Hava Durumu

#Otomotiv

Kırsal Haber - Otomotiv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomotiv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kütahya Ekonomisinin Yol Haritası Konuşuldu Haber

Kütahya Ekonomisinin Yol Haritası Konuşuldu

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO), 100’üncü kuruluş yılı kapsamında düzenlediği panelde Kütahya iş dünyasını ekonomi gazeteciliğinin iki duayen ismiyle bir araya getirdi. Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ile Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar’ın konuşmacı olarak yer aldığı panelin açılışında konuşan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, Kütahya ekonomisinin önündeki dört temel görevi sıraladı: Bilançoyu korumak, verimlilikten vazgeçmemek, çeşitlenmek ve birlikte hareket etmek. “KUTSO’nun 100. Yılında Kütahya Sanayisinin ve Ticaretinin Yol Haritası” başlıklı panel, 16 Eylül Çarşamba akşamı KUTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Sanayiden ticarete, hizmet sektöründen girişimciliğe farklı alanlardan KUTSO üyelerinin katıldığı panel, Nasıl Bir Ekonomi’nin (NBE) YouTube kanalından da canlı olarak yayınlandı. “Asıl meselemiz, Kütahya ekonomisinin ikinci yüzyılına nasıl hazırlanacağıdır” Panelin açılış konuşmasını yapan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat, KUTSO’nun 100. yaşını kutladıkları bir dönemde Kütahya sanayisi ve ticaretini ikinci yüzyıla taşıyacak yol haritasını konuşmanın önemine işaret ederek şunları söyledi: “KUTSO, geçen yüz yıl boyunca krizlerin, yüksek enflasyon dönemlerinin, kur dalgalanmalarının, teknolojik dönüşümlerin ve küresel ekonomideki büyük değişimlerin içinden geçti. Ama bütün bu dönemlerde Kütahya’da üretim devam etti, ticaret devam etti, girişimcilik devam etti. Dolayısıyla bugün yalnızca önümüzdeki birkaç ayı konuşmuyoruz. Asıl meselemiz, Kütahya ekonomisinin ikinci yüzyılına nasıl hazırlanacağıdır. İçinden geçtiğimiz dönem kolay bir dönem değil. Ama burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: Belirsizlik, hareketsizlik gerekçesi değildir. Sanayi ve ticaret, hiçbir zaman bütün değişkenlerin belli olduğu bir ortamda yapılmadı. İş erbabının mahareti, geleceği eksiksiz tahmin etmek değil; farklı geleceklere karşı hazırlıklı olabilmektir.” “En önemli görevimiz birlikte hareket etmek” Kütahya ekonomisinin önündeki temel görevleri dört başlıkta özetleyen Esin Güral Argat, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birincisi, bilançoyu ve nakit akışını korumak. Bu dönemde büyümek kadar sağlıklı büyümek de önemli. Finansman kararlarımızda, stok yönetimimizde ve yatırım planlarımızda daha seçici ve disiplinli olmak zorundayız. İkincisi, verimlilikten vazgeçmemek. Maliyetler yüksek diye teknoloji yatırımını, dijitalleşmeyi ve enerji verimliliğini ertelemek kolaydır. Oysa böyle dönemlerde bizi rakiplerimizden ayıracak olan bunlardır. Üçüncüsü, tek pazara, tek müşteriye ve sınırlı sayıdaki sektöre bağımlılığı azaltmalıyız. Dördüncüsü ve belki de en önemlisi, birlikte hareket etmek. Büyük işletmelerimizin, KOBİ’lerimizin, organize sanayi bölgelerimizin, üniversitemizin, kamu kurumlarımızın, girişimcilerimizin ve meslek kuruluşlarımızın birbirinden güç aldığı bir üretim ve yenilik ekosistemi kurmalıyız. Birbirimize yalnızca komşu değil; tedarikçi, müşteri, ortak ve çözüm ortağı olabilmeliyiz.” “Otomotiv, savunma ve sağlık endüstrileri Kütahya için yeni gelişme alanları” Kütahya’nın güçlü üretim geleneğinin korunması kadar ekonominin çeşitlenmesinin de önemine dikkat çeken Esin Güral Argat, şu değerlendirmeyi yaptı: “Seramikte, camda, porselende, madencilikte ve taş-toprağa dayalı sanayilerde ciddi bir bilgi birikimimiz var. Bu güçlü taraflarımızı koruyacağız. Ancak ikinci yüzyılımızda yalnızca mevcut sektörlerimizin büyümesi yetmez; ekonomimizin derinleşmesi ve çeşitlenmesi gerekir. İleri malzemeler, otomotiv yan sanayi, savunma sanayiinin alt