Hava Durumu

#Ömer Fethi Gürer

Kırsal Haber - Ömer Fethi Gürer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ömer Fethi Gürer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: "Girdi Fiyat Artışı Tezgaha Zam Olarak Yansıyor" Haber

CHP'li Gürer: "Girdi Fiyat Artışı Tezgaha Zam Olarak Yansıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişler Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in açıkladığı 2026 yılı Mart ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerini değerlendirdi. Gürer, gübre başta olmak üzere temel girdilerdeki artışların tarımsal üretimi zorladığını söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılı ile ilgili son Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi verilerinin, tarımsal üretimde maliyet artışının sürdüğünü söyledi. MALİYETLER TIRMANDI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım-GFE’nin Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,89 oranında artış gösterdiğine dikkat çekerek, "Çiftçinin girdi maliyetlerindeki yıllık artış yüzde 34,26’ya ulaştı. On iki aylık ortalamalara göre artış oranı ise yüzde 33,01 olarak gerçekleşti. Daha da vahimi, 2026 yılının henüz ilk üç ayında tarımsal girdi maliyetleri yüzde 11,25 oranında yükseldi. Endeks değeri ise Mart ayında 950,32 seviyesine çıktı. Bu rakamlar, çiftçinin üretim sürecinde kullandığı temel girdilerde önemli bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldığının en somut kanıtıdır," dedi. ÜRETİM SEZONU ÖNCESİ GÜBRE: YILLIK %48,33 ARTIŞ! Mart ayında en dikkat çekici artışın gübre ve toprak geliştiriciler grubunda yaşandığını vurgulayan TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Gübre fiyatları yıllık bazda yüzde 48,33 oranında artarak tüm alt gruplar arasında en yüksek yükselişi gösterdi. Aylık bazda da en yüksek artış yine gübre ve toprak geliştiricilerde gerçekleşti ve artış oranı yüzde 9,69 oldu. Tam da üretim sezonu öncesinde, çiftçinin en temel ihtiyacı olan gübreye erişimi bu artışlarla daha da zor hale getirilmiştir. Gübre atılamayan toprakta verim düşer, “dedi. GÜNCEL FİYATLAR SÜREKLİ DEĞİŞİYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Girdi artışlarında önemli yükseliş üretimi zorluyor. Özellikle toprağın dokusu ve verim artışı için gübre şart. Gübrede ise fiyat artışı durmuyor. 2020 yılında Amonyum Sülfat gübre tonu 1100 TL iken 2026 yılında tonu 20500 TL çıktı. Can gübre tonu 1150 TL iken 21000 TL, DAP gübre tonu 2020 yılında 2140 TL 2026 yılında tonu 40.000 TL gördü ve Üre Gübre 2020 yılında tonu 2140 TL iken 2026 yılında tonu 31.500 TL fiyatı çıktı. Özelleştirme ile gübre fabrikaları kamudan alındı. İthalata bağlı kimyasal gübre fiyatları artmasının doğrudan ürün fiyat artışına neden oluyor “dedi. "GEÇEN YIL DON VURDU, Girdi maliyetlerindeki artış çiftçinin değil, tüketicinin de sorunu diyen Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl meyve ağaçlarına meyve tutumu iyi olması bekleniyor. Rekoltenin de yükseleceği tahmin ediliyor. Artan girdi fiyatları, önümüzdeki dönemde çarşıda, pazarda gıda fiyatlarına doğrudan yansıyacaktır. Geçen sene zirai don nedeniyle dalında ürün kalmadığı için meyve yiyemeyen vatandaş, bu sene de artan tarımsal girdilerin ürün fiyatlarına yansıması ile her ürünü dilediği kadar vatandaş tüketemeyebilir” dedi.

