Hava Durumu

#Oecd

Kırsal Haber - Oecd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Oecd haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ulusal Gıda Politikası Olmadan Kriz Yönetilemez! Haber

Ulusal Gıda Politikası Olmadan Kriz Yönetilemez!

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, küresel gıda sisteminin iklim krizi, savaşlar ve enerji maliyetlerinin etkisiyle yeniden şekillendiğini belirtti, buna karşılık Türkiye’de iktidarın tarımı plansız ve korumasız bıraktığını ifade etti. Sarıbal, “Gıda krizi kapıda değil, içeride. Türkiye’nin gıda krizini yönetebilmesi için ilk adım, gıdayı stratejik alan ilan etmektir. Bu çerçevede Gıda Bakanlığı’nın kurulması, gıda güvencesinin ulusal güvenlik başlığına alınması, ürün planlaması, desteklerin artırılması, kooperatiflerin güçlendirilmesi, stratejik ürünlerde taban fiyat ve üretim garantisinin sağlanması gerekiyor” dedi. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, TBMM’de yaptığı basın açıklamasında Türkiye’de derinleşen gıda krizine dikkati çekerek iktidarın tarım politikalarını eleştirdi. Sarıbal, küresel gıda sisteminin iklim krizi, savaşlar ve enerji maliyetlerinin etkisiyle hızla yeniden şekillendiğini, buna karşılık Türkiye’de iktidarın tarımı plansız ve korumasız bıraktığını söyledi. “Gıda krizi kapıda değil, içeride” diyen Sarıbal, bu eğilimin gıdayı ekonomik olmaktan çıkartıp jeopolitik ve güvenlik başlığı haline getirdiğini belirterek, “Türkiye’nin gıda krizini yönetebilmesi için ilk adım, gıdayı stratejik alan ilan etmektir. Bu çerçevede Gıda Bakanlığı’nın kurulması, gıda güvencesinin ulusal güvenlik başlığına alınması, ürün planlaması, desteklerin artırılması, kooperatiflerin güçlendirilmesi, stratejik ürünlerde taban fiyat ve üretim garantisinin sağlanması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın 2026 Küresel Görünüm Raporu’na göre gelecek yıl 318 milyon kişinin kriz seviyesinde veya daha kötü açlıkla karşı karşıya kalacağına dikkati çeken Sarıbal, bu rakamın 2019’a göre iki kat arttığını belirtti. BM ve FAO değerlendirmelerinde ise tarım ve gıda sistemlerindeki hatalı uygulamaların çevresel, sosyal ve sağlık maliyetlerinin yıllık 12,7 trilyon dolara ulaştığına işaret edildiğini hatırlattı. DÜNYA GIDA STOKLUYOR, TÜRKİYE SEYREDİYOR Milletvekili Sarıbal, İsveç, Norveç, Hindistan ve Endonezya’nın pirinçten buğdaya kadar stratejik ürün stokladığını aktardı. İsveç hükümetinin Soğuk Savaş’tan bu yana ilk kez tarım ve gıdada stratejik bütçe ayırdığını hatırlatan Sarıbal, 2026 bütçesinden 57 milyon doların tahıl depolarına ayrıldığını söyledi. 2025 yılında Türkiye’nin fiziksel üretim kaybıyla karşı karşıya kaldığını belirten Sarıbal, bitkisel üretimde 16 milyon tonluk düşüş yaşandığını dile getirdi. 2026’da kişi başı tüketimin yaklaşık 100 kilogram azalması beklendiğini kaydeden Sarıbal, bunun daha düşük beslenme, daha yüksek sağlık maliyetleri ve toplumsal riskler yaratacağını vurguladı. “BUĞDAY ÜRETİMİ KİŞİ BAŞI 295 KİLODAN 208 KİLOYA DÜŞTÜ” Türkiye’de buğday üretimindeki dramatik gerilemeye dikkati çeken Sarıbal, “2002 yılında AKP iktidara geldiğinde kişi başı buğday üretimi kriz yılı olmasına rağmen 295 kilogramdı. Aradan geçen 23 yılda bu miktar 87 kg azalarak 208 kilograma düştü. Halkımızın neden ekmeği pahalıya yediği bu gerçeğin altında yatıyor. Yoksa Rusya ve Ukrayna’dan buğday ithal edip