Hava Durumu

#Orman

Kırsal Haber - Orman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Alanya Keçiboynuzu İçin Dev Adım! Haber

Alanya Keçiboynuzu İçin Dev Adım!

Antalya Valiliği öncülüğünde başlatılan "Coğrafi İşaretler Seferberliği" meyvelerini vermeye devam ediyor. Alanya Keçiboynuzu, Avrupa Birliği (AB) nezdinde tescil başvurusu yapılan Antalya’nın 3. ürünü oldu. Antalya Valisi Hulusi Şahin’in öncülüğünde ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, Alanya Keçiboynuzu (Alanya Harnup) için Avrupa Birliği (AB) Menşe Adı Koruması (PDO) başvurusu resmen yapıldı. Teknik ve bilimsel hazırlıkların ardından Alanya Ticaret ve Sanayi Odası, Alanya Kaymakamlığı’nda imzalanan evraklarla süreci uluslararası boyuta taşıdı. Alanya Keçiboynuzu’nun Sırrı: İklim ve Toprak Uyumu Alanya Keçiboynuzu’nu dünyadaki benzerlerinden ayıran en temel özellik, ilçenin mikroklimal yapısına sağladığı mükemmel adaptasyon. Ceratonia siliqua türü ağaçlardan elde edilen bu özel meyve, Alanya’nın kendine has doğasında eşsiz bir aromaya kavuşuyor. Ürünün Ayırt Edici Özellikleri Nelerdir? Görünüm ve Tat: Kahverengi, uzun ve düz yapısıyla dikkat çeken Alanya Harnup, tatlı ve hafif bir aromaya sahiptir. Sıcaklık İhtiyacı: Yıllık ortalama 20°C sıcaklığın altına düşmeyen, yazın 35°C’ye çıkan Alanya iklimi, meyvenin kalitesini en üst seviyeye taşır. Toprak Yapısı: Bitki, mineral bakımından zengin olmayan ancak Alanya’da yaygın olan Terra-Rossa toprak tipini severek ideal yetişme ortamını bulur. Kuraklık Direnci: Derinlere inen kök sistemi sayesinde, yıllık 515 mm yağış alan bölgede su kaynaklarını en verimli şekilde kullanır. Ekonomik Değeri ve Küresel Hedefler Avrupa Birliği tescil süreci, Alanya Keçiboynuzu’nun sadece yerel bir ürün değil, uluslararası pazarda aranan bir marka haline gelmesini hedefliyor. Antalya’nın daha önce tescil sürecine giren ürünlerinin ardından Alanya Harnup, bölge ekonomisine yüksek katma değer sağlamaya hazırlanıyor. "Bilimsel ve Kurumsal Hazırlık Tamamlandı" Alanya Ticaret ve Sanayi Odası ve Alanya Keçiboynuzu Üretici Birliği’nin aylar süren titiz çalışmaları, ürünün genetik özelliklerinden toprak analizine kadar tüm verileri kapsıyor. Alanya'nın ılıman kışları sayesinde don riskinden korunan bu özel bitki, artık Avrupa mutfaklarında ve sanayisinde "tescilli bir kalite" olarak yer almayı bekliyor.

