Hava Durumu

#Ömer Fethi Gürer

Kırsal Haber - Ömer Fethi Gürer haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ömer Fethi Gürer haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: ''Pastırma Artık Sofranın Değil Vitrinin Ürünü Oldu'' Haber

Gürer: ''Pastırma Artık Sofranın Değil Vitrinin Ürünü Oldu''

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Kayseri’de pastırma satan esnafı ziyaret etti. Görüşmede pastırma fiyatlarındaki artış, ithal et kullanımı, üretimdeki değişim ve tüketim alışkanlıklarının gerilemesi dikkat çekti. Esnaf, “Yerli kesim azaldı, fiyatlar yükseldi, tüketim düştü” sözleriyle sektördeki dönüşümü anlattı. Gürer, pastırmanın Kayseri ile özdeşleştiğini vurgulayarak, “Kayseri denince akla pastırma gelir ama artık büyük şehirlerde insanlar pastırmayı sadece rafta görüyor” dedi. FİYATLARDA SERT ARTIŞ: KİLO 3300 LİRAYA DAYANDI Ziyarette esnaf, pastırma fiyatlarındaki artışı rakamlarla ortaya koydu. “Şu anda yağlısı makbul, antrikot kısmından yapıyoruz. Kilogram fiyatı 3300 lira. Geçen yıl 2800 civarındaydı. Arada ciddi bir artış var” ifadeleri kullanıldı. “YERLİ KESİM MİNİMUM SEVİYEDE” Et tedarikine ilişkin sorunları da belirten esnaf, “ Şuanda kesimlerin büyük bölümü ithal. Yerli kesim çok minimum seviyede” dedi. Bu durumun üretim yapısını doğrudan etkilediği vurgulandı. SATIŞLAR DURGUN Esnaf, şehir içi satışlarda durgunluk yaşandığını belirterek, “Şehir dışı satış iyi ama Kayseri’de şu an durgunluk var. Kurban Bayramı sonrası ve 9 günlük tatilde hareketlenme bekliyoruz,” dedi. 57 YILLIK MESLEK: “TEKNOLOJİ DEĞİŞTİ, TÜKETİM DÜŞTÜ” 57 yıldır pastırma üretimi yaptığını söyleyen esnaf, sektördeki dönüşümü, “Eskiden herkes 3-5 kilo alırdı. Vakum yoktu, tenekelere basılırdı. Şimdi üretim şekli değişti, tüketim ise azaldı,” diyerek anlattı. “KİLO AZALDI, MALİYET ARTTI” Esnaf, geçmişle bugünü karşılaştırarak “Eskiden daha yüksek kilogramlarla satış yapılırdı. Şimdi bir dilim pastırma 35 lira, yanına bir de yumurta kırsa 55 – 60 lira maliyeti oluyor” dedi.

Gürer: ''Çiftçi Sayısı Azalıyor, Kırsal Yaşlanıyor'' Haber

Gürer: ''Çiftçi Sayısı Azalıyor, Kırsal Yaşlanıyor''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında tarım sektörünün içinde bulunduğu ağır tabloyu değerlendirdi. Gürer, çiftçinin üretimden kopma noktasına geldiğini belirterek, “Çiftçi mutlu değil. Ürettiği üründen para kazanamıyor, borcunu çevirmeye çalışıyor” dedi. Konuşmasına Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi gerçek üreticisi olan köylüdür” sözleriyle başlayan Gürer, Cumhuriyetin ilk yıllarında üreticiye verilen desteğin bugün sürdürülmediğini söyledi. “Cumhuriyetin ilk yıllarında çiftçiye, köylüye, üretene verilen desteklerle Türkiye yürüyebilseydi bugün 21 üründe arz açığı olan, ithalata mecbur bırakılan bir ülke olmayacaktık” diyen Gürer, özellikle hububat ve bakliyatta dışa bağımlılığın giderek arttığını vurguladı. “ÇİFTÇİ SAYISI AZALIYOR, KIRSAL YAŞLANIYOR” Türkiye’de çiftçi sayısının her geçen yıl düştüğünü ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçi Kayıt Sistemi’ne göre yaklaşık 2 milyon 300 bin çiftçi bulunuyor. Ancak nüfusa oranladığımızda ciddi bir azalma var. Kırsalda yaş ortalaması 58’e yükseldi” dedi. Kırsal yaşamın cazibesini kaybettiğini belirten Gürer, “Buralarda okul yok, sağlık ocağı yok, sosyal donatı alanı yok. İnsanlar yalnızca üretim için yaşıyor. Destek verilmediği için kırsal göç devam ediyor,” şeklinde konuştu. “22 YILDA ANKARA BÜYÜKLÜĞÜNDE TARIM ARAZİSİ KAYBEDİLDİ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, son 22 yılda 2,5 milyon hektar tarım arazisinin kaybedildiğini belirterek, “Ankara büyüklüğünde tarım arazisi artık yok. Bu alanlar kaybedilmeseydi bugün yaklaşık 8 milyon ton daha fazla buğday üretirdik. Türkiye ithalata ihtiyaç duymazdı” ifadelerini kullanan Gürer, “Her saatte 18 futbol sahası büyüklüğünde tarım arazisi kaybediyoruz” dedi. “ÇİFTÇİ KAZANMIYOR, ARACILAR KAZANIYOR” Üretim maliyetlerindeki artışın çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirten Ömer Fethi Gürer, mazot, gübre, ilaç, elektrik ve sulama giderlerinin üreticiyi ezdiğini ifade etti. , “Çiftçi bu maliyet artışları kadar kazanmıyor. Aracılar, tüccarlar, ithalatçılar kazanıyor. Esas üreten ise desteklenmiyor” diyen TBMM Tarım,Orman ve Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, taban fiyat uygulamasının kaldırılmasıyla üreticinin tüccarın insafına bırakıldığını ifade etti. Alım fiyatı açıklanıyor ama tüccar bunun altında fiyat veriyor. Ürün tarlada değer bulmuyor” dedi. “TÜRKİYE 21 ÜRÜNDE ARZ AÇIĞI VERİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin temel tarım ürünlerinde dışa bağımlı hale geldiğini belirterek, “Buğdayda, arpada, pamukta, bitkisel ham yağda, soyada, ayçiçeğinde, cevizde, bademde, çayda ithalata muhtaç durumdayız,” dedi. Mercimek üretimindeki düşüşe de dikkat çeken Gürer, “2025 yılında mercimek üretimi 2002’nin yarısı kadar gerçekleşti. Nohut ve fasulyede dahi arz açığı oluştu” diye konuştu. “TARIM KANUNU UYGULANMIYOR” Cumhurbaşkanı’nın Dünya Çiftçiler Günü’nde yaptığı açıklamalara değinen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Tarım Kanunu’nun uygulanmadığını ifade ederek, “Tarım Kanunu’na göre 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek 722 milyar lira. Verilen destek ise yalnızca 168 milyar lira. Çiftçiye kanunla verilmesi gereken destek dahi verilmiyor. Tarım Bakanlığı’nın bütçesi bile çiftçiye verilmesi gereken desteğin altında tutuluyor,” ifadelerini kullandı. “GES YAPILSIN AMA VERİMLİ TARIM ARAZİLERİNE DEĞİL” Son dönemde verimli tarım arazilerine kurulan güneş enerji santrallerini de eleştiren CHP’li Ömer Fethi Gürer, “GES’e karşı değiliz ama verimli tarım arazileri üzerine GES yapılmasının mantığı yok. Yol kenarında ürün yetişebilecek en verimli alanlar enerji yatırımı için kullanılıyor. Bu da tarım alanlarının daha da daralmasına neden oluyor” dedi. “GEÇEN YIL KURAKLIK ÜRETİMİ VURDU” Su yönetimi ve kuraklık konusuna da değinen Ömer Fethi Gürer, “Türkiye geçtiğimiz dönemde yaşadığı kuraklık nedeniyle ciddi ürün kayıpları yaşadı. Geçen yıl yalnızca hububat ve bahçe bitkilerinde yaklaşık 20 milyon ton kayıp oluştu” dedi. “MAZOTTA ÖTV VE KDV KALDIRILMALI” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözüm önerilerini belirterek, çiftçinin ayakta kalabilmesi için acil düzenlemeler gerektiğini söyledi. Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı. Elektrik borçları yapılandırılmalı. Çiftçi borçları ötelenmeli, icralar durdurulmalı. Ziraat Bankası’nın yeniden çiftçi kuruluşuna dönüştürülmeli. Kooperatifçilik de güçlendirilmeli” dedi. “GIDA YOKSA YAŞAM YOK” Konuşmasının sonunda tarımın stratejik önemine dikkat çeken CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çok güzel villalarınız olabilir, çok güzel apartmanlarınız olabilir ama gıdanız yoksa yaşamı sürdüremezsiniz. Duvarı kemirerek yaşam devam etmiyor.” Sümerlerden kalan bir sözü hatırlatan Gürer, “Koyunu ve buğdayı olanın kapısını altını olan bekler” diyerek gıdanın ve üretimin önemine vurgu yaptı. Gürer, “Çiftçiyi, üreticiyi sahiplenmek zorundayız. Çünkü bu sektör milli güvenlik kadar önemlidir” dedi.

