Hava Durumu

#Otomasyon

Kırsal Haber - Otomasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarım Teknolojileri TEKNOFEST'te İkinci Yılında Haber

Tarım Teknolojileri TEKNOFEST'te İkinci Yılında

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, geçen yıldan itibaren tarım teknolojilerinin TEKNOFEST'te yer almaya başladığını belirterek, gıda arz güvenliğinin de savunma sanayisi kadar önemli bir milli güvenlik meselesi olduğunu söyledi. Yumaklı, savunma sanayisinde yakalanan mühendislik başarısının tarım teknolojilerinde de yakalanabileceğini ifade etti. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu'yu ziyaret etti. Etkinlik kapsamında stantları ziyaret eden Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'e yönelik yoğun ilgiye dikkati çekerek, TEKNOFEST'in savunma sanayisi konusunda Türkiye'nin mühendislik anlamında geldiği noktayı ülkenin gündemine ve üretime dönüştürerek dünyanın gündemine sokmayı başardığını belirtti. Yumaklı, bu anlamda Selçuk Bayraktar'ı ve ekibini tebrik etti. Tarım teknolojileri TEKNOFEST'te ikinci yılında Bakan Yumaklı, tarım teknolojilerinin de TEKNOFEST'te yer aldığını belirterek şunları kaydetti: "TEKNOFEST'e geçen yıldan itibaren tarım teknolojileri dahil oldu. Bu çok önemli bir konuydu. Genelde çok bağdaştırılamayabilir ama eğer bir ülkenin savunma sanayisi o ülkenin istiklali ve istikbali için ne kadar önemliyse gıda arz güvenliği de o ülkenin milli güvenlik meselesidir, aynı derecede önemlidir. Bu yıl tarım teknolojileri ikinci yılına geldi. İnanıyorum ki savunma sanayisinde yakalamış olduğumuz mühendislik başarısını tarım teknolojilerinde de yakalayacağız. Geliştirilen teknolojiler sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlayacak. Bu ülkenin insanları daha kaliteli ve sürdürülebilir bir tarımsal üretim için burada üretilen zihinsel, fikirsel ve uygulamalı olarak da geliştirilmiş teknolojiyi kullanacak, hatta bu teknolojiyi farklı ülkelere de ihraç ederek başka bir getirinin de yolunu açacak." Tarım teknolojileri alanındaki çalışmaları inceledi Bakan Yumaklı, daha sonra Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı'nın TEKNOFEST'teki alanında yer alan uydu fotoğraflarıyla tarla takip sistemi hakkında bilgi aldı. Yumaklı, topraktan teknolojiye deneyim atölyelerine geçerek burada deneyim yaşayan çocuklarla sohbet etti ve yem hazırlamayı otomasyon hale getiren sistemi inceledi. “Bu bir vatan savunmasıdır” Etkinlik kapsamında TÜME Vakfı tarafından düzenlenen “Politika, Eğitim, Yatırım ve Adaptasyon Paneli”ne katılan Yumaklı, burada yaptığı konuşmada, bir insanın doğumundan ölümüne kadar tarımsal üretime muhtaç olduğunu söyledi. Türkiye'de TEKNOFEST'in savunma sanayi başlığının altında ülkenin savunmasının en önemli garantisi olarak görüldüğünü belirten Yumaklı, TÜME ile geçtiğimiz yıl TEKNOFEST'in içinde tarım teknolojileri kümelenmesi kavramının girdiğini ifade etti. Yumaklı, “Bu bir vatan savunmasıdır. Bu da gıdanın garanti altına alınması savunmasıdır. Ülkeler, gıda güvenliği konusunu bir milli güvenlik meselesi olarak görüyor. Eğer halkınızı gıda anlamında bir endişeye sevk ediyorsanız orada büyük problemleri yaşamanız mümkün. Tohumdan sofranızdaki bir lokma ekmeğe kadarki olan süreci bloklar arasında bir boşluk bırakmadan yapmanız gerekir.” ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, TEKNOFEST'in Şanlıurfa başta olmak üzere bundan sonraki illerde de büyük bir heyecan oluşturacağını vurgulayarak, her geçen gün katlanarak, artarak devam edeceğini kaydetti. Tarımda doğru planlama ve teknoloji vurgusu Tarımda doğru planlamanın önemine değinen Yumaklı, “Doğru bir şekilde planlayıp tam o an hazır olmanız gerekir. Geçtiğimiz yıl birbiriyle entegre bir otonom çiftlik sisteminin nasıl olmalı konusunu konuşurken, orada insan unsuru önemliydi.” diye konuştu. Bakan Yumaklı, bu yıl TÜME'de sivil toplum kuruluşlarının, finansman ayağının, regüle edici bir kamu otoritesinin bir araya geldiğini söyledi. 