Hava Durumu

#Pazar Çeşitliliği

Kırsal Haber - Pazar Çeşitliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pazar Çeşitliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Satsuma Mandalinada İhracat Zamanı Haber

Satsuma Mandalinada İhracat Zamanı

Sonbahar ve Kış mevsimlerinde C vitamini deposu olan, soğuk algınlığına karşı kalkan görevi gören, aroması, ince kabuğu ve çekirdeksiz yapısıyla en çok tercih edilen mandalina türü satsumada ihracat zamanı. Satsuma mandalinada ihracat sezonu 19 Ekim 2026 tarihinde başladı. Satsuma mandalinada ihracat sezonunun başlaması nedeniyle satsuma mandalinasıyla uluslararası üne sahip olan İzmir’in Gümüldür beldesinde “Satsuma Mandalina Hasat Töreni” düzenlendi. Balık: “Rekoltede yüzde 10-20 artış bekliyoruz” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık, mandalina ihracatından Türkiye’nin 2025 yılında 912 milyon dolar döviz kazandığını, mandalinanın yaş meyve sebze ihracatında lider ürün olduğunu, 2026 yılı mandalina rekoltesinin katma değerli bir şekilde ihraç edilmesi için çaba göstereceklerini dile getirdi. 2026 sezonunda mandalina rekoltesinde yüzde 10-20 artış beklediklerinin altını çizen Balık, “Ege’nin satsuma mandalinası yeni sezonda ihracat yolculuğuna bugün başlıyor. Üreticilerimize ve ihracatçılarımıza hayırlı bir sezon diliyoruz” şeklinde konuştu. Mandalina ihracatından 912 milyon dolar döviz kazanmanın yanında mandalinanın üreticiden paketleme tesislerine, lojistik sektöründen ihracatçı firmalara kadar geniş bir ekonomik zinciri oluşturduğunu kaydeden Balık şöyle devam etti: “Mandalina ihracatında 2025 yılında Irak, 360 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alırken, Rusya Federasyonu 313 milyon dolarla ikinci oldu. Ukrayna 72 milyon dolar, Polonya 23 milyon dolar ve Sırbistan 19 milyon dolarlık mandalina ihracatıyla öne çıkan diğer pazarlar arasında yer aldı. Yeni sezonda önceliklerimiz kalıntı mevzuatına tam uyum, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması, gümrük süreçlerinin kesintisiz yürütülmesi ve ürünlerin uluslararası alıcılara zamanında ve güvenilir biçimde ulaştırılması olacak.” Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği olarak ihracatçıların rekabet gücünü artırmak için çalıştıklarını belirten Balık, uluslararası fuarlar, ticaret heyetleri ve tanıtım faaliyetleri aracılığıyla Avrupa, Körfez ve Uzak Doğu pazarlarında yeni fırsatlar oluşturmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Uçak: “Mandalina ihracatında pazar çeşitliliği ve katma değer önemli” Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, satsuma mandalinanın Ege Bölgesi için yalnızca bir tarım ürünü olmadığını; üreticilerin geçim kaynağı, kıyı ilçelerinin ekonomik hayatının önemli bir unsuru ve bölgenin uluslararası pazarlardaki simgelerinden biri olduğunu ifade etti. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılı mandalina ihracatında Ukrayna ve Rusya Federasyonu’nun yaklaşık yüzde 64 paya sahip olduğunu aktaran Uçak, aynı yıl Sırbistan, Kuzey Makedonya, Romanya, Kosova, Karadağ, Bosna-Hersek ve Bulgaristan başta olmak üzere Balkan ülkelerine yaklaşık 5 milyon dolarlık mandalina ihraç edildiğini belirtti. Sonbahar ve kış aylarında bağışıklığınızı mandalinayla güçlendirin Mandalinadan meyve suyu, konserve, kurutulmuş meyve, reçel ve marmelat üretilebildiğini; kabuğundan ise esans ve aroma ürünleri elde edilebildiğini hatırlatan Uçak, “Hasat kayıplarının azaltılması ve ürünün farklı biçimlerde değerlendirilmesi hem taze hem de işlenmiş ürün ihracatına katkı sağlıyor. C vitamini ve lif açısından zengin mandalina, sonbahar ve kış aylarında bağışıklığın en doğal destekçilerinden biridir. Günde 2-3 adet mandalina tüketilmesini, okul çağındaki çocuklarımızın beslenme çantalarına mutlaka mandalina konulmasını öneriyoruz. Emeğini toprağa veren üreticilerimize, ürünümüzü dünyaya taşıyan ihracatçılarımıza bereketli ve kazançlı bir sezon diliyorum” diyerek sözlerine son verdi. Rusya’ya ihracatta gemi yolu açılmalı, AB’ye ihracatta dozvala belgesi limiti artırılmalı Gazetecilerin sorularını cevaplayan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, yaş meyve sebze ihracatında en büyük ihraç pazarları olan Rusya Federasyonu’na savaş nedeniyle gemi yolunun kapalı olduğunu, Avrupa Birliği’ne ihracatta Macaristan üzerinden gidecek araçlar için Dozvala Belgesi kotasının dolması nedeniyle sorunlar yaşandığını ihracatta aksama yaşanmaması için iki güzergahtaki lojistik sorunlarının çözülmesi gerektiğini, aksi takdirde ihracatta kayıplar yaşanabileceğini vurguladı. Ticaret Bakanlığı Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü başkanlığındaki komisyon emsal bahçelerde yaptığı incelemeler ve İzmir Laboratuvar Müdürlüğü’nün analizleri sonucunda, satsuma mandalinanın ihracatı için 19 Ekim 2026 Pazartesi günü başlanmasına karar verilmişti. “Satsuma Mandalina Hasat Töreni”ne; Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, Türkiye Meyve Sebze Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği YK Üyesi Sadık Demircan, DK Üyesi Recep Çöpten ve mandalina üreticileri katıldı.