Gürer: ''Atatürk Haczedilemez Demişti, Çiftçi Hacizlik Oldu'' Haber

Gürer: ''Atatürk Haczedilemez Demişti, Çiftçi Hacizlik Oldu''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda yaptığı konuşmada çiftçinin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu eleştirdi. Gürer, çiftçinin üretmek istediğini ancak artan maliyetler, düşük alım fiyatları ve borç yükü altında ezildiğini belirterek, “Çiftçimiz mutsuz, çiftçimiz borçlu, çiftçimizin kapısında icra var” dedi. Konuşmasına tarım sektöründeki sosyal ve ekonomik çöküşe dikkat çekerek başlayan Gürer, çiftçinin artık üretimden kopma noktasına geldiğini söyledi. Gürer, “Çiftçimiz üretmek istiyor ama ürettiği ürünü satmada sıkıntılar yaşıyor” ifadelerini kullandı. Çiftçi sayısındaki gerilemeye ve sosyal güvenlik sistemine prim ödeyebilen üretici sayısındaki düşüşe dikkat çeken Gürer, şunları söyledi: “Bakanlığın verilerine göre 2 milyon 300 bin ÇKS’li çiftçimiz var. Ziraat Odalarında kayıtlı yaklaşık 5 milyon çiftçi bulunuyor. Ama sosyal güvenlik sistemine gidip prim ödeyebilen çiftçi sayısı 2009 yılında 1 milyondu, bugün 616 bine düştü. Çiftçimiz gerçek anlamda içine düşürüldüğü durum nedeniyle sorunlu ve sıkıntılı bir süreç yaşıyor.” “ÇİFTÇİNİN BORCU 1,5 TRİLYON LİRAYA DAYANDI” Tarım sektöründeki borç yükünün ağırlaştığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin bankalara ve piyasaya olan toplam borcunun 1,5 trilyon liraya ulaştığını belirtti. Gürer, “Çiftçilerin bankalara ve finans kuruluşlarına borcu 1 trilyon 337 milyar lira. Piyasaya olan borçlarla birlikte çiftçimiz yaklaşık 1,5 trilyon lira borçlu durumda” diye konuştu. 2021 yılında çiftçinin toplam borcunun 135 milyar lira olduğunu anımsatan Ömer Fethi Gürer, desteklerin yetersizliği nedeniyle borçlanmanın katlanarak arttığını söyledi. Tarım Kanunu’nun desteklerle ilgi madde uygulanmadığını belirterek, “Tarım Kanunu’nun 21’inci maddesine göre 2026 yılında çiftçiye verilmesi gereken destek 722 milyar liraydı. Verdiğiniz destek ise sadece 168 milyar lira. Daha acısı, Tarım ve Orman Bakanlığının bütçesi 542 milyar lira. Son üç yılda çiftçiden esirgediğiniz destek toplamı 1 trilyon 354 milyar lira. Eğer bu destekler verilmiş olsaydı bugün çiftçi bu kadar borçlu olmayacaktı,” dedi. “ÇAY ÜRETİCİSİ MUTLU DEĞİL” Yaş çay alım fiyatı üzerinden üreticinin yaşadığı gelir kaybını örnek gösteren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “35 liralık çay fiyatı çiftçiyi mutlu etmedi. Geçen yıl üretici 6 kilogram yaş çay sattığında 1 kilogram kuru çay alabiliyordu. Bu yıl 8,5 kilo yaş çay satarsa ancak 1 kilo kuru çay alabiliyor. Geçen yıla göre değerlendirdiğimizde üreticinin ürününe en az 15 lira daha düşük fiyat verilmiş durumda,” diye konuştu. Buğday fiyatlarına ilişkin de uyarıda bulunan Gürer, hasat döneminin başladığını hatırlatarak, “Çukurova’da hasat başladı. Eğer buğdaya 24-25 liranın altında buğday alım fiyat verirseniz çiftçi yine mutlu olmayacak” dedi. “ÇİFTÇİ MANİFATURACIYA DEĞİL BANKAYA KOŞUYOR” Geçmişte çiftçinin ürününü sattığında ailesine ihtiyaç alabildiğini, bugün ise doğrudan bankaya borç ödemeye gittiğini söyleyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Eskiden çiftçi ürününü satar, manifaturacıya gider, eşine çocuğuna bir şey alırdı. Şimdi ürününü satarsa ‘Hemen borcumu yatırayım, yoksa icra geliyor diye bankanın kapısına koşuyor” ifadelerini kullandı. Gürer, Anadolu’nun birçok kentinde traktörlere, hayvanlara ve tarım arazilerine haciz geldiğini söyledi. CHP Milletvekili Ö Fethi Gürer, “Yetmedi, çiftçinin evini elinden aldınız. Çiftçi ‘Oturacak evimi bile bırakmadılar’ diyor” sözleriyle yaşanan tabloyu anlattı. Mustafa Kemal Atatürk döneminde çıkarılan düzenlemeyi hatırlatan Gürer, “1936 yılında Atatürk, ‘Çiftçinin hayvanı, ekipmanı, tarlası haczedilemez’ diye kanun çıkarmıştı. Şimdi o düzenlemenin arkasından dolaşılıyor, çiftçi hacizlik hale getiriliyor” dedi. “KIRSAL BOŞALIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kırsalda okul yok, sağlık ocağı yok, sosyal donatı alanı yok. İnternet çekmiyor, telefon çekmiyor ama o insan yine de üretmek istiyor. Çiftçinin yaş ortalaması 58’e çıktı. Bu insanlara sahip çıkmak zorundayız” diye konuştu. Tarımda çözüm önerilerini de sıralayan Ömer Fethi Gürer, mazot ve gübrede sübvansiyon çağrısı yaptı. Gürer, “Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılsın. Gübre ve yem yüzde 50 sübvanse edilsin. Taban fiyat uygulamasına geri dönülsün. Piyasa tüccarın insafına bırakılmasın. Kooperatifçilik geliştirilsin” dedi. “İTHALATLA SORUN ÇÖZÜLMEDİ” Konuşmasının son bölümünde hayvan ithalatını eleştiren TBMM Tarım, Orman ,Köyişleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, yıllardır sürdürülen ithalat politikalarının çözüm üretmediğini belirterek, “2010 yılından beri hayvan ithal ediyorsunuz ama sorun çözülmedi, büyüdü. Geçen yıl 739 bin büyükbaş hayvan ithal edildiğini, bu yıl ise 500 bin hayvan daha ithal edilecek” dedi. Besicilerin hâlâ hayvan bulamadığını ifade eden Gürer, Et ve Süt Kurumunun kâr açıklamasını da eleştirerek “Et ve Süt Kurumu önceki yıl 11 milyar lira, 2025 yılında 14 milyar lira kâr etmiş. Bu kurumlar kâr etmek için değil, hem üreticiyi hem tüketiciyi korumak için vardırZarar etme başa başı yakala piyasayı dengele ,” diye konuştu. Özelleştirmelerle gübre ve yem fabrikalarının kapatıldığını belirten Gürer, “Ülkenin geleceğini yok etmeyin. Gelin, çiftçi durumunu, tarımı birlikte araştıralım. Siz de alanda, yerinde görün” çağrısında bulundu.

