Hava Durumu

#Özel Sektör

Kırsal Haber - Özel Sektör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özel Sektör haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Doğa Temelli Çözümler Projesi 7 İlde Hayata Geçiriliyor Haber

Doğa Temelli Çözümler Projesi 7 İlde Hayata Geçiriliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı ile FAO iş birliğinde yürütülen Doğa Temelli Çözümler Projesi kapsamında, 7 pilot ilde sürdürülebilir arazi yönetimi, toprak ve su kaynaklarının korunması ile iklim değişikliğine dayanıklı tarımsal üretim uygulamaları geliştirilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğinde yürütülen, Küresel Çevre Fonu (GEF) tarafından finanse edilen ve Doğa Koruma Merkezi (DKM) tarafından uygulanan Doğa Temelli Çözümler Projesi’nin açılış çalıştayı, 19-20 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştiriliyor. Tarım Reformu Genel Müdürü Dr. Osman Yıldız’ın açılış konuşmasıyla başlayan çalıştayda, iklim değişikliğine dayanıklı tarım, kuraklıkla mücadele, sürdürülebilir arazi yönetimi ve doğal kaynakların korunmasına yönelik uygulamalar ele alınıyor. 7 pilot ilde 48 ay sürecek Bingöl, Kahramanmaraş, Kars, Nevşehir, Niğde, Tekirdağ ve Sivas’ta uygulanacak proje, 48 ay boyunca sürdürülecek. Buğday üretimi, hayvancılık ve mera yönetiminde doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılmasını amaçlayan proje kapsamında; 5 bin hektar bozulmuş arazinin restore edilmesi, 800 bin hektar alanda sürdürülebilir arazi yönetimi uygulamalarının geliştirilmesi, Yaklaşık 5,2 milyon ton CO₂ eşdeğeri iklim faydası sağlanması hedefleniyor. Toprak ve su kaynaklarının korunması ön planda Bakanlığın su merkezli tarımsal üretim planlaması ve kuraklıkla mücadele politikalarıyla uyumlu yürütülen projede, biyolojik çeşitliliğin geliştirilmesi ve tarım-gıda sistemlerinin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması öncelikli konular arasında yer alıyor. Çalıştayın ilk gününde projenin ulusal ve uluslararası çerçevesi değerlendirilirken kamu kurumları, çiftçiler ve özel sektörün sağlayabileceği katkılar görüşüldü. İkinci gününde ise 7 pilot ilin Tarım ve Orman Müdürlükleri, mevcut durumlarını ve uygulama önceliklerini katılımcılara sunacak. Pilot iller için ortak yol haritası oluşturulacak Kamu kurumları, üniversiteler, araştırma kuruluşları, üretici örgütleri, kooperatifler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yürütülen çalıştayda, pilot illerde uygulanabilecek doğa temelli çözümler ve öncelikli çalışma alanları belirlenecek. Çalıştay sonucunda paydaşların teknik, kurumsal ve finansal katkılarının değerlendirilmesi ve projenin uygulama sürecine yön verecek ortak yol haritasının oluşturulması amaçlanıyor.

