Hava Durumu

#Ömer Fethi Gürer

Kırsal Haber - Ömer Fethi Gürer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ömer Fethi Gürer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İthal Yem ve Gübrede Savaşla Birlikte Fiyatlar Artıyor Haber

İthal Yem ve Gübrede Savaşla Birlikte Fiyatlar Artıyor

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılık sektöründe artan ithalat ve yem maliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, hayvancılıkta dışa bağımlılığın giderek arttığını belirterek, özellikle yem hammaddelerinde yaşanan ithalatın hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor durumda bıraktığını söyledi. Hayvancılıkta sorunların her geçen gün büyüdüğünü vurgulayan Gürer, “Bölgemizde yaşanan savaş gübre ve yem fiyatlarını etkileyecektir. Bakanlık hayvan varlığımız arttı derken daha ilk ayda ithalata sarıldı. Savaşla birlikte gübre, yem ve hayvan varlığında yeterliliğin önemi bir kez daha görüldü. Bu süreç doğru yönetilmezse et ve süt ürünlerinde fiyatlar katlanacağı gibi, tüm gıda ürünlerinin maliyeti de artacağı için raf fiyatları da artacaktır.” dedi. Ömer Fethi Gürer, özelleştirmelerle kamunun yem ve gübre fabrikalarının satıldığını, bunun da ithalata kapı açtığını belirtti. İran’dan önemli miktarda gübre ithalatı yapıldığını ifade eden Gürer, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yem hammaddesi tedariki için ihaleye çıkmasının da ithalatın devam edeceğinin göstergesi olduğunu söyledi. 739 BİN SIĞIR İTHAL ETTİK AKP iktidarlarının yanlış hayvancılık politikalarının ithalata dayalı olduğunu belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son yıllardaki ithalat rakamlarına dikkat çekti. Gürer, “Hayvancılıkta sorunlar bitmiyor. 2025 yılında 739 bin 652 adet sığır ithal ettik. Bunun için de 1 milyar 19 milyon doları yurt dışına ödedik. 2026 yılının sadece ilk ayında ise 85 bin 160 adet sığır için 131 milyon doları yurt dışına gönderdik. Bu yıl 500 bin baş ithal hayvan hedefinin de ilk ay ithalatına bakıldığında aşılacağı görülüyor.” dedi. İthalatın sektörde kalıcı çözüm üretmediğini belirten Gürer, besicinin desteklenmesi yerine dış alımın tercih edilmesinin sorunu büyüttüğünü dile getirdi. YEM İTHALATI 5,7 MİLYAR DOLARI AŞTI Hayvancılıkta en önemli maliyet kalemlerinden biri olan yem konusunda da Türkiye’nin büyük ölçüde dışa bağımlı hale geldiğini ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Hayvancılıkta yem ithalatı da önemli rakamlara ulaştı. Yemi dışarıdan aldığımız sürece fiyat artışları da devam edecek. 2025 yılında 5 milyar 712 milyon dolarlık yem ithal ettik. En çok dövizi ise soya fasulyesi, dane mısır ve kepeğe harcadık.” diye konuştu. SOYADA YÜZDE 95 DIŞA BAĞIMLIYIZ Yem hammaddelerinde dışa bağımlılığın çok yüksek seviyelere ulaştığını belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2025 yılında en çok ithal edilen yemlerden biri soya fasulyesi oldu. 4 milyon 71 bin ton soya fasulyesi için 1 milyar 773 milyon dolar ödedik. Soyada yüzde 95 oranında yurt dışına bağımlıyız. Dane mısırda ise 4 milyon 730 bin ton karşılığında 1 milyar 139 milyon dolar ödedik. Kepekte ise 1 milyon 997 bin ton karşılığında 416 milyon dolar ödeme yapıldı.” diye konuştu. 2026’NIN İLK AYINDA 475 MİLYON DOLARLIK YEM İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2026 yılının sadece ilk ayında yem ithalatına 475 milyon dolar gitti. İlk üç sırada yine dane mısır, soya fasulyesi ve soya küspesi yer alıyor.” ifadelerini kullandı. ARPA ÜRETİMİ DÜŞTÜ, AÇIK BÜYÜDÜ Yem üretiminde yerli üretimin yeterince değerlendirilmediğini belirten Ömer Fethi Gürer, üretimdeki düşüşe de dikkat çekerek, “Tüketimde üst sıralarda yer alan bu ürünlerden arpa üretimi 2024 yılında 8 milyon 200 bin ton iken 2025 yılında 6 milyon tona düştü ve böylece açık daha da arttı.” dedi. 800 BİN TONA YAKIN YEM HAMMADDESİ İTHALATI PLANLANIYOR Toprak Mahsulleri Ofisi’nin açtığı ihalelerin de yem ithalatının boyutunu ortaya koyduğunu belirten TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Toprak Mahsulleri Ofisi toplam 455 bin ton yem hammaddesi tedariki için mart ayında ihale açıyor. 28 Şubat’ta ise 350 bin ton yemlik mısır ithalatı için ihale açılmıştı. Bu son ihalelerle birlikte kısa süre içinde planlanan toplam yem hammaddesi ithalatı 800 bin tonu aşıyor.” dedi. KABA YEMİN SADECE YÜZDE 31’İ ÜRETİLEBİLİYOR Gürer, Türkiye’de hayvansal üretim için gerekli kaba yem üretiminin de yetersiz olduğunu belirterek, “Ülkemizde hayvansal üretim için gerekli olan minimum kaba yem miktarının yalnızca yüzde 31’i üretilebiliyor. Bu da yaklaşık yüzde 70 oranında bir açığa işaret ediyor.” dedi. MERA ISLAHI VE YEM BİTKİSİ ÜRETİMİ ARTIRILMALI Hayvancılığın sürdürülebilirliği için üretim odaklı politikalara ihtiyaç olduğunu belirten Gürer, “Yem bitkileri talebinin karşılanması açısından mera ıslah çalışmaları büyük önem taşıyor. Meraların kalitesinin artırılması ve verimliliğin sağlanması, yem ihtiyacı olan ürünlerde üretimin artırılması gerekiyor.” diye konuştu. YEM FİYATLARI ET VE SÜT FİYATLARINI DA ARTIRIYOR Gürer, yem maliyetlerindeki artışın doğrudan gıda fiyatlarına yansıdığını belirterek, “Eğer yemdeki bu süreç devam ederse özellikle ithal yemlerdeki fiyat artışı et ve süt ürünlerinin yanında beyaz ette de fiyatların artmasına yol açacak. Çünkü gerek kırmızı et gerekse beyaz et üretiminde kullanılan yemlerin önemli bölümü yurt dışından ithal ediliyor. İthal yem oranının yüzde 70’e ulaşması nedeniyle ülkemizde yem fiyatları sürekli dövize bağlı olarak artıyor ve her artış hayvancılıkta yeni maliyetler oluşturuyor.” şeklinde konuştu. SÜT YEMİ 900 LİRAYA ÇIKTI Yem fiyatlarındaki artışın üreticiye doğrudan yansıdığını söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde süt yemi de 50 kiloluk torbalarda 900 liraya kadar çıktı. Süt yeminin de önemli bir bölümü ithal girdilere dayanıyor. Ayrıca yonca, saman ve küspe fiyatları da sürekli artıyor. Bu artışlar hayvancılıktaki maliyetleri katlayarak üretimi daha da zorlaştırıyor.” dedi. YEMDE DIŞA BAĞIMLILIK AZALTILMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu koşullar altında hayvancılığın sürdürülebilirliği ciddi risk altında. Özellikle hayvancılık yapan üretici aynı zamanda tarım yapmıyorsa bu faaliyetin sürdürülebilirliği giderek daha da zor hale geliyor. İthal yemlerdeki fiyat artışı hayvancılığın sürdürülebilirliğinin önünde önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu nedenle yem üretimini artırıcı politikalar geliştirilmelidir. Yemde dışa bağımlılığın en aza indirilmesinin yolları aranmalı, meralar ıslah edilmeli ve hayvanların tükettiği yemlerde yüzde 50 sübvansiyon sağlanarak hayvancılık yapan üreticilere destek verilmelidir.” dedi. GÜBREDE DE FİYAT ARTIŞI SÜRÜYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gübrede de savaşın olumsuz etkisi olduğunu söyledi. Gürer, çiftçilerin en çok kullandığı gübre türlerindeki artışa dikkat çekerek şunları kaydetti: “Üre gübresinin tonu yılbaşında 26.000 TL idi, bugün bayi fiyatı 30.500 TL’yi geçti. DAP gübresinin tonu yılbaşında 32.000 TL iken savaş başladığında 35.000 TL’ye çıktı, bugün ise bayi fiyatı 37.500 TL’yi aştı. %21 Amonyum Sülfat gübresi mart ayına 14.500 TL/ton fiyatıyla başladı, 16.500 TL’ye çıktı. %26 CAN gübresi ise ay başında 15.600 TL/ton iken 10 gün içinde tonu 16.500 TL oldu. Savaş sürerse fiyat artışlarının devam etmesi bekleniyor. Çiftçi bu koşullarda nasıl üretim yapacak? Bu fiyatlar raflara yansıyacak, vatandaş gıda ürünlerini nasıl alacak? Emekli ve asgari ücretli, geçen yıla göre daha düşük alım gücüyle nasıl yaşamını sürdürecek? Kendi kendine yeterli olmanın önemi bir kez daha görülmüştür.” dedi.

