Hava Durumu

#Patates

Kırsal Haber - Patates haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Patates haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP'li Gürer: "Tarımda Alarm Zilleri Çalıyor" Haber

CHP'li Gürer: "Tarımda Alarm Zilleri Çalıyor"

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, komisyonda görüşülen kanun teklifine ilişkin yaptığı kapsamlı konuşmada tarım, hayvancılık, gıda fiyatları, gübre maliyetleri ve orman düzenlemeleriyle ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Gürer, kanun teklifinin hazırlanma sürecini eleştirerek, “Ben yaptım oldu anlayışıyla getirilen bir düzenleme” ifadelerini kullandı. Gürer konuşmasına kanun teklifinin hazırlanma sürecini eleştirerek başladı. Teklifin ilgili kesimlerle görüşülmeden hazırlandığını belirtti CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kanun teklifi yine kitle örgütleriyle, derneklerle, sendikalarla, odalarla yeterince görüşülmeden, muhalefetin de bu konuda ne düşündüğüne bakılmaksızın ‘Ben yaptım oldu’ anlayışıyla getirilmiş, içinde Anayasa’ya aykırı madde tekliflerinin de yer aldığı bir düzenleme” dedi. İktidarın yıllardır görevde olduğunu hatırlatan Gürer, “AKP iktidarı yirmi dört yıldır iktidarda, yirmi dört yıl sonra getirdiğini reform diye getiriyor ama maddeleri incelediğiniz zaman enteresanlıklar var” ifadelerini kullandı. SAVAŞIN OLUMSUZ YANSIMALARI TARIMI TEHDİT EDİYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran arasında yaşanan savaşın, Türkiye’de tarım sektöründe var olan sorunları derinleştirdiğini belirterek, “Ülkemizde tarımda gübre, akaryakıt, enerji, yem ve temel gıda ürünlerinde ciddi arz açığı var. Dışa bağımlılığımız, bu sorunun doğrudan her kesime yansımasına neden oluyor,” dedi. Gürer, tarım politikalarının yanlış uygulamaları, pandemi ve küresel iklim değişikliği gibi süreçlerin uyarı niteliğinde olmasına rağmen iktidarın ders almadığını vurguladı. “Gıdadaki arz açığını önlemek için alınan tek önlem, ithalat vergilerini düşmek ve ihracata sınırlama getirmek oldu. Somut, çiftçiye üretimi artırmasını sağlayacak destek sağlanmadı,” diyen Gürer, Türkiye İstatistik Kurumu verilerini eleştirerek, “2025 yılı dördüncü çeyreğinde ekonomi yüzde 3,6 büyümüş ama biz bunu vatandaş olarak göremedik. Tarımsal üretim ise sert bir düşüş yaşadı, yüzde 8,8 azaldı. 2002’de üretilen buğday, arpa, fasulye, nohut, mercimekten 2025’te daha az üretim var. Buna rağmen ‘Sorun yok’ deniyor,” ifadelerini kullandı. HAYVANCILIKTA GERÇEKLER ÇARPITILIYOR Hayvancılıkta da ciddi sorunlar olduğunu belirten CHP’li Ömer Fethi Gürer, “2024 yılında hayvan varlığımız 16 milyon 900 bin, 2025’te 739 bin hayvan ithalatı var. TÜİK bunu yüzde 4 artış olarak sunuyor. Ama biz şap hastalığı ve Kurban Bayramı’nda kesilen hayvanlarla birlikte kaybı biliyoruz. Damızlık Birliği verisine göre hayvan varlığı 13 milyon 100 bin, devlet verisiyle 17 milyon 390 bin. Amerika Tarım Bakanlığı 14 milyon 100 bin diyor. ‘Hayvan varlığımız arttı’ demek halkla dalga geçmektir,” dedi. