Hava Durumu

#Para Politikası

Kırsal Haber - Para Politikası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Para Politikası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DENİB Başkanı Uğurlu: “İhracatta Güçlü Performans İçin Finansmana Erişim Kritik” Haber

DENİB Başkanı Uğurlu: “İhracatta Güçlü Performans İçin Finansmana Erişim Kritik”

Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Osman Uğurlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararını değerlendirdi. Enflasyonla mücadelede kararlılık vurgusu yapan Uğurlu, ihracat hedeflerine ulaşılabilmesi için üretim ve ihracat odaklı kredilerde büyüme sınırlarının esnetilmesi gerektiğine dikkat çekti. TCMB’nin Para Politikası Kurulu toplantısında aldığı kararı ve reel sektörün finansman ihtiyacını değerlendiren DENİB Başkanı Osman Uğurlu, sıkı para politikasının enflasyonla mücadeledeki önemini kabul etmekle birlikte, sürdürülebilir üretim ve ihracat için finansman koşullarının iyileştirilmesinin hayati olduğunu vurguladı. Finansman Maliyetlerini Düşüren Adımlar Olumlu Karşılandı İhracatçıların küresel pazarlarda rekabet gücünü koruyabilmesi için atılan adımlara değinen Osman Uğurlu, reeskont kredileri ve BSMV düzenlemelerinin sahadaki etkisine dikkat çekti:İhracat reeskont kredilerinde finansman maliyetinin yüzde 23,95 seviyesine indirilmesi ihracatçılara nefes aldırdı. Günlük reeskont kredi limitlerinin yükseltilmesi finansman akışını hızlandırdı. BSMV istisnasının kapsamının genişletilmesi maliyet yükünü hafifleten önemli bir adım oldu. Uğurlu, politika faizi sabit tutulsa dahi özellikle üretim ve ihracat odaklı kredilerde kredi büyüme sınırlarının esnetilmesinin finansmana erişimi kolaylaştıracağını ve rekabetçi bir piyasa ortamı oluşturacağını ifade etti. Dış Pazarlarda Talep Artıyor, Rekabet Gücü Korunmalı İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi’nin ağustos ayında 52,7’ye yükselerek son 4 aydır aralıksız iyileşme gösterdiğini belirten Uğurlu, ana ihracat pazarlarındaki talep artışının fırsata çevrilmesi gerektiğini söyledi. "Dış pazarlarda oluşan olumlu iklimi ihracat rakamlarımıza daha güçlü yansıtabilmemizin yolu, firmalarımızın uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman imkanlarıyla desteklenmesinden geçiyor." Türkiye’nin yıllıklandırılmış ihracatının ağustos itibarıyla 280,3 milyar dolar ile tarihi zirveye ulaştığını hatırlatan Uğurlu, Yeni Orta Vadeli Program’daki (OVP) 2026 yılı 282 milyar dolarlık mal ihracatı hedefi için fiyat, verimlilik ve finansman üçgeninde rekabet gücünün sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Denizli 5 Milyar Dolar İhracat Eşiğinde Denizli’nin küresel rekabetin yoğun olduğu bu dönemde sergilediği üretim ve ihracat performansına da değinen DENİB Başkanı Osman Uğurlu, kentin güncel dış ticaret verilerini paylaştı: Son 12 Aylık İhracat: 4 milyar 971 milyon dolar Hedef: 5 milyar dolar barajını aşmak Denizli ihracatçısının kararlılığı sayesinde 5 milyar dolar eşiğine gelindiğini belirten Uğurlu, önümüzdeki dönemde üretim, finansman ve rekabetçilik eksenli politikaların güçlendirilmesiyle OVP hedeflerine ulaşılacağına inandıklarını ifade etti.

İTO Başkanı Avdagiç: ''Enflasyonu Düşürürken Üretimi De Korumalıyız'' Haber

İTO Başkanı Avdagiç: ''Enflasyonu Düşürürken Üretimi De Korumalıyız''