2000'li yıllarda Türkiye'nin nüfusunun 68 milyon olduğunu anımsatan Yumaklı, “Bugün 86 milyon, dünya nüfusu ise 6 milyardı, bugün 8 milyar. Bu nüfusun ihtiyacı olan doğumundan ölümüne kadarki bütün tarımsal üretim ihtiyacını karşılamanız gerekir. Burada soru şu oluyor. Ne kadar çok hayvanımız var değil. Bir birim hayvandan alacağınız verim, süt hayvanıysa kaç kilogram alıyorsunuz? Nicelik değil niteliğe dönmüş durumda. Bunları yapabilmek için teknolojiye ihtiyacımız var. Bir entegre sistem olarak kullanabilecek, bunun kendi içinde içselleştirmiş insana ihtiyacımız var. Neyi ürettiğiniz değil nasıl ürettiğiniz önemli. Üretim planlaması konusu da tam da bu anlamda devreye girdi. Bizim mutlaka üretim planlaması yapmamız gerekir.” değerlendirmesinde bulundu. Yumaklı, geçmişte yaptıkları üretim planlamalarına dikkati çekerek, bu planlamaların, somutlaştırdıkları otonom çiftlikler gibi sonuçlar vermeye başladığını aktardı. “Çiftçilerimiz, üreticilerimiz olmazsa olmazımız” Bunun bir anda bütün Türkiye'de etki etmesini beklemediklerinin altını çizen Yumaklı, şöyle devam etti: “Bu aynı zamanda da bir zihinsel dönüşümü gerektiriyor. Şu anda Türkiye'deki bütün üreticilerimiz ne üretiyor olursa olsun, tarımsal üretimde artık üretim planlamasını sahiplenmiş ve bununla ilgili bütün unsurları kendileri uygulamaya başlamış. Hatta geliştirilmesiyle ilgili de bizlere sürekli geri bildirimde bulunmaya başlamış durumdalar. Bu bizim gibi geleneklerine bağlı, çok da görmeden inanmayan ya da uygulamayan bir kültür için kolay bir hadise değildi. Bir senede çok ciddi bir sahiplenme oldu. Şimdi sonuçlarını doğru alma zamanı. Mevcuttaki işimizi çok iyi yapıyoruz, ama geliştirmeye, modellemeye ve sürdürülebilir kılmaya dönük bütün uygulamalarımızı çok yakından takip edecek bir veri oluşturma, bunları analiz edebilme ve politikalara yansıtabilme zamanıdır.” Yumaklı, üretimde katma değerin önemine işaret ederek, Türkiye'nin bu konuda dünyanın gelişmiş ülkelerinin hiçbirinden kalır bir yanı olmadığını dile getirdi. Türkiye'nin devasa potansiyeli olduğuna dikkati çeken Yumaklı, “Pırıl pırıl gençlerimiz ve imkanımız var. Çok güzel bir ülkedeyiz. Her mevsimde farklı şeyler üretebilir haldeyiz. Yılın 12 ayı her türlü ürünü talep etme ve bunu üretme pozisyonundayız. Bütün bunları yapabilmek için un var, şeker var, helva yapmamız gerekiyor. Çiftçi olmak, üretmek, utanılacak bir şey asla değil. Eli öpülesi diye tabir ettiğimiz aslında gurur duyduğumuz çiftçilerimiz, üreticilerimiz olmazsa olmazımız. Ayağımızdaki ayakkabıdan üzerimizdeki kıyafetten, soframıza koyacağımız lokmaya kadar içtiğimiz suda yetiştirdiğimiz balığa kadar çok geniş bir alanımız var.” dedi. Yumaklı, Türkiye'de çiftçilerin yaş ortalamasının 57 olduğunu aktararak, Çiftçi Kayıt Sistemi'ndeki 2 milyon 380 bin çiftçinin sadece yüzde 13'ünün genç, yüzde 58'inin orta yaşlı, onun üzerindekilerin de ileri yaşlı olduğunu ifade etti. 7,3 milyon hektarlık alan sulamaya açıldı Gençler ve kadın girişimcilerin “Ben bu işi yapıyorum.” dediği her yerde var olduklarını dile getiren Yumaklı, Bakanlığın bütün teşvikleri ve destekleriyle onları hangi konuda olursa olsun birlikte hareket etmeyi sağlayacak her türlü oluşumun içinde olduklarını ve olacaklarını söyledi. Yumaklı, teknoloji denildiğinde sadece cihazın anlaşılmaması gerektiğini belirterek, tohumun da bir teknoloji olduğunu ifade etti. Tohumların yüzde 96'sını Türkiye'nin ürettiğini ve dünyada ilk 10 içinde yer aldığını belirten Yumaklı, dünyanın farklı ülkelerine gidildiğinde karşılarına Türk tohumculuk firmalarının çıktığını söyledi. Bitkisel üretimin verimli olması için sulama yapılması gerektiğine işaret eden Yumaklı, sulama teknolojilerinin geliştirilmesi gerektiğini belirterek, “7,3 milyon hektarlık alanı sulamaya açtık daha da devam ediyoruz.” dedi. Türkiye'de 61 organize tarım bölgesi bulunuyor Yumaklı, organize tarım bölgelerini çok önemsediklerini vurgulayarak, bunun bütçede ve uygulamalarında çok önemli bir yeri olduğunu bildirdi. Türkiye'de 61 organize tarım bölgesi olduğunu aktaran Yumaklı, “Bunlardan 16 tanesinde üretim başladı. Bu sene peyderpey onlar devreye girmiş olacak. ORKÖY kredileri, destekleri ve hibeleri var. Amacımız küresel pazarda lider bir Türkiye oluşturmak.” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Yumaklı, Bakanlığın standına geçerek stantta yer alan kurumların faaliyetleri hakkında bilgi aldı.