AHBİB Başkanı Memiş: ''Geleneksel Pazarlardaki Daralmayı Alternatif Rotalarla Aştık'' Haber

AHBİB Başkanı Memiş: ''Geleneksel Pazarlardaki Daralmayı Alternatif Rotalarla Aştık''

Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (AHBİB) Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Memiş, 2026 yılı Ocak-Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artışla 1,36 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini açıkladı. Küresel gıda ticaretinde rekabetin giderek sertleştiğine dikkati çeken AHBİB Başkanı Veysel Memiş, geleneksel pazarlardaki daralmayı alternatif rotalarla aştıklarını, elde edilen bu performansın sektörün üretim ve dış ticaret kapasitesini net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Veysel Memiş, “Türkiye'nin tarımsal üretim gücü, geniş ürün yelpazesi, yüksek işleme kapasitesi ve stratejik coğrafi konumu, gıda ihracatımızda bize önemli avantajlar sunuyor. AHBİB olarak bu avantajları daha yüksek katma değere, yeni pazarlara ve sürdürülebilir ihracat artışına dönüştürmek amacıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.” dedi. "Bakliyatta liderliğimizi koruyoruz, kırmızı mercimek öne çıkıyor" Son dokuz aylık dönemde ürün grupları bazındaki performansa değinen Veysel Memiş, en yüksek ihracat değerlerine bakliyat, pastacılık ürünleri ve bitkisel yağlarda ulaşıldığını belirtti. Bakliyatın birliğin toplam ihracatından yüzde 25 pay alarak birinci sıradaki yerini koruduğunu ifade eden Veysel Memiş, şunları kaydetti: Ocak-Eylül döneminde bakliyat ihracatımızı yüzde 16 artırarak 323,2 milyon dolara taşıdık. Miktar bazındaki artışımız ise yüzde 31 oldu. Bakliyat grubumuzda özellikle kırmızı mercimek belirleyici bir rol üstlendi. Kırmızı mercimek ihracatımız değerde yüzde 23 artışla 226,3 milyon dolara ulaştı. Miktarda ise yüzde 45’lik büyümeye ulaştık. Bu ürün tek başına Birliğimizin toplam ihracatının yüzde 17'sini oluşturdu. Oluşan tablo, bakliyat ihracatımızdaki güçlü hareketliliği açıkça gösteriyor." "Katma değerli üretim kapasitemiz gelişiyor" Sektörün ikinci güçlü alanının pastacılık ürünleri, üçüncüsünün ise bitkisel yağlar olduğunu ileten Veysel Memiş, ürün çeşitliliğine ilişkin şu bilgileri verdi: "Pastacılık ürünlerinde 272,1 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Özellikle diğer pastacılık ürünleri ile malt, un ve nişasta esaslı ürünlerde yakaladığımız yüksek oranlı artışlar, katma değerli ürünlere yönelik ihracat kapasitemizin geliştiğini ortaya koyuyor. Üçüncü sırada yer alan bitkisel yağlarda ise yüzde 16 artışla 200 milyon dolar değere ulaştık. Bu grupta ayçiçeği tohumu yağı ihracatımız yüzde 19 artışla 90,8 milyon dolara, soya yağı ve fraksiyonları ihracatımız yüzde 15 artışla 80,1 milyon dolara yükseldi. Bitkisel yağlardaki bu tablo, çeşitlenen ürün yapımızı ve farklı pazarlardaki talep gücümüzü yansıtıyor." "Pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” İhracat yapılan ülkeler ve pazar çeşitlendirme stratejileri hakkında da değerlendirmede bulunan AHBİB Başkanı Veysel Memiş, geleneksel pazarların yanı sıra yeni coğrafyalarda kalıcı bağlar kurmanın önemine dikkati çekti. Veysel Memiş, “Ocak-Eylül döneminde en çok ihracat yaptığımız pazarlar arasında 140,9 milyon dolarla Irak ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 105,4 milyon dolarla Suriye ve 73,1 milyon dolarla İran takip etti. Irak, Suriye ve İran geleneksel ve güçlü pazarlarımız olmayı sürdürdü. Ancak Irak ve Suriye pazarlarındaki ihracat değerlerinin geçen yılın aynı dönemine göre gerilemesi, pazar çeşitliliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. İhracatımızı birkaç pazara yoğunlaştırmak yerine farklı coğrafyalarda kalıcı ticari bağlantılar kurmamız gerekiyor. Nitekim 9 aylık dönemde Afrika, Amerika, Avrupa ve Asya pazarlarında yakaladığımız ivme, ihracat ağımızdaki çeşitlenmeyi gözler önüne seriyor. Bu dönemde en yüksek ihracat artışını yüzde 2.350 yükselişle 4,8 milyon dolara ulaştığımız Uganda'da yakaladık. Uganda'yı yüzde 1.908 artışla 14,3 milyon dolara yükselen Umman ve yüzde 1.149 artışla 5,9 milyon dolara ulaşan Meksika izledi. Afrika hattında Somali'ye ihracatımız yüzde 293 artışla 12,1 milyon dolara, Cibuti'ye yüzde 91 artışla 43,2 milyon dolara, Libya'ya yüzde 132 artışla 37,7 milyon dolara çıktı. Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde yüzde 57 artışla 8,6 milyon dolar ve Kamerun'da yüzde 90 artışla 5,2 milyon dolar seviyelerine ulaştık. Orta Doğu'da Suudi Arabistan 45,9 milyon dolar, Ürdün 24,9 milyon dolar, Yemen 20,8 milyon dolar, BAE 20,2 milyon dolar ve Kuveyt 5,6 milyon dolar ile büyümesini sürdürdü. Avrupa ve Asya kulvarında ise İspanya'ya ihracatımız yüzde 63 artışla 17,7 milyon dolara, Polonya'ya yüzde 27 artışla 14,5 milyon dolara, Malezya'ya yüzde 33 artışla 12,9 milyon dolara ve Tayland'a yüzde 37 artışla 7,2 milyon dolara yükseldi. Hedefimiz, Türk gıda ürünlerinin dünya sofralarındaki payını daha da artırmaktır." diye konuştu.

