İlk 5’te Yer Aldığını Söyleyen Güneş’ten, Büyükkılıç’a Teşekkür Güneş ayrıca, Kayseri’nin sanayi ve ticaret şehri olarak kalmadığını, tarım ve hayvancılık alanında da söz sahibi olduğunu belirterek, Kayseri’nin üretimde ilk 5’te yer aldığını ve bu başarıda emeği olan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Büyükşehir ile Kayseri İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne çiftçiler adına teşekkür etti ve törenin hayırlı olmasını temenni etti. Konuşmaların ardından kura çekimine geçildi ve ilk kura Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Türkmen tarafından çekildi. Türkmen, heyecanla kura çekilişini bekleyen başvuru sahiplerine bol şans dileyerek ilk kurayı çekti ve hayırlı, uğurlu olmasını diledi. İkinci asil üretici de İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav tarafından çekilen kura ile belirlendi. Üçüncü asil hak sahibi için ise Kayseri Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Abdulkadir Güneş tarafından kura çekildi. Akkışla'da 61 kişi, Bünyan'da 51, Develi'de 245, Felahiye'de 51, Hacılar'da 44, İncesu'da 78, Kocasinan'da 664, Melikgazi'de 876, Özvatan'da 43, Pınarbaşı'da 56, Sarıoğlan'da 50, Sarız'da 72, Talas 341, Tomarza 85, Yahyalı 120, Yeşilhisar 81 olmak üzere toplam 2918 başvuru, kuraya katıldı. 10 Mart Salı günü saat 10.00’da Kadir Has Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve Büyükşehir Belediyesi’nin resmi Youtube hesabından şeffaf bir şekilde 3 saati aşkın süre canlı olarak yayınlanan kura çekilişinde 2.918 başvuru sahibi arasından 750 asil ve 100 yedek hak sahibi belirlendi. Kura çekilişi sonuçlarına Büyükşehir Belediyesi’nin www.kayseri.bel.tr internet adresi üzerinden erişilebilecek. Kura ile belirlenen üreticilere kişi başı 2 arılı kovan olmak üzere toplam 1.500 adet koloni dağıtımı yapılacak. Kurada asil çıkan vatandaşlar, 23 Mart-27 Mart 2026 tarihleri arasında kovan bedeli olarak kovan başı 1250 TL’den toplam 2.500 TL’yi Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ne ait hesaplardan birine yatıracak ve para yatırdığına dair belgeyi www.kayseri.bel.tr adresindeki link üzerinden sisteme yükleyecek. Arı kolonisi teslim tarihi ise hava şartlarına bağlı olarak değişiklik gösterebileceğinden dolayı 15 Nisan 2026 saat 03.00 olarak belirlenen teslim tarihindeki değişiklikler, SMS yoluyla üreticilere önceden bildirilecek.

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış Haber

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. 2007 yılından bu yana Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını hatırlatan Bayraktar, “Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada, geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı; ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı” dedi. Geçen yıla göre Ramazan ayı öncesi üretici market fiyatları “Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21’inde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile antepfıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 market fiyatları “15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 üretici fiyatları “15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4’ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti.” Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri “Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü.” Aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimi “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor. Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara’da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürünün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde; Ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavuk yüzde 26,3, süt yüzde 22,5 ve yoğurt yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada; 1 litre X marka Ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3 ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41’i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3’ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5’i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9’u buluyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.