Hava Durumu

#Orta Doğu

Kırsal Haber - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ege Bölgesi’nden 2 Milyar 611 Milyon Dolar İhracat Haber

Ege Bölgesi’nden 2 Milyar 611 Milyon Dolar İhracat

Ege İhracatçı Birlikleri, eylül ayında ihracatını yüzde 11’lik artışla 1 milyar 536 milyon dolardan 1 milyar 705 milyon dolara taşıdı. Eylül ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 15,4’lük yükselişle 22,5 milyar dolardan 26 milyar dolara ilerledi. Ege İhracatçı Birlikleri’nin ihracatı 9 aylık dönemde yüzde 6’lık artışla 13 milyar 690 milyon dolardan 14 milyar 482 milyon dolara çıktı. Egeli ihracatçıların son 1 yıllık dönemde ihracatı yüzde 4’lük büyümeyle 19 milyar 290 milyon dolara tırmandı. Tarım ürünleri ihracatındaki artış yüzde 18’e ulaştı Eylül ayında Ege İhracatçı Birlikleri’nin kayda aldığı tarım ürünleri ihracatı yüzde 18’lik artışla 644 milyon dolardan 761 milyon dolara yükseldi. Sanayi sektörlerinin ihracatı yüzde 5 gelişti ve 750 milyon dolardan 787 milyon dolara ilerledi. İhracatlarını yüzde 11 artıran maden ihracatçıları 157,7 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı zirveye çıktı Ege İhracatçı Birlikleri’nde zirve 9 yıl sonra el değiştirdi. Eylül ayında liderliği 193 milyon dolarlık ihracatla Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği elde etti. İkinciliği fotofiniş belirledi EİB’de 9 yıl zirvede yer alan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği, eylül ayında 182 milyon 78 bin dolarlık ihracatla ikinci olurken, Ege Tütün İhracatçıları Birliği 182 milyon 63 bin dolarlık ihracatla üçüncü oldu. ETİB yüzde 68’lik ihracat artış hızıyla ihracat artış rekortmeni olarak öne çıktı. Ege Maden İhracatçıları Birliği ihracatını yüzde 11 geliştirerek 142,3 milyon dolardan 157,7 milyon dolara taşıdı ve dördüncü basamakta yer buldu. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 109 milyon dolarlık, Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 106 milyon dolarlık ihracat performansıyla EİB’de eylül ayında 100 milyon dolar barajını geçen birlikler oldu. 2026/27 sezonuna giren Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği ihracatta yüzde 22’lik artış hızı yakaladı ve ihracatını 78 milyon dolardan 96 milyon dolara çıkardı. Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği yüzde 13’lük gelişimle 89 milyon dolar ihracatı hanesine yazdırdı. Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 70 milyon dolarlık ihracatla eylül ayını geride bıraktı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 24,1 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği 20,5 milyon dolar ve Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği 12,5 milyon dolar ihracat performansı ortaya koydu. Avrupa Birliği’ne ihracat 807 milyon dolar Ege İhracatçı Birlikleri’nden eylül ayında en çok ihracat 807 milyon dolarla Avrupa Birliği üyesi ülkelere yapıldı. AB ülkelerine yapılan ihracat toplam ihracattan yüzde 47,4 pay aldı. Amerika kıtasına ihracat yüzde 18’lik artışla 187 milyon dolardan 221 milyon dolara çıkarken, Amerika kıtası EİB’nin ihracatında yüzde 13 ile temsil edildi. EİB’nin ihracatından yüzde 9 pay alan Uzakdoğu ülkelerine eylül ayında ihracat yüzde 43’lük artışla 108 milyon dolardan 155 milyon dolara ilerledi. Orta Doğu ülkelerine ihracat yüzde 12’lik azalışla 147 milyon dolardan 130 milyon dolara düşerken, Afrika kıtasına ihracat yüzde 11,5’luk kan kaybı yaşadı ve 127 milyon dolardan 112 milyon dolara indi. ABD, Almanya’yı geçti Eylül ayında EİB’den en çok ihracat yapılan ülke yüzde 28’lik artış ve 171 milyon dolarla Amerika Birleşik Devletleri oldu. ABD, Almanya’yı geçerek zirveye çıktı. Ege İhracatçıların en büyük ihraç pazarı Almanya’ya eylül ayında yapılan ihracat yüzde 14’lük artışla 137 milyon dolardan 157 milyon dolara çıktı. Zirvenin üçüncü basamağında 92,5 milyon dolarlık taleple İtalya yer aldı. Ege Bölgesi’nden 2 milyar 611 milyon dolar ihracat Ege Bölgesi 2026 yılı Eylül ayında 2 milyar 611 milyon dolar ihracat yaparken, 2025 yılı eylül ayındaki 2 milyar 322 milyon dolar ihracatını yüzde 12,4 artırma başarısı gösterdi. İzmir, 2025 yılı eylül ayında 1 milyar 114 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında 1 milyar 235 milyon dolara taşıdı. Denizli, 2026 yılı eylül ayında ihracatını yüzde 22’lik artışla 393 milyon dolardan 479 milyon dolara çıkardı. Denizli bu başarısıyla Manisa’yı geçerek Ege Bölgesi’nde ikinci basamağa yükseldi. Manisa’nın ihracatı 456 milyon dolardan 436 milyon dolara gerilerken, Muğla ihracatını 110 milyon dolardan 145 milyon dolara ilerletti. Balıkesir, 2025 yılı eylül ayında 60,4 milyon dolar olan ihracatını 2026 yılı eylül ayında yüzde 86’lık rekor artışla 119 milyon dolara taşıdı ve eylül ayında ihracat artış rekortmeni oldu. Eylül ayında Aydın karnesinde 86 milyon dolar ihracat geliri yazarken, Afyonkarahisar 40 milyon dolar, Uşak 36,7 milyon dolar ve Kütahya 33,5 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdı. Öztürk: “Eylül performansı yılın son çeyreği için umut verdi” Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 2026 yılı eylül ayında hem Türkiye genelinde hem de Ege İhracatçı Birlikleri özelinde çift haneli ihracat artış rakamlarına ulaşmanın 2026 yılı son çeyreği için umutlarını artırdığını dile getirdi. İ⁷⁷Küresel rekabetin her geçen gün daha da çetin bir hal aldığı, jeopolitik risklerin arttığı, Türkiye’de enflasyonla döviz kuru arasındaki makasın her geçen gün açıldığı ortamda ihracatçıların ülkeye döviz kazandırma çabalarının sürdüğüne işaret eden Öztürk; “İhracatçımızın bu azmi takdir edilmeli, finansmana erişim kolaylaştırıldığı takdirde 2026 yılı sonunda 20 milyar dolar dövizi ülkemize kazandırabiliriz. TCMB’nın döviz dönüşüm uygulamasında ihracatçıları mağdur etmeyecek bir altyapı kurgulanmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Denizli’den Eylül’de Rekor İhracat Haber