AKİB’in İhracatında Coğrafya Genişledi, Sektörler Güçlendi Haber

AKİB’in İhracatında Coğrafya Genişledi, Sektörler Güçlendi

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı üçüncü çeyrek sonu itibarıyla ihracatını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14 artırarak 13,81 milyar dolara taşıdı. AKİB’in en fazla ihracat yaptığı ülkeler Irak, İtalya ve Romanya olurken, ihracat artışında Malta, Fas, İspanya, Gürcistan ve Ukrayna pazarları öne çıktı. AKİB Koordinatör Başkanı İmam Gazali Hıradağı, “Eylül ayında yüzde 11 artışla 1,38 milyar dolarlık ihracata ulaştık. 2026 yılının dokuz aylık döneminde toplam 13,81 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Ocak-Eylül döneminde ülkemizin ihracatına yüzde 7,5 oranında katkı sağladık.” dedi. Dokuz aylık ihracat sonuçlarının yalnızca bir büyüme rakamı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Hıradağı, farklı pazarlarda yakalanan ivmenin bölge ihracatının geleceği açısından önemli bir gösterge olduğunu ifade etti. Hıradağı, ihracatçıların mevcut pazarlardaki konumlarını güçlendirirken yeni coğrafyalarda kalıcı ticari bağlar kurmasının, sürdürülebilir ihracat artışının temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. “AKİB’in ihracat rotası genişledi, yeni pazarlar öne çıktı” Başkan Hıradağı, “AKİB’in dokuz aylık ihracat performansında Avrupa, Kuzey Afrika, Doğu Avrupa ve yakın coğrafyanın birlikte öne çıkması, bölge ihracatının çok merkezli bir yapıya doğru ilerlediğini ortaya koydu. Irak, 1,1 milyar dolarla en fazla ihracat yaptığımız ülke olurken, İtalya ve 824,3 milyon dolar ve Romanya 752 milyon dolarla ilk üçte yer aldı. Yılın ilk dokuz ayında ihracatımızı en fazla artırdığımız ülkeler arasında Malta, Fas, İspanya, Gürcistan, Ukrayna, Polonya ve Rusya öne çıktı. Malta’ya ihracatımız yüzde 431 artışla 285,5 milyon dolara yükselirken, Fas’a yüzde 103 artışla 423,6 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. İspanya pazarında yüzde 60 artışla 616,8 milyon dolara ulaşılması Avrupa’daki büyüme potansiyelini güçlendirdi. Gürcistan’a yüzde 44 artışla 225,1 milyon dolar, Ukrayna’ya yüzde 37 artışla 288,6 milyon dolar, Polonya’ya yüzde 36 artışla 207,8 milyon dolar ve Rusya’ya yüzde 35 artışla 658,3 milyon dolarlık ihracat kaydedildi. Bu sonuçlar, AKİB’in ihracat haritasında mevcut ticaret kanallarının derinleştiğini ve yeni büyüme alanlarının belirginleştiğini gösteriyor. Özellikle yüksek oranlı artışların farklı coğrafyalarda gerçekleşmesi, bölge ihracatının daha dengeli ve çeşitlendirilmiş bir yapıya kavuşması açısından önem taşıyor.” diye konuştu. Akdeniz’in ihracatında lokomotif sektörler vites yükseltti AKİB’in dokuz aylık ihracatında kimya, demir ve demir dışı metaller ile yaş meyve ve sebze sektörlerinin başı çektiğini belirten Hıradağı, bağlı Birliklerin performansını şöyle değerlendirdi: “Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz yüzde 21 artışla 4,63 milyar dolara, Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliğimiz yüzde 12 artışla 3,34 milyar dolara ulaştı. Akdeniz Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliğimiz ise yüzde 49’luk artışla 1,55 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek yüksek büyüme performansıyla öne çıktı. Akdeniz Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliğimiz 1,36 milyar dolarlık, Akdeniz Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliğimiz 850,3 milyon dolarlık, Akdeniz Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğimiz 782,3 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştı. Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliğimiz ise yüzde 38 artışla 558,6 milyon dolara çıkarak güçlü bir ivme yakaladı. Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimizin ihracatı da 291 milyon dolar oldu.” Hıradağı, sektörlerdeki büyüme ivmesini yüksek katma değerli üretim, güçlü pazar çeşitliliği ve küresel rekabet gücüyle destekleyerek AKİB’in ihracat kapasitesini daha ileri bir seviyeye taşımayı hedeflediklerini belirtti.

