Hava Durumu

#Organize Tarım

Kırsal Haber - Organize Tarım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Organize Tarım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’nin Organize Tarım Bölgeleri Dünya Yatırımcısının Hizmetinde Haber

Türkiye’nin Organize Tarım Bölgeleri Dünya Yatırımcısının Hizmetinde

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Türkiye’nin yeni nesil tarımsal üretim üsleri olan Organize Tarım Bölgelerini (OTB) yerli ve uluslararası yatırımcılara tanıtmak amacıyla Türkçe ve İngilizce dillerinde iki kapsamlı rehber yayınladı. 40’ar sayfadan oluşan yayınlar, OTB’lerin sunduğu teşvik mekanizmalarından finansal fizibiliteye kadar geniş bir yatırım haritası sunuyor. Küresel Yatırımcılar İçin Başvuru Kaynağı Hazırlanan “Neden Organize Tarım Bölgesinde Yatırım Yapmalısınız? - Türkiye'nin Tarımsal Üretim Üsleri” başlıklı Türkçe yayın ile İngilizce hazırlanan “Why Invest in an Organized Agricultural Zone? - Türkiye's Agricultural Production Hubs” yayınları, Türkiye’nin tarımsal yatırım potansiyelini küresel pazarlara aktarmayı hedefliyor. Yayınlar; Türkiye’nin tarımsal avantajlarından OTB modelinin sunduğu ayrıcalıklara, modern sera ve hayvancılık tesislerinden teşvik imkânlarına, yatırım süreçlerinden risk analizlerine kadar detaylı bir çerçeve sunuyor. OTB modeli; bitkisel ve hayvansal üretimi işleme, paketleme, depolama, soğuk zincir ve lojistik imkânlarıyla tek bir planlı alan içerisinde birleştiren yeni nesil bir kalkınma modeli olarak öne çıkıyor. Model sayesinde ortak altyapı, imarlı parseller, enerji bağlantıları, arıtma sistemleri, laboratuvar ve veterinerlik hizmetleriyle yatırımcıların başlangıç maliyetlerinin ve operasyonel risklerinin azaltılması amaçlanıyor. 42 İlde 61 OTB Projesi Geliştirildi Yayınlanan rehberlerde yer alan güncel verilere göre, Türkiye genelinde OTB’lere ilişkin öne çıkan göstergeler şu şekildedir: Sayısal Durum: 42 ilde toplam 61 OTB projesi geliştirildi. Bunlardan 46’sı tüzel kişilik kazanırken, 20 OTB’de altyapı çalışmaları tamamlandı ve 16 OTB doğrudan üretime geçti. Üretim Kapasitesi: OTB’lerde yıllık yaklaşık 60 bin ton bitkisel üretim ve 160 bin baş hayvansal üretim kapasitesine ulaşıldı. İstihdam ve Ekonomik Değer: Yaklaşık 10 bin kişiye doğrudan istihdam sağlanırken, altyapı çalışmalarına yönlendirilen kamu kaynağı yaklaşık 10 milyar TL’ye ulaştı. OTB’lerin yıllık ekonomik katkısı ise yaklaşık 20 milyar TL olarak hesaplandı. Türkiye'nin Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Körfez, Rusya ve Orta Asya pazarlarının kesişim noktasında yer alan stratejik konumu da OTB’lerin ihracat potansiyelini güçlendiren temel faktörler arasında gösteriliyor. Yatırımcılara %70’e Varan Hibe ve Çok Katmanlı Teşvikler Rehberlerde yatırımcıların yararlanabileceği finansman araçları da detaylandırıldı. Kırsal Kalkınma Yatırımları Programı kapsamında yüzde 70’e varan hibe, IPARD kapsamında ise yatırım konusuna göre yüzde 50-75 aralığında hibe imkânları sunuluyor. Ayrıca ilave faiz ve kâr payı indirimleri, genç ve kadın girişimci avantajları, yenilenebilir enerji kullanımı ve sözleşmeli üretime yönelik destekler de yatırımcıların kullanımına sunuluyor. Dr. Osman Yıldız: “OTB’ler Planlı Üretim Gücümüzün Ana Omurgası Olacak” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tarım Reformu Genel Müdürü ve IPARD Yönetim Otoritesi Başkanı Dr. Osman Yıldız, OTB modelinin Türkiye’nin planlı üretim vizyonundaki rolüne dikkat çekerek şunları kaydetti: "Tarım Reformu Genel Müdürlüğü olarak temel hedefimiz; tarımsal üretimi planlı, altyapısı sağlam ve kurumsal bir modele dönüştürmektir. Bu vizyonun sahadaki en güçlü yansıması Organize Tarım Bölgeleri olmuştur. Jeotermal seracılık ve entegre hayvancılık odaklı projelerle Türkiye'nin üretim mimarisi yeniden şekillenmektedir. Önümüzdeki dönemde de Organize Tarım Bölgelerini, Türkiye'nin planlı üretim gücünün bir aracı haline getirme kararlılığımızı sürdüreceğiz." Yıldız; OTB’lerin gıda arz güvenliği, kırsal kalkınma, istihdam, yenilenebilir enerji kullanımı, sıfır atık yaklaşımı ve ihracat hedefleri bakımından stratejik bir rol üstlendiğini sözlerine ekledi.