Gürer: ''2 Bardak Çaya Ödenen Para, Üreticinin 1 Kilo Çayına Verilmedi!'' Haber

Gürer: ''2 Bardak Çaya Ödenen Para, Üreticinin 1 Kilo Çayına Verilmedi!''

Gürer: “2 Bardak Çaya Ödenen Para, Üreticinin 1 Kilo Çayına Verilmedi” CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, yaptığı açıklanan yaş çay alım fiyatına tepki gösterdi. Kilogram başına açıklanan 35 liralık yaş çay fiyatının üreticiyi hayal kırıklığına uğrattığını belirten Gürer, “Bu fiyat ne maliyeti karşılıyor ne de üreticinin emeğinin karşılığını veriyor” dedi. Türkiye’de Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 200 bin çay üreticisi bulunduğunu ifade eden Ömer Fethi Gürer, kayıt dışı üreticilerle birlikte bu sayının daha da arttığını söyledi. Doğu Karadeniz’de çayın temel geçim kaynaklarından biri olduğuna dikkat çeken Gürer, düşük fiyatın yalnızca üreticiyi değil bölge ekonomisini de olumsuz etkilediğini vurguladı. TBMM Tarım, Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Geçtiğimiz yıl 1 milyon 340 bin ton çay hasadı yapıldı. Önceki yıllara göre verimlilik ve rekolte giderek düşüyor. Çünkü üretici memnun değil. Geçen yıl verilen fiyat da üreticiyi mutlu etmemişti” diye konuştu. “GEÇEN YIL 6 KİLO ÇAY SATAN 1 KİLO KURU ÇAY ALIYORDU, BUGÜNKÜ FİYATLA 8,5 KİLO SATARAK 1 KİLO KURUÇAY ALABLİYOR Yaş çay fiyatının alım gücü üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürer, üreticinin geçen yıla göre ciddi kayıp yaşadığını belirterek, “Geçtiğimiz yıl üretici 6 kilo yaş çay sattığında 1 kilo kuru çay alabiliyordu. Bu yıl ise 8,5 kilo yaş çay sattığı zaman ancak 1 kilo kuru çay alabiliyor. Yani yalnızca kuru çay fiyatı üzerinden baktığımızda bile üreticinin 2,5 kiloluk kaybı var. Bu hesaplamalara göre bugün açıklanan 35 liralık fiyatın aslında 50 lira civarında olması gerekiyordu. Üretici siyasi iktidarın bu rakamı vermeyeceğini biliyordu ama en azından başa baş noktasını yakalayabilmek için 40 liranın üzerinde bir fiyat bekliyordu,” dedi. “FİYAT YÜKSEK OLSAYDI AÇIKLAMAYI CUMHURBAŞKANI YAPARDI” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, açıklanan fiyatın düşük olduğunun iktidarın tutumundan da anlaşılabileceğini ifade ederek, “Eğer açıklanan fiyat üreticiyi memnun edecek bir fiyat olsaydı bunu Sayın Cumhurbaşkanı açıklar ve Rize meydanına çıkardı. Bu kez açıklamayı Tarım ve Orman Bakanlığı yaptı. Çünkü verilen fiyat düşük bir fiyat. Üreticiyi gerçek anlamda üzdü,” diye konuştu. Çay üreticisinin emeğinin değersizleştirildiğini söyleyen Gürer, “Bir kafede bir bardak çay 80-90 liraya satılıyor. Kahvehanelerde en az 15 liraya satılıyor. Yani 2 bardak çaya ödenen para, bu ürünü yetiştiren çiftçimizin 1 kilo yaş çayına verilmedi” dedi. “ÇAYDA DA ARZ AÇIĞI RİSKİ BÜYÜYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde çay tarımı yılda 6 ay yapılabiliyor. Tropikal ülkelerde ise 12 ay üretim var. Buna rağmen Türkiye çayda yüzde 95 yeterlilik seviyesinde. Bu şekilde devam ederse arz açığı oluşacak ürünlerden biri de çay olacak. Şu anda zaten ithalat sürüyor. Türkiye’de kişi başına yıllık 13 kilogram çay tüketiliyor. 2022-2026 yılları arasında 67 bin 552 ton siyah çay ithal edildi. Bunun karşılığında 153 milyon 793 bin dolar döviz yurt dışına çıktı,” şeklinde konuştu. 2026 yılının ilk üç ayında da 4 bin 613 ton çay ithal edildiğini belirten Gürer, “Yalnızca ilk üç ayda 12 milyon 456 bin dolar döviz ödendi. 2025 yılında ise 20 bin 890 ton çay ithal edildi ve 47 milyon 820 bin dolar yurt dışına gitti” dedi. “ÇAY ÜRETİMİ ÇOK MALİYETLİ HALE GELDİ” Çay üretiminin özellikle Doğu Karadeniz’in engebeli arazilerinde büyük emek gerektirdiğini vurgulayan Gürer,“Çay toplama yevmiyeleri arttı, motorlu çay toplama makinelerinin maliyeti yükseldi. Gübreleme, budama, çapa, motorlu tırpan giderleri, nakliye maliyetleri derken çay artık maliyetli bir ürün haline geldi. Bütün bu giderler dikkate alınmadan açıklanan fiyat üreticiyi korumaz,” diye konuştu. “ÜRETİCİ MASRAFINI KARŞILAYAMIYOR” Bölgedeki üreticilerle görüştüğünü belirten Gürer, çiftçilerin ciddi ekonomik sıkıntılar yaşadığını belirterek, “Üreticilerimiz bize ‘Verilen fiyat yetersiz, yaptığımız masrafı çıkaramıyoruz’ diyor. Tarımda çiftçinin, üreticinin, besicinin gelir-gider dengesi bozuldu. Açıklanan fiyat taban fiyat olmadığı için tüccar daha düşük rakamlardan da alım yapabiliyor. Bu da üreticinin mağduriyetini daha da artırıyor,” dedi, “YAŞ ÇAY FİYATI YENİDEN BELİRLENMELİ” Açıklanan fiyatın mutlaka revize edilmesi gerektiğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, yaş çay alım fiyatının 40 liranın üzerine çıkarılması çağrısında bulundu. “Bu fiyat beklentileri karşılamamıştır” diyen Gürer, “Fiyat yeniden değerlendirilmeli. Üretici desteklenmeli. Yaş çay alım fiyatı 40 liranın üzerine çıkarılmalıdır. Ayrıca ürünün işlenmesi sürecinde de fire verilmeden değerlendirilmesi sağlanmalıdır. İthalatçı anlayış yerine kendi üreticisini koruyan bir politika izlenmelidir. Türkiye’nin kendi çayıyla kendine yeter hale gelmesi ancak üreticinin korunmasıyla mümkündür,” dedi.