bileşenleri ve enerji teknolojilerinin yanında sağlık endüstrilerini de Kütahya açısından yeni bir gelişme alanı olarak düşünmeliyiz. Bir başka önemli alan ise yaratıcı ve kültürel endüstriler. Seramikten çiniye, tasarımdan zanaata uzanan kültürel üretim mirasımızı yalnızca korunması gereken bir değer olarak değil, tasarım, marka, moda, dijital içerik, turizm ve yaratıcı girişimcilikle birleşen yeni bir ekonomik değer zincirinin başlangıç noktası olarak görmeliyiz.” “Belirsizliğe rağmen güçlenmek zorundayız” Kütahya’nın geleceğinin yalnızca faiz, kur ve küresel talep gibi dış değişkenlere bırakılamayacağını vurgulayan Esin Güral Argat, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bizim kontrol edebildiğimiz alan çok daha büyük. Daha verimli olabiliriz, daha fazla teknoloji kullanabiliriz, yeni pazarlara ve yeni sektörlere açılabiliriz, nitelikli insan kaynağımızı geliştirebiliriz ve hepsinden önemlisi birbirimizle daha fazla iş yapabiliriz. Kısacası, belirsizliğin geçmesini beklemek yerine belirsizliğe rağmen güçlenmek zorundayız. KUTSO’nun ilk yüz yılı Kütahya’nın üretim tarihinin önemli bir parçası oldu. İkinci yüz yılının ise daha rekabetçi, daha çeşitli, daha yüksek katma değer üreten ve dünyaya çok daha fazla açılmış bir Kütahya’nın hikâyesi olmasını istiyoruz.” Gündem küresel ekonomideki dönüşüm oldu Panelde Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, küresel ekonomideki dönüşümü ve Türkiye’de sanayicinin önündeki yol haritasını değerlendirdi. Konuşmalarda Çin'in küresel tedarik zincirlerindeki konumu, Avrupa ile iş birliği fırsatları, imalat sanayiinde ölçek ve kümelenme konuları, Orta Vadeli Program'ın reel sektöre yansımaları ile ihracat ve sanayi istihdamına ilişkin güncel veriler öne çıkan başlıklar oldu. “Dünkü modeller bugün çalışmıyor” Konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi. Bu bölümde söz alan KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat dünyada üretim dengelerinin yeniden kurulduğu bir dönemde Türkiye'nin geleneksel sanayi modelinin değişim zamanının geldiğini vurguladı. Esin Güral Argat, "Türkiye bugüne kadar maliyet avantajı, lojistik gücü ve Avrupa Birliği ile ilişkileri sayesinde önemli bir ihracat fırsatı yakaladı ve bugüne gayet iyi bir şekilde geldi. Ama dünyadaki dengeler değişti. Dünkü ekonomik model bugün artık çalışmıyor, dünyada bütün kitabın yeniden yazıldığı bir dönemdeyiz. Belki de Türkiye'nin yepyeni bir gözlükle yepyeni bir sanayi stratejisi kurması; ucuz iş gücünde ve düşük maliyetli üretimde ısrar etmemesi gerekiyor. Markasına, tasarımına ve mühendisliğine sahip olmalıyız, Ar-Ge'sini geliştirmeliyiz. Katma değerli işleri Türkiye'de bırakıp üretim kabiliyetimizi dünyanın herhangi bir yerinde de koruyabilmeliyiz. Çin'in ölçek ekonomisi bir gerçek. Bunu bilerek ve ABD'nin yeni stratejilerini de görerek, Türkiye kendi geliştirdiği yetkinlikler çerçevesinde nasıl bir sanayi stratejisi ortaya koyacağına karar vermeliyiz. Nelere yatırım yapılacak, nelerden feragat edilecek?" değerlendirmesini yaptı. "Serbest ticaret anlaşmaları mevcut haliyle yeterli olmuyor" Dünyada yükselen korumacı politikaların karşılıklı duvarlar ördüğüne de dikkat çeken Esin Güral Argat, "Biz sanayimizi koruyacağız dediğimizde birileri de kendisini korumak isteyecek; dolayısıyla karşılıklı duvarlar örülecek. İhracatta bir tıkanmayı zaten yaşıyoruz. Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlarda serbest ticaret anlaşmalarının yeterli olmadığını görüyoruz. Bugün Afrika'ya mal satmaya çıkın; her ülke yüzde 15, yüzde 20, yüzde 30 gümrük vergisi koyuyor. Orta Doğu'da da ülkelerin büyük çoğunluğunda yüksek gümrük vergileriyle karşılaşıyoruz. Bunu avantaja çeviren ülkeler var; Hindistan, Avrupa Birliği ile serbest ticaret anlaşması yapıyor. Bizim de daha ufuk açıcı olmamız ve serbest ticaret anlaşmalarıyla geliştireceğimiz rekabet gücünü farklı pazarlara taşımamız gerekiyor" diye konuştu.