Denizli’den Eylül’de Rekor İhracat

Denizli iş dünyası, küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve zorlu piyasa koşullarına rağmen başarısını sürdürmeye devam ediyor. Eylül ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, kentin Eylül ayında yüzde 22,6’lık etkileyici bir artışla 479 milyon dolarlık ihracata imza attığını duyurdu. Temmuz ayının ardından 2026 yılının en yüksek ikinci aylık ihracat performansına ulaşılan bu dönemde, son 12 aylık toplam ihracat 5 milyar dolar eşiğini aşarak Denizli için tarihi bir kilometre taşı oluşturdu. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre ülke genelinde ihracat yüzde 15,4 artışla 25,9 milyar dolar olarak gerçekleşirken, Denizli Türkiye’nin en çok ihracat yapan 7. ili unvanını korudu. DENİB tarafından kayda alınan ihracat ise yüzde 28,3 artışla 388 milyon dolar seviyesine ulaştı. Ocak-Eylül dönemindeki toplam ihracat yüzde 10,4’lük artışla 3 milyar 855 milyon dolara yükselirken, kent yıl sonu 5 milyar dolar hedefine emin adımlarla ilerliyor. ​Eylül ayında Denizli’nin önde gelen tüm ana sektörlerinde yakalanan artış ivmesi dikkat çekti. İl genelinde elektrik-elektronik ihracatı yüzde 47,3 artışla 138 milyon dolara, tekstil-konfeksiyon ihracatı yüzde 11 artışla 128 milyon dolara ve demir-demir dışı metaller ihracatı yüzde 40,8 artışla 81 milyon dolara çıktı. Ayrıca tarım sektörü ihracatı yüzde 26,3 artışla 33 milyon doları, madencilik sektörü ise yüzde 7,1 artışla 27 milyon doları buldu. Özellikle elektrik-elektronik ile demir-demir dışı metaller sektörlerindeki güçlü sıçrama, Denizli'nin üretim ve pazar çeşitliliğindeki gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. İhracatın ilk 5 ülkesindeki tamamlanan büyüme trendi de bu başarıyı destekledi. Lider konumdaki İngiltere’ye ihracat yüzde 58,2 artarak 91 milyon dolara yükselirken; bu ülkeyi sırasıyla yüzde 38,2 artışla 45 milyon dolarla ABD, yüzde 22,9 artışla 38 milyon dolarla İtalya, yüzde 8,1 artışla 35 milyon dolarla Almanya ve yüzde 52,7 artışla 25 milyon dolarla Hollanda takip etti. ​Tüm bu başarılı tablonun arkasındaki zorluklara da değinen DENİB Başkanı Osman Uğurlu, imalat sanayindeki maliyet baskılarına ve PMI verilerine dikkat çekti. Eylül ayında Türkiye imalat PMI verisi 47,9 olarak gerçekleşirken, ağustos ayındaki 48,1'lik manşet PMI seviyesi aşağı yönlü bir ivme izledi. Türk imalatçıları üçüncü çeyrek sonunda zorlu piyasa şartlarıyla karşılaşırken, firmalar yeni sipariş alma ve üretimi genişletme konusundaki sıkıntıları Orta Doğu’daki savaşın etkileriyle ilişkilendirdi. Devam eden çatışmaların tetiklediği yakıt, petrol, taşımacılık ve ham madde maliyeti artışları, girdi enflasyonunu son dört ayın en yüksek düzeyine çıkardı. Benzer şekilde, yükselen maliyetlerin müşterilere yansıtılmasıyla nihai ürün fiyatları enflasyonu da dört aylık zirvesine ulaştı. Türkiye Sektörel PMI verileri, izlenen 10 sektörden dokuzunda üretimin yavaşladığını ortaya koyarken; bu durumun tek istisnası son yedi ayda ilk kez üretimini artıran gıda ürünleri sektörü oldu. Yeni ihracat siparişlerinde ise gıda sektörüne ek olarak kara ve deniz taşıtları sektörünün de genişleme bölgesine girmesi umut vadeden gelişmeler arasında yer aldı. Küresel talepteki dalgalanmalara, yüksek finansman maliyetlerine ve jeopolitik risklere rağmen ihracatçılarının üretim kararlılığından ödün vermediğini vurgulayan Osman Uğurlu, yakalanan bu istikrarlı ve güçlü seyrin kalıcı hale gelmesinin önemine işaret etti.