Gürer: ''Binlerce Ton Patates Hayvan Yemi Oldu'' Haber

Gürer: ''Binlerce Ton Patates Hayvan Yemi Oldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Ağcaşar köyünde patates üreticileriyle bir araya geldi. Üreticiler, “Üretiyoruz, sonuçta ise ürün depoda çürüyor. Bu durumu gören yok” dediler. Ağcaşar köyünde patates üreticisi Mustafa Işık patatesin değer bulamadığını, büyükşehirde yüksek fiyata satılan ürünün köyde 3 liraya bile alıcı bulamadığını ve yüzlerce ton ürünün çürümeye terk edildiğini anlattı. Depolarda dökme yada çuvallar dolusu patatesin beklediğini belirten Gürer, “Niğde’de bu yıl yine patates depoda kaldı. Yaklaşık 200 bin ton patates ne yazık ki çöp oldu. 2025 yılında patates tarlada tüccar gelmediği için üreticimiz bir umutla ürününü depolara kaldırdı. Ancak depoya kaldırılan patatesler için de alım gerçekleşmeyince ürünler çürümeye başladı” dedi. “BÜYÜKŞEHİRDE 20 LİRA, KÖYDE 3 LİRAYA ALICI YOK” Patates üreticisinin büyük bir mağduriyet yaşadığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “büyükşehirlerde kilosu en az 20 liraya satılan patates ya hayvan yemi oluyor ya çürüyor ya da sokağa atılarak tamamen değersiz hale geliyor. Oysa ülkemizde patates her alanda kullanılabilecek bir ürün. Yemeklik olur, sanayide kullanılır, işlenmiş ya da dondurulmuş gıdaya dönüştürülebilir. Ancak Niğde bölgesi yaklaşık 1 milyon ton patates yetiştiriyor ve bu patatesler çöp olmaktan kurtulamıyor” diye konuştu. Patates üretimiyle ilgili yıllardır aynı sorunların yaşandığını vurgulayan Gürer, “Patatesle ilgili daha önce çağrıda bulunmuştuk. Tarım Kredi Kooperatifleri ve Toprak Mahsulleri Ofisi alıma girsin, üretici mağdur edilmesin demiştik. 1999 yılında da yaklaşık 6,5 milyon ton patates üretiliyordu, bugün 2025’e geldik yine aynı miktarlarda üretim var. Nüfus artmasına rağmen patatesin yemeklik ya da sanayide kullanım alanı artırılmadığı için üretici ortada kalıyor. Küçük aile tipi işletmeler büyük sorun yaşıyor. Büyük şirketler bu işi kendi içinde koordine ediyor, onlar para kazanıyor ama üretici mağdur oluyor.” “ÜÇ YILDA BATTIM” Patates üreticisi Mustafa Işık ise yaşadığı ekonomik çöküşü anlattı. Çiftçiliğe umutla başladığını ancak kısa sürede büyük zarar ettiğini belirten Işık, “kendi işimde çok iyiydim ama bu süreçte battım. Bu iş artık toparlanmaz hale geldi,” dedi. Girdi maliyetlerinin katlandığını belirten Işık, özellikle gübre fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, “İki sene önce gübreyi 4 liraya alıyorduk, bu sene 22 liraya aldık. Eğer bu patatesin ihracatı olmazsa çiftçi ayakta duramaz. Kimse yardım etmiyor. Ürünü 10 ay depoda beklettim. Şimdi ‘Keşke satsaydın’ diyorlar ama alan yoktu. Şirketler çok büyük üretim yaptığı için bizim köylerde sıkıntı başladı,” ifadelerini kullandı. “200 TON PATATES ÇÖP OLDU” Mustafa Işık, depolardaki ürünlerin büyük bölümünün artık kullanılamaz hale geldiğini belirterek, “Benim burada yaklaşık 200 ton patatesim çöp oldu. Şu anda 100 ton kadar var. Bir kısmını dağıttım, bir kısmını hayvanlara verdim. Ağacaşar köyünde hemen her evde 50 ton civarında patates depoda duruyor. Adana’da yeni ürün başladı, bunlar artık tamamen çöp,” dedi. Yaptığı yatırımın da zarar olduğunu söyleyen Işık, “Ben bu depoyu yaklaşık 2 milyon maliyetle yaptım. Bu patatesi depoya koymanın bile bana 2 milyon zararı oldu. Elektrik parasını bile ödeyemedim” diye konuştu. “BU YIL EKMEYECEĞİM, HAMMALLIK YAPACAĞIM” Köyde başka üreticiler de aynı tabloyu yaşadıklarını anlattı. Bir üretici artık tarım yapmak istemediğini belirterek “Köylerin geneli aynı durumda. Bu yıl bir şey ekmeyeceğim, hammallık yapacağım. Çiftçi bu kadar zarar edince artık patates ekmeyecek gibi görünüyor. Çoğu mısıra döndü. Bu patatesi 3 liraya bile satamadık” dedi. “KÖYLERDE İCRALAR BAŞLADI” Üreticilerin yaşadığı en büyük sorunlardan birinin kredi borçları olduğunu söyleyen Mustafa Işık, “Şu anda en büyük sıkıntı kredi. Küçük çiftçiye ÇKS yok diye kredi vermiyorlar. Çiftçinin yeniden ekim yapacak durumu kalmadı. Sosyal Güvenlik Kurumu borcun varsa kredi de çekemiyorsun. Kredi borçlarını ödeyebilmek için insanlar hayvanını satıyor. Köylerde icralar başladı. Tarlalar, evler bankalara geçti. Bazı evler satıldı, bazıları bankaların üzerinde duruyor. Özel bankalar daha da kötü davranıyor,” dedi. GÜRER: “BU MİLLİ SERVET ÇÖPE GİTMEMELİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ürünlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Patates iri ve kaliteli. Büyükşehirlerde en az 20 liraya satılan ürün burada 3 liraya bile alıcı bulamıyor. Depodaki patates çöp olmuş durumda. Artık ancak hayvan yemi olarak değerlendirilmeye çalışılıyor,” şeklinde konuştu. Türkiye’de yaşanan gıda israfına dikkat çeken Gürer, “Daha önce de iktidara seslendim. Bu milli servet sadece bir kişinin ürünü değil, ülkenin değeridir. Bunların çöp olmaması gerekiyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 23 milyon ton gıda israf ediliyor. Bunun önemli bir kısmı da tarladan depoya gelip değer bulamayan ürünlerden oluşuyor. Buna mutlaka çözüm üretilmeli,” dedi. “ÇİFTÇİNİN CİĞERİ YANIYOR” Çiftçinin yaşadığı ekonomik yıkımı anlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçinin ciğeri yanıyor. İcra geliyor, tarlası gidiyor, traktörü gidiyor. Patatesten para kazanamıyor. Çoluk çocuk bir süre dayanıyorlar, sonra şehirlere gidip asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyorlar. Oysa bu insanlar üretmeli. Çiftçilerin içine düşürüldüğü durum ülkenin geleceği açısından da büyük risk,” diye konuştu. Patates üreticisinin desteklenmemesi halinde tüketicinin de ağır bedel ödeyeceğini belirten Gürer, “Bugün üretici patates üretmese büyükşehirde yaşayan insanlar patatesin kilosunu 100 liraya almak zorunda kalırdı. Şu patates 3 liraya satılamaz mı? Bu ülkenin kamu kuruluşları ne için var? Tarım Kredi Kooperatifleri, Toprak Mahsulleri Ofisi üreticiden bu ürünü alsın. Alamayan fakir fukara vatandaşlara dağıtılsın,” dedi. “KİMSENİN KONUŞACAK HÂLİ KALMAMIŞ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, köylerde yaşanan ekonomik çöküşün artık sosyal bir yıkıma dönüştüğünü belirterek, “Yıllardır bu insanlar aynı sorunu yaşıyor. Köy kahvesinde gördük, herkes aynı durumda. Kimsenin konuşacak hali kalmamış. Cepler boş, insanlar perişan. Özellikle kredi meselesi çiftçiyi çok sıkıştırıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu primini ödeyemeyen çiftçinin yakasına banka da yapışıyor. ‘Önce borcunu öde, sonra kredi verelim’ diyorlar. Peki bu insan borcunu nasıl ödeyecek? Ürettiği ürün bu haldeyken nasıl ayakta kalacak?” “KREDİ VERİYORLAR AMA NAKİT VERMİYORLAR” Mustafa Işık ise kredi sistemine tepki göstererek yaşadığı sıkıntıyı şu sözlerle anlattı: “Ben krediye başvurdum. Kredi onaylanıyor ama parayı karta yatırıyorlar. Gübre al, yem al diyorlar. Benim nakit paraya ihtiyacım var. Bana kredi veriyorsan nakit vermen lazım. En büyük sorun bu. Ben bu işi yeniden krediyle çevirmek zorundayım.” “PATATES ARTIK HAYVAN YEMİ OLDU” Depolardaki ürünlerin artık hayvan yemi olarak değerlendirildiğini söyleyen CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Gördüğünüz gibi depolardaki çuvallar adeta tarlanın içine taşınmış gibi duruyor. Patateste durum vahim. Bu ürün artık hayvan yemine dönüşmüş durumda” diye konuştu. Fransa örneği üzerinden tarımdaki plansızlığa dikkat çeken Gürer, “Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var ama Türkiye’den daha fazla süt alıyorlar. Çünkü hayvanın yemesi gereken kaliteli yemi veriyorlar. Bizde ise elde kalan patates hayvan yemi yapılarak hiç olmazsa zarar azaltılmaya çalışılıyor,” dedi.

