Hava Durumu

#Orman Genel Müdürlüğü

Kırsal Haber - Orman Genel Müdürlüğü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orman Genel Müdürlüğü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yüksek Sıcaklık, Düşük Nem ve Kuvvetli Rüzgâra Dikkat! Haber

Yüksek Sıcaklık, Düşük Nem ve Kuvvetli Rüzgâra Dikkat!

Meteorolojik tahminlere göre önümüzdeki günlerde Ege, Akdeniz, İç Anadolu'nun güneyi ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yüksek sıcaklıklar ile yağışsız hava dalgası etkisini artırıyor. Orman Genel Müdürlüğü kuvvetli rüzgârın da etkisiyle bu bölgelerde orman yangını çıkma ve hızla yayılma riskine karşı vatandaşları acil tedbir almaya davet ediyor. ​"30-30-30 Kuralı"na Dikkat! ​Hava sıcaklığının 30 derecenin üzerine çıktığı, bağıl nemin yüzde 30'un altına düştüğü ve rüzgâr hızının saatte 30 kilometreyi aştığı meteorolojik şartlarda orman yangını riski kritik seviyelere ulaşıyor. Bu üç risk faktörünün bir arada görüldüğü süreçte; Ormanlık alanlarda ve yakın çevresinde kesinlikle ateş yakılmaması, Anız, bahçe ve tarımsal atık yakma gibi yangına davetiye çıkaran faaliyetlerden kaçınılması, Önümüzdeki 10 günlük kritik periyotta her zamankinden daha duyarlı ve dikkatli olunması büyük önem taşıyor. ​"Yeşil Vatan" 7/24 Gözetim Altında ​Orman Genel Müdürlüğü (OGM), artan yangın riski dolayısıyla erken tespit ve hızlı müdahale kapasitesini en üst seviyeye çıkardı. Türkiye'nin ormanları; ​İnsansız Hava Araçları (İHA), ​Modern gözetleme kuleleri, Sahada görev yapan aktif devriye ekipleriyle gün boyu kesintisiz takip ediliyor. Riskli bölgelerde ekiplerin konuşlanma noktaları artırılarak olası yangınlara saniyeler içinde müdahale edilmesi hedefleniyor. ​Gördüğünüz Dumanı Bildirin: 112 Acil Çağrı ​Orman yangınlarıyla mücadelede erken ihbarın hayati önem taşıdığı vurgulanırken, vatandaşların ormanlık alanlarda herhangi bir duman veya ateş görmeleri durumunda vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirimde bulunmaları istendi.

Marmaris’te Enerji Nakil Hatlarına Lavanta Barajı Haber

Marmaris’te Enerji Nakil Hatlarına Lavanta Barajı

Orman Genel Müdürlüğü, orman yangınlarını önleme çalışmaları kapsamında Muğla'nın Marmaris ilçesinde yenilikçi bir projeyi hayata geçirdi. Hisarönü ve Yeşilbelde bölgelerindeki enerji nakil hatlarının altındaki yanıcı alt örtü temizlenerek yangın riskini minimuma indirecek güvenli koridorlar oluşturuldu. Temizlenen alanlara ise toplam 150 bin lavanta fidanı dikildi. Bu uygulamayla yüksek yangın riski taşıyan enerji nakil hattı güzergâhları koruma altına alınırken, temizlenen alanların ekolojik ve ekonomik açıdan değerlendirilmesi sağlandı. Arıcılığa ve Yerel Ekonomiye Çifte Katkı Marmaris'te hayata geçirilen proje, yangın önleme amacının yanı sıra bölge ekosistemine ve orman köylüsüne de önemli avantajlar sunuyor: Arıcılık ve Biyoçeşitlilik: Çiçeklenme döneminde tozlaştırıcı canlılar ve arılar için zengin bir besin kaynağı oluşturan lavantalar, bölgesel arıcılık faaliyetlerini ve biyoçeşitliliği destekleyecek. Alternatif Gelir Kapısı: Lavanta yetiştiriciliği sayesinde yöre halkı ve orman köylüleri için yeni ve sürdürülebilir gelir kaynakları yaratılacak. İklim Dirençli Ormanlar: Yanıcı örtünün yerini alan lavantalar sayesinde hem ormanlar yangına karşı dirençli hale getirilecek hem de kırsal kalkınma desteklenecek. OGM, doğal ekosistemleri korumak ve orman köylülerinin refah düzeyini yükseltmek amacıyla yangın öncesi koruyucu tedbirleri yaygınlaştırmaya devam ediyor.