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı'' Haber

Gürer: ''Buğdayın Alım Fiyatı Acilen Açıklanmalı''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, buğday ve arpa üretimiyle ilgili değerlendirmelerde bulunarak Toprak Mahsulleri Ofisi’ne çağrı yaptı. Gürer, artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunması gerektiğini belirterek, bu yıl açıklanacak alım fiyatının çiftçiyi yeniden üretime yönlendirecek seviyede olması gerektiğini söyledi. Türkiye’de 2026 yılında yağışların yeterli seviyede gerçekleşmesi nedeniyle buğday ve arpada verim artış öngörüldüğünü ifade eden Ömer Fethi Gürer, bazı bölgelerde hasat dönemine girildiğini belirtti. Çukurova’da kısa süre içinde hasadın yaygınlaşacağını anımsatan Gürer, buna rağmen halen alım fiyatının açıklanmamış olmasını eleştirdi. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri Komisyon Üyesi Ömer Fethi Gürer, “Bu yıl yağışların olumlu seyretmesiyle buğday ve arpada rekolte artışı bekleniyor. Ancak üreticinin gözü açıklanacak alım fiyatında. Çiftçi ekim yaparken yüksek maliyetlerle mücadele etti. Şimdi ürününü zarar etmeden satabilmek istiyor” dedi. “2002’DE 19,5 MİLYON TONDU, 2025’TE 17,9 MİLYON TONA GERİLEDİ” Türkiye’nin buğday üretiminde yıllar içinde gerileme yaşadığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, “2002 yılında ülkemizde 19 milyon 500 bin ton buğday yetişmişti. 2025 yılında ise bu rakam 17 milyon 900 bin tona kadar geriledi. Geçtiğimiz yıl ani hava değişimleri nedeniyle ciddi rekolte kaybı yaşandı. Bu yıl ise verim beklentisi daha yüksek görünüyor,” dedi. Gürer, Türkiye’nin yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday ihtiyacı bulunduğunu belirterek, üretimde yaşanan düşüşün ithalat baskısını artırdığına dikkat çekti. “PİYASA TÜCCARA BIRAKILIRSA ÇİFTÇİ KAYBEDİYOR” Toprak Mahsulleri Ofisi’nin üreticiyi koruyacak bir fiyat politikası uygulaması gerektiğini vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, piyasada oluşacak düşük fiyatların çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını belirterek, “Toprak Mahsulleri Ofisi bu yıl alım fiyatını girdi maliyetleri artı makul bir kârla bir an önce açıklamalı ve çiftçinin arpası, buğdayı mutlaka teminatıyla alınmalı. Piyasa tüccara bırakılmamalı. Çünkü piyasa tüccara bırakıldığında düşük alım fiyatı oluşuyor. Yüksek girdi maliyetleri nedeniyle çiftçi zarar ediyor ve bir sonraki yıl buğdaydan, arpadan uzaklaşıyor,” şeklinde konuştu. “YURT DIŞINDAN 6 İLE 10 MİLYON TON BUĞDAY ALINIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin dâhilînde işleme rejimi kapsamında her yıl milyonlarca ton buğday ithal ettiğini ifade ederek, “Ülkemiz yıllık yaklaşık 22 milyon ton buğday tüketiyor. Ancak dahilinde işleme rejimi kapsamında yurt dışından her yıl 6 ila 10 milyon ton arasında buğday alınıyor. Bu buğday un ve makarna yapılarak yeniden ihraç ediliyor. Oysa o buğdayı da bizim çiftçimiz üretebilir,” dedi Tarım arazilerindeki kayba da dikkat çeken Gürer, “2002 ile 2024 yılları arasında yaklaşık 2 milyon 800 bin hektar tarım arazisi devre dışı kaldı. Eğer bu alanlarda üretim devam etseydi bugün ithalata ihtiyaç duymadan kendi buğdayımızı üretip ihraç edebilirdik,” diye konuştu. “SULU TARIMDA MALİYET 20 LİRA, KURU TARIMDA 21 LİRAYI AŞIYOR” Üretim maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını vurgulayan Gürer, “Sulu tarımda buğdayın kilogram maliyeti yaklaşık 20 lira seviyesinde oluşuyor. Kuru tarımda ise bu rakam 21 liranın üzerine çıkıyor. Bu nedenle en az 24 liranın üzerinde bir alım fiyatı açıklanmalı ki çiftçi emeğinin karşılığını alabilsin,” dedi. Gürer, üreticinin kazanmasının yalnızca çiftçi açısından değil, ülkenin gıda güvenliği açısından da zorunlu olduğunu belirterek, “Çiftçi para kazanırsa yeniden buğday ve arpa üretimine yönelir. Ürün deseni korunur. İthalatçı politikalar yerine kendi çiftçimizi, kendi üreticimizi desteklemeliyiz. Bunun yolu da üretilen ürünün değerinde alınmasından geçiyor,” diye konuştu. “1 KİLO BUĞDAYDAN 8 SİMİT ÇIKIYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin emeğinin yeterince karşılık bulmadığını ifade ederek, “Bugün 1 kilo buğdaydan yaklaşık 800 gram un elde ediliyor. O undan da 8 simit çıkıyor. Simidin içinde un var, tuz var, kira var, işçilik var. Ama buğday bir yıllık emeğin sonucu üretiliyor. Çiftçinin emeği korunmadan üretimde sürdürülebilirlik sağlanamaz,” dedi. “RUSYA’NIN, UKRAYNA’NIN BUĞDAYINA MUHTAÇ OLMAYALIM” Türkiye’nin buğdayda tam anlamıyla kendine yeter hale gelmesi gerektiğini belirten Gürer, yerli üretimin stratejik önemine dikkat çekerek, “Çiftçi refahı sağlanırsa ülkemiz buğdayda kendi kendine yeter noktaya gelir. Bugün yaklaşık yüzde 97 seviyesinde bir yeterlilikten söz ediliyor ama üretim desteklenirse tamamen kendi kendimize yetebiliriz. Rusya’nın, Ukrayna’nın buğdayına muhtaç olmayız,” şeklinde konuştu.

