Hava Durumu

#Pazarlama

Kırsal Haber - Pazarlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pazarlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Buğdayda Yağmur Bereketi Haber

Buğdayda Yağmur Bereketi

Antalya Ticaret Borsası (ATB), buğday hasadı öncesinde “Hububat Hasadı Öncesi Sektörel Analiz Toplantısı” düzenledi. ATB Toplantı Salonu’nda, ATB Başkan Vekili Halil Bülbül’ün başkanlığında gerçekleşen toplantıya, Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, ATB Hububat Meslek Komitesi Üyeleri, Tarım ve Orman Müdürlüğü, BATEM ve ZMO temsilcileri, ilçe ziraat odası başkanları, biçerdöverciler, üretici ve fabrika sahipleri katıldı. Toplantıda, 2026 üretim sezonunda hububatta rekolte ve kalite beklentileri, girdi maliyetleri, devlet destekleri, erken hasadın kaliteye etkisi, pas hastalığı gibi çok sayıda konu gündeme geldi. BUĞDAY BÖLGE TARIMI İÇİN ÖNEMLİ ATB Başkan Vekili Halil Bülbül, buğday hasadının bereketli olmasını dilerken, hasat öncesinde sektör paydaşlarını bir araya getirerek, hasat beklentileri, hububatta yaşanan sorun, çözüm önerileri ve beklentilerini gündeme getirmek istediklerini söyledi. Antalya’da 250 bin ton civarında buğday üretimi yapıldığını belirten Bülbül, Serik, Aksu, Korkuteli ve Elmalı ilçeleri için ciddi bir ekonomik gelir kaynağı olan buğdayın bölge tarımı için önemini vurguladı. ÇİFTÇİSİZ HİÇ OLMAZ Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp, artan maliyetlere dikkat çekerek mevcut desteklerin yetersiz olduğunu söyledi. Gübre fiyatlarının çok yükseldiğini belirten Alp, desteklerin ürün ve fatura bazlı verilmesi gerektiğini kaydetti. Çiftçinin üretimde kalabilmesi için etkin destek politikalarının şart olduğunu vurgulayan Alp, “Devletsiz olmaz ama çiftçisiz hiç olmaz” dedi. REKOLTEDE YÜZDE 25 ARTIŞ BEKLENTİSİ ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Yusuf Sarıcalar, bölgenin yağışlar nedeniyle iyi bir hububat sezonu geçireceğini söylerken, buğdayda yüzde 25 rekolte artışı beklendiğini kaydetti. Yüksek rekoltenin fiyat baskısı oluşturabileceği uyarısında bulunan Sarıcalar, üreticinin mağdur olmaması için doğru planlama yapılması gerektiğini söyledi. DOĞRU YÖNTEMLERLE VERİM YÜZDE 20 ARTAR ATB 1. Meslek Komitesi Üyesi Nuri Büyükselçuk, sertifikalı tohum, doğru gübreleme ve zamanında ilaçlamayla verimin yüzde 20’ye kadar artırılabileceğini belirtti. Türkiye’nin buğday üretiminde ciddi artış potansiyeli bulunduğunu ifade eden Büyükselçuk, iklim koşullarının olumlu seyretmesi halinde bu yıl rekor seviyede üretim beklendiğini söyledi. ANIZ YAKIMI AZALDI ATB 2. Meslek Komitesi Üyesi Kadir Sarıcalar, bu yıl verimli bir hasat dönemi beklendiğini belirtirken, önceki yıllarda yüksek nem nedeniyle yaşanan biçim sorunlarının tekrar etmemesi gerektiğini söyledi. Hasadın zamanında yapılmasının kalite açısından önemine dikkat çeken Sarıcalar, Korkuteli bölgesinde Toprak Mahsulleri Ofisi alım ofisi açılması gerektiğini ifade etti. Anız yakmanın büyük ölçüde sona erdiğini belirten Sarıcalar, bu konuda farkındalığın arttığını söyledi. ÜRETİCİYE DOĞRU TOHUM ÇEŞİDİ VERİLMELİ ATB Üyesi Mehmet Tiryaki, devlet destekli dağıtılan bazı tohum çeşitlerinin kalite ve verim açısından yetersiz kaldığını belirterek, bölgeye uygun kaliteli çeşitlerin desteklenmesi gerektiğini söyledi. Tiryaki, desteklerin ürün bazlı verilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kaliteyi artırmak için uğraşan üretici desteklenmeli. Destekleme sistemi yeniden gözden geçirilmeli” dedi. Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Tekin, Antalya’ya özgü buğday çeşitlerinin yeniden geliştirilmesi için çalışma yapılabileceğini belirtirken, “Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde yürütülen ‘Antalya Buğdayını Arıyor” projesi tekrarlanmalı” dedi. BATEM Uzmanı Ali Koç, son yılların en yüksek yağışının alındığını belirterek, yağışların verime olumlu yansıdığını söyledi. Koç, tarımda drone ile ilaçlama ve gübreleme uygulamalarının yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti. Toplantıya katılanlar, Antalya’da bu yıl buğdayda verim artışı yaşanacağını vurgularken, kalite, standardizasyon, hastalık yönetimi, pazarlama altyapısı ve destekleme politikalarına ilişkin bazı yapısal sorunlar olduğuna dikkat çekti. Toplantıda, sertifikalı ve bölgeye uygun tohum kullanımının artırılması, hastalıklarla mücadelede teknik kapasitenin güçlendirilmesi, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin erken fiyat ve alım politikası açıklaması, bölgesel alım noktalarının yaygınlaştırılması, drone ve hassas tarım uygulamalarının desteklenmesi, kalite sınıflandırma altyapısının geliştirilmesi ve destekleme mekanizmalarının öngörülebilir hale getirilmesi yönünde görüş birliğine varıldı.

