Hava Durumu

#Pamuk

Kırsal Haber - Pamuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pamuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu Haber

Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yerli tohumda 17 türde 39 yeni çeşidin daha tescil aldığını belirterek, "Tescilli tohumlarımızla stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürüyor, kazançlarını artırıyoruz." ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, bu yılki tohum tescillerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaptığı açıklmada yerli tohum çeşitleriyle tarımsal üretime güç kattıklarını vurgulayan Yumaklı, "Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü çalışmalarıyla araştırma enstitülerimizde geliştirilen 39 yeni çeşit daha tescil edildi. Geliştirdiğimiz bu çeşitler, toprağımızın bereketi ve çiftçimizin emeğiyle buluşarak milli ekonomimize büyük bir değer katacak. Ülkemize ve üreticilerimize hayırlı olsun." değerlendirmesinde bulundu. Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu Yumaklı, tarla bitkilerinde 17 türdeki yeni tescillerle birlikte "Milli Çeşit Listesi"ndeki yerli tohum sayısının 1087'ye ulaştığını bildirdi. Yeni tescillerin "tahıl", "endüstri bitkileri", "tıbbi ve aromatik bitkiler" ile "yemeklik tane baklagiller ve yem bitkileri" kategorilerinde olduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Tescilli tohumlarımızla stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürüyor, kazançlarını artırıyoruz. Uluslararası rekabet gücüne sahip, milli tohum tedarik sistemini güçlendiriyoruz." Tescillerin Yarısı Ayçiçeği ve Buğday Tohumu Çeşitleri Tescillenen yerli tohumlar arasında ayçiçeği hattı 15 çeşitle ilk sırada bulunurken, ekmeklik buğday 5, pamuk, yer fıstığı, haşhaş, nohut 2'şer, makarnalık buğday, arpa, çeltik, soya, aspir, patates, tütün, Aydın salebi, Muğla salebi, anason ve korunga 1'er çeşitle listede yer aldı.

CHP'li Kış: "Türkiye Tarım Ülkesiydi, İthalat Ülkesine Dönüştürüldü" Haber

CHP'li Kış: "Türkiye Tarım Ülkesiydi, İthalat Ülkesine Dönüştürüldü"