Orman Köylüsüne 3,3 Milyar Liralık Destek Haber

Orman Köylüsüne 3,3 Milyar Liralık Destek

Orman Genel Müdürlüğü, ORKÖY projeleriyle orman köylerinde yaşayan vatandaşların ekonomik gücünü artırmaya ve kırsal kalkınmayı desteklemeye devam ediyor. 2026 yılı hedefleri kapsamında 11 bin 325 orman köylüsü hanesine ve Tarımsal Kalkınma Kooperatiflerine toplam 3,3 milyar liralık finansal destek sağlanması planlanıyor. Yılın ilk döneminden bu yana 5 bin 345 haneye toplam 1 milyar 933 milyon lira ödenek aktarıldı. Türkiye genelinde yaklaşık 23 bin orman köyünde yaşayan 7 milyon vatandaşı kapsayan ORKÖY destekleri, %20 geri ödemesiz hibe ve %80 faizsiz kredi modeliyle sunuluyor. Öne Çıkan ORKÖY Destek Alanları Hayvancılık ve Tarım Projeleri: Süt sığırcılığı, süt koyunculuğu, besi hayvancılığı, fenni arıcılık ve tıbbi-aromatik bitki yetiştiriciliği. Yenilenebilir Enerji ve Ev Geliştirme: Şebekeye bağlı çatı tipi güneş enerjisi sistemleri (ŞEBGES), güneş enerjisiyle su ısıtma, dış cephe mantolama ve kat kaloriferi. Mikro Kredi ve Üretim Ekipmanları: Tomruk soyma makineleri, karavan ve bireysel mikro kredi imkanları. Uluslararası Havza Projeleri: TULİP, İDOP ve FNHRP iş birlikleriyle iklime dirençli kırsal yaşam ve doğal kaynak koruma çalışmaları. ORKÖY kredi ve hibeleri, kırsalda üretim kapasitesini artırarak yaşam standartlarını yükseltmeyi ve doğal kaynakları koruyarak sürdürülebilir bir hane ekonomisi oluşturmayı hedefliyor.

CHP'li Sarıbal: "Mehmet Şimşek Enflasyonun Değil, Çiftçinin Belini Kırdı" Haber

CHP'li Sarıbal: "Mehmet Şimşek Enflasyonun Değil, Çiftçinin Belini Kırdı"