Bakan Kurum: "Gıda Arz Güvenliği İçin Tarım Diplomasisi Şart" Haber

Bakan Kurum: "Gıda Arz Güvenliği İçin Tarım Diplomasisi Şart"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, gıda arz güvenliğinin ülkeler için milli güvenlik meselesi haline geldiğini belirterek, bu nedenle tarım diplomasisinin klasik diplomasi anlayışının ötesine geçtiğini söyledi. Bakan Yumaklı, Rusya'da gerçekleştirdiği resmi temasların ardından değerlendirmelerde bulundu. Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki çatışmaların gıda ve tarım güvenliğine etkileri hakkında soruları yanıtlayan Yumaklı, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu tarımsal girdilerin tedariki için farklı ülkelerle görüştüğünü, gıda ihtiyacı bulunan ülkelere sağlayabileceği ürünler konusunda da temas yürüttüğünü anlattı. Bakan Yumaklı, "Tarım diplomasisi artık bildiğimiz, herkesin kafasında oluşmuş imajıyla klasik bir diplomasi olmaktan çıktı. Ülkelerin gıda arz güvenliği, milli güvenlik meselesi olarak artık gündeminde. Dolayısıyla bizim bunu yapmamız gerekiyor." dedi. Geçen yıl Çin'e, bugün de Rusya'ya birer günlük ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Yumaklı, "Önemli olan burada zaman değil. Önemli olan bunun doğru planlamasını yapıp muhataplarınızla mutabakata varabilmeniz." diye konuştu. Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uluslararası diplomasideki ağırlığının bu temaslarda kolaylaştırıcı bir etken olduğunun altını çizdi. RUSYA SINIRINDA BEKLEYEN DOMATESLERİN RUSYA'YA GİRİŞİ BAŞLADI Moskova'da düzenlenen 2. Uluslararası Veteriner Güvenliği Forumu'na katıldıktan sonra Rusya Tarım Bakanı Oksana Lut ve beraberindeki heyetle görüştüklerini bildiren Yumaklı, iki ülke arasındaki tarım ve gıda ticaretinde yaşanan sorunları ele aldıklarını söyledi. Görüşülen konuların büyük bölümünde mutabakat sağlandığını belirten Yumaklı, "Şu an sınırda bekleyen domatesler konusu vardı. Bunun çözülmesiyle ilgili mutabakat sağlandı ve girişler başladı." dedi. Bitki sağlığı ve karantina işlemleriyle ilgili sorunlarda da iki ülkenin ekiplerinin iletişim içinde hareket etmesi konusunda anlaştıklarına dikkati çeken Bakan Yumaklı, bunun, karşılıklı ithalat ve ihracatta ortaya çıkan sorunların ticareti durdurmadan çözülmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Görüşmelerin, Türkiye ile Rusya'nın ilişkilerini daha ileri taşıma iradesini teyit ettiğini dile getiren Yumaklı, mevcut sorunların kısa sürede çözülmesi bakımından temasların olumlu sonuçlar doğurduğunu anlattı. GÜBRE İÇİN TÜRKİYE'DE GÖRÜŞME PLANLANIYOR Rusya ile gübre tedarikini de ele aldıklarını belirten Yumaklı, Türkiye'ye yönelik gübre sevkiyatında bu yıl herhangi bir sınırlama olmayacağını daha önce açıkladıklarını anımsattı. Bakan Yumaklı, iki ülkenin ilgili kurum ve şirketlerinin gübre konusunu görüşmek üzere 25 Ekim'de Türkiye'de bir araya gelmesinin planlandığını bildirdi. "Bütün amacımız dünyadaki konjonktürün Türkiye'deki bitkisel üretimi herhangi bir şekilde olumsuz etkilememesi." diyen Yumaklı, gübrenin üretim açısından önemine işaret etti. Yumaklı, "Bu zamana kadar olduğu gibi bundan sonra da üreticilerimizin gübre başta olmak üzere tarımsal girdilerde herhangi bir problem yaşamaması için gayret içerisindeyiz. Ülkelerle çok sıkı diyaloğumuz var." ifadelerini kullandı. ⁠"12 GÜN SAVAŞI BİZE İLK SİNYALİ VERMİŞTİ" Geçen yıl yaşanan "12 Gün Savaşı"nın tedarik riskleri konusunda ilk sinyali verdiğini söyleyen Yumaklı, körfez bölgesindeki gelişmelerin başta enerji olmak üzere tarımsal girdileri etkilediğini anlattı. Yumaklı, gübre konusunda ilk adımlarının ihracata ilişkin dış ticaret tedbirleri almak olduğunu belirtti. Yumaklı, daha sonra antrepolardaki ürünlerin Türkiye'deki üreticilerin kullanımına sunulması için Ticaret Bakanlığı ile birlikte tedbirler aldıklarını dile getirdi. Bölgedeki sorunların uzamasının ülkeler arasındaki ticareti ve stratejik ürünlerle girdilerin dolaşımını zorlaştırdığına işaret eden Yumaklı, taşıma maliyetlerinin de ciddi biçimde arttığına dikkati çekti. Bakan Yumaklı, bölgenin petrol ve doğal gaz üretimi ile tedarikindeki ağırlığının bu etkileri artırdığını kaydetti. Türkiye'nin hangi alanlarda darboğazla karşılaşabileceğini sürekli gözden geçirdiklerini anlatan Yumaklı, "Böyle bir şeyin olmaması için bütün tedbirlerimizi aylar öncesinden alıyoruz. Farklı ülkelerle tedarik konusunda görüşmeler yapıyor, anlaşmalar ve mutabakatlar sağlıyoruz. Buna devam edeceğiz." dedi. Yumaklı, bu tedbirleri alma imkânı bulunmayan, özellikle temel gıda ürünlerine ihtiyaç duyan ülkelerin daha zor durumda kalabileceğine dikkati çekerek, Türkiye'nin tedarik edebileceği ürünler konusunda ihtiyaç sahibi ülkelerle görüşmeyi sürdüreceğini belirtti. "HAYVAN HASTALIKLARI SINIR TANIMIYOR" Veteriner Güvenliği Forumu'nu da değerlendiren Yumaklı, geçen yılki foruma davet edildiğini ancak katılma imkânı bulamadığını, bu yıl ise Türkiye'nin hayvan hastalıklarıyla mücadeledeki deneyimlerini diğer ülkelerle paylaşabildiklerini anlattı. Hayvan hastalıklarından kaynaklanan ekonomik kayıpların ülkeler için büyük sorun haline geldiğini belirten Yumaklı, özellikle büyükbaş ve kanatlı hayvan hastalıklarının ciddi zararlara yol açtığını, hastalıkların ülkeler arasında hızla yayılabildiğini söyledi. Türkiye'de geçen yıl SAT-1 serotipindeki şap hastalığının yaklaşık 60 yıl sonra yeniden görülmesini örnek gösteren Bakan Yumaklı, "Bu konularda çok ciddi bir tedbir düzeyi oluşturmak gerekiyor. Bu da sadece ulusal tedbirlerle olabilecek bir şey değil. Uluslararası tedbirlerin ülkelerin dayanışmasıyla birlikte alınması gerekir." ifadelerini kullandı. Forumun ülkeler arasında bilgi ve deneyim paylaşımı açısından önemli olduğunun altını çizen Yumaklı, diğer katılımcıların da hayvan hastalıklarına karşı yapılması gerekenleri kendi deneyimleri doğrultusunda anlattığını kaydetti.