Silopi Sera OTB Bölge Tarımına Güç Katacak Haber

Silopi Sera OTB Bölge Tarımına Güç Katacak

Şırnak’ta tarımsal üretimin geliştirilmesi ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesine yönelik çalışmalar değerlendirildi. Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız, kentte gerçekleştirdiği ziyaretlerde tarımsal yatırımlar ve üreticilerin desteklenmesine yönelik çalışmaları inceledi. Silopi Sera Organize Tarım Bölgesi gündemde Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız, Şırnak programı kapsamında Şırnak Valisi Birol Ekici’yi ziyaret etti. Görüşmede ilde yürütülen tarımsal faaliyetler, üreticilerin desteklenmesi ve üretim imkânlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. Şırnak Valiliğinde gerçekleştirilen toplantıda ise Silopi Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) projesi tüm yönleriyle değerlendirildi. 947 dekar alanda hayata geçirilen proje için 202 milyon TL finansman desteği sağlandı. Altyapı çalışmalarının tamamlandığı Silopi Sera OTB’de 42 sera ve 9 tarıma dayalı sanayi parseli yatırımcılarını bekliyor. Projenin her yıl 1,2 milyar TL katma değer oluşturması ve 1.000 kişiye doğrudan istihdam sağlaması öngörülüyor. İstihdamın yüzde 75’inin kadınlardan oluşması hedefleniyor. TAKE Projesi kapsamında fide temini Program kapsamında Şırnak İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de ziyaret edildi. Vali Birol Ekici ve Genel Müdür Dr. Osman Yıldız, Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi kapsamında düzenlenen Fide Temini Töreni’ne katıldı. Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün internet sitesinde paylaşılan bilgilere göre, Şırnak’taki temaslarda tarımsal üretimin geliştirilmesi, yatırımların artırılması ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesine yönelik çalışmalar değerlendirildi. Silopi Sera Organize Tarım Bölgesi ile birlikte kentte tarımsal üretim altyapısının güçlendirilmesi ve bölge ekonomisine katkı sağlanması hedefleniyor.

Bakan Yumaklı: "Türkiye 185 Ülkeye, 2 Bin 226 Çeşit Tarım ve Gıda Ürünü İhraç Ediyor" Haber