Toprağa İz Bırakanlar, TARMAKBİR 4. UR-GE Projesi Kapsamında Mısır’da Haber

Toprağa İz Bırakanlar, TARMAKBİR 4. UR-GE Projesi Kapsamında Mısır’da

TARMAKBİR tarafından yürütülen 4. UR-GE Projesi kapsamında 9 firmanın (Agromeks, Bağsan, Çelpa, Ege Şaft, Özbudak, Özkan, Paksan, Türkay ve Yüzüak) katılımıyla 21-24 Eylül 2026 tarihleri arasında Mısır'a Ticaret Heyeti Programı düzenlendi. Sahara Tarım Fuarı ile eş zamanlı yürütülen programda bölge distribütörleri ile iş görüşmeleri yapıldı ve çeşitli etkinliklere katılım sağlandı. TARMAKBİR tarafından yürütülen AGROBRIDGE UR-GE Projesi kapsamındaki harcamalar, T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından %75 oranında destekleniyor. TARMAKBİR tarafından T.C. Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürütülen 4. UR-GE Projesinin ilk Yurt Dışı Pazarlama Faaliyeti, 22–24 Eylül 2026 tarihlerinde Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen 38. Sahara Uluslararası Tarım Fuarı ile eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Program kapsamında Mısır’daki kamu ve iş dünyası temsilcileriyle temaslarda bulunulurken, sektörün pazardaki mevcut durumu ve Türk tarım makineleri sanayisi açısından öne çıkan iş birliği alanları yerinde değerlendirildi. Programın ilk bölümünde TARMAKBİR heyeti T.C. Kahire Ticaret Müşavirliğini ziyaret ederek Mısır pazarı, tarım sektörü ve ticari fırsatlar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Heyetin ikinci durağı ise Mısır’ın önde gelen iş dünyası kuruluşlarından EBA (Egyptian Businessmen’s Association) oldu. EBA’da gerçekleştirilen görüşmelerde Türk tarım makineleri sanayisinin üretim kapasitesi ve ürün çeşitliliği hakkında bilgi verilirken, iki ülke firmaları arasında geliştirilebilecek iş birlikleri ele alındı. Günün son durağı T.C. Kahire Büyükelçiliği oldu. Büyükelçimiz Salih Mutlu Şen ile gerçekleştirilen görüşmede sektörün mevcut durumu ve Mısır pazarında Türk tarım makineleri sanayisi açısından öne çıkan fırsatlar değerlendirildi. Program, Türk firmaları ile Mısırlı sektör temsilcilerini bir araya getiren ikili iş görüşmeleriyle (B2B) devam etti. 20’den fazla Mısırlı firma temsilcisiyle gerçekleştirilen görüşmeler, EBA yetkilileri tarafından aktarılan bilgiler ve saha gözlemleri, Mısır’ın tarımsal mekanizasyon açısından Türk makine sanayisi için çeşitli ürün gruplarında önemli fırsatlar barındırdığına işaret etti. 2025 yılında yaklaşık 250 milyon dolar tutarında tarım makineleri ithalatı gerçekleştiren Mısır’da, özellikle zeytin ve zeytinyağı sektöründeki gelişime paralel olarak zeytin hasat makineleri, zeytinyağı sıkma makineleri ve komple işleme tesislerinin potansiyel taşıyan ürün grupları arasında yer aldığı değerlendirildi. Pirinç, çilek, üzüm ve özellikle narenciye üretiminin artan önemi de meyveciliğe yönelik mekanizasyon çözümlerini öne çıkarıyor. Portakal üretiminde önemli bir konuma ulaşan ülkede çapa, ilaçlama, bakım ve hasat makineleri Türk imalatçıları açısından potansiyel taşıyan başlıca ürün grupları arasında yer alıyor. Mısır’da önümüzdeki dönemde geniş alanların tarımsal üretime kazandırılmasının planlanması, tarım makinelerine yönelik talebin de artacağına işaret ediyor. Dünya Bankası ve FAO verilerine göre ülkenin tarım arazisi yaklaşık 4,06 milyon hektar, ekilebilir arazi varlığı ise yaklaşık 3,10 milyon hektar seviyesinde bulunuyor. Buna karşılık Mısır yönetimi, yürütülen yeni arazi ıslah projeleriyle 2026 yılı sonuna kadar işlenen tarım alanını yaklaşık 5,04 milyon hektara çıkarmayı hedefliyor. Diğer yandan Mısır’ın modern tarihindeki en büyük arazi kazanım ve tarımsal genişleme programlarından biri olarak öne çıkan Yeni Delta Projesi, Batı Çölü’nde 1 milyon hektarlık ilave alanın tarımsal üretime kazandırılmasını öngörüyor. Tarım alanlarındaki bu genişlemeler; başta toprak işleme ve arazi hazırlama makineleri olmak üzere, ekim, gübreleme, ilaçlama ve hasat süreçlerinde kullanılan geniş bir makine ve ekipman grubuna yönelik yeni talep yaratma potansiyeli taşıyor. Su kaynaklarının etkin kullanımının kritik önem taşıdığı ülkede sulama makineleri, sistemleri ve ekipmanları ise hâlihazırda pazarın en güçlü alanları arasında yer alıyor. Saha gözlemlerinde öne çıkan bir diğer başlık ise hasat sonrası mekanizasyon oldu. Meyvenin hasadından tasnifine, paketlenmesinden depolanmasına ve satışa hazırlanmasına kadar uzanan zincirde kullanılan makine ve sistemlere yönelik ihtiyaç dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra ürünlerdeki kalıntıların tespit edilmesine yönelik ölçüm ve laboratuvar cihazları, tarımsal üretim ve ihracat zincirinin gelişimine paralel olarak potansiyel taşıyan alanlar arasında değerlendiriliyor. Güneş enerjisi sistemleri ve akıllı tarım teknolojileri de gelişme potansiyeli yüksek başlıklar arasında yer alıyor. Tarımsal kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlayan akıllı makineler, sensörler, otomasyon çözümleri ve entegre üretim sistemlerine yönelik ihtiyacın önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor. Sahara Fuarı’nda Sulama Sistemleri Öne Çıktı Sahara Uluslararası Tarım Fuarı’nda yapılan gözlemlerde, fuarın üç ana salondan oluştuğu; salonlardan birinin tamamen, bir diğerinin ise büyük ölçüde sulama sistemleri ve ekipmanlarına ayrıldığı görüldü. Diğer salonun yaklaşık yarısında tarım makineleri sergilenirken, fuarda ayrıca gübre, bitki koruma ürünleri, sera malzemeleri, güneş enerjisi ve finans sektörlerinden firmalar da yer aldı. Tarım makineleri bölümünde traktörlerin yanı sıra ilaçlama ve ekim makineleri, çayır biçme makineleri, el traktörleri ve küçük ölçekli ekipmanlar, pulluklar ve balya makineleri sergilendi. Hayvansal üretime yönelik makinelerin fuardaki görünürlüğünün son derece sınırlı olması dikkat çekerken, sergilenen ürünlerin büyük çoğunluğunun yerel distribütörler aracılığıyla pazara sunulduğu gözlemlendi. Gerçekleştirilen temaslar, saha incelemeleri ve ikili iş görüşmeleri birlikte değerlendirildiğinde; Mısır pazarının özellikle sulama, arazi hazırlama ve toprak işleme, ekim, gübreleme, meyvecilik mekanizasyonu, hasat sonrası teknolojiler, zeytin ve zeytinyağı işleme sistemleri ile akıllı tarım çözümleri açısından Türk tarım makineleri sektörü için dikkate değer fırsatlar sunduğu değerlendiriliyor.