Sağlık Sorunu Yarattığı İddiasıyla Tartışılan Çin Tuzu Neden İthal Ediliyor? Haber

Sağlık Sorunu Yarattığı İddiasıyla Tartışılan Çin Tuzu Neden İthal Ediliyor?

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, gıda ürünlerinde yaygın olarak kullanılan monosodyum glutamat (MSG) katkı maddesi dünyada tartışılırken ülkemizde ithalatının neden devam ettiğini sordu. Gürer, özellikle hazır gıdalarda kullanılan ve “Çin tuzu” olarak da bilinen MSG’nin ithalat verilerine dikkat çekti. İnsan sağlığı açısından dünyada süren tartışmaların görmezden gelindiğini ifade etti. “Bazı ülkeler yasaklamış, bazı ülkeler kısıtlamış, bazı ülkelerde ise tartışmalar sürüyor; buna rağmen ülkemize ithalatı devam ediyor.” dedi. Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de E621 koduyla kullanılan MSG’nin özellikle paketli ve işlenmiş gıdalarda bulunduğunu, ancak tüketicilerin bu konuda yeterince bilgilendirilmediğini belirtti. “GIDALARDA BEŞİNCİ TAT: UMAMİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın teknik olarak glutamik asidin sodyum tuzu olduğunu ve gıdalarda tat artırıcı olarak kullanıldığını söyledi. MSG’nin yiyeceklere “umami” olarak adlandırılan beşinci temel tadı verdiğini ifade eden Gürer, bu tadın etsi, yoğun ve doyurucu bir lezzet hissi oluşturduğunu söyledi. Gürer, bilimsel araştırmalarda gıda sanayisinin ürünü daha cazip hale getirmesi için kullanılan bir araç hâline geldiğinin belirtildiğini ifade etti. Gürer, “Lezzet artırıcı adı altında kullanılan bu katkı maddesi, özellikle bazı hazır ve işlenmiş gıdalarda yer alıyor. İştah açması yanında bağımlılıkta yaptığı ifade edilen ürünü tüketicinin çoğu zaman neyi tükettiğinin farkında bile olmuyor.” dedi. HAZIR GIDALARDA KULLANIM CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın çok farklı gıda ürünlerinde yer aldığını, tüketicinin özellikle paketli gıda ve hazır gıdalarda içeriğini irdelemesinin sağlığı için önemli olduğunun farkına varmalıdır” dedi. “DÜNYADA TARTIŞMALI BİR KATKI MADDESİ” Ömer Fethi Gürer, monosodyum glutamatın dünyada uzun süredir tartışılan bir katkı maddesi olduğunu belirterek bazı ülkelerde farklı uygulamaların bulunduğunu ifade etti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Avrupa Birliği ülkeleri, ABD ve Türkiye dahil 50’den fazla ülkede bebek mamalarında MSG kullanımı yasak. Tayland ve Vietnam gibi ülkelerde kullanım yaygın olsa da hükümetler aşırı tüketim konusunda kamuoyu uyarıları yapıyor. Bazı ülkelerde okul kantinleri gibi alanlarda yerel kısıtlamalar uygulanıyor. Pakistan’ın 2018 yılında MSG’yi tamamen yasakladı. Bir ülke bu maddenin sağlık riskleri nedeniyle satışını, ithalatını ve ihracatını yasaklarken, tonlarca ithalat yapıyoruz” diye konuştu. BİLİMSEL TARTIŞMALAR Dünya genelinde bazı sağlık kurumları makul miktarlarda tüketildiğinde MSG’nin ciddi bir tehdit oluşturmadığı yönünde değerlendirmesine karşın bazı bilim insanlarının katkı ürünün olumsuz etkilerini tartıştığını belirten Ömer Fethi Gürer, bazı araştırmalarda yüksek doz tüketimin çeşitli sağlık sorunlarına neden olduğu ifade ediliyor.MSG Semptom Kompleksi Bazı bireylerde MSG tüketiminin ardından baş ağrısı, çarpıntı, terleme, halsizlik ve mide bulantısı gibi belirtiler görülebiliyor. Bu durum halk arasında “Çin restoranı sendromu” olarak biliniyor.” Dedi. TÜRKİYE’DE MSG İTHALATI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “2026 yılı itibarıyla monosodyum glutamat ithalatı üç ülkeden gerçekleştirildi. Brezilya’dan 100 ton ithalat karşılığında 112 bin 73 dolar, Endonezya’dan 21 ton karşılığında 35 bin 490 dolar, Çin’den 664 ton karşılığında 572 bin 863 dolar, toplamda 785 ton MSG ithalatı için 720 bin 426 dolar ödeme yapıldı. 2025 yılı boyunca Türkiye’nin MSG ithalatının yaklaşık 6 bin 866 ton olduğunu ve bunun için 7 milyon 280 bin 281 dolar ödendi” dedi. “GIDA GÜVENLİĞİ POLİTİKALARI TARTIŞILMALI” Gürer, “Bir yandan halk sağlığı konuşuluyor, diğer yandan tartışmalı katkı maddeleri tonlarca ithal edilip gıda zincirine giriyor.” diyen Gürer, MSG’nin kullanımının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. MSG İTHALATININ YASAKLANMASI İÇİN KANUN TEKLİFİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu tartışmaların ardından monosodyum glutamatın Türkiye’ye ithalatının yasaklanmasına yönelik bir kanun teklifi hazırlayarak TBMM Başkanlığı’na sunduğunu da açıkladı. Gürer, “Gıda güvenliği yalnızca üretim miktarıyla değil, tüketilen ürünlerin sağlıklı olmasıyla da ilgilidir. Halkın sağlığını önceleyen bir gıda politikası önemlidir” diye konuştu.