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, mera alanlarının ciddi şekilde azaldığını ve özellikle Doğu ile Güneydoğu’daki hayvancılığı olumsuz etkilediğini de vurguladı. “Mera alanları enerji santralleri ve terör sebebiyle hayvancılığa kapatıldı. Ahırda beslenen hayvanların yemlerinin önemli bölümü ithal geliyor, süt yemi 50 kilo ile bin liraya dayanmış. Üretici zarar edince doğumuna bir ay kalmış hayvanı kesime gönderiyor, bu da beş yavrunun yok olmasına yol açıyor. Şap döneminde Türkiye buzağı ölümlerinde rekor kırdı,” diye konuştu. TARIM ALANLARI VE ÜRETİM DÜŞÜŞÜ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım alanlarındaki gerilemeyi de sert şekilde eleştirdi: “1980’de 28 milyon hektar olan tarım alanımız, Cumhurbaşkanlığı programına göre 23 milyon hektara gerilemiş. Meralar 40 milyon hektardan 14 milyona düşmüş. Türkiye’nin üretim modeli, ekilmeyen araziler, plansızlık ve öngörüsüzlük yüzünden çöküyor,” dedi. Bu bağlamda gübre ve yem fiyatlarındaki astronomik artışa da dikkat çeken Gürer, “2020 yılında 2.140 lira olan DAP gübrenin ton fiyatı şimdi 39 bin lira. Üre gübre ise 2020’de 1.860 liraydı, bugün 31.200 lira. Çiftçi bunu alıp atacak durumda değil. Bu nedenle acilen sübvanse destek sağlanmalı,” ifadelerini kullandı. Gürer, sahte gübre kullanımının üretimde ciddi kayıplara yol açtığını da belirtti. ÇİFTÇİYE SOMUT DESTEK TALEPLERİ Gürer, üreticiyi doğrudan destekleyecek önlemleri şöyle sıraladı: “Yem ve gübrede yüzde 50 sübvanse sağlanmalı.” “Ürün alım garantili ekim uygulamaları hayata geçirilmeli.” “Çiftçi, devletin alım garantisiyle ekim yapabilmeli.” “Akaryakıt üzerinden ÖTV ve KDV kaldırılmalı, nakliyecilere destek verilmeli, köprü ve yol geçiş ücretleri bir yıl alınmamalı.” Patates üretimi üzerinden örnek veren Gürer, “2000 yılında 6,5 milyon ton patates üretilmiş, 2024’te aynı miktar. Nüfus artmış, yemek alışkanlıkları değişmiş, çiftçi tarlasını satamıyor. Toplum yararı projeleri ile ürünler halkla buluşturulabilir. Tarım politikaları bu açıdan acilen güncellenmeli,” dedi. GIDA VE ENFLASYON SORUNLARI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, gıda fiyatları ve enflasyon ilişkisine de değinerek, “Çiğ süt fiyatları sabit tutuluyor, yem fiyatı serbest. Sanayici yemi satıyor, süt fiyatı yükselmiyor. Raflarda peynirin maliyetini hesapladığınızda çiftçi kazanamıyor, aracılar kazanıyor. Makul girdi maliyeti ve kâr belirlenmeli. Yerli ürünün fiyatını ithalattan yüksek satmak kabul edilemez,” ifadelerini kullandı. TARIMIN STRATEJİK ÖNEMİ Son olarak Gürer, savaşın tarımı stratejik bir öneme taşıdığını vurguladı: “Savaş bir ders olmalı. Arz açığı olan ürünler için planlamalar yapılmalı. Çiftçi ve üretici desteklenmeli. ‘Sanayide, turizmde ilerleriz, tarımı da ithal ederiz’ mantığı çökmüştür. Gelişmiş ülkeler kendi üreticisini destekleyerek gıda güvenliğini sağlıyor. Türkiye de bunu yapmak zorunda,” dedi. 180 BİN FUTBOL SAHASI BÜYÜKLÜĞÜNDE ORMAN ALANI STATÜSÜNÜ KAYBEDECEK CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis’te görüşülen düzenlemeye tepki göstererek, söz konusu maddeyle kesinleşmiş orman kadastrosuna göre devlet ormanı sayılan alanların idari bir değerlendirmeyle orman dışına çıkarılmasının önünün açıldığını ve bunun Anayasa’nın 169’uncu maddesine açıkça aykırı olduğunu belirtti. Gürer, düzenlemenin kabul edilmesi hâlinde 129 bin hektar, yaklaşık 180 bin futbol sahası büyüklüğündeki orman alanının statüsünü kaybedeceğini vurgulayarak, “Bir vatandaş ormanı kesip kaçak villa yapıyor, Orman İdaresi dava açıyor, mahkeme ‘Burası ormandır’ diyor; ancak bu maddeyle, yıkılması gereken yapı iki yıl içinde başvuru yapılmasıyla sahibine iade edilecek. Bu düzenleme, hukuksuzluğu ödüllendirmek, ormanları daraltmak ve kamu yararını zedelemek anlamına gelir. Devletin kendi ormanından vazgeçmesi kabul edilemez. Bu nedenle ormanların daraltılmasına yol açacak bu madde teklifinin kanun metninden çıkarılması gerekmektedir” dedi.