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor Haber

Türk Hazır Giyim Sektörü Akıllı Üretime Hazırlanıyor

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), Türk hazır giyim sektörünün dijital dönüşümünü hızlandırmak, üretimde verimliliği artırmak ve firmaların yapay zekâ teknolojilerinden daha etkin yararlanmasını sağlamak amacıyla “Hazır Giyim Sektöründe Dijital Dönüşüm ve Akıllı Üretim Teknolojileri UR-GE Projesi”ni hayata geçirmeye hazırlanıyor. EHKİB bünyesinde faaliyet gösteren Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitesi’nin çalışmaları sonucunda hayata geçirilen proje kapsamında hazır giyim firmalarının dijital altyapıları, üretim süreçleri, veri kullanım kapasiteleri ve yapay zekâ uygulamalarına hazırlık seviyelerinin analiz edilmesi; firmaların dijital olgunluk düzeylerine göre özel danışmanlık programlarının oluşturulması hedefleniyor. Bağcı: “Dijital dönüşümü sektörümüz için bir verimlilik ve rekabetçilik programı olarak görüyoruz” Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, küresel hazır giyim sektöründe rekabet koşullarının hızla değiştiğini, fiyat kadar hız, esneklik, verimlilik, izlenebilirlik ve veri kullanım kabiliyetinin de belirleyici hale geldiğini söyledi. Bağcı, “Hazır giyim sektörü emek yoğun yapısıyla birlikte teknolojinin çok hızlı dönüştürdüğü sektörlerin başında geliyor. Artan üretim maliyetleri ve küresel rekabet nedeniyle verimlilik artık sektörümüz açısından bir tercih değil, zorunluluk. Dijital dönüşümü yalnızca yeni yazılımlar kullanmak ya da üretime yeni teknolojiler eklemek olarak değerlendirmiyoruz. Asıl dönüşüm; üretimden elde edilen veriyi doğru okuyabilmek, kayıpları ölçebilmek, maliyetleri gerçek zamanlı takip edebilmek ve bu verileri karar alma süreçlerine aktarabilmek. Birliğimiz bünyesinde oluşturduğumuz Yapay Zeka, Dijital Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Komitemiz sektörümüzün dönüşüm ihtiyaçlarını yakından takip ediyor. UR-GE projemizi de bu anlayışla kurguluyoruz.” dedi. Her firmaya aynı reçete yerine firmaya özel dijital dönüşüm yol haritası Başkan Bağcı, “İhtiyaç analizinin ardından firma özelinde SIRI Dijital Olgunluk Değerlendirmesi yapılacak. Firmaların dijital dönüşüm yolculuğuna nereden başlamaları gerektiğini gösteren değerlendirme ve yol haritası aracı olan SIRI kapsamında, her firma için dijital olgunluk değerlendirme raporu oluşturulacak. Firmalarımızın dijitalleşme konusunda aynı noktada olmadığının farkındayız. Bir firmamız üretim kayıtlarını ağırlıklı olarak Excel üzerinden takip ederken başka bir firmamız entegre sistemlerle üretim verisini anlık izleyebiliyor. Dolayısıyla herkese aynı çözümü sunmak yerine firmalarımızı dijital olgunluk seviyelerine göre gruplandırmayı hedefliyoruz. İhtiyaç analizi sonrasında her firmamız için kendi üretim yapısına, altyapısına ve önceliklerine uygun bir SIRI Dijital Dönüşüm ve Yapay Zekâ Yol Haritası oluşturulmasını planlıyoruz.” dedi. Proje kapsamında firmaların “başlangıç”, “orta” ve “ileri” olmak üzere üç farklı dijital olgunluk seviyesinde değerlendirilmesi öngörülüyor. Bu sınıflandırma doğrultusunda firmalara farklılaştırılmış danışmanlık programları sunulması planlanıyor. Tasarımdan kalite kontrole yapay zekâ kullanım alanları belirlenecek Hazır giyim sektöründe yapay zekânın yalnızca tasarım ve pazarlamada değil, üretimin birçok aşamasında önemli fırsatlar sunduğuna işaret eden Çağlar Bağcı, projenin temel hedeflerinden birinin firmalar için doğru yapay zekâ kullanım alanlarını belirlemek olduğunu dile getirdi. Bağcı, “Yapay zekâyı moda sektöründe yalnızca görsel veya tasarım üreten bir teknoloji olarak görmemeliyiz. Üretim planlama, talep tahmini, kalite kontrol, stok optimizasyonu, maliyet ve kârlılık analizi, termin yönetimi, satış ve pazarlama gibi çok geniş bir alanda kullanma potansiyelimiz bulunuyor. Ancak yapay zekâdan verim alabilmenin ön koşulu doğru ve kullanılabilir veriye sahip olmak. Bu nedenle önce firmalarımızın veri altyapısını ve süreçlerini analiz edeceğiz, ardından yapay zekânın hangi operasyonlarda gerçek anlamda değer yaratabileceğini ortaya koyacağız.” diye konuştu. “UR-GE desteği firmalarımızın dönüşüm maliyetini önemli ölçüde azaltıyor” Firmaların dijital dönüşüm süreçlerinde yatırım ve danışmanlık maliyetlerini de göz önünde bulundurduğuna