CHP Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, orman yangınlarını önleme sorumluluğunun yurttaşların duyarlılığına bırakılamayacağını söyledi. Tarımsal ithalat verilerini de değerlendiren Sarıbal, yılın ilk altı ayında seçilmiş bitkisel ürünler ile canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı için yaklaşık 410 milyar lira ödendiğini, çiftçiye ayrılan desteğin ise 168 milyar lirada kaldığını belirtti. Sarıbal, “Mehmet Şimşek enflasyonun belini kıramadı; kırsaydı faizler düşerdi. Mehmet Şimşek yoksulun, fakirin, emeklinin, emekçinin, köylünün ve çiftçinin belini kırdı” dedi. Ormanları koruma sorumluluğu yurttaşa bırakılamaz Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın Çanakkale, Balıkesir, Bursa, İzmir ve Manisa başta olmak üzere birçok ilde artan yangın riskine ilişkin, “En büyük gücümüz vatandaşlarımızın duyarlılığı ile yangın çıkmasını önlemektir” açıklamasını değerlendiren Sarıbal, yurttaşların sorumlulukla hareket etmesinin önemli olduğunu ancak kamusal hazırlığın yerine geçirilemeyeceğini söyledi. Sarıbal, “Vatandaşlarımız elbette duyarlı olacak, kendi sorumluluklarını yerine getirecek. Ama bu şu demek değildir: Vatandaşlarımız dikkat ederlerse orman yangınları çıkmaz. Asla böyle bir şey yok” diye konuştu. İklim değişikliği, artan sıcaklıklar, kuraklık, düşük nem ve rüzgârın yangın riskini artırdığını belirten Sarıbal; enerji nakil hatları, yol kenarlarındaki yanıcı maddeler, orman alanlarındaki ticari faaliyetler ve önleyici ormancılık çalışmalarındaki eksikliklerin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. 2025'te 81 bin 473 hektar orman alanı yandı Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde 3 bin 224 orman yangını çıktı ve 81 bin 473 hektar orman alanı zarar gördü. Yangınlardan 1.012'sinin çıkış nedeni belirlenemedi; nedeni belirlenemeyen yangınlarda yanan alanın büyüklüğü 37 bin 626 hektara ulaştı. Sarıbal, “Bir tane değil, iki tane değil, üç tane değil; 3 bin 224 orman yangınının 1.012'sinin sebebi belli değil. Açıkça itiraf ediliyor ki orman yangınlarının neden çıktığını bile tespit edemiyoruz” dedi. Ormancılık Politikası Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Atmış'ın hesaplamasına göre 2010-2019 döneminde yılda ortalama 7 bin hektar orman alanı yanarken, 2020-2025 döneminde yıllık ortalama kayıp 49 bin hektara çıktı. Böylece yıllık ortalama yanan alan yaklaşık yedi katına yükseldi. 12,5 milyon hektarlık alan yüksek yangın riski altında Türkiye Ormancılar Derneğinin değerlendirmesine göre yaklaşık 12,5 milyon hektarlık alan yangına hassas bölgelerde bulunuyor. Akdeniz, Ege ve Marmara'daki riskli alanların uzun süredir bilindiğini belirten Sarıbal, yangın çıkmadan önce yol kenarlarının, enerji nakil hatlarının, yangın emniyet şeritlerinin ve müdahale altyapısının hazır hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Sarıbal, yangınların yalnız çıktıktan sonra söndürülmeye çalışılmasının yeterli olmadığını belirterek, “Yangınlar bir sonuçtur. Önemli olan, yangınlar çıkmadan önce gerekli çaba ve çalışmaları yapabilmektir” dedi. Enerji hatlarından çıkan yangınlar yanan alanın dörtte birini oluşturuyor Hazırlık notlarında aktarılan verilere göre enerji nakil hatlarından kaynaklanan yangınların toplam yangın sayısı içindeki payı yaklaşık yüzde 7 iken, bu yangınlarda zarar gören alanın toplam yanan alan içindeki payı yaklaşık yüzde 25'e ulaşıyor. Sarıbal, enerji hatlarından çıkan yangınların sayıca sınırlı görünmesine rağmen geniş alanlara yayıldığını belirterek, kritik hatların bakımının enerji şirketlerinin tercihine bırakılamayacağını ifade etti. “Kentin merkezinde, rantın yüksek olduğu yerde enerji hatlarını yer altına alıyorlar. Mesele orman olunca enerji şirketleri ve Bakanlık bu işin üzerine yeterince gitmiyor” diyen Sarıbal, ormanlık alanlardan geçen kritik hatların yer altına alınmasını istedi. 900 bin hektar orman alanı ticari faaliyetlere açıldı Yaklaşık 900 bin hektar, başka bir ifadeyle 9 milyon dekar orman alanı madencilik, enerji, turizm, taş ocağı, ulaşım ve atık tesisleri gibi faaliyetlere ilişkin izinlere konu edildi. Sarıbal, ormanlara yurttaşların girişinin sınırlandırıldığı dönemlerde aynı alanlarda madencilik, enerji ve turizm faaliyetlerinin devam etmesine tepki gösterdi: “Madenciler orada, enerji şirketleri orada, turizmciler orada ama halka yasak. Niye? Halk suçlu. Ormanların yangın sebebi halk olacak; böyle bir şey olamaz.” Orman köylüsünün, küçükbaş hayvancılığın ve geleneksel ormancılık faaliyetlerinin dışlanırken ticari faaliyetlerin genişlemesinin yangın riskini azaltmadığını belirten Sarıbal, verilen izin ve tahsislerin gözden geçirilmesini istedi. Orman işçileri geçici istihdamla çalıştırılamaz Yangınlara karşı sahada mücadele eden orman işçilerini ve kamu emekçilerini selamlayan Sarıbal, havadan müdahalenin tek başına yeterli olmadığını, yangının zeminde yer ekipleri tarafından söndürülmesi gerektiğini söyledi. Orman işçilerinin kadrolu, eğitimli ve sahayı tanıyan personelden oluşması gerektiğini belirten Sarıbal, çalışma sürelerinin, ücretlerinin, özlük haklarının ve kişisel koruyucu donanımlarının yaptıkları işin tehlikesine göre düzenlenmesini istedi. Sarıbal, “Bakanlığın bu işi geçici istihdamla değil, sahici bir kadrolaşmayla; uzman, eğitimli ve tecrübeli insanlarla yapması gerekir” dedi. Bakanlığa