Denizli, Sanayisi ve İhracatı İle Öne Çıkan Bir Şehir Haber

Denizli, Sanayisi ve İhracatı İle Öne Çıkan Bir Şehir

İstanbul'da devam eden Hometex ve Automechanika fuarlarını ziyaret eden Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Osman Uğurlu, ihracatta sektörel çeşitlenmenin önemine dikkat çekerek ihracat odaklı yeni yatırımların gerekliliğini vurguladı ve değerlendirmelerde bulundu. DENİB Başkanı Uğurlu: "Denizli, sanayisi ve ihracatı ile öne çıkan bir şehir. Yıllar içerisinde ihracatta attığı güçlü adımlar, Anadolu'nun sanayi ve ihracat merkezleri arasında Denizli'nin adından bahsettirmesini sağladı. Bu noktada rakamlara göz atmakta fayda var; 2000'li yılların başında Denizli ihracatında, tekstil ve konfeksiyonun payı yüzde 80'in üzerinde iken, bugüne geldiğimizde şehir ihracatında başat konumda olan tekstil sektörünün ihracattaki payı kabaca yüzde 35'ler düzeyinde. Sıklıkla dile getirdiğimiz gibi, aslında buradaki gelişme tekstil ve hazır giyim sektöründe bir kan kaybından ziyade, şehrin kazandığı ihracat kültürü ile beraber diğer sektörlerde de ihracatının derinleşmesinden ve çeşitlenmesinden ibaret. Denizlili İhracatçı, Aynı Anda Farklı Sektör Fuarlarında Somut örnek soracak olursanız; güncel fuarlardan örnek vermek mümkün. Yıllar önce tekstil fuarları ile yola çıkan ihracatçılarımız, bugün gururla ve umutla diğer sektörlerin fuarlarında da Denizli ihracatını güçlü bir şekilde temsil ediyorlar. İstanbul'da bu hafta cumaya kadar devam etmekte olan Hometex fuarında 90 üyemiz, stantlarında ürünlerini sergiliyorlar. Aynı tarihlerde İstanbul'da devam eden Automechanika fuarında da 3 üyemiz otomotiv sektöründe kentimiz ihracatını temsil ediyorlar. Bu sadece güncel bir örnek. Biliyoruz ki ihracatçılarımız sadece İstanbul'da değil, dünyanın her yerinde farklı fuarlarda, farklı sektörlerde ürünlerini sergiliyorlar. Denizli İhracatında Çeşitlenme Devam Etmeli, Yeni Yatırım Alternatifleri Değerlendirilmeli Denizli ihracatında 25 yıldır devam eden çeşitlenme süreci devam etmeli. Lokomotif sektörümüz olan tekstilde ihracata odaklanmaya devam etmeyi ve tüm paydaşlar olarak ihracatı geliştirecek adımları kovalamalıyı ihmal etmemek son derece önemli. Ama bir taraftan da farklı sektörlerdeki ihracat yolculuğumuzu daha büyük adımlarla sürdürmeliyiz. Doğrusu, Automechanika fuarında gözlemlediğimiz Denizli'nin bu alanda da mesafe kat edebileceği olduğu. İhracat tablomuza, yeni yatırımlarla farklı renkleri de ilave etmek önceliğimiz olmalı. Ancak bu şekilde, ihracatçı kimliğimizi güçlendirebiliriz. Bu vesileyle, İstanbul'daki fuarlardaki katılımcılarımıza bir kez daha başarılar diliyor, önümüzdeki dönemde DENİB'in ihracat odaklı yatırımlar için adeta bir rehber kurum haline gelmeyi hedeflediğinin altını özellikle çizmek istiyorum.”