Türkiye’nin En Çok Sevilen Fuarı YÖREX Kapılarını Açtı Haber

Türkiye’nin En Çok Sevilen Fuarı YÖREX Kapılarını Açtı

Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle bu yıl 22-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in açılışı yapıldı. YÖREX’in açılışına, Antalya Valisi Hulusi Şahin, TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, ATB Başkanı Ali Çandır, ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, il ve ilçe belediye başkanları, oda ve borsa başkanları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. "KÜLTÜRÜMÜZ BİR UMMANDIR" Antalya Valisi Hulusi Şahin konuşmasında milli kültürün zenginliğine dikkat çekerek, "Milli kültürümüz bir ummana, bir deryaya benzer. İçinde nice renkleri, güzellikleri barındırır. Tıpkı bir kilimin desenleri gibi her biri ayrı güzel ama aslında bir bütünün parçasıdır. Artık sadece tescil değil, tanıtım ve pazarlama aşamasındayız. Bu ürünlerden ekonomik değer üretmeli, ülkemize katkı sağlamalıyız" ifadelerini kullandı. Dünyada coğrafi işaret ekonomisinin büyüklüğünü vurgulayan Şahin, bu alanda Türkiye'nin daha fazla pay alması gerektiğini belirterek, zincir marketlerde coğrafi işaretli ürünlere özel alanlar oluşturulmasının önemine işaret etti. YÖREX'in Türkiye'nin vitrini olduğunu ifade eden Şahin, Antalya'nın milyonlarca turisti ağırlayan bir şehir olduğuna değinerek, "En güzel ürünlerimizi misafirlerimize sunuyoruz. Aynı zamanda bu fuar, yeni nesillere kendi kültürlerini tanıtmak için de önemli bir fırsattır. Çocuklarımızı YÖREX'e getirmeliyiz" dedi. HİSARCIKLIOĞLU’NDAN YÖREX’E MARKA VURGUSU TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, YÖREX'in Antalya'nın markası haline geldiğini ve ulusal nitelik kazandığını belirtti. YÖREX’in yöresel ürünlerin tanınmasına ve markalaşmasına büyük destek olduğuna değinen Hisarcıklıoğlu, “Ülkemizdeki coğrafi işaret bilincinin gelişmesine de önemli katkılar sunuyor. YÖREX ile coğrafi işarete sahip ürün sayısında adeta patlama yaşandı, 16 senede neredeyse 18 kat arttı ve 1800'ün üzerine çıktı." dedi. Bu rakamın yaklaşık yarısını odaların, borsaların ve kadın girişimcilerin ülkeye kazandığını dile getiren Hisarcıklıoğlu, katkıda bulunan herkese teşekkür etti. YÖRESEL ZENGİNLİKLER AB NEZDİNDE KORUMA ALTINA ALINIYOR Yöresel ürünlerin yurt dışında da tanınması için çalışma yaptıklarını kaydeden Hisarcıklıoğlu, "Yerel zenginliklerimizi AB nezdinde de koruma altına almaya başladık. Eskiden hiç yoktu bu işe başladığımız zaman, şimdi ise 46 ürünümüz AB'den coğrafi işaret tescilini aldı. Daha bir bu kadar ürünümüz de sırada bekliyor. TOBB Brüksel Ofisimizle, coğrafi işaretlerin AB tescil sürecine yardımcı oluyoruz." diye konuştu. Hisarcıklıoğlu, hem ülkede hem de AB'de tescilli ürün sayısını artırmaya devam edeceklerini bildirdi. YÖREX sayesinde tüm illerde yerel ürünlerin tanındığını ve daha fazla talep gördüğünü anlatan Hisarcıklıoğlu, ülkenin tüm renklerinin, Anadolu'nun el emeği, göz nuru yüzlerce ürünün fuarda bir araya geldiğini belirtti. Fuarın Türkiye'nin 7 bölgesinin yöresel ürünlerini sergileyen bir vitrin görevi gördüğünü dile getiren Hisarcıklıoğlu, milli kültürün zenginliklerini görmek isteyen, memleket hasretini gidermek isteyenler için de eşsiz bir fırsat sunduğunu ifade etti. Hisarcıklıoğlu, YÖREX'in dünyada da ses getirdiğini ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından ödüllendirildiğini vurguladı. Türkiye'nin yöresel zenginliğinin kıymetinin iyi bilinmesi gerektiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu topraklardan çıkan ürünlerin değerini, önce biz bilmeliyiz ki dışarda da bunu pazarlayabilelim. Bakın dünyada çok az coğrafyaya nasip olan, Allah bize müthiş bir ürün çeşitliliği vermiş, yatıp kalkıp şükretmemiz lazım. Tüm bunları zenginliğe dönüştürmek de bizim elimizde. Ülkemizde ve dünyada insanlar, gelir düzeyi yükseldikçe, yöresel ve organik ürünleri daha fazla talep etmektedir. Sağlıklı yaşama yönelik artan ilgi, doğal ve coğrafi işaretli ürünleri ön plana çıkarmaktadır. Bunların fiyatları da muadili ürünlere göre daha yüksek oluyor. Böylelikle hem ülke ihracatına ve hem de yerel kalkınmaya ilave gelir sağlıyor. Bölgelerde istihdam artışına ve özellikle de kadınların iş gücüne katılmasına, girişimci olmalarına destek veriyor." ÇANDIR VE ATB’YE TEŞEKKÜR TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, YÖREX’in düzenlenmesine öncülük eden ATB Başkanı ve yönetimini kutlarken, “Bu işin mimarını öncelikle kutlamak istiyorum. Antalya Ticaret Borsası Başkanımız, TOBB Yönetim Kurulu’ndaki çalışma arkadaşım Ali Çandır, YÖREX fikrini ortaya çıkardı ve müthiş bir başarıya imza attı. Burada büyük emekleri olan, Antalya TB yönetimini, meclisini, genel sekreterini ve tüm çalışanlarını da ayrıca tebrik ediyorum” dedi. YÖRESEL ÜRÜNLER BİR MİLLETİN HAFIZASIDIR Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, YÖREX'in Anadolu'nun kültürel mirasını geleceğe taşıyan önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Özdemir, bir ülkenin gerçek zenginliğinin, sahip olduğu yerel değerlerde saklı olduğuna dikkat çekerek, “Yöresel ürünler bir milletin hafızasıdır. Toprağın kokusunu, coğrafyanın iklimini, ustanın emeğini ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgeliği taşır. Gördüğünüz, tattığınız her ürün; sadece lezzetten ibaret değildir, onun tarihi, kültürü, kimliği vardır. İşte tam bu noktada, ürünün ait olduğu toprakla kurduğu bağı koruyarak o ürünün özgünlüğünü ve kalitesini güvence altına alan coğrafi işaretlerin gerçek değeri ortaya çıkmaktadır. YÖREX ise bu değerlerin görünür olup, sürdürülebilir hale gelmesine ve ekonomiye kazandırılmasına güçlü bir zemin sağlamaktadır. Biz, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak 2019 yılından bu yana Muhittin Başkanımızın ortaya koyduğu yerelden kalkınma hedefimizle; yerel üretimin güçlenmesi, kadın kooperatiflerinin kalkınması, sürdürülebilir tarımın yaygınlaşması ve Antalya’mızın bereketli topraklarının canlandırılması için var gücümüzle çalışıyoruz” diye konuştu. YÖREX ANADOLU’NUN HİKAYESİDİR Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, konuşmasına “YÖREX’e, Anadolu’nun kalbine, üretimin ve kültürün buluşma noktasına hoş geldiniz. Bugün burada fuardan öte, emeğin değer kazandığı, kültürün kimlik bulduğu, Anadolu’nun dünyaya ses verdiği bir hikâyeyi birlikte büyütüyoruz” diyerek başladı. 2009 yılında “Bu toprakların ürettiği değer, hak ettiği yeri bulmalı” anlayışıyla YÖREX’e başladıklarını kaydeden Çandır, “İşte YÖREX, o ufkun vücut bulmuş halidir” dedi. ÜRETİCİLERE VE TOBB’A TEŞEKKÜR Yöresel Ürünler Projesini en başından beri destekleyen, güç veren, yönlendiren ve coğrafi işaretli ürünlere sahip çıkan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür eden Çandır, “Anadolu’nun dört bir yanından ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen üreticilerimiz… Sizler sadece ürün getirmediniz; Emeğinizi, ustalığınızı, kültürünüzü ve hikâyenizi getirdiniz. Az önce izlediğimiz gösteriler bize tekrar hatırlattı: Bu topraklar sadece üretmez… Anlatır. Hissettirir. Yaşatır. Şimdi ise o hikâyenin en güçlü kısmındayız” dedi. BU TOPRAKLAR DEĞER ÜRETİYOR YÖREX’in düzenlendiği ANFAŞ’ta 5 gün boyunca 14 bin yıllık medeniyetlerin izlerinin görüleceğini kaydeden Çandır, “Bir halıda sabrı, bir peynirde emeği, bir taşta ustalığı, bir desende kültürü hissedeceğiz. Çünkü biliyoruz ki, Biz sadece ürün üretmiyoruz… Biz değer üretiyoruz” dedi. VATAN ÜRETEREK YAŞATILIR Vatanın sadece uğruna can verilen yer olmadığını ifade eden Çandır, “Vatan aynı zamanda, ürettiğimiz, değer kattığımız ve geleceğe miras bıraktığımız yerdir. İşte YÖREX’in ruhu tam olarak budur” dedi. B2B’LERLE KÜRESEL PAZARLARA AÇILIYORUZ 2009’dan bugüne yerelde üretim artsın, istihdam güçlensin, göç azalsın, refah yayılsın. Ürünlerimiz markalaşsın, hakları korunsun, standartları yükselsin ve dünya pazarlarında hak ettiği yeri alsın hedefiyle çalıştıklarını belirten Ali Çandır, şunları kaydetti: “Bu yıl yine Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimizin güçlü desteğiyle kurduğumuz B2B alanı sayesinde; Üreticilerimizi doğrudan alıcılarla buluşturuyor, Ticaret hacmini büyütüyor, yeni pazarlara kapı açıyoruz. Şimdi yeni bir aşamadayız. Coğrafi işaretlerde önemli bir sayıya ulaştık. Ama artık mesele sadece sayı değil…Mesele değer üretmek. Mesele kaliteyi büyütmek. Mesele bu ürünleri dünya markası yapmaktır. Sayın Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ortaya koyduğu bu vizyon doğrultusunda; valiliklerimizle, yerel yönetimlerimizle, oda ve borsalarımızla, üreticilerimizle, girişimcilerimizle birlikte ürünlerimizi daha güçlü sahiplenmeliyiz. Daha fazla katma değer üretmeli ve daha iddialı olmalıyız. Çünkü bu hikâye sadece geçmişimizin değil… Geleceğimizin de hikâyesidir.” YÖREX TEŞEKKÜRÜ YÖREX’i yerelde sahiplenen katkılar sunan Antalya Valisi Hulusi Şahin’e, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’e, ilçe belediye başkanlarına ve tüm kurum kuruluşlara, YÖREX’in Türkiye projesi olmasını sağlayan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğu ve oda borsa başkanlarına teşekkür eden Çandır, “Uzak, yakın demeden bugün bizlerle bir arada bulunan tüm katılımcılarımıza , ziyaretçilerimize ve kıymetli basın mensuplarımıza teşekkür ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum” dedi. COĞRAFİ İŞARET ÇALIŞMALARI HIZLANDI Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Başkanı Prof. Dr. Muhammed Zeki Durak, Antalya'nın coğrafi işaret konusunda çok ciddi potansiyeli olduğunu ve bunun başvuru sürecine yansıdığını belirtti. Ürünlerin AB sürecini de takip ettiklerini dile getiren Durak, her geçen yıl AB tescilli ürün sayısını artırdıklarını kaydetti. Durak, coğrafi işaretli ürünlerin markalaştırılması çalışmalarına da ağırlık verdiklerini aktardı. ANTALYA FUARCILIKTA DA GÜÇLÜ OLMALI ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Antalya'nın turizmde güçlü bir şehir olduğunu belirterek, fuarcılıkta da aynı başarıyı yakalaması gerektiğini söyledi. Anadolu Ateşi Dans Topluluğunun dans gösterisi sunduğu programda, AB’den Coğrafi İşaret Tescili alan kurumlara plaket verildi. 70 İLDEN 520 KATILIMCI 22-26 Nisan tarihleri arasında açık kalacak fuarda, 70 ilden yaklaşık 520 katılımcı yer alıyor. YÖREX, 26 Nisan'a kadar açık kalacak