Ankara Büyükşehir Belediyesi COP31 İklim Geçiş Forumu’na Katıldı Haber

Ankara Büyükşehir Belediyesi COP31 İklim Geçiş Forumu’na Katıldı

COP31 öncesinde Ankara’da düzenlenen İklim Geçiş Forumu’nda, iklim değişikliğiyle mücadele, yerel yönetimlerin sorumlulukları ve sürdürülebilir kent politikaları ele alındı. Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mekin Tüzün’ün de katıldığı forumda, farklı sektörlerden temsilciler iklim eyleminin geleceğini değerlendirdi. İklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlerin rolünü güçlendirmek ve farklı paydaşlar arasında iş birliğini geliştirmek amacıyla düzenlenen Ankara İklim Geçiş Forumu, geniş katılımla gerçekleştirildi. COP31 öncesinde düzenlenen buluşmada, iklim politikalarının yerel düzeyde uygulanması, kentlerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığının artırılması ve sürdürülebilir bir gelecek için atılabilecek adımlar gündeme geldi. Ankara Büyükşehir Belediyesi de Genel Sekreter Yardımcısı Mekin Tüzün’ün katılımıyla forumda yer aldı. Kamu kurumları, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar, finans kuruluşları, sivil toplum temsilcileri, akademisyenler, gençler ve özel sektör temsilcilerini bir araya getiren organizasyon, iklim değişikliğiyle mücadeleye farklı perspektiflerden yaklaşılmasına olanak sağladı. Ankara İklim Geçiş Forumu’nda Yerel İklim Eylemi Ele Alındı Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Ofisinin desteğiyle Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye tarafından düzenlenen ve İklim Değişikliği Başkanlığınca organize edilen Ankara İklim Geçiş Forumu’nda, yerel iklim eyleminin farklı boyutları değerlendirildi. Forumda, iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasında yerel yönetimlerin üstlendiği sorumluluklar ve kamu kurumları arasındaki koordinasyonun önemi öne çıktı. İklim hedeflerine ulaşılması için yerel yönetimlerin yanı sıra finans kuruluşlarının, akademik çevrelerin, sivil toplumun ve özel sektörün katkısının da önem taşıdığı vurgulanan buluşmada, ortak hareket etme anlayışı ön plana çıktı. Kentlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha dirençli hale getirilmesi, yerel düzeyde geliştirilen politikaların güçlendirilmesi ve iklim eylemlerinin toplumsal katılımla desteklenmesi de forumun ele aldığı temel başlıklar arasında yer aldı. COP31 Öncesinde İş Birliği ve Sürdürülebilir Kentler Gündemde Antalya’da düzenlenmesi planlanan COP31 öncesinde gerçekleştirilen forum, Türkiye’de iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi açısından önem taşıdı. Uluslararası iklim hedeflerinin yerel ölçekte uygulanması ve kentlerin sürdürülebilirlik politikalarının geliştirilmesi, toplantının öne çıkan konuları arasında bulundu. Farklı alanlardan temsilcilerin aynı platformda buluşması, iklim değişikliğiyle mücadelede kurumlar arası iş birliğinin ve ortak çözüm geliştirme yaklaşımının önemini ortaya koydu. Yerel yönetimlerin deneyimlerinin ve ihtiyaçlarının ele alınması da iklim politikalarının kentlerin koşullarına uygun şekilde geliştirilmesi bakımından önem taşıdı. Mekin Tüzün’den Forum Değerlendirmesi Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mekin Tüzün, forumun ardından yaptığı paylaşımda, Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak Ankara İklim Geçiş Forumu’na katılım sağladıklarını belirtti. COP31 Antalya öncesinde gerçekleştirilen toplantının oldukça verimli geçtiğini ifade eden Tüzün, yerel iklim eyleminin kamu kurumları, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar ve diğer paydaşların bakış açılarıyla ele alındığı organizasyona ilişkin değerlendirmesini paylaştı. Ankara’da düzenlenen İklim Geçiş Forumu, COP31 öncesinde iklim değişikliğiyle mücadele, yerel yönetimlerin iklim politikalarındaki rolü ve sürdürülebilir kentlerin geleceği üzerine değerlendirmelerin yapılmasına zemin hazırladı.

Bakan Kurum: ''Savunmaya Ayrılan Her Kuruş, Bu Gezegenin Can Suyuna da Ayrılmalıdır'' Haber

Bakan Kurum: ''Savunmaya Ayrılan Her Kuruş, Bu Gezegenin Can Suyuna da Ayrılmalıdır''

