Hava Durumu

#Pirinç

Kırsal Haber - Pirinç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pirinç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2018’de 16 Koli Alınan İkramiye, Bugün Beş Kolinin Altına Düştü Haber

2018’de 16 Koli Alınan İkramiye, Bugün Beş Kolinin Altına Düştü

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, emekli bayram ikramiyesinin alım gücündeki düşüşü Ramazan kolisi fiyatları üzerinden değerlendirdi. Gürer, 2018 yılından 2026 yılına uzanan süreçte ikramiyenin nominal olarak artsa da reel olarak ciddi şekilde eridiğini rakamlarla ortaya koydu. Gürer, “2018 yılında Cumhuriyet Halk Partisinin girişimi ile emekliye 1000 TL bayram ikramiyesi verildi. 2025 ve 2026 yıllarında ikramiye 4000 TL. Kâğıt üzerinde 4 kat artış var. Ramazan kolisi fiyatlarına baktığımızda tablo tam tersini gösteriyor. Emeklinin alım gücü katlanarak düşmüş durumda dünde aldığı gelirin alım gücü bugüne yansıdığında gıdada önemli ölçüde eridiği görülüyor” dedi. 2018’DE İKRAMİYE İLE KAÇ KOLİ ALINIYORDU? 2018 yılında 1000 TL bayram ikramiyesi ile Aldığı Ramazan kolilerinde aynı ürün grubu üzerinden değerlendirildiğinde önemli ölçüde alım gücünde kayıplar oluştu.2018-2026 aralığında oluşan kayıp oluştu.2018 yılında 1000 lira Bayram ikramiyesi ile; Klasik Koli (59,9 TL) → 16 adet Süper Koli (59,9 TL) → 16 adet Mega Koli (69,9 TL) → 14 adet Lüks Koli (99,9 TL) → 10 adet Gürer, “2018 yılında emekli aldığı 1000 TL ile 14–16 koli arasında alışveriş yapabiliyordu. Lüks koliden bile 10 tane alınabiliyordu. Bugün aynı tabloyu görmek mümkün değil” diye konuştu. 2025’TE DURUM NE? 2025 yılında bayram ikramiyesi 4000 TL olarak uygulanıyor. Ancak koli fiyatları da ciddi şekilde arttı: Klasik Koli (369 TL) → 10 adet Süper Koli (629 TL) → 6 adet Mega Koli (799 TL) → 5 adet Gürer, “2018’de 16 klasik koli alınırken 2025’te 10 koliye düştü. Mega kolide ise 14’ten 5’e geriledi. Yani mega kolide alım gücü yüzde 64 oranında düştü” dedi. 2026’DA TABLO DAHA DA AĞIR 2026 yılı koli fiyatları ise daha da yükseldi: Klasik Koli (499 TL) → 8 adet Süper Koli (799 TL) → 5 adet Mega Koli (1099 TL) → 3 adet CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2018’de mega koliden 14 adet alınırken 2026’da sadece 3 adet alınabiliyor. Bu yüzde 78’lik bir alım gücü kaybıdır. Lüks koli satıştan kaldırıldı. Mega koli ise 10 tane alınırken bugün 3 mega koli alınabiliyor. Aradaki fark dramatiktir” ifadelerini kullandı. FİYAT ARTIŞ ORANLARI ÇARPICI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in yaptığı hesaplamalara göre: Klasik Koli 2018: 59,9 TL 2026: 499 TL Artış oranı: %733 Mega Koli 2018: 69,9 TL 2026: 1099 TL Artış oranı: %1472 Bayram İkramiyesi 2018: 1000 TL 2026: 4000 TL Artış oranı: %300 Gürer, “Koli fiyatları yüzde 700 ila yüzde 1500 arasında artmış. Bayram ikramiyesi ise sadece yüzde 300 artmış. Enflasyon karşısında ezilen yine emekli olmuştur” dedi. “KOLİNİN İÇİ AYNI, İKRAMİYENİN ETKİSİ YARIM” Mega kolinin içeriğini de değerlendiren CHP’li Ömer Fethi Gürer, ayçiçek yağı, pirinç, mercimek, bulgur, şeker, çay, makarna, salça, bakliyat ve temel gıda ürünlerinden oluşan bir kolinin artık emekli için lüks haline geldiğini belirtti. Gürer, “Mega kolide 1 litre yağ, 1 kilo mercimek, 1 kilo pirinç, 2 kilo un, makarna, şeker, çay, salça gibi temel ürünler var. Bunlar sofranın olmazsa olmazıdır. 2018’de emekli bu temel gıdalardan 14 koli alabiliyordu. Bugün aynı emekli 3 koli alabiliyor. Bu tablo ekonomik gerçekliğin en somut göstergesidir” dedi. 8 YILDA ALIM GÜCÜ ERİMESİ Gürer’in hesaplamasına göre: Mega kolide alım gücü kaybı: %78 Klasik kolide alım gücü kaybı: %50 Süper kolide alım gücü kaybı: %69 Ömer Fethi Gürer, “Emeklinin cebine giren para 4 katına çıkmış görünüyor ama mutfaktaki yangın 10–15 kat büyümüş durumda” dedi. “EMEKLİ BAYRAMDA KOLİ HESABI YAPIYOR” CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bayram ikramiyesi emeklinin yüzünü güldürmek için verildi. 2018’de 16 koli alınan ikramiye bugün 8 kolinin altına düştü. Mega kolide ise 14’ten 3’e geriledi. Bayram ikramiyesi yılda 2 kez verilmekte olup asgari ücret seviyesine mutlaka çıkarılmalıdır. Böyle giderse bayram ikramiyesi toruna verilen harçlığı dahi karşılayamaz duruma gerileyecektir,” dedi. SONUÇ: RAKAMLAR GERÇEKLERİ GÖSTERİYOR 2018–2026 karşılaştırması açık biçimde gösteriyor ki: İkramiye 4 kat artmış Koli fiyatları 8 ila 15 kat artmış Emeklinin alım gücü yarıdan fazla erimiş Ömer Fethi Gürer, “Emeklinin sofrasındaki eksilme sadece bir istatistik değildir; ekonomide emekli, dar ve sabit gelirlilerin gelirindeki erimenin de göstergesidir. Bayram ikramiyesi artık sembolik değil, gerçek ihtiyaçlara cevap veren asgari ücret seviyesine çıkarılmalıdır” diyerek çağrısını yineledi. EMEKLİ, BAYRAM İKRAMİYESİNDE OLSUN YÜZÜ GÜLSÜN Emeklinin artık bayram öncesi torununa harçlık vermeyi değil, temel gıda alabilme hesabı yapmayı düşündüğünü belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bayram sabahı torunun kapısını çalıp cebine harçlık koyamayan bir dede tablosu, bu ülkenin en ağır ekonomik göstergesidir. Emeklinin bayramını geri verin. Bayram ikramiyesi göstermelik değil, gerçek alım gücünü koruyan bir düzeye çıkarılmalıdır. Büyüklerin torununa gönül rahatlığıyla harçlık verebildiği günler geri gelmeden ülkede ekonomi düzeldi denemez” şeklinde konuştu.

