Hava Durumu

#Ogm

Kırsal Haber - Ogm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ogm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye 83,2 Milyar Dolarlık Tarımsal Hasılayla Dünyada 7'nci, Avrupa'da Birinci Haber

Türkiye 83,2 Milyar Dolarlık Tarımsal Hasılayla Dünyada 7'nci, Avrupa'da Birinci

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin 2002'de 24,5 milyar dolarlık tarımsal hasılayla dünyada 12'nci sırada yer aldığını belirterek, 2025 verilerine göre 83,2 milyar dolarlık tarımsal hasılayla dünyada 7'nci, Avrupa'da ise birinci sıraya yükseldiğini bildirdi. Bakan Yumaklı, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesinde “Dijital Vatan, Yeşil Vatan ve Dezenformasyonla Mücadele" konulu özel ders verdi. Bakanlığın sorumluluk alanlarına dikkati çeken Yumaklı, insan hayatına dokunan sorumlulukları olduğunu söyledi. Bakan Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılasındaki gelişmelere vurgu yaparak, “2002 yılında Türkiye 24,5 milyar dolar tarımsal hasılayla dünyada 12'nci sıradaydı. 2025 yılı verilerine göre, Türkiye 83,2 milyar dolarlık tarımsal hasılayla dünyada 7'nci, Avrupa'da da birinci sıraya yükseldi. 'Türkiye'de artık tarım bitti, hiçbir şeyi kendimiz üretmiyoruz, yaptığımız üretim bize yetmiyor, her şeyimizi yurt dışından getiriyoruz' deniliyor. Bunlar doğru değil." ifadelerini kullandı. Yumaklı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün (DSİ) 2002'den itibaren 120 bin kilometreden fazla sulama altyapısına yatırım yaptığını belirterek, “Başka bir ifadeyle, dünyayı üç defa dolaşacak uzunlukta altyapı yatırımı yapıldı. Bu yatırım, sofraya gelecek gıdanın olmazsa olmazı." değerlendirmesinde bulundu. “HER YIL 500 MİLYON TOHUM VE FİDANI TOPRAKLA BULUŞTURUYORUZ" Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) de yeşil vatanını korumak adına her yıl 500 milyon tohum ve fidanı toprakla buluşturduğunu ve Türkiye'nin ağaçlandırmada Avrupa birincisi olduğunu anlatan Yumaklı, “Geçen yıl ciddi orman yangınları yaşadık. 11 Kasım 2025'te Cumhurbaşkanımızın da teşrifleriyle bir günde 14 milyon tohum ve fidan toprakla buluştu. 'Yanan ormanlara otel yapıyorlar' deniliyor. Biz de onlara şunu söylüyoruz, 'Bize bir tane örneğini gösterin.' Böyle bir şey yok." diye konuştu. Bakan Yumaklı, yangınlara 28 uçak ve 119 helikopterin fiilen müdahale ettiğini, ayrıca 14 insansız hava aracının Türkiye'yi baştan sona taradığını belirterek, ülke genelinde yaklaşık 800 kule bulunduğunu, bunların 194'ünün dumana ve ısıya duyarlı akıllı kulelerden oluştuğunu söyledi. “1 MİLYON 300 BİN GIDA DENETİMİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ" Bakan Yumaklı, tarımsal üretime ilişkin değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizde ekonomik olarak üretilen 206 bitkisel ürün var. Bunların birçoğunda kendimize yeteriz. Şunu söylemek isterim, dünyanın dört bir tarafında farklı farklı ürünler üretiliyor, hepsinin Türkiye'de üretilmesinin imkanı yoktur. Temel ihtiyaçlarımız ve stratejik ürünlerin birçoğunda kendimize yeteriz." Yumaklı, ortalama 1 milyon 300 bin gıda denetimi gerçekleştirildiğini ve bunu artırmayı hedeflediklerini ifade ederek, güvenilir gıda uygulamalarına yönelik şu bilgileri paylaştı: “Güvenilir gıdanın sofralarımıza gelebilmesi için süreçleri doğru yönetmek hepimizin ortak sorumluluğu. Herhangi bir problemli gıda satışını, üretimini veya servisini bize bildirebilirsiniz. Bir restorana veya markete gittiniz, her bir gıda işletmesinin barkodu var, bunu telefonunuza okuttuğunuzda oranın en son ne zaman denetlendiğini görebilirsiniz."

Yağışlı Kış Yanıltmasın: 2026 Yazında Büyük Yangın Riski Kapıda! Haber

Yağışlı Kış Yanıltmasın: 2026 Yazında Büyük Yangın Riski Kapıda!