personel, hava aracı ve hazırlık soruları Sarıbal, yüksek yangın riski açıklanan Çanakkale, Balıkesir, Bursa, İzmir ve Manisa için Tarım ve Orman Bakanlığına şu soruları yöneltti: Riskli bölgelerde kaç kadrolu orman işçisi ve teknik personel hazır bekletilmektedir? Personelin yeterli eğitimi, tecrübesi, iş güvenliği malzemesi, aracı ve gereci var mıdır? Riskli bölgelerde müdahaleye hazır kaç uçak ve helikopter bulunmaktadır? Enerji nakil hatlarının ve yol kenarlarının son bakımları yapılmış mıdır? Yangın emniyet yollarındaki yanıcı madde yükü azaltılmış mıdır? Orman köyleri ve yerel yönetimlerle tahliye ve ilk müdahale planları hazırlanmış mıdır? Sarıbal, 1.012 yangının çıkış nedeninin belirlenememiş olmasının Bakanlığın inceleme, denetim ve uzman kadro kapasitesine ilişkin ciddi bir sorun ortaya koyduğunu söyledi. Yangın bütçesi Mehmet Şimşek'in oluruna bırakılamaz Orman Genel Müdürlüğünün yangın önleme ve mücadele bütçesinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Sarıbal, ormanların korunmasının yalnızca mali disiplin yaklaşımıyla ele alınamayacağını söyledi. Sarıbal, “Orman Genel Müdürlüğünün yangın önleme ve mücadele bütçesi güçlendirilmelidir. Daha fazla kaynak ayrılmalıdır. Bütün bunlar Mehmet Şimşek'in oluruna bırakılmamalıdır” dedi. Yüksek riskli bölgelerde yeterli sayıda kadrolu personel istihdamı, kapatılan veya işlevsizleştirilen eğitim merkezlerinin yeniden açılması, enerji hatlarının denetlenmesi, tahliye planlarının hazırlanması ve yangınların çıkış nedenleri için bağımsız ve bilimsel bir inceleme sistemi kurulması gerektiğini vurguladı. Üretimde rekor deniliyor, ithalat büyüyor Açıklamasının tarım bölümünde iktidarın “üretimde rekor” söylemi ile dış ticaret verileri arasındaki çelişkiye dikkat çeken Sarıbal, artan mazot, gübre, enerji, sulama ve finansman maliyetlerinin yerli üreticiyi zayıflattığını söyledi. Hazırlık notlarına göre son bir yılda amonyum nitrat gübresinin fiyatı yüzde 71, amonyum sülfat gübresinin fiyatı yüzde 59,4, 20.20.0 kompoze gübrenin fiyatı yüzde 35,4, mazot fiyatı ise yüzde 43,6 arttı. Sarıbal, “Dışarıdan ithalat, içerideki üretimden daha ucuz hale getirildi. Bunun sorumlusu bizzat iktidar ve yakın dönemde Mehmet Şimşek'in ekonomi politikalarıdır” dedi. Buğday ithalatı yüzde 150 arttı 2026 yılının ilk altı ayında buğday ithalatı, geçen yılın aynı dönemindeki 1 milyon 329 bin 3 tondan 3 milyon 331 bin 700 tona yükseldi. Buğday ithalatına ödenen tutar 343 milyon 86 bin dolardan 856 milyon 796 bin dolara çıktı. Miktar ve değer artışı yaklaşık yüzde 150 oldu. Mısır ithalatı 3 milyon 458 bin 391 tondan 4 milyon 374 bin 514 tona, ödenen tutar ise 881 milyon 461 bin dolardan 1 milyar 106 milyon 293 bin dolara yükseldi. Toplam hububat ithalatı miktar olarak yaklaşık yüzde 59 artarak 7 milyon 908 bin 504 tona ulaştı. Hububat ithalatına ödenen tutar ise yüzde 54 artışla 2 milyar 82 milyon 53 bin dolara çıktı. Yağlı tohum ve küspe ithalatı büyüdü Yağlı tohum ithalatına ödenen tutar 2025'in ilk yarısındaki 1 milyar 543 milyon 185 bin dolardan, 2026'nın aynı döneminde 1 milyar 998 milyon 325 bin dolara yükseldi. Artış yüzde 29 oldu. Ayçiçeği tohumu ithalatı 730 bin 137 tondan 977 bin 433 tona, ithalata ödenen tutar ise 493 milyon 691 bin dolardan 748 milyon 344 bin dolara çıktı. Küspe ithalatı 1 milyon 138 bin 887 tondan 1 milyon 602 bin 884 tona yükseldi. Küspeler için ödenen tutar 360 milyon 847 bin dolardan 558 milyon 97 bin dolara çıkarak yüzde 55 arttı. Soya küspesi ithalatı tek başına 602 bin 390 tondan 1 milyon 84 bin 878 tona yükseldi. Canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına 1,17 milyar dolar Canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına ödenen toplam tutar, 2025'in ilk yarısındaki 977 milyon 631 bin dolardan, 2026'nın aynı döneminde 1 milyar 173 milyon 867 bin dolara çıktı. Kırmızı et ithalatı 34 bin 951 tondan 43 bin 995 tona yükseldi. İthalata ödenen tutar ise 248 milyon 19 bin dolardan 436 milyon 868 bin dolara çıkarak yaklaşık yüzde 76 arttı. İthalata 410 milyar, çiftçiye 168 milyar lira Tabloda yer alan seçilmiş bitkisel ürünlerin ithalatına 2026 yılının ilk altı ayında 8 milyar 105 milyon 982 bin dolar, canlı hayvan ve kırmızı et ithalatına ise 1 milyar 173 milyon 867 bin dolar ödendi. Toplam tutar 9 milyar 279 milyon 849 bin dolar oldu. Dolar kuru 44 lira üzerinden hesaplandığında karşılığı yaklaşık 408,3 milyar liraya ulaşıyor. Sarıbal, bu tutarı konuşmasında yuvarlayarak 410 milyar lira olarak ifade etti. Sarıbal, “İthalata yaklaşık 410 milyar lira veriyoruz. Peki bu iktidarın çiftçiye ayırdığı para ne kadar? 168 milyar lira” dedi. Mehmet Şimşek enflasyonun değil, çiftçinin belini kırdı Meyve ve sebze fiyatlarındaki üretici kaynaklı düşüşlerin enflasyonla mücadele başarısı olarak gösterilemeyeceğini belirten Sarıbal, ithalat ve düşük fiyat politikalarının çiftçiyi üretimden uzaklaştırdığını söyledi. Sarıbal şöyle konuştu: “Mehmet Şimşek enflasyonun belini kıramadı; kırsaydı faizler düşerdi. Ama bildiğim bir şey var: Mehmet Şimşek yoksulun, fakirin, emeklinin, emekçinin, köylünün ve çiftçinin belini kırdı. Vahşi liberal politikalara bu halkı, bu ülkeyi teslim etti.” Sarıbal, açıklamasını, “Bu düzen değişecek; hakkaniyetli, adil, halktan, ülkeden, emekçiden, çiftçiden ve topraktan yana yeni bir düzen elbet kurulacak” sözleriyle tamamladı.

