Hava Durumu

#Özel Sektör

Kırsal Haber - Özel Sektör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özel Sektör haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmir, Sağlık Turizminde Dünya Ligine Çıkıyor Haber

İzmir, Sağlık Turizminde Dünya Ligine Çıkıyor

İzmir Ticaret Odası (İZTO), kenti sağlık turizminde küresel bir marka haline getirecek "Sağlık Turizmi Manifestosu"nu açıkladı. 26 maddeden oluşan stratejik plan, İzmir’i tedaviden konaklamaya, dijitalleşmeden yaşlı bakımına kadar bütüncül bir ekosisteme dönüştürmeyi hedefliyor. ​Ege’nin incisi İzmir, sağlık turizminde yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. İzmir Ticaret Odası ve TOBB iş birliğiyle düzenlenen "Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı"ndan çıkan sonuçlar, kentin geleceğini şekillendirecek kapsamlı bir manifesto ile taçlandı. Sektör paydaşlarını bir araya getiren çalıştayda; ulaşım, dijitalleşme, etik pazarlama ve ihtisaslaşma gibi kritik başlıklar ele alındı. ​Özgener: "Somut Adımlarla Dünya Ligine Çıkacağız" ​İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, manifestonun sadece bir fikir birliği değil, aynı zamanda somut bir eylem planı olduğunu vurguladı. Özgener, "Bu manifesto, tüm kurumların dikkatini vermesi halinde kentimizin hızlı bir şekilde dünya ligine çıkacağını gösteriyor. İzmir Ticaret Odası olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız," dedi. ​İZTO Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Oğuz Özkardeş ise hedeflerinin bu rehberi güncel tutarak İzmir'i güçlü bir destinasyon olarak konumlandırmak olduğunu belirtti. ​26 Maddelik Sağlık Turizmi Manifestosu’nda Neler Var? ​Haberin detaylarında öne çıkan stratejik maddeler, İzmir'in sağlık turizmi reçetesini ortaya koyuyor: ​1. Bütüncül Ekosistem ve Ulaşım ​Sağlık turizmi sadece hastane hizmeti olarak değil; ulaşım, konaklama, wellness ve yaşlı bakımını kapsayan bir bütün olarak görülecek. Özellikle doğrudan uluslararası uçuş sayılarının artırılması en öncelikli madde olarak belirlendi. ​2. Dijitalleşme ve Yapay Zeka Destekli Tanıtım ​Sektörün şeffaflığını artırmak adına "Mega Dijital Rehber" oluşturulacak. Hasta yolculuğu dijital platformlar üzerinden yönetilirken, dezenformasyonla mücadelede yapay zeka sistemlerinden faydalanılacak. ​3. İhtisaslaşma ve Yeni Yatırım Alanları ​İzmir’in güçlü olduğu alanlar olan; estetik cerrahi, diş sağlığı, göz, saç ekimi ve geriatri branşlarında ihtisaslaşmaya gidilecek. Ayrıca İnciraltı bölgesi, entegre sağlık kampüsleri ve kümelenme modelleri için en büyük fırsat olarak değerlendiriliyor. ​4. Etik Pazarlama ve Güvenli Hizmet ​Aracı kuruluşların yetkileri netleştirilecek, komplikasyon sigortası sistemleri geliştirilecek ve yabancı dil yeterliliği zorunlu hale getirilecek. "Doğru fiyat, şeffaf hizmet" anlayışı ile sürdürülebilir bir rekabet ortamı oluşturulacak. ​5. Termal Turizm ve "Longevity" (Uzun Yaşam) ​İzmir'in termal kaynakları bilimsel altyapıyla birleştirilerek sağlık turizmine entegre edilecek. Yaşlı turizmi için "Yaşam Köyleri" kurulması hedefleniyor. ​Sektörün Dev İsimleri Bir Araya Geldi ​İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, TOBB Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan ve kamu kurumlarının temsilcilerinin katıldığı toplantıda; Ticaret Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve TGA (Türkiye Turizm Geliştirme ve Tanıtma Ajansı) yetkilileri de yer aldı. Çalıştay kapsamında oluşturulan 5 farklı masa (Medikal Turizm, Dijitalleşme, Mevzuat vb.) sektörün tüm kılcal damarlarına dokunan çözüm önerileri üretti. ​Sonuç: İzmir İçin Yeni Bir Vizyon ​Bu manifesto, İzmir’in sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en güvenilir sağlık destinasyonlarından biri olması için bir taahhüt niteliği taşıyor. Kamu, özel sektör ve akademinin el ele verdiği bu modelle İzmir, sağlık turizminde milyar dolarlık katma değer yaratmayı hedefliyor.