Büyükbaş Hayvan Ölümleri Endişe Yaratıyor! Haber

Büyükbaş Hayvan Ölümleri Endişe Yaratıyor!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin üç farklı ilinde görülen büyükbaş kuduz vakalarına dikkat çekerek acil önlem çağrısında bulundu. Mardin, Sivas ve Şanlıurfa’da tespit edilen vakalarda ölüm oranının %75 olması, hayvancılık sektörü ve toplum sağlığı için ciddi bir tehdit olarak değerlendiriliyor. ​Kuduz Vakaları Yeniden Hortladı: 4 Vakadan 3’ü Ölümle Sonuçlandı ​Türkiye’de hayvancılığın en büyük sorunlarından biri olan zoonotik hastalıklar, bu kez kuduz vakalarıyla gündemde. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2025 yılı verilerine dayanarak korkutan tabloyu açıkladı. ​Resmi verilere göre; Mardin (Ömerli), Sivas (Gürün) ve Şanlıurfa (Haliliye) illerinde yerli sığırlarda kuduz vakaları tespit edildi. Toplam 4 vakadan 3’ünün ölümle sonuçlanması, hastalığın vahametini gözler önüne serdi. ​İllere Göre Kuduz Bilançosu: ​Mardin Ömerli: 1 vaka, 1 ölüm.​Sivas Gürün: 2 vaka; 1 ölüm, 1 imha (35 hayvan aşılandı).​Şanlıurfa Haliliye: 1 vaka, 1 ölüm (2 hayvan aşılandı).​"Ortadan Kalktı Denilen Hastalık Geri Döndü" ​Büyükbaş hayvanlarda kuduzun daha önce "kontrol altına alınmış veya ortadan kaldırılmış" statüsünde görüldüğünü hatırlatan Gürer, vakaların yeniden ortaya çıkmasının ciddi bir uyarı olduğunu belirtti. Hastalığın özellikle yaban hayatı ile temas sonucu bulaştığı şüphesi üzerinde duruluyor. ​Gürer, kırsal bölgelerde teşhis ve tedavide geç kalınmasının hastalığın yayılma riskini artırdığını vurgulayarak, "Aşılama bu bağlamda tek ve en önemli çözüm yoludur" dedi. ​Şap Hastalığından Ders Çıkarılmalı ​Yakın dönemde 81 ilde hayvan pazarlarının kapanmasına neden olan şap hastalığı krizini hatırlatan Ömer Fethi Gürer, hükümete şu sözlerle seslendi: ​"Şap hastalığında aşılamada geç kalındı ve bunun bedelini besicimiz, süt ve et üreticimiz ağır ödedi. Kuduzda da aynı hatalar yapılmamalıdır. Hayvan hastalıklarında bulaş sonrası çare daralıyor; asıl olan hastalık yayılmadan önlem almaktır." ​Çözüm Önerileri: Veteriner Hekim İstihdamı ve Sıkı Denetim ​Hayvancılığın sürdürülebilirliği için zoonotik hastalıklarla (hayvandan insana geçen) mücadelenin şart olduğunu ifade eden Gürer, acil önlem planını şu maddelerle özetledi: ​Yaygın Aşılama: Tüm riskli bölgelerde aşılama çalışmaları hız kesmeden devam etmeli.​Veteriner Hekim Ataması: Kamuda yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmeli ve hekimler sürekli sahada aktif görev yapmalı.​Yaban Hayatı Kontrolü: Yaban hayvanlarından kaynaklı bulaş riski sıkı denetim altına alınmalı.​Karantina ve Hareket Kısıtı: Hayvan hareketleri ve karantina süreçleri titizlikle izlenmeli. ​"Gecikilen her gün risk" diyen Gürer, tablonun bir krize dönüşmeden müdahale edilmesi gerektiğini belirterek yetkilileri göreve çağırdı.