Fırat Havzası’na 86 Milyon Avroluk Dev Yatırım Haber

Fırat Havzası’na 86 Milyon Avroluk Dev Yatırım

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 6 ili kapsayan Fırat Havzası Rehabilitasyon Projesi’nin lansmanında önemli açıklamalarda bulundu. 2031 yılına kadar sürecek projeyle hem doğal kaynakların korunması hem de kırsal kalkınmanın desteklenmesi hedefleniyor. ​Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Malatya İnönü Üniversitesi’nde düzenlenen Fırat Havzası Rehabilitasyon Projesi lansmanına katıldı. Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu (IFAD) ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen proje için 86 milyon avro bütçe ayrıldığını duyuran Bakan Yumaklı, bu girişimin kırsal kalkınmada yeni bir model oluşturacağını belirtti. ​6 İlde 40 Bin Haneye Ulaşılacak ​Projenin Malatya, Adıyaman, Bingöl, Diyarbakır, Elazığ ve Şanlıurfa illerini kapsadığını ifade eden Yumaklı, hedeflerini şu sözlerle açıkladı: ​"2031 yılına kadar devam edecek bu çalışmalar kapsamında 6 ilimizde, 39 ilçemizde, 400 orman köyümüzde ve 40 mikro havzada yaklaşık 40 bin hanemize ulaşmış olacağız." ​İklim Değişikliğiyle Mücadelede Güçlü Hamle ​İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Bakan Yumaklı, orman yangınları, kuraklık ve sel gibi afetlere karşı projenin büyük bir koruma kalkanı işlevi göreceğini vurguladı. Proje kapsamında yapılacak yatırımlar şunları içeriyor: ​Doğal Kaynak Koruma: Toprak muhafazası, sel kontrolü ve ağaçlandırma çalışmaları. ​Altyapı ve Islah: Mera ıslahı ve hayvan içme suyu tesisleri. ​Hibe ve Kredi Desteği: Modern sulama, yenilenebilir enerji, hayvancılık, seracılık ile tıbbi ve aromatik bitki yetiştiriciliği. ​"Cumhuriyet Tarihinin En Yüksek Üretim Sonuçlarını Bekliyoruz" ​Geçen yıl Malatya’daki kayısı üreticisini zorlayan zirai don olayına değinen Bakan Yumaklı, devletin üreticinin yanında olduğunu hatırlattı. Bu yıl yağışların da etkisiyle hasat döneminin umut verici geçtiğini belirten Yumaklı, "Bu sene inşallah Cumhuriyet tarihimizin en yüksek tarımsal üretim sonuçlarını alacağız" dedi. ​Gençler ve Kadınlar Odak Noktasında ​Fırat Havzası Rehabilitasyon Projesi’nde kadınların ve gençlerin üretime katılımına özel bir önem verdiklerini ifade eden Bakan Yumaklı, bu modelin sadece bölge için değil, Türkiye’nin diğer bölgeleri için de örnek teşkil edeceğini belirtti. ​Programın ardından Bakan Yumaklı, Malatya Orman İşletme Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasının açılışını gerçekleştirerek bölgedeki temaslarını tamamladı.