Bakanlığın Yok Dediği Süt Tozu İthalatına TÜİK Var Dedi Haber

Bakanlığın Yok Dediği Süt Tozu İthalatına TÜİK Var Dedi

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, hayvancılıkta yaşanan sorunların iktidarın tercihleri ile oluştuğunu belirtti. Türkiye’nin süt ve hayvancılık sorununu yaratan AKP iktidarının 2022-2026 yıllarını kapsayan ithalat verilerinde de durumun yansıması görülüyor” dedi. Ulusal Süt Konseyi’nin (USK) açıkladığı rakamlar ile ithalat maliyetlerini karşılaştıran Ömer Fethi Gürer, “İktidar, yerli üreticinin sütünü maliyetin altında tavsiye fiyatı oluşmasını sağlayıp kuruşları reva görürken ithal süt tozuna dolarlar vermektedir. Sütümüz yeterli diyerek ithalatı sürdüren AKP iktidarı bakanları da farklı farklı açıklamalar yapmaktadır. Tarım ve Orman Bakanlığı ‘ithalat yok’ derken, Ticaret Bakanlığı verileri ile TÜİK ithalat rakamlarını açıklamaktadır.” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Plan ve Bütçe Komisyonundaki “Süt tozu ithal etmiyoruz, kısıtlama getirdik.” yönündeki sözlerinin TÜİK verileri ile var olduğu ortaya çıktığına göre Tarım ve Orman Bakanlığının dahi bu ithalattan haberdar olmadığı anlaşılıyor.” diye konuştu. Bakan Yumaklı’nın “Yok, yok.” diyerek reddettiği ithalatın 2025 yılında dahi 2 bin 320 ton olarak gerçekleştiğini ve bunun karşılığında dış pazara 1 milyon 159 bin dolar ödendiğinin görüldüğünü söyleyen Gürer, “Bakan kısıtlama olduğunu iddia ediyor ama veriler süt tozu ithalatı olduğunu gösteriyor.” dedi. “İTHALATIN FİYATI %50 ARTTI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı verilerine ilişkin şunları söyledi: “Sadece 2025 yılında 2 bin 320 ton süt tozu için ülkemizden 1 milyon 159 bin 096 dolar çıktı. 2022 yılında kilogramını 0,33 dolara aldığımız süt tozunun fiyatı, 2025 yılında 0,50 dolar oldu. İthal süt tozuna dolar bazında %51 zam geldi. Kendi çiftçimize ise 2025 yılının büyük bölümünde 17,15 TL, son dönemde 19,25 TL tavsiye fiyatı önerilse de bu rakamları çoğu küçük aile çiftçisi göremedi ve çiğ süt en az 2 lira altında fiyatlarla aracılar tarafından toplandı. İthal süt tozuna dolar bazında zam yapanlar, çiftçimize girdi maliyetleri altında, TL bazında enflasyonun altında fiyatı layık gördü. 1 litre süt satıp 1,5 kilogram yem alamadı. İthal yemde fiyat arttığı gibi ithal süt tozunun da zamlanarak ülkemize getirildiği görülüyor.” dedi. SÜT TOZU NEDEN? Türkiye’nin son 4 yılda süt tozu ithalatına toplam 12 milyon 954 bin 690 dolar ödediğini vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım ve Orman Bakanlığı süt tozu ithalatı gerektiren bir açığımız yok dese de ithal süt tozu olarak 33 bin 627 ton almamızın nedeni açıklanmalıdır. Küçük aile tipi işletmelerde çiftçilik yapılmıyorsa hayvancılık yapmak zorlaştı. Süt ineği satarak ahırları boşaltanlar oldu. Sadece 2026’nın ilk ayında bile 215 ton ithalat yapılmış. Bu hızla gidersek ithalat muslukları daha da açılacak.” diye konuştu. TAVSİYE FİYATI MALİYETİN ALTINDA CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ulusal Süt Konseyi tavsiye fiyatını 22 Ocak 2026 itibarıyla çiğ süt için 22,22 TL olarak açıkladı. 2025’in başında 17,15 TL olan süt bugün 22,22 TL. Artış oranı yem fiyat artışının altında kaldı. Ahır giderleri, veteriner, aşı giderleri, mazot, işçilik ve elektrik zamları maliyeti katladı. Çiğ süt yerine ithal süt tozu tercih edilirse süt inekçiliği daha da zor bir duruma düşer.” dedi. SÜT TOZU YERİNE YERLİ SÜT ÜRETİCİSİ KORUNMALIDIR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Süt tozu ithalatı sadece ekonomik bir tercih olarak açıklanamaz. Yerli besicinin yolu kesilmiş olur. Toz ithal ederek değil; yem desteği vererek, meraları ıslah ederek mera hayvancılığını da ayağa kaldırın.” dedi. BAKAN “İTHALAT YOK” DEDİ TBMM 2026 yılı Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde Bakan İbrahim Yumaklı, süt tozu ithalatını gündeme getiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’e “ithalat yok” demiş ve “süt tozu ithalatı” üzerinden bir tartışma yaşanmıştı. Bakan “yok” derken Gürer “var” demişti. Bakan Yumaklı’nın “Süt tozu ithal etmiyoruz, kısıtlama getirdik.” sözlerine karşı Gürer, “Ticaret Bakanlığı ithal ederken Tarım ve Orman Bakanı TÜİK verilerine bakarsa ithalatı görmüş olacaktır. Sayın Bakan, bütçe görüşmelerinde o bilgi doğru değil.” çıkışı yapmıştı. BAKAN “STOĞUMUZ VAR” DESE DE İTHALAT DA VAR Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, hayvancılıkta regülasyon faaliyetlerinin sürdüğünü belirterek, “Şu anda Et ve Süt Kurumunun stoklarında 15.208 ton süt tozu var. Dahilde işleme rejimi de dâhil olmak üzere ithalata sene sonuna kadar kısıtlama getirilmiş durumda.” dediği süreçte Ticaret Bakanlığı ithalata izin verdi. CHP’li Ömer Fethi Gürer ise ithalatın fiilen devam ettiğini vurgulayarak, “TÜİK verilerine göre Ticaret Bakanlığınca ticareti yapılıyor. TÜİK tarafından açıklanan süt tozu verilerine göre süt inekçiliği ile ilgili sorunlar çözülmezken ithalat devam ediyor.” dedi.