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Bloomberg’in ortak ev sahipliğinde New York’ta düzenlenen COP31 İş Forumu New York Diyaloğu Programına katıldı. Küresel iş dünyasının liderleri ile bir araya gelen Bakan Kurum, “Silah harcamalarını artırarak kendimizi güvende hissedeceğimizi sanıyoruz. Oysa en büyük tehdit kapımızda; iklim krizi. Şunu asla unutmayın: Gelecekte yaşayacak bir dünya bırakılmadıktan sonra, korumaya çalıştığınız devletlerin de, yaptığınız askeri yatırımların da hiçbir anlamı kalmayacak. Devletlerin asıl savunma hattı, sınır boyları değil, doğamız ve iklimimiz olmalıdır. Savunmaya ayrılan her kuruş, bu gezegenin can suyuna da ayrılmalıdır” dedi. “İş dünyasının alıcı gücünü harekete geçirmesini bekliyoruz” diyen Bakan Kurum özel sektöre yatırım çağrısı yaptı: Antalya’ya yalnızca katılımınızı değil, projenizi, yatırımınızı, teknolojik çözümünüzü, ortaklığınızı ve somut taahhüdünüzü taşımanızı bekliyoruz. Türkiye'nin, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) 31'inci Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği ve başkanlığı, BM 81'inci Genel Kurulu ve New York İklim Haftası etkinlikleri kapsamında ABD'nin New York kentinde tanıtılmaya devam ediyor. COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Bloomberg’in ortak ev sahipliğinde COP31 İş Forumu New York Diyaloğu Programı düzenlendi. Bloomberg Genel Merkezi’nde gerçekleşen programda küresel iş dünyasının liderleri ile bir araya gelen COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, BM’de açıkladığı COP31 Eylem Gündemi’ni ayrıntılı olarak anlattı. “BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’DE COP31 EYLEM GÜNDEMİ’Nİ RESMEN BAŞLATTIK” Programın açılış konuşmalarını, TOBB Başkanı ve COP31 İş Forumu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile Bloomberg L.P. ve Bloomberg Philanthropies’in kurucusu, BM Genel Sekreteri’nin İklim Özel Temsilcisi Michael R. Bloomberg yaptı. Programda COP31 Eylem Gündemi’ne ilişkin konuşan Bakan Kurum, “Dün Birleşmiş Milletler’de COP31 Eylem Gündemi’ni resmen başlattık. Bugün bu gündemi küresel iş dünyasıyla buluşturuyoruz. Bu gündemi, iklim hedeflerinin uygulanmasını hızlandıracak bir çalışma zemini olarak hazırladık. Enerjiden sanayiye, şehirlerden gıda ve su güvenliğine, Sıfır Atık’tan döngüsel ekonomi anlayışıyla yeşil sanayileşmeye kadar çok geniş bir uygulama alanından bahsediyoruz” dedi. SON 10 YILDA İKLİM KAYNAKLI AFETLERİN EKONOMİYE MALİYETİ 2 TRİLYON DOLAR Son 10 yılda iklim kaynaklı afetlerin küresel ekonomiye maliyetinin 2 trilyon doları aştığını söyleyen Bakan Kurum, 2023 yılında sel, kuraklık ve aşırı sıcakların yol açtığı ekonomik kaybın ise 380 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Bakan Kurum, dünyada 666 milyon insanın elektriğe erişemediğini ve 2 milyar insanın ise kirletici pişirme yöntemlerine mahkum edildiğinin altını çizdi. Sanayi ile deniz ve hava taşımacılığının küresel emisyonların yüzde 30’unu oluşturduğuna dikkat çeken Bakan Kurum, atık sektörünün de insan kaynaklı metanın üçüncü büyük kaynağı olduğunu kaydetti. Bakan Kurum, küresel atık hacminin 2050’ye kadar yüzde 70 artmasının beklendiğini vurgulayarak, karbon fiyatları farklılaşırken Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasını bu yıl devreye alacağını belirtti. “OYSA EN BÜYÜK TEHDİT KAPIMIZDA; İKLİM KRİZİ” Bakan Kurum, iklim meselenin sadece ekonomik göstergelerden ibaret olmadığının altını çizerek, “Silah harcamalarını artırarak kendimizi güvende hissedeceğimizi sanıyoruz. Oysa en büyük tehdit kapımızda; iklim krizi. Şunu asla unutmayın: Gelecekte yaşayacak bir dünya bırakılmadıktan sonra, korumaya çalıştığınız devletlerin de, yaptığınız askeri yatırımların da hiçbir anlamı kalmayacak. Devletlerin asıl savunma hattı, sınır boyları değil, doğamız ve iklimimiz olmalıdır. Savunmaya ayrılan her kuruş, bu gezegenin can suyuna da ayrılmalıdır. Bu nedenle COP31 Başkanlığı olarak temel önceliğimizi uygulama olarak belirledik. Uygulamada iş dünyasının belirleyici rolü olacak. Yatırımı gerçekleştirecek, teknolojiyi ölçeklendirecek ve tedarik zincirlerini harekete geçirecek aktörlerin başında sizler geliyorsunuz. Türkiye de iş dünyası ve kamu kurumlarıyla bu sürece tecrübesini taşıyor. TOBB liderliğindeki COP31 İş Dünyası Elçiliği ve Forumu, özel sektörün sürekli katkısını sağlayacak” diye konuştu. COP31 SÜRECİNDE İŞ DÜNYASINI İLGİLENDİREN 6 BAŞLIK Konuşmasında elektrifikasyondan yeşil sanayileşmeye, Sıfır Atık’tan İklim Uygulama Köprüsü’ne, dirençli şehirlerden gıda güvenliğine kadar