Milletvekili Gündoğdu: "Orman Köylüsü Geçinemiyor!" Haber

Milletvekili Gündoğdu: "Orman Köylüsü Geçinemiyor!"

CHP Kırklareli Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, Kırklareli’nin can damarı olan Istranca ve İğneada Longoz ormanlarının geleceği ile orman köylüsünün yaşadığı ekonomik darboğazı Meclis gündemine taşıdı. ​Kırklareli Milletvekili Vecdi Gündoğdu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle TBMM Başkanlığına bir soru önergesi verdi. Gündoğdu, özellikle Kırklareli’nin eşsiz doğasına sahip Istranca ve İğneada Longoz ormanlarının korunmasında en büyük güvence olan orman köylüsünün, 25 yıldır biriken sorunlar nedeniyle üretimden kopma noktasına geldiğini vurguladı. ​"Orman Köylüsü Enflasyonun Altında Eziliyor" ​Gündoğdu, orman köylüsünün ağaçlandırma, bakım ve yangınla mücadeledeki kritik rolüne dikkat çekerek, Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından belirlenen birim fiyatlarının günümüz ekonomik koşullarının çok gerisinde kaldığını belirtti. Önergesinde, ORBİS sistemi üzerinden belirlenen fiyatların son 10 yıllık değişimini soran Gündoğdu, orman işçilerinin gelirlerinin enflasyon karşısında eridiğini ifade etti. ​Bakan Yumaklı’ya 4 Kritik Soru ​Milletvekili Gündoğdu, soru önergesinde Bakan Yumaklı’dan şu soruların yanıtını istedi: ​Nüfus ve Sosyal Güvence: Kırklareli’de geçimini ormandan sağlayan vatandaşların sayısı son 20 yılda nasıl değişti? Bu vatandaşların kaçı sosyal güvence kapsamında?​ Birim Fiyat Güncellemesi: Orman köylüsünü yerinde tutmak için taban birim fiyatları gerçekçi maliyetlere göre güncellenecek mi? Orman kooperatiflerinin işlevselliğini artırmak için bir çalışma var mı? ​Gelir Kaybı ve İşçi Sayısı: Son 10 yılda orman emekçisi enflasyon üzerinde bir gelir elde edebildi mi? Orman işçisi sayısındaki değişim nedir, azalma varsa nedenleri nelerdir? ​Gençlere ve Kadınlara Destek: Orman köylerindeki genç ve kadınlara yönelik meslek edindirme, SGK primi, mazot ve ekipman desteği gibi teşvikler planlanıyor mu?​"25 Yıllık Sorunlar Çözüm Bekliyor" ​Haber metninde yer alan değerlendirmesinde Gündoğdu, orman köylerindeki altyapı, eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliğine vurgu yaparak şunları söyledi; ​"Ormanlarımızın gönüllü bekçileri olan köylülerimiz; geçim sıkıntısı, ulaşım sorunları ve gelecek kaygısı nedeniyle köylerini terk etmek zorunda kalıyor. Eğer orman köylüsünü koruyamazsak, ormanlarımızı da koruyamayız." ​Kırklareli’nin endemik bitki çeşitliliği ve ekosistemi için hayati önem taşıyan bu soruların Bakanlık tarafından nasıl yanıtlanacağı kamuoyu tarafından merakla bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.