Hububat İhracatı Ocak Ayında 929,5 Milyon Dolar Oldu Haber

Hububat İhracatı Ocak Ayında 929,5 Milyon Dolar Oldu

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; çikolata ve kakaolu ürünler, ayçiçek yağı, bisküvi ve gofret, şekerleme çeşitleri ile makarna ve buğday unu gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, Ocak ayında 929,5 milyon dolarlık ihracat yaptı. İhracatın miktar bazında geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 13,8 gerilediği bu dönemde, değer bazında yüzde 9,3’lük bir düşüş kaydedildi. En fazla ihraç edilen ürün 88,2 milyon dolar ile ayçiçek yağı olurken, birim fiyatlarındaki artışa bağlı olarak bu kalemde bir gerileme yaşanmadı. 86,2 milyon dolar ihracat ile çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer alırken, onu 76,1 milyon dolar ihracat ile tatlı bisküvi ve gofretler takip etti. Sektörün bir numaralı ihracat pazarı Irak'a hububat ihracatı aylık bazda yüzde 34,3 gerileyerek 108,5 milyon dolar olarak kaydedildi. ABD pazarındaki büyümesini sürdüren sektör, yüzde 10 artış sağladığı bu ülkede 62,4 milyon dolara ulaştı. “Gıda ticaretine yönelen Rus şirketlerle ile ortaklık imkanını önemsemeliyiz” İhracat verileri ekseninde küresel gıda ticaretini etkileyen gelişmeleri yorumlayan TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında Türkiye için büyük önem taşıyan Rusya ile ilgili değerlendirmelerde bulundu: “Dünya tahıl üretimi ve ihracatında kilit bir aktör olan Rusya, tarımda yalnızca hammadde satan bir ülke olmaktan çıkarak, küresel gıda zincirinin daha yukarı halkalarına yerleşmeyi hedefleyen yeni bir stratejiye yönelmiş görünüyor. Rus şirketlerinin devlet desteğiyle yurt dışında buğday unu, ayçiçek yağı ve gıda işleme tesisleri kurmaya teşvik edilmeleri, Moskova’nın bu konuda kararlı olduğunun bir işareti. Rusya’nın doğrudan üçüncü ülkeler için katma değerli ürün üreten bir oyuncu olma arzusunun arkasındaki temel nedenler ise ekim alanları sürekli genişlemesine rağmen, baskılanan fiyatlar nedeniyle tarımsal karlılığın gerilemesi ve hububat ekiminden uzaklaşan çiftçilerin yağlı tohum üretimine yönelmesi… Türkiye güçlü sanayi altyapısı ile bugüne kadar DİR kapsamında buğday, ham ayçiçeği yağı ve mısır gibi ithal girdileri katma değerli ürünlere dönüştürerek uluslararası pazarlara sunan bir ülke oldu. Türk gıda sanayiine önemli bir rekabet avantajı sağlayan bu ilişkide, Rusya’nın kendi şirketlerini yurt dışında değirmencilik ve işleme yatırımlarına yönlendirmesi sonrası ikinci bir faza geçebiliriz. Rusya’nın yurt dışı işleme yatırımlarıyla pazarlara doğrudan girmeye başladığı bir ortamda, hem alternatif tedarik kaynaklarını stratejik biçimde güçlendirmeli hem de yüksekliği nedeniyle atıl kalabilen kapasitelerimiz için de Rus şirketlerle ortaklıkları önemsemeliyiz.” “Hindistan’la iş birlikleri de yeni fırsatlar yaratabilir” Rusya’nın Çin ve Hindistan gibi büyük pazarlarla derinleşen ilişkilerine dikkat çeken ve AB–Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması’nın küresel ticaret üzerindeki muhtemel etkilerini, gıda sektörü adına değerlendiren Tiryakioğlu şunları ifade etti: “Türkiye’nin AB’ye gerçekleşen gıda ihracatı kotalarla sınırlı olduğundan, bu anlaşmanın AB’ye yaptığımız hububat ihracatımıza önemli bir etkisi olmayacaktır. Hindistan’ın küresel ihracat lideri olduğu pirincin hassas tarım kalemi olarak kapsam dışında tutulması, bu ürünün AB pazarına sınırsız ve gümrüksüz şekilde girmesinin önünü kapıyor. Dolayısıyla Hindistan’dan AB’ye yönelik şimdilik bir ‘pirinç seli’ beklenmiyor. Ancak anlaşmanın dolaylı etkileri olacaktır. Hindistan bugün yılda yaklaşık 12 milyar dolarlık pirinç ihraç eden, buna karşılık dünya genelinden 5 milyar doların üzerinde bakliyat ithal eden bir ülke. Yani bazı ürünlerde fiyat belirleyici bir tedarikçi, bazı ürünlerde ise büyük bir alıcı… AB ile yapılan bu anlaşma Hindistan’ın yatırım çekme kapasitesini, tarımsal sanayi altyapısını ve küresel ticaretteki ağırlığını daha da artıracaktır. Bu da Hindistan’ı sadece ham ürünlerde değil, işlenmiş gıda ve katma değerli tarım ürünlerinde de güçlü bir oyuncu haline getirecektir. Hindistan’ın gıda üretiminde daha istikrarlı, daha ölçekli ve rekabetçi bir tedarikçi haline gelmesi, özellikle Ortadoğu, Afrika ve Asya gibi pazarlarda fiyat ve hacim rekabetini sertleştirebilir. Hububat sektörü ihracatımızın yıllık ortalama 45 milyon dolar olduğu Hindistan ile kuracağımız yeni iş birlikleri, iki ülke için de kazan kazan anlamına gelen önemli fırsatlar yaratabilir.”