COP31’in 2035 Küresel Uygulama Hedefleri’nin önemine dikkat çeken Bakan Kurum, iş dünyasının ihtiyaçlarının yer aldığı 6 başlığı da katılımcılarla paylaştı: Birincisi, öngörülebilirliktir. Uzun ömürlü üretim tesisleri ve altyapı yatırımları kısa vadeli bir politika perspektifiyle planlanamaz. Kurallar açık, istikrarlı ve yatırım ufku boyunca öngörülebilir olmalıdır. İkincisi, karbon fiyat sinyalidir. Uzun vadeli yatırım kararları için bu sinyalin öngörülebilir olması ve farklı pazarlar arasında aşırı belirsizlik yaratmaması gerekiyor. Üçüncüsü, yeşil ürüne taleptir. Düşük karbonlu ürünlerin üretilmesi kadar güvenilir bir pazarın oluşması da önemlidir. Kamu alımları, ürün standartları, doğrulanabilir veriler ve uzun vadeli alım anlaşmaları bu pazarı büyütebilir. Dördüncüsü, finansman ve risktir. Özellikle gelişmekte olan pazarlarda yüksek sermaye maliyeti iyi projelerin önünde engel oluşturuyor. Kalkınma bankaları, ihracat kredi kuruluşları ve imtiyazlı finansman, özel sermayenin yerine geçmeden riskleri azaltabilir. Bu noktada tüm uluslararası bankalardan bu sürece aktif bir şekilde katılımı bekliyoruz. Hep birlikte elimizi taşın altına koymak mecburiyetindeyiz. Beşincisi, bilgi, kapasite ve KOBİ’lerdir. Küresel tedarik zincirlerinde önemli yer tutan KOBİ’lerin dönüşüme katılması için teknik yardım, ortak metodolojiler, kapasite geliştirme ve uygulanabilir raporlama süreçleri gereklidir. “HER ALANDA OYUN KURUCU İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE MÜCADELE VE UYUM OLMALI” Altıncısı ve sonuncusu olan ‘Veri ve Doğrulama’ya dikkat çeken Bakan Kurum, bu kapsamda iklim değişikliğinin tüm alanlarda ‘oyun kurucu’ niteliğinde olacağını söyledi: Yatırım dünyası güvenilir, standart, bağımsız ve karşılaştırılabilir veriye ihtiyaç duyuyor. COP31 bünyesinde OECD ile stratejik bir işbirliği yürütüyoruz. Bundan sonra ticaretin yönünü çizecek olan iklim değişikliğidir. Aklınıza neresi geliyorsa her alanda oyun kurucu iklim değişikliğiyle mücadele ve uyum olmalıdır. Yine bu anlamda veriler, istatistikler önemli. OECD ile onların bilgisine, geçmiş tecrübesine dayalı olarak o verileri de tüm sektörlerle paylaşıyor olacağız. Güvenilir veri aslında yatırım altyapısının ayrılmaz bir parçasıdır ve bu anlamda da biz yatırımcıları aydınlatmaya gayret göstereceğiz. “SİZLERDEN SOMUT VE ÖLÇÜLEBİLİR TAAHHÜTLER BEKLİYORUZ” Bakan Kurum, konuşmasında iş dünyasının temsilcilerine çağrıda bulundu: Antalya’ya giderken sizlerden somut ve ölçülebilir taahhütler bekliyoruz. Takvimi, kapsamı ve göstergeleri belirlenmiş taahhütlerin COP31’in güçlü sonuçları arasında yer almasını istiyoruz. Yapılabilirliği çalışılmış, sahibi belli ve finansman ihtiyacı tanımlanmış projeleri yatırımcılarla buluşturmak istiyoruz. İş dünyasının alıcı gücünü de harekete geçirmesini bekliyoruz. Yeşil ürünlere yönelik alım taahhütleri ve uzun vadeli anlaşmalar yeni üretim yatırımlarının önünü açabilir. Dönüşüm tedarik zincirinin tamamına yayılmalıdır. Büyük şirketlerin KOBİ tedarikçilerine bilgi, metodoloji, teknik kapasite ve finansmana erişim konusunda destek vermesini önemsiyoruz. ANTALYA’DA COP31 İŞ DÜNYASI VE YATIRIM ZİRVESİ DÜZENLENECEK COP31 İş Dünyası Forumu kapsamında devam edecek çalışma gruplarının önemini vurgulayan Bakan Kurum, “Elektrifikasyon, sanayi dekarbonizasyonu, gıda ve su güvenliği, iklim finansmanı, KOBİ’ler, gelişmekte olan ekonomiler, iklim teknolojileri ve yapay zeka alanlarında hazırlanan önerileri doğrudan bizlere, Başkanlığa iletebilirsiniz. Biz de bu konuda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile her alanda bu çalışmaları yürütüyor olacağız. 12 ve 13 Kasım’da Antalya’da düzenleyeceğimiz COP31 İş Dünyası ve Yatırım Zirvesi, burada başlayan çalışmaların devamı olacaktır. New York’taki istişareleri, finansmana hazır projeleri, yatırım ortaklıklarını ve somut taahhütleri Antalya’ya taşımak istiyoruz” dedi. “NEW YORK’TA GÜÇLENEN İŞ BİRLİĞİNİ ANTALYA’DA SOMUT SONUÇLARA DÖNÜŞTÜRECEĞİZ” Bakan Kurum, konuşmasını şöyle tamamladı: COP31 Eylem Gündemi’ni başlattık. Bugün New York’ta bu gündemin iş dünyasıyla uygulama bağını kuruyoruz. Antalya’ya yalnızca katılımınızı değil, projenizi, yatırımınızı, teknolojik çözümünüzü, ortaklığınızı ve somut taahhüdünüzü taşımanızı bekliyoruz. COP31’in başarısını yalnızca söylenen sözlerle veya alınan kararlarla ölçmeyeceğiz. Bu kararların ne kadarının projeye, yatırıma ve sahada ölçülebilir sonuçlara dönüştüğüne bakacağız. New York’ta güçlendirdiğimiz iş birliğini Antalya’da somut sonuçlara dönüştüreceğimize inanıyorum.