Bakan Yumaklı: "Türkiye 185 Ülkeye, 2 Bin 226 Çeşit Tarım ve Gıda Ürünü İhraç Ediyor"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Türkiye'nin tarımsal hasılasının 2025'te 83,2 milyar dolara ulaşarak tarihin en yüksek seviyesini gördüğünü belirterek, “Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ve ülkemizi ziyaret eden 60 milyonu aşkın turistimizin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor ve ekonomimize 32,6 milyar dolar katkı sunuyor." dedi. Bakan Yumaklı, Tüyap Kongre ve Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilen Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarı “Foodist İstanbul"un açılış programına katıldı. Fuarın açılışında konuşan Bakan Yumaklı, dünyadaki gelişmelere bakıldığında insanlık tarihinin önemli kırılma noktalarından birine tanıklık edildiğini, küresel iklim değişikliği, ekstrem hava olayları, jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerinde yaşanan sorunlar, yükselen girdi maliyetleri, gübre krizleri ve hızla artan dünya nüfusunun bunlardan olduğunu dile getirdi. Bu dönemde tarım ve gıda sektörünün klasik bir ekonomik faaliyet alanı olmanın ötesine geçtiğini ifade eden Yumaklı, “Tarım ve gıda, bugün doğrudan bir milli güvenlik ve beka meselesidir. Nitekim dünyada yükselen gıda milliyetçiliği ve ülkelerin kendi kaynaklarını koruma arzusu bunun en açık göstergesidir." dedi. Bakan Yumaklı, nüfus artışı ve kentleşme hızına bakıldığında, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) projeksiyonlarının 2050'de bugün üretilenden çok daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağını gösterdiğini söyledi. “DÜNYADAKİ TARIMSAL ÜRETİMİN OLUŞTURDUĞU KATMA DEĞERİN YÜZDE 1,75'İ TÜRKİYE'YE AİT" Kaynakların sınırlı olduğunu, doğal kaynakların korunması gerektiğini belirten Yumaklı, şöyle devam etti: “Birim alandan daha fazla verim alacağız. Teknolojiyi ve planlamayı üretimin merkezine koyacağız. Tarımı, sürdürülebilir bir anlayışla geleceğe taşıyacağız. İşte tüm bu küresel fırtınanın ortasında Türkiye, pasif bir izleyici değil süreci yöneten, altyapısını güçlendiren ve geleceğe hazırlanan güçlü bir aktör. Bunun tesadüf olmadığını gösteren somut verilerimiz var. 2025 Dünya Bankası verilerine göre dünya ekonomisinde Türkiye'nin payı yaklaşık yüzde 1,35. Tarıma baktığımızda çok daha güçlü bir tabloyla karşılaşıyoruz. Dünyadaki tarımsal üretimin oluşturduğu katma değerin yüzde 1,75'i Türkiye'ye ait. 2002'de tarımsal hasılada dünyada 12'nci sırada bulunan Türkiye, bugün 7'nci sıraya yükselmiş durumda. Tarımsal hasılamız 2025'te 83,2 milyar dolara ulaşarak tarihimizin en yüksek seviyesini gördü. Bu, Cumhuriyet tarihimizin tarımsal hasılada ulaştığı en yüksek seviye. Bugün Türkiye, 86 milyon vatandaşımızın ve ülkemizi ziyaret eden 60 milyonu aşkın turistimizin gıda arzını sağlıyor. Aynı zamanda 185 ülkeye, 2 bin 226 çeşit tarım ve gıda ürünü ihraç ediyor ve ekonomimize 32,6 milyar dolar katkı sunuyor." “TÜRKİYE'NİN ÜRETİM GÜCÜNÜ, KALİTESİNİ VE GÜVENİLİRLİĞİNİ KÜRESEL BİR MARKA DEĞERİNE DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYORUZ" Bakan Yumaklı, mevcut başarılarla yetinmediklerini, üretmek kadar üretileni dünyaya ulaştırmanın da önemli olduğunu ve bu nedenle ihracatçıların yeni pazarlara erişimini son derece önemsediklerini söyledi. Bir taraftan üretim gücünü artırırken, diğer taraftan yürüttükleri yoğun müzakerelerle ürünlerin önündeki teknik engelleri kaldırdıklarını ve yeni pazarların kapılarını açtıklarını dile getiren Yumaklı, “İstiyoruz ki Türk çiftçisinin emeği, dünyanın dört bir yanında raflarda yer alsın. Türkiye'nin üretim gücünü, kalitesini ve güvenilirliğini küresel bir marka değerine dönüştürmek istiyoruz." diye konuştu. Bakan Yumaklı, bu doğrultuda yürüttükleri tarım diplomasisinin somut sonuçlarını almaya başladıklarını belirterek, somon, çipura ve levrek gibi su ürünlerinin yanı sıra bademin de Çin pazarına girişinin önünü açtıklarını ifade etti. Çin'e kanatlı eti ürünleri ihracatının önünü açacak süreci ilerlettiklerini belirten Yumaklı, “Kiraz ihracatımızın daha etkin gerçekleştirilmesi için teknik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İncir, üzüm, nar ve elma gibi ürünlerimizde de yeni pazarların önünü açmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Diğer taraftan yaş meyve ve sebzeden su ürünlerine, süt ürünlerinden kanatlıya kadar birçok alanda işletmelerimizin onay süreçlerini hızlandırıyor, ihracatçımızın Rusya pazarındaki konumunu güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." dedi. Yumaklı, Avrupa Birliği başta olmak üzere