Şubat'ta Üretici ve Market Fiyat Farkı En Fazla Karnabahar'da Haber

Şubat'ta Üretici ve Market Fiyat Farkı En Fazla Karnabahar'da

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şubat ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. “Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 229,7 ile karnabaharda görüldü” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Karnabahardaki fiyat farkını yüzde 226,7 ile marul, yüzde 223 ile kuru soğan, yüzde 218,7 ile pırasa takip etti. Karnabahar ve marul 3,3 kat, kuru soğan ve pırasa 3,2 kat fazlaya satıldı. Üreticide 12 lira 36 kuruş olan karnabahar markette 40 lira 75 kuruşa, 16 lira 29 kuruş olan marul 53 lira 20 kuruşa, 4 lira olan kuru soğan 12 lira 92 kuruşa, 16 lira 18 kuruş olan pırasa 51 lira 58 kuruşa satıldı. Şubat ayında fiyatı en fazla artan ürün hem üretici hem de markette marul olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette yeşil soğan, üreticide ise karnabahar oldu.” Market fiyatları “Şubat ayında markette 41 ürünün 28’inde fiyat artışı, 13’ünde ise fiyat azalışı görüldü. Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 50,3 ile marul oldu. Maruldaki fiyat artışını yüzde 34,2 ile sivri biber, yüzde 29,9 ile salatalık, yüzde 18,4 ile kabak ve yüzde 16,3 ile limon takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,2 ile yeşil soğan oldu. Yeşil soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 11,9 ile domates, yüzde 11,7 ile kuru üzüm, yüzde 10,4 ile yeşil mercimek ve yüzde 9,8 ile zeytinyağı izledi.” Üretici fiyatları “Şubat ayında üreticide 33 ürünün 18’inde fiyat artışı olurken 7’sinde fiyat düşüşü görüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 29 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 27,3 ile kuru soğan, yüzde 12,8 ile domates, yüzde 9,1 ile fındık ve yüzde 8,2 ile patates izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 49,9 ile marulda görüldü. Maruldaki fiyat artışını yüzde 39,5 ile sivribiber, yüzde 37,8 ile patlıcan, yüzde 36,3 ile salatalık ve yüzde 31,9 ile maydanoz izledi.” Üretici fiyat değişiminin nedenleri “Güzlük dönemde seralarda; salatalık, patlıcan ve sivri biber üretimine yönelen üreticilerimiz, baharlık sezonda domates üretimine yöneldiler. Domatesteki arz artışı üretici fiyatlarının düşmesine neden olurken salatalık, patlıcan ve sivri biberdeki arz düşüşü fiyatların artmasına yol açtı. Talepteki azalma, karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. Kuru soğandaki fiyat düşüşünün nedeni, yüksek rekolteye bağlı oluşan arz fazlası ile artan sıcaklıkların depolarda bozulmalara yol açmasıdır. Üreticilerimiz, ürün kaybını önlemek amacıyla soğanı düşük fiyatla piyasaya sunmak zorunda kaldı. Bazı bölgelerde aşırı yağışlar nedeniyle hasadın yapılamaması, marulda arz azalmasına neden oldu ve bu durum üreticide marul fiyatlarını yükseltti.” Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Şubat ayında, Ocak ayına göre amonyum sülfat gübresi yüzde 4,2, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1,6, amonyum nitrat gübresi yüzde 1,3, DAP gübresi yüzde 0,5 oranında artış gösterdi. Buna karşın ÜRE gübresi yüzde 0,2 oranında düştü. Geçen yılın Şubat ayına göre son bir yılda 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 38,5, üre gübresi yüzde 38,3, DAP gübresi yüzde 35,4, amonyum sülfat gübresi yüzde 33,3, amonyum nitrat gübresi yüzde 29,3 oranında arttı. Şubat ayında Ocak ayına göre besi yemi yüzde 2,8, süt yemi yüzde 2,7, son bir yılda besi yemi yüzde 34,3, süt yemi yüzde 30,1 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 27,8 oranında arttı. Şubat ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 5,1 oranında artarken, yıllık yüzde 26,1 oranında arttı.”

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış Haber

Ramazan Ayı Öncesinde Fiyatlarda Artış

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. 2007 yılından bu yana Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını hatırlatan Bayraktar, “Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada, geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı; ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı” dedi. Geçen yıla göre Ramazan ayı öncesi üretici market fiyatları “Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21’inde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü görülürken 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile antepfıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 market fiyatları “15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile antepfıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi.” 28 Ocak-12 Şubat 2026 üretici fiyatları “15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4’ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti.” Üretici fiyat değişimlerinin nedenleri “Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandı. Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü.” Aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimi “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor. Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara’da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürünün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde; Ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavuk yüzde 26,3, süt yüzde 22,5 ve yoğurt yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada; 1 litre X marka Ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3 ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41’i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3’ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5’i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9’u buluyor. Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum.”