İzmir Ticaret Odası’ndan Çin Açılımı Haber

İzmir Ticaret Odası’ndan Çin Açılımı

İzmir’in küresel ticaret hacmini artırmayı hedefleyen İzmir Ticaret Odası (İZTO), Çin’in lojistik ve sanayi devi Qingdao heyetini ağırladı. İki liman kenti arasındaki ekonomik bağları kopmaz bir noktaya taşıyacak organizasyon kapsamında, İzmir Ticaret Odası ile Qingdao Ticaret Bürosu arasında kritik bir iş birliği anlaşması imzalandı. ​Liman Kentlerinin Güç Birliği: İzmir ve Qingdao ​İzmir Ticaret Odası ve Çin Halk Cumhuriyeti Qingdao Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen tanıtım toplantısı, üst düzey diplomatik ve ticari temsilcilerin katılımıyla gerçekleşti. T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, iki şehrin benzer liman özelliklerine dikkat çekerek geniş bir iş birliği potansiyelinin altını çizdi. ​Kızılgüneşler: "Çin ile Ticarette %14,9’luk Pay" ​İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılgüneşler, 2026 yılı Ocak ayı verilerine göre Türkiye'nin toplam ithalatının %14,9’unun Çin’den yapıldığını vurguladı. İlişkilerin sadece ticaretle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Kızılgüneşler, şu ifadeleri kullandı: ​"Ekonomik ilişkilerimizin yatırımlar, teknoloji transferi, ortak projeler ve lojistik çerçevesinde stratejik bir derinlik kazanması gerekiyor. İmzalanan bu anlaşma, dengeli ve sürdürülebilir bir yapı için güçlü bir zemindir." ​Qingdao: Asya ve Avrupa Arasında Lojistik Köprü ​Qingdao Belediye Başkan Yardımcısı Gao Jian, şehrin "Kuşak ve Yol Girişimi" içerisindeki kritik konumuna değindi. Qingdao’nun güçlü sanayi altyapısını İzmirli iş insanlarına tanıtan Jian; modern tarım teknolojileri, e-ticaret ve endüstriyel ekipman üretimi alanlarında Türkiye ile büyük fırsatlar olduğunu belirtti. ​20 Çinli Dev Firma İzmirli İş İnsanlarıyla Buluştu ​İş birliği protokolünün imza töreninin ardından, iki ülke firmaları arasında ikili iş görüşmeleri (B2B) gerçekleştirildi. Toplantıya katılan 20 büyük Çinli firma; ​Enerji ve elektrik ekipmanları, ​Lastik ve otomotiv yan sanayi, ​Tarım makineleri ve gıda üretimi, ​Sınır ötesi e-ticaret ve lojistik, ​Su ve çevre teknolojileri gibi stratejik sektörlerde İzmirli firmalarla yeni ortaklıkların kapısını araladı. ​Çin’den İzmirli Yatırımcılara Davet ​Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Ekonomi ve Ticaret Elçi Müsteşarı Li Bin, geçen yıl Çin’in Türkiye’ye yaptığı 3,3 milyon dolarlık yatırıma dikkat çekerek, ticaret hacminin her geçen gün arttığını ifade etti. Bin, konuşmasını İzmirli iş insanlarını yatırım fırsatlarını yerinde görmeleri için Qingdao’ya davet ederek noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.