Kiraz İhracatında 2025 Yılının Yaraları Sarıldı Haber

Kiraz İhracatında 2025 Yılının Yaraları Sarıldı

Türkiye, kiraz ihracatında 2025 yılındaki iklim krizi kaynaklı ihracat kayıplarının yaralarını 2026 yılında sardı.Türkiye, 2026 yılın 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 68 bin 737 ton kiraz ihraç ederek 235 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı. Kiraz ihracatımız 2025 yılının 1 Ocak – 10 Ağustos döneminde 6 bin 40 ton karşılığı 47 milyon 728 bin dolar olmuştu. Kiraz ihracatı 2025 yılına göre göre miktar bazında 11 kat, döviz getirisi 4 kat yükseldi. Başkan Balık: "Kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladık" Türkiye’nin kiraz üretiminde dünya birincisi olduğunu, ihracatta da ilk 3-4 ülke arasında yer aldığını paylaşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2025 yılında çiçeklenme döneminde kirazı donun vurduğunu bu nedenle 2025 yılında ihracatta büyük düşüş yaşandığını, 2026 yılında kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladıklarını dile getirdi. 2026 yılının Türk kiraz ihracatı açısından dikkat çekici bir performans sergilediğini belirten Balık, “2026 yılının geride kalan diliminde 68 bin tonu aşan kiraz ihracatı karşılığında 235 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat miktarında yaklaşık 11 katlık, ihracat değerinde 4 katlık artış yaşadık” ifadelerini kullandı. Kiraz ihracatında 34 ülkeden 52 ülkeye çıktık Kiraz ihracatının yalnızca miktar ve değer açısından değil, pazar çeşitliliği bakımından da olumlu bir seyir izlediğine dikkat çeken Balık şöyle devam etti: “2025 yılında 34 ülkeye kiraz ihraç edilirken bu yıl bu sayı 52'ye yükseldi. İspanya, İtalya, Litvanya, Letonya, Birleşik Krallık ve İrlanda'nın da aralarında bulunduğu 21 pazara yeniden ya da ilk kez ihracat gerçekleştirdik. Türk kirazının uluslararası pazarlardaki konumu güçlendi. Almanya 74 milyon dolarlık ihracatla en büyük pazar olmayı sürdürdü. Rusya Federasyonu'na 67,5 milyon dolarlık, Polonya'nın 29 milyon dolarlık ve Irak'a 26,5 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştık. 2027 yılında iklimsel bir sıkıntı yaşamadığımız takdirde kiraz ihracatında 250 milyon dolara ulaşmak hedefimiz olacak.” Uzak Doğu’da güç kazanmak istiyoruz İlk dört pazarın toplam kiraz ihracatının yaklaşık yüzde 85'ini oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Balık, "Mevcut pazarlardaki güçlü konumumuzu korurken ihracatımızı daha sürdürülebilir hale getirmek için pazar çeşitlendirme çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Özellikle Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere yüksek potansiyele sahip pazarlarda Türk kirazının bilinirliğini artırmaya ve ihracat ağımızı genişletmeye odaklanacağız. Çin’e ihracatımızın açılması için çabalarımız sürüyor. Kısa sürede sonuç almayı ümit ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Cengiz Balık: "Çin Pazarının Açılması Türk Kirazına Yeni Bir Ufuk Kazandıracak" Haber