CHP’li Gürer: ''Türkiye Derin Bir Yoksulluk Ve Üretim Sorunu Yaşıyor'' Haber

CHP’li Gürer: ''Türkiye Derin Bir Yoksulluk Ve Üretim Sorunu Yaşıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, partisinin 81 ilde başlattığı saha çalışmaları kapsamında bulunduğu Kırşehir’de açıklamalarda bulundu. CHP Kırşehir İl Başkanı Baran Genç ile CHP il Başkanlığında açıklamalar yapan Gürer, Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu’nu da ziyaret etti. Ziraat Odası, Koyun Keçi Yetiştiriciler Birliği ve hayvancılık yapanlarla buluştu. Esnaf gezdi. CHP il binasında il başkanı Baran Genç ile açıklamalar yapan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve tarımsal açıdan tarihinin en ağır süreçlerinden birini yaşadığını söyledi. Gürer, “Vatandaş cebindeki parayla raftaki ürünü alamıyor. Çiftçi borçlu, emekli geçinemiyor, genç işsiz, esnaf dar boğazda” dedi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Türkiye’nin dört bir yanında sahada olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “Genel Başkanımızın talimatıyla 81 ilde Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri görevlendirildi ve alan çalışması yapılıyor. O ilde olan milletvekili farklı illere gönderiliyor. Diğer arkadaşlarımız da illere dağıldı” diye konuştu. CHP örgütlerinin hiçbir zaman halktan kopmadığını vurgulayan Ömer Fethi Gürer, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri, il örgütü, ilçe örgütü, kadın kolları ve gençlik kollarıyla hiçbir zaman alandan çekilmedik. Hep sahadayız. Çalışmalarımızı belediye başkanı olan illerimizde belediye başkanlarımızla birlikte sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı. “CUMHURİYET TARİHİNİN EN AĞIR EKONOMİK SORUNLARI YAŞANIYOR” Türkiye’de ekonomik tablonun her geçen gün ağırlaştığını söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, emekliden çiftçiye, işçiden esnafa kadar toplumun tüm kesimlerinin büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. “Ekonomik anlamda büyük bir yıkımın yaşandığı bir süreçteyiz” diyen Gürer, “Emeklinin, asgari ücretlinin büyükşehirlerde ev kirası kadar bir gelirle yaşam mücadelesi verdiği yerde sorunlar arttı. Çiftçinin de esnafın da emeklinin de sanayicinin de engellinin de yaşadığı sorunlar belki de Cumhuriyet tarihinin en ağır ekonomik sorunlarının oluştuğu bir süreci yarattı” dedi. Toplumsal yapıda da ciddi bozulmalar yaşandığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ekonomik krizin sosyal sonuçlarına dikkat çekti. Gürer, “Boşanmalar arttı. Madde bağımlılığı 10 yaşına kadar düştü. Aile yapıları bozuldu. İşsizlik patladı. Genç işsizliği aile evindeki boşta kalan genç için yeni tanımlar yarattı” dedi. Vatandaşın temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldiğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Cebindeki parayla raftaki ürünü alamayan insanlarımızın varlığında dolaylı bir kıtlığın yaşandığı bir sürece geldik. Et ve süt ürünlerinin çoğu artık birçok eve girmiyor. Tabaklar küçüldü. Günlük üç öğün yemek yiyen ailelerin bir kısmı iki öğüne düştü” ifadelerini kullandı. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de milyonlarca insanın açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşadığına dikkat çekerek, “50 milyona yakın insanımız açlık ve yoksulluk sınırının altında bir gelire sahip. Devletten yardım alan 4,5 milyon hane olduğu ilgili bakanlığın açıklamalarında yer alıyor” diye konuştu. “TEK KİŞİYE BIRAKILAN YETKİ ÜLKEYİ SORUNLU NOKTAYA TAŞIDI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Gürer, mevcut sistemin karar alma süreçlerini zayıflattığını belirterek, “Serbest piyasa ekonomisinin yanı sıra Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildikten sonra ülke yönetiminde daha çok sorun oluştu. Çünkü bakan kavramında yer alan kişiler artık eskiden müsteşarların yaptığı görevi yapan atanmış kişiler haline geldi. Tek bir yetkili var: Cumhurbaşkanı. O bugün Tayyip Bey olur, yarın Ahmet olur, öbür gün Mehmet olur, fark etmez. Ama sistemde tek kişiye bırakılan yetki ülkeyi problemli noktaya taşıdı,” dedi. “ÇİFTÇİ 1,5 TRİLYON LİRA BORÇLU” Tarım sektöründeki tabloya ilişkin de veriler paylaşan CHP’li Ömer Fethi Gürer, çiftçinin ağır borç yükü altında üretim yapmaya çalıştığını belirterek, “Bankalara ve finans kuruluşlarına çiftçilerin 1 trilyon 377 milyar lira borcu var. Piyasaya olan borçlarla birlikte toplam borcun yaklaşık 1,5 trilyon liraya ulaştı” şeklinde konuştu. Çiftçi sayısının artmadığını, tarım alanlarının ise daraldığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Nüfusumuz artıyor ama çiftçi sayımız artmıyor. Tarım alanlarımız daralıyor. 21 üründe arz açığı var. Pamuğun ürettiğimizin yarısını ithal ediyoruz. Mercimeğin ürettiğimizin yarısını ithal ediyoruz. Ayçiçeğinde, hububatta ve bakliyatta Türkiye artık dışa bağımlı hale getirildi” dedi. “HAYVAN GELİYOR AMA ET FİYATI DÜŞMÜYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, ithalata rağmen et fiyatlarının düşmediğini belirterek, “Geçen yıl 739 bin hayvan getirildi, bu yıl 500 bin hayvan daha getirilecek. Hayvan geliyor ama hayvan varlığımız artmıyor. Et fiyatları düşmüyor” ifadelerini kullandı. Et ve Süt Kurumu’nun yaklaşımını da eleştiren Ömer Fethi Gürer, “Bu tür kuruluşlar kâr etmek için değil, halka uygun fiyatla et ve hayvan sunmak için vardır. Ama buraları bile ticari kafayla, tüccar zihniyetiyle yönetiyorlar” dedi. “6 BİN 700 FABRİKANIN KONKORDATO İLAN ETMESİ DÜŞÜNDÜRÜCÜ” Ekonomik sıkıntının yalnızca tarımla sınırlı olmadığını belirten Gürer, sanayide de ciddi bir daralma yaşandığını söyleyerek, “Sanayide bir yılda 6 bin 700 fabrikanın konkordato ilan etmiş olması düşündürücüdür. Sanayicinin konkordato ilan etmesi işsizliği getirir. Bunun yanında hammadde aldığı kuruluşları da sıkıntıya sokar. Eğer çiftçide ve işçide para yoksa esnaf iş yapamaz. Türkiye zincirleme şekilde vatandaşın boğazının sıkıldığı bir süreci yaşıyor” ifadelerini kullandı. CHP’NİN TARIM POLİTİKALARINI ANLATTI Cumhuriyet Halk Partisi’nin yenilenen programında tarıma ilişkin önemli düzenlemelerin yer aldığını belirten Gürer, “Tarım kesiminin mazotunda ÖTV’yi ve KDV’yi kaldıracağız. Milli gelirin yüzde 1’inin çiftçiye vereceğiz” dedi. Gürer, “2026 yılı için milli gelirin yüzde 1’i 722 milyar liraya denk geliyor. Ama çiftçiye verilmesi gereken yerine yalnızca 168 milyar liralık destek veriliyor” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı’nın açıkladığı destek rakamlarının doğrudan çiftçiye verilen destek olmadığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Barajdan gölete kadar her şeyi kapsayan bir değerlendirme yapılıyor. Ama resmi program hedeflerinde çiftçiye verilen destek 168 milyar lira olarak görülüyor” dedi. “Taban fiyat uygulamasını yeniden getireceğiz” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, CHP’nin üreticiyi koruyan yeni bir tarım modeli hedeflediğini belirterek “Gübrede ve yemde mutlaka sübvansiyon sağlayacağız. Tekrar taban fiyat uygulamasını getirip alım fiyatı adı altında tüccarın oluşturduğu piyasayı sonlandıracağız” diye konuştu. Ziraat Bankası’nın yeniden çiftçi kuruluşu haline getirileceğini ifade eden Gürer, kadınların ve gençlerin kırsala dönüşünü desteklemek amacıyla SGK primlerinin karşılanacağını söyledi. Gürer, “Alım garantili üretime geçeceğiz. Tarladaki ürün israfının önüne geçeceğiz. Katma değerli üretimi artıracağız. Üreticinin kazandığı, tüketicinin uygun fiyatla ürüne ulaştığı bir sistem kuracağız” dedi. “İTHALAT LOBİLERİNİN OLUŞTURDUĞU SİSTEMİ DEĞİŞTİRECEĞİZ” Türkiye’nin yerli üretim yerine ithalata dayalı bir anlayışla yönetildiğini belirten TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yerli üreticiye öncelik verilmesi gerektiğini söyledi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üreten ürettiğinden kazanacak, tüketen uygun fiyatla ürün alacak. Aracıların ve ithalat lobilerinin oluşturduğu sistemi ortadan kaldıracağız. Bugün hayvancılıkta Holstein, Montofon, Angus gibi isimler konuşuluyor. Oysa bizim kırmızı karamız, boz ineğimiz, sarı kızımız vardı. Yerel koşullara uygun bu hayvan ırklarını geliştirip çoğaltmak yerine bugün Türkiye’de dışa bağımlı bir anlayış sürdürülüyor,” dedi. CHP 81 İLDE SAHADA CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, CHP Kırşehir İl Başkanı Baran Genç ve Merkez İlçe Başkanı Gürkan Yağmur ile birlikte Kırşehir Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Fuat Polat, Kırşehir Ziraat Odası Başkanı Mevlüt Toprak ve Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu’nu ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyaretlerde tarım, hayvancılık, üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunlar, artan maliyetler ve kırsalda yaşanan sıkıntılar ele alınırken, Gürer üreticilerin ve vatandaşların sorunlarını sahada birebir dinlediklerini belirtti.