un ihracatında zirvedeyiz diye övünmek marifet değil” ifadelerini kullandı. TÜRKİYE GIDA ENFLASYONUNDA ZİRVEDE! OECD verilerini paylaşan Sarıbal, Türkiye’nin gıda enflasyonunda: 1. sırada, dünya genelinde 5. Sırada yer aldığını belirterek, “Saray rejimi ülkemizi dünyada gıda enflasyonunun en yüksek olduğu ülkelerden biri haline getirmiştir. Dünyada gıda fiyatları 2025 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 oranında gerilerken, Türkiye’de yüzde 28,3 oranında artmıştır. Son bir yılda fiyat artışları ekmekte yüzde 43,1, dana etinde yüzde 48,1, taze balıkta yüzde 50,9, meyvelerde yüzde 42,7, margarinde yüzde 41,9, şebeke suyunda yüzde 58,9’a ulaşmıştır. 2003 yılından bu yana ortalama fiyatlar 35,1 kat, gıda fiyatları ise 49,3 kat artmıştır. Bu tablo; ücret artışlarının kağıt üzerinde büyütülüp, alım gücünün ise raflarda törpülendiği bir yoksullaştırma politikasıdır” dedi. GİRDİ MALİYETLERİ PATLADI Tarımın uzun süredir plansız, korumasız ve yönsüz bırakıldığını söyleyen Sarıbal, maliyetlerin dövize endeksli olduğunu hatırlatırken, “Mazot, gübre, yem dövize bağlı, destekler geç ve yetersiz, ithalat yerli üreticiyi tasfiye ediyor, hayvancılıkta ithalat kalıcı hale geldi. 2025 yılında üretici fiyatlarındaki artışlar yüzde 36,01, bazı kalemlerde artış yüzde 100’ün üzerine çıktı. Tarımda kullanılan mal ve hizmetlerdeki fiyat artışı ile birlikte maliyet baskısı da devam ediyor. Son dönemde hızla yükselen girdi maliyetleri, çiftçilerin ekonomik yükünü ciddi biçimde artırdı. ÜRE gübresi önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 51 oranında zamlanırken, 20.20.0 kompoze gübresindeki artış yüzde 46’yı aştı. DAP gübresinde yüzde 41’lik bir yükseliş görülürken, amonyum nitrat ve amonyum sülfat gübrelerinin fiyatları da yüzde 33 oranında arttı. Benzer şekilde yem fiyatları da yükseldi. Son bir yıl içinde süt ve besi yemi fiyatları yüzde 30 civarında artış gösterdi” diye konuştu. “DÜNYAYI DOYURACAĞIZ” YALANIYLA ENDÜSTRİYEL TARIM DAYATILDI İktidarı “her şey yolunda masalı” anlatmakla eleştiren Sarıbal, halkın çareyi tarihi geçmiş ürünlerin satıldığı marketlerde kuyruklarda aradığını söyledi. Yerel tohumların tasfiye edildiğini, hibrit ve GDO’lu tohumlara bağımlılık yaratıldığını, monokültür üretimin teşvik edildiğini söyleyen Sarıbal, Büyükşehir Yasası’nın en ağır darbelerden biri olduğunu vurguladı. Köylerin mahalleye dönüştürülmesiyle meraların yok edildiğini, gençlerin göç ettiğini ve köy tüzel kişiliğinin ortadan kaldırıldığını belirtti. Bu manzaranın neoliberal tarım politikalarının sonucu olduğunu belirten Sarıbal; “Devlet tarımdan çekildi, tarım şirketlere bırakıldı, küçük üretici tasfiye edildi. İthalat çözüm diye dayatıldı, çiftçi borç batağına sürüklendi, pazara ulaşımın önüne engeller konuldu. Sonra da soğan, patates stoklayan tüccar masalları anlatıldı. Bu masalları bin yıl da anlatsanız sorunu asla çözemezsiniz. Gıda fiyatlarındaki fahiş artışların önüne geçmenin yolu şirketleri değil, küçük aile tarımını desteklemektir. Yerel tohumlarını özgür bırakın. Girdi maliyetlerini düşürün. Köyleri ve köylü haklarını iade edin. Üretici ile tüketici arasındaki zinciri kısaltın. Küçük üreticilerin örgütlenmesini engellemeyin. Meraları amaç dışı kullanıma, ranta açmayın. İthalatı değil üretimi teşvik edin. Yani ranttan değil emekten, üretmekten yana politikalar uygulayın” diye konuştu.