Ocak Ayında Fiyat Farkı En Fazla Olan Ürün Havuç Oldu Haber

Ocak Ayında Fiyat Farkı En Fazla Olan Ürün Havuç Oldu

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ocak ayında üretici market fiyatlarındaki farklılıklarla girdi maliyetlerinde yaşanan değişimleri değerlendirdi. “Ocak ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 278,1 ile havuçta görüldü” diyen Bayraktar, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Havuçtaki fiyat farkını yüzde 275,8 ile maydanoz, yüzde 229,8 ile pırasa, yüzde 225,7 ile marul takip etti. Havuç ve maydanoz 3,8 kat, pırasa ve marul 3,3 kat fazlaya satıldı. Üreticide 10 lira 50 kuruş olan havuç markette 39 lira 70 kuruşa, 5 lira 57 kuruş olan maydanoz 20 lira 92 kuruşa, 13 lira 53 kuruş olan pırasa 44 lira 64 kuruşa, 10 lira 87 kuruş olan marul 35 lira 39 kuruşa satıldı. Ocak ayında fiyatı en fazla artan ürün hem üretici hem de markette kabak olurken, fiyatı en fazla düşen ürün markette kuru fasulye, üreticide ise pırasa oldu.” Market fiyatları “Ocak ayında markette 41 ürünün 33’ünde fiyat artışı, 7’sinde ise fiyat azalışı görüldü. Bir üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Ocak ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 67,2 ile kabak oldu. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 54,1 ile sivribiber, yüzde 48,5 ile patlıcan, yüzde 41,7 ile salatalık takip etti. Markette fiyatı en fazla azalan ürün ise yüzde 14,6 ile kuru fasulye oldu. Kuru fasulyedeki fiyat düşüşünü yüzde 9,4 ile pırasa, yüzde 5,7 ile portakal, yüzde 5 ile patates izledi.” Üretici fiyatları “Ocak ayında üreticide 33 ürünün 19’unda fiyat artışı olurken 6’sında fiyat düşüşü görüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi olmadı. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 11 ile pırasada görüldü. Pırasadaki fiyat düşüşünü yüzde 7 ile yumurta, yüzde 4,4 ile karnabahar, yüzde 2,3 ile zeytinyağı izledi. Üreticide en çok fiyat artışı yüzde 179,2 ile kabakta görüldü. Kabaktaki fiyat artışını yüzde 119,7 ile sivribiber, yüzde 118,8 ile salatalık, yüzde 100,5 ile patlıcan takip etti.” Üretici fiyat değişiminin nedenleri “Seralarda güzlük sezon bitti ve baharlık sezon için dikimler yapıldı. Bu geçiş döneminde yeni dikilen ürünler henüz hasat olgunluğuna gelmediğinden kabak, sivri biber, salatalık, patlıcan ve domateste arz azaldı ve fiyatlar yükseldi. Bu ürün grubunda arzı azaltan bir diğer husus da havaların soğuk olması nedeniyle birim alandan alınan verimin düşmesidir. Ocak ayının son haftasında Antalya başta olmak üzere Mersin ve Muğla gibi kıyı şeridindeki illerimizde meydana gelen aşırı yağışlar, fırtına, hortum ve dolu afetleri de bu ürün grubundaki fiyatların yükselmesine neden olan bir başka etken oldu. Talebin azalması karnabahar ve pırasa fiyatlarının gerilemesine neden oldu. Yumurta fiyatları, iç piyasadaki arz fazlası ve sofralık yumurta ihracatında devam eden kısıtlamalar nedeniyle geriledi.” Girdi fiyatlarında yaşanan değişimler “Ziraat Odalarımız aracılığıyla girdi piyasalarından aldığımız fiyat verilerine göre; Ocak ayında, Aralık ayına göre amonyum nitrat gübresi yüzde 6,2, amonyum sülfat gübresi yüzde 1,1, 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 1, üre gübresi yüzde 0,8 oranında artış gösterdi. Buna karşın DAP gübresi yüzde 0,5 oranında düştü. Geçen yılın Ocak ayına göre son bir yılda 20.20.0 kompoze gübresi yüzde 39,9, üre gübresi yüzde 38,2, DAP gübresi yüzde 35,7, amonyum nitrat gübresi yüzde 28,7, amonyum sülfat gübresi yüzde 26,4 oranında arttı. Ocak ayında Aralık ayına göre besi yemi yüzde 5,6, süt yemi yüzde 4,2, son bir yılda besi yemi yüzde 33,1, süt yemi yüzde 30 oranında arttı. Elektrik fiyatları yıllık olarak yüzde 12,8 oranında artarken tarım ilacı fiyatları yüzde 35,9 oranında arttı. Ocak ayında mazot fiyatı aylık olarak yüzde 7,7 oranında artarken, yıllık yüzde 21,8 oranında arttı.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.