SETBİR'in İlk Kadın Başkanı Fatma Can Sağlık Oldu Haber

SETBİR'in İlk Kadın Başkanı Fatma Can Sağlık Oldu

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği (SETBİR), 50. kuruluş yılını kutladığı Genel Kurul’da tarihi bir karara imza attı. Sütaş İcra Kurulu Üyesi Fatma Can Sağlık, derneğin ilk kadın Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. ​Türkiye gıda sanayisinin en köklü ve stratejik sivil toplum kuruluşlarından biri olan SETBİR, 1976 yılından bu yana sürdürdüğü faaliyetlerinde yeni bir döneme girdi. 50. yıl gururunu yaşayan birlik, kamu ve özel sektörde derin tecrübeye sahip olan Fatma Can Sağlık liderliğinde, Türkiye’nin hayvansal üretim potansiyelini küresel standartlara taşımayı hedefliyor. ​Sürdürülebilir Üretim ve Bilinçli Tüketim Vizyonu ​Yeni Başkan Fatma Can Sağlık, göreve gelmesinin ardından yaptığı ilk açıklamada SETBİR’in stratejik rolüne dikkat çekti. Sağlık, "Toplumun sağlıklı beslenmesinde temel rol oynayan süt ve kırmızı et ürünlerinde üretimin sürdürülebilirliğini sağlamak vizyonumuzun temelidir. Kamu ve özel sektör arasında etkin bir köprü kurarak ülkemizin verimliliğini artırmak için çalışacağız" dedi. ​Gıda Sanayisinde Dönüşüm: İklim Değişikliği ve Kaynak Verimliliği ​Sektörün küresel ölçekte karşılaştığı zorluklara değinen Sağlık, SETBİR'in yeni dönem yol haritasını şu başlıklarla özetledi: ​Küresel Rekabet: Türk gıda sanayicilerini uluslararası pazarlarda daha rekabetçi bir konuma taşımak. ​Sürdürülebilirlik: İklim değişikliği ve kaynak verimliliği odaklı bir üretim modeli geliştirmek. ​Gıda Güvenilirliği: Bilimsel yaklaşım ve yenilikçilikle gıda değer zincirini güçlendirmek. ​"Gıda Değer Zincirinin Her Halkasındayız" ​SETBİR’in tedarikçiden tüketiciye kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını belirten Fatma Can Sağlık; "Girdi tedarikçilerinden sanayicilere, perakendecilerden tüketicilere uzanan bu zincirde sürdürülebilir büyümeyi desteklemek en büyük sorumluluğumuzdur. Sektörümüzü el birliğiyle daha ileriye taşımak için tüm paydaşlarımızın iş birliğine açığız" ifadelerini kullandı.

Erzincan'da Yerel Kalkınma Hamlesi Tanıtıldı Haber

Erzincan'da Yerel Kalkınma Hamlesi Tanıtıldı

Erzincan’ın ekonomik geleceğine yön verecek Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı, düzenlenen geniş katılımlı bir toplantıyla iş dünyasına tanıtıldı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen program kapsamında, Erzincan için kritik öneme sahip 4 stratejik yatırım alanı belirlendi. ​Erzincan İçin 4 Stratejik Yatırım Başlığı ​Toplantıda, Erzincan’ın coğrafi konumu, tarımsal gücü ve sanayi altyapısı analiz edilerek belirlenen öncelikli yatırım konuları şu şekilde sıralandı: ​Alternatif Turizm Yatırımları: Şehrin doğa ve spor turizmi potansiyelinin ekonomiye kazandırılması. ​İçecek ve Yan Sanayi: Ambalajlı doğal kaynak suyu ve içecek üretimine yönelik tesislerin desteklenmesi. ​Katma Değerli Tarım: Meyve ve sebze üretiminin sanayi ile birleşerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesi. ​Yapı Malzemeleri ve Kimyasalları: Bölgedeki inşaat ve sanayi talebini karşılayacak üretim hatlarının kurulması. ​Kamu ve Özel Sektör İş Birliği Vurgusu ​Erzincan Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) toplantı salonunda gerçekleşen etkinlikte, yerel paydaşların iş birliği mesajları ön plana çıktı. Erzincan Vali Yardımcısı Hüseyin Aydın yaptığı konuşmada kamu ve özel sektör arasındaki güçlü diyaloğun kalkınma hedeflerine ulaşmadaki kritik rolüne değindi. KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven yaptığı konuşmada yerel potansiyeli merkeze alan bu modelin, Erzincan’ın yatırım kapasitesini görünür kılacağını belirtti. ​Erzincan TSO Başkanı Ahmet Tanoğlu yaptığı konuşmada, özel sektör yatırımlarının desteklenmesinin şehir ekonomisine doğrudan istihdam ve üretim artışı olarak yansıyacağını vurguladı. ​Programın Amacı ve Sağladığı Avantajlar ​KUDAKA Erzincan YDO Koordinatörü Lokman Altunbilek tarafından yapılan sunumda, programın sadece bir finansal destek mekanizması olmadığı, aynı zamanda Erzincan’ın rekabet gücünü artıracak stratejik bir araç olduğu ifade edildi. ​Yerel Kalkınma Hamlesi ile: ​Üretim kapasitesinin artırılması, ​Yeni istihdam alanlarının oluşturulması,​İhracat odaklı büyümenin teşvik edilmesi hedefleniyor. ​Erzincan’ın yatırım vizyonunu şekillendiren bu tanıtım toplantısı, yatırımcıların başvuru süreçleri ve destek unsurları hakkında doğrudan bilgi almasını sağlayan önemli bir adım olarak kayıtlara geçti.