Gürer: ''Pastırma Artık Sofranın Değil Vitrinin Ürünü Oldu'' Haber

Gürer: ''Pastırma Artık Sofranın Değil Vitrinin Ürünü Oldu''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Kayseri’de pastırma satan esnafı ziyaret etti. Görüşmede pastırma fiyatlarındaki artış, ithal et kullanımı, üretimdeki değişim ve tüketim alışkanlıklarının gerilemesi dikkat çekti. Esnaf, “Yerli kesim azaldı, fiyatlar yükseldi, tüketim düştü” sözleriyle sektördeki dönüşümü anlattı. Gürer, pastırmanın Kayseri ile özdeşleştiğini vurgulayarak, “Kayseri denince akla pastırma gelir ama artık büyük şehirlerde insanlar pastırmayı sadece rafta görüyor” dedi. FİYATLARDA SERT ARTIŞ: KİLO 3300 LİRAYA DAYANDI Ziyarette esnaf, pastırma fiyatlarındaki artışı rakamlarla ortaya koydu. “Şu anda yağlısı makbul, antrikot kısmından yapıyoruz. Kilogram fiyatı 3300 lira. Geçen yıl 2800 civarındaydı. Arada ciddi bir artış var” ifadeleri kullanıldı. “YERLİ KESİM MİNİMUM SEVİYEDE” Et tedarikine ilişkin sorunları da belirten esnaf, “ Şuanda kesimlerin büyük bölümü ithal. Yerli kesim çok minimum seviyede” dedi. Bu durumun üretim yapısını doğrudan etkilediği vurgulandı. SATIŞLAR DURGUN Esnaf, şehir içi satışlarda durgunluk yaşandığını belirterek, “Şehir dışı satış iyi ama Kayseri’de şu an durgunluk var. Kurban Bayramı sonrası ve 9 günlük tatilde hareketlenme bekliyoruz,” dedi. 57 YILLIK MESLEK: “TEKNOLOJİ DEĞİŞTİ, TÜKETİM DÜŞTÜ” 57 yıldır pastırma üretimi yaptığını söyleyen esnaf, sektördeki dönüşümü, “Eskiden herkes 3-5 kilo alırdı. Vakum yoktu, tenekelere basılırdı. Şimdi üretim şekli değişti, tüketim ise azaldı,” diyerek anlattı. “KİLO AZALDI, MALİYET ARTTI” Esnaf, geçmişle bugünü karşılaştırarak “Eskiden daha yüksek kilogramlarla satış yapılırdı. Şimdi bir dilim pastırma 35 lira, yanına bir de yumurta kırsa 55 – 60 lira maliyeti oluyor” dedi.

Gürer: ''Çiftçi Sayısı Azalıyor, Kırsal Yaşlanıyor'' Haber

Gürer: ''Çiftçi Sayısı Azalıyor, Kırsal Yaşlanıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında tarım sektörünün içinde bulunduğu ağır tabloyu değerlendirdi. Gürer, çiftçinin üretimden kopma noktasına geldiğini belirterek, “Çiftçi mutlu değil. Ürettiği üründen para kazanamıyor, borcunu çevirmeye çalışıyor” dedi. Konuşmasına Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi gerçek üreticisi olan köylüdür” sözleriyle başlayan Gürer, Cumhuriyetin ilk yıllarında üreticiye verilen desteğin bugün sürdürülmediğini söyledi. “Cumhuriyetin ilk yıllarında çiftçiye, köylüye, üretene verilen desteklerle Türkiye yürüyebilseydi bugün 21 üründe arz açığı olan, ithalata mecbur bırakılan bir ülke olmayacaktık” diyen Gürer, özellikle hububat ve bakliyatta dışa bağımlılığın giderek arttığını vurguladı. “ÇİFTÇİ SAYISI AZALIYOR, KIRSAL YAŞLANIYOR” Türkiye’de çiftçi sayısının her geçen yıl düştüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi Kayıt Sistemi’ne göre yaklaşık 2 milyon 300 bin çiftçi bulunuyor. Ancak nüfusa oranladığımızda ciddi bir azalma var. Kırsalda yaş ortalaması 58’e yükseldi” dedi. Kırsal yaşamın cazibesini kaybettiğini belirten Gürer, “Buralarda okul yok, sağlık ocağı yok, sosyal donatı alanı yok. İnsanlar yalnızca üretim için yaşıyor. Destek verilmediği için kırsal göç devam ediyor,” şeklinde konuştu. “22 YILDA ANKARA BÜYÜKLÜĞÜNDE TARIM ARAZİSİ KAYBEDİLDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son 22 yılda 2,5 milyon hektar tarım arazisinin kaybedildiğini belirterek, “Ankara büyüklüğünde tarım arazisi artık yok. Bu alanlar kaybedilmeseydi bugün yaklaşık 8 milyon ton daha fazla buğday üretirdik. Türkiye ithalata ihtiyaç duymazdı” ifadelerini kullanan Gürer, “Her saatte 18 futbol sahası büyüklüğünde tarım arazisi kaybediyoruz” dedi. “ÇİFTÇİ KAZANMIYOR, ARACILAR KAZANIYOR” Üretim maliyetlerindeki artışın çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirten Ömer Fethi Gürer, mazot, gübre, ilaç, elektrik ve sulama giderlerinin üreticiyi ezdiğini ifade etti. , “Çiftçi bu maliyet artışları kadar kazanmıyor. Aracılar, tüccarlar, ithalatçılar kazanıyor. Esas üreten ise desteklenmiyor” diyen TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, taban fiyat uygulamasının kaldırılmasıyla üreticinin tüccarın insafına bırakıldığını ifade etti. Alım fiyatı açıklanıyor ama tüccar bunun altında fiyat veriyor. Ürün tarlada değer bulmuyor” dedi. “TÜRKİYE 21 ÜRÜNDE ARZ AÇIĞI VERİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı hale geldiğini belirterek, “Buğdayda, arpada, pamukta, bitkisel ham yağda, soyada, ayçiçeğinde, cevizde, bademde, çayda ithalata muhtaç durumdayız,” dedi. Mercimek üretimindeki düşüşe de dikkat çeken Gürer, “2025 yılında mercimek üretimi 2002’nin yarısı kadar gerçekleşti. Nohut ve fasulyede dahi arz açığı oluştu” diye konuştu. “TARIM KANUNU UYGULANMIYOR” Cumhurbaşkanı’nın Dünya Çiftçiler Günü’nde yaptığı açıklamalara değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun uygulanmadığını ifade ederek, “Tarım Kanunu’na göre 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek 722 milyar lira. Verilen destek ise yalnızca 168 milyar lira. Çiftçiye kanunla verilmesi gereken destek dahi verilmiyor. Tarım Bakanlığı’nın bütçesi bile çiftçiye verilmesi gereken desteğin altında tutuluyor,” ifadelerini kullandı. “GES YAPILSIN AMA VERİMLİ TARIM ARAZİLERİNE DEĞİL” Son dönemde verimli tarım arazilerine kurulan güneş enerji santrallerini de eleştiren CHP’li Ömer Fethi Gürer, “GES’e karşı değiliz ama verimli tarım arazileri üzerine GES yapılmasının mantığı yok. Yol kenarında ürün yetişebilecek en verimli alanlar enerji yatırımı için kullanılıyor. Bu da tarım alanlarının daha da daralmasına neden oluyor” dedi. “GEÇEN YIL KURAKLIK ÜRETİMİ VURDU” Su yönetimi ve kuraklık konusuna da değinen Ömer Fethi Gürer, “Türkiye geçtiğimiz dönemde yaşadığı kuraklık nedeniyle ciddi ürün kayıpları yaşadı. Geçen yıl yalnızca hububat ve bahçe bitkilerinde yaklaşık 20 milyon ton kayıp oluştu” dedi. “MAZOTTA ÖTV VE KDV KALDIRILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözüm önerilerini belirterek, çiftçinin ayakta kalabilmesi için acil düzenlemeler gerektiğini söyledi. Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı. Elektrik borçları yapılandırılmalı. Çiftçi borçları ötelenmeli, icralar durdurulmalı. Ziraat Bankası’nın yeniden çiftçi kuruluşuna dönüştürülmeli. Kooperatifçilik de güçlendirilmeli” dedi. “GIDA YOKSA YAŞAM YOK” Konuşmasının sonunda tarımın stratejik önemine dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çok güzel villalarınız olabilir, çok güzel apartmanlarınız olabilir ama gıdanız yoksa yaşamı sürdüremezsiniz. Duvarı kemirerek yaşam devam etmiyor.” Sümerlerden kalan bir sözü hatırlatan Gürer, “Koyunu ve buğdayı olanın kapısını altını olan bekler” diyerek gıdanın ve üretimin önemine vurgu yaptı. Gürer, “Çiftçiyi, üreticiyi sahiplenmek zorundayız. Çünkü bu sektör milli güvenlik kadar önemlidir” dedi.