geleneksel pazarlarda ihracatın sürdürülebilirliğini güvence altına almak amacıyla gıda güvenilirliği, bitki ve hayvan sağlığı, izlenebilirlik ve sertifikasyon alanlarında da çalışmaları kararlılıkla yürüttüklerini söyledi. Yeni dönemde önemli bir başka fırsatın daha olduğunu ifade eden Yumaklı, Türkiye'nin Suriye üzerinden Ürdün'e ve oradan Körfez ülkelerine uzanan kara yolu bağlantısının yeniden işler hale gelmesinin, özellikle yaş meyve ve sebze ile raf ömrü kısa ürünler için önemli bir lojistik avantaj sağlayacağını ifade etti. Bakan Yumaklı, Türkiye-Suriye-Ürdün-Suudi Arabistan transit koridorunun 15 Nisan 2026'dan itibaren faaliyete başladığını belirterek, bu hattın etkin kullanılmasıyla üreticilerin ürünlerini Körfez pazarlarına çok daha kısa sürede ulaştırabilecek yeni bir ticaret güzergahına kavuştuklarını dile getirdi. Üreticinin emeğini yalnızca Türkiye'nin 86 milyon vatandaşıyla değil, dünyanın dört bir yanındaki tüketicilerle buluşturmayı hedeflediklerini söyleyen Yumaklı, “Türkiye'yi, bulunduğu coğrafyanın imkanlarını en iyi şekilde değerlendiren, kaliteli, güvenilir ve rekabetçi gıdanın dünyanın önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri haline getirmek istiyoruz." diye konuştu. “YIL SONUNA KADAR 4 OTB'Yİ DAHA ÜRETİME KAZANDIRACAĞIZ" Bakan Yumaklı, tarım-sanayi entegrasyonu açısından kritik öneme sahip Organize Tarım Bölgelerine (OTB) değinerek, Sera Organize Tarım Bölgelerinde jeotermal enerjinin kesintisiz gücünü seralarla buluşturduklarını, Besi Organize Tarım Bölgeleri ile de hayvancılıkta güçlü olunan yörelerin kalkınmasına katkı sağladıklarını dile getirdi. Bugüne kadar 46 OTB'ye tüzel kişilik kazandırdıklarını belirten Yumaklı, “16 OTB'de üretim başladı. Yıl sonuna kadar 4 OTB'yi daha üretime kazandıracağız. Diğer taraftan kırsal kalkınma yatırımlarımızdaki hibe ve teşviklerle, kırsalda üretimden işleme ve paketlemeye kadar gıda sanayimizin farklı alanlarındaki yatırımları destekliyoruz. Bu yatırımlarla, tıpkı AB coğrafi işaret tescilli 46 ürünümüzde olduğu gibi dünya çapında tanınan markalarımızın sayısını da artıracağız." ifadesini kullandı. Bakan Yumaklı, güvenilir gıdanın önemine işaret ederek, vatandaşların gıda tüketim yerlerinin denetim geçmişine hızlıca ulaşabilmesi için karekod uygulamasını başlattıklarını ve belirli işletmeler için zorunlu hale getirdiklerini söyledi. Hasat öncesinden sonrasına, hallerden toplu tüketim ve satış yerlerine kadar denetimleri yoğunlaştırdıklarını belirten Yumaklı, şunları kaydetti: “Başta B-Reçete olmak üzere aldığımız tedbirlerle önemli mesafe katettik. Zararlılarla mücadelede kimyasal yöntemler yerine biyolojik ve biyoteknik mücadeleyi önceleyen politikalarımıza da devam ediyoruz. RASFF bildirim sayısının son 4 yılda yüzde 75 azalması, bu alanda doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Ancak daha yapacak çok işimiz olduğunu da biliyoruz. Çünkü hedefimiz sadece bugün güvenilir gıda üretmek değil, Türk tarım ürünlerinin güvenilirliğini dünya pazarlarında güçlü bir marka değerine dönüştürmek. Bu doğrultuda karekodlu sağlık sertifikası, onaylı işletme prosedürleri ve benzeri yenilikçi uygulamalar geliştiriyoruz. Hem ithalat hem de ihracat süreçlerinde daha güvenilir, daha izlenebilir ve daha kaliteli bir gıda sistemi oluşturmayı hedefliyoruz. Bütün bu düzenlemeleri sektörümüzün paydaşlarıyla birlikte hayata geçiriyoruz. Gıda ve içecek sanayicilerimize, üretici ve ihracatçı birliklerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve bu çalışmalara katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." “SÖZLEŞMELİ ÜRETİMİ HEM ÜRETİCİMİZ HEM SANAYİCİMİZ İÇİN GÜVENLİ BİR LİMAN OLARAK GÖRÜYORUM" Bakan Yumaklı, Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi avantajı, modern üretim altyapısı, teknolojiye hızla adapte olan dinamik yapısı ve kararlı politikalarıyla, küresel fırtınaları en az zayiatla atlatarak küresel gıda tedarikinin güvenli limanı olmaya devam edeceğini söyledi. Sektörün rekabet gücünü daha da artırmak için sözleşmeli üretimin önemli olduğunu vurgulayan Yumaklı, “Özellikle ham madde tedarikinde sanayicimizin karşı karşıya kaldığı riskleri azaltmak, üretici ile sanayiciyi daha güçlü bir zeminde buluşturmak için sözleşmeli üretim modelini çok daha fazla benimsememiz gerekiyor. Ben sözleşmeli üretimi, hem üreticimiz hem sanayicimiz için güvenli bir liman olarak görüyorum." diye konuştu. Bakan Yumaklı, kurdele kesiminin ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve beraberindeki heyetle fuar alanını gezerek firmalardan ürünlerine ilişkin bilgi aldı