Muğla’daki Kooperatiflere KOOPBİS Uyarısı Haber

Muğla’daki Kooperatiflere KOOPBİS Uyarısı

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, kooperatiflerin dijital arşivi olan KOOPBİS veri girişleri için sürenin dolmak üzere olduğunu hatırlattı. Eksik veri girişi yapan yönetim kurullarını bekleyen idari ve adli yaptırımlara dikkat çeken Baydar, "Mağduriyet yaşamayın" çağrısında bulundu. ​Muğla’da tarımsal kalkınmanın lokomotifi olan kooperatifler için dijital dönüşüm süreci kritik bir eşiğe geldi. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu kapsamında hayata geçirilen Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS) veri girişlerinde sona yaklaşılıyor. Muğla İl Tarım ve Orman Müdürü Seyfettin Baydar, kooperatif yöneticilerini uyararak işlemlerin 26 Nisan 2026 tarihine kadar tamamlanması gerektiğini vurguladı. ​KOOPBİS Nedir? Neden Önemli? ​Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen KOOPBİS, kooperatiflerin faaliyetlerini şeffaf, izlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı amaçlıyor. Sistem üzerinden şu veriler elektronik ortamda kayıt altına alınıyor: ​Ticaret sicili kayıtları ve ortaklık bilgileri, ​Finansal tablolar ve bilançolar, ​Yönetim kurulu faaliyet raporları, ​Genel kurul evrakları. ​"Yeni Bir Erteleme Öngörülmüyor" ​Daha önce veri giriş süresinin iki kez uzatıldığını hatırlatan İl Müdürü Seyfettin Baydar, sürece dair şu bilgileri paylaştı: ​"Mevcut durumda KOOPBİS veri giriş ve aktarım süreci için tanınan süre 26 Nisan 2026 tarihinde sona erecek olup, yeni bir erteleme öngörülmemektedir. Muğla genelinde tarımsal amaçlı kooperatiflerimizin büyük bir kısmı süreci tamamladı ancak henüz işlemlerini bitirmeyenler için zaman daralıyor." ​Yönetim Kurullarına Hapis ve Para Cezası Riski ​Mevzuat gereği yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif yönetimlerini ağır yaptırımlar bekliyor. Baydar, yıllık faaliyet raporları, bilanço ve mali tabloların genel kuruldan en az 15 gün önce sisteme yüklenmesi gerektiğini belirterek; aksi takdirde idari para cezaları ve adli yaptırımların uygulanabileceği konusunda uyardı. ​Muğla İl Tarım Müdürlüğü’nden Teknik Destek ​Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, sürecin aksamaması için kooperatiflere rehberlik etmeye devam ediyor. Eğitim ve yönlendirme çalışmalarının sürdüğünü belirten Baydar, ihtiyaç duyan kooperatiflere teknik destek sağlanacağını ve sürecin yazılı bildirimlerle yakından takip edileceğini ifade etti. ​KOOPBİS Veri Girişi İçin İzlenecek Adımlar: ​e-Devlet Üzerinden Giriş: Kooperatif yetkilileri sisteme e-Devlet şifreleri ile erişebilir. ​Veri Güncelleme: Mevcut ortak listeleri ve finansal veriler kontrol edilmelidir. ​Belge Yükleme: Güncel genel kurul ve yönetim kurulu belgeleri sisteme PDF formatında işlenmelidir. ​Onay Süreci: Girilen verilerin doğruluğu kontrol edilerek onaylanmalıdır.