Yöresel Ürünler Fuarı Açıldı Haber

Yöresel Ürünler Fuarı Açıldı

Antalya Ticaret Borsası (ATB) öncülüğünde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı (YÖREX), ziyaretçilere kapılarını açtı. Açılışa katılan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan vekili Büşra Özdemir, fuarın önemine değindi. Özdemir, “Yerel üretimin güçlenmesi, kadın kooperatiflerinin kalkınması, sürdürülebilir tarımın yaygınlaşması ve Antalya’mızın bereketli topraklarının canlandırılması için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi. “Sizin oraların nesi meşhur” sloganıyla düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX'in açılışı yapıldı. ANFAŞ Fuar Merkezinde YÖREX için düzenlenen açılış törenine; Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Muhammed Zeki Durak ile ilçe belediye başkanları, oda ve borsa başkanları ile kalkınma ajanslarının temsilcileri katıldı. YÖRESEL ÜRÜNLER BİR MİLLETİN HAFIZASIDIR Açılışta konuşan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir bir ülkenin gerçek zenginliğinin, sahip olduğu yerel değerlerde saklı olduğuna dikkat çekerek, “Yöresel ürünler bir milletin hafızasıdır. Toprağın kokusunu, coğrafyanın iklimini, ustanın emeğini ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgeliği taşır. Gördüğünüz, tattığınız her ürün; sadece lezzetten ibaret değildir, onun tarihi, kültürü, kimliği vardır. İşte tam bu noktada, ürünün ait olduğu toprakla kurduğu bağı koruyarak o ürünün özgünlüğünü ve kalitesini güvence altına alan coğrafi işaretlerin gerçek değeri ortaya çıkmaktadır. YÖREX ise bu değerlerin görünür olup, sürdürülebilir hale gelmesine ve ekonomiye kazandırılmasına güçlü bir zemin sağlamaktadır. Biz, Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak 2019 yılından bu yana Muhittin Başkanımızın ortaya koyduğu yerelden kalkınma hedefimizle; yerel üretimin güçlenmesi, kadın kooperatiflerinin kalkınması, sürdürülebilir tarımın yaygınlaşması ve Antalya’mızın bereketli topraklarının canlandırılması için var gücümüzle çalışıyoruz” diye konuştu. GASTRONOMİ FESTİVALİ’NE DAVET Özdemir konuşmasına şöyle devam etti, “Üreten Antalya, kazanan Antalya anlayışıyla, emeğin değer bulduğu bir geleceği hep birlikte inşa ediyoruz. Bu kapsamda, hem yerel ürünlerimizin hem de Antalya’mızın ulusal ve uluslararası alanda tanıtımını güçlendirmek amacıyla 5. yılına girdiğimiz Uluslararası Gastronomi Festivali Foodfest Antalya’yı düzenliyoruz. Bu yıl da özellikle coğrafi işaretli ürünlerimizin hak ettiği değeri görmesi ve ulusal ile uluslararası pazarlarda daha güçlü bir yer edinmesi için tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu vesileyle sizleri de 8-10 Mayıs tarihleri arasında Karaalioğlu Parkı’nda gerçekleştireceğimiz festivalimizde, Antalya’mızın bereketini ve zenginliğini birlikte paylaşmaya davet ediyorum” diye konuştu. BÜYÜKŞEHİR’DEN KADIN KOOPERATİFLERİNE DESTEK Antalya Büyükşehir Belediyesi, Yöresel Ürünler Fuarı'nda (YÖREX) standında yerel ürünleri sergiliyor. Açılışın ardından Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi standını ziyaret etti. Standı ziyaret eden vatandaşlara tarhana çorbası ikramında bulunuluyor. Yöresel Ürünler Fuarı'nda Antalya'nın coğrafi işaretli ürünlerinin tanıtımını yapan Büyükşehir Belediyesi, standında her türlü desteği sağladığı Kadın İşgücü Geliştirme Programı dahilinde iş birliği yaptığı kadın kooperatiflerine de yer veriyor. Büyükşehir Belediyesi'nin YÖREX'teki standında ürünlerini sergileme, tanıtma ve pazarlama imkanı bulan kadın kooperatiflerine kendi el emeği ürünlerini satarak kazanç elde etme imkanı da sağlanıyor.

TÜRKYED Başkanı Çelik’ten "Maaşlı Çiftçilik" Projesine Tam Destek! Haber

TÜRKYED Başkanı Çelik’ten "Maaşlı Çiftçilik" Projesine Tam Destek!

Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri (TÜRKYED) Genel Başkanı Nihat Çelik, YÖK ve TÜME Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen "maaşlı çiftçilik" modelini değerlendirdi. Çelik, projenin kırsaldan kente göçü durduracak ve gençleri üretime kazandıracak tarihi bir adım olduğunu vurguladı. Tarımda Yeni Dönem: 40 Bin Genç Çiftçi, 40 Bin Çiftlik Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile TÜME Vakfı arasında, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) ev sahipliğinde imzalanan proje, Türkiye tarımında dijital ve akademik bir dönüşümü hedefliyor. Projeyi "stratejik bir kalkınma hamlesi" olarak nitelendiren TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, bilim ile sahanın buluşmasının verimliliği artıracağını belirtti. "Gençler İçin Güçlü Bir Motivasyon Kaynağı" Proje kapsamında gençlere sunulan ekonomik imkanların önemine dikkat çeken Çelik, şu ifadeleri kullandı: "Bekâr gençlere iki, evli gençlere üç asgari ücret verilmesi ve sürecin sonunda işletmelerin gençlere devredilecek olması, kırsalda kalıcılığı teşvik eden çok güçlü bir motivasyondur. Genç nüfusun üretimden uzaklaştığı bir dönemde, bu tür teşvikler tarımın geleceği için hayati önem taşıyor." Yapay Zekâ Destekli ve AR-GE Odaklı Üretim Projenin sadece bir istihdam modeli olmadığını, aynı zamanda yapay zekâ destekli eğitim sistemleri ve AR-GE çiftlikleri ile modern bir yapı sunduğunu belirten Çelik, 10 üniversitenin sürece dahil olmasının akademik birikimi sahaya yansıtacağını ifade etti. Çelik ayrıca, ziraat mühendisleri ve veteriner hekimlerin istihdamına yönelik katkıların sektörün niteliğini artıracağını vurguladı. "Kırsalda Kalıcılık İçin Sosyal Güvence Şart" Projenin başarıya ulaşması için ek adımların da atılması gerektiğini hatırlatan Nihat Çelik, sürdürülebilirlik için şu şartların altını çizdi: Maliyet Yönetimi: Üretim maliyetlerinin düşürülmesi. Pazarlama ve Alım Garantisi: Üreticinin pazar sorununun çözülmesi. Sosyal Güvenlik: Kırsalda yaşayan gençler için güçlü sosyal güvence mekanizmalarının oluşturulması. Teşekkür ve Temenni Genel Başkan Nihat Çelik, açıklamasının sonunda projenin mimarları olan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, TÜME Vakfı Başkanı Abdülkadir Karagöz ve MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Dalgar’a teşekkür ederek, modelin Türkiye tarımına hayırlı olmasını diledi.

Eskişehir Bozkırlarında Yeni Kazanç Kapısı: Altın Otu Projesi Başladı! Haber

Eskişehir Bozkırlarında Yeni Kazanç Kapısı: Altın Otu Projesi Başladı!

Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kadın çiftçileri tıbbi ve aromatik bitkilerle buluşturuyor. “Bozkırlar Altın Otu ile Ölümsüzleşiyor” projesi kapsamında Eskişehir’in 5 farklı ilçesinde altın otu fideleri toprakla buluşacak. Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Güçleniyor Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı’nın desteğiyle hayata geçirilen “Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor Programı” meyvelerini vermeye başladı. Eskişehir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen proje, bölge ekonomisine taze bir nefes getirmeyi hedefliyor. Eskişehir genelinde düzenlenen eğitim toplantısında kadın üreticilere; altın otu yetiştiriciliği, tıbbi aromatik bitkilerin bakımı ve pazarlama süreçleri hakkında detaylı bilgiler verildi. 5 İlçede 4 Dekarlık Altın Otu Bahçesi Proje kapsamında Eskişehir’in tarımsal potansiyelini çeşitlendirmek amacıyla stratejik noktalar belirlendi. Uygulama yapılacak mahalleler şunlar: Alpu: Karakamış Mahallesi Tepebaşı: Musaözü Mahallesi Sivrihisar: Mülk Mahallesi Sarıcakaya: Mayıslar Mahallesi Han: Gökçekuyu Mahallesi Toplamda 4 dekar alanda gerçekleştirilecek olan dikim faaliyetleri için 5 kadın çiftçiye 8 bin 200 adet altın otu fidesi dağıtılacak. Hedef: Katma Değeri Yüksek Sürdürülebilir Tarım “Bozkırlar Altın Otu ile Ölümsüzleşiyor” projesi sadece bir fide dağıtım organizasyonu değil, aynı zamanda kırsal kalkınma hamlesi olarak öne çıkıyor. Projenin temel amaçları: Alternatif Ürün Çeşitliliği: Eskişehir bozkırlarında katma değeri yüksek bitkilerin üretimini yaygınlaştırmak. Kadın Girişimciliği: Kırsaldaki kadın üreticilerin ekonomik gücünü ve üretimdeki etkinliğini artırmak. Sürdürülebilirlik: Bölge iklimine uygun, az su tüketen ve getirisi yüksek ürünlerle sürdürülebilir tarım modelini desteklemek. Eskişehir tarımında yeni bir dönemin kapısını aralayan bu proje ile altın otu, kadınların elinde değerlenerek bozkırı altına dönüştürecek.

​Ev Hanımıydı, Kendi İşinin Patronu Oldu: Samsun’da Bir Başarı Hikayesi! Haber

​Ev Hanımıydı, Kendi İşinin Patronu Oldu: Samsun’da Bir Başarı Hikayesi!

Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı sera desteğiyle üretime başlayan 50 yaşındaki Filiz Köksal, 2 yılda Türkiye’nin dört bir yanına süs bitkisi gönderen bir işletme sahibi haline geldi. Aylık 100 bin TL gelir elde eden Köksal, mahallesindeki kadınlara da ekmek kapısı açtı. ​Samsun’un Bafra ilçesinde yaşayan ev hanımı Filiz Köksal’ın hayatı, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nin yerel üretimi destekleme projeleriyle tamamen değişti. Lengerli Mahallesi’nde kurduğu süs bitkileri serasıyla iş hayatına atılan Köksal, kısa sürede büyük bir başarı yakalayarak kadın girişimcilere örnek oldu. ​Büyükşehir’den Tam Destek: Sera Kurulumu ve Teknik Yardım ​Samsun Büyükşehir Belediyesi, üretim yapmak isteyen vatandaşlara yalnızca ekipman değil; fide, tohum, sera kurulumu ve pazarlama süreçlerinde de teknik danışmanlık sunuyor. Bu desteklerden yararlanan Filiz Köksal, bir dönümlük sera ile başladığı serüvende bugün dev bir iş hacmine ulaştı. ​Belediye Başkanı Halit Doğan’ın vizyonuyla hareket eden projeler, özellikle ev hanımlarının ekonomik özgürlüklerini kazanmalarını ve yerel üretimin katma değere dönüşmesini sağlıyor. ​30 Çeşit Ürün: Türkiye’nin Her Yerinden Sipariş Yağıyor ​Filiz Köksal’ın serasında 2024 yılı itibarıyla üretim kapasitesi zirveye ulaştı. Serada yetiştirilen ürünler arasında şunlar yer alıyor: ​Mevsimlik süs bitkileri, Salon ve iç mekan bitkileri, ​Peyzaj ürünleri, Çilek fideleri ​Toplamda 30 farklı çeşidin üretildiği seradan bugüne kadar 30 binden fazla bitki satışı gerçekleştirildi. Türkiye’nin hemen hemen her ilinden talep aldıklarını belirten Köksal, "İmkan verildiğinde kadınların başaramayacağı hiçbir şey yok" dedi. ​"Aylık 100 Bin Lira Gelir ve Kadın İstihdamı" ​Başarı hikayesini paylaşan Filiz Köksal, kendi işinin patronu olmanın gururunu şu sözlerle anlattı: ​"İçimde hep üretme isteği vardı. Büyükşehir Belediyemiz seramızı kurdu, toprak ve malzeme desteği sağladı. Ev hanımlığından iş hayatına geçtim. Şimdi benimle birlikte mahallemizdeki diğer kadınlar da iş imkanı buluyor. Aylık ortalama 100 bin lira gelir elde ediyoruz." ​Kadın Girişimciler İçin İlham Kaynağı ​Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin sağladığı bu teşvikler, kırsal kalkınmanın ve kadın istihdamının artmasında kilit rol oynuyor. Filiz Köksal'ın hikayesi, devlet desteklerinin ve yerel yönetimlerin gücüyle birleştiğinde bir hayalin nasıl gerçeğe dönüştüğünü kanıtlıyor.

DENİB'de Osman Uğurlu Dönemi Başladı: İhracatın Yeni Kaptanı Belli Oldu! Haber

DENİB'de Osman Uğurlu Dönemi Başladı: İhracatın Yeni Kaptanı Belli Oldu!