Cengiz Balık: "Çin Pazarının Açılması Türk Kirazına Yeni Bir Ufuk Kazandıracak"

Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünü dünya pazarlarına ulaştıran Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları 2026 yılının ilk yarısında ihracatını yüzde 2 artışla 572 milyon dolara taşıdı. Egeli yaş meyve sebze ihracatçıları Japonya ve Güney Kore'ye düzenleyeceği ticaret heyetiyle Uzak Doğu açılımını hızlandırıyor. Sektör, Çin pazarının yeniden açılmasıyla Türk kirazı için önemli bir fırsat doğmasını bekliyor. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, “2025 yılını sektörümüz adına başarılı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. Üyelerimizin emeği ve alın teriyle, 128 ülkeye 1 milyar 231 milyon dolarlık yaş meyve, sebze ve mamulleri ihracatı gerçekleştirdik. Bu performansla Birliğimiz, Ege Bölgesi'nde bitkisel ürün ihracatının lideri konumunu korumuştur. Türkiye'nin toplam yaş meyve sebze ve mamulleri ihracatının yaklaşık beşte biri Birliğimiz üyeleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Narenciyeden incire, üzümden salça ve turşuya kadar yüzü aşkın ürünümüz dünya pazarlarına ulaşmıştır. Bu tablo, Ege topraklarının bereketini ve üyelerimizin küresel rekabet gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Üreticisinden ihracatçısına kadar bu zincirde emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. En fazla ihraç edilen ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali 2026 yılına da güçlü bir başlangıç yaptıklarını vurgulayan Başkan Balık, 2025 yılının Ocak–Haziran döneminde 559 milyon dolar olan ihracatın 2026 yılının aynı döneminde 572 milyon dolara yükseldiğini söyledi. Cengiz Balık, “Küresel ekonomideki tüm belirsizliklere ve lojistik zorluklara rağmen elde edilen bu artış, sektörümüzün dayanıklılığının ve üyelerimizin azminin en somut göstergesidir. Bu dönemde yaş meyve ve sebze grubunda en fazla ihraç ettiğimiz ürünler kiraz, domates, mandalina ve şeftali olmuştur. Özellikle kirazda ulaştığımız kalite ve pazar çeşitliliği, Türk kirazını dünya sofralarının aranan ürünü haline getirmiştir. Meyve sebze mamulleri grubunda ise kuru domates, kornişon turşusu, biber turşusu, sebze konserveleri ve elma suyu ihracatımızın lokomotif ürünleri olmuştur.” diye konuştu. Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş ülke Başkan Balık, “En fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler sıralamasında Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, İngiltere ve Hollanda ilk beş sırada yer almaktadır. Bu tablo, hem geleneksel pazarlarımızdaki güçlü konumumuzu koruduğumuzu hem de okyanus ötesi pazarlarda kalıcı bir varlık oluşturduğumuzu göstermektedir. Pazar çeşitlendirme stratejimiz kapsamında fuar ve ticaret heyeti organizasyonlarına ağırlık veriyoruz. 2025 yılı ve 2026 yılının ilk çeyreğinde fuar ve heyet katılımlarımız kesintisiz devam etmiştir. Birliğimizce yürütülen UR-GE projesi kapsamında İngiltere, Norveç ve Kanada'ya ticaret heyetleri düzenledik. Turkish Tastes Turquality projemiz kapsamında ise ürünlerimizin Amerika Birleşik Devletleri'nde prestijli ortamlarda tanıtılması için yoğun bir çalışma yürüttük.” dedi. Japonya ve Güney Kore’ye sektörel ticaret heyeti Pazar çeşitlendirmede bir sonraki adımın Uzak Doğu olacağı bilgisini veren Balık sözlerine şöyle devam etti: “20-29 Kasım 2026 tarihleri arasında Japonya ve Güney Kore'ye yönelik sektörel bir ticaret heyeti düzenleyeceğiz. Yüksek alım gücüne ve kaliteli ürüne değer veren tüketici profiline sahip bu iki önemli pazarda, üyelerimizin potansiyel alıcılarla ikili iş görüşmeleri gerçekleştirmesini ve ürünlerimizin tanıtımını en etkin şekilde yapmasını hedefliyoruz. Uzak Doğu pazarlarında kalıcı bir varlık oluşturmanın, sektörümüzün uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğuna inanıyoruz.” Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz Kiraz özelinde önemli bir gelişmeyi de paylaşan Başkan Balık, Türkiye'den Çin Halk Cumhuriyeti'ne kiraz ihracatının yeniden başlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında şunları anlattı: “Çin Halk Cumhuriyeti Gümrükler Genel İdaresi'nden teknik uzmanlardan oluşan bir heyet, 22-28 Haziran 2026 tarihleri arasında ülkemizi ziyaret ederek kiraz bahçelerinde, paketleme tesislerinde ve soğuk işlem ile fumigasyon uygulama merkezlerinde incelemelerde bulunmuştur. Heyete, kirazımızın bahçeden sofraya uzanan izlenebilirlik süreci ve gıda güvenliği uygulamalarımız yerinde aktarılmıştır. Heyetin hazırlayacağı rapor doğrultusunda Çin makamlarının ülkemizden kiraz ithalatına yeniden izin vermesini bekliyoruz. Yılda yaklaşık 600 bin ton kiraz ithal eden ve dünyanın en büyük kiraz ithalatçısı konumundaki Çin pazarının açılması sürecinin olumlu sonuçlanmasının, Türk kirazına yepyeni bir ufuk açacağına inanıyoruz.” Cengiz Balık, “Bu güzel performansın asıl sahibi, üreticisinden ihracatçısına kadar emek veren tüm üyelerimizdir. Kendilerine, Birliğimizin değerli çalışanlarına, desteklerini her zaman yanımızda hissettiğimiz Ticaret Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza, ve iş birliği yaptığımız tüm kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü! Haber