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türkiye’de tarımsal üretimde yaşanan çöküş ile vatandaşın giderek büyüyen borç yükünü birlikte değerlendirerek iktidarın ekonomi politikalarına sert sözlerle yüklendi. Kış, “Bir zamanlar kendi kendine yeten Türkiye, bugün portakalı İran’dan, buğdayı savaş halindeki ülkelerden, mercimeği Kanada’dan ithal eder hâle getirildi. Vatandaş ise maaşıyla değil kredi kartıyla yaşamaya zorlanıyor” dedi. Türkiye’nin gerçek gündeminin “geçim krizi” olduğunu vurgulayan Kış, üretimden kopan çiftçinin de borç altında ezilen vatandaşın da aynı ekonomik düzenin mağduru olduğunu söyledi. “TÜRKİYE TARIM ÜLKESİYDİ, İTHALAT ÜLKESİNE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ” Tarım ürünleri ithalatına ilişkin verileri değerlendiren Kış, yalnızca yılın ilk üç ayında yaklaşık 6,4 milyar dolarlık tarım ithalatı yapılmasının Türkiye açısından alarm niteliğinde olduğunu belirtti. Kış, “Konya Ovası yıllarca tahıl ambarı olarak anıldı. Bugün ise Türkiye, savaşın ortasındaki Rusya ve Ukrayna’dan yüz milyonlarca dolarlık buğday ithal ediyor. Bu tablo sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir çöküştür” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin narenciye üretim merkezi olan Akdeniz Bölgesi’ne rağmen portakal ithal edilmesini de eleştiren Kış, şunları söyledi: “Mersin’den Adana’ya, Antalya’dan Muğla’ya kadar narenciye bahçeleriyle dolu bir ülkede yaşıyoruz. Buna rağmen İran’dan ve KKTC’den portakal ithal ediyoruz. Çiftçi dalındaki ürünü maliyetini kurtarmadığı için toplatamazken, market rafındaki fiyat vatandaşın cebini yakıyor.” Kış, yalnızca portakal değil; elma, patates, mercimek, nohut, pirinç, pamuk ve çay gibi ürünlerde de ithalatın hızla arttığına dikkat çekti. “Çay ülkesi denilen Türkiye’nin Sri Lanka’dan, Hindistan’dan ve Kenya’dan çay ithal etmesi; Çukurova’nın pamuğunu kaybedip ABD ve Brezilya’dan pamuk almak zorunda kalması, tarım politikalarının iflas ettiğinin göstergesidir” diyen Kış, üreticinin yüksek maliyetler nedeniyle toprağını terk ettiğini söyledi. “ÇİFTÇİ ÜRETEMİYOR, VATANDAŞ KREDİ KARTIYLA YAŞIYOR” BDDK verilerine göre Türkiye’de toplam kredi hacminin bir yılda 18,3 trilyon liradan 25,5 trilyon liraya yükseldiğini hatırlatan Kış, vatandaşın artık temel ihtiyaçlarını bile borçlanarak karşıladığını ifade etti. Takibe düşen kredi miktarının da 308 milyar liradan 703 milyar liraya çıktığını belirten Kış, “Bu rakamlar bize şunu söylüyor: İnsanlar artık geçinmek için kredi kartına yükleniyor ve önemli bir kısmı bu borçları ödeyemiyor” dedi. Asgari ücretin yılın ilk aylarında büyük ölçüde eridiğini söyleyen Kış, milyonlarca yurttaşın açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini vurguladı. “Bugün Türkiye’de insanlar maaşıyla değil, kredi kartıyla yaşıyor. Emekliler yeniden çalışmak zorunda kalıyor. Asgari ücretli, daha maaşı cebine girmeden borcunu düşünmeye başlıyor. Bu tablo ekonomik kriz değil; doğrudan doğruya bir hayat pahalılığı felaketidir.” “ÜRETİM BİTTİKÇE BORÇ BÜYÜYOR” Tarımda yaşanan çöküş ile vatandaşın borç yükü arasında doğrudan bağ bulunduğunu ifade eden Kış, yanlış ekonomi politikalarının Türkiye’yi hem ithalata hem de finansal bağımlılığa sürüklediğini söyledi. Kış, “Üretimden koparılan çiftçi tarlasını bırakıyor, tüketici ise kredi kartına mahkûm ediliyor. Türkiye üreten bir ekonomi olmaktan çıkarılıp borçla ayakta duran bir ülkeye dönüştürüldü” dedi. Sanayicilerin ve iş dünyasının da mevcut vergi sisteminden şikâyet ettiğini belirten Kış, ekonomideki güvensizlik ortamının yatırım kararlarını da olumsuz etkilediğini söyledi. “HALKIN GERÇEK GÜNDEMİ AÇLIK VE GEÇİM MÜCADELESİDİR” İktidarın ekonomik tabloyu perdelemek için yapay gündemler oluşturduğunu savunan Kış, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Türkiye’nin gerçek gündemi; kredi kartı borcunu ödeyemeyen milyonlardır, üretmekten vazgeçen çiftçidir, geçinemediği için yeniden iş arayan emeklidir. Saray başka gündemler konuşabilir ama vatandaşın gündemi mutfaktır, pazardır, borçtur, geçim savaşıdır.”