CHP'li Gürer: Yeşil Erik Gram Altını Solladı Haber

CHP'li Gürer: Yeşil Erik Gram Altını Solladı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada artan gıda fiyatları ve vatandaşın alım gücündeki düşüşe dikkat çekti. Gürer, Niğde’de yayımlanan Niğde Anadolu Gazetesi’nin manşetini örnek göstererek ekonomide yaşanan tabloyu çarpıcı ifadelerle anlattı. “EMEKLİ MAAŞIYLA 2 KİLO ERİK ALINIYOR” Gürer konuşmasında, Niğde’de bir yerel gazetenin “Yeşil erik gram altını solladı.” manşetiyle çıktığını belirterek, “Niğde'de Niğde Anadolu gazetesi ‘Yeşil erik gram altını solladı.’ manşetiyle çıktı. Pazarda 1 kilo turfanda erik 9 bin liradan satılıyor, gram altın ise 7.470 lira. Emekli maaşıyla 2 kilo erik alınıyor, iki bayram ikramiyesiyle 1 kilo erik alınamıyor,” diye konuştu. “TARIMDA İYİYİZ DEMEYE UTANIRDIM” Tarım politikalarına yönelik eleştirilerde bulunan Gürer, “Ben, ülkenin Cumhurbaşkanı, Tarım Bakanı olsam ‘Tarımda iyiyiz.’ demeye utanır, öz eleştiri yapardım; Hazine ve Maliye Bakanı olsam masal anlatmayı bırakır, ülkenin en büyük para birimi 200 lirayla 1 tane erik alınır duruma sistemi getirdiğim için istifa ederdim,” dedi. Gürer, tarım sektöründe artan maliyetlerin gıda fiyatlarını daha da artıracağını belirterek şu uyarıda bulundu: “Artan girdi maliyeti gıda ürünlerinin fiyatını daha da artıracak, toplama işçiliği, nakliye gideri gibi ek külfet de vatandaşın raftaki ürününün fiyatına yansıyacaktır. Fakir fukara, üretici, besici zor durumda kalırken iktidar bu süreci yaratandır.”

Akaryakıt ve Gübre Zamları Üretimi Tehdit Ediyor Haber

Akaryakıt ve Gübre Zamları Üretimi Tehdit Ediyor

Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada artan akaryakıt ve gübre fiyatlarının çiftçiyi üretimden koparma noktasına getirdiğini belirterek iktidara eleştiriler yöneltti. Gürer, konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne geçiş sürecini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı: “2018 yılında Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiğinde mazotun litre fiyatı 5 lira 25 kuruştu. İktidar eliyle yılbaşından bu yana akaryakıta yüzde 10 zam yapıldı ve mazotun litre fiyatı 61 liraya kadar çıktı, savaş bahanesiyle yeni zamlar da yolda. Petrol bulup, doğal gaz bulup sürekli zam yapan dünyada öncü bir ülke durumuna Türkiye getirildi.” Artan mazot fiyatlarının doğrudan üretim maliyetlerine yansıdığını vurgulayan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi traktörünün deposuna akaryakıt doldurduğunda geçen yıla göre daha çok gider olacak, nasıl üretim yapacak?” diye sordu. Girdi maliyetlerindeki artışın yalnızca akaryakıtla sınırlı olmadığını belirten Gürer, gübre fiyatlarındaki yükselişe de dikkat çekti. Tarım Bakanlığının “sıkıntı yok” açıklamalarını eleştiren Gürer, “Gübre fiyatları da fırladı. Bakan ‘Sıkıntı yok.’ diyor da gübrede DAP gübrenin tonu 37.500 liraya, amonyum sülfat 15.750 liraya, 20-20 gübre 24.500 liraya, 15-15 gübre 24.500 liraya, üre gübre 28.000 liraya fırladı. Gübreyi bulmak da almak da zorlaştı,” diye konuştu. “ÇİFTÇİ ÜRETİM YAPAMAZ HÂLE GELİYOR” Konuşmasında artan maliyetlerin üretim planlamasını imkânsız hâle getirdiğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, mazot ve gübre fiyatlarındaki artışın doğrudan gıda enflasyonuna yansıyacağını ifade etti. Çiftçinin hem finansman hem de girdi temininde ciddi sorunlar yaşadığını belirten Gürer, mevcut politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.

2018’de Bir Koyun Alan İkramiye, Bugün Harçlık Bile Değil! Haber

2018’de Bir Koyun Alan İkramiye, Bugün Harçlık Bile Değil!

Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verileri üzerinden iktidarın ekonomi politikalarını eleştirdi. Gürer, açıklanan büyüme rakamları ile vatandaşın yaşadığı gerçekler arasında derin bir çelişki bulunduğunu ifade ederek, özellikle emeklilerin ve dar gelirli kesimlerin ağırlaşan geçim sıkıntısına ve emekliye reva görülen ikramiye tutarına dikkat çekti. “BÜYÜME VAR DENİYOR, TARIMDA YÜZDE 8,8 DÜŞME VAR” Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2025 yılına ilişkin verilerine göre Türkiye ekonomisi geçen yıl yüzde 3,6 büyürken, 2025’in son çeyreğinde de yüzde 3,4’lük büyüme kaydedildiğini belirten Gürer, bu tabloya karşın tarım sektöründe yüzde 8,8’lik bir gerileme yaşandığını vurguladı. Tarımda yaşanan düşmenin , uzun süredir dile getirdikleri sorunların rakamlara yansımış hali olduğunu belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarımda her şeyin iyi olduğu yönündeki açıklamalar, resmi verilerle çökmüştür” dedi. İthalata dayalı tarım anlayışının sürdürülebilir olmadığını ifade eden Gürer, gıda fiyatlarındaki artışın en çok emeklileri ve asgari ücretlileri vurduğunu söyledi. “KİŞİ BAŞI GELİR 18.440 DOLAR DENİYOR AMA EMEKLİYE ARTIŞ YOK” Hazine ve Maliye Bakanı’nın kişi başına gelirin 18.440 dolara yükseldiği ve Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler grubuna dahil olduğu yönündeki açıklamalarına da değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, büyüme söylemi ile emeklinin yaşadığı hayat arasındaki çelişkiye işaret etti. “Büyüyen bir ülkede emekli maaşına cüzi miktarda dahi artış yapılamıyorsa burada ciddi bir tutarsızlık vardır” diyen Gürer, 17 milyon emekliyi ilgilendiren bayram ikramiyesi konusunda yapılan açıklamaların hayal kırıklığı yarattığını ifade etti. BAYRAM İKRAMİYESİ TARTIŞMASI: “2018’DE BİR KOYUN ALINABİLİYORDU” Bayram ikramiyesinin 2018 yılında başlatıldığını hatırlatan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, o dönem verilen 1.000 liralık ikramiye ile bir koyun alınabildiğini, bugün ise 4.000 liralık ikramiyenin alım gücünün o günün çok gerisinde kaldığını söyledi. İktidar cephesinden bayram ikramiyesinde artış olmayacağı yönünde yapılan açıklamaların emekliler için yeni bir hüsran yarattığını belirten Gürer, “Bayram ikramiyesi en azından asgari ücret düzeyine çıkarılmalıydı. Asgari ücret talebinden vazgeçtik; mevcut 4.000 lira üzerine dahi artış yapılmayacağı açıklanmıştır. Bu büyük bir haksızlıktır” dedi. “BÜTÇE DİSİPLİNİ SÖZ KONUSU OLUNCA HEP EMEKLİ HATIRLANIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ne zaman emekliye ya da asgari ücretliye artış gündeme gelse bütçe disiplini hatırlanıyor. Ancak yandaşa ya da rant odaklarına yönelik harcamalarda aynı hassasiyet gösterilmiyor” ifadelerini kullandı. Açıklanan enflasyon rakamları nedeniyle yılbaşında yapılan maaş artışlarının kısa sürede eridiğini belirten Ömer Fethi Gürer, yılbaşından bu yana bir emekli maaşında yaklaşık 2.500 liralık alım gücü kaybı oluştuğunu söyledi. 20 bin liraya çıkan emekli maaşının reel olarak geçen yılın başındaki seviyenin altına gerilediğini ifade etti. “EMEKLİ AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA” CHP’li Ömer Fethi Gürer, kira, ulaşım, sağlık, eğitim ve özellikle gıda giderlerindeki artışın emeklileri ağır biçimde etkilediğini belirtti. Mevcut maaşların açlık ve yoksulluk sınırının altında kaldığını vurgulayan Gürer, emekli maaşlarının asgari ücretin altına düşmemesi gerektiğini söyledi. 2008 yılında çıkarılan düzenleme ile aylık bağlama oranının yüzde 70’ten yüzde 30’lara kadar düşürülmesinin emekli maaşlarında ciddi kayba yol açtığını ifade eden Gürer, şu talepleri sıraladı: Tüm emekli maaşları asgari ücret düzeyine çıkarılmalı. Ayrımsız tüm emeklilere seyyanen zam yapılmalı. Enflasyona karşı koruyucu düzenleme getirilmeli. Farklı dönemlerde emekli olanlar için intibak düzenlemesi yapılmalı. Aynı prim ve gün sayısıyla emekli olanlar arasındaki maaş farkı giderilmeli. Hizmete dayalı intibak sistemi uygulanmalı. İlaç katkı payı kaldırılmalı. Emeklilerin sendikalaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı.” Dedi. “ET VE SÜT KUYRUĞU EMEKLİNİN GERÇEĞİ OLDU” Emeklilerin artık çarşı pazarda zorunlu ihtiyaçlarının dışına çıkamadığını belirten Ömer Fethi Gürer, et ve süt ürünlerine erişimin dahi kamu kurumlarının uygun fiyatlı satış noktalarında kuyruğa girerek sağlanabildiğini söyledi. Protein ürünlerinde tüketiminde ciddi düşüş yaşandığını vurguladı. Pazarlarda dahi uygun fiyatlı ürün bulunamadığını ifade eden Gürer, tarımdaki gerilemenin gıda enflasyonunu artırdığını ve bunun da doğrudan dar gelirliyi etkilediğini belirtti. “50 MİLYONA YAKIN KİŞİ YOKSULLUK SINIRININ ALTINDA” Bölgede devam eden savaşların Türkiye ekonomisine olası etkilerine de değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, önümüzdeki dönemin daha zorlu geçeceğini söyledi. Yaklaşık 50 milyona yakın kişinin yoksulluk sınırının altında gelire sahip olduğunu ifade eden Gürer, sosyal devlet anlayışının gereği olarak bu kesimlerin korunması gerektiğini vurguladı. Bu grubun 17 milyonunu emeklilerin oluşturduğunu belirten Gürer, “Açlık sınırının altında yaşıyor” dedi. “KARAR GÖZDEN GEÇİRİLMELİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bayram ikramiyesi kararının mutlaka gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Emeklilerin ve asgari ücretlilerin yaşamlarını sürdürebilecek düzeyde bir gelire kavuşturulmasının zorunlu olduğunu ifade eden Gürer, seyyanen zam ve ikramiye artışının artık bir ihtiyaç değil, zorunluluk haline geldiğini dile getirdi. “Gıdasız yaşam olmaz” diyen Ömer Fethi Gürer, ekonomik büyümenin toplumun tüm kesimlerine yansımadığı sürece anlamlı olmayacağını belirterek, emekli ve dar gelirli yurttaşların alım gücünü artıracak adımların ivedilikle atılması çağrısında bulundu.