Kasım Ayı Fiyatlarıyla Mart Sonuna Kadar Sabit Fiyat Uygulaması Haber

Kasım Ayı Fiyatlarıyla Mart Sonuna Kadar Sabit Fiyat Uygulaması

Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerinde yaşanabilecek fiyat artışlarının vatandaşlar üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla Reis Gıda, pirinç, bakliyat ve bulgur çeşitleriyle Kasım ayı fiyatlarıyla Mart ayı sonuna kadar geçerli olacak sabit fiyat uygulamasını hayata geçirdi. Söz konusu uygulama, 31 Ocak 2026 tarihinde Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan ile gerçekleştirilen sektör toplantısında da gündeme geldi. Toplantıda, Ramazan ayında gıda fiyatlarının seyri değerlendirilirken, Reis Gıda’nın sabit fiyat yaklaşımı sektör temsilcileriyle paylaşıldı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, alınan kararın toplumsal bir sorumluluğun sonucu olduğunu vurguladı: “Ramazan ayı, kuru gıda tüketiminin arttığı, aile sofralarının daha da önem kazandığı özel bir dönem. Özellikle Ramazan ayı öncesinde bu yaklaşımı toplumsal bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz.” Mehmet Reis, sabit fiyat uygulamasını Türkiye’de ilk kez 1994 yılı Ramazan ayı öncesinde hayata geçirdiklerini; 1995 yılında bu yaklaşımı sürdürdüklerini, 2001 ekonomik krizi döneminde fiyatlarını dondurduklarını ve sonraki yıllarda özellikle Ramazan dönemlerinde bu uygulamayı istikrarlı biçimde devam ettirdiklerini hatırlattı. Geçtiğimiz yıl ise Ramazan ayı sonuna kadar yaklaşık 80 gün boyunca sabit fiyat uygulandığını belirten Reis, bu adımların tüketicilerin alım gücünü desteklemeyi ve piyasada dengeli bir fiyat ortamına katkı sunmayı amaçladığını ifade etti. Bu yıl atılan adımın daha kapsamlı olduğuna dikkat çeken Mehmet Reis, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu yıl bir adım daha ileri giderek Kasım ayı fiyatlarıyla Mart ayı sonuna kadar sabit fiyat uygulamasına geçtik. Bu da 5 aylık bir fiyat sabitleme anlamına geliyor. Bu karar; planlama, tedarik, stok yönetimi ve disiplinli bir süreci gerektiriyor.” 31 Ocak’ta gerçekleştirilen sektör toplantısında da vurgulandığı üzere, Reis markasına duyulan güvenin temelinde 45 yılı aşan sektör tecrübesi, üstün kalite anlayışı ve sürdürülebilir fiyat politikası yer alıyor. Reis Gıda, güvenilir gıdayı erişilebilir kılmaya devam edeceğini vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.