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, eylülde güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program'da hedefli bir üretim koruma politikası geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Avdagiç, enflasyon düşürülürken üretimin de seçici ve etkili araçlarla korunması gerektiğini vurguladı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, sıkı para politikasının enflasyonun düşürülmesi açısından önemli bir dengeleme sağladığını ancak üretim tarafındaki maliyetlerin giderek daha görünür hale geldiğini söyledi. Avdagiç, yeni OVP'de üretim kapasitesi, ihracat ve yatırımı koruyacak 5 başlıkta hedefli finansman mekanizması önerdi. AVDAGİÇ'TEN YENİ OVP İÇİN ÜRETİM KORUMA POLİTİKASI ÇAĞRISI İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program'a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İTO'dan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Avdagiç, sıkı para politikasının üretim üzerindeki maliyeti ve küresel ekonomideki belirsizlik ortamına dikkat çekti. “ENFLASYONU DÜŞÜRÜRKEN ÜRETİMİ DE KORUMALIYIZ” Avdagiç, kısa süre sonra güncellenerek açıklanacak yeni Orta Vadeli Program'da dezenflasyon programına halel getirmeyecek şekilde para politikasının yanında hedefli bir üretim koruma politikası geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Avdagiç, “Eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program'da hedefli bir üretim koruma politikası geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye'nin enflasyonu düşürürken üretimi de koruyacak seçici ve etkili araçlar geliştirmesi gerekli.” ifadelerini kullandı. HEDEF GENEL KREDİ GENİŞLEMESİ DEĞİL İTO Başkanı Avdagiç, önerilen politikanın genel bir kredi genişlemesi ya da yeniden enflasyon oluşturacak bir talep teşviki anlamına gelmediğini belirtti. Hedefin üretim kapasitesini, ihracatı ve yatırımları koruyacak seçici finansman mekanizmalarının oluşturulması olduğunu ifade etti. “YENİ VE YENİLİKÇİ BİR SANAYİ POLİTİKASI GEREKLİ” Türkiye'nin genel bir teşvik ekonomisine geri dönmeye ihtiyacı olmadığını vurgulayan Avdagiç, üretim, ihracat ve teknolojik dönüşümü aynı anda destekleyecek bir modele ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Avdagiç, “İhtiyacımız olan üretim kapasitesini koruyan, ihracatı destekleyen ve teknolojik dönüşümü hızlandıran yeni ve yenilikçi bir sanayi politikasını gerçekleştirmektir.” değerlendirmesinde bulundu. İŞ DÜNYASI İÇİN 5 BAŞLIKTA ÖNERİ Avdagiç, yeni OVP'de iş dünyasına yönelik finansman mekanizmalarının 5 başlıkta şekillendirilmesi gerektiğini belirtti. İlk ayağın ihracatçı ve üretici firmalar için uzun vadeli, sürdürülebilir ve öngörülebilir finansman kanallarının güçlendirilmesi olduğunu söyledi. EXIMBANK'IN KAPSAMI GENİŞLETİLMELİ Avdagiç, Eximbank ve benzeri mekanizmaların yalnızca mevcut ihracatçıları değil, ihracat potansiyeli bulunan üreticileri de kapsaması gerektiğini belirtti. İşletme sermayesi ve yatırım kredilerinde üretim ile ihracat performansının temel alınması gerektiğini ifade etti. YATIRIM KREDİLERİ İLE İŞLETME SERMAYESİ AYRILMALI İkinci öneri olarak yatırım kredileri ile işletme sermayesi kredilerinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Avdagiç, genel kredi genişlemesi sınırlanırken stratejik yatırımlara farklı finansman imkanları sunulması gerektiğini söyledi. Avdagiç, teknoloji yatırımı yapan, ihracat kapasitesi oluşturan ve ithal girdiyi azaltan yatırımlar için daha uzun vadeli ve daha düşük maliyetli finansman kanalları oluşturulması gerektiğini ifade etti. KUR VE MALİYET ARASINDAKİ FARK İHRACATÇIYI ZORLUYOR Avdagiç, üçüncü başlıkta baskılanan kurun ihracatçının maliyet artışlarını karşılayacak doğru ve etkili mekanizmalarla dengelenmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu kapsamda döviz dönüşüm desteğinin sembolik seviyede kalmaması ve oluşan makası kapatacak bir düzeye çıkarılması gerektiğini söyledi. DÖVİZ DÖNÜŞÜM DESTEĞİ GÜÇLENDİRİLMELİ İTO Başkanı Avdagiç, enflasyon ile kur arasındaki farkın ihracatçı üzerindeki maliyet baskısını sürekli artıran bir yapıya dönüşmesinin önlenmesi gerektiğini belirtti. Döviz dönüşüm desteğinin ihracatçıların maliyet baskısını azaltacak şekilde yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı. VERGİ VE SOSYAL GÜVENLİK YÜKLERİ İÇİN SEÇİCİ DÜZENLEME Avdagiç, dördüncü