AHBİB Başkanı Memiş:''İhracatta Değer Odaklı Performans Ve Yeni Pazarlar Öne Çıkıyor'' Haber

AHBİB Başkanı Memiş:''İhracatta Değer Odaklı Performans Ve Yeni Pazarlar Öne Çıkıyor''

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) ağustos ayında 148,4 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. İhracat miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8 azalırken, değer bazındaki gerilemenin yüzde 2’de kalması kilogram başına elde edilen gelirin yükseldiğini gösterdi. Bakliyat, 42,4 milyon dolarla ihracatın en büyük kalemini oluştururken, bitkisel yağ grubundaki yüzde 57’lik değer artışı dikkat çekti. Orta Doğu’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Uzak Doğu’ya uzanan geniş coğrafyadaki güçlü ihracat performansı, AHBİB’in pazar çeşitliliğini hızla artırdığını ortaya koydu. “Ürün kalitemiz ve pazarlama gücümüz ihracat değerimize yansıyor” AHBİB Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, ağustos ayı verilerinin sektörün miktar yerine değere odaklanan stratejik dönüşümünü yansıttığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Daha az miktarda ürün ihraç etmemize rağmen kilogram başına elde ettiğimiz geliri artırmayı başardık. Bu tablo, ürün kalitemizin ve pazarlama gücümüzün ihracat değerimize doğrudan yansıdığını gösteriyor. Rakamlarımız, sektörümüzün fiyatlama kabiliyetinin ve katma değer üretme gücünün giderek sağlamlaştığının somut göstergesidir.” Bakliyatta liderlik korundu, bitkisel yağlarda sıçrama yaşandı Ağustos ayında ürün grupları arasında bakliyatın 42,4 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 30’luk payla ilk sırada yer aldığını vurgulayan Başkan Veysel Memiş, bu grubun dış satımının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 arttığını ifade etti. Bakliyatın bölgenin geleneksel üretim gücünü temsil ettiğini kaydeden Veysel Memiş, mevcut altyapı ve ihracat kabiliyetiyle küresel pazardaki konumlarını güçlendirmeye devam ettiklerini söyledi. Bitkisel yağların 32,5 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 23’lük payla ikinci sırada yer aldığını aktaran Veysel Memiş, bu gruptaki değer artışının yüzde 57’ye ulaştığını belirtti. Veysel Memiş, “Özellikle soya yağı ve fraksiyonlarında oldukça güçlü bir performans sergiledik. Bu alt gruptaki ihracatımız miktar bazında yüzde 195, değer bazında ise yüzde 226 artarak 16,5 milyon dolara ulaştı. Benzer şekilde margarin ve palm yağı ihracatımızda da önemli ivme yakaladık.” dedi. Pastacılık ürünleri grubunda ağustos ayında 28,2 milyon dolarlık dış satım yapıldığını dile getiren Veysel Memiş, bu grubun toplam ihracattan yüzde 20 pay aldığını belirtti. Miktar bazında yüzde 15, değer bazında yüzde 12’lik bir gerilemeye rağmen alt ürün gruplarındaki direncin sürdüğünü kaydeden Veysel Memiş, tatlı bisküvi ve gofretlerin 11,4 milyon dolarlık ihracatla liderliğini koruduğunu; makarnada 6,4 milyon dolar, hububat esaslı kabartılmış mamullerde 3,9 milyon dolar ve diğer pastacılık ürünlerinde 3,7 milyon dolarlık dış satım gerçekleştiğini aktardı. En fazla ihracat Irak’a yapılırken, BAE’ye ihracatta rekor artış Pazar bazlı verileri de değerlendiren Veysel Memiş, Irak’ın 19,8 milyon dolarlık ihracat değeri ve yüzde 14’lük payla lider pazar konumunu sürdürdüğünü vurguladı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ise en dikkat çekici yükselişi kaydettiğine işaret eden Veysel Memiş, bu ülkeye yapılan ihracatın geçen yılın aynı ayına göre 2,4 milyon dolardan 9,5 milyon dolara çıktığını söyledi. Veysel Memiş, Suriye’nin de 9 milyon dolara yaklaşan ihracat hacmiyle önemli pazarlar arasındaki yerini koruduğunu ifade etti. Geniş coğrafi çeşitliliğin küresel ticaret risklerine karşı güçlü bir kalkan oluşturduğuna dikkat çeken Veysel Memiş, “Orta Doğu’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Uzak Doğu’ya kadar geniş bir pazarda varlık gösteriyoruz. Irak gibi geleneksel pazarlarımızdaki liderliğimizi sürdürürken; BAE, Libya, Yemen, Çin, Kenya, Kazakistan, Somali ve Polonya gibi farklı coğrafyalarda elde ettiğimiz yüksek artış oranları, yeni pazarlara açılma potansiyelimizin ne kadar yüksek olduğunu açıkça kanıtlıyor.” diye konuştu. AHBİB Başkanı Veysel Memiş, 2026 yılı Ocak-Ağustos döneminde bölge ihracatının yüzde 3 artışla 1 milyar 178 milyon dolar düzeyine ulaştığını sözlerine ekledi.