Denizli İhracatçılar Birliği, 2025 Yılı Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı'nı 10 Nisan 2026 tarihinde DENİB Hizmet Binasında gerçekleştirdi. DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, 8 yıldır taşıdığı bayrağı yeni seçilen Başkan Osman Uğurlu’ya devretti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan Genel Kurul’da, çalışma raporu, yönetim ve denetim kurullarına ilişkin raporlar ile bilanço, gelir-gider ve tahmini bütçe hesapları görüşülerek üyelerin onayına sunuldu ve kabul edildi. İhracat hedeflerimiz doğrultusunda desteğe her zaman hazırız DENİB Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nın ve seçim sürecinin tamamlanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Başkan Hüseyin Memişoğlu, “Sözlerime başlamadan önce görev sürem boyunca bana büyük destek veren yönetim kurulumuza, Birlik üyelerimize ve DENİB’te görevli çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim. DENİB’in yeni Başkan Osman Uğurlu ve yönetim kuruluna da hayırlı olsun diyor, başarı temennilerimi sunuyorum. İhracat hedeflerimiz doğrultusunda her daim destek olmaya devam edeceğimi, 8 yıllık görev sürem boyunca edindiğim bilgi ve tecrübe birikimini aktaracağımı belirtmek istiyorum.” dedi. Üye sayısında tarihi artış 2017 yılında DENİB üye sayısının 3.469 olduğunu belirten Başkan Hüseyin Memişoğlu, “Birliğimiz güncel üye sayısı 2026 mart ayı itibariyle %97 artışla 6.836’ya ulaştı. 23 yılda ulaşılan üye sayısına son 8 yılda eriştik. Bu da yaptığımız tanıtım faaliyetlerinin karşılığını aldığımızı, daha bilinir ve daha görünür olduğumuzu gösteriyor. Üst düzey temaslarımız sonrasında hizmet süreçlerinde de önemli iyileşmeler kaydettik. Daha önceden Ege Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Md. İzmir’de olan yeşil pasaport onay süreçlerinin Denizli Dış Ticaret İşlemleri Md.’ne alınmasını sağladık. Böylelikle onay süresini 1 haftadan 1 güne hatta 1 saate düşürmeyi başardık. Yeşil pasaport sayısında da dikkat çekici bir artış yaşandı. 2017 yılında 195 olan yeşil pasaport sayısı, 2026 yılı mart ayı itibariyle 1.556’ya ulaşarak %710 oranında arttı.” dedi. 5 milyar dolar ihracatın kapısını çaldık, pandemiye rağmen üretime devam ettik 2025 yılı Denizli ihracatının 4,7 milyar dolar olduğunu belirten DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Başkanlık dönemimin bir kısmı pandemiyle geçti. Bu süreçte de her zaman ihracatı ve ihracatçıyı desteklemeye devam etmeye gayret ettik. Üretim ve ihracatımızın sekteye uğramaması adına sokağa çıkma yasağında izin belgeleri düzenledik. Böylelikle ihracatçılarımız işletmelerine gidebildi. Bunun yanı sıra maske imalatı için akredite kurum onayı aldık. Böylelikle Denizlili firmalar maske üretimi gerçekleştirebildi. 2017 yılında 3 milyar 067 milyon dolar değerinde ihracatımız vardı. Yüzde 53 oranında gelişim sağladık. Ara yılları baz alırsak; örneğin Ağustos 2022 ile Temmuz 2023 dönemi arasındaki 12 aylık süreçte, 4 milyar 980 milyon dolar değerinde ihracata ulaştık. Başka bir deyişle, 5 milyar doların kapısını çaldık” ifadelerini kullandı. İhracatçı sayısı yüzde 51 artışla 1.111’den 1676’ya ulaştı Sözlerine devam eden DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu süreçte ihracatımız da tabana yayıldı. 100. sırada yer alan firmamızın ihracat rakamı 2017 yılında 4,2 milyon dolarken 2025 yılında 100. sırada yer alan firmamız 6,1 milyon değerinde ihracat değerine ulaştı. Burada da yüzde 47 oranında bir gelişim söz konusu. 1 milyon dolar üstü ihracat yapan firma sayısı 268’ten 366’ya, 5 milyon dolar üstü ihracat yapan firma sayısı 90’dan 117’ye, 10 milyon dolar üstü ihracat yapan firma sayısı ise 48’den 61’e yükseldi. Bu süreçte değinilmesi gereken en önemli konulardan biri de ihracatı yapılan ürün kaleminde artış. Sektör ve ürün çeşitliliğimizle her sene ülke çapında önde gelen illerden biri oluyoruz. 2017 yılında ilimizden 1.051 farklı ürün kalemi ihracatı yapılırken, 2025 yılında bu rakam 3.242’ye yükseldi. Kilogram başına ihracat birim değerimiz yüzde 20 oranında artışla 1,78’den 2,11’e yükseldi. İlimiz bazı aylarda ülke genelinde 8.’ciliğe, hatta 7.’liğe yükselse de genel sıralamada ülke çapında yıllık bazda 9. sıradaki yerimizi de korumayı başardık.” Tasarım ve inovasyon odaklı yeni nesil yaklaşım Katma değerli üretimi desteklemek amacıyla tasarım odaklı organizasyonlara devam ettiklerini ifade eden DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “DENİB DESIGN Ev ve Banyo Tekstili Tasarım Yarışmalarımıza toplam 736 başvuru aldık. 7 öğrencimiz yurt dışında tasarım eğitimi almaya hak kazandı. Bir öğrencimiz şu anda Milano’da eğitimini sürdürüyor. Bu yarışmalarımızda en önem verdiğimiz hususlardan biri de 7 ev, 7 banyo olmak üzere her yarışmamızda 14 finalistin bire bir üretici firmalarla çalışarak tasarımlarının hayata geçmelerine şahit olmaları. İhracatımızın daha katma değerli olması adına kalite ve tasarım odaklı üretim anlayışımıza devam etmeliyiz. Diğer yandan, Genç Mucitler İnovatif Fikirler Yarışmaları ile gençlerin üretime ve ihracata yönlendirilmesi sağlanırken yenilikçi fikirlerin desteklenmesini hedefledik. Yarışmalarımıza yaklaşık 2.000 başvuru alıyoruz. Bu da demek oluyor ki yarışmanın yapıldığı yıl 2.000 evde gündem ihracat oluyor.” dedi. 54 fuar, 30 yurt dışı tanıtım, 1.000’in üzerinde B2B görüşmeye aracılık: Küresel pazarlarda aktif tanıtım Uluslararası pazarlarda Denizli ihraç ürünlerinin görünürlüğünü artırmak amacıyla yoğun bir tanıtım ve pazarlama faaliyeti yürütüldüğünü belirten DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “2018 yılından bu yana; 30’u yurt dışı, 22’si yurt içi ve 2’si sanal olmak üzere toplam 54 fuara DENİB Info Standı ile katılım sağladık. 13 alım heyeti ve 17 yurt dışı pazarlama programı olmak üzere 30 farklı organizasyonda firmalarımızın alıcılarla yüz yüze görüşmelerine aracılık ettik. DENİB Info Standı ile amacımız etkin bir şekilde tanıtım faaliyeti olsa da özellikle fuarda katılımcı olmayan ziyaretçi olarak gelen firmalarımız için müşterileriyle görüşebilecekleri alan tesis etmek bir diğer hedefimiz oldu.” dedi. Yürüttüğümüz projeler ile ihracatçılarımıza rehber olduk Göreve geldiğinden bu yana 11 URGE projesini başarıyla tamamladıklarını ifade eden DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Şu anda 3 ev tekstili sektörüne yönelik UR-GE projemize devam ediyoruz. 2016 yılında başlayan Turkish Towels markalaşma çalışmalarımızda epey yol katettik. Geçtiğimiz sene uzun zamandır bünyemize kazandırmaya çalıştığımız www.turkishtowels.com domaininin satın alımını gerçekleştirdik. Açıkçası 10 yıldan fazla süredir bu konuyu yakından takip ediyorduk. Sponsorluk faaliyetlerimizin yanı sıra, THY işbirliği ile planet eğlence sistemi reklamları ve ETCO işbirliği ile hayata geçirdiğimiz izlenebilirlik projesinin önümüzdeki dönemlerde meyvelerini toplamayı diliyorum. 2018-2020 yılları arasında yürüttüğümüz “Senden İhracatçı Olur” projesi kapsamında Denizli’nin ilçelerini ziyaret ederek ihracatı anlattık. Eğitim faaliyetlerimiz ile ihracatçı sayısının artması adına çalışmalar yaptık. İlimizde kurulacak E-İhracat Akademisi için protokol imza törenimizi gerçekleştirdik. Denizli, e-ticaret konusunda ülke çapında önde gelen illerden biri. Biz de e-ihracat eğitimleriyle bölgemizin dijital ihracat kapasitesinin artırılmasını hedefliyoruz. Şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Diğer yandan Türkiye’de coğrafi işaret tescili bulunan Denizli Kekiği’nin AB Nezdinde Coğrafi İşaret Tescili için Kurtluca Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ile işbirliği gerçekleştirdik. Böylelikle tarımsal değerimize sahip çıkmak adına girişimlerimizi başlattığımızı belirtmek istiyorum.” dedi. Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik öncelikli gündemlerimizden oldu Küresel ticarette belirleyici hale gelen sürdürülebilirlik alanında da DENİB’in öncü rol üstlendiğini belirten DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Yeşil dönüşümde üyelerimize rehber olabilmek adına ilk olarak DENİB bünyesinde Sürdürülebilirlik Komitesi oluşturduk. Interreg Next Med ve Eco Future gibi uluslararası hibe programlarına üyelerimize dönük pilot projelerle başvurularımızı gerçekleştirdik. Yerelde ise Güney Ege Kalkınma Ajansı Teknik Destek Programları kapsamında tüm sektörlerimize yönelik sürdürülebilirlik, yeşil dönüşüm, enerji verimliliği, SKDM ve karbon ayak izi hesaplama gibi konularda eğitim serileri gerçekleştirdik.” dedi. Sahada üyelerimizle bir arada olduk, DENİB Akademi’yi yeniden yapılandırdık 1.100’ün üzerinde firmayı yerinde ziyaret ettiklerini ifade eden DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Firmaların ihtiyaçlarını, taleplerini, DENİB’ten beklentilerini ziyaret ederek dinlemeleri için DENİB’de görevli çalışma arkadaşlarımızdan 3 ayrı ekip oluşturduk. Düzenli olarak firmaları sahada ziyaret ettiler. Sorun ve beklentileri doğrudan muhatabından dinlediler. Düzenli aralıklarla oluşturulan ziyaret raporlarını okuyarak sorunlara çözüm bulmaya, ilgili mercilere aktarmaya çalıştık. Çalışmanın faydalı olduğunu düşünüyorum. Diğer yandan, DENİB Akademi çatısı altında 2018 yılından bu yana 217 program düzenlenirken, 12 bini aşkın katılımcıya toplam 1.005 saat eğitim verildi. 