CHP Gürer: ''Girdi Maliyetleri Üreticiyi Borçlanmaya İtti'' Haber

CHP Gürer: ''Girdi Maliyetleri Üreticiyi Borçlanmaya İtti''

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında üreticinin ve vatandaşın giderek derinleşen ekonomik darboğazına dikkat çekti. Rehin sözleşmeleri, icra dosyaları ve batık kredilere ilişkin verileri paylaşan Gürer, üreticinin artık yalnızca üretim için değil, ayakta kalabilmek için borçlandığını söyledi. Gürer, ekonomik krizle birlikte vatandaşın krediye erişebilmek için elindeki tüm varlıkları teminat göstermek zorunda kaldığını belirterek,“Çiftçi, esnaf ve vatandaş kredi alacağı zaman traktörünü, otomobilini, evini teminat göstererek krediye erişim sağlıyordu. Ekonomide yaşanan sorunlarla birlikte bu alanda da ciddi değişiklikler oluşmaya başladı. Rehin sözleşmeleri son 5 yılda yaklaşık iki katına çıkarken, rehin verilen varlık sayısı ise özellikle 2021 sonrası yüzde 68 geriledi. Bu tablo üreticinin borçla ayakta kalmaya çalışırken teminat gücünü de kaybettiğinin açık göstergesidir,” dedi. “BORÇLANMA BÜYÜDÜ, ÜRETİM GÜCÜ ZAYIFLADI” Tarım kesimindeki verilere de dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, rakamların üreticinin içine sürüklendiği ekonomik sıkışmayı ortaya koyduğunu belirterek, “Verileri tarım kesimi üzerinden okuduğumuzda giderek artan bir şekilde borçla ayakta kalınmaya çalışıldığı gibi teminat kapasitesinin de zayıfladığı ortaya çıkıyor. Rakamlar sorunun derinliğinin habercisidir. Tarım kesiminin bugün içinde bulunduğu durumun verilere yansımasıdır. Üreticinin hangi koşullara mecbur bırakıldığının göstergesidir” dedi. 2018–2023 dönemine ilişkin verileri paylaşan Gürer, 2018 yılında 8 bin 85 olan rehin sözleşmesi sayısının 2023 yılında 15 bin 768’e çıktığını belirterek, “Bu yaklaşık yüzde 95’lik artış demektir. Bu artış üretimin değil, borçlanmanın yaygınlaştığını gösteriyor. Tarım kesimi yatırım yapmak için değil, faaliyetini sürdürebilmek için rehin vermek zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı. “GİRDİ MALİYETLERİ ÜRETİCİYİ BORÇLANMAYA İTTİ” 2020 sonrası hızla yükselen maliyetlerin üreticiyi daha fazla borçlanmaya zorladığını vurgulayan CHP’li Ömer Fethi Gürer, “Girdi maliyetleri arttı ama üretici gelirleri aynı hızda artmadı. Yüksek girdi maliyeti ve düşük alım fiyatı dengeleri bozdu. Bu nedenle çiftçi de işi daralan esnaf da finansmana ulaşabilmek için elindeki varlıkları teminat göstermeye yöneldi” diye konuştu. Toplam işlem sayısındaki artışın da dikkat çekici olduğunu belirten Gürer, “2018’de 9 bin 411 olan toplam işlem sayısı 2023’te 22 bin 191’e yükseliyor. Yaklaşık 2,3 katlık artış var. Özellikle 2021–2023 dönemindeki yükseliş ekonomide yaşanan kırılmanın sahaya yansıdığını gösteriyor. Rehin işlemlerindeki artış üretimden çok finansman baskısının büyüdüğünü işaret ediyor” dedi. “637 BİNDEN 199 BİNE DÜŞTÜ” Rehinli varlık sayısındaki değişime dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, bu gerilemenin olumlu bir tablo olarak okunamayacağını ifade ederek, “2018’de 393 bin olan rehinli varlık sayısı 2021’de 637 bine yükselirken, 2025’te 199 bine geriledi. 2018’den 2021’e yaklaşık yüzde 62 artış, 2021’den 2025’e ise yüzde 68 düşüş söz konusu. Bu değişim dikkatle okunmalıdır. 2021’de üretici varlıklarının önemli bir bölümünü teminat göstermek zorunda kaldı. 2025’e gelindiğinde ise bu varlıkların bir kısmı sistem dışına çıktı ya da üreticinin teminat kapasitesi zayıfladı” dedi. Gürer, üretim gücünde de ciddi bir daralma yaşandığını belirterek, “Rehin sayısındaki gerileme tek başına olumlu bir gelişme gibi okunamaz. Bu durum krediye erişimde daralma, finansman maliyetlerinin yükselmesi ya da üreticinin teminat gösterebileceği varlıklarının azalması gibi farklı sorunların etkisini de ortaya koyuyor,” şeklinde konuştu. “ÜRETİCİ GELECEK GELİRİNİ BİLE TEMİNAT GÖSTERİYOR” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, terkin işlemlerindeki artışı da dikkat çekerek, “2018’de bin 266 olan terkin sayısı 2025’te 8 bin 261’e yükseldi,” dedi. “Bu önemli bir artış. Ancak bu artış sadece borçların ödendiği anlamına gelmez. Varlık devri, icra süreçleri ya da yeniden yapılandırmaların da etkili olduğu dikkate alınmalıdır” diyen Gürer, üreticinin artık gelecekte elde edeceği gelirleri bile teminat göstermek zorunda kaldığını vurguladı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bugün üretici sadece traktörünü ya da hayvanını değil; ürününü, stokunu ve hatta gelecekte elde edeceği gelirleri de teminat göstermek zorunda kalıyor. Bu durum üretimin finansmanında ciddi zorunlulukların oluştuğunu işaret ediyor” ifadelerini kullandı. “TÜM VERİLER BORÇLANMA DÜZENİNİN BÜYÜDÜĞÜNÜ GÖSTERİYOR” Açıklanan tüm verilerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gürer, mevcut ekonomik yapının üretim yerine borçlanmayı büyüttüğünü ifade ederek, “2018–2023 döneminde rehin işlemleri artıyor ve borçlanma genişliyor. 2021 sonrasında ise rehin edilen varlık sayısı geriliyor ve teminat kapasitesi zayıflıyor. Terkin işlemleri artarken sistem içindeki varlık hareketliliği de büyüyor. Mevcut yapının üretimden çok borçlanmayı büyüttüğü görülüyor” dedi. Gürer ayrıca, “Üretici krediye ulaşmak için varlığını teminat gösteriyor ancak borç yükü arttıkça varlıklarını korumakta zorlanıyor. Bu döngünün sürdürülmesi sorunludur” diye konuştu. “DESTEKLEYİCİ POLİTİKALAR HAYATA GEÇİRİLMELİ” Siyasi iktidara çağrıda bulunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Üretimin devamı için borçlanmaya dayalı değil; destekleyici, üretimi artırıcı ve maliyetleri azaltıcı uygulamalar hayata geçirilmelidir. Aksi halde bu veriler önümüzdeki süreçte yeni sorunların habercisi olacaktır” dedi. “İCRA DOSYALARI VE BATIK KREDİLER ARTIYOR” Basın toplantısında icra dosyaları ve batık kredilerdeki artışa da değinen Gürer, ekonomik sıkıntının toplumun tüm kesimlerine yayıldığını belirterek, “İcra dairelerinde bu dönem 2 milyon 741 bin dosya sonuçlandırılıp işlemden kaldırıldı. Ancak buna rağmen UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan toplam dosya sayısı 8 Mayıs itibarıyla 24 milyon 846 bine ulaştı. Son bir yılda derdest dosya sayısı 1 milyon 458 bin adet arttı. Bu tablo ekonomik uygulamaların sorunları çözmediğini, aksine büyüttüğünü gösteriyor” dedi. Gürer, “24-30 Nisan haftasında batık kredilerde 6,5 milyar liralık artış yaşandı. Batık krediler ilk kez 700 milyar lira sınırını aşarak 703,6 milyar liraya çıktı. Bu da ekonomide yaşanan sorunların farklı bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