Matlı Şirketler Grubu Foodist İstanbul’da Sektör Profesyonelleriyle Buluştu Haber

Matlı Şirketler Grubu Foodist İstanbul’da Sektör Profesyonelleriyle Buluştu

Topraktan Sofraya Entegre Ekosistem anlayışıyla faaliyet gösteren ve Türkiye’nin Protein Merkezi olma vizyonuyla büyümesini sürdüren Matlı Şirketler Grubu, Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda Keskinoğlu ve Yörsan markalarıyla yer aldı. Matlı Şirketler Grubu, 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda, bünyesinde bulunan Keskinoğlu ve Yörsan markalarıyla sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Topraktan sofraya uzanan entegre ekosistemiyle gıda sektöründe güçlü bir yapı oluşturan Matlı Şirketler Grubu, “Türkiye’nin Protein Merkezi” olma vizyonu doğrultusunda faaliyet gösteren Keskinoğlu ve Yörsan’ın sevilen ve yenilikçi ürünlerini fuar ziyaretçileriyle buluşturdu. Keskinoğlu ve Yörsan’dan Foodist’te güçlü birliktelik Matlı Şirketler Grubu’nun fuardaki standında Keskinoğlu ve Yörsan markaları öne çıktı. Türkiye gıda sektöründeki güçlü geçmişleri ve geniş ürün portföyleriyle faaliyet gösteren iki marka, yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleri ve ziyaretçilerin beğenisine sundu. Özellikle yeni ürünlerin gördüğü ilgi, Keskinoğlu ve Yörsan’ın değişen tüketici beklentilerine ve farklı kullanım alanlarına yönelik ürün geliştirme yaklaşımını ortaya koydu. Kalite ve güvenilir üretim anlayışını yenilikçi ürünlerle buluşturan Keskinoğlu ve Yörsan, Foodist İstanbul’da perakende, Horeca ve gıda hizmetleri sektörlerinin profesyonelleriyle bir araya geldi. Fuar boyunca gerçekleştirilen ürün tanıtımları ve görüşmelerle iki marka, mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirirken farklı pazarlardan gelen profesyonellerle yeni iş bağlantıları kurma fırsatı yakaladı. 50’den fazla ülkeden sektör temsilcisinin, 2 binden fazla profesyonel yabancı alıcının ve 70 bini aşkın yerli ve yabancı ziyaretçinin buluştuğu Foodist İstanbul’da yerini alan Yörsan ve Keskinoğlu, Matlı Şirketler Grubu’nun Türkiye’nin Protein Merkezi olma vizyonunu uluslararası sektör profesyonelleriyle paylaşma fırsatı da buldu. Fuar, iki markanın mevcut iş birliklerini geliştirmesinin yanı sıra yeni ihracat ve ticaret fırsatlarının değerlendirilmesi açısından da önemli bir buluşma zemini oluşturdu. Matlı, yeni pazarlarda büyüme vizyonunu sürdürüyor Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Foodist İstanbul’un Türkiye’nin üretim gücünü ve gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki potansiyelini ortaya koyan önemli organizasyonlardan biri olduğunu belirterek, şunları ifade etti: “Matlı Şirketler Grubu olarak, ‘Topraktan Sofraya Entegre Ekosistem’ anlayışımızla üretimin her aşamasında güçlü ve sürdürülebilir bir yapı oluşturuyoruz. Bugün Keskinoğlu ve Yörsan gibi Türkiye’nin güçlü markalarını aynı çatı altında buluştururken, ülkemizin protein üretimindeki gücünü daha geniş coğrafyalara taşıyoruz. Foodist İstanbul da bu vizyonumuzu sektör profesyonelleri ve uluslararası iş ortaklarımızla paylaşmak açısından son derece değerli bir platform oldu. ‘Türkiye’nin Protein Merkezi’ olma hedefimiz doğrultusunda üretim kapasitemizi, ürün çeşitliliğimizi ve ihracat gücümüzü geliştirirken, önümüzdeki dönemde özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarını uluslararası alanda büyüme stratejimizin önemli odak alanları arasında konumlandırıyoruz. Bizim için gerçek başarı, yalnızca bir şirketin büyümesi değil; üreticiden çalışana, iş ortaklarımızdan müşterilerimize kadar bütün ekosistemin birlikte güçlenmesi ve birlikte ilerlemesidir. Bu nedenle her adımımızda sahayı dinleyen, değişimi zamanında başlatan ve ortaya çıkan değeri daha geniş bir çevreyle paylaşan bir anlayışla hareket ediyoruz.”