Savaşlar Dış Ticaretimizi Etkileyecek Haber

Savaşlar Dış Ticaretimizi Etkileyecek

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaş ve krizlerin yaşandığı ülkelere ilişkin 2025 yılı dış ticaret verilerini rakamlarla değerlendirdi. Türkiye’nin toplamda 92 milyar doları aşan dış ticaret açığı verdiğine dikkat çeken Gürer, buna karşılık savaş ve krizlerin gölgesindeki Orta Doğu ve Güney Asya ülkeleriyle ticarette 4,45 milyar dolarlık fazla sağlandığına dikkat çekti. Gürer, “Çatışma ve belirsizliğin sürdüğü coğrafyalarda elde edilen bu fazla dış ticaret getirisi stratejik önem taşımaktadır. Savaşların yaygınlaştığı, krizlerin süreç belirsizliğini artırdığı bir ortamda ihracat pazarlarımızın etkilenmesi de olasıdır. Bu bağlamda alınacak önlemler ve ülkelerle kurulacak iletişim daha da önemli bir noktaya evrilmiştir. Gıda da bu süreçte önem kazanacaktır. Ülkemizde yaşanan ekonomik sorunlara savaşların da olumsuz etkisi olabilir; ancak süreç doğru yönetilirse, sorunlardan en az zararla çıkılması mümkün olacaktır.” dedi. “2025’TE 273,3 MİLYAR DOLAR İHRACAT, 365,4 MİLYAR DOLAR İTHALAT” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2025 yılında Türkiye’nin toplam ihracatı 273 milyar 308 milyon dolar, ithalatı ise 365 milyar 429 milyon dolar olarak gerçekleşmişti. 92 milyar doları aşan dış ticaret açığı var. Ülkemiz 2025 yılında İran, Ürdün, Bahreyn, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Pakistan, Afganistan ve Lübnan ile dış ticaret önemli yer tutuyor. Bu ülkelerle 2025 yılında 21 milyar 742 milyon dolar ihracat, 17 milyar 289 milyon dolar ithalat gerçekleştirildi. Toplamda 4 milyar 452 milyon dolarlık dış ticaret fazlamız var. Savaşın ve istikrarsızlığın gölgesindeki bu coğrafyada elde edilen 4,45 milyar dolarlık fazla, Türkiye açısından önemlidir” dedi. “EN YÜKSEK HACİM BAE VE SUUDİ ARABİSTAN İLE” Ömer Fethi Gürer, bölgedeki en yüksek ticaret hacminin Körfez ülkeleriyle gerçekleştiğini ifade ederek, “Birleşik Arap Emirlikleri ile ticaret hacmi yaklaşık 19 milyar dolara yaklaşmıştır. Suudi Arabistan ve İran da yüksek hacimli ticaret yapılan ülkeler arasındadır. Bazı ülkelerde fazla verirken, bazı ülkelerde açık oluşmaktadır. 2025 yılında; BAE ile 9,28 milyar dolar ihracat, 9,67 milyar dolar ithalat, Suudi Arabistan’a 3,8 milyar dolar ihracat, İran’a 3,05 milyar dolar ihracat gerçekleşti,” dedi. GIDA VE TARIMSAL ÜRÜNLERDE 2 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE FAZLA CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Canlı hayvanlar, gıda maddeleri, içecekler ve bitkisel yağlar kalemlerinde, söz konusu 10 ülkeye 2 milyar 646 milyon dolar ihracat yapılmış, buna karşılık 617 milyon dolar ithalat gerçekleştirilmiştir. Yaklaşık 2 milyar dolar dış ticaret fazlası oluşmuştur. Bu süreçte ürün sevki ve tedariği de savaşlar ile olumsuz etkilenebilecektir. En yüksek gıda ihracatı bölgede, İran: 617 milyon dolar Suudi Arabistan: 597 milyon dola BAE: 517 milyon dolar, Ürdün: 297 milyon dolardır” dedi. BÖLGEDE DİĞER SAVAŞLARIN DA ETKİSİ OLACAKTIR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Rusya-Ukrayna ve Pakistan-Afganistan savaşlarının bölge ülkelerine olumsuz etkisinin 2026 yılı için önemli riskler yaratabileceğini belirtti. Küresel ölçekte Hürmüz Boğazı’nın kapatılması gibi gelişmelerle de sıkıntıların artabileceğine dikkat çekti. Küreselleşen dünyada ticaret savaşlarına bu kez silahların da dâhil olmasının, daha büyük sorunlara kapı aralayacağını ifade etti. Gıdadan sivil havacılığa, akaryakıt ve doğal gaz arzından ülkeler arası ilişkilere kadar oluşacak yeni dünya düzeninde, fakirin daha fakir, zenginin daha zengin olacağı bir dönemin ortaya çıkmasının da olağan olduğunu vurguladı. Bu bağlamda gıda ve akaryakıtın öne çıkacağını belirten Gürer, gıdanın ülkemiz için hayati öneme sahip konulardan biri olduğunu ifade etti. “Yılın başındayız. Her ne kadar bazı ürünlerin ülkemizde ekimi gerçekleşse de farklı bölgelerde ekimler sürmektedir. Arz sorunu yaşanan ürünlerimizin ekimi için acil planlama yapılarak önlemler alınmalıdır. Hububat ve bakliyatta açığımızın giderilmesi sağlanmalıdır. Çiftçi ve üretici olarak ekim yapacak kesimlere ek destek ve teşvikler verilmelidir. Önce kendi kendimize yeterli bir noktaya erişmeli, ithal edeceğimiz ürünler için de üretim destekleri oluşturulmalıdır.” dedi.

Gürer: ''İthal Değil, Yerli Üretimle Tarım Ayağa Kalkmalıdır'' Haber

Gürer: ''İthal Değil, Yerli Üretimle Tarım Ayağa Kalkmalıdır''