Gürer: ''Atatürk Haczedilemez Demişti, Çiftçi Hacizlik Oldu'' Haber

Gürer: ''Atatürk Haczedilemez Demişti, Çiftçi Hacizlik Oldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada çiftçinin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu eleştirdi. Gürer, çiftçinin üretmek istediğini ancak artan maliyetler, düşük alım fiyatları ve borç yükü altında ezildiğini belirterek, “Çiftçimiz mutsuz, çiftçimiz borçlu, çiftçimizin kapısında icra var” dedi. Konuşmasına tarım sektöründeki sosyal ve ekonomik çöküşe dikkat çekerek başlayan Gürer, çiftçinin artık üretimden kopma noktasına geldiğini söyledi. Gürer, “Çiftçimiz üretmek istiyor ama ürettiği ürünü satmada sıkıntılar yaşıyor” ifadelerini kullandı. Çiftçi sayısındaki gerilemeye ve sosyal güvenlik sistemine prim ödeyebilen üretici sayısındaki düşüşe dikkat çeken Gürer, şunları söyledi: “Bakanlığın verilerine göre 2 milyon 300 bin ÇKS’li çiftçimiz var. Ziraat Odalarında kayıtlı yaklaşık 5 milyon çiftçi bulunuyor. Ama sosyal güvenlik sistemine gidip prim ödeyebilen çiftçi sayısı 2009 yılında 1 milyondu, bugün 616 bine düştü. Çiftçimiz gerçek anlamda içine düşürüldüğü durum nedeniyle sorunlu ve sıkıntılı bir süreç yaşıyor.” “ÇİFTÇİNİN BORCU 1,5 TRİLYON LİRAYA DAYANDI” Tarım sektöründeki borç yükünün ağırlaştığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin bankalara ve piyasaya olan toplam borcunun 1,5 trilyon liraya ulaştığını belirtti. Gürer, “Çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına borcu 1 trilyon 337 milyar lira. Piyasaya olan borçlarla birlikte çiftçimiz yaklaşık 1,5 trilyon lira borçlu durumda” diye konuştu. 2021 yılında çiftçinin toplam borcunun 135 milyar lira olduğunu anımsatan Ömer Fethi Gürer, desteklerin yetersizliği nedeniyle borçlanmanın katlanarak arttığını söyledi. Tarım Kanunu’nun desteklerle ilgi madde uygulanmadığını belirterek, “Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesine göre 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek 722 milyar liraydı. Verdiğiniz destek ise sadece 168 milyar lira. Daha acısı, Tarım ve Orman Bakanlığının bütçesi 542 milyar lira. Son üç yılda çiftçiden esirgediğiniz destek toplamı 1 trilyon 354 milyar lira. Eğer bu destekler verilmiş olsaydı bugün çiftçi bu kadar borçlu olmayacaktı,” dedi. “ÇAY ÜRETİCİSİ MUTLU DEĞİL” Yaş çay alım fiyatı üzerinden üreticinin yaşadığı gelir kaybını örnek gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “35 liralık çay fiyatı çiftçiyi mutlu etmedi. Geçen yıl üretici 6 kilogram yaş çay sattığında 1 kilogram kuru çay alabiliyordu. Bu yıl 8,5 kilo yaş çay satarsa ancak 1 kilo kuru çay alabiliyor. Geçen yıla göre değerlendirdiğimizde üreticinin ürününe en az 15 lira daha düşük fiyat verilmiş durumda,” diye konuştu. Buğday fiyatlarına ilişkin de uyarıda bulunan Gürer, hasat döneminin başladığını hatırlatarak, “Çukurova’da hasat başladı. Eğer buğdaya 24-25 liranın altında buğday alım fiyat verirseniz çiftçi yine mutlu olmayacak” dedi. “ÇİFTÇİ MANİFATURACIYA DEĞİL BANKAYA KOŞUYOR” Geçmişte çiftçinin ürününü sattığında ailesine ihtiyaç alabildiğini, bugün ise doğrudan bankaya borç ödemeye gittiğini söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eskiden çiftçi ürününü satar, manifaturacıya gider, eşine çocuğuna bir şey alırdı. Şimdi ürününü satarsa ‘Hemen borcumu yatırayım, yoksa icra geliyor diye bankanın kapısına koşuyor” ifadelerini kullandı. Gürer, Anadolu’nun birçok kentinde traktörlere, hayvanlara ve tarım arazilerine haciz geldiğini söyledi. CHP Milletvekili Ö Fethi Gürer, “Yetmedi, çiftçinin evini elinden aldınız. Çiftçi ‘Oturacak evimi bile bırakmadılar’ diyor” sözleriyle yaşanan tabloyu anlattı. Mustafa Kemal Atatürk döneminde çıkarılan düzenlemeyi hatırlatan Gürer, “1936 yılında Atatürk, ‘Çiftçinin hayvanı, ekipmanı, tarlası haczedilemez’ diye kanun çıkarmıştı. Şimdi o düzenlemenin arkasından dolaşılıyor, çiftçi hacizlik hale getiriliyor” dedi. “KIRSAL BOŞALIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kırsalda okul yok, sağlık ocağı yok, sosyal donatı alanı yok. İnternet çekmiyor, telefon çekmiyor ama o insan yine de üretmek istiyor. Çiftçinin yaş ortalaması 58’e çıktı. Bu insanlara sahip çıkmak zorundayız” diye konuştu. Tarımda çözüm önerilerini de sıralayan Ömer Fethi Gürer, mazot ve gübrede sübvansiyon çağrısı yaptı. Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılsın. Gübre ve yem yüzde 50 sübvanse edilsin. Taban fiyat uygulamasına geri dönülsün. Piyasa tüccarın insafına bırakılmasın. Kooperatifçilik geliştirilsin” dedi. “İTHALATLA SORUN ÇÖZÜLMEDİ” Konuşmasının son bölümünde hayvan ithalatını eleştiren TBMM Tarım, Orman ,Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yıllardır sürdürülen ithalat politikalarının çözüm üretmediğini belirterek, “2010 yılından beri hayvan ithal ediyorsunuz ama sorun çözülmedi, büyüdü. Geçen yıl 739 bin büyükbaş hayvan ithal edildiğini, bu yıl ise 500 bin hayvan daha ithal edilecek” dedi. Besicilerin hâlâ hayvan bulamadığını ifade eden Gürer, Et ve Süt Kurumunun kâr açıklamasını da eleştirerek “Et ve Süt Kurumu önceki yıl 11 milyar lira, 2025 yılında 14 milyar lira kâr etmiş. Bu kurumlar kâr etmek için değil, hem üreticiyi hem tüketiciyi korumak için vardırZarar etme başa başı yakala piyasayı dengele ,” diye konuştu. Özelleştirmelerle gübre ve yem fabrikalarının kapatıldığını belirten Gürer, “Ülkenin geleceğini yok etmeyin. Gelin, çiftçi durumunu, tarımı birlikte araştıralım. Siz de alanda, yerinde görün” çağrısında bulundu.