İklim Değişikliği Uykumuzu Çalıyor: Küresel Uyku Kaybı İki Katına Çıktı Haber

İklim Değişikliği Uykumuzu Çalıyor: Küresel Uyku Kaybı İki Katına Çıktı

Climate Central tarafından gerçekleştirilen ve dünya genelinde 1.338 şehri kapsayan kapsamlı analiz, iklim değişikliğinin uyku kalitesi üzerindeki yıkıcı etkisini gözler önüne seriyor. Araştırmaya göre, artan gece sıcaklıkları nedeniyle yaşanan yıllık uyku kaybı 1970’lerden bu yana en az iki kat arttı. ​İnsan sağlığı ve yaşam kalitesi için kritik bir öneme sahip olan uyku, iklim değişikliği nedeniyle ciddi bir tehdit altında. Küresel ısınmanın gece sıcaklıklarını gündüzlerden daha hızlı artırması, vücudun dinlenmek için ihtiyaç duyduğu serinleme sürecini engelliyor. ​Küresel Rakamlarla Uyku Kaybı ​Çalışmanın sonuçları, iklim değişikliği ile uyku kaybı arasındaki doğrudan bağı ilk kez somut verilerle ortaya koyuyor: ​Yıllık 56 Saat Kayıp: 2020-2025 yılları arasında dünya genelinde ortalama bir kişi, yüksek gece sıcaklıkları nedeniyle yılda yaklaşık 56 saat uyku kaybetti. ​İklim Değişikliğinin Payı: Bu kaybın %10’undan fazlası, doğrudan iklim değişikliğinin neden olduğu ısınmaya atfediliyor. ​Orta Doğu En Çok Etkilenen Bölge: Gece sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaştığı Orta Doğu’daki şehirlerde (Suudi Arabistan, Umman, BAE), yıllık uyku kaybı 55 ila 87 saat arasında değişiyor. ​Türkiye’de Durum: Adana İlk Sırada ​Türkiye’den 15 şehrin analiz edildiği araştırmada, iklim değişikliğine bağlı uyku kaybının en yoğun hissedildiği şehir Adana oldu. ​Adana: 1970-1975 döneminde 40 saat olan yıllık kayıp, 2020-2025 döneminde 48 saate yükseldi. Bu kaybın %14’ü (7 saat) iklim değişikliği kaynaklı. ​Diğer Şehirler: Gaziantep ve Mersin yıllık 6 saatlik iklim kaynaklı kayıp yaşarken; Antalya, Diyarbakır, Konya ve Malatya’da bu süre 5 saat, Ankara, İstanbul, Bursa, Eskişehir, İzmir, Kayseri ve Van’da ise 4 saat olarak belirlendi. ​Uzmanlardan Kritik Uyarılar ​Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’dan Doç. Dr. Uğurcan Sayılı, iklim değişikliğinin "iyi bir gece uykusu alma yeteneğini" giderek daha fazla sekteye uğrattığını belirtti. ​Dr. Courtney Howard ise yetersiz uykunun sadece yorgunluk olmadığını; diyabet, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar ve hatta ölüm riskini artırdığını vurgulayarak şunları ekledi: ​"İklim değişikliğinin sıcak gecelerin sıklığını ve şiddetini artırması, halk sağlığı açısından acil bir endişe kaynağıdır. Eşitsizlikleri giderecek uyum önlemleri ve seragazı emisyonlarının azaltılması şarttır." ​Tropikal Geceler Akdeniz Havzasını Tehdit Ediyor ​Türkiye özelinde yapılan incelemeler, özellikle kıyı şeritlerinde "tropikal gece" sayısının dramatik şekilde arttığını gösteriyor. Prof. Dr. Ecmel Erlat ve Doç. Dr. Doğukan Yavaşlı’nın çalışmaları, Akdeniz’de tropikal gecelerin sayısında %93, uzunluğunda ise %45 artış olduğunu ortaya koyuyor. Doç. Dr. Yavaşlı, bu artışın temel nedenlerinin fosil yakıt kaynaklı küresel ısınma, deniz yüzey sıcaklıklarındaki yükseliş ve "kentsel ısı adası" etkisi olduğunu belirtiyor. ​Yüksek Gece Sıcaklıkları Neden Tehlikeli? ​Vücudun gün boyu maruz kaldığı sıcaklığın ardından gece serinlemesi, biyolojik toparlanma için zorunludur. Gece sıcaklıklarının yüksek seyretmesi; ​Bilişsel işlevleri ve çocukların beyin gelişimini yavaşlatır. ​Kaza ve yaralanma riskini artırır. ​Yaşlılar, bebekler ve hamileler gibi kırılgan grupları daha ağır etkiler. ​Konut kalitesi düşük ve soğutma sistemlerine erişimi kısıtlı olan dezavantajlı gruplar için sağlık risklerini katlar. ​Bu çalışma, iklim değişikliğinin etkilerinin sadece buzullarda veya tarımda değil, yatak odalarımızda ve genel sağlık durumumuzda da hissedildiğini kanıtlıyor. Kaynak: İklim Masası/www.iklimmasasi.com Kaynak: Selin Uğurtaş