CHP'li Gürer: "Çiftçiyi Arayacağız Ama Bulamayacağız!" Haber

CHP'li Gürer: "Çiftçiyi Arayacağız Ama Bulamayacağız!"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer Kayseri’de Kayseri CHP İl Başkanı Ozan Ufuk Gözbaşı ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ile Kayseri Toptancı hal esnafını ziyaret etti. CHP Genel Merkezi görevlendirmesi ile Kayseri’de esnaf, vatandaş, birlik ve oda ziyaretlerinde bulunan heyete her kesim dert yandı. Artan üretim ve nakliye maliyetlerinden vatandaşın düşen alım gücüne kadar birçok sorunun gündeme geldiği Kayseri Toptancı hal ziyaretinde esnaf sorunlarını sıraladı, Esnaf “Milletin alım gücü yok”, “Bir maydanoz tarladan sofraya gelene kadar maliyet katlanıyor”, “Domates taşıyan aracın maliyetini artırırsanız fiyat nasıl düşecek?” sözleriyle yaşanan krizi anlattı. CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımda sorunların yapısal olduğu kadar yönetimsel olduğunu belirtti. Son yıllarda farklı nedenler ile üretimdeki düşüşün Türkiye’yi dışa bağımlı hale getirdiğini belirterek, “Çiftçiyi arayacağız ama o dönem çiftçi, üretici bulamayacağız” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ve Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, hem üretim maliyetleri hem de vatandaşın temel gıdaya erişimde yaşadığı sıkıntıları yerinde inceledi. “TARIMIN SİYASETİ OLMAZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer,”tarım, hepimizi giydiren doyuran bir sektördür. Eğer gıdamız olmazsa yaşam olmaz. Bizim derdimiz de budur. Onun için el birliğiyle bu sorunları anlatmamız lazım. Yalnızca bizim değil, herkesin bu işi görmesi gerekiyor” dedi. Hal esnafı ise üreticinin yeterince korunmadığını ifade ederek, “Şu anda zaten bağcıyı dövüyorlar, üzüm yemek istemiyorlar” sözleriyle üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını dile getirdi. “GIDA YOKSA BAĞIMSIZLIK DA YOK” Tarımın stratejik önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Sümerlerden örnek vererek, “Sümerlerin güzel bir sözü var. ‘Altını ve gümüşü olan, buğdayı, koyunu olanın kapısını bekler’ diyor. İşin özü budur. Ama gıda yoksa bağımsızlık da olmaz. Çünkü bağımsızlık gıdaya bağlıdır,” dedi. Mercimek üretimindeki gerilemeye de dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin tarımda özellikle sofrada yer alan 21 üründe dışa bağımlı hale geldiğini belirterek, “mercimeğin tohumunu Kanada’ya biz verdik. 2025 yılında mercimek üretimimiz 230 bin tona düştü. Oysa 2002 yılında 500 bin ton mercimek üreten bir ülkeydik. Şimdi mercimek ithal ediyoruz” dedi. “ÇİFTÇİYİ ARAYACAĞIZ AMA BULAMAYACAĞIZ” Artan maliyetlerin üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını ifade eden CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “İki sene önceki mazot fiyatıyla bugünkü mazot fiyatı arasında büyük fark var. Şu anda en büyük sorun üretimin olmaması. Üretim olmayınca dışa bağımlılık ortaya çıkıyor. Dışa bağımlılık bizi bitiriyor. Yarın öyle bir gün gelecek ki parası olan bile parasıyla ürün alamayacak. Çünkü ortada ürün olmayacak. Çiftçiyi arayacağız, elini öpelim diyeceğiz ama çiftçi bulamayacağız” diye konuştu. Hal Yasası üzerinden yapılan tartışmalara da değinen Ömer Fethi Gürer, “diyorlar ki ‘Hal yasası değişirse her şey ucuzlayacak.’ 2012’de hal yasası değişti de ne oldu? Hiçbir şey değişmedi” ifadelerini kullandı. “MAYDANOZ TARLADAN SOFRAYA GELENE KADAR MALİYET KATLANIYOR” Hal esnafı Nuh Ağızballıer, “Devlet de üzerine düşeni yapacak. Otoyollarda sebze-meyve taşıyan araçlardan alınan ücretleri düşürecek. Nakliye maliyetlerini azaltacak. Tonaj uygulamalarında üreticiyi rahatlatacak. Çünkü 10 ton taşıyan araçla 20 ton taşıyan aracın maliyeti farklı oluyor” dedi. Mazot, lastik ve ekipman maliyetlerinin sürekli arttığını belirten Ağızballıer, “Mazota indirim yapmıyorsun. Lastiği, ekipmanı ithal ediyorsun. Bunlardan da vergi alıyorsun. Devlet olarak hiçbir şey yapmazsan vatandaş ne yapacak?” diye sordu. Vatandaşın temel gıdaya erişimde zorlandığını belirten Ağızballıer, “Millet diyor ki ‘Maydanoz nasıl 10 lira oldu?’ Çünkü işçilik arttı, lastik arttı, navlun arttı, masraflar katlandı. Bir maydanoz tarladan sofraya gelene kadar maliyeti katlanıyor. Sonuçta o masrafı vatandaş ödüyor” ifadelerini kullandı. “ÜRÜN VAR AMA ALIM GÜCÜ YOK” Hal esnafı, sorunun ürün eksikliğinden çok vatandaşın alım gücünün düşmesi olduğunu söyledi. Ağızballıer, “Şimdi insanlar sadece satabildiği kadar ürün getiriyor. Ortada ürün tedarik sorunu yok; alım gücü sorunu var. Milletin alım gücü yok. Bizim halde muhatap olduğumuz kişiler dar gelirli insanlar. Asgari ücretle çalışan vatandaşlar. Kalabalık aileler. İnanın insanların gözü meyvede kalıyor” dedi. Erik ve çilek gibi ürünlerin artık birçok vatandaş için lüks hale geldiğini belirten Ağızballıer, “Halde dolaşın, bakın kaç dükkânda erik var, kaç dükkânda çilek var. 118 dükkânın belki 8’inde vardır, belki yoktur. Çünkü ürün geldiğinde satılamıyor. Sebep yine alım gücü” diye konuştu. “DEVLET SADECE VERGİYİ DÜŞÜNÜYOR” “Bugün ürünü satamazsam yarına kalıyor, ürün değer kaybediyor. Fiyat düşürüyorum ama yine de alan yok. İnsanların ulaşabileceği fiyatlar oluşturmak gerekiyor. Ama devlet bunu yapmıyor. Yapmayınca da sorun büyüyor” diyen Ağızballıer, geçmişte vatandaşın devletten destek beklediğini ancak bugün devletin yalnızca vergi toplamayı düşündüğünü ifade etti. Nakliyecilerin yaşadığı sorunlara da değinen Ağızballıer, “Eskiden tırcılar, kamyoncular büyük araçlarla iş yapardı. Sonra küçük araçlar da aynı işi yapmaya başladı. ‘Sorunu çözeceğiz’ diye K belgesi çıkardılar. Çözüm oldu mu? Hayır. Ardından kantar uygulamaları geldi. Peki düzeldi mi? Hayır” dedi. Sebze-meyve taşıyan araçların tonaj sınırlaması nedeniyle sorun yaşadığını belirten Ağızballıer, “Çimento çekene, taş çekene bir şey demem. Ama sebze-meyve taşıyanın ne günahı var? Domates taşıyan aracın maliyetini artırırsanız fiyat nasıl düşecek?” ifadelerini kullandı. “İNSANLAR ESKİ PATATESİ ALMAYA MECBUR KALIYOR” Vatandaşın ucuz ürün arayışında olduğunu belirten Ağızballıer, “Bizim vatandaşta pahalı olan kaliteli olur diye yanlış bir anlayış var. Pazarda insanlar patatesi 10 liraya satmaya çalışıyor. Çünkü ürün artık hayvan yemine dönmüş durumda. Üretici çaresiz” dedi. “MUHALEFET SÖYLÜYOR AMA ÇÖZÜM ÜRETİLMİYOR” Sorunların çözümü için devletin üreticiye destek vermesi gerektiğini ifade eden hal esnafı, “Çözüm belli. Devlet üreticinin elinden tutacak. Kusura bakmayın ama sadece konuşarak, tartışarak bir yere varılmaz. Muhalefet söylüyor, anlatıyor ama iktidar üç maymunu oynarsa çözüm çıkmaz” diye konuştu. Ağızballıer, “Devlet üzerine düşeni yapmayınca vatandaş günü kurtarmaya bakıyor,” dedi. “ÇİFTÇİYE VERİLMESİ GEREKEN DESTEK VERİLMİYOR” Çiftçiye verilmesi gereken desteklerin yetersiz kaldığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, 2006 yılında çıkarılan tarım kanunu hatırlattı. Gürer, “Gübre sübvanse edilmeli. Mazottan KDV ve ÖTV kaldırılmalı. 2006 yılında çıkarılan kanunda milli gelirin yüzde 1’inin çiftçiye destek olarak verilmesi yazıyor. Bu yıl bu rakam yaklaşık 722 milyar lira olması gerekirken verilen destek 168 milyar lirada kalıyor. Sorun burada zaten. Çiftçiye verilmesi gereken destek verilmiyor” dedi. Nuh Ağızballıer, ekonomik krizin vatandaşın günlük yaşamına kadar yansıdığını belirterek, “İnsanlar belediyenin dağıttığı bir fideyi alabilmek için gece parkta bekliyor. Düşünün, bir fide için sabaha kadar sıra bekleniyor. İnsanlar artık evinin önüne bir fide bile dikmenin hesabını yapıyor” ifadelerini kullandı.