Gürer: ''2 Bardak Çaya Ödenen Para, Üreticinin 1 Kilo Çayına Verilmedi!'' Haber

Gürer: ''2 Bardak Çaya Ödenen Para, Üreticinin 1 Kilo Çayına Verilmedi!''

Gürer: “2 Bardak Çaya Ödenen Para, Üreticinin 1 Kilo Çayına Verilmedi” CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, yaptığı açıklanan yaş çay alım fiyatına tepki gösterdi. Kilogram başına açıklanan 35 liralık yaş çay fiyatının üreticiyi hayal kırıklığına uğrattığını belirten Gürer, “Bu fiyat ne maliyeti karşılıyor ne de üreticinin emeğinin karşılığını veriyor” dedi. Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 200 bin çay üreticisi bulunduğunu ifade eden Ömer Fethi Gürer, kayıt dışı üreticilerle birlikte bu sayının daha da arttığını söyledi. Doğu Karadeniz’de çayın temel geçim kaynaklarından biri olduğuna dikkat çeken Gürer, düşük fiyatın yalnızca üreticiyi değil bölge ekonomisini de olumsuz etkilediğini vurguladı. TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Geçtiğimiz yıl 1 milyon 340 bin ton çay hasadı yapıldı. Önceki yıllara göre verimlilik ve rekolte giderek düşüyor. Çünkü üretici memnun değil. Geçen yıl verilen fiyat da üreticiyi mutlu etmemişti” diye konuştu. “GEÇEN YIL 6 KİLO ÇAY SATAN 1 KİLO KURU ÇAY ALIYORDU, BUGÜNKÜ FİYATLA 8,5 KİLO SATARAK 1 KİLO KURUÇAY ALABLİYOR Yaş çay fiyatının alım gücü üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürer, üreticinin geçen yıla göre ciddi kayıp yaşadığını belirterek, “Geçtiğimiz yıl üretici 6 kilo yaş çay sattığında 1 kilo kuru çay alabiliyordu. Bu yıl ise 8,5 kilo yaş çay sattığı zaman ancak 1 kilo kuru çay alabiliyor. Yani yalnızca kuru çay fiyatı üzerinden baktığımızda bile üreticinin 2,5 kiloluk kaybı var. Bu hesaplamalara göre bugün açıklanan 35 liralık fiyatın aslında 50 lira civarında olması gerekiyordu. Üretici siyasi iktidarın bu rakamı vermeyeceğini biliyordu ama en azından başa baş noktasını yakalayabilmek için 40 liranın üzerinde bir fiyat bekliyordu,” dedi. “FİYAT YÜKSEK OLSAYDI AÇIKLAMAYI CUMHURBAŞKANI YAPARDI” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, açıklanan fiyatın düşük olduğunun iktidarın tutumundan da anlaşılabileceğini ifade ederek, “Eğer açıklanan fiyat üreticiyi memnun edecek bir fiyat olsaydı bunu Sayın Cumhurbaşkanı açıklar ve Rize meydanına çıkardı. Bu kez açıklamayı Tarım ve Orman Bakanlığı yaptı. Çünkü verilen fiyat düşük bir fiyat. Üreticiyi gerçek anlamda üzdü,” diye konuştu. Çay üreticisinin emeğinin değersizleştirildiğini söyleyen Gürer, “Bir kafede bir bardak çay 80-90 liraya satılıyor. Kahvehanelerde en az 15 liraya satılıyor. Yani 2 bardak çaya ödenen para, bu ürünü yetiştiren çiftçimizin 1 kilo yaş çayına verilmedi” dedi. “ÇAYDA DA ARZ AÇIĞI RİSKİ BÜYÜYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde çay tarımı yılda 6 ay yapılabiliyor. Tropikal ülkelerde ise 12 ay üretim var. Buna rağmen Türkiye çayda yüzde 95 yeterlilik seviyesinde. Bu şekilde devam ederse arz açığı oluşacak ürünlerden biri de çay olacak. Şu anda zaten ithalat sürüyor. Türkiye’de kişi başına yıllık 13 kilogram çay tüketiliyor. 2022-2026 yılları arasında 67 bin 552 ton siyah çay ithal edildi. Bunun karşılığında 153 milyon 793 bin dolar döviz yurt dışına çıktı,” şeklinde konuştu. 2026 yılının ilk üç ayında da 4 bin 613 ton çay ithal edildiğini belirten Gürer, “Yalnızca ilk üç ayda 12 milyon 456 bin dolar döviz ödendi. 2025 yılında ise 20 bin 890 ton çay ithal edildi ve 47 milyon 820 bin dolar yurt dışına gitti” dedi. “ÇAY ÜRETİMİ ÇOK MALİYETLİ HALE GELDİ” Çay üretiminin özellikle Doğu Karadeniz’in engebeli arazilerinde büyük emek gerektirdiğini vurgulayan Gürer,“Çay toplama yevmiyeleri arttı, motorlu çay toplama makinelerinin maliyeti yükseldi. Gübreleme, budama, çapa, motorlu tırpan giderleri, nakliye maliyetleri derken çay artık maliyetli bir ürün haline geldi. Bütün bu giderler dikkate alınmadan açıklanan fiyat üreticiyi korumaz,” diye konuştu. “ÜRETİCİ MASRAFINI KARŞILAYAMIYOR” Bölgedeki üreticilerle görüştüğünü belirten Gürer, çiftçilerin ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirterek, “Üreticilerimiz bize ‘Verilen fiyat yetersiz, yaptığımız masrafı çıkaramıyoruz’ diyor. Tarımda çiftçinin, üreticinin, besicinin gelir-gider dengesi bozuldu. Açıklanan fiyat taban fiyat olmadığı için tüccar daha düşük rakamlardan da alım yapabiliyor. Bu da üreticinin mağduriyetini daha da artırıyor,” dedi, “YAŞ ÇAY FİYATI YENİDEN BELİRLENMELİ” Açıklanan fiyatın mutlaka revize edilmesi gerektiğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, yaş çay alım fiyatının 40 liranın üzerine çıkarılması çağrısında bulundu. “Bu fiyat beklentileri karşılamamıştır” diyen Gürer, “Fiyat yeniden değerlendirilmeli. Üretici desteklenmeli. Yaş çay alım fiyatı 40 liranın üzerine çıkarılmalıdır. Ayrıca ürünün işlenmesi sürecinde de fire verilmeden değerlendirilmesi sağlanmalıdır. İthalatçı anlayış yerine kendi üreticisini koruyan bir politika izlenmelidir. Türkiye’nin kendi çayıyla kendine yeter hale gelmesi ancak üreticinin korunmasıyla mümkündür,” dedi.