işaret eden Başkan Bağcı, UR-GE projelerinin sunduğu destek mekanizmasının özellikle KOBİ niteliğindeki ihracatçı firmalar açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı. Bağcı, “Firmalarımız doğal olarak projeye katılmadan önce sağlayacağı faydanın yanında maliyetini de değerlendiriyor. UR-GE’nin en önemli avantajlarından biri burada ortaya çıkıyor. Proje kapsamında gerçekleştirilecek ihtiyaç analizi, danışmanlık, eğitim ve yurt dışı pazarlama gibi destek kapsamındaki faaliyetlerin giderleri Ticaret Bakanlığımız tarafından yüzde 75 oranında destekleniyor. Dolayısıyla firmalarımız, tek başlarına gerçekleştirmeleri halinde çok daha yüksek bütçeler ayırmaları gereken çalışmalara UR-GE çatısı altında önemli bir maliyet avantajıyla erişebiliyor.” dedi. “Teknoloji yatırımı yapmadan önce doğru yatırımın ne olduğunu belirlemek gerekiyor” Projenin doğrudan makine veya yazılım yatırımı sağlamaktan ziyade firmaların doğru teknoloji yatırımlarına hazırlanmasına odaklanacağını aktaran EHKİB Yapay Zekâ, Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Ertan Aslan, yanlış veya ihtiyaçlarla örtüşmeyen teknoloji yatırımlarının firmalara ek maliyet oluşturabileceğine dikkat çekti. Aslan, “Firmalarımıza ‘şu makineyi alın, bu yazılımı kullanın’ demek yerine öncelikle hangi sorunu çözmeleri gerektiğini ortaya koymak istiyoruz. Mevcut sistemler daha verimli kullanılabilir mi, hangi süreçler dijitalleştirilmeli, hangi veriler toplanmalı, sistemler arasında nasıl entegrasyon kurulmalı, yapılacak yatırım ne kadar sürede geri dönecek? Bunların cevaplarını ortaya koyduktan sonra teknoloji yatırımına yönelmek çok daha sağlıklı. Firmalarımızın dijital dönüşüm bütçelerini doğru alanlara yönlendirmelerine rehberlik etmeyi amaçlıyoruz.” dedi. Dijital dönüşüm ihracatla buluşacak Projenin önemli ayaklarından birinin de yapay zekâ destekli hedef pazar ve potansiyel alıcı analizleri olacağını belirten Ertan Aslan, dijital dönüşümün şirket içi verimlilik artışıyla sınırlı tutulmayacağını kaydetti. Katılımcı firmaların ürün grupları, fiyat seviyeleri, üretim kapasiteleri, minimum sipariş miktarları, termin kabiliyetleri, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansları ve üretim teknolojileri gibi kriterlerin analiz edilmesinin planlandığını aktaran Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dijitalleşmeyi ihracattan bağımsız düşünmüyoruz. Proje kapsamında firmalarımıza sunulacak danışmanlık hizmetleri çerçevesinde, yapay zekâ ve veri analitiği destekli yöntemlerden yararlanılarak her firmanın ürün grupları, üretim kapasitesi, fiyat seviyesi, minimum sipariş miktarı, termin kabiliyeti, sertifikaları, sürdürülebilirlik performansı ve üretim teknolojileri doğrultusunda hedef pazar ve potansiyel alıcı analizlerinin gerçekleştirilmesini planlıyoruz. Bu danışmanlık çalışmaları sonucunda her firma için bir ‘Dijital Tedarikçi Profili’ oluşturulmasını hedefliyoruz. Böylece üreticilerimizin yalnızca ne ürettiklerini değil; üretim kabiliyetlerini, hız ve esnekliklerini, sürdürülebilirlik performanslarını ve teknolojik altyapılarını da uluslararası alıcılara daha etkin biçimde anlatabilmelerine katkı sağlayacağız.” Uluslararası teknoloji merkezleri ve iyi uygulamalar incelenecek UR-GE Projesi kapsamında firmaların dünyadaki teknolojik gelişmeleri yerinde takip etmelerine yönelik faaliyetlerin de planlandığını ifade eden Ertan Aslan, akıllı üretim, dijitalleşme, yapay zekâ ve üretim teknolojileri alanındaki uluslararası fuarlar, teknoloji merkezleri ve başarılı uygulama örneklerinin incelenmesinin yurt dışı pazarlama faaliyetleri içerisinde değerlendirileceğini belirtti. Aslan sözlerini şöyle tamamladı: “Dünyada hazır giyim üretiminin nereye gittiğini, yapay zekânın fabrikalarda nasıl kullanıldığını, otomasyon ve veri analitiğinin üretim süreçlerini nasıl değiştirdiğini yerinde görmek son derece önemli. Projemizin sonunda firmalarımızın sadece daha fazla dijital araç kullanan değil; verisini yöneten, maliyetlerini ve kayıplarını ölçen, üretimini optimize eden, doğru teknoloji yatırımını planlayan ve yapay zekâyı doğru operasyonlara entegre edebilen işletmelere dönüşmesini hedefliyoruz. Türk hazır giyim sektörünün gelecekteki rekabet gücünün teknoloji, sürdürülebilirlik, tasarım ve yüksek katma değer ekseninde şekilleneceğine inanıyoruz.”