Gürer: "Hayvancılık Yapanlar Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor" Haber

Gürer: "Hayvancılık Yapanlar Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Sarıyer ilçesi Demirciköy kırsal mahallesinde küçük aile tipi hayvancılık işletmelerini ziyaret ederek üreticilerin sorunlarını yerinde dinledi. Ziyarette hem üretim alanındaki daralma hem de artan maliyetler dikkat çekti. Bölgede 35 büyükbaş hayvanla üretim yapan Korkmaz ailesi ahırlarını gezen Ömer Fethi Gürer, Büyükşehir Yasası sonrası köylerin kırsal mahalleye dönüşmesiyle birlikte hayvancılığın ciddi baskı altına girdiğini ifade ederek, “Doğal olarak burada yaşanan sorunlar Büyükşehir Yasası ile ortaya çıkan köylerin kırsal mahalleye dönüşmesi ve bunun yansıması olarak çevrede yapılaşmanın artmasıyla hayvancılık yapanların alanlarının daralmasıdır” dedi. Besici Korkmaz yaşadıkları en temel sorunu belirterek, “En önemli sorunum yer sorunu. Ahır yapılabilecek alan gösterilmesini istiyoruz,” dedi. Besici Korkmaz hayvancılığı atadan bu yana sürdürdüğünü belirterek, “Biz 30 yıldır bu işi yapıyoruz. Annem dededen gelme. Ben kendim 15-20 yıldır bu işi yapıyorum,” diye konuştu. “YEM FİYATLARI BİZİ EZİYOR” Yem maliyetleri artışa değinen Korkmaz destek alıyoruz ama desteklerin yetersiz. Yem desteği alıyoruz ama yem fiyatları çok uçtuğu için yeterli olmuyor. Zaten verilen destek geldikten sonra arkasından zam geliyor. Bir ay önce 750 liraya aldığımız süt yemini şu anda 1050 liraya alıyoruz. Bu bizi bayağı zorluyor,” dedi. Süt fiyatlarına ilişkin de değerlendirmede bulunan Korkmaz , Ulusal Süt Konseyi’nin açıkladığı fiyatların maliyetleri karşılamadığını ifade ederek, “22 liradan sattık, 24-25 oldu ama bizim maliyetimiz 28 lira civarında litre başına. Samanı geçen sene 120 liraya alıyorduk, şimdi 280 liraya çıktı,”dedi. Korkmaz “Arpa ve besi yemindeki artışın da üretimi zorlaştırdığı dikkate alınıp çözümcü bir yaklaşım sağlanmalıdır” dedi. VETERİNER VE DESTEK Hayvancılıkta sadece yem değil, veterinerlik hizmetlerinde de sıkıntı yaşandığı belirten Korkmaz , “Veteriner desteği alamıyoruz. Kendimiz özel veteriner çağırıyoruz. Devlet destekli bir sistem olmalı, Aşımızı ise müdürlük sağlıyor. Hayvanlar aşılanıyor. Bu bağlamda Tarım İlçe ekipleri geliyor” dedi. “AHIR YERİ OLMADAN BU İŞ SÜRDÜRÜLEMEZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in “En önemli destek ne olurdu?” sorusuna üretici Korkmaz yanıt verdi: “Öncelikle ahır yeri. Büyükşehir içinde kaldığımız için problem var. Bizi köyün içinden dışına çıkaracak bir yer istiyoruz. Yoksa ben bir iki sene içinde bu işi bırakacağım.” Muhtar Nebahat İmamoğlu da bir proje hazırladığı, tüm ahırların belirli bir alanda toplanarak hayvan refahına uygun üretim alanı oluşturulmasının planlandığı, bu bağlamda belirlenen yerde modern ahırlar yapılması ile hayvan refahı sağlarken bölgede yerleşim alanlarınızda rahatlama sağlanacağını da söyledi. Gürer bu öneriye destek vererek, “Bölge muhtarının yaptığı çalışmaya biz de katkı sunacağız, gerekli önergeyi vereceğiz” dedi. GÜRER: “PLANLAMA ŞART, SORUN YERİNDE ÇÖZÜLMELİ” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, İstanbul’un sadece tüketim değil aynı zamanda üretim merkezi olduğunu belirterek, “İstanbul Türkiye’nin en görünür yeri. Burada planlama yapamazsak Anadolu’da da sağlıklı gelişme sağlayamayız. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bu konuda mutlaka planlama yaparak modern ahırlarda hayvancılığın yapılması sağlanmalıdır “şeklinde konuştu. Ömer Fethi Gürer, hayvancılığın sürdürülebilirliği için besicilerin önerisinin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Gürer, “Hayvan refahına uygun ahır alanları oluşturulursa üretici bu işi sürdürür. Aksi halde üretici birkaç yıl içinde bu işi bırakmak zorunda kalabilir. Yetkililere çağrımız; gelip besiciyi dinleyin. Sorunlarına çözüm üretin.” Dedi.