Arıcılık Bursa'da Büyükşehir'le Canlandı Haber

Arıcılık Bursa'da Büyükşehir'le Canlandı

Bursa Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleme çalışmaları kapsamında üreticilerin hem bilgiye erişimini artırıyor hem de üretimlerini güçlendirecek destek sağlamaya devam ediyor. Tarım ve hayvancılık konularında üreticilere birçok destekte bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi, arıcılık faaliyetlerinin sürdürülebilir hale getirilmesi amacıyla ‘Arı Sağlığı ve Arı Ürünleri’ paneli düzenledi. Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ve Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen panele, bürokratlar, birlik temsilcileri, akademisyenler ve çiftçiler büyük ilgi gösterdi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen programa katılan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, arıcılığın doğanın dengesini koruyan, tarımsal verimliliği destekleyen, kırsal kalkınmaya güç veren çok önemli ekonomik alan olduğunu söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal üretimin güçlenmesini büyük önem verdiğini anlatan Saldız, tarımı, üreticiyi ve yerel ekonomiyi desteklemeye devam edeceklerini ifade etti. Geliştirdikleri projelerle Bursa’da arıcılığı tekrar canlandırdıklarını anlatan Saldız, bugüne kadar yüzlerce üreticiye binlerce kovan teslim ettiklerini, önümüzdeki süreçte de teslim edeceklerini belirtti. Bursa İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Acar, Bursa Orman Bölge Müdürü Erdal Şahan ve Bursa Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Umut Buğra Kavas da arıcılık mesleğinin önemine dikkat çekerek düzenlenen programın değerli olduğunu anlattı. Panel bölümünde TKDK İletişim Uzmanı Ferit Ensar Güner ile BEBKA Program Yönetim Birimi Başkanı Talha Göktaş hibe ve destek programları hakkında bilgi verdi. Bursa Teknik Üniversitesi'nden Doç. Dr. Aycan Yiğit Çınar, BAYBİR Denetim Kurulu Başkanı Dr. Hüseyin Hüsnü Serdar ve Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aslı Özkırım ise arı sağlığı ve arı ürünleri konularında üreticileri bilgilendirdi. ARICILARA KOVAN DESTEĞİ Programın sonunda üreticilere 750 adet arı kovanı teslim edildi. Kovan desteğinden duydukları memnuniyeti dile getiren üreticiler, arıcılığın sürdürülebilirliği açısından verilen desteğin çok kıymetli olduğunu belirterek, üretim maliyetlerinin arttığı bir dönemde bu tür katkıların kendileri için büyük önem taşıdığını ifade etti. Üreticiler, kırsal kalkınmaya yönelik proje ve desteklerinden dolayı Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