EBSO Başkan Adayı Mustafa Karabağlı'dan "Yeni Nesil Sanayicilik" Vizyonu Haber

EBSO Başkan Adayı Mustafa Karabağlı'dan "Yeni Nesil Sanayicilik" Vizyonu

Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkan Adayı Mustafa Karabağlı, geleceğin sanayicisinin sadece fabrikasını değil; enerjisini, verisini, karbonunu, finansmanını ve teknolojisini yönetebilen, dünyadaki değişimi önceden okuyan bir profile sahip olması gerektiğini belirtti. Karabağlı, adaylık sürecinde sanayicileri bu yeni nesil yeteneklerle donatmayı ana hedef olarak belirlediklerini dile getirdi. Başkan adaylığı kapsamında SwissÔtel Büyük Efes İzmir’de basın mensuplarıyla bir araya gelen Karabağlı; adaylık vizyonunu, yönetim felsefesini ve hazırladıkları projeleri paylaştı. "Hayalim: İzmir’i Türkiye’nin Teknoloji Başkenti Yapmak" Mustafa Karabağlı, konuşmasında EBSO için çizdikleri vizyonu ve hedeflerini şu sözlerle özetledi:"Önümüzdeki 5-10 yılın sanayicisi sadece fabrikasını iyi yöneten sanayici olmayacak. Enerjisini, verisini, karbonunu, finansmanını ve teknolojisini yöneten; dünyadaki değişimi erkenden okuyabilen sanayici olacak. Bu yeteneklerle sanayicilerimizi donatmalıyız.Hayalim açık ve net: İzmir'i Türkiye’nin teknoloji başkenti yapmak. Üreten, teknolojiyi geliştiren, ihracat yapan, gençleri sanayiyle buluşturan, yeşil dönüşümde öncü, yüksek katma değer ve markalar yaratan, her zaman geleceğe hazırlanan bir İzmir sanayisi hedefliyoruz." Çıraklıktan Yerli Teknolojiye Uzanan Yolculuk Girişimcilik hayatına babasının demirci atölyesinde çırak olarak başladığını belirten Karabağlı, bugün yerli teknolojiyle geliştirilen %100 elektrikli hafif ticari araç üretimine uzanan bir tecrübeye sahip olduğunu vurguladı. Bu bilgi birikimini sanayicilerle paylaşmak ve yeni girişimlere destek olmak istediğini ifade etti. Sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllardır aktif rol aldığını hatırlatan Karabağlı; ESİAD’da 12. Dönem Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığını, EBSO’da ise 8 yıldır meclis üyeliği görevini sürdürdüğünü ve son 4 yıldır başkan adaylığı için hazırlık yürüttüğünü aktardı. Katılımcı ve Çoğulcu Yönetim Anlayışı Önerdikleri "Yeni Nesil Sanayicilik" anlayışının sadece bir isim değişikliği değil, yönetim felsefesinde köklü bir dönüşüm olduğunu söyleyen Karabağlı, şu değerlendirmelerde bulundu: Tepeden İnme Değil, Ortak Akılla Yönetim: EBSO’yu kararların tek merkezden alındığı bir yapıdan çıkarıp; meslek komitelerinin, çalışma komisyonlarının ve tüm üyelerin sürece dahil olduğu katılımcı bir modele dönüştüreceğiz. Kapsayıcı Temsil: Genç ve kadın sanayiciler başta olmak üzere tüm girişimcileri karar mekanizmalarına dahil edeceğiz. Çoğulculuk bizim için bir söylem değil, temel yönetim ilkesidir. Dönüşüm Hızı: Sanayide başarı artık sadece üretim miktarıyla değil; katma değer, markalaşma, dijitalleşme ve sürdürülebilirlikle ölçülüyor. Yapay zeka ve otomasyon çağında belirleyici olan faktör, dönüşüm hızı ve adaptasyon kabiliyetidir. "Odanın Bütçesi Faiz Geliri Yerine Sanayiciye Hizmete Dönüşmeli" Saha ziyaretlerinde sanayicilerin beklentilerini net bir şekilde gözlemlediklerini ifade eden Karabağlı, EBSO bütçesinin iki yıllık faiz gelirinin 200 milyon lira seviyesine ulaşmasını eleştirdi:"Tasarruf kuşkusuz önemlidir; ancak sanayicimiz, hizmet ve vizyon üretmesi gereken bir kurumun kasasında neden bu kadar para tutulduğunu ve faiz geliri elde edildiğini sorguluyor. Zorlu ekonomik koşulların yaşandığı bu dönemde bütçenin faizde bekletilmesi yerine sanayiciye hizmete dönüştürülmesi gerekirdi." EBSO Bir "Orkestra Şefi" Olacak İzmir’in sanayi kültürü, üniversiteleri, teknoloji ekosistemi, limanları ve yüksek yaşam kalitesiyle Türkiye’nin teknoloji başkenti olmaya en güçlü aday olduğunu vurgulayan Karabağlı, EBSO’nun tüm bu unsurları bir araya getiren bir "orkestra şefi" rolü üstleneceğini ifade etti. Öne Çıkan Projeler ve Dönüşüm Adımları Mustafa Karabağlı, "Birlikte üretmek, birlikte yönetmek" felsefesi doğrultusunda hayata geçirecekleri projeleri şöyle sıraladı: Meslek Komiteleri Analizi: Göreve gelir gelmez 52 meslek komitesinin güçlü ve zayıf yönlerini, fırsat ve tehditlerini (SWOT) analiz ederek sektörlerin detaylı röntgenini çekecekler. 100 Fabrika – 100 Dönüşüm: Gönüllü 100 sanayi kuruluşunun enerji tüketimi, dijitalleşme, yapay zeka entegrasyonu, verimlilik ve karbon ayak izi incelenerek özel dönüşüm reçeteleri hazırlanacak. EBSO; üniversite, teknoloji firması, teşvik ve finansman kaynaklarını sanayiciyle buluşturarak sürecin sonuna kadar takipçisi olacak. Çözüm Destek Masaları & Sanayi Elçileri: Üyelere verilen hizmetler sistemli hale getirilecek. Yurtdışında uzmanlaşmış eski üst düzey yöneticilerden oluşacak "Sanayi Elçileri" ağıyla EBSO üyelerinin küresel ölçekte temsili sağlanacak. Üniversite-Sanayi İş Birliği: Ortak proje pazarları ve özel sanayi haftaları düzenlenecek. Genç Sanayici Meclisi kurularak yeni nesil sanayiciler tecrübeli isimlerle eşleştirilecek. EBSO Teknik Üniversitesi Hayali: EBSO Vakfı; araştırma, teknoloji geliştirme ve eğitim odaklı bir yapıya kavuşturulacak. Uzun vadede ise bir EBSO Teknik Üniversitesi kurulması hedeflenecek. Saha ve Mobil Hizmetler: Merkezden uzakta faaliyet gösteren üyeler için mobil hizmet araçları devreye sokulacak, yeni Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) kurulmasına öncelik verilecek. "Siyaset Dışı Bir Kurumuz, Herkese Eşit Mesafedeyiz" Gazetecilerin EBSO seçimlerinde siyasetin etkisi olup olmadığına yönelik sorusunu da yanıtlayan Karabağlı, tüm siyasi partilere eşit mesafede durduklarını vurguladı:"İşin, üretimin ve istihdamın tarafı olur; siyasi tarafı olmaz. Bizim tek pusulamız sanayicimizin ihtiyaçları ve EBSO’nun geleceğidir. Bugüne kadar benden siyasi bir söylem duymadınız. EBSO tamamen siyaset dışı bir kurumdur."

Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB’de Yatırımlar Hız Kesmiyor Haber

Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera OTB’de Yatırımlar Hız Kesmiyor

İzmir’in Dikili ilçesinde 65 milyon dolarlık Dünya Bankası finansmanıyla hayata geçirilen Dikili Jeotermal Isıtmalı Sera Organize Tarım Bölgesi (OTB), yüksek teknoloji, yenilenebilir enerji ve tarımsal sanayiyi aynı merkezde buluşturarak Türkiye’nin tarımsal dönüşümüne öncülük ediyor. Avrupa’nın en büyük jeotermal sera üretim merkezlerinden biri olması planlanan projede çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. ​Stratejik Dönüşüm ve Uluslararası Finansman Desteği ​Tarım ve Orman Bakanlığı öncülüğünde yürütülen proje; Türkiye’nin üretim, ihracat, istihdam ve gıda arz güvenliği hedeflerine güçlü katkılar sağlıyor. Dünya Bankası destekli Türkiye İklim Akıllı ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi (TUCSAP) kapsamında sağlanan yaklaşık 65 milyon dolarlık finansman, Türkiye tarım sektörüne aktarılan en büyük uluslararası fonlar arasında yer alıyor. ​Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan yetkililer, Dikili OTB’nin yalnızca modern seralardan ibaret olmadığını; üretimden işlemeye, paketlemeden ihracata kadar tüm süreçleri tek bir sistemde birleştiren dev bir ekosistem olduğunu vurguladı. ​3 Milyon Metrekarelik Alanda Entegre Üretim Modeli ​Toplam 3 milyon 38 bin 787 metrekarelik devasa bir alanda kurulan Dikili OTB, modern sera teknolojileri ile jeotermal enerjiyi harmanlıyor. Proje altyapısında şu donatılar yer alıyor: ​50 adet yüksek teknolojili sera parseli ​47 adet tarımsal sanayi parseli ​Eğitim ve araştırma merkezleri ​Paketleme, depolama ve işleme tesisleri ​İdari ve sosyal donatı alanları ​Yenilenebilir enerji sistemleri ile ileri düzey lojistik altyapı ​2026 Yatırımları ve Tamamlanan Altyapı Çalışmaları ​Bölgede bugüne kadar gerçekleştirilen fiziki altyapı çalışmaları şu başlıklar altında toplandı: ​8 milyon 300 bin metreküp kazı ve dolgu çalışması tamamlandı. ​97 bin metreküp taş istinat duvarı imalatı gerçekleştirildi. ​Yüksek ve orta gerilim enerji hatlarının deplasmanı bitirildi; kanalizasyon ve yağmur suyu hatları oluşturuldu. ​İçme suyu ile jeotermal üretim kuyularında hedef debi ve sıcaklık değerlerine ulaşıldı. ​2026 yılı yatırımları kapsamında Dünya Bankası kaynaklarından yaklaşık 2,2 milyar TL ödenek tahsis edilerek çalışmaların kesintisiz sürmesi sağlandı. ​Üretim, İstihdam ve İhracat Hedefleri ​Tam otomasyon sistemleri ve dijital tarım uygulamalarıyla geleceğin tarım modelini temsil eden Dikili OTB, tam kapasiteye ulaştığında şu ekonomik ve sosyal kazanımları sunacak: ​Yıllık 80 bin ton yaş meyve ve sebze üretimi ​3 bin 500 kişiye doğrudan istihdam imkânı ​Kadın istihdamında %75’e varan oran ​Yıl boyunca kesintisiz, yüksek katma değerli ve ihracat odaklı üretim ​Jeotermal enerjinin gücüyle enerji maliyetlerinin düşürüldüğü, çevre dostu ve sürdürülebilir üretim ilkelerinin benimsendiği bu dev üs; Türkiye’nin küresel tarım pazarlarındaki rekabet gücünü zirveye taşıyacak.