KÜTSO Başkanı Esin Güral Argat, BM Genel Merkezi’nde COP31 Lansmanına Katıldı Haber

KÜTSO Başkanı Esin Güral Argat, BM Genel Merkezi’nde COP31 Lansmanına Katıldı

Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu, ABD’nin New York kentinde dünya liderlerini ve küresel iş dünyasını bir araya getirdi. BM Genel Kurul haftası kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve beraberindeki heyetin ABD temaslarına eşlik eden heyette, Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası (KUTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Esin Güral Argat da yer aldı. Esin Güral Argat, BM Genel Merkezi’nde COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un küresel kamuoyuyla paylaştığı COP31 Eylem Gündemi lansman toplantısına katıldı. Toplantının ardından sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerini paylaşan Esin Güral Argat, "New York İklim Haftası kapsamında COP31 programımızın ilk durağı Birleşmiş Milletler Genel Merkezi oldu" ifadesini kullandı. “Enerjiden Sanayiye Kapsamlı Bir Dönüşüm Çerçevesi” Açıklanan eylem gündeminin iklim hedeflerini doğrudan sahaya taşıyacak somut alanları tanımladığını vurgulayan Esin Güral Argat, dönüşümün vizyonuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Açıklanan gündemin en önemli tarafı, iklim hedeflerini uygulamaya taşıyacak somut alanları tarif etmesi. 2035 yılına kadar elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35’e, döngüsel malzeme kullanım oranının yüzde 15’e çıkarılması gibi hedefler; enerji sistemlerinden sanayiye, üretim süreçlerinden kaynak verimliliğine uzanan kapsamlı bir dönüşümün çerçevesini çiziyor. Ulusal iklim planlarını yatırıma hazır projelerle buluşturmayı amaçlayan İklim Uygulama Köprüsü – BRIDGE de bu dönüşümün finansman boyutunda öne çıkan girişimlerden biri." “Kamu ile Özel Sektör Arasında Güçlü Bir Uygulama Zemini Oluşuyor” COP31 iklim diplomasisi sürecinde kamu ile iş dünyası arasındaki koordinasyonun kritik rolüne dikkat çeken KUTSO Başkanı Güral Argat, şu ifadeleri kullandı: "Sayın Bakanımız Murat Kurum’un liderliğinde yürütülen COP31 Başkanlığı süreci ile TOBB Başkanımız ve COP31 İş Forumu Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu’nun öncülüğünde sürdürülen iş dünyası çalışmaları, Antalya’ya uzanan süreçte kamu ile özel sektör arasında güçlü bir uygulama zemini oluşturuyor. Türkiye’nin COP31 yol haritasının Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde dünyayla paylaşılması bu sürecin önemli bir başlangıcı oldu." Bakan Murat Kurum ile Görüşme ve KOBİ’lerin Dönüşüm Rolü BM Genel Merkezi'ndeki lansman sonrasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunan Esin Güral Argat, ABD’deki temaslarının iş dünyası odaklı toplantılarla devam edeceğini belirtti: "Önümüzdeki günlerde New York’ta gerçekleştireceğimiz toplantılarda ise bu gündemin iş dünyası açısından nasıl uygulanabileceğini ve özellikle KOBİ’lerin dönüşüme nasıl daha güçlü katılabileceğini ele alacağız.

COP31 İş Forumu New York Diyaloğu 22 Eylül’de New York’ta Yapılacak Haber

COP31 İş Forumu New York Diyaloğu 22 Eylül’de New York’ta Yapılacak

COP31 İş Forumu New York Diyaloğu, TOBB ve Bloomberg’in ev sahipliğinde 22 Eylül’de New York’ta gerçekleştirilecek. COP31 Başkanı Murat Kurum, COP31 Eylem Gündemi’ni küresel iş dünyasına ilk kez toplantıda sunacak. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden alınan bilgilere göre, COP31 Özel Sektör Elçisi TOBB ile Bloomberg’in ortak ev sahipliğinde düzenlenecek COP31 İş Forumu New York Diyaloğu, küresel iş dünyasının liderlerini New York’ta bir araya getirecek. New York İklim Haftası kapsamında gerçekleştirilecek toplantı, Bloomberg Green New York programının açılış etkinliği olacak. 22 Eylül Salı günü saat 15.30’da Bloomberg Genel Merkezi’nde başlayacak toplantının açılış konuşmalarını TOBB Başkanı ve COP31 İş Forumu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ile Bloomberg L.P. ve Bloomberg Philanthropies’in kurucusu, BM Genel Sekreteri’nin İklim Özel Temsilcisi Michael R. Bloomberg yapacak. COP31 Eylem Gündemi Küresel İş Dünyasına Sunulacak Toplantının onur konuğu COP31 Başkanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum olacak. Kurum, 21 Eylül’de Birleşmiş Milletler’de açıklayacağı COP31 Eylem Gündemi’ni küresel iş dünyasına ilk kez bu toplantıda ayrıntılı olarak sunacak. Bloomberg TV’den Francine Lacqua’nın yöneteceği “COP31 Eylem Gündemi’ne Özel Sektörün Yanıtı” başlıklı panelde Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Dr. Fatih Birol, Uluslararası Finans Kurumu (IFC) Genel Müdürü Makhtar Diop ve Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) Genel Sekreteri John W. H. Denton konuşacak. Toplantıya uluslararası iş dünyasından 300’den fazla üst düzey yöneticinin katılması bekleniyor. “Hükümetler imzalar, iş dünyası hayata geçirir” TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, toplantı öncesinde yaptığı değerlendirmede, hükümetlerin anlaşmaları imzaladığını, iş dünyasının ise bu anlaşmaları hayata geçirdiğini belirtti. Hisarcıklıoğlu, COP31 Eylem Gündemi’nin yapılması gerekenleri ortaya koyduğunu, bunun nasıl hayata geçirileceğini göstermenin ise iş dünyasının görevi olduğunu ifade etti. COP31 İş Forumu olarak Eylem Gündemi’ni uygulamaya taşıyacak iş dünyası yol haritasını hazırladıklarını belirten Hisarcıklıoğlu, New York’ta şekillendirilecek yol haritasının Antalya’da COP31 Başkanlığı’na sunulacağını kaydetti. COP31 İş Forumu Danışma Kurulu İlk Kez Toplanacak TOBB’un internet sitesindeki bilgilere göre, COP31 İş Forumu’nun New York programı 22-25 Eylül tarihlerinde yapılacak tematik toplantılarla devam edecek.