CHP'li Gürer: "Tarımda Alarm Zilleri Çalıyor" Haber

CHP'li Gürer: "Tarımda Alarm Zilleri Çalıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, komisyonda görüşülen kanun teklifine ilişkin yaptığı kapsamlı konuşmada tarım, hayvancılık, gıda fiyatları, gübre maliyetleri ve orman düzenlemeleriyle ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Gürer, kanun teklifinin hazırlanma sürecini eleştirerek, “Ben yaptım oldu anlayışıyla getirilen bir düzenleme” ifadelerini kullandı. Gürer konuşmasına kanun teklifinin hazırlanma sürecini eleştirerek başladı. Teklifin ilgili kesimlerle görüşülmeden hazırlandığını belirtti CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kanun teklifi yine kitle örgütleriyle, derneklerle, sendikalarla, odalarla yeterince görüşülmeden, muhalefetin de bu konuda ne düşündüğüne bakılmaksızın ‘Ben yaptım oldu’ anlayışıyla getirilmiş, içinde Anayasa’ya aykırı madde tekliflerinin de yer aldığı bir düzenleme” dedi. İktidarın yıllardır görevde olduğunu hatırlatan Gürer, “AKP iktidarı yirmi dört yıldır iktidarda, yirmi dört yıl sonra getirdiğini reform diye getiriyor ama maddeleri incelediğiniz zaman enteresanlıklar var” ifadelerini kullandı. SAVAŞIN OLUMSUZ YANSIMALARI TARIMI TEHDİT EDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın, Türkiye’de tarım sektöründe var olan sorunları derinleştirdiğini belirterek, “Ülkemizde tarımda gübre, akaryakıt, enerji, yem ve temel gıda ürünlerinde ciddi arz açığı var. Dışa bağımlılığımız, bu sorunun doğrudan her kesime yansımasına neden oluyor,” dedi. Gürer, tarım politikalarının yanlış uygulamaları, pandemi ve küresel iklim değişikliği gibi süreçlerin uyarı niteliğinde olmasına rağmen iktidarın ders almadığını vurguladı. “Gıdadaki arz açığını önlemek için alınan tek önlem, ithalat vergilerini düşmek ve ihracata sınırlama getirmek oldu. Somut, çiftçiye üretimi artırmasını sağlayacak destek sağlanmadı,” diyen Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu verilerini eleştirerek, “2025 yılı dördüncü çeyreğinde ekonomi yüzde 3,6 büyümüş ama biz bunu vatandaş olarak göremedik. Tarımsal üretim ise sert bir düşüş yaşadı, yüzde 8,8 azaldı. 2002’de üretilen buğday, arpa, fasulye, nohut, mercimekten 2025’te daha az üretim var. Buna rağmen ‘Sorun yok’ deniyor,” ifadelerini kullandı. HAYVANCILIKTA GERÇEKLER ÇARPITILIYOR Hayvancılıkta da ciddi sorunlar olduğunu belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2024 yılında hayvan varlığımız 16 milyon 900 bin, 2025’te 739 bin hayvan ithalatı var. TÜİK bunu yüzde 4 artış olarak sunuyor. Ama biz şap hastalığı ve Kurban Bayramı’nda kesilen hayvanlarla birlikte kaybı biliyoruz. Damızlık Birliği verisine göre hayvan varlığı 13 milyon 100 bin, devlet verisiyle 17 milyon 390 bin. Amerika Tarım Bakanlığı 14 milyon 100 bin diyor. ‘Hayvan varlığımız arttı’ demek halkla dalga geçmektir,” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mera alanlarının ciddi şekilde azaldığını ve özellikle Doğu ile Güneydoğu’daki hayvancılığı olumsuz etkilediğini de vurguladı. “Mera alanları enerji santralleri ve terör sebebiyle hayvancılığa kapatıldı. Ahırda beslenen hayvanların yemlerinin önemli bölümü ithal geliyor, süt yemi 50 kilo ile bin liraya dayanmış. Üretici zarar edince doğumuna bir ay kalmış hayvanı kesime gönderiyor, bu da beş yavrunun yok olmasına yol açıyor. Şap döneminde Türkiye buzağı ölümlerinde rekor kırdı,” diye konuştu. TARIM