Hava Durumu

#Önlem

Kırsal Haber - Önlem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Önlem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Elektrik Zammı Tarımı Vurdu! Haber

Elektrik Zammı Tarımı Vurdu!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, elektriğe gelen %25’lik zammın tarımsal üretimde maliyetleri katlayacağını açıkladı. Özellikle yeraltı suyuyla üretim yapan İç Anadolu bölgesinde sulama maliyetlerinin %40’a varan oranlarda artması bekleniyor. ​Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründeki son gelişmeleri değerlendirdi. Gübre, mazot ve tohum fiyatlarındaki artışın ardından gelen elektrik zammı, üreticiyi "şalter kapatma" noktasına getirdi. ​Elektrik Zammı Sulama Suyunu Doğrudan Etkileyecek ​Gürer, tarımsal girdilerin halihazırda çok yüksek olduğunu belirterek, elektriğe yapılan %25'lik artışın zincirleme bir etki yaratacağını vurguladı. Sulama suyu fiyatlarının bu zamla birlikte fahiş seviyelere çıkacağını ifade eden Gürer, "Çiftçi daha toprağa tohumu atmadan %40 maliyet artışıyla karşı karşıya kaldı" dedi. ​Yeraltı Suyuyla Üretim Yapan Bölgeler Tehlikede ​Özellikle Niğde, Konya ve Aksaray gibi yeraltı sularına bağımlı bölgelerin bu zamdan en çok etkilenecek yerler olduğunu söyleyen Gürer, şu kritik uyarılarda bulundu: ​Trafolara Gelen Yük: Bölgede sulama trafolar yardımıyla yeraltından yapılıyor. Şaltere basıldığı an %25 zamlı tarife işlemeye başlıyor. ​Verim Kaybı Riski: Kuru tarımda buğday verimi dönüm başına 140 kiloya kadar düşebilirken, sulu tarımda bu rakam 800 kiloya kadar çıkıyor. Su olmazsa verim de olmuyor. ​Patates Üreticisi Mağdur: Misli Ovası gibi bölgelerde patatesin yılda en az 14 kez sulanması gerekiyor. Artan elektrik fiyatları doğrudan gıda fiyatlarına yansıyacak. ​Girdi Maliyetleri Kontrolden Çıktı ​Gürer, çiftçinin sırtındaki yükün sadece elektrikle sınırlı olmadığını, temel girdilerdeki artışın sürdürülemez olduğunu belirtti: ​DAP Gübre: Tonu 40 bin TL’ye ulaştı. ​ÜRE Gübre: Ton fiyatı 33 bin TL’yi gördü. ​Mazot: Litre fiyatı 80 TL barajını aşarak rekor kırdı. ​Sulama Ücretleri: Geçen yıl 350-400 TL olan birim fiyatların, bu yıl kooperatiflerde bile en az %40 zamlanması öngörülüyor. ​"Çiftçi Üretimden Vazgeçebilir" ​Girdi maliyetlerinin her ay katlandığını hatırlatan Ömer Fethi Gürer, düşük alım fiyatları açıklanması durumunda çiftçinin borç sarmalına gireceğini ifade etti. Gürer, "Su çiftçi için hayattır, candır. Ancak elektriğe gelen bu son zamla su artık ulaşılamaz bir lüks haline geliyor. Artan maliyetler üreticiyi topraktan koparacak" diyerek yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.

Büyükbaş Hayvan Ölümleri Endişe Yaratıyor! Haber

Büyükbaş Hayvan Ölümleri Endişe Yaratıyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin üç farklı ilinde görülen büyükbaş kuduz vakalarına dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu. Mardin, Sivas ve Şanlıurfa’da tespit edilen vakalarda ölüm oranının %75 olması, hayvancılık sektörü ve toplum sağlığı için ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor. ​Kuduz Vakaları Yeniden Hortladı: 4 Vakadan 3’ü Ölümle Sonuçlandı ​Türkiye’de hayvancılığın en büyük sorunlarından biri olan zoonotik hastalıklar, bu kez kuduz vakalarıyla gündemde. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı verilerine dayanarak korkutan tabloyu açıkladı. ​Resmi verilere göre; Mardin (Ömerli), Sivas (Gürün) ve Şanlıurfa (Haliliye) illerinde yerli sığırlarda kuduz vakaları tespit edildi. Toplam 4 vakadan 3’ünün ölümle sonuçlanması, hastalığın vahametini gözler önüne serdi. ​İllere Göre Kuduz Bilançosu: ​Mardin Ömerli: 1 vaka, 1 ölüm.​Sivas Gürün: 2 vaka; 1 ölüm, 1 imha (35 hayvan aşılandı).​Şanlıurfa Haliliye: 1 vaka, 1 ölüm (2 hayvan aşılandı).​"Ortadan Kalktı Denilen Hastalık Geri Döndü" ​Büyükbaş hayvanlarda kuduzun daha önce "kontrol altına alınmış veya ortadan kaldırılmış" statüsünde görüldüğünü hatırlatan Gürer, vakaların yeniden ortaya çıkmasının ciddi bir uyarı olduğunu belirtti. Hastalığın özellikle yaban hayatı ile temas sonucu bulaştığı şüphesi üzerinde duruluyor. ​Gürer, kırsal bölgelerde teşhis ve tedavide geç kalınmasının hastalığın yayılma riskini artırdığını vurgulayarak, "Aşılama bu bağlamda tek ve en önemli çözüm yoludur" dedi. ​Şap Hastalığından Ders Çıkarılmalı ​Yakın dönemde 81 ilde hayvan pazarlarının kapanmasına neden olan şap hastalığı krizini hatırlatan Ömer Fethi Gürer, hükümete şu sözlerle seslendi: ​"Şap hastalığında aşılamada geç kalındı ve bunun bedelini besicimiz, süt ve et üreticimiz ağır ödedi. Kuduzda da aynı hatalar yapılmamalıdır. Hayvan hastalıklarında bulaş sonrası çare daralıyor; asıl olan hastalık yayılmadan önlem almaktır." ​Çözüm Önerileri: Veteriner Hekim İstihdamı ve Sıkı Denetim ​Hayvancılığın sürdürülebilirliği için zoonotik hastalıklarla (hayvandan insana geçen) mücadelenin şart olduğunu ifade eden Gürer, acil önlem planını şu maddelerle özetledi: ​Yaygın Aşılama: Tüm riskli bölgelerde aşılama çalışmaları hız kesmeden devam etmeli.​Veteriner Hekim Ataması: Kamuda yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmeli ve hekimler sürekli sahada aktif görev yapmalı.​Yaban Hayatı Kontrolü: Yaban hayvanlarından kaynaklı bulaş riski sıkı denetim altına alınmalı.​Karantina ve Hareket Kısıtı: Hayvan hareketleri ve karantina süreçleri titizlikle izlenmeli. ​"Gecikilen her gün risk" diyen Gürer, tablonun bir krize dönüşmeden müdahale edilmesi gerektiğini belirterek yetkilileri göreve çağırdı.