Yaş Meyve Sebze Sektörü 2026’nın İlk Yarısında Yüzde 49 Büyüdü!

Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, 2026 yılının ilk altı ayında gösterdiği performansla Türkiye ekonomisine büyük bir katma değer sağladı. Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Sarıkaya, Ocak-Haziran döneminde 1,12 milyar dolarlık ihracat başarısına ulaştıklarını duyurarak, sektörün Türkiye genelindeki toplam ihracata yaklaşık yüzde 48 oranında katkı sunduğunu belirtti. ​Narenciye İhracatın Lokomotifi Oldu ​Sektörün büyümesinde en büyük payı narenciye grubu aldı. Toplam yaş meyve sebze ihracatının yaklaşık yüzde 55’ini oluşturan narenciye ürünleri, geçen yılın aynı dönemine göre değer bazında yüzde 66 artışla 620,5 milyon dolara ulaştı. ​Ürün bazındaki rekor performanslar ise dikkat çekti: ​Mandalina: 357,6 milyon dolarlık ihracat ve yüzde 86 değer artışıyla listenin başında yer aldı. ​Şeftali: Yüzde 169 artışla 164,9 milyon dolara yükseldi. ​Limon: Birim fiyat avantajıyla yüzde 32 büyüme kaydetti. ​Diğer Ürünler: Portakal, kayısı ve kiraz-vişne grubunda üç haneli artışlar yakalanırken, greyfurt, nar ve sebze çeşitlerinde de istikrarlı büyüme devam etti. ​Rusya Liderliğini Korudu, Irak’ta “Rekor” Artış ​Küresel pazarlardaki çeşitliliğin ihracat ivmesini desteklediğini belirten Başkan Sarıkaya, hedef pazarlardaki başarıyı şu verilerle özetledi: ​Rusya Federasyonu: 402,5 milyon dolarla lider pazar olma konumunu sürdürdü (Yüzde 46 artış). ​Irak: Yüzde 315 gibi dikkat çekici bir oranla 245,5 milyon dolarlık ihracata ulaştı. ​Romanya: 113,1 milyon dolarlık hacimle üçüncü sırada yer aldı. ​Ayrıca Avrupa pazarında Polonya, Ukrayna ve Almanya’daki istikrarlı büyümenin yanı sıra; Çekya’da yüzde 124 ve Bulgaristan’da yüzde 48 oranındaki artışlar, Türk yaş meyve sebze ürünlerine olan küresel talebin güçlendiğini kanıtladı. ​"2026’yı Güçlü İhracat Rakamlarıyla Tamamlayacağız" ​Yılın ikinci yarısına dair hedeflerini paylaşan Bülent Sarıkaya, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. Sarıkaya, "Yeni pazarlara erişimi kolaylaştıran tanıtım faaliyetlerimiz, uluslararası fuar organizasyonları ve ticaret heyetlerimizle küresel pazarlardaki konumumuzu daha da sağlamlaştıracağız. Üreticimizden ihracatçımıza kadar tüm paydaşlarımızın ortak emeğiyle 2026 yılını başarıyla kapatacağız," dedi. ​Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatında öncü rol üstlenen Akdeniz bölgesi, stratejik pazar çeşitliliği ve yüksek katma değerli ürün portföyü ile yılın geri kalanında da rekorlar kırmaya hazırlanıyor.