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım kesiminin kredi kullanarak ayakta durmaya çalıştığını belirtti. Geçen yıl yaşanan üretim kayıplarının tarımdaki sorunları artırdığını ifade eden Gürer, ithale dayalı olarak gıda açığının giderilmeye çalışılmasının, çevremizde birden çok savaşın yaşandığı bir dönemde ciddi riskler yarattığını vurguladı. Bu nedenle arz açığı bulunan temel gıda ürünleri için acil önlemler alınması gerektiğini söyledi. Savaşların ve salgınların ders niteliğinde olduğuna dikkat çeken Gürer, bu nedenle üretimin kapsamlı biçimde planlanması gerektiğini belirterek, “Savaşlar, gıdada kendi kendine yeterliliğin zorunluluğunu gösteriyor. İthal değil, yerli üretimle tarım ayağa kaldırılmalıdır. Çiftçi, üretici ve besici, borçla üretimi ve hayvancılığı sürdürmeye çalışmaktadır.” dedi. Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının tarım kesimi için çok zor bir yıl olduğunu belirterek şunları söyledi: “Kuraklık ve zirai donun yanı sıra düşük alım fiyatları, çiftçiyi, üreticiyi ve besiciyi daha çok borçlanmaya neden oldu. Tarım sektörü geçen yıl saatte 42 milyon TL borçlandı. Kredi ödeyemeyen çiftçi ve besici icralık oldu. Bunun yanında, 2002 yılının altında üretim yapılan ürünler de oldu. Dünya; savaş, salgın ve iklim değişikliğinin etkisi altında. Birçok ülkede olduğu gibi, kendi kendine yeten ülkeler dışında ithal ürün alan ülkeler her olumsuz gelişmeden doğrudan etkileniyor. Ülkemizde yaşanan süreçleri dikkate alarak mutlaka bakliyat ve hububat başta olmak üzere gıda üretiminde yeterli düzeye ermeliyiz. Bunun yolu da ihtiyaçlar dikkate alınarak planlı üretime geçilmesidir.” CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım kesiminin bir yılda kredi borcunun 370 milyar TL artarak 1,2 trilyon lirayı aşan bir boyuta ulaştığını belirtti. Bu borç yükünün tarım sektörünü icra kıskacına aldığını ifade eden Gürer, 5 binden fazla tarla ve yüzlerce üretim aracının icra daireleri tarafından satışa çıkarıldığını söyledi. “Yeni krediye erişemeyen, beklediği gelire de ulaşamayan üretici büyük sıkıntıya düştü.” diyen Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: “Artık sadece traktör değil, iflas edenlerin tohumu ve ilacı bile icradan satılıyor. Çiftçi, üretici ve besici, borçları nedeniyle tarımın dışına itilmemelidir.” GEÇEN YIL HERGÜN 1 MİLYARIN ÜSTÜNDE TARIM KESİMİ BORÇLANDI. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Tarım borçları son bir yılda %42,7 oranında artış gösterdi. Bu artış hızı, sadece bir günde ortalama 1 milyar 15 milyon TL yeni borç yükü anlamına geliyor. 26 Şubat 2026 gününe kadar bu yıl verileri ise her gün yaklaşık 200 tarlanın icra daireleri ve sulh hukuk mahkemesi tarafından satışa çıkarıldığını gösteriyor” diye konuştu. "1 YILDA BORÇ DAĞ GİBİ BÜYÜDÜ" Ömer Fethi Gürer, 2024 ve 2025 yılları arasındaki değişkenlik 2026 yılına bu yönden de iktidarın daha çözümcü bakması gerektiğini gösteriyor. 2024 yılını tarım sektörü 868 milyar 658 milyon TL borçla bitirmişti. 2025 yılını 1 trilyon 239 milyar 445 milyon TL borçla kapattı. Bu, tarım tarihimizde bir yılda yaşanan en yüksek artıştır. Çiftçinin sırtına bir yılda tam 370 milyar liradan fazla ek yük bindi. Bunu tarım kesimi sırtına yüklemek üretenleri ezer.Bu nedenle destekler artırılmalıdır.Özellikle akaryakıt,gübre,yem ithal ürünler olarak savaşlarında etkisiyle artacağı görülüyor.Bu süreç tarım kesimini daha zorlayacaktır.Aynı zamanda savaşlar stoklama gereği artırması ithal ürün temininde sorun yaratacağı hesaplanıp yerli üretimi arttırıcı politikalar oluşturulmalıdır “ dedi. "İCRA DAİRELERİ TARIM PAZARINA DÖNDÜ" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, borç yükünün sadece rakamlardan ibaret olmadığını, somut bir mülkiyet kaybına dönüştüğünü vurgulayarak 26 Şubat itibarıyla icra dairelerindeki "satılık tarım envanterini" paylaşarak, "Sadece bugün icradan satılık listesine baktığımızda karşımıza çıkan tablo düşündürücüdür . 26 Şubat tarihinde; 60 traktör, 5 bin 249 tarla, 7 besi damı, 352 bağ ve 24 tarım makinesi icradan satışa çıktı. Çiftçinin eli, ayağı, toprağı elinden alınıyor. İcra daireleri adeta birer tarım pazarına dönüştü ama burada satış yapan çiftçi değil, alacaklı bankalar!" dedi. "İFLAS EDEN İŞLETMENİN TOHUMU BİLE HACİZLİ" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki çöküşün boyutunun artık taşınmazları aşıp üretimin en temel girdilerine kadar ulaştığına dikkat çekti. “Çiftçi ve üreticinin tarlası, traktörü icrada satıldığı gibi, iflas eden işletmelerden çok sayıda tohum ve zirai ilaç dahi icra yoluyla satışa çıkarıldı. İcra ne bulursa satıyor. Çiftçi, üretici ve besici, tarımın bu şartlarda nasıl sürdürüleceğini düşünüyor. 2026 yılında, Tarım Kanunu’nun 21. maddesine göre verilmesi gereken doğrudan desteğin 772 milyar lira olması gerekirken, 168 milyar lira olarak verileceği açıklandı. Bu destek artırılmalıdır. Mazottan ÖTV ve KDV kaldırılmalıdır. Tarım kesiminin borçları ötelenip faizler silinerek, bir an önce haciz işlemleri durdurulmalıdır.” diye konuştu.