Muğla 9'uncu Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’ne Hazırlanıyor Haber

Muğla 9'uncu Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’ne Hazırlanıyor

Dünya çam balı üretiminin merkezi konumundaki Muğla, 9. Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi için hazırlıklara başladı. 19–22 Kasım 2026 tarihleri arasında Marmaris Grand Yazıcı Club Turban Termal Otel’de gerçekleştirilecek kongre, üreticilerden akademisyenlere, kamu temsilcilerinden uluslararası arıcılık kuruluşlarına kadar geniş bir katılıma ev sahipliği yapacak. Muğla Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, MAYBİR Onursal Başkanı ve Kongre Başkanı Ziya Şahin ile Kongre Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Avcı düzenledikleri basın toplantısında kongrenin kapsamı ve hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. MAYBİR Başkanı Yılmaz Kaya, kongrenin yalnızca bilimsel bir toplantı olmadığını belirterek, organizasyonun sektör açısından stratejik bir rol üstlendiğini vurguladı. Türkiye’nin dünya çam balı üretiminin yaklaşık yüzde 90’ını gerçekleştirdiğini hatırlatan Kaya, bu üretimin yüzde 65–70’lik bölümünün Muğla tarafından karşılandığını ifade etti. Kaya, kongrenin; Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Güney Ege Kalkınma Ajansı ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği iş birliğiyle; Tarım ve Orman Bakanlığı, Muğla Valiliği ve Apimondia desteğiyle gerçekleştirileceğini açıkladı. Kongrede arı sağlığı, sürdürülebilir üretim, iklim değişikliği, kalite, markalaşma ve mevzuat gibi başlıkların ele alınacağını belirten Kaya, “Üretici Konuşuyor” ve “Sektör Konuşuyor” panelleriyle sahadaki deneyimlerin doğrudan paylaşılacağını, ayrıca ormancılık çalıştayıyla çam balı üretiminin ekosistem temelli sürdürülebilirliğinin değerlendirileceğini söyledi. MAYBİR Onursal Başkanı ve Kongre Başkanı Ziya Şahin ise Muğla’nın Türkiye arıcılık varlığının önemli bir bölümünü barındırdığını belirterek, dünya çam balı üretiminde Türkiye’nin yüzde 92 paya sahip olduğunu, bunun yaklaşık yüzde 70’inin Muğla’da üretildiğini belirterek, çam balının uluslararası standartlara kavuştuğunu ve kodekste yer aldığını ve yakın süreçte uluslararası coğrafi işaret sürecinin de tamamlanmasının beklendiğini ifade etti. Şahin, 2008 yılından bu yana düzenlenen uluslararası kongrelerin çam balının dünya pazarında marka haline gelmesine önemli katkı sağladığını belirterek, “Türkiye arıcılığının çözüm bekleyen tüm sorunlarının tartışıldığı bir kongre konsepti oluşturduk. Bu organizasyonlar sayesinde sektörün ihtiyaçlarını doğrudan ilgili kurumlara aktarma imkânı bulduk” dedi. Arı kayıt sistemi, desteklemeler ve yerli arı ıslahı gibi konuların kongrelerde gündeme taşındığını ifade eden Şahin, Apimondia yönetiminin bu yıl 14 kişilik üst düzey heyetle katılım sağlayacağını belirterek organizasyonun uluslararası niteliğinin daha da güçleneceğini söyledi. Kongre Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Avcı'da Türkiye’nin yıllık yaklaşık 100 bin tonluk bal üretimiyle dünyada ikinci sırada yer aldığını belirterek, arıcılığın kırsal kalkınmaya önemli katkı sağladığını vurguladı. Muğla’nın özellikle çam balında dünya lideri konumda bulunduğunu ifade eden Avcı, Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nin içerik ve katılımcı sayısı bakımından dünya ölçeğinde saygın bir organizasyon haline geldiğini söyledi. Önceki kongrelerde 1.500 ila 2.500 arasında katılımcının yer aldığını belirten Avcı, bu yılki organizasyonda dünya arıcılığına ilişkin konuların daha geniş kapsamda ele alınacağını dile getirdi. Akademik sunumlar, teknik oturumlar, çalıştaylar ve sektör stantlarıyla dört gün sürecek kongrenin; arıcılar, akademisyenler, kamu kurumları ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirmesi bekleniyor. Organizasyon kapsamında Türkiye Arıcılık Ödülleri ve çeşitli yarışmalar da düzenlenecek. 9.Uluslararası Muğla Arıcılık ve Çam Balı Kongresi’nin, Muğla’nın küresel arıcılık vizyonunu bir kez daha dünya gündemine taşıması hedefleniyor.