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi Haber

Yaş Meyve Sebze İhracatında Bülent Sarıkaya Dönemi

Türk yaş meyve sebze sektörü, 2025 yılı Nisan ayında sergilediği performansla göz doldurdu. Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (AKİB) seçimli genel kurulunda başkanlığa seçilen Bülent Sarıkaya, göreve rekor rakamlarla başladı. Nisan ayında ihracat, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 40 artışla 329,4 milyon dolara ulaştı. ​AKİB’de Yeni Yönetim ve Sürdürülebilirlik Vizyonu ​Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Olağan Seçimli Genel Kurulu’nda, Sarıkaya Tarım temsilcisi Bülent Sarıkaya bayrağı Ferhat Gürüz’den devraldı. Tek listeyle girilen seçimlerin ardından açıklama yapan Sarıkaya, yeni dönemde temel önceliklerinin ihracatta sürdürülebilirlik ve katma değerli üretim olduğunu vurguladı. ​Başkan Sarıkaya, "Üretici ile ihracatçı arasındaki bağı güçlendirerek küresel rekabet gücümüzü artıracağız. Lojistik maliyetlerin optimizasyonu ve pazar çeşitliliği stratejik rotamız olacak," dedi. ​Nisan Ayı İhracat Verileri: Mandalina ve Limon Zirvede ​Türkiye’nin nisan ayı yaş meyve sebze ihracat verilerini paylaşan Sarıkaya, sektörün başarısında AKİB’in kilit rol oynadığını belirtti. Toplam ihracatın yüzde 44’ünü tek başına sırtlayan AKİB, 143,7 milyon dolarlık dış satıma imza attı. Öne çıkan ürünler ise şu şekilde; ​Mandalina: Yüzde 326 artışla 82,2 milyon dolar. ​Limon: Yüzde 57 artışla 52,3 milyon dolar. ​Domates: 49 milyon dolar ihracat geliri. ​Öne Çıkan Diğer Ürünler: Portakal, havuç, turp ve nar ihracat hacminde en güçlü ivmeyi yakalayan gruplar oldu. ​Irak Pazarında %222’lik Değer Patlaması ​Nisan ayında en dikkat çekici büyüme Irak pazarında yaşandı. Irak, hem miktar hem de değer bazında Türkiye'nin bir numaralı ihracat rotası konumuna yükseldi. ​Irak: İhracat geliri yüzde 222 artışla 98,9 milyon dolara çıktı. ​Rusya: 43,9 milyon dolarlık gelirle yerini korudu. ​Romanya: Değer bazında yüzde 16 artışla 40,7 milyon dolarlık performans sergiledi. ​Suudi Arabistan ve Gürcistan: Dinamik yükselişiyle dikkat çeken diğer önemli pazarlar oldu. ​Hedef Kuzey Amerika: Kanada Çıkartması ​Pazar çeşitlendirme stratejisi kapsamında rotayı Kuzey Amerika’ya çeviren AKİB, Kanada’nın Toronto şehrinde düzenlenen CPMA Convention and Trade Show’a katıldı. Türk narenciyesi, narı ve incirinin kalitesini Kanadalı profesyonel alıcılara tanıtan birlik, uluslararası arenadaki güvenilir tedarik zinciri imajını güçlendirdi.

Akdeniz İhracatında Mart Sıçraması Haber

Akdeniz İhracatında Mart Sıçraması

Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB), 2026 yılı Mart ayında sergilediği yüzde 24'lük büyüme ile ihracatta güçlü bir ivme yakaladı. Kimya ve yaş meyve sebze sektörlerinin domine ettiği Mart ayında 1,81 milyar dolar ihracat rakamına ulaşılırken, yılın ilk çeyreği ise toplamda 4,58 milyar dolarla dengeli bir yükseliş grafiği çizdi. ​Sanayi ve Tarım Ele Ele: İhracatın Lokomotifi Kimya Oldu ​AKİB Koordinatör Başkanı Veysel Memiş, Mart ayı performansının arkasında hem sanayi hem de tarım sektörlerinin eş zamanlı yükselişinin yattığını belirtti. Özellikle kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü, Mart ayında yakaladığı yüzde 71'lik dev artışla toplam ihracatın parlayan yıldızı oldu. ​Mart Ayı Sektörel Artış Oranları: ​Kimya: %71 artış (796,5 milyon dolar) ​Yaş Meyve Sebze: %23 artış (193,5 milyon dolar) ​Demir ve Demir Dışı Metaller: %13 artış (398,9 milyon dolar) ​Avrupa Pazarında Agresif Genişleme ​AKİB’in 2026 stratejisinde pazar çeşitliliği meyvelerini vermeye başladı. Geleneksel pazarlardaki dalgalanmalara rağmen Avrupa hattında rekor artışlar kaydedildi. İspanya ve İtalya gibi kritik pazarlardaki büyüme dikkat çekti. ​İspanya: Mart ayında %165 artış (110,9 milyon dolar) ​İtalya: Mart ayında %79 artış (172,7 milyon dolar) ​Romanya: Mart ayında %50 artış (169,2 milyon dolar) ​Yılın ilk çeyreğinde ise en dikkat çeken sıçrama %166 artış oranıyla Fas pazarında yaşandı. Polonya ve Gürcistan gibi yükselen pazarlar da AKİB’in yeni rotaları arasında yerini aldı. ​Veysel Memiş: "Küresel Ticarette Yeni Bir Oyun Alanı Kuruyoruz" ​Küresel talepteki kırılmalara rağmen dirençli bir yapı sergilediklerini vurgulayan Başkan Veysel Memiş, ihracatın geleceğine dair şu vizyonu paylaştı: ​"Rekabet artık sadece maliyetle değil; hız, esneklik ve sürdürülebilirlik ile belirleniyor. Akdeniz ihracatını yeşil dönüşüm ve dijital altyapı ekseninde yeniden konumlandırıyoruz. Hedefimiz, değişen küresel tedarik zincirinde vazgeçilmez bir üretim üssü olmak."