Türkiye İle Almanya Arasında Tarım ve Gıda İşbirliği Haber

Türkiye İle Almanya Arasında Tarım ve Gıda İşbirliği

Türkiye ile Almanya, tarım ve gıda sektörlerindeki ticari ilişkileri geliştirmek amacıyla Ortak Niyet Beyanı imzaladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, iki ülkesinin tarımsal ticaret hacminin yakın gelecekte 5 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini belirtti. “Tarım ve Gıda Sektörü Alanlarında İkili İşbirliğinin Derinleştirilmesi ve Ortak Ticari İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Niyet Beyanı”, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen törenle imzalandı. Törene Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer katıldı. Tarımsal ticarette 5 milyar dolar hedefi Törende konuşan Yumaklı, Almanya'nın Türkiye'nin önemli ekonomik ve ticari ortaklarından biri olduğunu belirterek, mevcut ilişkilerin tarım ve gıda alanındaki potansiyele uygun biçimde geliştirilmesini istediklerini söyledi. 2025 yılı verilerine göre Türkiye'nin Almanya'ya tarımsal ürün ihracatı yaklaşık 2,2 milyar dolar olurken, Almanya'dan yapılan ithalat yaklaşık 753 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. İki ülkenin ekonomik büyüklüğü ve sektörel kapasitesinin daha yüksek bir ticaret hacmine imkan verdiğini belirten Yumaklı, yakın gelecekte 5 milyar dolarlık seviyenin ulaşılabilir bir hedef olduğunu ifade etti. Bakan Yumaklı, bu hedef doğrultusunda teknik sorunların çözülmesi, şirketler arasında yeni ticari bağlantıların kurulması ve yatırım olanaklarının artırılması için çalışmaların sürdürüleceğini kaydetti. Yeni ticaret ve yatırım fırsatları oluşturulacak Ortak Niyet Beyanı ile mevcut Tarım Alanında Mutabakat Zaptı'nın kapsamının ileriye taşınması ve ekonomik sonuçlarının artırılması amaçlanıyor. Yumaklı, sürecin yalnızca kamu kurumları arasındaki temaslarla sınırlı kalmayacağını, üretici, ihracatçı ve özel sektör açısından somut sonuçlar ortaya çıkarmasının hedeflendiğini dile getirdi. Türk ve Alman şirketleri arasında yeni ticaret ve yatırım fırsatlarının oluşturulması, teknoloji transferinin artırılması ve ortak üretim modellerinin geliştirilmesi de öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Tarım teknolojileri ve dijitalleşme öne çıkıyor Tarım teknolojileri, gıda sanayisi, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve tarımsal AR-GE, iki ülkenin ortak çalışma potansiyelinin yüksek olduğu alanlar arasında gösteriliyor. Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer'in Türkiye ziyaretinin özel sektör ayağına da dikkat çeken Yumaklı, Rainer'in Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde iş dünyasının temsilcileriyle görüşeceğini aktardı. Rainer'in programında ayrıca tarım teknolojileri ve gıda sektöründe faaliyet gösteren şirketlere yönelik ziyaretler bulunuyor. Bu temaslarda Türkiye'nin üretim altyapısı, teknoloji kapasitesi ve girişimcilik ekosisteminin tanıtılması hedefleniyor. Tarım Yürütme Komitesi yeniden aktif hale getirilecek Türkiye-Almanya Tarım Yürütme Komitesinin yeniden aktif hale getirilmesi de önümüzdeki dönemin öncelikleri arasında bulunuyor. Teknik ekiplerin düzenli toplantılar gerçekleştirmesi ve belirlenen hedeflerin takibini yapması planlanıyor. Bakan Yumaklı, atılan adımların tarım ve gıda sektörlerindeki ilişkileri hızlandıracağını ve özel şirketler arasında yeni ortaklıkların kurulmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Almanya Federal Tarım, Gıda ve Yurt Bakanı Alois Rainer de Türkiye ile Almanya arasındaki tarım ve gıda ilişkilerini daha ileri bir noktaya taşımak istediklerini belirtti.

COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep Toplantısı Düzenlendi Haber

COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep Toplantısı Düzenlendi

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde, COP31 hazırlık süreçlerine ilişkin değerlendirmelerin ele alındığı “COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep” toplantısı düzenlendi. Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da yapılacak COP31 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’ne hazırlık çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen program, GAİB Hizmet Binası Konferans Salonu’nda yapıldı. Yaklaşık 200 ülkenin katılımıyla düzenlenecek zirvede ülkeler iklim anlaşmalarına ilişkin müzakereler yürütecek. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Operasyon Yönetimi Baş Yöneticisi (COO) Burak Demiralp’in yanı sıra protokol üyeleri, kamu kurumları, özel sektör ve akademi temsilcileri ile ilgili paydaşlar katıldı. BAŞKAN ŞAHİN, GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN 12 YILLIK ÇALIŞMALARINI AKTARDI Programda Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, COP31’in önemi ve zirveye yönelik hazırlık çalışmaları hakkında sunum yaptı. Başkan Şahin, “Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın başarıda kara tahtaya yazdığı ‘Oku, düşün’ dediği; kıymetli hocalarımızın, ‘Uygulama ve neticelendirme’ dediği biziz, yani bu Türkiye Yüzyılı Belediyeciliği” sözleriyle yerel yönetimlerin uygulamadaki rolüne dikkat çekti. Başkan Şahin, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin COP31’e yönelik hazırlık sürecini, bu kapsamda belirlenen prensipleri ve 2014 yılından bu yana hayata geçirilen yatırımları katılımcılara aktardı. Şahin ayrıca kenti daha dirençli hale getirme hedefi doğrultusunda yürütülen projeler ile sıfır atık, ulaşımda yeşil dönüşüm ve atık yönetimi başta olmak üzere çevre alanında hayata geçirilen çalışmaları anlattı. COP31’DE GAZİANTEP MUTFAĞI ULUSLARARASI MİSAFİRLERE TANITILACAK Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, COP31 kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Mutfak Sanatları Merkezi’nin (MSM) de bir restoranla yer alacağını ifade etti. Demiralp, restoran aracılığıyla uluslararası katılımcıların yanı sıra sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve yatırımcıların da Gaziantep mutfağını tanıma fırsatı bulacağını belirtti. DEMİRALP: “BAŞKAN ŞAHİN, ‘BAŞARILI BİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI NASIL OLUR?’ BİZE GÖSTERDİ Toplantıda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Operasyon Yönetimi Baş Yöneticisi Burak Demiralp, Gaziantep’in üretim ve girişimcilik kültürüyle Türkiye’nin ekonomik geleceğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek şunları ifade etti: “Başkan Şahin, ‘Başarılı bir büyükşehir belediye başkanı nasıl olur?’ bize kendisi burada gösterdi. Bugün Türkiye Çevre ve İklim Politikaları’nı geliştirmekte ve uygulama yönünden küresel camiada takip edilen bir konuma erişmiştir. Bu başarının arkasında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan 2053 Net-Sıfır ve Yeşil Kalkınma Vizyonu yatmaktadır. Bununla birlikte sınırları aşarak küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Seferberliği, çevreye duyarlı, somut adımlarımızın en büyük sivil ve toplumsal örneği olmuştur.” BİZ FARKINDALIĞI ARTIRMAK İÇİN BUGÜN GAZİANTEP’İMİZE GELDİK Demiralp, konuşmasında COP31 sürecindeki eylem gündemleri arasında yeşil sanayinin önemli bir yer tuttuğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yeşil Kalkınma Hareketi bugün sanayimiz açısından yalnızca çevresel bir yükümlülük değil, yeni pazarlara erişmenin, finansman imkanlarını geliştirmenin ve uluslararası rekabet gücünü korumanın önemli araçlarından biri haline gelmiştir. Türkiye olarak bu önemli bir uluslararası sorumluluğu üstleniyoruz. Biz farkındalığı arttırmak için bugün Gaziantep’imize geldik. Gaziantep, birçok kültürün ve medeniyeti bir arada bulunduran, tarihi zenginliklerle dolu devasa bir sanayi ve ticaret alanı sahip olan bu şehir COP31 operasyonları süreçlerinde destekçilerimizden bir tanesi de olacaktır. Ben burada Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.” GÜL: BU HAYATTAKİ ÖDEVLERİMİZDEN BİRİSİ EMANET ALDIĞIMIZ ÇEVREYİ BİZDEN SONRAKİ NESİLLERE SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE DEVRETMEK AK Parti Grup Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül ise Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı uluslararası organizasyonlarla küresel ölçekteki etkinliğini artırdığını belirterek şunları ifade etti: “Burada da en büyük pay güçlü liderliğiyle, kararlı duruşuyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bunun en önemli sebeplerinden birisi. Emanet olarak aldığımız çevrenin bizden sonraki nesillere de güçlü, sağlıklı bir şekilde bırakma gibi bir ödevimiz var. Yani bu hayattaki ödevlerimizden birisi emanet aldığımız bu çevreyi bizden sonraki nesillere çok sağlıklı bir şekilde devretme. Böyle bir görevi ve çok önemli bir misyonu ifade ediyoruz. Özellikle Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin de Sıfır Atık Projesi bu çevre hareketi de insanlık için çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Gaziantep'imize de Büyükşehir Belediye Başkanımız Değerli Fatma Şahin Başkanımızın ortaya koyduğu vizyon çalışmalar çok kıymetli.” ÇEBER: İL OLARAK BİZ COP31’E HAZIRLANIYORUZ, HAZIR OLACAĞIZ VE EN ÇOK DESTEK VERENLERDEN BİRİ OLACAĞIZ Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise Başkan Fatma Şahin’in iklim ve çevre konusundaki şehir vizyonunu başarılı şekilde anlattığını belirterek şöyle konuştu: “İl olarak biz COP31'e hazırlanıyoruz, hazır olacağız ve en çok destek verenlerden biri olacağız, onu vaat ediyoruz, bu konuda bize liderlik yapar ve bu liderliğiyle de Türkiye Yüzyıl’ı denildiğinde neyi anlatmak istediğini daha iyi anlamamıza gayret etmemiz gereken Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuna teşekkür ediyorum. Emine Hanımefendi bu konuların mihmandarlığını yapıyor. Bütün dünyanın gözü burada olacak. Orada Gaziantep'in harika bir standı, gastronomi merkezlerinden birisi olarak yeri olacak. Burada Fatma Başkan'ın gayreti var. Gaziantep stant olarak da bu ülkelerin önünde olacak.” Konuşmaların ardından İklim Değişikliği Başkanı ve COP31 İklim Diplomasisi Başyetkilisi Prof. Dr. Halil Hasar, COP31 Operasyon Yönetimi Koordinatörü Halil Erdoğan ve COP31 Green Zone İşbirliği Direktörü Elif Avşar, katılımcılara COP31 hazırlık sürecine ilişkin sunum yaptı. Öte yandan kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, akademisyenler ve ilgili paydaşların katıldığı toplantıda iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve COP31 hazırlık süreci ele alındı.