Simav’da Jeotermal Tarım Hamlesi Haber

Simav’da Jeotermal Tarım Hamlesi

Kütahya’nın Simav ilçesinde jeotermal enerjinin tarımsal üretimde kullanıldığı Simav Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nde altyapı çalışmaları tamamlandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 1.185 dekarlık üretim alanına sahip bölgenin üretime hazır hale geldiğini açıkladı. Simav Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, jeotermal kaynakların tarımsal üretimde değerlendirilmesi ve bölge ekonomisine katkı sağlanması amacıyla hayata geçirildi. Altyapısı tamamlanan bölgede modern seralar ve sanayi tesisleri yatırımcıların hizmetine sunulacak. Simav’da 1.185 dekarlık üretim alanı Proje kapsamında toplam 1.185 dekarlık üretim alanı bulunuyor. Bölgede 17 modern sera ile 8 sanayi tesisi yer alıyor. Jeotermal enerjinin sera ısıtmasında kullanılmasıyla yıl boyunca kontrollü ve verimli tarımsal üretim yapılması hedeflenirken, bölgenin Simav ve Kütahya ekonomisine önemli katkı sağlaması bekleniyor. 1.500 kişiye istihdam sağlayacak Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın açıklamasına göre Simav Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi, yaklaşık 1.500 kişiye istihdam sağlayacak. Projenin ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 3 milyar lira katkı sunması öngörülüyor. Jeotermal enerji ile tarımsal üretimin bir araya getirildiği yatırımın, Kütahya’da modern sera üretiminin gelişmesine ve bölgesel ekonomik hareketliliğin artmasına katkı sağlaması hedefleniyor. Jeotermal enerji tarımsal üretime güç katacak Jeotermal kaynakların seracılıkta kullanılması, enerji maliyetlerinin azaltılması ve kontrollü üretim imkanlarının geliştirilmesi açısından önem taşıyor. Simav’daki organize tarım bölgesinin de jeotermal kaynakların tarımsal üretime kazandırılması bakımından önemli bir yatırım olması bekleniyor. Bakan Yumaklı, altyapısı tamamlanan ve üretime hazır hale gelen Simav Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nin Kütahya, bölge ve ülke için hayırlı olmasını diledi.

Adana Ticaret Borsası’nda Tarımın Geleceği Ele Alındı Haber

Adana Ticaret Borsası’nda Tarımın Geleceği Ele Alındı

Adana Ticaret Borsası’nın (ATB) Ağustos ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Bağış’ın başkanlığında, meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan ATB Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Bilgiç, iklim değişikliği, su kaynakları, üretim maliyetleri, iş gücü ve küresel ticarette yaşanan dönüşümün tarım sektörünün geleceğinin yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını belirtti. Adana’nın yalnızca hammadde üreten değil; işleyen, depolayan, paketleyen, markalaştıran ve ihraç eden güçlü bir tarım ve gıda merkezi olması gerektiğini vurgulayan Bilgiç, tarımın geleceği konuşulurken üreticinin emeğinin ve ekonomik sürdürülebilirliğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. “Artık yalnızca ‘Ne kadar üreteceğiz?’ sorusunu değil; ‘Daha verimli nasıl üreteceğiz, üreticimizin emeğinin karşılığını nasıl artıracağız ve kaynaklarımızı nasıl daha etkin kullanacağız?’ sorularını da birlikte düşünmeliyiz” diyen Bilgiç, üreticiden tüccara, sanayiciden ihracatçıya kadar tüm paydaşların aynı zincirin parçaları olduğunu ifade etti. Tarımda yeşil dönüşümün yalnızca çevre konusu olmadığını, aynı zamanda verimlilik, maliyet ve rekabet gücü anlamına geldiğini belirten Bilgiç, daha az su ve enerji kullanarak daha fazla üretim yapılması gerektiğini söyledi. Modern sulama sistemleri, hassas tarım, toprak analizi, dijital teknolojiler, yenilenebilir enerji ve doğru gübre kullanımının yaygınlaştırılması gerektiğine dikkat çeken Bilgiç, üreticilerin bu dönüşüme hazırlanırken yeni yüklerle karşı karşıya bırakılmaması, doğru teknolojiye, bilgiye ve finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini kaydetti. Adana’nın tarımsal hedefini dijital tarım, yeşil üretim, güçlü sanayi, etkin lojistik ve yüksek katma değerli ihracat bütünlüğü olarak ortaya koyan Bilgiç, kentin tarımsal potansiyelinin yüksek katma değere dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Mısır hasadının başladığı Adana’da üreticilerin bir yıllık emeklerinin karşılığını almak için yoğun bir dönemden geçtiğini belirten Bilgiç, tüm üreticilere bereketli bir sezon diledi. Hasat döneminde ürünlerin sağlıklı muhafaza edilmesi ve üreticinin ürününü doğru zamanda ve uygun şartlarda değerlendirebilmesinin önemine dikkat çeken Bilgiç, lisanslı depoculuğun bu noktada önemli bir imkan sunduğunu söyledi. Lisanslı depoculuğun üreticinin hasat döneminde ürününü düşük fiyattan satmak zorunda kalmasının önüne geçebileceğini belirten Bilgiç, ürün senedi üzerinden finansmana erişimin kolaylaşacağını ve piyasanın daha düzenli işlemesine katkı sağlanacağını ifade ederek üreticileri lisanslı depoculuk imkanlarından daha fazla yararlanmaya çağırdı. Mısır hasadıyla ortaya çıkan tarımsal atıkların da önemli bir fırsat olduğunu belirten Bilgiç, bunların yalnızca bertaraf edilmesi gereken atıklar olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Tarımsal atıkların kompost ve organik gübre, hayvancılık, biyokütle ve enerji üretiminde değerlendirilebileceğini belirten Bilgiç, “Tarladan çıkan her değeri mümkün olduğunca yeniden ekonomiye kazandırmalıyız” dedi. Gençler ve kadınlar tarımda daha fazla yer almalı Adana’nın tarımsal geleceğinde Organize Tarım Bölgelerinin önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Bilgiç, bu alanların üretimin yanı sıra işleme, paketleme, depolama ve lojistik faaliyetlerinin geliştiği merkezlere dönüşmesi gerektiğini söyledi. Tarım sektöründe nitelikli iş gücüne duyulan ihtiyacın her geçen gün arttığına dikkat çeken Bilgiç, tarımın artık yalnızca tarlada üretim yapmak anlamına gelmediğini vurguladı. Tarımın teknoloji, mühendislik, otomasyon, dijitalleşme, ticaret ve girişimcilik alanlarını da kapsadığını belirten Bilgiç, gençlerin ve kadınların bu alanlarda daha fazla yer almasının sektörün geleceği açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Adana’nın güçlü tarımsal altyapısı ve üretim kültürüyle büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Bilgiç, hedeflerinin bu potansiyeli yüksek katma değere dönüştürmek olduğunu söyledi. Bilgiç, üreticinin emeğini koruyan, su ve toprağı verimli kullanan, teknolojiden yararlanan, ürününü işleyerek katma değer oluşturan ve dünya pazarlarına ulaştıran bir tarım ekonomisinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, Adana’nın yalnızca üreten değil, işleyen, markalaştıran ve ihraç eden bir tarım merkezi olması gerektiğini kaydetti. ATB olarak üretici, tüccar ve sanayicinin yanında olmaya ve sektörün ortak sorunlarına ortak akılla çözüm üretmeye devam edeceklerini belirten Bilgiç, mısır hasat döneminin tüm üreticilere ve sektör paydaşlarına hayırlı ve bereketli olmasını diledi.