CHP'li Kış: "Mersin D400 Karayolu Ölümün Yolu Olmamalı" Haber

CHP'li Kış: "Mersin D400 Karayolu Ölümün Yolu Olmamalı"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada D400 Karayolu’nda yıllardır süren ihmalleri bir kez daha gündeme taşıdı. Son bir hafta içinde üç gencin yaşamını yitirdiği, ardından aynı noktada yeni bir kazanın daha yaşandığı D400’ün Mersin için artık bir ulaşım hattı olmaktan çıktığını belirten Kış, “Bu yol bir ölüm hattına dönüşmüştür” dedi. “Bu kürsüden defalarca söyledim, uyardım” D400 Karayolu’yla ilgili bu konuşmanın bir ilk olmadığının altını çizen Kış, konuyu daha önce de Meclis Genel Kurulu’nda, ilgili komisyonlarda ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçe görüşmeleri sırasında doğrudan Bakana ilettiğini hatırlattı. Yıllardır aynı risklerin konuşulduğunu vurgulayan Kış, tüm uyarılara rağmen somut adım atılmamasının bugün yaşanan tabloyu ortaya çıkardığını söyledi. “Bu yol için ilk kez konuşmuyorum” diyen Kış, “Defalarca uyardım, acil önlem çağrısı yaptım. Ama bugün hâlâ aynı noktada, aynı ihmallerin sonuçlarını yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. “Bu kazalar ilk değil, dün bir kaza daha yaşandı” Geçtiğimiz hafta D400 Karayolu’nda meydana gelen kazada üç gencin yaşamını yitirdiğini hatırlatan Kış, hayatını kaybeden kuzenler Nejla Öztürk, Zehra Serdil Atak ve Kübra Güney için ailelere taziye ziyaretinde bulunduğunu belirtti. Aynı kazada ağır yaralanan Büşra Güney’in ise yoğun bakımda yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Kış, yaşanan acının boyutuna dikkat çekti. Yaşananları Meclis kürsüsünden dile getiren Kış, şu ifadeleri kullandı: “Bir anneyle, bir babayla göz göze geldiğinizde, kurduğunuz her cümlenin ne kadar ağır olduğunu anlıyorsunuz. Daha bu acı tazeyken, dün aynı noktada bir kaza daha yaşandı. Bu artık tesadüf değil; bile bile görmezden gelinen bir ihmaller zinciridir.” “Riskler biliniyor, çözüm ortada” Kış, D400 Karayolu’ndaki sorunların teknik değil, bilinen ve çözümü mümkün sorunlar olduğuna dikkat çekti. Yolun özellikle yerleşim alanlarından geçen bölümlerinde yaya güvenliğinin yok sayıldığını belirten Kış, yaşanan her can kaybının öngörülebilir ve önlenebilir olduğunu ifade etti. CHP’li Kış, D400 Karayolu’ndaki başlıca sorunları şöyle sıraladı: Yetersiz ışıklandırma: Gece saatlerinde hem sürücüler hem yayalar için ciddi risk oluşturuyor. Üst geçit eksikliği: Güvenli yaya geçişini sağlayacak yeterli üst geçit bulunmuyor. Bozuk ve bakımsız yol zemini: Yolun fiziki koşulları kazaları kaçınılmaz hale getiriyor. Plansız kavşaklar ve sinyalizasyon eksikliği: Trafik güvenliği sağlanamıyor. Bakanlığa açık çağrı: “Bir can daha kaybedilmeden” Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bir kez daha seslenen Gülcan Kış, D400 Karayolu’nda üst geçitlerin yapılması, kavşak düzenlemelerinin tamamlanması, ışıklandırma ve yol bakım çalışmalarının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. “Riskleri bilinen, çözümü ortada olan bu yolda yaşanan her can kaybı iktidarın sorumluluğudur” diyen Kış, D400’deki ölümlerin kader ya da münferit trafik kazası olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. “D400 Karayolu’nda kaybettiğimiz her can, iktidarın vicdan sınavıdır” sözleriyle konuşmasını tamamlayan Kış, Mersin halkının can güvenliği sağlanana kadar konunun takipçisi olmaya devam edeceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.