2023 yılı sonunda DENİB Akademiyi yeniden yapılandırmıştık. Akademi Master, Akademi Junior, Akademi Profesyonel ve Akademi Girişimci olarak gruba uygun eğitimlerle çalışmalarımızı sürdürdük.” dedi. Bilgilendirme ve Farkındalık Faaliyetlerimize Devam Ettik İhracatçılarımızın güncel gelişmelere hızlı adapte olabilmesi adına bilgilendirme ve farkındalık faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüklerini belirten DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Makine ve aksamları, tekstil-konfeksiyon, maden, tarım ve kablo-bakır tel sektörlerine yönelik düzenli olarak sektörel analiz ve sunumlar gerçekleştirdik. İhracat 101 ve Pazar Araştırması 101 başta olmak üzere hazırladığımız dijital rehberlerle firmalarımıza yol gösterdik. Bunun yanı sıra ilk defa 100 bin dolar ihracat sınırını aşan firmalara yönelik teşekkür belgeleri ve tebrik mektupları ile motivasyonu artırmayı hedefledik. Toplamda 1.772 firmaya teşekkür belgesi gönderdik. Sosyal medya ve dijital kanallar üzerinden aylık ihracat verileri, birim değer analizleri, döviz ve emtia göstergeleri ile küresel gelişmeleri düzenli olarak üyelerimizle paylaştık. Ülke raporları ve küresel analizlerin özet içeriklerini erişilebilir hale getirerek firmalarımızın karar alma süreçlerine katkı sunduk.” dedi. Sosyal sorumluluk anlayışımızla da sahadaydık 2023 yılı Şubat ayında yaşanan deprem felaketinde yaşanan acıyı unutmadıklarını belirten DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Deprem felaketinde yardımı yola çıkaran ilk ve Denizli’den deprem bölgesinde sahada çalışan tek oda ve birlik olduk. DENİB’ten görevlendirilen ekip arkadaşlarımız günlerce bir fiil Hatay’da depremzedelerimizin yanında oldu. Ulaştırdığımız yardım tırlarını bizzat ihtiyaç sahiplerine dağıttılar, her türlü desteği verdiler. Kendilerine de buradan sabırları ve özverileri için teşekkür ederiz.” dedi. Daha güçlü bir Denizli ihracatı için çalışmaların süreceğine şüphem yok Konuşmasının sonunda ihracatın sürdürülebilirliği ve rekabet gücünün artırılmasına vurgu yapan DENİB Başkanı Hüseyin Memişoğlu, “Görev süremiz boyunca temel hedefimiz; Denizli ihracatını daha katma değerli, daha sürdürülebilir ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmaktı. Bugün geldiğimiz noktada; tasarım, inovasyon, e-ihracat ve yeşil dönüşüm alanlarında önemli bir mesafe kat ettiğimizi memnuniyetle görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de Denizli ihracatçısının yanında olmaya, bilgi ve tecrübemizi paylaşmaya ve ilimiz ekonomisine katkı sunmaya devam edeceğiz. Denizli’yi küresel ticarette daha güçlü bir konuma taşımak için hep birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.” dedi. DENİB’in Yeni Başkanı Osman Uğurlu: Bu Görev Hem Onur Hem Sorumluluk Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Olağan Seçimli Genel Kurul Toplantısı, 10 Nisan 2026 Cuma günü geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Genel Kurul sonucunda, Osman Uğurlu Denizli İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine seçildi. Genel Kurul’da ihracatçıların güçlü desteğini alarak başkanlık görevine seçilen Uğurlu, kendisine ve yönetim kuruluna gösterilen güven için tüm üyelere teşekkür ederek, “Bu görev, benim için büyük bir onur olduğu kadar çok önemli bir sorumluluktur. İhracatçılarımızın bize duyduğu güvene layık olmak için var gücümüzle çalışacağız. Ayrıca, sekiz yıl boyunca birliğimize büyük emek veren büyüğümüz Sayın Hüseyin Memişoğlu’na hizmetleri için şükranlarımı sunuyorum.” dedi. Denizli’nin 4,7 milyar doları aşan ihracat hacmi, 183 ülkeye ulaşan ticaret ağı ve yaklaşık 1.700 aktif ihracatçısıyla Türkiye’nin en önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Osman Uğurlu, Genel Kurul’un ardından değerlendirmelerde bulunarak yeni döneme ilişkin vizyonunu şu sözlerle paylaştı: “Denizli’nin köklü üretim mirasını, dijitalleşme ve inovasyonla daha ileri taşıyacağız. İhracatçılarımızın finansmana erişimini kolaylaştıran, yeni pazarlara açılımını destekleyen ve değişen küresel ticaret dinamiklerine hızlı uyum sağlayan bir yapı kuracağız. Yeşil dönüşümden e-ihracata, markalaşmadan tasarım odaklı üretime kadar geniş bir alanda somut adımlar atarak firmalarımızın rekabet gücünü kalıcı biçimde artırmayı hedefliyoruz. Denizli’yi yalnızca ihracatta değil, aynı zamanda inovasyon ve katma değerli üretimde de güçlü bir merkez haline getireceğiz.” Denizli ihracatının en büyük gücünün birlik ve beraberlik olduğunu vurgulayarak yönetim anlayışına da değinen Uğurlu, yeni sürecin ortak akıl ve istişare kültürüyle yürütüleceğini vurgulayarak, “Bu yolculukta en büyük gücümüz ihracatçılarımızın desteği ve güvenidir. Hep birlikte hareket ettiğimiz sürece çok daha güçlü sonuçlar elde edeceğimize inanıyorum. Denizli’nin kadim üretim kültürünü geleceğin ekonomisiyle buluşturacak; şehrimizi ihracatın yanı sıra inovasyonun da merkezi yapacağız. Birliğimizi; sektörlerin buluştuğu, ortak vizyonun paylaşıldığı ve ticaretin geleceğinin şekillendiği bir platform haline getireceğiz. Yarının dünyasında daha güçlü bir Denizli için, bugün itibarıyla hep birlikte daha kararlı adımlar atıyoruz.” ifadelerini kullandı. 2026-2030 DENİB Ailesi 2026-2030 dönemi DENİB Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve TİM delegeleri aşağıdaki şekliyle oluşmuştur. DENİB BAŞKANI UĞURLULAR TEKSTİL SAN.VE TİC. A.Ş. YÖNETİM KURULU (ASİL) 1. ERİKOĞLU EMAYE BAKIR TEL SAN. A.Ş. 2. DEMSAN DENİZLİ MENSUCAT SANAYİ VE TİC. A.Ş. 3. TOSUNOĞLU TEKS.SAN.VE TİC. A.Ş. 4. ÇALIŞKAN TARIM ÜRÜN. İNŞ. TAAH. TKS. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 5. BRETON MAKİNE SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 6. MAKROTEKS TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 7. TURKUAZ TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET A.Ş. 8. ERTEKS KADİFE TEKSTİL SAN.VE TİC. LTD. ŞTİ. 9. ASLI TEKS. GİYİM SAN. VE TİC. A.Ş. 10. NAK İTHALAT VE İHRACAT SAN.VE TİC. LTD. ŞTİ. YÖNETİM KURULU (YEDEK) 1. MTC LİNEN TEKSTİL İTHALAT İHRACAT SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ. 2. ATEŞ OTOMOTİV DIŞ TİCARET A.Ş. 3. ARAN TEKSTİL SAN.VE TİC. A.Ş. 4. MERCAN KİMYA SAN.VE TİC. A.Ş. 5. ELTEKSMAK MAKİNE A.Ş. 6. FOUR FOOD GIDA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 7. BOZBROS DIŞ TİC. A.Ş. 8. KAYNAK TEKS.PAZL.VE DIŞ TİC. A.Ş. 9. MARBLE SHOP DOĞAL TAŞ DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. 10. KOBE TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. DENETİM KURULU (ASİL) 1. ŞANLIKAN TEKS.PAZ.DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. 2. ABC TEKSTİL SAN. VE TİC. A.Ş. 3. MUTEKS MUTLUBAŞLAR TEKSTİL SAN .VE TİC.A.Ş. DENETİM KURULU (YEDEK) 1. SELİN TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 2. MENEKŞE TEKSTİL SAN.VE TİC.A.Ş. 3. ÖZGÜR TEKSTİL VE KONFEKSİYON SAN.VE TİC.AŞ. TİM DELEGELERİ (ASİL) 1. MODEKO TEKSTİL SAN.TİC.LTD.ŞTİ 2. MAKROTEKS TEKSTİL SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 3. EGEM TEKSTİL KON SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 4. ALTINTOP KURUYEMİŞ GIDA SAN.VE TİC.A.Ş. 5. ZOREL TEKSTİL İML. PAZ.SAN.TİC.LTD.ŞTİ. 6. GARDENYA TEKSTİL KONF. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. 7. DN MERMER A.Ş. 8. ZGK GÖKŞİN KİMYA TEKS. SAN. TİC. A. Ş. 9. GELİN TEKSTİL SAN.VE TİC.A.Ş TİM DELEGELERİ (YEDEK) 1. BERBERLER TEKSTİL SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. 2. IRMAK TEKSTİL TİC. SAN. LTD. ŞTİ. 3. EFABRİKA TEKSTİL İTH.İHR.DIŞ TİC.MAĞ.A.Ş. 4. YASTIKÇI TEKSTİL NAKIŞ SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. 5. İRYA TEKSTİL SAN.VE TİC.LTD.ŞTİ. 6. HALMER TEKS. BASKI BOYA SAN. VE TİC. A.Ş. 7. PROSHINE ENERJİ A.Ş. 8. LİDAMER STONE MADEN SAN.TİC.LTD.ŞTİ. 9. AKGÜN ELEKT. MÜH.TAAH.SAN. TİC.LTD.ŞTİ.