Doğa Temelli Çözümler Projesinin Hazırlıkları Tamamlandı Haber

Doğa Temelli Çözümler Projesinin Hazırlıkları Tamamlandı

Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü (TRGM) ile Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) iş birliğinde yürütülecek, Küresel Çevre Fonu (GEF) finansmanıyla desteklenen ve Doğa Koruma Merkezi (DKM) tarafından uygulanacak "Doğa Temelli Çözümler Yoluyla Tarım-Gıda Sisteminin Sürdürülebilirliğinin ve Dayanıklılığının Artırılması Projesi"nin hazırlık çalışmaları tamamlandı. Türkiye, Küresel Programın Parçası Olacak Türkiye, Çin, Hindistan, Arjantin ve Kazakistan'ın da aralarında bulunduğu 32 ülkenin yer aldığı GEF Gıda Sistemleri Entegre Programı'nın önemli bir bileşeni olarak projede yer alacak. Proje, özellikle buğday üretimi ile hayvancılık ve mera sistemleri olmak üzere iki kritik üretim alanına odaklanacak. Proje 6 İlde Hayata Geçirilecek Proje; Tekirdağ, Niğde, Nevşehir, Bingöl, Kahramanmaraş ve Kars olmak üzere 6 ilde uygulanacak. Projenin temel amacı, doğa temelli çözümleri tarım sektörüne entegre ederek gıda sistemlerinden kaynaklanan çevresel baskıların azaltılmasına katkı sağlayacak. Bu kapsamda biyolojik çeşitlilik kaybı, toprak bozulumunun artması, tatlı su kaynakları üzerindeki baskı, tarımsal besin kirliliği ve sera gazı emisyonları gibi temel çevresel sorunların azaltılması hedefleniyor. Kurumsal İş Birliği ve Yeni Mekanizmalar Proje kapsamında kurumlar arasındaki koordinasyonu güçlendirecek mekanizmalar ile özel sektör ve üretici temsilcilerini bir araya getiren iş birliği platformları oluşturulacak; doğa temelli çözümlerin ulusal politika ve stratejilere entegrasyonunu destekleyecek yol haritası, uygulama rehberleri ve kapasite geliştirme programları hazırlanacak. Sürdürülebilir Üretim ve Karbon Emisyonlarının Azaltılması Buğday ve hayvancılık değer zincirlerinde sürdürülebilir üretimi desteklemek amacıyla ürün takip ve izlenebilirlik sistemleri, sürdürülebilirlik standartları ve finansman mekanizmaları geliştirilecek; özel sektör yatırımları ile kamu-özel sektör iş birlikleri teşvik edilecek. Pilot illerde doğa temelli uygulamalar hayata geçirilerek 5 bin hektar bozulmuş alan restore edilecek, 800 bin hektar tarımsal alanda sürdürülebilir yönetim uygulamalarının yaygınlaştırılması desteklenecek ve yaklaşık 5,2 milyon ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyonunun azaltılması veya tutulması sağlanacaktır. Eğitim ve Kapasite Geliştirme Faaliyetleri Ayrıca çiftçiler, teknik personel, kooperatifler ve özel sektör temsilcilerine yönelik eğitim, yayım ve kapasite geliştirme faaliyetleri yürütülerek 5 bin 386 doğrudan yararlanıcıya ulaşılması hedefleniyor. Proje kapsamında geliştirilecek izleme, raporlama ve doğrulama sistemi ile bilgi yönetimi ve deneyim paylaşım mekanizmaları sayesinde uygulama sonuçları izlenecek, başarılı örneklerin ulusal ölçekte yaygınlaştırılması desteklenecek. 48 Ayda Sürdürülebilir Dönüşüme Katkı Sağlayacak 48 ay süreyle uygulanacak projenin, Türkiye'de tarım ve gıda sistemlerinin sürdürülebilir dönüşümüne, kırsal alanlarda iklim dayanıklılığının artırılmasına ve doğa temelli çözümlerin yaygınlaştırılmasına önemli katkılar sunması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.