8. Ulusal Pamuk Zirvesi İzmir’de Gerçekleştirildi Haber

8. Ulusal Pamuk Zirvesi İzmir’de Gerçekleştirildi

“Türk Pamuğunda Kritik Eşik” temasıyla düzenlenen 8. Ulusal Pamuk Zirvesi, sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur’un açılış konuşmasıyla başlayan zirve, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu ve T.C. İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban’ın konuşmalarıyla devam etti. Açılış konuşmalarını yapan Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, pamuk sektörünün mevcut durumunu değerlendirmek, karşı karşıya olduğu sorunlara çözüm geliştirmek ve geleceğe yönelik stratejik konuları ele almak amacıyla bir araya geldiklerini belirtti. Türkiye’nin sınırlı ekim alanına rağmen dünya pamuk üretiminde önemli bir paya sahip olduğunu vurgulayan Çondur, bu başarının sürdürülebilir ve izlenebilir üretim anlayışının önemini ortaya koyduğunu ifade etti. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdür Yardımcısı İhsan Emiralioğlu ise 2026 yılının ilk dört ayında son iki yıla kıyasla daha fazla yağış alındığını belirterek, tarımsal üretim açısından bereketli bir yıl beklentisinin arttığını dile getirdi. Pamuğun Bakanlık tarafından belirlenen 13 stratejik üründen biri olduğuna dikkat çeken Emiralioğlu, Türkiye’nin kaliteli ve GDO’suz üretimle dünya üreticilerinden ayrıştığını söyledi. Türkiye’nin birim alandan elde edilen pamuk veriminde dünyada ilk üçte yer aldığını ifade eden Emiralioğlu, 2002 yılında dekara 353 kilogram olan kütlü pamuk veriminin yüzde 36 artışla 480 kilogram seviyelerine ulaştığını, dünya ortalamasının ise yaklaşık 236 kilogram olduğunu belirtti. Ayrıca pamuk üretimini desteklemeye devam ettiklerini belirten Emiralioğlu, 2025 yılında dekara 1.098 TL olan destekleme bedelinin 2026 yılı için 1.395 TL’ ye yükseltildiğini açıkladı. T.C. İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban da konuşmasında üretim maliyetlerinin düşürülmesine yönelik çalışmaların önemine değinerek, özellikle sulama tekniklerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bilinçsiz kimyasal ve ilaç kullanımının maliyetleri artırdığına dikkat çeken Elban, bu durumun bazı bölgelerde tarımdan uzaklaşmaya neden olduğunu ifade etti. Çiftçilerin pamuk üretiminden kopuş hızının azaltılması gerektiğini belirten Elban, sektör temsilcilerinin hızlı ve somut çözüm önerilerine odaklanmasının önemine işaret etti. İki oturum şeklinde gerçekleştirilen zirvenin ilk oturumunda, Söke Yağ Sanayi Tic. Ltd. Şti. firma yetkilisi Bertan Balçık moderatörlüğünde; üretici Ömer Fuat Tanman, Çukobirlik Şanlıurfa Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Güneş, İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Üyesi Şeref İyiuyarlar ve Tars Labs Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Özdemir’in katılımıyla “Yerli Pamuk Üretimindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlığı ele alındı. İkinci oturumda ise GATHİB Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Fikret Kileci moderatörlüğünde, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ferruh Uz, Uçak Tekstil İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Onur Uçak, Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Turan Göksan ve Ensar Tekstil ve Lutuf Mensucat Yönetim Kurulu Üyesi Ertuğrul Tanrıverdi’nin katılımıyla “Türk Tekstilinin Dünya ile Rekabeti” konusu değerlendirildi. Zirve, Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur’un kapanış konuşmasının ardından, programa katkı sunan sponsor firmalara ve konuşmacılara plaket takdimi gerçekleştirilmesiyle sona erdi. Ana sponsorlar olan Aydın Ticaret Borsası, Uçak Tekstil İthalat İhracat San. ve Tic. A.Ş., BASF Tuerk Kimya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ye; Altın sponsor olan Tariş Pamuk Birliği’ne; Gümüş sponsorlar olan ProGen Tarım Teknoloji ve Tic. Ltd. Şti., May- AGRO Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş.’ye; Bronz sponsorlar ise Çukobirlik Genel Müdürlüğü- SS. Çukurova Pamuk Yer Fıstığı ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooparatifler Birliği, İzmir Ticaret Borsası ve Uz Pamuk Ticaret ve Tekstil Sanayi A.Ş.’ye plaketleri takdim edildi. Program süresince sponsor firmalar açtıkları stantlarda ürünlerini katılımcılara tanıttı.