AHBİB İhracatta Hem Ürün Hem Pazar Çeşitliliği İle Büyüdü Haber

AHBİB İhracatta Hem Ürün Hem Pazar Çeşitliliği İle Büyüdü

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, mayıs ayında 151,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatlarını yüzde 4 artırdıklarını belirten AHBİB Başkanı Veysel Memiş, mayıs ayında özellikle Umman, Filistin, Libya, Sudan, Kenya, Tanzanya ve Somali pazarlarında kaydedilen güçlü artışların ihracat performansına önemli katkı sağladığını ifade etti. Mevcut pazarlardaki güçlü konumlarını korumayı sürdürdüklerini kaydeden Veysel Memiş, yeni ve gelişen pazarlarda yakalanan ivmenin sektörün büyüme potansiyelini desteklediğini ve ihracatın daha geniş bir coğrafyaya yayılmasına olanak sağladığını vurguladı. Bakliyat, pastacılık ürünleri ve şeker ihracatı başı çekti AHBİB’in mayıs ayında en fazla ihracat gerçekleştirdiği ürün grubunun 31,6 milyon dolar değer ve yüzde 21 pay ile bakliyat sektörü olduğunu belirten Veysel Memiş, “Bakliyat grubunda özellikle kırmızı mercimek ihracatında elde ettiğimiz 21,6 milyon dolarlık hacim sektörümüzün üretim ve tedarik gücünü ortaya koydu. Kırmızı mercimek tek başına toplam ihracatımızın yüzde 15’ini oluşturdu. Irak, Sudan, Filistin, Kenya ve Cibuti gibi pazarlarda elde ettiğimiz güçlü performans, bölgemizin geleneksel ürünlerdeki rekabet avantajını teyit etti.” dedi. Pastacılık ürünlerinin 29 milyon dolarlık ihracat hacmiyle sektörün en güçlü kalemlerinden biri olmaya devam ettiğini dile getiren Memiş, tatlı bisküvi ve gofretler ile diğer pastacılık ürünlerinde sürdürülebilir bir ihracat performansı sergilendiğini kaydetti. Japonya, Irak, Yemen, Rusya Federasyonu ve Almanya gibi pazarlarda Türk gıda ürünlerine yönelik ilginin artarak devam ettiğini söyledi. Şeker ve şeker mamulleri sektöründe yüzde 26 artışla 21,7 milyon dolarlık ihracata ulaşıldığını belirten Memiş, özellikle şeker ihracatında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.068’lik artış yakalanmasının dikkat çekici olduğunu söyledi. Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında artan talebin sektörün büyümesini desteklediğini ifade eden Memiş, “İran, Hollanda, Almanya ve Rusya Federasyonu başta olmak üzere birçok pazarda güçlü bir ivme yakaladık.” diye konuştu. Afrika ve Körfez ülkeleri ihracatın lokomotifi oldu AHBİB’in mayıs ayı performansını ülkelere göre değerlendiren Başkan Veysel Memiş, ihracat yaptıkları ülke sayısının 100’ü aştığını, Orta Doğu, Afrika ve Avrupa pazarlarında kaydedilen güçlü performansın sektörün büyümesine önemli katkılar sağladığını belirtti. Veysel Memiş, şunları söyledi: “Mayıs ayında en büyük pazarımız 14 milyon dolarlık ihracatla Irak oldu. Irak'ı 13,6 milyon dolarla Umman ve 12,1 milyon dolarla İran takip etti. Özellikle Umman pazarında yakaladığımız güçlü ivme dikkat çekti. Geçen yılın aynı dönemine göre bu ülkeye ihracatımızda yüzde 5 bin 256 oranında artış kaydettik. Körfez bölgesinde Türk gıda ürünlerine yönelik talebin artması, firmalarımızın pazardaki etkinliğinin güçlenmesi ve ticari ilişkilerimizin gelişmesi bu başarıda önemli rol oynadı. Orta Doğu pazarlarının yanı sıra Afrika ülkelerinde de dikkat çekici sonuçlar elde ettik. Filistin'e ihracatımız yüzde 378 artışla 7,6 milyon dolara, Libya'ya yüzde 541 artışla 5,8 milyon dolara, Sudan'a ise yüzde 55 artışla 6,4 milyon dolara ulaştı. Kenya, Tanzanya ve Somali gibi ülkelerde kaydedilen yüksek artış oranları, Afrika kıtasının sektörümüz açısından giderek daha stratejik bir konuma geldiğini ortaya koyuyor. Avrupa pazarında da varlığımızı korumayı sürdürüyoruz. Almanya, İtalya, Hollanda ve Birleşik Krallık gibi ülkeler ihracatımızda önemli yer tutmaya devam ediyor. Özellikle kaliteli ürün, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik alanlarında sağladığımız standartlar sayesinde Avrupa pazarındaki rekabet gücümüzü artırıyoruz.”

Güneydoğu Anadolu’nun 4 Aylık Hububat Sektörü İhracatı 1,2 Milyar Dolar Haber

Güneydoğu Anadolu’nun 4 Aylık Hububat Sektörü İhracatı 1,2 Milyar Dolar

Güneydoğu Anadolu'nun toplam ihracatındaki yüzde 31,1 payı ile liderliğini sürdüren hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı, yılın ilk dört ayında 1,2 milyar dolar oldu. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre bölgedeki hububat sektörü ihracatı miktar bazında yüzde 1,3 yükselirken, değer bazında artış yüzde 3,9’a ulaştı. Dört aylık süreçte 401 bin ton makarna, 281 bin ton buğday unu, 171,9 bin ton da ayçiçek yağı ihraç edildi. En fazla gelir elde edilen ürün olan ayçiçek yağındaki ihracat yüzde 38,9 artış ile 279,4 milyon dolara ulaşırken, ikinci sırada yer alan makarnanın ihracatı yüzde 12,4 artışla 217,4 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ortalama ihracat birim fiyatlarındaki artışın yüzde 2,6 olarak gerçekleştiği bu dönemde Orta Doğu’ya ihracat yüzde 10,7 düşüşle 484,4 milyon dolar olurken, 445 milyon dolar ihracat yapılan Afrika pazarında yüzde 25,4 artış sağlandı. “Nisan’da aylık bazda yüzde 26,5 ihracat artışı sağladık” Küresel emtia fiyatlarını takip eden FAO Gıda Fiyat Endeksi’ne göre, hububat sektörünün fiyat artış eğiliminin üst üste üç aydır devam ettiğine dikkat çeken Güneydoğu Anadolu Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu, sektörün Nisan ayı ihracatındaki artışını şu şekilde değerlendirdi: “Orta Doğu’yu etkileyen savaş süreci, tarım ve gıda sektörünün dünya genelindeki stratejik ağırlığını bir kez daha ortaya koydu. Özellikle bitkisel yağ alt endeksinin son dört ayda ivme kazanarak Temmuz 2022’den bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaşması, gıdaya erişimin önemini tekrar gösterdi. Ticari ve jeopolitik belirsizliklerin arttığı bu süreçte, Türkiye genelinde hububat sektörü ihracatının Nisan’da aylık bazda yüzde 16,3’lük bir artış yakalaması ülkemizin üretim gücünü yansıtıyor. Bu artış trendini, aylık bazda yüzde 26,5’lik bir büyüme hızıyla destekleyen Güneydoğu Anadolu bölgesi de Nisan’da 350 milyon dolara yaklaşan hububat sektörü ihracatı ile öne çıkıyor. Bu performans, temin ettiği ham maddeyi yüksek teknolojili tesislerinde işleyerek katma değerli mamule dönüştüren gıda sanayicilerimizin, tedarik zincirindeki değişimleri operasyonel bir başarıya da dönüştürebildiğinin kanıtı. Küresel risklerin zirve yaptığı bir atmosferde Türkiye, yakın coğrafyamızın gıda arz güvenliğini sağlayan asıl merkez olduğunu bir kez daha ispat etti.” “Operasyonel esnekliğimizi kalite ve lojistik avantajlarla tahkim ediyoruz” Türkiye’nin gıda ticaretindeki stratejik konumunu operasyonel bir sürdürülebilirlikle tahkim etmek adına, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri sahadaki dinamiklerle tam uyumlu hale getirmeye odaklandıklarını belirten Kadooğlu şunları söyledi: “Ülkemizde uzun yıllar ortalamasının üzerinde seyreden yağışların, kışlık hububat ekilişlerinde yarattığı bereketli hasat beklentisi gıda ihracatçılarımız için bir güven zemini oluşturuyor. Diğer yandan yerelde aşırı yağışlar nedeniyle Güneydoğu Anadolu havzasında baharlık mısır ve ayçiçeği ekilişlerinin ötelenmiş olması, ham madde tedarik planlamasında çok daha proaktif davranmamızı zorunlu kılıyor. Üretim takvimindeki hassas bir dengeyi yönetmeye çalıştığımız bu dönemde, operasyonel yükümüzü hafifletecek finansal rahatlamalar kritik önem taşımaktadır. İhracat odaklı ekonomik büyümeyi güçlendirmek amacıyla ihracatçı firmaların tabi olduğu kurumlar vergisinde yapılan düzenleme, bu noktada işletmelerin finansal yükünü hafifleten önemli bir kazanım olmuştur. Küresel rakiplerimizin rekor üretim beklentilerine karşılık, sanayicimizin direksiyonu yüksek kaliteli ve yüksek proteinli ürünlere kırması ise bölge ihracatımızın sadece hacimle değil, kaliteyle de ayrıştığının en somut göstergesidir.”