KUDAKA Desteğiyle Erzincan'a ''Engelsiz Nefes Evi'' Geliyor Haber

KUDAKA Desteğiyle Erzincan'a ''Engelsiz Nefes Evi'' Geliyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda, KUDAKA tarafından yürütülen Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında onaylanan “Engelsiz Nefes Evi” projesinin destek sözleşmesi imzalandı. Proje ile Erzincan’da zihinsel engelli bireyler ve ailelerine yönelik kapsayıcı, yenilikçi ve sürdürülebilir bir sosyal destek modeli hayata geçiriliyor. Erzincan Valiliği toplantı salonunda gerçekleştirilen imza törenine; KUDAKA Yönetim Kurulu Dönem Başkanı Erzincan Valisi Doç. Dr. Hamza Aydoğdu, KUDAKA Genel Sekreteri Oktay Güven, Erzincan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Serdar Demirci ve projeden sorumlu kurum yetkilileri katıldı. Erzincan merkezde hayata geçirilecek proje ile zihinsel engelli bireylerin sosyal ve ekonomik hayata katılımının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Yerel dinamikleri harekete geçiren, yenilikçi ve kapsayıcı bir yaklaşımla tasarlanan Engelsiz Nefes Evi, engelli bireyler ve aileleri için sürdürülebilir bir sosyal destek modeli oluşturmayı hedefliyor. Prefabrik yapı sistemiyle Erzincan merkez ilçede kurulacak Engelsiz Nefes Evi, 19 yaş ve üzeri zihinsel engelli bireylere yönelik gündüzlü hizmet verecek şekilde planlandı. Merkezde günlük ortalama 30 engelli bireyin kişisel, psiko-sosyal ve mesleki gelişimleri desteklenecek. Proje kapsamında oluşturulacak yaşam, sanat ve beceri atölyeleri sayesinde engelli bireylerin toplumsal hayattan izole olmalarının önüne geçilmesi ve özgüvenlerinin artırılması amaçlanıyor. Merkez bünyesinde; yaşam becerileri, kişisel bakım, müzik, resim, spor, seramik-çömlek, ahşap oyuncak yapımı gibi alanlarda eğitim ve uygulama atölyeleri kurulacak. Bu atölyeler aracılığıyla zihinsel engelli bireylerin ince motor becerilerinin geliştirilmesi, pratik ve mesleki beceriler kazanmaları sağlanacak. Proje; kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle engelli bireyler için örnek teşkil edecek sürdürülebilir bir ekosistem oluşturmayı hedefliyor. Engelli bireylerin yanı sıra bakım sorumluluğunu üstlenen aile bireyleri, özellikle kadınlar da projenin önemli hedef grupları arasında yer alıyor. Proje ile ailelerin kendilerine zaman ayırabilecekleri, sosyalleşebilecekleri ve psikolojik destek mekanizmalarına erişebilecekleri bir ortam oluşturulacak. Ayrıca ailelere yönelik düzenlenecek bilinçlendirme seminerleriyle farkındalık düzeyinin artırılması ve bakım süreçlerinin desteklenmesi amaçlanıyor. Toplam bütçesi 14 milyon 500 bin TL olan projenin 5 milyon 800 bin TL’si Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 8 milyon 700 bin TL’si ise Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) tarafından finanse edilecek. Engelsiz Nefes Evi Projesi, yalnızca hizmet alan bireyler ve aileleri için değil, Erzincan genelinde engellilik konusunda toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sağlayarak sosyal kapsayıcılığı güçlendiren örnek bir model olmayı amaçlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.