Gönen’de Jeotermal Enerjiyle 8 Milyon Metrekarelik Sera Üretimi Haber

Gönen’de Jeotermal Enerjiyle 8 Milyon Metrekarelik Sera Üretimi

Balıkesir’in Gönen ilçesinde jeotermal kaynakların tarımsal üretimde daha etkin kullanılması amacıyla yürütülen sondaj çalışmalarında, sera ısıtması için gerekli sıcaklık ve debiye sahip 2 yeni jeotermal kaynağa ulaşıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yeni jeotermal kuyuların devreye alınmasıyla yerli ve yenilenebilir enerjinin kesintisiz tarımsal üretime dönüştürüleceğini belirtti. Jeotermal enerjiyle ısıtılacak seralarda yıl boyunca kesintisiz üretim yapılması, mevsim şartlarından bağımsız olarak yüksek verim elde edilmesi ve enerji maliyetlerinin azaltılması hedefleniyor. Projenin aynı zamanda çevre dostu ve düşük karbonlu tarım modellerinin yaygınlaştırılmasına katkı sağlaması bekleniyor. 8 milyon metrekarelik sera alanı Yüksek teknolojiyle donatılması planlanan 8 milyon metrekarelik Balıkesir Gönen Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi’nin (OTB) tamamen faaliyete geçmesiyle önemli bir üretim ve istihdam kapasitesine ulaşılması hedefleniyor. Projenin tam kapasiteyle faaliyete geçmesiyle 10 bin kişiye doğrudan istihdam sağlanması ve yıllık 250 bin ton yaş meyve ve sebze üretimi gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Projenin ülke ekonomisine yıllık 20 milyar TL katkı sağlaması bekleniyor. Bakan Yumaklı, paylaşımında jeotermal kaynakların tarımsal üretimle buluşturulmasının önemine dikkat çekerek, yerin altındaki enerjinin üretime, üretimin ise istihdam ve ihracata dönüştürüleceğini ifade etti.

Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Otb Altyapısı Hızla Yükseliyor Haber

Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Otb Altyapısı Hızla Yükseliyor

Tarım ve Orman Bakanlığının finansman desteği ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün koordinasyonuyla hayata geçirilen Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB), Türkiye'nin yeni tarımsal üretim ve yenilenebilir enerji üssü olmaya hazırlanıyor. Yüksek teknolojiye dayalı üretim vizyonuyla kurulan 5 milyar TL'lik dev yatırım, toplam 1.227 dekar alanda 32 modern sera parseli ve 9 tarımsal sanayi parselinden oluşuyor. Proje kapsamında bugüne kadar 20 sera parseli ile 1 tarımsal sanayi parselinin tahsisi tamamlandı. Bölgedeki jeotermal kapasiteyi artırmak amacıyla yürütülen yeni sondaj çalışmaları da eş zamanlı olarak devam ediyor. Sahada Gece Vardiyası: 233 Personel, 171 İş Makinesi Altyapı inşaatının en kısa sürede tamamlanması için sahadaki çalışmalar gece gündüz aralıksız sürdürülüyor. Dev projede 233 personel ve 171 iş makinesi aralıksız görev yaparken, altyapı imalatlarında önemli aşamalar geride bırakıldı: İhata Çiti ve Nebati Toprak Kazısı: %100 Yol İyileştirme Kazısı: %98 Yağmur Suyu ve Atık Su Altyapısı: %95 Yol İyileştirme Dolgusu: %91 Parsel Kazı ve Dolguları: %68 İçme Suyu Deposu: %45 İçme Suyu Hatları: %38 Trafo Binaları: %25 Elektrik Şebekesi Kablo Muhafaza Boruları: %18 2 ve 3 numaralı yolların altyapı hatları tamamlanırken, parsel branşmanlarının ardından yol tesviyesi, bordür ve kilit parke imalatlarına geçilmesi planlanıyor. "Kayseri’de Tarımsal Üretimin Geleceğini İnşa Ediyoruz" Projenin Türkiye’nin gıda arz güvenliği ve tarımsal üretim vizyonu açısından stratejik bir adım olduğunu vurgulayan Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız, şu değerlendirmelerde bulundu: "Kayseri Kocasinan Jeotermal Sera OTB, Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı'nın liderliğinde hayata geçirdiğimiz planlı üretim ve sürdürülebilir tarım vizyonumuzun en güçlü örneklerinden biridir. Burada yalnızca bir altyapı yatırımı gerçekleştirmiyor; jeotermal enerjiyi yüksek teknolojiyle buluşturarak yılın 12 ayında kesintisiz üretim yapabilecek güçlü bir tarımsal üretim üssü kuruyoruz. Yaklaşık 5 milyar TL yatırım büyüklüğüne sahip projemiz tamamlandığında yıllık 35 bin ton yaş meyve ve sebze üretilecek, 1.500 vatandaşımıza doğrudan istihdam sağlanacaktır. Üretim ve tarımsal sanayiyi aynı merkezde buluşturan bu yatırım, Kayseri'nin üretim gücünü ve ihracat potansiyelini önemli ölçüde artıracaktır. Türkiye Yüzyılı'nda ülkemizin gıda arz güvenliğini güçlendiren yeni tarım merkezlerini kararlılıkla inşa etmeye devam edeceğiz."* Yıllık 35 Bin Ton Üretim ve Yıl Boyu Kesintisiz Hasat Jeotermal enerji desteği sayesinde üretimde ısıtma giderleri minimuma indirilirken, iklim koşullarından bağımsız olarak yılın 12 ayı boyunca kesintisiz üretim yapılabilecek. Yıllık 35 bin tonluk rekolte hedefiyle bölgenin ihracat kapasitesine çarpan etkisi yapması beklenen proje; yenilenebilir enerji, yüksek teknoloji ve planlı üretimi aynı çatı altında buluşturuyor.