Yağışlar Ege Bölgesi Pamuk Rekoltesini Olumsuz Etkiledi Haber

Yağışlar Ege Bölgesi Pamuk Rekoltesini Olumsuz Etkiledi

İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, yaşanan olumsuz iklim koşulları ve yoğun yağışlar nedeniyle 2025/26 sezonu Ege Bölgesi pamuk rekoltesinin beklenen değerden yaklaşık olarak yüzde 10 -15 oranında eksik gerçekleşmesinin öngörüldüğünü açıkladı. Işınsu Kestelli, “Bilindiği üzere, Ege Bölgesi pamuk ekili alanlarının belirlenmesi ve ürün rekoltesinin tahmin çalışmaları İzmir Ticaret Borsası koordinatörlüğünde; İzmir Ticaret Odası, Ege İhracatçı Birlikleri, Manisa Ticaret Borsası, Aydın Ticaret Borsası, Söke Ticaret Borsası ve Tariş Pamuk ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifleri Birliği iş birliğinde, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü ile yapılan protokol dâhilinde gerçekleştirilmektedir. Çalışmalar neticesinde 8 Ekim 2025 tarihinde İzmir Ticaret Borsası ve paydaş kurumlar eşliğinde gerçekleştirilen toplantıda 2025/26 sezonu Ege Bölgesi Pamuk Rekolte tahmini 160 bin ton olarak açıklanmıştır. Rekolte tahmin sonucunun açıklanmasını takiben bölgede etkili olan yoğun yağışlar dolayısıyla hasat çalışmalarının önemli ölçüde aksaması ve aşırı hava olaylarının yarattığı olumsuzlukları tespit etmek amacıyla kasım ayı içerisinde uzman ekipler eşliğinde Ege Bölgesi genelinde yeniden saha çalışmaları yürütülmüştür.” dedi. Yapılan yeni saha çalışmaları ve bu faaliyetler neticesinde elde edilen sonuçlar hakkında son bilgileri aktaran Kestelli, “Bölge genelinde faaliyet gösteren üreticiler, çırçır işletmeleri ve sektör paydaşlarıyla yapılan görüşmeler ve saha incelemeleri neticesinde, hasat döneminde etkili olan yağışların verim ve kalite kayıplarına yol açtığı tespit edilmiştir. Yapılan tespitlerde, söz konusu yağışlar öncesinde pamuk hasadının henüz yüzde 15’inin tamamlandığı, kalan yüzde 85’lik kısmın ise yağışlardan olumsuz etkilendiği belirlenmiştir. Yaşanan yoğun yağışlar toprak nem seviyesini artırmış ve hasat için gerekli olan elverişli arazi koşullarının bozulmasına neden olmuştur. Bu durum hasat sürecinde dip kozaların toplanmasını engellemiş ve verim kaybı meydana getirmiştir.” diye konuştu. Bununla birlikte; yağmur öncesi uygulanan koza açtırıcılarının etkisinin ortadan kalktığını ve açılmayan kozaların verim kaybına neden olduğunu da ifade eden Işınsu Kestelli, “Yağışlardan hemen sonra toplanan pamukta kalite kaybı yaşanmış ve yağmur suyundan etkilenen depolarda muhafaza sorunları nedeniyle verim kayıpları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, yapılan tüm incelemeler neticesinde; lokasyon bazında yaşanan yağış miktarına bağlı olarak değişmekle birlikte, daha önce açıklanan 2025/26 sezonu Ege Bölgesi pamuk rekoltesinin beklenenden yaklaşık yüzde 10-15 oranında daha eksik gerçekleşeceği tahmin edilmektedir.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.