başlık olarak üretim yapan ve istihdam sağlayan firmalara yönelik vergi ve sosyal güvenlik düzenlemelerini gündeme getirdi. Özellikle yüksek istihdam sağlayan ve ihracat yapan sektörlerde maliyet artışlarının doğrudan istihdam kaybına dönüşmesinin önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. Avdagiç, “Özellikle yüksek istihdam sağlayan ve ihracat yapan sektörlerde maliyet artışlarının doğrudan istihdam kaybına dönüşmesini engelleyecek yeni ve güçlendirici mekanizmalar geliştirilmelidir.” dedi. İTHALAT POLİTİKASINDA SANAYİ PERSPEKTİFİ Beşinci başlıkta ithalat politikasına değinen Avdagiç, bu alanın yalnızca korumacı reflekslerle değil, sanayi politikası perspektifiyle ele alınması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin üretmediği kritik girdilerde maliyetleri azaltacak bir gümrük rejiminin benimsenmesi gerektiğini belirtti. Avdagiç, yerli üretim kapasitesinin bulunduğu alanlarda ise haksız rekabetin önlenmesinin önem taşıdığını vurguladı. İthalat politikasının hem üreticinin rekabet gücünü hem de kritik girdilere erişim maliyetini dikkate alan dengeli bir yapıda olması gerektiğini ifade etti. “SIKI PARA POLİTİKASI ÖNEMLİ BİR DENGELEME SAĞLIYOR” İTO Başkanı Avdagiç, Türkiye'de uygulanan sıkı para politikasının enflasyonun düşürülmesi açısından önemli bir dengeleme sağladığını belirtti. Bununla birlikte üretim tarafındaki maliyetlerin giderek daha görünür hale geldiğini ifade etti. Avdagiç, yüksek faiz ortamının özellikle işletme sermayesi maliyetleri üzerindeki etkisine dikkat çekti. “Yüksek faiz, işletme sermayesi maliyetlerini artırırken, özellikle KOBİ'lerin finansmana erişimindeki sıkıntılar devam ediyor.” ifadelerini kullandı. ÜRETİM TABANI KORUNMALI Avdagiç, temel sorunun dezenflasyon politikası olmadığını, üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artması olduğunu söyledi. İTO Başkanı, “Geldiğimiz noktada temel sorun, dezenflasyonun kendisi değil, dezenflasyonun üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artmasıdır. Dolayısıyla üreten ekonomimizin karşı karşıya kaldığı sorunlar için gerekli tedbirlerin alınması çok önemli.” dedi. Avdagiç, mevcut dönemde üretim tabanının korunması üzerinde dikkatle ve hassasiyetle durulması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin ihracatının sürdürülebilirliğinin yalnızca dış talebe değil, ülke içindeki üretim kapasitesine, maliyetlere ve finansman koşullarına da bağlı olduğunu belirtti. EMEK YOĞUN SEKTÖRLERE DİKKAT ÇEKTİ Avdagiç, özellikle emek yoğun sektörlerde kapasite kaybına izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Tekstil, hazır giyim, mobilya, metal ve makine gibi sektörlerde yüksek finansman maliyetlerinin firmaları fiyat rekabetinde zorladığını ifade etti. Avdagiç, “Emek yoğun sektörlerde kapasite kaybı yaşanmasına izin vermemeliyiz. Emek yoğun sektörlerde işin sıkı tutulması gerekiyor. Tekstil, hazır giyim, mobilya, metal, makine ve benzeri sektörlerde yüksek finansman maliyetleri firmaları fiyat rekabetinde zorluyor.” ifadelerini kullandı. Bu sektörlerde yaşanabilecek kapasite kaybının hem bugün hem de gelecek açısından engellenmesi gerektiğini belirtti. DEZENFLASYON VE ÜRETİM AYNI ANDA KORUNMALI Türkiye ekonomisinin önündeki denklemin giderek netleştiğini söyleyen Avdagiç, kısa vadede dezenflasyon programının korunması gerektiğini belirtti. Ancak orta ve uzun vadede üretim kapasitesinin ve ihracat rekabetçiliğinin kaybedilmesine izin verilemeyeceğinin altını çizdi. Şekib Avdagiç, Türkiye'nin yeni ekonomik politikasının enflasyonu düşürmek ile üretimi korumak arasında bir tercihe sıkışmaması gerektiğini söyledi. Her iki hedefin aynı anda gerçekleştirilebilmesi için seçici, hedefli ve etkili araçların geliştirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti. “TÜRKİYE KENDİ ÇIKIŞINI OLUŞTURACAK GÜCE SAHİP” Avdagiç, Türkiye'nin klasik iktisat teorileri ve uygulamaları arasında sıkışmadan kendi çıkış yolunu oluşturabilecek güce ve ekonomik birikime sahip olduğunu belirtti. “Türkiye bunun örneğini oluşturabilecek, siyasi başarılarının rengini ekonomik başarılara verebilecek kapasitededir. Biz iş dünyası olarak buna inanıyor, hükümetimizin de beklentileri karşılayacak şekilde attığı adımları daha da hızlandıracağına güveniyoruz.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.