Özer Matlı: ''Orta Doğu'daki Gelişmeler Tarım ve Gıda Piyasalarını Etkiliyor'' Haber

Özer Matlı: ''Orta Doğu'daki Gelişmeler Tarım ve Gıda Piyasalarını Etkiliyor''

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Orta Doğu’da derinleşen savaşın yalnızca enerji piyasalarını değil, tarım ve gıda zincirinin tamamını etkilediğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve gübre tedariğindeki kırılganlıkların maliyet baskısını artırdığını belirten Matlı, “Bu tablo, önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yeni bir artış dalgasını tetikleyebilir” dedi. Orta Doğu’da son haftalarda tırmanan savaşın küresel piyasalarda yarattığı sarsıntı, Türkiye gibi enerji ve bazı stratejik tarımsal girdilerde dışa bağımlı ekonomiler açısından yeni bir risk alanına dönüşmüş durumda. Küresel enerji piyasalarında artan oynaklıkla birlikte Brent petrol varil fiyatının mart ayında 100 dolar sınırını aşması ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, arz yönlü riskleri artırarak maliyet baskısını derinleştiriyor. Enerjideki dalgalanma tarım ve gıdaya doğrudan yansıyor Yaşanan gelişmelerin artık yalnızca enerji başlığı altında değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, jeopolitik krizlerin tarım sektöründeki etkisine dikkat çekti. Matlı, “Orta Doğu’daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne yansıyor. Türkiye, ithalat ağırlıklı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik kırılmalara karşı daha hassas bir konumda. Bugün enerjide yaşanan her dalgalanma, yarın tarlada maliyet, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada devletimizin süreçte sağduyulu bir politika izlemesi ve savaş ortamından uzak durma yönündeki yaklaşımı, risklerin yönetilmesi açısından önemli bir denge unsuru oluşturmaktadır” dedi. Hürmüz Boğazı’ndaki risk gübre tedarikini de etkiliyor Hürmüz Boğazı’nda son dönemde artan jeopolitik risklerin, yalnızca petrol sevkiyatını değil, tarımsal üretimin önemli girdilerinden olan gübre tedarikini de etkilediğine dikkat çeken Özer Matlı, “Bölgedeki gelişmeler, üre, amonyak ve benzeri kritik hammaddelere erişimde zaman zaman zorluklar yaşanmasına neden olabiliyor. Şubat ayından bu yana gözlemlenen bu tablo, gübre fiyatlarında yüzde 20-25 aralığında bir artışı beraberinde getirirken, akaryakıt fiyatlarının 70 lira seviyelerinde seyretmesi de üreticilerimizin maliyetlerini artırmaktadır” ifadelerini kullandı. Süreçte üretim tarafındaki dengeleri korumak adına atılan adımların kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu noktada, 7 Mart’ta yayımlanan kararla üre gübresinde bazı ülkelerden yapılan ithalat için uygulanan yüzde 6,5’lik gümrük vergisinin tüm ülkeler için sıfırlanmasını, üreticilerimiz adına küçük de olsa moral verici bir destek olarak görüyoruz. Ancak tarımsal sürdürülebilirliğin devamı için bu tür önlemlerin zamanında alınması; sürecin dikkatle yönetilmesi, arz-talep dengesinin korunması, gıda fiyatlarında istikrarın sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır” diye konuştu. Orta Doğu pazarı ihracat açısından kritik önemde Riskin sadece iç pazarla sınırlı olmadığını, Türkiye’nin gıda ihracatı için Orta Doğu’nun kritik bir kale olduğunu hatırlatan Başkan Matlı, “Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe önemli bir ihracat hacmine sahibiz ve bunun yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmı Orta Doğu ülkelerine gerçekleştiriliyor. Özellikle Irak, sektörümüz açısından en büyük pazar konumunda yer alıyor. Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir yoğunlaşma söz konusu. Bölge ülkeleriyle olan ticaretimiz, yaşanan her gerilimden doğrudan etkileniyor. Bu süreçte ihracat performansımızı korumak için pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “Yeni dönemde risk yönetimi kritik olacak” Bursa Ticaret Borsası olarak süreci yalnızca kısa vadeli bir piyasa dalgalanması olarak görmediklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Başkan Özer Matlı, “Bundan sonraki dönemde şirketlerimiz için en kritik başlıklar; girdi tedarik güvenliği, pazar çeşitlendirmesi, maliyet yönetimi ve finansal dayanıklılık olacaktır. Artık ‘bekle-gör’ yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt’ anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz. Üyelerimizin rekabet gücünü koruyacak, tedarik ve ihracat risklerini azaltacak ve tarım-gıda zincirinin dayanıklılığını artıracak çalışmalara odaklanmayı sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.