ALANLARI VE ÜRETİM DÜŞÜŞÜ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım alanlarındaki gerilemeyi de sert şekilde eleştirdi: “1980’de 28 milyon hektar olan tarım alanımız, Cumhurbaşkanlığı programına göre 23 milyon hektara gerilemiş. Meralar 40 milyon hektardan 14 milyona düşmüş. Türkiye’nin üretim modeli, ekilmeyen araziler, plansızlık ve öngörüsüzlük yüzünden çöküyor,” dedi. Bu bağlamda gübre ve yem fiyatlarındaki astronomik artışa da dikkat çeken Gürer, “2020 yılında 2.140 lira olan DAP gübrenin ton fiyatı şimdi 39 bin lira. Üre gübre ise 2020’de 1.860 liraydı, bugün 31.200 lira. Çiftçi bunu alıp atacak durumda değil. Bu nedenle acilen sübvanse destek sağlanmalı,” ifadelerini kullandı. Gürer, sahte gübre kullanımının üretimde ciddi kayıplara yol açtığını da belirtti. ÇİFTÇİYE SOMUT DESTEK TALEPLERİ Gürer, üreticiyi doğrudan destekleyecek önlemleri şöyle sıraladı: “Yem ve gübrede yüzde 50 sübvanse sağlanmalı.” “Ürün alım garantili ekim uygulamaları hayata geçirilmeli.” “Çiftçi, devletin alım garantisiyle ekim yapabilmeli.” “Akaryakıt üzerinden ÖTV ve KDV kaldırılmalı, nakliyecilere destek verilmeli, köprü ve yol geçiş ücretleri bir yıl alınmamalı.” Patates üretimi üzerinden örnek veren Gürer, “2000 yılında 6,5 milyon ton patates üretilmiş, 2024’te aynı miktar. Nüfus artmış, yemek alışkanlıkları değişmiş, çiftçi tarlasını satamıyor. Toplum yararı projeleri ile ürünler halkla buluşturulabilir. Tarım politikaları bu açıdan acilen güncellenmeli,” dedi. GIDA VE ENFLASYON SORUNLARI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıda fiyatları ve enflasyon ilişkisine de değinerek, “Çiğ süt fiyatları sabit tutuluyor, yem fiyatı serbest. Sanayici yemi satıyor, süt fiyatı yükselmiyor. Raflarda peynirin maliyetini hesapladığınızda çiftçi kazanamıyor, aracılar kazanıyor. Makul girdi maliyeti ve kâr belirlenmeli. Yerli ürünün fiyatını ithalattan yüksek satmak kabul edilemez,” ifadelerini kullandı. TARIMIN STRATEJİK ÖNEMİ Son olarak Gürer, savaşın tarımı stratejik bir öneme taşıdığını vurguladı: “Savaş bir ders olmalı. Arz açığı olan ürünler için planlamalar yapılmalı. Çiftçi ve üretici desteklenmeli. ‘Sanayide, turizmde ilerleriz, tarımı da ithal ederiz’ mantığı çökmüştür. Gelişmiş ülkeler kendi üreticisini destekleyerek gıda güvenliğini sağlıyor. Türkiye de bunu yapmak zorunda,” dedi. 180 BİN FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE ORMAN ALANI STATÜSÜNÜ KAYBEDECEK CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis’te görüşülen düzenlemeye tepki göstererek, söz konusu maddeyle kesinleşmiş orman kadastrosuna göre devlet ormanı sayılan alanların idari bir değerlendirmeyle orman dışına çıkarılmasının önünün açıldığını ve bunun Anayasa’nın 169’uncu maddesine açıkça aykırı olduğunu belirtti. Gürer, düzenlemenin kabul edilmesi hâlinde 129 bin hektar, yaklaşık 180 bin futbol sahası büyüklüğündeki orman alanının statüsünü kaybedeceğini vurgulayarak, “Bir vatandaş ormanı kesip kaçak villa yapıyor, Orman İdaresi dava açıyor, mahkeme ‘Burası ormandır’ diyor; ancak bu maddeyle, yıkılması gereken yapı iki yıl içinde başvuru yapılmasıyla sahibine iade edilecek. Bu düzenleme, hukuksuzluğu ödüllendirmek, ormanları daraltmak ve kamu yararını zedelemek anlamına gelir. Devletin kendi ormanından vazgeçmesi kabul edilemez. Bu nedenle ormanların daraltılmasına yol açacak bu madde teklifinin kanun metninden çıkarılması gerekmektedir” dedi.