2025 Yılı Üretim Kaybı Rafa Zam Olarak Yansıdı Haber

2025 Yılı Üretim Kaybı Rafa Zam Olarak Yansıdı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, ekonomik sorunların artığı süreçte hem üreticinin hem de tüketicinin korunması için siyasi iktidarın yapması gerekenleri yapmayarak seyrettiği ve sorunların her geçen gün artığını, akaryakıt zamlarınızda süreci olumsuz etkilediğini söyledi. “BİZ TARIMIN GELİŞMESİNİ İSTİYORUZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda artan sorunların çözülmemesinin arz açığı oluşturması ile daha da sıkıntılı bir döneme verilebileceğini belirtti. Gürer, eleştirilerinin amacının ülkeye zarar vermek değil, aksine geleceğe katkı sunmak olduğunu belirtti. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Biz bu ülkede tarımın gelişmesini, çiftçinin, üreticinin, besicinin daha iyi kazanca erip çiftçi refahının sağlanmasını; bunun yanı sıra raftaki ürünün de fiyatının uygun koşullara düşmesini istiyoruz. Girdi maliyetleri düşürülerek tarladan sofraya, ahırdan sofraya her ürünün fiyatının daha uygun koşullarda emeklimize, asgari ücretlimize erişmesini ve bu yolda yapılacakları anlatıyoruz,” dedi. Tarım politikalarındaki aksaklıkları dile getirmenin bir sorumluluk olduğunu ifade eden Ömer Fethi Gürer, “tarım politikalarının olumsuzluklarını söyleyerek özünde bu ülkenin bugününe ve geleceğine iyilik yapıyoruz” diye konuştu. “2025, 2002’NİN DE GERİSİNE DÜŞÜLEN BİR YIL OLDU” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 yılının ülke tarımı açısından en sorunlu dönemlerden biri olduğunu belirtti. “2025 yılı Türk tarımı için en sorunlu dönem oldu. 2002 yılının üretiminin altında fasulye, mercimek, nohut üretimleri gerçekleşti.” Nüfusun 2002’ye göre 30 milyonun üzerinde arttığını hatırlatan Gürer, buna rağmen üretimde gerileme yaşandığını söyledi. 2024 ve 2025 verilerini karşılaştırarak şu bilgileri paylaştı: 2024 yılında meyve, içecek ve baharat bitkileri üretimi 28 milyon tondu. 2025 yılında bu üretim 19 milyon 600 bin tona geriledi. 2024 yılında tahıl ve diğer bitkisel üretim 75 milyon 500 bin tondu. 2025 yılında 68 milyon 100 bin tona düştü. 2024 yılında sebze üretimi 30 milyon 600 bin tondu. 2025 yılında 30 milyon 300 bin tona geriledi. “Özellikle bakliyat ve hububatta çok ciddi anlamda üretim kaybı gerçekleşti. 2025 yılı üretim kaybı rafa zam olarak yansıdı”” diyen Gürer, bu tablo karşısında “Tarımda üretimde sorunumuz yok” açıklamalarını anlamanın mümkün olmadığını ifade etti. “BU KADAR ÜRETİM KAYBI VARSA ÇİFTÇİ NASIL SORUN YAŞAMAZ?” Ömer Fethi Gürer, resmi veriler üzerinden değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek, “TÜİK’in bitkisel üretimle ilgili 2024 Aralık ve 2025 Aralık verilerine bakılsın, aradaki kayıp üretim fark görülecektir” dedi. Üretim kaybının sahada doğrudan hissedildiğini belirten Gürer, “Bu kadar üretim kaybının olduğu yerde o çiftçinin, o besicinin, o üreticinin sorun yaşamaması mümkün mü? Hayvan varlığınız azalacak, üretiminiz azalacak. Düşük alım fiyatı uygulandığı için çiftçi gelirleri daralacak. Çiftçilik bir yerde sürdürülebilmesi sorunlu noktaya erecek. Tarım arazileri daralacak. Sonra da tarımda her şey çok iyi denilecek bu nasıl mümkün olacak ” şeklinde konuştu. Sahada karşılaştıkları tabloyu da aktaran TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Biz alanlara gidiyoruz, o çok iyileri bulamıyoruz. Ahırlar kapanmış, sorunlar artmış, sıkıntılar katlanmış. Her gittiğimiz yerde köylerde bize dert yanıyorlar. Bu insanlar keyfi için mi dert yanıyor?” ifadelerini kullandı. ŞAP HASTALIĞI VE KURAKLIK TEPKİSİ Hayvancılıktaki kayıplara da dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, şap hastalığına ilişkin verilerin açıklanmadığını söyledi: “100 hayvanım vardı, 30 tanesini şapta kaybettim diyor üretici. Soruyoruz bakana; 2025 yılında yaşanan şap hastalığında kaç hayvan yitirdik? Açıklama yok. Açıklayın, 2025 yılında kaç hayvan kesime gitti? Kaç hayvan şartlı kesime gitti? Kaç hayvan telef oldu? Kaç hayvan kurban bayramında kesildi? Bu veriler ışığında kaç büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığımız var Açıklayın?” dedi. Enflasyon açıklamalarında zirai don ve kuraklığın etkisine dikkat çekildiğini hatırlatan Öner Fethi Gürer, bu afetlerden zarar gören üreticilere yeterli destek verilmediğini belirterek, “Zirai don ve kuraklıktan Türkiye’nin olumsuz etkilendiği söyleniyor. Peki, bunları üretenler ne oldu? TARSİM ve ÇKS’ye kayıtlı olanların dışında çiftçilik yapanlara herhangi bir destek verildi mi? Verilmedi. Kuraklıktan etkilenen çiftçiye destek verildi mi? Verilmedi. Bu çiftçi hali nedir diyen bir iktidar ne yazık ki yok ” dedi. ARTAN MALİYETLER, DARALAN GELİR Gürer, özellikle gübre, yem, akaryakıt zamlarının çiftçiyi doğrudan etkilediğini belirtti. Yılbaşından bu yana akaryakıta yüzde 10,8 oranında zam geldiğini ifade ederek, “100 dönümlük bir araziyi ekmek için yola çıkan çiftçi, daha tarlaya gitmeden 32 litresini yılbaşından bu yana kaybetmiş durumda” diye konuştu. Gürer, gübre, ilaç, tohum, elektrik, su ve mazot fiyatlarının arttığını; buna karşılık alım fiyatlarının düşük tutulduğunu ifade etti. “Girdi maliyetleri katlayacak, alım fiyatları düşük tutulacak, sonra da çiftçiye ‘üretim yapmaya devam et’ denecek. Bu nasıl olacak?” sözleriyle mevcut politikaları eleştirdi. “KOYUN PROJESİ DARALDI, YENİDEN MÜJDE DİYE SUNULUYOR” 2016-2018 yıllarında açıklanan koyun projesine de değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, projenin büyük ölçüde daraldığını belirterek, “2016-2018 yıllarında açıklanan koyun projesi bu kez neredeyse yüzde 90 daralarak tekrar müjde diye sunuluyor,” diye konuştu. Gürer, “Önce gerçekçi olmalı, verileri doğru görmeli, doğru okumalı ve bunlar üzerinde çözüm üretmelidir” dedi. GÜBRE VE YEMDE %50 SÜBVANSİYON ŞART Ömer Fethi Gürer, “Kısa vadede öncelikle ilk yapılacak iş; gübrede, yemde en az yüzde 50 sübvansiyon sağlanmalı. Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı. Genç çiftçi ve kadın çiftçilerin Sosyal Güvenlik Kurumu primi devlet tarafından ödenmeli. Ayrıca tüm borçlar faizsiz olarak en az 3 yıl ötelenmeli. İcralar durdurulmalı. Traktöre, ahıra, hayvana gelen icralar bir an önce sonlandırılmalıdır.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.