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı'' Haber

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, buğday ve arpa üretimiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak Toprak Mahsulleri Ofisi’ne çağrı yaptı. Gürer, artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunması gerektiğini belirterek, bu yıl açıklanacak alım fiyatının çiftçiyi yeniden üretime yönlendirecek seviyede olması gerektiğini söyledi. Türkiye’de 2026 yılında yağışların yeterli seviyede gerçekleşmesi nedeniyle buğday ve arpada verim artış öngörüldüğünü ifade eden Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde hasat dönemine girildiğini belirtti. Çukurova’da kısa süre içinde hasadın yaygınlaşacağını anımsatan Gürer, buna rağmen halen alım fiyatının açıklanmamış olmasını eleştirdi. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl yağışların olumlu seyretmesiyle buğday ve arpada rekolte artışı bekleniyor. Ancak üreticinin gözü açıklanacak alım fiyatında. Çiftçi ekim yaparken yüksek maliyetlerle mücadele etti. Şimdi ürününü zarar etmeden satabilmek istiyor” dedi. “2002’DE 19,5 MİLYON TONDU, 2025’TE 17,9 MİLYON TONA GERİLEDİ” Türkiye’nin buğday üretiminde yıllar içinde gerileme yaşadığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “2002 yılında ülkemizde 19 milyon 500 bin ton buğday yetişmişti. 2025 yılında ise bu rakam 17 milyon 900 bin tona kadar geriledi. Geçtiğimiz yıl ani hava değişimleri nedeniyle ciddi rekolte kaybı yaşandı. Bu yıl ise verim beklentisi daha yüksek görünüyor,” dedi. Gürer, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday ihtiyacı bulunduğunu belirterek, üretimde yaşanan düşüşün ithalat baskısını artırdığına dikkat çekti. “PİYASA TÜCCARA BIRAKILIRSA ÇİFTÇİ KAYBEDİYOR” Toprak Mahsulleri Ofisi’nin üreticiyi koruyacak bir fiyat politikası uygulaması gerektiğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, piyasada oluşacak düşük fiyatların çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirterek, “Toprak Mahsulleri Ofisi bu yıl alım fiyatını girdi maliyetleri artı makul bir kârla bir an önce açıklamalı ve çiftçinin arpası, buğdayı mutlaka teminatıyla alınmalı. Piyasa tüccara bırakılmamalı. Çünkü piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatı oluşuyor. Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle çiftçi zarar ediyor ve bir sonraki yıl buğdaydan, arpadan uzaklaşıyor,” şeklinde konuştu. “YURT DIŞINDAN 6 İLE 10 MİLYON TON BUĞDAY ALINIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin dâhilînde işleme rejimi kapsamında her yıl milyonlarca ton buğday ithal ettiğini ifade ederek, “Ülkemiz yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday tüketiyor. Ancak dahilinde işleme rejimi kapsamında yurt dışından her yıl 6 ila 10 milyon ton arasında buğday alınıyor. Bu buğday un ve makarna yapılarak yeniden ihraç ediliyor. Oysa o buğdayı da bizim çiftçimiz üretebilir,” dedi Tarım arazilerindeki kayba da dikkat çeken Gürer, “2002 ile 2024 yılları arasında yaklaşık 2 milyon 800 bin hektar tarım arazisi devre dışı kaldı. Eğer bu alanlarda üretim devam etseydi bugün ithalata ihtiyaç duymadan kendi buğdayımızı üretip ihraç edebilirdik,” diye konuştu. “SULU TARIMDA MALİYET 20 LİRA, KURU TARIMDA 21 LİRAYI AŞIYOR” Üretim maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını vurgulayan Gürer, “Sulu tarımda buğdayın kilogram maliyeti yaklaşık 20 lira seviyesinde oluşuyor. Kuru tarımda ise bu rakam 21 liranın üzerine çıkıyor. Bu nedenle en az 24 liranın üzerinde bir alım fiyatı açıklanmalı ki çiftçi emeğinin karşılığını alabilsin,” dedi. Gürer, üreticinin kazanmasının yalnızca çiftçi açısından değil, ülkenin gıda güvenliği açısından da zorunlu olduğunu belirterek, “Çiftçi para kazanırsa yeniden buğday ve arpa üretimine yönelir. Ürün deseni korunur. İthalatçı politikalar yerine kendi çiftçimizi, kendi üreticimizi desteklemeliyiz. Bunun yolu da üretilen ürünün değerinde alınmasından geçiyor,” diye konuştu. “1 KİLO BUĞDAYDAN 8 SİMİT ÇIKIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını ifade ederek, “Bugün 1 kilo buğdaydan yaklaşık 800 gram un elde ediliyor. O undan da 8 simit çıkıyor. Simidin içinde un var, tuz var, kira var, işçilik var. Ama buğday bir yıllık emeğin sonucu üretiliyor. Çiftçinin emeği korunmadan üretimde sürdürülebilirlik sağlanamaz,” dedi. “RUSYA’NIN, UKRAYNA’NIN BUĞDAYINA MUHTAÇ OLMAYALIM” Türkiye’nin buğdayda tam anlamıyla kendine yeter hale gelmesi gerektiğini belirten Gürer, yerli üretimin stratejik önemine dikkat çekerek, “Çiftçi refahı sağlanırsa ülkemiz buğdayda kendi kendine yeter noktaya gelir. Bugün yaklaşık yüzde 97 seviyesinde bir yeterlilikten söz ediliyor ama üretim desteklenirse tamamen kendi kendimize yetebiliriz. Rusya’nın, Ukrayna’nın buğdayına muhtaç olmayız,” şeklinde konuştu.