Bakan Yumaklı Berlin Tarım Bakanları Konferansına Katıldı Haber

Bakan Yumaklı Berlin Tarım Bakanları Konferansına Katıldı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Almanya'da Uluslararası Yeşil Hafta Fuarı kapsamında düzenlenen “Dünya Gıda ve Tarım Forumu" çerçevesindeki “Berlin Tarım Bakanları Konferansı"na katıldı. Berlin'deki City Cube salonunda bu yıl 18'incisi düzenlenen konferansta yaklaşık 70 ülkeden tarım bakanları ve sivil toplum kuruluşlarından temsilciler yer aldı. Su güvenliği, tarımda sürdürülebilirlik ile küresel dayanıklılık konularının ele alındığı konferansta Türkiye'yi Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı temsil etti. Bakan Yumaklı, konferans öncesinde Almanya Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer tarafından karşılandı ve konferansın çeşitli oturumlarına katıldı. Bakan Yumaklı, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, tamamen su merkezli bir konferans düzenlendiğini belirterek, “Suyun sadece tarımda değil, aslında bundan sonraki dönemde de hayatın en önemli unsuru olarak bütünüyle toplumları etkilediğini, ülkeleri etkilediğini ve bundan sonra daha fazla etkileyeceğini burada tüm taraflar konuşmuş oldu." dedi. Konferansın yoğun katılımla gerçekleştirildiğine işaret eden Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tabii tüm ülkeler kendi etkilendikleri perspektifleriyle olaya yaklaşımlarını gösterdiler. Bizim gibi Akdeniz havzasında olan ve özellikle iklim değişikliğinin etkilerinden çok derin bir şekilde etkilenen bir ülke olarak biz de suyun merkeze alınması suretiyle tarımsal üretim yaklaşımımızı da burada taraflarla paylaşmış olduk. Elbette sınırı aşan sular da dahil olmak üzere birçok konuda tüm taraflar kendi perspektiflerini ortaya koydular. Aynı şekilde biz de bunu kendi görüşlerimizi burada söylemiş, belirtmiş ve kayda geçirmiş olduk." Bakan Yumaklı, konferans sürecinde Dünya Bankası, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ve tarım bakanlarıyla çok sayıda ikili görüşmeler yaptığını dile getirerek, “Bu süreç elbette bundan sonra burada kesilmeyecek. Yani suyla alakalı her türlü konu bundan sonra dünyanın bir numaralı gündemi oldu diyebiliriz artık. Dolayısıyla biz de Türkiye olarak bu konudaki bütün yaklaşımlarımızı elbette tüm platformlarda dile getirmeye devam edeceğiz." dedi. ALMANYA İLE TARIM KOOPERATİFLERİYLE İŞBİRLİĞİNE İLİŞKİN İYİ NİYET BEYANI İMZALANDI Almanya Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Rainer ile de görüştüğünü söyleyen Yumaklı, “Pek çok konunun yanı sıra tarım kooperatifleriyle ilgili işbirliğine ilişkin bir iyi niyet beyanı da imzalamış olduk." ifadesini kullandı. Yumaklı, başka ülkelerle de iletişimde olduklarını belirterek şunları kaydetti: “Tarımsal işbirlikleri konusu, artık bundan sonra dünyadaki bütün ülkelerin gıda arz güvenliğini bir numaraya koydukları bir dönemde hem bizim için hem de dünya için önemli. Karşılıklı olarak bu işbirliğini nasıl geliştirebiliriz anlamında da pek çok görüşmemiz oldu. Umuyorum buradaki çıktılar ve bizim görüşmelerimiz hem ülkemiz için hem de bütün dünyada ortaya koyduğumuz yaklaşımımız için önemli bir etki oluşturacaktır." Konferansın kapanış oturumunda ve ikili görüşmelerde Mayıs 2026'da İstanbul Su Forumu'nun, Kasım 2026'da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'nın ve Kasım 2027'de 20. Dünya Su Kongresi'nin Türkiye'de yapılacağını dile getirdiğini belirten Bakan Yumaklı, tüm katılımcıları bu programlara davet ettiğini söyledi. Yumaklı, “Umuyorum yoğun bir katılımla ülkemiz su diplomasisi konusunu da dünya gündeminde kendi perspektifinden tutmaya devam edecektir." dedi.​

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.