Bakan Yumaklı: "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi Başladı" Haber

Bakan Yumaklı: "Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi Başladı"

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi'nin başladığını, program dahilinde 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerin kullanımına sunduklarını belirterek “Bu yıl; önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda; 100 bin TL'den 30 milyon TL'ye kadar olan projelere KDV dahil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız" ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, yaptığı açıklamada, bugün itibarıyla kırsal kalkınma yatırımlarında yeni bir dönem olarak nitelendirdikleri “Kırsal Kalkınma Yatırım Programı 2026 Başvuru Dönemi"nin başladığını bildirdi. Bu yıl program kapsamında birçok yeni düzenlemeyi de hayata geçirdiklerine işaret eden Yumaklı şu bilgileri aktardı: “Bu program dahilinde; kırsalda üretim, istihdam ve teknolojik dönüşümü desteklemek amacıyla tam 10 milyar liralık dev bir bütçeyi girişimcilerimizin kullanımına sunuyoruz. Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak hem hibe desteği oranımızı hem de hibe desteği alacak proje tutarı limitini artırıyoruz. Bu kapsamda. 100 bin TL'den 30 milyon TL'ye kadar olan projelere, KDV dahil yüzde 50-70 oranında hibe desteği sağlayacağız." Bakan Yumaklı, program kapsamında, modern seralar ve hayvansal üretim tesislerinden tarım teknolojilerine, su ürünlerinden arı yetiştiriciliği ve modern sulama sistemlerine kadar birçok alanda destekleri olacağının altını çizerek şunları kaydetti: “Genç ve kadın girişimcilerimiz ile aile işletmelerimize de ayrı bir müjdemiz var. Program bütçemizin en az yüzde 20'sini genç ve kadın girişimcilerimize, yüzde 30'unu ise aile işletmelerimize ayıracağız. Kırsal kalkınma hamlelerimizde gençlerimize ve kadınlarımıza pozitif ayrımcılık uygulamaya devam ediyoruz. Özellikle bu alanda eğitim almış gençlerimiz ve kadınlarımız başta olmak üzere tüm üretici ve girişimcilerimizi, Türkiye Yüzyılı'nda, kırsalda teknolojiyi ve üretimi el birliğiyle daha ileriye taşımak üzere başvuru yapmaya davet ediyorum. Başvuruya ilişkin Bakanlığımızın internet sitesinden bilgi alınabilir." YATIRIM YELPAZESİ OLDUKÇA GENİŞ Bakan Yumaklı'nın verdiği bilgiye göre, geniş bir yatırım yelpazesinin hedeflendiği program kapsamında desteklenecek yatırımlar arasında; Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması Kapalı ortamda bitkisel üretim (Yüksek tünel, modern sera, kültür mantarı) Büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği ve kesimhaneleri Su ürünleri yetiştiriciliği Hayvansal ve bitkisel orijinli gübre Tarımsal amaçlı örgütler için ortak makine parkı Arı yetiştiriciliği Tarımsal bilişim sistemleri (Akıllı tarım teknolojileri, sensör sistemleri ve yapay zekâ tabanlı çözümler, diğer bilişim sistemleri) İpek böceği yetiştiriciliği Yenilenebilir enerji kaynakları kullanımına yönelik yatırımlar gibi birçok başlık yer alıyor. Program, klasik üretim yatırımlarının yanı sıra dijitalleşme ve ileri teknoloji uygulamalarını da destekleyerek tarımda dönüşümü hızlandırmayı hedefliyor. HİBE ORANI YÜZDE 50-70 OLARAK UYGULANACAK Program kapsamında hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin TL, üst limiti ise 30 milyon TL olarak belirlenirken aile işletmeleri için üst limit 8 milyon TL olacak. Kabul edilen projelerde hibe oranı yüzde 50-70 olarak uygulanacak. Bu çerçevede, ilgili alanda eğitim alan gençler yüzde 70, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler yüzde 70, Organize Tarım Bölgelerinde yapılan yatırımlar yüzde 70, kadınlar/gençler/yatırım yeri köy, belde, kır olanlar yüzde 60 oranında hibe desteğinden faydalanabilecek. Yenilenebilir enerji ve otomasyon için yüzde 5 ek hibe sağlanacak. Hibe desteği Katma Değer Vergisi (KDV) dâhil proje tutarı üzerinden verilecek. Yeni düzenleme ile yalnızca üretim kapasitesinin artırılması değil aynı zamanda Veri temelli üretim, Akıllı tarım uygulamaları, Otomasyon ve robotik sistemler gibi yenilikçi alanların da desteklenmesi hedefleniyor. TASARRUFLU TARIMSAL SULAMA SİSTEMLERİNE HİBE DESTEĞİ Program ile ayrıca tasarruflu tarımsal sulama sistemleri kapsamında; hibeye esas proje üst limiti KDV dâhil 10 milyon TL'ye kadar yatırımlara yüzde 50-70 oranında hibe desteği verilecek. Bu çerçevede hibe verilecek yatırım konuları ise şu şekilde belirlendi: Tarla içi sistemler: 1) Damla sulama. 2) Yağmurlama. 3) Mikro yağmurlama. 4) Yüzey altı damla sulama. Mekanik büyük sistemler: 1) Center pivot/Lineer sulama sistemleri. 2) Tamburlu sulama sistemleri. Yenilenebilir enerji ve teknoloji odaklı sistemler: 1) Güneş enerjili sulama. 2) Akıllı sulama/otomasyon sistemleri KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLERE POZİTİF AYRIMCILIK Program bütçesinin en az yüzde 20'si kadın ve genç girişimciler tarafından gerçekleştirilecek yatırımlar için kullanılacak. Tarımsal açıdan yeraltı suları yetersiz seviyede ve su kısıtı ilan edilen ilçelerde yapılacak başvurularda tüm konular için yüzde 70 hibe desteği verilecek. Kırsalda yatırım yapmak isteyen tüm üretici ve girişimciler 12 Haziran 2026 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.