Doğu Anadolu'da Bölgesel Kalkınma Hamlesi: Ağrı ve Van'a Dev Yatırım Haber

Doğu Anadolu'da Bölgesel Kalkınma Hamlesi: Ağrı ve Van'a Dev Yatırım

Doğu Anadolu Bölgesi’nin zengin jeotermal kaynakları ile güçlü hayvancılık potansiyelini üretime dönüştürecek iki büyük stratejik proje hızla hayata geçiriliyor. Ağrı-Diyadin Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) ile Van Besi OTB, toplam 5 bin 243 dekar alanı, 5 bin 500 kişilik dev istihdam kapasitesi ve yüksek katma değerli üretimiyle bölgenin yeni üretim üsleri olacak. ​Tarım ve sektör paydaşları tarafından sahada gerçekleştirilen kapsamlı teknik incelemelerde; altyapı imalatları, kritik iş kalemleri, yatırımcıların parsellere giriş takvimi ve üretime geçiş süreçleri titizlikle değerlendirildi. ​Ağrı-Diyadin Jeotermal Isıtmalı Sera OTB ile Yıl Boyu Kesintisiz Üretim ​Toplam 1.300 dekar alanda kurulan Ağrı-Diyadin Jeotermal Isıtmalı Sera OTB, modern tarım uygulamalarına öncülük ediyor. Proje sahasında 33 sera ve 1 tarımsal sanayi parseli yer alıyor. ​Tamamen Kamu Destekli Altyapı: Yol, içme suyu, elektrik, kanalizasyon, jeotermal kuyular, isale hatları ve ısı merkezinden oluşan entegre altyapı Bakanlık tarafından kredilendirildi. Sağlanan kredi desteğinin yüzde 100 hibe niteliğine dönüştürülmesiyle yatırımcının altyapı yükü tamamen kamu desteğiyle karşılandı. ​Üstyapı Çalışmaları Başladı: 6 etap hâlinde planlanan projenin 1. ve 2. etap altyapıları tamamlanarak yatırımcıların hizmetine sunuldu. Parsellerde üstyapı yatırımları hız kazanırken, yüksek teknolojili seralar da yükselmeye başladı. ​Kadın İstihdamına Öncelik: Jeotermal enerjinin gücüyle Ağrı’nın sert ve soğuk kış şartlarında dahi yılın 12 ayı kesintisiz üretim yapılacak. Isıtma maliyetlerinin minimuma indirileceği bu projede, tam kapasiteye ulaşıldığında 1.500 kişiye istihdam sağlanması ve çalışanların yüzde 75'inin kadınlardan oluşması hedefleniyor. ​Van Besi OTB ile Modern ve Entegre Hayvancılık Dönemi ​Doğu Anadolu'nun hayvancılık potansiyelini zirveye taşıyacak olan Van Besi OTB, toplam 3 bin 943 dekar alanda yükseliyor. Proje kapsamında 100 besi işletme parseli ve 6 tarımsal sanayi parseli bulunuyor. ​50 Bin Başlık Dev Kapasite: Proje, tamamlandığında aynı anda 50 bin baş büyükbaş hayvan kapasitesine ulaşacak ve yaklaşık 4 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayacak. ​Eş Zamanlı İnşaat Süreci: Altyapı ihalesi tamamlanan projede çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Yol, içme ve kullanma suyu, atık su, yağmur suyu, elektrik, parsel bağlantıları, gübre yönetimi ve ortak hizmet altyapıları eş zamanlı olarak inşa ediliyor. Altyapı çalışmalarının 2026 yılının son çeyreğinde tamamlanarak yatırımcılara teslim edilmesi planlanıyor. ​Güçlü Sektörel Çarpan Etkisi: Van Besi OTB'nin faaliyete geçmesiyle işletmeler modern ve ortak bir altyapıya kavuşacak. Biyogüvenlik ve hayvan sağlığı standartlarının en üst seviyeye çıkarılacağı projede üretim maliyetleri düşecek; yem, veterinerlik, lojistik, ekipman, gübre yönetimi, et işleme ve pazarlama sektörlerinde de yeni yatırımlar tetiklenecek.

İzmir Dikili OTB Yılda 80 Bin Ton Üretim Yapacak! Haber

İzmir Dikili OTB Yılda 80 Bin Ton Üretim Yapacak!

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İzmir Dikili’de kurulacak Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi’nin (OTB) detaylarını açıkladı. Dev projenin yıllık 80 bin ton yaş meyve-sebze üretimi gerçekleştireceğini belirten Yumaklı, %75’i kadın olmak üzere 3 bin 500 kişiye iş imkanı doğacağını vurguladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, İzmir’in Dikili ilçesinde hayata geçirilecek Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB) projesine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Projenin modern teknoloji ile yenilenebilir enerjiyi buluşturduğunu belirten Bakan Yumaklı, bu adımla tarımda yeni bir dönemin kapılarının aralandığını ifade etti. "Modern Teknoloji ve Yenilenebilir Enerji Dev Tesiste Buluşuyor" Projenin çevreci ve yüksek verimli yapısına dikkat çeken Bakan Yumaklı, şu ifadeleri kullandı: "Modern teknoloji, kaynak verimliliği ve yenilenebilir enerjiyi dev bir tesiste buluşturuyoruz. 3 milyon metrekarelik entegre üretim ve sanayi alanı, doğayla dost jeotermal ve güneş enerjisi kullanımı, yıllık 80 bin ton yaş meyve-sebze üretimi ve 3 bin 500 kişiye istihdam... Üreten, çevreyi koruyan ve ülkemize değer katan projelerimizle Türkiye Yüzyılı'na emin adımlarla yürüyoruz." %75 Kadın İstihdamı İle Bölge Ekonomisine Büyük Katkı Yenilenebilir enerji kaynaklarıyla ısıtılacak olan yüksek teknolojili seralarda sürdürülebilir üretim hedefleniyor. Çevre dostu jeotermal ve güneş enerjisi altyapısına sahip tesiste sağlanacak 3 bin 500 kişilik istihdamın %75’ini kadın çalışanlar oluşturacak. Proje, hem bölge ekonomisine canlılık katacak hem de kadınların tarımsal üretimdeki rollerini güçlendirecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.