CHP Gürer: ''Girdi Maliyetleri Üreticiyi Borçlanmaya İtti'' Haber

CHP Gürer: ''Girdi Maliyetleri Üreticiyi Borçlanmaya İtti''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında üreticinin ve vatandaşın giderek derinleşen ekonomik darboğazına dikkat çekti. Rehin sözleşmeleri, icra dosyaları ve batık kredilere ilişkin verileri paylaşan Gürer, üreticinin artık yalnızca üretim için değil, ayakta kalabilmek için borçlandığını söyledi. Gürer, ekonomik krizle birlikte vatandaşın krediye erişebilmek için elindeki tüm varlıkları teminat göstermek zorunda kaldığını belirterek,“Çiftçi, esnaf ve vatandaş kredi alacağı zaman traktörünü, otomobilini, evini teminat göstererek krediye erişim sağlıyordu. Ekonomide yaşanan sorunlarla birlikte bu alanda da ciddi değişiklikler oluşmaya başladı. Rehin sözleşmeleri son 5 yılda yaklaşık iki katına çıkarken, rehin verilen varlık sayısı ise özellikle 2021 sonrası yüzde 68 geriledi. Bu tablo üreticinin borçla ayakta kalmaya çalışırken teminat gücünü de kaybettiğinin açık göstergesidir,” dedi. “BORÇLANMA BÜYÜDÜ, ÜRETİM GÜCÜ ZAYIFLADI” Tarım kesimindeki verilere de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, rakamların üreticinin içine sürüklendiği ekonomik sıkışmayı ortaya koyduğunu belirterek, “Verileri tarım kesimi üzerinden okuduğumuzda giderek artan bir şekilde borçla ayakta kalınmaya çalışıldığı gibi teminat kapasitesinin de zayıfladığı ortaya çıkıyor. Rakamlar sorunun derinliğinin habercisidir. Tarım kesiminin bugün içinde bulunduğu durumun verilere yansımasıdır. Üreticinin hangi koşullara mecbur bırakıldığının göstergesidir” dedi. 2018–2023 dönemine ilişkin verileri paylaşan Gürer, 2018 yılında 8 bin 85 olan rehin sözleşmesi sayısının 2023 yılında 15 bin 768’e çıktığını belirterek, “Bu yaklaşık yüzde 95’lik artış demektir. Bu artış üretimin değil, borçlanmanın yaygınlaştığını gösteriyor. Tarım kesimi yatırım yapmak için değil, faaliyetini sürdürebilmek için rehin vermek zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı. “GİRDİ MALİYETLERİ ÜRETİCİYİ BORÇLANMAYA İTTİ” 2020 sonrası hızla yükselen maliyetlerin üreticiyi daha fazla borçlanmaya zorladığını vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Girdi maliyetleri arttı ama üretici gelirleri aynı hızda artmadı. Yüksek girdi maliyeti ve düşük alım fiyatı dengeleri bozdu. Bu nedenle çiftçi de işi daralan esnaf da finansmana ulaşabilmek için elindeki varlıkları teminat göstermeye yöneldi” diye konuştu. Toplam işlem sayısındaki artışın da dikkat çekici olduğunu belirten Gürer, “2018’de 9 bin 411 olan toplam işlem sayısı 2023’te 22 bin 191’e yükseliyor. Yaklaşık 2,3 katlık artış var. Özellikle 2021–2023 dönemindeki yükseliş ekonomide yaşanan kırılmanın sahaya yansıdığını gösteriyor. Rehin işlemlerindeki artış üretimden çok finansman baskısının büyüdüğünü işaret ediyor” dedi. “637 BİNDEN 199 BİNE DÜŞTÜ” Rehinli varlık sayısındaki değişime dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, bu gerilemenin olumlu bir tablo olarak okunamayacağını ifade ederek, “2018’de 393 bin olan rehinli varlık sayısı 2021’de 637 bine yükselirken, 2025’te 199 bine geriledi. 2018’den 2021’e yaklaşık yüzde 62 artış, 2021’den 2025’e ise yüzde 68 düşüş söz konusu. Bu değişim dikkatle okunmalıdır. 2021’de üretici varlıklarının önemli bir bölümünü teminat göstermek zorunda kaldı. 2025’e gelindiğinde ise bu varlıkların bir kısmı sistem dışına çıktı ya da üreticinin teminat kapasitesi zayıfladı” dedi. Gürer, üretim gücünde de ciddi bir daralma yaşandığını belirterek, “Rehin sayısındaki gerileme tek başına olumlu bir gelişme gibi okunamaz. Bu durum krediye erişimde daralma, finansman maliyetlerinin yükselmesi ya da üreticinin teminat gösterebileceği varlıklarının azalması gibi farklı sorunların etkisini de ortaya koyuyor,” şeklinde konuştu. “ÜRETİCİ GELECEK GELİRİNİ BİLE TEMİNAT GÖSTERİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, terkin işlemlerindeki artışı da dikkat çekerek, “2018’de bin 266 olan terkin sayısı 2025’te 8 bin 261’e yükseldi,” dedi. “Bu önemli bir artış. Ancak bu artış sadece borçların ödendiği anlamına gelmez. Varlık devri, icra süreçleri ya da yeniden yapılandırmaların da etkili olduğu dikkate alınmalıdır” diyen Gürer, üreticinin artık gelecekte elde edeceği gelirleri bile teminat göstermek zorunda kaldığını vurguladı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bugün üretici sadece traktörünü ya da hayvanını değil; ürününü, stokunu ve hatta gelecekte elde edeceği gelirleri de teminat göstermek zorunda kalıyor. Bu durum üretimin finansmanında ciddi zorunlulukların oluştuğunu işaret ediyor” ifadelerini kullandı. “TÜM VERİLER BORÇLANMA DÜZENİNİN BÜYÜDÜĞÜNÜ GÖSTERİYOR” Açıklanan tüm verilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürer, mevcut ekonomik yapının üretim yerine borçlanmayı büyüttüğünü ifade ederek, “2018–2023 döneminde rehin işlemleri artıyor ve borçlanma genişliyor. 2021 sonrasında ise rehin edilen varlık sayısı geriliyor ve teminat kapasitesi zayıflıyor. Terkin işlemleri artarken sistem içindeki varlık hareketliliği de büyüyor. Mevcut yapının üretimden çok borçlanmayı büyüttüğü görülüyor” dedi. Gürer ayrıca, “Üretici krediye ulaşmak için varlığını teminat gösteriyor ancak borç yükü arttıkça varlıklarını korumakta zorlanıyor. Bu döngünün sürdürülmesi sorunludur” diye konuştu. “DESTEKLEYİCİ POLİTİKALAR HAYATA GEÇİRİLMELİ” Siyasi iktidara çağrıda bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üretimin devamı için borçlanmaya dayalı değil; destekleyici, üretimi artırıcı ve maliyetleri azaltıcı uygulamalar hayata geçirilmelidir. Aksi halde bu veriler önümüzdeki süreçte yeni sorunların habercisi olacaktır” dedi. “İCRA DOSYALARI VE BATIK KREDİLER ARTIYOR” Basın toplantısında icra dosyaları ve batık kredilerdeki artışa da değinen Gürer, ekonomik sıkıntının toplumun tüm kesimlerine yayıldığını belirterek, “İcra dairelerinde bu dönem 2 milyon 741 bin dosya sonuçlandırılıp işlemden kaldırıldı. Ancak buna rağmen UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan toplam dosya sayısı 8 Mayıs itibarıyla 24 milyon 846 bine ulaştı. Son bir yılda derdest dosya sayısı 1 milyon 458 bin adet arttı. Bu tablo ekonomik uygulamaların sorunları çözmediğini, aksine büyüttüğünü gösteriyor” dedi. Gürer, “24-30 Nisan haftasında batık kredilerde 6,5 milyar liralık artış yaşandı. Batık krediler ilk kez 700 milyar lira sınırını aşarak 703,6 milyar liraya çıktı. Bu da ekonomide yaşanan sorunların farklı bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.