Anneler Günü Öncesi Çiçek Seralarında Yoğun Mesai Haber

Anneler Günü Öncesi Çiçek Seralarında Yoğun Mesai

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Anneler Günü öncesinde süs bitkisi ve çiçek üretimi yapan Sarıyer’de kadın girişimci Şevval Kaptan’ın işletmesini ziyaret ederek seraları gezdi. Üreticinin yaşadığı sorunları dinleyen Gürer, artan maliyetlerden işçi sorununa, iklim değişikliğinden ÇKS kayıt problemlerine kadar üretici sorunlarını değerlendirmelerde bulundu. “ÜRETİMİN HER ALANI ZOR” Yaklaşık 20 dönümlük alanda üretim yaptıklarını belirten işletme sahibi kadın girişimci Şevval Kaptan, 9 yıldır bu sektörde faaliyet gösterdiklerini anlattı. Seralarda yaklaşık 30 kalem ürün yetiştirildiğini ifade eden kadın üretici, çiçek üretiminin dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını söyledi. “Üretimin her alanı zor. Sadece çiçekçilik değil. Ama biz biraz daha lükse hitap eden bir üretim yapıyoruz” diyen Şevval Kaptan, ürünlerinin İstanbul, Ankara ve Trabzon başta olmak üzere birçok ile gönderildiğini belirtti. 30 KALEM ÜRÜN, YIL BOYU ÜRETİM Seralarda üretimin belirli dönemlere göre planlandığını söyleyen Şevval Kaptan, yıl boyunca yoğun bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. “İlk 6 ayda baharlık ürünleri çıkarıyoruz. Sonraki dönemde ise sonbaharlık ürünleri yetiştiriyoruz” dedi ve her ürünün farklı bakım ve emek istediğini vurguladı. “TOPRAĞIMIZ BİLE İTHAL” Kullanılan toprağın yurtdışından geldiğini belirten üretici Şevval Kaptan, döviz kurundaki yükselişin doğrudan maliyetlere yansıdığını söyledi. “Toprağımız ithal. Yıllardır aynı firmadan alıyoruz. Euro ne kadar artarsa bizim maliyetimiz de o kadar artıyor” dedi. Şevval Kaptan, süs bitkisi sektörünün tamamen planlama ve sermaye gerektiren bir alan olduğunu anlattı. “HER YENİ ÇEŞİT YENİ BİR MALİYET” Müşteri taleplerine göre sürekli yeni ürünler geliştirmek zorunda olduklarını ifade eden üretici Şevval Kaptan, sektörün yenilik isteyen bir yapısı olduğunu belirtti. “Bir ürün görüp beğeniyorlar, ‘Bundan var mı?’ diye soruyorlar. Yoksa seneye üretmek için sistemi kurmaya çalışıyoruz. Tesis var, toprak var, saksı var, işçilik var. Her yeni ürün ayrı bir maliyet ve emek demek” dedi. Bölgede bu ölçekte üretim yapan yaklaşık 8 işletme bulunduğunu söyleyen Şevval Kaptan, süs bitkisi üreticiliğinin ciddi yatırım gerektirdiğini ifade etti. İşlerinin özel günler öncesi daha da hareketlendiğini söyledi. Şevval Kaptan, “Girdi maliyetine göre fiyat belirliyoruz. Şu anda satışlarımız iyi. Her işte olduğu gibi çiçekçilikte de sorun var ama işi iyi yaparak sorunları en aza indiriyoruz” dedi. GÜRER: “ÜRETİCİNİN DESTEKLENMESİ ŞART” Seraları gezen Ömer Fethi Gürer, işletmenin üretim kapasitesine dikkat çekerek üreticilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. “Burada üretilenlerin değer bulması önemli. Sizin gibi girişimcilerin çoğalması gerekiyor” diyen Gürer, özellikle kadın girişimcilerin üretimde daha fazla yer almasının önemine vurgu yaptı. Çiçek toprağının dahi ithal olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer girdi maliyet artışı her sektöre fiyat artışı olarak yansıması tüketici açısından da sorun.Girdi maliyetlerinde sorunu çözmenin yolu aranmalı” dedi. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÜRETİMİ ZORLUYOR İklim değişikliğinin üretim üzerindeki etkilerine de değinilen üretici Şevval Kaptan doğal afetlere karşı önceden tedbir almak zorunda olduklarını anlattı. “Don olacaksa önceden önlemimizi alıyoruz. Sonuçta zarar benim cebimden çıkacak. Güneşten ürün yanmasın diye seranın üstüne kireç atıyoruz, örtü çekiyoruz. Malımızı korumak zorundayız” diyen üretici, üreticinin yaşayabileceği sorunları önceden öngörmesinin hayati önem taşıdığını da anlattı. İŞÇİ SORUNU Üretimde işçi bulma konusunda dönem dönem sıkıntı yaşandıklarını da belirten üretici Şevval Kaptan, işletmede sigortalı çalışanların yanı sıra günlük işçiler de çalıştığını söyledi. “Köyden gelen günlük çalışan ablalarımız var.” ifadelerini kullandı. HAZİNE ARAZİLERİNDE ÇKS ÇIKMAZI Hazine arazilerinde üretim yapan çiftçilerin yaşadığı ÇKS sorunu olduğuna da değinen Şevval Kaptan, üretim alanlarının kayıt sistemine yansıması için ÇKS kolaylaşması gerekir” dedi. Kaptan, “Ben 20 dönüm alanda üretim yapıyorum ama ÇKS kaydım tapulu alanı kapsıyor. Ziraat Bankası da bana buna göre işlem yapıyor. Gerçek üretim alanım üzerinden destek alabilmeliyim” dedi. Hazine arazilerinde üretim yapanlarında desteklerden yeterince yararlanması sağlanmalı” dedi. Şevval Kaptan, yapılacak yasal düzenlemelerin üretici sektör açısından büyük önem taşıdığını da belirtti. “ÜRETİCİNİN SESİNİ MECLİS’E TAŞIMAYI SÜRDÜRECEĞİZ” CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer ise saha ziyaretlerinin önemine dikkat çekerek üreticilerin yaşadığı sorunları Meclis gündemine taşımayı sürdüreceklerini söyledi. Anneler Günü öncesinde çiçek üreticilerinin yoğun bir çalışma temposu içinde olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, üretimin sürdürülebilmesi için özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilerin desteklenmesinin önemli olduğunu ifade etti. Gürer, “Üretim sürdürebilirliği müteşebbisin sorunun çözümü ile de doğrudan bağı var. Sorunlar çözülüp destekler sağlanarak her alanda gelişme yaratılabilir. Anneler günü gibi özel günlerde ve mevsim değişikliği ile bahara erilen süreçte seralarda üretilen çiçekler değer bulması çiçek gibi bir güzellik ile insanın sınırlı da olsa mutlu olmasına da vesile oluyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.