Şehrin Gastronomi Mirası Adına Tarihi Bir Kazanım Haber

Şehrin Gastronomi Mirası Adına Tarihi Bir Kazanım

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili almasını “şehrin gastronomi mirası adına tarihi bir kazanım” olarak değerlendirdi. Kayseri’nin köklü lezzetlerinden Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili alması dolayısıyla Kayseri Ticaret Odası ev sahipliğinde M.Rifat Hisarcıklıoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen basın toplantısına katılan Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, bu önemli gelişmenin şehir adına uluslararası ölçekte büyük bir prestij sağladığını vurguladı. Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy öncülüğünde gerçekleştirilen toplantıya Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, AK Parti Genel Başkan Vekili Yardımcısı İzzet Buzkan, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, AK Parti İl Başkan Vekili Muammer Topsakal, CHP Kayseri İl Başkanı Ümit Özer, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, rektörler, oda başkanları, STK temsilcileri katıldı. “Birliğimizin, Beraberliğimizin Bereketini Yaşıyoruz” Toplantıda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, “Bir sevinci yaşıyoruz, yüzümüz gülüyor. Birliğimizin, beraberliğimizin bereketini yaşıyoruz” dedi. Başkan Büyükkılıç, bir coğrafi ürün tescillendiğinde şehrin bir üst lige çıktığını ifade ederek, Ankara’daki ziyaretleri kapsamında Kayseri Pastırması’nın konuşulduğunu belirtip, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın Kayserililere selamlarını iletti. Esnafa Kayseri Pastırması’na sahip çıkılması ve korunması çağrısında bulunan Büyükkılıç, coğrafi tescillenmiş marka değere yakışır anlayış içerisinde ürünleri üretip, pazarlamayı çok önemsemelerini hatırlattı. Gastronomi dalında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Kreatif Şehirler Ağı Ulusal Listesi'ne Kayseri’nin de girdiğini anımsatan Başkan Büyükkılıç, Mutfak Sanatları Merkezi başta olmak üzere hem tesislere hem ürünlere hem de eğitime önem vermeye gayretle devam edeceklerini kaydetti. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise pastırma denilince kadim bir kültürden bahsettiklerini ifade ederek, “Pastırmadan bahsederken, aynı zamanda istihdamdan, turizmden, şehrimizin özgüveninden bahsediyoruz. Memduh başkanın söylediği gibi Kayseri denilince akla pastırma geliyor. Türkiye’nin 46’ncı ürün olması ülkemize sağladığımız katkı açısından da kıymetli” diye konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı da Kayseri’deki markaların sürekli olarak her alanda çağdaş iletişim alanlarını kullanarak, daha fazla pazarlama yapılması gerektiğine vurgu yaptı. CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç ise Kayseri’nin pastırmasından mantısı ve sucuğuna kadar bir marka olduğunu, ürünlerin Avrupa Birliği’nden tescil alınmasının bölgede ve dünyada önemli bir kazanım olduğunu söyledi. Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy da Kayseri Pastırması’nın sadece sofralara gelen bir lezzet değil, şehrin hafızasında yer etmiş bir kültür, bir üretim bilgisi ve aidiyet nişanesi olduğunu dile getirdi. Gülsoy, pastırmanın anavatanının Kayseri olduğunu vurguladığı konuşmasında, Kayseri Pastırması’nın Türkiye’de coğrafi işaret tescili yapılan ilk pastırma olduğunu paylaşarak, Kayseri Pastırması için verilen coğrafi işaret mücadelesinin sadece hukuki bir tescil süreci değil, tarih karşısında bir vefa borcunun da yerine getirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Başkan Gülsoy konuşmasının sonunda, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu başta olmak üzere bu süreçte katkısı olan ve şehrin değerlerine sahip çıkan Vali Gökmen Çiçek, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve tüm kurum, kuruluş ve kişilere teşekkürlerini iletti. Toplantıda, Kayseri Pastırması’nın uluslararası pazarlarda daha etkin tanıtılması ve üretim standartlarının korunması yönünde atılacak adımlar da ele alındı. Konuşmaların ardından günün anısına hatıra fotoğrafı çekimi ile toplantı sona erdi.