AHBİB'in Nisan Ayı İhracatında Bakliyat, Pastacılık ve Şeker Mamulleri Öne Çıktı Haber

AHBİB'in Nisan Ayı İhracatında Bakliyat, Pastacılık ve Şeker Mamulleri Öne Çıktı

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, nisan ayında 173,3 milyon dolar ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Yılın dördüncü ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29 oranında artış sağladıklarını vurgulayan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, Irak ve Suriye pazarında derinleştiklerini, en güçlü ivmelenmeyi Cibuti, İran, Suudi Arabistan, Ürdün ve Tunus pazarında yakaladıklarını belirtti. Bakliyat, pastacılık ve şeker mamulleri öne çıktı 2025 yılı Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda üyelerin büyük desteğiyle yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeleyen Başkan Veysel Memiş, AHBİB’in nisan ayı ihracat performansını ürün gruplarına göre değerlendirirken bakliyat, pastacılık ürünleri ile şeker ve şeker mamullerinin dikkat çekici ihracat rakamlarıyla öne çıktığını vurguladı. Yılın dördüncü ayında 209 bin 760 ton ürünü uluslararası pazarlarda dövize dönüştürdüklerini belirten Başkan Veysel Memiş, “Bölge ihracatında bakliyat, 52,4 milyon dolarlık değeri ve yüzde 32’lik payıyla lider konumda yer aldı. Yüzde 87’lik artış kaydettiğimiz bu grup içinde özellikle kırmızı mercimek, 41,4 milyon dolar değer ile toplam ihracatımızın yüzde 25’ini oluşturdu. Katma değeri yüksek ürünler arasında yer alan pastacılık ürünleri, 33,7 milyon dolarlık ihracatla yüzde 34’lük büyüme sağladı. Şeker ve şeker mamulleri ihracatı ise 22,4 milyon dolara ulaştı.” dedi. Lokomotif pazarlar Orta Doğu ve Afrika Nisan ayında bölge ihracatının lokomotif pazarlarının Irak, Suriye, Cibuti, Sudan, Almanya, İran, Suudi Arabistan, İtalya, Rusya ve Ürdün olduğunu bildiren Veysel Memiş, bu ülkelerin AHBİB’in ihracatında istikrar ve büyümenin temelini oluşturduğunu, özellikle katma değeri yüksek ürünlerdeki artışın Türkiye’nin küresel tarım rekabetçiliğini güçlendirdiğini vurguladı. Başkan Veysel Memiş, şunları söyledi: “AHBİB’in nisan ayı ihracat rakamlarını ülke bazında analiz ettiğimizde, geleneksel pazarlarımızdaki güçlü duruşun kararlılıkla sürdüğünü görüyoruz. Bölge ihracatımızda Irak, 18,5 milyon dolarlık hacmi ve yüzde 11’lik pazar payı ile liderlik koltuğundaki yerini korudu. Irak’ı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artış sağlayarak 13,9 milyon dolarlık hacme ulaşan ve yüzde 8 pay alan Suriye yakından takip etti. Nisan ayının en dikkat çeken performansı ise Cibuti’den geldi. Bu pazarımızda yakaladığımız yüzde 482’lik rekor çıkışla 10,3 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak yüzde 6’lık bir pay elde ettik.” Yeni hizmet döneminde temel öncelikler ve hedefler Yeni hizmet dönemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Veysel Memiş, ihracatı daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya taşıma sözü verdi. 2022 yılından bu yana yürüttükleri görev süresince somut çıktılara odaklandıklarını vurgulayan Başkan Veysel Memiş, “Hedef pazarlara yönelik 4 sektörel ticaret heyeti organize ederken, dünya genelinde 19 uluslararası fuara katılım sağlayarak yeni iş bağlantılarının yolu açtık. İhracatçı firmaların gücüne güç katmak amacıyla 4 UR-GE projesi hayata geçirdik. Yurt dışı pazarlama ve eğitim programlarıyla firmaların kurumsal altyapısını geliştirdik. Sektör içi koordinasyonu sağlamak adına 9 istişare toplantısı gerçekleştirdik. Başarıyı ödüllendirmek amacıyla 4 büyük ödül töreni düzenledik. Tüm hamlelerin neticesinde 2025 yılı itibarıyla 1,8 milyar dolarlık devasa bir ihracat hacmine ulaştık. Yeni hizmet döneminde kazanılan başarıların üzerine koyarak ilerleyeceğiz. Temel önceliğimiz, sektörümüzün ihtiyaçlarını her platformda en gür sesle ifade etmek ve ihracatçımızın küresel rekabet gücünü artırmaktır.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.