Kamuoyunda oluşan "kış yağışlı geçti, yangın olmaz" algısı büyük bir hataya dönüşebilir. Uzmanlar uyarıyor: Yağışlar orman altı örtüsünü ve otları coşturdu; Temmuz ayında beklenen %82'lik El Niño dalgası bu bitkileri canlı birer bombaya dönüştürebilir. Türkiye genelinde bol yağışlı geçen kış ve ilkbahar ayları, kamuoyunda yanıltıcı bir rahatlama hissi yarattı. Ancak Doç. Dr. Okan Ürker’in analizlerine göre, orman yangını riski sadece düşen yağış miktarıyla değil, peyzajda biriken "yakıt yükü" ve yazın yaşanacak kuruma hızıyla belirleniyor. 2026 yazına girerken hidrolojik göstergeler olumlu görünse de, kapıdaki El Niño tehlikesi Akdeniz Havzası için tam bir risk çarpanı haline gelmiş durumda. Yangın Üçgeni ve "Yakıt Yükü" Yönetimi Nedir? Orman yangınlarının arkasındaki bilimsel gerçeği anlamak için yangın üçgenine bakmak gerekiyor. Bir yangının başlaması ve büyümesi için üç unsur şart: Isi, oksijen ve yanıcı madde (yakıt). Havada bulunan oksijeni kontrol etmek imkansızdır. Isı kaynağını (insan hatası, yıldırım vb.) eğitimlerle azaltsak bile sıfıra indirmek mümkün değildir. Bu durumda geriye müdahale edebileceğimiz tek bir değişken kalıyor: Yanıcı maddeleri yönetmek. Yakıt Yükü Nedir? Orman yangınları literatüründe "yakıt"; benzin veya kömür değil; kuruyan otlar, çalılar, maki örtüsü, devrik ağaçlar, kozalaklar ve yerleşim yerlerinin etrafındaki her türlü yanıcı bitki atığıdır. Yağışlı kış sonrası hızla büyüyen bu otsu bitkiler, ani sıcaklık yükselişi ve kuru rüzgarlarla birleştiğinde en kolay tutuşan "ince yakıtlara" dönüşür. Temmuz 2026 İçin Korkutan Tahmin: %82 El Niño Olasılığı ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi’nin (NOAA) Mayıs 2026 değerlendirme raporu, yangın riskinin boyutunu gözler önüne seriyor. Rapora göre, Temmuz ayına kadar küresel olarak El Niño koşullarının gelişme ihtimali %82. Türkiye, El Niño’dan doğrudan etkilenmese de bu küresel doğa olayı Akdeniz Havzası'ndaki sıcak hava dalgalarını tetikliyor, yaz kuraklığını uzatıyor ve bağıl nemi kritik seviyelere düşürüyor. Kışın coşan otsu örtünün, El Niño kaynaklı aşırı sıcaklar ve insan ihmaliyle birleşmesi durumunda, özellikle Ege ve Akdeniz kuşağında yangınların hızla afete dönüşebileceği belirtiliyor. Yangınlar Artık Sadece "Orman İçi" Bir Mesele Değil Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi (EFFIS) verilerine göre, 2025 yılında Avrupa Birliği genelinde yanan alan miktarı tarihi rekor kırdı. Türkiye'de de benzer bir tablo hakim. Geçtiğimiz yıl çıkan yangınların çok büyük bir kısmı ormanlık alanların dışında başlayıp rüzgarla ormana sıçradı. Bugün gelinen noktada yangın riski orman sınırlarını aşarak şu alanları tehdit ediyor: Tarım arazileri, anız bölgeleri ve boş parseller Yol kenarları ve enerji nakil hatlarının çevresi Yazlık siteler, kırsal mahalleler ve kır-kent arayüzleri Yangın Sezonu Öncesi Kim, Ne Yapmalı? Yangınla mücadelede başarı, sadece uçak ve helikopter sayısıyla ölçülemez. Asıl başarı, yangın hiç çıkmadan önce yapılan risk azaltımı ve temizlik çalışmalarıdır. Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları geldiğinde önlem almak için artık çok geç kalınmış olacak. İşte kurumlar, yerel yönetimler ve vatandaşlar düzeyinde acilen tamamlanması gereken hazırlıklar: 1. Kurumlar (OGM ve Bakanlıklar) Sadece müdahale değil, önleyici yakıt yönetimi planlanmalı. Riskli alanlarda mekanik seyreltme, budama, enerji hatları çevresinde şerit temizliği yapılmalı ve bilimsel kontrollü yakma uygulamaları devreye alınmalı. 2. Belediyeler ve Yerel Yönetimler İtfaiye hazırlığının ötesine geçilmeli. Mahalle ve yazlık site çevrelerindeki boş parsellerde kuru ot temizliği zorunlu tutulmalı. Kaçış/tahliye yolları açık tutulmalı, su ikmal noktaları netleştirilmeli. 3. Vatandaşlar ve Çiftçiler Ev ve bahçe çevrelerinde "savunulabilir alanlar" yaratılmalı. Çatılarda ve oluklarda biriken kuru yapraklar temizlenmeli; tüp, odun, plastik gibi yanıcı maddeler ev duvarlarına bitişik istiflenmemeli. Kaynak, spiral, ot biçme ve biçerdöver gibi kıvılcım çıkaran işlemler günün en sıcak ve rüzgarlı saatlerinde kesinlikle yapılmamalı. Orman yangınları artık sadece ormancıların değil; turizmciden çiftçiye, belediyeden her bir vatandaşa kadar hepimizin ortak sorumluluğudur. Yangına dirençli peyzajlar oluşturmak, afeti kapımızdan uzak tutmanın tek yoludur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.