İzmir Zeytin ve Zeytinyağında Markalaşma Yolunda Haber

İzmir Zeytin ve Zeytinyağında Markalaşma Yolunda

İzmir zeytininin hak ettiği yeri bulması için Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Zeytin Bilim Kurulu oluşturuldu. Kurul; zeytin ve zeytinyağının topraktan sofraya her sürecinin analiz edilerek, doğru üretim ve pazarlama stratejilerinin belirlenmesine katkı sağlayacak. Kurulun ilk toplantısında konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, İzmir’deki zeytin ve zeytinyağının kalitesini belgelemek ve kefil olmak istediklerini ifade etti. İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin binlerce yıllık mirası zeytinin ve zeytinyağının doğru yöntemlerle üretilmesi, kalitesinin artırılması ve doğru pazarlama stratejileriyle markalaşması için akademisyenlerden üreticilere, kamudan sivil topluma tüm paydaşların yer aldığı Zeytin Bilim Kurulu oluşturdu. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı koordinasyonundaki kurul ilk toplantısını “Zeytin Stratejileri” başlığıyla düzenleyerek yol haritasını oluşturdu. Çetin Emeç Toplantı Salonu’ndaki toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, İzmir Planlama Ajansı (İZPA) Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, Prof. Dr. Yusuf Kurucu, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanı Nehir Yüksel, zeytincilik alanında çalışan akademisyenler, zeytin üreticileri, kooperatifler, ihracatçılar, zeytinyağı üreticileri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Topraktan sofraya zeytin ve zeytinyağının geleceği konuşuldu Toplantıda Zeytin Bilim Kurulu üyeleri zeytin ve zeytinyağının geleceğine yön verecek bilgi alışverişinde bulundu. Zeytinciliğin ekonomik durumu, hasat, depolama sorunları, hastalık ve zararlılar ile mücadele, üreticinin girdi maliyetleri, üretimi ve kaliteyi etkileyen çevresel faktörler, uluslararası pazarlar, ihracat ve markalaşma gibi çok sayıda konu masaya yatırıldı. “Kontrolsüz ve başarısız bir üretim var” Cemil Tugay, İzmir’in tarih boyunca güçlü bir üretim kenti olduğunu vurgulayarak tarımın hem istihdam hem de gıda güvenliği açısından kritik bir rol taşıdığını belirtti. Dünyada giderek artan gıda krizi riskine dikkat çeken Tugay, İzmir’in bu sürece karşı dirençli bir kent olması gerektiğini ifade etti. Türkiye’de birçok tarımsal ürünün katma değeri yüksek ürünlere dönüşmeden değerlendirildiğini söyleyen Tugay, bunun önemli örneklerinden birinin zeytin olduğunu dile getirdi. İzmir’de zeytinin çoğunlukla geleneksel yöntemlerle üretildiğini, zeytinyağı üretiminde ve depolanmasında ise kontrolsüz ve verimsiz süreçlerin bulunduğunu belirten Tugay, ürünün değerini basit hatalar nedeniyle kaybettiğini söyledi. Kasalarla taşıma yöntemlerinden sıkım tekniklerine kadar birçok aşamada iyileştirme gerektiğini ifade eden Tugay, doğru ağaç ve fidan seçimi, hastalıklarla etkin mücadele ve toprağın güçlendirilmesi gibi alanlarda kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. “Zeytinciliğin en iyi nasıl yapılacağını anlatmamız lazım” Başkan Dr. Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Zeytin Eylem Planı hakkında da bilgi verdi. Tugay, zeytinin doğru şekilde kalite ölçümünün yapılması, markalaştırılması ve pazarlanması için ortak akılla oluşturulmuş bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu belirtti. İzmir zeytininin hak ettiği şekilde pazarlanmadığını ifade eden Tugay, zeytinyağı üretiminde hem Türkiye’nin hem de İzmir’in sahip olduğu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini söyledi. Yurt dışından bazı firmaların Türkiye’den zeytinyağı alarak kendi ülkelerinde ambalajlayıp paketledikten sonra farklı pazarlara sunduğunu dile getiren Tugay, bu nedenle üretimden pazarlamaya kadar bütüncül bir planlamaya ihtiyaç olduğunu vurguladı. Üreticilere zeytinciliğin en doğru yöntemlerle nasıl yapılacağını anlatmak gerektiğini ifade eden Tugay, zeytinin en kaliteli zeytinyağına dönüştürülmesi için bilimsel ve teknik bir planlama yapılması gerektiğini belirtti. Tugay ayrıca, ürünün değerini artırmak için pazarlama süreçlerinde de profesyonellerin yer aldığı güçlü bir strateji oluşturulmasının önemine dikkat çekti. “Büyükşehir olarak bu zeytinyağı kalitelidir diye kefil olmak istiyoruz” Başkan Tugay, İzmir Olive Export Hub’ı oluşturmak istediklerini belirterek “Kooperatifleri ortak bir marka altında ihracata hazırlayan, uluslararası pazarda rekabet gücünü artıran bir merkez oluşturacağız. İzmir’den zeytinyağı almak isteyenlerin sadece fuarlarda değil, her zaman yerinde bizzat kendilerinin göreceği bir hal yapalım istiyoruz. Bilgilerinize, yönlendirmelerinize ihtiyaç var. Biz İzmir Büyükşehir Belediyesi ailesi olarak zeytin konusunda çalışmayı çok istiyoruz. Arkadaşlarımız pek çok çalışma yapıyor. Öncelikli amacımız, gıdada kendi kendine yeten bir şehir olmak. Zeytin ve zeytinyağının kalitesini ortaya koyacak bir kalite belgesi geliştirmek istiyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu zeytinyağı kalitelidir, tağşiş yoktur diye biz kefil olmak istiyoruz. Farklı markalar olabilir ama kalitenin belli olması lazım.” ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Kurucu: İzmir zeytininin marka olmasını sağlayacağız Toplantıda Zeytin Bilim Kurulu’nun yol haritası hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Zeytin üretiminde, hasat öncesi bakım, hasat şekli, depolama uygulamaları ve sofraya gelene kadar yapılacak çok şey var. Biz öncelikli olarak parsel bazlı zeytin haritası oluşturalım istiyoruz. Bu çalışmalar kapsamında Küçük Menderes Havzası'nı tamamladık. Yakın sürede Gediz Havzası'nı da tamamlayacağız. Sonra da Bakırçay Havzası'na geçeceğiz. Bunu biraz daha bilimsel çalışalım diye yapıyoruz. İklim değişikliği, toprak yapısı, çeşit uyumu gibi pek çok konu var. Bir bölgede her çeşidin karışık bir şekilde dikilmesi bölgesel yağ özelliğinin oluşmasında sorun yaratıyor. Belediye bir bakanlık değil ama belediyenin yapabileceği çok şey var. Hastalıklarla mücadele, hasat, depolama ve sonuçta zeytinyağı kalitesinin artırılması gibi konularda sizlerin deneyimlerinizden yararlanmak istiyoruz. İzmir’in zeytininin marka olması için, insanların İzmir’in zeytinyağını yiyorum demeleri için çalışacağız” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.