TAT Gıda’dan Karacabey'e 10 Bin Fidanlık Hatıra Ormanı Haber

TAT Gıda’dan Karacabey'e 10 Bin Fidanlık Hatıra Ormanı

Türkiye’nin gıda devi Tat Gıda, sürdürülebilirlik vizyonunu somut bir adımla taçlandırarak Bursa Karacabey’de anlamlı bir projeye imza attı. Memişoğlu Tarım Ürünleri ve Tat Bakliyat’ın kurucusu Şerafettin Memiş anısına oluşturulan hatıra ormanı kapsamında 10 bin fidan toprakla buluşturuldu. Bu anlamlı çalışma doğaya duyulan saygının, çevresel sorumluluğun ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma kararlılığının güçlü yansıması olarak öne çıktı. 21 Mart Orman Haftası kapsamında başlatılan proje, 25 Mart tarihinde tamamlanarak doğaya kalıcı bir değer kazandırdı. Tat Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, 3 Kasım 2024 tarihinde 63 yaşında vefat eden babası Şerafettin Memiş’in adının verildiği sahada şirket çalışanlarıyla birlikte fidanları dikerken duygu dolu anlar yaşandı. Babasının anısına oluşturulan projenin kendileri için büyük anlam taşıdığını dile getiren Veysel Memiş, son yıllarda artan orman yangınları, kuraklık ve iklim krizinin bu projenin hayata geçmesine neden olduğunu vurguladı. Hatıra ormanı çalışmalarının çıkış noktasının çevresel sorunlar olduğuna dikkat çeken Veysel Memiş, “Biz yalnızca sorunlara dikkat çeken bir marka olmayı yeterli görmüyoruz. Somut çözümler üreten ve bu yaklaşımı sürdürülebilir kılan bir yapı inşa ediyoruz. Bu doğrultuda benzer çevresel projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz.” dedi. Bursa Karacabey’de yer alan üretim tesisleri nedeniyle bu bölgeye öncelik verdiklerini vurgulayan Veysel Memiş, faaliyet gösterdikleri coğrafyada değer yaratmanın ve yerel ekosisteme katkı sağlamanın temel öncelikleri arasında bulunduğunu ifade etti. Tat Gıda’nın değer üreten büyük bir aile olduğunu ve bu anlayışla hem kurum içinde hem de toplumda güçlü bağlar kurmaya devam ettiklerini ifade eden Veysel Memiş, “Her fidan, doğaya ve gelecek nesillere bıraktığımız değerin simgesi; biz de bu değerleri yaşatarak hem ailemiz hem de toplumumuz için kalıcı izler bırakmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu. “Doğal kaynak verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması ve iklim risklerine uyum önceliğimiz” Çam fidanlarıyla oluşturulan Şerafettin Memiş Hatıra Ormanı’nın Tat Gıda’nın sürdürülebilir büyüme stratejisinin çevresel ayağını önemli ölçüde güçlendirdiğini belirten Veysel Memiş, doğal kaynak verimliliği, karbon ayak izinin azaltılması ve iklim risklerine uyum başlıklarının öncelikli gündemleri arasında yer aldığını kaydetti. “Sürdürülebilirlik, iş modelimizin temel yapı taşlarından biri” Küresel piyasalarda şirket değerlemelerinde çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) kriterlerinin belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Memiş, Tat Gıda’nın bu alandaki yatırımlarını stratejik bir öncelik olarak ele aldığını söyledi. Veysel Memiş, “Biz sürdürülebilirliği yalnızca bir söylem olarak değil, iş modelimizin temel yapı taşlarından biri olarak ele alıyoruz. Çevresel sorumluluk ile finansal sürdürülebilirliği birlikte yönetiyoruz. Bu yaklaşım, hem operasyonel verimliliğimizi artırıyor hem de uzun vadeli rekabet gücümüzü tahkim ediyor. Karacabey’de hayata geçirdiğimiz hatıra ormanı da doğaya duyduğumuz sorumluluğun ve uzun vadeli değer üretme yaklaşımımızın somut göstergesidir.” diye konuştu. Sürdürülebilir tarım, dijitalleşme ve kaynak verimliliği alanlarında yürüttükleri çalışmaların çevre projeleriyle daha da anlamlı hale geldiğini ifade eden Veysel Memiş, şirketin 2050 net sıfır hedefi doğrultusunda çevresel etkilerini azaltmaya yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürdüğünü belirtti. Tat Gıda’nın sözleşmeli tarım modeli, dijital tarım uygulamaları ve su verimliliği projeleriyle sektörde ölçeklenebilir bir dönüşüm modeli ortaya koyduğunu hatırlatan Veysel Memiş, hatıra ormanının bu yaklaşımın doğal bir uzantısı olduğunu sözlerine ekledi.

Giresun’un Çepni Koyunu Koruma Altında Haber

Giresun’un Çepni Koyunu Koruma Altında

Giresun'da yüzyıllardır yetiştirilen ve bölgenin genetik mirası olan “Çepni Koyunu”, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yürüttüğü proje ile geleceğe taşınıyor. 2023 yılından bu yana devam eden proje kapsamında yetiştiricilere sağlanan destek miktarı 1,2 milyon TL’ye ulaştı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, bölgenin hayvancılık tarihindeki en önemli figürlerden biri olan Çepni Koyunu’nun neslini korumak ve geliştirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalarda önemli bir aşamaya geldi. Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından hayata geçirilen “Hayvan Genetik Kaynaklarının Yerinde Korunması ve Geliştirilmesi Projesi” kapsamında, Giresun’un dört ilçesinde titiz bir çalışma yürütülüyor. 4 İlçede 1.000 Baş Koyun İzleniyor Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü uzmanlarının liderliğinde; Çanakçı, Eynesil, Görele ve Tirebolu ilçelerinde faaliyet gösteren 8 ayrı işletmede bulunan toplam 1.000 baş Çepni koyunu, projenin odak noktasını oluşturuyor. 11 Mart 2026 tarihinde yapılan saha kontrollerinde, uzman ekipler ve teknik personel işletmeleri ziyaret ederek hayvanların ırk özelliklerini, sağlık durumlarını ve kayıtlarını inceledi. Özellikle sürü yenilemesinde kullanılacak genç damızlıkların seçimi yapılırken, ırkın safiyetinin korunması için farklı ırktan koç kullanımı gibi riskler de denetlendi. Nakdi Destekler Katlanarak Artıyor Yetiştiricilerin bu zorlu koruma görevini sürdürebilmeleri için devlet desteği de her geçen yıl artıyor. Projenin mali tablosu ise şöyle şekillendi: 2023 Yılı: 240 bin TL 2024 Yılı: 400 bin TL 2025 Yılı (Hakediş): 600 bin TL Böylece projeye dahil olan 8 işletmeye toplamda 1 milyon 240 bin TL nakdi destek sağlanmış olacak. Bilim Dünyasının Yeni Gözdesi: “Ayrı Bir Irk Olabilir” Çepni koyunu, geçmişte literatürde Karayaka ırkının bir alt varyetesi (Çakrak) olarak anılsa da, son bilimsel çalışmalar bu durumun değişebileceğini gösteriyor. Karayaka, Of, Hemşin ve Artlı koyunlarından genetik olarak farklı olduğu tespit edilen Çepni koyunu, kendine has fiziksel özellikleriyle dikkat çekiyor: Siyah baş, kulaklar ve bacaklar. Erkeklerde görkemli spiral boynuzlar. Uzun, dar vücut yapısı ve ince kuyruk. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, bu projenin sadece bir hayvancılık faaliyeti değil, aynı zamanda Anadolu’nun biyolojik zenginliğini koruma misyonu olduğunu vurguluyor.

Mazotta Vergiyi Kaldırın, Gübrede Hibe Desteği Verin! Haber

Mazotta Vergiyi Kaldırın, Gübrede Hibe Desteği Verin!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından gübre ve mazotta tarımsal üretim ve çiftçiyi de zora sokan vahim bir durum yaşandığını söyledi. Savaş nedeniyle fahiş zamların ve arz sıkıntısının üretim ve çiftçiyi vurduğunu aktaran Barut, mazotta vergilerin kaldırılmasını, gübrede de çiftçiye hibe desteği verilmesini isteyerek iktidarı adım atmaya çağırdı. DIŞA BAĞIMLILIK VURGUSU TBMM Genel Kurulu'nda söz alan Ayhan Barut, "ABD ve İsrail'in İran'a yönelik vahşi saldırılarının etkilerini maalesef ülkemizde de hissediyoruz. Çiftçimizin en temel girdilerinden birisi olan mazot ve gübrede fahiş zam ve acı tablo ortada. Mazot ve gübrede maalesef dışa bağımlıyız. Ukrayna'da yaşanan savaş, daha öncesinde salgın döneminde yaşadıklarımız, maalesef iktidarın aklını başına getirmedi" dedi. MAZOT VE GÜBREDE FAHİŞ ZAMLARA DİKKAT ÇEKTİ Tarımsal üretim ve çiftçinin savaş nedeniyle yine zorda olduğunu bildiren Barut, "Savaş nedeniyle şimdi yine acı reçeteyle karşı karşıyayız. Mazot fiyatları uçtu gitti. Bahar vakti gübrede fiyat artışları son 10 günde yüzde 20'yi geçti. Ürenin tonu 30 bin, DAP'ın tonu 35 bin lirayı aştı. Çiftçinin perişan halini görün. Yerli üretimi ve üreticiyi gözetin. Mazotta KDV ve ÖTV'yi kaldırın. Gübre ve tohumda çiftçimize hibe destekleri verin. Bu yangını derhal söndürün" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.